Kalp Kası Hastalıkları Nedir?

Kalp Hastalıkları Nedir?

Kalp Kası Hastalıkları Nedir?

Kalp hastalıkları çeşitlidir ve gelişim mekanizmaları ve şiddetleri birbirinden farklıdır. Aşağıda en sık rastlanan kalp hastalıkları tanımlanmaya çalışılmıştır.

Kalpte Ritim Bozuklukları: Kalbin normal atım düzenindeki bozukluklardır. Kalbin sağ kulakçığındaki sinüs düğümünden başlayarak AV düğüme uzanan ve oradan His demeti yoluyla kalp karıncıklarına dağıtılan elektriksel uyarının, bu ileti sisteminin herhangi bir yerinde duraklamasıdır.

Koroner Arter Hastalığı: Tüm kalp hastalıkları arasında en sık rastlananıdır. Kalp kası hücrelerini besleyen koroner damarlar ve bu damarların yan kollarındaki tıkanıklıklar sonucu meydana gelir. Tıkanıklık genellikle, “ateroskleroz” adı verilen ve damar sertliği olarak da bilinen hastalıktan kaynaklanır. Kalp krizine ve ölüme neden olabilir.

Kalp Kapakçığı Bozuklukları: Kalpte dört adet kapakçık vardır: Pulmoner, mitral, triküspid ve aortik kapakçık.

Kalp kapakçıkları; kalbin kasılma ve gevşeme işlemi esnasında kalbe kan girişini-çıkışını ve kalbin odacıkları arasındaki kan dolaşımını yönlendirirler.

Bozuk bir kapakçık ya tam açılmayarak kan girişini engeller ya da tam kapanmayarak kanın geldiği yöne doğru geri kaçmasına neden olur.

Perikard Hastalıkları: Kalbin en dıştaki zarında meydana gelen hastalıklardır. Daha çok “perikardit” adı verilen kalp zarı iltihabı görülür.

Miyokard Hastalıkları: Kalp kasında meydana gelen hastalıklardır. Kas aşırı şekilde sertleşir ve doğal hareketliliğini kaybeder. Sonuçta kalpten yeterince kan pompalanamaz.

Konjenital Kalp Hastalıkları: Doğuşsal kalp hastalıklarını tanımlar. Sık rastlanan bir durumdur. Her 1000 canlı doğumdan 7’sinde görülür. Bazı konjenital kalp hastalıkları doğumdan hemen sonra kendini belli ederken bazıları yetişkin yaşlara kadar sessiz kalır.

BELİRTİ ve BULGULAR

Tüm kalp hastalıkları kendine özgü belirti ve bulgular sergiler. Genel olarak görülen belirti ve bulgular arasında aşağıdakiler sayılabilir.

  • Göğsün orta kısmında başlayan ve ezici, sıkıştırıcı, yanma tarzında ağrı (angina). Ağrı çene, omuz veya kol gibi kalpten uzak bölgelere yayılabilir. Böyle bir ağrı kalp krizinin habercisi olabilir.
  • Şiddetli göğüs ağrısı perikardit belirtisi olabilir.
  • Kalpte çarpıntı, kalp atımlarında hızlanma hissi
  • Bulantı, titreme, terleme, nabızda zayıflama
  • Nefes darlığı, zorlu solunum
  • Bacaklarda, ayak bileklerinde, karında, akciğerlerde veya kalpte sıvı birikimi
  • Güçsüzlük veya baygınlık hissi

NEDENLERİ

Kalp Ritim Bozuklukları:

  • İstemik kalp hastalığı (akut miyokard enfarktüsü)
  • Akut romatizmal ateş
  • Akut miyokardit (kalp kası iltihabı)
  • Hipertansiyon (yüksek kan basıncı)
  • Kalp yetmezliği
  • Doğumsal anormallikler
  • Sarkoidoz veya amiloidoz gibi infiltratif miyokard hastalıkları
  • Dijital, kinidin, beta-adrenerjik bloker gibi çeşitli ilaç zehirlenmeleri

Koroner Arter Hastalığı:

  • Ateroskleroz (damar tıkanıklığı – damar sertliği)
  • Belli risk faktörleri:
    • Hipertansiyon (yüksek kan basıncı)
    • Yüksek serum kolesterol seviyeleri
    • Şişmanlık
    • Sigara içmek
    • Hareketten uzak yaşam tarzı
    • Stres, aşırı duygu dalgalanmaları

Kalp Kapakçığı Bozuklukları:

  • Konjenital kalp kapakçığı hastalıkları
  • Endokardit (kalbin en iç tabakasının iltihabı)
  • Akut romatizmal ateşe bağlı gelişen romatizmal kalp hastalığı

Perikard Hastalıkları: 

  • Virüs enfeksiyonları
  • Lupus gibi bağ dokusu hastalıkları
  • Romatoid artrit (eklem romatizması)
  • Travma

Miyokard Hastalıkları:

  • Bağ dokusu hastalıkları
  • Kalıtımsal kalp hastalıkları
  • Metabolizma bozuklukları
  • Çeşitli ilaçlara veya alkol gibi toksik maddelere karşı gelişen reaksiyonlar
  • Virüs enfeksiyonları
  • Kanser kemoterapisinde kullanılan bazı ilaçlar

Konjenital Kalp Hastalıkları:

  • Down sendromu gibi kromozom anormallikleri
  • Kızamıkçık gibi gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar

ÖZEL TETKİKLER

  • Belirtilerin sorgulanması ve kalp seslerinin dinlenmesi
  • EKG çekilmesi
  • Kalbin ve koroner arterlerin anjiografi ve/veya radyoizotop tarama gibi görüntüleme yöntemleriyle incelenmesi
  • Ekokardiografi yapılması

TEDAVİ

Altta yatan sebebe yönelik veya belirti ve bulgular doğrultusunda şikayetlere yönelik tedaviler yapılır. Düzenleyici ve koruyucu tedavi verilmesi esastır.

Источник: https://www.hekim.com/kalp-hastaliklari-nedir/

Gizli kalp hastalığı nedir? Risk faktörleri nelerdir?

Kalp Kası Hastalıkları Nedir?

V Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorlarından Uzm. Dr. Alpaslan Eryılmaz, genç insanlarda ani ölüme neden olan hastalıkların en başında kalp sorunlarının geldiğini belirterek şu bilgileri veriyor:

Kalp kası hastalıkları

“Kalbin ritim bozuklukları, ciddi kapak hastalıkları ve kalbin aşırı büyümesiyle seyreden kalp kası hastalıkları genç insanlarda ani ölümlere neden oluyor.

Doğuştan gelen kalp rahatsızlıklarının yanı sıra beslenme ve yaşam biçimi de kalp rahatsızlıklarını tetikleyen önemli bir kriter. Ani ölümlerde bu gizli kalp sorunu ise en yaygın olarak karşılaştığımız konu.

Yaşlılarda olduğu gibi gençlerde de ani ölümlerin en yaygın sebebi, kalbi besleyen koroner damarların tıkanmasıyla ortaya çıkan kalp krizi”.

Gizli kalp hastalığı

Uzm. Dr. Alpaslan Eryılmaz, ani ölümlerin altında yatan en önemli sorunun “gizli kalp” olduğunu söyledi.

Genç yaşta geçirilen kalp krizlerinin genellikle hafif ya da orta dereceli darlıklardan kaynaklandığına dikkat çeken Eryılmaz, “Kalp krizi öncesi dönemde yapılan elektrokardiyografi, efor testi ile kalpte kanlanma bozukluğunu gösteren talyum sintigrafisi ve stres EKO gibi testler normal çıkabiliyor.

Hatta bu testlerin tamamen normal olduğu bazı kişiler, müteakip gün ve aylarda kalp krizi geçiriyor ve yüksek oranda da hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Halk arasında bu durum ‘gizli kalp hastalığı’ olarak adlandırılmaktadır,” dedi.

Artık günümüzde özellikle kalp şikâyeti olmayan ancak kalp hastalığı gelişme riski orta veya yüksek olan genç insanlarda koroner kalsiyum skorlama veya bilgisayarlı tomografik anjiografi ile damar sertliği ve damar darlıkları tespit edildiğini vurgulayan Eryılmaz, daha ileri yaştaki hastalarda elektrokardiyografi, efor testi, talyum sintigrafisi ve stres ekokardiyografi testleriyle hastalığın teşhis edilmesi ihtimalinin yükseldiğine dikkat çekerek, ancak yine bu yaşlarda kesine en yakın sonuçların bilgisayarlı tomografik anjiografi ile elde edilebileceğini vurguladı.

Genç yaşta kalp krizi öldürücü olabilir

Damar sertliğinin ileri yaşlarda daha yaygın olmakla birlikte genç insanlarda da görülebildiğine dikkat çeken Eryılmaz, “Genellikle erkeklerde 45 yaş altında, kadınlarda ise 55 yaş altında kalp krizi genç kabul edilir. Hatta halk arasında genç yaşta geçirilen kalp krizlerinin daha ağır seyrettiği ya da öldürücü olduğuna inanılır.

Bilimsel veriler ve araştırmalar da bu durumu doğrulamaktadır. Çünkü yaş ilerledikçe ve damarlar yavaş yavaş daraldıkça, kalbin koroner damarları arasında kendiliğinden yeni köprü by-passlar oluşmakta ve ani damar tıkanması durumunda bu by-passlardan gelen kan, kalp krizinin ağırlığını azaltabilmektedir.

Fakat gençlerde henüz bu köprü by-passlar oluşmamış olduğundan, kalp krizi kalbe daha ağır hasar vermektedir,” dedi.

Kangren olan kalp, kriz geçiriyor

Eryılmaz, “Atardamarların içinde biriken, damarların içini daraltan veya tıkayan kolesterol birikintilerine ‘plak’, hastalığa tıpta ‘ateroskleroz’, halk dilinde ise ‘damar sertliği’ diyoruz. Damarların içindeki basınç varlığı ve sürekli kan akışı zaman zaman bu plakları çatlatıyor.

Kandaki pıhtılaşma, damarı delinmiş veya yırtılmış olarak algıladığı için pıhtı oluşturarak deliği tıkamaya çalışır, ancak aynı zamanda bu pıhtı damarın da içini tamamen tıkayarak kalbin belli bir bölümünün kansız kalmasına ve kangren olmasına neden olmaktadır.

Yine bu durum tıpta ‘myokard infarktüsü’, halk dilinde de ‘kalp krizi’ olarak bilinmektedir,” dedi.

45 yaş öncesi kalp krizinde aile öyküsü önemli!

Bazı insanların damarlarının içinin doğumundan itibaren pırıl pırılken, aynı yaş ve cinsiyetteki diğer insanların damarlarının sertleşebildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Alpaslan Eryılmaz, “Neden-sonuç analizleri yapıldığında bazı risk faktörleri karşımıza çıkıyor.

Yaşın ilerlemesi, sigara, kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, şişmanlık, stresli yaşam ve kişinin ailesinde 45 yaş öncesi kalp krizi geçiren birisinin olması en önemli nedenler arasında bulunuyor. Bu risk faktörlerinden birkaç tanesine sahip olan bir bireyin kalp krizi gelişme riski de o oranda artar.

Bu risk faktörlerinin bazıları değiştirilemez ki bunlar yaşın ilerlemesi ve ailesel yatkınlıktır. Diğer faktörler ise değiştirilebilir ve tedavi edilebilir, yani risk olmaktan çıkar. Dolayısıyla damar sertliği ve kalp krizinin önüne geçilebilir.

Bunun için yaşam şeklini sağlıklı yöne modifiye etmek, sigarayı bırakmak, tansiyon yüksekliğini ve şeker hastalığını kontrol altına alarak tedavi etmek gerekiyor,” dedi.

Kişinin risk faktörlerinden bir kaçına sahip olması durumunda erken teşhis için bir kardiyoloji uzmanına başvurması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Alpaslan Eryılmaz şunları aktardı:

“Öncelikle yeni ve kapsamlı risk analizi kriterlerine göre kişinin önümüzdeki 10 yıl içinde kalp krizi geçirme riskini hesaplıyoruz.

Orta veya yüksek riskli hastalarda kalp damarlarında darlık veya tıkanıklık olup olmadığını, hatta başlangıç aşamasında bile olsa damar sertliği olup olmadığını kontrol etmek gerekir.

Buradaki test seçimi kişinin genç veya yaşlı olmasına ya da göğüs ağrısının olup olmamasına göre değişir.

Ancak kalp damar hastalığına yakalanma riski yüksek olan bir kişinin hiç bir kalp şikâyeti olmasa bile daha başlangıç aşamasındaki damar sertliğinin saptanmasıyla alınacak önlemler ve yapılacak tedavilerle sonradan karşılaşılabilecek kalp krizleri ve ani ölümler önlenebilir.

Testler

Testlerde kalp damarlarında belirgin darlık veya tıkanıklık olduğu yönünde bir şüphe oluşursa ya da kişi yüksek riskli grupta yer alıyorsa;

Kasık ya da kol atardamarından yapılan klasik kateter koroner anjiografi yapılmalıdır. Ancak burada gözden kaçırılmaması ve de özellikle vurgulanması gereken nokta şudur; bu öneriler hiç bir şekilde kalp şikâyeti ve bilinen kalp hastalığı olmayan hastalarda uygulanabilir.

Hali hazırda göğüs ağrısı şikâyetleri olan veya daha önce kalp krizi geçiren, damar tıkanıklığı olduğu bilinen hastalar, damarları balon, stent ya da by passla açılmış bile olsa bu grupta yer almaz.

Yani bu hastalar için koroner kalsiyum skorlama ve tomografik koroner anjiografi, teşhis ve takip için uygun testler değildir.

Görüntüleme yöntemlerinde ciddi bir darlık veya birden çok darlıklar saptanması durumunda yapılacak tedavide ise;

Balon anjioplasti ile birlikte stentleme ya da teknik olarak stent mümkün olmayan hastalarda klasik by-pass yapılır.

Hafif ve orta darlık saptanan hastalarda ise hem darlıklar ciddi dereceye ilerlememesi ya da daha hafif-orta iken bile kalp krizine dönüşmemesi için maksimum medikal tedavi olarak adlandırılan kolesterol düşürücü, aspirin, beta bloker ve ACE inhibitörü olarak adlandırılan ilaçların hemen hemen tamamı kullanılır.

Ayrıca eğer kişide mevcutsa tedavi edilebilen risk faktörleri olan sigaranın bırakılması, tansiyon tedavisi, diyabet tedavisi, obezitenin azaltılması ve stresin azaltılması da doğrudan kalp krizi geçirilme riskini ve damar sertliğinin ilerlemesini azaltmaktadır.”

Kalp sağlığını korumak için nasıl beslenmeli?

Источник: https://indigodergisi.com/2016/12/gizli-kalp-hastaligi-nedir/

Kalp Hastalıkları

Kalp Kası Hastalıkları Nedir?

İnsan vücudunun yer alan en önemli organ ve vücudun kilit noktası olan kalp sağlığına çok önem vermemiz gerekmektedir. Çünkü kalpte başlayan birtakım hastalıklar, tüm organları ve aynı zamanda tüm dokuları da olumsuz anlamda etkilemektedir.

İnsan vücudunun tüm kısmına gerekli olan oksijeni ve besini sağlama işlevine sahip olan kalp organı, birtakım sebeplere bağlı olarak işlevini yerine getirememeye başlar. Bu tür durumlarda kalpte başlayan ve buna bağlı olarak diğer organları da olumsuz bir şekilde etkileyen hastalıklar ortaya çıkmaktadır.

Kalp hastalıklarının birtakım risk faktörlerini erkekler daha çok fark etmektedir ama kadınlar kalple ilgili belirtileri çok fazla önemsememektedir. Kalp hastalıkları erkeklerde daha çok göğüs ağrısı şikayeti ile doktora başvurmaktadırlar. Kadınlar ise yorgunluk ve nefes darlığı gibi şikayetlerle doktora başvurmaktadırlar.

Erkeklerde ve kadınlarda kalp hastalıkları farklı belirtilerle kendini göstermektedir. Kadınlar kalp hastalıklarının ilk belirtileri çok önemsemedikleri ve doktora daha geç bir zamanda gitmeleri nedeni ile hastalık genelde ilerlemiş olmaktadır.

Kadınlar kalp hastalığı belirtilerini daha geç ciddiye alıp, doktora daha geç gittikleri için kalp hastalıklarını teşhis etmek amacı ile yapılan testler, kadınlarda daha az uygulanmaktadır ve bu durum da daha yanıltıcı sonuçların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle kalple ilgili herhangi bir şikayetinizde mutlaka doktora başvurmanız gerekmektedir. Kadınlarda kalp hastalıklarının teşhis edilme ihtimali, erkeklere göre çok daha düşük oranda yer almaktadır.

Kalp hastalıkları denilince koroner damar hastalıkları ilk sırada yer almaktadır. Koroner damar hastalığı, kalpte yer alan ve kalbe bağlı olan atar damarların daralması sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Kalbin işleyişini ve aynı zamanda yapısını etkileyen birçok kalp hastalığı bulunmaktadır.

Bu kalp hastalıkları, koroner damar hastalığı, kalp ritim bozukluğu, kalp kapağı hastalıkları, doğuştan gelen kalp hastalıkları, kalp yetmezliği, perikard hastalıklar, aort hastalıkları ve marfan sendromu ve aynı zamanda damar hastalıklarıdır.

Koroner Damar Hastalıkları : Koroner damar hastalıklarında kalbe bağlı olarak işlevini sürdüren atardamarların ebat olarak daralması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Atardamarların kalbin çalışmasını sağlaması için gerekli olan oksijeni sağlamaktadır.

Kalp ritim Bozukluğu : İnsan vücudunun en önemli ve en hassas organı olan kalbin bazen çok fazla, çok az ya da düzensiz atması sonucunda kalp ritim bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Kalp ritim bozukluğu rahatsızlığında mutlaka doktora başvurmanız gerekmektedir.

Kalp Yetmezliği : Kalp yetmezliği hastalığında kalbin yeteri kadar kan pompalamaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Kalple ilgili her türlü hastalıkta mutlaka doktora gitmeniz gerekmektedir. Çünkü kalp insan vücudunun en önemli organlarından biri olması sebebiyle kalbin zarar görmesi, tüm organların zarar görmesi anlamına gelmektedir.

Kalp Kapağı Hastalıkları : Kalp kapağı, kalbin kalp odacıklarının çıkışında yer almaktadır. Kalpte bulunan dört odacıktan her birinin çıkışında da ayrıca bir kapak yer almaktadır.

Bu kapakların işlevi ise, kanın içinde tek yönde akmasına yardımcı olmaktır. Kalp kapağının işlevini yitirmesi ya da zayıflaması durumunda, kalp kapağı hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Doğuştan Gelen Kalp Hastalıkları : Genetik faktörlü olarak ortaya çıkan kalp hastalıkları doğumdan önce kalpte ya da damarlarda ortaya çıkan bir çeşit hasardır.

Ülkemizde de doğuştan gelen kalp hastalıkları oranı yüksektir, her bin çocuktan sekizi bu tür hastalıklarla beraber doğmaktadır. Genetik faktörlü olarak ortaya çıkan kalp hastalıklarının çoğu bebek anne karnındayken ortaya çıkmaktadır. Bazen yetişkinlerde de görülmektedir.

Eğer anne hamilelik sürecinde sigara, alkol, uyuşturucu ya da birtakım ilaçlara maruz kalması durumunda kalp hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

Kardiyomiyopati : Kardiyomiyopati hastalığında kalpte yer alan kasların hasar görmesi durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığın tedavisi yapılmadığı sürece zamanla daha da kötü bir hale gelebilir. Bu hastalığın tedavi edilmemesi durumunda kalp yetmezliği ya da ritim bozukluğu gibi hastalıklara da neden olmaktadır.

Perikard : Kalpte yer alan ve aynı zamanda kalbi çevreleyen zarın iltihaplanması sonucunda perikard hastalığı ortaya çıkmaktadır. Perikard hastalığı daha çok enfeksiyon kaynaklı bir hastalık olmakla birlikte, aynı zamanda çok fazla rastlanılan bir hastalık değildir.

Aort Hastalıkları ve Marfan Sendromu : Aort damarı, kalpten çıkan ve aynı zamanda insan vücuduna kan dolaşım yoluyla oksijen akışını sağlayan en geniş atardamardır.

Aort damarında ortaya çıkan rahatsızlıklar, damarın genişlemesine ve hatta yırtılmasına bile neden olmaktadır. Aort damarında ortaya çıkan sorun ilerleyen zamanlarda hayati tehlere neden olabilir.

Bu tehler ise, damar tıkanıklığı, yüksek tansiyon,mafran sendromu, yaralanma ve aynı zamanda bağ doku hastalıklarıdır.

Diğer Damar Hastalıkları : Bazı damar hastalıkları, dolaşım sistemini etkileyen herhangi bir nedenden kaynaklanıyor olabilir. Atar damar hastalıkları ve beyin damarlarındaki kan akışını olumsuz bir şekilde etkileyen hastalıklar bunlardan birkaçıdır.

Kalp Hastalıkları Neden Olur?

Kalp ve aynı zamanda damar hastalıklarının en az yüzde seksen gibi bir oranı sigara, hipertansiyon, yüksek kan yağları, genetik faktörler, şişmanlık, hareketsiz bir yaşam tarzı ve diyabet gibi standart risk etkenlerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu risk etkenlerinin azaltılması durumunda, kalp hastalıklarının ortaya çıkma ihtimali yüzde seksen ya da doksan gibi yüksek bir oranda azalmaktadır. Kalp hastalıklarına neden olan birtakım sebepler bulunmaktadır. Bu sebepler ise,

Sigara: Sigara önlenebilen, insan vücudu için en önemli organlardan olan kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasındaki en belirgin sebeptir. Sigara insan vücudunun tüm organlarına ve tüm dokularına çok fazla zarar vermektedir. Sigara içen bireylerin kalp ve damar hastalığına yakalanma ihtimali, sigara kullanmayan bireye göre çok daha fazladır.

Hipertansiyon: Kalp hastalıklarının ortaya çıkmasındaki sebeplerden biri de hipertansiyondur. Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre hipertansiyon erkeklerde, çok daha fazla oranda görülmektedir.

Fakat ülkemizde her yaş grubunda yer alan kadınlarda, erkeklere göre çok daha fazla hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Hipertansiyonun en önemli sebebi ise ülkemizde kadınların çok daha şişman olması ve buna bağlı olarak diyabet ve insülin direnci gibi hastalıklar daha fazla ortaya çıkmasıdır.

Özellikle hareketsiz yaşam tarzı ve egzersiz alışkanlığının olmaması sonucunda sürekli kilo artışı hipertansiyonun en önemli sebeplerinden biridir.

Kan yağlarının yükselmesi: Özellikle orta yaşa sahip olan bir kadında kolesterol iki yüz mg dl oranının altına düşmemesi gerekmektedir. İyi huylu kolesterol, yani HDL nin elli mg dl nin altında olması kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkma ihtimalin arttırmaktadır.

HDL kolesterolü östrojen hormonu nedeni ile kadınlarda daha fazla bulunmaktadır. Hızlı kilo artışı ve aynı zamanda hareketsiz yaşam tarzı, sigara tüketiminin artması HDL kolesterolünün en büyük düşmanı olmaktadır. Düzenli olarak sebze, meyve ve protein ağırlıklı beslenmeniz gerekmektedir.

Aynı zamanda sporu hayatınıza dahil etmeniz, her gün düzenli olarak spor yapmanız gerekmektedir.

Obezite ve hareketsiz yaşantı: Ülkemizde uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre, kırk yaşının üzerinde yer alan kadınların yüzde kırk altısında obezite görülmektedir: kırk yaşının üzerinde yer alan grubun çok az bir kısmı her gün düzenli olarak spor yapmaktadır. Fazla kiloya sahip olan bireylerin diyabet ihtimali daha yüksektir. Obeziteden kurtulabilmek için diyetisyen kontrolünde sıkı bir diyet yapmanız ve aynı zamanda spor yapmanız da gerekmektedir.

Kalp Hastalıklarının Belirtileri

İnsan vücudunun en önemli organı ve yeterli oranda oksijen, besin maddelerini sağlama gibi bir işlevi olan kalp, birtakım nedenlere bağlı olarak işlevini yerine getirememektedir. Bu tür durumlarda bazı kalp hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

Kalp hastalıklarında görülen bazı belirtiler bulunmaktadır.

Bu belirtiler ise, ağrı, nefes darlığı, yorgunluk ve halsizlik, çarpıntı, bacaklarda ve karında şişme, öksürük, bayılma, hazımsızlık, hıçkırık ve yutma güçlüğü, baş ve ense ağrıları ve aynı zamanda morarma gibidir.

Kalp Hastalıklarının Tedavisi

Kalp hastalıklarının en önemli düşmanı sağlıksız beslenmedir. Karbonhidrat, çok yağlı, tuzlu ve fast food tarzı yiyeceklerin çok fazla tüketilmesi sonucunda kalp hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

Bu hastalığı engellemek için ilk olarak sağlıklı bir beslenme programını hayatımıza dahil etmemiz gerekmektedir. Mevsiminde tüketilmesi gereken sebze ve meyveyi bol miktarda tüketmeniz gerekmektedir.

Aynı zamanda haftanın belirli günleri et, tavuk ve balık yemeniz gerekmektedir.

Kalp hastalıklarının tedavisinde doktorunuzun uygun gördüğü ilaçları her gün düzenli olarak kullanmanız gerekmektedir. Doktorunuzun haberi olmadan kalp ilaçlarınızın dozajını arttırıp, azaltmamalısınız ve ilaçlarınızı bırakmamalısınız. Doktorunuzun gerekli gördüğü zamanlarda ilaç ya da miktar değişimi yapabilir.

Kalp sağlığını korumak için en iyi yöntem spor yapmaktır. Her gün düzenli olarak, kendi bünyenizi yormayacak ve çok zorlamayacak şekilde spor yapmanız kalp sağlığınız için çok önemlidir. Her gün düzenli olarak kırk beş dakika orta tempolu yürüyüşler yapmanız gerekmektedir.

Kalbin en büyük düşmanlarından biri olan sigarayı hayatınızdan tamamen çıkarmanız gerekmektedir. Aynı şekilde alkolünde hayatınızda olmaması gerekmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/kalp-hastaliklari/

Kalp Kasının Vücuttaki Fizyolojik Özellikleri ve Görevleri

Kalp Kası Hastalıkları Nedir?

Kalp kası bir dakika içinde beş ile otuz beş litre arasında kanın dolaşımını sağlamakta olup; çizgili kaslar gibi görünmesine rağmen düz kaslarda olduğu gibi otonom, istemsiz çalışan bir organımızdır.

İçindekiler

  • Kalp Kası
  • Fizyolojik Özellikleri
  •  Görevleri

Kalp Kası

Vücut mekanizmasının merkezi konumunda bulunan kalp kası; İstemsiz bir çalışma sistemiyle kasılıp aynı şekilde gevşeme özelliğine sahiptir.

Kasılarak kalpte bulunan kanın vücuttaki organlara dokulara ve hücrelere pompalanmasına yardımcı olmakta, gevşeyerek de kalbe kanın gelmesine olanak vermektedir.

Kısaca kalp kası; gevşeyerek kalpteki odacıklarda bulunan kanı alıp; kasılarak da aldıkları bu kanı organlara iletilmek üzere pompalamakla görevlidir.

Otonom olarak istemsiz bir şekilde çalışan kalp kası; kalpte bulunan üç katman arasında yer almaktadır. Myocardium ismi de verilen bu kas; yapısal olarak çizgili kaslara benzese bile çalışma özelliği göz önüne alındığında; çizgili kaslarda olduğu gibi isteğe bağlı bir şekilde değil; düz kasların çalışma sistemindekine benzer olarak  otonom çalışma performansı göstermektedirler.

Myocardiumun işleyişi kalp içinde oluşan iç uyarımlar vasıtasıyla meydana gelmektedir. Bu uyarıların kendi kapsamlarında iki ana gurubu bulunmaktadır. Bunlar uyarılar;

  • Sinoatriyal adı verilen düğümler tarafından yapılan uyarılar
  • Atrio ventrikuler adı verilen düğüm tarafından yapılan uyarılar

Kalp mekanizmasının çalışması kendi içlerinde yer alan uyarım sistemi vasıtasıyla olmasına rağmen; atımlarında oluşan hızları ve basınçlarıyla kasılma performansları otonom sistemler aracılığıyla kontrol edilerek düzenlenmektedir.. Bununla birlikte epinefrin ismi verilmekte olan hormonlar; myocardium çalışma frekansında artışa neden olabilmektedir.

Vücutta bulunan kaslar genel anlatımla fizyolojik özelliklerine ve yapılarına göre üç ana guruba ayrılmaktadır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Düz kaslar
  • Kalp kasları
  • Çizgili kaslar

Fizyolojik Özellikleri

Myocardium lifler bazı durumlarda çatallaşmalar yapsa da iskelet sistemi gibi düz liflerden meydana gelmiştir.

Kalbin kasılmasını sağlayan ve kalpte yer alan bu myocardium hücreleri yapısal olarak çizgisel kaslara benzese de çalışma sistemi bakımından düz kasları andırmaktadır.

Otonom olarak kasılan bu kaslarda kasılma kalpteki özel bölgelerde oluşan uyarılara bağlı olarak yapılmaktadır. Myocardiumun çalışmasını sağlayan inpus adındaki sinirden salgılanan hormonlardır.

Kalp Kasının Özellikleri

kalp kasları hücreleriyle beraber bütünleşerek örümcek ağınan benzeyen bir yapı oluşturmaktadır. Sol karıncıkta bulunan kaslar kalpteki diğer odacıktaki kaslardan daha kalın olmaktadır. Bunun ana nedeni buradan çıkan aort damarında dolaşım sağlayan kan oranın daha hızlı akışkanlık elde etmesine bağlı olmaktadır.

Myorcardiumlar kasılma anında kalınlaşma, şişme, sertleşme, kısalma gibi fizyolojik değişimler gerçekleştirmektedir. Kalp kasında zıt kaslar olarak da isimlendirilen bükücü ve açıcı kaslar da bulunmaktadır.

Kalp kasının çalışmasında ana kontrol kalp kasının içine yerleşmiş bulunan ve purkinje telleri ismi verilen sinir sistemi tarafından yapılmaktadır. Bu sinir sisteminde oluşan herhangi bir sorun kalp kasında felç oluşmasına neden olmaktadır.

Kalp kasında bulunan dokular; aynı zamanda vücutta hareketlerin sağlanmasına olanak vermesi sebebiyle; mekanizmadaki diğer dokulara kıyaslandığında; daha çok oksijene ve enerjiye ihtiyaç duymaktadır. Bütün myocardium hücrelerinin içinde interkale ismi verilen diskler yer almaktadır.

Myocardiumun içinde yer alan çekirdekler tam ortada konumlanmıştır. 

Myocardiumların fizyolojik olarak özelliklerini kısaca şöyle sıralamak mümkündür:

  • Vücutta yalnızca kalpte yer alan çizgili kaslar vasıtasıyla oluşmaktadır.
  • Otonom bir şekilde istemsiz olarak kontrol edilir.
  • Kapsadığı mitokondri adeti oldukça fazladır.
  • Düğümlediği nöronlar aracılığıyla vücutta bulunan başka hücrelere de uyarılar dağıtılmasına yardımcı olur.
  • Çalışma sistemi hormonlar ve sinirler tarafından oluşturulur.
  • Sadece kalp kasının sahip olduğu bir özellik olarak içinde bulunan kas tellerinin yan demetler aracılığı ile birbirine bağlanmasını sağlar.
  • Yan demetlerinin arasında bulunan bağ dokuları bu demetlerin doldurulmasını sağlar
  • Yan demetlerinde oldukça fazla sayıda kan damarları mevcuttur
  • Ritimli bir şekilde çalışmaktadır.
  • Kalp kası yorulmaz.
  • Rejenasyon yapma yeteneği olmamaktadır.
  • Çizgili kaslarla aynı görünümüne sahip olsa da düz kaslardaki çalışma mantığına sahiptirler.
  • İçindeki liflerinde teller vardır.  Ortada tek bir çekirdek bulunmaktadır.
  • kas telleri kısadır. 
  • Kapsamında ara disklere sahiptir.

 Görevleri

Vücudun temel merkezi olan kalp; kalp kasından meydana gelmektedir. Bu kasın ana görevi kalpteki ana elektrik mekanizmasının hareketini temin etmektir. Kalpte sağ üstte sinoatrial düğüm, sağ karıncık adı verilen bölümde sinir demeti atrioventriküler düğüm yer almaktadır.

Karıncıkta meydana gelen kasılma sırasında kan vücutta yer alan diğer organlara dokulara ve hücrelere pompalanır. Bu kasılma sırasında pompalanan kanın geri akmasını engelleyen atrioventriküler adı verilen kapakçıklar bulunmaktadır.

Bunun yanında kanın geri dönmesine engel olan aortik ve pulmoner kapakçıklar da kalp kasında mevcut olarak görev yapmaktadır.

Vücut mekanizması dolaşım sisteminde bulunan kanın bütün vücuda dağıtılmasına yardımcı olan kalp kası kardiyovasküler sistemin merkezi konumundadır. Aynı zamanda kapsamında lenfatik bir sistemi barındıran kalp kası vücutta bulunan sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olmaktadır. Kalp kası bir dakikada beşle otuz beş litre arası kanın vücutta dolaşmasına yardımcı olmaktadır.

Bir insan ömründe ortalama olarak üç yüz milyon litre kanın pompalanmasını sağlayan kalp kası sinirsel impulsadan destek almadan da kendi yarattığı uyarılarak dayanarak kendi çalışmasını sağlayabilen bir kas olmaktadır.

Kapsadığı sempatik sinirler sayesinde kalp ritmini kasılmalarını ve gevşetmelerini ayarlarken perasempatik sinirler yardımıyla da ritmin dengelenmesine olanak verir. Sol karıncıktan ayrılarak aort damarında bölümlere ayrılan karotid arterler; oksijen içerikli kanın kalp kasına gelmesine yardımcı olmaktadır. Bu arterler aynı zamanda kalp kasının beslenmesini sağlamaktadırlar.

Karotid arterlerden birinde bir sorun yaşanması ve tam anlamıyla çalışamaması yüzünden kalp kası oksijen alamaz ve hasta kalp krizi geçirerek hayatını kaybedebilir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-kasi.html

Kalp Kası Hastalıkları Nedir?

Kalp Kası Hastalıkları Nedir?

Kalp kası hastalıkları ya da diğer adıyla kardiyomiyopati; anormal kalp kası performansına sebep olan kalp kası hastalıklarının tümü olarak tanımlanır.  

Kalp Kası Hastalıkları Nedenleri ve Belirtileri

Kalp kası hastalıklarında kalp kasının kasılma gücü azalır. Bir çok nedenden kaynaklanabilir. En sık rastlanan neden, damar tıkanmasına bağlı kalp kasının gücünü kaybetmesi veya damarda tıkanıklık olmadan, dilate kardiyomiyopati denilen kalp kasının gücünü kaybetmesi sonucu oluşan bir kalp hastalığıdır. 

Kalp kası hastalıklarının dört farklı tipi vardır. Bunlar; dilate kardiyomiyopati, hipertrofik kardiyomiyopati, restriktif kardiyomiyopati ve aritmojenik sağ ventriküler kardiyomiyopatidir.

  • Dilate kardiyomiyopati, kalbin genişleme ve kasılma fonksiyonlarının azalması ile seyreden bir kalp kası hastalığı tipidir. Çoğunlukla sebebi bilinmemektedir. Rahatsızlıkta genetik yatkınlığın saptanması, aileden gelme bir hastalık olduğunu düşündürmektedir. Hastaların yüzde 75-80’i kalp yetmezliği ile doktora başvurur.
  • Hipertrofik kardiyomiyopatide kalp kasının kalınlaşması ile seyreden bir tablo söz konusudur. Hastalarda kalbin kasılma fonksiyonu genellikle normal, hatta artmış olmasına rağmen kalbin kasılmalarında bozukluk vardır.
  • Reskriktif kardiyomiyopati tablosunda, herhangi bir maddenin kalp kasında birikmesi ve kalbin kan ile dolmasını engellemesi hastalığa neden olur. Kasların kasılma ve gevşeme yeteneğinin azalması sebebiyle kalbin dolma fonksiyonu bozulmuştur. Hasta kişilerin tansiyonu oldukça düşüktür. EKG sonuçlarında özel belirtiler farkedilir.
  • Aritmojenik kardiyomiyopati ise sağ ventrikül kardiyomiyopatisi, yani sağ karıncık kas dokusunun hastalığıdır. Genetik ve ilerleyici bir etkiye sahiptir, sıklıkla genç erkeklerde görülür. Sağ ventrikülün bağ ve yağ dokusu ile kaplanması sonucu gelişir. Hızlı kalp atımı ile kendini belli eder. Zorlu egzersizler sırasında gençlerde ani ölümlere sebep olabilir.

Kalp kası hastalıklarında spesifik nedenlerin başında sistemik hastalıklar veya aşırı duyarlılık reaksiyonları gelir. Bunun dışında genetik ve ailesel nedenler, toksik kalp kası hastalıkları sayılabilir.

Kalp kası hastalıklarının hemen tamamında kalp damarlarının tıkanması nedeni ile geçirilen kalp krizi, ailesinde kardiyomiyopati hastalığı olanlar, kokain kullanımı, çok fazla alkol tüketimi, sigara kullanımı, kötü kontrollü diyabet, amiloidoz birikimine neden olan iltihabi hastalıklar, uzun süren ritim bozuklukları, ciddi beslenme yetersizlikleri gibi nedenler söz konusudur. Fakat bazen dilate denilen kardiyomiyopatiye neden olan durumlar farklılık gösterebilir ve genelde genç yaşlarda görülür.

Viral enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve radyoterapi de kardiyomiyopatiye neden olabilir. Kardiyomiyopatilerde genellikle kalp kasının bozukluğu, sol karıncığın şeklini ve işlevini etkiler. Bazı hipertrofik kardiyomiyopatili hastalarda sol karıncık çıkış yolunda kanın aorta pompalanmasını engelleyen darlık bulunmaktadır.

Hastada, nefes darlığı, bayılma ve göğüs ağrısı şikayetleri vardır. Kalp kası hastalıkları bazen hiç bir belirti göstermez. Bazı durumlarda ise göğüs ağrısı, halsizlik, çabuk yorulma, efor sırasında ya da gece yatarken gelen nefes darlığı, çarpıntı, bacaklarda şişlik, bayılma görülebilir.  

Kalp Kası Hastalıkları Tedavisi

Teşhis için öncelikle hastanın şikayetleri dinlenir ve fizik muayenesi yapılır. EKG ve kalp ultrasonu ile kalbin kasılması, gücü, boyutu, kalp kapaklarının yapısı ve kalınlığı kontrol edilebilir. Kardiyomiyopati tedavisi, hastalığın tipi ve sebebine göre değişir.

Kalpteki koroner damarlarda tıkanıklık varsa balon stent ya da bypass ameliyatı gerekli olabilir. Bazı hastalarda da ilaç tedavileri ile kalp kasının gevşemesi sağlanır ve kalınlaşmanın sebep olduğu tıkanıklık azaltılır.

Medikal tedavi ile kalbin üzerindeki yükün hafifletilmesi ve kalbin daha rahat çalışması, kan basıncını düşürmek amaçlanır. Kan sulandırıcı ilaçlarla kan damarlarındaki tıkanma ve felç geçirme riskini önlemek mümkün olabilir. Kalbin çok fazla kalınlaştığı bazı hastalarda, miyoktemi adı verilen tıkanıklık yapan kas sistemini azaltmak amacıyla ameliyat uygulanabilir.

Bazı hastalarda, bu işlem ameliyata gerek duyulmadan kateter yöntemiyle gerçekleştirilir. Bazı hastalarda, kalp pili takılarak kalp vuruşunun yönü değiştirilir ve kalınlaşmanın neden olduğu tıkanıklık azaltılır.

 Bazı vakalarda ise “implantable cardioverter defibrillatör (ICD)” adı verilen cihazlar yerleştirilerek, ölümcül ritim sorunları tedavi edilir. Bazen kalp nakli de gerekli olabilir.

Önceki yazımız olan kalp kası kalınlaşması nedir? Başlıklı yazımızıda okumanızı tavsiye ederiz.

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Kardiyoloji, Kalp Damar Cerrahisi

Источник: https://www.saglikk.com/kalp-kasi-hastaliklari-nedir/

Kardiyomiyopati Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Kalp Kası Hastalıkları Nedir?

Haber güncelleme tarihi 21.01.2019 17:43

Kardiyomiyopati (Kalp Kası Hastalığı) Nedir?

Kardiyomiyopati, kalp yetmezliğinden ve kalp kası bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Kalp kasının kasılma gücünün azalmasıyla birlikte ortaya çıkan kardiyomiyopati, çeşitli nedenler sonucunda meydana gelebilir.

Yapılan gözlemler sonucuna göre kardiyomiyopatilerin yaklaşık %50’si 2 yaş altında başladığı belirtilmektedir. Kardiyomiyopati birçok kalp hastalığını nitelendiren genel bir terimdir.

Kalp kasının zarar görmesiyle birlikte kalp fonksiyonunda meydana gelen bazı bozulmalar kardiyomiyopatinin başlıca nedenlerindendir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 1995 yılında yaptığı tanımlamaya göre kardiyomiyopatiler, kalp fonsiyonlarının bozulmasına neden olan kalp kası hastalıkları olarak nitelendirilmiştir. Kardiyomiyopati, gerek yapısal gerekse fonsiyonel açıdan değerlendirilerek 4 grupta incelenmektedir.

Bazı kardiyomiyopati türlerinde kalp kası anormal bir şekilde kalınlaşırken bazı türlerinde ise kalp kası güçsüzleşerek incelir. Her iki durumda da kalp kanı etkili bir şekilde pompalamada güçlük çekerek birçok sorunu da beraberinde getirir.

 Kalp, kanı pompalamada güçlük çekerken kan kalpte hareketsiz kalır ve kan pıhtılaşması olasılığı önemli oranda artar. Kan pıhtılaşmasının yanı sıra emboli riski de artış gösterir. Çeşitli nedenlere bağlı olarak meydana gelen kardiyomiyopati, genellikle damar tıkanıklığı nedeniyle kalp kasındaki güç kaybı ile ortaya çıktığı gibi damar tıkanıklığı olmadan kalp kasında meydana gelen güçsüzleşmeye de dayanabilir.

Kardiyomiyopati (Kalp Kası Hastalığı) Neden Olur?

Yani diğer adıyla kalp kası hastalığı birçok nedene bağlı olarak meydana gelebilir. Damar tıkanıklığından genetik etkenlere kadar birçok unsurun etkili rol oynadığı kardiyomiyopatide 4 tip bulunması bu nedenlerin kişiden kişiye değişkenlik göstermesine neden olmaktadır.

 Ailesinde kalp kası hastalığı geçmişi olan kişiler risk grubunda yer alırken, kalp damarı tıkanıklığına bağlı kalp krizi, diyabet, bazı zehirlenmeler, bazı iltihabi hastalıklar, ritim bozukluğu, hipertansiyon, düzensiz beslenme, kokain kullanımı, alkol ve sigara tüketimi gibi unsurlar kardiyomiyopati hastalığının başlıca nedenlerindendir. 4 tipi bulunan kardiyomiyopati hastalığının nedenleri bu tiplere göre değişkenlik gösterirken; kalp kası hastalıklarının en sık görüleni dilate kardiyomiyopati, gençlerde sıklıkla gözlemlenir. Dilate kardiyomiyopatinin nedenleri ise radyoterapiler, viral enfeksiyonlar ve kullanılan bazı ilaçlar olarak sıralanabilir.

Kardiyomiyopati (Kalp Kası Hastalığı) Belirtileri

  • Göğüs ağrısı
  • Halsizlik
  • Çabuk yorulma
  • Nefes darlığı
  • Çarpıntı
  • Bacaklarda görülen şişkinlik (ödem)
  • Bayılma

Dilate Kardiyomiyopati

100 bin kişiden 30’unda görülürken en sık görülen kardiyomiyopati tipi olarak nitelendirilmektedir. Kalbin genellikle sol ve bazı durumlar sağ tarafının kasılma fonksiyonun güçsüzleşmesiyle birlikte genişlemesidir.

Sol veya sağ ventrikülün genişlemesiyle birlikte kalbin kan pompalama fonsiyonunda azalma görülür. Her yaş grubundaki bireyde gözlemlenen dilate kardiyomiyopati, genellikle orta yaş grubunda sıkça görülür.

Görülme sıklığını kadın-erkek olarak incelemek gerekirse dilate kardiyomiyopatinin kadınlara oranla erkeklerde daha sık gözlemlendiği belirtilmektedir. Ailesinde dilate kardiyomiyopati hastası olan kişiler risk grubunda yer alır.

Dilate kardiyomiyopati hastalığın herhangi bir evresinde ortaya çıkabileceği gibi bazı durumlarda belirti vermeyebilir. Halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, bayılma ve ciddi ritim bozuklukları dilate kardiyomiyopatinin belirtileri olarak sıralanabilir. Belirtilerin arasında yer alan ciddi ritim bozukluğu ani ölümlere sebebiyet verebilir.

Dilate Kardiyomiyopati Nedenleri

  • Kalp damar tıkanıklığı
  • Kororer arter hastalıkları
  • Kalp kapağı hastalıkları
  • Kanser
  • Viral enfeksiyonlar
  • Kemoterapi ve radyoterapiler
  • Genetik etkenler

Hipertrofik Kardiyomiyopati

Genetik bir hastalık olduğu belirtilen hipertrofik kardiyomiyopati, genellikle kalbin sol ventrikülün duvar kalınlığının aşırı artış göstermesidir.

500 kişinden 1’inde gözlemlenen hipertrofik kardiyomiyopati, kalınlaşma ve büyüme nedeniyle kalbin sol ventrikül odacığının daralması söz konusu olur. Çocukluk döneminde ortaya çıkan hipertrofik kardiyomiyopati daha şiddetli seyretmektedir. Ancak herhangi bir yaşta da ortaya çıkabilir.

Kardiyomiyopinin bu tipinde genetik etkenler önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle ailesinde hipertrofik kardiyomiyopati hastası bulunan kişiler risk grubunda yer alırlar.

Hipertrofik kardiyomiyopati hastalarının hayati tehdit oluşturan kalp ritim problemi taşımaları oldukça önemli ve ciddi bir durumdur.

Ailede ani kalp ölümü olması, kalp duvar kalınlığının artması, efor gerektiren egzersiz sonucunda tansiyon düşmesi ve bayılma gibi durumlar ani ölüm riskini yükselten unsurlardandır.

Hipertrofik Kardiyomiyopati Belirtileri

  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Çarpıntı
  • Bayılma

Restriktif Kardiyomiyopati

Kalp kasının daha sert olması nedeniyle her kalp atışı sırasında kalbin kanla dolması zorlaşır. Bir başka deyişle kalbin içine dolacak kanda sorunlar meydana geldiğini söyleyebiliriz. Sıklıkla yaşlılarda gözlemlenen bu durum hemen hemen her yaş grubunda meydana gelebilir.

 Çeşitli kalp hastalıkları nedeniyle ortaya çıkabileceği düşünülen bu tip kardiyomiyopatinin kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Toplumda görülme sıklığı oldukça az olan restriktif kardiyomiyopati, hastalığının ilerleyen dönemlerinde kalp nakli söz konusu olabilir.

Restriktif Kardiyomiyopati Belirtileri

  • Vücudun çeşitli bölgelerinde görülen ödem
  • Fonksiyon kaybı
  • Karnın su toplamasına bağlı karın şişliği

Aritmojenik Kardiyomiyopati

Kalp yetmezliğine neden olan aritmojenik kardiyomiyopati, genellikle kalbin sağ ventrikülünün ucunda yağ birikimi ile belirti vermektedir. Aritmojenik kardiyomiyopati kalp yetmezliğinin yanı sıra fonksiyon kaybına neden olmaktadır. Nedeni henüz kesin olarak bilinmeyen aritmojenik kardiyomiyopatinin genetik geçişli olabilceği düşünülmektedir.

Kardiyomiyopati (Kalp Kası Hastalığı) Tedavisi

Kardiyomiyopati yani kalp kası hastalığının tedavisi türüne göre değişkenlik göstermektedir. Tek bir tedavi yöntemi bulunmayan kardiyomiyopatinin seyri, evresi ve türüne göre farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

 Damar tıkanıklığının söz konusu olması durumunda balon yöntemi veya bypass ameliyatı uygulanabilir. Kalınlaşmanın neden olduğu tıkanıklıklarda ise uygulanan ilaç tedavileri ile kasın gevşemesi ve tıkanıklığın azalması amaçlanır.

Uygulanan ilaç tedavileri aynı zamanda kalbin daha rahat çalışmasını sağlarken kan basıncının düşmesine yardımcı olur. Kullanılan ilaçların arasında yer alan kan sulandırıcılar ise damar tıkanıklığını en aza indirerek felç riskini önler.

 Uygulanan bir diğer tedavi yöntemi ise kalp pilidir. Hastaya takılan kalp pili ile ritim bozukluğu önlenir ve kalbin vuruş yönü değiştirilerek kalınlaşmaya bağlı tıkanıklık en aza indirilir. Bir diğer kalp pili uygulaması ise 3 odacığa yerleştirilen kalp pilidir.

Bu yöntem kalp yetmezliğinin tedavisinde oldukça önemlidir. Implantable cardioverter defibrillatör (ICD) ismindeki cihazlar ile hayati risk taşıyan ritim bozuklukları tedavi edilir.

Önerilen İçerik;

► Kalp Yetmezliği Nedir? Kalp Yetmezliği Hakkında Bilgiler

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

  • Ailemde Kimse Kalp Hastası Değil Ben de Olmam

    Kalp hastalıklarında genetik elbette önemlidir. Ancak her zaman genetik unsurlardan dolayı kalp hastası olacaksınız diye bir şey yok.

    Genetik anlamda ailesinde kalp hastalığı öyküsü olmayıp, sağlıksız beslenen, sağlıklı yaşamayan kişilerde kalp hastalığı görülürken, genetik anlamda kalp rahatsızlığı olabilecek ama sağlıklı ve düzenli beslenen kişilerde ise kalp rahatsızlıkları görülmeyebilir.

  • Kolesterol ve Tansiyon İlaçlarımı Kullanıyorum, İstediğim Şekilde Beslenebilirim

    İlaç kullanımının yanında düzenli beslenme ve egzersize de önem verilmelidir. Bu her istediğinizi yiyeceğiniz anlamına gelmiyor. Düzenli olarak diyet programına girip uygulamalısınız.

  • Kalp Hastası Olanlar Grip Aşısı Olamaz

    Aksine kalp hastası olanlar grip aşısı mutlaka olmalıdırlar. Ayrıca kalp kapak ameliyatı geçirmiş olanlar ise grip aşısının yanında zatürre aşısı da olmalıdırlar.

  • Kalp Hastalıklarına Erkekler Yakalanır

    Çoğunlukla erkeklerde görülüyor olması, kadınlarda görülmüyor olduğu anlamına gelmez. Kadınları bir nebze de olsa kalp hastalıklarından koruyan faktör östrojen hormonudur.

  • Tereyağı, Ekmek ve Yumurta Yememeliyim

    Bu besinleri hiç tüketmeyeceksiniz diye bir şey yok. Tabi ki her şeyin fazlası zarar. Ölçülü ve kararında tükettiğiniz takdirde yararı bile vardır. Örneğin haftada 3 gün yumurta tüketebilirsiniz. Ekmeği ise tam buğday ekmeğinden yana tercih etmelisiniz.

  • Düzenli Beslenmek ve Egzersiz Yapmak Kalp Krizinden Korunmam İçin Tek Yol

    Elbette düzenli beslenmek ve egzersiz şart. Ancak bunların yanında sigara, alkol kullanımı, diyabet, tansiyon problemleri ve stres kalp hastalığına etkendir. Bunlara da dikkat etmek gereklidir.

  • Tansiyonumu Kontrol Altında Tutmak Kalp Sağlığım İçin Yeterli

    Tansiyonunuzun düzenli ve kontrol altında tutulması kalp rahatsızlıklarını önlemenin gerekliliklerinden sadece bir tanesi. Kalbinizin sağlıklı atması için diğer rahatsızlıkların da kontrol altında tutulması gereklidir. Şeker, kolesterol gibi.

  • Kalp Rahatsızlıkları İleriki Yaşta Görülür

    Günümüzde kalp hastalıkları sadece ileri yaş grubunda değil, genç ve orta yaş grubunda da ortaya çıkmaktadır.

  • Kalp Hastası Egzersiz Yapamaz

    Aksine kalp hastaları düzenli olarak egzersiz yapmalıdır. Önemli olan nokta her kalp hastası olan kişinin kalp yetersizliğinin derecesine göre ve ona uygun egzersiz yapmasıdır.

  • Kalp Ameliyatından Sonra Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak

    Ameliyattan sonra daha sağlıklı atan bir kalple hayatınıza devam edeceksiniz. Ameliyattan sonra hayatınız daha güzelleşip, daha risksiz ve sağlıklı bir şekilde yaşamaya devam edeceksiniz.

Источник: https://www.neoldu.com/kardiyomiyopati-nedir-ve-nasil-tedavi-edilir-11011h.htm

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.