Kanser Cerrahisi Sonrası Meme Onarımı

içerik

Meme Rekonstrüksiyonu, Meme Onarımı

Kanser Cerrahisi Sonrası Meme Onarımı

Günümüzde meme kanseri, kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türüdür. İstatistiklere göre, her sekiz kadından birisi, yaşamı boyunca meme kanserine yakalanacaktır. Bu nedenle her yıl milyonlarca kadın kanser nedeni ile memesinin bir kısmını ya da tamamını kaybetmektedir.

Meme kaybı, kadında çok derin bedensel ve psikolojik sıkıntılara yol açar.

Kadınlığın ve analığın sembolü olan, kadın bedeni ve algısı ile birebir ilişkili bu yapının kaybedilmesi, kadınlarda adeta kadınlığını kaybetme, yetersizlik, işe yaramama gibi son derece olumsuz travmalara sebep olur.

Ayrıca uygun kıyafetler giyememe, aynaya bakamama gibi bedensel sorunlar da kaçınılmazdır. Bir yandan kanser tedavisi ile uğraşan kadın, bir yandan da bu tedavinin getirdiği böyle ağır psikolojik yükle mücadele etmek durumunda kalmaktadır.

Meme kanserinin ilk tedavi yöntemi ameliyattır. Günümüzde meme kanseri tedavisi ile meme onarımı artık bir arada ele alınmaktadır.

Çoğu durumda hastalar ameliyattan ya yeni memeleriyle uyanmakta ya da yeni memelerinin oluşturulması için gerekli ilk işlemlerinin yapıldığı haliyle hastaneden taburcu olmaktadırlar.

Dolayısıyla meme kanseri tanısı almış bir kadın hem hastalığın tedavisi hem de oluşan boşluğun onarımı için bilgilendirilmelidir.

Özel bir grup hasta da ailevi meme kanseri genlerine sahiptir (BRCA1, BRCA2 gibi). Bu kişiler büyük olasılıkla ilerleyen yaşlarda meme kanserine yakalanacaktır. Bu nedenle özel bir grup hastada, daha tanı koyulmadan ve erken yaşta memeler alınıp yerine onarım yapılır.

Yapılan çalışmalarda meme kanseri sonrası meme onarımı yapılan hastaların kanser tedavisine uyumunun daha yüksek olduğu, kanser tedavisi sonrasında da normal hayata daha hızlı dönüp daha mutlu bir yaşam sürdükleri gösterilmiştir.

Memenin Yeniden Yapılması (Meme Onarımı) Ne Demektir?

Memenin yeniden yapımı (Meme rekonstrüksiyonu) meme kanseri nedeniyle memesi alınan kadınlara, kaybedilen memesinin yeniden kazandırılması ameliyatıdır.

Meme onarımı ne zaman yapılır?

Her hastanın durumu birbirinden farklıdır. Hastalığın evresi, meme alındıktan sonra radyoterapi veya kemoterapi görme durumu, hastanın yaşı ve vücut yapısı gibi pek çok faktör bir arada değerlendirilir.

Eş Zamanlı Onarım:

Meme alınma ameliyatı ile aynı seansta onarım işlemi yapılır. Erken evrede olan, radyoterapi/kemoterapi görmeyecek hastalarda genelde bu yöntem tercih edilir.

Geç Onarım:

Meme alındıktan sonra, daha ileri bir zamanda (radyoterapi/kemoterapi sonrası) onarım yapılır.

Gecikmiş – Eş Zamanlı Onarım:

Onarım işleminin bir kısmı meme alınma operasyonunda yapılır. Bu ameliyatta meme kasının altına bir balon yerleştirilir. Radyoterapi/kemoterapi bittikten sonra da bu şişirilerek asıl onarıma geçilir.

Meme onarımında iki temel onarım yöntemi vardır:

  1. Hastanın kendi dokuları ile yapılan onarım (otolog meme onarımı): Çoğunlukla hastanın sırt ya da karın dokusu kullanılarak yapılır. Başka dokular kullanarak onarım yöntemleri de denenmektedir. Bu onarım yöntemi özellikle radyoterapi görecek hastalarda tercih edilmelidir.

    Yaşayan bir doku olduğu için radyoterapinin olumsuz etkilerine dayanacaktır.

  2. Protez ile yapılan onarım: Eskiden meme kanseri için memenin tamamı cildi ile birlikte alınmaktaydı. Son dönemlerde ise meme başı/meme cildi koruyucu yöntemlere sık başvurulmaktadır.

    Özellikle bu tip ameliyatlardan sonra göğüs kasının altına silikon bir balon yerleştirilir. Bir süre sonra bu balon şişirilmeye başlanır. Yeterli hacme ulaşılınca balon çıkarılıp yerine silikon protez konur.

Bu iki yöntemin yanı sıra her iki yöntemin de birlikte kullanıldığı meme onarımını da söz konusudur: Genelse sırt kası alınarak göğüs çevrilir. Altına da bir silikon protez konarak onarım tamamlanır.

Karın dokusu ile meme onarımı (TRAM Flep/DİEP flep ile Meme Onarımı)

Doğum yapmış ya da kilolu kadınlarda genelde karın bölgesinde çatlaklar ve fazlalıklar bulunur. Bu meme onarım yönteminde karın dokusu, karın germe ameliyatında olduğu gibi alınır ve yeni memeyi oluşturmak için kullanılır. Duruma göre karın duvarı kasının bir kısmı da bu dokuya katılabilir. Böylece hasta aynı anda hem karın germe işlemi hem de meme onarımı olmuş olur.

Bu ameliyatlar mikrocerrahi yöntemle (DIEP, serbest TRAM) ya da mikrocerrahi gerektirmeyecek şekilde (pediküllü TRAM) planlanabilir.

Sırt dokusu ile meme onarımı (LAtissimus Dorsi Flep ile Meme Onarımı)

Sırtta yer alan latissimus dorsi kası da meme onarımında en çok kullanılan dokulardan birisidir. Ancak bu kasın hacmi genellikle yeni meme büyüklüğünü sağlamada yetersizdir. Bu nedenle bu kasın kullanıldığı yöntemlerde, çoğunlukla altına da bir protez yerleştirilir.

Protez ile meme onarımı

Bu ameliyatlar genellikle iki seans olarak uygulanır. İlk seansta göğüs kasının altına silikon balon yerleştirilir. 2-3 hafta sonra bu balon serum verilerek şişirilmeye başlanır. İstenen hacme ulaşılınca bir süre beklenir. İkinci seansta da (kemoterapi ve radyoterapi bittikten sonra) balon çıkarılıp kalıcı silikon meme protezi yerleştirilir.

Memesi çok büyük ve sarkık olmayan, radyoterapi görmeyecek, meme kanseri gelişmeden memesi alınan kadınlar protez ile onarımdan daha yüksek fayda görürler.

Kısmen daha ağrısız, daha az izli, vücudun başka bölgelerinden doku alınmasını gerektirmeyen bir yöntemdir. Hastalar normal yaşamlarına daha hızlı dönebilir.

Zaman içinde protezin değiştirilmesine gerekebilir.

İki yöntemin birlikte kullanıldığı onarım

Hem hastanın kendi dokularının hem de protez kullanılarak yani her iki yöntemin birlikte kullanıldığı meme onarımı ameliyatlarında genellikle sırt kası alınarak göğüs çevrelenir. Sırt kası yardımıyla oluşturulan bu meme şekline silikon protez yerleştirerek hacim verilir.

Memenin yeniden onarım tedavisi ne kadar sürer?

Kanser sonrası alınmış bir memenin yeniden yapılması yönteme göre genellikle iki yada üç seansta gerçekleşir. Çok erken evre ya da profilaktik meme onarımı (meme kanseri gelişmeden memenin alınması durumunda) tek seansta onarım da yapılabilir.

Tüm bu süreç genellikle 9 ay ila 1 yıl arası sürer.

Meme başı nasıl yapılır?

Meme onarımı tamamlandıktan sonra bir süre beklenerek memenin son formunu almasına fırsat tanınır. Yaklaşık6 ay sonra hastanın yine kendi dokusundan yeni meme başı yapılır. Çevresindeki koyu renkli alan için de genellikle dövme yaptırılır.

Rütuş gerekir mi?

Meme onarımı genellikle birden fazla seans ameliyat olmayı gerektirir. Asıl onarım yapıldıktan sonra zamanla meme başı, izlerin düzeltilmesi gibi ufak oynamalarla ideal şekil elde edilmeye çalışılır.

Ayrıca onarım yağ enjeksiyonları ile desteklenerek daha iyi bir form ve beğeni yakalanmaya çalışılır.

Bu nedenle meme onarımı hem cerrahın hem de hastanın birlikte, birbirlerini anlayarak çalışmasını gerektiren sabır gerektiren bir işlemdir. Karşılıklı iletişim ve gayret arttıkça, elde edilen sonuç da zaman içinde daha güzel olacaktır.

Источник: https://www.onuregemen.com/meme-estetigi/kanser-sonrasi-meme-onarimi/

Meme Kanseri Sonrası Meme Onarımı

Kanser Cerrahisi Sonrası Meme Onarımı

Meme Kanseri Sonrası Meme Onarımı Bizce Çok Önemli. Meme kanseri, dünya üzerinde yaşayan, 8 kadından 1 inde tüm yaşamı boyunca görülebilecek bir problemdir. Sıklığı giderek artmaktadır. Bunun nedenlerinin değişen yaşam, sosyal ve ekonomik koşullar olduğu düşünülmektedir.

Göğüs (meme) kanseri tetikleyici, riski arttırıcı nedenler;

  • sigara
  • kilo, obesite
  • sedanter (spordan uzak) yaşam
  • genetik nedenler
  • alkol
  • kirli hava koşulları
  • hormon ilaç kullanımları
  • radyasyona maruziyet
  • geç evlilik ve dolayısı ile geç çocuk yapma
  • emzirmeme                  

Gibi nedenler meme (göğüs) kanseri sıklığını artırmaktadır.

Her ne sebeple olursa olsun, böyle bir problemle karşı karşıya kalan her kadın için bu bir “şok” tur. Bu yeni haber ile baş edebilmek için kişiye göre değişmekle birlikte, bir miktar zamana ihtiyaç duyulur.

Böyle bir gelişme karşısında soğuk kanlılığı korumak ve en doğru kararları vermek gerekir. Meme kanseri tedavisi için artık bütün dünyada izlenen “guideline” lar mevcuttur. Yani hangi evre kanserde ne yapılacağı az çok bellidir. Bu basamakları uygulayacak tecrübeli bir merkez ile tedaviye başlamak gerekir.

Bazı evre kanserlerde sadece sıkıntılı dokunun çıkarıldığı ufak cerrahiler yapılsa bile, bazı durumlarda bütün göğüs dokusunun alttaki kas ve lenf dokusu ile beraber çıkarıldığı tedavi yöntemleri de vardır.

Biz plastik cerrahların görevi işte bu tedavi sürecinden sonra başlamaktadır. Memenin eski haline getirilmesi ya da en azından estetik açıdan daha kabul edilebilir bir duruma getirilmesi estetik ve plastik bir sanattır. 

Şimdi burada “sanat” derken neyi kastediyorum. Yanlış anlaşılmasın, bu durumu hafife alıcı bir kendini beğenmişlik peşinde değilim. Sanat derken aslında meme kanseri sonrası onarımın zamanlamasını yönetme sanatını vurgulamak istiyorum.

Meme kanseri sonrası Meme onarımın zamanlaması

Hiç bir kadın yoktur ki, tek ya da iki göğüsü (memesi) alınmış bir şekilde yaşamak istesin.

Koruyucu tıp hekimlerinin ya da tedavi edici genel cerrahi uzmanlarının, düzeltici plastik cerrahi uzmanlarının en temel amacı, kişiyi fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı bir biçimde en kısa zamanda normal yaşantısına kavuşturmaktır. Hastalığın erken evrede yakalanması bu hastalık ile savaşta en etkili silahımızdır.

Erken tanı

Meme kanseri en sık orta yaş kadınlarda gözükmektedir. Fakat çok erken yaşlarda da bu hastalığa artık sıklıkla rastlıyoruz.  BU nedenle erkenden bu hastalığın tanısını koyabilmek için kişilere büyük görev düşmektedir.

Kendi kendine muayeneyi aylık bir rutin haline getirmek gerekir. Bunun en kısa yolu şudur. Adetin bitim gününde banyoda önce sol el ile sağ memenin, daha sonra sağ el ile sol memenin kendi kendine muayenesi bir alışkanlık haline getirilmelidir.

Muayenede amaç canınızı yakmak değil, kişinin kendi memesinin özelliklerine haiz olmasını sağlamaktır. Yani diyelim ki kadının sol meme dış üst kısmında sert bir kitle var. Bu kitlenin varlığı başlı başına bir problem olmayabilir.  Fakat böyle bir kitle varsa onu her ay düzenli takip etmek, büyümesi ya da şekil değiştirmesi hakkında bir fikir verebilir.

Ne zaman meme onarımı yapılmalı?

Hastanın evresine uygun cerrahi, ilaç veya radyoaktif tedavi planlandı. İşte bu zamanda, daha tedaviye başlamamışken, hastanın bir plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı ile görüşmesi gerekmektedir. Hastanın tedavi eden doktoru ile plastik cerrahının koordineli biçimde çalışması gerekmektedir.

Erken onarım mı? Yoksa geç onarım mı?

Erken onarım denen tedavi yöntemi, hastanın meme kanseri için cerrahi tedavi olacağı aşamada, hatta aynı ameliyatta, plastik cerrahi girişimlerin uygulanması demektir. Örnek vermek gerekirse; Hastaya mastektomi (memenin cerrahi olarak çıkarılması) ameliyatı yapılırken, eş zamanlı o memenin onarımı için yöntemler uygulamaktadır.

Erken onarımın bazı avantajları mevcuttur.

Avantajlar:

  • kısa ameliyat süreleri
  • psikolojik olarak “kayıp” duygusunun yaşanmaması

Dezavantajları:

  • Tedavinin yanlış evreleme nedeniyle eksik yapılması
  • Meme onarım işinin iyi planlanamaması

Geç onarım

Hastanın meme kanseri ile ilgili alacağı bütün tedavilerin tamamlanıp, ondan sonra iyi bir planlama ile yeniden meme onarımının yapılmasıdır.

Dosdoğruca söylemem gerekirse ben geç tedavi yanlısıyım. Bunun nedenlerini söylemek isterim.

1- Hasta durumunu net olarak görür.

2- Belki onarım tedavisini istemeyebilir. Böylelikle ek maliyetler ve riskler alınmamış olur.

3- Hasta kendi vücudu ve hayatı üzerinde tam bir kontrol sağlamış olur.

4- Erken onarım için yapılan girişimler, belki de bir takım evreleme eksiklikleri, gözden kaçırmalar için boşa gidebilir.

Örnek vermek gerekirse; Erken tedavi etmek maksadı ile ilk ameliyatta meme boşaltılıp, o bölgeye silikon bir protez kondu. Fakat daha sonra hastanın radyoterapi ihtiyacı doğdu.

Radyoterapi, o bölgedeki dolaşımı bozduğu için, Silikon protez konmuş memede hasar ve daha sonra protezin reddi gerçekleşti. Böyle bir durumda “onarım” denemesi boşa yapılmış demektir.

5- Gereksiz yanlı umutlanmalardan, gerçekçi olmayan beklentilerden korur. Bu şu anlama geliyor: Onarım geçiren meme, tabii ki ilk halinin tıpkısının aynısı olmayacaktır. Hatta çok büyük ihtimalle, karşı memeden farklı olacaktır.

Erken onarımda hasta “hastalığını” tam olarak kavrayamadıysa, gereksiz beklentiler içerisine girebilir.

İşte geç onarım hastanın fiziken durumunu ayna karşısında açık seçik görmesini sağlar ve böylelikle geç onarım sonucu elde edilen yeni memeyi daha olumlu karşılar.

 Meme onarımı için neler yapılabilir?

Meme kanseri sonrası yapılan meme onarımı operasyonlarında tamamen kişiye özel bir yol haritası belirlenir. Hastanın neye ihtiyaç duyduğu saptanarak, adım adım bir operasyon planlaması yapılır.

Bu planlamada kimi zaman doku nakli, kimi zaman yağ enjeksiyonu, kimi zaman da silikon protezlerden yararlanılarak meme onarımı gerçekleşir.

Hatta bazı durumlarda aslen bir balon özelliği taşıyan, ” doku genişletici” aletlerden de faydalanılabilinir.

Tüm bunlar genel anestezi altında yapılan operasyonlarla uygulanır. Seçilecek yöntem hastanın durumuna göre değişir. Bir ya da bir kaç tanesi uygulanabilir.

Örneğin ilk aşamada, doku genişletici konur, daha sonraki operasyonda doku genişletici çıkartılıp, eş zamanlı yağ enjeksiyonu ve silikon protez uygulaması yapılır. Daha sonra da meme ucu onarımı yapılabilir.

Ya da bu operasyonların farklı birer  kombinasyonu uygulanabilir.

Örnek olarak radyoterapi ile hasarlanmış cilt yapısı mevcutsa, doku genişletici ve silikon protezler ilk aşamada uygulanamazlar. O bölgedeki cilt düzelinceye kadar defaten uygulanacak yağ enjeksiyonlarından fayda sağlayabiliriz. Cilt doku düzeldikten sonra diğer operasyonlara geçilebilir.

Kendi dokusu ile meme onarımı

“Benzeri benzer ile onar” diye bir kuralımız vardır plastik cerrahide. Bu nedenden dolayı, daha doğal olsun diye çeşitli “kendi doku ile onarım” yöntemleri geliştirilmiştir.

En popüleri, karın dokusundan meme yapmaktır. Bu kas dokusunu da içerebileceği gibi, sadece cilt ve yağ dokusunu da içeren mikrocerrahi yöntemler mevcuttur.

Mikrocerrahi yöntemlerle, kalça dokusundan ya da poponun yanından da yağ ve cilt dokusunun taşındığı yöntemler tanımlanmıştır.

Çeşitli nedenlerden dolayı bazı ülkelerde bu yöntemler popülerken, bazı ülkelerde giderek az sıklıkla yapılmaktadır. Ben şahsen bu yöntemleri hem hasta, hem de kendim için çok zor ve  yorucu buluyorum ve uygulamıyorum. Fakat uygulayanlar ve bu yöntemi savunanlara saygı duyuyorum.

Meme, Kanseri, Sonrası, Onarımı

Источник: http://www.mertdemirel.com/meme-kanseri-sonrasi-meme-onarimi/

Kanser Sonrası Meme Onarımı – Estetik Cerrahi Uzmanı Doc. Dr. Serkan Yıldırım

Kanser Cerrahisi Sonrası Meme Onarımı

Göğüs kanseri nedeniyle alınan veya doğumsal anomali nedeniyle gelişmemiş bir memenin yeniden oluşturulması işlemine “meme rekonstrüksiyonu” yani meme onarımı adını veriyoruz. Kadında cinselliğin sembolü olan bir organın kaybedilmesinin yaratacağı psikolojik travmanın göz ardı edilemeyeceği açıktır.

Hele ki günümüzde meme kanseri tedavisindeki ilerlemelere bağlı olarak görülen yüksek kür oranları ve uzun hastalıksız yaşam süreleri dikkate alındığında, göğüslerinin yeniden oluşturulabileceğinden habersiz olarak, yaşantısını devam ettiren bayanların sıkıntılarını tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek.

Bu noktada Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahlar olarak bizlerin, kanser nedeniyle alınmış bir memeyi yeniden oluşturabilecek bilgi ve beceriye sahip olduğumuzu hatırlatmak istiyorum.

Kanser sonrası meme onarımı çok sık yapılan bir işlem midir?

Ülkemizde maalesef halen gerek bilgi eksikliği gerekse yanlış yönlendirmeler sonucunda olması gereken oranlarda kanser sonrası meme onarımı operasyonları yapılamamaktadır.

Bu operasyonlarda çok başarılı sonuçlarımız olmasına rağmen, pek çok bayan, sutyen protez kullanmanın ve bir organını kaybetmenin verdiği psikolojik travmayla günlük yaşantılarında defalarca karşı karşıya kalmaktadır.

Meme onarımı yaptıran hastalarda ne gibi değişiklikler görülür?

Meme onarımı yaptığım hastalarımın içerisinde kullandığı antidepresan tedaviyi sonlandıran kimselerden tutunda, yüksek tansiyon problemi normale dönen ve antihipertansif kullanmayı bıraktığını ifade eden, yaşama çok daha pozitif ve olumlu bakmaya başlayan daha önceden hiç olmadığı kadar sosyal yaşama geri dönen örnekler oldukça fazla.

Burada bir noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum, ameliyat sonrası dönemde çeşitli sıkıntılar çekmiş olan hastalarım dahil olmak üzere, “başa dönme şansın olsa bu ameliyatı yeniden olur musun” diye sorduğum hiçbir hastamdan “hayır olmam” yanıtını almadım.

Bu sonuç, meme onarımının bir bayan için ne denli önemli olduğunun anlaşılmasına yetecek bir sonuçtur.

Kimlere meme kanser sonrası meme onarımı yapılabilir?

Yaygın hastalığı ve ameliyata engel bir sağlık problemi olmayan her bayana meme rekonstrüksiyonu ameliyatı yapılabilir. Unutulmamalıdır ki meme rekonstrüksiyonu, kişinin yaşam kalitesini artırıcı, öz güvenini pekiştiren bir ameliyattır ve bu sağlık probleminden muzdarip olmuş her kadının bu ameliyattan faydalanmaya hakkı olmalıdır.

Hangi yöntemlerle kanser sonrası meme onarımı yapılmaktadır?

Meme onarımı cerrahisinde kullanılabilecek pek çok yöntem mevcuttur. Benim kişisel tercihim genellikle kişinin karın bölgesi veya sırt bölgesinden elde edilecek dokular ile veya sırt bölgesinden elde edilecek dokular ile birlikte protez kullanarak meme onarımı yapmaktan yanadır.

Ancak sadece protez kullanarak veya önce doku genişletici sonra protez kullanarak da meme onarımı yapılması mümkündür.

Her yöntemin kendine has avantaj ve dezavantajları olması ve bir yöntemin her hastaya uygun olamayacağı dikkate alındığında, kişinin vücut özellikleri, sağlam göğüsün boyutları, cerrahın yöntem tercihi ve hastanın tercihi değerlendirilerek en uygun olan yönteme karar verilmelidir.

Meme kanseri sonrası meme onarımı ne zaman yapılmalıdır ?

Meme kanserinin yaygınlığına ve onkolojik tedavinin planlamasına göre değişmekle, birlikte meme onarımı, meme kanseri ameliyatı ile eş zamanlı olarak yapılabileceği gibi, meme alınmasından birkaç ay sonra veya geç dönem dediğimiz yıllar sonrasında bile yapılabilir.

Ameliyat zamanlamasıyla ilgili bu farklı uygulamaların her birinin birtakım avantaj ve dezavantajları olduğu bilinmelidir. Meme kanseri ameliyatı ile birlikte yapılan anında onarımlarda elde edilen estetik sonuçların çok daha başarılı olacağı ise bilinen bir gerçektir.

Ancak unutulmamalıdır ki meme kanseri tedavisi ekip işidir ve onarım zamanlaması ile ilgili karar alınırken, genel cerrah, onkolog, plastik cerrah ve hastanın birlikte karar vermesi doğru olacaktır.

Meme rekonstrüksiyonu uygulamaları sonrasında kanser tedavisinin olumsuz etkilenmediği bugün artık çok iyi bilinen bilimsel bir gerçektir.

Yapılan pek çok bilimsel çalışmada, meme onarımı yapılan ve yapılmayan hastalar arasında lokal nüks ve hastalıksız yaşam süreleri yönünden anlamlı bir fark olmadığı, dolayısıyla meme onarımının, kanser tedavisi üzerine hiçbir olumsuz etkisinin olmadığı gösterilmiştir.

Источник: http://serkanyildirim.net/plastik-cerrahi/kanser-sonrasi-meme-onarimi/

Meme Kanserinde Cerrahi Yöntemler

Kanser Cerrahisi Sonrası Meme Onarımı

Meme cerrahisinde öncelikle amaç, tümörün geride kalmayacak şekilde çıkarılması ve koltuk altına yayılım gösteren vakalarda lenf bezlerinin tümüyle alınmasıdır.

Hastanın cerrahi tedavisi, meme cerrahisi ekibi ve hastanın kendisi ile birlikte değerlendirilmekte; hastalığın durumu, hastanın yaşı, tıbbi ve piskososyal durumu, istek ve beklentileri de dikkate alınarak dengeli bir karara varılmaktadır.

Günümüzde meme cerrahisinde aşağıdaki seçenekler uygulanmaktadır;

  • Memenin alınması(mastektomi)
  • Memenin kısmen alınması (meme koruyucu cerrahi)
  • Meme cildinin korunarak memenin tamamen alınması ve meme cildi içine hastanın kendisinden yağ doku nakli veya özel dolgu maddeleri ile memenin şekillendirilmesi
  • Meme cildi ve meme başının korunarak meme içinin tamamen alınması ve meme cildi içine hastanın kendisinden yağ doku nakli veya özel dolgu maddeleri ile memenin şekillendirilmesi
  • Memenin alınması ve tedavilerin (kemoterapi-radyoterapi) tamamlanması sonrası meme onarımı
  • Tüm bu meme cerrahisine ek olarak koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması veya sentinel (bekçi) lenf düğümü örneklemesi

Mastektomi

Mastektomi, memenin tamamen alınması işlemidir. Bu operasyonla tüm meme dokuları hatta bazen yakınındaki dokular da alınır.

Basit mastektomi: Bu işlem, total mastektomi olarak da adlandırılır. Meme uçları dahil tüm meme alınır, ancak koltuk altı lenf bezleri veya memenin altındaki kas dokuları alınmaz.

Bazen, meme kanseri riski oldukça yüksek kadın hastalarda koruma amacıyla her iki meme birden alınır (double mastektomi). Bu ameliyat için hastaneye yatırılan hastaların çoğu, ertesi gün taburcu edilir.

Bu yöntem, meme kanseri tedavisinde en sık kullanılan yöntemdir.

Cilt koruyucu mastektomi: Bazı kadın hastalarda meme, cerrahi müdahale sırasında yeniden yapılandırılabilir. Bu işleme, cilt koruyucu mastektomi olarak adlandırılmaktadır.

Memenin üstündeki derinin çoğu (meme ucu çevresi (areola) ve meme ucu dahil) dokunulmadan bırakılır. Bu işlem, hastaya basit mastektomi kadar fayda sağlayabilir.

Alınan meme dokusunun miktarı, basit mastektomi yöntemindeki oranın aynısıdır.

Bu yöntem, hemen ardından meme rekonstrüksiyonu (estetik cerrahi) planlandığında kullanılır. Büyük veya deri yüzeyine yakın tümörlerde bu yöntemin kullanılması uygun olmayabilir.

Vücudun başka bir bölümünden doku alınarak veya implant kullanılarak meme yeniden yapılandırılır. Cilt koruyucu mastektomi, daha standart bir yöntem olan mastektomi kadar fazla kullanılmamaktadır.

Ancak birçok kadın hasta, daha az yara dokusuna ve daha iyi görünümlü bir memeye sahip olma isteğiyle cilt koruyucu mastektomi yöntemini tercih etmektedir.

Meme ucu koruyucu mastektomi, cilt koruyucu mastektominin bir çeşididir. Bu yöntem, daha çok deride veya meme ucuna yakın kanser belirtisi göstermeyen memenin daha dış kısmında erken evre tümörü olan kadın hastalar için bir seçenektir. Bu işlemde meme dokusu alınır, ancak meme derisi ve meme ucu yerinde bırakılır. Sonrasında memeye estetik cerrahi (rekonstrüksiyon) uygulanır.

İşlem sırasında, kanserli hücreleri kontrol etmek için meme ucu ve meme ucunun çevresinin alt tarafındaki meme dokusu alınır. Bu dokularda kanser belirlenirse, meme ucu alınmalıdır. Meme ucunun alt tarafında kanser belirlenmese bile, bazı tedavilerde kanserin tekrarlama riskini azaltmak için cerrahi sırasında ve sonrasında meme ucu dokularına bir doz radyoterapi uygulanır.

Meme ucu koruyucu cerrahide halen bazı problemler vardır. Cerrahi sonrası meme ucu tam bir kan akışı sağlamayabilir. Bu da, buruşukluğa ve şekil bozukluğuna sebep olabilir. Cerrahi sırasında sinirler de kesildiği için, meme ucunda his azalır ya da hiç kalmaz.

Daha büyük memesi olan kadınlarda estetik cerrahi sonrası meme ucu yerinden dışarı doğru çıkabilir. Bu sebeple, birçok doktor bu cerrahinin daha çok orta ve küçük boy memesi olan kadınlar için iyi bir seçenek olduğuna inanmaktadır.

Bu yöntemle görünür yara izleri daha azdır, ancak işlem doğru yapılmazsa diğer mastektomi yöntemlerinden daha fazla meme dokusu bırakılma olasılığı vardır. Bu da, cilt koruyucu veya basit mastektomiye nazaran meme ucu koruyucu cerrahide daha fazla kanser riski gelişebileceği anlamına gelir.

Bu durum geçmişte bir problem olarak görülürken, günümüzde gelişen teknikler meme cerrahisini daha güvenli bir yöntem haline getirmiştir. Buna rağmen günümüzde birçok uzman, meme ucu koruyucu yöntemin standart meme kanseri tedavisi olarak oldukça riskli olduğunu düşünmektedir.

Modifiye Radikal Mastektomi: Bu yöntem ile basit mastektomi esnasında koltuk altı lenf bezleri alınır. Lenf bezlerinin alınması ile ilgili cerrahi, aşağıda “Lenf Bezi Cerrahisi” bölümünde detayları ile anlatılmıştır.

Radikal Mastektomi: Bu geniş çaplı operasyonda tüm meme, koltuk altı lenf bezleri ve meme altındaki pektoral (göğüs duvarı) kaslar alınır. Radikal mastektomi, geçmişte oldukça sık kullanılmış olan bir yöntemdir.

Ancak, sonraları daha küçük çaplı ama aynı şekilde etkili yeni cerrahi yöntemler (modifiye radikal mastektomi gibi) bulunmuştur. Bu sayede, hastada radikal mastektomiye bağlı yan etkiler ve memede şekilsizlik görülmemektedir.

Günümüzde radikal mastektomi, daha nadir başvurulan bir yöntemdir ve daha çok memenin altındaki pektoral (göğüs duvarı) kaslarda bulunan geniş tümörler için uygulanmaktadır.

Meme Koruyucu Cerrahi

Meme koruyucu cerrahi yöntemi, zaman zaman kısmi (segmental) mastektomi olarak da adlandırılır. Bu cerrahide sadece memenin etkilenmiş kısmı alınır.

Ancak, alınacak kısım tümörün büyüklüğüne, yerine ve başka diğer faktörlere bağlıdır.

Hastaya cerrahi sonrası radyoterapi verilecekse, cerrahi sırasında memenin tümörü alınan bölgesine yerleştirilen küçük metal klipslerle (röntgende görünecektir) radyoterapi tedavi alanı işaretlenebilir.

Lumpektomide sadece memedeki kitle ve etrafındaki dokular alınır. Radyoterapi, genellikle lumpektomiden sonra uygulanan bir tedavi yöntemidir. Hastaya adjuvan kemoterapi de verilecekse, genellikle kemoterapi tedavisi tamamlanana kadar radyoterapi geciktirilir.

Kadranektomide, memenin dörtte biri alınır. Cerrahi sonrası genellikle radyoterapi verilir. Yine bu yöntemde de, kemoterapi verilecekse radyoterapi geciktirilir.

Ameliyat ile alınan doku kenarında kanser hücresine rastlanırsa, hastalık pozitif marjlı demektir. Doku kenarında kanser hücresi bulunmazsa, negatif veya temiz marjlı olarak nitelendirilir. Pozitif marjın olması, cerrahi sonrası bazı kanser hücrelerinin kalmış olabileceğini gösterir.

Patolog, cerrahi ile alınan dokuda pozitif marja rastlarsa, cerrahın yeni bir ameliyatla daha fazla doku alması gerekebilir. İşte bu operasyona, re-eksizyon denir. Eğer, yeterli meme dokusu alınamaması sonucu temiz cerrahi marj elde edilemezse, hastaya mastektomi yapılması gerekebilir.

I ve II. evre meme kanseri olan kadınların çoğu için meme koruyucu cerrahi ve ek olarak radyoterapi tedavisi mastektomi kadar etkilidir. Bu iki yöntemle tedavi edilen kadınların yaşam oranı aynıdır. Ancak, meme koruyucu cerrahi, meme kanseri olan tüm kadınlar için uygun bir seçenek değildir.

Rekonstrüktif (Estetik) Cerrahi

Mastektomi (veya bazı meme koruyucu cerrahiler) sonrası bazı kadın hastalar, cerrahi gören memenin tekrar yapılandırılmasını isteyebilir. Bu işlem, cerrahi sonrası memenin görünümünü yenilemek için yapılır.

Estetik cerrahinin türü ve ne zaman olacağına dair alınacak karar, meme kanseri hastanın tıbbi durumuna ve kişisel tercihlerine bağlıdır. Memeye uygulanacak estetik cerrahi, mastektomi esnasında veya daha sonraki aşamada yapılabilir.

Estetik cerrahinin birkaç çeşidi vardır.

Bazı estetik cerrahilerde, tuzlu su veya silikon implantlar kullanılırken, bazı estetik cerrahilerde vücudun diğer bölgelerinden alınan dokular kullanılır ve bu işleme, otolog doku rekonstrüksiyonu denir.

Lenf Bezi Cerrahisi

Meme kanserinin koltuk altı lenf bezlerine yayılımını belirlemek için bir veya birden fazla lenf bezi alınarak mikroskop altında incelenir. Bu inceleme, kanserin evrelenmesi, tedavi şeklinin ve sonuçlarının belirlenmesi için önemlidir.

Lenf bezlerinde kanser hücreleri bulunursa, kanserin kan dolaşımı yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılmış olma şansı yüksektir.

Koltuk altındaki lenf bezlerinde kanser hücrelerinin varlığı, cerrahi sonrası eğer gerekli görülürse ne tür bir tedavi uygulanacağına karar verilmesinde önemli bir rol oynar.

Koltuk altı lenf bezi diseksiyonu: Bu işlemde, koltuk altındaki alandan yaklaşık 10-40 arası (genellikle 20’den az) lenf bezi alınarak, kanserin yayılımı kontrol edilir. Koltuk altı lenf bezi diseksiyonu, ikinci bir operasyon olarak meme koruyucu cerrahi veya mastektomi ile aynı anda yapılabilir.

Bu yöntem, meme kanserinin yakındaki lenf bezlerine yayılımının gözlenmesi için en sık kullanılan yöntemdir ve halen bazı hastalara uygulanmaktadır.

Örneğin; öncesinde yapılan biyopside bir veya daha fazla koltuk altı lenf bezinde kanser hücresi tespit edilen hastalara koltuk altı lenf bezi diseksiyonu yapılabilir.

Sentinel lenf bezi biyopsisi: Koltuk altı lenf bezi diseksiyonu daha az yan etkiye neden olan güvenli bir cerrahi yöntem olsa da, birçok lenf bezinin alınması cerrahi sonrası hastada lenf ödem olasılığını arttıracaktır.

Uzmanlar, lenf ödem riskini azaltmak için lenf bezlerinde kanser araştırmasını sentinel lenf bezi biyopsisi uygulayarak yapabilir.

Bu yöntemle, birçok lenf bezi alınmadan kanserin lenf bezlerine yayılımı hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Bu işlemde, tümörün ilk istila etmiş olabileceği düşünülen lenf bezi, sentinel lenf bezidir. Biyopside bu lenf bezi bulunarak alınır. Kanser yayılmaya başladıysa yüksek ihtimalle alınan sentinel lenf bezinde kanser hücresi tespit edilir.

Bu işlemde, tümörün içine, etrafına veya meme ucunun etrafındaki alana radyoaktif madde ve/veya mavi boya enjekte edilir. Lenfatik damarlar bu maddeleri sentinel lenf bezine veya bezlerine taşıyacaktır. Boyandığı (veya radyoaktif olduğu) tespit edilen lenf bezi alınır. Sonrasında alınan lenf bezleri laboratuvar ortamında patolog tarafından incelenir.

Sentinel lenf bezinde kanser tespit edilirse, tüm koltuk altındaki lenf bezlerinin alınması söz konusu olabilir.

Sentinel lenf bezinde kanser bulunmazsa, kanserin diğer lenf bezlerine yayılmış olma olasılığı düşüktür. Bu sebeple, başka bir lenf bezi cerrahisine gerek duyulmaz ve hasta tüm koltuk altı lenf bezi diseksiyonuna bağlı gelişen yan etkilerle karşı karşıya gelmez.

Bu zamana kadar sentinel lenf bezinde kanser hücreleri tespit edildiğinde, kaç lenf bezinin kanserli olduğunun belirlenmesi için tüm koltuk altı lenf bezi diseksiyonu uygulanmıştır. Ancak, son yıllarda araştırmalar bu yöntemin her zaman gerekli olmayabileceğini göstermiştir.

Bazı vakalarda, kanserli olmayan lenf bezlerinin bırakılması güvenli olabilir. Bu, tümörün alınması için ne tür bir cerrahi uygulandığı, tümörün büyüklüğü ve cerrahi sonrası hangi tedavinin planlandığı gibi birtakım faktörlere bağlıdır.

Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalarda, meme koruyucu cerrahi ve ardından radyoterapi görmüş, 5 cm veya daha küçük tümörü olan hastalarda koltuk altı lenf diseksiyonunun uygulanmayabileceği görülmüştür.

Ancak, mastektomi yapılmış kadın hastalarda koltuk altı lenf bezlerinin alınmamasının güvenli olduğu henüz söylenemez. Bu konuyla ilgili araştırmalar sürdürülmektedir.

Источник: https://www.memekanserindeyenilikler.com/meme-kanseri-tedavi-yontemleri/meme-kanserinde-cerrahi-yontemler/

Meme onarımına dair bunları biliyor musunuz?

Kanser Cerrahisi Sonrası Meme Onarımı

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel, meme kanseri tanısı almış bir kadının hem annelik hem de dişilik güdülerinin tehdit altında olduğunu belirterek, teşhis konulduğu ilk andan itibaren estetik planlamasına başlaması gerektiğini anlattı.

Erken teşhisin yaygınlaşması ile meme kanserinde ölüm oranları giderek düşüyor ve hastaların beklenen yaşam süreleri uzuyor. Bu nedenle hastanın kanser tedavisi sonrasında yaşam kalitesini yükseltmek giderek daha çok önem kazanıyor. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr.

Akın Yücel, meme kanseri ile mücadele veren kadınların sorunlarına dikkat çekerek “Kadınların meme kaybı sonrası yaşantılarını tekrar normalleştirebilmeleri için meme onarımları önemli bir katkı. Meme kaybı fiziksel, sosyal ve ruhsal açıdan hastaları kötü yönde etkiliyor.

Bu tür organ kaybı hastaya sürekli yaşadığı travmayı hatırlatıyor, vücut algısını bozuyor, istenmediği ve beğenilmediğini düşünmesine neden oluyor. Bu da gerek ailesi, gerekse çevresiyle ilişkilerinin bozulmasına sebebiyet veriyor. Özellikle yaz aylarında; mayo giyemeyen birçok hasta deniz tatiline gitmek istemiyor.

Ayrıca, bir memesi alınan hastalarda belirgin asimetriler oluşuyor; bu da vücut dengesini bozarak omurga sorunlarına yol açıyor” diyor.

Hormonlu ürünlerden uzak durun”

Ameliyat sonrası meme onarımlarından bahseden Prof. Dr. Yücel, erken teşhis arttığı için rekonstrüksiyon operasyonları çok arttığını belirterek “Erken teşhisle onarım daha kolay yapılıyor; kozmetik sonuçları da daha iyi oluyor. En yeni müdahale yağ enjeksiyonu.

Eskiye oranla daha fazla yapılıyor, ilgi artyor. Hem radyoterapi sonuçlarını ortadan kaldırıyor hem de daha doğal görüntüler elde ediliyor. Protez teknolojisi çok ilerledi. Yeni protezlerle daha iyi şekiller elde ediliyor. Hastaların bu sürecin uzun ve sancılı olduğunu bilmesi lazım.

Sadece estetik ameliyat gözüyle bakmamaları sabırlı olmaları gerekiyor. Risk azaltıcı önlemler alınmalı. Örneğin aktif ve düzenli spor yapmak kanser riskini azaltıyor; sigara ve alkol kullanımı, aşırı kilo ise kanser riskini artırıyor.

Hormon içeren, kansorejen riski taşıyan besinlerden de uzak durulmak gerekiyor” dedi.

Kanser sonrası meme onarımı dünyada zorunlu

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel’e göre meme kaybı fiziksel, sosyal ve ruhsal açıdan hastaları kötü yönde etkiliyor. Bu tür bir organ kaybı hastaya sürekli yaşadığı travmayı hatırlatıyor, vücut algısını bozuyor, istenmediği ve beğenilmediğini düşünmesine neden oluyor.

Diğer memenin büyük olduğu durumlarda belirgin asimetriler oluşuyor; bu da vücut dengesini bozarak omurga sorunlarına yol açıyor. Dışarıdan kullanılan silikon protezler omuzlarda ve boyunda sorunlara yol açıyor, terleme ve temas nedeni ile cildi olumsuz etkiliyor.

Meme kanseri sonrası meme onarımları hastaların yaşam kalitelerini yükseltirken ruhen ve bedenen daha iyi bir hale gelmelerini sağlıyor.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel, meme onarımlarının artık tüm dünyada meme kanseri tedavisinin bir parçası olarak kabul edildiğini söylüyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)’nin 2010 yılında aldığı bir kararla, tüm meme kanseri hastalarının tedavi sırasında meme onarımı yöntemleri konusunda bilgilendirilmelerini zorunlu kıldığı biliniyor.

Meme onarımına yeni teknolojiler

Prof. Dr. Akın Yücel’e göre meme kanserinden ziyade erken teşhisteki artış sayesinde rekonstrüksiyon operasyonları önemli ölçüde çoğaldı. Erken teşhisle meme onarımları daha kolay yapıldığı gibi kozmetik sonuçlar da daha başarılı oluyor.

Kanser sonrası meme onarımlarında en yeni müdahale yağ enjeksiyonu… Yağ enjeksiyonları, radyoterapi sonuçlarını ortadan kaldırdığı ve daha doğal görüntü sağladığı için çok fazla tercih ediliyor.

Ayrıca teknolojinin ilerlemesiyle yeni nesil protezlerle daha iyi şekiller elde ediliyor.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel, mevcut tekniklerde protezin göğüs adalesinin altına konduğunu ancak bu yöntemle kozmetik sorunlar yaşanabildiğini söylüyor.

Bu sorunu çözmek için bir seans yağ enjeksiyonu yapıldığını belirten Akın Yücel, kendi kullandığı yepyeni bir teknikle protezin kas altına alındığını; üçüncü ameliyattan sonra tekrar göğüs adalesinin üstüne çıkartılarak daha doğal bir görünüm sağladığını ifade ediyor.

Koruyucu Mastektomi’de Angelina Jolie etkisi

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel, meme kanserine karşı korunmada Angelina Jolie’nin olumlu etkisinden de bahsediyor.

İngiltere’de yapılan bir makaleye göre, Angelina Jolie’nin kanser riskine karşı memelerini aldırmasının ardından “koruyucu mastektomi” talepleri 7 katına çıkmış.

Yine de ağır aile öyküsü olmayan ve gen testi pozitif çıkmayanlarda memenin tamamı ve koltuk altı lenf bezlerinin alındığı meme koruyucu mastektomi tavsiye edilmiyor.

MEME KANSERİNDEN KORUNMANIN EN ETKİN 10 YOLU

Meme onarımı hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

Acıbadem Altunizade Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, meme onarımı hakkında doğru bilinen 8 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Yanlış: Meme onarımı yaptırırsam kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavilerim aksar

Doğrusu: Bu inanış kesinlikle yanlış. Mastektomi yani memenin alınması ameliyatı ve eş zamanlı meme onarımı yapıldığında kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler aksamaz. Bu hastalar ameliyat sonrası hiçbir kısıtlama olmadan tedavilerini zamanında alabiliyorlar.

Yanlış: Meme onarımı ameliyatla eş zamanlı yapılamaz

Doğrusu: Hastalar önce mastektomi yapılıp memesinin alınacağını, bir süre sonra kemoterapi ve radyoterapi görüp daha sonra meme yapımına başlanabileceğini sanıyorlar. Ancak artık dünyada yaygın yöntem, güncel teknik; eş zamanlı meme onarımı yapılması. Mastektomi esnasında Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı da aynı seansta memeyi onarabiliyor.

Yanlış: Meme onarımı sadece protez ya da implantla yapılır

Doğrusu: Hastalar memelerinin onarımında sadece protez ya da implant kullanılacağını sanıyorlar. Oysa hekimlerin tecrübesi sayesinde artık hastanın kendi dokuları kullanılarak da meme yapılabiliyor. Bu dokular karın bölgesinden, sırt bölgesinden, kalça bölgesinden ya da bacağın üst tarafındaki dokulardan getirilerek yapılabiliyor.

Yanlış: Radyoterapi yapılacaksa implant ya da protez konulamaz

Doğrusu: Sanılanın aksine, eş zamanlı ameliyat yapılacaksa ve hastalar radyoterapi alacaksa o zaman genellikle daha sonra değiştirilebilir implant ya da protez konuluyor. Bunlara expander deniliyor.

Önce expander konuluyor, ardından bu expanderlar şişiriliyor. Hastalar radyoterapilerini görüyorlar ve o expanderların üzerine ışınlarını alıyorlar. Sonra Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı expanderları çıkarıp kalıcı protez uyguluyor.

Bazen de doğrudan kalıcı protez konulup onun üzerine ışın alınabiliyor.

Yanlış: Hastalığım nüks ederse görülmeyip atlanabilir

Doğrusu: Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, “Hastalar, memesinde protez ya da implant varken ya da oraya doku getirilmişken, hastalığın nüks etmesi durumunda görülmeyip atlanabileceğini düşünüyorlar.

Oysa hastaların bu tür ameliyatlar yapıldıktan sonra düzenli olarak kontrolleri, muayeneleri ve radyolojik tetkikleri yapılıyor. Gerektiğinde MR ile kontrol ediliyor.

O nedenle ister implant, protez, ister kendi dokusuyla meme onarımı olsun takip sürecinde herhangi bir aksamaya neden olmuyor’ diyor.

Yanlış: Meme onarımı başarısız olursa geri dönülemez

Doğrusu: Sadece meme onarımı değil en basit cerrahi işlemlerde dahi çok az da olsa her zaman komplikasyon tehsi bulunuyor.

Ancak örneğin implant konulup implantla ilgili bir sorun yaşanıp çıkartmak zorunda kalındığında, ehil ellerde yapılan işlemlerde, hekim her zaman B ve C planı bulunuyor yeniden onarım için.

Bu onarımda kişinin kendi dokuları kullanılarak yapılabiliyor ya da kişinin kendi dokuları ile birlikte implantlar kullanılabiliyor. Yani hekimin her zaman alternatif tedavi yöntemi ve onarım tekniği olduğundan meme tekrar doğalına benzer yapılabiliyor.

Yanlış: Meme onarımı için belli bir zaman geçmesi gerekir

Doğrusu: Hastalar ‘ben bu ameliyatı oldum, birkaç yıl beklesem iyi olur’ düşüncesinde olabiliyorlar. Oysa bunun geçmesi gereken bir süresi yok. Ameliyatı yapan Genel Cerrah, Tıbbi Onkolog ve Radyasyon Onkoloğu ‘meme onarımı yapılabilir’ dedikten sonra hastalar herhangi bir dönemde, istedikleri zaman bu ameliyatı olabiliyor.

Yanlış: Doğal görünmeyebilir

Doğrusu: Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, “Hastaların doğal olmaz inanışı olabiliyor. Ancak artık günümüzde plastik cerrahi teknikleri çok gelişti. Kullandığımız implantlar, protezlerin teknolojisi çok gelişti.

Ehil ellerde tecrübeli Plastik Cerrahlar tarafından yapıldığında karşı memesine benzer yakın doğallıkta meme yapmak mümkün. Bazen karşı memesi sarkmış, küçük ya da büyük olabilir. O zaman da karşı memeye yönelik işlemler yapabiliyoruz, toparlayabiliyoruz, küçültebiliyoruz ya da büyütebiliyoruz. İki meme arasında simetriyi sağlayabiliyoruz.

Yani günümüzde daha doğal daha kendi memesine benzeyen memeler yapmak mümkün” diyor.

MEME KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Meme sağlığı için bunlara dikkat

+8Haftada bir “kendi kendine muayene” yapın. Sağ memeyi muayene için sağ elinizi ensenize koyun, memeyi ve ardından koltuk altını elle muayene ederek herhangi bir kitle hissedip hissetmediğinizi kontrol edin. Hissediyorsanız hemen uzman doktora başvurun.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1054596-meme-onarimi-nedir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть