Kalp Ameliyatlarındaki Gelişmeler Hasta Konforunu Artırıyor

Kalp Damar Cerrahisi

Kalp Ameliyatlarındaki Gelişmeler Hasta Konforunu Artırıyor

Derin Ven Trombozu nedir?

Derin Ven Trombozu (DVT) derin toplardamar içinde kan pıhtısı oluşmasıdır. Genellikle bacağın aşağı tarafında, kalçanın uyluk bölümündedir. Pıhtının bir kısmı kopar ve kan içerisinde dolaşmaya başlar. Akciğerde kan akışını tıkar ve ölüme neden olabilir

DVT’nin belirtileri

DVT başlangıç aşamasında farkedilmeyebilir. Kişilerin yarısında belirgin bir işaret görülmeyebilir. Belirtileri; kızarma, şişme, hassasiyet veya acıdır. Bu belirtiler kan pıhtısının olduğu bölgede görülebilir. Genellikle de bacakta olur.

DVT tehsi: Pulmonar embolizm

“Pulmonar embolizm” pıhtının akciğeri besleyen kan damarlarını tıkamasıdır. Eğer kan pıhtısı koparsa kan damarı içerisinde dolaşır. Sonucunda ise yaşam tehsi oluşur. Belirtileri arasında; düşük kan basıncı, bayılma, hızlı kalp atışı, göğüs ağrısı ve kan tükürme bulunur. Bu belirtilerden herhangi biri varsa acil yardım alınması önerilir.

DVT’nin nedenleri

Cerrahi müdahale, yaralanma, bağışıklık sistemi yanıtı gibi damarın iç kısmının astarını zedeleyen her şey DVT’ye neden olabilir. Kalınlaşan kan yavaş akar ve pıhtı yapar. Pıhtı zedelenmiş damar içerisinde oluşur. Kan pıhtısı riski olan durumlar; genetik rahatsızlıklar, hormonal değişimler, özelliklede uçaklarda uzun süre oturmak olabilir.
DVT riskini kim taşır?

DVT riskini taşıyanları şöyle sıralayabiliriz;

  • Kanserli kişiler
  • Ameliyat olmuş kişiler
  • Uzun süre yatak istirahati yapanlar
  • Yaşlılar
  • Sigara içen kişiler
  • Uzun yol seyahatine çıkanlar
  • Obez ve kilolu kişiler

DVT ve gebelik

Gebelik dönemindeki kadın risk altındadır. Doğumdan 4-6 hafta sonra DVT riski hala vardır. Bu yüksek seviyedeki östrojen yüzündendir. Kanın pıhtılaşmasına neden olabilir. Genişleyen rahmin basıncı, damarlarda kan akışını yavaşlatır. Bazı kan ve damar rahatsızlıkları DVT riskini artırır.

DVT ve doğum kontrol yöntemi

Gebellik gibi hormonal doğum kontrolü ve menopoz sonrası hormon terapisi kan kimyasını değiştirir. Kan ve damar rahatsızlığı olmayan kadınlarda bile DVT riskini artırabilir.

DVT ve seyahat

Uzak diyarlara seyahat heyecanlı bir iştir. Fakat uçak koltuğunda uzun süre oturmak ze verici değildir. Yapılan çalışmalar, 4 saatten fazla süren yolculukların, DVT oluşumu riskini iki kat artırdığını göstermiştir. Uçak yolculuğu, otobüs, tren, otomobil yolculukları bu riski taşır. Bu durumlar damardaki kan akışını tembelleştirir.

DVT’nin teşhisi

Ultrason, DVT teşhisinde kullanılan en yaygın yöntemdir. Ultra ses dalgaları yaratılarak, kan akışının resmi ve pıhtı ortaya çıkarılır.

Ultrason önermeden önce doktorunuzun sizi muayene edip DVT belirti ve işaretlerini kontrol etmesi gerekir. D-DIMER kan testi de DVT teşhisinde faydalı olur.

Medikal tıbbi hikayeniz, kullanılan ilaçlar, aile hikayesi istenebilir. DVT riskini artıran başka faktörler de incelenir.

DVT tedavisi: Anticoagulants

Anticoagulants yani pıhtı önleyiciler kanı inceltir ve en yaygın DVT ilacıdır. Enjeksiyon, iğne veya hap şeklinde alınır. Bu ilaç pıhtıyı parçalar ve yeni pıhtı oluşumunu engeller. İlacı aldıktan bir süre sonra, pıhtının çözülmesi için belirli zaman geçmesi gerekir.

DVT tedavisi: Pıhtı parçalayıcıları

Kan pıhtılarını çözen ilaçlara “trombolitikler” denir. Bunlar çok kanamaya neden olabilir. Acil durumda kullanılırlar. Örneğin, yaşamı tehdit eden kan pıhtısı parçalanıp, çözülerek ciğerlere giden kan damarlarını etkiler. Böylece birçok hastalığa davetiye çıkarabilir. Trombolitikler doktorunuz tarafından hastanede verilir.

DVT ilaçlarının yan etkileri

Pıhtı önleyiciler kanı inceltir. Bu ilacı kullanan kişilerin vücudunda morluklar oluşur ve kanamalar hızlı bir şekilde olur. İç kanama tehlidir. Pıhtı önleyici kullanmadan önce uzman bir doktora danışıp, kan testi yaptırmak ve kanın çok ince olmamasına dikkat etmek gerekir. Yeni ilaçların bazılarında rutin laboratuvar kontrolü ve kan inceltme etkisi istenmeyebilir.

İç kanamanın belirtileri

Göbekte iç kanama belirtileri şöyledir;

  • Karın ağrısı
  • Kusma
  • Kahverengi-kırmızı kusmuk
  • Parlak kırmızı- siyah dışkı

Beyin kanaması şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, anormal hareketler ve şaşkınlık şeklinde sıralanabilir. Bu belirtiler varsa direkt hastaneye gitmeniz gerekir. Yaralanmalardan dolayı oluşan kanamalar için de doktora başvurulmalıdır.

DTV tedavisi: Vena Cava filtresi

Pıhtı önleyici alamayan kişiler için uzman bir doktor tarafından “vena cama” adlı büyük damara filtre takılması önerilebilir. Bu filtre kan pıhtısını yakalar ve ciğerlere gitmesini engeller. Ancak yeni pıhtı oluşmasını engelleyemez veya DVT’yi tek başına tedavi edemez. Fakat bu filtre yaşamı tehdit eden “pulmoner embolizmi” önler.

DTV tedavisi: Kompresyon (basınç) çorapları

Kompresyon çorapları basınç uygulayarak kanın bacaklarda pıhtı oluşturmasını engeller. Şişmeyi önler, azaltır, pıhtının oluştuğu yerde bacaktaki rahatsızlığı giderir. Bu çorap eczanelerden temin edilebilir. Reçete edilen çoraplar daha büyük bir basınç sağlayabilir.

DVT tedavisi ve evde bakım

Rahatsızlığı ve şişmeyi önlemek için bacakları yüksek bir yere kaldırmak gerekir. Uzman bir doktor rahatsızlığı olan kişiye kompresyon çorabını önermişse, ev de dahi bu çorabın giyilmesi tavsiye edilir.

DVT’nin uzun dönem komplikasyonları

Bir kere kan pıhtısı gittiğinde, DVT arkasında hoş olmayan bir çağrı kartı bırakır. Uzun süren şişlikler, deri renginde değişim ve pıhtının olduğu yerde değişim oluşabilir. Bu belirtiler, post-trombotik sendrom olarak adlandırılır ve pıhtı oluştuktan bir sene sonra kendisini gösterir.

DVT’nin önlenmesi için egzersiz

Aktif olmak, kan akışını hızlandırır ve pıhtı oluşmasını önler. Özellikle bacağın aşağı kısmındaki adeleleri çalıştırmak DVT oluşumunu engeller. Aktif ve hareketsiz zamanlarda kişinin çalışmaya ara verip, ayaklarını uzatması önerilir. Düzenli egzersiz, obezite riskini azaltarak DVT riskini yok eder.

Seyahatte DVT’nin önlenmesi için ipuçları

Dört saati geçen seyahatlerde çok su için ve dar giysi giymeyin. Her 2-3 saatte bir ayağa kalkıp yürüyün. Koltukta oturmak zorunda kalan kişiler bacaklarını aktif yapmak için seçenek yaratabilir. Bacak adelelerini sıkıp gevşeterek, topuklarını yukarı kaldırıp tekrar indirerek ayağını gevşetebilir. Seyahat sonrası varılan yerde bol bol yürüyün.

DERİN VEN TROMBOZUNDA NEDEN ATAKALP?

Bu durumlara gelmeden yani DVT olmadan veya olduktan sonra özel olarak hastamızın damarlarını inceleyerek damar haritalama  yapıyoruz.

DVT’ nin üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin kasıktan kateterle girerek pıhtıyı çıkarıp damarları eski haline gelmesine yardımcı oluyoruz.

ayrıca dvt’ nin nedeni olan iç varis yani toplardamar kapakçığında reflü yani kaçak  sorununu mikrocerrahi ile çözüp, hastanın bir daha DVT olmasını engelliyoruz.

Eğer hastamızın genetiğinde DVT geni varsa onu da araştırıyoruz ve tekrar pıhtı riski varsa damara süzgeç yani filtre  koyuyoruz, Böylece hastada pıhtı olsa bile akciğer embolisi yani pıhtının akciğere gidip hayati risk oluşmasını engelliyoruz. Yalnızca kan sulandırıcı ilaçlar  ve varis çorabı verip göndermiyoruz !

DVT için “bu hastalıkla yaşamaya alış”“bunun tedavisi yok” veya “çok geç kalmışsın, ilk bir iki ayda gelsen hallederdik” demiyoruz, “geçmiş olsun” da demiyoruz,“Hayat konforunuzu arttırıcı hedefe yönelik devamlı çözüm üretiyoruz “ diyoruz.

Источник: https://www.atakalp.com.tr/tibbi-birimlerimiz/kalp-damar-cerrahisi/

Böbrek ve Şeker Hastaları; Dikkat! Bilinmeyen Bir Kalp Hastalığınız Olabilir

Kalp Ameliyatlarındaki Gelişmeler Hasta Konforunu Artırıyor
Kalp ve Damar Cerrahisi

Memorial Hizmet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr.. Harun Arbatlı, böbrek ve şeker hastalarında belirti vermeyen kalp hastalığı riski konusunda uyarıyor.

Böbrek hastaları, kalbi zorlayıcı efor harcayamadıkları için ‘bilinmeyen bir kalp hastalığı’ tehsi ile karşı karşıya kalıyor. Bu hastaların büyük bir bölümünde kronik şeker hastalığı da olduğu için ağrı hissedilmiyor ve hastalık, ancak son aşamada kendini gösteriyor. Bu nedenle hastaların ameliyata giden süreçte, kalp hastalıklarına karşı erken önlem alma şansı da kalmıyor.

Günümüzde açık kalp ameliyatları, böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize giren hastaların korkulu rüyası olmaktan çıkıyor. Yoğun bakım şartlarında yapılan özel tedaviler ile vücuttaki zararlı maddeler temizlenerek, hasta ameliyata hazırlanıyor. Kanın vücut dışında filtre edilmesi ile yapılan bu tedaviler sayesinde, hastanın bypass sonrası iyileşme süreci de kısalıyor.

Böbrek Hastalarının Kalp Hastası Olup Olmadığı Anlaşılamıyor

Böbrek yetmezliği sorunu, kalp hastalıkları tanısının konulmasına da engel oluşturmaktadır. Bir böbrek hastasının aynı zamanda kalp hastası olup olmadığını anlamak ancak ileri tetkiklerle mümkündür.

Çünkü bu hastaların efor kapasitelerinin düşüklüğü ve günlük aktivitelerinin sınırlı oluşu, kalbinin zorlanıp zorlanmadığının ortaya çıkmasını engellemektedir.

Böbrek hastalarının büyük bir bölümü aynı zamanda diyabet hastası olduğu ve uzun yıllar süren diyabet nedeniyle kronik böbrek yetersizliği de gelişmiş olduğundan ayrıca büyük bir risk altındadır.

Böbrek ve Şeker Hastalarına Kalp Tetkikleri Yapılmalı

Böbrek hastalarının olası bir kalp hastalığı riskine karşı önlem almaları şansı da erken tanı konulamadığı için düşüktür.

Böbrek hastası olan aynı zamanda hastayı kronik böbrek yetmezliğine götüren diyabet de, sinir uçları harabiyetine neden olduğundan, hastanın kalbinde bir sorun olsa bile bu sorunun en önemli belirtilerinden biri olan göğüs ağrısı hissedilmemektedir. Sinir uçları harabiyeti nedeniyle hastalık bu kişilerde ağrı ile kendini belli etmez.

Bu da kronik böbrek hastalıklarında kalp hastalığı tanısının gecikmesine neden olmaktadır. Bu nedenle kronik böbrek yetmezliği olan hastaların mutlaka kalp hastalıkları yönünden değerlendirilmesi çok önemlidir.

Kalp Hastalıklarının Tanısında Kullanılan Girişimsel Yöntemler, Böbrek Hastalıklarını Nasıl Etkiler?

Böbrek hastalarında kalp hastalıklarının tanısı, hastayı yorabilir. Kalp ve damar hastalıklarının tanısında kullanılan ilaç yükü ile yapılan bilgisayarlı tomografi ve koroner anjiyografi, böbrek fonksiyonlarını son derece olumsuz etkileyebilir.

Vücuttaki üre oranı yüksek olan bir hastanın vücuduna verilen kontrast madde ile kalp fonksiyonlarının görüntülenmesi, böbrek fonksiyonlarını ileri derecede bozulabilir, hatta var olmasa bile hastayı böbrek yetmezliğine götürebilir.

O nedenle bu hastalar detaylı ve hassas bir şekilde incelenerek, ön tedavi ile bu tür tetkiklere hazırlanmalıdır.

Fakat artık günümüzde bir çok şey daha kolay takip edilebilir hale geldiği için bir ön tedavi niteliğindeki ‘sıvı tedavisi’ yapılarak, böbreklerin süzme kabiliyeti artırılmakta, böbreklerin erken dönemde bu kontrast maddeleri kolay atması sağlanabilmektir. Böyle olunca da böbreklerin zarar görmesi engellenmektedir.

Böbrek Hastaları İçin Kalp Ameliyatı Sorun Olmaktan Çıkıyor

Günümüzde; böbrek hastalıklarında ya da kalp hastalıkları ile böbrek hastalıkları bir arada olduğunda bu hastalara hayat kurtarıcı bir takım tedavi seçenekleri sunulabilmektedir. Örneğin; Her ne kadar şeker ve böbrek hastalarında stentler çok iyi sonuçlar vermiyor olsa da bu bir kural değildir.

Günümüzde stentlerin gelişmiş olması tedavi imkanlarını artıran ve başarıyı etkileyen çok önemli bir faktördür.

Böbrek yetmezliği hastalarına ameliyat öncesi uygulanan bir takım özel tedaviler ve sonrasında hastanın özel bakıma alınması, koroner bypass ya da bir kapak operasyonunu çok daha kolay hale getirmektedir.

Ameliyattan Önce Diyaliz Tedavisi İle İyileşme Süreci Kısalıyor

Böbrek hastalarına, yoğun bakım şartlarında uygulanan dializ seçenekleri bulunmaktadır. Geçmiş yıllarda kronik böbrek yetmezliği sorunu olan hastalara yoğun bakımlarda diyaliz yapılamıyordu.

Gerek hemodiyaliz sırasında hastanın tansiyonundaki iniş ve çıkışlar, gerek hemodiyaliz makinelerinin taşınılamaz oluşu nedeniyle yoğun bakım şartlarına alınamaması, hastalara bu imkanı verememekteydi. Metabolik olarak çok ihtiyaç duyduğu dönemde hasta hemodiyalizden mahrum kalabiliyordu. Günümüzde bu artık sorun olmaktan çıkmıştır.

Kronik böbrek hastası ameliyattan bir gün önce diyalize girip, ek tedavi görebilmektedir. Ekstrakorporeal tedavilerin gelişmesi ile birlikte hemodiyaliz ya da hemofiltrasyon bu hastalarda uygulanmakta, metabolik yük hastaların üzerinden kaldırıldığında, iyileşme süreçleri de olumlu etkilenmektedir.

Ameliyat öncesi yoğun bakımda uygulanan Ekstrakorporeal tedavilerle vücuttaki su birikiminin çok kolay bir şekilde tahliyesi sağlanmaktadır. Hastanın kanındaki zehirli maddeler uzaklaştırılarak hastaların ameliyat sonrası çabuk iyileşmelerine imkan tanınmaktadır.

Böbrek Hastalarına Kalp Ameliyatı Yapan Önemli Bir Merkeziz

İleri derecede böbrek yetmezliği nedeniyle çok uzun yıllar diyalize girmek zorunda olan hastalar da artık kalp ameliyatı olabilmektedir. Bu da Memorial Hizmet Hastanesi’nin sunduğu önemli olanaklardan bir tanesidir.

Kronik diyalize bağımlı hastalarda bypass ya da kapak ameliyatlarının yapılabiliyor olması çok önemlidir.

Yoğun bakım ünitemizde ekstrakorporeal tedavi cihazlarını çok aktif olarak kullanabildiğimiz için bu hastaları ameliyat ederek, ameliyat sonrası bakımlarını en yüksek düzeyde tutabiliyoruz. Ekstrakorporeal tedavi cihazlarının temelde iki fonksiyonu bulunmaktadır.

Bunlardan biri; kanın oksijenlendirilmesi, diğeri de; vücuttaki zehirli maddelerin atılması ve süzülmesi için kullanılan filtrelerdir. Bir kalp akciğer makinesine bir filtre sistemi bağlayarak, kanı hem oksijenlendirilmesine hem de temizlenmesine olanak tanıyoruz.

Böbrek Hastalarının Kalp Ameliyatı Sonrası Bakımı Çok Önemli

Ameliyat sonrası bakımda ise hemşiresinden yoğun bakım personeline kadar gerçekten çok iyi bir noktada hizmet veren bir merkeziz. Hastanın bakımı bir orkestra koordinasyonu gibi gerçekleştirilebilmektedir.

Özellikle yoğun bakım sürecinde enfeksiyon hastalıkları uzmanı ve hemşiresinin de çok büyük bir önem taşıdığını belirtmek gerekir. Bypass olup iyileştikten sonra böbrek nakli olan çok sayıda hastamız vardır. Hasta böbrek nakli olamasa bile diyaliz sistemlerindeki gelişmeler bu hastalar için büyük konfor sağladı.

Artık birçok hastamız diyaliz merkezlerinde diyalizden çıkıp hastanemize kalbinin kontrolü için gelebilmektedir.

Источник: https://www.hizmethastanesi.com/saglik-rehberi/bobrek-ve-seker-hastalari-dikkat/

Kalp Damar Ameliyatları, Nedenleri ve İyileşme Süreci

Kalp Ameliyatlarındaki Gelişmeler Hasta Konforunu Artırıyor

Kalp ve damarlarla ilgili yapılan ameliyatlar gelişen tıp teknolojisine bağlı olarak artık farklı ve oldukça basit yöntemler uygulanarak yapılabilmektedir.

Kalp Damar Ameliyatı

Damarlarda, kalp kasında ve kapakçıklarını kapsamakta olan kardiyovasküler sistemde oluşan her hangi bir sorun bütün vücut açısından risk oluşturabilen sonu felç veya ölüme varabilen ciddi hastalıkların bulunduğu tablolar oluşturmaktadır. Bazı durumlarda üşütmeye bağlanabilen bir göğüs ağrısı bile ihmale geldiğinde sonu ölümle bitebilen ürkütücü tablolar çizebilmektedir.

Günümüzde meydana gelen ölüm oranlarının büyük bir yüzdesini alarak; ölüm nedenlerinde ilk sırayı oluşturan kalp ve damar rahatsızlıkları konusunda yapılan tedaviler uzun bir zamandır doktorların araştırma konusu olmuş; bu yolda gerek tedavi yöntemlerinde gerekse cerrahi müdahalelerde büyük gelişmeler kayıt edilmiştir.

Eskiden kalp ve damar ameliyatlarında uygulanan geleneksel diye isimlendirilen büyük kesikler hatta göğüs kemiklerinin kesikleri varken; günümüzde minimal invizav yöntemler, koltuk altı ameliyatları, kasık veya el ve kol bileklerinden girilerek yapılan anjiyografik uygulamalar sayesinde kalp kapakları, damarlar, kalp kası gerekli olan düzenlemelerle tedavi edilebilmektedir.

Kalp damar ameliyatlarının uygulama alanlarına örnek olarak şu örnekleri verebiliriz.

  • Damar genişlemeleri
  • Damar tıkanmaları
  • Kalp kapakçıkları onarılması ve değiştirilmesi
  • Kalp kasında hasarlı olan bölümleri gerekli olan tedavisi ve onarılmasını yapılması
  • Kalp ritim sorunlarının çözümlenmesi için cihazlar takılması
  • Kalp nakilleri

Nedenleri

Kalp ve damarlar insan vücudunda bütün organların dokuların ve hücrelerin gerekli olan besinleri, gereken zaman dilimi içinde almasına yardımcı olarak bütün vücut mekanizmasının işleyişini ve sağlığını kontrol etmektedir. Damar ve kalpte ameliyat gerektirebilecek pek çok sorun ortaya çıkabilmektedir.

Dünyada yaşanan ölüm oranlarının nedenleri arasında ilk sırayı alan kalp ve damar rahatsızlıkları konusunda ameliyat gerektiren sorunların oluşum nedenlerine şu şekilde örnekler verebiliriz:

  • Damarlarda kolesterol ve yağ plaklarının oluşarak meydana gelen daralmalar
  • Damar genişlemeleri
  • Damar tıkanıklıkları
  • İlerleyen yaşa bağlı olarak damarların esnekliğini kaybetmesi
  • Hipertansiyon sorunları
  • Yüksek kolesterol rahatsızlıkları
  • Diyabetik hastalıklar
  • Kalp kapakçıklarında oluşan kireçlenme, genişleme veya tıkanmalar
  • Kalp kası iltihapları
  • Ritim bozuklukları

Yapım Aşamaları

Kalp ve damar rahatsızlıklarıyla ilgili gelişen tıp bilimine paralel pek çok yeni ameliyat yöntemi ortaya çıkmıştır. Bunlar arasında en sık uygulanan geleneksel yöntemle yapılan açık cerrahi ameliyatlar, anjiyo ile stent veya balon uygulamaları, minimal invaliz uygulamaları olmaktadır.

Geleneksel yöntemlerle yapılan operasyonların yapım aşamasında göğüs kemiği kesilirken minimal invaziv sisteminde ufak kesiklerle hastaya gerekli olan tedavi yapılmaktadır. Genel anestezi uygulanarak yapılan cerrahi müdahalelerde kalp; akciğer ve kalp makinesine bağlanarak durdurularak kansız ve hareketsiz bir haldeyken gerekli olan tedavi yapılmaktadır.

Bu operasyonlar yaklaşık dört ile altı saat arasında sürebilmektedir.    

Kalp Damar Ameliyatları

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Kalp ve damarla ilgili her hangi bir cerrahi müdahale geçirecek olan hastaya yapılacak tıbbi hazırlık yanında hastanın dikkat etmesi gereken kuralları eşliğinde yapılacak müdahaleye hazırlanmak için yapması gereken bir takım girişimler bulunmaktadır.

Hastanın ameliyata hazırlanma yolunda uygulayacağı bu kurallar hem yapılacak operasyonun başarılı bir şekilde sonuçlanmasına hem de ameliyat sonrası ortaya çıkacak olan iyileşme sürecinin kısalmasına yardımcı olacaktır.

Hastanın ameliyat öncesi hazırlık aşamalarına şu şekilde örnekler verebiliriz:

  • Kalp veya damarla ilgili olarak bir operasyona girecek olan hastanın yapılacak ameliyattan bir gün önce kullandığı ilaçları bırakması gerekmektedir. Bu konuda hastanın vitamin veya ağrı kesici bile kullanmaması gerekmektedir.
  • Ameliyat tarihi saptandığında; cerrahi müdahaleye girmeden iki hafta önce hastanın ne sigara ne de alkol alımında bulunmaması gerekmektedir.
  • Hasta yine ortalama olarak iki hafta önce kullandığı kan ilaçlarını bırakmalıdır.
  • Kalp ve damarla ilgili ameliyat olacak hastanın bir gün önce her hangi bir enfeksiyonun oluşmasının önlemek amacıyla bakteriyel bir sabunla banyo yapması gerekmektedir.
  • Hastanın cerrahi müdahale öncesi ortalama yirmi dört saat öncesinde yemek yemesi ve herhangi bir sıvı tüketmemesi gerekir.
  • Hasta ameliyat olmak için hastaneye gelirken yapılan bütün testlerini ve tahlillerini yanında getirmelidir.

İyileşme Süreci

Kardiyovasküler sistem; kalp veya damarla ilgili herhangi bir ameliyat geçiren hastanın iyileşme süreci yapılan ameliyatın çeşidine ve hastanın ameliyat sonrası tedaviye verdiği desteğe bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Basit bir damar ameliyatında bir hafta içinde normal hayatına dönebilen hasta, kalp ameliyatı sonrasında bir buçuk iki aya yakın evde dinlenebilmektedir.

Ameliyat olan hastanın operasyon sonrasında, beslenmesine, dinlenmesine dikkat etmesi; kendisine verilen önerileri harfiyen uygulaması gerekmektedir. Hastaya hastanende çıkarken hemşireler veya diyetisyen tarafından bir diyet listesi verilir.

Tuzsuz ve katı yağlardan, kızartma ve hazır gıdalardan uzak tutulan bu diyet listesi genel olarak beyaz et, balık, sebze ve meyve içeriklidir. Hastanın kilo sorunu varsa bu kilolarından kurtulması kalp ve damar sağlığı bakımından oldukça önemli bir etkendir.

Ameliyat sonrası hasta tütün ürünleri, sigara ve alkolden uzak durmalı, psikolojik baskı ve stresten kaçmalıdır. Varsa ameliyat sonrası doktor tarafından verilen ilaçları aksatmadan zamanında kullanmalıdır.

Bunun yanında doktor önerisiyle yapılacak egzersizler veya yürüyüşler hastanın iyileşme sürecini kısaltacaktır.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-damar-ameliyati.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.