Kalp Hastalığı Ve Cinsellik

Cinsel sorunlar kalp hastalığı habercisi

Kalp Hastalığı Ve Cinsellik

Prof. Dr. Bingür Sönmez'e göre; erkekler de tıpkı kadınlar gibi menopoza girebiliyor! Üstelik bu dönemde yaşadıkları cinsel sorunlar, kalp hastalıklarının ilk sinyalleri anlamına geliyor

Prof. Dr. Bingür Sönmez'e göre; erkekler de tıpkı kadınlar gibi menopoza girebiliyor! Üstelik bu dönemde yaşadıkları cinsel sorunlar, kalp hastalıklarının ilk sinyalleri anlamına geliyor Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr.

Bingür Sönmez, “Erkeklerdeki cinsel güçsüzlüğün nedeni, erkeklik hormonu olan testosteron seviyesinin düşmesidir” diyerek, kalp sağlığı açısından alınması gereken önlemleri anlattı.

PENİS KALBİN UZANTISI
Kalp ve damar hastalıkları cinsel güçsüzlüğe neden olur mu?

Cinsel güçsüzlük sorunu ile üroloji uzmanına başvuran bir erkek, mutlaka bir kardiyoloji uzmanı tarafından da muayene edilmelidir. Sorunun nedeninin, bir kalp damar hastalığı olup olmadığı belirlenmelidir. Erkeklerdeki cinsel güçsüzlüğün nedeni; vücuttaki erkeklik hormonu olan testosteron seviyesinin düşmesidir. Testosteron düşüklüğü de, kalp ve damar hastalıkları riskini beraberinde getirir. Bu nedenle, cinsel yetersizlik sorunu olan hastalar bir kardiyoloji doktoruna da görünmelidir. Vücut damarlarındaki sorun, kendini ereksiyon kaybı ile mi gösterir? Peniste problem varsa, kalpte de sorun vardır. Kalpteki sorun da, penisteki problemin göstergesidir. Penis damarları incedir ve hastanın bir damar hastalığı sorunu varsa, öncelikle ereksiyon problemi yaşar. Bu durum, diyabetik hastalarda daha abartılı şekilde yaşanır. Kalp ve damar hastalığı sorunu olan erkekler, bunun devamında mutlaka bir cinsel yetersizlik sorunu yaşar. Penis, fizyolojik olarak kalbin uzantısıdır.

Testosteron seviyesinin düşmesinde kilo artışının etkisi oluyor mu?
Kadınlarda östrojen, erkeklerde ise testosteron hormonunun kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Testosteron seviyesi düşüşe geçen 50 yaş üstü erkekler, kardiyolojik yönden takibe alınmalıdır. Erkeklerin bel çevresi ölçümü sonuçları da, testosteron seviyesi bakımından önemlidir.

Bu haber toplam 6666 defa okunmuştur

Prof. Dr. Bingür Sönmez'e göre; erkekler de tıpkı kadınlar gibi menopoza girebiliyor! Üstelik bu dönemde yaşadıkları cinsel sorunlar, kalp hastalıklarının ilk sinyalleri anlamına geliyor

BY PASS'TAN SONRA ÜROLOG MUAYENESİ Testosteron takviyesi by pass olan hastalara da yapılabilir mi? Birçok kalp hastası, daha mutlu ve güvenli bir cinsel yaşantı kazanmak için ameliyat olmaya karar veriyor.

Hastaların bilinçaltında yatan, başarılı bir ameliyattan sonra başarılı bir cinsel yaşam sürecekleridir ama bu durum çoğu zaman gerçekleşmez.

By pass sonrası başarılı bir cinsel hayat için ne yapılması lazım?
Ameliyat olan kalp hastalarının mutlaka bir üroloji uzmanı tarafından da değerlendirilmesi ve ihtiyaç halinde testosteron seviyelerinin yükseltilmesi gerekir.

Kalp ve damar hastalığı olanlara testosteron takviyesi yapıldığında hasta önce zayıflar, kemik kırılmaları azalır, kan yağları düşmeye başlar ve mutlu olur. Bu yıllarca ihmal edilmiş bir tedavidir.

“YAPMAYIN DOKTOR! YA DÜŞÜK ÇIKARSA?” Testosteron takviyesinin yaygınlaştırılmasında neden gecikildi? Buna hastalar neden oldu! Kadınlarımızı yıllarca menopoz konusunda bilinçlendirdik ama aynı durum, erkek için geçerli değil.

Erkek hastalar; testosteron seviyesinin düşük çıkmasından endişe ederek, “Hormon takviyesi yapalım” teklifi karşısında kendilerini hakarete uğramış gibi hissediyor. Çoğu hastanın ilk reaksiyonu “Yapma doktor! Ya düşük çıkarsa?” oluyor.

Doktorlar da bu soruna odaklanmakta sıkıntı yaşıyor.

PSA'YLA BİRLİKTE KONTROL ETTİRİN

Prostat kanseri riskini belirleyici en önemli testlerden biri olan PSA ile birlikte, testosteron seviyesine de baktırılmalıdır. 50 yaş üzerindeki erkekler için yaşlı ifadesi kullanılamaz ama üretkenliği azalmışsa ve psikolojik anlamda sıkıntı yaşıyorsa, hormon düzeyleri kontrol edilmelidir. Kardiyologlar, kan yağlarına baktırırken mutlaka testosteron seviyesine de bakmadırlar.

Bu haber toplam 6666 defa okunmuştur

Page 3

Prof. Dr. Bingür Sönmez'e göre; erkekler de tıpkı kadınlar gibi menopoza girebiliyor! Üstelik bu dönemde yaşadıkları cinsel sorunlar, kalp hastalıklarının ilk sinyalleri anlamına geliyor

BEL ÇEVRESİ ÖNEMLİ Bel çevresi, kaç santimetreden sonra teh çanları çalar? Erkeklerin, hangi yaşta olursa olsun göbek çevresi 102 santimetreden fazla olduğu durumlarda, rutin kan yağları kontrolü ile birlikte mutlaka testosteron seviyesine de bakılmalıdır.

Çünkü göbek çevresinde biriken yağlar, henüz açıklanamayan bir mekanizma ile (aromataz isimli enzim) testosteronunu azaltır. Kolesterol ve trigliserit ise yükselir.

TESTOSTERON 30 YAŞINDAN SONRA AZALMAYA BAŞLAR
Memorial Şişli Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr.

Oğuz Acar, erkeklerde testosteron seviyesindeki azalmanın etkileri hakkında şu bilgileri verdi:

TAKVİYE İYİ GELİR
Yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan testosteron eksikliği, hemen her erkekte görülen ve 40 yaşından sonra gelişen bir durumdur.

Yapılan çalışmalar 30 yaşından sonra testosteron düzeyinin her yıl yüzde 1 oranında azaldığını göstermiştir.

Bunun vücutta yarattığı olumsuz etkiler arasında; kilo alma, kemiklerde güçsüzlük, cinsel fonksiyonlarda azalma, depresyona meyil gibi birçok sorun sayılabilir.

Erkeklik hormonu testosteron; kilolu erkelerde yağ dokusundaki bir enzim (aromataz) sayesinde kadınlık hormonu olan östrojene dönüşür. Bu kısır döngü, testosteronu daha da düşürür. Bazı erkeklerdeki göğüs büyümesinin nedeni ise testosteronun yerini östrojenin almasıdır.

GÜÇLÜ KEMİKLER
Bu tür hastaların hemen hepsi, cinsel isteksizlik ve ereksiyon kaybı yaşar. Hastalara uygulanan hormon takviyesi sayesinde, vücuttaki yağ oranı azalır, östrojene dönüşüm engellenir ve hastalarda cinsel performans artar. Kemik güçsüzlüğü azalır, hayata bakış açısı değişir ve hastalar hayattan daha fazla keyif alır.

Bu haber toplam 6666 defa okunmuştur

Page 4

Prof. Dr. Bingür Sönmez'e göre; erkekler de tıpkı kadınlar gibi menopoza girebiliyor! Üstelik bu dönemde yaşadıkları cinsel sorunlar, kalp hastalıklarının ilk sinyalleri anlamına geliyor

ANDROPOZU KOLAY KABUL ETMİYORLAR Kadınlar menopozu hayatın doğal bir seyri olarak görüyor ama erkekler andropozu kabul etmiyor mu? Menopoz, elbette zor ve sancılı bir süreçtir ama kadınların bunu kabullenmesi zor olmuyor. Ancak andropoz, erkeklerin kolay kabul edebilecekleri bir durum değildir.

Hormon değerleri düşük çıkan pek çok erkek, bunu saklamayı tercih etmektedir. O nedenle ürologlar ile kardiyologların işbirliği içinde olması çok önemlidir.

HORMON TAKVİYESİ KANSERE YOL AÇMAZ
Kadınları östrojen, erkekleri testosteron hormonu mutlu eder.

Erken menopoz nasıl tedavi edilmesi gereken bir durumsa; erken andropoz için de aynı yaklaşım söz konusu olmalıdır.

Testosteron takviyesi; erkekte kanser veya başka bir hastalığa yol açmaz. Ancak testosteron, hastada var olan prostat kanserinin gidişini kötü yönde etkileyebilir. Ürolojik muayenede prostat kanserinin olmadığı teyit edilirse, tedavi güvenle uygulanabilir.

ESRA TÜZÜN

Bu haber toplam 6666 defa okunmuştur

Источник: https://www.saglikaktuel.com/haber/cinsel-sorunlar-kalp-hastaligi-habercisi-21252.htm

Kalp hastalıkları cinsel aktivite için engel değil

Kalp Hastalığı Ve Cinsellik

Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Turfan, koroner by pass ameliyatı sonrası hastanın göğüs duvarındaki yara yeri tam olarak iyileştiyse, doktor onayıyla altı ile sekiz hafta içinde cinsel aktiviteye dönülebileceğini söylüyor.

Hastaların kalp rahatsızlıkları hakkında taşıdıkları aşırı endişeler hayatlarını gölgeleyebiliyor. Bunlardan en önemlilerinden biri ise cinsel aktivenin kalp krizini tetikleyeceği korkusu. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr.

Murat Turfan, kalp rahatsızlığı olanların kendisine genellikle “Ne yemeliyim?”, ” Haftada kaç gün spor yapmalıyım?”, ” Stresle nasıl başa çıkabilirim?” gibi sorular yönelttiğini, ancak cinsellikle ilgili sorular sormaktan kaçındığını vurguluyor. Doç. Dr.

Murat Turfan, “Çoğu zaman görmezden gelinen bu konu bilgi eksikliğinden, kalp hastalarında cinsel aktivite sırasında ölüm korkusuna neden olabiliyor. Halbuki biraz doktor desteği ve özgüvenle, kalp hastalığı olan birçok kişi cinsel yaşamlarını eksiksiz olarak yaşayabilir” dedi. Doç. Dr.

Murat Turfan kalp hastalığı olan bireylerdeki cinsel aktivite ile ilgili şu bilgileri verdi:

Seks, iki kat merdiven çıkmaya eşdeğer

Kalp hastalığı olan bireylerdeki cinsel aktivite ile ilgili ana mesele, hastanın güvenliğidir. Çoğu hasta cinsel aktivite sırasında kalp krizi geçireceğinden endişe eder.

Halbuki aslında tedavisi doktoru tarafından düzenlenmiş ve şiddetli yakınmaları olmayan bir hastada cinsel aktivite sırasında kalp krizi riskindeki artış son derece mütevazidir.

Hastanın toplam riski içinde oldukça düşük bir yer tutar.

Cinsel aktivite fiziksel olarak; iki kat merdiven çıkma, yürüyüş, hafif ev işleri yapmayla eş değerdir. İlave olarak riski arttıran endişe, korku ve yabancı partner gibi faktörler, kişiden kişiye göre değişir.

Stentten birkaç gün sonra cinsel ilişkiye girilebilir

Kalp hastalarının önemli bir kısmını koroner arter hastaları oluşturur. Kalp krizi geçirdikten bir hafta sonra hafif ve orta dereceli egzersizle şikayeti olmayan hastalar cinsel aktiviteye yeniden başlayabilir.

Stent sonrası hastada komplikasyon gelişmediyse ve kalpte tıkalı damar bulunmuyorsa birkaç gün içinde, koroner by pass ameliyatı sonrası göğüs duvarındaki yara yeri tam olarak iyileştiyse altı ile sekiz hafta içinde cinsel aktiviteye dönülebilir.

Ancak tüm bunların öncesinde bireyi takip eden doktorun değerlendirilmesi ve onayı gereklidir.

İlaçların olumsuz etkilerine dikkat!

Kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlar, yakınmaları azalttığı, ömrü uzattığı halde cinsel aktivite için olumsuz etkilere yol açabilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar bu etkilerin abartıldığını göstermektedir. Aynı zamanda hastanın ilaçlarla ilgili bu yan etkilerden haberdar olması da ilgisi olmadığı halde ilaçları bu tip sonuçlardan sorumluymuş gibi gösterebilir.

Yine de bazı idrar söktürücü ve beta blokör grubu ilaçların bu tip etkileri olabilir. Doktorun hastaya göre uygun olan tedavi değişikliği yapması durumunda bu olumsuz etkiler kaybolabilir. Ancak hasta sadece optimal cinsel aktivite amacıyla doktoruna danışmadan hiçbir ilacını kesmemelidir.

Bitkisel ilaçlardan uzak durun!

“Erektil disfonksiyon” denen sertleşme sorunu için son senelerde kullanımı artan ilaçlar stabil kalp hastalarının çoğunda kullanılabilir.

Ancak hastanın kalp hastalığıyla yakınmaları şiddetliyse, aldığı ilaçların içinde uzun etkili bir damar gevşetici olan nitratlar bulunuyorsa bu ilaçlar kullanılmamalıdır.

Aort kapağında darlığı olanlarla kalbin çıkış yolunda darlık olan “hipertrofik kardiyomyopati” denen kas hastalığında bu tip ilaçların güvenilirliği şüphelidir.

Menapoz sonrası kadınlarda sistemik olarak estrojen-progesteren kombinasyonlarının, kalp damar sağlığı için olumsuz etkileri olabilir. Ancak lokal kullanımda bu etkiler minimaldir.

Herhangi bir nedenle içeriği ve aktif madde miktarı bilinmeyen bitkisel destek tabletleri alınmamalıdır.

Gerek bunların, gerekse yukarıdaki ilaçların kullanımından önce hasta, mutlaka doktoruyla bilgi alışverişi yapmalıdır.

Cinsel isteksizliğin sebebi depresyon olabilir

Bazen hiçbir organik sebep olmadan hastalarda cinsel isteksizlik olabilir. Kalp krizi geçiren hastaların neredeyse üçte birinde ortaya çıkan depresyon buna sebep olabilir. Çoğu hastada zaman buna en iyi ilaçtır.

Birkaç ay içinde hastanın genel ruh halinde düzelmeye bağlı olarak bu isteksizlik ortadan kalkabilir. Aksi bir durumda psikolojik destek ya da ilaç tedavisi gündeme gelebilir.

Depresyon ortadan kalktığı halde bu durum devam ediyorsa ilaç tedavisinin ayarlanması için doktorla görüşülebilir.

Tedaviye uyum ve doktorla yakın bilgi alışverişi durumunda kalp hastalarının çok büyük oranı, düzenli ve sağlıklı bir cinsel hayata sahip olabilir.

Sadece ilaçlar değil egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi hayat tarzı değişikliklerinin de olumlu katkısı olduğu unutulmamalıdır.

Hastanın güvenliği için kendi klinik durumuna uygun yaklaşım oluşturulmalı ve her aşamada doktorundan destek almalıdır.

Kimler ‘cinsel aktivite’den uzak durmalı?

Az sayıda hasta için cinsel aktivite gerçekten bir tehdit olabilir. Aşağıda yazılı durumlardan herhangi birine dahilseniz, belli bir süre cinsel aktiviteden uzak durmanız gerekebilir:

  • Kararsız angina: Önceden var olan göğüs ağrısının sıklaşması ya da şiddetlenmesi ya da istirahatte ortaya çıkması
  • Yeni başlayan göğüs ağrısı
  • Kontrol altında olmayan hipertansiyon
  • İleri derecede kalp yetmezliği; istirahatte ve minimal eforla dahi nefes darlığı olması
  • Son bir hafta içinde kalp krizi geçirmiş olmak
  • Bazı ritm problemleri, özellikle kalbin karıncık bölgesinden kaynaklananlar
  • Şiddetli yakınması olan kapak hastaları

Tüm bu durumlar hastanın riskini arttırmakla beraber ‘cinsel hayatının sonu’ demek değildir. Uygun tedavi ve takip sonrası hasta yeniden cinsel aktiviteye girebilecek kadar sağlıklı olabilir.

Cinselliği En Son Ne Zaman Konuştunuz?

Источник: https://indigodergisi.com/2016/02/kalp-hastaliklari-cinsel-aktivite-icin-engel-degil/

Cinsiyet, kalp hastalığı ve fiziksel sakatlık – cinsel sağlık – 2019

Kalp Hastalığı Ve Cinsellik

Normal bir cinsel yaşamdan ze almayı zorlaştıran birçok tıbbi durum ve engel vardır.

Örneğin, cinsel ilişki aşağıdaki koşullardan herhangi biri olan kişiler için zor olabilir:

  • felç (felç veya spinal yaralanma)
  • şiddetli artrit
  • kalp yetmezliği veya kalp krizi
  • ciddi solunum problemleri (kronik bronşit veya amfizem gibi)
  • böbrek (böbrek) yetmezliği.

Örneğin, insanların cinsel yaşamları genellikle kalp hastalığından etkilenir.

Kalp krizi yaygındır ve hastaları cinsel ilişkiye yeniden başlama konusunda korktuklarını kolayca hissettirebilir. Aynı şey kalp yetmezliği için de geçerli – ki bu pek çok insanın düşündüğü gibi değil, kalbin aniden durması! Yeterince kan pompalamak için kalbin aşamalı bir yetersizliği var. İngiltere'de, yaklaşık 900.000 kişi bundan muzdarip.

Ne yazık ki, bir çok insan seks hayatlarını tartışmaktan utanıyor. Yani bir erkek ya da kadın cinsel probleminden bahsetmeyi ya da herhangi bir yardım istemekte zorlanabilir. Bir şeyleri tartışmak için bir isteksizlik sık sık sorunu daha da kötüleştirir.

Lütfen eşiniz ve doktorunuzla ilgili konuları konuşmayı deneyin. Gerekirse, doktorunuzun sizi bir uzmana yönlendirmesini isteyin.

Kalp hastalığı

Bir hastanın cinsel hayatı, iyileşmeden sonra bile kalp krizi veya başka herhangi bir kalp rahatsızlığı sonrasında acı çekebilir. Hasta ya da eş, cinsel ilişkiye fiziksel zorlamanın ciddi kalp sorunlarına yol açacağından korkabilir.

Aslında, cinsel ilişki eforu, insanların kolayca bir şeyler alması koşuluyla, genellikle dört kat merdivenin kolay bir hızla tırmanma oranını aşmaz.

Hasta, nefes darlığı, belirgin çarpıntı veya anjinin neden olduğu göğüs ağrısı olmaksızın dört kata çıkabiliyorsa, cinsel ilişkiye girebilmelidir. Seks yapmak onların sağlığına olan inancını bile geri kazanabilir.

Kalp hastalığı teşhisi ve birbirini kaybetme korkusuyla, bir çift cinsel ilişkilerini sürdürerek ilişkilerinin daha güçlü hale geldiğini görebilir. Bununla birlikte, cinsel ilişkiye girme ve orgazm yaşamaktan çok küçük bir risk olduğu kabul edilmelidir.

Currrently, İngiliz Kalp Vakfı kalp hastalığı olan insanlar için seks hakkında aşağıdaki yönergeleri verir.

  • Seks öncesi büyük miktarda alkol içmeyin.
  • Seks öncesi ağır bir yemeğin yok.
  • Yatak odasının sıcak olduğundan emin ol.
  • Rahatlatıcı bir atmosfer sağlayın.
  • Gerekirse, ortağını daha aktif rol almak için alın.
  • İhtiyacınız olabilecek bir kalp ilacınız varsa, yatağın ulaşabileceği bir yerde saklayın.

Kalp krizi geçiren veya başka bir kalp rahatsızlığı olan ve cinsel ilişkiden endişe duyan herkes rehberlik için bir aile doktoruna veya bir kardiyoloğa başvurmalıdır.

Viagra ve ilgili ilaçlar

Bu ilaçlar ereksiyon problemi olan erkek hastalar için son derece etkili tedavilerdir. Bu kalp krizi sonrasında da geçerlidir.

Cinsiyetin fiziksel çabası sırasında kalp ile ilgili semptomlar yaşamadığınız ve bazı uyuşturucu ve ilaç almamanız şartıyla, bu ortamda güvenli ilaçlar olarak kabul edilirler.

Viagra ile ciddi şekilde reaksiyona giren en yaygın ilaçlar nitrat bazlı olanlardır, örneğin GTN spreyi (gliseril trinitrat) veya nitratların tablet formlarıdır.

Viagra ve ilgili ilaçları alan erkekler için 'Eğlence' nitrat preparatları da tehlidir.

Bu nitratlar ereksiyon indükleyici ilaçlarla birlikte alındığında, tehli derecede düşük kan basıncı oluşabilir.

Şu anda Viagra (veya ilgili ilaçlar Cialis, Levitra ve Spedra / Stendra) ile ters olarak tepki verdiği bilinen diğer ilaçlar şunlardır:

  • Alfa blokerler (yüksek tansiyonu tedavi etmek için kullanılır)
  • Disopyramide (düzensiz kalp atımlarını tedavi etmek için kullanılan bir ilaç)
  • Eritromisin ve bazı diğer antibiyotikler
  • Bazı antifungal ilaçlar
  • Bazı anti-viraller
  • Kalsiyum kanalı bloke edici ilaçlar (hipertansiyon ve diğer durumlarda kullanılır)
  • Nicorandil (angina tedavisinde kullanılır)
  • Bazı ülser iyileştirici ilaçlar (simetidin gibi).

Bununla birlikte, bu ilaçların bazılarının etkisi sadece Viagra'nın veya diğer ereksiyona neden olan ilaçların kan seviyesini arttırmaktır – dolayısıyla yan etkilere neden olur. Ve bu sorun sadece Viagra dozunu azaltarak üstesinden gelinebilir.

Şüpheniz varsa, lütfen kardiyologunuza veya aile doktorunuza danışın.

Diğer insanlar da şunları okur:

Seks ve nörolojik bozukluklar: nörolojik bir bozukluk nedir?

Seks ve alkol: alkolün kötü etkileri.

Kadın cinsel uyarılma bozukluğu: tüm akılda?

Dr Erik Fangel Poulsen tarafından yazılmış bir metne dayanarak, uzman

Источник: https://tur.my-health-homes.com/sex-heart-disease-physical-disability-16592

Şeker hastalığı cinsel yaşamı nasıl etkiler?

Kalp Hastalığı Ve Cinsellik

Kalp ve damarlarda hasara yol açan diyabet, cinsel yaşamı da olumsuz etkiliyor.

Kalp ve damarlarda hasara yol açan diyabet, cinsel yaşamı da olumsuz etkiliyor. Erkeklerde cinsel isteksizlik, boşalma sorunları ve ereksiyon sorunu ortaya çıkarken; kadınlarda ise vajinal kuruluk, cinsel isteksizlik ve genital bölge enfeksiyonlarını tetikliyor.

Vücuttaki insülin eksikliği ve insülin direnci şeker hastalığına yol açar. Kan şekerinin uzun süre yüksek seviyede kalması, vücutta başta kalp ve damarlarda olmak üzere birçok probleme yol açar.

Diyabetin cinsel sorunlar yaratmasının başlıca sebebi damar hastalıklarına yol açmasıdır. Kalp damarlarında sorun yaratabilen diyabet, aynı şekilde genital bölge damarlarında da daralmalara yol açar.

ERKEK VE KADINDA HANGi SORUNLARA YOL AÇAR?

Er­kek­te da­mar ya­ta­ğı­nın iç yü­zü­nü dö­şe­yen en­do­tel hüc­re­le­ri­nin cin­sel fonk­si­yon­la­rı dü­zen­le­yen çok önem­li en­dok­rin bir ya­pı ol­du­ğu bi­lin­mek­te­dir. Er­kek­te cin­sel fonk­si­yon bo­zuk­la­rı bü­yük oran­da da­mar­sal kö­ken­li­dir.

Nor­mal erek­si­yon fonk­si­yo­nu; psi­ko­nö­ro­je­nik, da­mar­sal, ya­pı­sal ve hor­mo­nal kom­po­nent­le­rin bir bü­tün ha­lin­de ve ko­or­di­nas­yon­lu ça­lış­ma­sı so­nu­cu or­ta­ya çık­mak­ta­dır.

Da­mar sert­li­ği, di­ya­bet, hi­per­tan­si­yon, ko­les­te­rol yük­sek­li­ği, si­ga­ra gi­bi da­mar bü­tün­lü­ğü­nü bo­zan has­ta­lık ve du­rum­lar­da erek­si­yon bo­zuk­lu­ğu ile kalp da­mar has­ta­lık­la­rı sık­tır.

Ko­ro­ner an­ji­og­ra­fi ya­pı­la­rak ko­ro­ner kalp has­ta­lı­ğı ol­du­ğu sap­ta­nan  di­ya­be­tik er­kek ve ka­dın­lar­da cin­sel fonk­si­yon bo­zuk­luk­la­rı sık­tır. Er­kek­te en sık gö­rü­len cin­sel bo­zuk­luk, is­tek az­lı­ğı ve erek­til fonk­si­yon bo­zuk­lu­ğu­dur.

Tüm erek­til dis­fonk­si­yon­lu ki­şi­le­rin yüz­de 40'ı şe­ker has­ta­sı­dır. Tüm şe­ker has­ta­sı er­kek­le­rin yüz­de 30-40'ın­da im­po­tans (ik­ti­dar­sız­lık)  mev­cut­tur.

Di­ya­be­tin im­po­tan­sa ne­den ol­du­ğu­nun bi­lin­me­si de or­ga­nik bir ne­den ol­ma­dan psi­ko­lo­jik ola­rak ki­şi­yi olum­suz et­ki­le­ye­rek im­po­tan­sa ne­den ola­bi­lir. Psi­ko­lo­jik fak­tör­le­rin ya­nı sı­ra şe­ker has­ta­lı­ğı­nın yol aç­tı­ğı yay­gın da­mar ve si­nir ha­sa­rı; şe­ker has­ta­lı­ğı ile bir­lik­te var olan hi­per­tan­si­yon, obe­zi­te gi­bi du­rum­la­rın yol aç­tı­ğı tes­tos­te­ron ek­sik­li­ği de or­ga­nik im­po­tan­sa ne­den ol­mak­ta­dır.  Ka­dın­da da ay­nı şe­kil­de or­ta­ya çı­kan yay­gın da­mar­sal ve si­nir­sel ha­sar ka­dın cin­sel­li­ği­ni de olum­suz et­ki­le­mek­te­dir.

iŞTE EN ÖNEMLi NEDENLER…

Her iki cinste cinsel disfonksiyona (bozukluklara) yol açabilen durumlar başta şeker hastalığı olmak üzere kalp-damar hastalıkları, genitoüriner (idrar ve üreme yolları) hastalıklar, psikolojik ve psikiyatrik bozukluklar ve başta kanser olmak üzere diğer kronik hastalıklardır.

Erkekte sigara ve hormonal bozukluklar da önemli risk faktörüdür. Sigara erkek için önemli ve bağımsız bir risk faktörüdür. Kadında ise sigaranın cinsel yaşama etkisi belirsiz olmakla birlikte, genel sağlık durumunu etkileyerek olumsuz yönde rol oynamaktadır.

Kadınlarda diyabet ve hipertansiyonla, genital kuruluk arasında yakın bir ilişki söz konusudur.

DiKKAT! Cinsel problem yaşayan şeker hastaları, bu problemleri göz ardı etmeyip mutlaka doktora başvurmalıdır.

RiSKiNiZi NASIL AZALTIRSINIZ?

Diyabet riskinizi azatmak için beslenmenizde ve yaşam alışkanlıklarınızda bazı düzenlemeler yapmalısınız.
İşte dikkat etmeniz gereken noktalar…

– Ailenizde şeker hastası yaygın olarak görülüyorsa veya şeker hastalığı belirtilerine uygunsanız düzenli aralıkla doktora danışmalı ve gereken tahlilleri yaptırmalısınız. Eğer mevcut bir şeker hastalığınız varsa gecikmeden tedavisine başlamak oldukça önemlidir.

– Normal kilodaysanız ideal kilonuzu korumalı, şişmansanız bir an önce kilo vermeye çalışmalısınız.– Şeker tüketiminizi mümkün olduğu kadar azaltmalısınız. Özellikle sık sık çay ve kahve tüketen kişiler mutlaka bu içecekleri şekersiz içmelidirler. Ayrıca asit ve yüksek miktarda şeker içeren içeceklerden de kaçınmalısınız.

– Tansiyon hastası olup olmadığınızı düzenli aralıklarla kontrol ettirmelisiniz. Şeker ve tansiyon hastalıkları birbirine tetiklediği için özellikle yüksek tansiyondan kaçınılmalıdır.– Günde 1 çay kaşığını geçmeyecek şekilde tuz tüketmelisiniz.

Ayrıca turşu, hazır yiyecekler gibi içerisinde yüksek oranda tuz barındıran yiyeceklerden uzak durmalısınız.– Öğünlerinizde sebze, kuru baklagil ve tam tahıllı yiyeceklere daha fazla yer vermelisiniz.– Yağ oranı yüksek yiyecekler yerine daha sağlıklı yiyeceklerde beslenmelisiniz.

– Vücuda büyük zararları bulunan sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmalısınız.

– Her gün mutlaka yaklaşık 45 dakika boyunca hızlı tempo ile yürümelisiniz. Düzenli spor ve egzersiz yapmak diyabet riskini yüzde 30 oranında azaltmaktadır.

Источник: https://www.sozcu.com.tr/hayatim/yasam-haberleri/seker-hastaligi-cinsel-yasami-nasil-etkiler/

Cinsellik Kalp Krizini Tetikler mi?

Kalp Hastalığı Ve Cinsellik

Yapılan araştırmalarda, cinselliğin az da olsa kalp krizini tetiklediği belirlenirken, sağlıklı bir bireyde, cinsel ilişkinin, orta düzeyli bir egzersiz ile eş değer olduğu ortaya çıktı.

Bilim insanları kalp hastalarının, ideal pozisyonlarda cinsel ilişkide bulunulmasını, yemekten en az 1 ila 3 saat sonra cinsel ilişkiye girilmesinin, ön sevişme yapılmasının ve ilişki öncesinde istirahat edilmesinin sonrasında ilişkiye girilmesini öngörüyor.

Ankara’da bulunan Numune Eğitim e Araştırma Hastanesi Üroloji Kliğini mensubu olan Doçent Doktor Ali Atan ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Kliniği mensubu Doktor Tuncay Delibaşı, ortaklaşa yaptıkları çalışmada, Cinsel aktivite kalbi ne kadar zorluyor konulu bir araştırma yaptılar.

Yapılan araştırmada, modern yaşamda stres ve beslenme alışkanlıklarının kalp hastalığı riski arttırdığını ve kalk hastalığı yaşının azaldığını vurguladıkları araştırmalarında, hem kendilerinin, hem eşlerinin, kalp krizi sonrasında cinsel aktivitelerine sağlıklı bir şekilde dönmelerinde endişe ve çekince yaşadıklarını tespit ettiler. Temel çekincenin kalk rahatsızlığına bağlı, temel korkuların cinsel yetersizlik yaratması ve cinsel aktiviteye bağlı olarak kardiyovasküler hastalıkların tetiklenmesi olarak belirlediler.

Cinsel İlişki Sırasında Kalp Krizi Riski Ne Kadardır?

Yapılan pek çok araştırmaların sonucunda edinilen bilgiler ışığında, spor yaparken kalp krizi geçirme riskinin 3.5 misli, cinsel ilişki esnasında kalp krizi geçirme riski ise 2.5 misli arttığı tespit edilmiştir.

Bu değerler, hiçbir rahatsızlığı ve riskli bir durum yaşayan ve düzenli cinsel birliktelik yaşayan insanlardan elde edinilmiş bilgiler neticesinde, cinsel ilişki sırasında 50 milyonda bir görünen bir risk durumundur.

Daha önce kalp krizi geçirmiş bir bireyde bu değer daha da yükselse de, bu durumun pek sık rastlanmadığı da bilinen bir durumdur.

Cinsel Birliktelik Esnasında Neden Risk Oluşur?

Bunu örnekle açıklayacak olursak, spor yaparken kalp ritminiz ve kan basıncınız yükselecek ve yüklenme meydana gelecektir. Bu durumda kalp krizi riski taşıyabilirsiniz.

Ya da evinize bir haciz memuru geldiği zaman duygusal yüklenme yaşayacak ve yine kalp ritminiz bozulacak ve risk altında olacaksınız.

Tüm bu örnekleri düşündüğünüzde, cinsel birliktelik esnasında da, hem duygusal hem de fiziksel yüklenme meydana geleceği için az da olsa bir risk taşınması doğal olduğu kabul ediliyor.

Haftada Kaç Defa Seks Yapmalı?

Kalp Krizi Sonrası Cinsel Birliktelik

Bir kriz geçirilmesi durumunda kalpte hasar görmüş olan doku ve hücrelerin kendini yenilemesi ortalama 4 ila 6 haftalık bir süreç gerektiriyor. Bu durumu biyolojik olarak da takip edebilirsiniz. Eğer yürürken kalbinize ağrı girmiyor, tansiyonunuz standart değerlerde kalıyorsa, cinsel aktivite için sorun teşkil edecek dönemi geçirmişsinizdir demektir.

Erkeklerde Kalp Krizi Sonrası Cinsel Birleşme Riski Nedir?

Sağlıklı bir erkekte yıllık kalp krizi riski yüzde 1’dir. Haftada bir yapılan cinsel ilişki sonrasında bu risk yüzdesi 1.01 seviyesine çıkar.

Fakat kalp rahatsızlığı olan bir erkekte yıllık kalp krizi görülme yüzdesi, yüzde 10 iken, haftada bir cinsel ilişki yaşayan erkek bireyde bu risk yüzdesi 10.1 seviyesine yükselmektedir.  Bu risk için geçerli olan süre, cinsel ilişki sonrası devam eden 2 saatlik süredir.

Devamında bu risk ortadan kalkar ve bu risk sadece belirli bir saat aralığı için vardır. Düzenli eğersizlerle bu riski minimum seviyeye indirebilirsiniz.

Cinsel Birleşmede Kalp Krizi Riskini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Cinsel ilişkiye bağlı kalp krizi riski, belirli metotlar ile azaltılabilir.

Bunun için hareketsiz yaşamdan vazgeçilmeli, evlilik dışı ilişkilerden kaçınılmalı, koitus (cinsel birleşme) pozisyonları daha risksiz seçilmelidir.

Uzun süredir, aktif ve düzenli cinsel ilişki yaşamayan bireylerde, aktivitenin yeniden başlatılması için öncelikle medikal bir değerlendirme ve takip yapılmalıdır.

Cinsel ilişki sırasında, ağrı ve yorgunluk artarsa, cinsel ilişki hemen sonlandırılmalı ve uzman hekime başvurulmalıdır. Bilinen bir kroner hastalığı olan ve kalp krizi öyküsü bulunan hastalarda yeniden kalp krizi geçirme riski, düzenli yapılan egzersiz, antikoglutan ve B bloker kullanımı ile azaltılabilir.

Ayrıca bu tip hastalarda alkol ve sigara kesinlikle kesilmelidir ve obesite tedavisi muhakkak fayda sağlar. Bu tip hastalarda bu endişeler hala devam ediyorsa, egzersiz testi yapılabilir ve risk haritası çıkartılabilir. Her halükarda, standart partner ve alışık ortamda, düzenli periyotlarla yapılan cinsel ilişki hafif – orta dereceli bir kalp sorunu oluşturabilir.

Источник: https://www.necibe.com/cinsellik-kalp-krizini-tetikler-mi-7130/

Cinsel Yaşam Ve Kalp Sağlığı- Kadin.com

Kalp Hastalığı Ve Cinsellik

Kalp hastalarının en büyük korkularından ve çekincelerinden biri cinsel ilişkiye girmektir. Bu nedenle kalp-damar hastalığı yaşayan bir çok kişi, seksin tehli olduğunu düşünüp cinsellikten tamamen vazgeçtiğini belirtiyor.

Cinsel yaşam ve kalp sağlığı ilişkisinde ,cinsel ilişkinin az da olsa kalp krizi riskini artırdığı belirlenirken, sağlıklı bir kişide cinsel aktivitenin orta dereceli bir egzersize eş değer olduğu ortaya çıktı.

Cinsel Yaşam ve Kalp Sağlığı

Kalp riskini tetikleyen hareketsiz yaşam, evlilik dışı ilişkiler ve cinsel birleşme pozisyonu  da olabiliyor. Bunun için uzmanlar, kalp hastalarının, ideal pozisyonda cinsel ilişkide bulunmasını, ilişki öncesi yeterince istirahat etmesini, seks öncesi yeterince ön sevişme yapmasını ve yemekten en az 1-3 saat sonra cinsel ilişkiye girmelerini öneriyor.

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’nden Doç. Dr. Ali Atan ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Kliniği’nden Dr. Tuncay Delibaşı, “Cinsel aktivite kalbi ne kadar zorluyor?” konulu bir araştırma yaptı.

Modern yaşamda stres ve beslenme

Cinsel yaşam ve kalp sağlığı ilişkisinde özellikle modern yaşamda stres ve beslenme alışkanlıklarının kalp hastalığı riskini arttırdığını ve kalp hastalığı yaşının azaldığını vurgulayan araştırmada, kalp krizi sonrasında hem hastalar hem de partnerlerinin cinsel aktivitede dahil olmak üzere tamamen normal yaşamlarına geri dönmeleri konusunda oldukça endişeli ve çekimser kaldıklarının altı çizildi.

Bu sorunu yaratan faktörler arasında kalp hastalığı şikayetlerinin ruhsal etkisine bağlı cinsel isteğin azalması, cinsel isteğin normal olmasına rağmen korku nedeniyle cinsel ilişkiden kaçınma, depresyon, cinsel aktivitedeki yaşa bağlı değişiklikler, ilaçlara bağlı iktidarsızlık, risk faktörlerine (diabet ve hiperlipidemi gibi) bağlı penisteki damarsal problemler sayılabilir. Bu faktörlerin tek başına veya değişik şekillerde bir arada bulunması, cinsel bozukluğun ortaya çıkmasına yol açabilir. Araştırmada, bu durumun çiftler arası ilişkileri ciddi derece bozduğu belirtildi.
Kalp hastalıklarına yönelik tedavisel girişimlerde cinsel yaşam üzerine değişik etkiler gösterilmektedir. Bypass ameliyatı sonrasında hastaların yüzde 36’sında cinsel aktivitede azalma, yüzde 8’inde tamamen bırakma, yüzde 12’sinde ise artış gözlenmektedir. Balon uygulanan hastalarda erken dönemde daha az etkilenme olmakla birlikte, geç dönemde cinsel aktivitedeki azalma bypass yapılanlara benzemektedir.

Kalp Nakli Sonrası Cinsellik

Kalp nakli sonrası hastaların yüzde 29’unda cinsel aktivitede artış olurken, yüzde 23’ünde azalma görülmektedir. Kalıcı kalp pili takılan hastaların yüzde 8’inde cinsel aktivitede azalma olurken, ICD yani şoklama yapan pil takılan hastaların yüzde 41’inde cinsel yaşamda bozulma bildirilmektedir.

Cinsel aktivite esnasında kalp hızında, kan basıncında ve oksijen tüketiminde bazı değişiklikler meydana geldiğini belirten araştırmada şu tespitlere yer verildi: “Genelde sağlıklı bir kişide cinsel aktivite hafif-orta dereceli bir egzersize eşdeğerdir.

Bir süre öncesine kadar 2 katlı bir merdiven çıkan kişinin rahatça cinsel aktivitede bulunabileceği kabul edilirdi. Ancak merdiven çıkma ile cinsel aktivite birebir aynı değildir. Cinsel aktivite esnasında emosyonel faktörlerde söz konusudur ve dolayısı ile harcanan enerji miktarı daha fazla olabilir.

Sağlıklı bir kişide maksimum egzersiz kapasitesi 15.5 MET’dir. Cinsel aktivitenin preorgazmik fazında 2-3 MET, orgazmik fazında ise 3-4 MET’lik bir harcama olmaktadır. Genç çiftlerde bu harcama 5-6 MET e kadar artabilir.

Kalp krizi geçiren 1700  hasta üzerinde yapılan araştırmada, hastaların  %60’ının bilinen bir maruziyeti olmadığı, %19’u uyurken, %11.6’sı psikolojik strese maruz kaldığı dönemde, %4.9’u ağır egzersiz yaparken, %2.4 kızgınken ve sadece %1.5’u ise cinsel ilişki sırasında kalp krizi geçirdiği belirlendi.

Cinsel aktivite esnasında kalp krizi

Cinsel aktivite esnasında kalp krizinin nasıl meydana geldiğinin tam olarak bilinmediğinin altı çizildiği araştırmada, en çok kabul gören şu teori ortaya atıldı: Öncelikle hemodinamik stres artışı olur. Buna bağlı kan basıncı, kalp hızı ve sonuçta da miyokardın oksijen tüketimi artar ve vazokonstrüksiyon olur.

Takiben trombositlerin agregasyonu da artar ve koroner arterlerde bulunan aterom plaklarında rüptür ve kopma meydana gelir. Bu teoriye dayanarak, kalp hızını ve kan basıncını azaltan ve trombosit agregasyonunu inhibe eden ilaçlar MI’a bağlı oluşan riski azaltacaklardır.

Ayrıca kalp hastalığı sonrası cinsel rehabilitasyon da çok önemlidir. Bu amaçla, hasta ve partneri rahatlatılmalı, cinsel yaşamın yeniden kurulması yavaş yavaş olmalı ve performans anksiyetesi önlenmelidir.

Ayrıca yazımızın başında belirttiğimiz gibi; iyi istirahat, ön sevişme ve yemekten en az 1-3 saat sonra cinsel ilişkide bulunma da riski azaltmada faydalıdır.

Riski azaltmak için düzenli egzersiz ile egzersiz kapasitesini arttırmak çok önemlidir. Hareketsiz yaşam, evlilik dışı ilişkiler, koitus (cinsel birleşme) pozisyonu MI riskini arttırır. Uzun süreli fiziksel ve cinsel olarak aktif olmayan kişilerde cinsel aktivitenin yeniden başlatılmasından önce dikkatli bir medikal değerlendirme ve takip yapılmalıdır.

Seks esnasında ağrı olursa seks sonlandırılmalı ve hasta hemen hekime başvurmalıdır. Bilinen koroner hastalığı veya MI öyküsü olan kişilerde yeni MI geçirme riski, düzenli egzersiz, antikoagulan ve B bloker kullanımı ile azaltılabilir. Ayrıca alkol ve sigaranın kesilmesi ve obesitenin tedavisi de fayda sağlar.

Bu hastalar hala endişeli iseler bunu gidermek için egzersiz testi yapılarak ikna edilebilirler.

Источник: https://kadin.com/cinsel-yasam-kalp-sagligi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть