İşte Ağrısız Yaşam İçin Tüyolar!

Baş Ağrısına Ne İyi Gelir? 15 Doğal ve İlaçsız Baş Ağrısı Tedavisi

İşte Ağrısız Yaşam İçin Tüyolar!

Bizi olmadık zamanlarda yakalayan baş ağrılarına tutulduğumuzda ya yataktan çıkmadan geçmesini umut ederiz ya da hemen bir ilaç almak isteriz. Uzmanlara göre baş ağrılarını doğal tedavilerle de geçirebilmek mümkün.

Düzenli ve şiddetli baş ağrısı sorunu yaşıyorsanız, migren ya da başka bir hastalığın belirtileri olabilir, kesinlikle bir doktora danışmanızı tavsiye ederiz. Günlük koşuşturma, yoğunluk ya da stresten dolayı oluşan baş ağrısına ne iyi gelir çözüm önerileri arıyorsanız doğru yerdesiniz.

Eğer migren ile mücadele ediyor ve ilaçsız, doğal yöntemleri arıyorsanız Migrene Ne İyi Gelir listemize de göz atmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam kalitenizi altüst eden baş ağrısı nasıl geçer sorusuna cevap ilaçsız ve doğal çözüm önerilerimiz.

1. Lavanta yağı kullanın

Lavanta güzel kokmakla kalmıyor ayrıca baş ağrıları ve migren ağrıları için de etkili bir doğal tedavi yöntemi olarak ağrılarımızı azaltıyor. Kaynamış 2 ya da 3 bardak suya 2 ya da 4 damla lavanta yağı ekleyip buharını koklamak doğal bir baş ağrısı tedavisi sağlıyor. Ancak lavanta yağını ağız yolundan almamalısınız.

Nanenin ferahlatıcı etkisi nedeniyle nane yağı, tansiyon ve gerginlikle alakalı baş ağrılarında rahatlatıcı bir doğal tedavi yöntemi olarak kullanılıyor.

Baş ağrıları genellikle vücutta kan akışının zayıflığından kaynaklanabiliyor ve nane yağını da lavanta yağı gibi kullandığınızda akışı hızlandırabiliyor.

Nane yağı ayrıca sinüsleri açarak kan dolaşımınıza daha fazla oksijen gitmesini sağlıyor.

3. Fesleğen yağını da değerlendirin

Pizza ve makarnaların üzerinde görmeye alışkın olduğumz fesleğen hem çok lezzetli hem de çok güzel kokan bir bitki. Baş ağrısı için doğal tedavi yöntemlerini tercih eden kişiler de fesleğenden üretilen yağı doğal bir tedavi yöntemi olarak kullanıyor. Bu yağ kas gevşetici olarak çok işe yaradığı için baş ağrılarına ve güçsüz kaslara da çok iyi geliyor.

4. Keten tohumundan omega 3 alın

Bazı baş ağrıları iltihaplar nedeniyle ortaya çıkabilir. Omega 3 yağ asitlerinin azalttığı bu problemde keten tohumu da omega 3 yönünden zengin olmasıyla baş ağrılarınızı hafifletici bir etki yaratabilir. Omega 3’ü keten tohumu yerine balık yağından da alabilirsiniz. Balı yağının faydaları saymakla bitmez.

Baş ağrısının sizi vuracağını hissettiğinizde hemen bir fincan kahve içmek eski bir taktiktir. Çünkü kahvenin ağrı kesici etkisi erken safhalarda çok etkili olabilir. Ancak yine de çok fazla tüketmemek gerekiyor çünkü uzmanlar kahvenin tüketilmediği günler kötü hissetmenize neden olabileceğini vurguluyorlar.

6. Güneşten uzak durun

Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre parlak güneş ışığı, sıcak ve susuzluk baş ağrılarını tetikliyor. Migrenlerin önüne geçmek için sıcak yaz günlerinde plaj şemsiyesi altında durmakta ve güneş gözlüğü takmakta fayda var.

7. Parmakla akupunktur uygulayın

Geleneksel Çin tedavi uygulamalarına göre, elinizde baş parmağınızla işaret parmağınız arasında kalan noktaya diğer elinizle baskı uygularsanız bu sizin baş ağrınıza yardımcı olabilir.

Daha fazla etki göstermesi için baskı uyguladıktan sonra 5 dakika boyunca dairesel hareketler çizebilirsiniz.

Uzmanlara göre bu hareket dikkati ağrıdan bu bölgeye getirdiği için ağrıyı daha hafif hissetmenizi de sağlıyor.

8. Sıcak bir duş alın

Pek çok kişi genellikle bağ ağrısı çektiğinde soğuk suyu tercih eder ancak uzmanlar böyle anlarda buharla doku bir duşun bizim asıl ihtiyacımız olan şey olduğunu söylüyor.

Uzmanlar baş ağrısıyla uyanılan zamanlarda yatakta kalmaya devam edip geçmesini ummaktansa, kahvaltı yapıp kahve içtikten sonra sıcak bir duş alınmasını öneriyor.

Eğer baş ağrınız grip ya da sinüzit ile ilgiliyse, bu ılık hava nazal yollarınızı da açma etkisi gösterecektir.

Uzmanlara göre alın bölgesine ıslak bir havlu koymak ya da buz torbasıyla soğuk kompres yapmak hem geçici bir rahatlık sağlıyor hem de bazen muhtemelen tamamen yok olmasını da sağlayabilir.

10. Susuz kalmayın

Baş ağrılarının sebeplerinden biri de dehidrasyon. Özellikle de alkol aldıysanız bu daha sonra susuzluk nedeniyle size baş ağrısı olarak geri dönebilir.

Bu yüzden baş ağrınız başlar başlamaz büyük bir bardak su için ve gün içinde yudum yudum su içmeye devam edin. Erkeklerin gün içinde 3 litre kadınlarınsa 2.2 litre su içmeleri öneriliyor.

Baş ağrınız varsa o zaman suyu çok soğuk içmemeye de dikkat etmelisiniz.

11. Başınızın arkasına masaj yapın

Başınıza masaj yaparak migren ağrılarını hafifleterek iyi hissedebilirsiniz. Brezilyalı araştırmacılar başın arka kısmında ense köküne yapılan masajın migren ağrısını azalttığını vurguluyor. Genel bir baş masajının da baş ağrılarına karşı etkili bir doğal tedavi olduğu belirtiliyor.

12. Boyun ve omuzlarınızı es geçmeyin

Boyun ve omuzlarınızdaki gerginlik de baş ağrılarına sebep olabilir. Nefes alıp vererek boynunuzu gevşetin, parmaklarınızı omuz kaslarınızda gezdirerek küçük ve dairesel hareketlerle ense kökünüze doğru masaj yapabilirsiniz.

Boyun kaslarını gevşetmek ve güçlendirmek kronik baş ağrılarınızın önüne geçebilir.

14. Nefes egzersizlerinden destek alın

Bazen yalnızca doğru nefes alıp vermek bile tedavi yerine geçebilir. Derin nefes alışverişlerle rahatlama sağlamak vücuttaki gerginliği azaltarak baş ağrınızı da dakikalar içinde hafifletebilir.

15. Karanlık ve sessiz bir yerde dinlenin

Serin, karanlık ve sessiz bir yerde en az 30 dakika dinlenerek nefesinize odaklanmak rahatlamanızı ve baş ağrınızın hafiflemesini sağlayacak. Rahat giysiler giymek ve rahat bir şekilde oturmak da bu noktada daha iyi hissetmenize yardımcı olacak.

Kaynak:1,2,3

Источник: https://listelist.com/bas-agrisina-ne-iyi-gelir/

Sırt Ağrısız Yaşamak Mümkündür

İşte Ağrısız Yaşam İçin Tüyolar!

Kronik veya tekrarlayan sırt ağrısından şikayetçiyseniz ve çok az veya hiç sırt ağrısı olmadan nasıl yaşanır öğrenmek istiyorsanız, düzenli fiziksel aktiviteye dönüş yapmak ve sırt kaslarınızı güçlendirmek, yeni yaşam biçiminiz olmalıdır.

Sırt ağrısından şikayetçi olan çoğu insan, çok büyük bir hata yapar: Sırtlarını bazen gereğinden fazla korur. Sırtlarına potansiyel olarak zararı olabileceğini düşündükleri herhangi bir hareketten veya faaliyetten kaçınmanın en iyi yolun bu olduğunu varsayarlar.

Gerçekte, sürekli aşırı korumacı tavır, sadece sorunu şiddetlendirir. Bu yüzden genellikle sırt ağrısına karşı yaşam boyu bir çözüm olarak düşünülemez. Dinlenme ve tedbir, bir incinme oluştuğu zaman tavsiye edilir.

Ama eğer çok az veya hiç sırt ağrısı olmaksızın yaşamayı dilerseniz bu asla yeni bir yaşam şekli olamaz.

• Geçmiş 300.000 yıl boyunca atalarımız (homo sapiens) yürüme, koşma, tırmanma, avlanma, balık tutma, toplayıcılık, inşa etme gibi faaliyetlerle aşırı aktiflerdi.

Aktif bir hayata göre tasarlanmış, bu faaliyetlerde bizi destekleyen ve aşırı derecede güçlü olma imkanına sahip sırtları miras aldık. Ama son 200 yılda daha az aktif ve  daha çok oturan bir tür olduk. Sonuç olarak sırtımız ve sırt kaslarımız giderek zayıfladı.

Ayrıca çalışmalar gösteriyor ki oturmak, zayıf sırtlar için en yorucu pozisyonlardan biri. Oturmak, güçlü bir sırt için çok az sorun oluşturur ama zayıf bir sırt için bir felaket olabilir.

Sırt kaslarının daha da güçlendiren herhangi bir hareket ya da egzersiz yapmayan, işte, evde veya yolda tüm gün oturan bir kişinin, nasıl kronik sırt ağrısına sahip olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Sonuç, neredeyse kaçınılmazdır.   

• Tıbbi çalışmalar, sırt ağrısı vakalarının yüzde 80 ila 90’ının zayıf kasların ve tekrarlanan ve uzun süren yanlış duruş sonucu olduğunu göstermiştir. Sırt ağrısı vakalarının sadece yüzde 10 ila 15’i, ciddi bir incinme, hastalık, yapısal bozulma veya omurga sakatlığından kaynaklanır.  

• Uzun süre oturma ile birleşen fiziksel aktivite eksikliği, sırt kaslarının zayıflamasına yol açar. Zayıf kaslar, kolaylıkla aşırı yüklenir ve özellikle yorucu oturma pozisyonlarında sizi kötü duruşları benimsemeye zorlar. Kaslar, aşırı yüklendiğinde kasılırlar ve böyle olduğunda çevreleyen ağrı sinirlerini sıkıştırır.

Sırtın bir tarafı acıdığında ağrı hissini durdurmanıza izin verecek bir pozisyon bulmaya çalışırsınız ama aslında yaptığınız şey çevreleyen ağrı sinirlerini kasacak, sıkıştıracak ve harekete geçirecek yeni bir dizi kasa aşırı yüklenmektir. Ve böylece ağrı sırtınızın geneline, omuzlarınıza veya boynunuza yayılır; hatta bazen de baş ağrılarına sebep olur.

Bu durum geceleri sizi uyutmayabilir de. Sonucunda ağrı sinirleri acımasızca harekete geçer. Sırtınızı aşırı koruyarak başardığınız tek şey, genellikle sorunu daha da kötüleştirmektir. Aşırı korumayla kaslarınız daha da zayıflayacaktır. Hiçbir ağrı kesici, ameliyat veya mucize bu sonucu önleyemez.

Kaslarınız daha da zayıfladıkça, istemediğiniz şekilde yanlış kaslara daha aşırı yüklenme eğilimine sahip olacaklardır.

Durumu Nasıl Tersine Çeviririz?

Fiziksel aktiviteye dönüş yaparak ve sırt kaslarını güçlendirerek. Bunun için bir yaş sınırı yoktur. Tüm seviyeler ve tüm yaşlar için egzersiz çeşitleri mevcuttur. Ve egzersiz fikrinden nefret edenler için üzgünüm, bu durumdan kurtulmanın tek yolu, yine de egzersizdir.

Refleksoloji, yeni egzersiz programına başlamadan önce, başlangıçta veya sonrasında ağrıyı azaltmaya etkili bir şekilde yardım edebilir ama sırt kaslarınızı güçlendirmez. Bunun yanısıra egzersiz yapmanız gerekmektedir. Bunlar, bir dizi tıbbi çalışmanın sonuçlarıdır.

Nereden Başlamalısınız?

Ağrılar içindeyseniz, yapmanız gereken ilk şey, ağrıyı azaltmaktır. Bölgenizde iyi bir refleksoloji uzmanı bularak işe başlayabilirsiniz. Refleksoloji, bir bilim dalıdır. Sonuçlar, hastadan hastaya değişir ama birkaç hafta içinde kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Bir veya iki hafta boyunca haftada en az iki, mümkünse üç kez olacak şekilde refleksoloji seanslarına zaman ayırın.

Ağrı oluştuğunda doktorunuza gidin ve ona sırtınızı güçlendirmek istediğinizi söyleyin. Durumunuzu açıklayın. İyi bir fizik tedavi uzmanı bulun, eğer bir spor hekimi bulabilirseniz daha iyi olur. Spor hekimleri, ek tedbirler gerektiren zamanı ve hastayı biraz daha zorlamak gereken zamanı tam olarak bilebilirler.

Gittiğiniz fiziki tedavi merkezinin bir egzersiz salonu olmalıdır. Fiziki tedavi uzmanı, ihtiyaçlarınıza özel bir program tasarlayacaktır.

Eğer omurgasında yapısal hasarı olan (ciddi skolyoz, bel fıtığı,  kemiğin ön yüzündeki eklemlerin hasarı gibi incinme, bozulma vb) sırt ağrısından şikayetçi grubun yüzde 10 ila 15’inden biriyseniz, bunu yapmak son derecede önemlidir.

Adetim gayet düzenli bir şekilde olurdu fakat bu ay 5 gün gecikti ve son 3 gündür idrarımla birlikte kanama oluyor ağrısız hiç zorlamadan ayrıca 3.gün… devamı

Soru sormaktan çekinmeyin, sırtınızdaki çeşitli kas gruplarını bilmeye çalışın, hangi egzersizin ne yaptığını ve size nasıl faydalı olduğunu anlayın. Bir fizik tedavi merkezinde egzersiz programına başlamanın avantajı, sadece ihtiyaçlarınıza ve sınırlamalarınıza uyacak program bulunması değil, aynı zamanda ilerlemenizin de bir uzman tarafından izlenip denetlenmesidir.

Uzmanlar, karşılaşabileceğiniz herhangi bir sorunla acilen ilgilenilecektir. Ayrıca bir profesyonel gözetim altında kendinizi incitme riskiniz sıfıra yakındır. Fizik tedavi uzmanınız onun gözetimi olmaksızın bir jimnastik merkezine gitmeye hazır olduğunuzu düşündüğü zaman, size rehberlik edecek ve ihtiyacınız olan bütün tavsiyeleri size verecektir.

Eğer doktorunuz iyi bir spor hekimi bilmiyorsa, etrafta soruşturun.

Bunu en iyi bilecek kişiler örneğin, çocuğunuzun spor öğretmeni, spor kulüplerindeki profesyoneller, yüzme havuzundaki hoca veya herhangi bir spor antrenörü olabilir.

Etrafta soruşturun, kimin gerçekten iyi olduğunu ve kimin daha az iyi olduğunu bilen birisi her zaman vardır. Ayrıca bazı hastaneler sırt konusunda uzmanlaşmış fizik tedavi birimlerine sahiptir.

Eğer ağrınız tekrarlıyor ama arada sırada oluyorsa ve daha çok “felç eden ve yoran” olmaktan ziyade “can sıkıcı” kategorisine giriyorsa, –sizi bilen bir sağlık uzmanının fikrini almak her zaman daha akılcı olmasına rağmen– kendi kendinize egzersize başlamak isteyebilirsiniz Yüzmek, bu durum için mükemmel bir seçenektir. Jimnastik ve egzersiz ekipmanı, ağırlık aletleri ve yetkili eğitmenleri olan bir jimnastik merkezine gitmek de diğer bir doğru seçenek olabilir. Sırtınız biraz daha kuvvetlenmişse ve artık tekrarlayan ağrı halleri yaşamıyorsanız, sırtınızı güçlendiren programınıza ek olarak başka sporları da düşünebilirsiniz.

Sırtınızı güçlendirmeye başlamak için hangi seçeneği seçerseniz seçin, kas ağrınızın devam edeceğini bilin. Kas ağrısı, sizi sorunu halletmekten alıkoymadığı sürece iyi bir şeydir.

Bu, kasların daha da güçlendiği anlamına gelir.

Kaslarınız şu an zayıf olsa bile, omurganızın ve sırtınızın genelde güçlü, çok sağlam ve dirençli yapılar olarak tasarlandığını hatırlayın ve egzersiz yapmaktan korkmayın.

Yürüme Ve Koşmaya Dair Ne Düşünüyorsunuz?

Hem yürüme hem de koşma, mükemmel kalp-damar sağlığı egzersizleridir ama bacaklarınızdaki kasları –sırtınızdakileri değil– güçlendirecektir. Birçok hasta, koştuklarından bu yana sağlıklı olmaları gerektiğini ve bu yüzden sırtlarına dair yapılacak hiçbir şey olmadığına inanırlar.

YANLIŞ! Düzenli bir şekilde hangi faaliyeti yaparsanız yapın genelde yaptığınız faaliyetler sağlığınız için mükemmeldir, ama bu sırt ağrınızı azaltmaya ya da yok etmeye yardımcı olmayacaktır veya sırt kaslarınızı güçlendirmeyecektir.

Sırtınızı daha da güçlendirmek için yukarıdaki tavsiyeleri takip edin, ağrının çabucak kaybolduğunu hissedeceksiniz, öyle ki sırtınızı güçlendiren bir program olmaksızın yaşayamayacaksınız. 

ÖNEMLİ: Hızlı yürüdüğünüzde veya koştuğunuzda sırtınızda ağrı hissediyorsanız, yanlış ayakkabı giymiş olabilirsiniz. Bu durumu çabucak düzeltmeniz gerekebilir, çünkü omurganıza zarar veriyor olabilirsiniz. Yürürken de koşarken de sırtınızda herhangi bir ağrı hissetmemelisiniz.

Источник: https://www.hemensaglik.com/makale/sirt-agrisiz-yasamak-mumkundur

Yakı Bandı Nedir, Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır

İşte Ağrısız Yaşam İçin Tüyolar!

Yakı bandı; vücudumuzda çeşitli sebeplere bağlı olarak oluşan eklem ve kas ağrılarının hafifletilmesine yardımcı, ilaçlı bezlere verilen isimdir. Çoğunlukla eczanelerden temin edilen yakı bantları isimlerini, ilaçlı bezin içinde yakıcı bir kimyasal bulundurması dolayısıyla yakmak fiilinden almıştır.

Sık kullanıldığı alanların başlıcaları; bel, omuz, boyun, bacak ağrıları, çeşitli fıtık ya da eklem kayması, kas sıkışması, artrit, burkulmalar ve incinmeler veya acıya sebebiyet veren kas gerilmelerinin verdiği rahatsızlığın ciddi boyutta hafifletilmesidir.

Yakının içinde bulunan kimyasalar ağrılı bölgeye yapıştırıldıklarında deri altına nüfuz ettikleri için, gebelik ve laktasyon döneminde fetüse ya da süt aracılığıyla bebeğe geçebileceği gerekçesiyle tavsiye edilmemektedir.

Ayrıca hassas cilde sahip kişiler, alerjik bünyeliler ve çocuklarda da kullanımı tavsiye edilmez.

Yakı bandı kullanımından memnun kalmayanlar alternatif olarak kas ve eklem ağrılarına iyi gelen ağrı kesici krem isimleri yazımızdan da faydalanabilirler.

Nereden Alınır?

Eczanelerin tümünde çeşitli markalar altında satılıyor olmakla birlikte, yakı bantlarını internetten çevirimiçi alışveriş sitelerini kullanarak da oldukça ekonomik bir şekilde elde edebilirsiniz

Yakı Bandı Fiyatı:

Markasına göre ve satın alınan yere göre değişkenlik gösteren yakı bantlarının ortalama fiyatları şu şekildedir;

Nasıl Kullanılır?

Yakı bandının üstündeki koruyucuyu söküp çıkardıktan sonra, bandı ağrılı bölgenize yapıştırınız ve tedavisi mekanizmasının işlemesi için beklemeye başlayınız.

Satın aldığınız paketin içinden çıkan bantların her biri tek kullanımlıktır ve yalnızca kapladıkları alandan çıkan ağrıya karşı etkilidir. Dolayısıyla örneğin sırt bölgenizde ya da bel fıtığından kaynaklı vücudunuzda yaygın olarak görülen birden fazla ağrılı bölge varsa, etki görebilmek için her bir noktaya ayrı ayrı yapıştırmanız gerekir

Acı Verir mi?

Bantları yapıştırdıktan kısa bir süre sonra, vicudunuzla temasını müteakip, ısınma işlemi otomatik olarak başlar ve git gide yanma hissiyatı artacaktır.

Dolayısıyla, yakı bandı ile ağrı tedavisinin acısız ağrısız bir yöntem olduğunu söylememiz gerçek dışı olacaktır ancak yüksek etkili olma özelliğiyle, elde edilecek sonuç düşünüldüğünde, yakı bandı kullanımı ve çekilen acı performansı sonucunda tavsiye edilir.

Yakı Bandı Vücudumda Ne Kadar Kalmalı?

Deri altına yeterince nüfuz edebilmesi ve ağrınızı hafifletebilmesi ya da geçirebilmesi için yakı bandının sorunlu bölgede en az 4 saat kalması gerekmektedir.

Ancak daha şiddetli ağrılar için 48 saate kadar tutulabilir. Cildinizi tahriş etmemesi için 48 saatten uzun tutmamaya özen göstermelisiniz.

Nasıl Çıkarılır?

Kullanıcıların önemli bir kısmı yakı bandı kullanımındaki en zor kısmın söküp çıkarma olduğunu bildirmişlerdir. Maalesef çıkarken ağrıya sebebiyet veren bantları ıslatarak, nispeten daha kolay çıkarabilirsiniz.

Yakı Bandının Etki Mekanizması Nedir?

Duyusal liflerde sinir iletimini aracı moleküle verilen isim “p maddesi”dir. P maddesi, ağrının beyin tarafından algılanmasına olanak sağlamaktadır.  Kapsikum denilen madde içeriğiyle yakı bantları ağrılarımızı taşıma görevi gören sinir liflerimizde var olan p maddesinin ortadan kalkmasını sağlayarak, ağrının beyne iletilmesine engel olarak.

Ağrıya sebebiyet veren medikal durumun tedavisinde yakı bantlarının herhangi bir etkisi yoktur. Ağrıyı geçirmez, sadece beyne iletilmesine sebebiyet vererek geçici olarak kişiyi rahatlatır. Kısacası analjezik yani ağrı kesicidi görevi görür.

Yakı Bandının Faydaları:

Ağrı kesici görevi dışında pek bir faydası olmayan yakı bantlarının tavsiye edilme sebebi, oral yolla alınan analjeziklerden farklı olarak, deri yoluyla ağrılı bölgeye doğrudan temas ettiğinden , o bölgedeki sinir liflerini etki altına almaktadır ve dolayısıyla kan yoluyla karışarak etki gücünü tüm vücuttaki çeşitli ağrılara bölüştürmek yerine doğrudan hedef bölgeye etki etmesi sebebiyle, pek çok diğer ağrı giderici yöntemden daha etkilidir.

Yan Etkileri:

Cilde verebileceği tahriş durumu dışında, ciddi bir yan etkisi bildirilmemiştir. Alerjik bünyeleri olan kişiler ile hassas ciltli kişilerde dikkatle kullanılmalıdır.

Ayrıca farklı ağrı kesicilerin etkisindeyseniz, doz aşımı sorunu yaşamamak için bir kaç saat ara verdikten sonra yakı tedavinizi başlatmalı ve yakılar vücudunuzdayken, farklı tabletleri oral yolla almaktan kaçınmalısınız.

Bu tavsiyeleri izleyerek yan etkilerinden minimum şekilde etkilenebilir ya da hiç etkilenmeyebilirsiniz.

Yakı Bandı ile Hamile Kalmak Mümkün Mü?

Yumurtlama dönemi olan adetten sonraki 10-15.

gün arasında bir dönemde bel bölgesine yakı bandı yapıştırdıktan sonra yapılan gebe kalma denemelerinden sonuç alındığı inancı yaygın olmakla birlikte, her ne kadar bilimsel bir temele oturuyormuş gibi gözükse de, ne laboratuvar testleriyle kanıtlanmış, ne de istatistiksel sonuçlarla doğrulanmış, yakı bandı ile hamile kalınabildiğine dair bir kanıt yoktur.

Cildinize dikkat ettiğiniz sürece denemekte bir zarar da yoktur.

Yakı Bandı İle Banyo Yapılır mı?

Etki mekanizmasına sekte vuracağından, yakı bandını uygulamadan kısa bir süre önce detaylı bir duş olarak iyice arınmanızı tavsiye ediyoruz. Zira bantların vücudunuzda durduğu süre boyunca banyo yapmamanız faydanıza olacaktır.

Yakı Bandı Kaç Gün Durmalı?

Günden ziyade saat birimiyle cevap verecek olursak yakı bandı vücudunuzda en az 4-8 saat, bazı durumlarda 48 saate yani 2 güne kadar durabilir.

Источник: https://guzelliksirlarim.org/yaki-bandi-ve-faydalari/

Sağlıklı Yaşam Tüyoları

İşte Ağrısız Yaşam İçin Tüyolar!

Yeni bir yıla yeni bir başlangıçla başlamaya ne dersiniz? Sağlıklı yaşam için hiçbirimiz geç kalmışız sayılmayız. Sizler için hazırladığımız sağlıklı yaşam önerileri sayesinde artık yeni bir başlangıç için neler yapmanız gerektiğini bilecekseniz. Unutmayın ki parayla satın alamayacağınız tek şey sağlığınızdır, bu yüzden onun kıymetini bilin ve koruyun…

Sağlıklı Yaşam İçin Neler Yapmalıyız?

Sağlıklı bir yaşamın sırrı sağlıklı beslenmeden geçer. Peki beslenme ile sağlıklı yaşam nasıl olur? Bunun cevabı yediklerinizde ve yemediklerinizde saklı. Sağlıklı bir yaşam için nelerden uzak durmak neleri tüketmek gerekir? Gelin hep birlikte bakalım:

Bu Gıdalardan Uzak Durun!

  • Canlı ve sağlıklı uzun bir ömür yaşamak istiyorsanız uzak durmanız gereken gıda benzeri pek çok yiyecek bulunuyor. Bu gıda benzeri ürünlerin en ama en tehli olanları ise; suni tatlandırıcılar, margarin, işlenmiş gıdalar ve şekerlerdir. Bunların yanı sıra uzak durmanız gereken diğer gıda benzeri ürünler; patorize ve homojenize süt, tuzlu gıdalar, hazır içecekler ve beyaz buğday unudur.
  • Uzak durmanız gereken bir başka yeme alışkanlığı ise fast-food gıdalardır. Ayaküstü ve hızlı yemekten bir an evvel vazgeçin. Size caydırıcı olarak şu araştırmayı hatırlatalım: “Kalp hastalıklarının üçte biri bu gıdalar yüzünden ortaya çıkıyor…”
  • Bu bir klişe biliyoruz ama sağlıklı yaşam için şart. Yemek alışkanlığınızda tuzu azaltın. Zira uzmanlar, tuzun felce ve kalp hastalıklarına davetiye çıkardığı konusunda uyarıyor. Günde 5 gramdan fazla tuz tüketimi uzmanlar tarafından zararlı bulunuyor.
  • Şok diyetlerden mutlaka uzak durun. Haftada 3-5 kilo vereceğiniz vaadeden şok diyetler yararlı değil aksine zararlıdır. Eğer kilo vermek istiyorsanız bunu uzun bir süreye yayın.
  • Ayrıca eğer alkollü içecekler tüketiyorsanız azaltmalısınız.
  • En az fast-food kadar uzak durmanız gereken gıdalardan biri de abur cuburlar. Abur cuburlar olarak nitelendirilen paket gıdalar, tatlılar ve pastalar fazla miktarda yağ ve enerji içerdiğinden hem kilo aldırıcı hem de hastalığa yatkınlığı arttırıcıdır.
  • Ve kesinlikle öğün atlamayın. Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmenin ilk kurallarından biri öğün atlamamaktır.

Bunları Bol Bol Tüketin.

  • Yine bir klişe: bol bol su için. Çünkü insan yaşamında oksijenden sonra gelen en önemli öğe sudur. Vücut ısısının dengelenmesi, metobolizmanın devamı ve vücuttan zehirli atık maddelerin atılması için suyun önemi büyüktür. Bu nedenle günde en az 2-2,5 litre su tüketmeniz gerekir.
  • Öğününüzü mümkün olduğu kadar çeşitli tutmaya özen gösterin. Günlük beslenme planınızın içerisinde tüm besin gruplarına yer vermeye çalışın. Hepsinden tek bir öğünde tüketemeseniz bile farklı öğünlerde tüketmeye gayret edin.
  • Bol meyve ve sebze tüketmeye özen gösterin. Mevsimine uygun olarak sebze ve meyveler tercih edin. Bol miktarda ve farklı renklerde sebze, meyve tüketmeniz hem kilo kontrolüne yardım eder hem de birçok hastalıktan korunmanızı sağlar.
  • Kurubaklagilleri ve lifli besinleri tüketmeye gayret edin. Saf şeker kaynakları ve rafine unlu besinler yerine tokluk hissini arttıran, kabızlığı engelleyen ve kilo kontrolünü kolaylaştıran kurubaklagilleri, mercimek, barbunya gibi gıdaları, lifli tahılları tüketmeye özen gösterin.
  • Sofranızda balığa yer verin. Uzmanlar, düzenli balık yemenin kalp riskini azalttığının altını çiziyor. Ayrıca balıkta bulunan yağlar bağışıklık sisteminin güçlenmesine de katkı sağlıyor.
  • Yine uzmanların açıklamalarına göre günde bir-iki kadeh şarap, kanser riskini azaltıyor, vücudu gripten koruyor ve yaşlılıkla erken bunalmanın da önüne geçiyor.
  • Gün içinde gönül rahatlığıyla tüketebileceğiniz bir başka içecek de türk kahvesi. Yapılan araştırmalara göre günde iki fincan kahve kolon kanser riskini %25, safra kesesinde taş riskini %45 azaltıyor. Ancak kahvenin çok fazla tüketilmesi yüksek tansiyona neden olabiliyor.
  • Kansere karşı doğal bir koruyucu olan diğer besinler de selenyum fındık, fıstık. Her gün selenyum alanlarda kanser riski %37 azalıyor.
  • Sağlıklı görünmenin en önemli ipuçlarından biri de sağlıklı dişler. Elma yemek diş sağlığı için önemlidir. Ayrıca böğürtlen, bakterilerin dişlere yapışmasını engelleyerek diş eti hastalığı riskini azaltmaktadır. Bunların yanı sıra; portakal, havuç, ıspanak gibi gıdalar dişleri güçlendiriyor. Diş sağlığı demişken ağız sağlığına değinmemek olmaz. Ağız kokusunu önlemek için yapabileceklerinizi buradan görebilirsiniz.

Sağlıklı Yaşam İçin Diğer Tüyolar

Sağlıklı yaşam için yalnızca sağlıklı beslenme yeterli değildir elbette. Ancak sağlıklı beslenmeyi destekleyecek diğer alışkanlıklarla tam anlamıyla sağlıklı bir ömür sürdürebilirsiniz. Bunlarında arasında sevdiklerinize zaman ayırmaktan kitap okumaya kadar pek çok aktivite bulunuyor. Sağlıklı yaşam için edinmeniz gereken diğer alışkanlıklar ise şöyle:

  • Sağlıklı yaşamak için eğer varsa sigara ve alkol tüketiminden kaçının.
  • Özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanların iş stresi hayli fazla. Yapılan araştırmalara göre stresli bir iş hayatı sağlıksız yaşlanmanın habercisi. İş yerinde motivasyonunuzu sağlayacak önerileri buradan görebilirsiniz.
  • Sağlıklı bir hayat sürdüğünüzden emin olmak için düzenli olarak sağlık kontrollerinizi yaptırın. Bu sayede belirti vermeyen hastalıklarınızı saptayabilir ve erken önlem alabilirsiniz.
  • Hangi yaşta olursanız olun yaşınıza uygun bir fiziksel aktivite belirleyin ve bunu düzenli olarak yapın. Sağlıklı yaşam ve spor birbirinden ayrı düşünülemez.
  • Güneş ışınlarının zararlı etkilerine ve radyasyona çok fazla maruz kalmayın. Çünkü bronzlaşma ve koyu ten arzusu ile uzun saatler güneş ışınlarına maruz kalmak cilt kanserine zemin hazırlamaktadır.
  • Günlük yaşamın stres ve yoğun temposundan uzak durmaya özen gösterin. Kendinize sık sık vakit ayırın ve ilgi alanınıza göre bir hobi edinin.
  • Vakit buldukça tatil yapın. Tatil yapmanın ruh ve beden sağlığına önemli katkıları bulunmaktadır. Kısa ya da uzun tatiller, günlük yaşamın stresinden uzaklaşmak ve dinlenmek için de birebirdir.
  • Hayallerinizi ertelemekten vazgeçin. Eğer bir hayat amacınız ya da hayaliniz varsa bunları bir an evvel gerçekleştirmek için çaba sarf edin.
  • Pahalı eşyalar yerine güzel anılar ve dostluklar biriktirin. Unutmayın, anılar eşyalar gibi eskimez.
  • Almayı bir yana bırakın ve artık biraz da vermeyi öğrenin. Özverili olun ve karşınızdakilere karşı daha paylaşımcı olun.
  • Merak edin, sorun, sorgulayın, korkularınızın üzerine gidin. Mesela kuşları merak edin, çıkın fotoğraflarını çekin, belgesellerini izleyin…
  • Yılda en azından 8 kitap okuyun. Blog sitelerinde vakit geçirin kaliteli içerikler okumaya zaman ayırın.
  • Küçük miktarlarda bile olsa para biriktirmeye çalışın. Sıkıcı ve kimi zaman sabır gerektiren bir iş olsa da geleceğinizi garantiye almanın ve güvende kalmanın tek yoludur para biriktirmek. “Para Biriktirmenin Yolları” yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
  • Sağlıklı bir yaşam için ön koşullardan biri de düzenli ve kaliteli uykudur. Uygun süre ve mekandaki sağlıklı uyku, vücudun daha gebç ve zinde kalmasını sağlamaktadır.
  • Sevin, sevilin, sevdiklerinizle zaman geçirin… Sevgi ve paylaşım, sağlıklı ve mutlu bir insan olabilmek için en etkili çözümlerden biridir. Ailenize ve sevdiklerinize zaman ayrımak sizi daha genç ve sağlıklı kılacaktır.
  • Kendinizle barışık olun. Unutmayın ki iç dünyanızdaki huzur, gülümseme ve pozitif bakış açısı olarak dış dünyanıza yansır.
  • Son olarak bolca gülün ve bardağa hep dolu tarafından bakın!

2018 hepimiz için sağlıklı ve mutlu bir yıl olsun!

http://bazaar.n11.com/bazaar/product/ping?rnd=blogN11&hash=28188703ca10eeac5eee437c2765075503d957bc4fcbb2d7648c3aab931f2b09&keyword=diyet gıdalar&size=10

Источник: https://blog.n11.com/baska-baska/yasama-dair/saglikli-yasam-tuyolari

Ağrısız yaşamak için bunları yapın

İşte Ağrısız Yaşam İçin Tüyolar!

 Tuğba Gömeç'in haberi

Her insan hayatının bir döneminde mutlaka ağrı ile tanışır. Genel de bu ağrılar boyun ve bel ağrıları olarak görülür. 

Yaşam şartlarından dolayı insanlar daha çok masa başında vakit geçiriyor. Bu da boyun ve sırt ağrılarının artmasına neden oluyor. Boyun ağrısı basit bir ağrı olarak gözükse de günlük yaşamı olumsuz etkilemektedir. 

Bel ve boyun ağrılarının yüzde 98’i mekanik ağrılardır. Mekanik ağrıların nedeni oturma bozukluğu, kaza, duruş bozukluğu oluşturmaktadır. Ağrılar bütün vücudu etkisi altına alarak devam ediyor.

Bel ve boyun ağrılarını geçirmek için yeni bir yöntem geliştirildi ve ameliyatsız ağrıların giderilmesine alternatif oldu. Dorn Metodu, tüm iskelet sisteminin kişinin dinamik hareketleri ile olması gereken orijinal pozisyonuna hizalandırılma tekniğidir. Dorn Metodu risk taşımadan bedenini dengeleyebileceğin tek teknik olarak gösterilmekte. 

ŞİFA KENDİNİZDE 

Servet harcamadan, hiç kimseye bağımlı kalmadan, kendi kendinize tedavi edebileceğiniz Dorn Metodu’nu insanlara öğretmeyi hedefleyen masaj eğitmeni Çağla Yüksel, gündelik hayatınıza adapte edebileceğiniz çok basit hareketlerle ağrılardan kurtulabileceğinizi söyledi.

Yüksel, “Yirmi yıl boyunca mücadele ettiği bel fıtığı yüzünden 6 hafta yatalak kalarak başka çare olmadığını düşünüp ameliyat olmaya karar verdiğim sırada kalp rahatsızlığım olduğunu öğrenip kalp ameliyatı oldum ve daha sonra Dorn Metod’u ile tanışarak bel fıtığından kurtuldum” dedi.

İnsanların ameliyatsız bu ağrılardan kurtulmaları ve sağlıklı bir yaşam sürmelerini sağlamak için bu yola baş koyduğunu belirtti ve şifa’nın Allahtan geldiğini, şifanın kendi içimizde olduğunu ve herkesin kendini tedavi edebileceğini bu yolda İnşirah Suresi’nin kendisine yol gösterdiğini vurgulayarak sözlerine devam etti.

“Dorn Metodu ile tanıştıktan sonra 20 yıllık bel fıtığımdan kurtuldum ve ben kurtulduysam herkesin ağrılardan kurtulacağına inandım.

Teknik olarak beden dengesi yerine getirildiğinde, sadece bel, sırt ya da boyun ağrılarının azalması değil, aynı zamanda omurgaların alakalı olduğu iç organlardan kaynaklı hastalıklarda da değişiklik gözlemlenecektir. Dorn Terapi her zaman eşit olmayan bacak boyunun eşitlenmesi ile başlar.

Zira binanın temeli olarak kabul edeceğimiz bacak boylarının birbiri ile eş olmaması, maalesef binanın kendini temsil eden, kalça ve omurganın olması gereken hizasında olmamasına neden olmaktadır.

HERKES RAHATLIKLA YAPABİLİR

“Dorn Metodunu; bel, boyun, baş, sırt, kalça, bacak, diz, ayak, omuz, kol, el, parmak ağrısı olan, migren, siyatik, kireçlenme, skolyoz benzeri rahatsızlıkları bulunan herkese uygulanabilir.

Yeni doğan dâhil, çocuklarda da güvenle uygulanmaktadır. Ayrıca MS, Parkinson, Alzheimer benzeri merkezi sinir sistemi kaynaklı hastalıklarda da fayda sağlamaktadır.

Herkesin rahatlıkla yapabilir ancak herkese farklı hareketler uygulanıyor” 

AĞRISIZ YAŞAMAK MÜMKÜN

İnsanların hayatlarının değişeceğini, bel ve boyun ağrılarından kurtulma yollarını, kendi yaşadığı serüveni bir kitap haline getiren, bu kitabın başucu kitabı olacağını ve kitabın gelirini çocuk esirgeme kurumuna bağışlayacak olan Yüksel, gökten şifa yağdığını ve bir daha hiç hastalanmadan yaşamanın mümkün olduğunu söyledi.

Hedefinin insanların ağrısız bir yaşam sürmesini olduğunu söyleyen Yüksel,

“Her fırsat bulduğunuz da ellerinizin ayası yukarıda kalacak şekilde durun. Zira omurga ve kürek kemiklerini bağlayan kasları doğru kullanıyor olacaksınız. Kafanızı her zaman karşı da kullanın.

Yani devamlı düz durun. Kafanızı düz kullandığınız da vücudunuzun geri kalan kısmı ne yapmasını biliyor olacak ve dengeli olacaksınız. Dengeli davranmaya özen gösterin.

Unutmayın ki ağrısı olan kişi kesin dengesizidir. 

Masada su servisi yaparken uzanmayın. İki adım atarak diğer tarafa geçin bedeninizi yormayın. Her hareket öncesi iki saniye düşünün. 

Özellikle namaz kılanlar dikkat etmeli. Lavaboya ayaklarınızı kaldırarak abdest almayın. Küvette veya leğende alın. Bacaklarınızı kalça boyundan yukarı kaldırmayın. Bedeninizin ağrılardan kurtulmak için dengeye ihtiyacı var. 

Egzersiz ve davranış şekillerini düzene koymadan iyileşmek mümkün değil. Ağrıya bütün bakmak lazım. Geçmeyen ağrıların hepsi bacak boyunda ve kalça dengesinin bozuk olmasından kaynaklanıyor. Öncelikle belde problemler başlıyor. Bu sorun erkeklere oranla kadınlarda daha çok görülüyor” dedi.

AĞRILARDAN KURTULMAK İÇİN ALTIN KURALLAR

Sırt üstü yat: Gece yatarken mümkün olduğunca sırt üstü yatmaya özen gösterin. 

Eşit otur: Dengeli oturun. Bacak bacak üstüne atmak, yan oturmak kadar beden dengesine zarar verir. 

Pantolonun arka cebini kullanma: Pantolonun arka cebine bir şeyler koymayın. Arka cebe koyduğunuz cüzdanlar kalçanın dengesini bozar. 

Karşıya bak: Kafanızı yere değil karşıya bakarak kullanın. Çeneniz ile göğsünüz arasında 90 derece varmış gibi.

Namaz kılanlar: Özellikle kadınlar yere otururken eşit oturun. Ağrılarınız bitinceye kadar sol uyluk üzerine oturmayın.

tugba.gomec@haber7.com

@tubigmc

haber7.com

Источник: http://www.haber7.com/genel-saglik/haber/1365542-agrisiz-yasamak-icin-bunlari-yapin

Boğaz ağrısına ne iyi gelir yutkunamıyorum?..✍

İşte Ağrısız Yaşam İçin Tüyolar!

En çok kış mevsiminde kendini belli eden rahatsızlıklardan birisi olan boğaz ağrıları çoğu zaman hayatı zindan edebilmekte ve bundan dolayı bu hastalıktan muzdarip olan kişilerin sık sık internette ‘’Boğaz ağrısına ne iyi gelir?’’ diye aramalarına neden olmaktadır.

Doktor ve ilaç tedavisi desteği ile hızlı bir şekilde iyileştirilebilen bu rahatsızlıkta, evden çıkmak istemeyen ya da daha doğal yöntemlerle kendi kendini tedavi etmeyi düşünen kişilere ise önerilebilecek bazı yöntemler bulunmaktadır.

Boğaz Ağrısı Neden Olur?

Çoğunlukla ihmal edilen boğaz ağrılarının birbirinden farklı birçok sebebi bulunabilir.

Bakteri ile mantar kaynaklı enfeksiyonların yanı sıra, travmatik durumlar, alerji, tahriş ve reflü sorunları boğaz ağrılarına neden olabilir.

Bazı zamanlarda farklı iç hastalıklarının yan etkisi olarak boğaz ağrısı problemi ile karşılaşılabilir. Boğaz ağrılarının en sık görülen nedenleri içerisinde üst solunum yolları hastalıkları ilk sırada gelir.

Boğaz Ağrısına Ne İyi Gelir?

Boğaz ağrısına ne iyi gelir yutkunamıyorum diyenler için, boğaz ağrısının tedavisinde mutlaka uzman bir doktor kontrolü gerektiği söylenebilir. Doktorun reçete edeceği ilaç tedavisi ile bu rahatsızlığın tedavisi hızlı bir şekilde sağlanabilir.

Özellikle boğaz ağrısına nefes almada güçlük hissi, yutkunmada zorluk, eklem ağrıları ve boyun şişliklerinin eşlik ettiği durumlarda daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceği için vakit kaybetmeden en kısa sürede muayene olunması çok önemlidir.

‘’Boğaz ağrısına ne iyi gelir?’’ sorusunun cevabı için evde yapılabilecek bazı basit önerilere kulak vermek önemlidir. Bu önerilerden en önemli olanları ise maddeler halinde sıralanabilir.

  • Sıvı tüketimi arttırılmalı ve günde en az 1.5 litre su içilmelidir.
  • Kirli hava ya da sigara türevi boğazı tahriş eden faktörlerden uzak durulması gereklidir.
  • Tozlar çoğu durumda farklı bakterileri boğazlara taşıdığı için hastaların yaşadıkları evlerin tozlanmaması adına sık sık temizlenmesi önemlidir.
  • Evde tuzlu su ile gargara uygulaması sayesinde boğaz ağrıları hafifletilebilir.
  • Çok sıcak ya da çok soğuk içecekler tüketilmemelidir.
  • Hastalık boyunca püre, çorba, lapa ve makarna gibi yutulması kolay yiyecekler içeren bir beslenme sistemi uygulanmalıdır.
  • Gece yatılan odanın havalandırılması ve bol bol nemli tutulması gereklidir.
  • Yutkunurken duyulan acıyı azaltmak için birkaç kuru karanfil çiğnenebilir.
  • Ilık su içerisine biraz viski katılarak boğazlar bununla gargara yapılabilir.
  • Boğazda ağrıya neden olan virüsleri kırabilmek için C vitamini alımı arttırılabilir.
  • Güçlü bir antioksidan olan safran boğaz ağrısında günlük olarak tüketilebilir.
  • Haşlanmış tavuk suyunun boğazdaki ağrıyı dindirmede çok etkili olduğu bilinir.
  • Ihlamur, adaçayı ve ekinezya demlenip içildiğinde boğaz ağrıları hafifletilebilir.

Tüm bunların dışında yine evde hazırlanabilecek bazı doğal tedavi yöntemleri ile boğaz ağrılarını iyileştirme konusunda önemli adımlar atılabilir.

1/8 çorba kaşığı oranında kırmızıbiberin yarım fincan sıcak su ile karıştırılması ve bu karışım ile günde birkaç defa gargara yapılması boğaz ağrılarına iyi gelen yöntemler içerisindedir. Bu kür uygulanırken kırmızıbiber miktarının fazla olmaması boğazı tahriş etmemesi açısından önemlidir.

Zencefil küründen boğaz ağrılarını iyileştirme konusunda destek almak için mutlaka taze ve öğütülmüş zencefil kullanmak gerekmektedir. 1 fincan kaynar suyun içerisine atılabilecek 3 çay kaşığı zencefil bir süre demlenmeye bırakıldıktan sonra üstüne bir çorba kaşığı bal eklenerek ılık bir şekilde tüketilmelidir.

Boğaz ağrısına iyi gelen kürler içerisinde oldukça etkili olan kekik kürü ile kısa sürede olumlu sonuç alınabilmektedir. 1 fincan kaynar suya atılacak olan 1 yemek kaşığı kuru kekik ile hazırlanacak olan çay kürü, soğumaya bırakıldıktan sonra gargara şeklinde uygulandığı zaman boğaz ağrılarını hafifletebilir.

Boğazı yumuşatıcı etkisi ile bilinen bal, mikrop kırıcı özelliği bulunan limon ile birleştiğinde ortaya oldukça etkili bir boğaz ağrısına karşı iyileştirici kür tarifi çıkabilir. Kürün hazırlanışı için yarım limonun suyu taze şekilde sıkıldıktan sonra bir yemek kaşığı bal ile birlikte tüketilmelidir.

Her evde kolaylıkla hazırlanabilecek bu kür için yarım çorba kaşığı karbonat ile yarım çorba kaşığı kaya tuzunun bir su bardağı suyun içerisinde eritilmesi ve sonra gargara şeklinde boğazlara uygulanması yeterlidir. Boğaz ağrısına iyi gelen doğal tedavi yöntemleri arasında her gün birkaç defa tekrarlanabilecek olan bu gargara sayesinde kısa sürede boğaz ağrıları iyileştirilebilir.

Aktarlardan temin edilebilecek kuru papatyaların bir cezveye alınan su ile bir taşım kaynatılmasının ardından bitki çayı şeklinde tüketilebilecek olan bu kür boğaz ağrısına iyi gelen kürler içerisinde kolay içimi ile en sevilenlerinden birisidir. Papatya çayı ayrıca rahatlatıcı ve gevşetici özelliklere de sahiptir.

1 çorba kaşığı ölçüsünde saf arı balı, 1 çay fincanı az yağlı yoğurt, 1 çay fincanı dilimlenmiş muz ve 1 fincan nar içi ile hazırlanan bu kürde bütün malzemeler homojen bir hale getirildikten sonra günde 2 kere olacak şekilde tüketilir.

1 orta boy soğan dilimlendikten sonra yarım litre temiz içme suyu içerisine katılır ve üzerine 3 yemek kaşığı ölçüsünde beyaz şeker eklenir.

Karışım iyice homojen hale getirildikten sonra buzdolabına konarak 12 saat boyunca beklemeye alınır. 12 saatin sonunda buzdolabından çıkarılan karışım boğaz ağrısı geçene kadar her 2 saatte bir olacak şekilde bardak bardak içilir.

Soğan kürü boğaz ağrısına iyi gelen kürler içerisinde en popülerlerinden bir tanesidir.

2 orta boy şeker havuç, 4 adet orta boy kerevizin sapı, 1 orta diş sarımsak ve çeyrek çay fincanı rezene ile hazırlanan bu kür, bir blender içerisine atılarak tamamen parçalanır ve birbirine karıştırılır. Daha sonra hazırlanan karışım günde 2 kere olacak şekilde düzenli tüketilir.

25 gram kadar taze çilek, 700 ml su ve 1 yemek kaşığı bal rondo içerisine alınır ve tamamen karışmaları sağlanır. Daha sonra hazırlanan karışım süzülür ve kapalı bir kap ile buzdolabında soğumaya bırakılır. Soğuma işlemi tamamlandığında ise gün içerisinde saat başı bu karışım ile boğazlara gargara yapılır.

  • Maydanoz ve Sarımsak Kürü

Bir avuç maydanoz ve bir diş sarımsak yıkanıp ince ince kıyıldıktan sonra macun haline gelene kadar rondodan geçirilir. Hazırlanan karışım her gün 1 bardak olacak şekilde tüketilir. Sarımsağın güçlü antiseptik etkisi bu formülü boğaz ağrısına iyi gelen kürler içerisinde en etkililerinden birisi haline getirir.

Boğaz Ağrısında Alternatif Tedavi Teknikleri

Boğaz ağrısına ne iyi gelir yutkunamıyorum diyerek internet üzerinde araştırma yapanlar için alternatif tedavi yöntemlerinden birisi olan tuzlu suyla gargara tekniği tavsiye edilebilir.

Tuzlu gargara yöntemi için 1 bardak temiz ve ılık su içerisine atılacak olan 1 çay kaşığı kaya tuzu iyice çalkalandıktan sonra boğazda gargara yapılmalı ve sonrasında tükürülmelidir. Gün içerisinde birkaç defa tekrarlanabilecek bu uygulama sayesinde boğaz ağrısında rahatlama sağlanabilir.

Tuzla hazırlanan gargaranın yanı sıra eczanelerden kolaylıkla temin edilebilecek bitkisel boğaz pastilleri, bu bölgedeki enfeksiyonu azaltarak daha rahat yutkunma hissine imkân verebilir.

Boğaz ağrısında bir diğer etkili yöntem de; limonlu çay tekniğidir. Limonun içeriğindeki bol miktarda C vitamini, başlı başına mikroplarla savaşabilecek bir makine gibidir.

Bu çayın hazırlanışı için bir bardak yeşil ya da siyah çay normal şekilde demlendikten sonra içerisine 1 bütün limonun suyunun sıkılması ve ılık olarak tüketilmesi yeterlidir.

Limonlu çay bir yandan boğazları yumuşatırken bir yandan da C vitamini ile yerleşmiş olan bakterileri sökmede etkilidir. Bu çayın etkisini bir miktar daha arttırmak isteyenler doğal bir anti bakteriyel olan sarımsağı karışımlarına ekleyebilirler.

Kötü bir kokusu olmasına rağmen mikroplar üzerinde çok güçlü bir silah olan sarımsak, sadece küçük bir diş şeklinde çaya eklenmesi durumunda bile kısa sürede boğaz ağrısını dindirmesi ile önemli bir destekçidir.

Источник: https://www.faydalari.com/bogaz-agrisina-ne-iyi-gelir-yutkunamiyorum/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть