Kalp sağlığından bağışıklığa ev turşusunun bilinmeyen 8 faydası!

Salatalık toplumda bilinen diğer adıyla hıyar, çoban salatamızın ve sandviçlerin ana ögesidir. Her sabah vazgeçilmeyen kahvaltı ana birimi salatalık şimdilerde onun yerini alan ve toplumun şişmanlamasına neden olan poğaça ve börek kombineleri ile mücadele etmektedir.

Bu yazımızda aslında salatalığın beslenmede ne kadar önemli olduğunu bilimsel çalışmalarla anlatmaya çalışacağız.

Salatalığın insan sağlığı üzerinde bilinmeyen 8 müthiş faydası nedir? Salatalığın içinde neler var? Salatalığın besin analizi nedir? Salatalık yiyerek kilo verilir mi? Salatalık kaç kalori? Salatalığın yararları nelerdir? sorularının cevabını bulabileceksiniz.

Salatalık kadar çekici bir besin kaynağı bulmak zordur. Bu düşük kalorili yiyecek, yüksek miktarda su içermesinin yanı sıra son derece önemli besin değerlerine sahiptir.

Her ne kadar birçok insan salatalığın sebze olduğunu düşünse de aslında salatalık meyve kategorisine girer. İçinde çekirdekleri olan salatalık, çiçek veren bitkilerin yumurtalığında büyür.

Salatalık, aynı zamanda kabak ve karpuzun da içinde bulunduğu Cucurbitaceae bitki ailesinin bir üyesidir.

Dünyanın En Sağlıklı Yiyecekleri listesine göre marketlerde bulunan salatalıklar, bahçe salatalığı, yani Cucumis sativus’un yararlarına geçmeden önce içinde hangi besin maddeleri var bir göz atalım.

Salatalığın içinde neler var? Besin analizi

Salatalık, flavonoidler, lignanlar ve triterpenler gibi bitkisel gıdaların (koruyucu ya da hastalık önleyici özelliği olan bitki kimyasalların) bulunduğu önemli bir kaynaktır.

Dünyanın En Sağlıklı Yiyecekleri’ne göre bu kimyasallar antioksidan, iltihap önleyici ve kansere karşı koruyucudur.

Beslenme ve Diyetetik Akademisi’nden beslenme uzmanı Angela Lemond, besin değeri yüksek yiyecekleri belirleyerek neyi tüketmemiz, neyi tüketmekten vazgeçmemiz gerektiğini öneriyor.

Örneğin salatalığın besin değeri en yüksek bölümleri, beta karoten içerdiği bilinen kabuğu ve çekirdekleridir. Lemond, beta karotenin bağışıklığa, deri ve göz sağlığına faydalı bir antioksidan olduğunu, aynı zamanda kansere karşı da koruduğunu ekliyor.

Orlando Florida’dan diyetisyen ve besin uzmanı Megan Ware, salatalığın düşük kalorili olmasının yanı sıra karbonhidrat, sodyum, yağ ve kolesterol seviyelerinin de düşük olduğunu belirtiyor.

Bir kase doğranmış, soyulmamış salatalıkta yalnızca 16 kalori var (soymanız durumunda 15 kaloriye düşüyor). Bir kâse salatalık, günlük potasyum ihtiyacınızın %4’ünü, günlük lif ihtiyacınızın %3’ünü ve günlük C vitamini ihtiyacınızın %4’ünü karşılıyor.

Salatalıkta aynı zamanda düşük miktarda da olsa K vitamini, magnezyum, potasyum, manganez ve A vitamini de bulunuyor.

Salatalığın faydalarının içinde en öne çıkan 8 faydasını ayrı ayrı ele alacağız.

1. Sıvı deposu:

%95’i sudan oluşan salatalık, özellikle yaz aylarında vücudun su ihtiyacını karşılamak için son derece ideal bir besin. Eating Well dergisine göre susuzken bir kase doğranmış salatalık yemek, neredeyse bir bardak su içmek ile aynı derecede etkili.

Vücudumuzun sıvı ihtiyacının %20 ila 30’unu besinler yoluyla aldığımıza göre salatalık gibi besinlerin ne kadar faydalı olduğu aşikâr. Ayrıca salatalıkta bulunan yüksek sıvı miktarının yanı sıra vücudun su ihtiyacını karşılamada yardımcı olan magnezyum ve potasyum gibi önemli besin kaynakları da mevcut.

Cleveland Clinic’e göre salatalıkta bulunan iltihap karşıtı bileşenler, vücut atıklarının atılmasında ve derideki kaşınmanın ortadan kaldırılmasında da yardımcı oluyor.

2. Kanser önleyici

Salatalıkta, kanser önleyici özellikleri bulunan iki bitkisel gıda bulunmaktadır: Lignanlar ve cucurbitasinler.

İlaç şirketleri son yıllarda cucurbitasinleri yakından incelemekte, bu bitkisel gıdaları kanser ilaçlarında kullanabilmeyi amaçlamaktadır.

Ayrıca Journal of Cancer Research dergisinde yayınlanan 2009 tarihli bir araştırmada cucurbitasinlerin pankreas kanseri hücrelerinin büyümesini önlediği görüldü.

Salatalıkta da bulunan cucurbitasin B’nin insan vücudundaki pankreas kanseri hücreleri üzerindeki etkisinin incelendiği araştırmada cucurbitasinin, yedi pankreas kanseri hücresinin gelişimini %50 oranında azalttığı, aynı zamanda pankreas kanseri hücrelerinin apopotoz yani “intihar” oranını da arttırdığı görüldü.

3. Deri Sağlığı

Ware, bölgesel olarak uygulandıklarında salatalıkların serinletici ve yumuşatıcı etkisinin şişkinlikleri, kaşıntıyı ve iltihabı azalttığını açıkladı.

Gözlere konan salatalık dilimleri sabah şişkinliğini alırken aynı zamanda etkilenmiş bölgelere uygulandığında güneş yanığını hafifletmede ya da tamamen iyileştirmede de kullanılabilir.

Ware aynı zamanda sağlıklı bir cilde sahip olmanın bol sebze tüketimi ile de bağlantılı olduğunu ekledi.

4. Kemik sağlığı

Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi’ne göre geçtiğimiz yıllarda K vitamininin kemik sağlığı için son derece önemli olduğu ortaya çıktı. Bir kase salatalık, tavsiye edilen günlük K vitamini ihtiyacımızın yaklaşık %19’unu karşılıyor.

Nutrition dergisinde yayınlanan bir incelemede K vitamininin kırılma riskini azalttığı, D vitamini ile birlikte kemik yoğunluğunu arttırdığı ve kalsiyum dengesini olumlu etkilediği görüldü. İnsan vücudu K vitaminini kemik oluşumunda kullanıyor. K vitamininin etkilerinin, en çok kadınlar için önemli olduğu görüldü.

American Journal of Clinical Nutrition dergisinin 2003 yılında yaptığı geniş çaplı bir araştırmada düşük K vitamini seviyesinin kadınlarda kemik yoğunluğunun azalmasına sebep olduğu görülürken, erkeklerde aynı durumla karşılaşılmadı

5. Antioksidanlar

Lemond, antioksidan seviyesi yüksek olan yiyeceklerin vücudunuzun sağlıklı çalışmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Antioksidanlar ayrıca yaralanma ve kansere karşı da etkili.

Salatalıkta C vitamini, beta karoten ve manganezin yanı sıra iltihap karşıtı özelliği olan flavonoidler, triterpenler ve lignanlar da bulunuyor.

C vitamininin bağışıklık sistemi için ne kadar faydalı olduğu bilinen bir gerçek.

Current Pharmaceutical Design dergisinde yayınlanan başka bir araştırmada ise triterpen cucurbitasin ile özellikle kanser hücrelerinde düşük iltihap seviyesi arasında bir bağlantı bulunduğu görüldü.

Journal of Ethnopharmacology dergisinde yayınlanan, triterpenlerin bağışıklık sistemi üzerindeki etkisine dair yapılan incelemede ise triterpenlerin iltihaba karşı faydalı olabileceği gördüldü ve gelecek araştırmaların yolu açıldı.

6. Kalp sağlığı

Ware’in yaptığı açıklamaya göre bol sebze meyve tüketmenin kalp hastalıkları, diyabet, felç ve obezite gibi sorunlarla karşılaşma riskini azalttığı biliniyor.

Salatalıkta bulunan potasyum da bu konuda son derece faydalı. Bir kase dilimlenmiş salatalık, insan vücudunun günlük potasyum ihtiyacının yaklaşık %4’ünü karşılıyor.

Aynı zamanda bol potasyumkaynağı olan muz gibi meyvelerden aldığınız kaloriden de çok daha düşük kalorili. Birçok araştırma, salatalık tüketiminin hipertansiyonu azalttığını da ortaya koyuyor.

Today’s Dietitian’a göre salatalık kan damarlarının gelişmesini sağladığından aynı zamanda tansiyonu da düşürüyor.

Sindirimle ilgili ise Fitoterapia’da yayınlanan 2013 tarihli bir inceleme, içinde hem su hem lif bulunduğundan salatalığın kabızlığa karşı etkili olduğunu söylüyor.

Tufts Üniversitesi de, evde mayalama işlemiyle turşu yapılan salatalıkların sindirime çok daha yardımcı olduğunu ekliyor. Bunun sebebi, salatalık turşusunda bulunan probiyotik bakterilerin sağlıklı bir sindirim gerçekleştirilmesini sağlaması ve faydalı bağırsak florası oluşturması.

7. Kilo verme | doğal yağ yakıcı

Düşük kalorili meyveler grubuna giren salatalıklar, diyet listelerinin vazgeçilmezidir.

Obesity dergisinde yayınlanan 2011 tarihli bir araştırmada bol su tüketiminin orta yaşlı ve yetişkin insanlarda daha çok kilo kaybı sağladığı görüldü.

Yemeklerden önce 500 mililitre su içen katılımcıların, diğerlerine göre ortalama 2 kilo daha fazla verdiği görüldü. Salatalık gibi su yoğunluğu fazla olan yiyeceklerin atıştırılmasıyla günlük su alımı kolaylıkla arttırılabilir.

8. Beyin sağlığı ve hafıza

Antioxidants & Redox Signaling dergisinde yayınlanan 2013 tarihli bir incelemede, salatalıkta bol bulunan fisetinin farelerde sinir hücrelerini koruduğu, hafızayı geliştirdiği ve Alzheimer riskini azalttığı görüldü. Aynı incelemede fisetin ile kanser riskinin azalması arasında da ümit verici bir bağlantı bulundu.

Salatalığın insan sağlığı üzerinde bilinmeyen 8 müthiş faydası | Salatalık turşusunu yaparken organik olan salatalıkları kullanmalı

Turşulama nedir? Salatalık turşusu yararlı mı?

Turşulama, salatalık gibi daha birçok yiyeceğin bozulmasını önlemek amacıyla kullanılan bir yöntemdir.

Dünyanın En Sağlıklı Yiyecekleri’ne göre iki temel turşu çeşidi bulunmaktadır: Bunlar mayalanmış ve mayalanmamış turşulardır. Mayalanmış turşular, tuzlu su ile dolu kavanoza konur.

İngilizce turşu anlamına gelen “pickle” kelimesi, Hollandaca kavanoz anlamına gelen “pekel” kelimesinde türemiştir. Turşu kavanozuna sirke, dereotu tohumu, sarımsak ya da yeşil limon gibi başka malzemeler de konabilir.

Ayrıca Bakınız

Источник: https://www.gelgez.net/salataligin-insan-sagligi-uzerinde-bilinmeyen-8-muthis-faydasi/

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapmalı, nasıl beslenmeli?

Kalp sağlığından bağışıklığa ev turşusunun bilinmeyen 8 faydası!

Düşük bağışıklık işlevinin en yaygın nedeni besin yetersizlikleridir.Günlük beslenmede çok fazla şekere yer verilmesi, obezite, alkol tüketimi çeşitli nedenlerle bağışıklık sisteminin işlevini azaltır.

Yeterli protein alımı en iyi düzeyde bağışıklık işlevi için şarttır. Fakat fazlası yine bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Vücuda alınan besinler enerji için oksijenle yandığında serbest radikaller yani oksijen içeren son ürünler oluşur.

Çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler yapmalı?

Serbest radikaller hücre ve dokularda çoğaldığında DNA yapısında hasara neden olur. Ayrıca sigara, hava kirliliği, radyasyon vb.  nedeniyle de serbest radikaller artar. Artış durumunda kanser, kalp-damar hastalıkları, artritler vb.

sağlık sorunları oluşur. Besinlerle birlikte aldığımız antioksidanlar vücuttaki serbest radikallere karşı savaşırlar.

Serbest radikallerin yarattığı olumsuz etkinin önlenmesi ve etkisinin en aza indirilmesi için yeterli miktarda antioksidan tüketilmelidir.

C Vitamini nedir? Hangi besinlerde bulunur? Faydaları ve eksikliği

Hangi vitaminler bağışıklık sistemini destekliyor?

Bağışıklık sisteminin desteklenmesinde kullanılan en önemli maddeler  A , E, C, B  vitaminleri, karotenler, demir, çinko ve selenyumdur.

  • A vitamini: Antitümör aktivitesi, savaşçı hücreler (akyuvar) güçlendirilmesi, antikor tepkisinin artırılması dahil pek çok bağışıklık sürecini destekler ve uyarır. Eksikliği olan kişiler özellikle viral enfeksiyonlara daha kolay yakalanır. Süt, balık yağı, yumurta önemli kaynaklarıdır.
  • Betakaroten: Serbest radikallerin tutulmasını sağlar. Yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı, turuncu, koyu sarı renkli sebzeler önemli kaynaklarıdır.
  • C vitamini: Antiviral ve antibakteriyal etkisinin yanı sıra bağışıklığı arttırır ve güçlendirir. Turunçgiller, yeşil biber, maydanoz, kiraz, kavun önemli kaynaklarıdır.

Nar suyu ve narın faydaları nelerdir? Hangi hastalıklara iyi gelir?

  • E vitamini: Serbest radikallerin tutulmasına yardımcı olur. Soya, susam, ceviz, badem, fıstık vb yağlı tohumlar önemli kaynaklarıdır.
  • B6 vitamini: Yetersizliği bağışıklık sisteminin baskılanmasına neden olur.
  • Folik asit –B12 vitamini: Eksikliği savaşçı hücre sayısının ve enfeksiyona nede olan organizmalarla savaşma yeteneğinin azalmasına neden olur. Folik asit  özellikle ıspanak olmak üzere yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller önemli kaynaklarıdır. B12 kırmızı et ,balık, yumurta, tavuk ,süt ve süt ürünleri önemli kaynaklarıdır.
  • Demir eksikliği: Lenf bezlerinin yapısının bozulması , savaşçı hücrelerin işlevinin azalması gibi bağışıklık sisteminde önemli bozukluklara neden olur. Özellikle kırmızı et, yumurta  da hayvansal demir, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzelerde bitkisel kaynaklı demir bulunur. Hayvansal kaynaklı demirin vücuttaki kullanım oranı bitkisel kaynaklı demire göre daha yüksektir.
  • Çinko: Birçok virüs cinsinin çoğalmasını engeller. Pek  çok bağışıklık sistemi reaksiyonunda hayati rolü vardır. Yumurta, et ve sütte yoğun bulunur.

Bağışıklık sistemini güçlendiren bitki çayları

  • Selenyum: Bağışıklık sisteminin tüm parçaları üzerinde etkisi vardır. Aşırı vitamin tüketiminin zararlı etkileri olabilir. Yağda eriyen vitaminler (A,D,E,K) vücutta depolandığı için uzun süre yüksek doz alımları durumunda toksik etki görülebilir. Aşırı C vitamini bazı organlarda sorunlara, B6 vitamini sinir sistemi hasarına neden olabilir.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler tüketilmeli?

İçerdikleri antioksidan maddeler nedeniyle sebze ve meyve tüketimi kansere karşı korunmada oldukça etkin bulunmuştur.

  • Domates içeriğindeki likopen nedeniyle; prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve serviks kanseri riskini azaltmaktadır.
  • Turunçgil meyvesinin içeriğindeki karoten kanser önlemedeki önemi büyüktür.
  • Brokoli, karnabahar ve lahana gibi bitkisel besinlerin içerdikleri glukozinolatlar nedeniyle kanser riskini azalttığı bilinmektedir.
  • Keten tohumu içeriğindeki lignan dolayısıyla meme ve akciğer tümörüne karşı korumaktadır.
  • Sarımsak ve soğanda bulunan allilik sülfitler bağışıklık sistemini güçlendirir, serbest radikallerin atılımını arttırır, tümör hücre çoğalmasını engeller, kolesterol düzeyini azaltır. Yapılan bir çalışma mide kanseri gelişme riski ve soğan sarmısak tüketimi arasında ters bir ilişki olduğunu göstermiştir.

Kefir nedir, faydaları nelerdir? Su kefiri nasıl yapılır?

  • Meyve ve sebzeler, çay, kakao içeriğindeki  flavonoidler kanser gelişimini, ishali, ülser gelişimini engeller ve enfeksiyonlara karşı korur. Yapılan bir araştırmaya göre elma ekstreleri tümör hücre çoğalmasını engeller.
  • Soya içeriğindeki fitoöstrojenler özellikle hormon bağımlı olan kanserlerin kontrol ve önlenmesinde rol oynar. Ayrıca kalp hastalıklarının ve kemik erimesinin önlenmesinde de etkisi vardır.
  • Omega 3 yağ asitleri en önemli kaynağı balıktır; meme ve akciğer kanserini azalttığını gösteren veriler vardır.
  • Probiyotikler ise hastalık yapan mikroorganizmaların çoğalmasını engeller, bağırsağın düzenli çalışmasına yardımcı olur. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Yoğurt ve kefirde yoğun olarak bulunur. Bu probiyotik bakteriler besin olarak prebiyotikleri  (pırasa, enginar, patlıcan, soğan ve sarımsakta bulunan karbonhidratları) kullanır. Bu açıdan beraber tüketildiklerinde daha iyi fayda gösterirler.
  • Zencefil; enfeksiyon azaltıcı etkisi vardır, kolon kanserine karşı önleyici etkisi olduğuna dair çalışmalar bulunmaktadır.

Zencefil hangi hastalıklara iyi gelir? Faydaları nelerdir?

  • Zerdeçal, üzüm çekirdeği, vişne, goji kanserin engellenmesinde rol oynar.
  • Yeşil çay, siyah çaya göre 3-5 kat daha kuvvetli antioksidan etkisi bulunur. Çeşitli tip kanser gelişimini önlediğine dair çalışmalar vardır.
  • Nar, kanser üzerinde etkili olabileceği ileri sürülen kısmı çekirdeğidir. Dolayısıyla narı çekirdeğiyle çiğneyerek tüketmek daha etkili olabilir.
  • Mürver, yapılan ön klinik çalışmalarda siyah meyvelerinin grip virüsü üzerinde etkili olduğu ortaya koyulmaktadır.
  • Kuşburnu, antioksidan ve antienflamatuar özeliktedir. Osteoartrit, soğuk algınlığı tedavisinde etkinliği çalışmalarla kanıtlanmıştır.
  • Ihlamur soğuk algınlığı şikayetlerini hafifletici ve ağrı gidericidir.
  • Ekinezya, bağışıklık sistemini güçlendirir, doğrudan antiviral aktivite gerçekleştirir ve bakterilerin yayılmasını önler, soğuk algınlığını engeller.

Bitkilerdeki tüm antioksidan bileşenlerin serbest radikaller üzerindeki etkileri aynı değildir. Bu bakımdan antioksidan kullanımında çeşitlilik önemlidir. Mümkün olduğunca farklı kaynaklardan bu tip bileşenleri tüketmek gerekir.

Sarımsak neye iyi gelir, nasıl tüketilmeli? Sarımsağın faydaları

Sebze ve meyvelerde vitamin kaybını önlemek için ne yapmalı?

  • Yenilebilen kabukların soyulmaması, soyulması gerekiyorsa ince soyulması gerekir. Birçok vitamin ve mineral sebze ve meyvelerin dış yapraklarında bulunur. İç kısımlarında yoğunluk azalır.
  • Sebze ve meyvelerin az suda pişirilmesi, yıkarken suda bekletilmemesi  gerekir.
  • Sebzeleri pişirmeden hemen önce ve büyük parçalar halinde kesilmesi gerekir
  • Pişirilirken tencerenin kapağının kapalı tutulması gerekir. Eğer çiğ tüketilebilecekse pişirmeden tüketilmesi önerilir
  • Sebzelerin pişme suyunun çorbalara ve yemeklere eklenmesi önerilir
  • Ayrıca sebze ve meyvelerin mevsiminde tüketilmesi sağlık açısından önemlidir.

Probiyotik nedir? Hangi besinlerde bulunur? Probiyotiklerin faydaları

Güçlü bir bağışıklık sistemi için neler yapılmalı?

  • Çeşitli sebze ve meyvelerden günde en az 5 porsiyon tüketilmelidir.
  • Domates yaz  aylarında her gün mutlaka tüketilmelidir. Hatta yaz domatesleri konserve yapılarak kış aylarında da yemekler, soslar vb. tüketilebilir .
  • Brokoli, karnabahar vb sebzeler yemek olarak tüketilebildiği gibi et yemeklerinin yanına da garnitür olarak kullanılırsa tüketimleri artırılmış olur. Hatta sarımsakla birlikte tüketilerek  iki sebzenin antioksidan etkisinden de faydalanılabilir.
  • Nar tüketimi salatalar ve sütlü tatlıların üzerinde kullanılmasıyla arttırılabilir
  • Turunçgillerin suyundan  ziyade kendisinin tüketimi arttırılmalıdır.
  • Kış aylarında  çeşitli antioksidanların bir arada alınabilmesi için meyve salataları tüketilebilir.
  • Yağlı tohumlar (ceviz, fındık, badem vb.) E vitamini alımı açısından günde  1-2 porsiyon tüketilmelidir
  • Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut ,mercimek vb.) haftada 2-3 kez tüketilmelidir. Özellikle kış aylarında çorba olarak tüketilebilir. Salatalarda kullanılmasıyla farklı lezzetler elde edilebilir ve böylece tüketimleri arttırılabilir.

Çörek otu nedir? Faydaları nelerdir? Hangi hastalıklara iyi gelir?

  • Günlük veya uzun ömürlü sütlerin  probiyotikli yoğurtlarla mayalanmasıyla ev ortamında sağlıklı yoğurtlar elde edilebilir. Her gün 1 su bardağı kefir tüketilmelidir.
  • Haftada 2 kez balık tüketilmelidir.
  • Günde en az 5-6 porsiyon tam taneli tahıllar (tam buğday , esmer pirinç vb.) tüketilmelidir. Bu nedenle beyaz ekmekten ziyade tahıllı ekmekler tüketilmelidir.
  • Vücutta gerçekleşen çoğu reaksiyon için su gereklidir. Bu nedenle günlük 2-2.5 lt su tüketilmelidir.
  • Ekinezya, zencefil, ıhlamur, kuşburnu, zerdeçal çayları çok fazla birbiriyle karıştırılmadan günlük olarak tüketilebilir.

Vitamin takviyeleri ne zaman kullanılmalı? Fayda ve zararları nedir?

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/bagisiklik-sistemi-beslenme/

Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir? (Tüm Bilimsel Yollar)

Kalp sağlığından bağışıklığa ev turşusunun bilinmeyen 8 faydası!

Bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir? sorusu çok sık soruluyor. İşte tüm ayrıntıları ve bilimsel kanıtları ile bağışıklık sistemini güçlendirme yolları.

Mevsim geçişleri, salgınlar ve daha birçok neden. Sizi hastalığa açık bir hale getiriyor ve bu tip dönemlerde bana en çok sorulan soru bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir? oluyor.

Küçük enfeksiyonlar ve soğuk algınlıkları bir yana, bağışıklık sistemi sağlıklı yaşamanız için oldukça önemli. Çünkü sizi potansiyel zararlardan koruyan birkaç sigorta mekanizmadan biri.

Dolayısıyla bağışıklık sisteminize çok iyi bakmalısınız ve burada bana düşen görev size bağışıklık sisteminizi güçlendirecek doğru önerilerde bulunmak oluyor. Sizi daha fazla bekletmeme gerek yok.

Hazırsanız başlıyoruz!

Bağışıklık sistemi neden önemli?

Bedeninizi düşmanlar tarafından sarılmış bir devlet gibi düşünebilirsiniz. Çünkü neredeyse dokunduğunuz her yerde milyonlarca bakteri, virüs ve mantar gibi zararlı organizmalar var.

Bu organizmalar eğer bedeninize girer ve hiçbir tepki görmeden çoğalırsa tedavi olmadan geçireceğiniz kısa bir süre ölümünüze neden olabilir.

Burada sizi koruyan güç bağışıklık sistemi. Çünkü neredeyse dış dünya ile temas eden her bölgede yoğun bir şekilde bulunan bağışıklık elemanları ve sürekli bedeninizi dolaşan bağışıklık hücreleri yabancı hücreleri tanır ve onları anında yok eder.

İşte bu şekilde hayatta kalırsınız.

Tabi kendi hücrelerinizin de size ihanet edebileceğini bilmeniz gerekiyor. Burada en iyi örnek kontrolsüz bölünmeye başlayan ve sonucunda kanser adını alan hücreler.

Aslında her insan her saniye kanser olur. Çünkü birçok hücre kanserleşir. Ama bağışıklık elemanları kanserli hücreleri tanır ve onları çoğalmadan yok eder.

Yani şu ana kadar kanser hastalığına yakalanmadıysanız bunu bağışıklık sistemine borçlusunuz.

Ayrıca vücudunuz her saniye yaşlanıyor. Tabi ki hücreleriniz de hayatının sonuna geliyor ve yeni hücrelere yer açmak için onları yok etmek gerek.

Bu görevi de bağışıklık hücreleri üstleniyor. Görevi biten hücreleri, eskimiş yapıları parçalıyor ve size zarar vermeden ortadan kaldırıyor.

Sonuç olarak bağışıklık sistemi,

  • Sizi enfeksiyona sebep olan bakteri, virüs ve mantarlardan korur.
  • Kontrolden çıkmış ve zararlı (isyancı) hücrelerinizi yok eder.
  • Yaşlı hücre yapılarını parçalayarak yenilerine yer açar.

İşte tüm bu görevleri sebebiyle yaşamak ve sağlıklı kalmak için güçlü bir bağışıklık sistemine ihtiyacınız var. Durumun ne kadar önemli olduğunu gördüğünüze göre artık bağışıklığı güçlendiren önerilerimi daha dikkatli dinleyeceğinizi umuyorum.

Hadi ayrıntılara geçelim.

Bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir?

Bağışıklık sistemi vücudunuzda bulunan en karmaşık yapılardan biri. Çok fazla eleman ve değişken olması onu birçok farklı durum ile tarafından kontrol edilebilir yapıyor.

Ben de hastalarıma anlattığım gibi size de bağışıklık sistemi güçlendirme aşamalarını sınıflayarak açıklayacağım. İlk adım besinleri öğrenmek.

Bağışıklık sistemini güçlendiren yiyecekler

Bağışıklık sistemi elemanları birçok farklı tip hücreden oluşur. Bu hücrelerin tamamı doğru protein, yağ ve karbonhidrat miktarına ihtiyaç duyarlar.

Oluşan eksiklikler bağışıklık sisteminin fonksiyonunu azaltır.

Ayrıca özel besinlerin içerisinde bulunan etken maddeler bağışıklık hücrelerinin zararlı bileşenleri daha iyi ayırt etmesini, daha iyi hareket yeteneğine sahip olmasını dolayısıyla çok daha güçlü çalışmasını sağlar.

Aşağıda sıralayacağım besinler bağışıklık sistemini güçlendiren yiyeceklerin sadece küçük bir kısmı ve en etkilileri. Dolayısıyla listede bulunmayan besinleri etkisiz olarak değerlendirmemelisiniz.

Demir açısından zengin besinler: Demir eksikliği bağışıklık sistemi hücrelerinin çalışmasını olumsuz etkiler (1). Özellikle ülkemizde demir eksikliğinin sık görülen bir durum olduğunu düşündüğümde demir açısından zengin besinlerin önemi daha fazla anlaşılıyor.

Demir içeren, kırmızı et, sakatat (özellikle karaciğer), koyu yeşil renkli sebzeler (ıspanak gibi) ve kuruyemişler demir açısından zengindir ve günde en az bir porsiyon tüketilmelidir. Kadınlarda besinler ile alım yeterli olmayabilir, bu tip durumlarda demir takviyesi hekim kontrolünde yapılmalıdır.

C vitamini demir emilimini arttırır. Ayrıca C vitaminin kendisi antioksidan özelliği ile bağışıklık sistemini güçlendiren önemli bir etkendir (2).

Dolayısıyla demir içeren öğünleri tüketirken bir yandan C vitamini kaynaklarını almaya özen gösterin. Yemeklerin yanında tüketebileceğiniz en iyi C vitamini kaynağı ise kırmızı biber ve salataya doğradığınız (limonu sıkmayın, doğrayın) limondur.

Eğer C vitamini alımı yapamıyorsanız günlük 75 mg C vitamini takviyesi alabilirsiniz.

Sarımsak ve zencefil: Sarımsak içerisinde bulunan “allicin” bağışıklık sistemi hücrelerinin fonksiyonunu arttırırken (3), zencefil içerisindeki “gingerol” vücutta çok sık enfeksiyon oluşturan E.Coli gibi bakterileri zayıflatarak bağışıklık sisteminin işini kolaylaştırır (4).

Kullanım ise gayet basit. Elinizle kırdığınız iki diş sarımsağı sabah aç karnına tüketin, gece ise bir tatlı kaşığı kadar kestiğiniz taze zencefil ile demlediğiniz sıcak suyu tüketin.

Kekik ve zerdeçal da aynı zencefil gibi birçok bakteri ve mantar ile savaşarak bağışıklık sisteminin elini güçlendirir. Dolayısıyla kekik yağı kullanımını ve günlük zerdeçal tüketimini ayrıca tavsiye ediyorum (5).

Probiyotik besinler: Bağırsaklarınızı bir eğitim alanı olarak düşünün. Bağışıklık sistemi hücreleriniz eğitime hazır askerlerdir. Bağırsak bakterileriniz ise onları eğitmekle sorumludur.

Burada yapmanız gereken şey ise bağırsaklarınızda bulunan faydalı bakterileri yeterli sayıda tutmak. Bunun için yapabileceğiniz en iyi şey ise probiyotik besinler ile onları desteklemek.

Her gün bir öğün diyetinize ekleyeceğiniz kefir, yoğurt, sauerkraut gibi mayalı besinler bağışıklık sisteminizi güçlendirmenize yardım eder.

Bu etki o kadar belirgindir ki yapılan araştırmalar probiyotik tüketen kişilerin daha az enfeksiyona yakalandığını ve enfeksiyona yakalansalar bile hastalığı antibiyotik olmadan atlatma şanslarının daha yüksek olduğunu gösteriyor (6, 7).

Bağışıklık sistemini güçlendiren vitaminler

Bağışıklık sistemini güçlendirmek istiyorsanız belli vitaminler size ciddi şekilde fayda sağlayacaktır. Burada önemli olan nokta aşırı vitamin alımının bağışıklık sistemini güçlendirmediği gerçeği.

Yani kan vitamin değerlerinize baktırmadan ve hekiminize danışmadan kullanacağınız vitaminler size faydadan çok zarar getirir.

Bağışıklık sistemini güçlendiren iki ana vitamini aşağıda açıkladım.

  • D vitamini tüm vücut hücreleri gibi bağışıklık sistemi hücrelerinin görevini yerine getirmesinde önemli rol oynar. Özellikle solunum yolu enfeksiyonları sıklığı ile D vitamini düzeyleri arasında yakın bir ilişki vardır. Uygun D vitamini aralığı ise 40-70 ng/ml olacaktır.
  • B6 vitamini birçok bağışıklık hücresinin metabolizmasında kilit rol oynar. Özellikle dolayısıyla hafif düzeyde eksiklik çeken ve durumun farkında olmayan bireyler için B6 vitamini kullanmak çok güzel değişiklikler oluşturacaktır.

Ayrıca yeri gelmişken konuyla ilgili önemli mineraller hakkında bilgi vermek istiyorum.

  • Omega 3 yağları bağışıklık sistemini yakından ilgilendirir. Özellikle çocuklarda düzenli balık tüketimi yoksa mutlaka omega 3 yağlarının dışarıdan alınmasını öneriyorum.
  • Çinko, magnezyum ve selenyum Türk toplumunda eksikliği sık görülen ve bağışıklık sistemini yakından ilgilendiren mikro besinlerden. Dolayısıyla eğer sürekli hastalık yaşanıyorsa yada bağışıklığınızın zayıfladığını düşünüyorsanız bu mineralleri dışarıdan (çinko 7,5 mg, magnezyum 300 mg ve 100 mcg selenyum) almak fayda sağlayabilir.

Bağışıklık sistemini güçlendiren alışkanlıklar

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için bir şeyler yemek gerekmiyor. Edineceğiniz ve bırakacağınız bazı alışkanlıklar bağışıklık sistemini güçlendirecektir.

Aşağıda en önemli ve eğer uygulamıyorsanız hemen hayata geçirmeniz gereken alışkanlıkları sıraladım.

Erken ve yeterli uyumak: Uyku bedeninizin dinlenme sürecine geçtiği önemli bir dönem. Eğer bedeniniz iyi dinlenemezse yeteri kadar yapıcı davranamaz ve yıkım moduna girer.

Önerim gece 24.00’den önce yatakta olmanız ve günde en az 7-8 saat arası uyumanız olacak.

Stresi engellemek: Artık herkes stres yaratan faktörler ile iç içe. Ama bu durum sandığınızdan daha kötü. Çünkü vücudunuz stres ile karşılaştığında savaş moduna girer ve bağışıklık hücrelerinizi aktive eder.

Buraya kadar her şey harika. Ama stres sürekli hale gelirse aşırı artan bağışıklık uyarısına vücudun cevabı değişir ve bağışıklık sisteminiz zayıflar. Bu sebeple uzun süre strese maruz kalmamalısınız. Önerilerim için stres ile başa çıkma rehberine göz atabilirsiniz.

Soğuk duş: Soğuk duş almak size mantıklı gelmeyebilir ama haberlerde gördüğünüz eksi derecelerde suda yüzen insanların bir bildiği var. Çünkü soğuk duş bağışıklık sistemini gerçekten ateşliyor.

Yapılan araştırmalar soğuk duş yapmanın bağışıklık elemanlarının aktivitesini arttırdığını gösteriyor (8). Hatta yapılan ilginç bir araştırmada kış aylarında yüzen kişilerin kanında daha fazla savunma hücresi olduğu tespit edilmiştir (9).

Tavsiyem haftada iki gün, günde beş dakika soğuk su ile duş almanız. Eğer çok üşüyorsanız önce soğuk su ile duş alıp sonra ılık su ile devam edebilirsiniz.

Aç kalmak: Açlık sırasıda vücudunuz yeniden yapım sürecine girer. Bu durum açlığı çok uzun süre devam ettirmediğiniz sürece devam edecektir.

Özellikle bağışıklık sistemi yüksek kan şekeri, insülin direnci veya tip 2 diyabet gibi durumlar sebebiyle zarar görmüş kişilerin günde 16-18 saat aç kalması bağışıklık sistemini oldukça etkili bir şekilde ateşler.

Bu sistemi nasıl uygulayacağınızı bilmiyorsanız ayrıntıları intermittent fasting rehberi ile alabilirsiniz.

Egzersiz yapmak: Kararında egzersiz vücudunuzda küçük bir miktar hasar oluşturur ve bağışıklık sisteminizi harekete geçirir. Ayrıca artan antioksidan kapasitesi bağışıklık sisteminizin daha az zarar görmesini sağlar.

Eğer mümkünse iyi oksijen alan yerlerde yapacağınız yüksek tempolu yürüyüşler size bağışıklık sistemini güçlendirme konusunda oldukça fazla fayda sağlayacaktır.

Uygun egzersiz haftada en az üç gün, günde 30-45 dakika hızlı tempolu yürüyüş (hatta mümkünse koşu ve ağırlık egzersizi) olmalıdır.

Profesyonel sporcular daha sık hasta olurlar. Bunun sebebi aşırı egzersiz nedeniyle bedenlerinin güçsüz düşmesidir. Buradan çıkarmanız gereken sonuç fazla egzersiz yapmanın sizi hastalıklardan korumayacağı ve size zarar vereceğidir.

Hatta sizi şok eden profesyonel sporculardaki kanser vakalarının çoğunu yine bu tip fiziksel strese bağlamaktayım.

Ayrıca,

  • Sigara alışkanlığını bırakmak,
  • Nefret ve kin duygusunu aklınızdan silmek,

bağışıklık sistemini rahatlatmak için oldukça önemli.

Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılması gerekenleri toparlayıp son kez tekrarlıyorum.

  • Demir eksikliğine dikkat edin. Demir açısından zengin besinler tüketin.
  • C vitamini açısından zengin besinleri tüketin. Eğer tüketemiyorsanız C vitamini takviyesi alın.
  • Zencefil, zerdeçal, sarımsak tüketin. Günlük tüketilen bu besinler bağışıklık sisteminizi güçlendirir.
  • Probiyotik besinler tüketin.
  • Aç kalın.
  • Kahveyi azaltın.
  • Toksinlerden uzak kalın. Doğal beslenmeye çalışın.
  • D ve B6 vitamini eksikliğine dikkat edin.
  • Omega 3, çinko, selenyum ve magnezyum alımı yapın.
  • Uyku düzeninize dikkat edin.
  • Stresi engelleyin. Azaltmaya çalışın.
  • Soğuk duş alın.
  • Egzersiz yapın.

Yukarıdaki önerilerim haricinde eklenecek tabi ki birçok şey var. Ama buradan sonraki önerilerim kişinin durumu, hastalıkları ve ihtiyaçları ile değişir.

Peki sizin bağışıklık güçlendirme formülünüz ne? Benimle paylaşmayı unutmayın.

Источник: https://www.fitekran.com/bagisiklik-sistemi-nasil-guclendirilir/

Tarçın ve Sağlık Açısından Bilinmeyen 8 Faydası

Kalp sağlığından bağışıklığa ev turşusunun bilinmeyen 8 faydası!

Tarçın, dünyanın en eski baharatlarından biridir. Sri Lanka’dan dünyaya yayılmıştır ve Cinnamomum verum ağacından elde edilir. Mutfaktaki ve evdeki çeşitli kullanımları sayesinde dünya genelinde çok popüler bir baharattır.

Tarçının sağlık için 8 faydası

Tarçının sağlığa çok faydalı olduğu iyi bilinmektedir. Bu baharatın iyileştirme gücü, aktif bileşiklerinden (sinnamaldehit, sinnamil asetat ve sinamik alkol) dolayı birçok farklı rahatsızlığın hafifletilmesine yardımcı olabilir.

Alternatif tıpta birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilecek güçlü anti-inflamatuar, antimikrobiyal, antibakteriyel ve antikoagülan özelliklere sahiptir. Manganez, kalsiyum, demir ve diyet lifi gibi polifenoller, antioksidanlar ve mineraller açısından mükemmel bir kaynaktır. Gelin tarçının sağlığa faydalı olduğu en güçlü 8 noktayı inceleyelim.

Ayrıca okuyunuz: Bahçe işlerinde tarçın kullanımı

1. Tip 2 Diyabet tedavisinde

Tarçının tip 2 diyabet tedavisinde faydalı olduğu çok iyi bilinmektedir. Her yemekten sonra boş mideye tüketirseniz, tarçın kan dolaşımınızdaki glikoz seviyelerini düşürmeye yardımcı olur.

Bu, insülin reseptörlerini uyaran ve onları etkisiz hale getiren bir enzimi engelleyen sinnamtannin B1’in içeriği sayesinde mümkündür. Bu, hücrelerin glikozu kullanmasını kolaylaştırır.

2. Sindirimi geliştirir

Tarçın içerisindeki demir, diyet lifi ve kalsiyum gibi bazı bileşikler sindirim sisteminizin normal işlevlerini geliştirir. Safra tuzları bu bileşiklere yapışır ve böylece vücudunuzdan atılır. Bunlar, sindirim sisteminizden doğru şekilde çıkarılmazsa, kolonunuza zararlı olabilirler.

Buna ek olarak, tarçın ishalle mücadele etmek için kullanılır çünkü bağırsak spazmlarını düzenler. Ayrıca rahatsız bağırsak sendromunu tedavi etmek için kullanılabilir.

3. Mide bulantısını ve kusmayı durdurur

Tarçın mide bulantısı ve kusma tedavisinde harika bir baharattır. Doğal olduğu için, hamile kadınlar gebeliğin ilk üç ayı boyunca rahatsız edici sabah hastalıkları ile mücadele etmek için tarçın alabilirler.

4. Grip ve solunum yolu sorunları

Bu baharat, soğuk algınlığı, grip ve diğer solunum hastalıklarının tedavisinde kullanımı ile ünlüdür. Çayınıza birkaç çay kaşığı tarçın ve taze zencefil ekleyerek ateşi düşürmeye ve öksürüğünü durdurmaya yardımcı olabilir.

Buna ek olarak, tarçının zengin aroması soğuk algınlığından kaynaklanan olumsuz ruh halini ortadan kaldırabilir. Tarçının anti-inflamatuar ve antibakteriyel özellikleri, soğuk algınlığının belirtilerini azaltmayı garanti eder.

5. Kalp hastalıklarından korunun

Tarçın anti-enflamatuar özellikleri kalp hastalıklarına karşı oldukça etkilidir. Konu kalp ve arterlerinizi korumak olduğunda tarçın çok ideal bir seçimdir, çünkü zamanla kardiyovasküler hastalıklara ve diğer sorunlara yol açabilen kötü kolestrol seviyeleri ile mücadele etmeye yardımcı olur.

Ayrıca, aynı antienflamatuar özellikler iltihaplı iç dokuları iyileştirmeye yardımcı olur ve kalp krizi riskinizi azaltır.

6. Beynin işlevini uyarır

Bilim tarçının, daha yaşlı yetişkinlere beyin işlevlerini harekete geçirmek, dikkat, tanıma, bellek ve görsel hız süreçlerini geliştirmek için yardımcı olduğunu göstermiştir.

Tarçın kokusu, bilişsel işlevlerinizi ve hafızanızı güçlendirir. Kafanızı dağınık hissettiğiniz ya da konsantrasyon eksikliği duyduğunuzda harika bir alternatiftir. Zengin ve rahatlatıcı kokusunun yanı sıra, tarçını kahvenize de biraz ekleyebilirsiniz.

7. Güçlü bir anti-koagülan

Tarçın trombositlerin normalden daha fazla yapışmasını önler. Bu nedenle menstrüel ağrıların bir kısmını azaltabilir ve böylece rahatlama sağlar. Bu yüzden özellikle de menstrüel ağrıları yoğun olan kadınlara önerilir.

8. Güçlü bir multivitamin kaynağıdır

Bileşenlerinde arasında B1 vitamini, C vitamini, demir, potasyum, fosfor ve kalsiyum bulundurmaktadır. Bu baharatı az miktarda tüketmeniz gerekse de, bu miktar bile vücudunuzun düzgün çalışması için gerekli olan mükemmel bir vitamin ve mineral kaynağıdır.

Günlük alım için önerilen miktar 1 ila 6 gram arasındadır. Bu miktar yaş, kilo ve sağlık durumuna göre değişkenlik gösterir. Tarçının tüm faydalarından yararlanmak için iki ila dört gram arası tüketmeniz gerekir (yarım ya da bir çay kaşığı).

Oranları kendi kendinize seçmeniz iyi bir fikir değildir, bu yüzden tarçın tedavisine başlamadan önce doktorunuzla görüşmenizi öneririz.

Источник: https://sagligabiradim.com/tarcinin-saglik-acisindan-bilinmeyen-8-faydasi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.