Kalpte Delik (ASD Atriyal Septal Defekt) Nedir?

ASD Nedir Atriyal Septal Defekt Hastalığı Tedavisi Ameliyatı

Kalpte Delik (ASD Atriyal Septal Defekt) Nedir?

Kalpteki delik olarak da bilinen atriyal septal defekt(ASD), doğuştan gelen bir tür kalp kusurudur. İnsan vücudunda kalp; dolaşım sisteminin en önemli organlarından birisidir. Vücudun birçok yerine oksijen pompalamak için önemli göreve sahiptir.

Kalpte oluşacak herhangi bir problem vücutta ciddi sorunlara yol açacaktır. Birçok kalp hastalığı yaşam biçimlerinden kaynaklansa da bir grup kalp hastalığı da doğuştan gelmektedir.

Atrial septal defekt (ASD), septumda bir açıklığın varlığı ile tanımlanan doğuştan olan kalp kusurları arasında sayılır. Septum kalbi sağa ve sola doğru bölen kas duvarını ifade etmektedir. Bir atriyal septum, sağ atriyumu sol atriyumdan ayıran kas duvarıdır.

Bu problemde kan akışı etkilenir ve eğer delik çok büyükse, daha kuvvetli belirtiler yaşanabilir.

Atriyal Septal Defekt Belirtileri

Başka bir kalp kusuru olmayan bir kişi veya küçük bir kusur (5 milimetreden az) herhangi bir belirti göstermeyebilir

Ortaya çıkan belirtiler, doğduktan sonra herhangi bir zamanda başlayabilir. Belirtiler şunlardır:

  • Nefes darlığı,
  • Özellikle fiziksel aktivite anında aşırı yorulma
  • Karın veya bacaklarda iltihaplanma
  • Akciğerlerde enfeksiyon
  • Felç
  • Kalpte hırıltı
  • Zor nefes alma (nefes darlığı)
  • Çocuklarda sık solunum yolu enfeksiyonları
  • Yetişkinlerde kalp atışlarını (çarpıntı) hissetmek

Atriyal Septal Defekt Sebepleri

Atriyal septal defekt sebebi bilinmemektedir. Bu kalp kusurlarının, bazı gen ve diğer problemlerin birleşmesiyle elde edildiği düşünülmektedir.

Atriyal Septal Defekt Risk Faktörleri Nelerdir?

Atriyal septal defekt nedeni bilinmemektedir ancak bazı doğuştan olan kalp hastalıkları Down sendromu gibi genetiksel hastalıklara bağlı olarak meydana gelmektedir. Eğer sizin bir kalp rahatsızlığınız varsa veya kalp kusuru olan bir çocuğunuz varsa, doktorunuz, daha sonraki çocuklarınızın sahip olabileceği kalp hastalığı riskini öngörebilecektir.

Gebelik döneminde yaşanan şu durumlar yaşandığında bebekte kalp hastalığı görülme riski yükselir:

  • Kızamıkçık enfeksiyonu: Gebeliğin ilk birkaç ayında kızamıkçık enfeksiyonu geçirmeniz, bebekte kalp rahatsızlığı yaşanma riskini artırabilir.
  • İlaç, tütün veya alkol kullanımı veya belirli maddelere maruz kalmak: Gebelik döneminde kullanılan bazı ilaçlar, tütün, alkol veya kokain gibi maddelerin kullanımı gelişmekte olan fetüse zarar verebilir.
  • Şeker hastalığı ya da deri veremi: Şeker hastalığınız veya lupusunuz varsa, kalp kusuru olan bir bebeğe sahip olma olasılığınız daha yüksektir.
  • Obezite: Aşırı kilolu olmak (obez), doğum kusuru olan bir bebek sahibi olma riskini artırmakta rol oynayabilir.
  • Fenilketonüri (PKU): PKU’nuz varsa ve PKU beslenme planını takip etmiyorsanız, kalp kusuru olan bir bebeğe sahip olmanız daha olası olabilir.

Atriyal Septal Defekt Nasıl Teşhis Edilir?

Kardiyolog atriyal septal defekt teşhisi için şu testleri yapabilir:

Göğüs röntgeni: Kalp ve çevresindeki organların görüntüsüdür.

Elektrokardiyogram (EKG): Kalbin elektriksel aktivitesinin bir kaydıdır.

Ekokardiyogram (eko): Kalp odalarının ve kan akışının bir görüntüsüdür. Eko; atriyal septal defekt teşhisi için kullanılan bir ilaçtır.

Atriyal Septal Defekt Tedavisi

Atriyal septal defekt durumunda çok az belirti varsa, hiç yoksa veya kusur küçükse ve diğer anormalliklerle ilişkili değilse tedaviye ihtiyaç duyulmayabilir. Açıklığın büyük oranda olması kalbin şişmesine veya belirtilerin ortaya çıkmasına neden olursa defektin kapatılması için ameliyat önerilir.

Atriyal septal defektin küçük olması durumunda açıklık kendi kendine kapanacak ve herhangi bir tedavi gerektirmeyecektir. Bu küçük açıklık kendi kendine kapanmasa bile, genellikle tedaviye ihtiyaç duyulmaz çünkü aşırı kanın akciğere gitmesine izin vermez.

Eğer açıklık büyükse bu akciğerlere aşırı kan akışına sebep olur ki bu durum içinde ya kardiyak kateterizasyon yapılmalı ya da ameliyat yapılmalıdır.

Kardiyak kateterizasyon: Kardiyak kateterizasyon uygulamasında, doktorlar kasıktaki bir kan damarına ince bir tüp (kateter) yerleştirir ve görüntüleme teknikleri kullanarak kalbe yönlendirir. Dokror, kateter sayesinde bir yama yerleştirir, böylece açıklık kapanmış olur. Kalp dokusu, deliğin kalıcı olarak kapatılmasıyla yamanın etrafında gelişir.

Bu uygulama sadece sekundum tipi atriyal septal defektleri onarmak için yapılabilir. Büyük olan atriyal septal defektler kardiyak kateterizasyon yoluyla onarılmayabilir ve bu durumlarda açık kalp cerrahisi gerektirebilir.

Açık kalp ameliyatı: Bu tip ameliyatlar genel anestezi altında yapılır ve bir kalp-akciğer makinesinin kullanılmasını gerektirir. Göğüs bir insizyon ile doktorlar deliği kapatmak için yama kullanırlar.

Источник: https://selmasultan.com/atriyal-septal-defekt-ne-demek-belirtileri-nedenleri-asd-kapama

Atriyal Septal Defekt – ASD Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Kalpte Delik (ASD Atriyal Septal Defekt) Nedir?

Atriyal septal defekt, kabin üst iki odasını bölen duvarda veya atriyumlar arasında bir delik bulunan konjenital (doğumsal) bir kalp anormalliğidir.

Atriyal septal defektler bir ya da birden fazla olabildiği gibi, atriyal septumun herhangi bir yerinde lokalize olabilirler.

Atriyal septal defekt’in belirtileri görülürse ya da komplikasyonlar ortaya çıkarsa ameliyatla onarılması gerekir.

Atriyal septal defekt (ASD) tipleri

Atriyal septal defekt’in 3 ana tipi vardır:

  • Ostium sekondum
  • Ostium primum
  • Sinus venosus

Ostium sekondum: En sık görülen tiptir. Fossa ovalis bölgesinde bir ya da biden fazla açıklık bulunması durumudur. Bu durum ”fossa ovalis defekti” olarak da adlandırılır.

Foramen ovale tipinde ASD’ler sekondum tipin 2/3’ünü oluşturur. En büyük delikler fossa ovalisi tamamen tutanlardır ve bu bölge normalde farklı genişlikte olabildiği için, büyüklüğü çok farklı olabilir.

Delik her taraftan septal dokuyla çevrilidir.

Ostium primum: Sekondum’dan sonra en sık tiptir. Atriyal septumun alt kısmında yerleşim gösterir. Bu nedenle mitral cleft (yarık) bu duruma eşlik edebilir.

Sinus venosus: En az görülen tiptir. Atriyal septumun üst kısmında yerleşim gösterir. Bu nedenle pulmoner venöz anomalilere eşlik edebilir. Sinus venosus tipte genellikle, sağ akciğere giden pulmoner ven sol atriyum yerine sağ atriyuma açılabilir.

Atriyal septal defekt (ASD) oluşumu

Hamileliğin 5. haftasında başlangıçta müşterek olan atriyumun sağ ve sol kısımları arasında ilk kez bir sınır duvarı oluşur (septum primum).

Bu duvar yukarıdan aşağıya doğru uzanır, böylece henüz açık olan atriyumlar arasındaki bağlantı (foramen ovale) gittikçe daralmaya başlar. Distal uçları da ventrikül sınır duvarının endokard yastıklarıyla kaynaşarak sonunda tamamen kapanır.

Bununla birlikte foramen primumun bu kapanmasının tamamlanmasından çok önce septum primumun üst parçasında bir açıklık oluşarak yayılır. Foramen sekondum 6. haftada septum primumun sağında 2. bir sınır duvarı oluşur.

Bir parça daha öne uzanan bu parça foramen sekondumu düz bir kulis şeklinde örter, fakat sağdan sola kan akımı hala sürmektedir. Septum primum ve septum sekondum’dan meydana gelen bu kanal foramen ovale’dir.

Doğumdan sonra akciğerler açılıp dolaşım başlarsa sağ atriyumdan sola basınç farkları ortaya çıkar, böylece septum primumun üst kısmı daha sağlam ve sabit olan septum sekonduma yanaşır ve kural olarak da onunla kaynaşır. Eğer bu kaynaşma gerçekleşmez ise, her iki atriyum arasında açık bağlantı bulunur ve buna bağlı olarak sol-sağ shunt meydana gelir.

Atriyal septal defekt belirtileri

Atriyal septal defekt ileri yaşlara kadar herhangi bir semptoma (şikayete) neden olmayabilir. Bu nedenle genellikle ileri yaşlarda teşhis edilen doğumsal kalp defektlerinden biridir. Belirtiler arasında tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, hızlı solunum, çabuk yorulma, nefes darlığı, terleme, çarpıntı, çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği gibi belirtiler sayılabilir.

Atriyal septal defekt teşhisi

Atriyal septal defekt problemi olan hastanın kardiyoloji doktoru tarafından yapılan muayenesinde anormal kalp sesleri duyulabilir. Fizik muayene bazen erişkin hastalarda kalp yetmezliği bulgularını gösterir.

Atriyal septal defekt tanısı için kullanılan diğer yöntemler arasında kardiyak katerizasyon, göğüs radyografisi, 35 yaş üzeri hastalarda koroner anjiyografi, kalbin doppler çalışması, elektrokardiyografi (EKG), ekokardiyografi (EKO), kalp emarı, transözofageal ekokardiyografi (TÖE) gibi yöntemler vardır. Ekokardiyografi ve transözofageal ekokardiyografi ASD tanısında altın standart tanı yöntemi olmuştur.

Atriyal septal defekt tedavisi

Eğer deliğin boyutu çok küçük ve hastanın şikayetleri yoksa veya çok az şikayeti varsa tedaviye ihtiyaç olmayabilir. Medikal tedavide ise Digoksin ve diüretikler kullanılabilir.

Delik genişse, kalp büyümüş ise veya hastanın şikayetleri varsa deliğin cerrahi olarak kapatılması önerilir.

Defektin kapatılması işlemi cerrahi olarak ya da anjiyografik tamir şeklinde gerçekleştirilebilir.

Atriyal septal defekt komplikasyonları

Atriyal septal defekt varlığı bazı komplikasyonların gelişmesine yol açabilir.

Komplikasyonlar: 

  • Erişkinlerde atriyal fibrilasyon
  • Kalp yetmezliği
  • Pulmoner arıdolaşım
  • Pulmoner hipertansiyon
  • inme

Kalp deliği ile ilgili sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/atriyal-septal-defekt-asd-nedir/

Kalpte Delik: ASD Atriyal Septal Defekt Kapatılması

Kalpte Delik (ASD Atriyal Septal Defekt) Nedir?

Doğumsal yani Konjenital kalp hastalıklarının tedavisinde kalp ameliyatları her zaman önemli bir yere sahiptir.

Son 30 yılda girişimsel tedaviler yani bacak damarında kateter ile yapılan ameliyatsız tedavilerin artan oranda uygulanmasıyla birlikte bazı DOĞUMSAL kalp hastalıklarının tedavisinde yeni ufuklar açılmıştır. Atriyal septal defektler (ASD) kateter ile kapatılmaya uygundur.

Bu hastalar 4 yaşından sonra kapatılmalıdırlar.

En sık görülen konjenital kalp hastalıklarından olan atriyal septal defektler, neden oldukları kalp deliklerinin kalpteki yerleşimlerine göre sekundum, ostium primum, sinüs venozus ve koroner sinüs defektleri olarak 4 GRUPTA sınıflandırılırlar. Şikayetlerin ortaya çıkma yaşı deliğin  büyüklüğüne, yerleşimine ve eşlik eden diğer anomalilere bağlı olarak çocukluk çağından erişkin yaşlara dek değişebilir.

 

 

AKCİĞER FİLMİ


EKOKARDİYOGRAFİ

Ekokardiyografi, ASD tanısında altın standart tanı yöntemidir. Aynı zamanda ölçüm yapılabilmesi nedeniyle ekokardiyografi ASD tanı ve tedavisinde anahtar teknik olmuştur. Daha önce ASD tanısı konmamış olan bir hastada ekokardiyografide aşırı sağ ventrikül hacim yüklenmesi tespit edilmesi önemli bir bulgudur ve aynı zamanda defektin hemodinamik anlamını en iyi şekilde ortaya koymaktadır.

TEE

Transözofageal ekokardiyografi (TEE), sinüs venozus tip defekt tanısının konulmasında, cihaz ile kapatma işlemi öncesi sekonder defektlerin büyüklük ölçümünün değerlendirilmesinde, rezidüel septum morfolojisinin incelenmesinde, kenar (rim) uzunluğu ve kalitesinin değerlendirilmesinde, ilave defektlerin dışlanmasında ve pulmoner arter ile triküspit yetersizliğinin değerlendirilmesinde normal Ekokardiyografiye göre üstündür.

MANYETİK REZONANS (MR, EMAR) ve BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ

Ekokardiyografi, aşırı sağ ventrikül hacim yüklenmesi ve pulmoner venöz bağlantının değerlendirilmesinde yetersiz olursa, kardiyak magnetik rezonans ve bilgisayarlı tomografi alternatif tanı yöntemleridir.

AMELİYATSIZ ASD KAPATMA İŞLEMİ NASIL YAPILIR ?

Kasıktan, femoral ven yoluyla kateter ile girilerek kalbe ulaşılır ve hastaya yalnızca lokal anestezi verilerek ASD kapatılır. Eğer kalpteki delik yani ASD çapı 26 mm'nin üzerindeyse, veya etrafındaki doku 4 mm nin altında ise veya birden fazla kalpte delik varsa kasık yolla kapatmak daha da zorlaşır.

Günümüzde özellikle 20 mm üzerindeki ASD lerde kullanılması önerilen cihaz Amplatzer  Septal   occluder   (ASO)   cihazıdır. Birden fazla ASD varlığında, deliklerin çaplarının ve delikler arası mesafenin net olarak değerlendirilmesi, tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından çok önemlidir.

Bu amaçla 3-boyutlu Transözofajial Ekokardiyografi (TEE) veya kardiyak bilgisayarlı tomografi ile deliklerin yapısının değerlendirilmesi önerilir. Delikler arası mesafe 5 mm'den daha küçük ise ve delikler tek cihazla kapatılmaya uygunsa tek cihaz ile kapatma işlemi yapılabilir.

Birden fazla cihaz kullanılacak ise her iki kasık damarına kılıf yerleştirilmesi ve öncelikle küçük sonra büyük cihazın sandviç şeklinde iç içe geçirilmesi suretiyle cihazların yerleştirilmesi ve iki cihazın aynı anda serbestleştirilmesi önerilmektedir.

Ancak doktorun deneyimine ve deliklerin anatomisine bağlı olarak ayrı ayrı olarak da cihazlar yerleştirilebilmektedir. Çoklu deliklerin kapatılması işleminin deneyimli kişilerce yapılması önerilmektedir.

KOMPLİKASYONLAR YANİ ASD KAPATILIRKEN İSTENMEYEN SONUÇLAR NEDİR?

Genel olarak kasıktan ASD kapatma güvenilir ve etkin bir tedavi yöntemi olmakla beraber bazı komplikasyonlar bildirilmiştir.

Cihazın yanlış yere yerleşmesi,  kardiyak tamponad, kalp blok, cihaz embolizasyonu, tromboembolik komplikasyonlar, atriyal aritmiler, migren, görme bozuklukları ve geçici iskemik atak gibi nörolojik kompllikasyonlar ve geç dönemde kardiyak erezyon meydana gelebilir.

ASD KAPATILIRKEN KULLANILAN CİHAZLAR NELERDİR?

KALICI  CİHAZLAR

İlk işlemden günümüze kadar perkütan ASD kapatma işleminde çeşitli cihazlar kullanılmıştır. Başlıca cihazlar, STARflex, CardioSeal, Amplatzer, Helex ve son zamanlarda yaygın olarak kullanılan Figulla Occlutech' dir. Her cihazın metal yükü farklı olmakla beraber tüm cihazlarda başarılı sonuçlar bildirilmiştir.

ERİYEBİLEN CİHAZLAR

Günümüzde perkutan ASD kapatılmasında en sık ASO cihazı kullanılmaktadır. ASO ve diğer cihazlar hem büyük hem de kalıcı olmaları nedeniyle orta ve uzun dönemde bazı komplikasyonlara zemin oluşturmaktadır.

Cihazın kalp duvarları boyunca hareketi esnasında geç erezyon, aşırı metal yüke bağlı inflamasyon zemininde gelişen yeni atriyal artimiler ve yine kalıcı olmaları nedeniyle transseptal girişimi engellemesi ve bu yolla hem aritmilerin hem de mitral darlığının perkütan tedavisine engel olması nedeniyle eriyebilen (bio- degradable) cihazlara gereksinim duyulmuştur. BioSTAR ve STARflex ilk geliştirilen eriyebilen cihazlar olarak öncelikle koyunlarda ve daha sonra pediatrik hastalarda kullanılmıştır.  Yine yeni geliştirilen ve Chinese Lantern olarak adlandırılan cihazla yapılan ilk çalışmalar cihazın tamamen biodegradable olduğunu ve yaklaşık 1 ay gibi kısa bir sürede tamamen endotelize olduğunu göstermiştir.

ASD si KAPATILAN HASTALARIN TAKİBİ NASIL OLMALIDIR?

Hastalar işlem sonrası periyodik olarak 1. ay, 6. ay ve 12. ayda ekokardiyografi ve gerek görüldüğü takdirde Transözofajial Ekokardiyografi ile değerlendirilmelidir. Perkutan kapatma işlemi sonrası 6 ay boyunca antitrombositer tedavi (aspirin) verilmelidir. İlk 6 ay içinde yapılacak olan endokardit için yüksek risk teşkil eden girişimlerde antibiyotik proflaksisi önerilmektedir.

İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız   

Источник: https://www.ahmetakgul.com.tr/index.php/uzmanliklar/kalp-hastaliklari/1771-asd-atriyal-septal-defekt-ameliyatsiz-kapatma

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.