Kalp Hastalıklarını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Kış hastalıklarını önlemek için neler yapılabilir?

Kalp Hastalıklarını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Özellikle okul çağındaki çocuklar kış aylarında sık sık hastalanırlar. Bunlar genellikle üst solunum yolu ile başlayan ve tedavi edilmezse ilerleyebilen hastalıklardır.

Soğuk havada bağışıklık sistemimizin zayıflaması da enfeksiyon hastalıklarına davetiye çıkarır. Üst solunum yolu hastalıklarının pek çoğu antibiyotik tedavisi gerektirmeden şikayetlere yönelik uygun tedavi ile geçer. Ancak her zaman bu şekilde seyretmez.

En doğru yaklaşım ise hastalığa yakalanmadan önlem almaya çalışmaktır. Bu noktada kış hastalıklarını önlemek için neler yapılabilir sorusunun yanıtlarına bakmak gerekir. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.

Çiğdem Yavrucu çocukları kış aylarında tehdit eden hastalıklardan korumanın yollarını anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Terleyip üşümemesi için ince giydirin

Okulda çocuğunuzun terleyip üşümemesi için ince çok kalın olmayan kıyafetler tercih edebilirsiniz. İnce ama birkaç kat olan kıyafetler ısı dengesinin sağlanması açısından önemlidir.

  Ayakları korumak için de pamuklu, terletmeyen çoraplar tercih edilebilir. Özellikle sinüzite karşı baş ve alını korumak önemlidir. Baş bölgesinden ısı kaybı fazla olabileceği için bere takmayı ihmal etmeyin. Atkı takmak da işe yarayacaktır.

fakat atkı ağız bölgesinde olduğundan sık sık yıkanması gerekir.

Bebekler için anne sütü çok önemli!

Anne sütü bebeğinizi hastalıklara karşı koruyan, bağışıklık sistemini güçlendiren tüm öğeleri içerir. Dünya Sağlık Örgütü; bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmelerini, 6. aydan sonra da ek gıdalarla birlikte 2 yaşına kadar anne sütüyle beslenmeye devam etmelerini önermektedir. Siz veya bebeğiniz gribe yakalansanız da bebeğinizi emzirmeniz gerekir.

Dengeli beslenme şart

Çocuklar vücudumuz için yapı taşı olan proteinlerden zengin beslenmeli. Bunun için  haftada en az 2 kez balık,  2-3 kez kırmızı et, 2-3 kez bakliyat (kuru fasulye, nohut mercimek v) yemelidir. Kahvaltıda her sabah yumurta, peynir  ve zeytin yemeleri önemlidir.

Kış aylarında özellikle de C vitamin deposu olan portakal, mandalina mutlaka yenmelidir. Okula giden çocukların beslenme çantasına bir iki mandalina koyulabilir.

Kalsiyum ve proteinden zengin süt, bağışıklık sistemimizi güçlendiren ev yapımı yoğurt veya kefir  gibi probiyotikler, muz gibi prebiyotiklerin yenmesine dikkat edilmelidir.

Ellerinizi sık ve iyi yıkayın!

Grip ve benzeri enfeksiyon hastalıklarından korunmanın ilk şartı iyi yıkanmış ellerdir. Eller gün içerisinde sık sık yıkanmalıdır. Çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Eller su ve sabun ile yaklaşık 10-15 saniye iyice yıkanmalıdır. Tırnak içleri temiz olmalıdır. Özellikle dışarıdan gelindiğinde, yemekten önce bebeğe temas etmeden önce eller yıkanmalıdır.

Ballı zencefil veya zerdeçal

Zencefilin doğal antialerjik (antihistaminik) özelliği, öksürük üzerinde doğal tedavi edici bir etki sağlar. İçerdiği C, E vitamini, kalsiyum, fosfor ve demir ile de hem bağışıklık sistemini uyarıyor, hem de antioksidan özellik sağlıyor.

Zerdeçal da içerdiği antioksidanlar, C ve E vitamini ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalıklara karşı koruyucu etki ve direnç sağlıyor. Eğer çocuğunuzun alerjisi yoksa zencefil ve zerdeçal gibi gıdaları bal ile birlikte tüketmesini sağlayın.

Günde bir defa, 1 bardak sütün içine 1 çay kaşığı zencefil veya zerdeçal katabilir veya 1 tatlı kaşığı bal (eğer bala alerji yok ise) ile 1 çay kaşığı toz ya da taze zencefili karıştırıp macun kıvamına getirebilirsiniz.

Bunların yanı sıra 1 çay bardağı ıhlamur içine 1 tatlı kaşığı bal ve 1 çay kaşığı toz zencefili ekleyebilirsiniz. Ancak dikkat! Bu gıdaların 1 yaş altındaki çocuklara verilmesi uygun değildir.

Evinizi havalandırın

Kapalı mekanlarda, öksürük ve hapşırık yoluyla mikroplar çok daha kolay yayılır. Okul gibi kalabalık ve kapalı mekanlarda bu mikropların bulaşma riskleri çok yüksektir. Evin ısısı 23-24 dereceyi aşmamalı ve günde en az bir defa 5-10 dakika havalandırılmalıdır.

Şekerden uzak durun

Şeker ve şekerli ürünler bağışıklık sistemini zayıflatan önemli bir etkendir. Bu yüzden çocuğunuzu şeker gibi zararlı karbonhidratlardan uzak tutun.

Kuruyemiş yemek enerji verir

Ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişler içerdikleri E vitamini, çinko ve omega 3 yağ asitleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir.

  Çocuğunuzun her gün bir avuç ceviz, badem, Antep fıstığı, fındık, kuru üzüm, yaban mersini gibi karışım kuruyemişleri yemesini sağlayın. Küçük çocuklara kuruyemiş verilmemelidir.

3 yaş altında çocuklarda solunum yoluna kaçma riski vardır. Ayrıca 2 yaş altı çocuklara da alerji riski nedeniyle önerilmez.

Su içmeyi ihmal etmeyin

Kalorifer ve soba odadaki nemi kurutur ve boğazın tahriş olmasına sebep olur. Bunun sonucunda üst solunum yolu enfeksiyonları riski artar. Çocuğunuzun bol bol su içmesini sağlayarak buna engel olabilirsiniz. Yeteri kadar su içmek bağışıklık sistemini güçlendirecektir.

Düzenli uyku şart

Çocuklar yorgun ve uykusuz olduklarında vücut dirençleri düşer. Hastalıklara karşı vücudu güçlendirmek için çocuğunuzun yeterli süre uyumasını sağlayın.

Spor yapmak gerekir

Spor ve aktif hareketli bir yaşam tarzı çocuğun gelişimine çok yönlü bir fayda sağlayacaktır. Çocuğunuzu 4-5 yaşlarında yüzme ve jimnastiğe, 7-8 yaşlarında tenis veya futbola, 9-10 yaşlarından sonra da basketbol, voleybol veya su topu gibi çeşitli sporları yapmaya teşvik edebilirsiniz.

Источник: https://www.kidsgourmet.com.tr/kis-hastaliklarini-onlemek-icin-neler-yapilabilir/

Kalp Krizi Önlemek İçin Yapılması ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kalp Hastalıklarını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Koroner damarların kolesterol ya da yüksek tansiyon gibi nedenlerden dolayı plak oluşması sonucunda tıkanması sonucunda kalp kası oksijensiz kalması neticesinde meydana gelir.

Kalp Krizi

Ölüm oranının en sıklıkla gerçekleşmesine neden olan kalp krizi insanların hayatını ciddi oranda tehye atan ve sağlıklarının bozulması ile sonuçlanan bir hastalıktır. Yaş faktörü çok önemli olmaktadır. Bir erkek 45 yaşına geldiği zaman bu riski taşımaya başladığı gibi 55 yaşına ulaşmış kadınlarda da görülecektir.

Daha sıklıkla kalp krizi erkeklerde kadınlara oranla daha çok görülmektedir. Ayrıca kadınları yaşın ilerlemesi sonucunda östrojen kadınlara kalp hastalıklarına karşı korumakta olan bir durumdur. Ancak diyabet hastalığına yakalanmış olan kadınların erkeklerden daha çok görülmekte olduğu da bilinmektedir.

Ailesinde kalp hastalığını yaşamakta olan bir kişi varsa genetik olarak sizlerin de yaşamanız çok ciddi oranda görülmektedir.

Kalp hastalığı yaşamakta olan kişiler kalp hızının yavaşlaması insan hayatını tehdit eden ve ritim bozukluğu yaşanmakta olan kalp yetersizliği ya da kalp yetmezliğine neden olur. Kalp pili takılması durumunda ritim sorunu ortadan kalkacaktır.

Kalp Krizini Önleyen Besinler

İnsanların alkol tüketiminin oldukça az kullanmaları gerekmektedir. Kan basıncının artmasına neden olacaktır. Kilo almaya neden olacak ve kalorili olacaktır. Kalp hastalığının olmasına neden olacaktır. Kişilerin her zaman için sağlıklı beslenmeleri gerekmektedir. Yapacak olduğunuz diyet içerisinde doymuş yağları çıkarmanız gerekmektedir.

Sodyum yüksek gıdaları ve şekeri çıkarmanız gerekmektedir. Ayrıca kişilerin yağlı et ürünlerini de tüketmemesi gerekmektedir. Bol miktarda taze meyve ve sebze tüketmeleri yiyecekleri gibi aynı zamanda da tahıl ürünleri tüketmeleri gerekmektedir.

 Yapacak olduğunuz diyetin her zaman için kan basıncını arttıracak ve kolesterol ya da kalp hastalığının risklerini azaltacak olan bir beslenme programını uygulamaları gerekmektedir. 

Beslenme de tuzu çıkarmanız gerekmektedir. Şeker tüketimini de olabildiği kadar azaltmanız tavsiye edilmektedir.

Diyet yapacak olan kişilerin diyetleri içerisinde mutlaka yeşil sebze ağırlıklı beslenmeleri gerekmektedir. Daha çok zeytinyağı tüketmeniz, hayvansal yağlardan uzak durmanız gerekmektedir.

deniz ürünleri kalp sağlığına iyidir. Omega-3 oldukça kalp ve damar sağlığına faydası olması ile bilinmektedir.

  • Kırmızı et;
  • Tam yağlı süt ve süt ürünleri;
  • Kızartmalar;
  • Fast Food ürünleri;
  • Unlu mamuller;
  • Paketlenmiş ve işlenmiş ürünler;
  • Cips;
  • Gazlı içecekler.

Bitkisel yağlar oldukça sağlığa yararlı olmasıyla bilinir. Avokado, fındık, zeytin ve zeytinyağının faydalı olmasının nedenleri kötü kolesterolü düşürme konusunda yardımcı olacaktır.

Daha çok somon balığı tüketmeli, kan basıncını düşürecek gıdalar tüketmelidir.

Daha çok yağsız sebze yemekleri tüketmeli ve mevsim meyvelerini tüketmeli, gazlı içecekler ya da alkol tüketimi yerine taze sıkılmış meyve suları içmeleri tavsiye edilmektedir.

Kalp Krizini Önleme Yolları

Tansiyonunuzu kontrol altında tutmanız gerekmektedir. Her zaman için yüksek tansiyon hastaları kalp hastalığının en büyük riskleri arasında olan risk faktörü olan kişilerdir.

En sık yetişkinlerde görülmekte ve ailesinde var olan genetik bir durum olmaktadır. Yüksek tansiyonu her zaman önlemek amacıyla kontrol etmek için kişinin tuz tüketimini azaltması gerekmektedir.

Yaşam tarzı değişikliğine giderek tansiyonunu yükseltmeden yaşaması gerekmektedir.

Kolestrol ve trigliserid düzeylerinin her zaman için kontrol altında tutulması son derece önemlidir. Kişilerin atar damarlarını tıkayacak olan plaklar ve yağ oluşması sonucunda tıkanma meydana gelecektir. Özellikle de kadınlarda trigliserit seviyelerinin koroner damar hastalığının riskini de çok fazla arttırmaktadır.

Fazla kilo her zaman için insanların hayatında kalp sağlığını çok fazla etkilemektedir. İnsanların aşırı kilolu ya da obez olmaları durumu kalp hastalıklarını arttıracaktır.

Bu durum çoğunlukla kişilerin yüksek kan kolesterollü ve trigliserid seviyelerinin yükselmesine yüksek tansiyon hastalığının olmasına ve diyabet hastalığını yaşamalarına neden olacaktır.

Bu nedenle de fazla kilolarından kurtulmaları gerekmektedir.

Kişiler hayatı içerisinde her zaman düzenli bir şekilde egzersiz yapmaları gerekmektedir. Bu egzersiz özellikle de temiz havada yapılacak egzersiz olmalıdır. İnsanların yapacak olduğu egzersizler kan dolaşımını hızlandıracaktır. Aynı zamanda da sağlıklı normal kiloda kalmalarını sağlayacaktır ve kolesterol düşmesini sağlayacaktır. Bunlarda kalp hastalığı riskini azaltacaktır.

Psikolojik durumlar insanların hastalanmasına neden olacaktır. Özellikle de stres kalp sağlığını da derinden etkileyecektir. Tansiyonunuzu yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle de kişilerde aşırı yeme ya da alkol tüketme ve sigara kullanma gibi durumların olmasına neden olur.

Sigara içmemeniz gerekmektedir. Sigaranın içerisinde bulunan zehirli maddeler kalp ve damar sağlığını çok etkilemektedir. Sizi kalp hastalıklarına yakalanmanıza neden olacaktır.

Bu nedenle de felç ya da kalp krizinin yüksek olmasına neden olur.

Eğer sigara içmiyorsanız başlamamalı ve kalp krizi ailesinde öyküsü olan ya da daha önceden kalp krizi geçirmiş olan bir kişiyseniz asla sigara içilen ortamlarda da bulunmamanız gerekmektedir.

(1 votes, average: 2,00 5)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-krizi-nasil-onlenir.html

Kalp hastalıklarını önlemek için ilaçsız 5 strateji

Kalp Hastalıklarını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Kalp hastalığı sık rastlanan ölüm nedenlerinden bir tanesi olabilir. Ama bu şekilde kabullenilecek diye bir kural yoktur. Bazı risk faktörlerini (ailede olan rahatsızlıklar, cinsiyet, yaş vs) değiştirebilmek için gücünüz olmasa da kalp hastalığını önlemek için birçok yol vardır.

Yaşam tarzınızı bugünden itibaren değiştirerek gelecekte oluşabilecek kalp hastalıklarınızı önleyebilirsiniz. Kalp hastalıklarınızı önlemek için buradaki beş kalp rahatsızlıkları önleme ipuçları ile başlayın.

1.Sigara ve tütün mamullerini kullanmayın

Sigara veya tütün kullanmak kalp hastalığının gelişmesinde en belirgin risk faktörlerden bir tanesidir. Tütün içerisindeki kimyasallar arterler (ateroskleroz) daralmasına yol açarak kalp ve kan damarlarına zarar verir.

Damar tıkanıklığının sonucu ise kalp krizine yol açabilir. Kalp hastalığını önleme konusunda sigarayı hangi miktarda kullandığınızın bir önemi yoktur.

Sigara dumanına maruz kalmanız gibi, dumansız tütün, düşük katran veya düşük nikotin içeren sigara da aynı şekilde risk taşımaktadır. 

Bunlara ek olarak sigara dumanında bulunan nikotin kalp, kan damarlarının daralması, kalp hızı ve kan basıncınızın artması gibi sorunları tetikler. Sigara dumanı ile kanınızda ki oksijenin yerini karbonmonoksit alır.

Buda kalbin yeterli oksijen sağlamak için fazla zorlanmasına ve kan basıncının artmasına neden olur.

Hatta sigara içmiyorsunuz ancak arkadaşlarınızla sigara içilen bir bar yada restorana gittiniz bu bile “sosyal sigara” olarak adlandırılır ve kalp hastalığı riskini arttırır. 

Doğum kontrol hapı ve sigara kullanan kadınlarda kalp krizi veya felç olma oranı diğerlerine göre daha yüksektir. Özellikle 35 yaşından sonra bu risk daha da artar.

İyi haber ise sigarayı bıraktığınızda 1 yıl içerisinde kalp hastalığı riskinizin önemli ölçüde düşecek olmasıdır. Ve ne kadar miktar ile veya ne kadar uzun süredir kullanıyor olursak olalım bıraktığınızda meyvelerini en kısa sürede toplamaya başlayacaksınız. 

2. Haftanın her günü olmasa da çoğu günlerinde 30 dakikalık egzersizler yapın

Düzenli olarak yapılan günlük egzersizlerden bazıları ölümcül kalp hastalığı riskini azaltabilir. Yaşam tarzınızda sağlıklı olan kilonuzu korumak için aldığınız önlemler ve yaptığınız fiziksel aktiviteler bir araya geldiğinde çok daha fazla yararlıdır.

Fiziksel aktiviteler ve kilonuzu korumak, sizin yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, şeker ve kalp hastalıklarına yakalanma risklerinizin önemli ölçüde azalmasına yardımcı olur. Ayrıca fiziksel aktiviteler kalp sağlığınız için önemli bir risk faktörü olan stresi de azaltır.

Haftanın çoğu gününde 30 – 60 dakika kadar orta düzeyde egzersiz yapabilirsiniz. Eğer bu sürelerde ve bu düzeyde egzersiz yapamıyorsanız yine de pes etmeyin, yaptığınız kadarı da kalp sağılığınıza fayda sağlayacaktır. 10 dakikalık seanslar bile faydalı olabilir.

Bu faaliyetlere, bahçe, temizlik gibi işlerinizi ekleyebilir, merdiven inip çıkma, köpeğinizle yürüyüşe çıkma faaliyetlerini de yapabilirsiniz. Sağlığınız için mutlaka ağır egzersiz yapmanız gerekmez. Ama yaptığınız egzersizin ağırlığını, süresini ve sıklığını arttırarak önemli yararlar görebilirsiniz. 

3. Kalbiniz için sağlıklı beslenin. 

Yüksek tansiyonu durdurmaya yönelik beslenme yaklaşımı (DASH diyeti) gibi özel bir diyetle kalp sağlığınızın korunmasına yardımcı olabilirsiniz. DASH diyeti Yağ, tuz ve kolesterol oranı düşük gıdaların tüketilmesidir.

Meyve, sebze, tam tahıllar kalp sağlığınızın korunmasında yardımcı olabilirler. Bununla beraber düşük yağlı süt ürünleri, protein açısından zengin olan fasulye ve az yağlı balıklar da kalp hastalığı riskini azaltabilir.

Yemeklerde kullandığınız bazı yağların miktarları da önem taşımaktadır. Doymuş yağlar, çoklu doymamış/tekli doymamış ve trans yağlar kanda kolesterol seviyesini yükselterek koroner arter hastalığı riskini arttırırlar.

Başlıca doymuş yağ kaynakları;

  • Kırmızı et
  • Süt ürünleri
  • Hindistan cevizi ve palm (hurma) yağı

Trans yağ kaynakları ise;

  • Kızartılmış fast food (hazır) yiyecekler
  • Unlu mamüller
  • Paketli çerezler
  • Margarinler
  • Krakerler

Etiketlerde trans yağ uyarısı için “kısmen Hidrojen eklenmiş” yazısına dikkat ediniz.

Kalbiniz için sağlıklı beslenme önerileri bu kadar değildir. İnsanların çoğunun beslenmelerine beş ile 10 porsiyon meyve ve sebze eklemeleri gerekmektedir. Çünkü meyve ve sebzeler sadece kalp hastalıklarından değil kanserden de korurlar

Çoklu doymamış yağ türü olan omega 3 yağ asitleri düzensiz kalp atışları ve düşük kan basıncına karşı korur, kalp krizi riskini azaltır. Omega 3 için alabileceğimiz doğal kaynaklara somon ve uskumruyu örnek verebiliriz. Ayrıca az miktarda da olsa keten tohumu yağı, ceviz yağı, soya fasulyesi yağıve kanola yağında da bulunmaktadır. Takviye olarak ta alınabilir.

Kalp sağlığınız için bir diyet izlemek makul seviyede alkol almanız anlamına da gelmektedir. Bu da kadınlarda en fazla günde 1 kadeh erkeklerde ise günde 2 kadehten fazla olmaması anlamına gelmektedir. Orta düzeyde alınan alkolün kalp üzerinde koruyucu bir etkisi olabilir. Ancak fazlası sağlık için teh oluşturmaktadır. 

4. Sağlıklı kilonuzu muhafaza edin

Yetişkinlikte alınan kiloların çoğu kas değil yağdır. Bu da yüksek tansiyon, kolesterol, şeker hastalığına sebep olur ki bunlarda kalp hastalığını tetiklerler.

Sağlıklı kiloda olup olmadığınızı anlamanın bir yolu vücut yağının sağlıklı veya sağlıksız bir oranda olup olmadığını belirlemek ve boy ve kilo dikkate alınarak Vücut kitle indeksi (İ) hesaplamaktır. İ 25 ve daha yüksek olan kişiler yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve felç riskleri ile karşı karşıyadır.

İ güzel ancak eksik bir yoldur. Vücudunda kas oranı fazla olan bir kadın ya da erkeğin yağ olarak ta daha fazla ağırlığa sahip olması yani İ yüksek olması sağlığını tehye sokmaz. Bu sebeple bel çevresi ölçümü vücuttaki abdominal yağ oranını belirlemek için kullanılabilir;

  • Erkeklerde bel çevresi 40 inç (101,6 cm) den büyükse aşırı kilolu sayılabilir.
  • Kadınlarda bel çevresi 35 inç (188.9 cm) den büyükse aşırı kilolu sayılabilir.

Az bir kilo kaybının dahi faydası dokunabilir. Sadece ağırlığınızın yüzde 10’u kadar kilo verdiğinizde tansiyonunuz normal düzeye düşecek, kandaki kolesterol oranı düşecek ve diyabet riskiniz azalacaktır. 

5. Düzenli olarak sağlık taramalarını yaptırın

Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol kan ve kalp damarlarınıza zarar verebilir. Ancak gerekli testler yapılmadan bunları belirleyemeyiz. Ancak düzenli sağlık kontrollerini değerlerinizin ne olduğu ve bir eylem planı alıp almamanız gerektiğini size söyleyebilir.

  • Kan Basıncı. Düzenli kan basıncı ölçümleri çocukluk döneminde başlamaktadır. Yetişkinler ise en az 2 yılda bir kere yapılmalıdır. Kalp hastalığı riskiniz varsa daha sık kontrol yaptırmanız gerekmektedir. Kan basıncınızın 120/80 milimetre cıva dan az olması gerekmektedir.
  • Kolesterol düzeyi. 20 yaşını geçmiş her yetişkin beş yılda en az bir kere kolesterol düzeyini ölçtürmelidir. Kalp hastalığı için diğer risk faktörleri mevcutsa bu kontroller daha sık yapılmalıdır. Ailesinde kalp hastalığı hikâyesi olan çocuklar da ise bu ölçümlerin daha önce yapılması gerekmektedir.
  • Şeker Taraması. Şeker hastalığı kalp hastalığı için önemli bir risk oluşturduğu için bu taramalar çok önemlidir. Şeker kontrolünüz için doktorunuzla görüşebilir ve açlık kan şekeri ölçümünüzü ne zaman yaptırabileceğinizi danışabilirsiniz. Aşırı kilolu veya ailesinde diyabet hikayesi olan 30-45 yaş arası hastalarda  doktor her 3 ila 5 yıl arasında testlerin tekrarını isteyebilir. 

Источник: https://www.saglikveyasam.com/kalp-hastaliklarini-onlemek-icin-ilacsiz-5-strateji

Sessiz Kalp Hastalıklarına Dikkat!

Kalp Hastalıklarını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Göğüs ağrısı, sol kolda, sol omuzda, sırtta ve göğüste hissedilen baskı ile içten yanma tarzındaki ağrılar, çarpıntı, ani başlayan nefes darlığı ve aşırı terleme… Tüm bu şikayetler, kalp krizinin en belirgin belirtileri arasında yer alıyor.

Ancak bazı kişiler bu belirtiler olmaksızın da kalp krizi geçirebiliyor. Bu nedenle düzenli kalp kontrollerinin ihmal edilmemesi gerekiyor.

Memorial Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü uzmanları, sessiz kalp hastalığı ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Kalp krizi geçirdiğini bilmeden yaşayanlar da var

Yaşamın devamlılığında en önemli organlardan biri olan kalp, vücuda kan pompaladığı sürece hayat devam etmektedir. Ancak kalpte bazen sıkıntılar olabilir ve bunun sonucu vücutta bazı şikayetler meydana gelir.

Göğüste, sol kolda ağrı ve baskı, çarpıntı en sık görülen şikayetlerken; bazen bunların hiçbiri olmaksızın yorgunluk, uykusuzluk gibi müphem belirtilerle de kalp krizi gelebilir.

Sessiz kalp krizi olarak tanımlanan bu tabloda, en riskli grubu; diyabet, kronik böbrek hastaları, özellikle 70 yaş üstündekiler ve kadınlar oluşturur.

Kronik iskemik kalp hastalığı olanlarda oluşabilen köprü damarlar sayesinde hasta kalp krizi geçirdiğini bilmeden, uzun yıllar hastalığının farkında olmadan yaşayabilir. Bu hastalarda kalp yeterince beslenemediği için sessiz iskemiler söz konusu olabilir. Bu grup hastalarda kalp yetersizliği, aritmi ve ani kalp ölümleri görülebilir.

Ani kalp ölümü gençler için de büyük risk  

Ani kalp ölümü; iki saat içerisinde hastanın bilinen bir hastalığı olmaksızın yaşamını kaybetmesi olarak tanımlanır. Bunların önemli bir kısmında sessiz seyreden iskemik tablolar olduğu bilinir. Sessiz iskemi tablosuna bilinen riskli grupları dışında genç, diyabeti olmayan, erkek hastalarda da rastlanabilir.

Hastalığın ortaya çıkmasında tıkanan damarın büyüklüğü, beslediği miyokard alanı ve kalbin fonksiyonlarına etkisi gibi birçok değişik faktör önem taşır.

Sessiz iskemiye neden olan tıkanmalar, damarların daha alt bölümlerinde ve ana damar yerine yan dalların ya da daha az önemli olan dalların tıkanması sonucunda çoğunlukla ortaya çıkar. Miyokardın o bölgesini kanlandıran başka küçük dalcıklar olduğundan ve ana dal da çalıştığı için hasta bunu hissetmeyebilir.

Kalbin en önemli damarı LAD, bazı insanlarda doğuştan ikili olur. İkili LAD damarında, bir dal tıkandığında diğeri onun çalıştığı alanı beslediği için hasta bunu da hissetmeyebilir.

Anjiyo ile kesin tanı konuyor

Hiçbir belirti vermeksizin ortaya çıkan sessiz iskemi, çoğu zaman tesadüfen yakalanmaktadır. Check-up sırasında, ekokardiyografi veya elektrokardiyografide kalbin bir bölümünün daha yavaş çalıştığı, daha az kasıldığı görülür.

Elektroda buna ilişkin değişiklikler saptanır. Nedene yönelik araştırma yapılırken hasta kalp krizi öyküsünden söz etmese de görüntüleme yöntemleri buna ilişkin bulgular ortaya çıkarabilir.

Hastada belirti olmasa bile özellikle koroner arter hastalığı için risk faktörlerine sahip insanlarda ileri tetkiklere başvurulmalıdır. Efor, miyokard perfüzyon sintigrafisi, stres eko kardiyografi gibi testlerden biri yapılarak hastalığın tanısı konulur.

Tanı sonrası kalpteki problemin ciddi, damardaki sorunun ise yaygın olduğu birtakım kriterlerle anlaşılırsa hastaya anjiyo önerilir.

Risk faktörlerine yönelik önlemler alınmalı

Yapılan tetkiklerde kalp damar hastalığı saptanmadığı takdirde gelecek yıllarda kalp damar hastalığına yakalanmayı önlemek amacıyla risk faktörlerine yönelik iyileştirici önlemler alınır.

Diyabet, sigara kullanımı, hiperkolesterolemi (kötü huylu kolesterolün belli düzeyin üzerinde olması), tansiyon hastalığı gibi birden fazla risk faktörüne sahip hastalarda hastanın göğüs ağrısı yakınması dikkate alınarak bazen doğrudan koroner anjiyografi önerilir.

Hastaların bir bölümü standart koroner anjiyografi yaptırmaya karşı direnç gösterebilir. Bu durumda halk arasında ‘sanal anjiyo’ da denilen koroner CT anjiyo tavsiye edilir. Böylece koroner hastalığı saptanır.

Koruyucu önlemler öne çıkıyor

Koroner arter hastalığının tedavisi, girişimsel ve koruyucu olarak iki şekildedir. Girişimsel tedavilerde; stent, balon, bazen de by-pass’a varabilen tedaviler uygulanır. Hastalığın kendisinin girişimsel yöntemlerle cerrahi olarak, stent balonun yanında diğer damarları korumaya yönelik tedavileri de olabilir.

Koruyucu tedavi kapsamında ise haftada beş gün, kişinin sağlık durumuna uygun olarak hafif ve orta düzey egzersizler önerilir.

Sigara içenlerin bu alışkanlığı bırakması, diyabet hastalarının mutlaka bir endokrinoloji uzmanının takibine girmesi, obezite halinde diyetisyen kontrolünde kilo verilmesi ve alkol tüketiliyorsa bunun sınırlandırılması önem taşımaktadır.

Güncellenme Tarihi: 04 Eylül 2018Yayınlanma Tarihi: 27 Şubat 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/sessiz-kalp-hastaliklarina-dikkat/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.