İyot Eksikliği Ciddi Hastalıklara Sebep Oluyor

içerik

İyot nedir, ne işe yarar? İyot eksikliği nedenleri, belirtileri ve tedavisi

İyot Eksikliği Ciddi Hastalıklara Sebep Oluyor

İyot, tiroid bezinin işleyişini düzgün sürdürmek için gerekli temel maddedir. Tiroid bezi, iyodu tiroid hormonlarını sentezlemede kullanır.

Tiroid hormonları büyümeye ve hücre hasarı onarımına yardımcı olur, metabolizmayı ve diğer önemli vücut fonksiyonlarını kontrol eder. Tiroid fonksiyonlarının azalmasının nedeni, iyodun düzeylerinin düşük olmasıdır.

Buna bağlı hastalıkların engellenmesi için dışarıdan iyot alınmalıdır.

Tiroid kanseri nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Ayrıca iyodun mantar, bakteri gibi diğer mikroorganizmaları öldürücü özelliği vardır. Mantara bağlı bazı deri hastalıkları ve diyabetik ülserlerin tedavisinde deriye sürülerek uygulanabilir. Ayrıca suyun arıtılmasında da kullanılır.

Günlük iyot ihtiyacı ne kadardır?

  • 0-5 yaş: 90 mikrogram/gün
  • 6-12 yaş: 120 mikrogram/gün
  • Gençlerde ve erişkinlerde:150 mikrogram/gün
  • Hamilelerde ve emzirme sırasında: 200-300 mikrogram/gün

İyot eksikliği nedenleri

İyot eksikliği dünya çapında milyonlarca insanı etkilemektedir. İnsanların sağlıklı gıdaya yeterince erişemediği ülkelerde daha yaygındır. En önemli iyot eksikliği nedenleri:

  • Toprağın iyot açısından fakir olduğu bölgelerde yaşamak
  • İyot açısından fakir bir beslenme düzenine sahip olmak
  • Vücudun iyotu yeterince işleyememesi

Ayrıca lahana, karnabahar, brüksel lahanası, şalgam, turp gibi antitroit bileşikleri olan sebzeler de tiroid bezinde iyotun taşınmasını engelleyerek yetersizliğin oluşmasında etkili olabilir. Bu besinler dengeli tüketilmelidir.

Ayrıca iyot eksikliği açısından yüksek risk altındaki kişiler:

  • Gebe kadınlar
  • Toprağı iyot açısından fakir ülkelerde yaşayanlar
  • İyotlu tuz kullanmayanlar
  • Vejetaryen ve veganlar

İyot eksikliği belirtileri

  • Boyunda şişkinlik
  • Yorgunluk
  • Soğuğa karşı artan hassasiyet
  • Kabızlık
  • Cilt kuruluğu
  • Kilo artışı
  • Yüzde şişkinlik
  • Kas güçsüzlüğü
  • Yüksek kan kolesterol düzeyleri
  • Kaslarda ve eklemlerde ağrı veya sertlik
  • Kalp hızında yavaşlama ve bunun sonucunda baş dönmesi ve bayılma
  • Saç dökülmesi
  • Depresyon
  • Hafızada zayıflama
  • Regl döneminin normalden ağır geçmesi

Sodyum nedir, neye yarar? Hangi besinlerde bulunur, fayda ve zararları

Boynun önündeki şişlik veya guatr, iyod eksikliğinin en yaygın bir belirtisidir. Tiroid bezi, iyot eksikliği nedeniyle tiroid hormonlarını üretmekte zorlandığında ortaya çıkar.

Ayrıca iyod saç ve cilt hücrelerinin yeniden oluşmasına katkıda bulunduğu için eksikliği durumunda saç dökülmesi ve cilt kuruluğu oluşabilir.

Tiroid hormonları kadınlarda adet döngüsünün düzenlenmesini etkilediğinden iyot eksikliği olan kadınlarda bu dönem ağır veya düzensiz geçebilir.

Saç dökülmesi, üşüme ve halsizlik varsa, nedeni iyot eksikliği olabilir

Guatr ve hipotiroidi iyotun eksikliği ile ilişkili en sık görülen hastalıklardır. Ayrıca iyot eksikliği bulunan kişiler aşağıdaki hastalıklar için risk altındadır:

  • Tiroid kanseri
  • Tiroidle ilişkili ottoimmun hastalıklar
  • Kadınlarda kısırlık
  • Prostat, meme, endometriyum ve yumurtalık kanseri
  • Kalp büyümesi veya kalp yetmezliği gibi kalp sorunları
  • Periferal nöropati: Sinirlerdeki hastalıkları ifade eder. Karıncalanma ve uyuşukluk, iğneler batması, aşırı hassasiyet, deri, tırnak ve saçta renk değişiklikleri, ayaklarda yara ve ülserler, terleme bozuklukları, kalp ritmi bozuklukları, gece ishalleri, idrar tutamama başlıca belirtileri arasındadır.
  • Çeşitli zihinsel hastalıklar ve bozuklar

Hipotiroidi nedir, neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

İyot eksikliği tedavisi

Birçok hastalıkta olduğu gibi, tedaviden ziyade sorunun ortaya çıkmasını engelleyici önlemler alınması daha önemlidir. Son 80 yılda, iyod eksikliğini ortadan kaldırmak için dünya çapında çalışmalar yapılmıştır. Bu sorun, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) en önemli hedeflerinden bir tanesidir.

İyotla zenginleştirilmiş tuz, birçok ülkede bu sorunun önlenmesinin temel dayanağı olmuştur.

Yaygın iyotlu tuz kullanımının mümkün olmadığı bölgelerde, zaman zaman iyotlu yağ enjeksiyonları ya da iyotlu ekmek üretimi uygulamaları olmuştur. Su kaynaklarının iyileştirilmesi de bazı bölgelerde etkili olmuştur.

Beslenme ile iyod alımı yetersiz ise takviye gerekebilir. Birçok multivitamin kapsül ve tablet 100-150 mcg iyot içermektedir.

İyot eksikliği ilaçları

Potasyum iyodür ve potasyum iyodat içeren takviyeler vücut tarafından en kolay emilen formdur. Günlük 150 mcg’yi aşmayacak şekilde takviye kullanın. Aşırı iyot yüklemesi tiroid sorunlarına neden olabilir. İyot eksikliği olan çoğu insan diyetlerini değiştirerek veya ekleme yaparak sağlık sorunlarını düzeltebilir.

Tiroid kanseri nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Miksödem (hipotiroidizmin ağır bir formu) olan kişilerin hastanede tedavi edilmesi gerekebilir. Kişi stabil hale geldikten sonra, doktor tiroid fonksiyonlarını izleyecek ve hormon seviyelerinin düzenli olmasını sağlayacak şekilde iyotu yeterli tüketmesi için bir diyet önerecektir.

İyot eksikliği ve hamilelik

İyotlu tuzun bulunmadığı ve iyot eksikliği bulunan bölgelerde iyot takviyeleri, üreme çağındaki kadınlar, gebe kadınlar ve emziren kadınlar için uzmanlar tarafından önerilmektedir. Tüm gebeler günde yaklaşık 250 mcg iyod tüketmelidir.

Günlük toplam 250 mcg’ye ulaşmak için, stratejiler ülkelere göre değişebilir. Bazı ülkelerde, yılda bir kez verilen 400 mcg içeren iyotlu yağ takviyeleri uygun olabilir, diğerlerinde ise potasyum iyodür takviyesi günlük olarak verilebilir.

Hamilelik sırasında hafif bir eksiklik bile doğum ve gelişmekte olan bebek üzerinde etkili olabileceğinden, hamileliği planlayan, hamile olan ve emziren kadınlar, diyetlerini, potasyum iyodür şeklinde 150 mcg iyot içeren günlük bir oral destekle takviye etmelidir. Bu planlanan gebelikten en az 3 ay önce başlatılır. Hipertiroidizm nedeniyle tedavi gören veya LT4 hormonu alan gebelerde iyotun takviyesine gerek yoktur.

Gebe kadınlarda tiroid hormonunun düşük miktarlarda olması, doğum kusurları riskini arttırabilir. İyot eksikliğinin neden olabileceği sorunlar şunlardır:

  • Düşükler
  • Ölü doğum
  • Erken doğum
  • Yenidoğanlarda konjenital anomaliler
  • Kretinizm hastalığı (Ağır vakalarda, tiroid hormonu salgılanmasındaki yetersizlik sonucu, zihinsel ve fiziksel gelişimin durması ile kendini gösteren bir hastalık)

Bebeklerde ve çocuklarda iyot eksikliği

Gelişmekte olan bebek veya küçük çocukta, eksikliğin büyüme ve zeka geriliği gibi ciddi etkileri vardır. İyot eksikliği gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sorundur ve çocuklarda önlenebilir zihinsel yetersizliğin dünyadaki bir numaralı sebebidir. Hafif düzeyde olduğunda sadece guatra neden olur, ancak yine de beyin gelişimini geciktirebilir.

Bebeklerde iyot eksikliği belirtileri

  • Tıkanma, boğulma
  • Dilde genişleme
  • Yüzde şişkinlik
  • Kas zayıflığı
  • Aşırı uyku
  • Yenidoğan guatrı
  • Yenidoğan hipotiroidizmi
  • Nörolojik bozukluklar
  • Tiroid bezinin nükleer radyasyona yatkınlığında artış

Çocuklarda ve ergenlerde iyot eksikliği belirtileri

  • Büyüme geriliği
  • Diş gelişiminde gecikme
  • Ergenlikte gecikme
  • Zayıf zihinsel gelişim
  • Düşük IQ
  • Öğrenme güçlüğü

İyot eksikliği ve guatr

Boynun önündeki şişlik, iyot eksikliğinin en sık görülen belirtisidir. Buna guatr denir ve tiroid bezi çok büyüdüğünde ortaya çıkar. Tiroid bezi boynunuzun önünde küçük, kelebek şeklinde bir bezdir. Tiroid uyarıcı hormondan (TSH) sinyal aldıktan sonra tiroid hormonlarını yapar.

TSH kan seviyeleri yükseldiğinde, tiroid bezi tiroid hormonlarını yapmak için iyodu kullanır. Vücudunuzda iyot seviyesi düşük olduğunda, yeterince üretim yapamaz. Telafi etmek için tiroid bezi daha çok çalışmaya başlar.

Bu, hücrelerin büyümesine ve çoğalmasına neden olur ve sonuçta guatra yol açar.

Guatr nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

İyot eksikliği, dünya çapında, tiroid büyümesi ve guatrının en yaygın nedenidir. Guatr içinde nodüller gelişebilir.

Büyük guatra sahip hastalar boğulma semptomları yaşayabilir, özellikle de uzanırken, yutma ve nefes alma zorluğu çekebilirler. Neyse ki, çoğu vaka iyodun alımını artırarak tedavi edilebilir.

Ancak, guatrın uzun yıllar tedavi edilmemesi halinde, kalıcı tiroid hasarına neden olabilir.

İyot eksikliği için ne yemeli?

Topraktaki iyot miktarının çeşitliliği, sulama suyu ve gübreler nedeniyle, meyve ve sebzelerdeki iyotun miktarı değişebilir. Ancak iyot bakımından en zengin besinler şu şekilde sıralanabilir:

  • Peynir: Süzme peynir en iyi iyod kaynaklarından biridir. Bir parça süzme peynir 65 mcg sağlarken, bir parça kaşar peyniri yaklaşık 12 mcg sağlar.
  • İnek sütü: 1 bardak süt günlük ihtiyacın % 59-112’sini karşılayabilir.
  • Yumurta: Yumurtadaki iyotun büyük kısmı sarısında bulunur. Ortalama olarak, bir büyük yumurta günlük önerilen miktarın %16’sını sağlar.
  • Ton balığı: Üç parça ton balığı, günlük önerilen miktarın yaklaşık %11’ini sağlar.
  • Morina balığı: Yağ ve kalori değeri düşük ancak iyotla birlikte çok çeşitli mineraller ve besinler açısından çok zengin bir balıktır. Örneğin, 85 gram morina balığı yaklaşık 63-99 mcg veya günlük önerilen miktarın % 42-66’sına karşılık gelen iyod içerir.
  • Karides: Üç parça karides, günlük değerin yaklaşık % 23’ünü sağlar.
  • İyotlu tuz: İyotlu tuzdan günde 2 gr kullanmanız günlük ihtiyacınızı karşılayacaktır. Tuzu nemli olmayan serin ortamlarda, ışık, güneş ve hava görmeyen koyu renkli kapalı cam kaplarda saklamaya ve yemek piştikten sonra katmaya dikkat ediniz, aksi takdirde iyodu kaybolabilir.

İyot eksikliği nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

  • Yoğurt: Bir fincan sade yoğurt, günlük önerilen miktarın yaklaşık yarısını sağlar.
  • Deniz yosunları (deniz börülcesi): Deniz yosunu, en iyi doğal iyod kaynaklarından biridir. Bununla birlikte, içerdiği miktar, türüne, büyüdüğü bölgeye ve hazırlanmasına bağlı olarak önemli ölçüde değişebilir.
  • Kuru erik: Kuru erik vejetaryen veya veganlar için iyi bir iyod kaynağıdır. Beş kuru erik, 13 mcg iyot ya da günlük ihtiyaç duyulan değerin yaklaşık % 9’unu sağlar.

Çok fazla iyot almak da sorunlara neden olabilir. Bu özellikle zaten nodüller, hipertiroidizm ve otoimmün tiroid hastalığı gibi tiroid problemleri olan bireyler için geçerlidir. İlaçlar (örn. amiodaron), radyoloji prosedürleri (iyotlu intravenöz boya) ve deniz ürünlerinin aşırı tüketimi yoluyla büyük miktarlarda iyot alımı tiroid fonksiyonları bozabilir veya kötüleştirebilir.

Referanslar:1- Health Consequences of Iodine Deficiency, 2- Symptoms of Iodine Deficiency, 3- Iodine Deficiency

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/iyot-nedir-ne-ise-yarar-eksikligi-nedenleri-belirtileri-tedavisi/

Saç dökülmesi, üşüme, halsizlik, unutkanlık…

İyot Eksikliği Ciddi Hastalıklara Sebep Oluyor

Korunması ve mücadele etmesi kolay bir sorun olmasına karşın, iyot eksikliği tüm dünyada küresel bir problem olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünya nüfusunun yüzde 54’ü iyot yetersizliği ve bunun yaratabileceği hastalık riskleriyle yaşıyor.

Ülkemizde de 1999 yılından bu yana iyot eksikliği/guatr ile mücadele amacı ile sofra tuzlarına iyot ekleniyor. Ancak, çalışmalardan olumlu sonuçlar alınmasına karşın, ülkemizde iyot yetersizliğine bağlı guatr, önemli bir sağlık problemi olarak insanları etkilemeye devam ediyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter, besinlerden alınabilen iyodun yetersizliği durumunda, çocuklarda büyüme geriliği, zeka ile ilgili sorunlar, erişkinlerde ise guatr (tiroit bezinde büyüme), tiroit nodülü ve hipotiroidi gibi hastalıkların ortaya çıktığını hatırlatıyor.

İyot eksikliğinin nedenleri nelerdir?

Sağlıklı beyin gelişimi ve büyümenin temel taşlarından olan tiroit hormonlarının üretilebilmesi için vücuda yeterli miktarda iyot alınması gerekiyor. Ancak ne yazık ki vücut tarafından üretilemiyor.

Bu nedenle deniz suyu ve toprakta doğal olarak bulunan iyot aynı zamanda, deniz ürünleri, et, süt ürünleri, yumurta gibi besinlerden de karşılanabiliyor. Eğer, beslenme yolu ile yeteri kadar iyot alınamazsa sorun kronikleşiyor ve buna bağlı problemler ortaya çıkıyor.

İyot eksikliğini küresel bir sorun haline getiren en önemli etken ise toprak ve sularda yeterli miktarda iyot bulunmaması olarak gösteriliyor.

İyot eksikliği nedeniyle ortaya çıkan tiroit hastalıklarının başında ise guatr geliyor. İstatistiklere göre, dünyada yeterince iyot alamadıkları için 740 milyon kişi guatr hastalıklarından etkileniyor.

Prof. Dr. Rüştü Serter, tiroit bezinin büyümesine bağlı olarak ortaya çıkan bu sorunda hastanın şikâyetlerinin ancak hormon düzeyleri belirgin olarak düşmeye başladığında ortaya çıktığına işaret ediyor.

İyot eksikliğinin belirtileri nelerdir?

Tiroit hormonu düşüklüğünde metabolizma yavaşladığı için kilo alma hastalardaki en yaygın şikayetlerden birini oluşturuyor.

Bununla birlikte, halsizlik, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, ciltte kalınlaşma, kabızlık, soğuğa tahammülsüzlük, saç ve tırnaklarda kırılma, adetlerde düzensizlik, unutkanlık zamanla ortaya çıkan yakınmalar arasında gösteriliyor.

Daha ilerlemiş durumlarda ise konsantrasyon güçlüğü, depresyon, duygu durumunda dalgalanmalar, kalp ve akciğer yetersizliği gelişebiliyor. İyot eksikliğinin uzun dönemde kadınlardaki en önemli etkilerinden biri ise infertilite (kısırlık).

Önlenebilir zeka geriliğinin nedeni

Gebelik ve emzirme döneminde ise iyot eksikliği yaratabileceği ciddi sorunlar nedeniyle çok daha fazla önem taşıyor.

Ciddi iyot eksikliği yaşayan annelerde, düşük, erken doğum, doğumsal anomaliler ve bebekte hipotiroidi (kretenizm), zeka ve gelişme geriliği, işitme ve konuşma bozuklukları görülebiliyor. Prof. Dr.

Rüştü Serter, yeni doğanda hipotiroidiyi erken tespit edebilmek için her doğan bebekte TSH hormon kontrolü yapıldığını belirtiyor.

Önlenebilir zihinsel geriliğin de başlıca nedenin iyot eksikliği olduğunun altını çizen Prof. Dr.

Rüştü Serter, “Dünyada her yıl doğan yaklaşık 50 milyon çocuk, annelerinin diyetinde yeterince iyot bulunmaması yüzünden farklı ölçülerde zeka geriliği riskiyle karşı karşıya.

Çalışmalar, büyüme geriliği olan çocuklarda iyot eksikliğini tedavi etmenin, büyüme üzerinde olumlu etkilerinin olduğunu gösteriyor” diyor.

Kanser gelişim riskini artıyor

Uzun dönem iyot eksikliği yaşayan kişilerde tiroit kanseri riskinin de arttığına dikkat çeken Prof. Dr.

Rüştü Serter, sözlerine şöyle devam ediyor: “İyot eksikliği durumunda nodüller ortaya çıkarken, iyot düzeyi normal olanlara oranla, herhangi bir kaynaktan gelen iyodu çok daha fazla alıyor.

Çevredeki radyoaktif iyodun tutulumu da iyot eksikliği olan bireylerde daha fazla olacağı için kanser görülme riski de artıyor. Nitekim Çernobil nükleer kazasından sonra ülkemizde tiroid kanser oranında belirgin artış yaşanmasındaki etken de budur.”

İdrarda iyot düzeyine bakmak gerekiyor

Erişkinde iyot eksikliğinin erken dönemlerde belirti vermiyor. Üstelik eksikliğin olup olmadığı ne yazık ki fizik muayene ile anlaşılmıyor. Prof. Dr. Rüştü Serter vücuttaki iyot durumunu değerlendirmek için en pratik yöntemin idrarda iyot atılımının ölçülmesi olduğunu belirtiyor ve şüphelenilen vakalarda idrarda iyot düzeyi ölçülmesi gerektiğine işaret ediyor.

İyot eksikliği nasıl tedavi edilir?

İyot eksikliğinde korunma tedavisi gıdalarla yeterli iyot alımıyla başlıyor. İşlenmemiş deniz ve kaya tuzu ise önemli doğal iyot kaynağını oluşturuyor. İyottan zenginleştirilmiş tuz ise iyot eksikliği ile mücadelenin en etkin yolu. Bu amaç için fazla miktarda tuz kullanımına gerek olmadığını söyleyen Prof. Dr.

Rüştü Serter, “Günde sadece 2 gram iyotlu tuzun sürekli kullanılıyor olması iyot ihtiyacını karşılamaya yetiyor. Tuzdaki iyotun korunması için nemli olmayan, ışık görmeyen kapalı kaplarda saklanması ve yemeğe piştikten sonra ilave edilmesi önem taşıyor.

Belirgin iyot eksikliği tespit edilmiş kişilerde ise hekim tarafından iyot preparatları önerilebilir” diyor.

Ülkemizde 1999 yılından bu yana iyot eksikliği/guatr ile mücadele amacı ile sofra tuzlarına iyot ekleniyor. Bu korunma politikasının guatrı olmayan yeni nesillerde guatr gelişme olasılığını belirgin olarak azalttığına işaret eden Prof. Dr.

Rüştü Serter, okul çocuklarında iyot taraması olarak gerçekleştirilen çalışmalarda 1999 dan 2007 ye iyot düzeyinde yaklaşık 4 kat artış gözlendiğini anlatıyor.

Genel olarak bakıldığında iyotlu tuz ile toplumda iyot alımının artırılmasının gelecekteki guatr oranını belirgin olarak düşüreceği düşünülüyor.

Aşırı iyot alımı sorun yaratır mı?

Bir grup tiroit hastalığında iyot yüklemesinin bu hastalarda tiroidin aşırı çalışmasını körükleyebileceğine işaret eden Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr.

Rüştü Serter, “ Graves, Hashimoto tiroidi (hormon replasmanı almayanlar) ve sıcak nodülü olan hastaların aşırı iyot almaları, iyotlu tuz kullanmaları sakıncalıdır. Bu hastalar iyotsuz sofra tuzlarını kullanmalıdır. Hastaların bu konuyu doktorlarına danışmaları en doğrusudur.

Bazı ilaçların ve görüntülemede kullanılan radyoopak maddelerin de yüksek düzeylerde iyot içerdiği unutulmamalıdır” diyor.

TİROİT HASTALIKLARI YAŞ İLERLEDİKÇE ARTIYOR

Amerikan Hastanesi Endokrinoloji, Diyabet Ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Dr. Metin Alış, birçok gıdada iyot olduğunu ve yeterli iyot alımıyla iyot eksikliğinden kaynaklanan hastalıkların önlenebileceğini anlattı.

Dünya çapında, geniş coğrafi bölgelerdeki topraklarda iyot eksikliği görüldüğünü aktaran Dr.

Metin Alış, dünya nüfusunun yüzde 29’unun -yaklaşık 130 ülkede- iyot eksikliği olan bölgelerde yaşadığına ve bu bölgelerin öncelikle Himalayalar, Avrupa alpleri gibi dağlık bölgelerde, iyotun buzullaşma ve su baskınıyla yıkandığı yerler olduğuna dikkat çekti.

İyot eksikliğinin Orta Afrika ve Doğu Avrupa gibi okyanuslardan uzak bölgelerde de görüldüğünü ve bu bölgelerde sadece yerel olarak üretilen gıdaları tüketen kişilerin iyot eksikliği hastalıkları için risk altında olduğuna değinen Dr. Metin Alış, “Türkiye’de de iyot eksikliği bölgelere göre değişkenlik gösterir.

Normal diyet iyot alımı günde 100-150 mikrogramdır. Dünya Sağlık Örgütü’nün toplum için saptadığı iyot gereksinimi; yetişkin ve ergenler için günde 150 mikrogram, hamile ve emziren kadınlar için 250 mikrogram, 0-6 yaş arası çocuklar için 90 mikrogram, 6-12 yaş arası çocuklar için 120 mikrogramdır” dedi.

Kaya ve Himalaya tuzunda iyotun yetersiz olduğunu anlatan Dr. Metin Alış, “İyotun gıda ürünlerine eklenmediği alanlarda ana besin iyot kaynakları; tuzlu su balığı, deniz yosunu ve tahıllardır.

Dünyada iyot eksikliğinden kaynaklanan hastalıkları önlemek için yaygın iyot zenginleştirme uygulaması Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerildi ve 1998’den beri Türkiye’de iyot eksikliğini düzeltmek için sofra tuzunun iyotla takviye edilmesi zorunlu oldu,” dedi. Dr. Metin Alış şöyle devam etti:

Yeni doğan bebekler iyot eksikliğinden daha çok etkilenir

“Yeni doğan bebekler ve küçük bebekler, yetişkinlere göre iyot eksikliğinden çok daha fazla etkilenir. Ciddi iyot eksikliği tiroit büyümesi ve tiroit bezinden yetersiz tiroit hormonu salgılanmasına neden olur. Şiddetli iyot eksikliği olan kadınların doğurganlığı ise zayıflayabilir.

Bebeğin beyin gelişimi için tiroit hormonları çok önemlidir ve hamilelerde ciddi iyot eksikliği, büyüme geriliği veya kretinizm denen doğuştan tiroit bezinin yeterli çalışmamasına bağlı zeka geriliğine yol açabilir. Hatta annede hafif iyot eksikliği bile çocuklarda düşük zeka ile ilişkili olabilir.

Hamilelerde sınırda iyot alanlarda bile guatr gelişebilir.

Özetle, yeterli iyot alımı ile iyot eksikliğinden kaynaklanan hastalıklar önlenebilir. Birçok gıdada iyot vardır.

Tuz kullanımıyla ilgili sınırlaması olmayan kişilerde, ulaşılabilecek en kolay ve en ekonomik ana kaynak, normal iyotlu tuzdur.

Hamilelik hazırlığında olan kadınlarda ve hamilelerde ilave olarak iyot tabletleri veya iyot içeren multivitaminlerin kullanılması, bebeğin normal gelişimi için gereklidir.”

TİROİT HASTALIKLARI NELERDİR?

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1055403-iyot-eksikligi-nedir

İyot Eksikliği: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

İyot Eksikliği Ciddi Hastalıklara Sebep Oluyor

İyot eksikliği çok sık karşılaştığımız bir durum. Dolayısıyla iyot eksikliğinin nedenlerini ve belirtilerini iyi bilmeli, doğru hareket etmelisiniz.

Mikro besin eksikliklerine B12 vitamini ile giriş yapmıştım. Benzer şekilde çok sık rastladığım iyot eksikliği ikinci durağım. Çünkü iyot eksikliği sıklığı ciddi şekilde artıyor ve birçok sağlıklı insan durumun farkında değil.

Ayrıca iyot eksikliğinden korunmak çok kolay.

Durum böyle iken size iyot eksikliği ile ilgili gereken her şeyi vermek istiyorum.

Hazırsanız başlıyoruz!

İyot eksikliği neden önemli?

İyot eksikliğinin çok sık görüldüğünden bahsettim. Peki durumun ne kadar ciddi olduğunu biliyor musunuz? Çünkü tek başına “eksik” kelimesi vehameti açıklamıyor.

Şöyle ki Dünya’nın üçte birinde iyot eksikliği olduğunu biliyoruz (1). Ayrıca riskin, iyot açısından fakir toprağa sahip ülkemizde daha da arttığını bilmenizi istiyorum.

Bu faktörler bir yana iyot alımı geçen zamanla beraber azalıyor. Yani insanlar geçmişe göre daha az iyot tüketimi yapıyor. Yapılan araştırmalar iyot eksikliğinin geçmiş senelere göre dört kat daha sık görüldüğünü bildirmesi durumun en net göstergesi (2).

Tamam, iyot eksikliği çok sık. Ama şu meşhur iyot ne işe yarıyor? diye soruyor olabilirsiniz. Hemen anlatayım.

İyot molekülleri vücutta çok önemli olan tiroid hormonlarının üretiminde kullanılır. T3 ve T4 olarak bilinen bu hormonlar -neredeyse- bütün hücreleriniz ile bağlantı kurar ve onların işlevlerini düzenler.

Tiroid hormonları o kadar önemlidir ki zeka gelişiminden, büyümeye, bağışıklık sisteminden, sindirim sistemine kadar birçok önemli yapıyı kontrol eder. Bu konunun ayrıntılarını iyot eksikliğinin belirtilerinde çok daha iyi anlayacaksınız.

Ayrıca iyot eksikliği,

  • Meme kanseri ile ilişkili olabilir (3),
  • Kalp damar hastalıklarına sebep olabilir,
  • Birçok tiroid hastalığının riskini arttırabilir.

Dolayısıyla iyot eksikliği ile ilgili tek risk tiroid hormonlarının bozulması değil!

Hadi devam edelim.

İyot eksikliğinin nedenleri

İyot eksikliğinin ana nedeni beslenme. Çünkü vücut içerisinde üretilmeyen iyotun tek kaynağı diyet. Burada iyot alımını, emilimini ve ihtiyacını değiştiren birçok faktöre aynı anda bakarsanız sorunu daha iyi anlayabilirsiniz.

İyot eksikliğinin nedenleri şöyle sıralanabilir.

  • İyot açısından güçlendirilmemiş tuz kullanmayan veya uzun süre tuz kısıtlaması yapmış bireyler az iyot aldıkları için ciddi eksiklik yaşayabilirler.
  • Vegan ve vejetaryen bireyler hayvansal besinlerin eksikliği sebebiyle ciddi iyot eksikliği yaşayabilirler (4).
  • Brokoli, karnabahar, brüksel lahanası ve soya gibi besinler çiğ tüketilirse iyot zincirini bozar (5).
  • Sigara içmek ve aşırı flor elementine maruz kalmak iyot emilimini azaltır.
  • Gebelik iyot ihtiyacının arttığı bir dönemdir. Dolayısıyla sınırda değerler, gebelik için iyot eksikliği kategorisine girebilir.

Ayrıca iyot eksikliğinin coğrafya ile de bağlantılı. Ülkemiz maalesef bu konuda ciddi bir handikapa sahip ve Türkiye’de yaşayan herkes iyot eksikliği riski taşıyor.

Bunu kendi hastalarımda da ciddi şekilde görüyorum ve neredeyse iyot tetkiklerini rutin listeye almak üzereyim. Çünkü herkes ama herkes zarar görmüş durumda!

İyot eksikliğinin belirtileri

İyot eksikliği açısından kimsenin güvende olmadığını biliyorsunuz. Peki sizde iyot eksikliği var mı? Tetkiklere geçmeden önce şüphe oluşturacak birkaç konu var ve bunları sizinle paylaşmak istiyorum.

  • Ani kilo alımı. Tiroid hormonları metabolizma hızını düzenleyen en önemli elemanlardan. Eğer iyot eksikliği ciddi boyuta erişir ve tiroid hormonlarının düzeyi azalırsa metabolizmanız yavaşlar. Yavaşlayan metabolizma daha az kalori harcamanıza ve geri kalan kalorinin yağ olarak depolanarak ani kilo almanıza neden olur (6).
  • Üşüme hissi. Metabolizmanız yavaşlarsa vücudunuzun ısı üretme yeteneği azalır. Bu normalden daha fazla üşümenize sebep olur.
  • Mental performans kaybı. Tiroid hormonları beyin hücrelerinizi direkt olarak etkiler. Azalmış tiroid hormonları mental performansınızın azalmasına ve sürekli yorgun hissetmenize neden olur. Hatta çocuklukta iyot eksikliği yaşayan bireylerin beyin gelişiminin normalden az olduğu biliniyor.
  • Sık hastalanma. Bağışıklık sisteminde bulunan hücrelerinizi aktive eden ve düzeylerini kontrol eden faktörlerden biri tiroid hormonlarıdır. Dolayısıyla iyot eksikliği, bağışıklık sisteminin zarar görmesine ve hastalıklara daha açık olmanıza sebep olur.
  • Saç kaybı. Saç hücreleri çok hızlı yenilenir. Dolayısıyla hızlı metabolizma tiroid hormonları ile yakından ilişkilidir. Saçların hızlı kaybı ise iyot eksikliğinin belirtisi olabilir.
  • Yorgunluk hissi. Hücre metabolizmasının direkt olarak tiroid hormonları ile alakalı olduğundan bahsettim. Bahsettiğim metabolik yavaşlama kronik yorgunluk oluşturabilir.

Ayrıca iyot eksikliğinin diğer belirtileri,

  • Kalp hızında yavaşlama,
  • İnce ve kuru cilt,
  • Depresyon,
  • Kan yağlarında bozulma (özellikle total kolesterol artışı),
  • Kabızlık,
  • Kadınlarda regl düzensizlikleri ve gecikmesi,

olarak sıralanabilir.

İyot eksikliği testi: Nasıl tespit edilir?

İyot eksikliği açısından risk altındaysanız ve ciddi belirtiler yaşıyorsanız tetkik aşamasına geçmek oldukça önemli.

Dolayısıyla hekiminize başvurmanız gerekiyor. Burada meslektaşlarımın kararlarına kesinlikle saygı duymakla beraber kendi fikirlerimi paylaşmak istiyorum.

İyot eksikliğini tetkik ettirmenin birkaç yolu var. Bunun ilk yolu doğrudan kan iyot düzeyi veya idrarda spot iyot araştırması yapmak olacak.

İkinci yol ise dolaylı olarak tiroid hormonlarını araştırarak iyot eksikliği hakkında fikir yürütmek olacaktır. İkinci seçenek genel olarak şüphe olmadan rutin yapılan tetkiklerin bozuk çıkması ile hekimleri düşündürdüğü için daha fazla deneyim oluşmasına neden oluyor.

Özellikle yüksek TSH değerleri ile normal T3 ve T4 değerleri “subklinik” yani bulgu vermeyen hipotiroidi (tiroid hormonlarının eksikliği) düşündürür.

Eğer hekiminize başvurmak istemiyorsanız evde basit bir tetkik yapabilirsiniz. Bu tetkik kesin sonuç vermemekle beraber size yol gösterecektir.

Öncelikle iyot açısından zengin bir iyot solüsyonu almalısınız (%2 yoğunluklu). Sonrasında derinizin birkaç noktasına (ön kolunuzun iç yüzü en uygun yerdir) 2×2 cmlik bir kare boyayın.

Boyadığınız noktayı 24 saat sonra kontrol edin. Eğer boyadığınız alan kaybolduysa iyot eksikliğiniz olabilir. Eğer renk hala görünebilir haldeyse iyot eksikliğiniz riskiniz daha az demektir.

Test deri üzerinden iyot emiliminin gözlenmesi prensibine bağlı. Sürdüğünüz içeriğin emilmesi vücudunuzun iyot ihtiyacı olduğunu gösterir. Eğer emilmezse iyot ihtiyacınız yoktur.

İyot eksikliği ile ilgili neden risk altındasınız?

İyot eksikliğinin sık rastlanan bir durum olduğunu birçok hekim, halk sağlığı görevlileri ve yetkililer biliyor. Ama kaçırılan birkaç nokta var.

İlk nokta güçlendirilmiş tuzlar ile ilgili. Ülkemizde satılan tuzların iyot açısından güçlendirilmesi zorunludur. Ama geçmişte “yurtdışında” yapılan araştırmalar birçok “iyot açısından güçlendirilmiş” tuzun yeteri kadar iyot içermediği bulunmuştur.

Ben ülkemizde de bu durumun geçerli olduğunu düşünüyorum. Çünkü tuzlar güçlendirilmiş olmasına rağmen iyot eksikliği hala çok sık.

İkinci nokta ise iyot açısından fakir beslenme. Çünkü insanlar tuzu düşman olarak görüyorlar (ki bence değil). Dolayısıyla tuz kısıtlaması yapılıyor. Üzerine kötü beslenme iyot eksikliğini derinleştiriyor. Ortaya çıkan tablo ise tuz tüketimini azalttığı için sağlıklı hisseden ama iyot eksikliğine sahip bir güruh.

Bu iki nokta aslında toplumun büyük kısmını kapsıyor. Dolayısıyla daha fazla şey söylememe hiç gerek yok. Hadi devam edelim.

İyot açısından zengin besinler

İyot eksikliği açısından her zaman risk altında olduğunuzu biliyorsunuz. Bu konuda yapmanız gerekenler basit, beslenme düzeninize iyot açısından zengin besinler eklemek.

Favorilerimi aşağıda sıraladım. Siz de bu besinlerden bir veya birkaçını seçerek günlük beslenmenize dahil edebilirsiniz.

  • Bir kase yoğurt: 75 mcg,
  • Bir büyük boy yumurta: 24 mcg,
  • Bir kase beyaz fasülye: 64 mcg,
  • Bir tane kuru erik: 2,6 mcg,
  • Bir çay kaşığı iyotlu tuz (markaya göre değişmekle beraber): 150 mcg.

Tabi değerler ile birlikte normal bir insanın ne kadar iyot ihtiyacının olduğunu bilmeniz gerekiyor.

  • Sağlıklı bir insan günlük 150 mcg,
  • Gebe veya emziren kadınlar günlük 250 mcg,
  • Çocuk ve gençler günlük 90 ile 130 mcg,

iyot almalılar. Tabi ki yaş, hastalıklar ve diğer tüm değişkenler kişilerin iyot ihtiyacını değiştirecektir. Bu durumda yukarıdaki tablonun sadece bilgilendirme amaçlı olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

Sonuç olarak iyot eksikliği sık görülen ve birçok kişinin risk altında olduğu bir durum. Dolayısıyla beslenmenize dikkat etmeli, iyot eksikliği ile ilgili tetikte olmanız gerekiyor.

Peki sizin iyot alımınız ne düzeyde? Benimle fikirlerinizi paylaşmayı unutmayın!

Источник: https://www.fitekran.com/iyot-eksikligi-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi/

Iyot Eksikliği Hastalıklara Sebep Olabilir

İyot Eksikliği Ciddi Hastalıklara Sebep Oluyor

İyot eksikliği Hastalıklarının Önlenmesi Haftası’nı geride bıraktığımız şu günlerde, iyotun öneminden ve eksikliği sonucu ortaya çıkabilecek hastalıklardan bahsetmek istedim.

İyot, boynun ön tarafında bulunan tiroid bezlerindeki salgının ana maddesidir ve vücudun temel ihtiyaçları arasında sayılabilir. İyot eksikliği sonucu, başta guatr olmak üzere tüm hayatınızı etkileyebilen pek çok hastalık meydana gelebilir.

Bu hastalıklardan bir kısmı ise henüz dünyaya gelmeden, anne karnında ortaya çıkar. Wake Forest Baptist Tıp Merkezi’ndeki Kapsamlı Kanser Merkezi’nde yapılan araştırmalara göre, gebe veya emziren kadınlar iyot eksikliği açısından yüksek risk altındadır.

Çünkü bebeğin gelişimi için vücut sürekli olarak iyota ihtiyaç duyar. Bu eksikliğin giderilmemesi, bebeğin zihinsel gelişimini tamamlayamamasına neden olur. İyot eksikliğinin başlıca nedenleri şöyledir:

Denizden uzak karasalda yaşam

Yapılan araştırmalara göre denizdenuzak kalmış bölgelerde yaşayan insanlardadaha fazla guatr hastalığı gözlenmiştir. Deniz, iyot açısından oldukça zengindir.

Vejeteryan diyeti

Vejeteryanların proteinden eksik beslenmesi,vücudun iyot ihtiyacının giderilememesine sebep olur. Dolayısıyla tiroidhormonları sağlıklı çalışamaz.

Deniz ürünleri tüketmemek

Deniz mahsülleri iyot açısından oldukçazengin kaynaklardır. Haftada en az ikikez balık tüketimi hem omega asitleri, hemde iyot alımınızı destekler.

Karalahana ve kara turp

Ülkemizde bol miktarda yetişen karalahana ve kara turp, sağlığa pek çok faydasağlamakla beraber; vücudun iyot emiliminiengeller. Dolayısıyla sık sık kara lahanave kara turp tüketimi guatr hastalığınaneden olabilir.

İyotsuz tuz kullanımı

İyot eksikliğinin başlıca sebeplerindenbiri de iyotsuz tuz kullanımıdır. Ülkemizde1960’lı yıllardan itibaren iyot, sofratuzlarına ekleniyor. Dolayısıyla özellikleyemeklerde iyotlu tuz kullanılmalıdır.
İyot eksikliği erken evrede kendini göstermese de ilerleyen evrelerde birtakım semptomlarla karşımıza çıkabilir. Bu semptomlar şöyledir:

  • Saç dökülmeleri, tırnak kırılmaları
  • Sürekli üşüme hali
  • Kilo artışı
  • Ciltte kalınlaşma ve kuruluk
  • Kas ağrıları
  • Depresyon

GUATR

İnsan vücudu, kusursuz bir sisteme sahiptir. Sistemde yer alan parçalardan biri gerektiği şekilde çalışmadığında, zamanla diğer parçalarda da bozulmalar başlar. Tiroid bezi gibi vücutta adeta ateşleyici vazife gören bir organın düzenin dışına çıkması, tüm sistemde sıkıntılara sebep olur.

Nefes ve yemek borusunu adeta saran iki parçalı bir salgı bezi olan troid bezi; tiroksin, yani tiroid hormonu salgılar. Bu hormon, vücudun çalışma ritmini direkt etiler. Fazla hormon üretilmesi vücudun çalışma hızını artırır, az hormon üretilmesi ise yavaşlatır.

Bu salgı bezinin kanser ve iltihaplanma dışı sebeplerle büyümesi, guatr hastalığı olarak adlandırılır. Tiroid bezinin büyümesi, beraberinde nodülleri de getirebilir. Gözlemlenen nodüllerin büyük kısmı iyi huyludur. Sadece yüzde 5’i kötü huyludur. Nodüllerin kesinlikle dikkatli takip edilmesi gerekir.

2 santimin üzerinde büyüyen, kireçlenme görülen ve şekil bozukluğu olan nodüller asla ihmal edilmemeliler.

Ülkemizde guatr hastalığına rastlanma oranı yaklaşık yüzde 40’dır

Troid bezi, gıdalardan ihtiyacı olan iyotu temin edemezse, hormon sentezleyebilmek için büyümeye başlar. Bu büyüme, neredeyse sarılı vaziyette bulunduğu nefes ve yemek borusu üzerinde ciddi bir baskı yapar. Bu da nefes darlığı ve yutkunma zorluğuna neden olur.

Guatr türleri incelendiğinde, belirti ve tedavi yöntemleri değişiklik gösterir. Erken teşhis hayati öneme sahiptir. Guatrın en önemli belirtisi; boynun ön kısmında, adem elması da denilen noktanın hemen altında meydana gelen dikkat çekici şişliktir.

Guatr tiplerini incelediğimizde bu şişliğin oluşmadığı durumların da var olduğunu görebiliriz.

HİPOTİROİD

Hipotiroid, tiroid bezlerinin az çalışması sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Hipotiroid hastalığının teşhisi için sadece semptomlara dayalı bir tanı koymak zordur. Chicago’daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezi’nde yapılan araştırmalara göre hipotiriod tanısını koymanın en iyi yolu kan testi yaptırmaktır.

Araştırmaya göre hipotiriod hastalarında da, tiroid ağına bağlı semptomların çoğu olan depresyon, menopoz ve kronik yorgunluk sendromu gibi karakteristik özellikler benzerlik taşır. Belirtiler kişiden kişiye değiştiğinden, birçok insan tiroid sorunlarıyla farkında olmadan yaşıyor.

Amerikan Tiroid Birliği araştırmalarına göre, kadınlar erkeklerden beş-sekiz kat daha fazla tiroid hastalığı ile karşı karşıya kalıyor.

HİPERTİROİD

Tiroid bezinin salgıladığı tiroksin hormonunun fazla sentezlenmesi durumunda ortaya çıkan bu tip; iştah artmasına rağmen hızlı kilo kaybı, sık idrara çıkma, kadınlarda seyrek adet görme, sürekli sinirlilik, ellerde titreme, nabız yüksekliği, aşırı terleme ve gözlerde büyüme gibi belirtiler gösterir. Bu tip guatrda da boğazda belirgin şişlik gözlemlenir. Zehirli guatr, bezin tamamının büyüdüğü, fazla hormon salgılayan tek bir yumrunun olduğu ve çok sayıda yumru ile karşılaşılan birbirinden farklı üç tipi içinde barındırır.

GEBELİK SORUNLARI

İyot yetersizliği; düşük, preterm doğum, ölü doğum ve konjenital anormalliklerle bağlantılı bir durumdur. Dolayısıyla anne adaylarının iyottan zengin beslenmesi gerekir.

Anne adayında iyot eksikliğinin bulunması; bebeklerde zeka geriliği, büyümenin yavaşlaması, çocuklarda konuşma ve işitme problemlerine neden olabilir.

Tıp Enstitüsü’nün araştırmalarına göre günlük iyot tüketimi aşağıdaki gibi olmalıdır:

  • Erkek ve kadın yetişkinler için: 150 mikrogram (mcg)
  • Hamileler: 220 mcg
  • Emziren kadınlar: 290 mcg

Fazla iyot tüketimi hipertiroide ve diğer çeşitli hastalıklara sebep olabileceğinden dikkatli olmak gerekir. Aşırı egzersiz ve sağlıksız beslenme dikkat edilmesi gereken diğer konulardır.

Aşırı egzersizle birlikte yakılan yağ depoları vücudun aynı zamanda iyot kaybına sebep olur. Ağır egzersizlerden kaçınarak, yürüme, yüzme gibi aktivitelerde bulunabilirsiniz.

Sağlıksız beslenmeniz de hem iyot alımınızı engelleyebilir, hem de alınan iyotun emilememesine neden olabilir. Bu nedenle sağlıksız beslenmek yerine avakado, yumurta, et, balık, deniz ürünleri gibi protein değeri yüksek besinlerden tüketmeye özen gösterilmelidir.

Tiroide bağlı hastalıkların teşhisinde vücudumuzdan gelen sinyalleri dinlemek hayati önem taşır. Boğazınızda gözle görülür bir şişkinlik fark ediyorsanız mutlaka doktora görünmeniz gerekir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Kolon kanserini akdeniz diyetiyle önleyin; sebze ve meyvenin bol tüketildiği, kırmızı etin oldukça azaltıldığı, balık ve zeytinyağına ağırlık verildiği “Akdeniz Diyeti”nin başta kolon kanseri olmak üzere birçok kanser türünün gelişimini önlediği bilimsel çalışmalarla kanıtlanıyor. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Meltem Ergün, ABD, İngiltere ve İspanya’da yapılan uzun takipli araştırmaların sonucunda kolon kanseri gelişimini önleyen diyet tipinin Akdeniz tipi beslenme olduğunun saptandığını vurguladı.

Bol sebze ve meyvenin antioksidan yapısıyla kanser gelişimini azaltmaya yardımcı olduğunun altını çizen Doç. Dr.

Meltem Ergün şu bilgileri verdi: “Akdeniz mutfağında tereyağı ve margarin kullanılmaz, zeytinyağı oldukça fazla tüketilir; tuz yerine de baharat kullanılır.

Her gün bol miktarda çiğ ve pişirilmiş sebze ile meyveler yenir. Haftada 5-6 porsiyon balık ve tavuk tüketilir. Kırmızı et ise ayda birkaç kez tüketilir.”

TARAMAYA 45 YAŞINDAN İTİBAREN BAŞLANMALI

Yeni bilimsel yayınların kolonoskopi taramalarının 45 yaştan itibaren yapılmasını önerdiğini söyleyen Doç. Dr. Meltem Ergün, şu bilgileri aktardı: “Kalın barsak kanserinden korunmanın diğer bir yolu da düzenli kontrollerimizi yaptırmaktır. Hiçbir şikayeti olmayan bireylerde 45 yaşında tarama başlamalı.

Ailesinde kalın barsak kanseri olanlarda ise hastalık ortaya çıkış yaşından 10 yıl önce tarama başlamalıdır. Örneğin hastanın babasında kalın barsak kanseri tanısı 50 yaşında konmuşsa, oğluna 40 yaşında kolonoskopi yapılmalıdır.

Ayrıca dışkıda karışık kan bulunması, tuvalet alışkanlığında değişme, istemsiz kilo kaybı ve sebebi bilinmeyen kansızlık alarm belirtileridir ve hemen kolonoskopi yapılmasını gerektirir.”

Tarama amaçlı kolonoskopi, kolonda kanser öncülü olarak bulunan poliplerin (et benleri) saptanması ve bunların çıkarılması amacıyla yapılıyor.

Zira bu poliplerin çıkarılmadığı takdirde 5-10 yıl içinde kalın barsak kanserine dönüşme ihtimalinin bulunduğunu hatırlatan Doç. Dr. Meltem Ergün, “Polipler çıkarılınca risk sıfırlanmış olur. Polip saptanmazsa 10 yıl tekrar kolonoskopi yapılması gerekmez.

Ancak polip saptanan hastalar yeni polip çıkma ihtimaline karşın 2-3 yılda bir kolonoskopik takibe devam etmelidir” diye konuştu.

Kolon kanserinden korunmak için…

  • Akdeniz tipi beslenme uygulayın
  • Fiziksel aktivitenizi artırın (günde yarım saat hafifçe terleten spor)
  • Bol su için (günde 2-3 litre)
  • Sigaradan ve alkolden uzak durun
  • 45 yaşından itibaren düzenli tarama yaptırın (kolonoskopi)

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Siz de açken sinirli misiniz? Sürekli tatlı yeme ihtiyacı, açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, yemekten 3 -4 saat sonra anormal acıkma ve tatlı isteği gibi şikayetler “Reaktif Hipoglisemi” tehdidi altında olduğunuzun habercisi olabilir. Hatta fazla kilolarınızın sorumlusu da sürekli bir şeyler atıştırmanızdır zaten çoğu zaman. Bunun için insülin ve kan şekeri dengesine ait biraz detay bilgiye ihtiyacınız var.

İnsülin Nedir?

İnsülin, pankreasın beta hücrelerinde üretilen ve kan şekerini düşürmeye yarayan bir hormondur.

Yemek ile almış olduğumuz karbonhidratlar, sindirim sistemi tarafından en küçük parçaları olan glukoza (şekere)parçalanırlar. Glukoz, hücrelerin en önemli enerji kaynağıdır.

Sindirilerek kana karışan glukoz tarafından uyarılan pankreas, glukozun hücre içine (kas, karaciğer, yağ dokusu) girmesini sağlayan insülin adlı hormonu üretmeye başlar.

Sindirim sonrası insülin ve glukoz damarlarda dolaşmaya başlar. Hücre çeperinde bulunan insülin glukozun hücre içine girmesini sağlar. Bu şekilde glukoz enerji kaynağı olarak kullanılabilir hale gelir. Hücre içine giremediği durumda ise kanda yükselmesi kan şekerinde artış( hiperglisemi) olarak adlandırılır. Kan şekerinde düşme ise bunun tam tersidir.

Hipoglisemi, yani kan şekerinin düşük olması ( hipoglisemi) ı durumu yemek yedikten 2- 5 saat sonra kan şekerinin düşmesi ile kendini gösterir. İki öğün arasında kan şekeri 60- 110 mg/ dl‘ de sabit kalır.

Kan şekeri düzeyinin 40 mg/ dl’ nin altına düşmesi hipoglisemi için bir uyarıdır. Kan şekeri normal düzeyin altına düştüğü zaman, enerji üreten hücreler için hemen yeterli miktarda glikoz bulunmaz.

Bu durum terleme, hızlı kalp atışı, terleme ve açlık gibi çeşitli durumlara yol açar.

Nadiren bazı insanlarda, reaktif hipoglisemi ortaya çıkar. Miktarca çok yoğun bir öğün tükettikten sonra, bu duruma tepki olarak vücudumuz çok fazla insülin salgılar. Bunun sonucu olarak kan şekeri normalin altına düşer.

Bazı otoritelere göre bu durum diyabetin erken belirtisidir. Amaç her ne nedenle olursa olsun kan şekerimizi dengede tutmak olmalıdır. Bu durum mutlaka endokrinoloji uzmanı bir hekime başvurmayı gerektirir.

Beslenme yönünden dikkat edilmesi gerekenler ise şöyle özetlenebilir.

Ara öğünlerin düzenli tüketilmesi:

Ana öğünlerde ki besin tüketimini azaltıp ara öğünlere eklenmelidir. Böylece azar azar ve sık beslenilerek kan şekerinin dengede olması sağlanabilir. Ana ve ara öğünler arası en fazla 3 saat olmalıdır. Aksi takdirde, uzun süren açlık durumlarında kan şekeri düşer.

Basit karbonhidrattan komplekse:

Basit karbonhidratlar kan şekerinin daha çabuk yükselip, çok ani düşmesine de neden olacaktır. Komplex karbonhidratlar ise kana daha yavaş geçerek, kan şekerini daha yavaş yükseltip, uzun süre aynı seviyede kalmasını sağlar. Bu nedenlerden dolayı iyi seçim; kompleks karbonhidratlardır. Komplex karbonhidratlara en iyi örnek, bulgur, kepekli ekmek, kuru baklagillerdir.

Posa:

Posa veya diyet lifinin pek çok faydası olduğu bilinmektedir. Reaktif hipoglisemi durumlarında da oldukça faydalıdır. Posa, mide boşalmasını geciktirerek, daha uzun süre tok kalmamızı ve kana şekerin daha uzun sürede geçmesini sağlayarak, kan şekerinin ani pikler yapmasını engelleyerek ve uzun süre aynı seviyede tutar.

Glisemik İndex:

Glisemik index (Gİ), besinlerin kan şekerini yükseltebilme değerini gösterir. Glisemik indeksi düşük besinlerin tüketilmesi bir yaşam tarzı haline getirilmelidir.

Böylece kan şekeri düzeni sağlanabilmiş olur. Aşağıda bazı besinlerin glisemik indeks değerleri verilmiştir.

Sağlığınız için dengeli ve düzenli beslenmeye çalışırken, glisemik indeksi düşük ve orta seviyedeki besinleri seçmeniz iyi olacaktır.

Bazı besinlerin GI değerleri

Beyaz ekmek                100               Bulgur                          65

Makarna                      66                   Pirinç                           83

Mısır                             87                   Süt ürünleri                   46- 52

Kuru baklagiller          20- 60            Portakal                        59

Yağsız süt                     46                   Tam süt                       43

Yoğurt                          52                   Elma                           53

Dondurma                     52                 Bal                              126

Muz                              84                   Portakal suyu               64

Frukoz                         30                    Glukoz                        138

Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞININ 5  FAYDASI:

Hindistan cevizi yağı , son yılların mucize besini olarak adlandırılan besinlerden birisi. İçeriğindeki yağ asitleri bileşimleri ile sağlık üzerinde olumlu etkilerinden bahsediliyor. Yapılan araştırmalardan derlediğimiz hindistan cevizi yağının 5 faydası nelermiş bir göz atalım.

Источник: http://dryerebakan.com/iyot-eksikligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.