Kadınlarda Böbrek Sağlığı

içerik

Böbrek hastalıkları belirtileri ve tedavisi neler?

Kadınlarda Böbrek Sağlığı

Bu amaç doğrultusunda da 2006 yılından bu yana tüm dünyada ve ülkemizde her yıl mart ayının ikinci Perşembe günü ‘Dünya Böbrek Günü’ olarak kutlanıyor.

Belirlenen tarihin bu yıl ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ ne denk gelmesi nedeniyle, 2018’in ana teması “Böbrekler ve Kadın Sağlığı” olarak kabul edildi. Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Sorumlusu Prof. Dr.

Ülkem Çakır, bu doğrultuda böbrek hastalıkları açısından kadın olmanın farkını anlattı.

Sağlıklı bir yaşam sürdürebilme konusunda böbreklerimizin çok büyük önemi olduğu biliniyor. Dolayısıyla böbrek hastalıklarının erken tanısı, yeterli tedavisi ve en önemlisi gelişmesinin önlenmesi, toplumun yaşam süresi ve kalitesinin arttırılması adına altı çizilmesi gereken bir konu olarak gündeme geliyor.

Öte yandan böbrek fonksiyonlarında geri dönüşsüz hasar gelişimiyle kendini belli eden kronik böbrek hastalığı, günümüzde adeta salgın halini almış olan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor.

İstatistikler, dünya genelinde her 10 kişiden birinde kronik böbrek hastalığı bulunduğunu gösteriyor. Hastalığın ‘son dönem böbrek yetmezliği’ evresinde olup, diyaliz tedavisine ihtiyaç gösteren hasta sayısı ise tüm dünyada yaklaşık 2.6 milyon.

Bu sayının 2030 yılında ikiye katlanarak 5.4 milyona ulaşacağı öngörülüyor.

Böbrek hastalıkları konusunda tablonun bu denli ciddi boyutlara varması da toplumsal farkındalığın artırılmasını zorunlu kılıyor.

Bu doğrultuda her yıl farklı bir konuya dikkat çekilen ‘Dünya Böbrek Günü’nde, 2018 yılının temasında kadın olmanın böbrek sağlığı üzerindeki etkisinin altı çiziliyor. Böbrekler ve kadın sağlığı denildiğinde ilk akla gelen soru, iki cinsiyet arasında böbreklerin yapısında farklılık bulunup bulunmadığı oluyor. Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Sorumlusu Prof.

Dr. Ülkem Çakır’ın verdiği bilgiye göre, böbrekler kadınlarda 135 gram, erkeklere ise yaklaşık 150 gram. Ancak bu durum kadınlarda böbrek fonksiyonlarının yetersiz olacağı anlamına gelmiyor. Dolayısıyla bu farklılığın bir dezavantaj gibi değerlendirilmemesi gerekiyor. Prof. Dr.

Ülkem Çakır, böbrekler ve kadın sağlığına ilişkin üzerinde durulması gereken 4 önemli başlığı ise şöyle sıralıyor…

Kronik böbrek yetmezliği erkeklerden daha fazla

Dünya genelinde 193 milyon kadın kronik böbrek hastalığından muzdarip. Kadınlarda 8. sıklıkta ölüm sebebi olan bu sorun, her yıl 600 bin kadının hayatına mal oluyor. Üstelik kadınlarda kronik böbrek hastalığı gelişme sıklığının erkeklerden daha yüksek olduğu gözleniyor.

İstatistiklere göre, hastalık yaygınlığı kadınlarda yüzde 14, erkeklerde ise yüzde 12. Bunun en önemli nedeni, her iki cinste gözlenen kronik böbrek yetmezliği risk faktörlerine ek olarak, kadınlardaki gebelik, lupus ve tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları gösteriliyor.

Bazı böbrek hastalıkları kadınlarda daha sık görülüyor

Bazı böbrek hastalıklarına kadınlarda daha sık rastlanıyor ki bunların başında böbreklerin enfeksiyonu ve ‘Lupus’ tarafından tutulması geliyor.

Özellikle gebelik döneminde riski artan enfeksiyonlarda tedaviden istenilen sonuca ulaşabilmek için zamanında tanı çok büyük önem taşıyor.

Kadınların anatomik yapısı, üriner sistem enfeksiyonlarının gelişmesine ve yukarı doğru yayılarak böbreklerin tutulmasına (piyemonefrit) yol açıyor. Bu nedenle tekrarlayan sistit atakları yaşayan kadınların bu konuya dikkat etmesi önem taşıyor.

Gebelik böbrek hastalığı için önemli bir dönem

Gebelik ve kadınlardaki böbrek hastalıkları arasında çok yönlü bir ilişki olduğuna işaret eden Prof. Dr.

Ülkem Çakır, şu bilgileri veriyor: “Kronik böbrek hastalığı olan kadınlarda, gebelikte anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyebilecek riskler, sağlıklı kadınlara göre artıyor.

Diğer yandan gebeliğinin başlangıcında böbrek fonksiyonları normal olan kadınlarda, ‘preeklampsi’ (gebelik zehirlenmesi) denilen klinik tablonun gelişmesi durumunda, ilerleyen dönemde kronik böbrek hastalığı görülme olasılığının 4-5 kat arttığı biliniyor.”

Böbrek hastası kadın çok, tedaviye ulaşan az!

Son dönem böbrek yetmezliği hasta grubunun tümünde, erkekler ile karşılaştırıldığında, artmış kronik böbrek hastalığı sıklığına rağmen diyaliz tedavisi gören kadınların oranının daha düşük olduğu görülüyor. Bu duruma yol açan nedenlerin başında kadınların, özellikle düşük sosyokültürel düzeye sahip bölgelerde, yeterli sağlık hizmetine ulaşmada karşılaştığı güçlükler yer alıyor.

Ülkemizde, son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi gören hastaların yüzde 57’si erkek, yüzde 43’ünün kadın olduğu biliniyor. Dünyanın gelişmiş bölgelerindeyse kadın ve erkekler başa baş giderken, geri kalmış bölgelerinde tedavi gören kadınların oranının yüzde 30’u bile bulmadığı görülüyor.

İstatistikler, böbrek naklinde de durumun benzer olduğunu ortaya koyuyor. Sağlıklı kadınlar böbreklerinin bir tanesini sevdiklerine bağışlama konusunda çok cesur ve özverili olmalarına rağmen, ne yazık ki kendileri böbrek nakline gereksinim duyduklarında, erkeklerden aynı oranda destek bulamadıkları gözleniyor.

Böbrek sağlığı için nelere dikkat etmeli?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/05/bobrek-hastaliklari-belirtileri-tedavi/

Böbreklerde kadınlarda böbrek: semptomlar, tanı, tedavi

Kadınlarda Böbrek Sağlığı

Böbrek kisti benignKapsül ile sınırlanmış, vücudun yuvarlak bir şekli. Bu patoloji, hastaların% 70'inde en sık rastlanan böbrek tümörlerinden biri olarak kabul edilir. Bu yazıda, hastalığın adil cinsiyette nasıl ortaya çıktığı hakkında daha ayrıntılı olarak konuşacağız.

Genel bilgi

“Kist” terimi öncelikle ima ederPatolojik oluşum, daha doğrusu, sıvı ile dolu ve bir bağ dokusu ile çerçevelenmiş küçük boyutlu bir boşluk. Büyüme sürecinde önemli ölçüde artırabilir.

Kadınlarda böbrek kisti, bir kural olarak,konjenital patoloji. Ancak, tıbbi uygulamada, bu organda uzun süreli inflamatuar süreç nedeniyle hastalığın oluştuğu vakalar bilinmektedir.

Bu hastalığın gelişim mekanizması oldukça basittir. Böbrek tübülleri denilen normal idrar çıkışının ihlali nedeniyle oluşur. Sonuç olarak, birikmiş idrar nedeniyle nefronun genişlemesi vardır. Bağışıklık sistemi bu değişikliklere cevap verir ve birikmiş sıvıyı bir bağ dokusu kapsülü ile sınırlar. Neoplazm kendi kendine çözülemez veya ortadan kalkamaz.

Kadınlarda böbrek kistinin nedenleri

Bu patoloji konjenital ve bazı durumlarda kazanılmış karakter olabilir. Doğuştan gelen bir kist, iki nedenden kaynaklanabilir:

  • Kalıtsal zemin. Patoloji, genetik materyaldeki bir mutasyonun ortaya çıkmasıyla karakterize edilir ve böbrek tübüllerinin doğrudan kist oluşumu ile kademeli olarak füzyonu sağlanır.
  • Konjenital patolojiler. Bu durumda, genetik değişiklikler değilgözlemledi. Ancak, çeşitli faktörlerin fetus (alkol, toksinler, intrauterin enfeksiyon) üzerindeki etkisi nedeniyle, renal tübüllerin anormal bir oluşumu vardır.

Edinilen hastalığın oluşumunun ana nedenleri için, burada uzmanlar şunları söyledi:

  • Kronik böbrek enfeksiyonları (örn., Piyelonefrit).
  • Hipertansif hastalık.
  • Yaş (60 yaşın üzerindeki kişilerde, genç yaşta olduğundan daha sık olarak birkaç kez teşhis edilir).
  • Böbreklerin tüberkülozu.
  • Ürolitiyazis.

Klinik resim

Uzun bir süre, bir kadın olmayabilirHastalığın belirgin belirtilerini fark et. Bu, tümörün küçük boyutuna bağlıdır. İlk semptomlar sadece kist boyut olarak artmaya başlar, yakındaki organları sıkınca ortaya çıkar. Aşağıda sadece en yaygın olanlarını listeliyoruz.

  • Lomber bölgedeki ağrılı rahatsızlık, sadece keskin hareketlerle veya ağırlık kaldırarak artar.
  • İdrarda lekelenme varlığı.
  • Arteriyel hipertansiyon.
  • Sıcaklık artar.
  • Palpasyon ile kolayca tespit edilen organın büyüklüğünü arttırmak.

Bir kadının bağışıklığı zayıfsa, hastalıkEnfeksiyona katılıp enflamasyonu tetikleyebilir. Bu tür bir durumda, hastalar sık ​​idrara çıkma, bel bölgesinde düzenli ağrı, tüm vücutta genel halsizlik belirtme eğilimindedir.

Kistlerin kadınlarda böbrek üzerine tedavisi başlamalıdır.Primer semptomların ortaya çıkmasından ve tanı muayenesinden hemen sonra. Yeterli tedavi olmadığında, kronik böbrek yetmezliği gelişebilir.

Bu patoloji çoğunlukla idrara çıkma, susama, kan basıncını arttırma sıklığı ile kendini gösterir. Kist bu zamana kadar etkileyici bir boyuta ulaştıysa, sadece yakındaki organları değil aynı zamanda önemli damarları da sıkabilir.

Böyle bir durum, sonuçta, etkilenen organın atrofisini gerektirir.

Hastalığın sınıflandırılması

Gelişimin nedenleri ve mekanizmalarına bağlı olarak, aşağıdaki patoloji türleri ayırt edilir:

  1. Polikistik böbrek. Bu hastalık, çok sayıda küçük tümörün oluşması ile karakterize edilen kalıtsal bir yapıya sahiptir.
  2. Bir katı (basit) kist. Patoloji tek bir kavşaktıreğitimi. Hastalık çoğunlukla tek taraflı doğayı geliştirir. Sol böbreğin kisti daha sık teşhis edilir. Kadınlarda, hastalık uzun bir süre klinik belirtileri göstermeyebilir, ancak büyük bir boyuta ulaştığında, komplikasyon olasılığı artar.
  3. Parenkimal kist. Neoplazm, böbrek dokusunun kalınlığında lokalizedir. Uzun bir süre boyunca, semptomatoloji görünmeyebilir. Tümör boyutu 5 cm'yi geçerse, cerrahi tedavi gereklidir.
  4. Sinüs kisti. Organın sinüsünde lokalize bir boşluk oluşumudur.
  5. Kompleks kist. Bu durumda, tek bir bağlantı kapsülü altında, içinde bir sıvı bulunan küçük bir çok bölmeli boşluk bulunur. Tedavi sadece cerrahidir.
  6. Subkapsüler kist. Eğitimin büyüklüğü genellikle küçüktür. Komplikasyonlar çok nadiren meydana gelir, ultrason makinesi kullanılarak bir ponksiyon gerçekleştirilir.
  7. Paraplevikalnaya kist. En sık sağ böbrek kisti. Kadınlarda, bu hastalık çok nadiren, çoğunlukla 50 yaşından sonra teşhis edilir.

Kistik neoplazmların kategorileri

  • Kategori I Ultrason ile kolayca tespit edilen iyi huylu oluşumları içerir.
  • Kategori II. Bunlar küçük değişiklikler ile iyi huylu doğa kistleridir.
  • Kategori III. Neoplazmlar maligniteye eğilimlidir. Membran ve membranların kalınlaşması ile karakterize edilen, X-ışını incelemesi ile nadiren tespit edilir. Bu durumda, kadınlarda böbrek kisti acil cerrahi bakım gerektirir.

Teşhiş beyannamesi

Hastalık teşhis edilir ve daha sonra sadece enstrümantal ve laboratuar incelemesi ile onaylanır. En son teşhis şunları içerir:

  • İdrar tahlili.
  • Kan analizi (eritrosit sedimentasyon hızındaki artış, vücuttaki başlangıç ​​inflamatuar sürecinin açık bir belirtisidir).
  • Biyokimyasal kan testi (kreatinin indeksindeki değişim böbrek yetmezliğinin gelişimini gösterir).

Kadınlarda böbrek üzerindeki kistlerin enstrümantal tanısı kendi başına demektir:

  • Ultrason (boşluk eğitiminin varlığını tespit etmeyi sağlar).
  • BT ve MRG (çalışma, kistin lokalizasyonunu ve boyutlarını doğru olarak tanımak için yardımcı olur).
  • Ekstator ürografi (kontrast madde kullanan çalışmanın X-ışını versiyonu).

Konservatif tedavi

Ilaç tedavisi sadece için reçete edilirKadınlarda böbrek kistinin hoş olmayan belirtilerini azaltmak için (ağrı, artan kan basıncı).

Enfeksiyonu öldürmek ve vücuttaki tuz dengesini normalleştirmek için ilaçlar tavsiye edilir. Kan basıncını düşürmek için, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri kullanılır.

Uzun süreli kurslar, antibiyotikler (“Siprofloksasin”, “Tetrasiklin”, “Levomisetin”) reçete eder.

Operatif müdahale

Basit kistler ile, bu karmaşık değildirDoğa, uzmanlar genellikle eğitim içeriğinin daha sonra boşaltılması ile drenaj öneririz. Prosedür ultrason makinesinin sürekli denetimi altında gerçekleştirilir.

Kistin içinde çok yavaş bir iğne yerleştirilir, bu sayede tüm sıvı, formasyondan tahliye edilir.

Daha sonra boşluk özel bir sklerozan madde ile muamele edilir, bunun vasıtasıyla duvarları yavaş yavaş birbirine yapıştırılır.

Bazı durumlarda, kistin büyük veya onkolojik olduğu durumlarda, nefrektomi (organın çıkarılması) gerçekleştirilir.

Laparoskopik cerrahi ile tedaviŞu anda, neoplazmın çıkarılması en az travmatik yöntemdir. Başlangıçta, cerrah, çalışma alanını genişletmek ve daha sonraki manipülasyonlar için alanı arttırmak için bir gaz maddesine girer. Sonra bir laparoskop ve trokar çalışmaya bağlanır. Kistik eğitimin kaldırılmasından sonra, doktor tüm aletleri çıkarır, sütürleri emer.

Geleneksel tıp ve kadınlarda böbrek kisti

Büyükannemin tarifleri yardımı ile tedavi edilemezKonservatif tedaviye veya cerrahiye alternatif olarak algılar. Bitkisel tıbbın sadece ana tedaviye ek olarak başvurulmasına yardımcı olması için önceden bir doktora danışılması gerekmektedir. Aşağıda geleneksel tıbbın en yaygın tavsiyesini listeliyoruz.

  • Çam fıstığı. Yarım bardak somun alacak ve 0.5su litresi. Kabuk bir saat kadar kaynatılmalıdır. Ortaya çıkan infüzyon, yemeklerden önce günde üç kez 70 ml alınmalıdır. Tedavinin seyri yaklaşık 4 haftadır.
  • Dulavratotu yaprakları Bitkinin yaprakları topraklanmalıdırkıyma makinesi, bir kavanoza koyun ve buzdolabına koyun. Böyle bir ilacın, bir ay boyunca günde iki kez bir çay kaşığı kullanılması tavsiye edilir, sonra bir mola verilir.
  • Maya. Üç litrelik bir kapta bir yemek odası koymak gerekiyoren yaygın mayadan bir kaşık, 30 gram rendelenmiş fil kökü ve iki çorba kaşığı toz şeker. Bu karışım iki gün boyunca ılık bir yerde bırakılmalı ve daha sonra 100 ml için günde üç kez tüketilmelidir. Tedavi süresi bir ay ile sınırlıdır.

Diyet ve hastalığın tedavisinde rolü

Böbrek kisti gibi bir patoloji ileKadınlar, konservatif tedavi ve cerrahiye ek olarak, özel bir diyet de önerilir. Aşağıdakiler arasında özel beslenme prensiplerini ima eder:

  1. Tüketilen tuz miktarını sınırlayın. Bu ilke, hastalığın böbreklerin ihlali anlamına geldiği hastalar için tavsiye edilir.
  2. Sıvı sarhoş miktarını kontrol edin. Bu kural için geçerlidirPatolojinin ödem görünümü, kalp yetmezliği semptomları, yüksek tansiyonun eşlik ettiği adil seks temsilcileri. Eğer neoplazm bu tür belirtilerle desteklenmiyorsa, sıvı miktarını sınırlamayın.
  3. Zararlı yiyeceklerin reddedilmesi. Bu kategori kızarmış ve yağlı yiyecekleri, füme ürünleri, hamur işleri, alkollü içecekleri içerir.
  4. Proteinli gıdaların tüketimini sınırlandırın. Bu maddelerle birlikte bir organizmada yemek varsaBüyük miktarlarda gelmek, azot değişimi ürünleri yalıtma olasılığı çok yüksektir. Çok zehirlidir ve zayıflamış organizmayı olumsuz yönde etkiler.

Kadınlarda böbrekler uyum gerektiriryukarıda tarif edilen diyet. Ancak, diyet kısıtlaması patoloji ile mücadele için tek emin yol değildir. Sağlık için kapsamlı bakım ve ilgilenen doktorun tüm önerileriyle uyum, hızlı bir iyileşmenin anahtarıdır.

Komplikasyonlar ve sonuçları

Eğer zamanında tedavi olmazsaKadınlardaki böbrekler, onun tacizi olan çok hoş olmayan sonuçların gelişmesine yol açabilir. Bu durumda, içeriği, inflamasyonu kaçınılmaz olarak karın boşluğuna dökülmeye başlar.

Çok daha az sıklıkla ek olarak teşhis edilir. Bu tür bir durumda, hastalar tüm vücuttaki güçsüzlüğü, bel bölgesinde artan ağrı ve ani sıcaklık artışını not ederler. Bu durum kesinlikle her zaman acil cerrahi müdahale gerektirir.

Hastalığın başka bir komplikasyonu olarak neoplazmın malign bir tümöre dejenerasyonu olarak adlandırılabilir.

önleme

Böbrekler üzerinde kistlerin gelişimini nasıl önleyebilirimKadınlar? Bu ciddi hastalıkla yüzleşmemek için uzmanlar, enflamatuar doğa dahil olmak üzere tüm hastalıkların zamanında tedavisini şiddetle tavsiye etmektedir. Mümkün olduğunda hipotermiden kaçınmak, düzenli olarak tam bir teşhis muayenesinden geçmek önemlidir.

Sonuç

Bu makale konu hakkında bilgi içerir”Kadınlarda böbrek kisti belirtileri ve tedavisi.” Bu hastalığın yüksek insidansına rağmen, bundan korkmamalısınız. Bir doktorun tüm önerilerine zamanında tanı ve sıkı bir şekilde bağlı kalmak, bu patolojiyi daima unutabilir. Sağlıklı ol!

>

Источник: https://tr.stuklopechat.com/zdorove/127335-kista-na-pochkah-u-zhenschin-simptomy-diagnostika-lechenie.html

Kadınlarda Böbrek Enfeksiyonu Belirtileri, Tedavisi

Kadınlarda Böbrek Sağlığı

kadınlarda böbrek enfeksiyonu belirtileri, tedavisi

Böbrek enfeksiyonu kadınlar arasında sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır. Böbrek ağrıları şeklinde kendini belli eden rahatsızlık, böbrek sancılarına da neden olur.

Kadınlarda böbrek enfeksiyonu görülmesinin nedeni ise kadınların anatomik yapısının enfeksiyon ihtimaline daha yatkın olmasından kaynaklanır.

Ani bir şekilde ortaya çıkan böbrek enfeksiyonu böbreklerin sancılanmasına da yol açar.

Kadınlarda Böbrek Enfeksiyonu Neden Olur

kadınlarda böbrek enfeksiyonu neden olur

Böbrek enfeksiyonu nedeni farklı sebeplerle oluşabilir. Böbrek enfeksiyonunun en sık görülen nedenleri arasında uzun süre geçmeyen idrar yolu enfeksiyonlarıdır. İdrar yolu enfeksiyonu kadınlarda daha sık görülen bir rahatsızlık olduğu için hastalık kısa sürede böbrek enfeksiyonuna neden olabilir.

İdrar yolu enfeksiyonunu kadınlar genellikle sıcak su torbası ya da farklı şekilde tedavi etmeye çalışırlar ancak geçmeyen idrar yolu enfeksiyonları böbrek enfeksiyonuna dönüşebilir. Doktor tavsiyesi ile kullanılmayan çeşitli antibiyotikler de enfeksiyonun geçmesinde etkili olmayabilir.

Kadınların anatomik yapısından dolayı da böbrek enfeksiyonu olma riski de daha fazladır.

Kadınlarda Böbrek Enfeksiyonu Belirtileri

kadınlarda böbrek enfeksiyonu belirtileri

Böbrek enfeksiyonunun belirtileri çeşitlidir. Bazı kişilerde tek bir belirti görülürken bazı kişilerde birden fazla böbrek enfeksiyonu belirtileri görülebilir. Böbrek Enfeksiyonu Belirtileri; 

Aşırı Yorgunluk; Her yorgunluk böbrek enfeksiyonu belirtisi olmamakla birlikte bazı böbrek enfeksiyonları aşırı yorgunluğa neden olabilir. Enerji kaybı ve halsizlik belirtileri nedeniyle kişi kendini bitkin hisseder. Böbrek ağrısı nedeniyle kişi normalden daha bitkin ve solgun görünebilir.

Böbrek Ağrısı; Böbrek enfeksiyonunun en sık görülen belirtileri arasında böbrek ağrısı vardır. Böbrek ağrısı genellikle karnın arka tarafından başlar ve sırt bölgesine kadar uzanabilir.Böbrek enfeksiyonu ağrıları ayrıca kasık ve karın ağrısına da neden olur. Nadir de olsa şiddetli baş ağrıları görülebilir.

İdrar Yaparken Zorlanma; Böbrek enfeksiyonunun bir diğer belirtisi de idrar yaparken ortaya çıkar. Böbrek enfeksiyonunda ani ve sık aralıklarla tuvalete çıkma isteği oluşur ve idrar yaparken acı ve ağrı hissi oluşabilir.

Böbrek enfeksiyonunun belirtilerinden birisi de idrar renginde olan değişikliktir. İdrar koyu renktir ve yaparken ağrı verir. Kimi zaman tuvalete çıkma hissi gelirken ancak tuvalete gidildiğinde de rahatça idrar yapılamaz.

İdrar yolu enfeksiyonu ve idrar yaparken yanma nedenlerini daha yakından görmek ve öğrenmek için idrar yaparken yanma neden olur yazımız da ilginizi çekebilir.

Yüksek Ateş; Böbrek enfeksiyonu bağışıklık sistemini de etkilediğinden yüksek ateşe de neden olabilir. Vücut ısısı artar ve ateş yükselir. Yüksek ateş halsizlik ve bitkinliği tetikler, bu nedenle vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

İştahsızlık; Böbrek enfeksiyonlarında halsizlik ve yüksek ateş dışında görülen belirtilerden birisi de iştahsızlıktır. Hasta gün içinde kendini tok hisseder ancak yemek yemez. Ancak su tüketme ihtiyacı artar. Kişi normalden daha fazla su tüketmek ister.

Kalp Atışlarında Düzensizlik; Böbrek enfeksiyonunda hastalığın şiddetine bağlı olarak kalp atışlarında düzensizlik oluşabilir.

Böbrek enfeksiyonu kalp atışlarının normalden daha hızlı atmasına neden olur. Kalp atışlarının hızlı atması çarpıntı ve titremeye neden olabilir.

Kısa sürede kendini gösteren bu belirtiler ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Böbrek enfeksiyonu ciddi bir rahatsızlıktır. Kısa sürede tedavi edilmelidir. Enfeksiyon ilerlemesi halinde bağışıklık sistemini zayıflatır ve hastalığın tüm vücuda yayılmasına neden olur.

Kadınlarda Böbrek Enfeksiyonu Tedavisi

kadınlarda böbrek enfeksiyonu tedavisi

Böbrek enfeksiyonu belirtilerinden biri ya da birkaçının yaşanması halinde doktor muayenesi ve idrar tahlili yapılarak hastalığın tanısı konur.

Böbrek enfeksiyonu tedavisinde hastalığın şiddetine göre tedavi şekli belirlenir. Enfeksiyonunun geçmesi için ilk etapta antibiyotik tedavisine başlanır. Antibiyotik tedavisi doktor kontrolünde yapılır.

Tedaviden kısa süre sonra böbrek enfeksiyonu belirtilerinde kısa sürede azalma olur.

Böbrek enfeksiyonunda gerekli görülmesi halinde ve ilaç tedavisinin etki göstermediği durumlarda cerrahi müdahale yapılabilir. Ancak genellikle antibiyotik tedavisi kısa sürede sonuç verir. Antibiyotik tedavisi doktora danışılmadan bırakılmamalıdır. Şiddetli böbrek enfeksiyonlarında ise hastanın tedavisi hastaneye yatarak yapılır.

Böbrek enfeksiyonunun hastanede tedavisi serum ve ilaçlarla doktor gözetiminde gerçekleşir. Hastanın dinlenmesi ve serumlarını aksatmaması önemlidir. Böbrek enfeksiyonu geçtikten sonra kısa bir süre içinde tekrar oluşması durumunda ise enfeksiyona neden olan sebebin araştırılması ve tedavinin buna göre yapılması gerekir.

Böbrek enfeksiyonu tedavisinde hasta sağlıklı besinler tüketmeli, alkol ve sigara gibi zararlı maddeleri kullanmamalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler tüketilmeli ve bol su içilmelidir.

C vitamini bağışıklık sistemi dostu vitaminlerdendir. Kısa sürede iyileşmek için bol miktarda C vitamini alınmalıdır. C vitamini zengini sebze ve meyveler tüketilmelidir.

Böbrek enfeksiyonu tedavisinde hastalığın kısa sürede geçmesi için bol bol dinlenmeli ve böbrekler sıcak tutulmalıdır.

Источник: https://www.faydaloji.com/kadinlarda-bobrek-enfeksiyonu-belirtileri-tedavisi/

Kadınlarda Böbrek Enfeksiyonunun Belirtileri

Kadınlarda Böbrek Sağlığı

Böbrek enfeksiyonu birçok insanda farklı sebeplere bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak kadınların anatomik yapısı sebebiyle böbrek enfeksiyonu rahatsızlığına yakalanma ihtimali daha yüksek. İnsan vücudunda yer alan idrar yolu enfeksiyonu böbreklere bulaşarak, tedavisi daha zor bir hale gelir.

Böbrek enfeksiyonu günümüzde çok sık görülen ve meydana gelme ihtimali çok yüksek olan bir sağlık sorunu. Böbrek enfeksiyonlarının semptomları ani bir şekilde ortaya çıkar ve her gün farklı bir belirti oluşabilir. Böbrek enfeksiyonu semptomları çok fazla ve bu nedenle farklı hastalıkların belirtileri olduğu düşünülebilir.

Böbrek enfeksiyonu birçok farklı sebebe bağlı olarak ortaya çıkar. En sık ortaya çıkan sebebi, uzun süre iyileşemeyen idrar yolu enfeksiyonu. İdrar yolu enfeksiyonunu birçok kadın kendi kendine tedavi etmeye çalışır. Karnını sıcak tutma ya da farklı şekilde tedavi yöntemleri uygular.

İdrar yolu enfeksiyonu rahatsızlığını kendi kendine geçmesini bekleme ve bilinçsiz bir şekilde uygulanan tedavi yöntemleri sebebiyle, böbrek enfeksiyonu daha zor bir sürece girer. Bir enfeksiyona sebep olan bakteri türünü yok etmek için, ayrı özelliğe sahip olan antibiyotik kullanılır. Farklı enfeksiyonların tedavisinde kullanılan her antibiyotiğin özelliği aynı değil.

Tek bir antibiyotiği her enfeksiyon için kullanırsanız, idrar yolu enfeksiyonun böbreklere yayılma riski artar.

Kadınların yapısal nedenlere bağlı olarak böbrek enfeksiyonuna yakalanma ihtimali daha yüksek. Böbrek enfeksiyonunu önlemek için gerekli olan hijyeni sağlamanız gerekir. Ancak bu konuyu takıntı haline getirmemek gerekir.

Vücut için yapılan çok fazla temizlik ise, vücut yapısının doğal dengesini bozarak, yararlı bakterilerin yok olmasına sebep olur. Böbrek enfeksiyonu aynı zamanda cinsel ilişki sırasında da ortaya çıkabilir. Polikistik böbreklerin yapısı da böbrek enfeksiyonunun ortaya çıkmasında önemli bir faktör.

Diğer sebepler ise, şeker hastalığı, daha önceden yaşanmış olan böbrek taşı gibi bir sağlık sorunu ve bağışıklık sisteminin zayıflaması.

Böbrek Enfeksiyonunun Belirtileri Nelerdir?

Böbrek enfeksiyonu hastalığı birçok sebebe bağlı olarak ortaya çıkar. Daha çok kadınlarda ortaya çıkan böbrek enfeksiyonunun kendini belli eden birçok belirtisi bulunur.

1. Sebepsiz Yorgunluğun Ortaya Çıkması

Her insan zaman zaman kendini yorgun hisseder. Normal zamana göre, kendinizi daha uzun süre yorgun hissettiğiniz zamanlar da olabilir. Bunlar genelde, regl dönemi ve migren ağrılarında ortaya çıkar. Ancak böbrek enfeksiyonu gibi sağlık sorununda, ilerleyen zamanlarda bütün gücünüzü ve enerjinizi kaybettiğinizi düşünürsünüz.

Adım atacak ya da hareket edemeyecek kadar kendinizi halsiz hissedersiniz. Sadece uzandığınız zaman kendinizi daha iyi hissedersiniz. Yorgunluk derecesi daha fazla artar. Bu durum ilerleyen zamanlarda da kötü bir hal alır. Yorgunluk durumunun stresle ya da yaptığınız herhangi bir fiziksel aktivite ile ilgisi olmaz.

Günlük rutin işlerinizi yaparken zorlanmaya başlarsınız ve yaptığınız herhangi bir ilaç tedavisi rahatlamanıza yardımcı olmaz.

2. Farklı Türden Olan Ağrılar

Böbrek enfeksiyonu belirtileri arasında en sık görüleni, farklı ağrılar olarak tespit edilir. Böbrek enfeksiyonları genel olarak farklı türdeki sağlık sorunlarına neden olur. Genel olarak insan vücudunun farklı bölgelerinde meydana gelen ağrılar.

Karnın her iki tarafında oluşan şiddetli, arada sırada kasığa doğru ilerleyen ve kasığa baskı uyguladığınız zaman geçici bir sürede azalan ağrı şeklinde olur. Genel olarak sadece bir bölgede şiddetli sırt ağrısının oluşması. Sadece tek bir bölgede oluşan ağrı, sıcak bir disk varmış hissini uyandırması.

Şiddetli bir şekilde nadiren ortaya çıkan baş ağrısı şeklinde de görülebilir.

3. Tuvalete Çıkma ve İdrarda Oluşan Değişiklik

Böbrek enfeksiyonunun belirtileri arasında tuvalete çıkma ve idrarda oluşan değişiklik gibi faktörler yer alır. Böbrek enfeksiyonu gibi bir sağlık sorununda ani bir şekilde tuvalete çok sık gitme isteği meydana gelir.

Tuvalete gittiğinizde her an tekrar idrarınız gelecekmiş gibi bir hisse sahip olursunuz. Aynı zamanda idrarın rengi değişir, normalden daha farklı olarak daha koyu bir renk oluşur.

İdrarın daha koyu bir renge sahip olması, aynı zamanda idrarın içerisinde kan ya da iltihap olduğunun bir sonucu olabilir. Tuvalete her çıktığınız zaman belirli bir ağrı meydana gelir.

4. Ateşin Çıkması

Böbrek enfeksiyonun bazı belirtileri bulunur. Bu belirtilerden biri de, aniden ateşin çıkmasıdır. Böbrek enfeksiyonunda, normal vücut ısısı birkaç derece yükselir ve vücutta ateş çıkabilir. Ateşin birkaç derece daha yükselmesi, böbrek enfeksiyonu sağlık sorunun ciddi ve açık bir göstergesi olabilir. Bu nedenle mutlaka doktora başvurmanız gerekir.

5. İştah Kaybının Yaşanması

Böbrek enfeksiyonu belirtilerinden olan aşırı yorgunluk faktörüne ek olarak, aynı zamanda iştah kaybının yaşanması durumu da ortaya çıkar. Gün içerisinde sanki tokmuşsunuz gibi bir his oluştuğu için hiçbir şey yemek istemezsiniz.

Bunun nedeni çok fazla su tüketiminin artmış olması. Su tüketiminin yanı sıra, aynı zamanda diğer içeceklere karşı da daha fazla tüketme isteği oluşur.

Sıvı tüketiminin artmasının nedeni, daha çok insan vücudunda bulunan enfeksiyonun vücudu kurtulması ve susuz bırakması.

6. Kalbin Hızlı Bir Şekilde Atması

İnsan vücudunun en önemli organları arasında yer alan kalp, genel olarak normal bir atış ritmine sahip. Ancak bazı hastalıklar insan vücudunda meydana geldiği için kalbin normal atış hızını arttırabilir ya da düşürebilir. Özellikle böbrek enfeksiyonunda kalp normal ritminden farkı olarak, daha hızlı bir şekilde artar.

Kalbin hızlı bir şekilde artması aynı zamanda çarpıntı ve ateşin direkt olarak bir sonucu niteliğinde olur. İnsan vücudunun koruyucu kalkanı olan bağışıklık sistemi, böbrek enfeksiyonu saldırısına anında savaş açar ve bu durum da kalbin hızlı bir şekilde atmasına yol açar.

Kalbin atış hızı arttığı için, buna bağlı olarak kalp daha fazla enerji harcar ve vücudun yorgun hissetmesine neden olur.

Böbrek Enfeksiyonunun Tedavisi

Böbrek enfeksiyonunda ortaya çıkan belirtiler bazen belirgin olabilir. Bu belirtilere bağlı olarak anında doktora başvurmanız gerekir. Bir an önce hastaya uygulanacak olan tedavi yöntemi belirlenir. Doktorunuz gerekli tahlilleri yaptırdıktan sonra, düzenli olarak kullanmanız için antibiyotik tavsiye eder.

Düzenli olarak antibiyotik kullanımı, özellikle böbrek enfeksiyonunda ilk sırada yer alan tedavi türüdür. Antibiyotik kullanımının süresi ve ismi, idrar testinin ya da diğer tahlillerin sonucunun kontrol edilmesi sonucunda belirlenir.

Böbrek enfeksiyonun insan vücudunda yer alan belirtiler, tedaviye başlandıktan kısa bir süre sonra etkisini azaltır ve ortadan kalkar.

Böbrek enfeksiyonunda kullanılan antibiyotiklere bir hafta ya da daha uzun süre düzenli olarak devam edilir. Antibiyotik kullanımından sonra belirtiler yol olsa bile, doktorun tavsiyesi olmadığı sürece antibiyotiğin bırakılmaması gerekir. Ağır böbrek enfeksiyonunda hastanın, hastaneye yatması gerekebilir.

Hasta hastaneye yattığı zaman, serum takılar, damar yolu ile antibiyotik verilir. Hastanın hastanede kalma süresi, enfeksiyonun ilerleme aşaması göre değişir. Böbrek enfeksiyonun çok sık bir şekilde tekrarlanması ve aynı zamanda kronik bir hale gelmesi durumunda, enfeksiyonun altta yatan sebebine göre farklı bir tedavi yöntemi uygulanır.

İlerleri aşamaya gelmiş olan böbrek enfeksiyonu için cerrahi bir operasyon gerekebilir.

Источник: https://evdesifa.com/kadinlarda-bobrek-enfeksiyonunun-belirtileri/

Sağlıklı böbrekler için..

Kadınlarda Böbrek Sağlığı

Böbreklerimiz bizi sağlıklı tutmak için her gün pek çok yaşamsal görev üstleniyorlar. Vücudumuzdaki atıkları ve fazla sıvıyı uzaklaştırmak için adeta bir filtre işlevi görüyorlar.

Ayrıca kan basıncımızı kontrol etmek gibi yine oldukça önemli fonksiyonları da var; içerdikleri mekanizmalarla, ihtiyaca göre, kan basıncını artırıyor veya düşürüyorlar.

Böbreklerimizin sorumlulukları bunlarla da sınırlı kalmıyor; kemik iliğinde alyuvar yapımını sağlıyor, D vitaminini aktif hale getirerek kemik sağlığını destekliyor, vücudumuzda gelişen metabolik işlemler sonucunda oluşan asidin vücudumuzdan uzaklaştırılmasından da akciğerle birlikte sorumlu oluyorlar.

Ancak maalesef birçok hayati önem taşıyan fonksiyonu olan böbreklerimiz çeşitli etkenler nedeniyle hasar görüp işlev yapamaz hale gelebiliyor. Böbreklerimizde hasar oluşturan, hatta böbrek yetmezliğine bile yol açabilen önemli etkenlerden biri ise 'hatalı alışkanlıklarımız'. Peki hangi alışkanlıklarımız böbreklerimize zarar veriyor? Bu hasarlar hangi böbrek sorunlarına neden olabiliyor?

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr.

Tevfik Rıfkı Evrenkaya böbreklerin ömrünü kısaltabilen alışkanlıklarımızı anlattı, önemli önerilerde bulundu.

İdeal tuz miktarını aşmak

Tuz vücut için önemli, ancak aşırı tüketimi kan basıncını yükselterek böbreklerde aşırı yük oluşturuyor. Ayrıca tuz alımı yüksek olduğunda böbreklerin aşırı tuzu atmak için daha fazla çalışmaları gerekiyor. Bunların sonucunda da böbrek yetmezliğine kadar gidebilen önemli hasarlar oluşabiliyor.

Bu nedenle uzmanlar günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5 gram olması gerektiğini belirtiyorlar ve bu da yaklaşık bir çay kaşığı tuza denk geliyor. Deniz, kaya ve diğerleri, adı ve kökeni ne olursa olsun sofra tuzu sodyum klorür olduğu için tüm tuz çeşitlerini dikkatli tüketmek çok önemli.

İşlenmiş ürünler (atıştırmalık, konserve, abur cubur) aşırı miktarda tuz içerdikleri için de bu ürünlerin tüketimini kısıtlamayı asla ihmal etmeyin.

Yetersiz su içmek

“Böbreklerimizin işlevlerini yerine getirebilmeleri için yeterli su tüketmek çok önemli” uyarısında bulunan Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya sözlerine şöyle devam ediyor: “Su idrar, ter ve dışkı aracılığıyla toksinlerin uzaklaştırılmalarını sağlıyor, vücut sıcaklığını ve kanın yoğunluğunu kontrol ediyor.

Yeterince sıvı almazsak toksinler kanda birikiyor. Bunun sonucunda da böbrek taşları, çok daha önemli böbrek yetmezliği gelişebiliyor. Su alımındaki en basit yaklaşım, yazın en az 2 litre, kışın en az 1.5 litre sıvı tüketmek Susama hissi yanında, idrar rengi de su dengemiz hakkında bilgi veriyor.

İdrar miktarı azalıp, rengi koyulaştıkça su içmek gerekiyor”

Kafeini abartmak

Kafein kan basıncını yükseltiyor, böbrekte kalsiyum taşlarına ve proteinüriye neden olabiliyor. En sık da kahve içerek kafein tüketiyoruz.

Bu nedenle günlük izin verilen kafein miktarı 200-300 mg olup, bu da yaklaşık 2 büyük fincan kahveye karşılık geliyor.

Dolayısıyla tükettiğiniz içeceklerin kafein içeriğine bakmayı ihmal etmeyin ve mümkünse kafeinsiz olanları tüketmeye özen gösterin.

İlaçları bilinçsizce kullanmak

İlaçlar sağlığımızın vazgeçilmesi olsalar da bilinçsizce tüketildiklerinde tam aksine vücudumuza zarar verebiliyorlar. Bu nedenle uzmanlar her fırsatta gelişigüzel ilaç kullanılmaması konusunda uyarıda bulunuyorlar.

Örneğin düzenli ağrı kesici kullanmak başta böbrekler olmak üzere, birçok organa zarar verebiliyor. Özellikle nonsteroidal antienflamatuar ilaçlar gibi reçetesiz satılan ağrı kesiciler böbrek yetmezliğine, hipertansiyona ve ödeme yol açabiliyorlar.

Nefroloji Uzmanı Prof. Dr.

Tevfik Rıfkı Evrenkaya ayrıca özellikle hedef organı böbrek olan, hipertansiyon ve diyabet hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçların da mutlaka düzenli olarak alınmaları gerektiği uyarısında bulunarak, “Çünkü bu ilaçların düzensiz alınmasıyla hiç alınmaması arasında bir fark olmuyor” diyor.

İdrarı mesanede tutmak

İdrarı mesanede tutmak da böbrekleri tehdit ediyor. İdrar düzenli olarak mesanede tutulduğunda idrar yolu enfeksiyonu ve mesane kaslarında gevşeklik oluşabiliyor, bunun sonucunda da böbrek taşları, hatta böbrek yetmezliği gelişebiliyor.

Magnezyum içeren besinleri aksatmak

Yeterince magnezyum alınmazsa kalsiyum böbreklerden geri emilemediği için idrarla vücuttan daha çok atılıyor, bu durum da böbreklerde kalsiyum taşının gelişmesine neden olabiliyor.

Düzenli olarak yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, kabak ile ay çekirdeği, fındık ve badem tüketmek vücuda yeterince kalsiyum alınmasını sağlıyor.

Örneğin günde 100 gram kabak çekirdeği tüketmek günlük magnezyum ihtiyacımızın yüzde 100 ünü karşılıyor.

Gazlı içeceklere düşkün olmak

Yapılan bir araştırmada, günde 2 veya daha fazla bardak gazlı içecek (diyet veya normal) tüketiminin böbrek hastalığının gelişme riskini artırdığı saptandı.

Gazlı içecek alımı arttıkça idrarda bulunan proteinin de arttığı belirlendi. İdrarda bulunan ve böbrek hasarının erken bir belirtisi olan protein (proteinüri) erken evrelerde tedavi edildiğinde geri dönüşümlü olabiliyor.

Ancak vücutta miktarı artarsa böbrek dokusunda hasar oluşturması kaçınılmaz oluyor.

Şekeri besin listesinden silmemek

Şeker obeziteye katkıda bulunmasının yanı sıra böbrek hastalığının ilk iki nedeni olan hipertansiyon ile diyabetin oluşma riskini artırıyor. Hipertansiyon da böbreklerin baş düşmanlarından biri olarak nitelendiriliyor.

Şeker genellikle “tatlı” olarak algılamadığımız gıdalar ve içeceklerde de bulunuyor. Bu nedenle işlenmiş şekerlerin sinsi kaynakları olan çeşniler, kahvaltılık tahıllar, beyaz ekmek ve gazlı içeceklerden kaçınmak gerekiyor.

Paketlenmiş ürünler alırken içerdikleri maddelere mutlaka dikkat edin.

B6 Vitamin eksikliği

B6 vitamini eksikliği böbrek taşı riskini artırıyor. Dolayısıyla böbrek sağlığı için günlük olarak en az 1,3 miligram B6 vitamini öneriliyor. Bu vitaminin en zengin kaynakları ise balık, nohut, sığır karaciğeri, patates ve narenciye dışı meyvelerdir.

Uykusuz kalmak

Böbrek fonksiyonu, böbreklerin iş yükünü 24 saat boyunca koordine etmeye yardımcı olan uyku-uyanma döngüsüyle düzenleniyor. Böbrek dokusu gece boyunca yenileniyor.

Vücut, hasar görmüş böbrek dokusunu onarmak için uyurken çalışıyor; bu nedenle vücudu uykusuz bırakmak hem sağlıklı organa zarar verebiliyor, hem de hasar görmüş organda iyileşmeyi güçleştiriyor.

Yapılan bir çalışmada kronik uyku bozukluğunun böbrek yetmezliği olan hastalarda, hastalığın seyrini hızlandırdığı saptanmış. Bunun mekanizması ise bilinmiyor.

Çok fazla alkol almak

Düşük miktarda alınan alkolün böbreğe çok zararı olmuyor. Ancak, alkolün karaciğer ve böbreklerde aşırı yük oluşturan bir toksin olduğu unutulmamalı. Alkol idrar söktürücü (diüretik) özelliğe sahip. Aşırı tüketilmesi dehidratasyona ve elektrolit bozukluklarına neden oluyor. Karaciğere verdiği zararla böbrekleri de dolaylı yoldan olumsuz yönde etkiliyor.

Kırmızı et tüketimini abartmak

Hayvansal protein yüksek miktarda asit üretiyor. Böbreklerin bu aşırı miktardaki asidi vücuttan uzaklaştırma yükü artınca da böbreklerde doku hasarı oluşuyor ve bunun sonucunda da böbrekler işlevini yapamaz hale gelebiliyor. Yüksek oranda asit ürettiği için özellikle kırmızı et tüketiminde aşırıya kaçmamak böbrek sağlığı için büyük önem taşıyor.

Sigara

Sigara, kan basıncını arttırıyor, kan akışını azaltıyor ve kan damarlarını daraltıyor. Bu etkileri sonucunda da böbrek işlevlerinin kaybedilmesini hızlandırabiliyor ve mevcut böbrek hastalıklarını kötüleştirebiliyor. Yapılan çalışmalara göre sigara tüketimi böbrek hasarını arttırıyor ve kronik böbrek hastalığının seyrini en az yüzde 30 hızlandırıyor.

Egzersiz yapmamak

Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya hareketsiz yaşamın diyabet, hipertansiyon ve obeziteye neden olabildiğini ve bunların da böbreklerde kalıcı hasara yol açabildiğini ifade ediyor.

Bunun aksine düzenli olarak yapılan fiziksel aktivite kan basıncı ve şeker metabolizmasını düzenleyerek dolaylı yoldan böbrek sağlığını destekliyor.

Öyle ki yakın tarihli bir araştırmada menopoz sonrası egzersiz yapan kadınların böbrek taşı geliştirme riskinin, egzersiz yapmayanlara göre yüzde 31 oranında daha düşük olduğu belirtilmiş.

Yazı: Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya

BÖBREK HASTALIĞI SİNSİ BAŞLAR

Böbreklere hasar veren 10 alışkanlık

Böbrekler, vücudun hayati organlarındandır; esas fonksiyonları, vücuttaki atıkların ve toksinlerin idrar aracılığı ile atılmasını sağlamaktır. Aynı zamanda da kalsiyum ve fosfat gibi mineral seviyelerini düzenlerler.

Dolayısıyla böbreklerin düzgün bir şekilde işleyebilmelerini desteklemek, hayati derecede önem taşır.

Herhangi bir şekilde engellendikleri takdirde, şu semptomları tecrübe edebilirsiniz: kusma, kötü nefes kokusu, idrar renginde ve kalitesinde değişim, baş dönmesi, ciltte kaşınma, nefes problemleri, ani acı, anemi, yorgunluk, sürekli üşüme vs… Aşağıdaki yaygın alışkanlıklar da böbrek hasarına neden olabilir.

Yetersiz su tüketimi

Kanın koyulaşması ile böbreklere giden kan akışı azalacağından, vücuttaki su yetersizliği, ciddi böbrek hasarına yol açabilir. Tavsiye edilen günlük su miktarı, yetişkinler için en az 10-12 bardaktır. Ancak bir yandan da abartmamak gerekiyor; çünkü fazla su miktarı da böbrek fonksiyonlarını aksatabilir.

İdrara çıkmayı erteleme

Bu alışkanlık, böbrek hasarlarının en yaygın sebeplerindendir; çünkü idrar, mesanede ne kadar fazla kalırsa, idrardaki bakteri sayısı da o kadar artar.

Bu zararlı bakteriler, idrar yolu ve böbrek enfeksiyonlarına sebep olurlar. Dahası, idrarın çıkarılmaması, böbreklere baskı uygular, böbrek yetmezliğine ve idrar kaçırmaya yol açar.

Bu yüzden idrara çıkma ihtiyacınızı asla ertelememeniz gerektiğini unutmayın.

Sigara

Sigara, tüm organlara hasar veren, ölümcül bir alışkanlıktır. Sayısız araştırma, sigara ve böbrek hastalıkları arasında ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Bu kötü alışkanlık, kan basıncını ve kalp atış hızını artırarak kan akışını yavaşlatır, böbreklerdeki kan damarlarını daraltır. Dahası, böbrek hastalıklarını kötüleştirir ve böbreklerdeki fonksiyon kaybını hızlandırır.

Yüksek proteinli beslenme düzeni

Kırmızı et gibi aşırı miktarda protein bazlı gıda tüketmek, böbrek hastalıkları riskini artır; çünkü bu organların işlevi, protein sindiriminin yan ürünü olan azotlu atıkları vücuttan atmak ve katalizlemektir. Dolayısıyla kırmızı et tüketimini sınırlandırmak gerekiyor; mevcut böbrek sorunları varsa eğer, ileri komplikasyonların engellenmesi adına kırmızı et tüketiminin tamamen bırakılması tavsiye ediliyor.

Yüksek derecede tuz tüketimi

Düzenli olarak çok miktarda tuz tüketmek, böbreklere ciddi derecede hasar verir ve çeşitli sağlık problemlerine yol açar.

Sayısız araştırma, tuz tüketiminin, böbrek hastalıkları gelişimine katkıda bulunan idrar proteinini artırdığını ortaya koyuyor.

Unutmayın ki aşırı miktarda tükettiğiniz tuz, vücudunuza – özellikle de böbreklerinize – zarar verir ve bir çay kaşığı tuz, yaklaşık 6 gramdır.

Uyku yetersizliği

Yapılan birçok araştırmaya göre, yetersiz ve kalitesiz bir uyku düzeni, arterlerdeki tıkanıklıkları ve kan basıncını artırarak böbrek hastalıklarının gelişme riskini yükseltiyor. Dolayısıyla iş ile uyku, dinlenme, boş vakit ve günlük işler arasındaki mükemmel dengeyi bulduğunuza emin olmalısınız; çünkü bu dengenin, vücudunuz, özellikle de böbrekleriniz üzerindeki etkisi büyüktür.

Düzenli ağrı kesici kullanımı

Reçetesiz satılan ağrı kesiciler, böbreklere giden kan akışını yavaşlatarak işlev görmelerine engel olabiliyor.

Bu yüzden bu ilaçların uzun vadede kullanımı, akut böbrek yetmezliği ya da interstisiyel nefrit gibi kronik böbrek hastalıklarına yol açabilir. Bu tür ilaçları kullanmadan önce daima doktorunuza başvurmanız gerektiğini unutmayın.

Ağrı kesicileri kısa süre kullanmaya özen gösterin; çünkü böbrek fonksiyonları normal olan kişilerde bile hasara yol açabilirler.    

Aşırı derecede kafein tüketimi

Fazla kafein kan basıncını artırarak böbreklere basınç uygulanmasına sebep olur. Kafein idrardaki kalsiyum salgısının artışına yol açtığından doğrudan böbrek taşı ile ilişkilidir. Kahve, çay gibi içeceklerin orta derecede tüketimi zararlı değildir; ancak enerji içecekleri, çikolata, ilaç, kakao ve meşrubat tüketiminin azaltılması gerekir.

Fazla alkol

Bu toksin, böbreklerde ve karaciğerde strese sebep olur; aşırı tüketimi, böbreklerde hasarla ilişkilidir.

Fazla alkol tüketimi, ürik asidin renal tüplerde depolanmasına sebep olduğundan, böbrek yetmezliği riskini artıran tüp obstrüksiyonuna yol açar. Dahası, alkol, vücuttaki su miktarını azaltarak böbreklerin normal fonksiyonunu bozar.

Tavsiye edilen günlük alkol miktarı kadınlar ve yaşça büyük kişiler için bir bardak, erkekler için ise iki bardaktır.

Yaygın enfeksiyonları göz ardı etmek

Böbrek hasarı, öksürük, soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, farenjit gibi enfeksiyonların ihmal edilmeleri ile de oluşabilir. Yaygın bir enfeksiyonun tedavi edilmemesi, böbrek hasarına yol açabileceğinden, vücudunuzu dinlendirdiğinize, uygun bir şekilde antibiyotik kullandığınıza ve bu sorunları zamanında hallettiğinize emin olmalısınız.   

Kaynak

BÖBREK SAĞLIĞINA ZARAR VEREN ALIŞKANLIKLAR NELERDİR?

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1035883-bobrek-sagligi-nasil-korunur

Böbrek Sağlığını Korumak İçin 8 Öneri

Kadınlarda Böbrek Sağlığı
Böbrek Nakli Merkezi
Memorial Ataşehir Hastanesi

Kronik böbrek yetmezliği son yıllarda giderek artış gösteriyor. Hastalar yaşamlarını yaz diyalize bağlı olarak sürdürüyor ya da organ nakli olarak yeniden sağlıklı bir yaşama kavuşabiliyor.

Ancak böbrek sağlığına çocukluk çağından itibaren dikkat edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması kişiyi ilerleyen dönemlerde yetmezlik tehsinden koruyabiliyor.

“3-9 Kasım Organ Nakli Haftası” öncesinde Memorial Ataşehir Hastanesi Böbrek Nakli uzmanları böbrek sağlığının korunması için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

En çok kadınlarda ve 40 yaş sonrasında görülüyor

Böbrek, vücuttaki zehirli maddeleri temizleyen, kemiklerin oluşumunda önemli rol oynayan, D vitamini aktivasyonunu sağlayan ve kırmızı kan hücrelerinin üretimini sağlayan eritropoetin hormonunu üreten önemli bir organdır. Böbrek fonksiyonlarının belirli bir limitin altına inmesi, kronik böbrek yetmezliğini işaret etmektedir.

Böbrek yetmezliği süzme değerinin 60 ml\dk altına inmesi demektir. Eğer süzme değeri 20’nin altına inerse son dönem böbrek yetmezliği gelişir. Önemli olan böbrek yetmezliği gelişmeden müdahale etmektir. Böbreklerde kalan hücreler kendilerini yenilemez tam tersi ilerler ve daha kötüye gider.

Eğer 3 ayı aşan bir böbrek yetmezliği süreci varsa bu kronik böbrek yetmezliği anlamına gelmektedir. Kronik böbrek yetmezliği; kansızlık, kemik erimesi ve kalp hastalıklarına yol açtığından tedavi edilmediği takdirde hayati riske yol açmaktadır.

Böbrek yetmezliği, her yaşta ve cinsiyette oluşabildiği bilinse de, özellikle ileri yaşlarda ve kadınlarda daha sık görülmektedir. Araştırmalar 40’lı yaşlar sonrası daha çok ortaya çıktığını göstermektedir.

Düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin

Böbrek yetmezliği erken evrelerde herhangi bir belirti göstermeyebilir. Bunun için hastalığı saptamanın en etkin yolu, kan ve idrar tahlillerinin belirli aralıklarla yapılmasıdır. Erken teşhis ile böbrek yetmezliğini yavaşlatmak ve tedavi etmek mümkündür.

Diyabet, yüksek tansiyon, fazla kilo ve anne, baba ya da yakın akrabalarda böbrek yetmezliği hikayesi gibi bu risk faktörlerinden biri veya bir kaçı varsa böbrek fonksiyonlarının 6-12 ayda bir kontrolü gereklidir. Ülkemizde maalesef düzenli check up yaptırma alışkanlığı bulunmamaktadır.

Bu da hastalıkların erken evre de tespit edilmesini engellemektedir. Böbrek yetmezliğinin önlenmesinde rutin kontrollerin büyük önemi vardır. Bazı ülkelerde böbrek sağlığı için kreatinin seviyesi takip edilir. Eğer bu seviye 1.2’yi aşarsa nefroloji uzmanlarına başvurulmalıdır.

Bu erken tanı için önemli bir yoldur.

Böbrek sağlığını korumak için bunlara dikkat edin!

  1. Kan şekeri belirli aralıklarla kontrol edilmeli:Diyabet hastalığı olan kişilerin neredeyse yarısından çoğunda zamanla böbrek yetmezliği gelişebilmektedir. Bunun için kan şekerinin belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerekir.

  1. Kan basıncınızı takip edin:Normal kan basıncı 120-80 ve altındadır. 139/89 arası kan basıncı değeri ise yüksek tansiyon öncüsü değerler olarak kabul edilip; düzenli yürüyüş, tuzsuz diyet gibi yaşam tarzındaki değişiklikler ile kontrol altında tutulmalıdır.

    Eğer kan basıncı 140/90’in üzerinde ise düzenli ilaç kullanımı ve kan basıncı kontrolü gereklidir.

  1. Sağlıklı beslenin ve tuz alımını sınırlayın:Tuz tüketimi günde en fazla bir çay kaşığı olacak şekilde kısıtlanmalıdır.

    İşlenmiş gıdalar ve fast food tarzı beslenme yerine taze sebze meyve ve ev yemekleri tüketilmelidir. 

  1. Yeterli su tüketerek böbreklerinizi koruyun:Günde 1.5-2 litre su içmek böbrek sağlığı için önemlidir. Bu sıvı miktarı egzersiz, ateşli hastalıklar, hamilelik veya emzirme dönemlerinde artırılmalıdır.

  1. Sigarayı bırakın ve içilen ortamlardan uzak durun:Vücutta neredeyse tüm organları etkileyen sigara, böbreklere gelen kan akımını yavaşlatmaktadır.

  1. Gereksiz yere ağrı kesici ve antibiyotik kullanmayın:Bilinçsizce alınan ağrı kesici ve antibiyotikler böbrek yetmezliğine yol açtığından doktor kontrolü dışında kullanılmamalıdır.

  1. Taş ve idrar yolu enfeksiyonlarının nedenini öğrenin:Düşürülen taşların analizi mutlaka sağlanmalıdır. Yine İdrar yolu enfeksiyonlarının da nedeni belirlenmelidir.
  1. Düzenli egzersiz yapın:Haftada 3-4 kez yapılan 30 dakikalık tempolu yürüyüş ve düzenli egzersizler kan basıncını düşürerek böbrek sağlığının bozulmasını engellemektedir.
Güncellenme Tarihi: 12 Şubat 2018Yayınlanma Tarihi: 31 Ekim 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/bobrek-sagligini-korumak-icin-8-oneri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.