Kadınlar Cinselliklerini Yaşayamıyorlar

içerik

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik Neden Olur? – Sağlık Ocağım .NET

Kadınlar Cinselliklerini Yaşayamıyorlar

Kadınlarda cinsel isteksizlik batı toplumunda genellikle cinsel anlamda geçirilen travmalar, zor doğumlar, depresyon sorunları veya bireyin kendi yapısal faktörleri nedeni ile kendini gösteren bir durumdur.

Kadınlarda cinsel isteksizliğin nedenleri

Türkiye gibi geleneksel ve gelişmekte olan toplumların kadınlarında cinsel isteksizliğin en önemli nedenleri kızların yetişme şartlarıdır. Yetişme biçimi denildiğinde sadece ailenin yetiştirme biçimi değil çevresel yetişme biçimi de önemli rol oynamaktadır.

Türk toplumu gibi tutucu toplumlarda kızlara oranı buranı açma, erkekler ile konuşma, laf, söz olur ve benzeri eğitim ve çevresel koşullar kadınları cinsellikten korkutmaktadır.

Bunların yanı sıra görücü usulü evlilikler de kadınlarda ve erkeklerde cinsel isteksizliğe neden olabilmektedir. Dolayısıyla evliklik, her iki cinsin birbiri ile her açıdan birbirinden memnun olmasını gerektiren bir hayat arkadaşlığıdır.

Partnerlerin birbirini arzulama sorunu, birbirine karşı çekicilik ve görüş farklılıkları varsa cinsel isteksizlik olması normaldir.

Ayrıca kadınlarda cinsel isteksizliğe neden olan organik faktörler de vardır.

Örneğin, ilk gece korkusu ve o gece kadının yaşadığı travma, hamilelik, lohusalık dönemi, menopoz dönemi, bazı ilaçlar, bazı tıbbi hastalıklar, cinsel travmalar, çocuk sahibi olmaya hazır olmamak, eşe karşı duygusal bir şeyler hissedilmemesi, cinsel taciz, cinsel tecavüz gibi nedenler de kadınlarda cinsel isteksizlik yapabilir.

Kadınlarda cinsel isteksizlik neden olur

Kadınlarda cinsel isteksizlik tedavisi

Kadınlarda cinsel isteksizliğin tedavisinde öncelikle neden göz önünde bulundurulur ve nedene yönelik tedavi uygulanır. Kadındaki isteksizliğin nedeni evliklik ile yaşanan bir problem ya da eşin istenmemesi ise bu durumda evlilik veya cinsel terapi tedavisine gerek duyulur.

Kadında cinsel isteksizliğin nedeni kadının kendi sağlık sorunları veya bu nedenle kullandığı ilaçlar ile ilgili ise sağlık sorununun tedavisi ve ilacın değiştirilmesi gibi tedavi yöntemleri uygulanır. Cinsel isteksizliğin nedeni kadının yetiştirilme tarzı ise bu durumda da kadının eşi ile birlikte cinsel danışmanlık ya da cinsel terapi tedavisi alması yeterli olabilir.

Kadında cinsel isteksizlik genellikle duygusallık ile ilgili, tensel uyarı ile ilgili, düşünce ile ilgili, psikolojik durumu ile ilgili, evliliğindeki huzur ve güven ile ilgili ve birçok faktör ile ilgili olabilmektedir. Uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi olmayan ve yeterli uyarı verilen ve cinsel ilişki başlamadan önce ön uyarının doğru gerçekleştiği her kadının cinsel isteğinin sağlanabildiğini savunmaktadırlar.

Kadınlarda cinsel isteksizliğin giderilmesine yönelik bilimsel bir ilaç tedavisi yoktur, çünkü kadında cinsel istek çok kompleks bir durumdur.

Kadınlarda cinsel isteksizlik sorun yaratır mı?

Cinsel istek bozukluğu olan kadınların cinsel yaşamında çok ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Kadınlarda cinsel isteksizlik nedeni ile uyarılma ve orgazm olma bozulur ve kadın zamanla cinsellikten kaçınır ya da cinsel faaliyetlerini daha kısa tutmaya çalışır.

Bütün bu sorunlar nedeni ile de kadın ve eşi cinsel problemler yaşamaya başlar.

 Kadınlar cinsel yaşamında tatmin olmadığında erkekler gibi çok fazla sorun çıkarmaz, fakat bu durumda bile erkekler sorun yaratabilir, çünkü kadında cinsel isteksizlik olduğunda kadının eşi kendisini istemediğini düşünür, karısının hayatında başka biri olduğunu düşünür, fiziksel olarak yeterli olmadığını düşünür ve bütün bunlar birikir ve hem kadında hem erkekte problem haline gelir.

Kadınlar cinsel yaşamı genellikle arka planda tutarlar ve cinsellik kadınlarda çok fazla problem (sinirlilik, öfkeli olma, baş ağrısı gibi) oluşturmaz.

Cinsel isteksizliği olan kadının eşi nasıl davranmalı?

Cinsel istek bozukluğu olan kadınların eşlerinin davranışları da önemlidir. Eşin, cinsel isteksizliği olan kadının sorununu anlamaya çalışması gerekir. Kadınlarda cinsel isteksizliğin bazen çok basit nedenleri olabilir.

Kadının eşinde ter kokması, eşinin yanlış yaklaşımı, eşin kadın ile cinsellik hakkında bir şeyleri konuşmaması, kadının bu konuda istedikleri ya da istemedikleri gibi birçok neden kadında cinsel isteksizliğe neden olabilir.

Eşler arasında cinselliği konuşmak oldukça önemlidir, çünkü konuşabilen çiftler için cinsellikteki sorunları çözmek daha kolay olur. Kadın duygusal olarak kendini yakın hissettiği eş ile daha düzenli cinsel hayat yaşayabilir. Kadın eşi ile her şeyi paylaşmak ister ve konuşamadığı bir eş ile cinsel yaşamda mutlu olamayabilir.

Kadınlar eşi ile gezmek, el ele dolaşmak, duygusal bir şeyler yaşamak, yatak odası dışındaki ilişkileri artırmak isterler ve bu tür aktiviteler erkekler için hiç önemli olmasa da, kadınlar için oldukça önemlidir. Bu tür davranışlar cinsel isteksizliği olan kadınlarda tedavinin önemli bir bölümünü oluşturur.

Cinsel yaşamın dışında erkek ile kadının bedensel temasının sürdürülmesi ve bu davranışların tekrarlanması da kadının cinsel isteksizliğinin giderilmesi için önemlidir. Erkekler bazen kadını zorlayarak cinsellik yaşamaya çalışırlar, fakat bu tür bir davranış kadında daha çok itici olabilir ve her zaman olumlu etki etmez.

Bazen de kadında bedensel bir rahatsızlık olduğu veya ilaç kullandığı için de cinsel isteksizlik olabilir. Bu gibi durumlarda kadının eşinin anlayışlı olması da önemlidir.

Cinsel isteksizliği olan kadının eşi nasıl davranmalı

Cinsel isteksizlik ile vajinismus’un farkı nedir?

Vajinimus, vajinanın dış kaslarında istem dışı kasılmalar yaşanması ve bu kasılmanın cinsel ilişkiye bazen çok ağrılı olarak izin vermesi ya da cinsel ilişkiye hiç izin vermemesi olarak tanımlanır.

Vajinismus cinsel işlev bozuklukları arasında cinsel ağrı bozukluğu olarak sınıflandırılır. Cinsel istek bozukluğunda uyarılma olmadığı için cinsel ağrı hissedilebileceği gibi bu durum vajinismus değildir. Bu gibi durumlarda kadın kayganlaştırıcı bir krem ile bu durumu çözebilir.

Kısacası cinsel isteksizlik disparoni denilen cinsel ağrı bozukluğuna neden olabilir ama vajinismusa neden olmaz.

 Vajinismus sorunu olan kadınlar genellikle cinsel isteği olan, cinsellikten haz alan, ilişkiye kadar her şeyin normal gittiği bir cinsellik yaşarlar ancak ilişki sırasındaki kasılmalardan dolayı ağrılı olarak cinsel ilişki yaşarlar ya da hiç yapamazlar.

Kadınlarda cinsel isteksizliği tetikleyen yanlışlar

Kadınlarda cinsel isteksizlik eşlik eden yanlış bilgiler ve inanışlar nedeni ile de artış gösterebilir.

  • Kadının cinsel isteğini baskılaması ve eşine cinsel arzusunu belli etmemeye çalışması gibi durumlar kadında cinsel isteği etkileyebilir.
  • Kadın istemese de kocası istediğinde cinsellik yaşamak zorundadır gibi yanlış inanışlar kadınlarda cinsel isteksizliğe neden olabilir.
  • Kadın evlenene kadar cinsellikle ilgili hiç bir şey öğrenmemelidir.
  • Cinsellik sırasında kadının uyarılmasının veya haz almasının önemi yoktur.
  • Cinsel isteksizliği olan her kadının cinsel istek azlığı vardır.
  • Kadın eşi ile duygusal problemler yaşasa bile cinselliği yaşamak zorundadır.
  • Cinselliği kadın başlatır ise o kadın ahlaksızdır.
  • Cinsel eylemi illede erkek başlatmalıdır.

Bunlar gibi birçok yanlış inanış ya da bilgiler kadınlarda cinsel istek bozukluğu yaratabilir. Cinsel istek doğal olarak her insanda vardır ve ayrıca uğraşmaya gerek duyulmaz, kadında cinsel istek az ise mutlaka bir hastalığı veya sorunu vardır, normal sağlıklı çiftlerin cinsel ilişki sıklığı haftada 3-4 kez olabilir.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/kadinlarda-cinsel-isteksizlik-neden-olur/

Ülkelerin Cinsel Eğitim Yaşı ve Cinsel İlişkiye Başlama Yaşları

Kadınlar Cinselliklerini Yaşayamıyorlar

İçinde Türkiye'nin de olduğu bazı ülkelerde yapılan araştırmalar ile “cinsel eğitim yaşı ve cinsel ilişkiye başlama yaşı” sonuçlarına ulaşılmış. Yapılan araştırmaların ışığında ilginç sonuçlar açığa çıkmış olsa da araştırmanın gerçekliği konusunda bir fikrim yok.

Aylık bir dergide yer alan bu araştırma sonuçlarını kendimce de biraz yorumladım. Araştırmaya dahil olan ülkeler arasında “cinsel eğitim yaşı” en düşük ülkeler arasında İngiltere, Hollanda ve Rusya 12 yaş ile ilk sırada yer alıyor.

İşte İngiltere'de Cinsel Eğitim Yaşı ve Cinsel İlişkiye Başlama Yaşı

Cinsel eğitim yaşı: 12, Cinsel ilişkiye başlama yaşı: 16

İngiliz gençler üzerinde yapılan araştırma sonuçlarına göre 16-24 yaş arasındaki gençlerin %43’ü, en az 5 farklı kişiyle cinsel ilişkiye yaşadıklarını belirtirken, aynı yaş grubundaki gençlerin %15’i de, 25 yaşına kadar cinsel ilişkiye girmek istemediklerini belirtiyor.

İngiliz delikanlıları ilk cinsel deneyimlerini hayat kadın ile yaşamak yerine, hoşlandıkları biri ile yaşamayı tercih ediyor. Bu yaş grubundan uzaklaşan erkekler, para karşılığı cinsel ilişkiye girmeye başlıyor.

İngiltere'de olmasa da Büyük Britanya'da özellikle İrlanda ve İskoçya'da ülkemizde olduğu gibi, cinsel ilişkilerin daha mahrem olması gerektiğini savunanların sayısı azımsanmayacak kadar çok.

İngiltere’de, aktif cinsel yaşamı olan çiftlerin %97,5’i, en az bir kere korunmadan cinsel ilişkiye yaşıyor. Düzenli cinsel ilişkide prezervatif kullanım oranı %4,2 gibi oldukça az bir oranda gözüküyor. İngiliz anne babaların neden genç olduğu da sanırım buradan anlaşılıyor.

İngiltere cinselliği en özgür yaşayan ülkeler arasında geliyor. Eşcinselliğe ve biseksüelliğe ön yargı hoşgörülü davranılıyor. Bana en masum söylenme şekli ile bile doğru gelmiyor ama saygı duymam gerekiyor bu düşünceye; çok sayıda swinger (eş değiştirme) kulübü yine İngiltere'de bulunuyor.

İngilizler üzerinde yapılan araştırma sonucuna göre en seksi kadın Rosie Huntington Whiteley, en seksi erkek ise Robert Pattinson olarak belirlenmiş.

Diğer Küçük Yaşta Cinsel Eğitime Başlayan Ülke Hollanda

Cinsel eğitim yaşı: 12, Cinsel ilişkiye başlama yaşı: 17

Hollanda'da İngiltere gibi küçük yaşta cinsel eğitime başlanan ülke. Neredeyse cinsel özgürlüğün en yoğun yaşandığı ülke de Hollanda. Daha ilkokul çağlarında cinsellik konusu ile ilgili olarak ailelerini gözlemlemeye başlayan Hollandalılar, cinsellik konusunda bir çok ülke insanına göre daha bilinçli yetişiyor.

Bilinçli cinsellik yaşayan ülke olan Hollanda'da erken yaşta hamileliğe çok fazla rastlanmaz. Aktif bir cinsel yaşamı olan Hollandalı erkek, yılda ortalama olarak 200 kere cinsel ilişkiye giriyor. Hollanda'da da İngiltere'de olduğu gibi eşcinsel ilişkilere hoşgörüyle bakılıyor.

Hollandalılar'ın cinsellik konusunda bilinçli olmalarına rağmen korunma konusundaki hassasiyetleri tezat bir sonuç ortaya koyuyor.

Aktif cinsel yaşamı olanların %99,3’ü, prezervatifsiz cinsel ilişkiye giriyor. Prezervatif kullanım oranı %2,8 gibi düşük bir oranda kalıyor. Tabi bu veriler sadece prezervatif kullanımı ile alakalı.

Muhtemelen Hollandalılar başka korunma yöntemleri ile gebeliğin önüne geçiyorlardır.

Amsterdam, herkesin de bildiği gibi ülkenin seks şehri. Şehirde çok sayıda seks kulübü bulunuyor.

Hollandalılar'a göre Bridget Maasland en seksi kadın, Dennis Van Den Eijk ise en seksi erkek olarak göze çarpıyor.

Komşumuz Rusya

Cinsel eğitim yaşı: 12, Cinsel ilişkiye başlama yaşı: 16

Rusya denildiği zaman çoğu insanın aklına seks ya da ilgili olarak güzel Rus kadınları gelir. Çünkü cinselliğin sıradan bir olay olmak yerine, büyük bir pazarlama öğesi olduğu ülkede; kadınların güzellikleri kadar cinselliklerini de pazarladığını biliyoruz. Tabi bunun sebepleri detaya inildiğinde can acıtacak türden şeyler olabiliyor.

Ülkede bu kadar çok güzel ve seksi kadının varlığının yanında içler acısı bir durumdan çoğu insanın haberi bile yoktur. Resmen kadın cennetinde yaşayan Rus erkeklerinin sadece %40’ı cinsel yaşamlarını tatmin edici buluyor.

Tabi bunun altında yatan en büyük sebep, Rus erkeklerinin iktidarsızlık ve ereksiyon problemi yaşıyor olması. Adamlar votkanın dibine vurunca, ereksiyon olmayı unutuyorlar.

Erkeklerin bu durumuna rağmen kadınların %55’i, cinsel hayatını yeterince tatmin edici buluyor.

Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer. Cinsel yolla bulaşan rahatsızlıklardan en çok canı yanan ülkeler arasında Rusya ilk sıralarda gelir. Bunu bilen Ruslar'ın %44'ü prezervatif ile cinsel ilişki yaşıyor.

Rusya'ya gittiğiniz zaman, seks turizmi için bölge aramanıza gerek yok, çünkü ülkenin neredeyse her yerinde seks odaklı mekanlar mevcut.

Rusların en seksi kadın sıralamasında Maria Sharapova, en seksi erkek sıralamasında da Vasiliy Stepanov. Bana kalırsa adamın ismi daha seksi 🙂

Özellikle Erkeklerinin Biz Türk Erkeklerine Benzediği Savunulan İtalya

Cinsel eğitim yaşı: 15, Cinsel ilişkiye başlama yaşı: 19

Romantizm üstadları, romantik şehirleri ve tarih kokan medeniyet İtalya. Buongiorno! (Günaydın) yeri ve hatta konusu değil ama küçük bir anekdot; İtalyanca kökenli olan tüm kelimeler sesli harf ile biter.

Neyse konuya dönelim, bakmayın İtalyanlar'ın ateşli bir millet olduğuna. Biz Türkler gibi evlenene kadar ailesiyle birlikte oturan İtalyan erkeği, söz konusu cinsellik olduğunda biraz dikkatli olmaya özen gösteriyor. Reşit olana kadar ufak tefek flörtlerin ötesine geçmemek için çaba gösteriyor.

Reşit olduktan sonra İtalyanlar çok daha rahat davranabiliyorlar. Bırakın 19-20'li yaşları 60’lı yaşlarda bile İtalyanlar cinsel hayatlarından ödün vermiyor.

Romantik aşık İtalyanlar'ın %96’sı cinsel ilişkide prezervatifin korumasının önemine inanmıyor. Düzenli cinsel yaşamı olan İtalyanlar'ın %5,7’si, prezervatif kullanıyor.

İtalya'da özellikle Sicilya bölgesinde, çırılçıplak denize girilebilecek plajlar bulunuyor.

İtalyanlar'ın en seksi kadın seçtikleri Monica Belluci bana göre de oldukça seksi bir kadın, en seksi erkek seçimleri ise Raoul Bova.

Fransa'da Erken Yaşta Cinsel Eğitime Başlıyor

Cinsel eğitim yaşı: 13, Cinsel ilişkiye başlama yaşı: 18

Aşık Fransızlar'ın aktif cinsel yaşama sahip olanları, bir yılda yaklaşık olarak 130 kez cinsel ilişkiye giriyor. Aşkı yaşamayı en iyi bilen Fransızlar tek eşliliğe çoğu ülkeden daha fazla önem veriyor. Uzun süreli bir ilişkisi olmayan 30’lu yaşlardaki bir Fransız bile, yılda 10 farklı kişiyle sevişiyor.

Fransızlar, p*rno ve teşhircilik gibi konulara da hoşgörü ile yaklaşıyor.

Fransızların %98,3’ü, cinsel ilişki sırasında korunmak istemiyor. Prezervatif kullanım oranları %4,2 olarak belirtiliyor, tabi aktif cinsel yaşamı olanlar arasındaki bir oran bu.

Seks shop, striptiz kulüplerinin ve kabarelerin bulunduğu bir bölgeler Fransa'da fazlaca var. En seksi Fransız kadını Sophie Marceau, en seksi Fransız erkeği ise Vincent Cassel.

İspanyol Kadınlarının Çantalarında Bulunan Eşyaları Nedir?

Cinsel eğitim yaşı: 15, Cinsel ilişkiye başlama yaşı:19

İspanya ülke turizmini canlandırmak adına 1980’li yıllarda, özgür İspanyol kızlarını ön plana çıkaran reklam çalışmaları yaptı. O dönemde İspanyol hatunları cinsel anlamda özgür falan değildi. Yani reklamlar ile insanları kandırdılar çakallar.

Ama bugüne bakıldığında İspanyollar'ın geleceği görmüş olduklarını anlıyoruz. Çünkü İspanyol hatunları, çantalarında bir seks oyuncağı taşımanın utanılacak bir durum olmadığını düşünüyor. Cinsel hayatlarının oldukça iyi geçtiği yüzdelerle kanıtlamış olan İspanyol kadınlarının %84’ü, erkeklerinin de %88’i cinsel hayatları yeterince tatmin edici buluyor.

%98,3’lük bir kesim ilişkide prezervatifin gerekliliğine inanmıyor. Garantici İspanyollar'ın oranı ise %3,9.

İspanya'nın seks üzerine en iyi bölgesi İbiza'dır. İbiza, turizmle olduğu kadar, gece hayatıyla da sınırları alt üst ediyor.

Tartışmasız en seksi İspanyol kadın Penelope Cruz ve erkek ise bir biscolata erkeği olmasa da David Villa.

Pakistan'da Evlilik Dışı Cinsel İlişki Yasak

Cinsel eğitim yaşı: Bilinmiyor, Cinsel ilişkiye başlama yaşı: 18

Pakistan’da, kadın da erkek de evlendikleri zaman eşleri ile ilişkiye girebiliyorlar. Çünkü ülkede evlilik dışı cinsel ilişki yasak.

Buna rağmen çok sayıda kadın ve hatta erkek; para karşılığında, illegal yollardan ilişkiye giriyor. Yasaklara rağmen ülkede seks turizmi oldukça fazla.

Tek şart var; bir kadınla para karşılığında birlikte olan bir kişinin, hiçbir şekilde yakalanmaması gerekiyor.

Korunma verileri devlet tarafından açıklanmıyor. Ancak seks turizminin yoğun olduğu bu ülkede, bulaşıcı hastalıkların da oranının artması korunmanın az olduğunu ortaya koyuyor.

Ülkenin gece hayatı kısıtlı. Karaçi’de, turistler için eğlenceler düzenleniyor. Büyük otellerde, gece kulüpleri ve casinolar bulmak mümkün.

Hatta yine Karaçi'de kentin ara sokaklarına gizlenen gizli genelevlerde saati üç dolardan 200 dolara kadar hayat kadını olarak hizmet veren seks işçilerine rastlamak mümkün.

3 dolar da çok az ama 200 dolara kadar yükselen fiyatı görünce aradaki farkı tahmin edebilirsiniz. 🙂

Pakistan'ın en seksi kadını Mahnoor Baloch, en seksi erkeği ise Babrik Shah.

Güney Koreliler Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiye Karşı

Cinsel eğitim yaşı: 13, Cinsel ilişkiye başlama yaşı: 19

Güney Kore'de gençlerin büyük bir çoğunluğu, evlilik dışı cinsel ilişkiye karşı çıkıyor. İyi bir eğitimin sonucu olan bu durum dünyada en az evlilik dışı hamileliklerin yaşandığı bir ülke olmasına da katkı sağlıyor sanırım. 1.000 kızdan, sadece üçü hamile kalıyor.

Evli çiftlerde ise cinsel tatminsizlik sorunu en büyük sorun. Sanırım cinsel tatminin az olmasına bağlı olarak seks oyuncaklarına en çok para harcayan ülke yine Güney Kore oluyor.

Güney Korelilerin %35’i, cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanıyor. Güney Koreli hatunlara göre korunmak erkeğin işi. 🙂

Güney Kore'nin Seul’un Itaewon adlı bölgesinde çok sayıda gece kulübüne bulunuyor.

Güney Koreliler'e göre Kim Tae-hee en seksi kadın, erkek ise Won Bin.

Türkiye Sanıldığı Kadar Sığ Değil

Cinsel eğitim yaşı: 15, Cinsel ilişkiye başlama yaşı: 18

Ülkemizde son yıllarda internet kullanımının ve pornolara olan ilginin artmasıyla; Türk erkekleri, performanslarına dair ciddi sorunlar yaşamaya başladığı araştırmaların sonuçları arasında göze çarpıyor.

Erkekler; bu sorunları çözmek adına, internet’te satılan, cinsel performansı arttırdığı iddia edilen ürünleri satın alıyor. Hatta penis büyütücü haplara harcanan para inanılmaz derecede fazla.

Üstelik 1mm faydası yok 🙂

Türk hatunlar ise, vajinusmus ve cinsel isteksizlik sıkıntısıyla oldukça fazla sayıda sorun yaşıyor. Türk erkeklerinin %54’ü, kadınların ise %41’i, cinsel yaşamlarından mutsuz olduklarını ifade ediyor. Kaldı ki bana göre kadınların yüzdesi çok daha fazla.

Türkiye’den prezervatif kullanmadan yaşanan cinsel ilişkilerin oranı %90,5. Neden? Çünkü biz erkekler ekstra yetenekliyizdir. 🙂 Düzenli bir ilişkisi olan çiftlerin ise %22’si, her ilişkide prezervatif kullandığını belirtiyor.

Ülkemiz seks ve striptiz kulübü kültürüne halen yabancı. Bizim seks işletmelerimiz pavyondan öteye geçemedi. Yabancı konsomatrislerin olduğu pavyonlar, pek çok şehirde bulunabilir. Genelde eşcinsel ve travestilerin tercih ettiği bar ya da eğlence mekanları büyük şehirlerde bulunabiliyor.

Araştırmada Türkler'in en seksi kadın seçimi Hadise'den yanayken, en seksi erkek seçimi ise Burak Hakkı'dan yana olmuş.

Источник: https://www.kizlarsoruyor.com/cinsel-yasam/a45064-ulkelerin-cinsel-egitim-yasi-cinsel-iliskiye-baslama-yaslari

Kadınların Cinsel Sorunlarının 28 Psikolojik Nedeni

Kadınlar Cinselliklerini Yaşayamıyorlar

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu pek çok ülkede kız çocukları cinsellikten uzak tutularak yetiştiriliyor. Cinsel ilgi ve aktiviteleri kınanan, hatta kısıtlanan kadınların sevişmeleri bir yana, bedensel hazları, yani mastürbasyon yapmaları bile istenmiyor.

Birçok araştırma kadınların önemli bir bölümünün sevişme sırasında hareketsiz kaldıklarını ya da partnerlerine çok az katıldıklarını ortaya koyuyor. Türkiye’de her 10 kadından 9’u cinsel hayatından mutsuz. Kadınlar bedenini tanımıyor, klitoris ya da vajina hakkında kulaktan dolma bilgilere sahip kadın sayısı çok yüksek.

Hayatı boyunca hiç uyarılma veya orgazm yaşamamış kadınların sayısı ise azımsanmayacak kadar çok. Bu mutsuzluğun altındaysa pek çok psikolojik neden yatıyor. İşte onlardan sadece 28 tanesi.

Cinsellikten uzak yetiştiriliyorlar

Namus, bekâret, ahlak gibi pek çok yargıyla ve cinsellikten uzak tutularak büyütülen kadınlar, partnerlerine cinsel olarak neyi uyarıcı bulduklarını söylemekten ve yeterince uyarılmadıklarında cinsel birleşmeyi reddetmekten kaçınıyorlar. Bu kaçınmanın önemli nedenlerinden biri “kötü”, “basit”, “bayağı”, “ucuz” kadın olarak damgalanma korkusu.

Orgazm bozukluğu olan pek çok kadının bilinçaltında kendine yeteri kadar saygı duymamak ve yetersizlik duygusu yatıyor. Çünkü kadınlar başkalarının bedeni bir yana kendi bedenlerini bile çok geç tanıyorlar.

Eşlerine göre hareket etmeleri dayatılıyor

Bekârete değer veren, ancak evlilik ilişkisiyle cinselliği mümkün gören, yıllarca cinsel duygularına, bedensel hazlarına ilgisiz kalan, bu duygularını ve isteklerini bastıran kadınların cinsel sorun yaşamaları, sevişme sırasında hareketsiz kalmaları, inisiyatif almamaları, cinsel ilişkinin ritmini ve cinsel girişimin zamanlamasını tamamen erkeğe bırakmaları kaçınılmaz. Çünkü Türkiye’de kadınların cinsellikte aktif olmaları, kendi cinselliklerine sahip çıkmaları uygun karşılanmadığı gibi daha çok eşine uyum göstermeleri, onun beklentilerine göre hareket etmeleri dayatılıyor.

Dini ve ahlaki inançlar baskı yaratıyor

Cinselliğin günah ve ayıp olduğu yönündeki katı mesajlarla büyütülen kadınlar, erişkin olduklarında da cinsel arzularını bastırmak zorunda hissediyorlar. Vajinismus olan kadınların büyük kısmında dinsel şartlanmanın etkilerine rastlanıyor.

Vajinismuslu kadınların bir başka tipik özellikleri de otoriter bir babaya sahip olmaları. Bu kadınların babanın otorite figürü olduğu bir evde büyüdükleri ve sürekli fiziksel veya sözel şiddete maruz kaldıkları görülüyor.

Aile içi şiddet erkeklerden soğutuyor

Babalarının uyguladığı sözlü ya da fiziki şiddetin yanı sıra dayak yiyen ve kızını baba dayağından koruyamayan annelerin zayıflıkları da kadınları olumsuz yönde etkiliyor. Kadınlar şiddet uygulayan baba nedeniyle erkeklere güven duymuyor.

Aile cinselliği değersizleştirebiliyor

Vajinismus olan kadınların pek çoğunda ailelerinin cinselliği değersizleştirdiği gözleniyor. Bazı ailelerde kadın ve erkek rolleri kesin olarak ayrılırken, cinsellik sadece erkeklerin istediği bir şey olarak görülüyor, hatta kız çocuklarına cinsellik ve cinsel organları kirli olarak yansıtılıyor.

Cinsel kimlik veya yönelim göz ardı ediliyor

Cinsel ilgileri kendi cinsine yönelik olan kadınlar bu arzularını bastırıp gizlemek zorunda kalabiliyorlar. Bu durumun başkaları tarafından fark edilmesini istemeyen pek çok kadın, karşı cinsle evlenebiliyor. Hal böyle olunca yaşadığı cinsellik arzuladığı şey olmuyor.

Başta cinsel tiksinti, vajinismus olmak üzere bazı cinsel işlev bozukluklarında cinsel şiddete maruz kalma öyküsüne sıkça rastlanıyor.

Cinsel travmalar tacizcinin yakınlık derecesi, olayın rıza olmadan, şiddet kullanılarak gerçekleşmesi, tekrarlama sıklığı gibi etkenlere bağlı olarak cinsel yaşamı önemli oranda bozabileceği gibi diğer ruhsal sorunlara ve kişilik gelişiminde bozukluklara da yol açabiliyor.

Cinsel fobiler de kaçış sebebi

Bazı kadınların cinsel isteksizlikleri cinsel ilişkinin bazı yönlerine ilişkin kaçınmalarına veya korkularına bağlı olabilir. Örneğin meninin kokusundan veya üzerine bulaşmasından tiksinen bir kadın cinsel ilişkiye girmek istemeyebiliyor.

Çiftler arasındaki çatışmalar cinselliği etkiler

Çiftlerin birbirlerinde aradıklarını bulamamaları hayal kırıklığı, kızgınlık, kırgınlık duygularının yanı sıra cinsel isteksizlik de yaratabilir.

Eşe duyulan ilgi azalabilir

Birçok çift birlikteliklerinin ilerleyen dönemlerinde birbirlerine eskisi kadar cinsel ilgi duymamaya başlar. Birbirinde aradığını bulamamak, eşiyle mutlu olamamak, kızgınlıklar, hayal kırıklıkları, eşi ebeveyn gibi algılamak gibi genel sorunlar cinsel ilişkiye yansıyabilir.

Fazla cinsel tecrübesi ve bilgisi olmayan, kısıtlı bir cinsel yaşamı olan erkeklerin cinsel ilişki sırasında uygun olmayan tutumları, kadının uyarılmasını ve haz almasını engelleyebilir. Önce uyarılma ve orgazm bozukluğu olarak başlayan cinsel sorun uzadığında cinsel isteksizliğe neden olabilir.

Birinin cinsel sorunu öbürünü de etkileyebilir

Eşlerden birinin yaşadığı cinsel bir sorun diğerinde de cinsel sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Örneğin erkeğin erken boşalması kadının orgazm olamamasına yol açabilir.

Hamile kalma korkusu cinsel isteği engelleyebilir

Anneliğin getireceği sorumlulukları üstlenmeye hazır olmamak, doğum yapmaktan korkmak, çocuk istememek, bekâr olmak, kürtaj olma zorluğu gibi nedenlerle hamile kalmak istemeyen bir kadın cinsel ilişkiden kaçınmak için cinsel isteğini engelleyebilir.

Psikolojik rahatsızlıklar cinsel isteği azaltabilir

Depresyon başta olmak üzere birçok psikiyatrik rahatsızlık cinsel isteği azaltır ya da geçici bir süre ortadan kaldırır. Anksiyete (kaygı) bozukluğu, obsesif-kompülsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluğu, şizofreni gibi psikolojik bozukluklar cinsel isteği olumsuz yönde etkileyebilir.

Yas, ekonomik güçlükler, bir yakının hastalığı gibi kişide sıkıntı ve üzüntü yaratan olaylar ya da hayati önemi olan sorunlar cinsel isteği azaltabilir.

Yaş ilerledikçe sekse ilgi azalabilir

Bireyin yaşlanmaya tepkisi cinsel yaşamının nasıl olacağının ana belirleyicilerinden biridir.

Belli yaş dönemlerinde cinsel yaşamlarının biteceğine ilişkin yanlış düşünceleri olan ya da yaşın getirdiği değişikliklerden utanan bir kadın cinsel isteğini göz ardı edebilir.

Ayrıca kilo alma gibi yaşla birlikte gelen bedensel değişiklikler, ilgi çekiciliğin kaybı veya bireyin cazibesini yitirdiğini düşünmesi gibi nedenler kadının sekse ilgisini azaltabilir.

Baskın erkek kadını mutsuz ediyor

Daha adil ve eşit ilişkisi olan çiftlere göre erkeğin baskın olduğu ve güç çatışmalarının yaşandığı birlikteliklerde kadınlarda cinsel sorunlara daha çok rastlanıyor.

Orgazmı zeten çıldırmak sananlar var

Özellikle medyadan etkilenip, orgazmın zeten çıldırmak gibi bir şey olduğunu sanan kadınlar, kendilerinin bunu yaşayamadığını düşünerek hayal kırıklığına uğrayabiliyor, buna bağlı olarak da cinsel ilişkiden kaçınabiliyor.

Hamilelikte cinsel ilişkinin zararlı olabileceğine ilişkin inançlar cinsel kaçınmalara, zamanla da istek ve uyarılma sorunlarına neden olabilir. Doğumdan sonra ise kadınlar yeni rollerine uyum sorunu yaşadıkları, sorumlulukları ve iş yükleri arttığı için cinsel istek duymayabilirler.

Aldatılmak cinsel hazzı etkiler

Aldatılmaya ya da aldatılma kuşkusuna bağlı gelişen kızgınlık, güven zedelenmesi kadının cinsel hazzını, uyarılmasını ve orgazm olmasını engelleyebilir.

Kızlık zarını yitirme korkusu vajinismus yapabilir

Kızlık zarının “kutsallığı” ve korunmasına önem verilmesi gibi kültürel faktörler vajinismusun gelişimini etkileyebilir. Kızlık zarının önemli olduğu topluluklarda vajinismusun daha sık görülmesinin önemli nedenlerinden biri budur.

Eşle iyi iletişim hayatta da, yatakta da gerekli

Cinsel ilişkilerini konuşamayan, cinsel ihtiyaçlarını ve kaygılarını ifade edemeyen çiftlerde cinsel sorunlara rastlanabilir.

Cinsel isteksizliği ve uyarılma zorluğu olan kadınlar eşleri istediği için cinsel ilişkiyi kabul ederler ama haz almadıkları için bir an önce bitmesini isterler. Bu durum cinsel haz alma olanaklarını ortadan kaldırarak durumun kronikleşmesine neden olabilir.

Kadınların çoğu tecrübesiz

Birçok kadın cinsel yaşama ilişkin ilk tecrübesini evlendikten sonra edinir. Nasıl cinsel haz alacaklarını, nelerden hoşlanıp hoşlanmayacaklarını bilmediklerinden ve cinsel ilişkide kontrolü eşlerine bıraktıklarından kendi cinsel özelliklerini öğrenmeleri de oldukça uzun sürer.

Menopoz cinselliğe engel değil

Kadında östrojen salgısının bittiği, gayet olağan bir süreç olan ve kadının yaşamının bambaşka bir yöne evrildiği menopoz dönemi cinselliğe engel değildir. Kadının bedeninin “Artık yumurtlamak istemiyorum” dediği menopoz sonrasında da kadınlar haz almaya ve orgazm olmaya devam edebilir.

Eşini memnun edememe endişesi uyarılmayı güçleştirir

Çocukluğunda babasına ve erkek kardeşlerine hizmet etmesi beklenen-dayatılan pek çok kadın, yetişkinliğinde aynı şeyi eşine yapmak zorunda hisseder. Cinsel ilişkide de bu ilişki kalıbı geçerlidir.

Eşinin memnuniyeti ile aşırı ilgilenmesi, kadının kendi bedenini ve hazzını ihmal etmesine sebep olur. Dolayısıyla cinsel özelliklerini anlaması, buna uygun davranması ve orgazm olması güçleşebilir.

Источник: https://listelist.com/kadinlarin-cinsel-sorunlari/

Cinselliğin yaşı var mı?, kaç yaşına kadar sürer?

Kadınlar Cinselliklerini Yaşayamıyorlar

Branşım gereği bana yöneltilen bazı sorulardan insanların bir kısmının “kadınların cinselliğin sınırlı bir yaşa kadar devam ettiği, menopoza girilince cinselliğin de bittiği” gibi yanlış bir hisse kapıldıklarını anladım. Bu nedenle bu yazıda cinselliğin yaşı konusundaki bazı yanlış bilinenleri düzeltmek istedim.

Öncelikle cinselliğin kaynağından başlamak gerek:

Libido adı verilen cinsellik dürtüsü insanı cinsel eylem arayışına iten ve aynen açlık, susuzluk, kendini koruma dürtüleri gibi çalışan bir “itici güçtür”.

Açlık, insanı gıda aramaya ve yemek yemeye yöneltir ve amacı bedenin yaşamı devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu maddeleri almasını sağlamaktır.

İşte libido da canlının ait olduğu neslin devamını sağlamaya yönelik olarak onu karşı cinsten biriyle yeni bir canlı dünyaya getirmeye yöneltir.

Cinselliğin tarifi elbette bu kadar basit değildir.

Zira “libidonun” başka kaynakları da vardır: Cinsellik, kendini tatmin, gevşeme ihtiyacı, zafer kazanma ihtiyacı, ait olma ihtiyacı, beğenilme ihtiyacı, hayran olunma ihtiyacı, karşı tarafı fethetmiş olma duygusu yaşamak amacına yönelik olarak başlatılabileceği gibi çok ileri durumlarda sadizm ve mazoşizm gibi eğilimlerin eyleme dönüştürülmesine yönelik de çalışabilir.

Şimdi konumuza dönebiliriz:

Sağlıklı bir erişkin 30-40 yaşları arasında haftada ortalama 1-4 kez ilişkide bulunur. Yaş ilerledikçe sıklık azalır. Bu ilişki sıklığını belirleyen, kişide cinsellik dürtüsünün doyurulma ihtiyacıdır. Sıklık azalmasına rağmen, cinsellik arzusunu doğuran kaynağın gücü aynıdır, ancak ihtiyaç duyma sıklığı azalır.

Kadında cinsellik

Libido kadında 35 yaşına kadar artar, 45 yaşına kadar sabit kalır ve çok ileri yaşlara kadar gücünü korumaya devam eder. Kadın sağlıklı olduğu sürece yine çok ileri yaşlara kadar orgazm olabilme kabiliyetini korur.

Hatta menopoza yaklaşmakta olan bir kadında gebelik oluşma ihtimalinin giderek azalmasıyla birlikte azalan gebe kalma korkusu, çocukların büyümesiyle birlikte ev iş yükünün azalması gibi etkenler kadında bu dönemlerde libidonun artmasına bile neden olabilir.

Gebelikte ise kadında gebeliğin farklı dönemlerinde libidoda önemli değişiklikler ortaya çıkar.

Bunları özetlemek gerekirse gebeliğin ilk üç ayında gebeliğe henüz adaptasyonun sağlanılmaya çalışılıdığı dönemlerde kadınların önemli bir kısmında libidoda ve cinsel ilişki sıklığında azalma gözlenir.

İkinci üç aylık dönem genellikle kadının gebeliğe iyice adapte olduğu, erken gebelikte görülen bulantı, kusma, halsizlik gibi şikayetlerinin azaldığı ve genel olarak anne adayının kendini en iyi hissetiği dönem olduğundan libido geri döner, hatta artar.

Son üç aylık dönemde ise büyüyen uterusun yarattığı mekanik etkiye bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli rahatsızlıklar, yaklaşan doğumun özellikle ilk defa anne olacak kadında yarattığı endişe gibi etkenler libidonun tekrar azalmasına neden olur.

Kadın menopoza girdiği andan itibaren kanda östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte kadın genital organlarında atrofi dediğimiz değişiklikler meydana gelir. Vajina dokusu “incelir”, elastikiyetini kaybeder, kadın uyarılsa da genital bölgenin salgılarının artarak ilişkiye hazır hale gelmesi daha uzun sürer.

Genital bölgedeki bu değişiklikler ve “kuruluk” kadında ilişki esnasında ağrıya, ilişki sırasında ve sonrasında idrar yaparken yanma gibi şikayetlere neden olabileceğinden bu dönemde kadında libidoda azalma görülebilir ve bu doğaldır.

Ancak bu sorunu yaşayan kadınlarda sistemik (haplar ya da flasterlerle) ya da lokal (krem, fitil) östrojen tedavisinin bu sorunları etkili bir şekilde ortadan kaldırabileceği unutulmamalıdır.

Erkekte cinsellik

Erkekte ise libido 20-30 yaşlar arasında doruğa çıkmıştır. Erkek de sağlıklı olduğu sürece ileri yaşlara kadar ereksiyon ve orgazm olabilme özelliklerini koruyabilir. Ancak yaş ilerledikçe (burada bahsettiğim yaş, 70 ve üstüdür) doğal olarak ortaya çıkan değişiklikler ereksiyonun etkinliğinin azalmasına neden olabilir.

Erkeğin eşinin gebe olduğu dönemlerde libidosunda genellikle bir değişiklik gözlenmez ve bu durum anlayışsız baba adayı ile eişi arasında zaman zaman sürtüşmelere neden olabilir. Her baba adayının gebelik döneminde eşinde ortaya çıkabilecek değişiklikleri iyi bilmesi ve eşine daha anlayışlı davranması bu sorunların minimal yaşanmasını sağlar.

Özet olarak söylemek gerekirse kadının menopoza girdiğinde cinsel yaşamının bittiği doğru değildir. Hem erkek hem de kadında libido her ne kadar yaşa bağlı olarak azalma gösterse de, çiftler sağlıklı oldukları sürece çok ileri yaşlara kadar hiçbir tedaviye gereksinim olmadan cinselliklerini yaşamaya devam edebilirler.

Источник: https://www.jinekoloji.net/cinsel-yasam-kac-yasina-kadar-surer

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.