Kalın Bellilerde İnsülin Direnci Riski Yüksek

İnsülin Direnci Nasıl Ölçülür?

Kalın Bellilerde İnsülin Direnci Riski Yüksek

İnsan vücudunda insülin adı verilen bir hormon vardır. Bu hormonun adının şeker hastalığı ile birlikte anılmasının nedeni bu hormonun kanda yükselen şeker miktarını düşürerek belirli bir seviyeye getirmesidir. Şeker hastalığında bu hormonun vücut tarafından yeterince salgılanamaması sonucu kanda yüksek oranda şeker bulunmasıdır.

İnsülin Nedir?

İnsülin hormonu, midenin altında bulunan pankreas bezindeki beta hücrelerinden salgılanır. Pankreas bezinden insülin salgılanması kan şekeri seviyesine göre ayarlanır.

Kanda şeker artınca ilk 1-2 dakika içinde pankreastan insülin salgısı hızlı olur ve buna ‘’ilk faz insülin salgısı’’ denir. Bu salgı 3-7 dakika sürer.

Daha sonra ikinci faz denen salgı oluşur ki, bu yavaş bir salgılanmadır ve devamlıdır.

Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra gıdalar bağırsaklarda parçalanır ve ufak şeker parçalarına dönüşür ve bağırsaktan emilerek kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır. Enerji sağlanması için kan şekerinin, kas, karaciğer, yağ ve beyin gibi dokular başta olmak üzere hepsine girmesi gerekir.

Kandaki şekerin hücrelere girmesi pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sayesinde olur. Bir bakıma insülin enerjinin depolanmasını sağlayan bir hormondur. İnsülin hormonu yoksa veya olduğu halde etki gösteremiyorsa şeker hücreye giremediğinden kanda birikir ve şeker hastalığı ortaya çıkar.

Kan şekerinin ayarlanmasında insülin çok önemli olmasına rağmen diğer hormonların (glukagon, adrenalin gibi) da kısmi etkileri vardır. Obezite yani kilo almaya neden olan hormonlardan birisi kanda insülin hormonunun yemek sonrası yüksek olmasıdır.

Yüksek glisemik indekse sahip yani kan şekerini hızlı yükselten karbonhidratların devamlı fazla yenmesi kanda insülin hormonunun hep yüksek olmasına, doygunluğun kısa süreli olmasına, acıkma ataklarına ve kilo almaya neden olur. Kandaki aşırı insülin kilo almanızın en önemli nedenidir. Bu nedenle kanda insülin düzeyini normal sınırlarda tutmak kilo vermenizi sağlamaktadır.

İnsülin Direnci Nedir?

Kanda yüksek olan insülin önceleri kan şekerini hücrelere sokar, fakat daha sonra bu görevini yapamaz hale gelir. İşte insülin hormonunun yeterince etkili olamamasına İNSÜLİN DİRENCİ (Rezistansı) adı verilir.

İnsülin direnci’ni kan damarıyla hücre arasında bulunan bir duvar olarak düşünebilirsiniz. Bu duvar (insülin direnci) kandaki glukozun kas ve yağ hücresine girmesini önler.

Duvar yükseldikçe (insülin direnci arttıkça) kan şekerinin hücreye girmesi için daha fazla insülin salgılanması gerekir.

Pankreastan salgılanan insülin hormonu salgısı, belirli bir süre sonra pankreas bezinin çok çalışmaktan dolayı yorulması nedeniyle azalır ve şeker hastalığı ortaya çıkar. Bu süreçte önce reaktif hipoglisemi (acıkma atakları), gizli şeker ve sonra aşikar şeker hastalığı ortaya çıkar. İnsülin direncinin etkili olduğu yerler kaslar ve karaciğerdir.

Kandaki şeker kaslar ve karaciğer tarafından çok miktarda alınır. Eğer direnç varsa yani insülin yeterince etkili değilse yemek sonrası kanda artan şeker kas ve karaciğere giremediği için kanda birikmeye başlar ve kan şekeri yükselir.

İnsülin hormonu yağ dokusundan yağların çözülmesini engelleyen bir hormondur. İnsülin etkisi azalınca yağ dokusundan yağlar çözülmeye başlar ve kanda yağ asitleri veya yağlar artmaya başlar.

Karaciğerde oluşan şeker üretimi sağlıklı kişilerde insülin hormonu tarafından baskılanır. Şeker hastalarında ise insülin etkisi olmadığından karaciğerden de aşırı miktarda şeker üretilir ve kan şekeri yükselir. Açlık kan şekeri 100 mg/dl ‘yi geçtiği andan itibaren karaciğerde şeker üretimi artmış demektir.

İnsülin direnci kilolu kişilerde daha fazladır ve o yüzden kilo arttıkça bu direnç artar ve şeker hastalığı görülme olasılığı artar. Özellikle yağın karında iç organlar etrafında birikmesi şeker hastalığı riskini iyice artırır.

Yağ dokusundan çözünen yağ asitlerinin kanda çok artması hem insülinin çalışmasını bozar hem de bu yağların depolanmaması gereken pankreas gibi dokularda depolanması da şeker hastalığı gelişimine katkıda bulunur.

Prof Dr Metin Özata

İnsülin Direncinin Yaptığı Hastalıklar

İnsülin direnci bazı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Bunlar şunlardır: 1.Erişkin tip denilen Tip 2 Diyabet yani şeker hastalığı 2.Reaktif hipoglisemi denilen yemek yedikçe kan şekerinin düşmesi 3. Obezite yani şişmanlık 4.

Hipertansiyon yani tansiyon yükselmesi 5.Koroner kalp hastalığı 6.Kan yağlarında yükseklik (trigliserid yüksekliği, HDL düşmesi) 7.Yaşlanmayı hızlandırır 8.Karaciğerde yağlanma 9.Göbek oluşması ve iç organlarda yağlanma 10.Gizli şeker 11.

Kan pıhtılaşmasında artış: fibrinojen artması 12. Kan damarlarının içini örten endotel isimli zarda yapısal bozulma ve damar sertliğini hızlandırma 13.Kanser: meme kanseri, prostat kanseri 14.Uyku apnesi, horlama 15.Ürik Asit yüksekliği 16.

Polikistik over sendromu 17.CRP artması 18.Böbrekten sodyum tutlumunun artması

19.Kadınlarda yumurtalıktan testostern hormon salgısının artması

Источник: http://www.renklinot.com/saglik/saglik-bilgisi/insulin-direnci-nasil-olculur.html

İnsülin Nedir? İnsülin Direnci Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Kalın Bellilerde İnsülin Direnci Riski Yüksek

İnsülin, vücutta pankreasta bulunan langerhans adacıklarının beta-hücreleri tarafından üretilen polipeptid yapıda 6000 dalton ağırlığında bir hormondur.

Besinlerden aldığımız gıdalar içerisindeki nişasta (karbonhidrat) bağırsaklarda enzimler tarafından glukoza dönüştürülür ve bağırsaklardan kana ulaşan glukoz daha sonra hücrelerin içine girer. Bu işlem insülin yardımı ile olur. Hücre içine giren şeker, enerji üretme amacıyla burada kullanılır.

İnsülin yokluğu ya da eksikliğinde glukoz hücre içine giremez ve bundan dolayı kanda yükselir ve bu durum diyabet (şeker hastalığı) olarak adlandırılır.

İnsülinin işlevi bazı sebeplerden dolayı bozulur ve bu bozulmadan dolayı insülin görevini yerine getiremez ya da bazı doğumsal nedenlerden dolayı insülin yoktur ve bu gibi durumlarda kan şekeri yüksekliği, kolesterol değerlerinin bozukluğu, karaciğer yağlanması, kanda ürik asidin yüksekliği,  ve gut hastalığı olarak bilinen bir hastalık riski gibi komplikasyonlar gelişebilir.

İnsülin direnci nedenleri

İnsülin direnci, pankreas tarafından üretilip kan şekeri seviyesini düzenleyen bir hormon olan insülinin etkilerine karşı vücut hücrelerinin bozuk tepki vermesi durumuna verilen addır. Bu direnç, insülin üretiminden reseptörlerine bağlanmasına ve daha sonra postreseptör olaylara kadar herhangi bir aşamada görülebilir.

Kilolu olmaya (obeziteye) bağlı insülin direnci: Hafif insülin direncinin en bilinen nedeni obezitedir ve kilo verme ile bu direnç tekrar düzeltilebilir.

Şeker hastalığına (tip 2 diyabet) bağlı insülin direnci: Tip 2 diyabetis mellitusta, kandaki yüksek glukoz seviyelerinin kısmi nedeni insülin direnci olabileceği gibi, düşük insülin üretimi de olabilir.

Nedeni bilinmeyen insülin direnci: Değişken diyabetli insanlar zaman zaman kan şekerindeki düşüş için aşırı dozlarda insülin gerekliliği duyarlar. Bu tür durumlardaki insülin direncinin nedenleri tam olarak bilinmemektedir.

Yaşam ve beslenme tarzına bağlı insülin direnci: Vücudunda insülin direncine sebep olabilecek herhangi bir bozukluk olmamasına rağmen hareketsiz bir yaşam, beslenme alışkanlıklarındaki bozukluk, yağdan zengin beslenme, çok fazla kilo alma, çok fazla şekerli içecekler (kola, gazoz, meyve suları gibi) nedenlerden dolayı da insülin direnci görülebilir.

İnsülin direncine neden olabilen diğer faktörler

  • Polikistik over sendromu
  • Esansiyel hipertansiyon
  • Yüksek kan kolesterol lipid düzeyleri (dislipidemi)
  • Genetik bozukluğa bağlı anormal insülin
  • Akantozis nigrikans
  • Bazı ilaçların kullanımı (kortikosteroidler, ağız yoluyla kullanılan doğum kontrol ilaçlarından bazıları ve diüretikler gibi) ilaçlar
  • Aterosklerotik kardiyovasküler hastalık gibi durumlar veya hastalıklar insülin direncine neden olabilir veya bu hastalıklar ile birlikte insülin direnci görülebilir.

İnsülin direncinde ortaya çıkan belirtiler ve komplikasyonlar

İnsülin direnci belirtileri, direncin sebep olduğu komplikasyonlara göre değişiklik gösterir.

ilk belirtiler arasında tatlı krizleri, unlu-şekerli ve nişastalı gıdalara düşkünlük, sık acıkma, gece yemeleri, yemeklerden sonra uyuklama, yorgunluk, terleme, kalp çarpıntısı, çabuk sinirlenme halleri, konsantrasyon bozuklukları, unutkanlık, baş ağrısı, uyku apnesi, horlama problemi, cinsel isteksizlik, ödem, cilt değişikliği (özellikle boyun, koltuk altı, kasık ve eklemlerin iç kısmında) gibi belirtiler vardır.

Beslenmede değişiklik olmadığı halde kilo alımı ve kilo verememe, adet düzensizliği ve aşırı tüylenme, tekrarlayan sivilcelenme sorunu, karaciğer yağlanması, gut krizleri, aşırı ve hızlı yemek yeme, çabuk acıkma ve açlık hipoglisemisi atakları gibi belirtiler de görülebilir.

İnsülin direnci birçok klinik tabloya yol açabilir. En sık görülen ve en iyi bilinen formu tip 2 diyabet ve metabolik sendromdur. Uzun süren insülin direnci nedeni ile tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon ve bazı malign hastalıklar (meme kanseri, bağırsak kanseri, endometrial kanser gibi) durumlar gelişebilir.

İnsülin direnci teşhisi için hangi testler yapılır?

İnsülin direncini değerlendirmek için birçok tetkik yapılabilir.

  • OGTT (Oral glukoz tolerans testi) nedir? İnsülin direnci olan kişilerde, oral glukoz tolerans testi sırasında, insülin düzeylerinin normalin üzerinde bulunduğu 1960’lı yıllardan bugüne kullanılan bir yöntemdir.
  • İTT (insülin tolerans testi nedir? İnsülinin intravenöz yolla verilmesine takiben lineer olarak azalan glisemi düzeyi, insülin duyarlılığını yansıtır.
  • İnsülin, glukoz ve C-peptid oranlarının ölçümü: Pratik günlük kullanımda, geniş vaka gruplarını içeren toplum çalışmalarında, hastalardan alınan açlık insülin, C-peptid ve glukoz değerlerini birbirleriyle oranlayarak, insülin direnci varlığı hakkında fikir edinilebilir.
  • HOMA-IR (homaostatic model assessment) testi nedir? İnsülin direnci için en sık kullanılan homeostasis model assessment (HOMA-IR) tetkikidir (bu tetkik, fazla kilosu olan, gizli şekerden şüphelenilen kişilerde pankreas bezinin salgıladığı insülin hormonuna karşı bir direnç gelişip gelişmediğini, beta hücrelerinin yeterli işlev görüp görmediğini ölçmek için yapılan bir tetkiktir.
  • OUICK testi nedir? İnsülin direnci için kullanılan diğer bir yöntem ise OUICK (insülin duyarlılık testidir). Bu yöntem insülin duyarlılığını gösterir.  Bu tetkik, açlık plazma glukozu (APG) ve açlık immünoreaktif insülin ölçümleri (AİRİ)’den hesaplanarak yapılır.
  • İVGTT (minimal model) testi nedir? İntravenöz glukoz tolerans testi yapılarak elde edilen glukoz ve insülin (veya C-peptid) değerlerinden glukoz duyarlılığını saptayabilen bir testtir.
  • CIGMA (glukozun sürekli infüzyonu modeli) testi nedir? Hem glukoz intoleransı, insülin rezistansı hem de beta hücrelerinin fonksiyonları hakkında bilgi edinilen bir testtir.
  • HECT (hiperinsülinemik öglisemik klemp testi) nedir? Periferik insülin direncini belirlemede ”altın standart” olarak kabul görmüş bir testtir. Testin temel kuralı, hiperinsülinemik bir ortam yaratarak bu ortamda normoglisemi sağlamak için verilen glukozun kullanım hızını bulmaya dayanır.

Ayrıca insülin direnci teşhisi için yapılan diğer testler arasında trigliserit, trigliserit/HDL kolesterol oranları, ürik asit ölçümü gibi testler de vardır. İnsülin direncine yönelik testler yapılırken, insülin direncinden kaynaklanan ve eşlik eden bozukluklara yönelik diğer tetkiler de yapılabilir.

İnsülin direnci tedavisi

İnsülin direnci tedavisi temelde üç alt başlıkta incelenir.

  • İnsülin direnci için beslenme tedavisi nedir? Beslenme tedavisinin amacı insülin direncini düzeltmek ve bu duruma bağlı gelişebilecek bozuklukları önlemektir. Sigara gibi kötü alışkanlıkları bırakmak da insülin direncini azaltabilir.
  • İnsülin direnci için egzersiz tedavisi nedir? Bedensel aktivitenin arttırılması ve insüline en fazla yanıt veren kas dokusunu, yağ dokusuna göre arttırarak yağ dokusunu azaltmaktır. Fiziksel egzersiz insülin direncinin tedavisinde çok ama çok önemlidir. Düzenli aerobik (yürüme, yüzme, bisiklete binme) ile, anaerobik (kas güçlendirici sporlar) ile  insülin direnci ve buna bağlı gelişebilecek sorunlar hem tedavi edilebilir hem de önlenebilir.
  • İnsülin direnci için ilaç tedavisi nedir? Gerektiğinde ve zamanında uygulanan tıbbi tedavi (insülin direncini azaltan ve dokuların insülin duyarlılığını arttıran ilaç tedavisi) tedavide oldukça önemlidir. İnsülin direncinin ilaç tedavisinde metformin ve tiyazolidindiyon grubu ilaçlar yer almaktadır.

Kardiyovasküler ve metabolik risk faktörlerinin azaltılması için toplumda sağlıklı beslenme eğitimi ve fiziksel aktiviteinin arttırılmasına yönelik teşvikler son derece önemlidir. İnsülin direnci olan kişilerde ve kardivasküler ve metabolik hastalıklar riski taşıyan kişilerde sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı ömür boyu sürdürülmelidir.

İnsülin direnci tedavisi ve önlemler

İnsülin direncini azaltmak için beslenme nasıl olmalı?

İnsülin direncini önlemek ve azaltmak için glisemik indeksi düşük bir beslenme şekli önemlidir. Yenilen ve içilen besinlerin glisemik indeksi yükseldikçe, kan şekeri de hızlı bir şekilde yükselmektedir. Bu hızlı yükselişler insülin boşalmalarına ve kanda insülin seviyesinin aşırı artışına yol açmaktadır.

Glisemik indeksi düşük olan besinler ise kan şekerini yavaş yavaş ve daha az oranda yükseltmekte ve glisemik indeksi yüksek gıdalara oranla daha az hormon salgılanmasını sağlamaktadır.

Kan şekerini hızlı ve yüksek oranlarda arttıran karbonhidratlar (glisemik indeksi yüksek besinler) olarak adlandırılırken, kan şekerini daha yavaş ve daha az arttıran besinler de (glisemik indeksi düşük besinler) olarak adlandırılmaktadır.

Glisemik indeksi düşük besinler 

  • Tam tahıllar
  • Baklagiller
  • Sebzeler
  • Kuruyemişler
  • Meyvelerin çoğu (özellikle elma, kuru kayısı, kiraz, greyfurt, kivi, yaş üzüm, mango, portakal, şeftali, erik, armut gibi meyveler)
  • Az yağlı süt ve süt ürünleri gibi besinler glisemik indeksi düşük besinler grubunda olan besinlerdir.

Glisemik indeksi yüksek besinler 

  • Beyaz ekmek
  • Pirinç
  • Hamur işleri (kekler, pastalar, kurabiyeler, börekler, çörekler gibi)
  • Hazır gıdalar (pizza, fast food, ekmek arası yiyecekler ve benzeri)
  • Tatlılar
  • Makarna, mantı gibi yiyecekler
  • Şekerli içecekler
  • Çikolata, bisküvi tarzı yiyecekler gibi besinler glisemik indeksi yüksek olan besinlerdir.

Kısacası, beslenmede hiç bir faydası olmayan ve bu glisemik indeksi yüksek olan yiyecekleri hayatımızdan mümkün olduğunca çıkarmak ya da en ama en aza indirmek insülin direncini önlemek ya da azaltmak için çok ama çok önemlidir, bunun yanı sıra egzersiz ve hareketli yaşam tarzı da ihmal edilmemelidir. Yemeklerin sağlıklı pişirme yöntemleri ile pişirilmesi ve düzenli, dengeli öğünler de yaşam tarzı haline getirilmelidir.

Glisemik indeksi düşük besinler

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/insulin-nedir/

İnsülin Direnci Nedir? Belirtileri, Risk Faktörleri ve Önlemler

Kalın Bellilerde İnsülin Direnci Riski Yüksek

İnsülin direnci ile ilişkili risk faktörleri grubunu belirtmek için insülin direnci sendromu, metabolik sendrom ve hatta X sendromu terminolojisi bulunmaktadır.

Tam tersine, klasik idrara çıkma ve tam diyabet susuzluğu 1600’lü yıllardan beri anlaşılır olup, keşifler bir yüzyıl öncesinde pankreas ve insülinin tam diyabetteki rolleri için keşfedildi. İnsülin direnci, tip 2 diyabet gelişiminin ardında yatan neden olarak ortaya çıkıyor; ancak bu biraz daha karmaşıktır.

İnsülin Direnci Hakkında Hızlı Bilgiler:

Aşağıda insülin direnci ile ilgili bazı önemli noktalar kısaca listelenmiştir. Daha ayrıntılı ve destekleyici bilgi makalenin devamında yer almaktadır.

  • İnsülin direnci, diyabet ve kardiyovasküler problemler için diğer risk faktörlerinin yanı sıra “sessiz” bir risk faktörüdür.
  • İnsülin direnci, artık sessizken, fakat tip 2 diyabetin artmış kan şekeri seviyelerinin arkasında bir problem olarak kalmaya devam ediyor.
  • Bu fenomen karmaşıktır ve sadece diyabet biliminde nispeten daha iyi anlaşılmıştır.
  • İnsülin direncinin kendisi, prediyabet veya diyabet gelişmeden tek başına göründüğünde, herhangi bir belirti veya semptom göstermez.
  • Sadece insülin direnci ile birlikte kan şekeri seviyeleri de normaldir.
  • Sürecin, diyabetin ve kardiyovasküler risk faktörlerinin “kümelenmesinde” diğerlerinde olduğu gibi ailesinde hipertansiyon ya da diyabet öyküsüne sahip olan aşırı kilolu veya obez hastalar için bir risk faktörü olduğu düşünülüyor.
  • İnsülin direnci tek başına tedavi edilmez, ancak yaşam tarzı ve tıbbi önlemlerle 5 yıllık ve 10 yıllık risklerin önlenmesi mümkün olur.

İnsülin Direnci Nasıl Gelişir?

Son 10-15 yıllık gelişmeler sürerken, insülin direncinin nasıl ve neden geliştiği (patogenezi) karmaşık bir hal almış ve tam olarak anlaşılamamıştır.

Genetik ve yaşam tarzı faktörleri de dahil olmak üzere risk faktörlerine sahip kişilerde şunlar bulunur:

  • Pankreastan salgılanan insülin hormonu etkilerine direnç gösterebilir.
  • İnsülin kan dolaşımındaki glikozun düzenlenmesi için gereklidir, glukozun hücreler tarafından alınmasına neden olur.
  • İnsülin aynı zamanda karaciğere, kana salınmak yerine glikozu tutması için sinyal gönderen kimyasal habercidir (glikoz, karaciğer saklama için glikojen formunda paketlenmiştir).
  • İnsülin normalde doğru zamanda ihtiyacımız olan enerji miktarı için doğru olan dengeyi korur ve böylece yeme ve aktivite arasındaki farklı zamanlarda kan şekeri seviyesini öngörülebilir tutar; asla kan seviyesinin çok fazla yükselmesine izin vermez. Bununla birlikte, hormona direnç gelişebilir.
  • Direniş başlangıçta, pankreasın daha fazla insülin salgılarken, bununla birlikte, güvenli kan şekeri seviyelerini korumak insüline direncine hastalık eşlik etmediği zaman oluşan resimdir.
  • Bununla birlikte, insülin direnci sonunda prediyabetlerin glikoz düzeyleri sürekli yükselir ve ardından tam diyabetin kalıcı hiperglisemi; artan insülin direncinin telafisinde ekstra insülinin salınımı sağlanamaz.

İnsülin direncinin nasıl geliştiği ve özellikle bunun neden ortaya çıktığı konusunda büyük karmaşıklıklar vardır. Ancak iyi haber şu ki, bunun nasıl önleneceği konusunda çok sayıda fikir vardır. Ve tip 2 diyabet önlenmediğinde yönetilebilir.

İnsülin Direnci Belirtileri ve Bulguları

Eğer diyabet gelişmediyse, insülin direncinin kendisinin dışa dönük belirtileri yoktur. Ayrıca, diğer risk faktörleri ile ilişkili olmasına rağmen, hastanın kendisi tarafından fark edilebilecek herhangi bir belirti bulunmaz.

Kan şekeri testleri ve sonuçlar, prediyabet ve şeker hastalığını teşhis etmek için aşağıdaki gibi kullanılmaktadır. Ancak insülin direncinin tek başına yalnızca yüksek risk altında olan insanlarda bulunma olasılığı yüksektir:

Tek başına insülin direnci:

  • Hiçbir belirtisi yoktur, ancak obezite gibi risk faktörleri vardır.
  • Kan şekeri seviyesi yükselmemiştir. Açlık glikoz testinde (ayrıca 5.6 mmol/L’de ölçülen) 100 mg/dL’nin altında normaldir. A1C (aynı zamanda HbA1c) testi için, bu sonuç %5.7’nin altına düşerse, glikoz seviyeleri son bir kaç hafta içinde normal olarak ortalamaya sahiptir.

Prediyabet:

  • Belirtiler yoktur, ancak kan şekeri yüksektir.
  • Kan şekeri seviyeleri, 100-125 mg/dL açlık glikozu (5.6-6.9 mmol/L) veya A1C testi %5.7-6.4 aralığında yükseltilir.

Diyabet:

  • Genellikle sık idrara çıkma ve susuzluk içeren teşhis öncesi semptomlar vardır.
  • Kan şekeri seviyeleri teşhis ve tedavi edilene kadar yüksektir. 126 mg/dL veya daha fazla, açlık glikozu (7 mmol/L) veya %6,5 veya daha fazla bir A1C.

İnsülin direncinin başlangıçta hiçbir belirti veya bulgu göstermemesinin nedeni, vücuda adapte olduğu ve bu soruna rağmen normal kan şekerlerini muhafaza etmeyi başarmasıdır.

Prediyabet geliştiğinde, insülin direncinin artmış kan şekerine katkıda bulunduğu ve problemin bir parçası olarak kaldığı düşünülür.

Aslında, insülin direnci, tip 2 diyabetin önemli bir parçası olmayı sürdürür ve pankreasta insülin salgılanmasının azalması ile birlikte rol oynar.

Tip 1 diyabette en önemli sorun insülin salgılanmasının olmamasıdır. Buna karşılık, insülin için azalmış duyarlılık, tip 2 diyabetin en önemli problemidir.

İnsülin Direnci: Risk faktörleri

Diyabet için risk faktörlerinden bazıları, kalp rahatsızlığı ve felç gibi diğer kardiyovasküler ve serebrovasküler sorunlar için de risk faktörleridir.

Sonuç olarak, son yıllarda diyabet ve kalp rahatsızlığı için bir “risk faktörü takımyıldızı” düşünürken örtüşmeye başlamıştır. Bazı faktörlerden de kaçınılabildiğinden ve özellikle obezite daha yaygın hale geldiğinden, hastalık olasılığını azaltmamıza yardımcı olabilecek yaşam tarzı önlemlerine odaklanma artmıştır.

Aşağıdakilerin hepsi insülin direnci, prediyabet ve diyabet için risk faktörleridir ve bazıları yaşam tarzı değişiklikleri veya tıbbi yardımla değiştirilebilir:

  • Aşırı kilo ve obezite
  • Hareketsiz yaşam tarzı (haftada birkaç kezden az fiziksel aktivite)
  • Hipertansiyon (yüksek tansiyon)
  • Yüksek kolestorol
  • Ailede şeker hastalığı öyküsü
  • Gestasyonel diyabet öyküsü (gebelik sırasında diyabet)

Not: Uzmanlar, kilolu ve 45 yaşın üzerindeki tüm kişilerin prediyabet veya şeker hastalığını gösteren glikoz seviyeleri için test edilmesini önermektedir.

Aşırı kilolu, fakat 45 yaş altı diğer insanlarda, yukarıda listelenen diğer risk faktörlerinden birine veya birkaçına sahip olsalar da, diyabetin bulunması için karar vermede bir risk faktörü bulunmamasına rağmen hareketsiz bir yaşam tarzı dışında test edilmelidir.

İnsülin Direnci ve Tip 2 Diyabet Nasıl Önlenir?

İnsülin direnci ve tip 2 diyabet için risk faktörleri (aile geçmişi ve genetik yapımız) her zaman değiştirilememekle birlikte, örneğin, insüline dirençli olma ve tip 2 diyabetin ortaya çıkma riskini azalttığı açıkça gösterilmiş önlemler vardır. Obezite, belirli bir risk faktörüdür. Bazı faktörler de kalp rahatsızlığının ve felcin önlenmesinde anahtardır.

Özetlersek, yaşam tarzı değişiklikleri yapmak, insülin direncini ve diyabeti önlemeye veya ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olur ve genel olarak sağlık için daha yararlıdır.

Tip 2 diyabet teşhisi konduğunda, potansiyel komplikasyonlar da kısmen önlenebilir ve idare edilebilir.

Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.

Источник: https://www.hastalopedi.com/insulin-direnci/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.