Kahvenin Faydaları ve Zararları

içerik

Kahvenin Faydaları

Kahvenin Faydaları ve Zararları

Güne sıcak bir kahveyle başlamaktan güzel ne olabilir?

Kahve zararlı mı diye soranlara inat yapılan araştırmalar aslında kahvenin sağlığa pek çok faydası olduğunu gösteriyor.

Bir sürü büyük araştırmaya göre kahve içenlerin bazı önemli hastalıklara yakalanma riski daha düşük

1) Kahvenin şeker hastalığına etkisi

Şeker hastalığı (Tip II Diyabet) dünya genelinde bir salgın hastalık gibi yayılıyor ve günümüzde tüm dünyada yaklaşık 300 milyon şeker hastası var.

Şeker hastalığı, hücrelerin insuline direnç kazanması veya insulin üretilememesi nedeniyle kan şekerinin sürekli yüksek olması olarak tanımlanabilir.

Gözlemsel araştırmalara göre kahve içenlerin şeker hastalığına yakalanma riski %23-67 arası daha düşük. 400.000 kişinin katıldığı dev bir araştırmada içilen her bir fincan kahvenin şeker hastalığı riskini %7 azalttığı görüldü.

Kahve şeker hastalığına iyi gelir mi? Gördüğünüz gibi evet!

2) Kahve Zayıflatır mı?

Kahvenin zayıflamaya olumlu etkisi var. Kahvenin içindeki kafein metabolizmayı hızlandırıyor ve daha çok kalori yakmanızı sağlıyor. Üstelik kafeinin iştah kesici özelliği de var. Kafeinin şeker hastalığı riskini de azalttığını varsayarsak, kan şekerini düzenleyerek zayıflamaya daha da fazla etkisi olabilir.

3) Kahve, Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltabilir

Alzheimer hastalığı dünyanın en yaygın nörolojk hastalığı ve bunamanın en önemli nedenlerinden biri.

Sadece Amerika’da, 2012 yılında çoğu 65 yaş üzeri 5,4 milyon insan Alzheimer hastalığına yakalandı.

Günlük olarak kahve içenlerin Alzheimer hastalığına yakalanma riski çok daha düşük. Bazı araştırmalara göre bu oran %65.

4) Kahve, karaciğer kanserinden koruyabilir

Kahvenin, karaciğeri koruduğunu gösteren bir sürü delil var ve buna karaciğer kanseri riskinin önemli oranda azalması da dahil. Aslına bakarsanız kahvenin karaciğere faydası bitmiyor.

9 araştırmanın incelenmesi sonucunda günde 2 fincan kahve içenlerin karaciğer kanseri riskinin %31 azaldığı tespit edildi. Geçmişte herhangi bir karaciğer hastalığı yaşamış kişilerde ise bu oran tam %44’e yükseldi.

5) Kahve, karaciğer sirozundan koruyabilir

Siroz da bir başka ciddi karaciğer hastalığı. Bu hastalıkta karaciğer dokusu hasar görüyor ve karaciğer fonksiyonunu kaybediyor.

Kahve siroza karşı inanılmaz koruyucu olabilir. Bir araştırmada günde 4 fincan kahve içenlerin siroz hastalığına yakalanma riskinin %80 azaldığı görüldü.

6) Kahve ve Parkinson hastalığı

Parkinson hastalığı, Alzheimer’den sonra en yaygın görülen nörolojik hastalık. Batıda insanların %0,3’ünü ve 60 yaş üstündekilerin %1’ini etkiliyor.

Geniş bir incelemede kahve içenlerin Parkinson’a yakalanma riskinin %31 daha az olduğu saptandı. Ama bu etki kafeinsiz kahve içenlerde görülmedi yani Parkinson hastalığı riskini düşüren, kahvenin içinde bulunan kafein.

Parkinson hastalığına kahve iyi gelir mi? Evet!

7) Kahve kalp hastalığı riskini arttırmıyor

Kalp hastalığı batı ülkelerinde en çok ölüme sebep olan hastalık ve genel olarak kalbi besleyen damarların tıkanmasıyla ortaya çıkıyor.

Kahve kalbe zararlı mıdır diye merak eden bir sürü insana kahvenin kalp için zararlı olduğu söylenir ama bu hiçbir zaman ispatlanamadı.

Bazı araştırmalara göre kahvenin kalp hastalığına hiçbir etkisi yok ve bazı araştırmalara göre ufak ama istatistiki açıdan önemli bir oranda kalp hastalığı riskini azaltıyor.

Bunun kahvenin hazırlanma yöntemiyle alakası olabilir. Filtre edilmemiş kahvenin içinde diterpene adı verilen bazı maddeler kolesterol oranını arttırabilir. Kahveyi kağıt filtreyle süzmek tüm diterpenleri  temizleyecektir.

8) Kahve felç riskini azaltır

Felç, beynin belli bir bölgesine giden kanın, bir kan pıhtısı veya kanama nedeniyle, durması sonucu oluşur.

Gelişmiş ülkelerde, felç, kalp hastalığından sonra en çok ölüme sebep olan sağlık sorunu.

479,689 kişinin katıldığı araştırmaları ele alan dev bir inceleme kahve tüketiminin felç riskini ufak ama istatistiki açıdan önemli oranda azalttığını ortaya çıkardı.

9) Kahve tüm nedenlerden ölüm oranını azaltıyor

Gözlemsel araştırmalar kahve içenlerin belli bir zaman dilimi içinde ölme ihtimalinin daha düşük olduğunu gösteriyor.

Bu etki özellikle de şeker hastaları üzerinde görülüyor. Kahve içen şeker hastalarının 20 yıllık süre zarfında ölme ihtimali %30 daha düşük.

10) Kahve beyin fonksiyonlarını ve fiziksel performansını arttırır

Kahve birçok biyoaktif maddeyi içerir. Kahvenin içindeki temel madde kafein ve kafein dünyanın en çok tüketilen psikoaktif maddesidir. Kahvenin beyne etkileri de içerdiği bu maddelerden ileri gelir.

Kafein, adenosin isimli nörotransmitterı engeller ve böylece dopamin ve noradrenalin gibi başka nörotransmitterların etkinliğini arttırır.

Birçok araştırma kafeinin beyin fonksiyonları üstündeki etkisini araştırdı ve sonuçlar çok açık: kafein hafızayı, reaksiyon süresini, uyanıklığı ve genel beyin fonksiyonlarını arttırıyor.

Kahvenin spora faydası da kayda değer. Kahvenin sporculara etkisi üzerine yapılan araştırmalar kafeinin sportif performası %11-12 arttırdığını gösteriyor. Kafeinin spora etkisi çok net ve o yüzden tüm pre-workout ürünlerinde kafein bulunuyor.

11) Kahve, batı diyetindeki en büyük anti-oksidan kaynağı

Kahve aslında tüm yediklerimiz gıdalar içinde bize en çok anti-oksidan sağlayan kaynak. Sebze ve meyvelerden bile daha çok anti-oksidan sağlıyor.

Anti-oksidanlar, hücreleri serbest radikallerin hasarından koruyor ve böylece yaşlanmayı ve kanseri engelliyor.

Sonuç Olarak

Önemli belirtmem gerekir ki burada bahsettiğim araştırmaların çoğu gözlemsel çalışmalar. Yani bir şeyi ispat edemeyen çalışmalar. Sadece bağlantıyı gösteriyorlar.

Ama bu araştırmalar en azından kahvenin bahsedildiği gibi sağlıksız olmadığını gösteriyor.

Ve tabi ki burada yazdığım her şey ölçülü miktarda içilen kahve için geçerli. Aşırı derecede içerseniz zararlı olabilir.

Ayrıca kahve de çeşitli sorunlara yol açabilir. Kahvenin içinde bulunan kafein bağımlılık yaratabilir ve uyku sorunlarına ya da anksiyeteye neden olabilir. Hamile kadınlar ve yüksek tansiyon hastaları kafeini dikkatli tüketmeli.

Ama kafeinle bir sorununuz yoksa, kahve içmenizde de bir sakınca yok. İçerdiği sağlıklı biyoaktif maddeleri ve pek çok hastalığın riskini azalttığını göz önüne alırsak kahve bir sağlık içeceğidir.

Источник: https://www.bodytr.com/kahvenin-faydalari

Kahvenin Faydaları ve Zararları

Kahvenin Faydaları ve Zararları

Kahve içmek, içerisinden bulunan kafeinden dolayı hem bağımlılık hem de uyandırıcı işlem görür. Sınava çalışırken ya da uyanık kalmak isteyenlerin kahve içmesinin asıl sebebi budur. Yoğun işlerde çalışanların sabah ilk uyandığında kahve içmeleri de bu yüzdendir. Kahve içmek kişiyi zinde tutar ve daha dinamik bir gün geçirmelerine yardımcı olur.

Günde ne kadar kahve içilmeli, kahvenin faydaları nelerdir sorularını sizlere için araştırdık. Aşırıya kaçmadan içilen kahve yararları olduğu bilinmesine karşın aşırı tüketimi ciddi yan etkilere ve zararlara neden olduğu bilinmektedir.

Kahvenin Zararları Nelerdir

Her şeyde olduğu gibi fazla kahve tüketmenin de zararları vardır. Eğer kalp hastasıysanız kahve içmek kalp ritminizi olumsuz yönde etkilemekte ve kalp ritminizi bozmaktadır. Bu nedenle kahve içmeyi azaltmalı ve olabildiğince tüketmemeye çalışmalısınız.

Kahve içmek abartıldığı zaman yani gün içerisinde bir bardaktan fazla kahve tüketimi yaptığınız zaman tansiyon hastalığına yakalanma ihtimaliniz de oldukça fazladır. Eğer tansiyon hastasıysanız zaten kahve içtiğiniz zaman tansiyonunuz artabilmekte ve size zarar verebilecek problemler yaşatabilmektedir.

Fazla kahve içmek sadece hastalık yaratmamaktadır. Bazı durumlarda da var olan hastalığınızı daha da tetikleyebilir. Bunlardan biri ülserdir.

Ülser hastaları eğer kahve tüketiyorsa mideleri bir miktar sıkıntı görebilir ve biraz ağrı yaşamanıza sebep olabilir çünkü kahve midenin asit salgılamasında etki yaratarak midenizin asit salgılamasını uyarıyor.

Bu nedenle fazla kahve tüketmek ülser hastaları için de iyi değildir.

Kahve tüketimimin çok az da olsa vücudumuz da su kaybına sebep açması gibi durumlar da vardır. Ancak bu su kaybı ihmal edilebilecek kadar azdır. Yine de kahve içtiğiniz günlerde vücudunuzun sıvı ihtiyacını da gidermek için bol miktarda su tüketmelisiniz.

Kahve içmek bir fincandan fazlası olduğu zaman doğurganlığı bile etkilemektedir. Aşırı miktarda tüketmiş olunan kahveler içerisinde bulunan kafeinler neticesinde vücut da ki yumurtalıklara zarar vererek doğurganlık oranını azaltıyor. Sadece kadınlar da değil erkekler de de fazla kahve içmek spremlerin gücünü azaltmaktadır.

Hamile kadınların içmiş oldukları kahvelerde ki kafeinlerden fetüs olan bebeklerin de etkilendiği bilinmektedir. Aşırı miktarda kahve tüketmek bebek sahibi olmak isteyen kadın ya da erkeklerin sorun yaşamasına sebep olabilir.

Aynı zamanda aşırı kahve ve kafein anne karnında ki bebeğin de sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Çok aşırı kahve tüketen bireylerde zamanla kemik erimesi görülmektedir. Bunun sebebi ise kahve içerisinde bulunan kafeinin vücudumuz da ki mineral ve vitaminlerin emilimini sağlayarak vücudumuzda bulunan kalsiyumun idrarımız ile beraber vücudumuzdan atılmasını ve uzaklaşmasını sağlayarak kemik erimesi gibi ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

Migren hastalarının da fazla kahve tüketiminden uzak durması gerekmektedir. Çok fazla kahve tüketimi migren hastalarının rahatsızlıklarını tetikleyerek sorun yaşamasına sebep olmaktadır. Hatta bazı bilimsel araştırmalara göre çok fazla kahve tüketiminin beyine zarar vererek migren oluşumunu başlattığı da bilinmektedir.

Uykunuzu dağıtmak istediğinizde, dalgınlık gibi problemler yaşadığınızda hemen kahve içmeye başvurmak yerine uykunuzu dağıtacak başka şeylere başvurmalısınız. Her fırsatta kahve içmek bağımlılık yaparak vücudunuza yüksek miktarda zarar verebilmektedir.

Kahvenin Yararları

Günde 3 yada 4 bardak kahve içmek faydalı olmasına karşın yüksek oranda kafein alımı istenmeyen bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir.

Mümkün oldukça kahveyi tok karınla içmeye çalışın. Aç karınla yada yemeklerden önce hemen önce içildiğinde mide bulantısına neden olabilir.

Kahveyi yada türk kahvesini sigara yada ilaçlar ile beraber tüketmeyiniz. Günde 5 bardaktan fazla içilen kahve kemik erimesine neden olmaktadır.

Şekersiz ve sütlü kahve içmek daha faydalı olacağından bu şekilde tüketmeye özen göstermelisiniz.

Sizlere bu yazımızda kahvenin faydaları ve zararları nelerdir hakkında bilgi vermeye çalıştım. Kahvenin faydaları ve kahvenin zararları hakkında sorularını yorum kısmına yazabilirsiniz.

Источник: https://www.dogalguzel.com/kahvenin-faydalari-ve-zararlari/

Kahvenin Faydaları ve Zararları (Merak Ettiğiniz Her Şey)

Kahvenin Faydaları ve Zararları

Kahve tüketimi artık gündelik hayatın bir rutini haline geldi. Bu yazıda kahvenin faydaları ve kahvenin zararlarını sizin için inceledim.

Aramızda kahve tüketmeyen var mı? Çok az kişinin bu soruya “evet” cevabı vereceğini düşünüyorum.

Dolayısıyla kahve tüketimini yakından incelemek çok önemli. Çünkü kahvenin fayda ve zararlarını bilmek sizin tercihlerinizi değiştirebilir.

Ayrıca kahve tüketimi ile ilgili yakın zamanda sporcu olan ve sağlıklı yaşamaya çalışan takipçilerimden çok fazla soru alıyorum.

Sanırım artık kahve ile ilgili tüm ayrıntılara hakim olmanızın zamanı geldi.

Bu yazıda kahvenin faydalarından, kahvenin zararlarına kadar birçok konuya değinecek, soruları cevaplayacağım.

Hazırsanız başlıyoruz!

Konuya hızlı bir giriş yapmak istiyorsanız aşağıdaki videom güzel bir başlangıç olabilir. Yazıyı okumadan önce izlemeyi unutmayın.

Kahvenin faydaları

Önce iyi haber ile başlayacağım. Çünkü içinizi karartmak istemiyorum.

Aşağıda kahvenin faydalarını sıralarken araştırmalar ile kanıtlanamayan bazı hususları dışarıda bırakacağım.

Tabi ki bahsettiğim faydaların tamamı bilimsel araştırmalara dayanan veriler ile hazırlandı.

Yani sizi yanlış yönlendiren “haber kaynakları” gibi zamanınızı harcamayacağım.

Tip 2 diyabet riskini azaltır

Artık toplumun büyük bir çoğunluğu kötü besleniyor. Bunun sonucu ise artan kilo ortalaması ve insülin direnci.

Dolayısıyla artık geçmiş senelere göre çok daha fazla tip-2 diyabet hastası var.

Kahve içmek ise insülin direncini azaltma konusunda yardımcı olabilir.

Kahve insülin direnci ile savaşırken aynı zamanda kan şekeri seviyelerini arttırır. Dolayısıyla kahve içerken aşırıya kaçmamalısınız.

Yapılan bir meta analiz (450.000’den fazla kişi incelenmiş) günde bir bardak kahve tüketiminin tip-2 diyabet riskini %7 azalttığını gösteriyor (1).

Alzheimer ve Parkinson hastalığı riskini azaltır

Günümüzde demans yani “bunama” sorununa en sık sebep olan hastalık Alzheimer. Parkinson ise Alzheimer hastalığından sonra ikinci sıraya yerleşiyor.

Dolayısıyla eğer ileri yaşlarda zihin fonksiyonlarınızı korumak ve mental olarak sağlıklı bir yaşlılık dönemi istiyorsanız bu hastalıklardan korunmalısınız.

Ayrıca hala elimizde Alzheimer ve Parkinson hastalığı için bir tedavi yok. Bu sebeple hastalığa yakalanmamak tek çözüm.

Kahve ise beyin üzerindeki hormonal düzeni değiştirmesi, kan akışını hızlandırması ve hücre koruyucu etkileri ile Alzheimer ve Parkinson hastalığının riskini azaltabilir.

Yapılan araştırmalar kahve tüketiminin Alzheimer ve Parkinson hastalığını %35-65 oranında önleyebileceğini gösteriyor (2, 3). Oranların farklı olması ve değişkenlik göstermesi ise araştırmaya alınan kişi sayısı, etnik durum ve risk faktörleri ile alakalı.

Ama kesinlikle ciddi bir potansiyel var!

Bu arada kahvenin Alzheimer ve Parkinson hastalığını önleme mekanizmasında “kafein” içeriğinin önemli olduğu düşünülüyor.

Dolayısıyla kafeinsiz “decaf” kahve içmenin sizi nörolojik hastalıklardan koruyamayabileceğini belirmek istiyorum.

Enerjik olmanızı sağlar ve mental gücü arttırır

Kahve içerisinde bulunan kafein bilinen en güçlü uyarıcılardan biridir. Kahve tüketimi ardından kana geçen kafein, beyninize ulaşarak adrenalin ve nöradrenalin salınımını uyarır.

Bu durum, heyecanlandığınızda olan şey ile tamamen aynı şekilde hareket etmenizi sağlar. Atik olursunuz, harekete geçmeye hazır hissedersiniz ve zihniniz açılır.

Adrenalin ve nöradrenalin “kaç veya savaş” refleksini aktivite eder. Bu, doğada sıkça görebileceğimiz hayatta kalma savaşının bize mirasıdır.

Herhangi bir teh heyecanlanmanıza, heyecanlanmanız ise bedeninizin ateşlenmesine sebep olur.

Yapılan araştırmalar da bahsettiğim mekanizmayı doğrular nitelikte sonuçlar veriyor. Kahve tüketimi enerjik olmanızı, daha aktif düşünmenizi sağlar (4, 5).

Ayrıca kafein egzersiz performansını da arttırır. Bu durum kahve tüketiminin,

  • Kan akışını (özellikle mikrosirkülasyon) hızlandırması,
  • Yağ asitlerinin parçalanarak kan akışına verilmesi,
  • Kas ağrısını azaltması,

özellikleri ile sağlanır. Yapılan araştırmalar egzersiz öncesi 30-45 dakika önce tüketilen kahvenin antrenman performansını %12.3 arttırdığı yönünde (6).

Ayrıca kahvenin diğer faydalarını şu şekilde sıralayabilirim:

  • İçerdiği antioksidanlar ile beraber hücre hasarını engeller ve uzun yaşamaya yardım edebilir.
  • Karaciğer kan akımını arttırarak ve hücresel korumaya yardım ederek karaciğer sağlığının geliştirilmesine yardım eder. Ayrıca kahve içmek karaciğer kanserine yakalanma riskini %40’a kadar azaltabilir (7).
  • Çok hafif bir etki olsa da kahve yağ yakımına yardım eder.

Kahvenin zararları

Kahve ile ilgili gayet olumlu veriler paylaştım ama maalesef kahve de zararlı olabilecek potansiyele sahip.

Burada bahsettiğim zararların tükettiğiniz kahvenin miktar ve cinsi ile yakından ilişkili olduğunu unutmayın. Dolayısıyla kahvenin zararları konusunda çok fazla koruyucu olmamalısınız.

Bağımlılık oluşturur

Kahve içerisinde bulunan kafein’in uyarıcı olduğunu belirtmiştim. Şimdi bahsetmediğim kötü bir detayı aktarmak istiyorum.

Uyarıcı maddeler bağımlılık oluşturabilir ve durum kahve için de geçerli.

Kahve tüketimini sürekli bir şekilde devam ettirirseniz bu uyarıcı his bağımlılık oluşturur ve kendinizi mutlu etmeniz için daha fazla kahve içmeniz gerekir.

Eğer bağımlılığa karşılık vermez ve kahve tüketmezseniz kendinizi kötü, yorgun ve mutsuz hissedebilirsiniz. Bağımlılığın en kötü yanı da bu.

Kaygı ve panik bozukluğuna neden olabilir

Kahve tüketimi bedeninizi ve beyninizi ateşler. Bu durum birçok kişi için güvenlidir. Ama bazı kişiler kaygı ve panik bozukluğuna yatkındır.

Bu yatkınlık kahvenin beden ve zihninizi ateşleme etkisine farklı şekilde cevap oluşturur. Özellikle gece saatlerinde ve sürekli kahve tüketimi kaygı problemi oluşturabilir (8).

Ayrıca kahvenin uyarıcı etkisi uyku problemlerine de neden olur. Uyku bozukluğu ise birçok mental ve kronik fiziksel bozukluk ile ilişkildir.

Tansiyonu yükseltebilir

Yüksek tansiyon özellikle hastalık formuna büründüğünde birçok organda hasar oluşmasına neden olur. Ayrıca şuanda kötü yaşam tarzı sebebiyle toplumun büyük bir kısmı tansiyon hastalığından muzdarip.

Kahve tüketimi ise az bile olsa tansiyon artışı oluşturur. Bu etki özellikle hali hazırda tansiyon hastalığı olanlar için önemlidir. Çünkü zaten yüksek olan ve ilaç ile kontrol edilen tansiyonun kahve tüketimi ile artışı bedene zarar verebilir (9).

Bu sebeple yüksek tansiyon riski olanların, tansiyon ilacı kullananların ve daha önce yüksek tanisyona bağlı kanama geçirmiş kişilerin kahve tüketimini sınırlaması gerekiyor.

Kahve içmek isteyenlere: Önerilerim

Kahve içmeye devam etmek isteyenler için bu deneyimi olumlu hale getirmek çok kolay. Sadece önerilerimi takip edin.

Sağlıklı bir şekilde kahve içmek için:

  • Kahvenize şeker, tatlandırıcı, krema ve süt eklemeyin. Eğer kahvenizi yumuşatmak istiyorsanız tereyağı veya hindistan cevizi yağı ekleyebilirsiniz.
  • Hazır kahveleri almayın. Bu kahvelerin üretiminde çok fazla tarım ilacı ve zararlı maddeler kullanılır. En iyi kahve organik kahve taneleridir.
  • Aç karnına kahve içmeyin. Çünkü aç karnına kahve içmek kan şekerinizi düşürebilir.
  • Çok fazla kavrulmuş (örnek olarak Türk kahvesi) kahveleri tercih etmeyin. Çünkü kahve içerisinde bulunan ve çok değerli bir antioksidan olan klorojenik asit kavrulma ile kaybedilir. Tercihiniz az kavrulmuş kahveler yönüne olmalı.
  • Kahveyi mümkünse düşük ısılarda demleyin. Bunun için alternatif birçok yöntem mevcut.
  • Haftada beş gün, günde bir su bardağından fazla kahve tüketmemeye çalışın.

Kahvenin faydaları ve zararları: Özet

Kahve faydaları olan ama doğru tüketilmediğinde potansiyelindeki zararlı etkileri ortaya çıkartabilecek bir besin öğesi.

Bu sebeple kahve içmek isteyen kişiler,

  • Bağımlılık riskine dikkat etmeli,
  • Kişisel özelliklerini bilmeli,
  • Kahvesini doğru şekilde hazırlamalı ve tüketmelidir.

Artık kahvenin faydaları ve zararlarına hakimsiniz. Peki sizin favori kahveniz ne? Benimle paylaşmayı unutmayın.

Dr. Can Çiftçi Hakkında

Eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tamamlayan Dr. Can kar amacı gütmeyen ve tarafsız bir girişim olan Fitekran.com sitesini 2013 yılında kurdu. Obezite, onkoloji beslenmesi, fitoterapi, sporcu sağlığı, nadir hastalıklar, fonksiyonel tıp ve patofizyoloji ile ilgilenen Dr. Can kendi kliniğinde fitoterapi uzmanı ve konsültan hekim olarak çalışmaktadır.

Источник: https://www.fitekran.com/kahvenin-faydalari-zararlari/

Kahvenin Hiç Bilmediğiniz Faydaları Ve Zararları..!!

Kahvenin Faydaları ve Zararları
Kahvenin Faydaları Ve Zararları..!!

Harvardlı bilim adamlarının tam 200 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmalar sonucunda kahve içenlerin diyabet, yüksek tansiyon ya da depresyon riskinin içmeyenlere göre çok daha düşük olduğu ortaya çıktı.

Üstelik kahve içenlerin daha fazla yaşadıkları da belirtiliyor aynı araştırma sonucunda. Bunda da kahvenin içeriğindeki klorojenik, kinin ve magnezyumun etkili olduğu kanıtlanmış. Tabii ki, dozajın da önemi vurgulanıyor. Günde 3 ila 5 fincan kahvenin pozitif etkisi olduğu belirtiliyor. Gelin, bu etkilere hep birlikte göz atalım..

Faydaları;

• Metabolizmayı hafif de olsa hızlandırıyor, kişinin istirahatte harcadığı enerjiyi arttırıyor.

• Özellikle beyne olan kan dolaşımını arttırıyor, kişiyi daha dinç hissettiriyor, dikkatin daha da yoğunlaşmasını sağlıyor.

• Kahve sütle birlikte içildiği zaman, vücuda dengeli protein, karbonhidrat ve yağla birlikte girince kişiyi daha uzun süre yok tutuyor.

• Insülin direncini kırıcı etkisi nedeni ile kişinin tatlı ihtiyacını azaltıyor. Özellikle canı sık tatlı isteyenler, tatlı yerine kahve içerlerse bu ihtiyacın kaybolduğunu göreceklerdir.

• Yapılan birçok araştırmada şeker hastalığını önleyici olabileceği bildiriliyor.

• Alzheimer ve Parkinson hastalığına karşı düzenli tüketimde koruyucu etkisi olabileceği konusunda da araştırmalar var. Yaşlılarda hafızayı güçlendiriyor.

• Sık migren atağı geçirenlerde beyin damarlarında kasılma yaptığı için migren atağını önleyebiliyor. Ancak çok sık kahve içenlerde kahveyi ani bırakırlarsa migren ataklarının sıklığı artabiliyor.

Zararları;

• Kontrolsüz tansiyonu olanlarda kan basıncını arttırabiliyor.

• Günde 5 fincan ve üzeri kullanımında kemik erimesine neden oluyor

• Günde 3 fincan ve üzeri kahve tüketimi doğurganlığı negatif yönde etkileyebiliyor.

• Akşamları kahve tüketimi uykusuzluğa neden olabiliyor, aşırı kahve tüketimi sinirlilik ve tahammülsüzlük yapıyor.

• Kahve vücuttan su atımını arttırarak idrar ihtiyacını arttırıyor. Kalp ve böbrek hastalarında elektrolit dengesizliği yapabiliyor.

• Hazır kahvelerde kullanılan krema, şurup, şeker miktarına göre de kalorisi çok artabiliyor. Kremalı-aromalı-şuruplu büyük boy kahve içtiğinizde kocaman bir hamburger yemiş kadar kalori vücudunuza giriyor ve sizi şişmanlatıyor.

Kahve Hakkında Gerçekler

-Kahve sadece tadı için değil, oluşturduğu etki için de sevilen bir içecektir.

-Bir fincan kahve içerisinde su, protein, şeker, tanik asit, alkoloitler ve kafein barındırır.

-Sabah tüketilen kahve, tasa ve stresi yok eder

-Düşünce akışını tetikler, dikkati arttırır, morali düzeltir.

-Kahve içerek geç saatlere kadar konsantre olmuş bi şekilde çalışabilirsiniz.. Ve bunları sağlayansa kahvedeki kafeindir.

-Beyin gün içerisinde adenozin maddesini salgılar ve sinir hücresindeki reseptörleri uyarır. Böylece beyne yorgunluk hissi verir.

-Kafein ise adenozin maddesine direnir ve resptörleri bloke eder. Böylece daha uzun süre uyanık kalırsınız.

-Kahve uyarıcı etkisi sebebiyle özellikle seyrek kahve içenlerin geceleri uykusunu kaçırır.

Ancak düzenli kahve tüketiminde adenozin reseptöründeki artış uyanık tutma etkisinin zayıflamasına sebep olabilir.

-Sürekli kahve tiryakileri ansızın kafeinsiz kaldığında metabolizma bu eksikliği beyne bildirir ve eksikliğin yan etkileri ortaya çıkar. Bunlar çoğunlukla telaş, konsantrasyon eksikliği ve bezginlik şeklinde kendini gösterir. Bu sendromlar birkaç gün içinde geçecektir.

Kahve vücutta su kaybettirici olarak bilinirdi ve her fincan kahve için bir bardak su içilmesi tavsiye edilirdi.

Bu aslında tam doğru değildir, kafein kısa vadede tuvalet ihtiyacını tetiklemesine rağmen yapılan araştırmalar gösteriyorki düzenli kahve tüketiminde vücut buna alışıyor ve dolayısıyla vücuttaki sıvı dengesi zarar görmüyor.

-Spor öncesinde içilen bir fincan kahve, vücudu yeni rekorlar kırmaya teşvik edebilir.

-Kahve kan basıncını, vücut ısısını, kalbin kan pompalama kapasitesini yükseltir.

-Bronşlar genişler ve yağ yakma hızı yükselir. Hızlanan kan dolaşımının etkisiyle kas ağrıları baskılanır.

-Performans sporlarında 1 lt idrarda bulunan 12 mg lık kafein konsantresi doping olarak kabul edilir. Bu da 4-5 fincana denk gelmektedir.

Ve geçelim kahvenin cilde olan etkilerine. Mesela pahalı kremler yerine kahveyi kullanabilirsiniz.

-Kahveden sadece içecek olarak değil güzellik malzemesi olarak da faydalanabilirsiniz. Kahve yüze uygulandığında kan dolaşımını hızlandırır ve kırışık oluşumunu engeller.

-Tüm süper modellerin sırrı kahve tervesini selülite karşı kullanmasıdır. Üst baldır bölgesine masaj yaparak uygulandığında ve strech filmle sarıldığında cildi sıkılaştırır ve temizler.

-Saçınızı kahveyle durularsanız, banyodan sonra saçlarınız çok gür görünüm kazanır. Saç kökleri güçlenir ve uzamaları hızlanır.

-Kahve sadece içmek için değil kötü kokuları bastırmak için de kullanılır ve pratik ev malzemesi olarak da kullanılabilir. Örneğin kötü kokuların çabucak giderilmesinde kullanılabilir.

-Ocağınızı ısıtıp toz kahve dökdükten sonra, güzel kahve kokusunun hemen evinize yayıldığını fark edeceksiniz.

-Kaynatılmış kahveyle çiçeklerin diplerine musallat olmuş solucanları bertaraf edebilirsiniz. Kafein bir sinir gazıdır son derece hızlı etki eder, zararlı böcekleri 24 saat içinde çiçeklerden uzaklaştırır.

Kahve Temize Çıktı

ABD’nin Johns Hopkins Tıp Enstitüsü’nde görevli bilim adamlarının yaptığı araştırma sonucunda kahvenin kronik yüksek tansiyona neden olmadığı açıklandı.

Bilim adamları, kahvenin sadece kısa süreli yüksek tansiyona neden olduğunu söyledi.

Araştırma çerçevesinde, yaklaşık bin kişinin tansiyonunu 30 yıl süreyle takip eden bilim adamları, deneklerin yüzde 80’inin günde 2 fincan kahve içtiğini söylediler.

Araştırma sonucuna göre, kahve içen ve içmeyen kişilerde aynı oranda kronik yüksek tansiyon saptandı.

Источник: https://hisleraynasi.net/kahvenin-faydalari-ve-zararlari/

Kahvenin Zararları Nelerdir?

Kahvenin Faydaları ve Zararları

Kahve, dünyadaki tüm insanların favori içeceklerinden biri ve milyonlarca kişi güne genellikle bir bardak kahvenin enerji verici etkisiyle başlamayı tercih ediyor.

Bazı insanlar kahvelerini keyifle tüketiyor ve görünen o ki, bu kişiler içtikleri kahveden dolayı herhangi bir sağlık problemi yaşamıyor. Fakat bilinmelidir ki, kahvenin sağlığa zararlı olabilecek birtakım yan etkileri de mevcut.

Özellikle bazı zamanlarda, kahve içmek insanda o kadar fazla bağımlılık yaratıyor ki, insanlar bir bardak kahve içmeden güne doğru düzgün başlayamayacak duruma geliyorlar.

Ara sıra tüketilen küçük bir bardak kahvenin, tüketen kişiye faydalı olduğu zamanlar olduğunu da söylemek mümkün.

Eğer kahveniz taze, yüksek kalitede ve ideal olarak organikse -ki normal kahveler içerisinde yüksek miktarda bitki zehri barındıran yoğun bitkilerden yapılmaktadır- size faydalı olabilmektedir.

Bir dizi bilimsel çalışmanın gösterdiğine göre, bir bardak kahve uyanıklığınızı arttırabilir. Hatta uzun vadede, parkinson hastalığının gelişmesini, safra kesesi taşlarını, böbrek taşlarını ve karaciğer sirozunu önlediği görülmüştür.

Fakat diğer taraftan bakıldığında, yine uzun vadede görülen etkileri zararlı olabilmektedir. Bu zararlar yüksek kolesterol, kalp hastalıkları ve kemik erimesi olarak da bilinen osteoporoz riskini arttırmasıdır.

İyi bir kalitede öğütülmüş bir bardak kahve, klorojenik asit gibi antioksidanların kaynağı olarak görülebilir ve bu antioksidanlar, kişiye, kilo verme zamanlarında yardımcı olmaktadır. Ayrıca, özellikle yeşil kahve çekirdeği özü, bu antioksidan bakımından oldukça zengindir ve son zamanlarda vücut yağını azaltmak için alınan en popüler yardımcı eleman olma özelliği vardır.

Kahve idareli ve dikkatli tüketildiğinde oldukça faydalı olabilecek bir içecektir. Fakat birçoğumuz için bu durum farklıdır. Birçok insan, bırakın idareli ve dikkatli tüketmeyi, çabucak hazırlanan ve daha kötüsü o ofislerdeki kahve makinelerinden çıkıp, kaliteli olmaktan çok uzak çamur gibi kahveleri tüketmektedir.

Aslında, uzun vadede oldukça faydalı olma potansiyeline sahip olan bu içecek, birçok insan için, aşırı kahve tüketimi nedeniyle zararlı bir madde halini almıştır. Bu nedenle aşırı kahve tüketimi özellikle sindirim sistemimizi ve stres seviyemizi etkileyerek sağlığımıza zararlı bir durum oluşturur.

Bu yazımızda, kahvenin zararlarını ve yan etkilerini size 7 madde ile anlatacağız.

1.Kahve ve Hidroklorik Asit

Boş bir mide üzerine bir bardak kahve içmek, sabahları ilk yaptığımız iş oldu ve bu durum vücudumuzda hidroklorik asit üretimini arttırmaktadır.

Bu durum aslında büyük bir sorun oluşturmaktadır çünkü hidroklorik asit, aslında gıdaların midede sindirilmesi için üretilen asittir.

Eğer vücudunuz kahve tüketimi sebebiyle normalde olduğundan daha fazla hidroklorik asit üretmeye başlarsa, asıl lazım olduğu zaman -örneğin ağır bir yemeğin üstüne- bu asidi üretmekte zorlanacaktır.

Özellikle proteinlerin sindirimi, kahvenin neden olduğu mide asidi eksikliğinden zarar görecektir. Eğer mide asidi görevini yapamazsa, protein bazlı besinler, gerektiği gibi parçalanmadan ince bağırsağa gönderilebilir. Bu parçalanmamış proteinler şişkinlik ve gazdan IBS denilen hastalığa kadar çeşitli sağlık problemlerinin ana etkeni olarak bilinmektedir.

Aslında, mide asidinin gerektiğinde yeteri kadar salgılanmaması sonucu yiyeceklerin yeteri kadar sindirilememesi, birçok sağlık problemlerinin sebebi olarak görülmektedir. Bazı uzmanların dediğine göre, neredeyse bütün hastalıklar aslında bağırsakta başlamaktadır. Bu nedenle sindirim sürecini engellememesi gerektiğinin ne kadar önemli olduğunu anlamış oluyoruz.

2.Ülser, IBS ve Asit

Kafein ve kahve çekirdekleri içinde bulunan çeşitli asitler gibi kahvenin içerisinde bulunan birçok madde, kişinin midesini ve ince bağırsağını rahatsız edebilir.

Doktorlar genellikle ülser, gastrit ve IBS gibi hastalıklarla sorunlar yaşayan insanların bu kondisyonlar altında kesinlikle kahveden uzak durmaları yönünde tavsiyede bulunurlar.

Buradaki asıl soru şudur: Aşırı kahve tüketimi, bu hastalıkları en başında tetikleyen etken olabilir mi?

Ülserlere, helikobakter pilori bakteri adında bir bakterinin neden olduğu varsayılmaktadır. Ancak, kahvenin midedeki asidik etkisi, mideyi zayıflatıp organın bu bakterileri tutması için gerekli olan işlevlerini yerine getirmesini engellemektedir.

Kahve içmek ayrıca, ince bağırsağı da rahatsız edip karın spazmlarına, kramplara ve emilim sürecinde problemlere neden olabilir. Ayrıca bu rahatsızlıklar sonucunda kabızlık ya da ishal gibi etkiler görülmektedir. Bu durum tahriş olan bağırsak sendromu şeklinde adlandırılmaktadır ve son yıllarda birçok insana bu hastalığın teşhisi koyulmuştur.

3.Mide Ekşimesi Problemleri

Asitli reflü ve mide ekşimesi problemleri, kahvenin alt özofagus kasını gevşetici etki yaratması nedeniyle oluşabilir. Bu küçük kas, kişi bir şeyler yedikten sonra hemen kapanır. Bu sayede, midenin içinde bulunan maddelerin tekrar geldikleri yerden özofagustan çıkıp, narin yapısının mide asidiyle yanması engellenmiş olur.

Kafein içeren içeceklerin de bu soruna neden olduğu bilinmektedir, fakat kahve içerdiği kafein miktarından ötürü daha çok sorun yaratmaktadır. Ayrıca bu rahatsızlıkların sebebinin kafein olduğu bilinmesine rağmen, kafeinsiz kahve tüketen kişilerde de bu rahatsızlıklar görülmüştür.

Bu nedenle araştırmacılar, kahvenin içerisindeki diğer maddelerin de tetikleyici olabildiğini düşünmektedirler.

4.Bir Müshil Olarak Kahve

Kahve içmek, bağırsakların yutmak hareketlerini arttırıcı etki yapabilir ve sindirim yolumuzdaki bu etki, banyoya doğru koşmamıza neden olabilir. Bazı insanlar kahveyi ciddi anlamda ve kasten müshil olarak kullanmaktadırlar, fakat burada bir problem olduğu kesin.

Bağırsakların yutma hareketi arttırması yanında, kahve içmek, gastrik boşaltımın artmasına sebep olmaktadır.

Bu durum, midenin içinde bulunan sindirim sürecine girmiş gıdaların çoğunlukla yeteri kadar parçalanmadan ince bağırsağa geçmesine neden olmaktadır.

Bu kısmen sindirilmiş haliyle, yediğiniz yiyeceklerin besin değerlerinin emilmesi oldukça zor olacaktır. Ayrıca bu süreç, mide – bağırsak yolunda rahatsızlıklara ve iltihaplara yakalanma ihtimalini de arttıracaktır.

Ayrıca, önceden söylediğimiz gibi, kafeinsiz kahve tüketen kişilerde de bu tür sorunlarla karşılaşılmaktadır, yani tüm suçu sadece kafeine yıkmak yanlış olacaktır.

5.Mineral Emilimi, Böbrekler ve Kahve

Ağır kahve içici kişiler, mineral açısından zengin yiyecekler yeseler de ya da destekleyici ürünler kullansalar da, yeteri kadar mineral almakta zorluk çekeceklerdir. Bunun sebebi, kahvenin midedeki demir emilimini ve özellikle bağırsakların kalsiyum, çinko, magnezyum ve diğer önemli mineralleri tutma yetisini negatif yönde etkilemesidir.

Sağlıklı bir yaşam sürebilmek için bütün bu minerallerin gerektiği kadar alınması oldukça önemlidir. Fakat vücuttaki magnezyum emilimine yapılan herhangi bir müdahale endişe verici olabilir.

Magnezyum bağırsakların düzenli çalışması için gerekli bir maddedir ve hali hazırda birçoğumuz zaten magnezyum eksikliği çekmekteyiz.

Bunların üstüne, kahve tüketerek magnezyum emilimini engellersek durum daha da tehli olacaktır.

6.Kahvedeki Akliramid

Akliramid, kahve çekirdeklerinin yüksek derecede ısılarda kavrulması nedeniyle oluşan potansiyel bir çeşit kanserojen maddedir. Kahve çekirdeği ne kadar çok kavrulur ise, oluşan akliramidlerin seviyesinin yüksek olma ihtimali de o kadar artar. Yapılan araştırmalara göre, kahve bu tehli maddenin ana kaynaklarından biri olarak görülmektedir.

7.Kahve, Stres ve Gerginlik

Çok fazla kahve içmek vücutta stres oluşumuna neden olan kortizol, epinefrin ve norepinefrin hormonlarının salgılanmasına neden olmaktadır. Bu kimyasallar kahve tüketen kişinin vücudunda kalp atış hızını, kan basıncını ve gerginlik seviyesini yükseltmektedirler.

İnsanlar genellikle, enerjik olabilmek için kahve içmeye ihtiyaç duyduklarını söylerler. Fakat birçok insan için, kahve sadece enerji vermekten çok öte gidip, aynı zamanda içen kişileri gergin yaparak, daha sonra rahatlamalarını zorlaştırmaktadır.

Ayrıca, kahvenin bu gerginlik yaratan hormonları tetiklemesi, bir şeyler yediğimizde, sindirim sürecimizi de olumsuz etkileyecektir.

Bu hormonlar salgılandığında, vücudumuz kaynaklarını bölerek herhangi bir tehdit oluşması durumuna karşı tetikte bekler (enerjik olma veya gergin olma durumu), bu nedenle de sindirim sekteye uğrar.

Источник: https://evdesifa.com/kahvenin-zararlari-nelerdir/

Türk Kahvesinin Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Kahvenin Faydaları ve Zararları

Kahve … İçecekler arasında özel bir yeri vardır. Evinize gelen önemli misafirlere yada özel kişilere ikram edilir. Bu nedenle “bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” sözü söylenir.

Burada türk kahvesi hakkında çeşitli kaynaklardan derlenmiş bilgiler bulacaksınız. Kimilerinin tiryakisi olduğu türk kahvesi herkes için büyük bir ze meselesidir.

Türk kahvesi için ne zararlıdır demek doğru olur nede tamamen faydalıdır demek…O zaman her şeyde olduğu gibi kahvenin de çoğundan uzak durmanız gerekecek.

Türk Kahvesi, Türkler tarafından keşfedilen kahve hazırlama ve pişirme metodunun adıdır. Özel bir tadı, köpüğü, kokusu, pişirilişi, ikramıyla kendine özgü bir kimliği ve geleneği vardır. Telvesi ile ikram edilen tek kahve türüdür.

Kahve; hazmı kolaylaştırır, vücuda uyanıklık ve zindelik verir. Ama her şeyin olduğu gibi kahvenin de aşırısının zararı vardır. Türkiye’de kahve yetişmediği hâlde, özel pişirme şekliyle dünyanın pek çok yerinde “Türk Kahvesi” olarak bilinir. Bu bize özel kahveyi daha güzel bir şekilde pişirmek için şu hususlara dikkat etmelisiniz.

Türk Kahvesinin Faydaları

Kültürümüzde Türk kahvesinin çok önemli bir yeri vardır, peki özellikle faydaları nelermiş  gelin  bir göz atalım…

Norveç’te yapılan bir araştırma Türk kahvesinin zengin bir antioksidan kaynağı olduğunu ortaya koymuştur.Antioksidanlar kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını önleyici özelliktedir. Bununla beraber kahveişlenme sürecinde de içeriğindeki antioksidan değerlerini kaybetmiyor.

Yapılan araştırmalarda günde 2 fincan kahve tüketilmesi halinde kolon kanseri riskinde %25, safra kesesinde taş riskinde %45 azalma olduğu görülmüştür.

Portekiz’de yapılan bir araştırmada da kahvenin içeriğinde bulunan kafein dolayısıyla beyni zinde tuttuğu ve bu nedenle de alzheimerı önlediği ortaya çıkmıştır. Bu kafein aynı zamanda kişiye enerji verip, uyanık kalmasını sağlar.

Bu arada kahve içenlerde içmeyenlere oranla daha az diş çürüğünün olması da bir başka şaşırtıcı araştırma sonucu.

Hamilelerle ilgili de bir hatırlatma yapalım. Hamilelerin kafein tüketmesi çok fazla önerilmiyor, kafeinin anne karnındaki bebeğe zararlı olduğu bilindiği için mümkün olduğunca az tüketilmelidir.

Kahvenin migren üzerinde olumsuz etkisinin olmasının yanında çok şiddetli olmayan baş ağrılarını  da hafifletici etkisi vardır.Türk kahvesi de selülitleri arttırmıyor tam tersine selülit ve benzeri cilt sorunlarına karşı faydalı olduğu görülmüştür.

Şunu da belirtmekte fayda, kahve aşırı tüketimde kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor. İçeriğinde kafeinolması nedeniyle fazla tüketildiğinde kalpte ritm bozuklukları meydana gelebiliyor. Tüketimi abartmadığınız sürece sorun yok.

NOT: ahvenizin bayatlamasını istemiyorsanız kahve kavanozuna 2-3 tane kesme şeker atın. Böylece daha uzun süre tazeliğini koruduğunu göreceksiniz.

Türk Kahvesinin Zararları

Yüksek tansiyon 

Edinburgh Üniversitesi uzmanlarının yaptığı bir araştırmayla kahvenin tansiyona olan etkisiyle ilgili görüşler yeni bir ivme kazandı. Düzenli olarak günde dörtbeş bardak kahve içenler üzerinde yapılan araştırmalarda kandaki basınç yani tansiyon hızla yükseldi. Yapılan testlerde yüksek miktarda kahve tüketiminin tansiyonu hızla yükselttiği görüldü.

Kalp 

Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde kalpte ritim bozuklukları meydana gelebiliyor. Düzensiz kalp atışları ve kalp çarpıntısına neden olabiliyor. Doktorlar özellikle kalp hastalarının sınırlı miktarda kahve içmelerini tavsiye ediyor.

Mide 

Kahve ülseri tetikliyor ve midenin asit salgılamasını uyarıyor. Bu nedenle mide hastalarının günde 2 fincanı geçmemeleri gerekiyor.

Şeker hastalığı

Amerika’da yapılan araştırmalarda yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle birlikte tüketilen kahvenin şeker hastalığını olumsuz yönde etkilediği ortaya çıktı. Uzmanlar şeker hastalarının da kahveyi sınırlı tüketmesini öneriyor.

Su kaybı

Uzmanların bir kısmı kahvenin vücutta sıvı kaybına neden olduğunu savunurken bir kısmı da bu kaybın önemsiz derecede az olduğunu savunuyorlar. Fakat yine de ağır basan görüş diğer kafeinli içecekler gibi kahvenin de vücutta su kaybı yarattığı yönünde.

Doğurganlık 

Günde üç fincan veya daha fazla kahve içmek kadının doğurganlık oranını azaltıyor. Çünkü aşırı miktarda kafein tüketimi yumurtlamayı olumsuz etkiliyor.

Brezilya’da bulunan Sao Paulo Üniversitesi uzmanlarının yaptığı araştırmalarda ise her gün düzenli olarak kahve içen erkeklerin içmeyenlere oranla daha güçlü spermleri olduğu kanıtlandı.

Kafeinin spermin üzerinde uyarıcı etkisi olduğunu savunan uzmanlar bunun merkezi sinir sisteminde de aynı etkiyi gösterdiğini iddia ediyorlar.

Hamilelik 

Kafeinin anne karnındaki bebeğe zararlı olduğu biliniyor. Uzmanlar hamile kadınların günlük kafein tüketme sınırlarının 300 mg ile sınıtlı kalması gerektiğini belirtiyor

Türk Kahvesinin Özellikleri

  • Dünyanın en eski kahve pişirme yöntemidir.
  • Köpük, kahve ve telveden oluşur.
  • Yumuşak ve kadifemsi köpüğü sayesinde damakta en uzun süre tadını devam ettiren kahve türüdür.
  • Birkaç dakika şekli bozulmadan kalabilen bu leziz köpüğü sayesinde, uzun süre sıcak kalabilir.
  • İnce kenarlı fincanda sunulduğu için, diğer kahve türlerine göre daha yavaş soğur ve böylece daha uzun süren bir kahve keyfi sunar.
  • Yoğun şurupsu kıvamı ile ağızdaki lezzet tomurcuklarını aşırı uyararak hafızada yer eder.
  • Diğer kahve türlerine göre, daha kıvamlı, yumuşak ve aromatiktir.
  • Kendine özgü enfes kokusu ve özel köpüğü ile diğer kahvelerden kolaylıkla ayırt edilebilir.
  • Kahve tutkunları tarafından, kaynatılarak içilebilen tek kahve olarak kabul edilir.
  • Kahve Falı ile geleceği anlatmak için kullanılan tek kahve türüdür.
  • Eşsizdir çünkü kahvesi fincanın içindedir ancak telve olarak dibe çöktüğünden filtre edilmesine ve süzülmesine gerek kalmaz.
  • Hazırlanırken şeker ilave edildiğinden diğer kahvelerde olduğu gibi sonradan tatlandırmaya gerek yoktur.
  • Sağlıklıdır çünkü fincanın dibinde biriken telvesi içilmez.
  • Sıklıkla içildiği halde, miktar olarak fazla olmadığından şişkinlik yapmaz.
  • Diğer kahve türlerine göre, bir içimde daha az kafein içerir.
  • Pişirilirken, şekeri tercihe göre ilave edildiğinden içime hazır halde sunulan tek kahve türüdür.
  • Kahveden önce su içilerek, ağızda bulunan önceki tatlar arındırılarak kahve tadının eşsiz bir şekilde tadılması sağlanır.
  • Türk toplum hayatına da etki eden kahve, dostluğun simgesi haline gelmiş ve “kız isteme” merasimlerinin bir süjesi olmuştur.

Источник: http://www.renklinot.com/saglik/saglik-bilgisi/turk-kahvesinin-faydalari-ve-zararlari-nelerdir.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть