Kadın hastalıkları kalbi de riske atıyor

Kalp Hastalıkları

Kadın hastalıkları kalbi de riske atıyor

İnsan vücudunun yer alan en önemli organ ve vücudun kilit noktası olan kalp sağlığına çok önem vermemiz gerekmektedir. Çünkü kalpte başlayan birtakım hastalıklar, tüm organları ve aynı zamanda tüm dokuları da olumsuz anlamda etkilemektedir.

İnsan vücudunun tüm kısmına gerekli olan oksijeni ve besini sağlama işlevine sahip olan kalp organı, birtakım sebeplere bağlı olarak işlevini yerine getirememeye başlar. Bu tür durumlarda kalpte başlayan ve buna bağlı olarak diğer organları da olumsuz bir şekilde etkileyen hastalıklar ortaya çıkmaktadır.

Kalp hastalıklarının birtakım risk faktörlerini erkekler daha çok fark etmektedir ama kadınlar kalple ilgili belirtileri çok fazla önemsememektedir. Kalp hastalıkları erkeklerde daha çok göğüs ağrısı şikayeti ile doktora başvurmaktadırlar. Kadınlar ise yorgunluk ve nefes darlığı gibi şikayetlerle doktora başvurmaktadırlar.

Erkeklerde ve kadınlarda kalp hastalıkları farklı belirtilerle kendini göstermektedir. Kadınlar kalp hastalıklarının ilk belirtileri çok önemsemedikleri ve doktora daha geç bir zamanda gitmeleri nedeni ile hastalık genelde ilerlemiş olmaktadır.

Kadınlar kalp hastalığı belirtilerini daha geç ciddiye alıp, doktora daha geç gittikleri için kalp hastalıklarını teşhis etmek amacı ile yapılan testler, kadınlarda daha az uygulanmaktadır ve bu durum da daha yanıltıcı sonuçların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle kalple ilgili herhangi bir şikayetinizde mutlaka doktora başvurmanız gerekmektedir. Kadınlarda kalp hastalıklarının teşhis edilme ihtimali, erkeklere göre çok daha düşük oranda yer almaktadır.

Kalp hastalıkları denilince koroner damar hastalıkları ilk sırada yer almaktadır. Koroner damar hastalığı, kalpte yer alan ve kalbe bağlı olan atar damarların daralması sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Kalbin işleyişini ve aynı zamanda yapısını etkileyen birçok kalp hastalığı bulunmaktadır.

Bu kalp hastalıkları, koroner damar hastalığı, kalp ritim bozukluğu, kalp kapağı hastalıkları, doğuştan gelen kalp hastalıkları, kalp yetmezliği, perikard hastalıklar, aort hastalıkları ve marfan sendromu ve aynı zamanda damar hastalıklarıdır.

Koroner Damar Hastalıkları : Koroner damar hastalıklarında kalbe bağlı olarak işlevini sürdüren atardamarların ebat olarak daralması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Atardamarların kalbin çalışmasını sağlaması için gerekli olan oksijeni sağlamaktadır.

Kalp ritim Bozukluğu : İnsan vücudunun en önemli ve en hassas organı olan kalbin bazen çok fazla, çok az ya da düzensiz atması sonucunda kalp ritim bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Kalp ritim bozukluğu rahatsızlığında mutlaka doktora başvurmanız gerekmektedir.

Kalp Yetmezliği : Kalp yetmezliği hastalığında kalbin yeteri kadar kan pompalamaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Kalple ilgili her türlü hastalıkta mutlaka doktora gitmeniz gerekmektedir. Çünkü kalp insan vücudunun en önemli organlarından biri olması sebebiyle kalbin zarar görmesi, tüm organların zarar görmesi anlamına gelmektedir.

Kalp Kapağı Hastalıkları : Kalp kapağı, kalbin kalp odacıklarının çıkışında yer almaktadır. Kalpte bulunan dört odacıktan her birinin çıkışında da ayrıca bir kapak yer almaktadır.

Bu kapakların işlevi ise, kanın içinde tek yönde akmasına yardımcı olmaktır. Kalp kapağının işlevini yitirmesi ya da zayıflaması durumunda, kalp kapağı hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Doğuştan Gelen Kalp Hastalıkları : Genetik faktörlü olarak ortaya çıkan kalp hastalıkları doğumdan önce kalpte ya da damarlarda ortaya çıkan bir çeşit hasardır.

Ülkemizde de doğuştan gelen kalp hastalıkları oranı yüksektir, her bin çocuktan sekizi bu tür hastalıklarla beraber doğmaktadır. Genetik faktörlü olarak ortaya çıkan kalp hastalıklarının çoğu bebek anne karnındayken ortaya çıkmaktadır. Bazen yetişkinlerde de görülmektedir.

Eğer anne hamilelik sürecinde sigara, alkol, uyuşturucu ya da birtakım ilaçlara maruz kalması durumunda kalp hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

Kardiyomiyopati : Kardiyomiyopati hastalığında kalpte yer alan kasların hasar görmesi durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığın tedavisi yapılmadığı sürece zamanla daha da kötü bir hale gelebilir. Bu hastalığın tedavi edilmemesi durumunda kalp yetmezliği ya da ritim bozukluğu gibi hastalıklara da neden olmaktadır.

Perikard : Kalpte yer alan ve aynı zamanda kalbi çevreleyen zarın iltihaplanması sonucunda perikard hastalığı ortaya çıkmaktadır. Perikard hastalığı daha çok enfeksiyon kaynaklı bir hastalık olmakla birlikte, aynı zamanda çok fazla rastlanılan bir hastalık değildir.

Aort Hastalıkları ve Marfan Sendromu : Aort damarı, kalpten çıkan ve aynı zamanda insan vücuduna kan dolaşım yoluyla oksijen akışını sağlayan en geniş atardamardır.

Aort damarında ortaya çıkan rahatsızlıklar, damarın genişlemesine ve hatta yırtılmasına bile neden olmaktadır. Aort damarında ortaya çıkan sorun ilerleyen zamanlarda hayati tehlere neden olabilir.

Bu tehler ise, damar tıkanıklığı, yüksek tansiyon,mafran sendromu, yaralanma ve aynı zamanda bağ doku hastalıklarıdır.

Diğer Damar Hastalıkları : Bazı damar hastalıkları, dolaşım sistemini etkileyen herhangi bir nedenden kaynaklanıyor olabilir. Atar damar hastalıkları ve beyin damarlarındaki kan akışını olumsuz bir şekilde etkileyen hastalıklar bunlardan birkaçıdır.

Kalp Hastalıkları Neden Olur?

Kalp ve aynı zamanda damar hastalıklarının en az yüzde seksen gibi bir oranı sigara, hipertansiyon, yüksek kan yağları, genetik faktörler, şişmanlık, hareketsiz bir yaşam tarzı ve diyabet gibi standart risk etkenlerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu risk etkenlerinin azaltılması durumunda, kalp hastalıklarının ortaya çıkma ihtimali yüzde seksen ya da doksan gibi yüksek bir oranda azalmaktadır. Kalp hastalıklarına neden olan birtakım sebepler bulunmaktadır. Bu sebepler ise,

Sigara: Sigara önlenebilen, insan vücudu için en önemli organlardan olan kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasındaki en belirgin sebeptir. Sigara insan vücudunun tüm organlarına ve tüm dokularına çok fazla zarar vermektedir. Sigara içen bireylerin kalp ve damar hastalığına yakalanma ihtimali, sigara kullanmayan bireye göre çok daha fazladır.

Hipertansiyon: Kalp hastalıklarının ortaya çıkmasındaki sebeplerden biri de hipertansiyondur. Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre hipertansiyon erkeklerde, çok daha fazla oranda görülmektedir.

Fakat ülkemizde her yaş grubunda yer alan kadınlarda, erkeklere göre çok daha fazla hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Hipertansiyonun en önemli sebebi ise ülkemizde kadınların çok daha şişman olması ve buna bağlı olarak diyabet ve insülin direnci gibi hastalıklar daha fazla ortaya çıkmasıdır.

Özellikle hareketsiz yaşam tarzı ve egzersiz alışkanlığının olmaması sonucunda sürekli kilo artışı hipertansiyonun en önemli sebeplerinden biridir.

Kan yağlarının yükselmesi: Özellikle orta yaşa sahip olan bir kadında kolesterol iki yüz mg dl oranının altına düşmemesi gerekmektedir. İyi huylu kolesterol, yani HDL nin elli mg dl nin altında olması kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkma ihtimalin arttırmaktadır.

HDL kolesterolü östrojen hormonu nedeni ile kadınlarda daha fazla bulunmaktadır. Hızlı kilo artışı ve aynı zamanda hareketsiz yaşam tarzı, sigara tüketiminin artması HDL kolesterolünün en büyük düşmanı olmaktadır. Düzenli olarak sebze, meyve ve protein ağırlıklı beslenmeniz gerekmektedir.

Aynı zamanda sporu hayatınıza dahil etmeniz, her gün düzenli olarak spor yapmanız gerekmektedir.

Obezite ve hareketsiz yaşantı: Ülkemizde uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre, kırk yaşının üzerinde yer alan kadınların yüzde kırk altısında obezite görülmektedir: kırk yaşının üzerinde yer alan grubun çok az bir kısmı her gün düzenli olarak spor yapmaktadır. Fazla kiloya sahip olan bireylerin diyabet ihtimali daha yüksektir. Obeziteden kurtulabilmek için diyetisyen kontrolünde sıkı bir diyet yapmanız ve aynı zamanda spor yapmanız da gerekmektedir.

Kalp Hastalıklarının Belirtileri

İnsan vücudunun en önemli organı ve yeterli oranda oksijen, besin maddelerini sağlama gibi bir işlevi olan kalp, birtakım nedenlere bağlı olarak işlevini yerine getirememektedir. Bu tür durumlarda bazı kalp hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

Kalp hastalıklarında görülen bazı belirtiler bulunmaktadır.

Bu belirtiler ise, ağrı, nefes darlığı, yorgunluk ve halsizlik, çarpıntı, bacaklarda ve karında şişme, öksürük, bayılma, hazımsızlık, hıçkırık ve yutma güçlüğü, baş ve ense ağrıları ve aynı zamanda morarma gibidir.

Kalp Hastalıklarının Tedavisi

Kalp hastalıklarının en önemli düşmanı sağlıksız beslenmedir. Karbonhidrat, çok yağlı, tuzlu ve fast food tarzı yiyeceklerin çok fazla tüketilmesi sonucunda kalp hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

Bu hastalığı engellemek için ilk olarak sağlıklı bir beslenme programını hayatımıza dahil etmemiz gerekmektedir. Mevsiminde tüketilmesi gereken sebze ve meyveyi bol miktarda tüketmeniz gerekmektedir.

Aynı zamanda haftanın belirli günleri et, tavuk ve balık yemeniz gerekmektedir.

Kalp hastalıklarının tedavisinde doktorunuzun uygun gördüğü ilaçları her gün düzenli olarak kullanmanız gerekmektedir. Doktorunuzun haberi olmadan kalp ilaçlarınızın dozajını arttırıp, azaltmamalısınız ve ilaçlarınızı bırakmamalısınız. Doktorunuzun gerekli gördüğü zamanlarda ilaç ya da miktar değişimi yapabilir.

Kalp sağlığını korumak için en iyi yöntem spor yapmaktır. Her gün düzenli olarak, kendi bünyenizi yormayacak ve çok zorlamayacak şekilde spor yapmanız kalp sağlığınız için çok önemlidir. Her gün düzenli olarak kırk beş dakika orta tempolu yürüyüşler yapmanız gerekmektedir.

Kalbin en büyük düşmanlarından biri olan sigarayı hayatınızdan tamamen çıkarmanız gerekmektedir. Aynı şekilde alkolünde hayatınızda olmaması gerekmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/kalp-hastaliklari/

Kadınlarda kalp krizi riskini artıran etmenler

Kadın hastalıkları kalbi de riske atıyor

Fizyolojik ve çevresel faktörlerin neden olduğu sağlık sorunları kadınlar ve erkeklerde aynı şekilde seyretmeyebiliyor. Buna verilebilecek en iyi örnek ise kalp-damar hastalıkları. Kadınlarda ölüme neden olan sağlık sorunları arasında ilk sırada kalp krizi yer alıyor.

Öyle ki; kalp krizi sonrası ölüm oranı erkeklerde yüzde 36 iken, kadınlarda yüzde 47 seviyelerinde. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr.

Nalan Karadağ, Türkiye’nin kadınlarda kalp krizi nedeniyle ölüm oranı açısından Avrupa birincisi olduğunun altını çizerek buna neden olan etmenleri açıkladı.

Kalp hastalığı riskleri, genel olarak kadınlar ve erkeklerde benzer olmakla birlikte, bazı risk faktörleri sadece kadınları etkiliyor.

Özellikle hamilelik diyabeti ve hipertansiyonu, menopoz, meme kanseri, polikistik over sendromu gibi bazı kadın hastalıkları kadınlarda kalp krizi riskini artırmada önemli bir rol oynuyor.

Fizyolojik farklılıklar ise kadınlarda görülen kalp krizi şikayetlerinin tipik kriz belirtilerinden farklı olmasına neden oluyor. Erkeklerde göğüs ağrısıyla işaret veren kalp krizi, kadınlarda ani bastıran yorgunluk, bulantı, mide ağrısı şeklinde olabiliyor. Şikayetler haftalar öncesinden başlayabiliyor.

Kadın kalbinin erkek kalbinden farkı

  • Kalp boyutları daha küçük olur,
  • Hormonal olarak östrojen ve progesteron baskın olur,
  • Adet döngüsü, kan pıhtılaşmasında ve elektrokardiyografi (EKG) bulgularında değişikliklere yol açar,
  • Kalbin atım hacmi yüzde 10 daha azdır,
  • Nabız sayısı daha yüksektir,
  • Damar yapısı daha incedir, kalp damarlarındaki darlıklarsa daha uzundur.

Kadınlarda kalp krizi nasıl gelişiyor?
Kadınların damar yapısı erkeklerden daha ince. Damar kireçlenmesi kısa bölgelerde tüm damar boyunu tutuyor, darlık oranı daha az izleniyor. Bu nedenle tıkayıcı darlık oranı kadınlarda daha az görülüyor. Kadınlarda kalp krizinin kökeni kalp damarlarında damar kireçlenmesi sonucu tıkanma değil; spazm veya yırtılma şeklinde gelişiyor.

Hangi belirtiler kalp krizine işaret ediyor?
Kadınlarda kalp krizi; nefes darlığı, aşırı yorgunluk, çene veya dişlerde ağrı, kollarda ağırlık hissi ve haftalar öncesinden başlayan hazımsızlık gibi belirtiler veriyor.

Ani bastıran yorgunluk, nefes darlığı, göğüs üzerinde baskı hissi, mide ağrısı, boyun, sırt, çene, sağ kol ve sağ omuzda ağrı, ani soğuk ter boşalması gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak, elektrokardiyografi çektirmek hayati önem taşıyor.

 

  1. Hamilelik diyabeti: Hamilelik diyabeti sadece gebelik sırasında oluşuyor ve doğum sonrası normale dönen kan şeker yüksekliği olarak değerlendiriliyor. Uzun vadede tip 2 Diyabet riskini artırabilen hamilelik diyabeti, henüz belirtileri ortaya çıkmadan önce bile kadınlarda damar kireçlenmesini tetikleyebiliyor.

    Bu durum da kadınlarda erken yaşlarda kalp ve damar hastalıkları görülme riskini yükseltebiliyor.

  2. Polikistik over sendromu: Polikistik over sendromu olan kadınlarda, kalp damar hastalığı riskini artıran çoklu risk faktörleri bulunuyor.

    Bu faktörler arasında erkek cinsiyet hormonlarının yüksekliği, santral obezite, insülin direnci, şeker intoleransı ve kolesterol düzeylerinin artması yer alıyor. Kadınlarda damar kireçlenmesi riskini de iki kat artırabiliyor.

    Kalp hastalığı riskini azaltmak için, ağırlıklı olarak kadın doğum ile ilişkili görülen polikistik over hastalığının tedavisinin multidisipliner bir yaklaşım ile ele alınması gerekiyor.

  3. Hamilelik hipertansiyonu (preklampsi ve eklampsi): Hamilelik sırasında gelişen hipertansiyon, uzun dönemde kadınlarda kalp hastalığını 6 kat, diyabet riskini ise 3 kat artırıyor.

    Bu risk, doğumdan sonraki ilk 5-10 yıl içinde ortaya çıkabiliyor.

  4. Menopoz: Her kadının yaşadığı doğal bir dönem olan menopozun olumsuz etkilerinden korunmak için yapılan tedaviler kalp hastalıkları riskini artırabiliyor. Hormon replasman tedavileri, kadınlarda hem kanın pıhtılaşma eğilimini hem de kalp damar hastalıkları riskini yükseltebiliyor.

  5. Meme kanseri: Meme kanserinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi doğrudan veya dolaylı yoldan kalp hastalığı riskini artırıyor. Kalp hastalığı tedaviden yıllar sonra da görülebiliyor. Bu nedenle meme kanseri tedavisi gören kadınların, hangi yaşta olursa olsun kalp ve damar hastalıkları yönünden düzenli kontrollerini yaptırması gerekiyor.

  6. Otoimmün hastalıklar: Bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırması sonucu gelişen bir hastalık grubu olan otoimmün hastalıkların birçoğu kadınlarda erkeklere göre daha çok görülüyor. Özellikle romatoid atrit ve sistemik lupus eritematozus (SLE) gibi romatizmal hastalıklar, özellikle genç yaş grubunda kalp damar hastalığı riskini artırıyor.

Video: Kalp krizi anında nasıl müdahale etmek gerekir?

İlginizi çekebilir

Kadın ve erkek kalbinin 12 farkı

Kadınlarda kalp problemlerine yol açan riskli durumlar

Kalp sağlığı hakkında 10 hurafe

Gizli kalp hastalığı kimlerde görülür?

Kalp krizi sonrasında cinsel yaşamda dikkat edilmesi gerekenler

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/kadinlarda-kalp-krizi-riskini-artiran-etmenler

Kadınlarda Kalp Damar Hastalıkları

Kadın hastalıkları kalbi de riske atıyor

Kalp damar hastalıkları, kadınlarda yaşam kalitesini azaltan en önemli nedenlerden biridir. ABD, bir çok gelişmiş ülke ve Türkiye’de de koroner kalp hastalığı, kadınlarda birinci sırada yer alan ölüm nedenleri arasında yer almaktadır.

Memorial Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü uzmanları, kadınlarda birinci sırada ölüm nedeni olan kalp hastalıkları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kalp hastalıkları kadınlarda hangi oranda görülmektedir?

ABD'de kalp hastalığı nedeniyle toplam ölüm hızının son 20-30 yılda azalmış olmasına karşın, bu azalma erkeklere göre kadınlarda daha yavaştır. Yeni araştırmalar, erkeklere göre kadınların ilk kalp krizinden sonra daha olumsuz bir durumda olabildiklerini doğrulamaktadır.

JAMA'da yer alan bir çalışmada, ilk kalp krizini izleyen 1 ay içinde ölüm riskinin, 6 ay içinde de ölüm riski ve yeniden hastaneye yatma gereksiniminin erkeklere göre kadınlarda daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Araştırmacılar, ilk kalp krizinden sonra kadınlarda ölüm riskinin erkeklere göre %70 daha fazla olmasının, hastalığın daha ağır seyretmesinden ve kalp kriziyle ilişkili komplikasyonlardan kaynaklanabileceğini saptamışlardır.

Kadınlarda kalp hastalıkları hangi nedenlerle ortaya çıkmaktadır?

Kadınlarda kalp kriziriski, menopoz dönemi yaklaştıkça artmakta ve bu artış, yaş ilerledikçe devam etmektedir. Çalışmalarda, menopoz sonrası dönemde olan kadınların kanlarındaki kolesterol düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır.

Araştırmacılar, kadınların vücutlarında meydana gelen değişmelerin, yaşlanma, kilo alma ve düşük östrojen hormonu düzeylerini de içeren, menopoza bağlı etkilerden kaynaklanabileceğini düşünmektedirler.

Kadınlarda yaşlandıkça özellikle postmenapozal dönemde kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm artmaktadır. Koroner arter hastalığının klinik semptomatolojisi, epidemiyolojisi, risk faktörü prevelansı, teşhis yöntemlerine, girişimlere cevap açısından iki cins arasında farklılıklar vardır.

Kadınlarda sadece gebelikte görülen veya derecesi artan hastalıklar da vardır. Gebelik hipertansiyonu ve gebelik kardiyomyopatisi bunlara iki örnektir.

Menopoz döneminde neden kadınlarda koroner arter hastalıkları daha çok görülmektedir?

Kadınlar için koroner arter hastalığı açısından en büyük handikap, bu hastalığın yıllarca erkek hastalığı olarak daha fazla kabul görmüş olmasıdır. Kadınlar yaşlandıkça azalan östrojen düzeyi ile birlikte kalp hastalıkları ve inmeye karşı olan direnç azalmaktadır.

Altmış yaşına kadar 5 erkekten biri bir koroner kalp hastalığı ile karşılaşırken bu oran kadınlar için 1/17 olarak saptanmıştır. Altmış yaş üzerinde ise hastalığın görülme riski her iki cins için de eşitlenmektedir.

Menopoz sonrası dönemde koroner arter hastalığı kadınlar için önemli bir sağlık sorunudur. Bu dönemde ölümlerin %25 nedenini oluşturmaktadır. Kadınlarda koroner arter hastalığı için en önemli risk faktörü hipertansiyondur.

Kadınlarda yaşla birlikte ortaya çıkan hipertansiyon yetmiş yaş üzerindeki kadınların yüzde 80’inde görülmektedir. Diyabet de kadınlardaki koroner arter hastalığı riskini 3 kat artırmaktadır.

Menopozu geciktirmek için hormon kullanımı, kadınlarda menopoz sonrası kalp hastalığı riskini azaltır mı?

Menopoz ve östrojen eksikliği koroner arter hastalığı için risk faktörü olan LDL kolesterol düzeylerini artırırken, HDL kolesterol düzeylerini azaltmaktadır. Menopoz sonrası hormon tedavisinin kalp hastalıklarına karşı koruyucu olup olmadığını test eden çalışmalarda çelişkili sonuçlar elde edilmiştir.

Bu çalışmalarda kalp hastalıklarına karşı kesin koruyucu etkinlik gösterilememekle beraber kısa süreli takip sonuçlarındaki olumsuz durum daha uzun takip sonuçlarının yayınlanması ile yerini olumlu bir izlenime bırakmıştır.

Ancak açıklanamayan vajinal kanama, rahim kanseri ve meme kanseri öyküsü olanlarda hormon kullanımı uygun değildir.

Kadınlarda koroner arter hastalığının tedavisi hakkında bilgi verir misiniz?

Koroner arter hastalığının kesin tanısında kullanılan koroner anjiyografiye kadınların erkeklere kıyasla daha seyrek gönderildikleri saptanmıştır. Aynı zamanda koroner anjiyografi uygulanan kadınlarda erkeklere kıyasla daha az bypass veya balon anjiyoplasti yapıldığı da saptanmıştır.

Erkeklere göre koroner damar içine girişim yapılan kadınlarda hipertansiyon, lipid bozuklukları, diyabet ve eşlik eden diğer hastalıklar daha yüksek oranda bulunmaktadır. Kadınların koroner damar çapları daha küçük bulunmasına koroner girişim başarı oranları erkeklerle benzerdir.

Ancak koroner girişim işlem başarısı erkeklerle benzer olmasına rağmen hastane içi mortalite (ölüm) kadınlarda 10 kat daha fazladır.

Kadınlarda hangi risk faktörleri kalp damar hastalıkları açısından teh oluşturmaktadır?

Türk toplumunda kadınlarda aşırı kiloluluk, sigara içiciliği ve yüksek tansiyon oldukça yüksek oranlardadır. Obezite kadın sağlığı için önemli bir tehdit unsurudur. Obezitenin en önemli göstergelerinden biri olan bel çevresi genişliği kadınlarda kırklı yaşlarda artmakta, altmışlı yaşlarda da en yüksek değerlerine ulaşmaktadır.

Bu yaş grubundaki Türk kadınlarının %72’si bel çevresi kiloluğuna sahiptir. Tedavide yaşam tarzı değişiklikleri ve beslenme alışkanlıkları çok önemlidir.

Kadınlarda aşırı kilo sorununun menopozla belirginleştiği düşünüldüğünde, menopoz öncesi dönemde kadınlar için düzenli egzersiz yapma, düşük kalorili beslenme ve sigaradan uzak durma gibi koruyucu yaşam tarzı alışkanlıkları önem kazanmaktadır.

Kadınlarda kırk yaş öncesi kalp krizi, damar içi pıhtı oluşumunun bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumun; sigara içimi, doğum kontrol hapı kullanımı, depresyon, stres ve anksiyeteyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. 20-40 yaş arası kadınların % 25’i sigara içerken bu oran ellili yaşlardan itibaren % 8’li oranlara düşmektedir.

Sol kola vuran ağrı damar tıkanıklığı habercisi olabilir

Koroner arter hastalığı, kalp adalesini besleyen ve “koroner arterler” olarak adlandırılan atardamarların sıklıkla “ateroskleroz” adı verilen damar sertliği sonucunda daralma veya tıkanması sonucu kalbin kan ihtiyacı ile gelen kan miktarı arasındaki dengesizlikten dolayı ortaya çıkan tablodur.

Daralma sonucunda gelen kan miktarındaki azalmaya bağlı olarak yorgunluk, göğüste gerginlik, baskı hissi, yanma, genellikle sol kola vuran ağrı, çeneye doğru yayılan ağrı hatta bazen mide ağrısı şeklinde şikayetler gözlenir. Egzersiz ve stres gibi kalbin kan ihtiyacını artıran durumlar bu yakınmaları başlatabilir.

Bu şikayetler genellikle dinlenildiğinde geçer.

Tanı kalp damarlarının görüntülenmesiyle konuluyor

Koroner arter hastalığının kesin tanısı “koroner anjiyo” olarak adlandırılan kalbin damarlarının görüntülenmesi ile konulmaktadır. Son yıllarda bilgisayarlı tomografi ile görüntü alınsa da “altın standart” kasık ya da kol atardamarından girilerek yapılan klasik anjiyodur.

Tanısal anjiyo sonucunda hastaya tedavi seçeneklerinden uygun olanı önerilmektedir.
Tıbbi tedavi: Bu tedavi seçeneği genellikle hastanın damar yapısının herhangi bir girişimsel müdahaleye gerek olmadığı ya da cerrahi veya stent işlemlerinden yeterli faydanın sağlanamayacağı hallerde önerilmektedir.

Balon veya stent: Böyle bir girişim, genellikle hastanın damar yapısındaki darlığın bu tedavi yöntemine uygun olduğu ve yeterli kazanımın sağlanacağı durumlarda ya da cerrahi tedavi riskinin çok yüksek olduğu vakalarda önerilmektedir
Koroner bypass:Cerrahi tedavi ise genellikle hastanın damar yapısına bir girişimin gerekli olduğu ve hastanın en düşük riske karşın en yüksek kazanımının cerrahi tedavi ile olduğu durumlarda önerilmektedir. Koroner bypass, darlık olan bölgenin daha ilerisine kanı götürmek amacı ile yapılan bir köprüleme işlemidir. Bu işlem bir açık kalp ameliyatı olarak yani kalbi durdurarak yapılabileceği gibi, kalbi durdurmadan çalışan kalpte de yapılabilmektedir. Kesi klasik olarak her iki meme arasından orta hatta olabileceği gibi küçük ya da yandan da olabilmektedir. Yöntem seçiminde temel hedef, hastanın genel durumuna ve riskine uygun olarak en faydalı aynı zamanda da en risksiz ameliyatı gerçekleştirmektir. İşlem sonrasında hastaların büyük bir çoğunluğu, 5-7 gün içinde taburcu olarak sağlıklı bir şekilde gündelik hayatlarına dönebilmektedir.

Güncellenme Tarihi: 05 Haziran 2018Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/kadinlarda-kalp-damar-hastaliklari/

Kalp krizi riskini arttıran 6 kadın hastalığı

Kadın hastalıkları kalbi de riske atıyor

Kalp hastalıkları toplumda hala ‘erkek hastalığı’ olarak kabul edilse de, kalp krizi kadınlarda bir numaralı ölüm sebebi.

80’li yıllardan günümüze toplam kalp krizi görülme oranı azalırken, 40-50 yaş arasındaki kadınlarda bu oran giderek arttı. Öyle ki; erkeklerde kalp krizi sonrası ölüm oranı yüzde 36 iken, kadınlarda yüzde 47 seviyelerinde.

Ülkemizin kadınlarda kalp krizi nedeniyle ölüm oranı açısından Avrupa birincisi olduğunun altını çizen Kardiyoloji Uzmanı Dr.

Nalan Karadağ; “Kadınlar kalp yetersizliği ve inme açısından da erkeklere göre daha riskli durumda.

Bunun birinci nedeni kadınların fizyolojik farklılıkları; ikinci en önemli neden ise hamilelik diyabeti, menopoz, meme kanseri gibi bazı kadın hastalıklarının kalp krizi riskini artırması” diyor.

Özellikle 40-50 yaş arasındaki kadınlarda kalp krizi görülme oranı son yıllarda hızla artıyor. Bunun temelinde ise hem fizyolojik hem de çevresel faktörler yatıyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr.

Nalan Karadağ, “Kadınların damar yapısı erkeklerden daha farklı ve bu farklılıklar kalp damar hastalıklarının seyrini değiştiriyor.

Bununla birlikte hamilelik diyabeti ve hipertansiyonu, menopoz, meme kanseri, polikistik over sendromu gibi bazı kadın hastalıkları da kadınlarda kalp krizi riskini etkileyebiliyor” diyor.

Bununla birlikte kadınlarda görülen kalp krizi şikayetlerinin tipik kriz belirtilerinden de farklı seyrettiğini söyleyen Dr. Nalan Karadağ, “Fizyolojik değişikliklerden dolayı kadınlarda kalp krizi belirtileri, sıklıkla klasik göğüs ağrısı yerine ani bastıran yorgunluk, bulantı, mide ağrısı şeklinde olabiliyor; şikayetler haftalar öncesinden başlayabiliyor” diyor.

Kadınlarda kriz tıkanma değil spazm kökenli

Kadınlarda kalp krizi ve kalp damar hastalıklarının artan sıklıkta görülmesinin ilk nedeni fizyolojik farklılıklar. Erkeklere göre kadınlarda damar yapısının daha farklı olduğunu belirten Dr. Nalan Karadağ; “Kadınlarda damar yapısı daha ince.

Damar kireçlenmesi kısa bölgelerde ‘ileri darlık’ şeklinde değil tüm damar boyunu tutuyor ancak darlık oranı daha az izleniyor. Özetle tıkayıcı darlık oranı erkeklere göre daha az görülüyor.

Bununla birlikte, kadınlarda sıklıkla kalp damarlarında damar kireçlenmesi sonucu tıkanma yerine spazm veya yırtılma kökenli kalp krizi de gelişebiliyor” diyor.  

Kadınlarda kalp krizi riskini artıran hastalıklara dikkat!

Kalp hastalığı riskleri, genel olarak kadınlar ve erkeklerde benzer olmakla birlikte, bazı risk faktörleri sadece kadınları etkiliyor. Özellikle bazın kadın hastalıkları kadınlarda kalp krizi riskini artırmada önemli bir rol oynuyor.

Dr. Nalan Karadağ bu hastalıkları şöyle sıralıyor:

1.    Hamilelik diyabeti: Hamilelik diyabeti sadece gebelik sırasında oluşan ve doğum sonrası normale dönen kan şeker yüksekliği olarak değerlendiriliyor ve uzun vadede tip 2 Diyabet riskini artırabiliyor.

20 yıl boyunca hamilelik diyabeti olan kadınların izlendiği bir araştırmaya göre; diyabet ve diğer metabolik sorunlar, henüz belirtileri ortaya çıkmadan önce bile kadınlarda damar kireçlenmesini tetikleyebiliyor.

Erken yaşlarda kalp ve damar hastalıkları görülme riskini yükseltebilen bu durum nedeniyle, kadınların kalp hastalıkları yönünden daha erken yaşta takip edilmesi önemli.

2.    Polikistik over sendromu: Polikistik over sendromu olan kadınlarda, kalp damar hastalığı riskini artıran çoklu risk faktörleri bulunuyor.

Bu faktörler arasında erkek cinsiyet hormonlarının yüksekliği, santral obezite, insülin direnci, şeker intoleransı ve kolesterol düzeylerinin artması yer alıyor. Polikistik over, kadınlarda damar kireçlenmesi riskini de iki kat artırabilen bir hastalık.

Bu nedenle kalp hastalığı riskini azaltmak için, ağırlıklı olarak kadın doğum ile ilişkili görülen polikistik over hastalığının tedavisini multidisipliner bir yaklaşım ile ele almak gerekiyor.

3.    Hamilelik hipertansiyonu (preklampsi ve eklampsi): Hamilelik sırasında gelişen hipertansiyon uzun dönemde kadınlarda kalp hastalığını 6 kat, diyabet riskini ise 3 kat artırıyor. Bu riskin doğumdan sonraki ilk 5-10 yıl içinde bile ortaya çıkma ihtimali mevcut.

4.    Menopoz: Elbette menopoz bir hastalık değil, doğal bir dönem. Ancak menopozun olumsuz etkilerinden korunmak için yapılan tedaviler kalp hastalıkları riskini artırabiliyor. Hormon replasman tedavileri, kadınlarda hem kanın pıhtılaşma eğilimini hem de kalp damar hastalıkları riskini artırabiliyor.

5.    Meme kanseri: Meme kanserinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi doğrudan veya dolaylı yoldan kalp hastalığı riskini artırıyor. Uygulanan tedaviden birkaç yıl sonra başlamayan risk, 20 yıla kadar görülebiliyor. Bu nedenle meme kanseri tedavisi gören kadınların, hangi yaşta olursa olsun kalp ve damar hastalıkları yönünden düzenli kontrollerini yaptırması gerekiyor.

6.    Otoimmün hastalıklar: Bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırması sonucu gelişen bir hastalık grubu olan otoimmün hastalıklar, elbette ki sadece kadınlarda görülmüyor. Ancak araştırmalar; otoimmün hastalıkların birçoğunun daha çok kadınlarda görüldüğünü gösteriyor.

Özellikle romatoid atrit ve sistemik lupus eritematozus (SLE) gibi romatizmal hastalıklar, kadınlarda özellikler genç yaş grubunda kalp damar hastalığı riskini artırıyor. Yapılan bir çalışmaya göre; 35-44 yaş arasında SLE olan bir kadında yaşıtlarına göre kalp krizi geçirme riski 50 kat artıyor.

Bununla birlikte, otoimmün hastalıklarda bağ dokusu dışında damar içyapısı ve kalbin kendi kas ve kapak dokularına karşı saldırı geliştiği saptanmıştır.

Kadınlar göğüs ağrısıyla başvurmuyor

Kadınlarda kalp krizinin sıklıkla standart göğüs ağrısı şeklinde belirti vermediğine dikkat çeken Dr. Nalan Karadağ, kadınların bu nedenle doktora başvurmayı geciktirdiklerini ve çok ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabildiklerini belirtiyor.

Kadınlarda sıklıkla görülen kalp krizi şikayetlerinin; nefes darlığı, aşırı yorgunluk, çene veya dişlerde ağrı, kollarda ağırlık hissi ve haftalar öncesinden başlayan hazımsızlık olabildiğini belirten Dr. Karadağ; doktor muayenesi gerektiren belirtileri ise şöyle sıralıyor:

“Ani bastıran yorgunluk, nefes darlığı, göğüs üzerinde baskı hissi, mide ağrısı, boyun, sırt, çene, sağ kol ve sağ omuzda ağrı, ani soğuk ter boşalması gibi durumlarda hastanın zaman kaybetmeden elektrokardiyografi çektirmesi gerekiyor.

Bu haber toplam 339 defa okunmuştur

Источник: http://www.liderhaber.org/kalp-krizi-riskini-arttiran-6-kadin-hastaligi-159867h.htm

Kadınlar dikkat! Menopoz öncesi de kalp hastalıkları riski yüksek!

Kadın hastalıkları kalbi de riske atıyor

Kadınlarda, menopozdan önce kalp ve damar hastalıklarının çok sık görülmediği yönündeki algının artık değişmesi gerektiğini belirten uzmanlara göre, artık kadınlar, menopozdan önce de risk altında!

Kadınlarda, menopoza kadar kalp hastalıklarının hiç görülmediği veya az görüldüğü algısı, genel olarak tüm dünyada yaygın. Oysa yapılan istatistikler, kadın ölümlerinin en sık nedeninin kalp hastalıkları olduğunu gösteriyor.

Kadınlarda kalp hastalığı görülme sıklığı artıyor

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınlarda menopoz – kalp hastalığı riski konusunda açıklamalarda bulunan metabolic balance® Türkiye temsilcisi, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Saide Aytekin, ABD’de yapılan çalışmaların, kadınlarda kalp hastalığı görülme sıklığının, erkeklere oranla her yıl 50.000 kişi arttığını gösterdiğini söyledi.

Avrupa için yapılan analizlerde, kalp damar hastalıklarından ölüm oranının kadınlarda %55, erkeklerde %43 olarak tespit edildiğine vurgu yapan Aytekin, verilerin, 35-65 yaşları arasındaki kadınların kalp damar hastalıklarına yakalanma sıklıklarının, tüm ülkelerde, hiç de azımsanmayacak oranlarda olduğunun altını çizdi.

metabolic balance® Türkiye temsilcisi, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Saide Aytekin

“Menopoza kadar bir şey olmaz’ demeyin”

Türkiye’de de durumun pek farklı olmadığını, her yaş grubunda, erkeklerin ve kadınların kalp damar hastalıklarına yakalanma oranlarının neredeyse aynı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr.

Saide Aytekin, “Ancak, Avrupa’da yapılan bir çalışmada ortaya çıkan, 45-75 yaş aralığındaki 100.

000 erkek ve kadın hastanın kalp damar hastalıkları nedeniyle ölüm oranları Türkiye’deki sonuçlarla karşılaştırıldığında, Türk kadınlarının açık ara önde olduğu görülmektedir” dedi.

“Bu nedenle, ‘menopoza kadar bize bir şey olmaz’, ya da ‘kadınlarda kalp damar hastalıklarına erkekler kadar sık rastlanmaz’ algısının bir an önce değişmesi gerekmektedir” diyen Aytekin, kadınların menopoza kadar, kalp hastalıkları açısından oldukça rahat oldukları, ancak menopoz kapıya dayandığında kalp hastalıkları riskiyle karşılaşabilecekleri algısının son derecede yanlış olduğunu bildirdi. Aytekin, “Bu algının kırılması amacıyla Amerika’da başlatılan ‘Go Red for Women’ kampanyası tüm dünyada ilgi görmüş ve bu yıl 2 Şubat’ta kadınlar kalp damar hastalıklarına dikkat çekmek için kırmızı giysiler giydiler” diye konuştu.

Kadınlarda kalp hastalıkları neden hızla artıyor?

Kadınların %80’inin geleneksel risk faktörlerine sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Saide Aytekin, şu bilgileri verdi:

“Kadınlarda obezite oranları 40 yaşından sonra %50’leri bulmaktadır. Buna bağlı olarak insülin direnci ve şeker hastalığı oranları erkeklerden daha fazladır. Şeker hastalığına bağlı olarak gelişen kalp damar hastalıklarından ölüm oranları da erkeklerden çok daha yüksektir.

Ayrıca yapılan çalışmalarda, her yaş gurubunda hipertansiyon oranları kadınlarda çok daha yüksek bulunmaktadır. Türkiye’de yapılan çalışmalarda, tüm bölgelerimizde kadınlarda hipertansiyon oranlarının çok yüksek olduğu görülmektedir. Bunlara ‘tedavisiz kalma’ faktörü de eklenince, kadınlarda kalp damar hastalıkları görülme oranındaki bu artış kaçınılmaz olmaktadır.

Kadınların düzenli egzersiz yapma oranları da çok düşüktür. Bunun da etkisiyle menopoz sonrası kolesterol değerleri kadınlarda çok daha yüksek seyretmektedir. Erkeklerde birincil risk faktörü olarak kabul edilmeyen trigliserid yüksekliği, kadınlarda risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Kadınlarda HDL, yani koruyucu kolesterol oranları da erkeklerden daha düşüktür.

Tüm bu faktörlere kadınların sigara içme oranındaki artışı da ekleyince, bu sonuçlara şaşırmamak gerektiği anlaşılıyor. Dünyada, her yıl 1.5 milyon kadın sigaraya bağlı nedenlerden hayatını kaybetmektedir. Bunun önümüzdeki yıllarda 8 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir.

“Tuz tüketimi hipertansiyonu etkiliyor”

Diğer bir faktör de tuz tüketiminin giderek artmasıdır. Bu da hipertansiyonu doğrudan etkilemektedir.

Karbonhidratlı, yani unlu gıdalar, trans yağlar, alkol tüketimi ve şekerli gıdalar da insülin direncini arttırarak hipertansiyona neden olmakta, vücutta su ve tuz tutulumu artmaktadır.

Glisemik indeksi düşük olan sebzelerin ve ölçülü meyve tüketiminin bu riski azalttığı, patates, havuç, pancar gibi glisemik indeksi yüksek olan sebzelerin ise riski arttırdığı bilinmektedir.

Bu nedenlerle, genç yaşlardan itibaren beslenmeye dikkat edilmesi, karbonhidratlı gıdaların daha az tüketilmesi, sağlıklı karbonhidratlar tüketilmesi, spor alışkanlığı edinilmesi, özellikle ailede hipertansiyon varsa; zaman zaman tansiyon kontrollerinin yapılması, tuz tüketiminin azaltılması gibi önlemler, menopoz sonrasında daha sağlıklı olunmasını sağlayacaktır. Menopoz dönemine girildikten sonra da aynı önlemlerin sürdürülmesi, düzenli sağlık ve tansiyon kontrolleri hiç şüphesiz ki kalp damar hastalıklarının azalmasında çok önem taşımaktadır.

Unutulmamalıdır ki; Türkiye’de ve dünyada kadınları ilgilendiren en önemli sağlık sorunları diyabet, obezite ve metabolik sendromdur.”

Etiketler: kalp hastalıklarımenopozmetabolic balance

Источник: https://www.gidahatti.com/kadinlar-dikkat-menopoz-oncesi-de-kalp-hastaliklari-riski-yuksek-98733/

Kadınlarda Kalp Krizi Öncesinde ve Sonrasında Belirtileri

Kadın hastalıkları kalbi de riske atıyor

Kalp krizi oluştuğu zaman kadınların yaşamakta olduğu belirtiler bazı durumlarda farklı olmaktadır. Göğüs ağrısı ya da nefes darlığı bazen olmayabilir.

İçindekiler

  • Kalp Krizi
  • Kadınlarda Kalp Krizi Belirtileri
  • Kadınlarda Kalp Krizi

Kalp Krizi

40 yaş üstü olan kadınların sağlık kontrollerini zamanında yaptırması için aile hekimine gitmeleri gerekmektedir. Kontroller sayesinde kişinin yüksek kan basıncına sahip olup olmadığı ya da kişinin yüksek kolesterolü belirlenmesinde bir takım testler yapılacaktır.

Özellikle de ailesinde kalp hastalığı olan kişilerin bu kontrollerini aksatmadan yaptırması gerekmektedir. Kadınların göğüs ağrısı yaşaması durumunda kalp krizi geçirme ihtimalleri vardır. Fakat bazı kadınların belirtileri arasında kalp krizinin en belirgin özelliği göğüs ağrısı olmamaktadır.

Göğüs ağrısı olmadan kalp krizi geçirip hayatını kaybeden birçok kadın bulunmaktadır. Bu nedenle de ailesinde kalp krizi öyküsü olan kişilerin aksatmadan kontrollerine gitmesi gerekmektedir. Kadınlar genellikle kalp krizinden haftalar öncesinde uyarı niteliğinde belirtileri hissetmeye başlayacaktır.

Fakat bu belirtilerin grip tarzında bir hastalık olduğunu ya da yoğun iş temposundan kaynaklandığı için yorulmalarına bağlayan birçok kişi olmaktadır. Bu nedenle aşağıda yazılan belirtileri yaşamakta olan bir kadının zaman kaybetmeden kalp krizi geçirme riski olacağından bir aile hekimine ya da kardiyoloji uzmanına görünmesi gerekmektedir.

Bazı kadınlarda gizli kalp krizi yaşama riskleri olacağı için, kesinlikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan kişiler rutin kontrollerini ihmal etmemelidir.

Kadınlarda Kalp Krizi Belirtileri

Göğüs ağrısı kalp krizinin her zaman belirtisi olsa da zaman zaman bazı kadınlar kalp krizi geçirdikleri zaman içerisinde göğüs ağrısı olmamaktadır.

Birçok kadın göğüs ağrısı yaşamadan da kalp krizi geçirmeleri tespit edilmektedir. Kol kısmında ve sırt kısmında oluşan ağrı kadınlarda daha sıklıkla görülmektedir.

Kadınlarda meydana gelecek olan sırtlarında ve çenelerinde oluşan ağrı sıklıkla kalp krizinin habercisi olmaktadır.

Özellikle de sırtta oluşan ağrının bir süre içerisinde kollara yayılması hatta parmaklara kadar inmesi sonucunda bir belirti olacağını unutmamanız gerekmektedir.

Kadınların vücudunda kalp damarlarının tıkanması sonucunda oluşacak sinirleri tetikleyecek bir takım ağrılar meydana gelecektir. Bu ağrı sıklıkla çene de olacağı gibi sırtta ve kollarda da oluşan bir ağrı söz konusu olacaktır.

Bu ağrılar sıklıkla iki kola da yayılmakta olan ve kişinin kolunu kaldıramayacak kadar şiddetli ağrısının olmasına neden olur. Ağrı sıklıkla aniden başlayacaktır ve terlemenin eşlik ettiği bir durum söz konusu olur. Ayrıca kişilerin gece uyanmasına neden olacaktır.

Ağrının çenenin üst kısmında da hissetme mümkün olacak ve bunun diş ağrısına benzer bir ağrı olacağı unutulmamalıdır.

Kalp krizinin ilk belirtisi olarak bir kadının çok fazla yorulması söz konusu olacaktır. Bu yorgunluk sıklıkla gün içerisinde çok fazla çalıştığı için, çok fazla koşuşturması sonucunda yorulduğunu düşünecektir. Sürekli var olan yorgunluk konusunda dikkatli olmanız gerekmektedir. Egzersiz yapmasanız bile sizler bu yorgunluğu hissedecektir.

Ayrıca egzersiz yaptığınız zaman çok fazla bir yorgunluk yaşamanız söz konusu olacaktır. Normal yürüme esnasında çok yorulma, yerinizden kalkamayacak kadar kendinizi yorgun hissetmiş olacaksınız. Birçok kişi bu yorgunluğu nedeniyle kendisini çok fazla yorgun hissetmesine neden olacaktır.

Bu nedenle de birçok kişi uyku bozukluğu yaşaması da söz konusu olur.

Birçok kadında belirtiler arasında çok fazla terleme ve nefes darlığının olması söz konusu olacaktır. Kişilerde meydana gelecek olan terleme çok fazla olacaktır. Daha çok bu belirti kadınlarda menopoz belirtisi olarak adlandırılmaktadır.

Egzersiz yaptıkları sıra da ani bir şekilde meydana gelen terleme, nefes darlığının olması belirtisi görülmektedir. Yokuş tırmanmak ya da merdiven çıkmak gibi belirtiler sonucunda nefes nefese kalacak ve çok terleme görülecektir.

Bunun yanında kişilerde özellikle de gece olduğu zaman meydana gelecek olan göğüs ağrısı olacağı gibi yorgun hissedecek ve bunun yanı sıra terleme de görülecek ve nefes darlığı da eşlik edecektir.

Kadınlarda Kalp Krizi

Ailesinde kalp hastalıkları yaşayan özellikle de annesi ya da kız kardeşinde kalp krizi geçime ihtimali bulunan bir kadının da kalp rahatsızlığı yaşaması mümkün olacaktır. Bu durumda sizler doktorunuzu sık sık ziyaret ederek risk altında olmadığınızı da anlamanız gerekmektedir. Sigara içmemeniz gerekmektedir. Sigara kalp damar sağlığı açısından çok zararlıdır.

Ve içen kişilerin kalp rahatsızlığı geçirme riski her zaman için bulunmaktadır. Sık sık tansiyonunuzu kontrol ettirmeniz gerekmektedir. Yüksek tansiyon kalp krizinin belirtileri arasında olmaktadır. Ayrıca şeker hastalığı olup olmadığına da baktırmanız gerekmektedir. Kolesterol kalbin düşmanı olarak bilinmektedir.

Bu nedenle kolesterolünüzü sık sık kontrol ettirmeli ve yüksek çıkması durumunda tedaviye başlamanız gerekmektedir. Her gün düzenli olarak spor yapmalı ve her gün düzenli olarak yürüyüş yaparak hareketli kalmanız gerekmektedir. Kilo kalp hastalığının oluşmasında en önemli neden olmaktadır. Bu nedenle obeziteye dikkat etmeniz gerekmektedir. Tuzu olabildiği kadar azaltmalısınız.

Stresten kaçınmalı ve olabildiği kadar sakin bir hayat geçirmeniz gerekmektedir.

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kadinlarda-kalp-krizi-belirtileri.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.