İyileşmeyen Ayak Yaralarının Tedavisi ve Bakımı

İyileşmeyen Yara Bakımı Yara Tedavi Uzmanı

İyileşmeyen Ayak Yaralarının Tedavisi ve Bakımı

İyileşmeyen yara tedavisi, iyileşmeyen yara bakımı. Yara bakım ve yara tedavi uzmanı Halime Aydın.

Yara, fiziksel veya kimyasal bir etkenin vücut bütünlüğünü bozacak şekilde oluşturduğu her türlü hasara denir.

Biyolojik, fiziksel ve kimyasal nedenlerle deri ya da mukoz membran bütünlüğünün bozulması, tahrip olması, dokuların kesilmesi sonucu, dokuların fizyolojik özelliklerinin geçici veya tamamen kaybolmasına yara adı verilir.

Sadece cilt bütünlüğünün bozulması anlamına gelmez; örneğin, künt bir darbeyle ciltte bozukluk gözlenmeyebilir ancak kemik kırığı veya iç organ yırtığı oluşabilir.

Yara bakımı nasıl yapılır ve yara çeşitleri nelerdir?

Akut yaralar

Yaranın anatomik ve işlevsel bütünlüğü zamanında ve düzenli biçimde yeniden sağlanıyorsa bu yaralar akut yaralardır. örneğin; cerrahi insizyon yaraları.

Kronik yaralar

Zamanında iyileşmeyen, diğer bir deyişle yara inflamasyon ve/veya proliferasyon döneminde takılıyorsa bu tür yaralar kronik yaralardır.

Kronik yaralar

  1. Bası yaraları (yatak yaraları gibi),
  2. Diyabetik ayak yaraları.
  3. Venöz ve Arteryal ülserler (bacak yaraları gibi)

Bası Yaraları (Yatak Yaraları)

Basınç (yarası) ülseri; tek başına ya da yırtılmayla basıncın birlikte sebep olduğu, genellikle kemik çıkıntılar üzerinde ortaya çıkan lokalize deri ve / veya deri altı doku hasarıdır. (NPUAP-EPUAP)

Bası Yarası Aşamaları Profesyonel Yara Bakımı Yara İyileşme Aşamaları

Diyabetik ayak

Diyabetik ayakdiyabet hastalığına bağlı olarak ayaklara uzanan sinir ve damarların bozulması; bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu ayaklarda iyileşmeyen açık yaraların, kangrenlerin ve ciddi mikrobik enfeksiyonların ortaya çıkması ile oluşur.

Venöz ülser

Venöz ülser, bacak toplar damarlarındaki yetmezlik nedeniyle genellikle ayak bileği çevresi ve bacakta açılan yaradır. Halk arasında varis yarası olarak da bilinmektedir. Bu yaralar genelde çok zor iyileşir ve tekrarlayabilir.

Yatak Yarası (Bası Yarası) Nedir?

Her hangi bir nedenle hareket kısıtlığı olan(depresyon, aşırı kilo vb gibi..) kişiler ve hastalarda (komada , felç geçirmiş hastalar, son dönem kanser hastaları)uzun süre yatmaya bağlı oluşan yaralara yatak yarası diğer adı ile basınç yarası diyoruz. Yatak yaraları iyi bir hasta bakımı ve cilt bakımı ile önlenebilir.

Oluşmuş ise profesyonel yara bakım ile iyileşebilir.Yatak aralarını önlemek çok daha kolaydır. Pozisyon verilmesi( hastanın sağ, sol yan eğer yatabiliyorsa yüzükoyun yatırılması) çok önemlidir.

Bol proteinli yeterli ve dengeli beslenmesi hem yara oluşmaması için, hem de açılmış yaraların hızla kapanması için çok önemlidir.

Cilt temizliği ve bakımı özenle yapılmalıdır.

Cilt çok kuru olmamalı, ıslak ta kalmamalıdır.Yatağa bağımlı hasta günde bir defa cilt bütünlüğü ve yatak yarası oluşma riskine karşı değerlendirilmelidir. Kızarıklık başladığı anda mutlaka önlem alınmalıdır. Kızarıklık aşamasında müdahale dilmez ise çok daha ileri yaralar oluşabilir.

Daha fazla bilgi, eğitim ve bakım hizmeti almak isterseniz lütfen bizimle iletişime geçiniz.

0505 310 55 37 – 0505 395 52 52

Yatak Yarası (Bası Yarası) Nasıl Önlenir?

  • Yatağa bağımlı hasta günlük cilt görünümü açısından değerlendirilmelidir.
  • Özellikle kemik çıkıntılarının olduğu yerler ve basınç altında kalan bölgeler kızarıklık açısından gözlenmelidir.
  • Kızarıklık dikkate alınmaz ise bakımı çok zor olan yatak yaraları gelişebilir.
  • Öncelikle hastanın beslenmesi çok önemlidir. Bol proteinli ve kolorisi yüksek olan yiyeceklerle beslenmelidir.
  • Günde en az 2-2,5 lt su içmelidir.
  • Yatagın yapısı önemlidir, boru tipi havalı yataklar ve visko şilteler yapılan çalışmalara göre yara açılmasını önleyebilir. Fakat düzenli pozisyon değişimi ve hasta bakımı da çok önemlidir.
  • 2 satte bir pozisyon verilmelidir. 2 saati geçen basınç altında kalan doku ölmeye başlar ve yara oluşur.
  • Cilt temiz tutulmalıdır, hastanın altı kirlendiğinde hemen temizlenmelidir.
  • Cilt ne çok kuru olmalı ne de ıslak kalmalıdır, cildin doğal nemini koruyan bir nemlendirici kullanılabilir.

 Tedavi ve Yara Bakımı Hizmetlerimiz.

  • Diyabetik ayak bakımları
  • Basınç ülseri yaraları
  • Venöz ülser yaraları
  • Radyoterapi sonrası oluşan yaralar
  • Ameliyat sonrası oluşan yaralar
  • Travmaya bağlı oluşan yaralar romatolojik hastalıklara
  • Bağlı yaralar-dolaşım bozukluğuna bağlı (iskemik) yaralar
  • Lenf ödem
  • Yanık yaraları

Yara Bakımı Tedavi Yöntemlerimiz İyileşmeyen Yara Bakımı

  • Negatif basınçlı vakum terapisi
  • Hiperbarik oksijen
  • Topikal oksijen
  • Medikal ozon tedavisi
  • Maggot (larva) tedavisi
  • Amniyon zarı tedavisi
  • Prp uygulaması
  • Kompresyon bandajı
  • Mezenkimal kök hücre uygulaması
  • Modern yara bakım ürün ve yöntemleri

Deri Kontrolü

Isı kontrolü (sıcak soğuk kontrolü) Renk kontrolü (soluk, mor, kızarık) Ödem kontrolü Parmak aralarında mantar kontrolü Terleme kaybı, kuruluk Ayakta ülser olup olmadığının kontrolü

Diyabet Nedir ?

Pankreasın yeterince insülin üretemediği veya vücudun üretilmiş insülini etkili şe-kilde kullanamadığı durumlarda oluşan kronik hastalıktır.

Diyabetin Ayaklar Üzerindeki Etkileri

Sinirlerin hasar görmesi (sıcak, soğuk ve ağrı hissetmeme) Kan damarlarının hasar görmesi
iyileşmenin gecikmesi

Ayak yarası neden oluşur ?

  • Ayağa batan cisimlerin hissedilmemesi ve ayakkabının sıktığının anlaşılamaması,
  • Dolaşım yetersizliği
  • Şekil bozukluğu, nasırlar ve sertleşmeler,
  • Uygun olmayan ayakkabı seçimi,
  • Ayak mantarları ve tırnak batması,
  • akların kuruluğuna bağlı olan çatlak-lar.

 Diyabetik ayak nedir?

Şeker hastalarının ayaklarında görülen yaralar ve şekil bozuklukları diyabetik ayak olarak adlandırılmaktadır.

Ayak Yarası ve Çeşitleri

  • Nöropatik ayak (hissizlik nedeniyle)
  • İskemik ayak (kan dolaşımının yetersizliği nedeniyle)
  • Nöro-iskemik ayak ( her iki nedenden )

Diyabetik nöropati belirtileri

Karıncalanma Yanma Sıcak, soğuk duyu kaybı Dokunma duyusu kaybı Yürümede zorluk

Diyabetik iskemi belirtileri

Ağrı deride incelme parlaklaşma kıllarda dökülme

 Diyabetik iskemi belirtileri

  • Ayak tırnakları, banyo sonrası yumuşakken düz bir şekilde kesilmelidir.
  • Evde bile hiçbir şekilde çıplak ayakla dolaşılmamalıdır.
  • Ayaklara sıcak su torbası konmamalıdır.
  • Her gün temiz çorap giyilmelidir.
  • Ayakta görülen siğil, nasır, su toplaması vb. ile oynanmamalıdır.
  • Uygun ayakkabı giyilmelidir (ayakkabı büyük ya da küçük olmamalıdır).
  • Ayakta görülen her tür yara oluşumunda doktora başvurulmalıdır.
  • Uzun yürüyüşler yapılmamalıdır. Sigaradan uzak durulmalıdır.
  • Kendi kendine ayak muayenesi ihmal edilmemelidir.
  • Nasır ve çatlak oluşmaması için cilt nemli tutulmalıdır.

 Diyabetik Ayak Yarasından Korunma

  • Ayak tırnakları, banyo sonrası yumuşakken düz bir şekilde kesilmelidir.
  • Evde bile hiçbir şekilde çıplak ayakla dolaşılmamalıdır.
  • Ayaklara sıcak su torbası konmamalıdır.
  • Her gün temiz çorap giyilmelidir.
  • Ayakta görülen siğil, nasır, su toplaması vb. ile oynanmamalıdır.
  • Uygun ayakkabı giyilmelidir (ayakkabı büyük ya da küçük olmamalıdır).
  • Ayakta görülen her tür yara oluşumunda doktora başvurulmalıdır.
  • Uzun yürüyüşler yapılmamalıdır. Sigaradan uzak durulmalıdır.
  • Kendi kendine ayak muayenesi ihmal edilmemelidir.
  • Nasır ve çatlak oluşmaması için cilt nemli tutulmalıdır

Hastaya saat başı kemik çıkıntılarının üzerine gelmeyecek şekilde pozisyon verilmelidir. ağ, sol (30 derece), sırtüstü ve yatabiliyorsa yüzükoyun olarak saat başı gerekirse daha sık aralıklarla hasta çevrilmelidir. Gerekirse 15 dak. ara ile basıncı azaltıcı  hareketler yaptırılmalıdır.

Belin ve başın boşta kalmamasına dik-kat edilmeli ve desteklenmelidir. Dizler arasına küçük bir havlu-yastık konulmalı ve ayak düşmelerini önlemek için tahta kullanılmalıdır.Hastanın kalçasının altına halka ya da simit şeklinde araçlar kullanılmamalıdır.

Her pozisyon değişiminde riskli bölgeler , kızarıklık , sıyırık, bül , çatlak ve lezyon açısından değerlendirilir.

Hasta yatak içinde yukarıya yada yan tarafa çekilirken koltuk altından tutularak çekilmemeli bir ara çarşaf vasıtasıyla hareket ettirilmelidir.

Hasta yatarken, takılı olabilen idrar sondası ve beslenme sondası gibi alzemeler altında kalmamasına dikkat edil-melidir. Aksi halde onların yaptığı basınç, ciltte yara oluşturabilir.

Cilt bakımında pudra kullanılmaz. Hassas ve kuru cilt üzerine masaj yapılmaz.

Sürgü verirken cildin tahriş olmamasına dik-kat edilir. Hasta gerektiğinden uzun süre sürgü üstünde tutulmamalıdır.Hastanın yeterli sıvı alması sağlanmalıdır. Hastanın beslenmesi ve diyet düzenlenmesi yapılmalıdır, yüksek kalorili ve proteinli yiyecekler verilmelidir.

İyileşmeyen Yara Bakımı; Hastanın ağrısı varsa mutlaka bir hekime başvurulmalıdır, Bası yarası oluşumu gözlendi ise PROFESYONEL YARDIM ALINMALIDIR.

Daha Fazlası:

Yara Bakımı ve Yara Tedavisi

Halime Aydın Kimdir?

Yara Bakımı Sertifikalarımız

Yara İyileşme Süreçleri

Basınç Yarası (Yatak Yarası) Nedir ?

Basınç (yatak yarası) genellikle kemik çıkıntılarının üzerindeki deride ve deri altındaki dokularda, basınç ya da basınca eşlik eden sür-tünme ve yırtılmanın etkisi ile meydana gelen lokal doku zedelenmesidir.

BASINÇ YARALARI basit önlemler ve iyi ımla oluşmadan önlenebilir bir bakım sorunudur.

İyileşmeyen Yara Bakımı

Hasta bakımından önce ve sonra ellerinizi yıkayınız. İyileşmeyen yara bakımı Hastanız yatağa bağımlı ise hiç ayağa kalkamıyorsa şilte çok önemlidir. Yatak yarası açılmasını geciktiren visko elastik köpük yataklar kullanınız.

Hastanızın yatak çarşafları günlük değiştirilmelidir, her zaman kuru, temiz ve kırışıksız olmalıdır. Yatağın içinde yabancı cisimler ol-mamasına dikkat edilmelidir. Teri emen pamuklu çarşaflar tercih edilmelidir.

İdrar ve dışkısını tutamayan hastalar sık aralıklarla (30 dk) kontrol edilmeli, altı ıslak ve kirli bırakılmamalıdır.Hastanın günlük vücut temizliği ( Cilt bakımında bebe şampuanları kullanılır) yapıl-malı cildi çok kurumalara ve çatlamaya karşı korumak için bir nemlendirici bariyer krem uygulanmalıdır.

Hastanın giysilerinin her zaman temiz , kuru,terletmeyen ve emici kumaştan olması sağ-lanır. Giysiler çok dikişli olmamalı, düğme yerine yapışkan bantlar tercih edilmelidir.

Hastanın yatağının baş kısmının 30 derece-den fazla yükseltildiği durumlarda, aşağıya doğru kayması ve hastaya pozisyon verdirirken, hastanın sakrum ve opuklarına basınçlı güç uygulaması sonucu yatak yarası gelişebilir.

Bu nedenle hastanın başı 30 dereceden fazla yükseltilmemeli, topuklar ayak destek tahtası ile desteklenmeli, sürtünme noktaları-na (topuk, dirsek) koruyucu edler kullanılmalıdır.

Источник: http://www.halimeaydin.com.tr/iyilesmeyen-yara-bakimi-yara-tedavi-uzmani/

Diyabet Hastalığında Doğru Ayak Bakımı Çok Önemli

İyileşmeyen Ayak Yaralarının Tedavisi ve Bakımı

Son yıllarda tüm dünyada hızla yaygınlaşan diyabet yani halk arasında bilinen adıyla şeker hastalığı tüm vücut sistemlerini olumsuz etkilerken, ayaklarda da çeşitli sorunlara neden olabiliyor.

Diyabet hastalarının doğru ayak bakımı konusunda bilinçli olması ve gerekli uygulamaları yapması önem taşıyor. Memorial Şişli Hastanesi Yara Analizi ve Tedavi Merkezi’nden Prof. Dr.

Orhan Babuçcu, diyabetik ayak konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

Diyabet hastalığı, kan şekerinin yüksek olmasının ötesinde bir tablodur çünkü tüm vücudu etkileyen sistemik bir rahatsızlıktır. Tüm dokular etkilenmektedir ancak damarlar ve sinirlerin etkilenmesi sonucu ciddi arazlar meydana gelir. Böbrekler, gözler, kalp, bağ dokusu gibi organlar tehdit altındadır.

Ayağım sağlıklı mı?

Diyabet hastalığı olan kişilerde ayaklarda her zaman bir sorun olur diye şart yoktur. İyi ve bilinçli bir bakım ile normal ve sağlıklı ayaklara sahip olmak mümkündür.

Peki diyabetli bir hastanın “ayağım normal, bir sorun yok” diyebilmesinin koşulları nelerdir ? Aslında bu soru ve cevabı hayatidir, zira olumsuz bir yanıt ayakta yara olmasa bile her zaman bir uzmana başvurmayı gerektirir.

Nelere dikkat etmeliyim?

Her şeyden öte ayaklarda his kaybı, uyuşma, yanma ya da karıncalanma var mı? Bunlar varsa diyabet hastalığının ayağa giden sinirleri etkilemeye başladığı anlaşılabilir.

Ayağımız daima buz gibi mi? Rengi soluk ya da aşırı mor mu? Ayaklarınızda dayanılmaz ağrılar oluyor mu?

Tüm bunların başka nedenleri de olabilir, ama bu şikayetleriniz varsa ayağınıza yeterli kan gitmiyor olabilir.

Ayağınız ile ilgili herhangi bir ortopedik sorun var mı? Örneğin ayak parmaklarında belirgin yamulma, çaprazlanma ya da düz tabanlık gibi sorunlar var mı?

Tüm bu şekil bozuklukları ayakta yara ya da nasır oluşumuna neden olabilir.

Ayakta nasır var mı?

Nasır tek başına ayakta yara oluşumuna neden olabilir. Nasırı çorabın içindeki bir çakıl taşı gibi düşünebiliriz. Alttaki dokuya baskı yaparak yaraya neden olur. Tırnakların sağlığı iyi mi? Diyabetli hastaların ayak yaralarının önemli bir kısmı tırnak sorunları nedeni ile oluşur. Mantarlı, şekli bozuk tırnakların tedavisi şarttır.

Tırnak kesiminde dikkate edilecek konular ileride anlatılacaktır. Cilt sağlıklı mı? Kurumuş, kabuklanmış ya da çatlamış bir cilt enfeksiyona ve yaralara davetiye çıkarır.Ayakta şişme, kızarma var mı? Olası bir enfeksiyona karşı uyanık olunmalı.

Tüm bu sorunlara cevabınız “hayır” ise ya da bazı sorunlar var ama tedavi altında ise ayağınızı nasıl sağlıklı şekilde koruyabilirsiniz bunun planlanması gerekiyor.

Sağlıklı ayağın şartları nelerdir?

Ayak sağlığının korunmasının mekanik kontrol, metabolik kontrol ve davranış kontrolü olmak üzere 3 koşulu vardır.

Mekanik kontrol nedir?

Ayağın her türlü darbeden, hasardan korunması için gerekli önlemlerin alınmasıdır. Bunların başında doğru ayakkabı seçimi ve ayak bakımı gelir.

Ayakkabı alırken nelere dikkat etmeliyim?

• Her şeyden önce ayakkabı almaya akşamüstü gidin, bu anlarda ayaklarınız maksimum şişmiş olacaktır. Yani bu haldeyken bir ayakkabının size “rahat” gelmesi gerekir.• Ayakkabı “ayak” şeklinde olmalıdır. Moda olduğu için seçilen rahatsız ayakkabılar ayağınızda yaralara neden olabilir.

• Ayakkabının burnu, içerisinde parmakların rahatça hareket edebileceği şekilde geniş olmalıdır. • Topuğunuz ayakkabının topuk kısmına tam oturmalıdır, ne çok gevşek nede çok sıkı olmamalıdır. • Topuklar 5 cm den daha alçak olmalıdır. • Ayakkabının tabanı yumuşak ve düzgün olmalıdır.

• Bağcıklı ya da cırt cırtlı ayakkabıları seçin, bu sayede ayağınız ayakkabı içerisinde daha sağlam durur.• Yüksek topuklu kadın ayakkabılarından (özellikle üst tarafı açık olan klasik modellerden) ve ayağa kolayca giyilen patik tarzı ayakkabılardan kaçının. İlkinde ayağınız çok sıkışacak, ikincisindeyse yürürken devamlı bir şekilde ayakkabı ile ayak arasında sürtünme olacaktır.

• Spor ayakkabı eğer yeterince rahat ve derinse, tabanı yastıklıysa ve ayakkabı tabanı basıncı dağıtıcı şekilde kavisli tasarlandıysa bağcıkları iyice bağlanmak şartıyla yararlıdır. Aksi takdirde kalitesiz ince tabanlı spor ayakkabı “görünümlü” bir ayakkabı ayağınıza büyük zarar verebilecektir.

• Eğer ayakkabı ayağınızda ağrıya, kızarmalara, su toplamalara neden oluyorsa bu ayakkabı asla bir daha kullanılmamalıdır. Günümüz koşullarında lüks bir uyarı olarak görünse de ayağınız bir ayakkabıdan daha değerlidir.

• Sıcak iklimlerde terlik tercih edilebilir ancak terlikte yürürken ayakla terlik arasında aşırı sürtünme oluşur, bir diğer teh de açıkta kalan ayağa bir şey batması yada kesmesidir. • Ayakkabıyı daima çorapla giyin, bu sürtünmeyi azalttığı gibi terin ayağınıza zarar vermesini belirli bir yere kadar önleyecektir.

• Ayakkabınızı giymeden önce çıkardıktan sonra içini kontrol edin, yabancı cisim yada taş olmamasına dikkat edin.

Çorap alırken ve giyerken nelere dikkat etmeliyim?

• Çoraplarınız mümkün olduğu kadar emici kumaştan yapılmalıdır, pamuklu çorap iyi bir seçenekken naylon çoraplar önerilmemektedir. • Çorapların lastiği sıkı olmamalıdır, ayak bileğinizde ya da baldırınızda kan dolaşımını engelleyici bir bant oluşturmamalıdır.

• Dikişleri çok kaba olan çorapları ters yüz edip giyin ya da mümkünse giymeyin.

• Çok büyük bir engel yoksa çoraplarınızın mümkün olduğu kadar açık renk olmasını tercih edin ve her akşam ayağınızdan çıkarttığınızda tüm yüzeyini kontrol edin.

Sizin fark etmediğiniz ufak yaralar çorapta iz bırakır.

Tırnak bakımında dikkat edilecek noktalar nelerdir?

• Tırnak bakımı denilince aklımıza ilk gelen şey elbette tırnak kesimidir. Bu işlem sırasında dikkat etmemiz gereken noktalara geçmeden önce kimlerin kendi tırnaklarını kesebileceğini belirtmekte fayda var.

• Aşağıdaki tüm şartlar karşılanmalı. Biri dahi eksik olsa kişiler yardım almalı.

* Tırnakta hiçbir hastalık ve ağrı olmamalı * Hasta ayaklarını ve tırnaklarını net olarak görebilmeli* Ayağına erişebilmeli* Doğru tırnak kesim tekniğini biliyor olmalı* Ellerinde tırnak makasını kullanmasını engelleyecek bir durum olmamalı* Kendi bakımını yapabilecek bilinç ve ruh durumuna sahip olmalı.• Tırnaklar banyodan ya da duştan sonra kesilmeli. Sıcak su tırnakları yumuşatır ve kolay kesilir.• Bu iş için tasarlanmış tırnak makaslarını tercih edin, normal makaslarla kendinize zarar verme ihtimaliniz yüksek. • Tırnaklarınızın ayak parmağının ucundan daha fazla uzamasına izin vermeyin. Aksi takdirde ayakkabı yaraları olabilir. • Tırnaklar düz ya da çok hafif kıvrımlı şekilde kesilmeli.• Tırnak köşeleri etten çıkartılıp kesilmemeli.• Tırnaklar çok kısa kesilmemeli.• Tırnaklarınızı ve içindeki kirleri temizlemek için yumuşak bir fırça kullanın. • Tırnak tek parça halinde kesilmek yerine küçük parçalar halinde dikkatlice kesilmelidir.• Tırnak kesilirken tırnak yatağına zarar verilmemeli.• Tırnaklar düzenli olarak kesilmeli.

• Eğer tırnak kesimi ağrılı ve zor hale gelirse mutlaka yardım istenmeli.

Tırnaklarım sağlıklı mı?

• Tırnaklarda pek çok hastalık olabilir, ya da tırnaklar vücudun başka yerinde olan bir hastalığın işaretlerini taşıyabilir.

• Tırnaklardaki şekil bozukluğu ve boynuz benzeri uzamalar kendi başına hastalık olmasa bile ayakkabı içerisinde çok tehli sonuçlar doğuracak yaralara neden olabilir. • Tırnakta renk değişimi ve şekil bozukluğu mantar hastalığı nedeniyle olabilir.

Bu durumda uygun tedavi almak için doktora başvurun.

• Tırnak batması her zaman çok ciddiye alınmalı, mutlaka tıbbi yardım alınmalı.

Ayak derimin bakımında nelere dikkat etmeliyim?

• Ayaklarımızı her gün ılık su ile yıkayalım ve parmak araları dahil iyice kurulayalım.• Yıkarken daima yumuşak ve cildi kurutmayan sabun kullanın. Sabunlama bittikten sonra çok iyi durulayın.• Gerek yıkarken, gerek durulurken, gerekse kurularken parmak aralarına çok dikkat edilmeli. Parmaklar hafifçe birbirinden ayrılmalı.

Kaba hareketler parmak arasındaki narin deriyi kolaylıkla yırtabilir.• Ayağınız uzun süre suda tutmayın, bu düşündüğünüzün aksine ayak derinizi daha da kurutur. • Diyabetik hastalarda ayak derisi kuru olma eğilimindedir. Bu durum deride çatlaklara yol açar ve bu çatlaklardan giren mikroplar ciddi enfeksiyonlara neden olabilir.

• Ayak derimizde kuruluk varsa nemlendirici kullanmalıyız. Burada önemli olan parmak aralarına nemlendirici uygulanmamasıdır. Aksi halde bu bölgeler çok ıslak kalır ve mantar olabilir.• Ayaklarda mantar hastalığı sık görülür.

Mantardan korunma bu yazının konusu dışındadır, ancak çıplak ayakla yere basmamak ve başkaları ile terliklerimizi ve ayakkabılarımızı paylaşmamak en etkili önlemdir. • Özellikle parmak aralarında kaşıntılı, yer yer beyazlaşmış, yer yer yara olmuş, zaman zaman kötü koku yapan bir değişiklik görürseniz bu mantar olabilir, derhal doktora başvurunuz.

• Unutmayın ki mantar hastalığı mikrop kapıp çok ciddi enfeksiyonlara dönebilir. • Ayak tabanında görülen nasır ve siğiller sıklıkla birbiriyle karıştırılır. Hastalar böyle bir sorunla karşılaştıkları takdirde asla bunları kendileri tedavi etmemelidirler.

Kesme, yakma yada eczaneden “nasır ilacı” diye bir ilaç alıp bu bölgelere uygulama ayağın ameliyatına kadar giden sorunlara neden olabilir. • Nasırlar kendi başlarına zamanla ayakta yaraya neden olurlar, yani nasır tedavi edilmeden bırakılmamalı. • Ayakta su toplaması ciddi bir durumdur.

Vuran bir ayakkabıdan, fark etmeden yanmış bir ayağa, enfeksiyondan kan şekeri düşüklüğü komasına kadar pek çok şey ayakta su toplamasına neden olabilir. • Ayakta su toplamalar, küçük bir tane bile olsa, dikkat gerektirir. İmkanınız varsa bir plastik cerraha danışın.

• Ayaklarınızın çok üşümesine izin vermeyin, ancak eğer böyle bir durum varsa ayaklarınızı ısı kaynağına çok yaklaştırmadan ısıtın. Ayaklarınızda his kaybı varsa fark etmeden ayak tabanlarınızı ciddi bir biçimde yakabilirsiniz. His kaybı yoksa da teh devam etmektedir.

Bu durumda da ısı kaybetmiş ayak derisinin çok hızlı ısıtılması sonucu ayaklarda ve özellikle parmaklarda mayasıl benzeri yaralar oluşabilir.• Ayak derinizdeki iyileşmeyen yaralar bir cilt kanserinin de habercisi olabilir.• Ayakların çok terliyor olması da tehlidir. Mantara davetiye çıkardığı gibi enfeksiyon riskini artırır.

Çok terleyen ayaklarda alınabilecek önlemler vardır:* Her şeyden önce ayakların terlemesi aşırı gerginlik ya da hipertiroidism (tiroid –guatr- bezinin fazla hormon üretmesi) gibi durumları takiben olabilir, doktorunuza danışın.* Plastikten ya da sentetik maddelerden yapılma ayakkabıları giymekten kaçının. Spor ayakkabılarının da çoğunun ayağı terlettiğini unutmayın.

* Bunun yerine ayağın hava almasını ve nemin dışarı verilmesini sağlayacak gerçek deri ya da özel üretilmiş materyallerden yapılma ayakkabıları tercih edin.* Daima aynı ayakkabıyı giymeyin, imkanınız varsa gün ortasında ayakkabı değiştirin.* Tabanlıkları akşam ayakkabıdan çıkarın ve kuruması için dışarıda tutun.* Ter emici çoraplar giyin* Çoraplarınız her gün değiştirin.

* Aşırıya kaçmamak şartıyla talk pudrası kullanabilirsiniz. * Çok aşırı terleme ve nemli kalma varsa günde iki kereye kadar ayaklarınızı tuvalet ispirtosu ile ovabilirsiniz.• Böcek sokmalarını önemseyin, bazı durumlarda ciddi reaksiyonlara hatta enfeksiyona neden olabilirler.• Vücudumuzu taşıyan ayaklarımız darbelere ve yaralanmalara daha fazla maruz kalır. Bu nedenle hiçbir koşulda çıplak ayakla yürümeyin. • Ayaklarımız için “alternatif tedavi” olarak isimlendirilen bitkisel ilaçlar ve benzeri uygulamalar konusunda doktorunuzun fikrini alın. • Ayaklarınızı her gün kontrol edin. Herhangi bir değişiklik gözlemlerseniz mutlak doktora danışın. * Kızarıklık* Şişme* Ağrı ya da zonklama

* Deride çatlama ya da yaralanma.

Metabolik kontrol nedir?

• Sadece ayak sağlığına dikkat etmek yeterli değildir. Kan şekeri kontrolü çok sıkı bir şekilde yürütülürken aynı zamanda da kan basıncınız, kolesterol ve trigliserid düzeyiniz çok önemlidir.

• Sigara ve alkol kullanımının tamamen bırakılması ise ayakkabı seçiminden çok daha ön plandadır.• Kan şekerinin ani düşmesi sağlığımız için kan şekerinin yükselmesinden daha tehlidir. Yanınızda her zaman şekerli bir şey bulundurun.

• Hastanelerde kontroller ve tedavi uzun sürebilir. Hastaneye giderken daima yanınıza su ve atıştırmalık bir şeyler alın.

Davranış kontrolü nedir?

• Davranış kontrol bu konu ile ilgili tüm önerilere uyulması ve bu alışkanlıkların devam ettirilmesi anlamına gelir• Diyabetli hastaların ayakları yara olmaya eğilimli değildir, ancak diyabetli hastalarda yara iyileşmesi geç ve güç olur. Bu nedenle ayakta yara kader ya da hastalığın doğal seyri değildir.

• Gerekli koşullara uyulduğu takdirde sağlıklı ayaklarla sağlıklı bir yaşam sürmek mümkündür.

Güncellenme Tarihi: 26 Nisan 2017Yayınlanma Tarihi: 31 Mart 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Üstü Yara Altı Kanser Olabilir

Yara İyileşmesini Önleyen 4 Kritik Hata

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/diyabet-hastaliginda-dogru-ayak-bakimi-cok-onemli/

Şeker Hastalığında Ayak Yarası Bakımı

İyileşmeyen Ayak Yaralarının Tedavisi ve Bakımı

Sistemik bir hastalık olan şeker hastalığı tıp literatüründe Diyabet olarak tanımlanmaktadır. Şeker hastalığı, kişinin genel sağlık durumunu etkilemekle birlikte birçok ciddi şikayete yol açarak hastanın yaşam kalitesini de önemli derecede düşürmektedir. Kronik bir hastalık olan diyabet probleminin mutlaka hastaya uygun tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınması gerekmektedir. 

Şeker hastalığı bulunan hastaların yaklaşık 'inde yaşamlarının bir dönemlerinde ayak tabanlarında şeker yaralarının açıldığı tespit edilmiştir.  Bununla birlikte şeker yarası bulunan hastaların %6'sı oluşan yaranın enfeksiyona maruz kalması ve benzeri nedenler ile hastaneye yatırılmaktadır. 

Son yıllarda şeker hastalığı nedeni ile birçok hastada bacak kesilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Amputasyon olarak adlandırılan bu durum; şeker yarası oluşan hastaların yaklaşık %24'ünde uygulanmaktadır.

Bu nedenle şeker hastalığının kontrol altına alınmasının yanı sıra şeker yaraarının nitelikli bir şekilde tedavi edilmesi de hastanın genel sağlık durumunun korunmasında büyük önem taşımaktadır.

Aksi halde şeker yaraları hayati önem taşıyabilmektedir. 

Kimlerde Ayak Yarası Gelişir?

Şeker hastalığı bulunan kişilerin birçoğunda ayaklarda ve ayak bileklerinde yara açılmaları yaşanabilmektedir.

Özellikle ileri yaşlardaki erkek hastalarda, inüslin kullanan hastalarda ve şeker hastalığı sonucunda böbrek, göz ve kalp hastalıkları yaşayan hastalarda şeker yarası oluşum riski daha fazladır.

Bunlarla birlikte alkol ve sigara tüketen hastalarda da şeker yarası oluşum riski bulunmaktadır. 

Şeker Hastalarında Ayak Yarası Nasıl oluşur?

Şeker hastalığı bulunan hastaların sinirleri uzun süreçte zarar görmektedir. Yüksek kan şekerinin açığa çıkardığı bu problem nöropati olarak tanımlanmakta ve bunun sonucunda ayakta dokunma hissinde azalmakta ve kaybolmaktadır. Bu nedenle ayaklarındaki ağrı ve acı hissedilmemektedir.

Şeker yarası ise uzun süreçte birden fazla durumun açığa çıkması sonucunda oluşmaktadır.

Ayakta duyunun  azalmasının yanı sıra dolaşım bozukluğu yaşanması, ayakta şekil bozukluklarının bulunması ve ayaklarda aynı bölgelerde tekrarlayan tahrişlerin yaşanması şeker yarasının açılmasına neden olmaktadır. 

Şeker hastalarının büyük çoğunluğunda ayağa ulaşan damarlarda damar tıkanıklıkları bulunmaktadır. Damar tıkanıklığının yanı sıra şeker hastalığının da etkisi ile ayaklarda açılan yaraların kendiliğinden iyileşme oldukça zor olmaktadır. Bununla birlikte uzun süre açık kalan yaralarda enfeksiyon oluşumu gözlemlenmekte ve bu durum iyileşme sürecini çok dahaz zorlu bir hale sokmaktadır. 

Şeker hastalığı; görme problemlerine de yol açmaktadır. Bu nedenle diyabet nedeni ile açılan yaraları hastaların fark etmesi uzun sürmektedir. Bu durumda ise şeker yaralarının tedavisi için çoğunlukla geç kalınmaktadır. 

Niçin Yara Tedavi Edilmelidir?

Şeker yarası oluşumu sonrasında ayak bakımının profesyonel bir şekilde uzman kontrolünde sağlanması gerekmektedir. Bu süreci podiatri uzmanları yürütmektedir. Enfeksiyon oluşumunun engellenmesinin yanı sıra ayak bakımı amputasyon işleminin de engellenmesini sağlamaktadır. 

Gerek hastanın yaşam kalitesinin yükselmesi gerekse de ayak fonksiyonunun sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini sağlamak amacı ile şeker yarasının mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. 

Şeker hastalarının pek çoğunda görülen ayak yarası probleminde tedavi sürecindeki temel amaç yaranın kısa sürede iyileşmesinin sağlanmasıdır.

Erken dönemde şeker yarasının iyileştirilmesi; enfeskyion oluşumunun önüne geçebileceği gibi gangren gibi problemlerin de oluşumunu engelleyebilecek niteliktedir.

Şeker yarasının tedavi sürecinde gerekli olan bazı koşullar bulunmaktadır. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir; 

  • Enfeksiyonun engellenmesi ve tedavi edilmesi
  • Yara bölgelerinde baskı ve ağırlığın önüne geçilmesi ve engellenmesi
  • Ölü dokuların temizlenmesi (debridman), Depridman uygulaması ile ölü dokuların temizlenmesi
  • Uygun pansuman ve bakım yapılması, Nitelikli bakım ve pansumunan uygulanması
  • Kan şekerinin kontrol altında tutulması
  • Dolaşım bozukluğu problemlerinin tedavisi 

Şeker yaralarının tamamı enfekte olmayabilmektedir. Enfeksiyon durumunun olup olmadığı nitelikli bir tanı süreci ile belirlenmesi ve nitelikli bir şekilde tedavi planlamasının yapılması gerekmektedir. 

  • Kan şekerinin kontrol altına alınması
  • Yaranın sterilizasyonunun tamamlanması
  • Yaranın nitelikli bir şekilde pansumanının uygulanması
  • Ayaklar çıplakken yürünmemesi

Yara olan bacağın üzerine aşırı yük bindirilmemeli ve bu bölge baslı altında tutulmamalıdır. Aynı zamanda özel olarak tasarlanan ayakkabılar ile yaranın büyümesi enfekte olması engellenebilmektedir. Kısacası yaranın herhangi bir materyal ile temasından kaçınılmalıdır. 

Yara bakımı için son yıllarda çeşitli ürünler geliştirilmiştir. Bu ürünler arasında en sık tercih edileni izotonik sodyum klorür içeren steril tuzlu sudur. Bu ürünlerin reçeteye uygun bir şekilde doktor kontrolünde kullanılması önerilmektedir. Aynı zamanda kapalı ve nemli ortamlarda saklanması da gerekmektedir. Şeker yarasının bakımı uzman doktorlar tarafından yapılmalıdır. 

Kan Şekerinin Kontrolü

Şeker yaralarının iyileşmesi ve yeni yaralar açığa çıkmaması için kan şekerinin kontrol altına alınması gerekmektedir. Kan şekeri endokrinoloji uzmanları tarafından tedavi süreçleri ile kontrol altında tutulabilmektedir. 

Enfeksiyona maruz kalmamış birçok yara cerrahi uygulamalara ihtiyaç duyulmadan tedavi edilebilmektedir. Ancak tüm cerrahi dışı yöntemlerin uygulanmasına rağmen yarada iyileşme gözlemlenmiyorsa cerrahi işlem uygulanması gerekebilmektedir.

Cerrahi tedavi yönteminde yaranın iyileşmesine engel olan dokular ve kemikler çıkarılmakta, bölge enfeksiyondan arındırılmakta ve deformasyonların pdüzeltilerek deri parçaları kullanılarak yaranın kapatılması işlemleri gerçekleştirilmektedir.

 

İyileşmeye Etkiyen Faktörler

Yara iyileşme sürecinde pek çok faktör etkili olmaktadır. Bunlar; yaranın kapladığı alan ve ne kadar derin olduğu ile yaranın bulunduğu konumdur. Aynı zamanda yaranın iyileşme sürecinde yara bölgesinde dolaşım bozukluğu olup olmadığı, hastanın kan şekeri oranı da büyük önem taşımaktadır. 

Yara Oluşumu Nasıl Engellenebilir?

Şeker hastalarının özellikle ayak ve bacak bölgelerini yara açılmalarına karşı ve travmatik olaylara karşı maksimum derecede koruması gerekmektedir. Bu süreç oldukça basit ve ucuz yöntemler ile uygulanabilmektedir. 

Şeker hastalarının çoğunda yaşanan yara açılmalarında risk faktörleri aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir; 

  • Dolaşım bozukluğu yaşanması
  • Ayak hijyeninin sağlanamaması
  • Ayakta şekil bozukluğu olması
  • Nöropatik durum yaşanması
  • Kan şekerinin kontrol altında tutulamaması
  • Yanlış ayakkabı ve çoraplar tercih edilmesi

Yara açılması riskine karşın hasta alkol ve sigara tüketmemeli, doğru ve sağlıklı ayakkabılar ve çoraplar tercih etmelidir.

Aynı zamanda kan şekerinin ve kötü kolesterol oranının da kontrol altında tutularak tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Doktor kontrollerinin aksatılmaması ve herhangi bir problem yaşandığında doğru ve nitelikli şekilde müdahale edilmesi de şeker yaralarının oluşmasının önüne geçilmesinde etkili rol oynamaktadır. 

Источник: https://www.cuneytkoksoy.com/seker-hastaliginda-ayak-yarasi-bakimi

Ayak Yaraları

İyileşmeyen Ayak Yaralarının Tedavisi ve Bakımı

Ayaklar, insan vücudunun tüm yükünü taşır ve bunun sonucunda da yıpranmaya maruz kalırlar. Bakıma ihtiyaç duyan ayakların yeterli düzeyde temizliğinin yapılmaması çeşitli ayak yaralarına neden olur. Ayak yaraları genel olarak ileri yaşlarda sıkça görülen önemli sağlık sorunlarından bir tanesidir. Bu sorun ilerleyen yaşlarda ayak kaybına bile sebep olabilir.

Yetişkin bireylerde %1 oranında görülen ayak yaraları, 65 yaşını geçen bireylerde %3 ve %4 oranlarına çıkar. Ayak yaralarının oluşumunda pek çok neden bulunsa da çoğu zaman şeker hastalığından dolayı olur.

Şeker hastalığı bulunan kişilerin yaklaşık olarak %15’inde ayak yaralarının oluştuğu görülür ve yaşanan bu durum ayak kayıplarına da yol açar. Şeker hastalığı ile birlikte damarlarıyla bir sorunu olmayan hastalarda ayak bakımı yapılarak ve ilaç tedavisi uygulanarak, ayak yaraları daha hızlı şekilde iyileşir.

Ayak yaraları için yapılan ayak bakımı sonrasında 1-2 haftada yaralar iyileşme göstermediği takdirde damarlarda bir sorun olabileceği ihtimali üzerinde durulması gerekir.

Ayak yaralarının oluşumunda etkili olan pek çok neden bulunur. Bu nedenler şunlardır;

Diyabet sonucunda gelişme gösteren yaraların oluşma sebebi, damarsal sorunlardan kaynaklı olarak sinir hasarının meydana gelmesi ya da kanlanmanın azalmasıdır. Diyabet tanısı konulan bireylerin, tanıdan sonraki bir yıllık süreçleri en riskli dönem olarak görülür.

Sinir hasarlarına bağlı olarak gelişen yaralar daha sık görülmeye başlanır. Ayaklardaki duyunun azalmasından dolayı, ayakların üzerine bindirilen yük sonrasında doku hasarı meydana gelir. Duyu hissi azaldıktan sonra ısı, dokunma, basınç ve eklem hareketlerinin algılanması duyumlarının da azalmasına sebep olur.

Oluşan periferik damar rahatsızlığı, topuk ve diz arasında bulunan damarları etkisi altına alır. Dokulara yeteri kadar kan gitmemesi nedeniyle doku hasarı gelişme gösterir. Sinirlerde gelişen hasar, ayakta terlemeye engel olarak cildin kuruyarak çatlamasına sebep olur, enfeksiyonun oluşum hızını arttırır.

Ayak yaraları uygun olmayan ayakkabılar, travmalar ve basınçlar gibi mekanik strese bağlı olarak gelişmeye başlar. Eklem hareketlerinin azalması, nasırların düzgün şekilde yapılmayan tedavisi, ayak temizliğinin yeteri kadar yapılmaması gibi nedenlerden kaynaklı olarak enfeksiyon oluşabilir.

Ayağın tedaviye acil olarak ihtiyacı olup olmadığı aşağıda yer alan durumlara göre belirlenir;

  • Ayakta şişme olması ve kızarma oluşması
  • Ayakta enfeksiyon, renk değişimi ve cildin altında gaz birikmesi
  • Ayak derisinin pembeleşmesi, nabzın olmaması ve kangren varlığının bulunması

Tedavi aşamasında yatak istirahati, kan şekeri kontrolünün yapılması, damardan antibiyotik tedavisinin yapılması ve dokuların cerrahi yol ile tedavisinin yapılması gereklidir. Ayrıca düzenli olarak pansumanların da devam ettirilmesi gerekir.

2. Toplardamar Yetmezliğine Bağlı Olarak Gelişen Ayak Yaraları

Bu tür yaralar venöz yetmezlik olarak da adlandırılır. Oluşan bu yaralar çoğunlukla ayak bileğine yakın bölgelerde gelişim gösterir.

Yaranın çevresi kahverengi bir renge dönüşür, bacakta ağrı ve şişlik belirtileri gözlenir. Bu yaralar için doğru tanı konularak, doğru tedavi uygulanırsa yaralar hızlı iyileşme süreci gösterir.

Toplardamar yetmezliği gösteren damar, lazer ile ya da cerrahi yöntem ile ortadan kaldırılarak tedavisi yapılır.

Bu soruna bağlı olarak gelişen ayak yaraları en çok topuklarda ve parmaklarda görülür. Ayaktaki yara tam olarak gelişmeden ayak parmaklarında morarma ve siyahlaşma görülebilir. Hastaların ayak yaralarına ağrı, soğukluk ve solukluk gibi belirtiler de eşlik eder.

Bu yaralar oluşurken dokulara yeteri miktarda kan gönderilmez ve dokular oksijenden mahrum kalır. Yapılacak olan tedavi ile bölgeye kan akımının arttırılması sağlanır. Bu sebepten dolayı da atardamarlara stent ya da balon uygulaması yapılabilir, cerrahi yöntem uygulanarak kanın akışı arttırılabilir.

Uygulanan yöntemler sonucunda da ayak yaralarının daha hızlı şekilde düzelmesi sağlanmış olur.

4. Mantar Enfeksiyonları

Ayaklarda parmaklarında oluşan yaraların en büyük sebebi mantar enfeksiyonudur. Ayaklar yeteri kadar temizlenmezse ve bakımı yapılmazsa, özellikle de ayakların nemli olduğu durumlarda mantar enfeksiyonu daha fazla oluşur.

Mantar enfeksiyonlarında ayaktaki yaralar ile birlikte kaşınma başlar. Bu duruma bağlı olarak tırnaklar mantara bağlı değişime uğrayabilir. Bu değişimlerde en fazla tırnaklardaki sararma ve uzamasında oluşan problemler örnek olarak gösterilebilir.

Bu enfeksiyon türlerinden kaynaklı yaraların tedavilerinde öncelikli olarak uzmanlar tarafından ilaç tedavisi başlatılır. Yaralar için doktorlar tavsiye etmeden ve onların kontrolü altında olmadan ilaç alınmaması gereklidir.

İlaç kullanımı dışında ayakların sürekli olarak temiz ve kuru olarak tutulmasını da yaraların iyileşmesinde büyük bir önem taşır.

5. Nasır Oluşumundan Kaynaklanan ayak Yaraları

Hemen hemen herkeste nasır oluşabilir. Genel olarak nasır sıkı ayakkabı kullanılması sonucunda meydana gelir. Nasır oluşurken ilk olarak deri kalınlaşması olur. Nasırın ilerleyen aşamalarında da yara oluşumu başlar. Bu durum genelde nasırların temizliğinin iyi yapılmadığı durumlarda görülür. Ardından da nasır iltihap kapar ve kapanması zor yaralara dönüşebilir.

Bundan dolayı da kişiler tarafından öncelikli olarak nasır oluşumunun önlenmesi gereklidir. Her zaman için rahat olan ve ayakları sıkmayan ayakkabılar tercih edilmelidir. İkinci olarak da nasırların azalmasını sağlamak için eczanelerden nasır ilaçları alınabilir. Son olarak ise yara halini alan nasırlar göz ardı edilmeyerek tedavisinin mutlaka yapılması gereklidir.

6. Egzama Oluşumundan Kaynaklanan Ayak Yaraları

Egzama, yoğun olarak el parmakları ve el ayası içinde gözlenmekte olan bir tür deri rahatsızlığıdır. Ancak yapılan literatür taramaları sonucunda egzamanın ayak parmakları ile ayak tabanında da görülebildiği ortaya çıkmıştır.

Egzama genel olarak metal veya metal benzeri olan yüzeylere karşı alerjisi bulunan eller ve ayaklarda gözlenir. Böyle durumlar karşısında kişinin acil olarak temas etmiş olduğu materyalden acil olarak uzaklaşması gereklidir. Egzamalı olan ayaklar hiç zaman kaybedilmeden tedavi edilmelidir ve yayılımın önüne geçilmelidir.

Bu yüzden kişiler şikayetlerini kesinlikle ihmal etmeyerek, uzman bir doktora başvurmalıdır.

Ayak Yaraları Nasıl Önlenir?

  • Ayakların her gün düzenli olarak kontrolünün yapılması gereklidir.
  • Ayaklar ılık su ve sabun ile yıkanarak, kurutulmalıdır. Ardından da nemlendirici sürülmelidir. Gün içinde giyilen ayakkabılar kontrol edilmelidir.
  • Ayaklara uygun ayakkabı tercihi yapılmalıdır.
  • Ayakkabılar içerisinde ayak parmakları rahat etmelidir. Bağcıklı olan ve geniş olan ayakkabılar tercih edilmelidir.
  • Ayaklar ısı ve ısı kaynaklarından uzakta tutulmalıdır.

Источник: https://evdesifa.com/ayak-yaralari/

İyileşmeyen Yaralar: Nedenleri ve Tedavisi — Multi Yaşam

İyileşmeyen Ayak Yaralarının Tedavisi ve Bakımı

Bulaşma ve Enfeksiyon
Yaranın iyileşmesinin gecikmesinde en yaygın sebeplerinden biri yaranın enfeksiyon kapmasıdır. Bir yara enfeksiyon kaparsa bağışıklık sistemi bu bulaşma ya da enfeksiyonun sebep olduğu bakteriyle savaşmak için çok enerji kullanır. Bu bakteri zararlı olan toksinler üretir. Toksinler buna karşılık iyileşme sürecine engel olur.

Kan Dolaşımı Bozukluğu
Besinler ve oksijen iyileşen bölgeye kan yoluyla ulaştırılır. Kan iyileşen bölgedeki birikintilerin yanı sıra bakteri ve toksinleri atar. Kan dolaşımı veya kan akışı ve kan oksijenasyonunu azaltan durumlar, yaranın geç iyileşmesi hatta az iyileşmesinin çok yaygın sebepleridir.

Diyabet, ileri yaş, yüksek kan basıncı ve periferik damar hastalığı gibi etkenler dolaşımda bozukluğa neden olabilir. Kronik akciğer hastalığı ve anemi kanın oksijenasyonunu engeller. Obezite de bir yaranın iyileşme oranını düşürür. Bunun sebebi, yağlı dokularda daha az kan damarının bulunmasındandır. Tütünün de aynı zamanda yaraların iyileşmesini engellediği bilinmektedir.

Yaranın Durumu
Yaranın durumu ve konumu yaranın iyileşme hızını etkiler. Devamlı travma ve aşırı basınç yaranın iyileşmesini yavaşlatır. Su kaybı da hücrelerin kuruması ve kabuklanmasına sebep olur. Öte yandan aşırı su alma kesiklerin fazla nemlenip yıpranmasına neden olur. Yaranın iyileşmesi için nekrotik ve ölü dokuyu kaldırmak önemlidir.

İlaç Kullanma
Kartikosteroid gibi yangısal cevabı yerleştirme yeteneğine sahi ilaçlar, yaranın iyileşmesini geciktirir. Kemoterapi, hücrelerin çoğalmasını durdurur ve bu yaranın iyileşmesini engeller.

Yaş
Geçmeyen yaralar ileri yaştaki hastalarda sağlıklı yetişkin ve çocuklara göre daha fazla olur.

Bunun sebebi ileri yaştaki insanların hassas bir vücuda sahip olması ve düşük antikor üretimi, yavaş yangısal cevap ve yavaş endokrin sistem fonksiyonlarından dolayı enfeksiyon riskinin yüksek olmasıdır.

Bunların hepsine ek olarak ileri yaştaki insanların, oksijenasyonun yanı sıra kan dolaşımını engelleyen diyabet ve kalp rahatsızlığı gibi kronik hastalıklara sahip olmaya daha yatkın olmalarıdır.

Kötü Beslenme
Vücut yaraların iyileşmesi için kalori, protein, A-C vitamini ve çinkoya ihtiyaç duyar. Bu yüzden iyi dengelenmiş bir diyet gereklidir. Vitaminler yaraların iyileşme sürecinde büyük rol oynar. Bundan dolayı vitamin desteği almanız çok önemlidir.

1)  Enfeksiyonu Önlemek İçin Doğal Antiseptikler Kullanın

Zaman zaman yarayı temizlemek için doğal bir antiseptik (mikrop öldürücü) kullanın. Bu, enfeksiyonlarla savaşır ve aynı zamanda iyileşmeyi kolaylaştırır. Yarayı nemlendirip üstünü kapatmanız tavsiye edilir çünkü yarayı örtmek enfeksiyonu önlemeye yardımcı olur. En iyi mikrop öldürücü özelliğe sahip bitkiler şunlardır: fesleğen otu, mercan köşk, ekinezya, sarımsak, nane.

2)  Protein Alımını Artırın

İnsan derisi proteinden oluşmuştur. Kesik ya da yara olduğunda ekstra protein gereklidir. Bu, özellikle operasyon geçirenler için geçerlidir çünkü ameliyat protein ve kalori ihtiyacını arttırır. Vücudunuz yaraları onarmak ve iltihabı azaltmak için antikor ve bağışıklık hücreleri üretmeye ihtiyaç duyar. Yeterli protein olmadan iyileşme gecikir ve enfeksiyon riski daha da artar.

3)  Bitkileri Kullanın

Yaraların tedavisi için çok çeşitli bitkisel kremler vardır. Diğerlerinin yanında çay çiçeği yağı, ekinezya, şamdan çiçeği bu listeye dâhildir.

Zeytinyağının içine adaçayı, mercanköşk ve koyun kıran karışımı; enfeksiyonlarla savaşmak ve yaraları iyileştirmek için geleneksel bir tedavidir.

Bununla birlikte derin yaralar için önerilmezler çünkü derin ve operasyonel yaraların iyileşmesini geciktirdikleri bilinir.

4)  Bal Deneyin

Balda bulunan virüs önleyici maddeler ve enzimler yaralar için mükemmeldir. Bal, enfeksiyon riskini azaltmasının yanında yaranın iyileşmesini hızlandırır. Manuka balı özellikle etkilidir.

5)  Aloe Vera Jeli Kullanın

Her gün iki defa kesik ya da yaranıza aloe vera uygulamak yaranın nemlenmesine yardımcı olur ve bu hızlı iyileşmeyi teşvik eder.

6)  Güvercin ağacı Kullanın

Günde iki defa kullanın. Güvercin ağacını eczaneden alabilirsiniz. Hidrofil pamuğun üzerine uygulayın ve yaranın ya da kesiğin üzerine bastırın.

7)  Şeker Kullanın

Yarayı temizleyin ve üzerine şeker dökün. Eğer yara genişse üzerine şeker dökmeden önce balla kaplayın. Bu, şekerin yerinde kalmasına yardımcı olacaktır. Yarayı bandajla sarın ve sabitlemek için bant kullanın.

Bandaj, bakterilerin yaraya bulaşmasını önler, bakterilerin yaraya enfeksiyon bulaştırmasını önler. Bandajı değiştirin ve yeni bir bandaj takmadan önce yarayı temizleyin. Bandajı yavaşça kaldırmak yerine hızlıca çekin.

Bu, hızlı hareket ölü dokuyu kaldıracaktır.

Источник: https://multiyasam.com/iyilesmeyen-yaralar-nedenleri-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.