Kalp Sağlığını Koruma Yolları

Sıcak havalarda kalp sağlığını koruma yolları

Kalp Sağlığını Koruma Yolları

Sıcak havalara paralel olarak artan nem oranı, kalp sorunu olanlar üzerinde ciddi tehditler oluşturuyor. Sıcak havalarda vücudun ısısını sabit tutmaya çalışan ciltteki kan dolaşımı, kalbi zorluyor.

Terleme nedeniyle ortaya çıkan sıvı kaybı nedeniyle kan akışkanlığı azalıyor ve bu durum da kalbi bir kez daha fazla efor sarf etmeye itiyor.

Bu durum sağlıklı insanlarda sorun yaratmazken kalp sorunu olanlarda yüksek tansiyon, ritim bozukluğu ve kalp krizine neden olabiliyor. Hava sıcaklığında artan her 5 derecede, kalp krizi riskini yüzde 5 artırıyor.

Yine de alınacak tedbirlerle sağlığımızı korumamız mümkün. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Refik Erdim kalp sorunu olanların kavurucu sıcaklara karşı almaları gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Su içmeyi ihmal etmeyin

Aşırı sıcaklarda terlemeyle oluşan sıvı kaybının yerine konulması için bol su içmek yaşamsal öneme sahip. Özellikle sıcaklığın en fazla olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında, saatte bir 2-3 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Kişinin kilosuna göre değişmekle birlikte, yaz aylarında günde 2,5-3 litre su tüketilmesi gerekiyor.

Kahve ve çaydan uzak durun

İdrar söktürücü özelliği nedeniyle vücutta sıvı kaybını artırabileceği için kahve ve çay gibi içecekleri tüketmekten kaçının. Şekerli, gazlı ve alkollü içecekleri de özellikle öğlen saatlerinde tüketmemeniz gerekiyor.

Bunun nedeni, özellikle alkolün sıcağın olumsuz etkilerinin hissedilmesini engellemesi ve sıvı kaybını artırması. Kalp yetersizliğiniz varsa maden suyu gibi sodyum içeriği fazla olan sıvılardan kaçınmalısınız.

Çünkü sodyumdan zengin sıvıların fazla içilmesi vücutta sıvı tutulmasını artırarak kalp yetmezliği bulgularını kötüleştirebiliyor. Ayrıca günde ne kadar sıvı tüketmeniz gerektiğini de doktorunuza mutlaka danışmalısınız.

Kalbiniz için pamuklu kıyafetler giyinin

Aşırı sıcaklarda açık renkli, pamuklu ve bol giysileri tercih edin. Bu tip giysiler yüksek hava geçirgenliği ve terlemeyi azaltıcı özellikleriyle sıcak havanın olumsuz etkilerini azaltabiliyorlar. Eğer dışarıda dolaşmanız gerekiyorsa geniş siperlikli şapka, güneş gözlüğü kullanın, ayakkabılarınızın da rahat ve açık olmasına özen gösterin.

Gerekli değilse dışarı çıkmayın

Güneşin yeryüzüne en dik geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında, çok gerekli değilse dışarı çıkmayın, serin ve kapalı ortamlarda zaman geçirin. Vücut ısısını düşürmek için klimalı ve serin ortamlarda bulunmaya özen gösterin.

Spor için uygun zaman akşam saatleri

Spora asla ara vermeyin. Ancak güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında, aşırı terlemeye yol açarak kalbi yoracağı için açık havada spor yapmayın.

Sporu akşam saatlerine erteleyin veya serin ve kapalı yerlerde yapmaya özen gösterin. Eğer dışarıda spor yapmanız gerekiyorsa süreyi 90 dakikayla kısıtlamalı, tempoyu yavaş yavaş artırmalı ve bol sıvı tüketmelisiniz.

Suyla beraber tuz kaybı da olacağı için mineral yönünden zengin ve şekersiz sporcu içeceklerini tercih edebilirsiniz.

 

Kalp damar hastalığı veya kalp yetmezliği gibi sağlık problemleriniz varsa tatile çıkmadan önce mutlaka doktorunuzla görüşerek ilaç dozlarını ayarlanmasını sağlayın.

Özellikle idrar söktürücü ilaçlar kullanan kişilerin gerekirse ilaç dozlarının aşırı sıcak havalarda azaltılması gerekiyor. Çünkü idrar söktürücü ilaçlar nedeniyle gelişen aşırı sıvı kaybı tansiyon düşüklüğü ve buna bağlı bayılmalara yol açabiliyor.

Ayrıca doktor önerisi olmadan kesilen ilaçlar aşırı tansiyon yükselmesi sonucu kalp kriziyle sonlanabiliyor.

Yemekten 2-3 saat sonra yüzün

Kalp hastalığınız varsa güneş ışınlarının daha az şiddetli olduğu sabah veya akşamüstü saatlerini tercih edin ki vücudunuz fazla yorulmasın.

Ayrıca kan dolaşımının büyük kısmı yemekten hemen sonra sindirim sistemine yönlendiği için kas dokusuna giden kan akımının azalmasına bağlı kaslarda kramplar ve yorgunluk gözlenebiliyor. Bu sebeple aç karnına veya yemekten en az 2-3 saat sonra yüzmenizde fayda var.

Bunların yanı sıra özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında sahilde güneşlenmek sıcak çarpması riskini artırdığı için kesinlikle önerilmiyor.

Vücudunuzu suya alıştırarak denize girin

Uzun süre güneş altında durduktan hemen sonra denizde veya havuzda soğuk suya atlamak vücudun genişlemiş cilt damarlarında ani büzülmeye sebep olarak çok ciddi ritim bozukluklarına sebep olabiliyor.

Bu nedenle suya aniden atlamayın, vücudunuzu suya alıştırarak girin. Ayrıca soğuk duş damarlarda büzülmeye yol açacağı için tansiyonu yükseltebiliyor. Damarlarda büzülme uzun sürdüğü takdirde bu tablo kalp krizine kadar ilerleyebiliyor.

Dolayısıyla yaz aylarında soğuk duş almaktan kaçının, suyun ılık olmasına dikkat edin.

Sofranızda sindirimi kolay besinler olsun

Sıcak havalarda vücut ısısının ayarlanabilmesi için vücut yüzeyine yakın atardamarların iç organlara nazaran daha çok kanlanmaları gerekiyor. Yemek yedikten sonra dolaşımdaki kanın önemli bir miktarı sindirim sistemiyle ilgili organların kanlanması için kullanılıyor. Bu nedenle kan dolaşımının cilde yönlendirilmesi için sindirimi kolay besinler tüketilmesi gerekiyor.

Sindirim sistemini yormamak için sık sık ve az miktarda yemek yemeli, yine sıvı kaybını azaltmak için sulu besinleri tercih etmelisiniz. Zeytinyağlı gıdalar, sebzeler ve meyvelerin sindirimi nispeten daha kolay oluyor. Bunun dışında, soğuk olarak hazırlanan ve tüketilen çorbalar da vücut ısının düşürülmesine katkıda bulunabiliyor.

Pişirme usulü olarak da haşlama, buğulama ve ızgara yöntemlerini tercih etmelisiniz.

Video: Kalp krizi belirtileri nelerdir?

İlginizi çekebilir

Kadınlarda kalp krizi riskini artıran etmenler

Kalp krizi nedenlerini biliyor musunuz?

Kalp krizi sonrası cinsel yaşamda dikkat edilmesi gerekenler

Depresyon kalp krizini tetikliyor

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/sicak-havalarda-kalp-sagligini-koruma-yollari

6 maddede mevsim geçişlerinde kalp sağlığını koruma yolları

Kalp Sağlığını Koruma Yolları
6 maddede mevsim geçişlerinde kalp sağlığını koruma yolları

Kalbimiz soğuk havalarda daha fazla oksijenden almak istiyor. Kalbi besleyen kan oksijenden ne kadar zengin olursa kalp damarlarında darlık bile olsa krize sebebiyet vermeyip, kalbi idare edebiliyor.

Kış aylarında havadaki oksijen miktarı azaldığı için, vücut kalbe daha az oksijen içeren kan pompalıyor. Bu nedenle kış aylarında kalp, ihtiyacı olan kanı alamıyor. Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Barış Çaynak, kışın kalp sağlığını korumanın yolları hakkında bilgiler verdi…

Influenza virüsünden korunun, el temasından kaçının

İnfluenzanın (grip) en sık görüldüğü dönem kış aylarıdır. İnfluenza; nezle, grip ve ateşe sebep olur. Vücut ateşlenince kalp daha hızlı artmaya başlar. Bu durum ise, kalbin oksijen ihtiyacını artırır. Nezle aynı zamanda vücudun sıvı kaybetmesine de sebep olur.

Sıvı kaybı kan basıncının düşürerek, kalbe giden oksijen miktarını azaltır. Özellikle grip olduğunuzda bol bol sıvı alarak ve taze meyve-sebze tüketerek vitamin ihtiyacını karşılamak gerekiyor.

Kalabalık ortamlarda ellerinizi sık yıkamaya dikkat edin. Çünkü grip, nezle gibi hastalıklar el teması ile çok hızlı yayılıyor. Ateş, öksürük, kırgınlık gibi hastalık belirtileri ile karşı karşıya kalındığında, mutlaka bir doktora başvurmakta fayda var. Özellikle kalp hastalığı veya kalp hastalığı riski olanlar grip ve nezleye dikkat etmelidir.

İlaçsız kalınan zamanda kalp krizi riski artar

Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Barış Çaynak;

“Sürekli kullanılan kalp, tansiyon veya kan sulandırıcı gibi ilaçların tek dozu bile atlandığı zaman, bir anda kalp krizine sebep olabiliyor. Biz artık hastalara ilaçlarını daha rahat temin edebilmeleri için 3-4 aylık raporlar veriyoruz.”

“İlaçlar zamanında temin edilmeli, son dakikaya bırakılıp ihmal edilmemeli. ‘Bütün ilaçlar bittikten sonra ilaç almaya giderim’ diye düşünerek son güne bırakmamakta fayda var. Çünkü ilaçsız kalınan zamanda kalp krizi riski artıyor” diyor.

Ev buluşmalarında sofranız hafif olsun

Kış aylarında beslenme alışkanlıklarımız da değişiyor. İnsanlar daha yağlı ve şekerli gıdalar tüketmeye başlıyor. Alkol kullanımı da yaz aylarına göre artış gösterebiliyor. Bu nedenle kış ayları, genel alışkanlıkların değişmesi yönünden oldukça riskli.

Kış aylarında ev buluşmaları artıyor, kalabalık gruplar bir araya geliyor, yemekler yeniyor. Böyle zamanlarda sofrada daha hafif yemeklerin tercih edilmesinden fayda var.

Hareketli yaşama kışın da devam edin

Kalp sağlığını koruma yolları

“Kış aylarında hareket alanı daralıyor” diyen Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Barış Çaynak;

“Açık havada yapılan yürüyüş bizim en sevdiğimiz, kalp dostu bir kardiyo egzersizi iken, kış aylarında çok fazla açık havada yürüyüş yapmak mümkün olmayabiliyor.”

“Kapalı alanlarda, yürüyüş bandında yürümektense açık havada yürümek daha faydalıdır. Havalar soğuyunca insanlar açık havada spor yapmakta güçlük çekiyor.”

“Bu nedenle kendimize kapalı alanlarda da hareket alanı oluşturmamız gerekiyor. Spor salonuna giderek veya evde spor yaparak, hareketli yaşama kış aylarında da devam edilmelidir” diyerek uyarıyor.

Ani hareketlerden kaçının

Kış aylarında daha fazla ağır egzersizler yapılıyor. Bu durum kalp için bir risk teşkil ediyor. Sert rüzgara karşı yürümek, karda kalan arabayı itmek gibi olaylar kişide kalp krizine sebep olabiliyor.

Özellikle kişinin kalp damarlarında bir tıkanıklık varsa, kalp adalesine yeterli kan gidemiyor. Bir de bunun üzerine ağır egzersizlerle kalbi çok fazla çalıştırınca krize davetiye çıkıyor.

Özellikle göğüs ağrısı, ailesinde genetik kalp hastalığı, kilo problemi olanlar, kolesterol, tansiyon ve şeker hastalığı bulunanlar ve sigara kullananlar; kışın soğuk havalarda ağır egzersizlerden ve ani hareketlerden kaçınmalıdırlar.

Tek kat değil, kat kat giyinin

“Soğuk havayla temas kalp krizi sebebi olabiliyor” diyen Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Barış Çaynak:

“Sıcak ortamdan bir anda soğuk havaya çıkmak kalp spazmlarına yol açabiliyor. Sıcak bir ortamdan soğuk ortama geçerken göğüs kısmını sıcak tutacak şekilde giyinmeden bir anda soğukla temasa geçmemek lazım.”

“Aşırı sıcak bir ortamdan soğuk bir ortama çıkıldığında vücut ciddi bir ısı değişimine maruz kalıyor. Biz kalp hastalarının saunaya girmelerini önermiyoruz. Saunaya gitseler bile saunadan çıkıp bir anda soğuk havuza girmelerini istemiyoruz.”

“Vücut uzun süre sıcakta kaldığında tüm damarlarla birlikte kalp damarları da genişliyor. Kişi sıcaktan bir anda soğuğa çıktığında ani bir spazmla kalbe giden kan miktarında ciddi bir azalma oluyor.”

“Bu nedenle kış aylarında sıcak-soğuk farkından kaçınmak gerekiyor. Kazak gibi tek kat kalın kıyafet giyinmektense, kat kat kıyafet giyinmek vücudu korumak açısından daha faydalı olacaktır” dedi.

Mevsim geçişlerinde hasta olmamak için öneriler

Источник: https://indigodergisi.com/2018/10/mevsim-kalp-sagligini-koruma/

Kalp sağlığını korumanın yolları

Kalp Sağlığını Koruma Yolları

Doç. Dr. Serkan Aslan kalp sağlığını korumanın 10 püf noktasını açıkladı.

Kalp ve damar hastalıkları, batı ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de en yaygın ölüm nedenlerinden bir tanesi. Kalp sağlığını korumanın yolu önce tedbir almaktan geçiyor. Sağlık için dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, stres, sigara ve alkolden uzak durmak önemli. Medicana Bahçelievler Hastanesi Doç. Dr. Serkan Aslan, kalp sağlığını korumanın 10 püf noktasını açıkladı.

Sigarayı bırakmak ve düzenli spor

Kalp sağlığı için sigaranın bırakılması gerektiğin söyleyen Doç. Dr. Aslan, ''60 yaşın üzerinde sigara içimi ateroskleroz dediğimiz damar içi plak oluşumunu 2 kat arttırıyor. Bu risk 50 yaşın altındaki bireylerde ise beş kat daha fazladır.

Kalp damar hastalıkları dışında daha birçok organ ve sistemimize de zararı bulunan sigaranın bırakılması bu yaz kendimize yapacağımız en büyük iyilik olacaktır. Düzenli spor yapın. Düzenli olarak spor yapmak kilo vermenin yanı sıra sıkılaşmaya ve formda kalmaya yardımcı olur.

Ayrıca aerobik fiziksel aktivite, enerji elde etmek için artan bir oranda oksijen kullanımını arttırır, egzersiz performansı geliştirir. Yoğunluk sebebiyle düzenli olarak spora vakit ayıramayanlar için günde 30 dakikalık hafif bir koşu ya da tempolu yürüyüşü adet haline getirebilir.

Yazın gelmesiyle birlikte yüzmekte spor yapmak için çok iyi bir alternatiftir'' şeklinde konuştu.

Kiloya dikkat etmek ve bol su içmek

Fazla kiloya değinen Doç Dr. Aslan, ''Evet, ne yazık ki obez bir toplumuz. Artan fast food tüketimi ve düzensiz beslenme sonucu kilo almaya da devam ediyoruz. Vücut kitle indeksimizi 25'in altında tutmaya çalışmalıyız. Fazla kilolardan kurtulduktan sonra vücut ağırlığının düzenli takip edilmesi de gerek.

Haftada veya 15 günde bir aynı saatlerde tartılarak kilo kontrolünü sağlamak mümkün. Bol bol su için. Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar su ihtiyacımızın da artmasında sebep oluyor. Günde 3 litre olmazsa olmazımız. Vücudumuzun yüzde 60-70'ini su oluşturuyor. Su içmeye önem verilmediği takdirde ise vücuttaki yağ miktarı artabiliyor.

Bunu önlemek için günde 10 – 12 bardak su içmek gerekiyor'' dedi.

Uyku ve kahvaltının önemi

8 saat uyumaya özen gösterilmesini vurgulayan Doç. Dr. Aslan, ''Çünkü sağlıklı ve düzenli bir yaşam için düzenli ve dengeli bir uykunun yaşamımızda olması büyük gereklilik. İyi bir uyku, dinlenmiş bir vücut ve zinde bir beyin demektir.

Uyku, organizmamızın kendini onarabildiği, enerji topladığı yani dinlenebildiği zamandır. Uykusunu alamamış bir kişi; gün içinde yorgun, gergin, bitkin, stresli, huzursuz, sıkıntılı ve tabi ki verimsiz, mutsuz olabilmektedir. Kişinin bireysel başarısı düşmektedir.

Sabah kahvaltısı vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. 8-10 saatlik bir açlıktan sonra kahvaltı organizmamızın eksikliklerini gidermektedir, metabolizmanın hızlanmasına da sebep olup enerjik olmamızı sağlayacaktır.

Güne zinde başlamak için her sabah kalktığınızda en geç 1 saat içinde kahvaltınızı yapmış olmalısınız'' şeklinde konuştu.

Doğru beslenme ve oruç tutarken dikkat edilmesi gereken durumlar

Doğru beslenmeyle vücut direncinin artması sonucu sadece hastalıklara karşı korunmadığını, aynı zamanda vücut formunu fiziksel ve ruhsal görüntüyü ve uyku kalitesini de artmasına katkıda bulunabildiğini ifade eden Doç. Dr. Aslan, ''Ana öğünlerinizde karbonhidratlar, yağlar ve proteinler hep dengeli olsun.

Öğünlerinizi geçiştirip ihmal etmeyin. Ara öğünlerinizi mutlaka yapın. Uzun süre bir şey yemeden kalmak hem kan şekerinizi hem de enerjinizi düşürür. Haftada en az bir kez balık yiyenlerin kalp damar hastalığı riskinde yüzde 15'lik bir düşüş sağlanmaktadır.

Omega-3'ten zengin olan balık soframızın vazgeçilmezlerinden olmalıdır. Vitamin-mineral deposu olan meyve ve sebzeler yazın en iyi dostunuz olmalıdır. Hiçbir yiyecekten vazgeçmeyin ve hiçbir yiyeceği aşırı tüketmeyin. Besinleri yağda kızartmak yerine fırında kızartma, haşlama, ızgara yöntemlerini tercih edelim.

Şarküteri ürünlerinden uzak duralım. Bazı içecekler kalori açısından besinler kadar tehli. Gazlı ve kolalı içecekler, hazır meyve suları ve alkol çok fazla kalori içeriyor. Bu ürünlerin tüketimini azaltmalıyız. Doğal meyve suları, ayran gibi katkısız içeceklere yönelmeliyiz.

Kalp hastalığı bulunan hastaların oruç öncesi kontrollerini yaptırmaları ve oruç tutup tutamayacaklarını mutlaka doktoruna sormalıdır. İftarda kesinlikle hızlı yemek yenmemelidir. Sahurda ise çok yemek uzun süre tok tutar inancından vazgeçilmelidir.

Ramazan boyunca öğlen saatlerinde ya da öğle sonrası 1-2 saatlik uyku, son derece dinlendiricidir, açlık ve susuzluğun ürettiği stresi azaltır'' açıklamasında bulundu.

Stresi yenmek ve mutlu olmak

Stresin hayatımızın normal bir parçası olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Aslan, ''Ancak çok fazla stres, başta kalp hastalığı, yüksek tansiyon, göğüs ağrısı ve kalp çarpıntısı olmak üzere pek çok önemli sağlık sorununa neden olabilir.

Zaman darlığı, önemli işlerin zamanında yetiştirilememesi, güven eksikliği gibi durumlar stres yapmak için yeterli nedenlerdir. Stresi ortaya çıkaran ise genellikle; yetiştirememek, yapamamak ve halledememek düşüncelerine kapılmaktır. Stresi iyi tanımak stresi azaltmak için ilk adımdır.

Birçoğumuz bizi nelerin rahatlattığını ya da neyin tetiklediğinin farkına varmadan, stresli durumlarda çok vakit kaybederiz. Karşılaştığımız stresörleri durdurarak ve onları baskılamaya çalışarak başlayabiliriz. Sakın pes etmeyin! Stresle mücadele zaman alır, kendimizi keşfetmeniz pratikle gelişir.

Mutlu olun; kendinizi olduğunuz gibi kabul edin, sevin ve kimseyle mukayese etmeyin. Değerliliği karşı tarafın bakışlarında ve sözlerinde değil kendi içinizde arayın. Haklı olmak yerine mutlu olmaya çalışın. Daha çok gülümseyin ve sık sık kahkaha atın.

Hayatı, insanların hakkınızda ne düşündüğüne odaklanarak yaşamayın! Sevdiklerinizle birlikte vakit geçirin. Unutmayın mutlu olup olmamak kendi elimizde olan bir şey bir başkasının değil'' dedi.

Spor ve hocalarından aldığı destekle hayata tutunan Necati, Türkiye'yi Deaflympics'te temsil etmeye hazırlanıyor.

Ankara'da yaşayan ve işçi bir ailenin çocuğu olan Necati Görmez, hayatındaki bütün engelleri tenise olan aşkıyla aştı. Çevredekilerin yardımıyla 5 yıl önce tenise başlayan Necati, azmi ve isteğiyle kendisi gibi tüm işitme engelli gençlere umut oldu.

Tenis ve sporun onu hayata bağladığını ve yaşadığını hissettirdiğini söyleyen Necati, “Spor bana sanayi işini bıraktırdı, beni tenis kortlarına çağırdı. Hilal hocamla çok çalıştım, düşsem de her defasında yeniden ayağa kalktım. Zaten sporda azim çok önemli.

Tenis oynamaya başladıktan sonra hayatımın iyiye, kolaya gittiğini düşünerek hep kendimi motive ettim. Azim ve istekle neleri başarabileceğimi gördüm. Artık sahip olduklarımdan çok daha iyisini yapabileceğime inanıyorum ve bu beni daha da heyecanlandırıyor. Tenisle başladığım bu yolculukta, tıpkı tenis gibi hayatımdaki tüm engelleri aşacağımı düşünüyorum.

Spor benim olmazsa olmazım, benim gibi engelli olan bütün arkadaşlarıma örnek olmak istiyorum. Çünkü bizim gibi gençlerin onlara yol gösterecek, umut verecek insanlara ihtiyacı var. En önemlisi artık insanları ve hayatı seviyorum.

Samsun'da bu yıl yapılacak olan Deaflympics İşitme Engelliler Olimpiyatları'nda ülkemizi temsil ederek en büyük hayalimden birisini gerçekleştirmek istiyorum. En büyük hedefim Olimpiyatlarda ülkeme madalya kazandırmak.”

Şöhret: “Necati, 'İnsanları sevmiyorum' demişti”

Necati'nin en büyük kahramanı Antrenörü Hilal Şöhret. Şöhret, yaşadıkları zorlu süreci şöyle anlattı:

“Necati ile tanıştığımızda hem babasına oto sanayide çıraklık yapıyor, hem de okuluna gidiyordu. Kimseyle iletişim kurmayan, içine kapanık bir çocuktu. İşitme engeli kendine olan güvenini sarsmıştı, kendini toplumdan dışlanmış olarak görüyordu. Bir keresinde 'Hocam insanları sevmiyorum' demişti. Bu cümleyi duyduğumda kapıldığım korku ve hayal kırıklığını hiç unutamam.

Adım adım zafere

Başlarda kendine güveni olmayan ve antrenmanlara gönülsüz katılan Necati, azmi ve yeteneğiyle kısa sürede başarılı sonuçlar almaya başladı. Başardıkça kendine olan güvenini kazan genç sporcu, sanayide babasına yardım etmeyi bırakıp tamamen tenis kortlarına sarıldı.

Adeta hayata olan savaşını kortlarda kazanmak isteyen Necati, 5 yıl boyunca, haftanın 7 günü günde 3 saat antrenman yaptı. Birikim ve emekle bugün Necati, kendine güvenen insanları seven ve çevresinde saygı gören bir genç.

Ankara'da il dereceleri var ve bu yıl Samsun'da gerçekleştirilecek olan “Deaflympics” yani İşitme Engelliler Olimpiyatları'na katılarak engellerin sporla aşılabileceğini, kendisi gibi tüm gençlere gösterecek.

Page 3

Avrupa Boks Konfederasyonu (EUBC) tarafından düzenlenen ve Ukrayna'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası yarın başlıyor.

Ukrayna'nın ev sahipliğinde düzenlenecek olan Avrupa Boks Şampiyonası, yarın start alacak.

Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Eyüp Gözgeç, 39 ülkeden 270 boksörün katıldığı bu önemli organizasyonda Türkiye'yi 9 sıklette temsil edileceğini belirtti.

Şampiyonaya iyi bir şekilde hazırlandıklarını dile getiren Başkan Gözgeç, “Önce Kastamonu'da ardından Ukrayna'da mini bir hazırlık dönemi yaşadık. Hedefimiz, 24 Haziran'da sona erecek organizasyonda İstiklal Marşımızı okutmak” dedi.

Şampiyonaya katılacak boksörler şöyle:

“46-49 kg'da Muhammet Ünlü, 52 kg'da Batuhan Çiftçi, 56kg'da Ali İhsan Alagaş, 60 kg'da İbrahim Gökçek, 64 kg'da Yasin Yılmaz, 69 kg'da Onur Şipal, 75 kg'da Birol Aygün, 81 kg'da Cem Karlıdağ ve 91 kg'da Burak Aksın.”

Page 4

Beyoğlu'da 10 saniyede 10 bin liralık motosiklet çalan hırsızlar güvenlik kameralarına yakalandı. Motosikletinin bulunması için elinden geleni ardına koymayan Kadir Duman, “Bütün emeğimi on saniyede aldılar” dedi.

Olay, İstanbul Beyoğlu'nda geçtiğimiz pazar günü saat 05:30 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, çalınan motosikletin sahibi Kadir Duman, motosikletini arkadaşının evinin önüne park etti ve direksiyonunu kilitledi. Ardından, sabah saatlerinde sokağa gelen motosikletli iki şüpheli iki defa aynı sokaktan geçerek keşif yaptı.

Şüpheliler üçüncü defasında aynı sokağa gelerek motosikletlerinden indi ve park halinde bulunan Kadir Duman'ın 34 UR 4149 plakalı motosikletine yöneldi. Şüphelilerden biri motosikletin üstüne otururken diğeri de tekerleğini çevirdi. Kısa sürede motosikleti harekete geçiren şüpheliler olay yerinden hızla uzaklaştı.

10 saniyede gerçekleşen hırsızlık ise saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı.

“Emeğimi on saniyede aldılar”

Çalınan motosikletin borcunu ödemeye devam ettiğini ifade eden Duman, “10 saniyede 10 bin liralık motor gitti. Arıyoruz. Baya kayıtlara filan baktık. Gerekli işlemleri yaptık ama şu an bir haber yok. Ne olduğu belli değil.

Alalı bir buçuk sene oldu. Bir sene daha borcunu ödeyeceğim. Bütün emeğimi on saniyede aldılar. Öğrenciyim. Şu an özel bir akşam lisesinde okuyorum. Aynı anda çalışıyorum. Birikim yapıyorum. Motorun borcunu ödüyorum” dedi.

“Bütün gerekli işlemler yapıldı”

Motosikletin çalınma anını anlatan Duman,“Pazar sabahı saat 05:30 civarında motorumu çaldılar. 10 bin lira değerindeydi. Çalmaları on saniye sürmemiş. Buradan aşağı götürüyorlar. Kayıtlara filan baktık. Pek de bir şey çıkmadı. Polise filan başvurdum. Bütün gerekli işlemler yapıldı. Motorum tam buradaydı. Buradan üstüne biniyorlar.

Direksiyonunu kırıyorlar. Bir motorla geliyorlar. Binip aşağı doğru gidiyorlar. 2 kişi geliyorlar. Motoru alıp gidiyorlar ama neye yüklemişler, sürüklemişler mi? O belli değil. Motor kilitliydi. Direksiyon kilidi vardı. Biri üstüne çıkıyor. Diğeri de tekerinden çevirip vuruyor. Kilidini kırıyorlar.

Kırdıktan sonra bayır aşağı gidiyorlar” diye konuştu.

“Motorunuz Şirinevler tarafında parçalanıyor diye mesaj geldi”

Motosikletini aramaya devam ettiğini dile getiren Duman,“Bize bir mesaj geldi. Motorunuz Şirinevler tarafında parçalanıyor diye. Onunla ilgili de polise de bilgi verdim. Elle tutulacak bir şey olmadığı için pek üstüne düşmediler.

Ben de tehli olacağı için kendim bakmak istemedim. Şansımı deneyecektim ama pek bir umudum olmadığı için uğraşmadım. Motoru aramaya çıkıyoruz. Kayıtlardan filan araştırıyoruz.

Ufak bir ayrıntı bulursak herhangi bir araç filan görürsek plakadan buluruz diye öyle bir umudumuz var” şeklinde konuştu.

Motosiklet hırsızlığı kamerada

İstanbul Beyoğlu'nda motosikletli iki şüpheli tek motosikletle girdikleri sokaktan iki motosikletle çıktı. Kadir Duman'ın park halindeki motosikletinin çalınması güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Kameralara yansıyan görüntülerde, şüpheliler hırsızlığın yaşandığı sokaktan ilk seferinde hiç durmadan geçiyor.

Bir sonra ki seferde durarak etrafı gözetliyor. Üçüncü defasında ise motosikletten inen şüpheliler Kadir Duman'ın park halindeki motosikletine yöneliyor. İlk önce şüphelilerden biri motosikletin üstüne oturuyor. Daha sonra diğer şüpheli motosikletin tekerleğini zorluyor.

Şüpheliler kısa sürede tek motosikletle geldikleri sokaktan iki motosikletle ayrılıyor.

Источник: https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/kalp-sagligini-korumanin-yollari-1731687/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.