Kalp ve Damar Sağlığı

içerik

Kalp ve damar sağlığı için öneriler

Kalp ve Damar Sağlığı

Bu kötü alışkanlıklardan kaçınılmadığı takdirde damarlar aşınıyor, tıkanıyor ve kalp sonunda sağlığını kaybediyor. Memorial Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Halil İbrahim Uçar, “Kalp Haftası” öncesinde kalp ve damar sağlığını korumanın yolları hakkında bilgi verdi.

Damar sağlığının bozulması kalbi ve tüm vücudu etkiler

Kalp, dolaşım sisteminin merkezini teşkil eder. Hayat boyunca ara vermeden çalışan en hayati organlarımızdır. Hücrelere oksijen ve besin taşınmasını sağlayan kalp damar sisteminin sağlıklı çalışması önemlidir.

Damar sağlığının bozulması kalp ve diğer organların, dolayısıyla vücudun hayati fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesini engelleyerek ciddi sağlık sorunlarına hatta ölümlere neden olabilmektedir.

Kalbi besleyen atardamarlarda biriken kolesterol-yağ, kalsiyum ve kandaki diğer maddelerle oluşan plaklar kalbin kan akımını azaltarak ya da tamamen engelleyerek kalp krizine yol açabilir.

Kan akımını hızlı bir şekilde eski haline döndürecek müdahale yapılmazsa, kalp krizi kalp yetmezliği veya ölümle sonlanabilir. Kalp krizi sonrasında oluşan ölümlerin yaklaşık yarısı krizden sonraki 3-4 saat içinde olmaktadır.

2020 yılında 25 milyon insan kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybedebilir

Tıp dünyasındaki pek çok gelişmeye rağmen kalp ve damar hastalıklarının görülme oranında gözle görülür bir düşüş sağlanamamakta, bu rahatsızlıklar nedeniyle ölümler artarak devam etmektedir.

Kalp hastalıklarının giderek artış göstermesi ile birlikte koruyucu sağlık hizmetlerinin değeri daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Dünyada her 3 kişiden 2’si bulaşıcı olmayan hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Bulaşıcı olmayan hastalıklar içerisinde ise her 3 kişiden biri kalp ve damar hastalıkları nedeniyle ölmektedir. Dünyada her yıl 18 milyon üzerinde insan bu hastalıklardan hayatını kaybetmektedir.

2020 yılında dünyada kalp ve damar hastalıklarından hayatını kaybedenlerin sayısının 25 milyonu aşacağı tahmin edilmektedir. Bu ölümlerin ciddi bir kısmı kalp krizine bağlıdır. Kalp ve damar hastalıkları dünya çapında bir numaralı ölüm sebebidir.

Sağlıklı bir kalbin yolu sorunsuz damarlardan geçiyor

Kalp damar hastalığına neden olan risk faktörlerini ortadan kaldırarak kalp hastalıklarının oluşmasını %80’e varan oranlarda önlemek mümkün olabilmektedir.Unutulmaması gereken nokta hasta olduktan sonra tedavi olmaktansa hastalığa neden olan riskleri ortadan kaldırarak hiç hasta olmamak her zaman daha doğru olandır. Öncelikle bu risk faktörlerini yok etmek için çaba gösterilmelidir.

Hareketi hayatınızdan eksik etmeyin

Kalp ve damar hastalıkları sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişikliği ile önlenebilen, oluştuktan sonra da tıbbi tedavi, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve yaşam tarzında değişiklikler yapılarak iyileştirilebilen bir sağlık sorunudur. Hareket çok önemlidir.

Her gün yapılacak 30-60 dakikalık yürüyüşler sayesinde obezite, diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkların oluşmasının önüne geçerek kalp ve damar hastalıklarından korunmak mümkün hale gelir.

Doğa ile uğraşmak, asansör kullanmamak, gideceğimiz yere ulaşmak için bindiğimiz toplu taşıma araçlarından 1-2 durak önce inerek yürümek gibi yaşamsal değişiklikler bile hareketli olmaya yardımcı olacaktır. Unutulmamalıdır ki dünyadaki ölümlerin yaklaşık %6’sından hareketsizlik sorumludur.

Kan basıncı, kolesterol ve şeker değerleri, kilo ve vücut kitle indeksi düzenli olarak yapılacak hastane kontrolleri ile takip edilmelidir.

Kalp ve damar sağlığını korumak için 5 beslenme önerisi

  • Kalp sağlığını koruyucu besinler tüketin. Hazır gıdalardan uzak durmaya çalışın.
  • Un, şeker ve tuzu mümkün olduğunca hayatımızdan çıkarın ya da oldukça az tüketin. Günlük tuz miktarını 5 gram ile sınırlandırın.
  • Katı yağlardan ve hayvansal yağlardan mümkün olduğunda uzak durun. Bunun yerine taze sebze ve meyveler, bakliyatlar, balık, doğal karbonhidratlar ve lifli besinler tercih edin.
  • Her yiyeceği mevsiminde yemeye özen gösterin. Mevsim dışında tüketilen besinlerde kullanılan inorganik maddeler ve hormonlar vücudumuzda yıllar içerisinde birikerek hem kalp-damar tıkanıklığı hem de diğer hastalıklar açısından ciddi risk teşkil etmektedir.
  • Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun. Sigara, kan basıncında artışa, solunum yetersizliklerine, kanda pıhtılaşma eğilimine, iyi kolesterol seviyesinin düşmesine, damar sertliğine yol açarak kalp sağlığını tehye sokar. Kendiniz içmediğiniz gibi çevrenizdekileri de pasif içicilikten koruyun. Her yıl çok sayıda kişinin sigara kullanmadığı halde pasif içicilik nedeni ile hayatını kaybettiğini unutmayın.

Kalp gribi nedir? Belirtileri ve tedavisi nasıl?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/04/kalp-damar-sagligi/

Kalp Damarlarında Daralma

Kalp ve Damar Sağlığı

Damarlarda ortaya çıkan daralma, damar sertliği hastalığının bir sonraki aşamasıdır. Bu durum bazı insanların doğumuyla birlikte başlasa da bazı insanlarda daha sonra kötü beslenme alışkanlığı, sigara kullanımı, stres, fazla kilo ve hareketsiz yaşam gibi birçok sebebe bağlı olarak ortaya çıkar.

Damar tıkanıklığı, damarların iç kısmında yağ ve kalsiyum birikmesi sonucunda ortaya çıkan bir hastalık durumudur. Eğer damarlar tam olarak tıkanırsa bununla birlikte kalp krizi meydana gelir.

Damarlarda oluşan ani tıkanıklığın ardından kalp krizi koroner damar hastalığının son aşamasıdır. Bu nedenle düzenli olarak her yıl muayene olunması ve damarlarda daralma olup, olmadığının kontrolünün yapılması gerekir.

Bunun için efor testi, talyum testi ya da elektrokardiyogram ile damarlarda bir değişiklik olup, olmadığını öğrenebilirsiniz.

Kalp rahatsızlıkları ve damar tıkanıklığı bir anda ortaya çıkan bir sağlık sorunu değildir. Ortaya çıkış anına kadar nasıl yaşadığınız, neler yediğiniz ve içtiğiniz, ne tür sporlar yaptığınız gibi faktörlerin hepsi başlı başına bir sebep olarak görülür. Bu tür ciddi hastalıkların temelinde çocukluk dönemi yatar.

Özellikle gençlik döneminde çok fazla fast food türü beslenir, alkol ve sigara tüketirseniz kalp ve damar sağlığınızı büyük bir riske atmış olursunuz. Kalp ve damar hastalığına neden olan faktörlerden biri de diyabettir. Çok fazla tuz tüketiminde meydana gelen hipertansiyon da sebepler arasında yer alıyor.

Kolesterolün herhangi bir belirtisi olmadığı için damar tıkanıklığı durumu ortaya çıkmadan, anlamak mümkün olmaz. Diyabet, sigara, stres ve hipertansiyon gibi faktörler daha çok erkeklerde erken yaşlarda damarların tıkanmasına neden olur. Daha sonra da kalp krizine neden olabilir.

50 yaşında olan erkeklerin kalp ve damar hastalıklarına sahip olma riski, kadınlara göre 8 kat daha fazladır.

Kalp Damarlarında Daralma Belirtileri Nedir?

Kalbi besleme görevine sahip olan ince damarların içerisinden yaklaşık olarak dakikada 250 cc kan geçmesi gerekir. Eğer herhangi bir şekilde vücudunuzu daha fazla yorar ve zorlarsanız, ince damarların içerisinden geçen kan miktarı üç katına çıkar.

İnce damarların içerisinden geçmesi gereken 250 cc kan miktarı bir anda tüm vücudu dolaşamaz ve vücut kandan mahrum kalır. Böyle bir durumda kalp spazmı, daralma ve tıkanma gibi sağlık sorunları oluşur. Eğer hasta bu sırada vücudunu daha çok zorlarsa kalp, kan ve oksijen eksikliği ile daha kötü bir durum ortaya çıkar.

Bu durum sonucunda göğüste, kolda, çenede ve ayrıca boyunda bir ağrı olur. Kalpte direkt olarak bir ağrı oluşmaz. Damar tıkanıklığı olduğu anda vücut herhangi bir sinyal, uyarı ya da belirti vermez. Hasta herhangi bir belirti yaşamadan direkt kalp krizi geçirebilir.

Damar daralması durumunda damar, karşısında yer alan damardan ya da yan dallardan bir şekilde beslenmeye devam ederse, hiçbir belirti oluşmaz. Ancak bu durum daralma yaşayan damarın tıkanmayacağı anlamına gelmez. Tansiyonun düşmesi, kalp spazmı, kanın koyu bir kıvama gelmesi ve ritim bozukluğu aşamasında tıkalı olan damarın üzerinde bir pıhtı ortaya çıkar.

Daha sonraki aşamada da kalp krizi meydana gelir. Bazı durumlarda ise %80 oranında daralma oluşan plak yüksek tansiyon sorunuyla damarın yırtılmasına neden olur ve içerisinde yer alan yağlar dolaşıma girer. Böylece damar tıkanır.

Kalp Damarlarında Daralmanın Tedavisi

Damar tıkanıklığının tıkanması durumunda ilk olarak ilaç kullanılır ve daha sonra stent takılabilir. Ancak 3 ya da daha fazla damarın tıkalı olması durumunda ise cerrahi bir müdahale oluşabilir. Tek damar tıkandığı zaman bazen stent, bazen de bypass ameliyatı yapılır. 3 damar ve sol ana darlıklarında ise ameliyatın yapılması gerekir.

Balon ve Stent: Damarlarda oluşan daralma ciddi ve hassas bölgelerde ise mekanik yollarla müdahale edilmesi gerekir. Balon uygulamasında, kasık atardamarından girilir ve kalp damarına doğru bir tel konulur.

Kalp damarına itilen bu tel sayesinde sönük bir balon, dar olan damarın alanında bir genişlik açar. Bu cihazla tıkanmış olan damarda bulunan plakların kırılması sağlanır.

Eğer damarda oluşan daralma tüm müdahaleye rağmen devam ediyorsa, damar içerisine stent adı verilen çelik bir kafes yerleştirilir. Damarın daralması durumu stentle önlenmeye çalışır.

Bypass Ameliyatı: Damarlarda darlık ya da tıkanıklık olduğu zaman, o kısma kan takviyesi için yapılan bir tedavi şeklidir.

Balon ya da stent gibi tedavisi uygulanamayan hastalara bypass ameliyatı yapılır.

Bypass ameliyatı ile kol, göğüs ya da bacakta bulunan damarlarından yararlanılarak, tıkalı olan damarın yanında ikinci bir damar yapılır ve daha sonra kan yapılan yeni damardan geçer.

Источник: https://evdesifa.com/kalp-damarlarinda-daralma/

Kalp ve Damar Hastalıklarında Beslenme – Sağlık Ocağım .NET

Kalp ve Damar Sağlığı

Kalp hastalıkları denildiğinde, kalp ve kan damarlarında oluşan hastalıklar akla gelir. Damar sertliği damar duvarlarındaki kalınlaşma, yavaş yavaş seyreden ilerleyici bir kalp damar hastalığıdır.

Kalp hastalıkları denildiğinde, kalp ve kan damarlarında oluşan hastalıklar akla gelir.

Damar sertliği ve kalp duvarlarındaki kalınlaşma yavaş yavaş seyreden ilerleyici bir kalp damar hastalığıdır. Damar sertliğinin en fazla görüldüğü atardamarlar, kalp kasını besleyen ve beyindeki atardamarlardır.

Bu damarların sertleşmesi, kalp krizi ve inme gibi ciddi sorunlara sebep olabilir.

Kalp krizi, yüksek kan basıncı (hipertansiyon), kan dolaşım bozukluğu, ritim bozuklukları, göğüs ağrısı, kalp yetmezliği, yüksek kolesterol, koroner arter hastalığı ve felçler, Türkiye’deki ve dünyadaki ölüm sebeplerinin en başında gelmektedir.

Kalp ve damar hastalığı için risk faktörleri

Yaşın ilerlemesi kalp sağlığını nasıl etkiler? Erkeklerde 45 yaş ve üstü, kadınlarda 55 yaş ve üstü kalp hastalıkları için risk faktörü olarak değerlendirilir.

Genetik faktörlerin kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Birinci derece akrabalardan, erkeklerde 55 yaşlarından önce, kadınlarda 65 yaşlarından önce koroner arter hastalığı bulunması o aileden bir birey için risk faktörüdür.

Sigara içmenin kalp ve damar sağlığına etkisi nedir?: Sigara orta yaşlı erkek ve kadınlarda kalp hastalığına bağlı ölüm riskini 3 kat arttırır. Sigarayı hem aktif, hem de pasif içici olmak damar sertliği ve kalp krizine neden olan kalp hastalıklarının tetiklenmesinde önemli rolü vardır.

Kolesterol değerlerinin kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Kandaki toplam kolesterolün, 200 mg/dl’nin üzerinde olması. LDL kolesterolünün (kötü kolesterol) 130 mg/dl’nin üzerinde olması kalp ve damar sağlığı açısından risk faktörüdür. HDL kolesterolün (iyi kolesterol), 40 mg/dl’nin altında olması kalp ve damar hastalıkları için risk faktörü olarak kabul edilir.

Diyabetin (şeker hastalığının) kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Diyabeti olan bireylerin 10 yıllık süre içinde ciddi kalp hastalıklarına yakalanma riski % 15-25 arasındadır. Kan şekeri düzeyinin korunması kalp hastası olma riskini düşürür.

Şişmanlığın kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Şişmanlık kalbin yapısında ve fonksiyonunda farklı değişikliklere sebep olabilir.

Şişmanlığın, kalp üzerinde yaratmış olduğu yapısal ve fonksiyonel değişikliklerden dolayı tek başına kalp hastalığı riskini yükseltmesi söz konusudur.

Şişmanlık ve hipertansiyonun birlikte bulunması kalbin yapısı ve fonksiyonu üzerindeki olumsuz etkinin iki katına çıkmasına neden olur.

Stresin kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Stres kan basıncını (tansiyonu) yükseltir. Stresin azaltılması halinde kan basıncı yükselmesi ve kalp hastalığı oluşma riski azaltılabilir.

Menopoz dönemleri ve fiziksel aktivitenin az olması kalp ve damar sağlığını nasıl etkiler? Menopoz dönemi ve hareketsizlik koroner kalp hastalığı riskini arttırır.

Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) kalp ve damar sağlığını nasıl etkiler?: Kan basıncının 140/90 mm hg’nin (yani 14/9) üzerinde olmasının kalp hastalıkları oluşmasında büyük rolü vardır. Hipertansiyonu olan bireylerin kalp krizi geçirme olasılığı sağlıklı bireylerden iki kat daha yüksektir.

Kalp ve damar hastalığı riskini arttıran faktörler

Kalp ve damar hastalıklarında risk faktörleri önlenebilir mi?

Değiştirilebilir risk faktörleri: Sigara içilmesi, hipertansiyon, yüksek kolesterol, fiziksel aktivite azlığı ve kilo problemi gibi kalp ve damar sağlığını bozan faktörler değiştirilebilir.

Değiştirilemeyen risk faktörleri: Yaşın ilerlemesi, cinsiyet farkı, ailede erken yaşlarda görülen koroner arter hastalığının varlığı, şeker hastalığı (diyabet), bireylerin kişilik yapısı (stresli yaşam) gibi kap ve damar sağlığını olumsuz etkileyen etkenler değiştirilmesi zor faktörlerdir.

Kalp ve damar hastalığı nasıl önlenir?

  • Fazla kilo almayı (şişmanlığı) önlenmek: Çok yağlı ve boş enerji veren yiyeceklerden uzak durmak, kızartma, şeker, sakatatlar ve katı yağlar gibi kilo almayı sebep olan besinlerden mümkün olduğunca uzak durmak ve hareketli yaşam şişmanlamayı önlemek için önemlidir.
  • Beslenme davranışı bozukluğunu önlemek: Aşırı yeme, hızlı yeme ve öğün dışı yeme gibi yanlış beslenme alışkanlığı edinmekten kaçınmak gerekir.
  • Hipertansiyonu önlenmek: Günde 5-6 gramı geçmemesi gereken tuz tüketimi, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve benzeri maddelerden uzak durulması, sağlıklı beslenme gibi önlemler ile hem yüksek tansiyon hem de kalp ve damar hastalıkları önlenebilir.
  • Sağlıklı beslenme kurallarına alışmak: Kilo almayı önlemek, hipertansiyon ve yüksek kolesterolü önlemek, sağlıklı ve kaliteli besinler ile beslenmek, öğünlerin düzenli olması, porsiyonların aşırı olmaması gibi önlemler ile sağlıklı beslenmeyi öğrenmek ve alışmak mümkün olabilir.
  • Basit şekerlerden kaçınmak: Reçel,tatlılar, şekerlemeler ve çay şekeri gibi benzeri şekerler tavsiye edilmez. Bal, pekmez gibi besinlerin %100 şekersiz olanlarından az miktarlarda ve dikkatli tüketimi önerilir.

Kalp ve damar hastalıkları nasıl önlenir

Kalp ve damar hastalıklarından korunma yöntemleri

Beslenmede fazla yağ alımı nasıl önlenir?

  • Süt ve süt ürünlerinde, özellikle peynirde az yağlı olanlar tercih edilmelidir.
  • Kızartmalardan uzak durmak gerekir.
  • Sakatatlar, sucuk, salam, sosis, tereyağı, kaymak, krema tüketimi azaltılmalıdır.
  • Yağsız dana, koyun eti ve derisi alınmış kanatlı hayvan etlerini tercih etmek önemlidir.
  • Katı yağların yerine zeytin yağı, fındık yağı başta olmak üzere sıvı yağlar kullanılmalıdır.
  • Satın alınan besinlerin etiketleri üzerindeki yağ oranlarını kontrol etmek gerekir.
  • Arada atıştırma öğünlerinde yağ oranı düşük besinler tercih edilmelidir.
  • Balık yağının kalp ve damar hastalıklarından koruyucu etkisi bulunduğundan, haftada 2 defa balık tüketmenin önemli yeri vardır.

Beslenmede posalı besinlerin önemi nedir?

  • Her öğün sebze veya meyve tüketmeyi özen göstermek gerekir.
  • Haftada en az iki kez kurubaklagil tüketmek önemlidir.
  • Tam tahıllı, yulaflı ve kepekli ekmekler tercih edilmelidir.
  • Pirinç yerine bulgur tüketmek daha faydalıdır.

Kalp ve damar hastalığından korunma

Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan diyet programı nedir?

Karaciğer gibi yüksek kolesterol içeren sakatat yemek azaltılmalıdır. Yumurta haşlanmış olarak iki günde bir yenilmesi normaldir. İdeal vücut ağırlığı korunmalı veya fazla ise kilo vermek gereklidir. Uygun pişirme yöntemleri seçilmeli ve fırında, ızgarada veya haşlama pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Evin dışında yemek yenildiğinde az yağlı yemekler seçilmelidir.

Besin grupları nasıl seçilmeli? 

  • Süt grubu iyi seçim nasıl olmalı? Az yağlı süt, yoğurt ve kefir, yağı azaltılmış sütten yapılan çökelek, lor, peynir ve sütlü tatlılar tercih edilmelidir.
  • Süt grubu yanlış seçim nedir? Tam yağlı süt, yoğurt, yağlı peynirler, kremadan yapılmış dondurmalar, çikolata katkısı olan tatlılar tavsiye edilmez.
  • Et, tavuk, balık ve baklagil grubu en iyi seçim nasıl olmalı? Her türlü balık, tavuk, hindi ve diğer kanatlı hayvanların derisiz beyaz eti, zeytin yağlı kurubaklagil yemekleri tercih edilmelidir.
  • İyi seçim: Tavuk, hindi ve diğer kanatlı hayvanların derisiz siyah eti, yağı iyice ayrılmış dana ve kuzu eti tercih edilebilir.
  • Et, tavuk, baklagil grubu yanlış seçim nedir? Sucuk, salam, sosis, kavurma, yağlı etler, kızartılmış etler, tavuk ve diğer kanatlı hayvanların derisi tavsiye edilmez.
  • Yağ grubu iyi seçim nasıl olmalı? Zeytin yağı, fındık yağı, bitkisel sıvı yağlar ve yağlı tohumlar tercih edilmelidir.
  • Yağ grubu yanlış seçim nedir? Tereyağı, iç yağı, sade yağ ve katı margarinler tavsiye edilmez.
  • İçecek grubu iyi seçim nasıl olmalı? Şeker konulmamış çay, bitki çayı, su, maden suyu, taze sıkılmış meyve suları, domates suyu, bitki çayları (ıhlamur, ada çayı ve benzeri) içecekler tercik edilmelidir.
  • İçecek grubu yanlış seçim nedir? Kola, gazoz, fazla içilen çay ve kahve, şekerli meyve suları, enerji içecekleri gibi benzeri içecekler tavsiye edilmez.
  • Tahıl grubu iyi seçim nasıl olmalı? Kepekli ekmek, tam buğday unu ekmeği, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği, bulgur plavı, zeytin yağlı kurubaklagil, bulgur karışımı sebze yemekleri, yulaf ezmesi gibi tahılların tüketilmesi tavsiye edilir.
  • Tahıl grubu yanlış seçim nedir?: Beyaz ekmek, beyaz pirinç ve hamur işleri tavsiye edilmez.
  • Sakıncalı olan unlu mamuller: Yağ ve şeker içeren her türlü unlu mamuller, bisküviler, krakerler, beyaz ekmek ve çikolata ve katı yağ eklenmiş hamurlu tatlılar mümkün olduğunca kaçınılması gereken yiyeceklerdir.
  • Meyve ve sebze grubu: Kalp ve damar hastalıklarında sebze ve meyvelerin tüketilmesinde sakınca yoktur.
  • Yumurta: Kalp ve damar hastalıklarında kahvaltıda haftada 2-3 defa 1’er yumurta yenilebilir.

Besinlerin hazırlanmasında ve pişirilmesinde nelere dikkat etmeli?

Yemek ve salatalarda, zeytin yağı veya sıvı yağ kullanılmalıdır. Yemekler yağda kızartma yöntemi ile değil fırında ya da ocak üstünde mümkün olduğunca kendi suyunda kısık ateşte pişirilmelidir. etleri pişirirken ızgara tercih edilebileceği gibi, et ile ateşin arasında 12-15 cm mesafe olmalıdır.

Hamsi, istavrit gibi yağlı balıklar buğulama yöntemi ile pişirilmelidir. Kıymalı veya etli dolma, sarma ve yemeklere ya daha az ya da hiç yağ konulmamalıdır. Yemekleri bol soğan, sarımsak veya yeşillik koymak faydalıdır.

Sonuç olarak; kalp ve damar hastalıkları düzenli ve çok yorulmadan egzersiz, yürüyüş, fazla kilo probleminin önlenmesi, sağlıklı beslenme ve sigara gibi zararlı maddelerden uzak durulduğunda engellenebilir, bu nedenle genetik deyip bahane edilmemelidir.

Sağlıklı yemekler pişirme önerileri

Kalp hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/kalp-ve-damar-hastalklarnda-beslenme/

Kırmızı Şarap ve Kalp – Damar Sağlığınız

Kalp ve Damar Sağlığı

Merhaba. Kırmızı şarap ve kalp sağlığı konusunda fikriniz var mı? Resveratrol, kelimesini hiç duydunuz mu? Kırmızı şarabın, kalp sağlığı üzerine olan etkilerini biliyor musunuz? Eğer bu soruların çoğuna yanıtınız HAYIR ise, bu yazıyı ilgiyle okuyacağınızı tahmin ediyorum.

Kırmızı Şarap ve Kalp: Kırmızı şarap, kalp sağlığını olumlu yönde mi etkiliyor?

Kırmızı şarabın, kalp sağlığı ile olan ilgisi yeni değil. Uzun yıllardan bu yana, medya tarafından da bu konu sürekli güncel bir şekilde ön planda tutuldu. Bu durumun arkasındaki gerçek nedir, neden kırmızı şarabın kalp ve damar hastalıkları üzerinde etkili olduğu düşünülüyordu?

Aslında, tüm bu soruların yanıtı, kırmızı şarap  ve kalp – damar hastalıklarının en temel patolojisi olan ateroskleroz (atardamar tıkanması, damar kireçlenmesi) durumu ile olan yakın ilişkisinden köken almaktadır.

Ateroskleroz, diğer adıyla atardamarların yağ plakları ile ile daralması veya tıkanması durumu olayın gerçekleştiği organa göre sınıflandırılmakta ve adlandırılmaktadır.

Olay, kalp atardamarları olarak adlandırılan koroner arterler içerisinde olduğunda koroner arter hastalığı; boyunda bulunan şah damarı, diğer adıyla karotis atardamarı, içerisinde olduğunda karotis stenozu (karotis darlığı) veya bacak atardamarlarında olduğunda ise periferik arterlerin darlığı olarak adlandırılmaktadır.

Bu bölgelere kan sağlayan atardamarlar içerisinde sinsice gelişen, ve uzun sürede belirtileri ortaya çıkan bu durumun temeli yağ ve kalsiyum’un plaklar tarzında birikmesine bağlıdır. Biriken yağ ve kalsiyum plakları zaman içerisinde atardamarı daraltmakta, pıhtı oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

Bunlara bağlı olarak, atardamar daralma veya tıkanmasının bulunduğu organ veya bölgede; örneğin kalpte ise; göğüs ağrısı (anjina pektoris) veya kalp krizi (miyokard enfarktüsü), boyun şah damarında ise; geçici görme kaybı veya felç (inme, strok), bacaklarda ise; aralıklı topallama veya bacak veya ayaklarda iyileşmeyen yaralar (ülser) olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunların hepsinin ayrı, ayrı önemi olsa da belki de en kötüsü; kalp krizi (myokard enfarktüsü) durumudur.

Ateroskleroz ve periferik damar hastalıkları ile ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz, lütfen bu yazımı (periferik arter hastalığı ve risk faktörleri) okuyunuz.

Kırmızı Şarap ve Kalp: Günlük düzenli olarak tüketilen, 1 kadeh kırmızı şarap faydalı mı?

Yapılan geniş ölçekli çalışmaların hemen tamamı; aşırıya kaçmayan düzenli alkol tüketiminin (örneğin, 1 kadeh şarap, 1 bardak bira veya 1 küçük kadeh likör) yaşam oranlarını olumlu yönde etkilediğini destekler niteliktedir. Kalp ve damar hastalıklarına bağlı genel ölüm oranı bazı çalışmalarda; %30 oranında azalmış görünmektedir.

Yaklaşık olarak, 40000 kişi ve 12 yıllık verileri kapsayan bir çalışma da; haftada 3 – 4 kez, 1 veya 2 bardak alkollü içecek tüketilmesinin %32 oranında kalp krizi geçirme riskini azalttığını ortaya koymuştur. Bu oranların benzerleri, şah damarı tıkanıklığında karşımıza çıkan felç veya inme oranlarında gözlenen azalma ile de uyumludur.

Kırmızı şarap içenler arasında, aterosklerotik hastalık riskinde %32 azalma mevcuttur.

Kırmızı Şarap ve Kalp: Kalp ve damar sağlığı için, hangi alkollü içki daha iyi?

Bu soruya verilecek yanıt yuvarlak bir yanıt olup, tüm alkollü içeceklerin yaşam beklentisine olumlu bir katkısının bulunduğu şeklindedir. Ancak, üzerinde belki de daha kapsamlı olarak çalışılmasından dolayı, kırmızı şarabın daha etkili olduğu yönündedir.

İlginç bir şekilde, yüksek oranda kırmızı şarabın düzenli olarak tüketildiği Fransız toplumunda, ki diyetlerinde doymuş yağ içeriğinin yüksek olduğu bilinmektedir, batılı ülkelere göre koroner arter aterosklerozunun daha düşük oranda gözlenmesini “Fransız Paradoksu” olarak adlandırılmıştır.

Kırmızı şarap içerisinde yer alan ve Resveratrol adı verilen flavonoid polifenol’ün bu konuda etkili olduğu düşünülmektedir.

Şarap içenlerde, şarap içmeyenlere oranla; koroner arter hastalığı veya felç nedeniyle ölümlerde %50 den daha fazla bir düşüşün saptanmış olduğu ilk çalışma Kopenhag Şehri Kalp Çalışması olup, 13285 erkek ve kadına ait 12 yıllık gözlemsel verileri içermektedir.

Kırmızı Şarap ve Kalp: Kırmızı şarap içenler arasında, aterosklerotik hastalık risk azalması oranlarında %32 azalma mevcuttur

Kırmızı şarap tüketilen, yaklaşık 210000 hastayı kapsayan 13 çalışmaya ait verilerin incelenmesi bu gerçeği ortaya koymuştur. İlginç olarak, kırmzı şarap tüketenlerde bu risk oranı azalması belirttiğim gibi %32’ler de iken, bira içenler de ise %22 civarındadır.

Kırmızı Şarap ve Kalp: Kırmızı şarabın, aterokskleroz (damar daralması) üzerine olan etkileri

Kırmızı şarabın, aterosklerozun başlaması üzerine olan etkileri, etanol (etil alkol) yanında yukarıda da bahsettiğim gibi içeriğinde bol miktarda bulunan Resveratrol adı verilen polifenolik bir maddeye bağlıdır.

Ateroskleroz, uzun süreçli bir durum olup, atardamarın kan akımı düzenlemesinde en etkin mekanizması olan genişleme ve daralabilme özelliğini kaybetmesi ile başlamaktadır. Çoğu zaman bu sürece; şeker hastalığı (diyabet), yüksek tansiyon (hipertansiyon), sigara içilmesi, yüksek kolesterol (hiperkolesterolemi) durumları da eşlik etmektedir.

Kırmızı Şarap ve Kalp: Resveratrol’ün olumlu etkisi en önemli damar genişletici madde olan Nitrik Oksit aracılığı ile olmaktadır

Alkol ve özellikle kırmızı şarabın, atardamar ve ateroskleroz üzerindeki etkileri bilinen en etkili damar genişleticilerden olan Nitrik Oksit yardımıyla olmaktadır.

Nitrik Oksit’in olumlu etkisi sadece atardamar genişletici olarak kalmayıp, aynı zamanda damar hasarının önlenmesi, iltihabi hücrelerin hasarlı bölgeye yapışmasının engellenmesi ve durumun daha da kötüleşmesini azaltıcı etki, kan pıhtılaşmasını sağlayan trombositlerin (platelet) aktivasyonlarını baskılama ve sonuç olarak pıhtı oluşmasını engellemektir.

Düzenli alkol tüketimi, iyi kolesterol (HDL) seviyelerini yükseltmektedir

Yapılan bazı çalışmalar, düzenli olarak ılımlı miktarlarda alkol tüketilmesinin, kan iyi kolesterol (HDL) seviyelerini %12 oranında yükselttiğini ve bunun da yine kandan kötü kolesterolün (LDL) uzaklaştırılması (azaltılması) üzerinde etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu sayede, ateroskleroz süreci içerisinde yağ birikmesi (kolesterol plak) yavaşlamış veya engellenmiş olur.

Kırmızı şarap, içerisinde bulunan antioksidanlar da, ateroskleroz sürecini yavaşlatmaktadır

Kırmızı şarap, içerisinde bulunan antioksidanlar, ateroskleroz sürecini yavaşlatmaktadır.

Kırmızı şarabın ana maddesi olan üzüm içerisinde bulunan fenolik bileşenler de, ateroskleroz sürecini yavaşlatan antioksidan yapıda maddelerdir. Fenolik yapıdaki bu maddeler aynı zamanda, aterosklerozu tetikleyen proteinlerin sentezini de engellemektedir.

Alkol ve fenolik maddeler, aterosklerotik plağın rüptüründen sonra, pıhtılaşma olayını da engellemektedir

Kırmızı şarabın ana maddeleri olan alkol ve polifenoller; ateroskleroz sürecinin en kritik noktası olan plak rüptürünün hemen sonrasında; pıhtılaşma sürecini engellemektedirler. Düzenli olarak hafif – orta miktarda tüketilen alkol, fibrinojen, von Willebrand faktör ve faktör 7 gibi pıhtılaşmanın ana maddelerinin üretimlerini azaltarak pıhtı oluşumunu engellemektedirler.

Kalp ve damar sağlığım açısından kırmızı şarap, içmeli miyim?

Kırmızı şarabın, kalp ve damar hastalıkları üzerindeki olumlu etkileri farklı birçok araştırmada ortaya konulmuşsa da; elimizdeki veriler henüz düzenli olarak alkol tüketmeyen kişilerin, kalp ve damar hastalıkları gelişimini engellemek veya kontrol altına almalarını sağlayacak kadar teşvik edici boyutta değildir. Alkolün aşırı miktarda tüketildiğinde ortaya çıkan alkolik kardiyomyopati (kalp kasının kasılma gücünün alkol tüketimine bağlı olarak ileri derecede zayıflaması), yüksek tansiyon ve kalp ritm bozuklukları birçok araştırma tarafından rapor edilmiştir.

Alkol, aynı zamanda aşırı ve düzenli olarak tüketildiğinde, karaciğer sirozu, pankreatit (pankreas bezinin iltihabı), nörolojik sorunlar, trafik kazaları ve bağımlılık yapmaktadır. Özellikle, ailesinde alkol tüketiminde aşırıya kaçma veya karaciğer hastalığı bulunanların alkol tüketmesi uygun değildir.

Eğer, sizin de kırmızı şarap ve kalp hastalıkları ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Источник: https://mehmetergenoglu.com/kirmizi-sarap-ve-kalp/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.