Kalbinizin Genç Kalması İçin 6 Beslenme Önerisi

Kalp yaşınızın genç kalması için aşık olun!

Kalbinizin Genç Kalması İçin 6 Beslenme Önerisi

Kalp yaşınızın da beden yaşınızla paralel ilerlemesini istiyorsanız, nasıl bir hayat sürdüğünüze dikkat etmeniz şart! Kalbinizi genç tutmak için sağlıklı beslenme, düzenli spor yapma, stresten uzak …

Kalp yaşınızın da beden yaşınızla paralel ilerlemesini istiyorsanız, nasıl bir hayat sürdüğünüze dikkat etmeniz şart! Kalbinizi genç tutmak için sağlıklı beslenme, düzenli spor yapma, stresten uzak durmanın yanı sıra aşık olmayı da ihmal etmeyin! İnsanların iki türlü yaşı vardır; biri takvim, diğeri de damar yaşıdır. Yeni doğmuş bebeğin hem takvim, hem de damar yaşı 0'dır. Ancak bunlar, yıllar içinde birlikte ilerlemez. Türkiye'nin en ünlü kalp cerrahlarından Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp yaşı konusunda bulduğu formülleri GÜNAYDIN'a anlattı…

SİGARA İÇİYORSANIZ 15 YIL DAHA YAŞLISINIZ!
Sigara içen kişiler, takvim yaşından 15 yaş daha yaşlı olurlar. Çünkü sigara, kalp damar yaşını 15 yıl ilerletmektedir. Yani sigara tiryakilerinde damar yaşı, 15 yıl önden gider. 20 yıl günde bir paket sigara içen bir insanın ömrünün, 5-10 yıl daha kısa olduğu bilinmektedir.

YANLIŞ BESLENME KALBİ 30 YIL İLERİ GÖTÜRÜR
Yanlış beslenme de kalbi yaşlandıran en önemli risk faktörlerinden biridir. Sağlıksız beslenme, kalp ve damar yaşını 30 yıl ileri götürür. Amerikan Kalp Derneği'nin yaptığı bir araştırmada; 10-15 yaşındaki obez çocukların damar yaşının 45 olduğu saptanmıştır.

8 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIN KALBİ 38 YAŞINDA!

Çocuklukta alınan kilolar ileri yaşlarda çok zor verilebilir. Çocuklukta başlayan damar sertliği, orta yaşta başlayan damar sertliğinin hızından çok daha farklı seyreder. 7-8 yaşlarındaki bir obez çocuğun kalp ve damar yaşı, takvim yaşının üzerine 30 yıl eklenerek hesaplanır. Bu durumda, 8 yaşındaki bir çocuğun kalp yaşı 38'dir. Çünkü obezite nedeniyle damar cidarında, damar sertliğinin başlangıcı olan yağlanma plakları başlayabilir.

İLK 1 YAŞTA ÖZEL MAMA KULLANILMAMALI

İlk 1 yaş içerisinde çocukların anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir. Bu dönemde, çocukların ileride obezite sorunu yaşamasına neden olan özel mamalar, kesinlikle kullanılmamalıdır. 2 ile 6-7 yaş arasındaki çocuklara da iyi bir beslenme ve spor alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocuklar sadece oyun oynamakla yetinmemeli, spor da yapmalıdır. 7-15 yaş arası çocukların, fast food'tan kesinlikle uzak tutulması gerekir. Çocuklara 10 yaşından itibaren sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, fast food'un zararları öğretilmelidir. Çocukluk çağından itibaren sağlıklı ve dengeli beslenen kişiler, yine genç yaşlardan itibaren spor yaparak hayatını devam ettirdiğinde, 80 yaşında bile golf oynayabilir. Ancak aynı yaştaki başka bir kişi, yaşam kalitesini düşüren her türlü olumsuz etmen nedeniyle tekerlekli sandalyeye bağlı kalabilir.

SINAV STRESİ KALPTEN BEŞ YIL GÖTÜRÜYOR

Gençlerin üzerine yüklenen ağır sınav stresi, kalp yaşını olumsuz etkiliyor. 12-13 yaşındaki bir çocuk, üç yıl yarış atı gibi koşturuluyor, sürekli sınavlara hazırlanıyor. Her sınav dönemi çocukların damar yaşına beş yıl ekliyor. 18 yaşına gelmiş ve en az iki sınav geçirmiş olan bir gencin kalp yaşı, üzerine eklenen ortalama yedi yıl ile birlikte en az 25 oluyor.

Bu haber toplam 7178 defa okunmuştur

Kalp yaşınızın da beden yaşınızla paralel ilerlemesini istiyorsanız, nasıl bir hayat sürdüğünüze dikkat etmeniz şart! Kalbinizi genç tutmak için sağlıklı beslenme, düzenli spor yapma, stresten uzak …

KALBİNİZİN YAŞLANMAMASI İÇİN… BOL BOL GÜLÜN! Gülmek ve ağlamak aslında aynı şeydir. Her ikisi de duyguların boşalması anlamına gelir. Genellikle aşırı üzüntü, öfke, aşırı yük gibi faktörler ağlama ya da gülmeye neden olur.

Kişi gerçekten durumu kafasında algılayarak mizah duygusu ile hareket ederek gülerse, büyük oranda rahatlar. Gülmek, keyif hormonlarını salgılar ve stres hormonlarının baskılanmasına yardımcı olur. Bu sayede kalbe zararlı olan faktörler de ortadan kalkar.

AŞIK OLUN!
Aşık olmak kalbe iyi gelir. Çünkü aşk endorfin hormonu salgılanmasını sağlar. Ze ve mutluluk veren endorfin, kalbe sağlık verir. İyi bir aşk hayatı kalp sağlığı için çok gereklidir. Mutlu yaşayabilmek için sağlıklı bir aşk hayatına ihtiyaç vardır.

Düzenli bir aşk hayatı olan insanların yaşam kaliteleri artar ve sağlıklı bir kalbe sahip olurlar.

MENOPOZU GECİKTİRİN
Östrojen hormonu kadınları damar sertliğine karşı korur. Ancak menopozla birlikte östrojen hormonu ortadan kalktığı için kadınlarda anormal bir damar sertliği süreci başlar. Bu nedenle menopozun geciktirilmesi için tedavi uygulanmalıdır.

TEMBELLİĞİ BIRAKIN
Tembellik ve aşırı stresten uzak durun. Düzenli egzersiz, kişiyi kalp hastalıkları ve kalp krizinden korur; kalbinizi, kemiklerinizi ve kaslarınızı güçlendirir.

Ancak 35 yaşından sonra yoğun efor gerektiren bir spora başlayacaksanız, gizli kalp hastalığı riskine karşı iyi bir kalp kontrolünden geçin. Egzersizin en ideali uzun yürüyüşlerdir. Kandaki kötü kolesterolünüzün yakılması için 5 kilometreyi 45 dakikada tempolu şekilde yürüyün.

Spor sırasında göğüs ağrısı, halsizlik, kramp, nefes darlığı gibi şikayetlerle karşılaşırsanız egzersize ara verin.

Bu haber toplam 7178 defa okunmuştur

Page 3

Kalp yaşınızın da beden yaşınızla paralel ilerlemesini istiyorsanız, nasıl bir hayat sürdüğünüze dikkat etmeniz şart! Kalbinizi genç tutmak için sağlıklı beslenme, düzenli spor yapma, stresten uzak …

KALP HASTASI OLMAMAK İÇİN 10 EMİR
1. Diyet-sağlıklı beslenmeye çocuk yaşlarda başlanması gerektiğini unutmayın. 2. Boy-kilo oranına dikkat edin. 3. Kadınlar, menopozunuzu mutlaka geciktirin. 4. Fiziksel aktivitenizi artırın, tembellik ve aşırı stresten uzak durun. 5. İş ve meslek konusunda hiçbir zaman beceri ve olanaklarınızı zorlamayın. 6.

20 yaşından sonra hiç olmazsa bir kez; kan yağları (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL), Lp(a), homosistein ve HS- CRP) kontrolü yaptırın.

HERKESLE BARIŞIK OLUN
7.

Aile hikayenizde erken kalp hastalığı ve diyabet varsa; yüksek tansiyon hastası iseniz 30, değilseniz 40 yaşından sonra her yıl kan yağları (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL), Lp(a), homosistein) kontrolü ve efor testi yaptırın.

8. Kendinizle, yaşamla, ailenizle, eşinizle, dostlarınızla barışık olun, A tipi (çabuk karar veren, hırslı, kavgacı, acele hareket eden) kişiliğiniz varsa yavaşlayın. 9. Sigara içmeyin! 10. Hastalığınızı, aileniz veya çevrenizle ilgili sorunlarınızı bir liyezon psikiyatri uzmanı ile görüşün.

Bu haber toplam 7178 defa okunmuştur

Page 4

Kalp yaşınızın da beden yaşınızla paralel ilerlemesini istiyorsanız, nasıl bir hayat sürdüğünüze dikkat etmeniz şart! Kalbinizi genç tutmak için sağlıklı beslenme, düzenli spor yapma, stresten uzak …

SAĞLIKLI BESLENİN! Kalp sağlığınız için; Tereyağı ve iç yağı gibi hayvansal kaynaklı yağlar yerine zeytinyağı tüketin. Kırmızı et yerine; balık, hindi, tavuk yiyin.

Fasulye, mercimek, bezelye gibi kolesterolsüz protein kaynaklarını, yağsız veya az yağlı, süt ve süt ürünlerini tercih edin. Ayda bir kez retoks yapın.

Yani konsantre süt, karaciğer, işkembe gibi sakatatları, sosis, sucuk, salam gibi gıdaları sadece ayda bir kez doyana kadar yiyin.

KEPEKLİ YİYİN
Günde beş porsiyon sebze ve meyve tüketin.

Beyaz un yerine işlenmemiş buğday unu (kepekli) tercih edin. Köfte-pilavdan başka yemek yemeyen çocuklarınıza bamya, fasulye, salata, meyve yemesini öğretin. Çocuklarınızı fast food hamburgerden uzak tutun.

BELİNİZİ MUTLAKA İNCELTİN!
Yağlar, karın çevresinde toplandığında, özellikle kalp ve damar hastalıkları için risk oluşturur. Bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 102 santimi geçmemesi gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Fazla kilolarınızdan kurtulun. Kilo vermek; kan basıncını, kan şekerini, kan yağlarını ve erken ölüm riskini azaltır.

Öğün aralarında atıştırmalara, hızlı yemek yemeye son verin. Komşunuzun diyet listesini değil, bilimsel standartlarda hazırlanmış uzman diyet reçetesini kullanın.

EVLİLİKTE MUTLULUĞU YAKALAMAYA ÇALIŞIN
Düzenli ve mutlu bir evlilik, kalp krizi riskini düşürür. Bekar insanların konsantrasyonları dağınık olur.

Sosyal açıdan da, toplum tarafından kabul görmedikleri için büyük bir stres altına girerler. Bu stres de kalp krizi riskini tetikler. Evli olmak, genelde toplumda kabul görmek anlamına gelir.

Bu nedenle evli olan insanlar toplumda sosyal barışı yakalar ve bunun getirdiği stres faktörlerinden uzak olurlar.

 

ESRA TÜZÜN

Bu haber toplam 7178 defa okunmuştur

Источник: https://www.saglikaktuel.com/haber/kalp-yasinizin-genc-kalmasi-icin-asik-olun-19834.htm

Kalbinizin genç kalması için 6 beslenme önerisi

Kalbinizin Genç Kalması İçin 6 Beslenme Önerisi

Katı yağ, margarin gibi doymuş yağların fazla kullanımı, aşırı tuz tüketimi, sebze, meyve ve tahıllardan uzak beslenme tarzı ise kalp ve damar hastalıklarının oluşumunu tetikliyor.

Yaşam tarzı değişiklikleri ve beslenmede birkaç önemli noktaya dikkat edilerek kalp sağlığını korumak mümkün olabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, “Kalp Haftası”nda sağlıklı bir kalp için beslenme önerilerinde bulundu.

1- Yağ tüketimini azaltın:

Beslenmende toplam yağ tüketimi enerjinin %30’unu geçmemelidir. Yağ içeren besinler aynı zamanda vücudun ihtiyacı olan diğer besin öğelerini de içerdiği için yağa ihtiyacımız vardır.

Ancak sağlık açısından, diyette yağ miktarını enerjinin %25-30’nu karşılayacak şekilde azaltmak yararlıdır. Diyette yağı azaltmanın yolları şu şekilde sıralanabilir:

• Yediğiniz tüm besinlerin yağ miktarını dikkate alın. Çok fazla yağ içermeyen sağlıklı bir diyet için; sebze, meyve, tahıllar, yağsız kırmızı et, derisiz kanatlı hayvan etleri, balık ve düşük yağlı besinler tüketilmelidir. Süt ve süt ürünlerinin az yağlı veya yağsız olanlarını tercih edilmelidir.

• Günde en az beş porsiyon sebze ve meyve tüketin. Sebze ve meyvelerin yağ içeriğinin düşük olmasının yanı sıra posa içeriğinin yüksek olması kalp damar sağlığını korumada olumlu etkiye sahiptir. Bazı meyve ve sebzelerin bileşiminde bulunan suda çözünebilen posanın kolesterol düşürücü etkisi bulunmaktadır.

• Tam tahıllı ürünleri tercih edin. Günlük enerji gereksiniminin büyük bir kısmını karbonhidrattan zengin besinlerden karşılamak, yağ alımını azaltmaya yardımcı olur.

Ancak burada özellikle kahvaltılık tahıl ürünleri, kepekli, yulaflı ekmekleri, bulgur, makarna, pirinç gibi kompleks karbonhidratları tercih etmeye çalışın.

Yulaf gibi tahılların içeriğindeki çözünür posanın kan lipitlerini düşürücü etkisi vardır.

• Yemeklerinizde katı yağları az kullanın. Yemeklerinizde margarin, tereyağı, kuyruk yağı, iç yağı gibi doymuş yağlar yerine zeytinyağı, ay çiçek yağı, soya, kanola yağı gibi bitkisel sıvı yağları tercih edin.

• Satın aldığınız besinlerin etiketleri üzerindeki yağ miktarlarını kontrol edin. Çoğu besinin etiketi üzerinde bulunan besin öğeleri tablosunda yer alan; enerji, yağdan gelen enerji, toplam yağ, doymuş yağ ve kolesterol miktarlarını mutlaka okuyun.

• Ara öğünlerde yağ miktarı düşük besinleri tercih edin. Ara öğünlerde bisküvi, kek, pasta, cips gibi yağ içeriği yüksek besinler yerine meyve, sebzeler, az yağlı süt ve süt ürünlerini tüketin.

• Uygun pişirme yöntemlerini seçerek yağ kullanımını azaltın ya da hiç yağ kullanmayın. Yemek hazırlama yöntemlerinizi değiştirerek lezzette herhangi bir eksiklik olmaksızın yemeklerinizdeki yağ miktarlarını azaltabilirsiniz. Örneğin besinleri kızartmak yerine; fırında pişirme, haşlama, ızgara, buharda veya mikrodalga fırında pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz.

2- İdeal vücut ağırlığınızı koruyun,

Kilo fazlanız varsa ideal ağırlığınıza ulaşın. Aşırı vücut yağı kalp hastalığı riskini artırır. İdeal ağırlığınıza ulaşmak için uygulayacağınız diyet, kişiye özel ve sağlıklı olmalıdır. Hızla kilo verdiren, tek yönlü beslenme gerektiren diyetlerden uzak durun.

3- Fiziksel aktivitenizi artırın.

Kalp sağlığınız için düzenli ve orta düzeyde aktivite önemlidir. Aktif yaşam kan kolesterol ve trigliserit düzeylerinizi normalde tutar, HDL yani iyi kolesterolü artırır, kan basıncını düşürür, stresi kontrol etmeye yardımcı olur, enerji harcayarak vücut ağırlığının kontrol altında tutulmasını sağlar.

4- Sigarayı bırakın.

Sigara kalp damar hastalıklarından ani ölümlerde anahtar etmendir. Sigara kan basıncını ve kalp atım hızını artırır. HDL düzeyini düşürür ve sigara içme kanın pıhtılaşma riskini yükseltir ve ani kalp krizine neden olabilir.

5- Stresi azaltın.

Stres ile kardiyovasküler hastalıklar arasındaki bağlantı zayıf da olsa, stresi kontrol etmek; özellikle stresle baş etmek için çok yemek yiyen veya sigara içen kişilerin kalp hastalıklarına yakalanma riski artar.

6- Alkolden uzak durun ya da alımını sınırlandırın.

Aşırı alkol tüketimi hem aşırı kalori kaynağı olarak kilo kontrolünü engeller hem de kan yağlarını bozar.

Gençlerde görülen kalp hastalıklarının tedavi yöntemleri nelerdir?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/04/kalbinizin-genc-kalmasi-icin-beslenme/

Nasıl Genç Kalınır?

Kalbinizin Genç Kalması İçin 6 Beslenme Önerisi

Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr. Buket Pençe, “En büyük organ olan deri de diğer organlarla birlikte 20 yaşından itibaren yaşlanmaya başlar” diye söylüyorlar.

Deri Yaşlanmasının Nedenleri

1) Genetik yapı yani ailenin deri yapısı,

2) Hormonlar: Özellikle hipofiz, tiroid, overler ve böbreküstü bezinin hormonları,

3) Güneş ışınları (ultraviyole),

4) Beslenme

5) Sigara ve alkol,

6) Stres,

7) Çevre kirliliğidir.

Deri yaşlanırken deride oluşan değişiklikler ve bunların belirtilerini ise şöyle sıralayabiliriz:

1. Derinin üst tabakası (epidermis) incelir ve kırışıklıklara neden olur, derinin yaralanması kolaylaşır.

2. Epidermisin en üst tabakasının yenilenmesi gecikir ve deri soluk bir renk alır.

3. Derinin onarımı yavaşlar ve küçük yaralar bile geç iyileşmeye başlar.

4. Deriden su kaybı kolaylaştığı için deri kurur ve kaşınır.

5. Deriden giren kimyasal maddelerin atılımı gecikir ve kontakt dermatitler (ekzema) artar. Bunun nedeni ise derinin bariyer fonksiyonunun bozulmasıdır.

6. Derinin yaşlanmasıyla renk yapan hücreleri (melanosit) azalır ve koyu renk benler azalır.

7. Ultraviyoleye karşı koruyuculuğu azalır güneş lekeleri artar.

8. Derinin bağ dokusundaki (elastik ve kollagen lifler) bozukluk nedeniyle deri gevşer ve sarkarken, elastikiyeti azalır, mimik çizgileri oluşur, sertleşir ve pürüzlenir.

9. Seboreik keratozlar (deride kalın, pürtüklü lekeler) artar.

10. Alerjik reaksiyonlara neden olan mast hücreleri azaldığı için erken tip (anında oluşan) ilaç ve besin alerjileri azalır.

11. Eller ve yüzde deri altı yağ dokusu azalırken, uyluklar ve karında artar. Bu da kadınlarda kalça, erkeklerde bel bölgesinin genişlemesine neden olur.

12. Derinin immünolojik (direnç) fonksiyonu bozulduğu için deri kanserleri artar.

13. Ter bezleri azalır ve sıcak çarpması riski artar.

14. Deride kılcal damarların görünümü artar, kendiliğinden oluşan morluklar artar.

15. Derinin ısı regülasyonu bozulur ve yaşlılar daha çok üşür.

16. Yaş ilerledikçe yüzde gözenekler genişler ve siyah noktalar artar.

17. Saçlar incelir, yavaş uzar, dökülür, beyazlaşır. Erkeklerde saç dökülmesi 20’li yaşlarda, kadınlarda ise menapozdan sonra başlar. Yaşla kadınlarda çenede istenmeyen kıllar oluşurken, erkeklerde kaş, burun içi, kulak kılları uzar.

18. Tırnaklar incelir,yavaş uzar,kurur,matlaşır ve kolay kırılırlar.

Bütün bu değişikliklere engel olabilmek için ilk ve en önemli yapılacak şey güneşten korunmaktır. Çünkü ultraviyole ışınları, deride serbest radikal üretimini artırarak ve antioksidan savunma kapasitesini azaltarak foto yaşlanmaya neden olurlar.

İkinci aşamada deri yaşlanmasına engel olmak ve tedavi etmek amacıyla beslenmeye dikkat edilmeli, yaşa göre vitaminler, alfa hidroksi asitler, bitkisel ürünler, biyolojik faktörler, serbest radikal yakalayıcılar, antioksidanlar, bazı hormonlar dıştan veya ağızdan kullanılmalı alkol ve sigara içilmemelidir.

Yaşlanmayı Geciktiren Vitaminler

1) Vitaminlerden kozmetik açıdan en önemlileri:

Vitamin A ve deriveleri: Retinoik (tretinoin) asit, betakaroten (provitamin A), retinol en sık kullanılanlardır. Bunların hem ağızdan alınmaları hem de kozmetiklerde kullanılması güneşe ve diğer tüm etkenlere (genetik gibi) bağlı deri yaşlanmasını geriye döndürebilir.

Bu etkinin görülebilmesi için retinoik asit içeren kozmetiklerin en az 6 hafta kullanılması gerekir. Ancak deriyi tahriş edici etkisine dikkat edilmeli, geceleri kullanılması tercih edilmelidir.

Vitamin E: Kuvvetli bir antioksidandır. Ultraviyole ışınlarından korur. Nemlendiricidir. Kızarıklık ve lekelenmeyi engeller. Topikal kullanıldığında (dıştan) alfa tokoferol olarak kırışıklıkları önler ve kollajen sentezini artırır.

Vitamin C: Antioksidan ve leke açıcıdır. Hücrelerde kollajen sentezini düzenler ve ultraviyole ışınlarından korur.

Vitamin B: Vitamin B3 (Niasin) derinin su kaybını önler, deriyi nemlendirir ve antioksidandır. Provitamin B5 (Pantenol) ise nemlendiricidir ve saç bakım ürünlerinde %5 oranında kullanılabilmektedir.

2) Alfa Hidroksi Asit (AHA)ler: Meyve asitleri olarak bilinirler. En çok kullanılanlar glikolik asit ve kaltik asittir. %2 oranında nemlendirici etkisi olan glikolik asittir.

%2 oranında nemlendirici etkisi olan glikolik asit, %8-12 oranında kollajen sentezini artırır, %70 oranında ise peeling yapar.

3) Bitkisel Ürünler: Flavonoidler (genistein vb.) ginkgo biloba ekstresi, soya fasulyesi, mercimek ve kırmızı şarapta bulunurlar.

Serbest radikallerden ileri gelen yaşlanmayı geciktirebilir. Piyasada vitaminlerle birlikte yaşlanma karşıtı preparatlarda (ilaç) bulunur.

4) Polifenoller yeşil çayda bulunurlar: C ve E vitamininden daha kuvvetli serbest radikal tutucudurlar. Saç toniklerinde erkek tipi saç dökülmesine karşı da kullanılırlar.

5) Aloe vera jeli: Ultraviyoleden koruyucu, kızarıklık düzeltici, nemlendirici olarak yaşlanmayı geciktirmek amacıyla kullanılır.

6) Biyolojik Faktörler:

Kallikrein: Domuz pankreasından elde edilir. Yara iyileşmesini hızlandırır ve kırışıklık oluşumuna engel olur.
Plasenta Ekstreleri: İnsan veya hayvan kaynaklı olabilir.

Hücre yenilenmesini sağlar, derinin esnekliğini artırır.

Üçüncü sırada ise yaşlı deriyi düzeltmek ve daha fazla ilerlemesini engellemek amacıyla uygulanan kimyasal peeling (derinin üst tabakasının soyulması), mikrodermabrazyon, lazer, botulinum toksini, dolgu maddeleri ve estetik plastik cerrahi operasyonları gelmektedir.

Genç Kalmak İçin Pratik Öneriler

1. Egzersiz yapmak gençliğin kaynağıdır. İnsanlar kendilerini, güzel kıyafetlere bakarak, ve egzersiz yaparak zayıf bir vücuda sahip olan insanlara dikkat ederek ve “Bu kişiler egzersiz yaparak kilo veriyorlar. Onlar yapabiliyorsa, ben neden yapmayayım?” şeklinde kendilerini motive ederek zayıflayabilirler.

2. Uyku ücretsizdir, bunun avantajından yararlanın. Uyduğumuz zaman, vücudumuz bizi sağlıklı ve genç tutan hormonlar üretiyor. Yeterince uyuyarak bu hormonları bedava kazanırken neden genç kalmak için hormon ilaçlarına para vereceksiniz?

3. Su için. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, 8×8 (günde 8 bardak, 8 – 225 gram) efsanesini yalanladılar. Saf ve taze su herkes için iyidir. Kendinizi sınırlandırmayın, şartlandırmayın ve içebildiğiniz kadar bol su için.

4. Kahkaha atın. Gülmek insanı gençleştirebilir ve kalp hastalığından koruyabilir mi? Maryland Üniversitesi Tıp Okulu’ndaki araştırmacılara göre, bu doğru.

Kardiyologlar tarafından yapılan araştırma, kalp hastalarının günlük yaşam durumlarına karşı daha az gülümsediklerini gösterdi. Araştırmanın lideri Dr.

Michael Miller, “Sağlıklı bir kalp için günde bir kez egzersiz, doğru beslenme ve birkaç kez kahkaha atmak gerekiyor” dedi.

5. Tefekkür : Psychosomatic Medicine dergisinde yayınlanan araştırmanın lideri, California Üniversitesi Los Angeles (UCLA)’da görevli psikolog David Creswell, bilinçli tefekkür programlarının ruhu ve insan sağlığını iyileştirdiğini söyledi.

Japon Kadınların Genç Kalma Sırları

Japon kadınlarının yaşlanmama sırları:

  • Genç kalmak için soya sütü içmek, tofu tüketmek önemli birer etken. Özellikle soya yaşlanmayı geciktirmeye yardımcı olabiliyor.
  • Yeşil çay, yaşlanmayı erteliyor. Çünkü yüksek oranda antioksidan içeriyor. Yeşil çay, cildi dolgunlaştırıyor ve vücuttaki kırışıklık ile sarkmaların önüne geçiyor.
  • Japon kadınlarının yaklaşık yüzde 10’u sigara içiyor, işlenmiş şeker tüketimi de oldukça düşük. Şeker akne ve sivilceye yol açabiliyor.
  • Ciltlerinde “melanin” pigmentinin oranı oldukça yüksek olan Japon kadınların yüzlerinde ortaya çıkan leke ve benler beyaz ırka göre daha koyu oluyor ve bu yüzden Japon kadınları küçüklükten itibaren güneşten korunuyor. Böylelikle güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının etkisini de en aza indiriyorlar.
  • Sıcak havalarda klima ve soğuk havalarda kalorifer kullanımını en aza indiren Japonlar, iş yerlerinde daha rahat giyinmeye izin vererek olumsuz hava koşullarına kolayca adapte oluyorlar, hava koşullarını değiştirmeye çalışmıyorlar.
  • Oldukça sık ve düzenli olarak nemlendirici kullanıyorlar.
  • Japon kültüründe yüz masajı çok önemli bir yer teşkil ediyor. Uzmanlar, yüz masajının kan dolaşımını hızlandırdığını belirtiyor.

Источник: http://www.renklinot.com/saglik/saglik-bilgisi/nasil-genc-kalinir.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.