Kalp Hastalıkları ve Hipertansiyon Anesteziye Engel mi?

Kalp Hastalıkları

Kalp Hastalıkları ve Hipertansiyon Anesteziye Engel mi?

İnsan vücudunun yer alan en önemli organ ve vücudun kilit noktası olan kalp sağlığına çok önem vermemiz gerekmektedir. Çünkü kalpte başlayan birtakım hastalıklar, tüm organları ve aynı zamanda tüm dokuları da olumsuz anlamda etkilemektedir.

İnsan vücudunun tüm kısmına gerekli olan oksijeni ve besini sağlama işlevine sahip olan kalp organı, birtakım sebeplere bağlı olarak işlevini yerine getirememeye başlar. Bu tür durumlarda kalpte başlayan ve buna bağlı olarak diğer organları da olumsuz bir şekilde etkileyen hastalıklar ortaya çıkmaktadır.

Kalp hastalıklarının birtakım risk faktörlerini erkekler daha çok fark etmektedir ama kadınlar kalple ilgili belirtileri çok fazla önemsememektedir. Kalp hastalıkları erkeklerde daha çok göğüs ağrısı şikayeti ile doktora başvurmaktadırlar. Kadınlar ise yorgunluk ve nefes darlığı gibi şikayetlerle doktora başvurmaktadırlar.

Erkeklerde ve kadınlarda kalp hastalıkları farklı belirtilerle kendini göstermektedir. Kadınlar kalp hastalıklarının ilk belirtileri çok önemsemedikleri ve doktora daha geç bir zamanda gitmeleri nedeni ile hastalık genelde ilerlemiş olmaktadır.

Kadınlar kalp hastalığı belirtilerini daha geç ciddiye alıp, doktora daha geç gittikleri için kalp hastalıklarını teşhis etmek amacı ile yapılan testler, kadınlarda daha az uygulanmaktadır ve bu durum da daha yanıltıcı sonuçların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle kalple ilgili herhangi bir şikayetinizde mutlaka doktora başvurmanız gerekmektedir. Kadınlarda kalp hastalıklarının teşhis edilme ihtimali, erkeklere göre çok daha düşük oranda yer almaktadır.

Kalp hastalıkları denilince koroner damar hastalıkları ilk sırada yer almaktadır. Koroner damar hastalığı, kalpte yer alan ve kalbe bağlı olan atar damarların daralması sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Kalbin işleyişini ve aynı zamanda yapısını etkileyen birçok kalp hastalığı bulunmaktadır.

Bu kalp hastalıkları, koroner damar hastalığı, kalp ritim bozukluğu, kalp kapağı hastalıkları, doğuştan gelen kalp hastalıkları, kalp yetmezliği, perikard hastalıklar, aort hastalıkları ve marfan sendromu ve aynı zamanda damar hastalıklarıdır.

Koroner Damar Hastalıkları : Koroner damar hastalıklarında kalbe bağlı olarak işlevini sürdüren atardamarların ebat olarak daralması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Atardamarların kalbin çalışmasını sağlaması için gerekli olan oksijeni sağlamaktadır.

Kalp ritim Bozukluğu : İnsan vücudunun en önemli ve en hassas organı olan kalbin bazen çok fazla, çok az ya da düzensiz atması sonucunda kalp ritim bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Kalp ritim bozukluğu rahatsızlığında mutlaka doktora başvurmanız gerekmektedir.

Kalp Yetmezliği : Kalp yetmezliği hastalığında kalbin yeteri kadar kan pompalamaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Kalple ilgili her türlü hastalıkta mutlaka doktora gitmeniz gerekmektedir. Çünkü kalp insan vücudunun en önemli organlarından biri olması sebebiyle kalbin zarar görmesi, tüm organların zarar görmesi anlamına gelmektedir.

Kalp Kapağı Hastalıkları : Kalp kapağı, kalbin kalp odacıklarının çıkışında yer almaktadır. Kalpte bulunan dört odacıktan her birinin çıkışında da ayrıca bir kapak yer almaktadır.

Bu kapakların işlevi ise, kanın içinde tek yönde akmasına yardımcı olmaktır. Kalp kapağının işlevini yitirmesi ya da zayıflaması durumunda, kalp kapağı hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Doğuştan Gelen Kalp Hastalıkları : Genetik faktörlü olarak ortaya çıkan kalp hastalıkları doğumdan önce kalpte ya da damarlarda ortaya çıkan bir çeşit hasardır.

Ülkemizde de doğuştan gelen kalp hastalıkları oranı yüksektir, her bin çocuktan sekizi bu tür hastalıklarla beraber doğmaktadır. Genetik faktörlü olarak ortaya çıkan kalp hastalıklarının çoğu bebek anne karnındayken ortaya çıkmaktadır. Bazen yetişkinlerde de görülmektedir.

Eğer anne hamilelik sürecinde sigara, alkol, uyuşturucu ya da birtakım ilaçlara maruz kalması durumunda kalp hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

Kardiyomiyopati : Kardiyomiyopati hastalığında kalpte yer alan kasların hasar görmesi durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığın tedavisi yapılmadığı sürece zamanla daha da kötü bir hale gelebilir. Bu hastalığın tedavi edilmemesi durumunda kalp yetmezliği ya da ritim bozukluğu gibi hastalıklara da neden olmaktadır.

Perikard : Kalpte yer alan ve aynı zamanda kalbi çevreleyen zarın iltihaplanması sonucunda perikard hastalığı ortaya çıkmaktadır. Perikard hastalığı daha çok enfeksiyon kaynaklı bir hastalık olmakla birlikte, aynı zamanda çok fazla rastlanılan bir hastalık değildir.

Aort Hastalıkları ve Marfan Sendromu : Aort damarı, kalpten çıkan ve aynı zamanda insan vücuduna kan dolaşım yoluyla oksijen akışını sağlayan en geniş atardamardır.

Aort damarında ortaya çıkan rahatsızlıklar, damarın genişlemesine ve hatta yırtılmasına bile neden olmaktadır. Aort damarında ortaya çıkan sorun ilerleyen zamanlarda hayati tehlere neden olabilir.

Bu tehler ise, damar tıkanıklığı, yüksek tansiyon,mafran sendromu, yaralanma ve aynı zamanda bağ doku hastalıklarıdır.

Diğer Damar Hastalıkları : Bazı damar hastalıkları, dolaşım sistemini etkileyen herhangi bir nedenden kaynaklanıyor olabilir. Atar damar hastalıkları ve beyin damarlarındaki kan akışını olumsuz bir şekilde etkileyen hastalıklar bunlardan birkaçıdır.

Kalp Hastalıkları Neden Olur?

Kalp ve aynı zamanda damar hastalıklarının en az yüzde seksen gibi bir oranı sigara, hipertansiyon, yüksek kan yağları, genetik faktörler, şişmanlık, hareketsiz bir yaşam tarzı ve diyabet gibi standart risk etkenlerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu risk etkenlerinin azaltılması durumunda, kalp hastalıklarının ortaya çıkma ihtimali yüzde seksen ya da doksan gibi yüksek bir oranda azalmaktadır. Kalp hastalıklarına neden olan birtakım sebepler bulunmaktadır. Bu sebepler ise,

Sigara: Sigara önlenebilen, insan vücudu için en önemli organlardan olan kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasındaki en belirgin sebeptir. Sigara insan vücudunun tüm organlarına ve tüm dokularına çok fazla zarar vermektedir. Sigara içen bireylerin kalp ve damar hastalığına yakalanma ihtimali, sigara kullanmayan bireye göre çok daha fazladır.

Hipertansiyon: Kalp hastalıklarının ortaya çıkmasındaki sebeplerden biri de hipertansiyondur. Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre hipertansiyon erkeklerde, çok daha fazla oranda görülmektedir.

Fakat ülkemizde her yaş grubunda yer alan kadınlarda, erkeklere göre çok daha fazla hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Hipertansiyonun en önemli sebebi ise ülkemizde kadınların çok daha şişman olması ve buna bağlı olarak diyabet ve insülin direnci gibi hastalıklar daha fazla ortaya çıkmasıdır.

Özellikle hareketsiz yaşam tarzı ve egzersiz alışkanlığının olmaması sonucunda sürekli kilo artışı hipertansiyonun en önemli sebeplerinden biridir.

Kan yağlarının yükselmesi: Özellikle orta yaşa sahip olan bir kadında kolesterol iki yüz mg dl oranının altına düşmemesi gerekmektedir. İyi huylu kolesterol, yani HDL nin elli mg dl nin altında olması kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkma ihtimalin arttırmaktadır.

HDL kolesterolü östrojen hormonu nedeni ile kadınlarda daha fazla bulunmaktadır. Hızlı kilo artışı ve aynı zamanda hareketsiz yaşam tarzı, sigara tüketiminin artması HDL kolesterolünün en büyük düşmanı olmaktadır. Düzenli olarak sebze, meyve ve protein ağırlıklı beslenmeniz gerekmektedir.

Aynı zamanda sporu hayatınıza dahil etmeniz, her gün düzenli olarak spor yapmanız gerekmektedir.

Obezite ve hareketsiz yaşantı: Ülkemizde uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre, kırk yaşının üzerinde yer alan kadınların yüzde kırk altısında obezite görülmektedir: kırk yaşının üzerinde yer alan grubun çok az bir kısmı her gün düzenli olarak spor yapmaktadır. Fazla kiloya sahip olan bireylerin diyabet ihtimali daha yüksektir. Obeziteden kurtulabilmek için diyetisyen kontrolünde sıkı bir diyet yapmanız ve aynı zamanda spor yapmanız da gerekmektedir.

Kalp Hastalıklarının Belirtileri

İnsan vücudunun en önemli organı ve yeterli oranda oksijen, besin maddelerini sağlama gibi bir işlevi olan kalp, birtakım nedenlere bağlı olarak işlevini yerine getirememektedir. Bu tür durumlarda bazı kalp hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

Kalp hastalıklarında görülen bazı belirtiler bulunmaktadır.

Bu belirtiler ise, ağrı, nefes darlığı, yorgunluk ve halsizlik, çarpıntı, bacaklarda ve karında şişme, öksürük, bayılma, hazımsızlık, hıçkırık ve yutma güçlüğü, baş ve ense ağrıları ve aynı zamanda morarma gibidir.

Kalp Hastalıklarının Tedavisi

Kalp hastalıklarının en önemli düşmanı sağlıksız beslenmedir. Karbonhidrat, çok yağlı, tuzlu ve fast food tarzı yiyeceklerin çok fazla tüketilmesi sonucunda kalp hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

Bu hastalığı engellemek için ilk olarak sağlıklı bir beslenme programını hayatımıza dahil etmemiz gerekmektedir. Mevsiminde tüketilmesi gereken sebze ve meyveyi bol miktarda tüketmeniz gerekmektedir.

Aynı zamanda haftanın belirli günleri et, tavuk ve balık yemeniz gerekmektedir.

Kalp hastalıklarının tedavisinde doktorunuzun uygun gördüğü ilaçları her gün düzenli olarak kullanmanız gerekmektedir. Doktorunuzun haberi olmadan kalp ilaçlarınızın dozajını arttırıp, azaltmamalısınız ve ilaçlarınızı bırakmamalısınız. Doktorunuzun gerekli gördüğü zamanlarda ilaç ya da miktar değişimi yapabilir.

Kalp sağlığını korumak için en iyi yöntem spor yapmaktır. Her gün düzenli olarak, kendi bünyenizi yormayacak ve çok zorlamayacak şekilde spor yapmanız kalp sağlığınız için çok önemlidir. Her gün düzenli olarak kırk beş dakika orta tempolu yürüyüşler yapmanız gerekmektedir.

Kalbin en büyük düşmanlarından biri olan sigarayı hayatınızdan tamamen çıkarmanız gerekmektedir. Aynı şekilde alkolünde hayatınızda olmaması gerekmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/kalp-hastaliklari/

Hipertansiyon Nedir? Hipertansiyon Belirtileri ve Tedavisi

Kalp Hastalıkları ve Hipertansiyon Anesteziye Engel mi?

Hipertansiyon birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan kan basıncı yüksekliğidir. Hipertansiyon hastalığı, ülkemizde yaklaşık 15 milyon kişide görülmektedir. Bu hastaların sadece %5-6’sı etkin bir tedavi ile tedavi edilmekte ve hastalar sağlığına kavuşmaktadır.

Hipertansiyonun ortaya çıkış nedenleri arasında genetik yatkınlık ve aşırı tuz tüketimi ilk sıralarda yer alır. Ancak hastaların %95’inde yüksek tansiyon nedeni belli değildir. Mutlaka kontrol altına alınması gereken hipertansiyon, ani tansiyon yükselmelerinde beyin kanaması ve felce neden olabilmektedir.

  Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü uzmanları, hipertansiyon belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi veriyor.

Hipertansiyon Nedir?

Damarın içindeki kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınca hipertansiyon denir. Uzun dönemde kanın damar duvarlarındaki etkisi damarın iç yüzeyinde hasara yol açar. Yüksek tansiyon nedeniyle organları besleyen damarlarda tıkanma, genişleme veya yırtılma meydana gelebilir. Hipertansiyon organlara giden kan akışını bozarak organ yetmezliklerine neden olabilir.

Yüksek kan basıncı adıyla da bilinen hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine verebileceği hasar nedeniyle “sessiz düşman” olarak da anılmaktadır.

Kan dolaşımı için gereken basıncın normalden fazla olması anlamına gelen ‘yüksek tansiyon’, mutlaka uzman kontrolünde takip edilmelidir.

Büyük ve küçük tansiyonun normalden fazla olması durumuna hipertansiyon denilmektedir.

Hipertansiyon Belirtileri

‘’Sessiz düşman’’ terimi hipertansiyon için sıklıkla kullanılan bir terim. Nedeni ise hipertansiyonun yıllarca hiç belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebilme olasılığıdır.

Bu nedenle belli aralıklarla kan basıncınızı ölçtürmeniz gerekir. En belirgin hipertansiyon belirtileri arasında aşırı yüksek kan basıncına bağlı olarak baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk oluşabilir.

Ayrıca hipertansiyon belirtileri arasında;

  • halsizlik,
  • yorgunluk,
  • burun kanaması,
  • kulaklarda çınlama,
  • yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma,
  • bazen çok sık idrara çıkma,
  • gece uykudan uyanıp idrar yapma
  • bacaklarda şişlik olabilir.

Hipertansiyon belirtilerinden biri ya da birkaçı hissedildiğinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Her yüz kişinden birinde bulunan çok yüksek kan basıncı (malign hipertansiyon) adı verilen durumda ise zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi bazen de böbrek yetersizliği görülebilir.

Bu acil bir durumdur ve organ hasarından korunmak için mutlaka hastaneye başvurulmalıdır. Kan basıncının çok yükseldiği durumlarda da, çift görme, dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta karıncalanma da hipertansiyon belirtisi olarak kendini hissettirir.

Hipertansiyon Nedenleri

Hipertansiyon nedenleri arasında günlük yüksek tuz alımı, stres, obezite, ailede hipertansiyon öyküsünün bulunması gibi genetik faktörler, şeker hastalığı, hareketsiz yaşam tarzı, kalsiyum, potasyum, magnezyum gibi elementler içeren besinlerin günlük olarak yetersiz tüketilmesini sıralayabiliriz. Ayrıca tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları, genetik bozukluklar da hipertansiyonu tetikleyici faktörlerle ortaya çıkabilmektedir. Doğum kontrol hapları, bazı ağrı kesici türleri de kan basıncını yükseltip, hipertansiyona neden olmaktadır. Hastaların büyük bir kısmında nedeni belirlenemese de yüksek kan basıncı mutlaka kontrol altına alınmalı ve hipertansiyon nedenleri iyi araştırılmalı ve kan basıncı ideal düzeye düşürülmelidir.Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu, tansiyonun yükselme ve düşme nedenlerini bu videoda anlatıyor;

Hipertansiyon Tanısı Nasıl Konulur?

Hipertansiyon teşhisi hipertansiyon hastalığını tedavi etmek için en önemli aşamalardan biri. Uzman kontrolünde yapılan hipertansiyon tanısı hastalığınızın derecesini ve tedavi süreçlerini de belirler. Kan basıncının 140/90 mm hg üzerinde olması hipertansiyon hastası olabileceğinizi gösterir.

Hipertansiyon tanısı koyarken  detaylı bir fizik muayene, elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik kan basıncı izlemi ve laboratuvar testleri yapılır. Kan basıncı birçok faktörden etkilenir. Sağlıklı bir hipertansiyon tanısı için tansiyon ölçümü öncesi bir saat içerisinde bir şey yememek, istirahat halinde olmak, sigara ve kahve içmemek gerekir. Uz. Dr.

Özgür Mollaoğlu'nun Tansiyon düştüğünde ilk müdahale nasıl olmalıdır? isimli videsunu izleyebilirsiniz.

Hipertansiyon Tedavisi

Hipertansiyon tedavisinde amaç kan basıncını 140/90 mm hg altına düşürmektir.  Eğer hastada şeker hastalığı, böbrek yetersizliği ve organ hasarı var ise kan basıncının daha düşük olması hedeflenir. Hipertansiyon tedavisinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri yatar.

  Aynı zamanda hipertansiyon tedavisinin önemli bir bölümünü ilaç tedavisi oluşturur. Hipertansiyon tedavisi sırasında yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, tuz alımının kısıtlanması çok önemlidir.

Tüm tedavilere dirençli hipertansiyon durumunda ise böbrek atardamarlarına işlem yapılarak kan basıncı kontrol altına alınabilir. İnme, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi hipertansiyonun yarattığı ciddi durumlardan korunmak için erken tanı çok önemlidir.

Erken tanı koyulan ve kontrol altına alınan hipertansiyon yaşam kalitesini etkilemez.

Diğer tüm tedaviler gibi hipertansiyon tedavisi de kişiye özel olmalıdır. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan tansiyon ilaçlarının bağımlılık yaptığı ya da zararlı olduğunu düşünmek, sürekli ve uzun dönem ilaç kullanmanın getirdiği yan etkilere dayanarak bundan kaçınmak doğru değildir.

Günümüzde kullanılan ilaçlar, tansiyonu düzenlerken, kalp-damar sistemini korur ve  böbreklerin  bozulmasını da engeller. İlaç tedavisinde, sadece tansiyonun kontrol altına alınması değil, diğer organların da korunması amaçlanmaktadır. Tedaviye uyum çok önemli olmakla birlikte hastaya uygun ilaç seçimi de çok önemlidir.

Ayrıca hastanın tam kontrolü sağlandıktan ve tansiyonu düzenlendikten sonra ilaçların bırakılabileceği de unutulmamalıdır.

Dirençli Hipertansiyon Tedavisi

Dirençli hipertansiyon tedavisi için etkili yöntemler geliştirilmiştir. Bunlardan biri de şah damarı pili yöntemidir. Şah damarı pili aslında ileri evre kalp yetmezliği tedavisinde yeni bir yaklaşımdır. Şah damarı pili, aynı zamanda  dirençli hipertansiyon hastalarında da etkin bir tedavi yöntemi olarak kullanılır.

Pil, şah damarı üzerine yerleştirilen bir uyarıcı ve göğüs kası içine yerleştirilen kablo ile bağlı olduğu bir batarya sisteminden oluşur.  İşlem, kalp pili takılmasına benzer, ancak daha kolay bir şekilde hızlıca yerleştirilebilir. Pil, şah damarı üzerine basit bir cerrahi işlem ile konulmaktadır.

Şah damarı üzerinde doğal olarak bulunan bir reseptör, normal şartlar altında kan basıncı yükselmesine tepki olarak parasempatik sistemi uyarmakta ve kan basıncını düşürür. Bu tepki, hipertansiyon hastalarında etkin olarak kan basıncını düşürmeye yeterli olmamaktadır.

Ancak şah damarı üzerine cerrahi işlemle yerleştirilen pil, bu bölgeye sürekli uyarı vermekte ve etkin kan basıncı düşüşü sağlamaktadır.

Şah damarı pili uygulaması hipertansiyon tanı ve tedavisini üstelenen kardiyoloji, iç hastalıkları ya da nefroloji bölümleri tarafından verilmektedir. Uygulama ise kalp ve damar cerrahisi bölümü tarafından yapılır. İşlemin bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmayıp, hasta işlem sonrasında aynı gün taburcu edilir.

  Dirençli hipertansiyon hastaları bu tedaviden yaklaşık 1 ay içinde etkin cevap alınmaktadır. Bu yeni yöntem, özellikle dirençli hipertansiyona bağlı uç organ hasarından kaçınmak ve kan basıncı kontrolünde oldukça etkindir. Uygulama teknik alt yapısı uygun, yeterli cerrahi tecrübeye sahip merkezlerde yapılmalıdır.

Hipertansiyon hastalarının şah damarı pili takıldıktan sonra dikkat etmesi gerekenler ise şu şekilde;

  • Tansiyonunuzu günde 2 kez ölçmeli ve doktorunuzla iletişim halinde olmalısınız.
  • Yağlı ve tuzlu besinlerden uzak durmalısınız.
  • Doktoru kontrolünde tansiyon ilaçlarına devam etmelisiniz.
  • Düzenli egzersiz yapmalısınız.
  • Fazla kilolarınızdan kurtulmalısınız.
  • Eğer şeker hastalığınız varsa kontrol altında tutmalısınız.
  • Rutin kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz.

Tansiyon Nasıl Ölçülür?

Tansiyon ölçümü, hipertansiyon tanısı için en önemli aşamalardan biridir. Bu nedenle doğru yapılması gerekir. Tansiyon ölçümleri tansiyon aleti ile yapılır. Üst koldan yani omuz ile dirsek arasından ölçülen manuel tansiyon aletleri en doğru sonucu verir. El bileğinden otomatik aletlerle ölçüm yapan cihazlar da kullanılabilir.

Tansiyonunuz mutlaka her iki koldan ölçmelisiniz. Eğer kol damarınızda darlık var ise tansiyonunuz düşük çıkabilir.  İki kolunuzdan ölçüm yaptığınızda iki tarafta da aynı ölçüme sahipse tek bir koldan ölçüm yapılmaya devam edilebilirsiniz. Eğer kollarınızda fark varsa yüksek olan kolunuzdaki ölçümü dikkate alınmalısınız.

Tansiyon ölçümü esnasında , 5 dakikalık istirahat süresi boyunca oturur pozisyonda olmalı ve kolunuzu bir yere dayandırılmalısınız. Evde, el bileğinden tansiyon ölçümü yapılıyorsa iki defa üst üste ölçüm yapmalısınız. Anormal bir değer çıkarsa normal bir tansiyon aletiyle tekrar ölçüm yapmayı deneyebilirsiniz.

Ancak mutlaka bir hekim tarafından normal tansiyon aletiyle ölçülen sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmalıdır.

Hipertansiyon İlaçları

Hipertansiyonun tedavisinde en etkin yöntem hipertansiyon ilaçlarıdır. Günümüzde hipertansiyon ilaçları hipertansiyon tedavisi için oldukça etkin rol oynar. Ancak yine de hipertansiyon ilaçlarının kullanım oranları %50'nin altında seyretmektedir. Hipertansiyon ilacı kullanan hastalarda kan basıncının etkin kontrolü ancak her 2 hastadan 1’inde sağlanabilmektedir.

Hipertansiyon ilaçlarının doktor kontrolünde düzenli olarak alınması çok önemlidir. Günümüzde, hasta için en etkili tedaviyi sağlayan ve en az yan etkiye sahip farklı hipertansiyon ilaç seçenekleri bulunmaktadır.

Hipertansiyon hastaları kullandıkları ilaçların yan etkileri konusunda doktorunu mutlaka bilgilendirmeli ve mutlaka belirlenen dozlarda devam etmeye özen göstermelidir.

Hipertansiyon ilaçları doktorun bilgisi dışında kesilmemeli ve herhangi bir sorun yaşandığında yine doktora danışılmalıdır.

Tansiyon ilaçları ile ilgili doğru bilinen yanlışlar!

  • Sarımsak ve limonun tansiyonu düşürmeye ya da yükseltmeye etkisi yoktur. Hipertansiyon tedavisinde sarımsak ve limonun yeri yoktur. Hipertansiyon hastaları sadece ilaçlarını düzenli olarak kullanmalı ve sağlıklı beslenme kuralları içinde bu besinleri tüketmelidir.
  • Hipertansiyon ilaçları bağımlılığa neden olmaz. Hipertansiyon tedavisi süreklilik gerektirir.
  • Halk arasında tansiyon ilaçlarının böbrek ve karaciğeri olumsuz yönde etkilediğine dair yanlış bir inanış vardır. Tam tersine tansiyon ilaçlarının bu organlara olumsuz etkisi yok denecek kadar azdır. Ayrıca böbrek ve birçok organ, yüksek kan basıncı ilaç ile tedavi edilmediğinde çok zarar görebilir.

Hipertansiyon Hakkında Merak Edilenler

Vücut, kan basıncı yüksekliğine alışır mı? Bunun vücuda bir zararı olur mu?

Hastanın bir yakınması olmaması, hipertansiyonun vücuduna zarar vermediği anlamına gelmez. Zaman içinde olumsuzlukların ortaya çıkmaması için hastanın şikayeti yoksa bile kan basıncının normal değerlere çekilmesi gerekli.

Hipertansiyon tedavisi ne kadar sürer? İlaçlar bağımlılık yapar mı?

Hipertansiyon tedavisi yaşam boyu sürer. Organlarda bir hasar oluşmadıysa ve kan basıncı yüksekliği hafifse, hastalık ilaçsız tedavi yöntemleri kontrol altına alınmaya çalışılır. Aksi durumda ise ilaç tedavisi uygulanır. Hipertansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz.

Sarımsak ve limon suyu ilaç alma ihtiyacını ortadan kaldırır mı?

Bazı doğal maddelerin kan basıncında kısıtlı düşmeler yarattığı bilinen bir gerçektir. Ancak bunlar hastalığı tedavi etme ve yarattığı etkileri ortadan kaldırma yeterliliğine sahip değildir. Ancak ilaçlara destek olurlar.

Hipertansiyon ilaçları cinsel aktiviteyi azaltır mı?

Tüm ilaçların yan etkileri vardır. Doktor hastaya en uygun olan, yan etki profili en düşük ilacı önerecektir. Eğer herhangi bir yan etki meydana gelirse, hasta rahatlıkla başka bir seçeneğe yöneltilebilir. İlaçlardan kaynaklanan yan etkiler de ilacın kesilmesinden sonra ortadan kalkar.

“Hipertansiyon” tanısı konulabilmesi için birkaç kez tansiyon çıkması yeterli midir?

Hipertansiyon tanısı için seri ölçümler gerekir. Özellikle ısdırap, heyecan, korku gibi durumlarda her sağlıklı kişide kan basıncının yükselmesi doğaldır. Bu münferit yükselmeler kişinin hipertansiyon hastası olduğunu göstermez.

Hipertansiyon hastasının yaşam şekli nasıl olmalı?

Hipertansiyon hastalarının diyetinde tuz kısıtlaması büyük önem taşır. Potasyum ve magnezyumdan zengin beslenmek de önemlidir. Aynı zamanda kişinin ideal kilosuna erişip kilosunu koruyabilmesi için diyet yapması gerekir.

Sigara ve alkol kullanımın da, özellikle kalp ve damar sistemi ile hipertansiyona direkt etkisi bulunduğundan bu alışkanlıkların sonlandırılması da tedavinin bir parçasıdır.

Hipertansiyon tedavisinde stresten kaçınılması da maksimun önem taşır.

Tansiyon doktora gelince yükselir mi?

“Beyaz önlük hipertansiyonu” denen olgu, hipertansiyonla ile ilgili bilinenlerin en eskisidir. Bu nedenle kişinin günlük hayatta aldığı kan basıncı ölçümleri, hastane ve muayenehane ortamlarında alınan ölçümlerden daha değerlidir.

Yüksek tansiyonun çocuklardaki etkisini anlatan makalemiz için tıklayınız!

Yüksek Tansiyon Hastalarına Ramazan Uyarısı isimli makalemiz için tıklayınız!

Güncellenme Tarihi: 15 Mayıs 2017Yayınlanma Tarihi: 21 Eylül 2016

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/hipertansiyon-ve-tedavisi/

Hipertansiyon tansiyon hastaları rapor alabilir mi

Kalp Hastalıkları ve Hipertansiyon Anesteziye Engel mi?

Günümüzde sağlık açısından oldukça büyük sorunlara neden olan yüksek tansiyon hastalıklarında rapor alınıp alınamayacağı merak uyandıran bir konudur. Hipertansiyon hastaları da diğer hastalar gibi vücut ya da fiziksel özelliklerinin en az yüzde kırkını kullanamadıkları takdirde rapor alabilmektedirler.

Hipertansiyon Hastalarının Rapor Alması

Yüksek hipertansiyon hastalarına kullandıkları ilaçlarla ilgili olan ve engelli, özürlü, çürük olarak verilen rapor oranları ve yüzde kaç olduğu hakkında bilgi aşağıdaki şekilde olmaktadır.

1.Sınıf ( Klas 1)Antihıpertansif ilaç tedavisi uygulayan ve komplikasyonu bulunmayan% 10 Oranında
2.Sınıf (Klas 2)Antihipertansif ilaç tedavisi uygulayan komplikasyonu bulunmayan hastaları% 10 oranında
3.Sınıf (Klas 3)Hipertansiyon hastası antihipertansif ilaç tedavisi alır ve aşağıdaki sıralamalardan en az iki tanesini kapsarsa% 50 oranında

1.Klas

– Antihıpertansif ilaç tedavisi uygulayan ve komplikasyonu bulunmayan hastaları % 10 oranında

2.Klas

Antihipertansif ilaç tedavisi uygulayan komplikasyonu bulunmayan hastaları % 10 oranında

  • Hipertansif Retinopati ( Gun şeklinde belirtiler)
  • Proteinüri
  • Sol Ventrikül Hipertrofisi
  • Hipertansif Serebrovasküler Hastalar

3.Klas

Hipertansiyon hastası antihipertansif ilaç tedavisi alır ve aşağıdaki sıralamalardan en az iki tanesini kapsarsa % 50 oranında

  • Diyastolik yanı büyük tansiyonu uygulanan bütün ilaç ya da diğer tedaviye rağmen 120 mmHg olması halinde
  • Preteinüri ve böbrek ile ilgili fonsiyol bozukluğuna sahipse ( BUN düzeyleri ve serum kreatin oranlarında artış ya da kreatin klerensinin % 50 oranından küçük olması halinde
  • Hipertansif serebrovasküler hastalık sahibi
  • Nörolojik defisit olması durumu
  • Üçüncü ya da dördüncü evre Hipertansif retiopati durumu

Hipertansiyon Hastalarında Rapor Oranı

Yürürlüğe girmiş olan yeni düzenleme ile hipertansiyon hastalarının hayatlarının tehye atılmaması amacı ile tansiyon düşürmek için kullandıkları kullandığı ARB de denilmekte olan Anjotensin Reseptör Blokörü gurubunda bulunan ilaçlar ile trigliserid ve kolesterol düşüren ilaçların rapor olmadan satışı yasaklanmış durumda.

Türkiye sınırları içinde yaşayan hipertansiyon hastaları; Özürlü, çürük ya da engelli raporu almak; heyet tarafından verilen raporun yüzde ifadesine bağlı olmaktadır. Hipertansiyon yüzde kaç rapor alır konusunda karar ve yüzde oranı heyet tarafında verilir. Bu raporda yüzde değerleri oluşturan bütün komplikasyonlar toplanarak Balthazard formülü ile alınır.

Balthazard formülü özürlü, engelli ya da çürük olarak rapor almak isteyen hipertansiyon hastalarının, heyet tarafından saptanan hastalıklarının yüzde oranı alınırken birden fazla hastalığı olanlar iççin kullanılan bir hesaplama yöntemini ifade etmektedir.

Fiziksel olarak vücut fonksiyonlarının en az yüzde kırk oranında kaybetmelerine neden olan hastalığı olan Türk vatandaşlarının durumları heyet tarafından saptandıktan sonra özürlü, engelli ya da çürük raporu verilir.

Tansiyon hastalığına yüzde kaç rapor verilir konusunda direk olarak söyleyebileceğimiz; Tansiyon hastalığı rapor oranı; Türkiye sınırları içinde yaşamakta olan; özürlü, çürük ya da engelli raporu almak isteyen yüksek tansiyon hastalarına heyet tarafında tek başına yüzde kırk oranında verilir.

Bunun yanında hastanın heyete girip rapor aldığı yüksek tansiyon dışında başka rahatsızlıkları da varsa o zaman Balthazard formülü ile bütün hastalıklar birleştirilir. Atmış yaşından büyük olan yüksek tansiyon hastaları heyet tarafından engelli, çürük ya da özürlü raporu verilirken, yaşı için yüzde

Yüksek Tansiyon hastaları İçin Uzlaşma Raporu Özellikleri

Yüksek tansiyon klavuzları; Türkiye’de bulunan konu ile ilgili olan tüm dernek ve kuruluşların katılımı ile; Türkiye için değerlendirilirken, bütün önerileri harmanlayıp yetişkin olan yüksek tansiyon hastalarının teşhis ve tedavisi ile ilgili ortak olan bir yaklaşımda bulunmak amacı ile düzenlenen raporlara uzlaşı raporu denilmektedir Türk hipertansiyon uzlaşı raporu ve hipertansiyon uzlaşı raporu hazırlanırken engelli, çürük ya da özürlü vatandaşlar için hipertansiyon uzlaşı raporu oranları; bu heyet tarafından belirlenmektedir.

Yüksek tansiyon hastaları ile ilgilenmekte olan bütün sağlık kişi ve kuruluşların tedavi, rapor ya da yenileme konusunda ortak bir tutum oluşturabilmeleri amacı ile hazırlanan uzlaşı raporları ülkemizdeki klinik uygulamayı yenileme ve geliştirme konusunda önemli adımlar kayıt etmiştir. Uzlaşı raporları yüksek tansiyonu her ayrıntısı ile anlatan bir dokümandan ibaret olmamaktadır. Bu konuda ana hatları ile temel olarak kanıta dayalı klinik olarak hastalar üzerindeki pratik bulgulara yer veren kesin önerilerde bulunan güçlü bir kaynaktır.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://tansiyonum.com/tansiyon-hastalari-ozurlu-raporu-alabilir-mi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.