Kan Uyuşmazlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

içerik

Kan Uyuşmazlığı Nedir ve Tedavisi

Kan Uyuşmazlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Gebelik sırasında meydan gelen en büyük sorunlardan biri de kan uyuşmazlığıdır ve Rh uygunluğu olarak da bilinir. Anne adayının kan grubunun Rh (-), baba adayının ise Rh (+) olması sonucunda kan uyuşmazlığı yaşanır. Bu tür gebeliklerde bebeğin annenin kanı olan Rh(-) ile aynı olması durumunda sorun olmasa da Rh(+) olmasında büyük sorunlar meydana gelir.

Anne kan grubunun Rh (-), baba kan grubunun ise Rh (+) pozitif olması durumunun ortaya çıkardığı sorun, kan uyuşmazlığı olarak adlandırılmaktadır. Kan uyuşmazlığı anne ve baba arasında bir sorun teşkil etmez ancak doğacak bebeğin kan grubunun Rh (+) olması durumunda anne ile bebek arasında ciddi sağlık problemlerine yol açabilir.

Kan grupları içerisinde bulundurdukları alyuvar yüzey proteinlerine bağlı olarak 0, A, B ve AB olmak üzere 4 gruba ayrılır. Kişinin Rh (+) ve Rh (-) olması durumu ise D proteinine bağlı olarak değişir.

Vücudunda D proteinin bulunan bireylerin kan grupları Rh (+) faktörüne sahip olarak adlandırılırken, vücudunda D proteini bulunmayan bireylerin kan grupları Rh (-) faktörüne sahip olarak adlandırılır.

Anne ve bebeğin kanı hamilelik sürecinde birbirine karışmadıkları için annenin Rh (-), bebeğin ise Rh (+) olması durumu yani kan uyuşmazlığı durumu bu süreçte bir problem teşkil etmemektedir. Bebeğin gebelik süresi içinde ihtiyacı olduğu oksijen, karbondioksit ve besin öğelerini plasenta (çocuğun eşi) yoluyla anne ile bebeğin kanı birbirine karışmadan sağlanmaktadır.

Kan Uyuşmazlığı Sürecinin Gelişimi

Kan uyuşmazlığı durumu ise doğum sırasında ortaya çıkar ve ilk doğumda bebeğe ya da anneye bir zararı olmaz. Ancak ikinci gebelikte bebek yine Rh (+) ise, bu durum büyük sorunlara neden olabilir. Sürecin gelişmesi ilk doğumdan itibaren şu şekilde sıralanmaktadır:

İlk doğumda kasılmalardan dolayı zedelenen damarlardan sızan Rh (+) faktörüne sahip bebek kanı, Rh (-) faktörüne sahip annenin kanına karışır. Yani annenin vücudu orada ilk olarak D proteini ile tanışır.

Bu durumda annenin bağışıklık sistemi D proteinin yabancı madde olarak algılar ve antikorlar üreterek bu proteine karşı savaşa başlar. Üretilen antikorlar anne vücudundaki tüm D proteinlerini yok edene kadar savaşır ve amacına ulaşır.

Annenin vücudunda bebeğin kan hücresinden eser kalmaz.

Artık annenin vücudu D proteinine karşı savaşa her daim hazırdır. Üretilen antikorlar annenin vücudunda kalır ve ikinci bir D proteini ile karşılaşma durumunda hızla antikor üretimi başlayacaktır.

İkinci gebelikte bebek yine Rh (+) kana sahipse yani bebeğin kan grubu D proteini içeriyorsa annenin vücudundaki D proteinine özel geliştirilen antikorlar, plasentayı aşarak kolayca anne karnındaki bebeğin kanına karışırlar.

Böylece bu antikorlar bebeğin kırmızı kan hücreleri ile savaşa başlar ve onları yok eder. Yok edilen kırmızı kan hücrelerinin yerine bebeğin karaciğer, kemik iliği ve dalağı yenisini üretir.

Ancak bu yıkım ve üretim sırasında açığa çıkan “bilirubin” (fazlalığında sarılık hastalığının ortaya çıktığı madde) annenin kanına karışan bebek kanından annenin vücuduna geçer. Bu madde gelişmiş olan anne karaciğeri tarafından yok edilir.

Fakat bebeğin karaciğeri henüz gelişmemiş olduğundan dolayı bilirubin maddesini vücuttan tamamiyle yok edemez.

Bu durumda bebek tarafından üretilen kırmızı kan hücreleri, annenin D proteini ile savaşan antikorlarının yıktığı kırmızı kan hücrelerinden daha az olursa bebek aşırı kansızlığa maruz kalabilir hatta bebeğin hayatının kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca diğer bir taraftan yıkım sırasında üretilen bilirubin maddesi bebeğin sarılığa yakalanmasına neden olur. Aşırı sarılık ise beyin hücrelerine zarar vererek zekâ geriliğine yol açabilir.

Kan Uyuşmazlığı Tedavisi

Eğer annenin kan grubu Rh (-) faktörüne sahip ise doğacak tehlere karşı dikkatli olunmalıdır. İlk doğum, kürtaj ya da düşük yapan annenin kanı, bebeğin kanı ile karıştığı için daha sonraki doğumlarda mutlaka önlem alınmalıdır. Bu durum için özel hazırlanmış bir serum olan “Anti-D İmmun Globulin” anneye ilk doğumdan ya da kürtaj ve düşükten hemen sonra yapılmalıdır.

Anti-D İmmun Globulin kana karışarak bebeğin kanından annenin kanına geçmiş olan D proteini ve Rh (+) kan hücrelerini annenin bağışıklık sistemi devreye girmeden yok eder. Bu durumda annenin kanı antikor üretmez ve ikinci gebelik sırasında bir teh oluşturmaz.

Bu durum bazı zamanlarda 0 kan grubuna sahip anne ile A, B ve AB kan grubuna sahip olan bebek arasında da kan uyuşmazlığı meydana gelebilir. Ancak burada Rh faktörünün yarattığı durum kadar tehli bir durum söz konusu değildir.

Sonuç olarak Rh (-) pozitif kana sahip anne için bu tedbirler mutlaka alınmalı ve sağlıklı bir doğum sürecinin gelişmesi sağlanmalıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR

Источник: https://www.gebelikveannelik.com/kan-uyusmazligi-nedir-ve-tedavisi

Kan Uyuşmazlığı İğnesi Nedir? Ne Zaman Yapılır?

Kan Uyuşmazlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Doç. Dr. Kübra Boynukalın
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

Kan temelde alyuvar, akyuvar ve trombositlerden oluşan kırmızı renkli bir sıvı olmasına rağmen farklı sınıfları bulunur. Bu sınıflandırma, alyuvarlarda bulunan ve eritrosit olarak tanımlanan protein yapısına göre yapılır. Protein yapıları tip A ve tip B olmak üzere iki çeşide ayrılır.

Tıpta antijen olarak bilinen bu protein yapılarının, alyuvar hücrelerinin üzerindeki varlığına göre kan grupları A, B, AB ve 0 olarak 4 ayrı gruba ayrılır. A grubu tip A, B grubu tip B, AB grubu hem tip A hem tip B antijenini taşırken; 0 grubu bu antijenlerin hiçbirini taşımaz.

Kan gruplarının yanı sıra, bir de Rh faktörü olarak tanımlanan negatif ve pozitif birimler bulunur. Kanda bağışıklık sistemi tarafından fark edilen yabancı organizmalar ile mücadele etmek üzere antikor üretimine yol açan antijenler bulunur.

Bu antijenlerden biri olan, tip D antijeninin varlığı, Rh(+) olarak tanımlanırken, yokluğu Rh(-) olarak tanımlanır. Böylece 8 farklı kan grubu ortaya çıkmış olur.

Hamilelikte Kan Uyuşmazlığı Nedir?

Anne adayının kanı Rh(-), baba adayının kanı Rh(+) olması durumunda kan uyuşmazlığı olarak da bilinen Rh uyuşmazlığı meydana gelebilir. Ancak bu durumun bebek için mutlak bir sorun yaratacağı söylenemez. Anne adayının Rh(-), baba adayının Rh(+) olduğu bir senaryoda, bebek Rh pozitif ya da negatif olarak doğabilir.

Anne adayı ile uyumlu bir şekilde bebeğin kanı Rh(-) olması problem yaratmazken Rh(+) olması, kan uyuşmazlığı riskini doğurur. Ana rahmindeki bebeğin kanının Rh(+) olması durumunda, anne adayının bağışıklık sistemindeki antikorlar, bebeğin kan hücrelerini yabancı organizma olarak algılar.

İlk hamilelikte kan uyuşmazlığı olsa dahi, anne adayının bağışıklık sistemi, yabancı organizma olarak algıladığı bebeğin kanı ile savaşmak için kendini geliştirene kadar doğum gerçekleşir.

Ancak ikinci gebelikte kan uyuşmazlığı olması durumunda, anne adayının bağışıklık sistemi, bu durumla başa çıkmanın yolunu daha önce öğrendiği için kendi bünyesi olan anne vücudunu savunma amacıyla bebeğin kan hücreleri ile savaşmaya başlar. Üretilen bu antikorlar, plasentayı geçmesi durumunda, bebeğin alyuvarlarına saldırır.

Bunun sonucunda bebekte sarılık, beyin hasarlanmaları, kalp yetmezliği gibi kan uyuşmazlığına bağlı pek çok sorun meydana gelir. Bebeğin zarar görmemesi ve hamilelikte kan uyuşmazlığı oluşumunu engellemek için anne adayına kan uyuşmazlığı iğnesi uygulanarak Rh uyumsuzluğunun önüne geçilir.

Kan Uyuşmazlığı İğnesi Nedir?

Anne ve baba adaylarının Rh pozitif ve negatif kan gruplarına sahip olmaları durumunda görülen kan uyuşmazlığını, diğer bir deyişle Rh uyuşmazlığını engellemek için anne adayına kan uyuşmazlığı iğnesi uygulanır. Gebeliğin ilk fark edildiği anda ya da 10.

haftasında anne adayından alınan kan ile kan uyuşmazlığı testi yapılır. Yapılan testte Rh farklılığı tespit edilmesi durumunda, gebeliğin 28.haftasında ve doğumdan sonraki 3 gün içinde anneye anti-D immunglobulin olarak bilinen kan uyuşmazlığı iğnesi yapılır.

Kalçadan ya da koldan yapılan enjeksiyon sayesinde anne adayının bağışıklık sisteminin, bebekte var olan Rh farklılığını fark etmesinin ve bununla mücadele etmek için antikor üretmesinin önüne geçilir.

Bazı hastalar tarafından sorulan “Kan uyuşmazlığı iğnesi yapılmazsa ne olur?” sorusunun yanıtı ise anne adayının kaçıncı hamileliği olduğu ile bağlantılıdır.

Gebelikte kan uyuşmazlığı iğnesi yapılmaması durumunda, bebek doğduğu anda sarılığın iyileştirilmesi için fototerapi ve kanın değiştirilmesi için transfüzyon yapılması gerekebilir.

Kan uyuşmazlığı iğnesinin uygulanmaması, bir sonraki ve ilerleyen dönemdeki diğer gebeliklerde sorun çıkmasına neden olabilir.
Tüp bebek tedavisinde iğne aynı şekilde tüp bebek merkezi tarafınca uygulanır. Böylece Rh uyuşmazlığının önüne geçilmiş olur.

Kan Uyuşmazlığı Testi Nedir?

Anne adayı ile bebeğin Rh gruplarının farklı olması, kan uyuşmazlığının ortaya çıkmasına yol açar. Bu durumun sonucunda bebekte, anemi ve sarılık gibi ciddi sonuçlar doğurabilecek hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar bebekte zeka geriliği ve kalp yetmezliği gibi geri döndürülemez sonuçlara neden olabilir.

Bu yüzden Rh farklılığı bulunan çiftlerden anne adayının, hamilelik döneminde ICT testi olarak kısaltılan, İndirekt Coombs Testi’ni yaptırması gerekir. Anne adayının kolundan alınan kan ile kolayca uygulanan bu laboratuvar testi sayesinde anne ve bebek arasında etkileşim olup olmadığı anlaşılır.

Rh farklılığı bulunan çiftlerin sıklıkla sorduğu “Kan uyuşmazlığı iğnesi ne zaman yapılır?” sorusunun cevabı, gebeliğin 28. haftasında şeklinde cevaplanabilir. Gebelik fark edildikten sonraki ilk doktor kontrolünde, Rh farklılığı olan çiftten anne adayına ICT testi yapılır. Testin negatif çıkması durumunda ise 28.

haftada kan uyuşmazlığı iğnesi yapılır ve doğuma kadar her ay ICT testi tekrarlanır.

Kan Uyuşmazlığı İğnesi Nasıl Yapılır?

Rh farklılığı olan çiftlerin bebeklerinde kan uyuşmazlığının önüne geçmek için, anne adayına kan uyuşmazlığı iğnesi yapılarak mutlaka önlem alınması gerekir.

Hekimlerin sıklıkla karşılaştığı “Kan uyuşmazlığı iğnesi nereden yapılır? sorusunun yanıtı, kalça veya koldan yapıldığı şeklinde verilir. Hamilelikte kan uyuşmazlığı iğnesi, genellikle kalçadan kas içine yapılsa da, bazen koldan damar içine direkt enjeksiyonla da uygulanabilir.

Anti-D immunglobulin olarak bilinen bu iğne sayesinde annede antikor gelişimi engellenerek bebek ile istenmeyen etkileşimin önüne geçilir.

Hamilelikte Kan Uyuşmazlığı İğnesi Ne Zaman Yapılır?

Farklı Rh türlerine sahip anne ve baba adaylarının çocuklarında kan uyuşmazlığını engellemek için anne adayına yapılan iğne yapılır ve anne adayının kanına geçecek olan farklı Rh tipini taşıyan hücrelerin fark edilmesi ve buna karşı antikor üretilmesi engellenir.

Konu ile ilgili karşılaşılan bir diğer soru da “Kan uyuşmazlığı iğnesi ne zaman vurulur?” şeklindedir. Kan uyuşmazlığı iğnesi anne adayına, gebeliğin 28. haftasında genellikle kalçadan kas içine uygulanır.

Kan uyuşmazlığı iğnesi fiyatı, kullanılan ilacın markasına göre değişiklik gösterir.

Kan Uyuşmazlığı İğnesi Yapılmazsa Ne Olur?

Kan uyuşmazlığı bulunan hamileliklerde, bebeğe ait kan hücreleri anneye geçebilir. Annenin bağışıklık sistemi tarafından yabancı organizma olarak algılanan bu hücrelerin yok edilmesi için vücut antikor üretir. Üretilen bu antikorlar, bebeğin kan hücreleri ile savaşmaya başlar.

Çoğunlukla ilk gebelikte, antikorların üretilmesi zaman aldığından, bebek bu durumdan etkilenmez. Ancak kan uyuşmazlığı iğnesi yaptırmayan kadınların, sonraki gebeliklerinde bebek daha fazla risk altındadır.

Kan uyuşmazlığı sonucu anne adayının vücudu tarafından üretilen savunma mekanizması, sonraki gebeliklerde hızla devreye girer ve ana rahmindeki bebeğe zarar vermeye başlar. Anne adayının bağışıklık sistemi bir kez bu antikorları üretmeyi öğrendikten sonra geriye dönük tedavi uygulanamaz.

Anne ve baba adaylarının merak ettiği “Kan uyuşmazlığı iğnesi kaç yıl etkilidir?” sorusuna verilen yanıt, her gebelikte kan uyuşmazlığı iğnesinin tekrar uygulanması gerektiği şeklindedir.

Kan Uyuşmazlığı İğnesinin Yan Etkileri Nelerdir?

Kan uyuşmazlığını engellemek için uygulanan, anti-D immunglobulin iğnesi, kalçadan ya da koldan yapılır.

Uygulandığı bölgede enjeksiyona bağlı kızarıklık, ağrı, sertlik, şişlik ve kaşınma görülebilir.

Kan uyuşmazlığı iğnesi yan etkileri arasında nadir olarak bulantı, kusma, döküntü ve nefes darlığı görülebilir. Bu gibi durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna giderek durumu bildirmek gerekir.

Kan uyuşmazlığı iğnesi hakkında aklınıza takılan tüm sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Источник: https://bahceci.com/blog/kan-uyusmazligi-ignesi-nedir-ne-zaman-yapilir/

Kan Pıhtılaşması Belirtileri ve Tedavisi

Kan Uyuşmazlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Haber güncelleme tarihi 03.03.2019 00:36

Kan Pıhtılaşması Nedir?

Vücudumuzda meydana gelen yaralanma, kesik, çizik sonucu başlayan kanamalarda, damarlardan kan akmamayı önleyen tüm sürece pıhtılaşma denir.

 Vücudumuzda pıhtılaşma gerçekleşmezse, vücudumuzda oluşabilecek en ufak bir kanama bile durduralamaz ve kan kaybından ölümler gerçekleşebilir.

 Sağlıklı bir kişide pıhtılaşma bu şekilde gerçekleşir.

Ancak normal olmayan durumlarda yani, pıhtılaşmanın asıl görevi olmadığı durumlarda da gerçekleşmesi, ortaya kan pıhtılaşması sorununu çıkarır. Örneğin damarlardaki kan ağırlaşarak, kan pıhtılaşmasına yol açabilir.

Kanın ağırlaşmasına yani koyulaşmasına bazı hastalıklar neden olabilir. Damarlardaki kanın koyu bir halde damarlarda dolaşması çok zor hale gelir.

Bu şekilde meydana gelen kan pıhtılaşması da kan akımına engel olur. Sonucunda da damar sertliği, beyin kanaması, felç gibi ölümle sonuçlanabilecek kötü sonuçlar ortaya çıkabilir.

 Vücutta olması gereken pıhtılaşma doğru bir şekilde gerçekleşmeyip, anormal bir şekilde gerçekleşince pıhtılaşma vücudumuzdaki pek çok organa zarar verebilir.

Kan Pıhtılaşmasına Neden Olan Durumlar?

  • Genetik Mutasyonlar
  • Kullanılan Bazı İlaçlar
  • Diyabet
  • Kalp Yetmezliği
  • Obezite
  • Çok Ciddi Bir Ameliyat Geçirmiş Olmak
  • Travma
  • Çeşitli Hastalıklardan Dolayı Hastanede Çok Uzun Süre Yatmak
  • Aynı Yerde Uzun Süre oturmak
  • Kanser, Kanser Tedavisi.

gibi etkenler vücutta anormal ve teh yaratacak şekilde oluşan kan pıhtılaşmasına neden olabilir.

Kan Pıhtılaşması Belirtileri Nelerdir?

Kan pıhtılaşmasının çok belli, net belirtileri yoktur çünkü pıhtılaşmanın gerçekleştiği bölgeye göre belirtiler de farklılık gösterir. Kan pıhtılaşması gerçekleşen kişide bazı rahatsızlıklar görülür.

Örneğin;
Akciğerde ve kalpte oluşan pıhtılaşmada görülen belirtiler; Göğüs, kol, sırtta ve boyunda oluşan ağrı ve nefes darlığı gibi belirtiler görülür.

Bacaklarda görülen pıhtılaşma belirtileri; Bacağın alt kısımlarında ağrı ve kızarıklıklar ve sıcaklık gibi belirtiler görülür.

Beyinde görülen pıhtılaşma belirtileri; Konuşmada meydana gelen bozukluk, baş ağrısı, hareket etmede zorluk, anlamada güçlük gibi belirtilerdir. Kişide bu belirtiler görüldüğünde hemen doktora başvurmalı ve kan pıhtılaşmasına neden olan hastalığın tedavisine hemen başlanmalıdır.

Kan Pıhtılaşmasında Kimler Risk Altındadır?

Kan pıhtılaşmasında yüksek oranda risk altında bulunan kişiler, genetik açıdan etkenlere sahip kişilerdir. Bu genetik etkenlere sahip kişiler sigara içen, aterosklerozu olan kişilerse kan pıhtılaşması riski yüksek olan kişilerdir aynı zamanda.

Genetik Açıdan Risk Taşıyan Kişiler Kimlerdir?

– Daha önceden ciddi bir şekilde kan pıhtılaşması başından geçmiş kişiler
40 yaşının altında kan pıhtılaşması yaşamış olana kişiler
50 yaşına gelmeden önce kalp krizi ve inme gibi hastalıkları geçirmiş olan kişiler
– Sebepsiz yere düşük yapmış kişiler

Kan Pıhtılaşması Teşhisi Nasıl Konur?

Doktor hastanın fiziki muayenesini yapıp, şikayetlerini dinledikten sonra, tam kan sayımı testi ister.

Yapılan tam kan sayımı testi ile kan pıhtılaşması teşhisi konur.

Eğer pıhtılaşma genetik olarak belirlenirse, pıhtılaşmanın sebebinin belirlenmesi için farklı testler de istenebilir.

Kan Pıhtılaşması Tedavisi

Kan pıhtılaşması tedavisi ilaçlarla yapılır. Pıhtılaşmanın seviyesine göre tedavi rutin olarak yapılabilir. Acil olan durumlarda pıhtıyı hızlı bir şekilde tedavi edecek ilaçlar kullanılır.

Rutin olarak ilaç tedavisinde kullanılan kan sulandırıcı ilaçlar hastaya ağız yoluyla verilebilir veya deri altına enjekte edilerek de verilebilir.

Ancak bu ilaçlar fazla kanamaya neden olabileceğinden kontrollü kullanılmalıdır.

Dikkat Etmeniz Gereken Konular Nelerdir?

–  İlaç tedavisi sürerken yemek düzeninizde bir değişiklik yapmayınız.
– Yemek düzeninizde oluşacak değişiklikleri mutlaka dokturunuza danışmalısınız.
– Bir vitamin, mineral gibi ek bir destek alacaksanız yine mutlaka doktorunuzla temas halinde olmalısınız.

– Yemek yeme düzeninizi bozacak ishal, mide ağrısı gibi rahatsızlıklar yaşarsanız hemen doktorunuza danışmalısınız.

K vitamini bulunan gıdaları ne kadar ve ne sıklıkla tükettiğinize dikkat ediniz ve her zaman tutarlı bir şekilde tüketmeye özen gösteriniz.

K Vitamini Hangi Gıdalarda Bulunur?

K vitaminini bol bulunduran sebzeler, semizotu, brokoli, lahana, kıvırcık, marul, kırmızı lahana, roka, ıspanak, mercimek, nohut, nane, yeşil soğan, kişniş gibi sebzelerdir. Ayrıca yeşil çayda da bol K vitamini bulunur.

Önerilen İçerik;
► Hemofili Nedir ve Belirtileri ve Tedavisi

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/kan-pihtilasmasi-belirtileri-ve-tedavisi-9126h.htm

Kan Uyuşmazlığı Nedir?

Kan Uyuşmazlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bir anne ve doğmamış bebeğinde farklı Rh proteini faktörleri taşındığında, bu duruma kan uyuşmazlığı denir. Bir anne negatif ve bebeği pozitif kan grubuna sahip olduğunda ortaya çıkar. Rh faktörü, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyinde bulunan spesifik bir proteindir.

Kan türünüz gibi, Rh faktör türünüzü de anne ve babanızdan devralırsınız. Çoğu kişi Rh pozitiftir, ancak insanların küçük bir yüzdesi Rh negatiftir. Bu, onların Rh proteininden yoksun oldukları anlamına gelir. Kan türünüzden sonra pozitif veya negatif sembol Rh faktörünüzü belirtir. Örneğin, tıbbi kayıtlarınıza “kan türü: AB ​​+” yazılabilir.

Rh faktörünüz sağlığınızı doğrudan etkilemez. Bununla birlikte, Rh faktörü gebelik sırasında önem kazanmaktadır. Eğer bir kadın Rh-negatif ise bebeği Rh-pozitif ise, vücudu Rh-pozitif proteinine yabancı bir şey gibi yaklaşacaktır.

Bebeğinizin kan hücreleri; gebelik, doğum ve doğum sırasında oluşabilecek kan dolaşımını geçerse, bağışıklık sistemi bebeğinizin kırmızı kan hücrelerine karşı antikor oluşturacaktır. Antikorlar vücudunuzun bağışıklık sisteminin parçalarıdır. Yabancı maddeleri yok eder.

Rh negatif kan grubunuz varsa, vücudunuz bu antikorları yaptıktan sonra bebeğinize duyarlı davranıldığı düşünülür. Bu, vücudunuzun bebeğinizin alyuvarlarına saldırmak için, bu antikorları plasenta üzerinden gönderebileceği anlamına gelir. Gerekli ilaçlar, hem sizin hem de bebeğinizin sağlıklı olmasını sağlamak için bu koşula yardımcı olabilir.

Kan Uyuşmazlığı Belirtileri Nelerdir?

Yeni doğan bebeğinizin kan uyuşmazlığı belirtileri hayatına tehdit oluşturabilir. Antikorlarınız bebeğinizin alyuvarlarına saldırdığında hemolitik hastalık ortaya çıkabilir. Bu, bebeğinizin alyuvarlarının yok edildiği anlamına gelir.

Bebeğinizin sağlıklı kırmızı kan hücreleri yok edildiğinde, bilirubin kan dolaşımında birikir. Bilirubin, alyuvarların parçalanmasıyla oluşan bir kimyasaldır. Çok fazla bilirubin, eski kan hücrelerinin işlenmesinden sorumlu olan karaciğerin sıkıntıya düştüğünün bir işaretidir.

Bilirubin düzeyleri doğumdan sonra yüksekse, bebeğinizde aşağıdaki semptomlardan bir veya daha fazlası olabilir:

  • Sarılık (Cilt ve göz beyazlarının sararması ile anlaşılır)
  • Letarji
  • Düşük kas yoğunluğu

Kan uyuşmazlığı tedavisi tamamlandıktan sonra bu semptomlar azalacaktır.

Kan Uyuşmazlığı Kimler İçin Tehlidir?

Kan grubu Rh negatif olan anne; kan grubu Rh-pozitif veya Rh durumu bilinmeyen bir baba ile birlikte olursa kan uyuşmazlığı riski altındadır. Genel olarak evliliklerin yaklaşık yüzde 13’ünde bu tür bir uyuşmazlık söz konusudur.

Vücudun antikor geliştirmesi zaman alır, bu nedenle ilk doğan çocuklar genellikle etkilenmez. Bununla birlikte, bir anne düşük veya kürtaj yüzünden duyarlı hale gelmişse, ilk doğum kan uyuşmazlığından etkilenebilir.

Anne adayı bazı prenatal testler sırasında kan uyuşmazlığı tespit edilebilir. Buna bir örnek amniyosentezdir. Bu testte, doktorunuz bebeğinizin etrafındaki sıvıyı çıkarmak için bir iğne kullanır. Bu sıvı gelişmekte olan fetüsteki sorunlar için test edilebilir.

Kan Uyuşmazlığının Teşhisi

Rh durumunuzu belirlemek için bir kan testi muhtemelen doktorunuzla ilk doğum öncesi ziyaretinizde yapılacaktır. Rh negatif iseniz, eşiniz de test edilebilir. Eşiniz Rh-negatif ise, endişelenmeniz gereken bir şeyiniz yoktur. Eşiniz Rh-pozitif ise ve Rh negatifseniz, doktorunuz aşağıdaki kan uyuşmazlığı işaretlerini arayacaktır:

  • İndirekt Coombs testi kan uyuşmazlığının bir işaretidir. Bu test, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyinde hücre yok edici antikorların varlığını araştırmak için bir kan örneği kullanır.
  • Bebeğin kanında normalden daha yüksek bilirubin seviyeleri olması kan uyuşmazlığının işaretidir. Doğumunun üzerinden 24 saatten daha kısa süre geçen 9 aylık bir bebekte, bilirubin seviyeleri, 6.0 miligramdan düşük olmalıdır.
  • Bebeğinizin kanında kırmızı kan hücresi tahribatının belirtileri kan uyuşmazlığının işaretidir. Bu bir mikroskopta incelendiğinde kırmızı kan hücrelerinin şekli ve yapısı ile gösterilebilir. Doktorunuz, kırmızı kan hücrelerini parçalayan antikorların varlığı için bebeğinizin kanını test edebilir.

Kan Uyuşmazlığının Tedavisi Nasıl Olur?

Tedavi, uyuşmazlığın etkilerini önlemeye odaklanmaktadır. Hafif vakalarda, doğumdan sonra bebek şu şekilde tedavi edilebilir:

  • Bir dizi kan transfüzyonu
  • Hidratlayıcı sıvılar
  • Metabolizmayı düzenleyen elementler olan elektrolitler
  • Fototerapi

Fototerapi (ışık tedavisi), kandaki bilirubinin azaltılmasına yardımcı olmak için bebeğinizin ışığa maruz tutulmasını içerir.

Bu işlemler, Rh negatif antikorlar ve fazla bilirubin bebeğinizin kanından çıkarılıncaya kadar tekrar edilebilir. Tekrarlanması gerekip gerekmediği, bebeğinizin durumunun ciddiyetine bağlıdır.

Hamileyseniz ve doktorunuz, bebeğinize karşı antikor geliştirmiş olduğunuzu tespit ederse, hamileliğiniz yakından izlenecektir.

Kan uyuşmazlığının etkilerini, ilk üç aylık döneminiz boyunca, Rh bağışık globulinleri (RhIg) enjekte ederek önleyebilirsiniz. Bu kan ürünü, Rh faktörüne karşı antikorlar içerir.

Bebeğinizin kan grubu Rh pozitifse doğumdan birkaç gün sonra ikinci bir enjeksiyon yaptırmalısınız.

Çok ender ve ciddi vakalarda, bebeğiniz rahminizdeyken veya doğumdan sonra bir dizi özel kan transfüzyonu yapılabilir.

Hafif kan uyuşmazlığı vakalarında bu tedaviler etkili olacaktır. Kan uyuşmazlığının önlenmediği ciddi vakalar ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu komplikasyonlar şunları içerebilir:

  • Bebekte beyin hasarı
  • Bebeğin içinde sıvı birikimi veya şişmesi
  • Zihinsel işlev, hareket, işitme ve konuşma ile ilgili sorunlar
  • Nöbetler
  • Anemi
  • Kalp yetmezliği

Bebek ölümü dahi gerçekleşebilir. Kan uyuşmazlığı, iyi tıbbi bakıma sahip ülkelerde nadiren bir sorun teşkil eder.

Kan Uyuşmazlığının Önlenmesi

Bu durum önlenebilir. Hamile kalmış olabileceğinizi ve Rh negatif bir kan türe sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, en iyi planı belirlemek için doktorunuzla konuşmalısınız. Çocuğunuzun babası Rh pozitifse veya kan grubu bilinmiyorsa, bağışık globulinler ile koruyucu tedavi almak ciddi etkileri önleyecektir.

Источник: https://www.bulenttiras.com/kan-uyusmazligi-nedir

Kan uyuşmazlığı nedir? Nasıl tedavi edilir?

Kan Uyuşmazlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kan uyuşmazlığı hepimizin zaman zaman duyduğu ama tam da bilmediği bir konu. Öyleymiş yani; geçen haftalarda bir arkadaşımın yeni bir bebeği oldu. Doğumunun ertesi günü doktorlar bebekte AB0 uyuşmazlığına bağlı sarılık görüldüğünü söylediler.

RH uyuşmazlığının sağlıksal sıkıntılara yol açtığını ve tedavi yollarının olduğunu biliyordum ama kan grubuna bağlı uyuşmazlığı hiç duymamıştım. Bu vesileyle Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr.

Nilgün Turhan’a hem RH uyuşmazlığını hem de kan gruplarına bağlı uyuşmazlığı sordum. İşte yanıtlar.:

Sarılık varsa Fototerapi gerekebilir

Anne kan grubu RH negatif veya 0 ise ve babadan gelen genler yüzünden bebeğin kan grubu RH pozitif veya A, B veya AB ise bu durumda kan uyuşmazlığı hastalığı beklenmelidir. Özellikle RH uygunsuzluğu önemlidir, yani daha ağır sarılık ve kansızlıklara neden olabilir.

Bu yüzden RH uygunsuzluğu durumlarına çok dikkat edilmelidir. Annenin RH pozitif ve babanın RH negatif olduğu durumlarda kan uyuşmazlığı oluşmayacaktır. AB0 uyuşmazlığı RH uyuşmazlığına göre daha sık görülmesine rağmen daha iyi seyreder.

Sarılık daha ender görülür, çocukta kalıcı hastalık yapma riski daha azdır. Nadiren bebeğin kanının değişmesi gerekir. Sonuç olarak kan uyuşmazlığı şüphesi olan çiftlerin çocuk sahibi olma konusunda endişeye kapılmamaları gerekir.

Düzenli gebelik takibi ve gerekli tedaviyle normal sağlıklı bebekleri olmaması için hiçbir neden yoktur.

Nedir bu AB0 ya da – +’lar

Kan grubu, kırmızı kan hücreleri üzerindeki antijenlere göre A, B, AB ve 0 kan grupları olarak sınıflandırılır. Bundan bağımsız olarak, RH değeri + veya – değerinde olabilir. Kan grubu A ise alyuvarların çeperinde yalnızca A tipi antijen, B ise yalnızca B tipi antijen, AB ise her 2 antijen de bulunurken; 0 grubunda alyuvarların çeperinde her ikisi de yoktur.

Hazırlayan: Damla Çeliktaban

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/cocuk-hastaliklari/haber/1033378-kan-uyusmazligi-nedir-nasil-tedavi-edilir

Kan Uyuşmazlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kan Uyuşmazlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kan uyuşmazlığı, özellikle annenin kan grubunun Rh (-), babanınkinin ise Rh (+) olduğu durumlarda meydana gelir. Bu nedenle anne adayının kan grubunun doğumdan önce bilinmesi hayati önem taşır.

Kan Uyuşmazlığı Belirtileri ve Nedenleri?

Hamilelikte oluşan kan uyuşmazlığı tespit edilmediği ve tedavi edilmediği takdirde anne ve bebeğin sağlığını tehye sokabilir.

Gerekli önlemlerin alınabilmesi için hamile kalmadan önce anne ve babanın kan gruplarının ve olası risklerin belirlenmesi gerekir. Genetik özelliklere göre belirlenmiş, 100’den fazla kan grubu olduğu bilinmekteDİR.

Ancak genel olarak tespit edilen, evrensel olarak da kabul görmüş başlıca kan grupları ABO sistemiyle adlandırılır.

Her bireyin kan grubu, asıl olan A, B, AB ve 0 gruplarından birine dahildir. Kan grupları ise kırmızı kan hücrelerinde bulunan ve savunma sistemini harekete geçiren proteinler olan antijenlere göre belirlenir ve buna göre adlandırılır.

A grubu kana sahip kişilerde sadece A antijenleri, B grubunda sadece B antijenleri, AB grubunda her iki (A ve B) antijen bulunurken “O” grubu ise ne A ne de B antijenine sahiptir. Bunların dışında kan gruplarını daha da özelleştiren diğer antijenler de mevcuttur. Bunlardan en belirleyici olanı Rh faktörüdür.

Kanında Rh antijeni bulunmayanlar Rh negatif (-), Rh antijeni bulunanlar Rh pozitif (+) olarak tanımlanır. İnsanların yüzde 85’inden fazlası Rh pozitifdir. Kan uyuşmazlığı özellikle annenin Rh (-), babanın Rh (+) olduğu durumlarda ortaya çıkan bir sorundur.

Anne ve babanın kan grupları arasındaki farklar hamilelikte ciddi sorunlar ortaya çıkarabilir. Örneğin anne Rh (-), baba Rh (+) olduğunda doğacak bebeğin, babanın genetik yapısına bağlı olarak (heterozigot veya homozigot) yüzde 50 veya yüzde 100 Rh (+) olarak dünyaya gelmesi durumunda kan uyuşmazlığı ortaya çıkacaktır.

Annenin Rh (-), babanın Rh (+) olduğu her durumda genel olarak bilinen, klasik “kan uyuşmazlığı” veya “Rh uyuşmazlığı” olduğu var sayılır. Doğan bebek Rh (+) ise, bebeğin kanının çok az miktarlarda dahi olsa annenin kanına karışması, anne açısından tehli bir durum ortaya çıkaracaktır.

Çünkü annenin bağışıklık sistemi kendi kırmızı kan hücrelerinden farklı olan bebeğin kırmızı kan hücrelerine karşı antikor denilen maddeler oluşturur.

 Annenin antikorları ikinci gebelikte plasentadan bebek dolaşımına geçerek kan hücrelerini öldürmeye başlar.

Geçen antikor miktarına bağlı olarak bebeğin anne karnında kansızlığa bağlı kalp yetmezliği ve buna bağlı ölüm riski o ölçüde artış gösterir.

Kan Uyuşmazlığı Teşhis ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Teşhis için doğum öncesinde anne ve babanın kan gruplarının bilinmesi ve annenin daha önce bir gebeliği, bu gebeliğinde kan uyuşmazlığının olup olmadığı, varsa doğum sonrası kan uyuşmazlığına yönelik tedavi alıp almadığı bilinmelidir.

Kırmızı kan hücreleri bir kez uyarıldığında durdurulamaz bir biçimde antikor ürettiğinden bu uyarılmanın hiç ortaya çıkmamasını sağlamak gereklidir.

Bu nedenle Rh (-) olan her anne adayı, hamilelik sürecinin başında anti-Rh antikorlar açısından araştırılmalıdır (İndirekt Coombs Testi). Bu uyarılma işlemi ilk doğumda yüzde 1 oranında ortaya çıkar. Bu arada her uyarı doğumla birlikte ortaya çıkmaz.

Yanlış kan nakli, kan bulaşmış cerrahi aletler ve enjeksiyona bağlı olarak da meydana gelebilir.

Aşağıda sıralanan koşullara uyulması kan uyuşmazlığında ciddi sorunların ortaya çıkmasını önlemekte etkilidir:

  • Gebelik başlangıcında eşlerin kan grupları tespit edilmeli.
  • Anne ve baba adaylarında Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi uygun aralıklarla uygulanmalı.
  • Gerekli görüldüğü takdirde ilk gebelikte 28. haftada erken korunma iğnesi (Rh hiper immün globulin) yapılmalı.
  • Bebeğin kan grubu Rh pozitif ise; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin enjeksiyonu doğumdan sonraki 72 saat içinde yapılmalı.
  • Annenin duyarlı hale gelmiş olması bebeği riske sokar. Bu nedenle gebeliğin ilerleyen aylarında kandaki antikor düzeyleri kontrol edilmeli. Antikor düzeyi yüksekse, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalı.
  • 3 aydan büyük düşük vakalarında immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalı. İlk 3 ay içinde 6-8 haftadan sonra ceninde kırmızı kan hücreleri oluşmaya başladığından düşük doz hiperimmünglobulin (koruyucu iğne) yapılması uygun olmaktadır.
  • Tıbbi nedenlerle veya isteğe bağlı olarak kürtajlarda Rh hiperimmunglobulin müdahaleden önce uygulanmalı, operasyon mümkünse vakum ile yapılmalı.

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Perinatoloji, Hematoloji

Источник: https://www.saglikk.com/kan-uyusmazligi-nedir/

Kan Uyuşmazlığı Nedir Nasıl Tedavi Edilir

Kan Uyuşmazlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

İnsan vücudunda kan dolaşımına giren başka bir kanın metabolizma tarafından yabancı olarak algılanması kan uyuşmazlığı olarak tanımlanır. Bunun başlıca nedeni metabolizmanın yabancı kanı alerjen olarak algılamasıdır.

Bu aynı zamanda kanda bulunan pozitif ya da negatif değeri olan Rh uygunsuzluğu olarak ta tanımlanır. Kan uyuşmazlığı en fazla hamile kadınlarda görülmektedir.

Hamile kadın ile anne rahminde gelişen bebeğin kan gruplarında Rh uyumsuzluğu olduğunda, yabancı kan metabolizma tarafından alerjen olarak algılanır ve vücut buna tepki olarak alerjik reaksiyon gösterir.

Kan uyuşmazlığı anne ve bebek için risk taşıyan bir sorundur. Eğer tedavi edilmezse kalıcı sakatlık ve ölüm gibi ciddi sonuçları olabilir. Eritroblastosis adı verilen ve kan uyuşmazlığı nedeniyle oluşan sakatlıklar yaşam boyu etkisini devam ettirir. Bilirubin daha fazla üretildiğinden bebeğin beyin hücreleri bundan zarar görmektedir.

Kan uyuşmazlığı nedir, nasıl tedavi edilir

Hamilelikte Rh (-) kan grubuna sahip anne adayı varsa baba adayı da Rh (+) kan grubuna sahip ise ortaya kan uyuşmazlığından dolayı alerjik bir reaksiyon çıkacaktır. Buna kan uyuşmazlığı adı verilir. Kan uyuşmazlığı sadece hamilelikte sorun olmaz. Bu aynı zamanda kan nakli yapılacağında Rh (+) ile Rh (-) kan grupları arasında da sorun çıkmasına neden olabilir.

Kan uyuşmazlığı nedir, nasıl tedavi edilir, bu etkenler hamilelikte anne adayının Rh (-) baba adayının da Rh (-) olduğunda öneli hale gelecektir. Bu durumda bebeğin Rh (+) kan grubu olması halinde bebek ve anne adayı arasındaki kan bağı nedeniyle alyuvar alışverişi sırasında anne adayının kanında antikorlar oluşur.

Antikorların bebeğe geçmesi göbek kordonu sayesinde oldukça kolay olur. Bu da bebeğin kanında olan alyuvarların parçalanmasına neden olur. Bebekte meydana gelen bu hızlı alyuvar yıkımı neticesinde bebeğin vücudunda su birikimi, aşırı kansızlık ve kalp yetmezliği gibi ciddi sorunları ortaya çıkabilir.

Doğum anında bu rahatsızlıklara sarılık hastalığı da eşlik ederse, kan uyuşmazlığı tedavisinin yapılmasının ne kadar ciddi olduğu anlaşılabilir.

Kadının ilk gebeliğinde kan uyuşmazlığı olsa da, vücudunun bu soruna yabancı olması yüzünden herhangi bir sorun yaşanmadan doğum gerçekleşebilir. Fakat bu gebelik sonrasında yeni bir gebelik olursa, durum beklendiği gibi olmayacaktır.

Kadının vücudu kan uyuşmazlığına karşı daha hazırlıklı olduğundan, hamilelik başladıktan sonra savunmaya geçecektir. Bebek metabolizma tarafından bir yabancı gibi algılanacak ve vücuttaki antikor üretimi hızlı bir şekilde gerçekleşecektir.

Kan uyuşmazlığında kadının vücudundaki antikor üretimi engellendiği zaman tedavi gerçekleşir ve bebek sağlıklı bir şekilde dünyaya gelir.

Evlilikte kan uyuşmazlığı

Evlilikte kan uyuşmazlığı olup olmadığı bebek sahibi olmak isteyenler için oldukça önemlidir. Bu hem anne, hem de bebek sağlığı açısından önemlidir. Kan uyuşmazlığı oluşması iki şekilde olabilir.

Erkeğin kan gurubu Rh (+), kadının ise Rh (-) olursa bebeğin kan grubu Rh (+) yani erkeğin kan grubundan olursa, bebeğin Rh (+) kan hücreleri annenin kanına geçecektir. Anne ve bebek arasındaki kan bağı direkt olduğundan bu kaçınılmazdır. İlk gebeliklerde bu sorun hissedilmeyebilir.

Bunun nedeni kadının vücudundaki mekanizma tam olarak gelişmemesinden kaynaklanır. Bundan sonraki hamileliklerde kan uyuşmazlığı sorunu gündeme gelir.

Hamilelikte göbek kordonu yardımıyla anne ve bebek arasındaki kan bağı sağlanır. Bebeğin kanı anne ile göbek kordonu yardımıyla paylaşılır. Bu paylaşımda bebeğin kan hücrelerinin aktarılması durursa, kadının vücudunda antikor üretimi meydana gelir.

Kan uyuşmazlığı denilen sorun da bu aşamadan itibaren başlamış olur. Kadının vücuduna giren yabancı kan metabolizma tarafından alerjen olarak algılanır ve üretilen antikorlar yine göbek kordonundan bebeğe aktarılır.

Bebeğin vücuduna giren antikorlar kan hücrelerini parçalayarak, çeşitli sağlık sorunlarına neden olur.

Göbek kordonundan bebeğe geçen antikorlar bebeğin kanındaki alyuvarlarının ölmesi sağlar. Bu aşamadan bebeğin kanında alyuvar yıkımı meydana gelmesi bebekte kansızlık sorununun yaşanmasına devamında kalp yetmezliği gelişmesine yol açar. Alyuvar yıkımı başladığında bu oldukça hızlı bir gelişim gösterir.

Bu yüzden bebeğin vücudunda da sıvı birikimi olur. Doğumdan hemen sonra da sıvı birikimi nedeniyle bebekte sarılık gelişir. Yeni doğan bebeklerde sarılık yaşamsal risk taşır. Eğer tedavisi yapılmazsa bebekte sakatlık hatta ölüme bile yol açabilir.

Bu yüzden evlilikte kan uyuşmazlığı varsa zamanında belirlenerek mutlaka tedavisi yapılmalıdır.

Kan uyuşmazlığı testi

İndirekt Coombs (ICS) yani kan uyuşmazlığı testi annede kan uyuşmazlığı varda anneden alınan kanla yapılır. Test yardımıyla anne ve bebek arasında olan etkileşimler tespit edilmeye çalışılır. Kan gruplarının tespit edilmesi kan uyuşmazlığı olduğunu belirlemeye yardımcı olur.

ICS testi baba adayı Rh (+) anne adayı Rh (-) olduğunda mutlaka yapılması önerilen bir testtir.  Testlere ilk hamilelik muayenesinde başlanır. 20. Haftadan sonra her ay bir defa olmak üzere testler tekrarlanır.

Eğer testin sonucu negatif çıkarsa, bu kan uyuşmazlığı nedeniyle bebeğin zarar görmediğini gösterir.

Kan uyuşmazlığı tedavisi

Kan uyuşmazlığı anne ve bebek sağlığı için oldukça önemli olsa da, kan uyuşmazlığı tedavisi uygulanırsa sorun ortadan kaldırılabilir. Kan uyuşmazlığı varsa tedavide anne adayında üretilen antikorlara engel olunur.

Tedavide Rh (+) kan hücrelerinin parçalanmasını sağlayan antikorların üretilmemesi sayesinde kan uyuşmazlığının oluşumu engellenir. Tedaviyle anne ve bebekte sonradan gelişebilecek olası hastalıklarda engellenmiş olur.

Bebek ve anne açısından riskli olan kan uyuşmazlığı tedavisinde erkek Rh (+) kan grubu kadın Rh (-) olursa gebelikte 28 hafta geldiğinde anti D denilen bir iğne yapılır.

İğne ile enjekte edilen ilaç sayesinde kadının vücudundaki antikor üretimi engellenir.

Doğum sonrasında bebeğin Rh (+) kan grubunda olduğu tespit edilirse, doğum sonrası 72 saat süre geçmeden yeniden anti D iğnesi yapılması gerekir.

Çocuk sahibi olmak isteyen bütün çiftlerin gebelik öncesinde kan uyuşmazlığı için gereken tetkikleri yaptırması oldukça önemlidir. Çünkü kan uyuşmazlığı tedavisi olan bir sorundur.

Sadece bu sebeple anne ve bebek yaşamı riske atılmamalıdır.

Eğer çiftlerde kan uyuşmazlığı tespit edilirse, kontrolü bir hamilelik sonucunda, gereken kan uyuşmazlığı tedavisi yapılarak sağlıklı bir bebek dünyaya gelebilir, anne adayı da sağlığını koruyabilir.

Kan uyuşmazlığı tedavisinde hedef kan grubu Rh (-) olan anne adayının Rh (+) kan grubu için antikor üretmesini engellemektir.

Bu yüzden tedavide kadının kan grubu Rh (-) eşinin kan grubu da Rh (+) olursa gebelikte 28. Haftada anti D iğnesi yapılması gerekir.

Eğer bebeğin kordonundan kan grubu belirlenir ve Rh (+) olduğu görülürse doğumun ardından 72 saat geçmeden tekrar anti D iğnesi yapılmalıdır.

Kadınların kan grubu Rh (-) olursa sadece gebelikte değil kürtaj, düşük gibi müdahalelerin ardından mutlaka anti D iğnesi olması gerekir. Hamilelikte bu tedaviyle sağlıklı bir süreç geçirilebilir.

Tedavide yapılan bu iğnenin içeriğinde Rh (+) antijen bulunan hücreler olur. Kalçadan yapılan bu iğne sayesinde anne kanında bebekten geçen Rh (+) olan ve antijen taşıyan hücreleri yok edilir.

Tedavide 2 doz aşı yapılması kan uyuşmazlığı nedeniyle oluşabilecek sorunları binde bir oranına çekecektir.

Источник: http://www.anneleronline.com/kan-uyusmazligi-nedir-nasil-tedavi-edilir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.