Kadında Kıllanma

KADINLARDA AŞIRI KILLANMAYA DİKKAT!

Kadında Kıllanma

Hirsutizm, yani kadınlarda görülen aşırı kıllanma problemi, bir hastalık değil, altta yatan bir hastalığın belirtisi olabiliyor.

Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, “Lazer epilasyon gibi kozmetik önlemler, kılları geçici olarak uzaklaştırabilir. Ancak öncelikle yapılması gereken, aşırı kıllanmanın altında yatan bir hastalık varsa, bunun açığa çıkartılmasıdır” açıklamasında bulunuyor.

Üreme çağı adı verilen, regl görmeyle başlayıp ve menopoza kadar devam eden zaman diliminde, her 100 kadından 10’unda aşırı kıllanma sorunu görülüyor.

Kadınlarda, çene bölgesi, üst bıyık bölgesi, üst kol bölgesi, sırt bölgesi, alt bel bölgesi, üst karın bölgesi, göğüs, alt karın ve uyluk bölgelerinde normalden fazla kıllanma olması durumunda hirsutizm tanısı konuluyor.

Aşırı kıllanma hangi hastalıkların habercisi?

Aşırı kıllanmanın en yoğun olarak 15-16 ila 45-50 yaşları arasında görülüyor. Prof. Dr.

Fahrettin Keleştemur, birçok kadının bu sorunu çok fazla dile getirmez ve hekime gitmediğini, estetisyen ya da kozmetik merkezlere başvurarak kıllardan kurtulmaya çalıştığını söylüyor.

Ancak aşırı kıllanmanın bir hastalık olmayıp altta yatan bir hastalığın belirtisi olduğunu belirtmemizde fayda var. Bir kadında bu rahatsızlık varsa, ona yol açan sebebin mutlaka açığa çıkartılması gerekiyor.Altta yatan sebebin ne olduğu anlaşılmadan, doğru tedavi mümkün olmuyor.

Aşırı kıllanmanın en yaygın nedeni polikistik over sendromu

Aşırı kıllanmanın en yaygın sebeplerinden birinin polikistik over sendromu olduğunu belirten Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur,  bak ne diyor:

Kıllanmanın nedeni, yüzde 70 oranında polikistik over sendromudur. Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen endokrin bozukluktur.

Kadınlarda, aşırı kıllanma yanında regl düzensizliği, sivilce oluşumu ve saç dökülmesine de neden olabilir.

Polikistik over sendromu tanısı koymak için ultrason eşliğinde yumurtalıklar incelenir, ultrasonografide büyümüş yumurtalıklar ve yaygın bir şekilde dağılmış küçük kistlerin görülmesi kriterlerden biridir.

Polikistik over sendromu, ayrıca kadınlarda infertilitenin de en sık sebebidir. Bu hastaların büyük bir kısmı kilolu hastalardır. Vücut kitle indeksleri yüksektir. Bu hastalarda yağ metabolizması bozukluklarına sık rastlanır. Diyabet, bu hastalarda en az 5 misli daha fazla görülür. Bu nedenle kıllanma sorununu basite almamak gerekir”

Hirsutizmin nedeni tümör ya da genetik bir hastalık olabilir mi?

Nadiren de olsa, böbreküstü bezi ve yumurtalık tümörlerin de androjen hormonları fazla salgılanmasına yol açtığı için aşırı kıllanma ve saç dökülmesi gibi şikâyetlere neden olduğuna işaret eden Prof. Dr.

Fahrettin Keleştemur, bu vakalarda kıllanma aniden başladığını ve hızlı ilerlediğini söylüyor.

Beraberinde kanser de hızlı ilerlediği için zaman kaybedilmemesi ve aniden başlayan ve hızlı ilerleyen erkek tipi kıllanma durumunda en kısa zamanda hekime başvurulması önem teşkil ediyor.

Böbreküstü bezini ilgilendiren, Konjenital Adrenal Hiperplazi adı verilen genetik hastalık, böbreküstü bezinde steroid hormonlarının sentezindeki bozukluklardan kaynaklanmaktadır.

Bu hastalıkta erkek tipi kıllanma, saç dökülmesi, sivilcelenme ve kas kitlesinin artması, ağır vakalarda ise ses kalınlaşması ve klitoriste büyüme gibi bulgular görülebilir.

Tanıda hormonal testler dışında genetik analizler de gerekebilir.

Bu hastalıkların dışında hastaların bir kısmında aşırı kıllanma için belirli neden bulunmuyor. Androjen düzeyleri normal sınırlarda olmasına karşın aşırı kıllanma olan, over ultrasonografisinde polikistik over saptanmayan ve regl düzensizliği bulunmayan hastalarda bu durum “İdiopatik Hirsutizm” olarak tanımlanıyor.

Aşırı kıllanma tedavisi

Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, aşırı kıllanma tedavisinin, farklı branşlar tarafından, birlikte değerlendirilmesi gereken bir problem olduğuna dikkat çekiyor.

Aşırı kıllanma şikâyetiyle başvuran kişilerde çoğunlukla görülen, polikistik over sendromu ve nedeni bilinmeyen hirsutizmde ilaç tedavisinden yararlanılıyor.

En az 6 ay düzenli ilaç kullanımının yanı sıra, gerekirse kozmetik tedavi de uygulanabilir.

Aşırı kıllanma tedavisinin kalıcı bir tedavi yönteminin olmadığı, kronik tedavinin gerekli olabileceği ve ilaçların ancak aylar içerisinde etki edebileceğinin unutulmaması gerekiyor. Bu süre içinde düzenli hekim kontrollerine devam edilmesi oldukça önemli.

Источник: https://www.womenshealth.com.tr/kadinlarda-asiri-killanmaya-dikkat/

Kadınlarda Kıllanma (Hirsutizm) Neden Olur? Hirsutizm Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Kadında Kıllanma

Hirsutizm kadınlarda çene, üst dudak, göğüs, karın, sırt ve uyluk gibi androjene duyarlı bölgelerde erkek tipi kıllanma ile karakterize bir durumdur.

Hirsutizm gelişiminden androjen salgısının artması, cinsellik hormonu bağlayıcı globulin konsantrasyonlarının azalmasına bağlı serbest androjen seviyelerinin artması sorumludur.

Özellikle bazı bireylerde kişisel cilt duyarlılığı ve ciltte bölgesel androjen dönüşümlerinin artışı da söz konusudur. Bu durumun gelişmesinden sorumlu en önemli androjenler: androstenedion, testosteron ve dihidrotestosterondur.

Hirsutizm doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık % 5-10’unu etkileyen, psikososyal boyutu olan ve çoğu zaman hayati tehsi olmayan benign bir durumdur. Nadiren altta yatan hastalık ciddi olabilir.

Kadınlarda kıllanma (hirsutizm) nedenleri

Sıklıkla etyolojik nedenin polikistik over sendromu ve idiopatik hirsutizm olduğu saptanmıştır. Adrenal hastalıklar daha nadir hirsutizme neden olmaktadır. En sık adrenal hirsutizm nedenlerinden biri non-klasik hiperplazidir.

Hirsutizmin nedenlerini sıralayacak olursak;

  • Polikistik over sendromu,
  • Non-klasik hiperplazi,
  • Cushing sendromu,
  • Adrenal tümörler,
  • Hiperprolaktinemi gibi bazı endokrinolojik hastalıkları sayabiliriz. Bazı ilaçların (anabolik steroidler gibi) kullanımı nedeniyle de kadınlarda kıllanma görülebilir.

Hirsutizm (kıllanma) pek çok normal kadında, özellikle hormon dengesinin bozulduğu menopozdan sonra da görülebilir.

Kadınlarda kıllanma (hirsutizm) belirtileri ve bulguları

Özellikle kadınlarda görülen aşırı kıllanma “Hirsutizm” olarak adlandırılan durumda kıllanma erkek tipindedir ve kalındır. Yüzde, göbekte, bacaklarda, göğüslerde, sırtta, kuyruk kemiğinin üst kısımlarında kıllanmalar olabilir.

Hirsutizme neden olan hastalığa veya bozukluğa göre bu belirtilere başka belirtiler de eşlik edebilir.

Örneğin, hirsutizm polikistik over sendromu nedeniyle gelişmişse buna bağlı belirtiler, Cushing sendromu nedeniyle gelişmişse buna bağlı belirtiler, adrenal hiperplazi nedeniyle gelişmişse buna bağlı belirtiler, adrenal tümörler nedeniyle gelişmişse buna bağlı belirtiler, hiperprolaktenimi varsa buna bağlı belirtiler görülebilir.

Hirsutizme (kadınlarda kıllanmaya) neden olan hastalıkların diğer belirtileri ve bulguları hakkında da bilgi verecek olursak;

Polikistik over sendromu belirtileri ve bulguları: Polikistik over sendromu belirtileri menarş yaşı (ilk adet kanamasının başladığı dönem) civarında ortaya çıkar.

Polikistik over sendromlu bireylerde genellikle oligomenore (mentruasyonların yılda 9 kezden az olması) veya amenore (adet kanamasının olmaması) ile kendini gösteren kronik anovulasyon söz konusudur. Anovulatuar döngüler kısa dönemde disfonksiyonel uterus kanamalarına ve kısırlığa, uzun dönemde endometrium kanserine neden olabilir.

Hiperandrojenizmin klinik bulguları olan hirsutizm (erkek tipi kıllanma), akne (sivilcelenme) ve alopesi (saç dökülmesi) görülebilir. Bazı hastalarda santral obezite vardır.

Cushing sendromu belirtileri ve bulguları: Cushing sendromunda hiperkortizolizme bağlı olarak gelişen belirtiler ve bulgular görülür.

Cushing sendromunda görülebilen belirtiler ve bulgular arasında merkezi obezite, adet düzensizliği, aydede yüzü, kıllanma (hirsutizm), Bufalo hörgücü, hipertansiyon, deri çatlakları, deride incelme, ciltte kolay morarma, karın ağrısı, karında kitle, halsizlik, akne, ödem, ruhsal bozukluklar, kas erimesi, aşırı susama ve aşırı su içme, idrar miktarında artış, diyabet görülebilir.

Non-klasik adrenal hiperplazi belirtileri ve bulguları: Konjenital hiperplazi, kortizol biyosentezindeki enzimatik bir kusur sonucu, kortikotropin sekresyonunda (salgılanmasında) artış ve adrenokortikal hiperplazi ile karakterize bir grup otozomal resesif geçişli bir hastalıktır.

Olguların büyük çoğunluğu 21-hidroksilaz eksikliği sonucu oluşur. Non-klasik 21- hidroksilaz eksikliği hastalığın hafif formudur. Daha nadir olarak 11-hidroksilaz ve 3β-hidroksilaz eksikliği nedeniyle de oluşabilir. Geç puberte ve erken erişkinlik döneminde tanı konulur.

Non-klasik konjenital adrenal hiperplazinin bulguları değişiktir ve her yaşta ortaya çıkabilir. Erken pubik kıllanma, akne, menstruel düzensizlikler, düşük fertilite, sekonder polikistik over sendromu gibi belirtiler ve bulguları sayabiliriz. Bu hastalar yanlışlıkla polikistik over sendromu tanısıyla izlenebilir.

Non-klasik konjenital adrenal hiperplazili kadınların bir kısmında hiç bir bulgu görülmeyebilir. Bazı kadınlarda ise ileriki yaşlarda bile androjen fazlalığına bağlı belirtiler ve bulgular gelişebilir.

Adrenal tümörlerin belirtileri ve bulguları: Adrenal nöroblastom dışı adrenal tümörler daha nadir görülen, nedenleri ve oluşum mekanizması ve klinik özellikleriyle farklılıklar gösteren, adrenal bezlerin (böbreküstü bezlerinin) farklı katmanlarından kaynaklanan ve hormonal aktiviteleri olabilen tümör grubudur.

Adrenal tümörler, adrenal bezin benign (non-kanseröz) adenomlarıdır. Adrenal adenomlar yıllarca herhangi bir belirtiye ve bulguya neden olmayabilir ve rastlantısal olarak tanı alabilir. Adrenal bezin hiperfonksiyonel olan tümörleri hormon salgılanmasına bağlı klinik tablolarla kendini gösterir.

En sık foksiyonel tümörler kortizol salgılayan, dolayısıyla Cushing sendromuna neden olan tümörlerdir. Bunun yanında aldosteron artışıyla seyir gösteren Conn sendromu veya erkek cinsiyet hormonlarının aşırı üretimine bağlı akne ve kadınlarda kıllanma gibi belirtiler gösteren tümörler de görülebilir.

Nadir olarak tümör içine kanama ve buna bağlı hafif sırt ağrısı ya da yan ağrısı gibi belirtiler de görülebilir.

Hiperprolaktinemi belirtileri ve bulguları: Hiperprolaktinemi belirtileri ve bulguları arasında memeden süt gelmesi (galaktore), memelerde büyüme (jinekomasti), libidoda azalma, orgazm gecikmesi, düzensiz adet, adet görememe, kadınlarda akne ve hirsutizm, kilo alımı, kısırlık, kemik mineral yoğunluğunda azalma, meme ve endometrium kanserleri gelişimi riski, ruhsal değişiklikler gibi belirtileri ve bulguları sayabiliriz.

Kadınlarda kıllanmanın (hirsutizmin) nedeni nasıl teşhis edilir?

Hastanın öyküsü ve fizik muayene bulguları, virilizan hastalıkların, polikistik over sendromu veya endokrinopatilerin ve androjenik kullanımının tespit edilmesinde önemli ipuçları verir. Çok hızlı ortaya çıkan ve hızlı ilerleme gösteren hirsutizm, kliteromegali, kas kitlesinde artış gibi virilizasyon bulgularının varlığı durumunda androjen salgılayan tümörler göz önünde bulundurulur.

En sık hirsutizm nedeni olan polikistik over sendromunun bulgularının iyi araştırılması hirsutizme yaklaşımda oldukça önemlidir.

Hirsutizmli hastaların yarısından fazlasında adet düzensizliği vardır, bu nedenle hastanın adet dönemleri ile ilgili öyküsü de detaylı şekilde alınır.

Hormonal düzeylerin ölçülmesi için endokrinoloji alanında gerekli kan testleri yapılır.

ACTH uyarı testiyle 21-α hidroksilaz ve 11β-hidroksilaz eksikliği tanısı konulabilir.

Cushing sendromu, hiperprolaktinemi, androjen üreten adrenal ve overin virilizan tümörleri uygun testler ve görüntüleme yöntemleriyle teşhis edilebilir.

İnceleme sırasında, galaktore ile birlikte tiroid fonksiyon bozukluğunun belirtileri bulunması durumunda, hiperprolaktinemiye bağlı hirsutizm olabilir.

Ayrıca hiperprolaktinemi ve polikistik over sendromu birlikteliği sıktır ve bu hastaların yarısından fazlasında hirsutizm görülmektedir.

İdiyopatik hirsutizm, hirsutizmin sık görülen sebeplerinden biridir. Normal androjen seviyelerine sahip olan, menstruel düzensizliği (adet düzensizliği) olmayan ve hirsutizme neden olabilecek başka bir neden bulunamamış kadınlarda gelişen hirsutizm, idiyopatik hirsutizm olarak değerlendirilir.

Hirsutizmin ayırıcı tanısında en temel yaklaşım androjen düzeyini saptamak ve hirsutizme neden olan androjen salgılayan tümörler gibi ciddi nadir durumların dışlanabilmesidir. Androjenik ilaç kullanımı öyküsünün de iyi sorgulanması ayırıcı tanı açısından önemlidir.

Kadınlarda kıllanma (hirsutizm) nasıl tedavi edilir?

Hirsutizm tedavisi iki yönlüdür; hirsutizmin tedavisine başlamadan önce bu durumun nedeninin bulunması gerekir ve androjen düşürücü tedavi verilir.

Androjenlerin düşürülmesiyle terminal kıl haline dönüşen kılların sayısının ve yeni kılların oluşumu ve gelişiminin azaltılması sağlanır. Ancak bu tedavi var olan kılların üzerinde etki sağlamaz.

Androjen seviyesini düşürmek için doğum kontrol hapları ve androjenler kullanılır.

Hirsutizm tedavisinin ikinci aşaması ise, kozmetik olarak kılların ortadan kaldırılmasını içerir. Kılları ortadan kaldırma amaçlı kıl dökücü ilaçlar ve epilasyon gibi yöntemler kullanılır.

Hirsutizmin nedeni altta yatan bir hastalık (polikistik over sendromu, Cushing sendromu, non-klasik adrenal hiperplazi, adrenal tümörler, hiperprolaktinemi gibi) ise bunlara yönelik gerekli incelemeler ve bunlara yönelik uygun tedaviler de uygulanır.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/hirsutizm-nedir/

Aşırı Kıllanma (Hirsutizm)

Kadında Kıllanma

Aşırı kıllanma kadınlarda erkeklerinkine benzer kılların çıkması durumudur. Bu durumda, kadınlarda erkeklerdeki gibi yüzde, göğüste ve sırtı gibi vücudun belli bölgelerinde kalın pigmentli kılların aşırı çıkar. Vücudunuzda çıkacak kılların miktarı genetik yapınıza bağlıdır.

Aşırı kıllanma aşırı erkek hormonu olan androjende, temelde testosterondan kaynaklanır. Aşırı kıllanma etnik ya da genetik kaynaklıdır.

Aşırı kıllanma sorunu yaşayanlar için kendi kendine bakım ve tıbbi terapiler birleşimi etkili olur. Ergenliğe kadar vücudunuzda vellus denilen güzel renksiz kıllar olur.

Cinsel açıdan olgunlaştığınızda, androjen denilen erkek seks hormonları vücudunuzun beli noktalarındaki kılların koyu renkte olmasını, kıvırcık olmasını ve daha kalın olmasını sağlar. İstenmeyen aşırı kıllanma aşırı androjen ya da saç foliküllerinin androjenlere artan hassasiyetten kaynaklanır.

Aşırı kıllanma olan kadınların yarısı yüksek androjen seviyelerine sahiptir. Ciddi bir sorun olan aşırı kıllanma genelde yüksek androjen den kaynaklanır. Yüksek androjen seviyelerine sebep olan durumlar şunladır:

  • Polikistik yumurtlama sendromu: Bu yaygın durum, düzensiz adet dönemleri, obezite, kısırlık ve bazen yumurtalıklarındaki çoklu kistle sonuçlanabilen cinsiyet hormonları dengesizliğinden kaynaklanır. Polikistik yumurtalık sendromu aşırı kıllanmanın en yaygın tanımlanan sebebidir.
  • Cushing sendromu: Cushing sendromu vücudunuzun çok yüksek seviyelerde kortizol hormonuna maruz kaldığı bir durumdur. Kortizol vücudunuzun strese verdiği tepkide bulunan steroid hormonudur. Böbreklerinin tam üstünde yer alan küçük hormon salgılayan bezler çok fazla kortizol yapar ya da uzun zamandır kortizol gibi ilaçlar almaktan meydana gelebilir. Artan kortizol seviyeleri aşırı kıllanmaya neden olan vücudunuzdaki seks hormonları dengesini bozabilir.
  • Doğuştan adrenal büyümesi: Bu genetik durum böbrek üstü bezinin ürettiği kortizol ve steroid hormonların anormal üretimiyle tanımlanır.
  • Tümörler: Nadiren yumurtalıklarda ya da böbrek üstü bezlerinde androjen salgılayan tümör aşırı kıllanmaya neden olabilir.
  • İlaçlar: Bazı ilaçlar aşırı kıllanmaya neden olabilir. Buna benzer bir ilaç danazoldur. Endometriyoz hastalığı olan kadınların tedavisinde kullanılır.

Bazen belli bir sebebi yoktur. Androjen seviyeleri normal olan, düzenli adet dönemi geçiren ve başka belirgin bir sebebi olmayan kadınlarda aşırı kıllanmanın ortaya çıkmasına idiyopatik aşırı kıllanma denir. Yani bozukluğun belirli bir sebebi yoktur. Bu genelde Akdeniz, Orta Doğu ve Güney Asya kökenli kadınlarda ortaya çıkar.Genelde kadınların bulunmayan bölgelerinde özellikle yüzde, göğüste ve sırtta meydana gelen aşırı kıllanmanın temel belirtisi kalın pigmentli vücut kıllarıdır. Yüksek androjenden kaynaklanan aşırı kıllanmanın başka belirtileri zamanla ortaya çıkar bu sürece de kıllanmada artış denir.

Kıllanmada artışın belirtileri:

  • Kalınlaşan ses
  • Kelleşme
  • Akne
  • Göğüsün küçülmesi
  • Klitorisin büyümesi
  • Artırılmış kas kütlesi

Doktorla Görüşmek Ne Zaman Gerekir?

Kıllanma için diane 35 kullanıyorum aşırı derece sivilce çıktı sebebi ilaç mıdır?… devamı

Şu belirtiler varsa doktorunuza başvurun

  • Üst dudakta, kaynaklar, çene, göğüs ortasında, iç kalçalarda ya da sırtın alt bölgelerde
  • Düzensiz adet dönemlerinden kaynaklanan istenmeyen kıl artışı
  • Sertleşen ses, kelleşme, artan kas kütlesi ve küçülen göğüs ölçüsü gibi erkek özellikleri
  • İlaç yüzünden istenmeyen kıl artışının kötüye gitmesi

Menopoza yaklaşan kadınlar ya da menopozun ilk yıllarında çene kalınlaşır ya da yüzde başka istenmeyen kıllar çıkabilir ama buna aşırı kıllanma denmez. Doktorunuz menopoz zamanında ortaya çıkan kıllarla bir başka bozukluktan kaynaklanan aşırı kıllanma arasındaki farkı ayırt etmenize yardımcı olabilir.Aşırı kıllanmanın oluşumunda bazı faktörler etkili olabilir. Bunlar:

  • Aile geçmişi: Ailelerde oluşan konjenital böbrek üstü bezi büyümesi ve polikistik over sendromu gibi durumlar aşırı kıllanmaya neden olur.
  • Etnik köken: Akdeniz, Orta Doğu ve Güney Asya kökenli bayanlarda belirli bir sebep olmaksızın aşırı kıllanma olur.

Aşırı kıllanma bazen duygusal olarak yıkıcı olabilir. Bazı kadınlar aşırı kıllanma yüzünden içine kapanabilir. Aşırı kıllanma fiziksel bir komplikasyona neden olmasa da altında yatan hormonal dengesizlik neden olabilir. Aşırı kıllanmanın teşhisini yapmak için hastalık geçmişinize bakmak gerekir. Doktorunuz size adet dönemlerinizi, belirtilerin ne zaman başladığını, ilaç alıp almadığınızı, ailenizin hastalık geçmişini sorabilir.

Doktorunuz muhtemelen şunları yapacaktır:

  • Fiziksel muayene: Doktorunuz yüzünüzü, boynunuzu, göğsünüzü, memelerinizi, sırtınızı, midenizi ve kıl oluşumunda leğen kemiğinizi kontrol edecektir. Doktorunuz aynı zamanda hormonal dengesizlikle sonuçlanan durumları ve fazla androjen belirtilerini inceleyebilir.
  • Kan testi isteyebilir. Testosteron dahil kanınızda belli hormon miktarını ölçen testler aşırı kıllanmanın artan androjen seviyelerinden kaynaklandığını tespit edebilir.

Daha ileri test

  • Aşırı kıllanmanın ciddiyetine ve başka alakalı belirtilere göre testin kapsamı genişler. Görüntü testleri uygulanabilir:
  • Ultrason: Bu görüntüleme testi vücudun iç-yapısının resimlerini çekmek için yüksek frekans ses dalgaları kullanmaktadır. Tümör ya da kist var mı diye kontrol etmek için yumurtalık ya da böbrek üstü bezlerinin ultrasonu çekilebilir.
  • Bilgisayarlı tomografi (CT): iç organlarınızın kesitsel fotoğraflarını sağlayan bir çeşit X ray testidir. Böbreküstü bezlerini değerlendirmek için tomografi kullanılabilir. 

Aşırı kıllanma tedavisi genelde hem kendi kendimize bakım, kıl dökme ve ilaçların birleşiminden oluşur.
Tüy yok etme tedavileri:

  • Elektrikle ayrışma: Bu çeşit terapide her bir saç folikülüne küçük bir iğne yerleştirilir ve folikülü yok etmek için elektrik akımı verilir. Elektrikle ayrışma kalıcı tüy yok etmede etkilidir. Ama işlem ağrılı olabilir. Bazı uyuşturan kremler cildinizin üzerine ağrıyı dindirmek için sürülebilir. Yan etkileri tedavi edilen bölgenin kararması ya da açık renk olmasına ya da lekelenmesine neden olabilir.
  • Lazer terapi:lazer terapi yüksek konsantre ışığın (lazer) cildin üzerine folikülleri yok etmek için ve tekrar çıkmasını engellemek için uygulanır. Bireysel işlemler tedavi edilen bölgenin büyüklüğüne göre birkaç dakikayla birkaç saat sürebilir. Lazer tedavisi görürken ciltte rahatsızlık olabilir. Tedaviden sonra bölge bir süreliğine kırmızı ve şiş kalabilir. Lazer tedavisi aynı zamanda pahalıdır. Tedaviden sonra, bazı insanlarda uzun süre kıllanma yaşanmaz ama diğerlerinde zaman zaman müdahaleye gerek olabilir.
  • Aşırı kıllanmaya uygulanacak tıbbi tedaviler:
  • Gebelik önleyici ilaç:Östrojen ve progestin hormonlarını içeren doğum kontrolü hapları ya da başka hormonal gebelik önleyici ilaçlar yumurtalıklarınız tarafından üretilen androjeni engelleyerek aşırı kıllanmayı tedavi eder. Ağızdan alınan gebelik önleyici ilaçlar hamile kalmak istemeyen kadınlarda kıllanma için kullanılan yaygın bir tedavidir. Muhtemel yan etkiler içinde sersemlik, mide bulantısı, baş ağrısı ve mide bozulması bulunur.
  • Anti-androjenler:Bu çeşit ilaçlar androjenlerin vücudunuzdaki alıcılarınıza yapışmasını engeller. Aşırı kıllanma tedavisi için en çok kullanılan anti-androjen spironolaktondur. Muhtemel yan etkileri sersemlik, mide bulantısı, düzensiz adet görmeler, elektrolit rahatsızlık ve ishaldir. Bu ilaçlar doğum kusurlarına neden olduğu için onları alırken iyi gebelik önleyici ilaçlar kullanmak önemlidir.
  • Bölgesel krem: Eflornitin kadınlarda özellikle aşırı yüz kıllanması için reçeteli kremdir. Yüzünüzün etkilenmiş bölgesine doğrudan uygulanır ve yeni kıllanmanın oluşmasını yavaşlatır ama kıl çıkması tamamen engellenemez. Eflornitin işe yaraması iki ay sürebilir ve ilaç kullanımına devam etmediği durumlarda 8 hafta içinde tedavi öncesi seviyelere döner. Yan etkileri acı, sızı ya da cilt dökülmesidir.

Aşırı kıllanma için ilaç tedavisine başladıktan sonra genelde fark oluşması bir ay sürer. İlaçlarınızı, dozajlarını değiştirmeden 6 ay almaya devam etmeniz tavsiye edilir. Eğer siz ve doktorunuz size uygun ilacı bulamazsa, doktorunuz sizi cilt uzmanına yönlendirebilir.

Doğum Öncesi Bakım

Aşırı kıllanma için ilaç kullanıyorsanız ve bebek sahibi olmak istiyorsanız, doktorunuzla konuşun. Aşırı kıllanma için belirli ilaçları alan kadınlara hamile kalmamaları tavsiye edilir. Aşırı kıllanma ve düzensiz adet dönemleriniz varsa, sizde doğurganlığınızı engelleyecek polikistik over sendromu olabilir.

 Kendi kendine bakımın içinde şunlar vardır:

  • Koparmak: Birkaç kılı koparmak için cımbız kullanmak iyi bir yöntemdir ama fazla kıl için faydalı olmaz. Kılları cımbızla koparırken biraz acıyabilir ve uzun süre işe yaramaz kadınların istenmeyen tüylerden kurtulmak için kullandıkları en yaygın yöntemdir.
  • Tıraş olmak: Tıraş olma çabuk ve pahalı olmayan bir uygulamadır ama cildin aşağısına doğru işlem gördüğü için düzenli olarak tekrar edilmelidir.
  • Ağda yapmak: Ağda istenmeyen tüyün olduğu yere sıcak ağda uygularsınız. Ağda sertleştikçe ters yöne doğru çekilir ve kılları yolar. Ağda geniş miktarda kılı çabuk bir şekilde koparır ve kısa süreliğine acıya ve bazen tahriş ve kırmızılığa neden olur. Sıcak ağda cildinizi de yakabilir.
  • Kimyasal tüy dökücüler: Genellikle jel, losyon ya da cildinize sürdüğünüz krem şeklinde olur. Kimyasal tüy dökücüler, saç gövdesinin protein yapısını parçalayarak çalışır. Bazı insanlar tüy dökücülerdeki kimyasallara karşı alerjik olurlar.
  • Ağartma: Bazıları kılları yok etmektense onları ağartmayı tercih ederler. Ağartma rengini alır, kılları görünmez kılar. Ağartma cilt tahrişine neden olabilir bu yüzden bir bölgede önce deneyin.

Aşırı kıllanma önlenemez.

Ama polikistik over sendromunuz varsa, obeziteyi kontrol etmek, vücudunuzun normal insülin seviyelerine tepki vermediği bir durum olan insülin direncini engellemek androjen seviyelerini düşürebilir ve daha kıllanmayı sağlar. 

Источник: https://www.hemensaglik.com/makale/asiri-killanma-hirsutizm

Kadınlarda tüylenme sorunu (hirsutismus)

Kadında Kıllanma

“Erkek tipi kıl bölgeleri” olarak kabul edilen üst dudak üstü, çene kemiği üstü ve yanaklar, göğüs kafesi üstü bölge ve göbek çevresi, kasık ile göbek arasındaki orta hat, bacakların iç yüzleri, sırt, kalça ve kasıklar gibi bölgelerde kıllanma oluşması durumunda kadında “tüylenme” veya tıbbi adıyla hirsutismus'tan bahsedilir.

Dikkat: Genetik özelliklere bağlı olarak bazı kadınlarda bu bölgelerde de ince ve hatta bazen daha kalın ve koyu renkli kıllar olabilmekte ve bu durumlarda kadınlar muhtemel bir hormonal bozukluk endişesiyle doktora başvurabilmektedirler. Bu tür durumlarda yapılan hormonal incelemeler çoğu durumda normal sonuçlanmakta ve epilasyon ile kıl köklerinin alınması dışında kalan tedavi yöntemleri sonuç vermemektedir.

Burada ele alınacak olan sorun, “erkek tipi kıl bölgelerindeki” kılların dikkati çekecek ve estetik sorun yaratacak şekilde büyümüş olmasıdır.

Çoğu zaman beraberinde başka türlü hormonal dengesizlik çağrıştıran belirtilerin de görüldüğü bu tür bir durumda doktora başvurulması özellikle üreme çağında olan kadınlarda nedenin aydınlatılması ve tedavinin başlatılması açısından son derece önemlidir.

Kıllar Hakkında Genel Bilgiler

Vücudumuzu kaplayan kıllar kıl kökü adı verilen yapının bir ürünüdür.

Vücudumuzdaki kılların dağılımı ve yoğunluğu genetik olarak belirlenmiştir ve ayak tabanı, avuç içi gibi bölgeler hariç vücudumuzu kaplayan cildimizin tüm alanlarında kıl kökleri mevcuttur.

Bu kıl köklerinin bazıları gözle görülmeyecek incelikte kıl üretimi yaparlarken bazıları aktif olarak kıl üretimi yapar ve cinsiyet, ırk, yaş, hormonal durum gibi etkenlere göre vücutta daha az veya daha belirgin olan bir tüylenme paterni oluştururlar.

Kıl kökleri kendilerine hormonlar tarafından verilen emirler doğrultusunda sürekli olarak kıl üretir ve üretilen bu kıl kendiliğinden dökülene veya kesilene kadar o bölgede durur.

Vücudun her bölgesindeki kılın kendine özgü uzama hızı (hızlı uzayan, yavaş uzayan) ve sınırı (uzamaya sürekli devam eden veya belli bir uzunluktan sonra çok yavaş uzayan, ömrü (uzadıktan sonra kısa zamanda dökülen veya sürekli kalan) ve renklenme (açık renk, daha koyu renk) şekillenme (düz veya kıvrılan) özelliği vardır ve kıl kökleri kendilerine atfedilen bu özelliklere göre üretim yaparlar.

Saçlarımızdaki kıllar uzama hızı yüksek, uzama sınırı geniş olan yani oldukça büyük uzunluklara ulaşabilen özelliktedir. Bunun yanında kollarımızdaki kıllar çok yavaş uzayan ve aynı uzunlukta kalan izlenimi veren kıllardır.

Kıl köklerinin hepsi aynı anda üretim yapmazlar. Bunun yerine bir kısmı aktif olarak kıl üretirken bazıları gelişme, bazıları dinlenme aşamasındadır. Yine hormonlar tarafından yönlendirilen bu durum kılların aynı anda birden çıkmasını ve birden dökülmesini engeller.

Kıl köklerini yöneten hormonlar androjen hormonlar adı verilen (daha çok bilinen adıyla “erkeklik hormonları”) adı verilen bir grup hormondur. Bu hormon grubuna “erkeklik hormonları” adı verilmiş olmasına karşın gerçekte kadında da bu hormonlar daha düşük seviyelerde üretilirler.

Androjen hormonlar kadınlarda temel olarak yumurtalıklar ve böbreküstü bezinde üretilirler ve buradan kana verilirler.

Tüylenme Neden Olur?

Herhangi bir nedenle “erkeklik hormonlarının” salgısı arttığında kana daha fazla hormon geçer ve kıl köklerine daha fazla hormon ulaşır.

Fazladan ulaşan bu hormon kadınlarda normalde istirahat halinde olan erkek tipi kıl bölgelerinde kıl üretiminin artmasına neden olur ve hormon üretiminin derecesine göre hafif veya şiddetli tüylenme belirtileri ortaya çıkar.

Kadınların erkeklik hormonlarının fazlasına hassas olan cilt bölgelerinde kıl üretimi artışı dışında diğer bir sorun da yağ üretiminin artması nedeniyle ortaya çıkan sivilcelenme sorunudur.

Erkeklik hormonları istirahat halinde olan kıl köklerini uyardığında oluşan kıllar koyu ve serttir ve bir kez üretim yapmaya başlayan kıl kökü bu üretimini durmaksızın sürdürür.

Kadında erkeklik hormonu üretimini artıran durumlar arasında en sık görüleni polikistik overdir. Yumurtlama bozukluğu zemininde gelişen bu durumda yumurtalıklardan fazla miktarlarda erkeklik hormonu salgısı olur ve adet düzensizliğine ek olarak sıklıkla tüylenme belirtileri ortaya çıkar.

Hormon üretimini artıran ve nispeten ender görülen durumlar böbreküstü bezinin genellikle kalıtsal olan bozukluklarıdır.

Bazı tiroid bezi hastalıkları, hipofiz bezi hastalıkları ve hormon salgısı yapan kist veya kitleler de kadında tüylenme sorunu yapabilirler.

Sürekli olarak kullanılan bazı ilaçlar da kadında tüylenme sorununa neden olabilen diğer bir etkendir.

Tüylenme bazı durumlarda hormon seviyeleri normal olmasına karşın da ortaya çıkabilmektedir. Bu, kıl köklerinin düşük seviyelerdeki hormonlara bile hassas olmasından kaynaklanan bir durumdur. Bu tür durumlarda tüylenme dışında başka tür hormonal dengesizlik belirtileri ortaya çıkmaz.

Tanı ve Tedavi İşlemleri

Tüylenme her zaman ciddiye alınması gereken bir durumdur. Yapılan tıbbi değerlendirme sonrasında yapılacak ilk ayrım hormon seviyelerinin yüksek olup olmadığı, seviyelerin yüksek olması durumunda bu yüksekliğin kaynağıdır (yumurtalık veya böbreküstü bezi veya çok ender görülen diğer kaynaklar).

Hormon seviyelerinin normal olması sıklıkla rastlanan bir durumdur ve bu durumda belirtiyi oratadan kaldırmaya yönelik çeşitli ilaçlar veya tüy giderici yöntemler kullanılır.

Hormon seviyelerinin yüksek olması durumunda kaynağı baskılayıcı hormonal tedavi yöntemleri uygulanır. Üretime başlamış kıl köklerinin üretimini kesmek zor olduğundan bu tedavi ancak yeni kılların çıkmasını engelleyebilir.

hormonlar.com >>

Источник: https://www.jinekoloji.net/hirsutismus-tuylenme-killanma

Yüzümde Kıllanma Var Ne Yapmalıyım?

Kadında Kıllanma

Kıllanma tüm insanların ortak sorunu. Kadınlar yüzlerindeki kıllanmadan şikayetçi erkeklerin birçoğu ise çıkmayan kıllarından. Bu yazımız yüzdeki kıllanmadan şikayetçi olan tüm insanları ilgilendiriyor. Yüzde kıllanma neden olur, neden artar ve neler yapılabilir? Yazımızda bu konuların tüm detaylarından bahsedeceğiz.

İnsan vücudu, hatta tüm omurgalı canlıların vücudu kıllarla kaplıdır. Bu kıllar vücudumuzda ısı yalıtımından sorumludur. Ayrıca vücudumuzun bazı bölgelerindeki kıllanmalar da vücudumuzu dış etmenlerden korumak için yaratılmıştır. Yüzümüzde kıllanma da bunlardan bir tanesi.

Yüzümüzün pek çok bölgesinde, hatta dudak ve göz hariç her yerinde kıllanma mümkün. Bu kılların bazıları hayati önem taşırken bazıları bizi aynaya baktığımızda inanılmaz rahatsız ediyor. Kirpiklerimiz, kaşlarımız gözlerimizi; burun kıllarımız tüm solunum sistemimizi yabancı maddelerden koruyor.

Ancak eskiden ısı yalıtımı için gerekli olan vücut ve yüz kılları şimdilerde evrim ve teknoloji ile maalesef gereksiz bir hal alıyor.

Öncelikle bilmelisiniz ki kıllanma genlerle geçen bir özellik. Bazı insanlarda hiç olmazken bazı insanlarda sıklıkla karşılaşılmasının sebebi bu gen çeşitliliği. Ancak artması ve azalması mümkün.

Kıllanma artışındaki en temel sebep hormonal değişimler. Hormonal değişimler kalıcı ve geçici olarak kıllanma hızını değiştirebiliyor.

Örneğin regl döneminde hormonlarınız tavan yapıyor ve kıllanma hızınız da aynı şekilde tavan yapıyor.

Bu geçici değişim regl dönemi ertesinde düzene giriyor ve eski haline dönüyor. Ama bundan farklı olarak erkeklik hormonları dediğimiz androjen, hipofiz salgıları, tiroid hormonları ve türevleri bazı hormonlardaki anormallikler kıllanma artışlarının temel sebebi olabiliyor. Yani dememiz o ki böyle bir şikayetiniz varsa önce doktora görünmekte ve gerekli tetkikleri yaptırmakta fayda var.

Bunun yanında beslenme şeklimiz ve tenimize değen kimyasallar da kıllanmanızın artışında bir etmen. Örneğin hamur işi dediğimiz mayalı yiyecek grubunun da kıllanmaya sebep olduğu biliniyor. Aşırı çinko alımı, fazla yağlı beslenmek de kıllanmayı tetikliyor.

Yine cilde doğrudan uygulanan badem yağı, argan yağı, hint yağı, kakao yağı kıl köklerini besleyerek kıllanmanın artmasına sebep oluyor. Ayrıca saçlarımızı kalınlaştırsın, güçlendirsin, gürleştirsin diye kullandığımız besleyici özellikli şampuanlar durulama esnasında yüzümüze temas ediyor ise yine kıllanmayı artırıyor.

Durulama esnasında kafamızı öne eğerek teması kesmekte fayda var.

Aynaya baktığınızda rahatsız olduğunuz bu görüntüyü gidermek için 3 farklı yöntem mevcut.

1. Kökten Alım

Kökten alım yöntemleri en eski epilasyon yöntemleri diyebiliriz. Ancak bilindiği gibi, yaşın ilerlemesi ve hormon üretiminin azalması nedeniyle ileri yaşlarda azalma sağlasa bile kökten çözüm olmuyor. Güçlenmiyor belki ama kısa vadede azalma gözlemlemeniz de maalesef mümkün değil.

Epilatörlerin de ağda gibi cildin esnekliğine göre esneyip şekil alabilen cihazlar olmadıkları ve ağda gibi kullan-at olmadıkları için yüz üzerinde kullanılmasını önermiyoruz. Ancak şeker içermeyen ağdaları yapıştır-çek yöntemiyle rahatlıkla yüzünüzde kullanabilirsiniz.

Cildi çekerken sürekli esnettiği için ileri yaşlarda sarkmaya sebebiyet verebileceğini de unutmamakta fayda var.

2. Lazer Epilasyon

Günümüzde teknolojinin de hızla gelişmesiyle lazer epilasyon teknolojisi ilerledi. Bu yöntemle yüzünüzdeki kıllardan sonsuz dek kurtulmanız mümkün.

Deri altındaki kıl köklerini lazer ışınlarıyla yakan ve her seansta %20 azalma gözlenen bu yöntem çağımızın en popüler epilasyon yöntemi. Cildi tahriş ettiği için yaz mevsiminde yapılması önerilmiyor.

Dozunu ayarlaması için iyi bir cilt uzmanı veya bir cilt doktoru gözetiminde yaptırmanızı öneriyoruz.

3. Bitkisel Çözümler

Bazı bitki ve besinler artırsa da azaltan kürler de mevcut.

  • İki yemek kaşığı zerdeçal ile aldığı kadar sütü karıştırıp kür haline getirin. Yüzümüze masaj yaparak uygulayın. 10-15 dakika yüzünüzde tuttuktan sonra yıkayıp temiz bir havluyla kurulayın.
  • 1 yemek kaşığı şekeri, 1 yumurta akını ve yarım yemek kaşığı mısır ununu bir kapta karıştırın. Yüzünüze yine masaj yaparak uygulayın ve kuruyana kadar bekleyin. Kuruyunca yıkayarak çıkarın. Haftada 3-4 defa uygulayabilirsiniz.
  • 2 yemek kaşığı leblebi tozunu, 1 yemek kaşığı süt kremasını, 2 çay kaşığı sütü ve 1 çay kaşığı zerdeçalı bir kapta kıvam alana kadar karıştırın. Kuruması yaklaşık 20 dakika sürecek. Kuruduktan sonra ovalayarak suyla temizleyin. Haftada 2-3 kere uygulayabilirsiniz.

Источник: https://evdesifa.com/yuzumde-killanma-var-ne-yapmaliyim/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть