Kalp Krizi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kalp Krizi Öncesinde ve Kriz Anında Nasıl Belirtiler Yaşanır?

Kalp Krizi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kalp krizi gerçekleşmeden önce bir takım belirtiler vermektedir. Bunlar göğüs bölgesinde oluşan ağrı, omuzlara ve sırtta oluşan ağrı, gibi belirtiler ile kalp krizinin yaklaştığının sinyalini vermektedir.

Kalp Krizi

Miyokard enfarktüsü olarak adlandırılan kalp krizinin birçok insanın yaşamını tehdit etmektedir. Kalp kasının oksijen almasını sağlayacak olan atar damarların tıkanması sonucunda kalp krizi meydana gelecektir.

Kalp krizinin nedenleri arasında ailesinde daha önceden kalp krizi geçirilmesi, sigara kullanması, yüksek tansiyon hastası olması gibi nedenlerin yanında diyabet hastalarının ve sağlıksız bir yaşama sahip olan kişilerde riskli olduklarından sıklıkla görülmektedir.

Hastanın göğüs ağrısı yaşamakta olduğu zaman kalp krizi öncesinde yaşayacak olduğu belirtilerin grip hastalığına benzediği için birçok hasta kalp krizi belirtileri neler olduğunu bilmemektedir. Bu nedenle de kalp krizi belirtilerini sıklıkla göz ardı edeceklerdir.

Kalp krizi belirtilerine sahip olan bir kişinin koroner damarlarında daralma olduğu için vücudun bu durumu sizlere haber verecek olduğu belirtilere dikkat etmelisiniz. Bir an önce kardiyolog tarafından muayene edilerek, EKG, Holter ve Efor testi ayrıca kan testlerini de yaptırarak kalbinizde bir sorun olup olmadığını anlamalısınız.

Kalp Krizi Öncesi Belirtileri

Kalp krizi belirtileri arasında sıklıkla kişilerin göğüs ağrısı olarak bilinen en önemli belirtilerden bir tanesi göğüs ağrısı olmaktadır.

İnsanların göğüs kemiğinin arkasında bulunan bu göğüs ağrısının sıklıkla insanların kalp krizinin en önemli belirtisi olarak bilinmektedir.

Özellikle göğüs ağrısı kalp krizinden aylar öncesinde de hafif bir şekilde ortaya çıkabilecek olan bir kalp krizinin belirtileri arasında olmaktadır.

Bazı hastalarda koroner damarların tıkanmasına rağmen herhangi bir belirti vermeyecektir. Bu duruma sessiz gelişen gizli kalp hastalığı denmektedir.

Kalp krizi oluşmadan önce kişilerde kalp krizinin belirtileri arasında ağrı her zaman için göğüste başlayacak ve omuzlara yayılacaktır. Kişilerin sırtının ortasında hissedilecek olması da mümkündür.

Ayrıca enseye kadar hatta bazı kişilerde çeneye kadar da yayılacaktır. Hem sağ kolda hem de sol kolda ağrı ve karıncalanma gibi belirtiler ve uyuşmalar da meydana gelecektir.

Bu ağrı kalp krizinin 12 belirtisi içerisinde sayılmaktadır.

İnsanların kalp krizinin belirtileri neler sorusunu sıklıkla merak etmektedir. Bu belirtiler bazı kişilerde ufak belirtiler olsa da göz ardı edilmemesi gereken ciddi sorunların olmasına neden olacak belirtiler olmaktadır.

Birçok kişinin haftalar öncesinde yaşamakta olduğu şiddetli karın ağrıları oluşacaktır. Bu karın ağrıları aşağı doğru uzayacağı gibi genellikle karnın orta kısmında olmaktadır.

Bunun sonucunda mide yanması da görülmekte ve kişilerde sindirim problemler, yediklerini hazmedememe gibi birçok belirti de kalp krizinin belirtileri neler sorusunun cevaplarından bir tanesi olmaktadır.

Kalp krizinin erkeklerde daha sıklıkla meydana gelmesi nedeniyle birçok insan erkeklerde kalp krizi belirtileri nelerdir sorusunun cevabını aramaktadır. Bu sorunun cevaplarından bir tanesi de nefes darlığı olmaktadır. Derin nefes almaya çalışırken başarılı olamaması bu nedenle de soluk soluğa kalacağı gibi bir durum söz konusu olacaktır.

Hastanın gece uyurken ya da gün içerisinde ayakta olduğu sıra içerisinde sıklıkla terlemesi söz konusu olacaktır. Bu terleme soğuk terleme olarak adlandırılan bir terleme olacaktır. Ve hastanın ateş basması gibi bir durum söz konusu olur. Menopozda ki kadınlar bu durumun sıklıkla menopoz nedeni ile meydana geleceğini düşünmektedir.

Sık sık herhangi bir efor harcamasa bile kişilerde sıklıkla kalp çarpıntısı oluşması durumu ortaya çıkacaktır. Kalp atışının hızlanmasının nedenlerinden biri de kalp krizi olmaktadır. Bunun dışında sizlerde de kalp krizi olup olmadığını mide bulantısı yaşamanız sonucunda anlarsınız.

Daha önceden kalp krizi geçiren bir hastanın ikinci bir kalp krizi geçirme korkusu gelişecektir. Özellikle anjiyo yapılan hastalarda ilk 6 ayı içerisinde ikinci bir kalp krizi riski bulunmaktadır.

Bu nedenle hastaların ikinci kalp krizi geçirmeden önce bir takım belirtileri ortaya çıkacaktır. Bu durumda da hastanın sıklıkla kalp krizinin belirtileri nelerdir sorusunu kendisine sorma ve bilgi toplamaya başlamaktadır.

Kişilerde sıklıkla anksiyete bu nedenle gelişecektir.

Kalp Krizi Anında Belirtiler

Kalp krizi esnasında göğüs ağrısı yaşanması durumunda bu göğüs ağrısı sıklıkla 20 dakikadan daha uzun bir süre geçmeden kişiyi rahatsız edecektir. Bu birkaç saatte sürebilir. İnsanların genellikle dinlenmesi durumunda da geçmeyecektir. Kişi nitrogliserinle bile bu göğüs ağrısı geçmeyecektir.

Göğüs ağrısı yaşanmakta olduğu zaman bu ağrı çok şiddetlidir. Kişi hareket bile edemeyecek duruma gelebilir. Ağrının sonucunda göğüste sıkışma yaşanacağı gibi ağırlık çökecektir. Bu durumda göğse baskı yapılıyormuş gibi hissedilmesine neden olacaktır.

Birçok erkeklerde kalp krizi belirtileri sırasında sol kolda şiddetli bir uyuşma, karıncalanma ve ağrı meydana gelirken, kadınlarda ise her iki kolda da uyuşma görülmesi mümkün olacaktır. Kişinin göğüs kafesinde daralma hissi olacaktır.

Bu durum hazımsızlık olarak da nitelendirilecek olduğu belirtileceği gibi aynı zamanda da kalp krizi geçirilme anında kişilerde soğuk bir şekilde terleme meydana gelecek ve bununla birlikte ölüm korkusu da meydana gelecektir.

  • Solunum problemleri;
  • Kusma;
  • Baş dönmesi;
  • Terleme;
  • Bilinç kaybı;
  • Kalbin durması.

Kalp krizi esnasında sıklıkla göğüste oluşan ağrıyla birlikte yukarıda ki belirtiler de meydana gelmektedir.

Bu durumda kişinin bilincini kaybetmemesi ve hafif kalp krizi geçirmesi durumunda sıkı olan kıyafetlerini gevşeterek 112 acil servisi bir an önce araması gerekmektedir.

Uzman ekipler kalp krizi geçiren bir hastaya ilk müdahaleyi olay yerinde yapmalı ve hastayı hastaneye kaldırmalıdır.

(4 votes, average: 2,50 5)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-krizi-belirtileri.html

Kalp Krizi Belirtileri ve Korunma Yolları Nelerdir? Kriz Anında Müdahale Yöntemleri Nelerdir?

Kalp Krizi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kalp krizinin en önemli belirtisi, şiddetli kalp ağrısıdır. Göğüste, sol kolda, sırtta, mide bölgesinden çeneye doğru yayılan kalp ağrıları kalp krizinin habercisi sayılır. Çok şiddetlidir ve başlangıcı da çoğunlukla ani bir şekilde gelişir.

Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanları, kalp krizi belirtileri, acil müdahalenin önemi ve kalp krizi anında yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.
Göğüs ağrısı, nefes darlığı, terleme ve bulantı kalp krizinin en önemli belirtileridir.

Bununla birlikte farkına varılmadan ve herhangi bir ağrı hissedilmeden de kalp krizi gerçekleşebilir. Belirti vermeden yaşanan kalp krizleri ölümcül olabilmektedir.

Kalp ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar çıkmaz kişinin tam donanımlı bir hastaneye başvurması ve sağlık yardımı alması ise oldukça mühimdir.

Kalp Krizi Neden Meydana Gelir? Risk Faktörleri Nelerdir?

Kalbi besleyen damarlardan bir tanesinin ani olarak tıkanmasına bağlı olarak gelişen kalp krizi, tıkanan damarın kalbi beslediği bölgede kalp dokusunun hücrelerini yitirmesine neden olmaktadır. Buna bağlı olarak ölüme varan sonuçlar ortaya çıkabilir.

Göğüste şiddetli ağrı ile birlikte; bulantı, kusma, terleme ve bazen de bayılma ile bilinç kaybı ortaya çıkar. Kalp ağrısı kalp krizini işaret etse de bazı hastalarda karnın üst kısmında mideye vuran bir ağrı oluşur.

Bu durumda oluşan bu rahatsızlığın mideyle ilişkili olduğu sanılarak hasta tarafından önemsenmeyebilir. Özellikle yaşlı hastalarda kriz, nefes darlığı ile ortaya çıkabilir. Ancak bu belirtiler, 100 kişiden ancak 75-80’inde görülür.

Geri kalan yüzde 20’lik kısım, ‘sessiz kalp krizi’ denilen ve belirti vermeden ortaya çıkan bir durumdur. Bu % 20’lik oranda bazen ilk belirti ölüm olabilir.

Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?


En belirgin kalp krizi belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz;Göğüs ağrısıNefes darlığıÇarpıntıKolay yorulmaBazen önemli kalp-damar hastalığı olmasına rağmen hiç şikayet olmayabilirKalp kriziAni ölüm

Koroner arter hastalığında (kalp damarlarında tıkanıklık) en temel yakınma, göğüs ağrısıdır.

Koroner damarlarda tıkanıklık olduğunda ortaya çıkan ağrı, göğüs duvarının ardında, sıkıştıran, ağırlık- baskı yapıcı tarzda (çoğu zaman sanki göğüs duvarına biri oturmuş hissi veren) bir ağrıdır. Bu ağrı künt bir ağrıdır. Batıcı tarzda değildir, nefes alıp vermekle ya da hareketle artış ya da azalma göstermez. Çoğunlukla efor sarf etmekle, sinirlenmekle veya soğukla ortaya çıkar.

Sol kola, omuzlara, boyuna, sırta, karın ve çeneye yayılabilir. (Bazen de sadece bu bölgelerden birinde hissedilir.) Genellikle 10- 15 dakikadan az süren, dinlenmekle veya koroner damarları genişleten ilaç almakla geçen bir ağrıdır. Zaman zaman ağrıya sıkıntı hissi, terleme, baş dönmesi ve bulantı eşlik edebilir.

Ancak bazen daralmış olan damar bölgesinde dinamik değişiklikler olabilir ve o zaman ağrı istirahat halindeyken gelir, daha uzun sürer ve ilaca cevap vermeyebilir. Bu tür kalp ağrıları ağrısı kolaylıkla bir kalp krizine yol açabileceğinden çok daha tehlidir. Kalp hastalarının yüzde 20- 40’ı “sessiz kalp hastalığı” ile karşı karşıyadır.

Bu sorun genellikle şeker hastalarında ortaya çıkmaktadır. Aşırı şişman bireylerde, kronik akciğer hastalığı olanlarda ve ağrıya tahammülleri fazla olduğu için kadınlarda daha sık görülmektedir.

Kadınlarda Risk Daha Yüksek! 

Kadınlar menopoz öncesinde östrojen hormonu sayesinde kalp krizi riskinden büyük oranda korunurlar. Ancak kalp krizine maruz kaldıklarında, krize bağlı komplikasyonların ortaya çıkma oranı erkeklere oranla daha yüksektir.Ani ölümlerin tamamı kalp krizine bağlı gelişmez.

Bir kısmı doğuştan var olan anomalilerle yani kalpteki yapısal bozukluklarla ilgilidir. Buna, aileden geçen genetik faktörler, kalp kas dokusunun ileri derecede bozulması ile ortaya çıkan kalp ritim bozuklukları eşlik eder. Sayılan tüm kalp rahatsızlıkları özellikle 35 yaşın altındaki insanlar için geçerlidir.

Bu sebeple, 35 yaşın altındaki kalp ölümlerini ayrı değerlendirmek, 35 yaş sonrasını ayrı değerlendirmek gerekir.

Kalp yetmezliği de kalp krizine neden olan faktörlerin içinde yer alır. Kalp yetmezliğinin belirtileri arasında başlangıçta yalnızca hareket halindeyken nefes darlığı görülürken, ilerleyen zamanlarda dinlenirken dahi nefes darlığı görülür.

Kalp yetmezliği son yıllarda görülme sıklığı gittikçe artan bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlanıyor.

Ancak günümüzde kalp yetmezliği hastalarının büyük bir bölümü, ilerleyen teknoloji ile hasta konforunu daha da artıranı özel kalp pilleri ile yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebiliyor.

Kalp yetersizliğinde hastalığın gidişini belirleyen iki temel faktör bulunur. İlki kalbin pompa fonksiyonun düzeltilmesi, ikincisi kalp yetersizliği nedeniyle oluşan aritmilerin önlenmesidir. Cihaz tedavileri içerisinde ilki kalbin performansını arttırmak için kalp pili takılmasıdır.

Kalp pilleri bu amaçla kalbin üç odacığına takılır; çünkü amaç kasılması azalmış ve gecikmiş kalp boşluğun kalp siklusuna uygun şekilde katılmasını sağlamak ve yetersiz kalbin performansını artırmaktır.

Kalp performansının artması, hastanın şikayetleri azaltacak ve günlük yaşantısının sorunsuz bir şekilde devam etmesini sağlayacaktır.

Ağrı yerine tansiyon da kalp krizi hakkında ipucu verebilir!

Bazen tipik kalp ağrısı olmamakla birlikte başka belirtilerle de teşhis konulabilmektedir.

Örneğin daha önce olamayan bir tansiyon yükselmesi başka bir deyişle kalbin zora girdiği anda tansiyonu yükselterek cevap vermesi kalp krizin en önemli göstergelerinden olabilir.

Çabuk yorulma ya da spor yapan bir kişinin daha önce yaptığı kadar efor harcayamaması belirti olabilmektedir. Dolayısı ile ağrı belirtisi olmadan bazı yan belirtilerle de şüphe edilerek sessiz iskemi (sessiz kalp krizi )tanısı konulabilir.

Kalp sağlığı ile ilgili pek çok soruya verilen cevaplardan oluşan canlı yayınımızı izleyebilirsiniz

Kriz Anında Uygulanabilecek İlk Yardım Yöntemleri

Ani kalp damarı tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkan kalp krizinde en önemli nokta, kalp ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar çıkmaz kişinin tam donanımlı bir hastaneye başvurması ve sağlık yardımı almasıdır. Ölümlerin yarısı kalp krizi başladıktan sonraki ilk saat içinde ortaya çıkar.

Bu nedenle mümkün olan en kısa sürede kalp krizine müdahale edilecek düzeyde bir sağlık kuruluşuna başvurmak çok önemlidir. Kalp krizinde ilk yardıma kadar erken başlanırsa, tıkanan damarı açıcı tedavi yöntemleri de en kısa sürede uygulanabilir ve kalbin hasar görmesinin önüne geçilmiş olur.

Hastaya hastanede müdahalede önemli olan hızlı tanı konulması ve müdahalenin uygun bir şekilde yapılmasıdır.

Kalp Krizi Sırasında Neler Yapılmalı? Kriz Anında Acil Müdahale Nasıl Olmalıdır?

Eğer kalp krizi esnasında yalnızsanız;• Kişinin kalp krizi geçirdiği esnada tıkalı olan damarını açabilmek için yapacağı bir manevra yok. Bunun yanında;• Öncelikle ağrı başladığı anda telefonla yakınlarınızı arayarak durumu haber verin.• Bulunduğunuz yerin kapısını aralık bırakın. Bu, yardıma gelecek olan kişinin işini kolaylaştırmış olur.

• Kuvvetli öksürük geçici olarak kan akımını artırabilir. Yeni başlamış bir pıhtıyı yerinden sökme ihtimali çok düşük olsa da burun deliklerinizi kapatarak kuvvetli biçimde öksürün.• Evde aspirin varsa, bir bardak su ile alın.• Bunun dışında kesinlikle bir şey yiyip içmeyin.• Pencereyi açarak odaya oksijen girmesini sağlayın.• Yardım gelmesini, yatarak ya da oturarak bekleyin.

Kesinlikle ayakta beklemeyin. Çünkü kalp krizi ile hastaneye gelen bir hastanın bir travma sorunu olmaması gerekir. Eğer kişi düşerek başını çarpmışsa, kalp krizi ile ilgili yapılacak tedaviler, başa alınan darbe nedeniyle yapılamayabilir.• Ağrıyı azaltmak için egzersiz yapmayın.• Soğuk ya da sıcak suyun altına kesinlikle girmeyin. Özellikle soğuk su böyle durumlarda çok tehlidir.

Çünkü kalp damarlarını büzer ve tıkalı olmayan damarların da daralmasına neden olabilir.Bir kişi yanı başınızda kalp krizi geçirdiyse;• Sağlık deneyiminiz yoksa kalp krizi geçiren birine müdahale etmeyin, başka hastalara veya kendinize ait kalp ilaçlarını vermeyin.• Hemen ambulans yardımı isteyerek hastayı en yakın tam donanımlı bir hastaneye ulaştırın.

• Bu esnada, kalp krizi geçiren kişiyi uygun bir yere yatırın• Ayaklarını kalp seviyesinin üzerine kaldırarak, kalbe daha çok kan akışının olmasını sağlamaya çalışın• Üzerindeki sıkı olan kıyafetleri gevşetmek, kravatı çözmek gibi yardımlarda bulunun• Önemli olan, hastayı tetkik ve tedavilerinin, yerinde ve uygun şekilde yapılabileceği bir hastaneye ulaştırmanızdırKalp krizi geçirme riski altında olanlar:• Şeker hastaları• Kolesterolü yüksek olan hastalar• Hipertansiyon hastaları• Orta yaş ve üzerindeki erkek ve kadınlar• Menopoz sonrası kadınlar• Sigara içenler• Kilolu kişiler• Ailesinde kalp hastalığı bulunanlar ya da genç yaşta kalpten ölüm öyküsü olanlarKalp krizinden korunmanın yolları nelerdir?• Kalp krizden korunmak için yaşam şeklinizde mutlaka değişikliğe gitmek gerekiyor. Kalp sağlığını korumak için doymuş yağ ve kolesterolden fakir; sebze, meyve ve lifli gıdalardan zengin beslenilmelidir. • Tansiyonun yükselmesine yol açan tuz günde sadece 5-6 gr’la sınırlandırılmalıdır. Yüksek tansiyon, kolesterol ve kan glukoz değerlerinin kalp sağlığı üzerinde çok önemli rolü vardır. Birinci derece akrabalarında bu tür hastalıklar olanların, check up kontrollerinden geçmesi (mümkünse 30 yaşından itibaren) ve alınması gereken önlemlere maksimum özen göstermeleri gerekir.• Kalp krizinde stresin rolü de büyük. Stres nedeniyle ortaya çıkan adrenalin tansiyonun yükselmesine ve nabız hızının artmasına neden olarak, kalp krizine davetiye çıkarmaktadır. Stresten arınmaya özen gösterin.• Sigarayı mutlaka bırakılmalıdır.• Aşırı kilo kalbin iş yükünü artırdığı için ideal kilo korunmalıdır.• Sağlıklı bir kalp için haftada en az üç gün temiz havada yürüyüş yapılmalıdır.

• Check up alınabilecek en etkili önlemdir. Bunun için belirli yaşlarda hiç şikayeti olmadan check up ve efor testlerinin yaptırılması büyük önem taşımaktadır. Kalp kapağında doğuştan gelen bir darlık, kalp adalesinde kalınlaşma da gizli kalp olarak adlandırılmaktadır. Şikayet üzerine hastane gidip kontrolden geçmek check up değil sadece geç kalınmış bir önlemdir.

Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Deniz Şener'in Kalp Krizi Riskini 6 Adımda Önleyin isimli makalesini buradan okuyabilirsiniz.

 Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç Dr. Ergun Demirsoy, “ Mesleki stresin kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri” adlı makalesini buradan okuyabilirsiniz.

Güncellenme Tarihi: 01 Eylül 2016Yayınlanma Tarihi: 01 Eylül 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/kalp-krizi/

Kalp krizi türleri: Bilmeniz gerekenler

Kalp Krizi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kalp krizi ciddi bir sağlık riski oluşturur ve yaşamı tehdit edebilir. Koroner arterlerdeki tıkanıklık, kalbe giden kan akışını bozduğunda ortaya çıkar ve bu da kalıcı hasara neden olabilir.

Üç tip koroner arter hastalığı, kalp krizine yol açabilir. Bunlar:

  • ST segment yükselmesi miyokart enfarktüsü (STEMI)
  • ST olmayan yükselmeli miyokard infarktüsü (NSTEMI)
  • koroner arter spazmı

Bu yazıda, bu üç hastalık tipini, risk faktörlerini ve nasıl tedavi edildiğini tarif ediyoruz.

Kalp krizi nedir?

Koroner arterler kalbe kan göndererek çalışmasına izin verir. Bir miyokard enfarktüsü olarak da bilinen bir kalp krizi, koroner arterlerde bir tıkanıklık geliştiğinde ve kalbe kan akışını kısıtladığında ortaya çıkar.

Yağ, kolesterol ve diğer maddeler biriktiğinde, kan damarlarında plak denilen çökeller oluşturduğunda tıkanmalar meydana gelir. Bu plaklar zaman içinde hasar görebilir ve trombositleri serbest bırakabilir.

Trombositler kanın pıhtılaşmasına neden olabilir. Sonunda kan akışını engelleyen bir plak etrafında toplanabilirler.

Kan akışını kısıtlayarak, bu tıkanıklıklar kalp kaslarına zarar verebilir. Hasarın şiddeti tıkanıklığın büyüklüğüne bağlı olacaktır. Kan kalbin önemli bir bölümüne ulaşmadığında, hasar daha geniş olacaktır.

Bir kalp krizi genellikle kalp krizi olarak yanlış etiketlenir. Ancak, kalp aniden çalışmayı durdurduğunda bir kalp durması meydana gelir.

Türleri

Bir kalp krizi, aşağıdaki koroner arter hastalığı tiplerinden biriyle sonuçlanır:

STEMİ

Bir STEMI kalp krizi şiddetlidir ve hemen dikkat gerektirir.

Bu ataklar, koroner arter tamamen tıkandığında ortaya çıkar ve kanın geniş bir alana ulaşmasını engeller. Bu, kalp kasına giden ilerleyici hasara neden olur, bu da sonunda çalışmasını durdurabilir.

NSTEMI

NSTEMI kalp krizi, koroner arter kısmen bloke olduğunda ve kan akışı ciddi şekilde kısıtlandığında ortaya çıkar. STEMI kalp krizinden daha az tehli iken, kalıcı hasara neden olabilirler.

Koroner arter spazmı

Bu spazmlara ayrıca sessiz kalp krizi veya dengesiz anjin denir. Kalp damarına bağlı arterler kalbe kan akışını önleyerek veya kısıtlayarak meydana gelirler.

Semptomlar kalıcı hasara neden olmaz ve diğer koroner arter hastalığı tiplerinden daha az şiddetlidir.

Hazımsızlık gibi küçük bir rahatsızlık için koroner arter spazmını kullanmak mümkündür. Bununla birlikte, bir koroner arter spazmına sahip olmak, daha şiddetli bir kalp krizi geçirme riskini artırabilir.

tedavi

Sebebi ne olursa olsun, tüm kalp krizleri derhal tıbbi yardım gerektirir. Kullanılan tedavi, koroner arter hastalığının tipine bağlı olacaktır.

Çoğu durumda, tıp uzmanları, saldırının türünü veya şiddetini belirlemeden önce derhal tedaviyi uygulayacaklardır. Bu tedavi şunları içerebilir:

  • daha fazla kan pıhtılaşmasını azaltmak için aspirin
  • oksijen terapisi
  • kan akışını desteklemek için nitrogliserin
  • göğüs ağrısını azaltma çabaları

Bir doktor kalp krizi tipini belirledikten sonra, kan akışını uyarmak için daha fazla tedaviye ihtiyaç vardır.

Altta yatan koroner arter hastalığı daha az şiddetli olduğunda, bu gibi ilaçlar kullanılarak yapılabilir:

  • Tıkanmalara neden olan kan pıhtılarının çözülmesine yardımcı olan trombolitik ilaçlar olarak da bilinen pıhtı kırıcılar
  • Ayrıca pıhtılaşmayı önleyen antikoagülanlar olarak da bilinen kan tinerleri.
  • Sağlıklı kan akışını sürdürmeye ve basıncı düşürmeye yardımcı olan ACE inhibitörleri gibi tansiyon ilaçları.
  • Düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolü azaltabilen statinler.
  • Kalbin iş yükünü ve göğüs ağrısını azaltabilen beta blokerler.

Doktorlar ayrıca perkütan koroner müdahale yapabilirler. Bu, daraltılmış veya tıkanmış koroner artere ince bir tüp veya kateterin sokulmasını içerir. Tüpün ucu şişirilir, arterde daha fazla alan yaratır, böylece daha fazla kan kalbe ulaşabilir.

Bazı durumlarda, prosedür sırasında bir stent de eklenir. Bu küçük metal cihaz, gelecekteki tıkanıklıkları önlemek için tasarlanmıştır.

Ciddi durumlarda cerrahi gerekebilir. En sık görülen tip, bir kan damarının vücuttaki başka bir yerden tıkalı artere taşınmasını içeren bir koroner arter baypastır. Eklenen damar, kanın tıkanıklık etrafında akmasına ve kalbe ulaşmasına izin verecektir.

Kurtarma

Kalp krizi tipine, ciddiyetine ve nasıl tedavi edildiğine bağlı olarak iyileşme önemli ölçüde değişebilir.

Bir kişi genellikle bir hafta içinde normal aktivitelere dönebilir. Bununla birlikte, altta yatan koroner arter hastalığı daha şiddetli olduğunda, kalp krizinden kurtulmak aylar sürebilir.

Herhangi bir kalp krizi sonrasında, doktor genellikle bir kişinin sağlıklı bir yaşam tarzını sürdürmesini ve başka bir saldırı riskini en aza indirmesini öğreten kardiyak rehabilitasyonu tavsiye eder. Fiziksel aktivite ve diyet düzeylerindeki değişiklikler önerilebilir.

Risk faktörleri

Bazı insanlar kalp krizlerine karşı daha savunmasız olabilir.

Ortak risk faktörleri şunlardır:

  • yüksek tansiyon
  • obezite veya aşırı kilolu olmak
  • zayıf bir diyet, özellikle bir trans veya doymuş yağ oranı yüksek
  • düşük fiziksel aktivite seviyeleri
  • sigara tütün
  • Yaşlılık
  • diyabet veya yüksek kan şekeri seviyeleri
  • Bir aile kalp hastalığı öyküsü

önleme

Bir kişi kalp krizi geçirme riskini azaltabilir:

  • haftada en az 150 dakika egzersiz
  • stresi azaltmak
  • sigara içmemek
  • sebze, meyve, kepekli tahıllar, baklagiller, fındık ve yağlı balıkta zengin bir diyet yemek
  • sağlıklı bir kiloyu korumak

Kalp krizi her zaman önlenebilir değildir, çünkü genetik bir faktördür.Bununla birlikte, basit yaşam tarzı değişiklikleri ile, bir kişi risklerini azaltmaya yönelik önemli adımlar atabilir.

Источник: https://trmedbook.com/kalp-krizi-turleri-bilmeniz-gerekenler/

Kalp krizi anında yapılması gerekenler nelerdir?

Kalp Krizi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Göğüste sıkışma hissi, yanma, hazımsızlık, nefes darlığı, solgunluk, terleme ve yorgunluk kalp krizinin ilk belirtileri olarak göze çarpıyor. Ancak kalp krizlerinin dörtte biri, herhangi bir belirti vermeden ortaya çıkabiliyor ve bazı hastalarda ilk belirti kalp krizi olabiliyor. Sonuç ne olursa olsun, kalp krizine benzer şikayetlerin ise ciddiye alınması gerekiyor.

Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Cegerğun Polat, kalp krizi belirtileri yaşandığı sırada alınması gereken 8 önlem hakkında bilgi verdi.

Kalp krizini işaret eden ağrıya dikkat!

Kalp krizini işaret eden ağrı; göğüste ağrı, yanma, sıkışma şeklinde başlayıp sol kola ve serçe parmağına doğru inen, boyun bölgesine doğru yayılan bir ağrıdır. Alında soğuk terler birikir. Bazen kalp krizi çok ani ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir.

Ancak pek çok kişide olay yavaş ve hafif bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar, ne olduğu anlaşıldığında ise hasta için geç kalınmış olabilir. Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır fakat geçmez ve yarım saatten uzun sürer.

Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı da olabilir. Bazı kişilerde belirtiler çok gizli olabilir. Özelikle ileri yaşlı hastalar, diyabet hastaları hemen hemen hiç ağrı duymayabilir, sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri ile kalp krizi geçirebilir.

Bazı hastalarda da mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir.

Kriz esnasında yapılması gerekenler nelerdir?

Kriz esnasında zaman çok önemlidir. En kısa zamanda mutlaka bir sağlık kuruluşuna ulaşılmalıdır. Hasta, kendi başına hastaneye gitmeye ve kesinlikle yürümeye, merdiven çıkmaya devam etmemelidir. Çünkü aktiviteye devam etmek zaten oksijen alamayan kalbin, oksijen talebini daha da artırması demektir. Bu nedenle kriz durumu ortaya çıktığı anda bazı önlemler alınmalıdır. Bunlar:

  • Kalp krizi belirtileri başladığı hissedildiği anda, mutlaka bulunduğunuz yere oturup dinlenin ve ayakta durmayın.
  • Üzerinizde gömlek ve kravat varsa, gömleğin yaka bölgesini ve kravatı gevşetin, ferahlamaya çalışın.
  • Yanınızda aspirin tableti varsa onu çiğneyin.
  • Kriz yalnızken sizi yakalamışsa, telefonunuz varsa en yakınınızı arayın ya da ambulans yardımı isteyin.
  • Baş dönmesi ve bayılma gibi şikayetler oluşmuşsa kuvvetli bir şekilde öksürmeye çalışın. Bu, kalp atımını hızlanacaktır.
  • Yanınızda ilk yardım konusunda deneyimli biri varsa yardımcı olacaktır. Ancak eğer yanınızdaki kişi bu konuda herhangi bir eğitim almamışsa, size müdahale etmesine izin vermeyin ve ambulans çağırmasını söyleyin.
  • Pencere ve kapıları açıp oksijen almayı sağlayın.
  • Krize araç içerisinde yakalandıysanız, hemen aracı kenara çekip yardım isteyin.

İkinci bir kalp krizi yaşamamak için yapılması gerekenler nelerdir?

  • Sigara, puro, pipo ve nargile gibi tütün kullanma alışkanlıklar terkedilmelidir. Kalp krizi geçiren bir kişinin tütüne devam etmesi, ikinci bir kriz riskini en az 2-3 kat artırır.
  • Daha hareketli olmaya özen gösterilmelidir. Düzenli egzersiz programları stres ve depresyonu azaltacağı; kiloyu, kolesterolü ve tansiyonu dengede tutmaya yardımcı olacaktır.
  • İlaçlar doktor kontrolünde ve düzenli olarak alınmalıdır. Oluşabilecek en küçük bir sorunda mutlaka doktorla iletişime geçilmelidir.
  • Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Bu sayede kişi hem daha çabuk iyileşir, hem de kilosunu kontrol altında tutar ve kan kolesterol düzeyi ile tansiyonun yükselmesini önlemiş olur.
  • “Ben nasılsa ilaç kullanıyorum, bana bir şey olmaz” yanılgısına asla düşülmemelidir. Çünkü yaşam tarzı değişiklikleri, kalp sağlığı açısından en az ilaçlar kadar önemlidir.

KALP KRİZİ NEDİR?

Hücre ölümü 20 dakikada başlıyor

Kalp krizi sırasında ağrı başladıktan sonra ilk 20 dakikadan itibaren hücre ölümünün başladığını tekrarlayan Doç. Dr. Enis Oğuz,  “Eğer hemen müdahale edilemezse, ilk saatlerde o dokunun önemli bir kısmını kaybediyorsunuz. 6. saate geldiğiniz zaman kaybettiğiniz canlı doku miktarı yaklaşık yüzde 90’ın üzerine çıkıyor.

Dolayısıyla ağrının başlangıcı ile damarın açılması arasında geçen süre çok kritik bir süre. Önemli olan bu sürede en kısa zamanda müdahale etmek.

Dolayısıyla hastanın ağrısı başladıktan sonra eğer daha önce kalp problemi olduğu bilinen bir hastada 20 dakikayı geçen bir ağrı olduğunda mutlaka bir hekime başvurması bir kalp elektrokardiyografisi (EKG) çektirmesini tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Hastanın şikayetleri ve EKG sonucu ile kalp krizi teşhisinin kolaylıkla yapılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Oğuz, şüpheli durumlarda laboratuvar tetkiklerine başvurulduğunu söylüyor Troponin ve kreatin kinaz M bandı gibi kalp dokusuna spesifik testler, kalp krizini kesinleştiriyor.

Kalp dokusunda bir hücre ölümü başladıysa bu enzimler kana salındığı için kanda normalin çok daha üzerinde olduğunun tespit edilmesi ile kesin tanı konulabiliyor.

Hasta hikayesi ve EKG ya da gerekli görüldüğü durumlarda laboratuvar testleri ile kalp krizi tanısı konulan hastalar en kısa zamanda kateter laboratuarına yönlendirilerek burada acil anjiyografi ile kapalı olan damarı tesbit edilip oraya yönelik müdahale yapılıyor, balon ya da stent uygulaması ile kapalı olan kısım açılıyor.

Acil girişimlerde stent ya da balon uygulamasının damarın yapısına ya da darlığın miktarına göre değiştiğini bildiren Doç. Dr.

Oğuz “Vakaların neredeyse yüzde yüzüne yakın bir kısmında balonla darlığı açıyoruz ya da eğer vücut kendisi bir parça kan akımı geçecek şekilde damarı açtı ise o zaman oraya direkt stent yerleştirerek o bölgedeki darlığı açıyoruz” diye konuşuyor.

Stent uygulamalarındaki en büyük sıkıntının ileriki dönemde stent içinde darlık oluşması olduğunu söyleyen Doç. Dr. Oğuz, “Çelik yapıdaki stentin üzerini bir süre sonra hücreler kaplar. Genelde on hastadan üçünde hücre çoğalması aşısı olur ve konulan stent ilk 6 ay içinde tıkanır.

Tabii stentin tekrar daralması, koyduğunuz stentin uzunluğuna ve damarın çapına göre de değişiyor. Stentin çapı ne kadar büyük olursa daralma riski o kadar azdır. Daralma riskini azaltmak için genellikle içine polimer teknolojisi kullanılarak hücre çoğalmasını azaltan ilaçlar yerleştirilmiş olan ‘ilaçlı stentler’ kullanılıyor. İlaçlar sayesinde stentin daralma riski onda bire kadar iniyor” diyor.

Kalp krizinin her zaman EKG ile belirlenebilecek tipik bulgular içermediğini ancak bu hastalara da acil müdahale yapılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Enis Oğuz “Bir grup hastada kalp krizi elektro ile belirlenebiliyor ve hemen müdahale edilebiliyor.

Bir diğer grup hasta var ki bunlarda elektroda yine değişiklikler oluyor ama bunlar kalp krizinin tipik bulgularını içermiyor. Elektro bulguları nisbeten daha farklı hastalarda biz öncelikle hastayı değerlendiriyoruz. Burada yüksek risk kriterlerine bakıyoruz.

Yani hastanın MI (miyokard infarktüsü-kalp krizi) bulguları olmamasına rağmen ağrı ile beraber genel durumunun bozulması, tansiyon ve nabzında çok ciddi değişikliklerin ortaya çıkması, kalpte üfürüm dediğimiz kalp kapak fonksiyonlarının bozulması nisbeten durumun aciliyetini gösteriyor.

Diğer hastalar kadar acil olmasa bile bu hastaların da mümkün olan en kısa zamanda alınıp acil müdahale edilmesi gerekiyor” diye konuşuyor.

Ani kalp ölümlerinin büyük bir kısmının kalp krizlerinden kaynaklandığını söyleyen Doç. Dr. Oğuz, konuyla ilgili şu bilgileri veriyor: “Ani kalp ölümünü kalp krizi ya da iskemik kalp hastalığı dediğimiz kalp damarlarındaki problemlerden kaynaklanan kalbin beslenmesi ile ilgili sorunlar başlatıyor.

Dolayısıyla (eğer tabiî ki hasta geri döndürülebildiyse) bu hastaların bir an evvel gerçekten donanımlı bir merkeze getirilmesi çok önemli. Bu tip durumlarda hastayı kalp ölümünden geri çevirebilmek için kalp masajı uygulandığından dolayı bu pıhtı eritici ilaçları vermeniz daha tehli bir hal alıyor çünkü pıhtı eritici ilaçların vücudun herhangi bir yerinden ciddi kanama yapma riski var.

Bunlar beyin, mide barsak sisteminde hayati kanamalar olabilir. Kalp masajı yapılan hastaların genellikle göğüs kemiklerinde, göğüs kafesinde travmalar olur. Ayrıca yumuşak dokularda da küçük travmalar oluşabilir. O hastaya siz pıhtı eritici ilaç verdiğinizde bu travmaya uğramış bölgelerden iç kanamalara sebep olabilirsiniz.

O nedenle böyle bir hastada özellikle damar tıkanıklığını ortadan kaldırmak için acil anjiyografiyi takiben balon ya da stent girişimi yapmak daha mantıklı.”

KALP KRİZİ RİSKİNİ ARTIRAN 6 KADIN HASTALIĞI Kadınlarda kalp krizinin göğüs a… SOĞUK HAVA KALP KRİZİ RİSKİNİ ARTIRIYOR! Havaların soğuması ile birlikte …

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/655494-kalp-krizi-aninda-yapilmasi-gerekenler-nelerdir

Kalp sağlığı hakkında bilinmesi gereken 7 önemli gerçek

Kalp Krizi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp sağlığıyla ilgili bilinmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

1. DİŞ ÇÜRÜĞÜ KALBİ ETKİLER

Sağlıksız ve iltihaplı dişler, insan vücudundaki bütün organları olumsuz yönde etkiler ama kalbinde herhangi bir sorun olmayan kişilerde “Diş çürüğü kalp krizini tetikler” demek tam olarak doğru olmaz. Ancak kalp kapak hastalıklarında diş kökü enfeksiyonları çok önemlidir.

Sağlıklı bir vücuda mikrop girdiği zaman, bağışıklık sistemi bu mikrobu imha edebilir ama kalp kapak hastalığı olanlarda vücuda giren mikrop kalp kapağına yerleşir. Tıbbi adı “Enfektif endokardit” olan kalp kapağı enfeksiyonu meydana gelir, ki bu da ciddi bir sorundur. Bu enfeksiyon antibiyotiklere çok dirençlidir.

O nedenle de kalp kapak sorunu olan hastalara, kanamalı bir diş tedavisi yapılacaksa tedaviden iki saat önce kullanmaları üzere bir antibiyotik reçete edilir.

2. GENÇLER DE KALP KRİZİ GEÇİRİR

Kalp kontrolü ilk olarak bebek anne karnındayken başlamalıdır. Yapılan fetal eko tetkikiyle her türlü kalp hastalığı bebek anne karnındayken saptanabilir.

Karıncıklar arası delik, kalp kapak darlıkları, kulakçıklar arasında geniş delik, kalpten çıkan ana damarların yer değiştirmesi, birçok kalp bozukluğu ve kalp hastalıklarının tanısı konulur. Bunun yanında çocuk beş yaşına gelene kadar mutlaka bir eko çekilmelidir.

Ayrıca hayatın ilk 20 yılında çocuk ve gençlerin kan yağlarına, kolesterol değerlerine birkaç kez bakılmalıdır. Çocuk ve gençlerde gözlenen ve kalp krizi olarak yorumlanan ölüm olaylarının nedeni doğumsal kalp anomalilerine bağlı ritim bozukluğu ve kalp durmasıdır.

Ritim bozuklukları doğuştan gelen kalp hastalıkları, kalp büyümesi, kapak hastalıklarına bağlı olabildiği gibi genetik geçiş gösteren sorunlar da sebep olabilir. Bu nedenle “Çocukların ve gençlerin kalp kontrolü yapmasına gerek yok” algısı yanlıştır.

3. KALP İÇİN HAREKET ÖNEMLİ

Kalp sağlığı için illa spor salonlarına gitmeye ya da yürümek için yürüyüş bantları kullanmaya gerek yoktur. Özellikle 40 yaş üstü kişilerde yürüme bantları ortopedik travmaya sebep olabilir. Oysa sokakta yapılacak bir yürüyüş sadece kalp değil ruh sağlığı için de faydalıdır.

Kalp sağlığını korumak için vücudu hırpalayacak şekilde 10 bin adım atılması yarar getirmez. Günlük beş bin adım üzerinde atmak, ki bu 3,5 km eder, 45 dakika yürümek yeterlidir. Yürüme hızı ne çok fazla ne çok yavaş olmalıdır.

Yürümeye başladığınızda nabız ölçümü yapmak, yürüme bitiminde artı 20 nabız sayısı varsa bu faydalı bir yürüyüştür. Ayrıca spor salonlarında kalp sağlığı amaçlı yapılan sporlarda nabzın üst sınırı 120-125’i geçmemelidir. Ayrıca hareketsiz yaşam kalbin düşmanıdır.

Tüm gün ofiste hareketsiz çalışanlar da hekimlerine danışarak ofiste yapabilecekleri egzersizleri öğrenip uygulamalıdır.

4.YUMURTA KALBİN DÜŞMANI DEĞİL

Yumurta, belki de paketi içinde doğadan gelen tek yiyecektir ve içine katkı maddesi koyulamayacak bir gıdadır. İçinde 12 vitamin ve 11 minerali barındırır. Vücudumuz tamamen sebze ve yeşillikle beslense bile günde 5- 5,5 gram kolesterol üretirken bir yumurtadan alınan 200 mg kolesterolün hiçbir önemi yoktur.

Kalp hastası olsun ya da olmasın herkesin günde bir tane yumurta yemesi gereklidir. Ancak her besinde olduğu gibi yumurtanın da fazlası sakıncalıdır. Örneğin günde iki yumurtadan fazlası yendiğinde kan yağlarında yükselme meydana gelir, bu da kalp sağlığını olumsuz etkiler.

Çocuklar ve yaşlılar günde bir yumurta, yetişkinler ise kesinlikle gün aşırı bir yumurta tüketmelidir.

5. KADINLARDA KALP HASTASI OLUR

Kadınlarda bundan 20-30 sene öncesinde kalp hastalıklarının görülme oranı erkeklere oranla daha düşüktü. Ancak modern yaşamla birlikte kadınlar da erkekler gibi çalışma hayatının içinde yer almaktadır. Son yıllarda kadınlar gündüz işyerinde çalışmakla birlikte akşamları ikinci bir iş olarak evleriyle ilgilenmeye başlamışlardır.

Ve kadınların sigara içme oranı eskiye göre daha da yükseldi. Kadınlarda kalp sağılığı deyince, ilk akla gelen faktörlerden biri, östrojen hormonunun kalbi korumasıdır. Östrojenin kadınlarda damarlar üzerinde koruyucu etkisi olduğu bilinmektedir. Bunun yanında östrojen damar iç yüzeyindeki parlak yüzeyi korur, damar sertliğini önler.

Ama östrojenin bir özelliği de menopozla birlikte ortadan kalkmasıdır. Östrojen etkinliğinin azalmasına bağlı olarak tabiat kadınlarda tamamen tersine döner ve koroner hastalıklarla beraber şeker, kolesterol, yüksek tansiyon, kemik erimesi de östrojen etkinliğinin azalmasıyla ortaya çıkmaktadır.

Emzirmemek tabiatın kadınlara armağanı olan östrojen hormonunun erken kaybolmasına neden olur. Bu nedenle kadınlar erkekler kadar koroner kalp hastalıkları riskini taşımaktadır. Ayrıca kadınlar sigarayı bırakma konusunda son derece başarısızlar. 6. GENÇLERDE DE YÜKSEK TANSİYON VARKalp hastalıkları çok faktörlüdür.

Genetiğinde kalp sorunu olmayan, kilolu olmayan, stresli olmayanlarda da kalp hastalıkları görülebilir. Özellikle gençler tansiyonlarının yüksek olduğunun farkında olmayabilirler. 20-22 yaşında yüksek tansiyon nedeniyle aort damarı yırtılan vakalar da vardır.

Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı bir çalışmaya göre, yüzde 50’den fazla kişi tansiyonunun yüksek olduğunun farkında değil. Tansiyon yavaş yavaş yükselirse kendisini belli etmeyen bir sorun.

O nedenle 20 yaş öncesinde de, 20 yaş sonrasında tansiyon, kan yağları gibi kalp tetkikleri mutlaka yapılmalıdır.

6. GENÇLERDE DE YÜKSEK TANSİYON VAR

Kalp hastalıkları çok faktörlüdür. Genetiğinde kalp sorunu olmayan, kilolu olmayan, stresli olmayanlarda da kalp hastalıkları görülebilir. Özellikle gençler tansiyonlarının yüksek olduğunun farkında olmayabilirler. 20-22 yaşında yüksek tansiyon nedeniyle aort damarı yırtılan vakalar da vardır.

Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı bir çalışmaya göre, yüzde 50’den fazla kişi tansiyonunun yüksek olduğunun farkında değil. Tansiyon yavaş yavaş yükselirse kendisini belli etmeyen bir sorun.

O nedenle 20 yaş öncesinde de, 20 yaş sonrasında tansiyon, kan yağları gibi kalp tetkikleri mutlaka yapılmalıdır.

7. KALP KRİZİ HER ZAMAN BELİRTİ VERMEZ

Kalp krizi her zaman belirti vermez ve ilk ağrı kalp krizi belirtisi olabilir, ilk kalp krizi ölüme yol açabilir. Klasik olarak şanslı olan kişiler ağrı yaşayanlardır. Çünkü ağrı vücudun ilk tepki mekanizmasıdır.

Omuzlar, göğüs ortası, kollara vuran ağrı, huzursuzluk, baskı, karıncalanma, daha önce yaşanmamış hisler kalp krizi belirtisi olabilir. Bu bazen ağrı, bazen çarpıntı olabilir. Fakat asıl korkunç olan ‘sessiz kalp hastalığı’dır. Bu hastalarda ağrıyı uyaran mekanizma bozulduğu için hayat kurtarıcı mesajlar gönderilmez.

Sabah yatağında ölü bulunan, halı sahada yaşamını yitiren genç insanlar sessiz kalp hastalarıdır. O nedenle kalp kontrolleri rutin olarak önerilmektedir.

Источник: https://www.mynet.com/kalp-sagligi-hakkinda-bilinmesi-gereken-7-onemli-gercek-110104595339

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.