Kalın Bağırsak Kanserinde Erken Tanın Önemi

Kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanserinde erken tanı için ne bilmeliyim? Ne yapmalıyım?

Kalın Bağırsak Kanserinde Erken Tanın Önemi

Kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanserleri, dünyada en sık görülen kanser türlerindendir. Ülkemiz istatistiklerine göre ülkemizde hem kadınlar hem erkeklerde en sık görülen 3. kanser türüdür. Her yaşta görülebilmelerine rağmen en sık 50 yaşından sonra gözlenmektedir.

Sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen organları olan kolon ve son kısım olan rektum birlikte uzun, kassal bir tüp şeklinde kalın bağırsağı oluşturur. Kalın bağırsak ortalama 1.5 m uzunluğundadır. Rektum, ortalama 15 cm uzunluğunda kalın bağırsağın genişlemesi sonucu oluşan sindirim sisteminin son kısmıdır.

Kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanserine yakalanma ihtimalini arttıran nedenleri (risk faktörlerini) bilmeliyim!

Gelişmiş ülkelerde, kolon ve rektum kanseri oranı, gelişmekte olan ülkelere göre 4 ile 10 kat daha fazladır. Kolorektal kanserin nedenlerini; yaşam tarzı, çevresel etkenlerdeki değişiklikler ve kalıtsal genetik faktörler olarak sıralayabiliriz.

Genetik faktörler

Ailesinde daha önce kolorektal kanser görülen kişinin kanser riski fazladır. Kalıtsal genetik faktörler, risk oranını arttırır.

Hem kalın bağırsakta bulunan ailevi adenomatöz polipleri, hem de Lynch sendromu olarak da bilinen herediter (ebeveynlerden yavrulara geçen, irsi) polip dışı kolorektal kanseri, kolon kanseri riskini arttırır.

Genetik kolorektal kanserler hastalığın sadece %5-10’u oluşturmasına rağmen, bu genetik faktörleri taşıyan insanların hastalanma yaşı diğer kolon kanseri hastalardan daha gençtir ve daha fazla yaşamsal risk taşımaktadır.

Herediter polip dışı kolorektal kanseri (Lynch Sendromu), genetik kolorektal kanserlerin en yaygın olanıdır. Birbirine uyumsuz DNA eşleşmeleri sonucu, kalıtsal gen mutasyonu ile oluşur.

Ortalama tanı konma yaşı 45’dir.

Bu tür gen mutasyonu ile endometriyum (dölyatağı iç zarı), yumurtalık, ince bağırsak, üreter (idrar yolu) ve renal pelvis (böbrek havuzcuğu) kanseri oluşumuna yatkınlık görülür.

Eğer risk grubunda yer alıyorsanız, ailesel kolorektal kanser geçmişinizi doktorunuzla paylaşmalı, erken yaşta rutin tarama testleri ile sağlığınızı gözlem ve koruma altında tutmalısınız.

Diğer risk faktörleri

Yaş: Herhangi bir yaşta ortaya çıkabilse de çoğunlukla 50 yaş üzeri kişilerde görülür.

Barsak iltihapları: Esas olarak iki çeşit barsak iltihabı vardır. Birincisi; enfeksiyona bağlı olarak kolon mukozasında yer yer oluşan ülser yani ülseratif kolittir.

İkincisi ise, ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin herhangi bir bölümünde ya da aynı anda birkaç farklı bölümünde aralıklı iltihaplar ile ortaya çıkan Crohn hastalığıdır. Uzun süren, müzmin bir hastalık olmasına rağmen tedavisi mümkündür.

Oluşan yüksek kanser riski sebebiyle, kolorektal kanser tarama testleri daha sık yaptırılmalıdır.

Beslenme: Tüketilen kırmızı et ve alkolün risk oranını arttırdığı gözlenmiştir. Bunun yanında meyve, sebze, baklagiller, tavuk ve tahıl bakımından zengin gıdaları tüketmenin risk oranını azalttığı belirlenmiştir.

Obezite: Kadın ya da erkek fark etmeksizin, aşırı kilo kolon kanseri riskini arttırmaktadır.

Sigara: Yapılan birçok araştırmalarda sigara tüketimi ile kolon kanseri arasında ilişki olduğunu belirtmiştir.

Kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanseri belirtilerini bilmeliyim!

Makattan kanama: en sık karşılaşılan ve kişiyi doktora getiren bulgudur.

Dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler: Örneğin kabızlık ve ardından bir süre ishal olunması, tuvalet yapılmasına rağmen rahatlayamama (makatta dolgunluk) hissi

Karın ağrısı: Sık rastlanan ve kansere özel olmayan bir bulgudur. Ancak şikayetin uzaması halinde akla gelmelidir.

Kilo kaybı: Özellikle kısa süre içinde %10’un üzerinde kilo kaybı önemlidir.

Kansızlık-Solukluk: Özellikle 50 yaşın üzerinde bir kişide kansızlık tespit edilmesi halinde akla kalın barsak kanseri getirilmeli ve mutlaka gerekli tetkiklerin yapılmalıdır.

Şişkinlik: Kalın barsak ve rektum kanserleri büyük boyutlara ulaştıklarında barsakta kısmi veya tam tıkanıklığa neden olabilir.

Kişi dışkılayamıyor ve gaz çıkaramıyorsa ve şişkinlik gün geçtikçe artıyorsa yaşam kaybı riski olabileceği bilinmeli ve acil olarak doktora başvurması gerekmektedir.

Çünkü kanser nedeniyle barsak tam tıkanmış ve kısa bir süre içinde barsak yırtılması ile yaşam kaybı olabileceği için acil ameliyat edilmesi akla getirilmelidir.

Kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanserlerinde erken tanı için ne yapmalıyım?

Kolorektal kanser riskini arttıran faktörleri minimize ederek kanser olma riskini azaltabilir, erken tanı için düzenli test yaptırabilirsiniz. Kolorektal kanserde ortalama risk taşıyan bir kişinin, rutin tarama testlerine 50 yaşında başlamasını önerilmektedir.

Dışkıda gizli kan testi, bükülebilir esnek sigmoidoskopi, kolonoskopi ve çift kontrast baryum lavmanı, kullanılan tarama testleridir. Tarama sıklığı, tarama metoduna bağlıdır.

Ailesinde daha önce herediter polip dışı kolorektal kanser, adenomatöz polip, kolorektal kanser veya kronik bağırsak iltihabı görülen kişilerin ise, daha erken yaşlarda tarama testlerine başlamaları yararlarına olacaktır.

Kolorektal kanser taraması düşünen kişilerin, seçenekleri doktorları ile konuşarak kendilerine en uygun olan tarama testinin uygulanmasını sağlamaları gereklidir.

Tahmini genetik test: Ailede daha önce herediter polip dışı kolorektal kanser veya adenomatöz polipler görüldüyse, doktorunuz genetik test yaptırmanızı önerebilir. Bu test, kolorektal kanser ile ilgili genetik mutasyonu gösterdiği için belirlenen kanser riskiniz ile ilgili önlem alınabilmesini sağlayacaktır.

Kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanserlerinden korunmak için ne yapmalıyım?

Kolorektal kanser gelişim riskini tamamen yok edemesek de, günlük yaşantımızda uygun olmayan beslenme, sedanter (hareketsiz) yaşam, obezite, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklara dikkat ederek riski azaltabilir.

Beslenme: Meyve, sebze ve baklagiller bakımından zengin gıdalarla beslenmek, kolorektal kanser riskini azaltmakta fayda sağlar. Kırmızı et ve alkol tüketimi, kolorektal kanser riskini arttırdığı için ölçülü olmalıdır. Sağlıklı beslenmeniz ve yağ oranı düşük gıdalar tüketmeniz kilonuzu belli oranda tutmanıza yardımcı olacaktır.

Egzersiz: Araştırmalar, düzenli egzersiz yapmanın birçok kanser türünde olduğu gibi kolon ve rektum kanseri riskini de azalttığını göstermiştir.

Egzersiz programına başlamadan önce doktorunuza danışınız. Doktorunuz, size uygun egzersiz programı konusunda yardımcı olacaktır. Haftada 5 gün veya 5 günden fazla, 30 dk süreyle yapılan egzersiz tavsiye edilendir. 45 dk’dan 1 saate kadar yapılan egzersiz daha fazla yarar sağlayabilir.

-Orta derece aktiviteler; tempolu yürüyüş, düz arazide bisiklete binmek.

-Hareketli aktiviteler ise; tırmanma ve koşu.

Sağlığınızın elverdiği ölçüde doktorunuzun onayladığı aktiviteleri yapmanız, kendinizi daha iyi ve zinde hissettirecektir.

Aspirin gibi, steroid yapıda olmayan iltihap önleyici ilaçlar: Yapılan araştırmalar sonunda kolorektal kanser riskini azalttığını ileri sürmektedir.

Düzenli kullanılmaları halinde potansiyel faydaları vardır. Ancak, potansiyel bir kolorektal kanser riski söz konusu olduğunda, doktor kontrolü ile kullanılması yararınıza olacaktır.

Aksi halde mide kanaması riski ile zarar vermesi söz konusu olabilmektedir.

Kalsiyum: Kolorektal kanser için az da olsa yarar sağlayabilir. Günlük tüketilen 1200mg kalsiyum, kolorektal adenom formunu %20, ilerlemiş adenom formunu %45 oranında azalttığı bilinmektedir. Bunun ötesinde, birlikte tüketilen D vitamini ve kalsiyumun birlikte adenom formunu azalttığı belirlenmiştir.

D vitamini: Yağda çözünen bir vitamindir ve takviye edilmiş süt, mısır gevreği, uskumru, somon, ton balığı gibi belli bazı balık çeşitleri içeren diyet ürünlerinde ve güneş ışığında bulunur. D vitamininin, kolon kanseri dahil bazı kanser türlerini önlemede önemli bir rol oynadığı varsayılmaktadır.

Prekanseröz (kansere yol açabilecek polipler) polip tarama ve tedavisi: Özellikle meme kanserinde olduğu gibi, kanser türlerinde uygulanan tarama testleri, kanserin gelişmesini önlemez ancak erken evrede tanı konmasına fayda sağlayarak, tedavide başarı oranını arttırır. Prekanseröz poliplerin belirlenmesi içinde uygulanan tarama testleri sayesinde, kanserin gelişimi önlenebilir. Tespit edilen poliplerin alınması, daha sonra gelişecek kanseri engelleyebilir.

Koruyucu cerrahi müdahale: Koruyucu cerrahi müdahale, kolorektal kanser riski yüksek olan kişiler için önerilebilir.

Bu ameliyatta, kanser gelişimi görülmeden önce, kolon bazen de rektum ve ilgili diğer organlar alınır. Ancak, bu tür bir ameliyat sadece kolon ve rektum kanseri riski yüksek hastalar için geçerli olabilir.

Ameliyat kararı öncesi doktorunuzla faydaları ve sonuçları konusunda görüşmeniz önemlidir.

Kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanserleri erken teşhisi için tarama önerileri

Ailesinde daha önce herediter polip dışı kolorektal kanser, adenomatöz polip, kolorektal kanser veya kronik bağırsak iltihabı görülen kişilerin, daha erken yaşlarda tarama testlerine başlamaları yararlarına olacaktır.

Bu önerilen testlerden herhangi birinde anormallik olduğunda hekime danışılmalı ve tarama sıklığı hekim tarafından belirlenmelidir.

Kolorektal kanserler için tarama testlerine hem erkekler hem kadınlarda 50 yaş ve üzerinde başlanılması önerilmektedir.

Dışkıda gizli kan testi: Yılda 1 kez

Flexible sigmoidoskopi (makattan kalın bağırsağın son kısımlarının endoskopi incelemesi): Her 5 yılda bir kez

Çift kontrastlı baryum enema (ilaçlı kalın barsak görüntülemesi): Her 5 yılda bir kez

Kolonoskopi (makattan tüm kalın bağırsağın endoskopi incelemesi): Her 10 yılda bir kez

BT Kolonografi (ilaçlı kalın barsak görüntülemesi): Her 5 yılda bir kez yapılması önerilir

Not: Bu testlerden birini seçmeniz sizin için yeterli gibi görünsede hangi testin sizin için en uygun tarama yöntemi olduğuna hekiminizle birlikte karar vermelisiniz.

Sağlıklı ve mutlu kalın…

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.drozdogan.com/kalin-bagirsak-kolon-ve-rektum-kanserinde-erken-tani-icin-ne-bilmeliyim-ne-yapmaliyim/

KALIN BAĞIRSAK (KOLON-REKTUM) KANSERİ

Kalın Bağırsak Kanserinde Erken Tanın Önemi

Sindirim sisteminde ince bağırsaklardan sonra gelen yaklaşık 1,5 metre uzunluğundaki kısım kolon yani kalın bağırsaktır; bunun son 15 cm.’lik bölümüne rektum adı verilir.

Kalın bağırsak ya da kolon ve rektum kanserleri, özellikle gelişmiş batı ülkelerinin önemli bir sağlık sorunudur; A.B.D., Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya v.b. ülkelerde toplumda görülme sıklığı yüz binde 40-60 arasında değişmektedir. A.B.D.

’de yılda yaklaşık olarak 140,000, Avrupa’da 170,000 tüm dünyada ise yaklaşık olarak yılda bir milyonu aşkın yeni vaka görülmektedir. Yaşam süresi boyunca toplumda her 50 kişiden birinde kolorektal kanser oluşmaktadır. A.B.D.

’de tüm yeni kanser vakaları içinde görülme sıklığı erkekte ve kadında % 9 oranı ile üçüncü sırayı almaktadır.

Kalın bağırsak kanserlerinin oluşumunda bilinen belli başlı risk faktörleri şunlardır:

  • 50 yaş ve üstünde olmak,
  • Ailede kalın bağırsak kanseri bulunması,
  • Kişinin daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık veya rahim kanseri geçirmiş olması,
  • Kolonda poliplerin varlığı,
  • Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi kronik iltihabi bir barsak hastalığının bulunması,

Çevresel Faktörler:

Hayvansal yağ, kırmızı ve işlenmiş etin (özellikle sığır, domuz ve kuzu eti) sık ve fazla miktarda (haftada 500 g’dan fazla) tüketimi, lif (fiber)’den fakir gıdalarla beslenme, obezite, aşırı kalori alımı ve düşük fiziksel aktivite, aşırı sigara ve alkol tüketimi.

Belirti ve Bulguları Nelerdir?

  • En önemli belirti dışkılama alışkanlığında değişme gözlenmesidir; bu, ishal ya da kabızlık şeklinde olabilir.
  • Dışkıda kanama bulunması,
  • Dışkının kalem gibi incelmesi,
  • Sık tuvalete gitme ihtiyacı, fakat yetersiz dışkılama,
  • Aralıklı, bazan kolik tarzında karın ağrısı, gaz sancıları,
  • Nedeni bilinmeyen kilo kayıpları,
  • Kansızlık, kendini aşırı yorgun hissetme,
  • Bulantı ve kusma.

Tanı Nasıl Konur, Hangi Tetkikler Yapılır?

Öncelikle hastanın doktora başvurması ve çok iyi bir fizik muayene yapılması gereklidir. Daha sonra sırasıyla aşağıdaki testler yapılır;

  • Dışkıda gizli kan incelenmesi. Son derece basit bir testtir, hastanın özel kartlar üzerine alacağı küçük miktarda dışkı örnekleri laboratuarda incelenir.
  • Radyolojik tetkikler (çift kontrastlı kolon grafisi, bilgisayarlı tomografi v.b.)
  • Laboratuar tetkikleri (tam kan sayımı, biyokimyasal tetkikler). Bunların arasında CEA (karsinoembriyonik antijen) tetkiki kalın bağırsak kanserlerinde kanda yükselebilen ve tanıya yardımcı olan testlerden birisidir.
  • Kesin tanı için endoskopik tetkikler (rektoskopi, sigmoidoskopi, kolonoskopi) ve biyopsi (görülen lezyondan parça alınması ve patolog tarafından incelenmesi).

Tedavisi Nasıldır?

Kalın bağırsak kanserlerinin standart tedavisi cerrahidir, yani tümörlü bölge çevreden bir miktar sağlam doku ve lenf düğümleriyle birlikte çıkarılır.

Bu konu çok önemli olup hayati önemi vardır.

Yapılan çalışmalar, onkoloji prensiplerine uygun olarak ve deneyimli cerrahlar tarafından yapılan ameliyatların hastanın geleceği açısından en önemli faktör olduğunu göstermiştir.

Kolon kanserinde ameliyattan sonra hastalığın evresine göre ek, koruyucu kemoterapi uygulanır. Örneğin, tümörün bağırsağa komşu lenf düğümlerine sıçradığı evre III vakalarda adjuvan kemoterapi artık tüm dünyada standarttır.

Rektum kanserlerinde, anüse çok yakın tümörlerde anüsü iptal etmek ve karından dışkılamaya geçmek (kolostomi torbaları ile) bazen kaçınılmazdır. Ancak son yıllarda ameliyat öncesi radyoterapi ile birlikte kemoterapi uygulanması anüsün korunmasını önemli ölçüde sağlayabilmektedir.

Diğer organlara yayılmış (metastatik) hastalarda, hastanın genel durumuna, yaşına, hastalığın yaygınlık derecesine bağlı olarak her üç tedavi yöntemi (cerrahi, kemoterapi, radyoterapi) devreye girebilmekte ve hastaların yaşam süresi uzatılmaktadır. Son birkaç yılda bulunan hedefe yönelik yeni biyolojik ilaçlar (bevacizumab, cetuximab, panitumumab, aflibercept, regorafenib) sayesinde tedavide başarı oranı artmıştır.

Hastalıktan Nasıl Korunulur?

Kolon kanserine yakalanmamış bireylerin korunmasında sebze, meyve ve tahıllar gibi lifli gıdaları fazla tüketmek, yeterince kalsiyum ve D vitamini almak önerilir. Ancak bunların yanı sıra ikincil korunma önlemi olarak tarama testleri ile erken tanının ayrı bir önemi vardır. Bunun için, her iki cinste 50 yaşından başlamak üzere,

  • Her yıl dışkıda gizli kan tetkiki, 5 yılda bir rektal muayene ve rektosigmoidoskopi ya da,
  • Her 10 yılda bir rektal muayene ve tam kolonoskopi veya,
  • Her 5-10 yılda bir çift kontrastlı kolon grafisi ve rektal muayene önerilmektedir.

Ailesinde kolon kanseri olan bireylerde tarama testlerine daha erken yaşta başlanmalıdır.

Başvurulacak Kaynaklar:

Источник: http://farukaykan.com/kalin-bagirsak-kolon-rektum-kanseri/

Kalın Bağırsak Kanseri Belirtileri

Kalın Bağırsak Kanserinde Erken Tanın Önemi

Kolon diye adlandırdığımız kalın bağırsak; ince bağırsak ve anüs arasında yer alır. Toplam uzunluğu 1.5 metre ile 2 metre arasında değişen kalın bağırsak, sindirim sisteminin beşte birini oluşturur. Çekum, kolon, rektum ve anal kanal olmak üzere dört bölüme ayrılır.

Kalın bağırsak, aynı zamanda ince bağırsağı çevresinden saran bir konuma sahiptir. Sindirim sisteminin sonunda yer aldığı gibi burada aktif bir rol oynamaz.

Kalın bağırsağın görevi daha çok sindirim sistemine yardımcı olup ince bağırsaktan posa halinde gelen ve burada yeterince sindirilemeyen besinlerin sindirimini üstlenmektir.

Gelen besinler içinde kalan suyun ve inorganik tuzların emilimini yapar. Bu kalın bağırsağın en önemli görevidir.

Çeşitli beslenme bozuklukları ile çok rafine edilmiş yani posasız ve yağlı yiyeceklerin aşırı tüketimi kalın bağırsağın işlevini sekteye uğratır ve kansere yol açar. Ayrıca kişi ya da ailesinde aşırı sigara kullanımı ve obezite görülen kişilerinde bu hastalığa yakalanma riski vardır.

Bu kanser, Batı ülkelerinde görülen en önemli ölüm nedenlerinden biridir. Batı dünyasında en sık rastlanan üçüncü ve ölüme yol açan ikinci kanserdir. Türkiye’de de gittikçe artan bu kanser türü, tümöre bağlı ölümlerin yaklaşık dörtte birini oluşturur.

Kalın bağırsak kanserinin bir diğer adı “Kolorektal Kanser”dir. Kalın bağırsak ve rektumda görülen kötü huylu oluşumlar (tümör) bu kansere neden olur.

Her yaşta görülebileceği gibi hastaların %90’ından fazlası 40 yaş ve üzeri kişilerdir. Bu tehli hastalığa yakalanma riski 40 yaş ve üzeri gruplarda on yılda bir iki katına çıkar. Kalın bağırsak kanseri tanısında genellikle, erken aşamada bir belirtiye rastlanmaz.

  • Bir ebeveyn, kardeş ya da çocuğun 60 yaş ve altında, kalın bağırsak kanseri olması,
  • Birinci derece aile bireylerinin ikisinde, kalın bağırsak kanseri hikayesi olması gibi durumlarda kişi orta risk faktöründedir.
  • Ailesinde 3 ya da daha fazla akrabasında kalın bağırsak kanseri hikayesi olması durumlarında ise kalıtsal veya ailesel kalın bağırsak kanseri riski yüksektir.

Makattan gelen kanın siyahımsı koyu renkte, yapışkan ve kötü kokulu olması mide ve ince bağırsak hastalığının göstergesidir. Kalın bağırsak kanserinde ise parlak kırmızı renktedir. Makattan gelen kanama, damlama şeklinde küçük sızıntılarla ve aktif halde görülen kırmızı renkteki kanama olarak dikkat çeker.

Uzun dönemde az miktarda veya ani bir şekilde çok miktardaki kanama, hastalarda nefes darlığı, halsizlik, bitkinlik, gibi rahatsızlıklara yol açabilir.

Şiddetli ve uzun süreli kanamalar özellikle 65 yaş ve üstü grubundaki hastalarda %10 ile %20 oranında ölümle sonuçlanabilir. Dikkatli olunmalıdır.

2. Karın Ağrısı

Genellikle gaz sancıları şeklinde ortaya çıkar. Yeri tam belirlenemeyen ağrılardır. Gazın artışı ve karın boşluğunda gezmesi nedeniyle tüm karında ağrı hissedilir. Çoğunlukla birkaç ay sürer ve erken tanıyla tedavi olasılığını arttırır. Bulantı ve sık sık kusma da bu belirtiyle baş gösterebilir.

Bu belirti daha çok sağ kolon kanserinde görülür. Hazımsızlık, halsizlik, bağırsakta delinme ve tıkanma gibi komplikasyonlarla sonuçlanabilir. Birkaç ayda hızlı kilo kaybı (5-10 kilo) gözlemlenir. Bu belirtilerin bir arada görülmesi sağ kolon kanseri şüphesini arttırır.

3. Kansızlık

Hastalığın en önemli belirtisi, ileri yaşlarda ortaya çıkan demir eksiliğine bağlı anemidir. Kişide böyle bir belirti kalın bağırsak kanseri şüphesini arttırır. Diğer belirtilerle birlikte görülen kansızlık, makattan gelen kanamanın uzun süreli olması ya da aniden aşırı büyüklükte bir kanama nedeniyle oluşabilir. 65 yaş ve üzeri hastalarda ölüm riskini arttırır.

4. Bulantı ve Kusma

Bulantı ve kusma genellikle karın ağrısı ve gaz sancısıyla beraber görülen belirtilerdir. Sık kusma nedeniyle hasta halsizleşir. Bulantı ve kusma çoğunlukla birlikte görülmekle beraber farklı nedenlerden ortaya çıkabilir.

Kusma sonucu hastanın vücut ısısında değişiklikler, aniden ortaya çıkan çarpıntılar, baş dönmesi, yutkunmada güçlük çekme, başın ağır gelmesi gibi durumlar gözlemlenebilir. Bu tür durumlar, tümörün bağırsağı tıkaması sonucu bağırsak düğümlenmesi gibi nedenlere bağlı olabilir. Hasta bu süreçte iştah kaybı yaşar.

5. İshal ve Kabızlık

Kalın bağırsak kanserinde görülen bir diğer belirti de ishal ve kabızlık durumlarıdır. İshal ve kabızlık zaman zaman ataklar halinde gelebilir.

İshalde, seyrekleşen ve miktarı fazla olmayan yumuşak dışkı gözlemlenir.

Kabızlıkta ise büyüyen tümörün bağırsak geçişini tıkaması üzerine, bağırsakta düğümlenme görülür. Bununla beraber şiddetli karın ağrısı, karında genişleme (şişlik), ateş ve kusma görülür.

Источник: https://evdesifa.com/kalin-bagirsak-kanseri-belirtileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.