Kalpte Ritm Bozukluğu

içerik

Kalpte Ritim Bozukluğu Nedir ve Etkileri Nelerdir?

Kalpte Ritm Bozukluğu

Kalp ritim bozukluğu, kalp kaslarının olağan dışı hızlı, yavaş yahut düzenden uzak çalışmasına bağlı olarak vücutta birçok problemin ortaya çıkmasına sebep olan hastalık olarak tanımlanabilir.

Kalp Ritim Bozukluğu 

 Toplum arasında ritim bozukluğu, tıp literatüründe ise aritmi olarak ifade edilen kalp ritim bozukluğu; kalbin vücut doku ve organlarına kan pompalamasını sağlayan elektriksel iletim yollarının birçok nedenden ötürü tahribata uğrayarak kalbin, olağan dışı hızlı, yavaş yahut düzensiz atması olarak ifade edilebilir.

Dolayısıyla burada unutulmaması gereken; kalp ritim bozukluğunun yalnızca kalbin hızlı çalışması demek olmadığı, birçok durumda yavaş ya da düzensiz çalışmasıyla da ritim bozukluğunun ortaya çıkabileceğidir.

 Hastalığın erken dönemde teşhis edilmesi tedavinin geleceğini şekillendirir. Aritmi tanısı kimi durumlarda yalnızca EKG ile konulabilirken, kimi durumlarda da EKG’ ye ek olarak kan ve tiroid testleri de uygulanarak daha geniş kapsama sahip bir tetkik yapılır.

Aritmi teşhisinde kritik noktayı; bireyin ritim bozukluğu yaşadığı anda ilgili hekim kontrolüne başvurması oluşturur. Hastalığın etkisini gösterdiği dönemde çekilecek olan ve kalpteki elektriksel iletimi görüntüleyen testler, hastalığın tedavisi noktasında deyim yerindeyse hekimin elini hayli kuvvetlendirecektir.

Bu kapsamda hastalığın semptomlarına genel ifadelerle değinmek yerinde olur;

  • Kalp atışlarında bireyin rahatlıkla hissedeceği düzeyde artış ya da azalışlar. Elbette heyecan, sevinç ya da birçok duyguya bağlı olarak ortaya çıkan hızlı kalp atışları bu kapsamın dışında tutulmalıdır. Aksi takdirde hastalığın gerçek semptomlarının gözden kaçması kuvvetli bir ihtimaldir.
  • Göğüs bölgesinde baskı ve sıkışma hissiyle birlikte ortaya çıkan boyun ve sırt bölgesinde terleme, anlık baş dönmeleri de hastalığın semptomları arasında yer alır.
  • Hipotansiyon hastalığında olduğu gibi bireyin şuurunu kaybetmesi ve göz kararması olarak ifade edilen durum.

Özellikle kalp atışlarının hissedilir düzeyde değişkenlik göstermesi şüphesiz hastalığın teşhisini kolaylaştıran en önemli etmendir. 

Ritim Bozukluğu Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

 Öncelikli olarak beliritlmesi gereken; kalbin çalışma yapısını sekteye uğratacak tüm faktörlerin doğrudan ya da dolaylı bir şekilde aritmi üzerinde de etki sahibi olduğudur. Dolayısıyla, kalp sağlığı açısından gerekli olan tüm faaliyetlerin aritmi hastaları tarafından dikkatle uygulanması gerekir. 

Kalp sağlığını ve kasların çalışma yapısını yani ritmi düzenleyen faaliyetleri detaylandırmak istersek;

  • Kalbin çalışmasını etkileyecek en basit ilaçların kullanımında dahi hekim kontrolüne başvurmak. Bu ilaçların birçoğunu hastalar farkında olmadan kullanır. Örnek vermek gerekir ise; basit bir soğuk algılığı ya da geniz akıntısının ortadan kaldırılmasında kullanılan ilaçlar aritmiyi tetikleyebilir.
  • Aşırı ölçülerde çay ve kahve gibi içecekleri tüketme alışkanlığına sahip olan hastaların, vakit kaybetmeden bu tüketim maddelerini en aza indirmesi gerekir.  
  • Hastanın iş ya da özel yaşantısında karşı karşıya kaldığı stresli ortamdan mümkün ölçüde uzaklaşması, ritim bozukluğunun düzenlenmesinde etki sahibi olacaktır. Burada her ne kadar öne çıkan kavram stres olsa da, hastanın ani ve özellikle uçlarda yaşanan duygu değişimlerinde de uzak durması gerekir.
  • Doymuş yağ ve karbonhidrat oranı yoğun gıdaların tüketimini tercih eden hastaların bu gıdalar yerine günlük taze sebze, meyve ve protein içerikli besinler tüketmesi gerekir. Beslenme alışkanlığının yanında bireyin uyku düzenini de belirli standartlar üzerine kurması ve uykusuzluğun olumsuzluklarıyla karşı karşıya kalmaması gerekir.
  • Hipertansyion, kolesterol ve şeker gibi hastalıkları bünyesinde barındıranların bu hastalıkların kontrol altında tutulmasına gayret etmesi gerekir. Belirtilen hastalıkların kontrol altında tutulmasını kalpte soruna yol açan her faktörün aritmi üzerindeki olumsuz etkisi yönünden değerlendirmek gerekir.

 Bebeklerde Kalp Ritim Bozukluğu

Aritma, yalnızca yetişkin bireylerde ortaya çıkan bir hastalık değildir. Bebeğin anne karnında iken yetersiz beslenme ya da annenin kalp ritmindeki bozukluklara bağlı olarak hastalık ile karşı karşıya kalması muhtemeldir.

Bebek üzerindeki etkilerin ortadan kaldırılması adına en uygun tedavi takvimi kısa sürede belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Aksi takdirde, yetişkinlerde gösterdiği etki süresi bebekler için daha düşük olacaktır.

Anne karnındaki bebeğe düzenli aralıklarla yapılacak olan kontrollerde, aritmi hastalığı teşhis edilerek tanı koyulabilir. Dolayısıyla, hamile bireylerin doktor muayenelerini yalnızca kendi sağlıkları için değil bebeklerinin sağlıkları için de eksiksiz yaptırması gerekir.

Ritim Bozukluğu Olanların Spor Yapması

Toplumda yanlış bir algı olarak; kalp rahatsızlığı olan bireylerin spor yapamayacağı her ne kadar yerleşmiş olsa da, uzman görüşler bunun tam aksini söyler. Özellikle aritmi hastalarının hekim tavsiyelerine uyarak yapacağı spor ile kalp ritminin düzenlenmesine katkı sağlaması mümkündür. 

Burada kritik noktayı; bireyin spor yapmadan önce mutlaka hekim kontrolüne başvurması oluşturur. Aksi hale yapılan bilinçsiz spor, bireyin kalp krizi gibi ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalmasına neden olabilir.

Otoriteler tarafından aritmi hastalarının spor yapmasıyla ilgili genel görüş; günlük periyotlarla en az 15-20 dakika tempolu yürüyüş  yapılmasının faydalı olacağı yönünde birleşmiştir. Dolayısıyla, aritmi hastaları doğru fiziksel aktiviteler ile tedavinin başarı yüzdesine katkıda bulunabilir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-ritim-bozuklugu.html

Kalpte ritim bozukluğu neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Kalpte Ritm Bozukluğu

Ritim bozuklukları birçok çok faktöre bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Aniden gerçekleşen kalp krizi, önceden gerçekleşen kalp krizi sebebiyle oluşmuş kalp dokusu bozukluğu, koroner arter hastalığı, yüksek kan basıncı, diyabet, sigara ve alkol tüketimi, uyuşturucular, stres, kullanılan ilaçlar başlıca ritim bozukluğu sebeplerindendir.

Kalp Ritim Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Ritim bozuklukları bayılmalar, geçici görme kaybı, baş dönmesi, kalbin yerinden çıkacakmış hissi gibi yakınmalarla birlikte seyrediyorsa, bu çok tehli bir duruma işaret eder.

Dolayısıyla özellikle bu tür yakınmalarda zaman kaybetmeden mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurmak gerekir. Ritim bozukluğu rahatsızlıklarında, belirtiler arasında çarpıntı hissi öne çıkmaktadır.

Kalbin göğüsten çıkacakmış gibi hissettirmesi hastaların genel ifadeler arasında yer alır.

Kalp çarpıntısı genellikle aniden başlar, bazen saniyeler bazen saatler sürdükten sonra biter. Çarpıntıdan sonra en sık görülen belirtiler, baş dönmesi ve bayılma olmaktadır. Bayılmalar genellikle ciddi boyuttaki bir ritim bozukluğuna işaret etmekte ve ihmal edilmesi tehli sonuçlar doğurabilmektedir.

Atriyal fibrilasyon (kalp ritim bozukluğu) belirtileri ve tedavisi

Kimler Kalp ritim Bozukluğu için Risk Altında?

  • İlerleyen yaştakiler ve kadınlar
  • Ailesinde ritim bozukluğu olanlar,
  • Kalp damar tıkanıklığı olanlar,
  • Kalp kapak hastalığı olanlar,
  • Guatr sorunu olanlar,
  • Kansızlık sorunu olanlar,
  • Aşırı uyarıcı ilaç alımı veya çay, kahve tüketimi,
  • Sık ve fazla miktarda alkol tüketenler risk altındalar.

Kalp Ritim Bozukluğu Kimlerde Görülür?

Ritim Bozuklukları her yaş grubundan insanda görülebilmektedir. Ancak ilerleyen yaşlarda kalpte ritim bozukluklarının görülme ihtimali daha fazladır ve sahip olunan diğer kalp hastalıklarıyla ilintili olarak ortaya çıkmaktadır. Genel nüfusun %2’sinde görülen ritim bozuklukları 80 yaş ve üzeri nüfusun %10’unda görülmektedir.

Kardiyoloji nedir? Kardiyolog ne iş yapar? En önemli kardiyak hastalıklar

Kalp Ritim Bozuklukları Nasıl Teşhis Edilir?

Ritim bozuklukları ve neden meydana geldiklerini ortaya çıkartabilmek adına bazı testler uygulanmaktadır. Bunlar;

  • Elektrokardiyogram (EKG) Ritim Holter
  • Anlık ritim kaydı (Event Recorder)
  • Efor Testi
  • Ekokardiyogram
  • Kardiyak kateterizasyon
  • Elektrofizyolojik çalışma (EPS)

Kalp Ritim Bozukluklarının Tedavisi

Uygulanacak tedavi; ritim bozukluğunun çeşidine ve ciddiyetine bağlı olarak belirlenmektedir. Tedavinin ilk aşamasını, rahatsızlığının nedenini tespit etmek ve ortadan kaldırmak oluşturmaktadır. Nedeni tespit edilemiyor veya ortadan kaldırılamıyorsa tedavi yöntemlerinden en uygun olanı seçilerek uygulanmalıdır.

Kalp çarpıntısı ciddi hastalıkların belirtisi olabilir

1. İlaç Tedavisi: Antiaritmik şeklinde adlandırılan ilaçlar kalpteki düzensiz ritimleri kontrol altına almak için kullanılmaktadır. Kanın pıhtılaşmasını engelleyici ilaçlar da ritim bozukluklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

2. Elektriksel Tedavi: kalp ritmini destekleyici kalp pili ve defibrilatör tedavisi de yaygın olarak kullanılmaktadır.

3. Cerrahi Tedavi: Aritmik odağın susturulması amacıyla cerrahi operasyon uygulanabilir.

Ritim bozukluğuyla karşı karşıya kalan hastaların beslenmeleri son derece önem taşımaktadır. Bazı gıda maddeleri kalbin elektrik sisteminde tetikleyici özelliğe sahip olabilmekte ve bu gıda maddelerinin tüketilmesi ritim bozukluklarını için harekete geçirici özellik taşıyabilmektedir.

Ritim bozukluğu olan kişilerin; çay, kahve ve sigara tüketiminden kesinlikle uzak durması gerekmektedir.

Bazı durumlarda ritim bozukluğu için kullanılan bazı ilaçlar başka bir tür ritim bozukluğunun devreye girmesine neden olabilmekte, bu durumun bir hekim tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir.

Kalp ritim bozukluğu ani ölümlere neden olabilir!

Kalp sağlığını korumak için alınması gereken önlemlerin tümü ritim bozukluğuna karşı da alınabilir.

Stres ritim bozukluklarında önemli bir etken olarak öne çıktığından önüne geçilmesi, mümkünse en alt seviyeye indirilmesi kalp sağlığı açısından faydalı olacaktır.

Kilo kalbi zorlayan ve ritim bozukluklarının önünü açan bir faktördür; ideal kiloya ulaşılması ve düzenli egzersizle kalp sağlığının korunması gerekmektedir.

Kalp sağlığı için uygulanacak diyette hayvansal ve trans yağ tüketiminden kaçınmak, tuzu azaltmak ve alkolü en alt düzeye indirmek, mümkünse tamamen bırakmak gerekmektedir. Ritim bozukluğuna sahip kişilerin spor yaparken aşırı zorlayıcı olanlardan uzak durmaları, müsabakalara katılmamaları gerekmektedir.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/kalpte-ritim-bozuklugu-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi/

Ritim bozukluğu neden olur? Ritim bozukluğu nedir? Kalp ritim bozukluğu

Kalpte Ritm Bozukluğu

Her yaşta gerçekleşebilen ve çeşitli sebeplerden meydana gelen ritim bozukluğu, kalbin sağlığı ile ilgili sizlere haber veriyor olabilir.

Kalp krizi geçirmiş olanlarda ritim bozukluğunun daha sık görülebileceği belirtilirken, ritim bozuklarının kişinin soyal ve kişisel hayatını olumsuz etkilediği bilinmektedir.

Uzmanlarımıza sorara sizler için ritim bozukluğu nedir, ritim bozukluğu neden olur, ritim bozukluğu tedavi yöntemleri neler, kalpte ritim bozukluğu hangi hastalıkların habercisi gibi soruların cevaplarını aramaya çalıştık…

Viva Beyin ve Kalp Sağlığı'ndan Prof. Dr. Ali Serdar Fak, hipertansiyon, kalp yetersizliği ve kalp krizi geçirmiş olan hastalarda kalpte ritim bozukluklarının artabileceğini, hatta felç ve ani ölüm riskinin de olabileceğini belirtti.

 Kalp atımlarının hasta tarafından hissedilmesi durumu olarak tanımlanan çarpıntının çok çeşitli sebepleri olduğunu söyleyen Viva Beyin ve Kalp Sağlığı'ndan Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Serdar Fak, çarpıntının heyecan, efor ve stresle hissedilebileceğini söyledi.

Kalpte görülen ritim bozukluklarının, yani aritmilerin de çarpıntıya neden olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Fak, “Aritmiler, sürekli veya geçici olabilir. Kalbin aniden ve sebepsiz yere hızlanması, düzensiz kalp atımları veya duraklama hissi önemli ritim bozukluğunun işaretleri olabilir.

Hipertansiyon, kalp yetersizliği olan ve kalp krizi geçirmiş hastalarda rastlanan aritmiler önemlidir ve kalp yetersizliğini daha da artırabilir; hatta felç veya ani ölüm riskine işaret edebilir” diye konuştu.

Kalp ritmi bozuklukları olanlar dikkat

Bazı aritmilerde kalpte duraklamaların olabileceğini, bu sırada kişinin fenalık hissi ve bayılma yaşayabileceğini söyleyen Prof. Dr. Fak, sözlerine şöyle devam etti:

“Bazı aritmiler sırasında da kalp içinde oluşan pıhtılar beyin damarlarına giderek tıkanmaya ve felce sebep olabilir. Bazı aritmilerde ani ölümlere sebep olabilir.

Kalp krizi geçirmiş ve kalp yetersizliği olanların veya ailesinde bayılma, erken yaşta veya ani ölümler bulunanların bu tür hayati aritmiler ile daha sık karşılaşırlar.

Bu nedenle çarpıntı şikayeti olup, risk altında olanların çok dikkatli olmaları gerekiyor.”

Ayrıntılı bir muayene, Elektrokardiyografi (EKG) ve gereken kişilerde 24 saatlik EKG ritim kaydı yapılarak riskli durumların saptanabildiğini belirten Prof. Dr. Fak, “Risk altındaki kişilerde aritmilerin zamanında fark edilmesiyle ve uygun şekilde tedavi edilmesiyle bu hayati risklerin önlenmesi mümkün olur.

Tedavi aritminin çeşidine göre planlanır. Bazı aritmilerde ilaç tedavisi yeterli olurken, bazı aritmilerde aritmiye sebep olan kalp dokusu kateterle yakılabilir.

Kalbin durakladığı ve bayılmayla seyreden aritmilerde kalp pili takılması gerekir; ani ölüm tehsi taşıyan aritmilerde ise hastaya otomatik elektroşok cihazı takılması en güvenli tedavi yöntemidir” diye konuştu.

Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı ve Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu Başkanı olan Prof. Dr. Dursun Aras, kalp ritm bozukluklarının kalp yetersizliğine, inmeye ve ölüme neden olduğunu belirterek, obezite, sigara ve aşırı alkol kullanımının kalp ritim bozukluğunun en sık nedenlerinden olduğunu söyledi.

Atriyal fibrilasyon, kalbin atriyum dediğimiz kulakçıklarının ritm bozukluğudur. Kalp hızı normalde dakikada 50-100 arasında ve düzenlidir, yani atımların aralıkları eşittir. Kalbin kulakçıkları ve karıncıkları aynı hızda ve birbirini takip eden bir düzen içinde çalışırlar.

Atriyum fibrilasyonunda ise bu düzen bozuluyor. Kulakçıkların hızı dakikada 400 ve üzerine çıkarak titreşir hale geliyor. Karıncıklar ise dakikada 100 ile 200 arasında, hızlı ve aralıkları çok düzensiz olacak şekilde çalışıyor.

Hastalar karıncıkların bu düzensiz çalışmasını çarpıntı olarak hisseder.

“Atriyal fibrilasyon kalp ritim bozukluğu ileri yaşta daha sık görülüyor”

Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı ve Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu Başkanı olan Prof. Dr. Dursun Aras, atriyal fibrilasyonun özellikle ileri yaşlarda en sık görülen kalp ritim bozukluğu olduğunu vurgulayarak, “Yaş ilerledikçe sıklığı belirgin olarak artar.

Toplumun genelinde sıklığı yüzde 3 civarındadır. Bu rakam 65 yaşından sonra yüzde 9 iken, 80 yaşından sonra yüzde 10-20'ye kadar yükselir.

Gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda ortalama yaşın artması ile her geçen yıl atriyal fibrilasyonun sıklığı artmaktadır ve en önemli toplum sağlığı sorunlarından biri haline gelmiştir” dedi.

Prof. Dr.

Aras, atriyal fibrilasyon bulunan hastaların ölüm riskinin 2 kat, kalp yetersizliği riskinin 3 kat, ve en önemlisi felç riskinin ise 5 kat fazla olduğunu belirterek, “Kalbin kulakçıkları normal kasılma ve kanı ileriye atma fonksiyonunu kaybettiği için, kulakçıklar içinde kan pıhtıları oluşur.

Bu pıhtılardan kopan parçalar dolaşıma katılarak beyin damarlarının tıkanmasına ve inmeye neden olabilirler. Bu durumda oluşan inmeler diğer inmelere göre daha fazla ölümcül ve daha fazla sakat bırakıcı seyrederler. İleri yaşlardaki inmelerin yaklaşık üçte birinden bu ritim bozukluğu sorumludur.

Yine bütün araştırmalara rağmen sebebi bulunamayan inmelerin beşte birinin altından bu hastalık çıkmaktadır. Ayrıca hastaların önemli bir kısmında bu hastalık nedeni ile tekrarlayan hastaneye yatışlar olur, yaşam kalitesi kötüleşir ve zihinsel fonksiyonlar olumsuz etkilenir” şeklinde konuştu.

“Obezite, sigara ve aşırı alkol kullanmak kalp ritm bozukluğunun en sık nedenlerinden”

Prof. Dr.

Dursun Aras, yaşın artması ile birlikte ritm bozukluğuna zemin hazırlayan hastalıkların da arttığını kaydederek, “Hipertansiyon, kalp yetersizliği, şeker hastalığı, koroner arter hastalığı, kalp kapak hastalıkları, akciğer hastalıkları, obezite, sigara ve aşırı alkol kullanmak en sık nedenlerdir. Ayrıca tiroid bezi hastalıkları, uyku apnesi ve böbrek yetmezliği olan hastalarda da sık görülür. Nadiren hiçbir hastalık olmadan da tek başına bu ritm bozukluğu olabilir” diye konuştu. “Kalp ritm bozukluğunun en sık belirtisi çarpıntı”
Prof. Dr.

Dursun Aras, kalp ritim bozukluğunda hastaların genellikle hızlı ve düzensiz kalp atışlarından şikayet ettiklerini vurgulayarak, “Nefes darlığı, çabuk yorulma, göğüs ağrısı eşlik edebilir. Bu ritim bozukluğu hastaların bir kısmında birkaç saat veya birkaç gün devam edip normale döner ve zaman zaman tekrarlar.

Bu nedenle şikayetler de bazen olur ve bazen düzelir. Hastaların bir kısmı özellikle yaşlılar hiç rahatsızlık hissetmeyebilirler. Ama ritim bozukluğunun oluşturduğu riskler şikayetsiz olan bu hastalarda da aynen söz konusudur.

Bazen ilk bulgu beyin damarlarındaki tıkanıklığa bağlı olarak inme, kalıcı bir felç, geçici görme, konuşma bozukluğu veya kuvvet kaybı olabilir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Dursun Aras, şikayeti olan veya risk grubundaki hastaların doktor muayeneleri gerektiğini ifade ederek, Hastanın hikayesi ve fizik muayenesi önemli ipuçları verir.

Tanıda en önemli yöntem elektrokardiyografi yani EKG'dir. Ritm bozukluğu varken EKG ile tanı koymak çok kolaydır. Ancak hastaların bir kısmında ritm bozukluğu dönem dönem olduğu için aradaki normal dönemlerde EKG de normal görünecektir.

Bu durumlarda hastaların göğsüne yapıştırılan elektrodlar ile 24 saat veya daha uzun süre EKG kaydı yapabilen Holter gibi uzun süreli ritm takip yöntemleri kullanılabilir. Bu ritim bozukluğuna neden olacak hastalıkların tanısı ve ritim bozukluğunun kalbe etkisinin değerlendirilmesi için ekokardiyografi yani kalp ultrasonografisi gerekir. Ayrıca kan şekeri, böbrek, karaciğer, tiroid fonksiyonları için kan tetkikleri yapılmalıdır” diye konuştu.

Tedavinin birbirini tamamlayan iki kısımdan oluştuğunu vurgulayan Prof. Dr. Dursun Aras, “Birincisi kalp hızının ve ritminin kontrol edilmesidir. Kalp hızı genellikle çok hızlıdır ve yavaşlatmak için ilaçlar verilir.

Bununla birlikte ritim bozukluğu devam eden ve normal ritme döndürülmek istenen hastalarda ritim düzenleyici ilaçlar (antiaritmikler) verilebilir. Bazen göğüse elektrik şoku uygulanarak ritim düzeltilir.

Bazen de ilaçlara rağmen ritim bozukluğu ve şikayetleri devam eden hastalarda ablasyon ile ritim normale çevrilir ve tekrarlaması önlenebilir.

Ablasyon işlemi koroner anjiografide olduğu gibi kasıktaki damarlardan kalbe ulaşılarak özel elektrod kateterler ile ritim bozukluğundan sorumlu odakların yakılması veya dondurulması işlemidir. Ablasyon işlemi aritmi konusunda uzmanlaşmış elektrofizyoloji uzmanı kardiyologlar tarafından yapılmaktadır. Ülkemizde bu konuda oldukça tecrübeli ve başarılı doktorlar ve merkezler bulunmaktadır” dedi.

“Ritim bozukluğunda en sık yapılan hata, inme önleyici olarak aspirinin kullanılması”

Prof. Dursun Aras, tedavinin ikinci ve belki de daha önemli kısmının ise beyin damarlarının pıhtı ile tıkanmasının, dolayısıyla inmelerin önlenmesi olduğunu ifade ederek, “65 yaşın üstünde olmak, daha önce geçirilmiş bir inme olması, hipertansiyon, şeker hastalığı ve kalp yetersizliği inme için en önemli risk faktörleridir.

Bunlardan birinin veya birkaçının olması durumunda, ciddi bir sakıncası olmadığı sürece pıhtı önleyici ya da kan sulandırıcı olarak bilinen ilaçlar (antikoagülanlar) kullanılmalıdır. Bu ilaçların hepsi ülkemizde mevcuttur.

Hastalar ve belki kısmen doktorlar tarafından da en sık yapılan hata inme önleyici tedavi olarak aspirin kullanılmasıdır. Aspirinin atriyal fibrilasyonda inme önlemedeki etkisi yetersizdir ve pıhtı önleyici tedavinin yerine geçmez.

Maalesef halen Ülkemizde de pek çok ülkede olduğu gibi atriyal fibrilasyonda inme önlenmesi için pıhtı önleyici tedavilerin kullanımı gereken oranların çok altındadır ve halen korumadığı halde aspirinin yanlış kullanımı fazladır.

Bu nedenle Ülkemizde ve bütün dünyada ölümlerin ve sakat kalmaların en önemli nedenlerinden biri olan inme ile mücadele yetersiz kalmaktadır. Gerekli hastalarda etkili ve doğru bir pıhtı önleyici tedavi ile inmelerin \%70-80'i önlenebilmektedir.

Bu alanda hasta, doktor ve sağlık çalışanlarının daha fazla bilgi ve ilgisine ihtiyacımız vardır. Şu noktayı tekrar tekrar vurgulamak gerekir; inme en önemli ölüm nedenlerinden biridir ve atriyal fibrilasyona bağlı inmelerin büyük kısmı doğru tedavi ile önlenebilir. Bu tedavi kardiyoloji, kalp damar cerrahisi, iç hastalıkları, geriatri ve nöroloji uzmanları tarafından her yerde kolaylıkla uygulanılabilen bir tedavidir” şeklinde konuştu.

“Hayatınızın ritmi için kalb ritmini koruyun”

Prof. Dr.

Dursun Aras, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin bütün dünyada ölüm nedenlerinin en başında geldiğini dile getirerek, “Bunun önüne geçmek için daha işin başında yani sağlıklı iken gayret göstermek şarttır. Sağlıklı beslenmek, yeterince hareket etmek ve egzersiz yapmak, sigara ve kötü alışkanlıkları bırakmak herkesin yapması gereken temel önlemlerdir. Hipertansiyon, şeker hastalığı ve şişmanlık ile daha etkili mücadele edilmelidir.

Bunları yaparken hastaların da daha aktif, istekli ve katılımcı olmaları gereklidir” diye konuştu.
 

Источник: https://www.iha.com.tr/haber-ritim-bozuklugu-neden-olur-ritim-bozuklugu-nedir-kalp-ritim-bozuklugu-701483/

Kalp Ritim Bozukluğu (Aritmi) Belirtileri Nelerdir?

Kalpte Ritm Bozukluğu

Kalpte ritim bozukluğu olarak da bilinen aritmi, kalbin düzensiz çalışmasına verilen addır. Dakikada ortalama 60-100 arası kalp atış sayısının üstündeki veya altındaki oranlar ritm bozukluğu olduğunu gösterir. Kalpteki düzensizlik; atım hızı ya da aralığında değişim veya her ikisiyle beraber oluşabilir.

Kalbin hızı, bir dakika içindeki atım sayısına göre belirlenir. Yetişkinlerdeki normal değerler 60-100 arası, yeni doğan bir çocuk içinse bu değerler 100 ile 140 arasındadır.

Bradikardi kalbin atım sayısının 60’ın altında olması, taşikardi ise 100’ün üstünde atması durumudur.

Aritmi Nasıl Oluşur?

Kalbin içinde uyarı üreten sinüs düğümü adlı bir merkez vardır. Kalp normal de atsa, bradikardik veya taşikardik de atsa ilk elektrik uyarısı bu noktadan çıkar. Bu noktadan uyarı çıkmayıp kalp içerisinde başka noktalardan elektrik uyarısı çıkması halinde aritmi sözkonusu olur.

Taşikardi, herhangi bir hastalığa ya da nedene bağlı olarak görülebileceği gibi, doğrudan sadece kalple ilgili olarak da oluşabilir.

Vücudun kan ve oksijen ihtiyacının arttığı egzersiz durumunda, yine kan ve oksijen ihtiyacını arttıran korku, kansızlık, ateş, troid bezinin aşırı çalışması gibi durumlarda kalp  hızlanır ve fizyolojik bir taşikardi ortaya çıkar.

Doğrudan kalple ilgili olarak görülen taşikardiler genellikle kalp rahatsızlıklarıyla ilgilidirler. Kalpten kaynaklanan ritm bozuklukları, kalbin kulakçıklarından ve karıncıklarından kaynaklanan aritmileri olarak 2’ye ayrılır.

Kalbin karıncıklarından kaynaklanan aritmiler genellikle  daha tehlidir. Taşikardi 30 saniyeden fazla sürüyorsa kendiliğinden düzelse bile sürekli taşikardi, 30 saniyeden kısa sürüyor ve arada normale dönüyorsa süreksiz taşikardi olarak adlandırılır.

Kalp Ritim Bozukluğunun Nedenleri

• Kalp içi elektriksel uyarı oluşturan ve ileten yapılarda ya da kalp kasında bozukluk olması ritim bozukluklarına yol açar. Doğuştan gelen ritim bozukluklarının yanı sıra, diğer kalp rahatsızlıklarının olması durumunda da kalpte ritim bozukluğuna görülebilir.

• Aritmi her yaşta ortyaya çıkabilir. Gençlerde görülmesinin sebebi sigara, alkol tüketim ,aşırı oranda çay kahve sağlıksız beslenme, yorgunluk, uykusuzluk gibi etkenlerdir.

Orta ve ileri yaşlarda ise fonksiyonel ya da organik bir yapı bozukluğu gibi nedenler sözkonusu olabilir. Uzun yıllar devam eden yüksek tansiyon kalbin işlevini yerine getirememesine neden olur.

Kalp kası kalınlaşma başlar ve organik bir sorun meydana gelir. Bu da aritmiye sebebiyet verebilir.

• Kalp krizinden sonra oluşan hasarlar, tiroid hormonlarıyla ilgili ilaçların bilinçsiz kullanımı, aşırı oranda potasyum alımı, elektrolitleri aşırı oranda boşaltan ilaçlar, kansızlık, hiper tiroidi, hipotiriodi aritmeye yol açabilir.

Kalp Ritim Bozukluğu Belirtileri

• Çarpıntı, bayılma, yorgunluk, sıkışma hissi, göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler görülür. Aritmide görülen yakınmaların şiddeti rahatsızlığın şiddetine göre değişir.

• Aritmi kaynaklı dolaşım bozukluğu bütün sistem ve organları etkiler. Beyin, böbrek ve kaslar en çok etkilenen organlardır.

• Ritim bozuklukları hafif şekilde olabileceği gibi, felç ya da kalp yetersizliği gibi önemli sağlık sorunlarına sebep olabilecek derecede de görülebilir. Bazen hastanın aniden yaşamını yitirmesine bile yol açabilir. Kalp çok yüksek hızda, bir anda dakikada 500-600 gibi bir atışla çalışmaya başlar ya da aşırı duraklamaya giderse beyin beslenemeyeceği için hasta kaybedilir.

Nasıl Teşhis Edilir?

• Belirtilerin olduğu sırada çekilen Elektrokardiyografi (EKG), kalbin elektrik aktivitesiyle ilgili çok önemli bilgiler sağlar. Yalnızca 10-15 saniyelik bir kayıt süresini gösterdiği için kısa süreli ve seyrek olan aritmileri EKG ile saptamak zordur.

• 24-48 saat süresince ritim kaydı yapabilen ve hasta üzerine elektrotlar aracılığıyla takılabilen holter cihazları, aritminin teşhisinde önemli rol oynar.

Cihaz takılıyken aritmi olursa teşhis konulabilir aksi takdirde sonuç normal çıkar.

Fakat holter cihazı takılıyken hasta palpitasyon denilen çarpıntıyı hissetmiş ama o sırada kalp ritmi normal çıkmışsa, hastada aritmi tespit edilmemiş olur ve bu da sorunun psikolojik kaynaklı olduğunu gösterir.

• Ultrasonik ses dalgalarıyla, kalbin değişik yapılarını inceleme olanağı sağlayan ekokardiyografi ile kalp fonksiyonları ve anatomisi hakkında ayrıntılı bilgiler elde edilir.

• Kalbin elektriki aktivitesinin kalbin içerisinden kaydedilmesine dayalı bir uygulma olan elektrofizyolojik çalışma ile aritminin mekanizması ve bu mekanizmaya katkıda bulunan anatomik özellikler tespit edilebilir. Elektrofizyolojik tetkikte aritminin tam kaynağını ve yapısını tespit etmek amacıyla kontrollü elektriksel uyarılar kullanılır.

Kalp Ritim Bozukluğu Tedavisi Nasıl Olur?

• Aritminin tedavisi nedene göre değişir.

nedene bağlı tedavi koroner arter hastalığı, miyokardit, kalp yetersizliği gibi kardiyak rahatsızlıkların tedavisi, tiroid hastalıkları ve elektrolit dengesizlikleri gibi sorunların giderilmesini kapsar.

Semptoma yönelik tedavi ise genel önlemler ve antiaritmit tedaviyi kapsar. Antiaritmik tedavi ise ilaç, geçici ya da kalıcı pil implantasyonu, elektriki kardiyoversiyon, kateter ablasyonu ve kalp cerrahisini içerir.

• Kalbi aşırı derecede yavaş çalışması halinde kalp pili takılır. Kalp pilleri genellikle bayılma, göz kararması ve baş dönmesi gibi durumlar söz konusu olduğunda başvurulur. Kalp pilleri kalp atım hızının yavaşlamasını engelleyerek bu tür şikayetleri ortadan kaldırır.

• Kalbin ataklar halinde aniden çok hızlı çalışması durumunda  ritm düzenleyici ilaçlar, ablasyon ve elektroşok yapan özel cihazlar (ICD, defibrilatör) takılması gibi yöntemlere başvurulur.

Elektroşok cihazları (ICD), ventriküler fibrilasyon ya da ventriküler taşikardinin tedavisinde kullanılır.

Ablasyon tedavisinde kalbin içine ilerletilen ince teller ve özel bilgisayarlar aracılığıyla kalbin elektriksel haritası çıkarılarak ritm bozukluğuna yol açan alanlar tespit edilir ve bu alanın özel kateterlerle ısıtılması sorunun ortadan kalkmasını sağlar.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/kalp-ritim-bozuklugu-belirtileri

Çarpıntı hissi ve bayılma kalp ritim bozukluğu işareti

Kalpte Ritm Bozukluğu

Koç Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Remzi Karaoğuz kalp ritim bozuklukları hakkında bilgiler verdi.

Kalbin, doğal uyarı çıkış merkezi olan sinüs düğümü tarafından yönetilen bir çalışma düzeni vardır. Bazı çevresel faktörler, kullanılan ilaçlar, vücudumuzdaki hormonlar, sempatik sinir sistemi gibi değişik mekanizmalar da kalp hızını etkiler. Erişkin bir kişide dinlenirken kalp hızının dakikada 60 ile 100 arasında olması normal kabul edilmektedir.

Kalp ritim bozuklukları, sinüs düğümünden çıkan uyarı sayısının veya düzeninin değişmesine veya kalbin değişik bölgelerinden hızlı veya düzensiz uyarıların çıkmasına bağlı olarak oluşur.

Ritim bozuklukları çıkış yerine göre kulakçık veya karıncık aritmileri, hızına göre taşikardi (kalp atım hızının dakikada 100’ün üstünde olması) ve bradikardi (kalp atım hızının dakikada 60’ın altında olması) olarak sınıflandırılabilir.

Bazı ritim bozuklukları kalp fonksiyonu normal olan kişilerde ortaya çıkabilir, önemli bir belirti yapmadan, kendiliğinden veya tedavi ile kısa sürede düzelir. Bunlara örnek olarak sinüs taşikardisini, kulakçık veya karıncıktan çıkan seyrek ekstra atımları gösterebiliriz.

Bazı ritim bozuklukları ise kalp hastalığının bir belirtisi olarak ortaya çıkar, çarpıntı, tansiyon düşmesi, nefes darlığı ve bayılma gibi önemli belirtilere yol açar. Bu tür ritim bozukluklarının teşhis ve tedavisi, komplikasyonları önleyerek, kişinin yaşam kalitesini ve süresini uzatır.

Kalp hızının yavaşlaması (Bradikardi) nedir?

Hepimizde kalbin doğal uyarı çıkış merkezi olan sinüs düğümünün fonksiyonu normalse, kalp hızı dinlenme halinde dakikada 60 ile 100 arasında değişir. Sinüs düğümünden dakikada 60 dan az uyarı çıkması sinüzal bradikardi olarak isimlendirilmektedir.

Sinüs hızının çok yavaş olduğu durumlarda ise baş dönmesi, halsizlik, yürürken çabuk yorulma gibi belirtiler ortaya çıkar. Bayılma atakları nadirdir. Ciddi sinüs yavaşlamasının en önemli nedeni hasta sinüs sendromu olarak isimlendirilen bir bozukluktur.

Kalp hızının ciddi derecede yavaşlamasına neden olan bir diğer neden atriyoventriküler blok’lardır. Özellikle 2. ve 3. derece atriyoventriküler bloklarda sinüs düğümünden çıkan uyarıların bir kısmı bazen de hepsi karıncıklara ulaşamaz.

Eğer başka bir merkezden karıncıklar düzenli bir şekilde uyarılmazsa kalp hızı ciddi derecede yavaşlar. Atriyoventriküler blok gelişen hastalarda ani gelişen bayılmalara ve düşme sonucu yaralanmalara sık olarak rastlanır.

Kalp hızını yavaşlatan her iki durumda da düzeltilebilir veya geçici bir neden saptanamazsa kalıcı kalp pili takılması gerekebilir. Kalp pili takılması kateter laboratuvarlarında, genellikle lokal anestezi altında kardiyologlar tarafından gerçekleştirilmektedir.

Pil cilt altına hazırlanan küçük bir cebe, elektrodlar köprücük kemiği yakınındaki venler yoluyla sağ karıncık ve gereken durumlarda sağ kulakçığa yerleştirilir. Kalp pillerinde hız dâhil birçok parametre programlanabilmektedir.

Böylece kalp hızı düştüğünde bataryadan çıkan elektrik sinyalleri elektrotlar tarafından kalp kasına iletilir ve programlanan hızda kasılmasını sağlayarak kalbin normal kan atma görevini sürdürmesi sağlanır.

Kalbin hızlı atması (Taşikardi) nedir?

Taşikardiler kulakçık ve karıncık taşikardileri olarak iki grupta toplanabilir. Kulakçık kaynaklı taşikardiler genellikle nöbetler halinde gelen, kalp hızının dakikada 130 ile 250 arasında değiştiği ritim bozukluklarıdır. Toplumda görülme sıklığı yaklaşık olarak 1000 kişide 2 olarak bilinmektedir.

Kalp hızına bağlı olarak çarpıntı, baş dönmesi, nefes almada güçlük, göğüste baskı hissi ve daha seyrek olarak bayılma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu çarpıntıların önemli bir kısmı kalbin diğer yapılarında bozukluk olmadan ortaya çıkmakta ve tedaviye çok iyi cevap vermektedir.

Çarpıntı atakları sırasında karotis masajı gibi parasempatik aktiviteyi arttıran bazı manevralar çarpıntıyı durdurabilir. Cevap alınamayan hastalarda antiaritmik ilaçlar kullanılmaktadır. Bu çarpıntılar genellikle tekrarlayıcı karakterdedir.

Nükslerin önlenmesi için çarpıntıyı tetikleyen faktörlerden kaçınılması ve uzun süreli ilaç tedavileri yapılabilir. Bir diğer tedavi yöntemi ise kateter ablasyonudur. Kateter ablasyonu bu grup hastalarda oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Tecrübeli merkezlerde işlemin komplikasyon riski düşük, başarı oranı ise oldukça yüksektir.

İşlem sonrası çarpıntıların tekrarlama riski de yüzde 1-2 civarındadır. Çarpıntı sorunlarından müzdarip iseniz kalp çarpıntısının nedenleri yazımıza göz atabilirsiniz.

Karıncık kaynaklı (ventriküler ) taşikardi ve ventriküler fibrilasyon yaşamı tehdit eden çok ciddi aritmilerdir. Yetişkinlerde en önemli nedenleri koroner arter hastalıkları, miyokart infarktüsü ve kalp kası bozukluklarıdır.

Bu ritim bozuklukları, ani kalp durmasına, dolaşım ve solunum fonksiyonlarının bozulmasına ve bilinç kaybına neden olur. Bu durumda mümkün olan en kısa sürede, kalp masajı ve suni solunumla kardiyopulmoner canlandırma ve defibrilatör adı verilen cihazla elektrik şok uygulaması gerekir.

Ani kalp durmasına neden olan ciddi karıncık ritim bozukluklarının büyük kısmı hastane dışında meydana gelmektedir.

Havaalanı, kütüphane, stadyum gibi toplu yaşam alanlarına kalp ritmini düzeltici cihazlar ( otomotik eksternal defibrilatörler) yerleştirilmesi ve eğitilmiş personellerle bu cihazların kullanılması, ciddi ritim bozukluklarını erken dönemde tedavi ederek ölüm oranlarını düşürecektir.

Bu gruptaki hastalara özel olarak geliştirilmiş cihaz tedavisi uygulanmaktadır. İmplante edilen kardiyovartör ve defibrilatör adı verilen cihazlar kalp piline benzer şekilde vücuda yerleştirilmektedir.

Bu cihazlar ciddi ritim bozukluklarını algılayarak kısa sürede elektrikli tedavilerle düzeltmektedir. Bu grupta uygulanabilecek diğer tedaviler ilaçlar ve kateter ablasyonudur.

Toplumsal açıdan baktığımızda ise koroner arter hastalıkları risk faktörlerinin azaltılması, kalp krizlerini ve buna bağlı olarak ciddi karıncık ritim bozukluklarını azaltacaktır.

Atriyal fibrilasyon ve inmeden (felç) korunma

Atriyal fibrilasyon kulakçıkların en önemli ritim bozukluğudur. Genel popülasyonun %1 ile 2 ‘sini ilgilendiren bir aritmidir. Atriyal fibrilasyon kaotik elektriksel sinyaller nedeniyle kalbin kulakçıklarının normal kasılmasını bozarak titreşmesine neden olur.

Ataklar halinde ortaya çıkabileceği gibi, devamlı bir şekilde de görülebilir. Atriyal fibrilasyon sırasında kan kulakçıklarda göllenerek pıhtı oluşturabilir. Burada oluşan pıhtıların parçalanması ve kopan pıhtı parçalarının dolaşıma katılmasıyla en ciddi sonuç olan inme ortaya çıkabilir.

Dolayısıyla; inmeden koruma atriyal fibrilasyon tedavisinin temelini oluşturur. İlk seçenek antikoagülan (kan sulandırıcılar) ilaçların kullanılmasıdır. Kan sulandırıcı olarak uzun yıllar vitamin K antagonistleri tek seçenekti.

Vitamin K antagonistleri kanın pıhtılaşmasında rol oynayan bazı faktörlerin üretimine engel olarak etkisini göstermektedir. Bazı besinler ve ilaçlarla beraber kullanılması durumunda kumadinin etkisi artabilir veya azalabilir.

İlacın etkili dozu kişiden kişiye değişir, bu nedenle periyodik olarak kan testi yapılarak, dozu doktor tarafından ayarlanmalıdır. Son yıllarda kullanıma giren diğer kan sulandırıcı ilaçlar; direkt trombin inhibitörleri pıhtı oluşumunda yer alan enzimlerden trombinin baskılanması ile pıhtılaşmaya engel olurlar.

Pradaxa (Dabigatran) bir direkt trombin inhibitörüdür. Faktör Xa inhibitörleri, pıhtı oluşumunda yer alan faktör Xa enzimini baskılayarak pıhtılaşmaya engel olurlar. Xarelto (Rivaroksaban), Eliquis (Apiksaban) ve Lixiana (edoksaban) faktör Xa inhibitörleridir.

Atriyal fibrilasyonlu ve pıhtı gelişme riski yüksek olan hastalarda tüm antikoagülanlar inme riskini anlamlı olarak azaltır. Diğer yandan, bu ilaçların, özellikle riskli olan bazı gruplarda, kanama yapabileceği bilinmelidir. Bu nedenle, ilaçları kullanan kişiler, kontrollerini düzenli olarak yaptırmalıdır. İlaç dozlarının değiştirilmesi veya gerekli durumlarda kesilmesi mutlaka doktor bilgisi dâhilinde yapılmalıdır.

Atriyal fibrilasyonlu kişilerde çarpıntı, halsizlik, yorgunluk ve nefes darlığı görülebilecek diğer belirtilerdir.

Hastanın durumuna göre uygulanabilecek tedaviler kalp hızının yavaşlatılması ve ritmin düzeltilmesi için antiaritmik ilaçlar, kontrollü şok uygulaması (kardiyoversiyon), kateter ablasyonu (ritim bozukluğuna neden olan odakların ısıtma veya soğutma ile tahrip edilmesi), bazı durumlarda kalp pili uygulamaları ve bazı cerrahi girişimlerdir. Ayrıca atriyal fibrilasyonlu tüm hastalarda şişmanlık, hipertansiyon, tiroid hastalıkları, diyabetes mellitus ve uyku apnesi gibi risk faktörlerinin araştırılması, varsa tetikleyici faktörlerin düzeltilmesi gerekir.

KALBİNİZDE ÇARPINTI VARSA DİKKAT!

Kalp ritim bozukluğunun teşhisi nasıl konulur?

Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Enis Oğuz, kalp ritim bozukluğunun belirtilerini anlattı.

Kalp ritim bozukluğunda en önemli tanı aracının, ritim bozukluğu anında çekilen elektrokardiyografi (EKG) olduğu belirtiliyor. Ritim bozukluğu sıklıkla ataklar halinde meydana geliyor. Eğer bu ataklar kısa sürüyorsa o anda EKG çekilmesi mümkün olmayabiliyor.

Bu durumda ritim bozukluğu anı, Holter (olay kayıt edici) gibi uzun süre kalp ritmini kayıt eden ve hastanın yanında taşıyabildiği elektronik cihazlarla yakalanmaya çalışılıyor.

Tanı koymanın bu şekilde de mümkün olmaması halinde, elektrofizyolojik çalışma ile koroner anjiyografiyebenzer girişimsel müdahalede bulunuluyor.

İhmal inme nedeni

Kalp – damar hastalarının büyük bölümünde, değişik tür ve ağırlıkta ritim bozuklukları oluyor. Bazı türlerinin hayati önemi yokken bazıları ani ölümle sonuçlanabiliyor. “Atriyal fibrilasyon” denen ritim bozukluğuna bağlı felç riski de önemli sonuçlar arasında görülüyor.

Eğer bu bozukluk zamanında fark edilmez ve kan sulandırıcı ilaca başlanmazsa kalp içinde pıhtı oluşup, bir damarı tıkıyor ve inme nedeni olabiliyor. Bunun dışında tedavi edilmeyen kalp ritim bozuklukları bayılmaya da yol açabiliyor.

Kalbin hızlı attığı ritim bozukluklarında kalp hızının günlerce yüksek seyretmesi, kalp yetersizliği gelişmesiyle sonuçlanabiliyor.

Kalp krizi geçirmiş ve kalbin kasılma gücü ileri derecede azalmış hastalarda 2 yıl içinde hayati ritim bozukluğu görülme oranının yüzde 15, atriyal fibrilasyon denen ritim bozukluğu görülme oranının ise yüzde 2 olduğu belirtiliyor.

Kalbiniz normalden hızlı atıyorsa…

Kalbin normalden hızlı atması, “Taşikardi” olarak isimlendirilse de taşikardiler her zaman ritim bozukluğu ile birlikte olmayabiliyor. Bazen psikolojik nedenler ve yaşam tarzı da kalp atımını hızlandırabiliyor. Taşikardinin bazı türleri hayati risk taşıyor. Risk, taşikardiye neden olan kalp hastalığına bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Kalbiniz normalden yavaş atıyorsa…

Kalp hızında azalma ile birlikte olan ritim bozukluklarına, “bradikardi” deniyor. Bu sorun genel olarak hayati soruna yol açmayıp, baş dönmesi, göz kararması atakları, bayılma, çabuk yorulma gibi belirtiler veriyor. Bayılma gibi ciddi olaylarla sonuçlanan durumlarda tedavi şeklinin kalıcı kalp pili takılması olduğu belirtiliyor.

Kalp ritim bozukluğunun belirtileri nelerdir?

Kalp ritim bozukluğu sık rastlanan ve hayati riskler içeren bir sağlık sorunu. En önemli belirtileri; çarpıntı hissi, göz kararması ve bayılma. Belirti vermeden de ilerleyebilmesi ise dikkatli olunmasını gerektiren bir başka özelliği…

  • Bayılma
  • Çarpıntı hissi
  • Ataklar halinde baş dönmesi, göz kararması
  • Çabuk yorulma (Daha az sıklıkta görülen bir belirtidir)

Not: Kalp ritim bozukluğunun hiçbir belirti vermeden de oluşabileceğinin unutulmaması gerekiyor.

Kalp ritim bozukluğunun nedenleri nelerdir?

  • Yapısal kalp hastalıkları (Kalp-damar hastalıkları, kalp kapak ve kalp kası hastalıkları, kalp yetersizliği vb)
  • Hipertansiyon
  • Diyabet
  • Tiroid
  • Kalbin elektrik ileti sisteminde bozukluk yaratan hastalıklar (Brugada Sendromu, Uzun QT sendromu, WPW sendromu vb)

Not: Ritim bozukluğu kişide hiçbir hastalık olmadan da meydana gelebiliyor.

Kalbiniz için unutmanız gereken 10 yanlış

+10Halk arasında hızla yayılan hatalı ve eksik bilgiler de, yanlış yönlendirmeye sebep olarak hastalıklara davetiye çıkarıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Azmi Özler, kalp sağlığı konusunda yanlış bilinenler hakkında bilgi verdi.Yanlış 1: Ailemde kalp hastalığı yok bende de olmazKalp hastalıklarında genetik geçiş önemli bir nedendir; ama sadece genetik geçiş kalp hastalığına neden olmamaktadır. Aile öyküsü olumsuz olmasına rağmen egzersiz yapan, iyi beslenen, sigara içmeyen kişilerde kalp hastalığı görülmezken; genetik geçişi iyi olan kişilerin düzensiz ve sağlıksız yaşam biçimlerini benimsemesiyle kalp damar hastalığına yakalanma riskleri daha fazla olmaktadır.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1001207-kalp-ritim-bozuklugu-nedir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть