Kan Tahlilleri Neyi Gösterir?

Kan ve İdrar Tahlili Kısaltmaları Ne Anlama Geliyor 2018-2019

Kan Tahlilleri Neyi Gösterir?

Hemogram: Tam kan sayımı anlamına gelmektedir.
RBC:
 Kırmızı kan hücrelerinde bulunan eritrosit/alyuvar miktarıdır. Bunlar oksijen taşıyan hücrelerdir.
HGB: Hemoglobin. Kanda bulunan toplam hemoglobin miktarını göstermektedir. Kanda varolan oksijenle birleşmiş alyuvarlardır.
HCT: Hematokrit.

 Kandaki hemoglobin ve eritrosit miktarını gösterir.
PLT: Platelets, yani trombosit sayısı. Pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri gösterir. Demir eksikliği anemisi ve akut enfeksiyonlarında trombosit sayısına bakılır.
MPV: Kanda bulunan trombositlerin ortalama büyüklüğünü gösterir.

PDW: Kandaki trombositlerin dağılım genişliğini gösterir.
MCV: Oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin ortalama büyüklüğüdür. Tam kan sayımında önemli olan bir bulgudur.
MCH: Kırmızı kan hücrelerindeki (yani eritrositlerdeki) toplam hemoglobin miktarını gösterir.

MCHC: Eritrosit hemoglobin konsantrasyonunun yüzde olarak ifadesidir.
RDW: Eritrositlerin dağılımı genişliğini gösterir.
WBC: Beyaz kan hücrelerinin lökosit sayısı.Beyazküreler yanı akyuvarlarımızın sayısını belli eder. Vücudun savunmasında ve bağışıklığında görevlidir.
CRP: C Reaktif Protein.

 Normalde insan vücudunda düşük değerlerde bulunan bir proteindir.
PNL: Nötrofiller. Bakteryel enfeksiyonların arttığı durumlarda yükselir.
NE%: Nötrofil yüzdesi. Bu hücrenin ana işlevi, vücuda zararlı olan yabancı materyalleri bulmak ve tahrip etmektir.
LY%: Lenfosit yüzdesi.

Bu hücreleri bağışıklık yanıtının humoral kısmını oluştururlar. Viral enfeksiyonlarda ve bazı kronik hastalıklarda düşer.
MO%: Monosit yüzdesi. Bu hücreler fagositoz yapma yeteneğindedir ve lenfositlerle direkt veya indirekt yoldan bağışıklık sisteminin regulasyonunda önemli rol oynarlar.
EO%: Eozinofil Yüzdesi.

 Yabancı maddeleri yok etme görevinde olan hücrelerin yüzdesini gösterir. Alerji ve parazitik hastalıklarda bakılır.
BA%: Bazofil Yüzdesi. Bazofillerin de fagositoz yeteneği vardır ama asıl fonksiyonunu, çeşitli maddeler salgılayarak gösterir.

İdrar Tahlili Kisaltmaları Ne Anlama Geliyor

PRO: Protein. Genellikle hamilelerde görülür. Normalde sık rastlanmaz.
GLU: 
Glikoz. Negatif çıkması beklenir. Kanda aşırı derecede glikoz artarsa idrarda da çıkması beklenir.
Sg:
 Dansite (Yoğunluk). Referans aralığı 1.010 ile 1.020 arasındadır.

pH: Referans aralığı 4.8–7.4 arasında olmalıdır. Ortalama pH 6 olarak kabul edilebilir.
LEU: Lökosit. İdrarda lökoside rastlanması patolojik etki olduğunu gösterir.
NIT: Nitrit. İdrarda nitrit bulunması nitrit üreten bakterilerin varlığını gösterir.
KET: Keton.

 Genellikle aç kişilerde ortaya çıkar. Hasta ne kadar aç ise keton o kadar yüksektir.
UBG: Ürobilinojen Değeri
BIL: Bilirubin. Ölü kan hücrelerinin karaciğer ve safra kesesi aracılığıyla atılımını gösterir. Normalde idrarda bulunmaz. Sarılık gibi durumlarda ortaya çıkar.
ERY: Eritrosit.

 İdrarda kan olduğunu gösterir.

Biyokimya Tahlili Kısaltmaları Ne Anlama Geliyor

CA: Kalsiyum. Endokrin ve metabolik bozuklukların değerlendirilmesinde kullanılır.
PHOS: Fosfor. Fosfor metabolizmasının, asit-baz ve kalsiyum-fosfor dengesinin değerlendirilmesinde kullanılır.
UREA: Üre. Böbrek fonksiyon testlerinden biridir.
GLU: Glikoz.

 Kandaki şeker oranını gösterir ve şeker hastalığının teşhisinde 12-24 saat açken ölçülür.
TP: Total Protein. Böbrek ve karaciğer hastalıklarının takibinde kullanılır.
HB: Hemoglobin. Anemi, kan kaybı vb. durumların değerlendirilmesinde kullanılır.
UA: Ürik Asit.

 Gut ve diğer pürin metabolizma bozukluklarının tanı ve takibinde kullanılır. Gut, böbrek yetmezliği, lösemi ve ağır egzersiz gibi durumlarda ürik asit düzeyi artar.
BİL-D: Bilirubin. Karaciğer ve safra kesesi fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır.
BİL-T: Bilirubin.

 Karaciğer ve safra kesesi fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır.

SGOT-AST-SGPT-ALT-GGT: Kısaltmalar ile gösterilen bu testler karaciğer fonksiyon testleri anlamına gelir. Karaciğerin etkilendiği düşünülen hastalıklarda hekim tarafından istenilir.
ALT: Alanin Aminotransferaz.

 Karaciğer fonksiyon testlerinden biridir.
AST: Aspartat Aminotransferaz. Bütün vücut dokularında bulunmakla beraber, karaciğer, kalp ve iskelet kası en çok bulunduğu hücre içi olarak yer alan bir enzimdir.

GGT: Karaciğer hastalıklarında ve özellikle alkole bağlı karaciğer hastalıklarında daha değerli bir enzimdir.
ALP: Alkalen Fosfataz. Karaciğer, safra kesesi ve kemik dokusuna bağlı hastalıkların değerlendirilmesinde kullanılır.

Vücutta neredeyse tüm dokularda vardır; fakat ne iş yaptıkları pek bilinmez.

LDH: Laktat Dehidrogenaz. Kalp ve karaciğer hastalıklarının tanısında kullanılır.
HDL: Kandaki yağ oranını gösteren, yararlı kolesterol olarak bilinen değerdir.
LDL:
 Koroner kalp hastalığı riskinin değerlendirilmesinde kullanılır.

Kandaki yağ oranını gösteren, zararlı kolesterol olarak bilinen değerdir.
TK: Toplam Kolesterol. Toplam kolestrolün değerini gösterir.
VLDL-K: VLDL Kolesterol. Lipit metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır.

CK-MB: Kreatin Kinaz. İskelet ve kalp kasında dejenerasyona yol açan durumların değerlendirilmesinde kullanılır.
AMYL: Amilaz. Pankreas, tükürük bezleri ve bazı tümörlerden salgılanan fonksiyon testlerinden biridir.

Alkol kullanımı miktarını artırırken pankreas yetmezliği amilaz düzeyini azaltır.

TG: Trigliserid. Yağ asidi veya gliserolün birleşmesiyle oluşan doğal yağlardır. Kolesterolden tehlidir.
FE: Demir. Her türlü anemi, demir eksikliği ve demir zehirlenmesinin değerlendirilmesinde kullanılır. Demir eksikliği anemisi gibi durumlarda demir düzeyi azalır.

Sodyum: Elektrolit ve su dengesinin değerlendirilmesinde kullanılır.
Potasyum: Elektrolit ve asit-baz dengesinin değerlendirilmesi ile böbrek fonksiyonlarının takibinde kullanılır.
Klorür: Elektrolit dengesi ve asit-baz ile su metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır.

Magnezyum: Mg metabolizması ve elektrolit dengesinin değerlendirilmesi ile gebelikte hipertansiyon tedavisi uygulanan hastaların takibinde kullanılır.
Kreatinin: Böbreğin çalışması hakkında bize bilgi verir. Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır.

Kreatinin Klerensi: Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde ve böbrek hastalıklarının takibinde kullanılır. Burada ise böbrek hastalıkları ve şok kreatinin klerensi düzeyini azaltır.

AKŞ: Açlık Kan Şekeri. Karbonhidrat metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır.
TKŞ: Tokluk Kan Şekeri. Genelde yemeğin 2. saatinde bakılır.

OGTT ve OGL: Şeker yüklemeleri
Asit Fosfataz: Esas olarak prostat, karaciğer, kemik ve bazı kan hücrelerinde bulunmaktadır.
Albumin: Karaciğerde sentezlenen bir protein sentezidir.

Kan onkotik basıncı hakkında bilgi verir.
Lipaz: Pankreas fonksiyon testlerindendir.
DBK: Demir Bağlama Kapasitesi. Serum demir düzeyinin değerlendirilmesinde kullanılır.

Transferrin: Plazmada demir transportunu sağlayan major proteindir. Demir eksikliği anemisi, gebelik ve östrojen kullanımında transferin düzeyi artar.

Hepatit Tahlili Kısaltmaları Ne Anlama Geliyor

HBsAg: Akut veya kronik HBV (Hepatit B Virüsü) enfeksiyonlarının tanısında kullanılır.
Anti-HBs: HBV’ye karşı immünitenin tespitinde kullanılır.
Anti-HAV IgM: Akut HAV enfeksiyonunun tanısında kullanılır.

Anti-HAV Total: Hepatit A’ya karşı immünitenin olup olmadığının değerlendirilmesinde kullanılır.
HBeAg: HBV enfeksiyonunun takibinde kullanılır. Enfeksiyonun erken evrelerinde, HBsAg’den sonra ortaya çıkar.

Anti-HBe: HBV enfeksiyonunun takibinde kullanılır. HBeAg ortadan kaybolduktan sonra görülür.
Anti-HIV: HIV, Aids tanısında kullanılır.
Anti-HCV: HCV enfeksiyonunun tanısında kullanılır.

Genelde HCV enfeksiyonunun geç evresinde kanda bulunur.

Hormon Tahlili Kısaltmaları Ne Anlama Geliyor

FERR: Ferritin. Demir eksikliği anemisi, kronik hastalık anemisi, talasemi, hemakromatozis ve demir yükleme tedavisinin takibinde kullanılır.
B12: Vitamin B12. Hematopoezis ve normal nöronal fonksiyonlar için gereklidir.
FOL: Folik Asit.

 Folat eksikliğinin tanı ve tedavisi takibi ile megaloblastik ve makrositik anemilerin değerlendirilmesinde kullanılır.
T3-T4-FT3-FT4: Total T3, Total T4, Serbest T3, Serbest T4. Troid fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır.
TSH: Tiroid Uyarıcı Hormon.

 Tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesinde ve tedavi takibinde kullanılır. Tek başına yeterli değildir, ek yöntemler gerekir.
E2: Estradiol. Vücuttaki en potent endojen östrojendir.
ß-HCG: Beta HCG.

 Gebeliğin teşhisi, ektopik gebelik şüphesinin değerlendirilmesi ve in vitro fertilizasyon hastalarının takibinde kullanılır.
AFP: Alfa-Fetoprotein. Hepatoselüler ve germ hücreli kötü huylu tümörlerde kullanılan bir tümör belirleyicisidir.

CEA: Kolon, rektum, akciğer, meme, karaciğer, pankreas, prostat, mide ve over kanserlerinde CEA düzeyi artar.
CA 125: Özellikle over malignitelerinin (yumurtalık kanseri) takibinde kullanılan bir tümör markeri yani bir tümör belirleyicisidir.

CA 15–3: Meme kanserinin tanı ve tedavi takibinde kullanılır.
CA 19–9: Tüm gastrointestinal sistem kanserleri ve diğer adenokarsinomlarda CA 19–9 düzeyi artar.
PSA: Prostat-Spesifik Antijen. Prostat hastalıklarının tanı ve takibinde kullanılır.
Free PSA: Serbest PSA. Prostat hastalıklarının tanı ve takibinde kullanılır.

Источник: https://www.dersturkce.com/anasayfa/yazigoster/Kan-ve-Idrar-Tahlili-Kisaltmalari-Ne-Anlama-Geliyor

Hemogram Testi Tam Kan Sayımı CBC Nedir? Hemogram Testi Sonuçları Anlamları

Kan Tahlilleri Neyi Gösterir?

Tam kan sayımı (CBC), genel sağlık durumunuzu değerlendirmek, kansızlık, enfeksiyon ve lösemi (kan kanseri) dahil çeşitli kan hastalıklarını tespit etmek için kullanılan bir kan testidir. Tam kan sayımı testinin diğer adı Hemogram ve CBC’dir. (Complete Blood Count).

Tam kan sayımı testi, kandaki kırmızı kan hücrelerini, beyaz kan hücrelerini, kandaki hemoglobin miktarını, kandaki hematokriti ve trombositlerin miktarını ölçer.

Kanda bulunan bu maddelerin görevleri şunlardır; Kırmızı kan hücrelerinin görevi kemik iliğinde üretilir ve akciğerinizden vücudun tamamındaki dokulara kan yoluyla oksijen taşır. Beyaz kan hücreleri enfeksiyonla savaşır. Hemoglobin,kırmızı kan hücrelerindeki oksijen taşıyan proteindir.

Hematokrit, kanınızdaki sıvı bileşene veya plazmaya kırmızı kan hücrelerinin oranıdır. Trombositler kanın pıhtılaşmasına yardımcı olur.

Hemogram (Tam Kan Sayımı) Değerleri (Hemogram Kan Tahlilindeki Kısaltmaların Anlamları)

Kan tahlili sonuçları ne anlama gelir? Hemogramda yani Tam kan sayımı testinde aşağıdaki kan değerleri tespit edilerek raporlanır:

WBC: Bağışıklık sistemini güçlendirmekte önemli görevleri olan beyaz kan hücrelerinin (akyuvar) sayısını bildirir. Yetişkinlerde normal kabul edilen WBC değeri aralığı mikrolitre (mcL) başına 4500-11000 beyaz kan hücresidir.

RBC: Dokulara oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinin (alyuvar) sayısını bildirir. RBC değerinin normal olduğu aralıklar erişkin erkeklerde, 5-6 milyon, erişkin kadınlarda 4-5 milyon olarak kabul edilir.

HGB: Kandaki hemoglobin sayısını verir. Hemoglobin, alyuvarlar(kırmızı kan hücreleri) içerisinde bulunan oksijen taşınmasından sorumlu olan proteinlerdir. Erkekler için normal aralık, desiliter başına 14 ila 17 gram (gm / dL) kadardır; kadınlar için 12 ila 15 gm / dL.

PLT: Trombositler kanın pıhtılaşmasında görev alan, kandaki birleşenlerdir. PLT ise kandaki (trombosit) sayısı hakkında bilgi verir. PLT için normal aralık 140.000 ila 450.000 hücre / mcL

HCT: Kırmızı kan hücrelerinin toplam hacminin kandaki yüzdesinin oranı hakkında bilgi verir. Dolayısıyla HCT sayesinde hem kandaki alyuvar sayısı hem de alyuvar büyüklüğü hakkında fikir edinilebilir. Erkekler için normal aralık% 41 ile% 50 arasındadır. Kadınlar için aralık% 36 ile% 44 arasında

MCV: Bir tane kırmızı kan hücresinin ortalama büyüklüğü hakkında bilgi verir. MCV için normal aralık puanı 80 ila 95’dir.

MCHC: Her bir kırmızı kan hücresinde ortalama hemoglobin ağırlığını verir. Normal MCHC değeri yetişkinlerde %28-36 arasındadır, çocuklarda ise %32-34 arasındadır.

MCH: Her bir kırmızı kan hücresinde ortalama hemoglobin miktarını bildirir. Normal MCH değerleri 26-33 pikogram (1 gramın trilyonda biri) arasındadır.

RDW: Aynı kişideki farklı kırmızı kan hücresi boyutlarının birbirlerinden ne kadar farklı olduğunu verir. Bu fark arttıkça RDW değeri yükselir. Normal RDW aralığı: %11,5-%14,5 arasındadır.

   RDW-SD: RDW değerini standart sapma şeklinde verir.

   RDW-CV: RDW değerini varyasyon katsayısı şeklinde verir.

MPV: Bir trombositin yani kandaki PLT ortalama büyüklüğü hakkında bilgi verir. MPV’nin normal değerleri 7.5 fL – 11.5 fL aralığındadır.

PDW: Aynı kişideki farklı trombosit boyutlarının birbirlerinden ne kadar farklı olduğu hakkında bilgi verir. Bu fark arttıkça PDW değeri yükselir. PDW normal değerleri 9.0 ila 14.0 fl şeklinde olmalıdır.

PCT: Enfeksiyonda, iltihaplı hastalıklarda artış gösteren prokalsitonin proteininin miktarı hakkında bilgi verir. Sağlıklı bireylerin PCT değerleri 0-0.05 arasındadır. Sistematik bir enfeksiyon söz konusuysa PCT değerleri 0.5 ile 2 arasındadır.

LYM: Bir akyuvar (beyaz kan hücresi) türü olan lenfositin tüm beyaz kan hücreleri içerisindeki yüzdesi hakkında bilgi verir. Bir mikrolitre kanda 1000 ila 4800 lenfosit olmalıdır. Bu da kan hücrelerinin %15 – %40’ını oluşturmaktadır.

BAS: Bir akyuvar (beyaz kan hücresi) türü olan bazofilin tüm beyaz kan hücreleri içerisindeki yüzdesi hakkında bilgi verir. Bazofiller tüm akyuvarların 0,4% – 1% ‘ini oluştururlar. Tam sayıları bir mikrolitrede 200 hücreden azdır. (200 hücre/mcL) Bir mikrolitrede 2000 üzerinde bazofil bulunması ciddi bir sorunun göstergesi olabilir.

NEU: Bir akyuvar (beyaz kan hücresi) türü olan nötrofilin tüm beyaz kan hücreleri içerisindeki yüzdesi hakkında bilgi verir. Normal nötrofil sayısı 1500 civarındadır.

MON: Bir akyuvar (beyaz kan hücresi) türü olan monositin tüm beyaz kan hücreleri içerisindeki yüzdesi hakkında bilgi verir. Monositlerin normal değer aralığı %4 ile %10’u arasındadır.

EOS: Bir akyuvar (beyaz kan hücresi) türü olan eozinofilin tüm beyaz kan hücreleri içerisindeki yüzdesi hakkında bilgi verir. Eozinofil sayısının normal değeri bir mikrolitrede 500 hücreden azdır. (< 500 hücre/mcL)

Hemogram (Tam Kan Sayımı Testi) Nasıl Yapılır?

Hemogram testi damardan kan alınarak yapılır. Oldukça basit ve yalnızca birkaç dakika süren bir testtir. Hemşire ya da laboratuar teknisyeni, kolunuzdaki damara iğne takıp sizden birkaç mililitre (bir ila iki tatlı kaşığı miktarınca)  kan örneği alacaktır.

Aldığı kan örneğini incelenmek üzere laboratuara gönderecektir.  Alınan kan laboratuvarda incelenip yukarıda bildirdiğimiz kan değerleri hakkında bilgi edinilir. Hemogram testini aç karına yaptırmak şart değildir. Tok karnınıza da bu testi yaptırabilirsiniz.

Tam Kan Sayımı Testi Hemogram Neden Yapılır?

  • Kansızlık ve lösemi (kan kanseri) gibi hastalıkları tespit etmek
  • Halsizlik, yüksek ateş, ciltte morarma gibi belirtilerin nedenini tespit etmek için
  • Mevcut kan hastalığınızın son olarak ne durumda olduğunu değerlendirmek
  • Kemoterapi gibi ilaçlar veya tedavilerin kanınızı nasıl etkilediğini görmek

Источник: https://selmasultan.com/normal-kan-degerleri-hemogram-tahlili-degerleri-kac-olmaliyorumlama

Tahlil Sonuçları Kısaltmaları, anlamları, kan, idrar | Çokbilgi.com – Türkçe ve Edebiyat Güncesi

Kan Tahlilleri Neyi Gösterir?

Tahlil sonuçlarını aldığımızda doktora göstermeden önce kendimiz, kısaltmaların anlamlarını tam olarak bilmesek de anlamaya çalışırız.

Özellikle kalın harfle yazılanların ortalama değerlerin altında veya üstünde olduğu anlaşıldığından hemen bu değerin neyle ilgili olduğunu öğrenme ihtiyacı duyarız. O anda kafamızda kurduğumuz senaryolar, ciddi bir hastalığa yakalandığımıza kadar süren bir telaşı beraberinde getirir.

Hâlbuki bu değerlerin bazıları çok gereksiz, doktorların bile bakmadığı şeyler olabilir. Bazen de hiç önemsemediğiniz bir değer, doktorun baktığı tek sonuç olabilir.

Hâl böyle olmasına rağmen, yıkılan inşaatı veya çamaşır makinesini zele oturup izleyen bir millet olarak, doktordan önce hastalığımızın teşhisini kendimiz koyma merakımızı bir türlü aşamayız diye düşünüyorum. Fakat her zaman doktordan önce teşhis koymaya çalışanlar değil, bazen sonuçlar hakkında ayrıntılı bilgi edinmek isteyen kişilerin de ihtiyacı olan kısaltma bilgileri sizlerle paylaşmak istedik.

Türkiye’deki tahlil laboratuvarlarının büyük kısmı, aynı kısaltma veritabanını kullanır. Bununla birlikte, bazı değerlerin farklı şekillerde kısaltıldıkları da görülebilir. Fakat üç aşağı beş yukarı sıralanan kısaltmaları anlamak mümkündür.

Kan, idrar veya kültür tahlilleri için verilen sonuçlardaki kısaltmalardan en çok geçenler aşağıda sıralanmıştır. Eğer aradığınız kısaltma aşağıda görünmüyorsa, “Ctrl + F” tuşlarına aynı anda basarak sayfa içerisinde arama yapmayı deneyin. Bazı değerleri, açıklama yazarak bulmanız daha kolay olabilir.

Örneğin “HGB” şeklinde göremediyseniz, “hemoglobin” diye aramanız sonuç getirebilir.

Kan Tahlili Kısaltmaları

Hemogram: Tam kan sayımı anlamına gelmektedir.
RBC:
Kırmızı kan hücrelerinde bulunan eritrosit/alyuvar miktarıdır. Bunlar oksijen taşıyan hücrelerdir.
HGB: Hemoglobin. Kanda bulunan toplam hemoglobin miktarını göstermektedir. Kanda varolan oksijenle birleşmiş alyuvarlardır.
HCT: Hematokrit.

Kandaki hemoglobin ve eritrosit miktarını gösterir.
PLT: Platelets, yani trombosit sayısı. Pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri gösterir. Demir eksikliği anemisi ve akut enfeksiyonlarında trombosit sayısına bakılır.
MPV: Kanda bulunan trombositlerin ortalama büyüklüğünü gösterir.

PDW: Kandaki trombositlerin dağılım genişliğini gösterir.
MCV: Oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin ortalama büyüklüğüdür. Tam kan sayımında önemli olan bir bulgudur.
MCH: Kırmızı kan hücrelerindeki (yani eritrositlerdeki) toplam hemoglobin miktarını gösterir.

MCHC: Eritrosit hemoglobin konsantrasyonunun yüzde olarak ifadesidir.
RDW: Eritrositlerin dağılımı genişliğini gösterir.
WBC: Beyaz kan hücrelerinin lökosit sayısı. Beyazküreler yanı akyuvarlarımızın sayısını belli eder. Vücudun savunmasında ve bağışıklığında görevlidir.
CRP: C Reaktif Protein.

Normalde insan vücudunda düşük değerlerde bulunan bir proteindir.
PNL: Nötrofiller. Bakteryel enfeksiyonların arttığı durumlarda yükselir.
NE%: Nötrofil yüzdesi. Bu hücrenin ana işlevi, vücuda zararlı olan yabancı materyalleri bulmak ve tahrip etmektir.
LY%: Lenfosit yüzdesi.

Bu hücreleri bağışıklık yanıtının humoral kısmını oluştururlar. Viral enfeksiyonlarda ve bazı kronik hastalıklarda düşer.
MO%: Monosit yüzdesi. Bu hücreler fagositoz yapma yeteneğindedir ve lenfositlerle direkt veya indirekt yoldan bağışıklık sisteminin regulasyonunda önemli rol oynarlar.
EO%: Eozinofil Yüzdesi.

Yabancı maddeleri yok etme görevinde olan hücrelerin yüzdesini gösterir. Alerji ve parazitik hastalıklarda bakılır.
BA%: Bazofil Yüzdesi. Bazofillerin de fagositoz yeteneği vardır ama asıl fonksiyonunu, çeşitli maddeler salgılayarak gösterir.

İdrar Tahlili Kısaltmaları

PRO: Protein. Genellikle hamilelerde görülür. Normalde sık rastlanmaz.
GLU:
Glikoz. Negatif çıkması beklenir. Kanda aşırı derecede glikoz artarsa idrarda da çıkması beklenir.
Sg:
Dansite (Yoğunluk). Referans aralığı 1.010 ile 1.020 arasındadır.

pH: Referans aralığı 4.8–7.4 arasında olmalıdır. Ortalama pH 6 olarak kabul edilebilir.
LEU: Lökosit. İdrarda lökoside rastlanması patolojik etki olduğunu gösterir.
NIT: Nitrit. İdrarda nitrit bulunması nitrit üreten bakterilerin varlığını gösterir.
KET: Keton.

Genellikle aç kişilerde ortaya çıkar. Hasta ne kadar aç ise keton o kadar yüksektir.
UBG: Ürobilinojen Değeri
BIL: Bilirubin. Ölü kan hücrelerinin karaciğer ve safra kesesi aracılığıyla atılımını gösterir. Normalde idrarda bulunmaz. Sarılık gibi durumlarda ortaya çıkar.
ERY: Eritrosit.

İdrarda kan olduğunu gösterir.

Biyokimya Tahlili Kısaltmaları

CA: Kalsiyum. Endokrin ve metabolik bozuklukların değerlendirilmesinde kullanılır.
PHOS: Fosfor. Fosfor metabolizmasının, asit-baz ve kalsiyum-fosfor dengesinin değerlendirilmesinde kullanılır.
UREA: Üre. Böbrek fonksiyon testlerinden biridir.
GLU: Glikoz.

Kandaki şeker oranını gösterir ve şeker hastalığının teşhisinde 12-24 saat açken ölçülür.
TP: Total Protein. Böbrek ve karaciğer hastalıklarının takibinde kullanılır.
HB: Hemoglobin. Anemi, kan kaybı vb. durumların değerlendirilmesinde kullanılır.
UA: Ürik Asit.

Gut ve diğer pürin metabolizma bozukluklarının tanı ve takibinde kullanılır. Gut, böbrek yetmezliği, lösemi ve ağır egzersiz gibi durumlarda ürik asit düzeyi artar.
BİL-D: Bilirubin. Karaciğer ve safra kesesi fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır.
BİL-T: Bilirubin.

Karaciğer ve safra kesesi fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır.

SGOT-AST-SGPT-ALT-GGT: Kısaltmalar ile gösterilen bu testler karaciğer fonksiyon testleri anlamına gelir. Karaciğerin etkilendiği düşünülen hastalıklarda hekim tarafından istenilir.
ALT: Alanin Aminotransferaz.

Karaciğer fonksiyon testlerinden biridir.
AST: Aspartat Aminotransferaz. Bütün vücut dokularında bulunmakla beraber, karaciğer, kalp ve iskelet kası en çok bulunduğu hücre içi olarak yer alan bir enzimdir.

GGT: Karaciğer hastalıklarında ve özellikle alkole bağlı karaciğer hastalıklarında daha değerli bir enzimdir.
ALP: Alkalen Fosfataz. Karaciğer, safra kesesi ve kemik dokusuna bağlı hastalıkların değerlendirilmesinde kullanılır.

Vücutta neredeyse tüm dokularda vardır; fakat ne iş yaptıkları pek bilinmez.

LDH: Laktat Dehidrogenaz. Kalp ve karaciğer hastalıklarının tanısında kullanılır.
HDL: Kandaki yağ oranını gösteren, yararlı kolesterol olarak bilinen değerdir.
LDL:
Koroner kalp hastalığı riskinin değerlendirilmesinde kullanılır.

Kandaki yağ oranını gösteren, zararlı kolesterol olarak bilinen değerdir.
TK: Toplam Kolesterol. Toplam kolesterolün değerini gösterir.
VLDL-K: VLDL Kolesterol. Lipit metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır.

CK-MB: Kreatin Kinaz. İskelet ve kalp kasında dejenerasyona yol açan durumların değerlendirilmesinde kullanılır.
AMYL: Amilaz. Pankreas, tükürük bezleri ve bazı tümörlerden salgılanan fonksiyon testlerinden biridir.

Alkol kullanımı miktarını artırırken pankreas yetmezliği amilaz düzeyini azaltır.

TG: Trigliserid. Yağ asidi veya gliserolün birleşmesiyle oluşan doğal yağlardır. Kolesterolden tehlidir.
FE: Demir. Her türlü anemi, demir eksikliği ve demir zehirlenmesinin değerlendirilmesinde kullanılır. Demir eksikliği anemisi gibi durumlarda demir düzeyi azalır.

Sodyum: Elektrolit ve su dengesinin değerlendirilmesinde kullanılır.
Potasyum: Elektrolit ve asit-baz dengesinin değerlendirilmesi ile böbrek fonksiyonlarının takibinde kullanılır.
Klorür: Elektrolit dengesi ve asit-baz ile su metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır.

Magnezyum: Mg metabolizması ve elektrolit dengesinin değerlendirilmesi ile gebelikte hipertansiyon tedavisi uygulanan hastaların takibinde kullanılır.
Kreatinin: Böbreğin çalışması hakkında bize bilgi verir. Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır.

Kreatinin Klerensi: Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde ve böbrek hastalıklarının takibinde kullanılır. Burada ise böbrek hastalıkları ve şok kreatinin klerensi düzeyini azaltır.

AKŞ: Açlık Kan Şekeri. Karbonhidrat metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır.
TKŞ: Tokluk Kan Şekeri. Genelde yemeğin 2. saatinde bakılır.

OGTT ve OGL: Şeker yüklemeleri
Asit Fosfataz: Esas olarak prostat, karaciğer, kemik ve bazı kan hücrelerinde bulunmaktadır.
Albumin: Karaciğerde sentezlenen bir protein sentezidir.

Kan onkotik basıncı hakkında bilgi verir.
Lipaz: Pankreas fonksiyon testlerindendir.
DBK: Demir Bağlama Kapasitesi. Serum demir düzeyinin değerlendirilmesinde kullanılır.

Transferrin: Plazmada demir transportunu sağlayan major proteindir. Demir eksikliği anemisi, gebelik ve östrojen kullanımında transferin düzeyi artar.

Hepatit Tahlili Kısaltmaları

HBsAg: Akut veya kronik HBV (Hepatit B Virüsü) enfeksiyonlarının tanısında kullanılır.
Anti-HBs: HBV’ye karşı immünitenin tespitinde kullanılır.
Anti-HAV IgM: Akut HAV enfeksiyonunun tanısında kullanılır.

Anti-HAV Total: Hepatit A’ya karşı immünitenin olup olmadığının değerlendirilmesinde kullanılır.
HBeAg: HBV enfeksiyonunun takibinde kullanılır. Enfeksiyonun erken evrelerinde, HBsAg’den sonra ortaya çıkar.

Anti-HBe: HBV enfeksiyonunun takibinde kullanılır. HBeAg ortadan kaybolduktan sonra görülür.
Anti-HIV: HIV, Aids tanısında kullanılır.
Anti-HCV: HCV enfeksiyonunun tanısında kullanılır.

Genelde HCV enfeksiyonunun geç evresinde kanda bulunur.

Hormon Tahlili Kısaltmaları

FERR: Ferritin. Demir eksikliği anemisi, kronik hastalık anemisi, talasemi, hemakromatozis ve demir yükleme tedavisinin takibinde kullanılır.
B12: Vitamin B12. Hematopoezis ve normal nöronal fonksiyonlar için gereklidir.
FOL: Folik Asit.

Folat eksikliğinin tanı ve tedavisi takibi ile megaloblastik ve makrositik anemilerin değerlendirilmesinde kullanılır.
T3-T4-FT3-FT4: Total T3, Total T4, Serbest T3, Serbest T4. Troid fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır.
TSH: Tiroid Uyarıcı Hormon.

Tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesinde ve tedavi takibinde kullanılır. Tek başına yeterli değildir, ek yöntemler gerekir.
E2: Estradiol. Vücuttaki en potent endojen östrojendir.
ß-HCG: Beta HCG.

Gebeliğin teşhisi, ektopik gebelik şüphesinin değerlendirilmesi ve in vitro fertilizasyon hastalarının takibinde kullanılır.
AFP: Alfa-Fetoprotein. Hepatoselüler ve germ hücreli kötü huylu tümörlerde kullanılan bir tümör belirleyicisidir.

CEA: Kolon, rektum, akciğer, meme, karaciğer, pankreas, prostat, mide ve over kanserlerinde CEA düzeyi artar.
CA 125: Özellikle over malignitelerinin (yumurtalık kanseri) takibinde kullanılan bir tümör markeri yani bir tümör belirleyicisidir.

CA 15–3: Meme kanserinin tanı ve tedavi takibinde kullanılır.
CA 19–9: Tüm gastrointestinal sistem kanserleri ve diğer adenokarsinomlarda CA 19–9 düzeyi artar.
PSA: Prostat-Spesifik Antijen. Prostat hastalıklarının tanı ve takibinde kullanılır.
Free PSA: Serbest PSA. Prostat hastalıklarının tanı ve takibinde kullanılır.

| Yorum Yap! | Yazı Ayrıntıları… | Yazdır! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Источник: https://www.cokbilgi.com/yazi/tahlil-sonuclari-kisaltmalari-kan-anlamlari/

Basit bir kan testi ile kanser riskiniz belirlenebiliyor

Kan Tahlilleri Neyi Gösterir?

Kanser, normal hücrelerde mutasyon adı verilen değişikliklerin birikmesine bağlı hasar gelişmesi ve kontrolsüz çoğalması olarak tanımlanıyor. Ancak çeşitli kimyasallar, bazı virüs ya da bakteriler gibi çevresel kanser yapıcıların etkisiyle normal vücut hücrelerinde ortaya çıkan genetik değişiklerin hepsi kalıtsal geçiş göstermiyor.

Bununla birlikte kalıtsal kanserler olarak tanımlanan bir grup kanser, çevresel etkenlerden bağımsız olarak, hasarlı genlerin anne veya babadan geçmesiyle ortaya çıkabiliyor. Yani, kalıtımla birlikte kanserin kendisi değil, kanser gelişme riski bulunan anormal genler aktarılıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr.

Özlem Er’in verdiği bilgiye göre, mutasyona uğramış genlerin kuşaktan kuşağa aktarımla, ailede aynı tür veya birbiriyle ilişkili farklı kanserler ortaya çıkabiliyor. Ayrıca, bir kişide birden fazla kanserin görülme olasılığı da yükseliyor.

Bu nedenle kalıtsal geçişli kanserlerin görüldüğü aile bireylerinin genel sağlık ve özellikle de kanser geçmişinin ayrıntılı olarak incelenerek düzenli takiplerinin yapılmasının olası kanserlerin erken evrede tespiti açısından önem taşıyor.

En sık görülen kanserlerde kalıtımsal etki araştırılmalı

Başta en sık görülen kanserler arasında yer alan meme, yumurtalık, kolorektal kanserler olmak üzere genç yaşta ortaya çıkan tüm kanserlerde kalıtımsal etkinin araştırılmasının önemine işaret eden Prof. Dr.

Özlem Er, “Özellikle 50 yaş öncesi görülen kanserler genç yaş olarak değerlendirilir. Kalıtsal riskin yüksek olduğu düşünülen durumlarda kan testi ile bu mutasyonların varlığı saptanabiliyor.

Ancak bir kişinin sağlık geçmişi testin gerekliliğini ortaya koysa da, yaptırıp yaptırmayacağı yine kendi tercihine kalıyor” diyor.

Kanser gelişme riski artıyor

Hasarlı genlere sahip olmak mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmese de bu kişilerin hayatının bir döneminde hastalık geliştirme riskinin toplum ortalamasının üzerinde seyretmesine neden oluyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr.

Özlem Er, toplumda standart riski olan kadınların meme kanseri geliştirme oranı yüzde 12 iken, meme kanseriyle ilişkisi belirlenmiş olan BRCA1 gen taşıyıcılarında bu oranın yüzde 55-65’e, BRCA2 gen taşıyıcılarında ise yüzde 45’e kadar çıkabildiğine işaret ediyor.

Ayrıca, yumurtalık kanseri riski yüzde 1.3 ten BRCA1 taşıyıcılarında yüzde 40’a, BRCA2 taşıyıcılarında ise yüzde 15-20’ye kadar yükselebiliyor. Kalıtsal olarak risk bulunan kişilerde çevresel kanserojenlerin varlığı risk artışını daha da belirginleştiriyor.

Örneğin sigara kullananlarda kanser gelişimine yol açan genlerde değişikliklerin daha kolay gelişebiliyor.

MEME KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Genetik testle sorumlu mutasyon tespit edilebiliyor

Bugün elliden fazla kalıtsal (herediter) kanser tanımlandığını ve bunların önemli bir kısmında de genetik test yapılarak sorumlu mutasyonun varlığının saptanabildiğini söyleyen Prof. Dr.

Özlem Er, konuyla ilgili şu bilgileri veriyor: “En iyi tanınan mutasyonlardan BRCA1 ve BRCA2’nin, kadınlarda meme ve/veya yumurtalık kanseri ve aynı zamanda ailede erkek meme kanseri, prostat kanseri ve pankreas kanseri görülme riskini artırdığı biliniyor.

Kolonda poliplerin sayısının fazla olması ile başlayan ailesel adenomatoz poliposis olarak adlandırılan durumda ise APC mutasyonundan söz edilebiliyor. Bu mutasyona sahip olan kişilerde genç yaşta kolorektal kanser görülme oranı yükseliyor.

Aynı zamanda yaklaşık yüzde 10 civarında tiroid, mide, ince bağırsak kanserleri, beyin tümörleri de ortaya çıkabiliyor.”

Gen mutasyonu saptanırsa…

Genetik testlerle kişinin ilerleyen dönemlerde farklı kanserleri geliştirme riski belirlenerek gerekli önlemler alınabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr.

Özlem Er, bu konuda nasıl bir izlenmesi gerektiğini ise şöyle anlatıyor: “ Mutasyon pozitif saptanması durumunda genetik danışmanlık verilerek riskli kişiler koruyucu cerrahi ya da medikal tedavilere yönlendiriliyor. Örneğin BRCA 1 veya 2 pozitifliğinde meme ve yumurtalık cerrahisi öneriliyor.

APC geni tespit edilip Ailesel Adenomatoz Polipozis (FAP) tanısı alan kişilerde 50 yaşına kadar kalın barsak kanseri gelişme riskinin yüzde100’ e yakın olduğu biliniyor. Bu kişilerde 20’li yaşların başında kalın bağırsağın alınması (kolektomi) koruyucu tedavi olarak öneriliyor.

” Hasarlı genleri taşıyanların birinci derecede yakınlarında da aynı hasarın görülme olasılığının arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Özlem Er, “Bu nedenle mutasyon pozitif saptanan kişilerin aile bireyleri de erkenden taranarak önlem almak mümkün olabiliyor” diyor.

KADINLARIN BİLMESİ GEREKEN 20 KANSER BELİRTİSİ

Hangi durumlarda ailesel kanser sendromlarından şüphelenmek gerekiyor?

  • Aynı kanser türünden ailede çok sayıda olması (Özellikle daha az görülen sıklıktaki kanserlerin ailede birikmesi)
  • Genç yaşta kanser tespit edilmesi (Kolon kanserinin 20 yaşında ortaya çıkması gibi)
  • Bir kişide birden fazla kanser görülmesi (Hastada meme ve yumurtalık ve rahim kanserinin aynı zamanda görülmesi gibi)
  • Organda çift olarak kanser gelişmesi (Her 2 gözde retinoblastom veya her iki böbrekte kanser veya her 2 memede kanser olması)
  • Çocukluk çağı kanserlerinin 2 kardeşte de saptanması (Kardeşlerin ikisinde sarkom görülmesi)
  • Farklı cinsiyette kanser ortaya çıkması (Erkek meme kanseri gibi)
  • Kuşaklar arasında kanser görülmesi (Dede, baba ve çocuk gibi)

Dünyanın en sağlıklı 11 yiyeceği

+11Fasulye: Kiloyu dengeler, kan şekerini düzenler. Kolon kanseri ve kalp hastalığından korur. Günlük tavsiye edilen lif miktarı 25-38 gram. Bir fincan fasulye ise 11-17 gram lif içerir.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1056516-kan-tahlili-ile-kanser-teshisi-konulur-mu

Tam Kan Sayımı Testi Nedir, Sonuçları Neyi İfade Eder?

Kan Tahlilleri Neyi Gösterir?

MCV testi yani tam kan sayımı testi anemi, enfeksiyon ve belli başlı birçok hastalığın insan vücudunda olup olmadığının tanısının koyulmasına olanak sağlayan bir testtir.

MCV Nedir VE Neden Kaynaklı Ortaya Çıkar?

MCV nedir, yani tam kan sayımı testi anemi, enfeksiyon ve belli başlı birçok hastalığın vücutta olup olmadığını ortaya çıkartan bir testtir. MCV tahlili sık şekilde kullanılan bir testtir. Hastaların sağlık durumlarının belirlenmesi adına yapılan bu tahlil uzmanların ilk istedikleri tahlildir.

Sağlıklı ve hücre değerleri normal sınırlar içinde olan, sağlık durumları değişmeyen veya uzman gerekli olduğunu düşünmüyorsa farklı tam kan sayımına gerek genelde duyulmaz.

Hasta kişide bitkinlik veya halsizlik tarzında belirtiler, enfeksiyon, morarma, iltihap veya kanama varsa bunların sebeplerinin tanınmasına yardımcı olmak adına uzman tam kan sayımı isteyebilir.

Lökosit düzeylerinde bulunan önemli düzeyde artışlar enfeksiyonların varlığına işaret edebileceği için nedenini ortaya çıkartmak için ileri kan tahlili gerekliliğini gerekir.

Eritrositlerin değerlerinde meydana gelen azalmalar, artış gösteren kayıplar ya da eritrositlerde meydana gelen yıkımlar tam kan sayımı testi ile belirlenir. Yani bunların neden kaynaklandığı bu kan tahlili sayesinde ortaya çıkartılır.

Belli başlı birçok hastalık, hücre sayımlarında meydana azalmalara veya artışlara yol açmaktadır. Bu hastalıklardan bazıları tedavi gerektirebilir, bazıları da kendi kendine geçer.

Kanser tarzında meydana gelen hastalıklar bir hücre tiplerini artırarak ya da total hücre üretimlerini azaltarak kemik iliğinin hücre üretimini olumsuz etkiler. Bu kapsamda kullanılacak olan bazı ilaçlar sayılarını azaltırken bazıları da sayılarını çoğaltır. Bu tarz hastalıkları ve ilaçlar ile tedavilerini izlemek adına uzmanlar düzenli aralıklar ile tam kan sayımı isteyebilmektedir.

Kan Tahlilinde MCV Değeri Neyi Gösterir, Sonuç Yorumlaması

MCV Normal Değeri

MCV tahlili sonuçları kapsamında yetişkinlerde olması gereken değer 79- 97 fL / kırmızı hücredir. Referans aralıkları, bireysel laboratuvara ve hastanın yaşına bağlı olarak değişebilmektedir. Çıkan sonuçlar uzman hekim tarafından yorumlanır. Aşağıda bulunan tablo da kan tahlili bileşenlerinden meydana gelen azalmalar ve artışların ne anlama geldiği belirtilmiştir.

Tan Kan Sayımı Bileşenleri

Test Adı

Azalma ve Artış

WBC Lökosit

Enfeksiyonlar, kanser, iltihaplanmalar, bazı ilaçlar,

Otoimmün hastalıklar, şiddetli enfeksiyonlar, kemik

İliği sorunları

% Nötro- Nötrofil

Lenfo- Lenfosit

% Mono- Monosit

% Eos- Eozinofil

% Bazo- Bazofil

Neutrophil

Lymphs- Lenfosit

Mono- Monosit

Vücut içinde olup biten sorunlara göre günden güne biraz değişkenlik gösteren dinamik hücre topluluklarıdır. Kronik, farklı, geçici ya akut rahatsızlıklar meydana geldiğinde önemli düzeyde artışlar oluşur. Örneğin; lenfosittik lösemi oluştuğunda lenfositlerin değerlerinde artışlar gözlemlenir.

RPC- Eritrosit

HGB- Hemoglobin

HCT- Hematokrit

Anemi meydana geldiğinde değerlerinde azalmalar oluşur. Yanık ya da susuz kalma durumlarında ise değerlerinde artışlar oluşmaya başlar. Eritrosit testleri sonuçlarını ortaya çıkartır.

MCV- Ortalama eritrositlerin hacmi

Folik asit ve B12 eksikliklerinde artış gösterir, talesemi ve demir eksiklerinde değerleri azalır.

MCH- Ortalama Eritrosit Hemoglobini

MCV sonuçlarını yansıtır.

MCHC- Ortalama Eritrosit Hemoglobin

MCV azalışta olduğunda azalabilir. Artış olduğunda ise bir adet eritrosit içini dolduracak hemoglobin sayısı ile sınırlıdır.

RDW- Eritrosit Dağılım Genişliği

Trombosit

Karma olan eritrosit topluluğuna işaret eder. Olgunluğa ulaşmamış eritrositler daha büyük olma eğilimine girer.

Trombosit üretimlerini olumsuz şekilde etkileyen hastalıklar ile azalmaya başlar ya da artış gösterir. Bazı kalıtsal bozuklarda, lösemi hastalığından ve kemoterapi alındığında sayılarında azalmalar devam eder.

MPV- Ortalama Trombosit Hacmi

Trombositlerin üretimleri ile beraber değişkenlik gösterir. Genç olan ve yeni üretilen trombositler eskilerden daha büyük çaptadır.

 Test Öncesi

MCV tahlili yani tam sayım testi uzmanlar tarafından sık şekilde yapılan bir testtir. Testin yapılmasında hastanın herhangi bir kısıtlaması bulunmaz. Normal kan testleri ile aynıdır. Buna rağmen kan numunesi alınmadan önce yağlı besinleri yemekten kaçınmak iyi olacaktır.

Testi bir sağlık personeli gerçekleştirir. Koldan ya da el üzerinden alacağı kan numunesi değerlerin belirlenmesi için yeterlidir. Alınan kan hemen laboratuvara gönderilir ve gerekli incelemeler yapılır. Test genelde sabah erken saatlerde ve aç karnına yapılır.

  Kısa sürede çıkan sonuçlar uzman hekimler tarafından detaylı şekilde yorumlanır. Çocuklarda ve bebeklerde normal eritrosit değerleri yetişkinlerden farklı olabildiğinden dolayı verileri yorumlarken bu husus göz önüne uzman tarafından alınır.

Testler ve fiziksel muayene sonrasında hastaya gerekli tanı koyulacaktır.

Источник: https://tahliltesti.com/mcv

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть