Kadınlarda Diyabet

içerik

Diyabet Nedir, Diyabet Hastalığı Belirtileri

Kadınlarda Diyabet

diyabet nedir, diyabet hastalığı belirtileri

Diyabet nedir? Diyabet belirtileri nelerdir? Diyabet hastalığı, pankreas tarafından yeterince insülin üretilememesi ya da üretilen insülinin vücut tarafından verimli kullanılamamsı ile oluşan ve ömür boyu devam eden bir hastalıktır.

Sağlıklı metabolizmalarda besinler bağırsaklarda parçalanarak şekere (glikoza) dönüşür. Parçalanarak şekere dönüşen besinler kana geçer ve kan şekerini yükseltir. Sağlıklı kişilerde kandaki bu glikoz pankreasın salgıladığı insülin hormonuyla hücrelere taşınır.

Eğer insülin hormonu yeterince yoksa ya da işlevini yapamıyorsa şeker hücrelere taşınamaz ve kandaki şeker artar. Kan şekeri hastalığı meydana gelir.

Diyabetin en yaygın erken habercisi sık idrara çıkmak ve artan susuzluk hissidir. Bu erken belirtiler genellikle yükselen kan şekeriyle bağlantılıdır. Hastalığın birkaç tipi vardır. Diyabetin en yaygın görülen tipleri:

Diyabet Hastalığı

  • Tip 1 diyabet nedir: Genellikle 30  yaş öncesi normal kilodaki kişilerde bir anda ortaya çıkar. Tip 1 diyabetin sebebi bağışıklık sisteminin pankreasa zarar vermesi sonucunda pankreasın yeterince insülin üretememesidir. Tip 1 diyabet hastalığı genellikle çocukluk döneminde başlar, nadiren de ilerleyen yaşlarda görülür. Tip 1 diyabetin ciddiye alınması gerekir. Sadece yediklerine dikkat edilmesi ve kilo kontrolü ile iyileşebilecek bir hastalık değildir. Tip 1 diyabetli kişiler kandaki şekerin ölümcül seviyeye ulaşmaması ve diğer ciddi komplikasyonlardan korunmak için her gün düzenli olarak günde birkaç defa insülin iğnesi yapmalıdır.
  • Tip 2 diyabet nedir: Daha çok ilerleyen yaşlarda ortaya çıkar ve kilolu insanlarda görülür. Diyabetli hastaların %90’ından fazlasını tip 2 oluşturur. Tip 2 diyabette insülin üretiminin devam etmesine karşılık, üretilen insülin miktarının yeterli olmaması veya vücut hücrelerinin insüline direnç göstermesi söz konusudur. Bu gruptaki hastaların büyük kısmı obezdir. Tip 2 diyabet genellikle yetişkinlerde görülür ve yavaş yavaş gelişen bir hastalıktır. Ancak günümüzde obez çocukların sayısının artması ile tip 2 diyabetin çocuklardaki görülme sıklığı da artmaktadır. Bu tipteki hastalar çoğunlukla insülin iğnelerine ihtiyaç duymazlar. Ağızdan alınan ilaçlar, beslenmenin düzenlenmesi, kilo verilmesi ve egzersizler hastalığın tedavisi için yeterli olur. Bununla birlikte tip 2 diyabetli hastaların bir kısmı ilerleyen dönemlerde insüline ihtiyaç duyar.

diyabet hastalığı

Diyabet Nedenleri

  • Tip 1 diyabet nedenleri: Çevresel faktörlerden ya da genetik yatkınlıktan kaynaklandığı düşünülmektedir. Kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir.
  • Tip 2 diyabet nedenleri: Tip 1’de olduğu gibi çevresel faktörlerin ve genetik yatkınlığın etkili olduğu düşünülmektedir. Fazla kilolu olmak tip 2 diyabette önemli bir tetikleyicidir ancak hastaların hepsi fazla kilolu değildir. Kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Diyabet Belirtileri

  • Tip 1 diyabet belirtileri: Tip 1 diyabet belirtileri genellikle korkutucu bir şekilde ve bir anda ortaya çıkar. Tip 1 diyabet belirtileri sık idrara çıkma ve aşırı susama, mide bulantısı, kilo kaybı, kusma, deride kuruma ve kızarma, açlık hissi, hızlı nefes alıp verme, zihin bulanıklığı, nefesin aseton gibi kokması ve karın ağrısıdır.
  • Tip 2 diyabet belirtileri: Tip 2 diyabet belirtileri ilk başlarda far edilmeyebilir. Hatta hastaların birçoğu rütin kan tahlilleri sonucunda tesadüfen diyabetten haberdar olurlar. Bunun nedeni de tip 2 diyabetin yavaş yavaş zaman içinde oluşmasıdır. En sık rastlanan belirtileri sık idrara çıkma ve aşırı susama, açlık hissi, kilo kaybı, görmede bulanıklık, bitkinlik ve halsizlik, tekrar eden vajinal mantar enfeksiyonu, ağız içi enfeksiyonlar ve deri enfeksiyonlarıdır. Bunların dışında kalp krizi, ciddi enfeksiyon ve inme gibi durumlar sonucunda kan şekerinin çok fazla yükselmesiyle daha ciddi belirtiler görülebilir.

Diyabet Tedavisi

Ömür boyu devam eden bir hastalık olan diyabete yakalandığını öğrenenler ilk başlarda büyük bir moral bozukluğu yaşar.

Ancak bu hastalar zamanla etraflarında ne kadar çok diyabet hastası olduğunu ve bu hastaların üretken olduklarını, hastalığın gündelik yaşam üzerine çok büyük etkileri olmadığını gözlemledikçe hastalığı kabullenirler.

Hastalığın bir başka moral veren yanı da tedavilere çok olumlu yanıt veriyor olmasıdır. Üstelik diyabet tedavisi için çok önemli çalışmalar vardır.

Diyabet tedavisi ile kan şekeri, kolesterol ve tansiyonun kontrol altında tutulması hedeflenir. Böylece uzun vadede oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilmesi amaçlanır.

Diyabet tedavisi ile ne kada olumlu sonuçların alınacağı diyabetin türü (tip1 veya tip2 olmasına), hastanın yaşı, egzersiz ve beslenme alışkanlığı, kilosu, önceki hastalıklara ve hastanın çalışma programına bağlıdır.

Bu faktörlerin tamamı göz önünde bulundurularak her hasta için değişkenlik gösterebilen bir tedavi programı planlanır. Diyabet hastalığı tedavisi kararlılık ve sabır ister. Tedaviye düzenli uymak gerekir.

Diyabet hastalığı tedavisi birçok kişi için enjeksiyon yoluyla veya ağızdan ilaç almak, bazı yemekleri kısıtlamak, zayıflamak ve kan şekerini düzenli takip etmek anlamını taşır. Diyabet hastalığı tedavisi zamanında ve düzenli yapılmadığında ciddi kalp, göz, böbrek ve sinir hastalıkları oluşabilir.

Diyabet Diyeti

Diyabetli hastaların yememsi gerekenler: Şeker ve şekerli yiyecekler, hazır meyve tozları, boza, sıcak çikolata, kola, meşrubatlar, şekerli içecekler, alkollü içeceklerin hepsi, helva, kek, pasta, kurabiye, börek, bisküvi, şekerli tatlılar, yağda kızartılmış yiyeceklerin tamamı, sakatatlar, yağlı et, salam, sosis, sucuk, kavurma, pastırma, salata sosları, mayonez, ketçap, tahin, pasta sosları, krema, kaymak, iç yağı, tere yağı, margarin ağı ve kuyruk yağı.

diyabet nedir

Diyabet diyeti tedavinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Diyabetli hastalar için örnek bir diyabet diyeti listesi:

  • Sabah: Şeker eklenmemiş 2 tatlı kaşığı kuş burnu marmelatı, 2 dilim çavdar ekmeği, 2 kibrit kutusu az tuzlu peynir, 4 tane sivri biber, 1 fincan yeşil çay.
  • Ara öğün: Kabuklarıyla birlikte 1 tane yeşil elma.
  • Öğlen: Boza kıvamında 1 kase sarı mercimek çorbası, Derisiz ve kızartma 1 porsiyon az yağlı balık ya da tavuk.
  • Ara öğün: 1 avuç yaban mersini, 1 bardak yağsız süt, 15 tane tuzsuz çiğ fındık.
  • Akşam: Boza kıvamında 1 kase sarı mercimek, sivri biberli 54-5 kaşık bulgur, brokoli, ıspanak ya da pırasa.
  • Gece: 1 fincan kuşburnu çayı, tuzsuz sarı leblebi.

Источник: //saglikloji.com/diyabet-nedir-diyabet-hastaligi-belirtileri/

Diyabet Belirtileri

Kadınlarda Diyabet

Son yıllarda etkisini artıran diyabet hastalığı tedavi edilmediği takdirde ciddi sonuçları olan bir rahatsızlıktır ve herkes için farklı belirtiler gösterir.

Bu nedenle her bireyin diyabet hakkında bilgi sahibi olması, diyabetin belirtilerine vakıf olup vücudundaki göstergelere karşı uyanık olması gerekir. Ciddi bir hastalık olan diyabet, beslenme düzeninin değiştirilmesi, medikal tedaviler ve spor ile kontrol altına alınabilir.

Yaşam tarzlarında yapacakları değişikliklerle diyabet hastalarının uzun yıllar sağlıklı bir yaşam sürmeleri mümkündür.

DİYABET NEDİR?

Pankreas insülin hormonu üretmekle görevli organdır. Diyabet ise bu organdan yeteri kadar insülin hormonu üretilmediği veya üretilen insülin hormonunun etkili kullanılmamasıyla ortaya çıkan hastalıktır. Vücuda alınan besinler, özellikle karbonhidrat grubu besinler, enerji elde etmek üzere glukoza dönüştürülür.

Pankreas, glukozun dokular tarafından kandan alınmasını ve enerji olarak kullanılmasını sağlayan insülin hormonunu üretir. İnsülin hormonu glukozu hücrelere yönlendirir. Hücreler ise glukozu yakıt gibi kullanırlar. Glukoz miktarı ihtiyaç olan orandan fazlaysa karaciğerde, yağ dokusunda depolanır.

Diyabeti olan kişilerde bu hormon bozukluğu nedeniyle glukoz hücrelere yeteri kadar taşınmaz ve kanda yükselir. Sağlıklı bir bireyde kan şekeri düzeyi açlık halinde 120 mg/dl, tokluk halinde (yemekten iki saat sonra) 140 mg/dl’nin üstünde olmaz.

Diyabet varlığından söz etmek için açlık ve tokluk kan şekeri ölçümlerinin bu miktarın üzerinde olması gerekir.

Tip 1 Diyabet: Genellikle 30 yaş öncesi ortaya çıkar. Bağışıklık sistemi pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerine saldırır. Bu hücreler yok edildiği için pankreasta insülin üretimi gerçekleşmez.

Bu hastalığın tek çözümü ömür boyu dışarıdan insülin hormonu almaktır. Beslenme programları tip 1 diyabetin kontrol altına alınması için yeterli değildir. Ülkemizde diyabet hastalarının %10'u tip 1 diyabet etkisi altındadır.

Tip 2 Diyabet: Diyabet hastalığının en çok görülen biçimidir. Bütün diyabet tipleri arasında %90'lık bir orana sahiptir. Çoğunlukla 40 yaş üzerindeki bireylerde görülür. İnsülin üretimi mevcuttur ama hücreler insülini kullanamaz. Kandaki şeker seviyesi yükselir. İlerleyen vakalarda pankreasta insülin üretimi de sekteye uğrar.

Tedavinin ilk aşamasını beslenme düzenini değiştirmek ve egzersiz programına başlamak oluşturur. Bunlara rağmen kan şekeri istenilen düzeyde tutulamazsa şeker düşüren haplarla tedaviye devam edilir. Bazı durumlarda ise insüline ihtiyaç duyulabilir. İlaç tedavisi gören Tip 2 diyabet hastalarının düzenli olarak kan şekeri ölçümü yaptırmaları önemlidir.

Gizli Şeker (Pre-Diyabet): Kan şekeri düzeyi normalden yüksek ancak diyabet tanısı koymaya yeterli değilse bu durum pre-diyabet olarak adlandırılır. Bu kişilerin çoğunda daha sonraki evrelerde Tip 2 diyabet gelişimi oluşur. Ayırca pre-diyabet hastalarının kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riskleri daha fazladır. Yaşam tarzında yapılan değişikliklerle tedaviye başlanır.

Gestasyonel Diyabet: İlk defa gebelik sırasında ortaya çıkan kan şekeri yüksekliğidir. Bu durum, Tip 2 diyabet gelişimi için risk yaratır. Bebeğin gelişimi için normalden fazla salgılanan hormonlar kan şekerinin yükselmesine neden olur. Gestasyonel diyabet genellikle gebeliğin 24.

haftasından sonra artarak devam eder. Bebek anneden aldığı besinlerle beslenir. Annede diyabet olması durumunda bebeğin de kan şekeri yükselir ve bebek insülin salgısını artırır. İnsülin salgısının artması büyümeyi uyarır. Yüksek doğum ağırlığı doğum sırasında risk oluşturur.

Tedavi ile gestasyonel diyabeti kontrol altına almak mümkündür.

Diyabetin kişilere göre farklı nedenleri olabilir. Genetik yatkınlıktan düzensiz yaşama kadar diyabeti tetikleyen farklı unsurlar vardır.

1. Obezite
Tip 2 diyabet hastalığının en önemli nedeni obezitedir. Vücutta insülin direnci oluşur ve kan şekerini depolayamaz. Obezite, insülin direncine neden olur. Obezite sorunu olan kişilerde diyabet tedavisi ve kan şekeri kontrolü de zorlaşır. Bu nedenle tedavinin bir parçası fazla kiloların verilmesi üzerinedir.

2. Otoimmün tepki
Pankreasta bulunan beta hücrelerine bağışıklık sisteminin saldırması sonucu insülin üretiminin gerçekleşmemesidir. Bu saldırının nedeni tam olarak bilinmese de genlerden dolayı ortaya çıktığı düşünülmektedir. Çok sayıda Tip 2 diyabetli yakını olanlar, birinci derece akrabalarında Tip 1 diyabet olan kişiler bu bozukluk için risk altındadırlar.

3. Virüsler
Pankerasa zarar veren virüsler de bu organın görevini yapmasını engeller. Bu nedenle insülin salgılanmasında sorun oluşur. Rota virüsü, kızamıkçık, kabakulak, konjenital rubella gibi virüsler bu sınıftadır.

4. Gebelik şekeri
Gebelikte şeker sorunu yaşanması, gebelik öncesi diyabet sıkıntısı olmayan kadınlarda da görülebilir. Gebelik şekeri doğum sonrası normale döner. Ancak ilerleyen yıllarda diyabet hastası olma riskini artırır.

5. Hareketsiz yaşam
Son yılların en büyük sorunu olan hareketsizlik diyabet oluşturan nedenlerden biri. Hareket miktarının azalmasıyla birlikte kilo artışı ve vücutta yağ birikimi artarak diyabete zemin oluşturur.

DİYABET BELİRTİLERİ

Diyabetin belirlenen belirtilerinin bir ya da birden fazlası aynı anda görülebilir.

1. Sık idrara çıkma
Diyabetin en önemli belirtileri arasında normalden fazla idrara çıkma isteği gelir. Kandaki şeker hücrelere giremediği için kan şekeri yükselir. Vücut bu şekeri idrar yoluyla atmaya çalışır. Bu döngü sırasında idrara çıkma sıklaşır.

2. Sürekli su içme
Vücut kandaki şekeri atmak için idrar mekanizmasını devreye sokar. Diyabet hastaları fazla şekeri idrar yoluyla atarlar. Bu esnada vücutta su kaybı oluşur. Böylece susuzluk hissi artar.

3. Kronik halsizlik
İnsülin eksikliğinden dolayı hücrelere kandaki şeker alınamaz. Enerji üretimi durur. Enerji üretiminin olmadığı durumlarda da sürekli bir yorgunluk hissi yaşanır.

4. Yaraların geç iyileşmesi
Diyabet hastalarının en büyük sorunlarından biri de vücutta oluşan yaraların geç iyileşmesidir. Normal sürecinden daha uzun süren iyileşme dönemi diyabet habercisi olabilir.

5. Diğer belirtiler
Diyabetin diğer belirtileri arasında kilo ve kas kütlesinde kayıp, genital bölge mantarları, görme sorunları, cilt kuruluğu, aşırı yemek yeme isteği gibi durumlar da vardır.

DİYABET TEDAVİSİ

Diyabet tedavisi hastalığın tipine göre planlanır. Amaç kan şekerini belirli bir seviyede tutarak vücuda zarar vermesini engellemektir. Bu seviye düzenlenemediği zaman daha riskli hastalıkların da oluşma ihtimali artar. Doktorunuz diyabet tipinize ve vücudunuza göre size en uygun tedavi sürecini ayarlar.

1. İnsülin tedavisi
Tip 1 diyabet hastalığının tek tedavisi dışarıdan insülin alımı sağlamaktır. Bu hastalarda insülin şırınga yoluyla alınır.

Oral olarak alınan insülin sindirim sisteminden kana karışmaz. Alınacak insülin dozu doktor tarafından belirlenir. İnsülin dışarıdan verilerek kandaki şeker miktarının vücut tarafından kullanılarak yükselmesi önlenir.

Bu yöntem, Tip 2 diyabet hastalarının bazılarında da kullanılır.

2. Beslenme
Özellikle Tip 2 diyabet hastalarında beslenmenin önemi büyüktür. Kan şekerinin aniden yükselmesine neden olan şekerli gıdalar diyetten çıkartılır. Öğünlerdeki porsiyon miktarı kısıtlanır.

Şarküteri ürünleri, margarinler, sağlıksız yağlar yemekten kaçınılır. Daha çok sebze ve ızgara ağırlıklı bir beslenme düzeni oluşturulur. Beslenme düzeni oluşturmakta zorlananlar bir diyetisyenden yardım alabilirler.

3. Egzersiz yapmakKısa süren ve gittikçe artan egzersiz programı ile başlanır. Egzersiz sırasında kan şekerinin düşmemesine dikkat edilir. Bu program doktor tarafından oluşturulur.

Egzersizin amacı kilo kaybı sağlayarak yağlanmanın önüne geçmek ve kan şekerini kontrol altına almaktır. Diyabet hastalarının egzersiz yapmaları için en uygun zaman dilimi kahvaltıdan iki saat sonrasıdır.

İstanbul'da doğal yaşam mümkün mü?Boyun Fıtığı BelirtileriMenopoz Belirtileri

Источник: //www.mynet.com/diyabet-belirtileri-1220429-mykadin

DİYABETİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kadınlarda Diyabet

Diyabet, kandaki şeker seviyesinin, uzun bir süreç boyunca yüksek miktarlarda olmasına bağlı olarak gelişen, metabolik hastalıklar grubuna ait bir hastalıktır. Diyabet, tedavisi mümkün olan bir hastalık olmakla beraber, tedavi edilmediği takdirde vücutta birçok komplikasyonun meydana gelmesine yol açmaktadır.

Bundan dolayı diyabet ihmal edilip, tedavi edilmediği takdirde, kardiovasküler hastalıklar, felç, kronik böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına ve ayakta yara oluşumu ile gözlerde hasar oluşmasına sebep olmaktadır. Diyabet, koma durumu gibi akut komplikasyonların oluşumuna da neden olmaktadır.

Pankreas ile bağlantısı olan diyabet, vücut hücrelerinin uygun şekilde insülin üretememesi ve pankreasın yeteri kadar insülin üretimi yapamamasına bağlı olarak gelişmektedir. Diyabet, 3 farklı türde gözlenebilmektedir. Diyabet 1, diyabet 2 ve Gestasyonel diyabet olmak üzere 3 tipi olan diyabet, tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.

Tip 1 diyabet hastalığının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi sonucu oluşmaktadır.

Diyabet 1 hastalığına, insüline bağımlı şekerli diyabet (IDDM) adı da verilmektedir. Diyabet 1 hastalarının düzenli olarak insülin enjektörlerini kullanmaları gerekmektedir.

Dünya üzerindeki diyabet hastalarının yaklaşık olarak % 10’unu diyabet 1 tipe sahip diyabet hastaları oluşturmaktadır.

Tip 2 diyabet, insülin direnci ile başlamaktadır. Hücrelerin, insülin üretimini başaramamasına bağlı olarak gelişen diyabet 2, insülin eksikliğinin gelişmesine neden olabilmektedir.

Diyabet 2 hastalığının diğer adı ise, insülin yokluğuna bağımlı diyabet (NIDDM) olarak bilinmektedir. Diyabet 2’nin oluşmasının nedeni ise, aşırı kilolu olmak ve yeterli miktarda egzersiz yapmamaktır.

Dünya üzerindeki diyabet hastalarının yaklaşık olarak % 90’ını oluşturan diyabet 2’nin nedeni sağlıksız beslenme, aşırı kilolu olmak ve yetersiz egzersiz yapmaktadır.

Gestasyonel diyabet, kadınlarda hamilelik döneminde ortaya çıkan bir diyabet türüdür. Bu durumda, bazı kadınların kanlarında çok yüksek seviyede glikoz birikimi olmaktadır ve vücutlarındaki hücrelerde, yeterli miktarda insülin ile glikoz geçişi sağlanamamaktadır.

Gestasyonel diyabetin, hamilelik sürecinde tanısı yapılabilmektedir. Fakat, hamile bayanlar, düzenli olarak yapılan egzersiz ve sağlıklı beslenme yardımı, diyabetlerini kontrol altında tutabilirler.

Diyabetin bu türü, doğum esnasında bebekte bazı komplikasyonların oluşmasına sebep olabilmekte ve bebeğin normalden daha kilolu doğmasına neden olabilmektedir.

Yaş ilerledikçe, özellikle diyabet 2 riski artmaktadır. Ayrıca, hareketsiz bir hayat tarzı da diyabet riskini artıran faktörlerden biridir. Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya kökenli insanlarda, özellikle diyabet 2 riski daha fazladır. Ayrıca, testosteron seviyesi düşük olan erkelerin, diyabet 2 için, yüksek riskli grupta yer aldıkları saptanmıştır.

Diyabet tedavisi, ilaç, iğne, yaşam tarzında değişiklik yapılması, diyet ve ameliyat ile yapılabilmektedir.

Diyabetin Belirtileri Nelerdir?

Diyabetin en belirgin olan klasik belirtileri arasında, kilo kaybı, poliüri (aşırı olarak tuvalete çıkma), susuzluk hissi, ağızda kuruma, sürekli açlık hissi gibi belirtiler bulunmaktadır. Diyabet belirtileri, çok kısa bir zaman içinde hızlıca gelişebilmektedir. Özellikle diyabet 1’de hızlı gelişen belirtiler, diyabet 2’de çok daha yavaş şekilde kendini gösterebilmektedir.

Diğer yandan, diyabetin bunlardan başka, birtakım belirtileri daha bulunmaktadır. Bunlar, bulanık görme, baş ağrısı, bitkinlik, yaraların geç iyileşmesi, diş etlerinde enfeksiyon, el ile ayaklarda uyuşma, erkeklerde cinsel işlev bozukluğu  ve ciltte kaşıntı şeklinde kendini gösteren belirtilerdir.

1.Sık İdrara Çıkma

Vücutta çok fazla miktarda glikoz birikmesi sonucu, vücut bir o kadar idrar üretmektedir. Bundan dolayı, çok sık tuvalete çıkma ihtiyacı, diyabet belirtilerinden biri olabilmektedir.

Eğer, vücutta insulin etkisiz bir halde ya da hiç yok ise, böbrekler kanın içine glikozu yeniden filtreleyemez hale gelirler. Bu durumda böbrekler, glikozu seyreltmek için, vücuttaki kanı kullanır.

Bunun sonucunda ise, idrar torbası dolmaya başlamaktadır ve böylece kişi, sürekli idrara çıkma ihtiyacı içinde olmaktadır.

2.Aşırı Susuzluk Hissi

Diyabetin belirtilerinden biri olan sık tuvalete çıkmanın bir sonucu olarak, vücut susuz kalmakta ve bu da aşırı derecede susuzluk hissinin yaşanmasına sebep olmaktadır. Çok fazla miktarda sıvı kaybeden vücut, susuzluğa ve ağızda kuruluğa yol açmaktadır.

3.Yoğun Açlık Hissi

Kanda bulunan insülin faktörünün uygun şekilde çalışamaması ya da kanda insülin yokluğu, hücrelerin ihtiyacı olan enerjinin üretilememesine sebep olmaktadır. Bundan dolayı, vücut enerji üretebilmek için yemek yemeye ihtiyaç duyar. Bu durumun sonucu olarak da, çok yoğun şekilde açlık hissi yaşanır. Çok sık acıkmak ve sürekli aç hissetmek, diyabetin belirgin belirtilerinden biridir.

4.Kilo Alma

Diyabetin belirtilerinden biri olan sürekli açlık hissinin sonucunda kişi çok fazla yemek yiyebilmektedir. Bu durum devam ettiği müddetçe, kiloda artış gözlenecektir.

5.Olağandışı Kilo Kaybı

Diyabet belirtilerinden biri olan anormal şekilde kilo kaybı yaşanması, genellikle Diyabet Tip 1 türündeki diyabet hastalığına sahip kişilerde gözlenen bir semptomdur. Vücut, insülin üretemediği için enerji ihtiyacını başka kaynaklardan kazanmaya çalışmaktadır. Yani hücreler glikoz elde edememek durumunda kalmaktadır.

Vücuttaki kas dokusu ve yağlar, enerji ihtiyacından dolayı bozulmaya uğrayacaktır. Bundan dolayı, vücut sürekli kilo kaybedecektir. Bu durum, Diyabet Tip 1’de çok daha ani şekilde başlamakta, Diyabet Tip 2’de ise çok daha kademeli şekilde yaşanmaktadır.

Fakat kilo kaybı yaşanması, daha çok Diyabet Tip 1 ile alakalı bir semptomdur.

6.Bitkinlik ve Yorgunluk

Eğer, vücutta, insülin faktörünün uygun şekilde çalışamaması ya da insülinin hiç bulunmaması durumu yaşanıyor ise, bu durumda hücrelere glikoz girişimi gerçekleşemez. Bu durum da, vücut için gerekli olan enerjinin üretilemediği anlamına gelmektedir. Bu faktörlerden dolayı, aşırı derecede yorgunluk ve bitkinlik hissi, diyabet belirtilerinden biridir.

7.Asabiyet ve Sinirlilik

Diyabet belirtilerinden bir diğeri olan asabiyet ya da sürekli sinirlilik hali, vücudun ihtiyacı olan enerjiyi üretememesi sonucu ortaya çıkan bir semptomdur.

8.Görmede Bulanıklık

Göz mercekleri tarafından çekilmiş olan dokular nedeni ile görmede bulanıklık yaşanabilmektedir. Bu durum gözlerin görme yeteneğini olumsuz etkiler ve bu sorunun uygun tedavi ile iyileştirilmesi mümkündür. Diyabetin sebep olduğu bulanık görmenin körlük gibi sonuçları olabilmektedir ya da bu şekilde bulanıklık problemi devam edebilir.

9.Geç İyileşen Yaralar ve Kesikler

Kandaki şeker seviyesi yükseldikçe yani kandaki glikoz seviyesi yükseldikçe, yaraların iyileşme süreci zarara uğrar ve yaralar normal süreden çok daha sonra iyileşir ya da uygun şekilde iyileşemez.

10.Ciltte Mantar Enfeksiyonu Gözlenmesi

Kandaki şeker seviyesi ne kadar fazla ise, vücudun enfeksiyonlardan etkilenme durumu da bir o kadar fazla olacaktır. Özellikle diyabetli kadınlarda, idrar yolları enfeksiyonları ile vajinal enfeksiyonlar gözlenebilmektedir.

11.Ciltte Kaşınma

Ciltte kaşınma hissi diğer bazı sağlık sorunlarından dolayı da gerçekleşebilir ama bazen de diyabet belirtilerinden biri olabilir.

12.Diş Etlerinde Kızarma, Şişlik ve Çekilme

Eğer diş etleriniz hassas ve yumuşak ise, diyabetten dolayı, kızarabilir veya şişebilir. Ayrıca, diş etlerinde çekilme de diyabet belirtileri arasında gözlemlenebilir.

13.Diş Etlerinin Enfeksiyon Kapması

Bir önceki diyabet semptomunda da belirtildiği gibi, diş etlerinin şişmesi veya kızarması durumu, sürekli olarak diş eti hastalıklarının yaşanmasına veya diş eti enfeksiyonlarının oluşmasına sebep olabilmektedir.

14.Erkeklerde Cinsel İşlev Bozukluğu

Özellikle 50 yaş üzeri erkeklerde, sık sık ya da sürekli olarak yaşanan cinsel işlev bozukluğu, diyabet belirtilerinden biri olabilmektedir.

15.El ve Ayaklarda Karıncalanma/Uyuşma

Vücutta çok fazla miktarda şeker birikmesi sonucunda, sinir sistemi ve sinir hücreleri zarar görebilmektedir. Bundan dolayı, el ve ayak bölgelerinde uyuşmalar ile karıncalanmalar yaşanabilmektedir.

Источник: //evdesifa.com/diyabetin-belirtileri-nelerdir/

Hamilelik döneminde şeker hastalığı

Kadınlarda Diyabet

Şeker hastalığı yani diyabet, kanda yüksek miktarda şeker bulunmasına sebep olan bir hastalıktır. Bazı kadınlarda hamilelik meydana gelmeden önce de şeker hastalığı, diyabet hali hazırda beklemektedir.

Bazı kadınlarda ise, “gestasyonel diyabet” şeklinde ifade edilen bir şekilde hamilelik döneminde şeker hastalığı ortaya çıkar.

Hemen hemen her 20 hamile anne adayından birinde, hamilelik öncesi şeker hastalığı var olup, yaklaşık 200 kadından 5 inde ise, hamilelik döneminde diyabet olduğu varsayılır.

Hamilelik meydana gelmeden önce de şeker hastalığından mustaripseniz, hamilelik dönemi süresince kan şeker düzeyini rutin bir şekilde kontrol ve takip altında tutmanız, fazlası ile önem teşkil eder. Duruma bağlı olarak insülin dozunu değiştirmek de gerekebilir.

2 ) Hamileliğe bağlı veya hamilelik öncesi meydana gelen şeker hastalığı tedavi edilmediği müddetçe, anne adayını bekleyen sorunlar nelerdir?

Hamileliğe bağı şeker hastalığı veya hamilelik gerçekleşmeden önce ortaya çıkan şeker hastalığı tedavi edilmediği taktirde, anne adayı aşağıda ki durumlar ile karşı karşıya kalabilmektedir;

  • Hamilelikten önce zaten diyabeti olan, diyabetik kişilerde bebekte bazı anomalilerin ortaya çıkma ihtimali fazlalaşır. Fakat hamilelikte ortaya çıkan gestasyonel diyabet (GDM)  yani hamileliğe bağlı diyabet, bebekte anomalilere yol açmaz ya da çok hafif bağlantılı olabileceğine dair bazı çalışmalar yapılmıştır.
  •  Hamilelik sırasında, “pre-eklampsi” şeklinde isimlendirilen yüksek tansiyon problemi olabilir ve bu durum kişide ya da bebekte çeşitli problemlere yol açabilir.
  • Erken doğum gibi bir risk meydana gelebilir. Bu da hamileliğin henüz sonlanmadan 37. haftası bitmeden önce, ya da bebeğin erken doğrultulması gerektircek durumlar meydana gelebilir.
  • Bebeğin doğumunun ardından, akciğerleri tam gelişemediğinden dolayı, solunumla ilgili sorunlar meydana gelebilir.
  • Ani bebek ölümü riski ortaya çıkabilir.
  •  Doğumun ardından RDS yani, bebekte akciğer yani solunum problemi görülebilir.
  •  Doğumun ardından bebekte hipoglisemi yani, kan şekeri düşüklüğü ve biluribin yüksekliği, polisitemi oluşabilir.

Hamilelik öncesinde ve hamilelik sırasında tedavi olması gerektiği bir biçimde görülüyor ise, ve düzenli kontrollerin aksatılmaması halinde, sağlıklı bir bebek doğurma şansı elbette ki mevcuttur.

3 ) Hamilelikte diyabet belirtileri, hamilelik şekerinin belirtileri nelerdir?

Pek çok zaman, herhangi bir belirti vermediğinden dolayı, araştırılmadığı durumlarda bebek yasamı için ciddi problemlere sebep olabilir.

Bazı zamanlarda, anne adaylarının bir bölümünde bebeğin suyu fazla olabilir. Bu duruma polihidramnıoz denilir.

Böyle bir durumda, akla ilk gelen şey, anne adayın da gizli şeker hastalığını mevcut olma olasılığıdır.

Bu sebepten dolayı anne adayında belirti olmasa dahi, bu önemli sağlık probleminin araştırılması gerekmektedir.

4 ) Hamilelikte şeker hastalığı tanı testi nasıl yapılır? (Şeker yükleme testi) (OGTT)

12 saatlik bir açlık süresinin sonucunda, açlık kan şekeri ve suda çözünmüş 100 gram glikozun içilmesinin ardından ( yaklaşık iki veya üç saat sonra ) damardan kan alınıp anne adayının tokluk kan şekeri ölçümü yapılır. Bu 4 ölçümden 2 veya daha fazlasının yüksek çıkması halinde, gestasyonel diyabet tanısı kesinlik kazanmış olur.

Ölçümlerden sadece biri patolojik çıkan anne adayları, yakın takip altına alınır. Bu anne adaylarında belli bir süre sonra OGTT yinelenir.

5 ) Hamilelik şekerinin belirtileri nelerdir?

Bir çok anne adayı, şeker hastalığının belirtilerini fark etmemektedir. Bu problem yalnızca yapılan tahliller neticesinde ortaya çıkmaktadır. Susuzluk hissi, kilo kaybı, çok fazla yemek yemek, normalden daha fazla idrar yapmak, yorgunluk gibi belirtileri ile karşılaşılabilir.

Şeker hastalığı bulunan bir kadın hamile olursa, hamilelik dönemi içerisinde hastalığın kontrolünün daha fazla zorlaşacağı ve işlerin kötü de gidebileceği bilinen risklerin içerisinde yer almaktadır.

6 ) Hamilelik döneminde şeker hastalığının teşhisi nasıl yapılır?

Teşhisin yapılabilmesi için, glukoz yükleme testleri (şekerli su testi) olarak ifade edilen testler yapılır. 24 ile 28. hamilelik haftasında bütün anne adaylarında tarama için 50 gr. glukoz testi uygulanır.

50 gram glukoz yükleme testi sadece tarama testidir, net bir şekilde şeker hastalığı için tanı koya durumu söz konusu değildir. 50 gram glukoz testi değeri 140′dan yüksek çıkan anne adaylarında, 100 gram glukoz tolerans testi uygulanır.

100 gram glikoz testinin sonucuna göre, şeker hastalığının saptaması yapılabilmektedir.

7 ) Hamilelik dönemi içerisinde, şeker hastalığının tedavisi nasıl yapılır?

Gestasyonel diyabet tedavisi için bazı zamanlar, sadece beslenme düzenini değiştirmek yeterli olur. Diyetin yetmediği durumlarda ise, insülin tedavisine başlanabilmektedir. Tablet şeklinde alınan şeker düşürücü ilaçlar, hamilelik döneminde kullanılmamaktadır.8 ) Hamilelik döneminde şekeri olan anne adaylarının, doğum ve zorlukları nelerdir?

Şeker hastalığı olan anne adaylarında doğum, şayet başka bir anormallik mevcut değilse, normal doğum şeklinde ve olması beklenen zamanda gerçekleştirilir. Ancak çoğu zaman, 40 haftayı geçmeden doğumun gerçekleşmesi planlanmaktadır. İri bebek veya anne kemik yapısının uygunsuz olması gibi durumlar söz konusu olduğu zaman, sezeryan ile doğumun tamamlanamsı düşünülmektedir.

Источник: //jinekoloji.com/hamilelikte-seker-hastaligi-gestasyonel-diyabet

Kadınlarda diyabetin belirtileri nelerdir?

Kadınlarda Diyabet

Diyabet her yaşta gerçekleşebilir, ancak tip 2 diyabet 45 yaşın üzerinde olanlarda daha yaygındır.

Diyabet için risklerin çoğu, erkekler ve kadınlar arasında aynıdır, ancak bazı farklılıklar vardır.

Kadınlar ve diyabet

Kadınlara özgü ve insülin etkili bir şekilde kullanılmayan vücuda bağlı bir durum (insülin direnci) polikistik over sendromudur. Bu durumda, yumurtalıklar genişler ve yumurtaları düzgün bir şekilde serbest bırakamazlar.

Diğer benzersiz risk faktörleri, gestasyonel diyabet öyküsü veya 9 kilodan ağır bir bebeğe doğum yaptırmayı içerir.

Ulusal Sağlık Enstitüleri’ne (NIH) göre, diyabetli kadınların yaklaşık üçte biri hastalığın olduğunu bilmiyorlar. Her iki cinsiyetten yetişkinler için tarama yapılmasının fazla kilolu veya obez olan ve yukarıda listelenen risk faktörlerinden birine sahip olan 45 yaşın üzerindeki kişilerde yapılması önerilmektedir.

Öte yandan, erkeklerin kadınlara göre tip 2 diyabet geliştirme olasılığı daha yüksektir. Bununla birlikte, neden net olmadığı kesin sebepler.

Bunun olası bir nedeni, erkeklerin karın bölgelerinde ağırlıklarını kadınlardan daha sık taşıma eğiliminde olmalarıdır ki bu da insülin direncini artırabilir.

Erkekler ayrıca, diyabetlerinin bir sonucu olarak kalp hastalığı geliştiren kadınlardan daha fazladır. Kadınlar menopoza girdiklerinde riskler cinsiyetler arasında nispeten benzer hale gelir.

Komplikasyonlar

Diyabetli olmayan kadınlarla karşılaştırıldığında, diyabetli kadınlarda kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski daha yüksektir. Ayrıca, bu hastalıklardan ölümün yanı sıra bir inme riski daha yüksektir.

Diyabet sıklıkla kadınlarda artmış vajinal maya enfeksiyonları, azalmış cinsel dürtü, daha az vajinal yağlama ve cinsel uyarılmanın azalması gibi diğer sorunlara yol açar.

Kalp ve kan damarlarının hastalıkları, diyabet sonucu ortaya çıkan önemli komplikasyonlardır. Zamanla, yüksek kan şekeri seviyeleri kan damarlarına ve sinirlere zarar verir.

Yüksek kan şekeri seviyeleri, damarların giderek sertleşmesine neden olan kan damarlarında iltihaba yol açar. Bu olduğunda, kan daha önce olduğu gibi onlardan akmaz.

Vücudun çeşitli bölgelerine giden bozulmuş kan akışı, aşağıdakiler gibi birkaç probleme yol açabilir:

  • Kalp hastalığı
  • inme
  • Böbrek hastalığı
  • Göz hastalığı
  • Diş hastalığı

Diyabet, vücuttaki sinirlere de zarar verebilir ve bu da birçok komplikasyona neden olabilir. Sinir hasarı ve dolaşım sorunları ekstremitelerde sorunlara neden olabilir. Şiddetli ise, bu sorunlar ampütasyonlara yol açabilir.

Bu durum ayrıca, diğer hastalıklara yakalanma riskini, hamilelikte problemleri, yaşlanma ile hareketlilik kaybını ve depresyona yol açar.

Gestasyonel diyabet

Gestasyonel diyabet, hamilelik sırasında bazı kadınlarda ortaya çıkan ve daha sonra yaşamda tip 2 diyabet gelişme riskini artıran geçici bir durumdur.

Sıklıkla, gestasyonel diyabet için hiçbir belirti yoktur. Bu, hamilelik sırasında kadınların test edilmesini önemli hale getirir.

Hamile bir kadın gestasyonel diyabet geliştirebilir, ancak bazıları diğerlerinden daha büyük risk altındadır.

Kadınlar şu durumlarda gebeliğe yol açabilir:

  • Hamile olmadan önce aşırı kilolu
  • Diyabet tanısı için yüksek ancak yüksek olmayan kan şekeri seviyeleri vardır – bu duruma prediyabet denir
  • Ailevi diyabet öyküsü var
  • Onlar Kafkas olmayan bir azınlıktır.

    İyi anlaşılmayan nedenlerden ötürü, siyah, İspanyol, Amerikan Kızılderili ya da Asyalı kadınların hepsi gestasyonel diyabet riski artmıştır.

  • Geçmişte gestasyonel diyabet geçirdiler
  • Çok büyük bir bebek verdiler (9 kilodan fazla) ya da geçmişte açıklanamayan bir doğum yapmışlardı.

Hamilelik ve menopoz

Hem hamilelik hem de menopoz diyabet tarafından etkilenebilir.

Gebelik

Gebe kalmadan önce diyabet hastası olan kadınların, güvenli ve sağlıklı bir hamileliğe sahip olmalarını sağlamak için çeşitli zorluklar vardır.

Hamile kalmadan önce kan şekeri seviyelerinin kontrol altında tutulması önemlidir. Yüksek kan şekeri seviyeleri fetüse zarar verebilir ve doğum kusurlarına neden olabilir. Bu özellikle, kadınların hamile olduklarını bile bilmedikleri gelişimin ilk aşamalarında geçerlidir.

Hamilelik sırasında hem tip 1 hem de tip 2 diyabet, komplikasyon riskini artırır. Hamile kadınlar yemeklerini, güvenli bir egzersiz planını ve kan şekerini ne sıklıkla test edebileceklerini tartışmak için sağlık ekipleriyle yakın bir şekilde çalışmalıdır. Önemli olarak, kadınlar hamilelikleri sırasında ilaçlarının değişmesi gerekip gerekmediğini öğrenmelidir.

Menopoz

Menopoz ve ona giden yıllar, kadın vücudunda diyabetini etkileyebilecek çeşitli değişikliklere neden olur.

  • Hormonal değişiklikler, hücrelerin insüline, kan şekerini kontrol eden bir hormona nasıl tepki verdiğini etkiler.

    Kan şekeri seviyeleri daha az tahmin edilebilir hale gelebilir ve daha sık izlenmelidir.

  • Menopozdan kaynaklanan kadın hormonu östrojenin düşük seviyeleri, diyabetli kadınlarda daha fazla idrar yolu ve vajinal enfeksiyona yol açabilir.
  • Birçok kadın menopoz döneminde kilo aldırır.

    Diyabetli kadınların bu değişimlere uyum sağlamak için insülin dozlarını veya oral diyabet ilaçlarını değiştirmeleri gerekebilir.

  • Uyku sorunları, kan şekeri seviyelerinin daha zor yönetilmesini sağlayan menopozda yaygındır.
  • Diyabet vajinadaki sinir hücrelerine zarar verebilir.

    Bu genellikle cinsel uyarılmanın yanı sıra vajinal kurulukta daha fazla güçlüğe yol açar.

belirtiler

Yüksek kan şekeri seviyelerinin en yaygın belirtileri ve semptomları şunlardır:

  • Artan susuzluk
  • Sık idrara çıkma
  • Aşırı yorgunluk
  • Artan açlık
  • Daha fazla yemek yerken bile açıklanamayan kilo kaybı
  • Aşırı enerji eksikliği
  • Bulanık görüş
  • Dişeti, deri veya vajinal enfeksiyon gibi sık veya tekrarlayan enfeksiyonlar
  • İyileşmesi yavaş olan kesikler ve morluklar
  • Seks ile ilgili sorunlar

Diyabetli kadınların yaşadığı cinsel sorunlar arasında, azalmış hassasiyet, uyandırılma zorluğu ve cinsel ilişki sırasında ağrı sayılabilir. Diyabetli erkeklerde ereksiyonun devam etmesi problemleri olabilir.

Bu belirtilerden herhangi birine sahip olan kişiler hemen bir doktora görünmelidir. Erken teşhis ve tedavi, kalp hastalığı gibi komplikasyon gelişme riskini azaltır.

Diyabet belirtileri yaşa göre nasıl değişir?

Tip 2 diyabet geliştirme riski yaşla birlikte artar ve hastalık 45 yaşın üzerindeki kişilerde daha yaygın hale gelir. Yukarıda belirtildiği gibi, fazla kilolu veya obez olan ve diyabet için en az bir başka risk faktörü olan 45 yaş veya üstü herkes diyabet için test edilmeli.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda, daha erken yaşlarda diyabet geliştiren kişilerin, daha geç yaşlandıkça hastalığı geliştiren kişilere göre daha ciddi diyabetle ilişkili tıbbi sorunlara sahip olduklarını göstermektedir.

Bu büyük olasılıkla komplikasyonlar geliştirmek için uzun yıllar gerektirdiğinden dolayıdır. İyi kan şekeri kontrolü ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları diyabetli herkes için komplikasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Risk faktörleri

İnsanlar her yaşta diyabet geliştirebilir. Bireyin tip 1 ve tip 2 diyabet geliştirme riskini artırabilecek çeşitli faktörler vardır.

Tip 1 diyabet için risk faktörleri:

  • Bir aile diyabet öyküsü
  • Bazı genler ayrıca artmış bir riski de gösterebilir
  • Otoimmünitenin, gelişim için bir rol oynadığına inanılıyor.

Tip 2 diyabet ve prediyabet için risk faktörleri:

  • Aşırı kilolu olmak
  • Hareketsizlik – fiziksel aktivite vücut ağırlığını kontrol etmeye yardımcı olur, şekeri enerji olarak kullanır ve hücreleri insüline daha duyarlı hale getirir
  • Tip 2 diyabetin aile öyküsü
  • Siyah insanlar, İspanyollar, İlk Milletler nüfusu ve Asya kökenli insanlar da dahil olmak üzere belirli genetik ve kültürel miras geçmişleri
  • 140/90 milimetre cıva (mm Hg) veya daha fazla kan basıncı
  • Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) veya “iyi” kolesterol seviyelerinin düşük olması veya trigliseritler olarak adlandırılan kandaki yüksek seviyelerde yağlar
  • Polikistik over hastalığı da dahil olmak üzere insülin direnci belirtileri

Kadınlar için özel risk faktörleri şunlardır:

  • Geçmiş gebelikte gestasyonel diyabet öyküsü
  • 9 kilodan fazla bir bebeğin doğum yapması (4 kilogram)
  • Polikistik over sendromunun öyküsü

Bir doktor tarafından sipariş edilen kan testleri, birinin diyabetli olup olmadığını doğrulayabilir. Kan şekeri alışılmadık derecede yüksekse ve birkaç klasik belirtileri varsa, doktorları sadece bir test isteyebilir. Çoğu zaman, teşhisin doğrulanması için iki farklı günde testler yapılır.

Источник: //trmedbook.com/kadinlarda-diyabetin-belirtileri-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.