Kanser Riskini Düşürecek 10 Basit Önlem

içerik

En hızlı yayılan 10 kanser

Kanser Riskini Düşürecek 10 Basit Önlem

Sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik, zararlı alışkanlıklar, stres derken kansere davetiye çıkaran pek çok neden var.

Modern çağın hastalığı olarak nitelendirilen ve her geçen gün daha da artış gösteren kanserin, erken teşhisi durumunda ise tedavisinde tam başarı sağlanabilir. Bazı kanser türleri var ki çok hızlı yayılabiliyor.

Ancak gerek teknolojide gerekse tıp dünyasında baş döndürücü gelişme erken teşhiste çok büyük katkı sağlıyor.

Pankreas kanseri

İleri yaş hastalığı olan pankreas kanserinde, sigara ve alkol kullanımı ile fazla kilo çok önemli risk faktörlerini oluşturur.

Genellikle hazımsızlık, karın ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı gibi pankreasa özgü olmayan şikayetlerle başlayan pankreas kanseri için önerilen rutin bir tarama yöntemi yok.

Ama şüphe duyulduğu durumda fizik muayene ve ultrasonografi ile kişinin değerlendirilmesi gerekir.

Safra yolu kanseri

Hastalık kendisini şişkinlik, iştahsızlık, kilo kaybı, karnın sağ üst kadranında ağrı ve sarılık ile belli eder. Bu şikayetlerle doktora giden kişiye yapılan fizik muayene ve kan testleri hastalık hakkında şüphe uyandırırsa, tanı ultrasonografi veya magnetik rezonans (MR) ile konulur. Rutin bir tarama yöntemi bulunmuyor.

Mide kanseri

Fazla tuzlu yiyenler, A kan grubuna sahip olanlar ve aile öyküsü olanlarda mide kanseri riski artar.

Karnın üst tarafında dolgunluk, mide bölgesinde ağrı, halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı ile kendini belli eden mide kanserinde tanı endoskopi ile konulur.

Bu hastalık için Japonya’da rutin tarama yapılırken, rutin tarama sayesinde mide kanserlerinin büyük kısmı erken evrede saptanır ve tedavi edilebilir.

Yemek borusu kanseri

Yeme güçlüğü, ağrılı yutma ve kilo kaybı ile kendini belli eden yemek borusu kanserinde beslenme alışkanlığı (konservelerdeki nirozaminler, tütsülenmiş et) çok etkili. Çok sıcak yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi ve sigara içimi ile reflü de yemek borusu kanseri riskini artırır. Teşhis endoskopi ile konulur.

Cilt kanseri

Cilt kanserlerinin “malign melanom” denen türü hızlı yayılır. Bu kanser türü için en önemli risk faktörü güneşe ve ultraviyole ışınlarına maruz kalmak. Ciltte yeni bir nevüsün (ben) oluşması, mevcut olanların büyümesi, kenarlarının düzensiz olması, alacalı bir renk halini alması durumunda cilt kanserinden şüphelenilir. Erken tanı, cilt hastalıkları muayenesi ve biyopsi ile konulur.

Akciğer kanseri

Akciğer kanseri en fazla ölüme yol açan kanser türü. Ancak aynı zamanda en fazla önlenebilir kanser türlerinin de başında gelir. Sigara kullanılmamasıyla akciğer kanserlerinin yüzde 90’ı önlenebilir.

Hastalık kendisini uzamış öksürük, kanlı balgam, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, nefes darlığı ve kilo kaybı ile gösterir. Şikayeti olan kişilerin muayene olmaları, ardından akciğer grafisi veya bilgisayarlı tomografi ile taranmaları gerekir.

Hiç şikayeti olmayan ve risk grubunda olan kişiler de (55 yaş üzeri ve 30 paket/yıl sigara içim öyküsü olanlar) düşük doz bilgisayarlı tomografi ile taranarak akciğer kanseri erken teşhis edilebilir.

Beyin tümörü

Baş ağrısı, baş dönmesi, epileptik nöbet, şuur bulanıklığı, kol-bacaklarda güçsüzlük veya felç gelişimi en sık rastlanan belirtiler. Radyasyon dışında bilinen bir risk faktörü bulunmuyor. Tanı, şikayeti olan kişilerin beyin magnetik rezonanslarının çekilmesi ile konulur.

Testis tümörü

Hastalık kendisini testiste şişlik ve ağrı ile gösterir. Teşhis muayene ve ultrasonografi ile konulur. Testis tümörü tedavi şansı yüksek olan bir tümör türü ancak tedavi edilmediği zaman da çok hızlı yayılır. Bu nedenle testiste şişlik veya ağrı fark edildiği anda üroloji uzmanına başvurmak gerekir.

Sarkomlar

Kemik ve yumuşak dokudan kaynaklanan habis tümörler sarkom olarak adlandırılır. Hastalık kendisini şişlik ile belli eder. Şişlik belli bir şekilde olmamakla birlikte vücudun herhangi bir yerinde kas veya iskelet sisteminde gelişebilir.

Bu durumda hastaların ortopedi bölümüne başvurmaları gerekir. Bu hastalık için bir takım ailesel geçişli sendromlar ve radyasyon bilinen risk faktörleri arasında yer alır. Tanı muayene ve magnetik rezonans ile konulur.

Evrenin erken olması durumunda başarı oranı yüksektir.

Kolorektal kanserler

Bu kanserlerin yüksek dereceli olanları hızlı yayılır. En sık rastlanan belirtileri; kabızlık, makattan kanama, dışkılamada değişiklikler, şişkinlik ve karın ağrısı. İdeal tanı koyma yöntemi ise kolonoskopi.

Dışkıda gizli kan taraması, baryumlu kalın bağırsak grafisi veya kolonoskopi ile tarama yapılabilir.

50 yaşını geçen tüm erkek ve kadınların hiç şikayeti olmasa da kolorektal kanserler açısından taranmaları ile bu kanser türü yüzde 90 olasılıkla önlenebilir.

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/en-hizli-yayilan-10-kanser

Meme Kanseri Riskini Düşüren 10 Yöntem

Kanser Riskini Düşürecek 10 Basit Önlem

Meme kanserinden korunmak için beslenme alışkanlıklarımızda nelere dikkat edelim? Haftada kaç kez hangi spor türlerini yapmamızda fayda var? Kaçınmamız gereken alışkanlıklarımız neler? Doğum yapmak ve emzirmenin meme kanserini önlemedeki rolü nedir? İşte cevapları:

Ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü; meme kanseridir. Ancak 2000'li yıllardan itibaren görülme sıklığı artsa da, erken tanı ve gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde meme kanserine bağlı ölümler azalıyor.

Meme kanserinin gelişmesinde; cinsiyet, ileri yaş, genetik geçiş, Aile öyküsü, meme dokusunun yoğun olması ve farklı hastalıklar nedeniyle daha önce göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış olması gibi faktörler kişinin değiştiremeyeceği risk faktörlerini oluşturuyor.

Ancak bir de değiştirilebilir risk faktörleri var ki, meme kanseri riskini büyük oranda azaltabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi'nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, meme kanseri olma riskini düşüren 10 yöntemini anlattı.

Ülkemizde her 8 kadından birinde, yaşamlarının bir döneminde meme kanseri gelişiyor. Aslında her kadının kabusu olan bu kanser türünden büyük oranda korunmanız mümkün olabiliyor. Üstelik bol sebze ve meyve tüketmek, haftada 150 dakika egzersiz yapmak gibi oldukça basit formüllerle!

1. Anne olmayı geciktirmeyin

Doğum yapmak, özellikle de 30 yaşından önce ilk doğumu yapmış olmak, meme kanseri gelişme riskini azaltan önemli bir faktör. Üstelik bu risk her doğumla yüzde 7 oranında azalıyor.

2. Bebeğinizi bol bol emzirin

Meme kanseri sıklıkla 50 yaşından sonra görülse de, menopoz öncesi dönemde de, yani genç yaşlarda da gelişebiliyor. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda risk daha yüksek oluyor.

30 ülkede 150 bin kadını kapsayan 47 çalışmanın tümü değerlendirildiğinde; emzirmenin meme kanseri üzerindeki koruyucu etkisi gösterilmiş.

Yapılan çalışmalarda 12 Ay emziren kadınlarda riskin yüzde 4 oranında azaldığı tespit edilmiş.

3. Formda kalın

Aşırı kilolu veya obez olmak meme kanseri riskini artırıyor. Bunun nedeni ise kilolu kişilerde kandaki cinsiyet hormonları, insülin ve insülin büyüme faktörü 1 ile bel çevresi kalınlığının artması.

Tüm bu faktörler de meme kanseri açısından risk oluşturuyor. Menopoz sonrası kilo almak meme kanseri riskini daha da artırıyor.

Çünkü bu dönemde kadınlarda meme kanseri riskini artıran östrojen hormonunun ana kaynağını yağ oluşturuyor.

4. En az 5 porsiyon sebze-meyve tüketin

Yağ içeriği yüksek olan besinler uzun süre tüketildiklerinde, meme kanseri için risk faktörü olan östrojen hormonunun düzeyi yükseliyor. Bunun sonucunda da kansere yakalanma riski artırıyor. Bu nedenle aldığınız total enerjinin sadece yüzde 20-25'i yağdan gelmeli. Risk faktörüne sahip değilseniz bu oran yüzde 30'lara çıkabiliyor.

Günde 5-6 porsiyon sebze meyve tüketmeniz de çok önemli. Bunun nedeni ise sebze ve meyvelerin içerdikleri antioksidanlar sayesinde meme kanseri gelişme riskini azaltabilmeleri.

Haftada 5 kez kırmızı et yenilmesiyle meme kanseri riskinde artış olduğunu gösteren çalışmalar da mevcut. Dolayısıyla meme kanserinden korunmak için kırmızı et tüketimini abartmayın.

5.Haftada 150 dakika egzersiz yapın

Yapılan araştırmalar her Gün aktif spor yapmanın meme kanseri riskini azalttığını ortaya koyuyor.

Uzmanlar, meme sağlığı için haftada 150 dakika yürüyüş ve pilates gibi aerobik egzersiz veya 75 dakika ağır spor ve haftada 2 kez kardiyo çalışması öneriyor.

Fiziksel egzersiz ile kanser arasındaki ilişkinin, insülin direnci, salgılanan büyüme faktörleri ve bağışıklık sistemi ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Sedanter yaşam kanser riski açısından bağımsız bir risk faktörü olarak kabul ediliyor.

6. Uzun yıllar doğum kontrol hapı kullanmayın

Bazı çalışmalar; doğum kontrol haplarını 10 yıldan uzun süre kullanan kadınlarda, hiç kullanmayanlara göre meme kanseri riskinin az da olsa arttığı tespit edilmiş. Kullanımı bırakınca 10 yıl sonra risk tekrar normale dönüyor.

Bu nedenle doğum kontrol hapı kullanmadan önce, diğer risk faktörlerinizin değerlendirilmesi için doktorunuzla görüşmeniz çok önemli. Günümüzde kullanılan düşük dozlu doğum kontrol hapları ise meme kanseri riskini artırmıyor.

7. Menopoz döneminde hormondan kaçının

Bundan 10 yıl öncesine dek, menopoza bağlı ateş basması, terleme gibi yakınmaları ve osteoporozu önlemek için östrojen ile progesteron içeren Hormon tedavileri yaygın olarak kullanılıyordu.

Ancak çalışmalar gösterdi ki kombine hormon tedavisinin (östrojen+progesteron) menopoz sonrası dönemde 3-5 yıldan uzun süre kullanımı meme kanseri riskini artırıyor. Bu yüzden hormon tedavisi tıbbi gereklilik durumları dışında önerilmiyor.

Östrojenin tek başına kullanımı ise riski artırmıyor.

8. Alkol kullanımını sınırlayın, sigara içmeyin

Alkol kullanımı arttıkça meme kanseri gelişme riski de artıyor. Bunun nedeni ise alkolün, besinlerden aldığımız ve meme kanserini önlemede etkisi olan folat maddesinin kandaki miktarını azaltması.

Çalışmalar, her gün düzenli olarak 3 kadeh ve daha fazla alkol tüketen kadınlarda meme kanseri riskinin tüketmeyenlere oranla yüzde 40 daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Alkol tüketiyorsanız, günde bir kadehle sınırlandırmanız çok önemli.

Çalışma sonuçları, sigara ile meme kanseri arasında da bir ilişki olduğunu gösteriyor. Bu risk menopoz öncesi dönemde daha belirginleşiyor.

9. Gelişigüzel vitamin takviyesi almayın

Vitamin D düzeyi düşük kişilerde bunun yerine konması hem meme hem kemik sağlığı açısından yarar sağlıyor. Ancak doktorunuz önermediği takdirde, eş dost tavsiyesi ile vitamin desteği almayın.

Aksi takdirde ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Herhangi bir vitamin desteği almadan önce doktorunuza mutlaka danışmayı ihmal etmeyin.

Hekiminiz muayene ve tetkikler sonucunda vitamin takviyesine ihtiyacınızın olup olmadığını belirleyecektir.

10. Ailenizdeki kanser öyküsünü öğrenin

Anne, baba ve kardeşlerin yanı sıra teyze, hala amca ve kuzenlerdeki meme, over (yumurtalık), rahim ve kalın bağırsak kanser öyküsünü öğrenmeniz, ailenizden gelen genetik risk faktörlerinin belirlenmesinde büyük önem taşıyor. Erken yaşlarda kanser görülmesi veya belli bir kanser tipinin fazla görülmesi kalıtımsal risk faktörünü artırıyor. Bu durumun belirlenmesi de erken tanı konulmasında, hatta önlenmesinde büyük önem taşıyor.

Meme kanseri riski yüksek kişilerde hastalığın gelişimini önlemek amacıyla ilaç kullanımına başlanıyor. Dolayısıyla risk grubunda olup olmadığınızı öğrenmek için risk profilizin belirlenmesi gerekiyor.

Düzenli mamografi tetkiki şart!
Meme kanserinden korunmaya yönelik önlemleri almak çok önemli olsa da, risk devam ediyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, bu nedenle 40 yaşından itibaren düzenli mamografi ve doktor kontrollerinizi yaptırmayı asla ihmal etmemeniz gerektiğine dikkat çekiyor.

Memenizde şekil değişikliği, kitle veya meme başında pullanma ile kanlı akıntı gibi durumlar gözlerseniz, mutlaka doktora başvurun.

Unutmayın ki meme kanserinde erken tanı sayesinde ölümler engellenebiliyor.

Источник: https://www.diyadinnet.com/kadin-3104-meme-kanseri-riskini-dusuren-10-yontem

Kanserden korunmak için en etkili 10 önlem

Kanser Riskini Düşürecek 10 Basit Önlem

  • Haftada yarım kilodan fazla et yemeyin, bol sebze makul oranda meyve tüketin.
  • Her gün işe gider gibi spora gidin.
  • Gece 12’den sonra ışıkları söndürüp mışıl mışıl uyuyun.
  • Erken teşhis için düzenli sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin.
  • Çocuklarınızı kapalı mekanlarda biriken kanserojen radon gazından korumak için her gün sınıfları ve okulları havalandırın.
  • Onları 13 yaşına kadar cep telefonundan uzak tutun.
  • Bilgisayar ve modemi odasına koymayın, geceleyin de fişlerini çekin.

1- Sigara: Çalışmalar gösteriyor ki; günde tek bir tane dahi sigara içilmesi, kansere sebebiyet verebilir. Bu bağlamda nargile, puro ve pipo gibi diğer tütün türevlerini içmek ve pasif içicilik de risk taşıyor.

Örneğin; bir nargile seansında yaklaşık 50 adet sigara içmiş gibi olduğunuzu unutmayın! Yanınızda sigara içen birisine asla müsamaha göstermeyin.

KİLOYA VE MUTFAĞA ÇEKİ DÜZEN VERİN

2- Beslenme alışkanlığı ve ideal kilo: İdeal kilomuzda yaşarsak, kanserden en uzakta yaşamış sayılırız. Kabaca ideal kilomuz, boyumuzun son iki rakamı veya ondan en fazla 5 kg kadar daha fazlası olarak tanımlanabilir. Tüm yaşamımız boyunca ideal kilomuzu koruyacak bir beslenme sitili yaratmalıyız.

https://www.medikalakademi.com.tr/akciger-kanseri-nedenleri-belirtileri-tani-evrelendirme-teshis/

Bunun için:

a- YARIM KİLO ET: Haftada yarım kilodan fazla et yememeliyiz

b- BEYAZLARA VEDA: Unlu ve şekerli gıdalardan olabildiğince uzak durmalıyız.

c- DOĞRU YAĞ SEÇİN: Mutfağımıza sağlıklı yağlar dediğimiz zeytinyağı, fındık yağı, kanola yağı ve mısır yağı dışında yağ sokmamalıyız.

d- BOL SEBZE MAKUL MEYVE: Her gün karışık salata, sebze yemeği ve makul ölçülerde mevsimin meyvelerinden yemeliyiz.

e- TÜTSÜLEMEYİN: Kızartma, mangal ve tütsüleme gibi sağlıksız tekniklerle hazırlanmış gıdaları yememeliyiz.

f- ALKOLE DİKKAT: Alkolü çok az miktarlarda almalıyız ya da hiç kullanmamalıyız.

g- ORGANİKTEN ŞAŞMAYIN: Tüm gıdalarımızın doğal, organik, katkı ve koruyucu maddeler içermeyen gıdalar olmasına özen göstermeliyiz. Sürekli organik ürünler talep etmeliyiz. Genetiği değiştirilmiş gıdalardan uzak durmalıyız.

h- YATARKEN YEMEYİN: Yatmadan 3 saat evvel yiyecek tüketimine son vermeliyiz.

Kanserden korunmanın 10 altın kuralı

İŞE GİDER GİBİ SPORA GİDİN

3- Spor: Gerek ideal kilomuzu korumak, gerekse de bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için düzenli spor yapmalıyız.

Haftada en az 3-4 gün, ideali her gün yapılacak olan yarım saatlik tempolu koşu aslında yeterlidir. İlaveten yapılacak aletli, aletsiz egzersizler sağlığımıza ek katkılar sağlayacaktır.

İşe gidiyormuş gibi spor salonuna gitmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz.

GECE 12’DEN SONRA IŞIKLARI KAPATIN

4- Düzenli uyku: Erişkinlerin günde 7.5 saat aralıksız uyumaları zorunludur. Ayrıca en geç gece yarısı saat 12’de, ışıksız bir ortamda uykuya geçmemiz lazım ki bizi kanserden koruyan melatonin hormonu salgılanmaya başlasın. Gündüz telafi uykuları aynı faydayı sağlamamaktadır.

OKULLARI VE SINIFLARI HAVALANDIRIN

5- Mesken gazları: Her sabah evimizi, işyerlerimizi, çocuklarımızın saatlerce vakit geçirdiği okullarımızı ve sınıflarımızı 5-10 dakika havalandırıp, gece boyunca biriken başta radon olmak üzere kanserojen gazlardan kurtulmamız lazım. Radon gazı, akciğer kanserinin en önemli nedenlerinden birisidir. Özellikle hiç sigara içmeyen insanlarda görülen akciğer kanserlerinden sorumlu olabilir.

6- Elektromanyetik radyasyon: Nükleer bir savaş ya da en son Japonya’da olduğu üzere nükleer bir kaza sonucu maruz kalınacak iyonizan radyasyondan hepimizi daha çok ilgilendiren iyonizan olmayan radyasyondan korunmalıyız.

Detaylı kanser belirtileri! Bunları bilmek hayatınızı kurtarabilir

Bunun için:

a- CEP TELEFONUNA SINIR KOYUN: Beyin gelişimini henüz tamamlanmadığı 12-13 yaşına dek çocuklarımızı cep telefonlarından uzak tutmalıyız. Erişkinlerin de günde en fazla 30 dakika ve kulaklıkla cep telefonu kullanması gereklidir.

b- MODEMİ KAPATIN: Küçük ev aletlerinin ciddi elektromanyetik radyasyon yaydığını unutmayın. Gece yatarken odanızda kablosuz modem, cep telefonu vs bulundurmayın. Isıtıcıların yatağınıza en az 2 metre uzaklıkta olmasına dikkat edin. Mümkünse evinizin baz istasyonları ya da yüksek gerilim hatlarından uzakta olmasına dikkat edin.

GÜNEŞTEN KORUNMAYI ÖĞRENİN

7- Güneş: Özellikle yaz aylarında ya da karlı yüksek rakımlı bölgelerde yaşayanların kış aylarında da dikkat etmeleri gereken husus; güneşin tehli ultraviyole-B ışınlarıdır.

Yazın saat 10-15 arasında asla denize girilmemeli; sokağa çıkarken de güneşten korunacak şekilde giyinmeliyiz. Özellikle sarışın, çilli ve vücudunda 20’nin üzerinde beni bulunan insanların güneşten korkmaları gerekir.

Güneş kremlerinin asla gerçek koruma sağlayamayacağı unutulmamalıdır. Solaryumlara asla gidilmemelidir.

ERKEN TEŞHİS SİZİN ELİNİZDE

8- Koruyucu tıp uygulamaları: Kanserden korunmanın en ucuz ve en etkili yöntemi ona yakalanmamaktır. Bunun için:

a- CHECK-UP LÜKS DEĞİL: Herkesin yılda bir kere check-up programına katılması gereklidir.

b-HEKİMİNİZLE KONUŞUN: Meme, kalın barsak, rahim ağzı, akciğer ve prostat kanseri gibi bazı kanserlerin rutin tarama programları vardır; hekiminizle bu konuyu konuşun.

c- AŞILARI UNUTMAYIN: Bazı aşı programları (hepatit, rahim ağzı gibi) kansere karşı koruma sağlar.

d- HORMONDAN UZAK DURUN: Menopoza girmiş kadınlarımızın sıkıntıları için uygulanan ‘hormon replasman’ tedavisi dediğimiz hormon ilaçlarının yerine başka ilaçlar kullanmalarını tavsiye ediyoruz.

e- GENLERE DİKKAT: Genetik yatkınlığı olanlar, onkologları ile risk değerlendirmelerini yapıp, gerekli önlemleri almalı.

PATRONLA KONUŞUN ÖNLEM ALDIRIN

9- Çeşitli kimyasal ve endüstriyel maddelerden korunma:

a- İŞYERİ KANSER ETMESİN: Kanserlerin önemli bir kısmında neden, yaptığımız işle ilgilidir.

Özellikle işyerlerimizde çeşitli kimyasal maddelere, boya maddelerine ve endüstriyel tozlara (asbest, silika, kömür) maruz kalıyorsak; işverenden endüstriyel hijyeni sağlaması için gerekli önlemleri almasını talep etmeliyiz.

Bunun için özel korumalı giysiler ve maskeler, uygun havalandırmalı odalar ve kabinler oluşturulması, düzenli sağlık kontrolleri, sık sık istirahatler temin edilmelidir.

b- NE GİYDİĞİNİZİ BİLİN: Kimyasallara maruz kaldığımız diğer bir husus özellikle uzak doğudan ithal edilen giysilerde ve oyuncaklarda kullanılan azo boyar maddeler, tehli kimyasallardır. Bu ürünlerden uzak durmalıyız.

c- SAÇ BOYALARI MASUM DEĞİL: Saç boyalarının özellikle kan ve kemik iliği kökenli kanserlerde rol oynadığını unutmamalıyız.

d- MEVSİMİNDE BESLENİN: Organik olmayan gıda maddelerinde yüksek oranda kimyasallar olduğunu unutmayın. Bu nedenle en iyisi mevsimin sebze ve meyvelerini tüketmektir.

e- EGZOZ GAZINDAN KORUNUN: Trafikte uzun zaman geçiriyorsak; başta dizel egzozları olmak üzere bir çok kansere neden olan gazlara maruz kaldığımızı unutmayalım.

STRESLİYİM DEMEYİN, ÇÖZÜMLER ÜRETİN

10- Stresle başa çıkma teknikleri: Eğer yaşamımızda ciddi stres oluşturan bir faktör varsa en iyisi ondan kurtulmaktır. Bu mümkün değilse stresle baş etme yöntemlerini uygulamalıyız.

Örneğin; düzenli spor yapabilir, seyahat edebilir, hobiler edinebiliriz. Sanatla ilgilenebilir, çeşitli sosyal faaliyetlerde bulunabiliriz. Bunlar bizi günün stresli rutininde kurtaracaktır.

Ruh sağlığımızı tehdit eden stresler için kesinlikle profesyonel destek almalıyız.

Kanserden korunmak mümkün mü? İşte en etkili korunma yöntemleri

Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Argon,

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/kanserden-korunmak-icin-en-etkili-10-onlem/

Meme kanseri riskini azaltmak için 10 önlem

Kanser Riskini Düşürecek 10 Basit Önlem

Meme kanseri ölüme yol açması açısından da akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer alıyor. Doktorlar, meme kanserine karşı yaşam alışkanlıklarında yapılacak basit önlemlerin çok öneli olduğunu belirtiyor. 

Acıbadem Maslak Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi Başkanı Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, meme kanserinden korunmanın püf noktalarını anlattı:

Formunuzu koruyun

İdeal kiloya sahip kadınların, fazla kilolu olanlara göre menopoz dönemi sonrası meme kanserine yakalanma riskleri daha az.

Çünkü obez kadınlarda kandaki cinsiyet hormonları, insülin ve insülin büyüme faktörü, bel çevresi kalınlığını artırıyor. Bütün bu faktörler de meme kanseri açısından risk oluşturuyor.

Yapılan araştırmalara göre; hormon tedavisi kullanmayan kadınlar menopozdan sonra 10 kilo veya daha fazla kilo verdiklerinde kilo vermeyenlere oranla daha az risk taşıyorlar.

Haftada en az 4 gün spor yapın

Düzenli olarak yapılan spor, kilo kontrolünü sağlıyor ve risk faktörü olan yüksek östrojen düzeyini dengeliyor. Ayrıca bağışıklık sistemini de güçlendiriyor.

Çalışmalar, menopoz öncesi dönemde haftada en az 4 gün düzenli olarak spor yapmanın meme kanseri riskini azalttığını gösteriyor. Menopoz sonrası dönemde düzenli olarak uygulanan spor, daha da önemli hale geliyor.

Çünkü bu dönemdeki kilo alımı, östrojen düzeyini yükseltiyor ve meme kanseri riskini artırıyor.

Eti kısıtlayın, sebze ve meyveye ağırlık verin

Yağ içeriği yüksek besinler uzun süreli tüketildiklerinde kandaki östrojien düzeyleri yükseldiği için meme kanseri riski artıyor. Haftada 5 kez kırmızı et yenilmesiyle meme kanseri riskinde artış olduğunu gösteren çalışmalar da var.

Bu nedenle meme kanserinden korunmak için kırmızı et tüketimini abartmayın. Günde 5-6 porsiyon sebze meyve tüketmeye de özen gösterin.

Çünkü sebze ve meyveler içerdikleri antioksidan sayesinde meme kanserinin gelişme riskini yüzde 25 oranında azaltabiliyor.

Yağ tüketimini azaltın

Enerji alımını azaltıp, vücudunuzun yağ yüzdesini ideal seviyelerde tutarak meme kanseri riskini azaltabilirsiniz. Aldığınız total enerjinin sadece yüzde 20-25’inin yağdan gelmesine dikkat edin. Risk taşımıyorsanız bu oran yüzde 30’lara kadar çıkabiliyor.

Çocuğunuzu bol bol emzirin

Emzirme hem annenin hem de bebeğin kansere yakalanma riskini düşürüyor. Özellikle bebeğinizin büyümesinde bir sorun yoksa ve doktorunuz gerek görmüyorsa 6 ay sadece anne sütü ile besleyin.

30 yaşından önce anne olun

Yapılan araştırmalara göre; ilk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat artıyor. Bunun nedeni ise geç doğum yapan veya hiç doğum yapmayan kadınların memelerinin kanserojenik maddelerden daha fazla etkilenmeleri.

Sigarayı bırakın, alkolü sınırlandırın

Sigara kullanımı, meme kanseri dahil olmak üzere birçok kanserin gelişme riskini artırıyor.

Ayrıca çalışmalar, her gün düzenli olarak 3 kadeh ve daha fazla alkol tüketenlerdeki meme kanseri riskinin tüketmeyenlere oranla yüzde 40 daha fazla olduğunu gösteriyor.

Bunun nedeni ise alkolün östrojen metabolizmasını etkilemesi ve risk faktörü olan östrojenin kandaki düzeyini yükseltmesi. Eğer alkol tüketmeniz gerekiyorsa günde 1 kadehle sınırlandırın.

Kadınlık hormonu ilaçlarından uzak durun

İleri yaştaki kadınlar, menopoz sonrasında başlanan hormon yerine koyma tedavileriyle (HRT) östrojen ve progesteron gibi kadınlık hormonları alıyorlar. Östrojenin yanı sıra progesteron da içeren kombine tedavilerin, sadece östrojen içeren tedavilerden daha riskli olabileceği düşünülüyor. Bu nedenle tıbbi gerekçeler olmadan hormon kullanmayın.

Stresin esiri olmayın

Batı tarzı yaşamın vazgeçilmez unsurlarından bir olan stres, bağışıklık sistemimizi zayıflatıyor. Bunun sonucunda meme kanseri riski artırıyor.

Bu besinlere öncelik verin

Yeşil çay: İçerdiği polifenoller sayesinde meme kanserinden koruyucu özellik gösteriyor. Günde 1 fincan yeşil çay içmenizde fayda var.

Balık: İçerdiği omega-3 yağ asidi, EPA sayesinde kanser risk oluşumunu azaltıyor. Haftada 1-2 kere orta büyüklükte balık tüketin.

Turpgiller (Kırmızı ve beyaz trup, şalgam), brokoli, brüksel lahanası: İçerdikleri isotiyosiyanat sayesinde özellikle menopoz sonrasındaki kadınlarda östrojen metabolizması üzerinde etki yaparak meme kanseri riskini düşürüyor. Bu besinlerin içinde bulunan karotenoid, isoflovan; A, C ve E vitamini de risk azaltmada etkili diğer unsurlar.

Havuç, kabak, karnabahar: Yapılarında bulunan lignan, özellikle menopoz sonrasındaki kadınlarda anti östrojenik etki göstererek kanser oluşum riskini azaltıyor. Tam tahıllı besinler, susam tohumu, sarımsak, sızma zeytinyağı, kayısı, şeftali, armut, üzüm, balkabağı ve kiraz da lignan açısından zengin diğer sebze ve meyvelerdir.

Süt ve süt ürünleri: Düşük kalsiyum ile beslenen kadınlarda meme kanseri riski artıyor. Süt, yoğurt, peynir ve süt ürünleri kalsiyum açısından zengin besinlerden. Yağsız veya yarım yağlı olarak kullanıldığında hem kilo koruma hem de kanserden korunma açısından yararlanılabiliyor.

Bu besinlerden uzak durun!

Keten tohumu: Eskiden östrojen düzeyini azaltarak kadınlarda hormona bağlı kanser oluşumu riskini azalttığı söylense de, günümüzde tümör oluşumunu artırabileceği yönünde çalışmalar bulunuyor.

Tütsülenmişve tuzlanmış salamura etler: Dokularda olumsuz etkileşime girerek, kanser oluşumunu artırıyor. Ayrıca kızartmalardan tütsülenmiş ve mangalda pişirilen etlerden de uzak durun.

Источник: https://t24.com.tr/haber/meme-kanseri-riskini-azaltmak-icin-10-onlem,214829

Kanser Riskini Azaltmak İçin Yapabileceğiniz 10 Değişiklik

Kanser Riskini Düşürecek 10 Basit Önlem

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü’ne göre, günümüzde en yaygın olarak ortaya çıkan kanser türlerinin 3’te 1’i yaşam değişiklikleriyle önlenebiliyor. 2008 yılında yayınlanan bir araştırma sonucuna göre diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle tüm kanser teşhislerinin % 90-95’inin kökü kazınabilir.

Bu konudaki oranlar, ihtimaller değişkenken altı çizilen tek gerçek var ki, sağlıklı yaşam tarzını benimsemek, kanseri önlemekte etkilidir. Kanser riskini azaltmak için aslında kontrol yine sizin elinizde. Bunun için 3 temel husus var: doğal ve yoğun besleyici gıdaları tüketin, her gün fiziksel aktivite yapın, sizin için sağlıklı olan bir kiloda kalın.

Bu bağlamda kansere yakalanma riskinizi düşürebilecek 10 tane bilimsel destekli yaşam değişikliği önerim var.

1. Bitkisel beslenmeye ağırlık verin!

Bitkisel gıdaların ağırlıkta olduğu bir beslenme programı uygulayan kişiler, kanser riskini en aza indirirler.

Bilimsel çalışmalar; çeşitli taze ürünlerin, tam tahıllı besinlerin, vücuda faydalı vitamin, mineral, antioksidan ve lif bakımından zengin oldukları için muhtemel bazı kanser türlerinin gelişimini engellediğini gösteriyor.

Meyve, sebze ve lif içeren diğer bitki bazlı besinler kanser riskini azaltıcı özellik gösterdiğinden dünya Gıda ve İlaç İdaresi de bu ürünlerin fazlaca tüketilmesi gerektiği konusunda hem fikirdir. Bu bakımdan vejetaryen besinleri haftalık rutin beslenmeniz içine katın.

2. Uykunuzu alın!

Düzenli olarak yeterli süre uyuyamamak vücutta salgılanan pek çok hormonda dengesizliğe sebep oluyor ve bu da tüm metabolizmayı zorluyor. Gözlerden uyku akan zaman dilimlerinin fazla olması, kilo almaya da zemin hazırlayan bir durumdur.

2014 yılında Klinik Uyku Tıbbı Dergisi’nde yayınlanan bir araştırma sonucuna göre; orta ya da şiddetli düzeyde uyku apnesi ile kansere yakalanma riski arasında pozitif bir ilişki bulunuyor.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, uyku bozukluğu ile kansere yakalanma sorunun bağlantı göstermesini, uykusuzluğun metabolik ritim bozukluklarına yol açmasıyla açıklıyor.

Hatta döngüsel vardiyalı çalışan kişiler, gece çalışan işçilerde sirkadyen ritim bozuklukları meydana geliyor ve dolayısıyla melatonin hormon dengesi bozuluyor. Bu bakımdan kanser riskini azaltmak isteyen yetişkinler her gece 7-9 saat uyumalıdır.

3. Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyun!

2003 yılında New England Journal of Medicine’de yapılan bir araştırma; kilolu ya da obez olmanın kişinin kanserle ilgili ölüm yaşama riskini % 20 artırdığını gösteriyor.

Aşırı kilolu ya da obez olmak, yani vücut kitle indeksinin 25’in üzerinde olması, göğüs, kolon, rektum, böbrek, yemek borusu, pankreas ve safra kesesi kanseri de dahil olmak üzere pek çok kanser türünü tetikliyor.

Karaciğer, rahim, yumurtalık, prostat, lenfoma, multi-miyelom gibi kanser türleri de yine fazla kilo ile sıkı ilişki halindedir. Bunun sebebi ise aşırı kilonu; hücre çoğalmasını uyaran hormonlar, bağışıklık sistemi, iltihaplanmayı önleyici oluşumlar gibi yapılar üzerinde olumsuz etkiye sahip olmasıdır.

Bu bakımdan kanseri önlemek isteyenlere; fiziksel hareketi artırmalarını, fast food tarzı kızarmış, yağlı, şekerli ürünlerden uzak durmalarını, beslenme programlarında taze ürünleri artırmalarını ve ideal vücut ağırlıklarını korumalarını öneriyorum.

4. Stresinizi yenin!

Sağlıklı beslenme ve düzenli olarak hareket etmenin yanı sıra, stresi azaltıcı çalışmaların kanser ve diğer kronik hastalıkları önlemekte önem arz etmektedir.

Alternatif Tamamlayıcı Tıp Dergisi’nde yayınlanan 2010 tarihli bir araştırma; 8 haftalık “mindfullness” farkındalık tabanlı stres azaltma programındaki katılımcıların kan testlerinde bağışıklık belirteçlerinin arttığını ve iltihap belirteçlerinin de azaldığını gösteriyor.

Ulusal Kanser Enstitüsü, stres ve kanser oluşumu arasında çok net bir bağlantı henüz bulunamamış olmasına rağmen, kronik stres ile sağlık sorunları artışının arasında anlamlı bir ilişki olduğunu belirtiyor.

Zira yoğun stres altındaki kişiler, kanser riskini artıran sigara, alkol kullanma, aşırı yemek yeme gibi olumsuz davranışlar geliştirebiliyor. Danışmanlık, terapi, meditasyon, doğru nefes alma ve fiziksel aktivite gibi uygulamalar, yaşam kalitesini artırıyor, kronik stresi kontrol altında tutuyor ve dolayısıyla da hastalıklara yakalanma riskini azaltıyor.

5. Anne sütü ile beslenmeyi destekleyin!

Özellikle aile öyküsünde meme kanseri olan kişilerin emzirmeye yönelmesi, bebeklerini anne sütüyle beslemesi hem erkek hem de kız bebekler için çok büyük önem arz ediyor.

2010 yılında Dahiliye Tıp Arşivi’nde sunulan bir araştırmaya göre; aile öyküsünde meme kanseri olan kişilerde yeterli süre anne sütüyle beslenmenin meme kanseri riskini azalttığı tespit edildi.

Özellikle de çok sayıda çocuğu olan ve normalden daha uzun süre emziren kadınların hem kendisinde hem de çocuklarında meme kanseri riski ciddi anlamda azalıyor. Emzirmek bir seçenek değil de ihtiyaç olarak görülmeli ve bebek sahibi olan her kadın mümkün olduğu kadar uzun süre bebeğini emzirerek meme kanserinden uzaklaşmalıdır.

6. Alkolü ya kısıtlayın ya da tamamen yaşamınızdan çıkarın!

Bilimsel araştırmalar, alkol tüketimini kısıtlamanın kanseri önlemede çok önemli bir faktör olduğunu gösteriyor. Uzmanlar erkeklerin günde en fazla 2 kadehten, kadınlarınsa 1 kadehten fazla içki içmemesi gerektiğini söylüyor.

Düzenli olarak yoğun miktarda alkol tüketen kişilerde; baş, boyun, karaciğer, koloretal, göğüs ve pankreas kanseri riski artmaktadır. Alkol tüketiminin kanser oluşumu riskini azaltma sebeplerinden birisi, vücudumuz alkolü metabolize ettiğinde yan ürün olan asetaldehit meydana geliyor olmasıdır.

Asetaldehit ise kanserojen olarak bilinen bir ajandır. Bununla birlikte alkolün vücuttaki östrojen konsantrasyonunu da artırdığı biliniyor.

Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde yayınlanan 2010 tarihli bir araştırma, göğüs kanseri vakalarının % 20’sinin günde 2 veya daha fazla alkollü içecek tükettiklerini gösteriyor. Eğer bir erkekseniz günde 2 kadehten, kadınsanız 1 kadehten fazla içki tüketmeyin.

7. Fiziksel aktiviteyi artırın!

Düzenli olarak fiziksel aktivite yaparak; göğüs, endometriyum (rahmin iç tabakası), prostat ve pankreatik de dahil olmak üzere pek çok kanser türünün riskini azaltabilirsiniz. Fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzı önerisi; hem günlük aktivitenin artırılması hem de oturarak geçirilen sürenin kısıtlanmasını içeriyor.

Bu bağlamda yetişkinler tempolu yürüyüş ya da egzersiz bisikleti, haftada 75-150 dakika koşu gibi aktiviteler yapabilirler. Ancak yoğun egzersizler haftada 75 dakika civarında, hafif tempoda yürüyüş ise haftada 150 dakika civarında yapılmalıdır.

Aynı paralelde televizyon, bilgisayar, telefon başında geçirdiğiniz süreyi azaltmalı, oturarak geçen süreyi kısıtlamalısınız.

Günlük aktivitenizi artırmak; kalp hastalıkları, şeker hastalığı, osteoropoz ve yüksek tansiyon riskini de azaltıyor. Benden size çok basit bir öneri; her gün sadece 30 dakikalık bir yürüyüşe çıkın, oturarak yaptığınız etkinliklerin süresini azaltın, sizin için ideal olan kiloyu koruyun ve kanser riskinizi azaltın!

8. Tam tahıl ve bakliyatı günlük beslenmenizden eksik etmeyin!

Taze meyve, sebze, esmer pirinç, arpa, kinoa gibi en az işlenmiş besinler; kanseri önleyici vitaminler, mineraller, antioksidanlar ve lif içeriyor. Bununla birlikte şeker ve yağ eklenmiş işlenmiş gıdalardan çok daha az kalori barındırıyor.

2009 yılında Amerikan Kalp Derneği dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre; kırmızı ve işlenmiş etlerin (salam, sosis, sucuk), rafine edilmiş tahılların, patates kızartması ve tatlıların tüketimi kardiyovasküler rahatsızlıklar kanser ve ölüm riskini artırıyor.

Bu bakımdan tahıl seçerken, işlenmiş ya da rafine edilmiş olanları mümkün olduğunca kısıtlayın. Yediğiniz tahılların işlenmemiş veya en doğal hallerinde olduğundan emin olun.

9. Meyve ve sebze tüketin!

Taze besinler; vitamin, mineral, antioksidan ve lif de dahil olmak üzere anti kanser özellik taşıyor. Kanseri önlemek için sizlere; her gün en az 2-3 tane taze meyve, 2-3 bardak dolusu da taze sebze tüketmenizi öneriyorum.

Günlük düzenli olarak taze ve meyve suları (posasıyla birlikte) tüketerek mikro besin alımını artırabilir, sağlıklı besin tüketimini daha kolay hale getirebilirsiniz.

Bu bakımdan her öğünde tabağınızın yarısını taze sebze ve meyvelerle doldurun.

10. Sigarayı bırakın!

Kanser riskinin azaltmanın belki de en doğru yolu sigarayı bırakmaktır. Amerikan Kanser Birliği, sadece tütün ürünlerine maruz kalmanın önüne geçerek kanserden kaynaklı ölümlerin 3’te birinin önüne geçilebileceğini söylüyor.

Tütün ve alkolün aynı anda kullanılması ise, ağız, gırtlak, yemek borusu kanseri riskini artırdığı da bilinen bir gerçektir.

Özellikle alkolle birlikte tütün ürünleri kullandığınızda hayati risk taşıyan bir seçim yapmış oluyorsunuz ki o da: KANSER!

Источник: https://www.aysetolga.com/kanser-riskini-azaltmak-icin-yapabileceginiz-10-degisiklik

Kanser Riskini Düşürecek 10 Basit Önlem

Kanser Riskini Düşürecek 10 Basit Önlem
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Memorial Ataşehir Hastanesi

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2030 yılında insan ölümlerinin en sık nedeni kansere bağlı ölümler olacaktır. Veriler 2030 yılında kansere yakalanan insan sayısını 24 milyon, kanser nedeniyle ölen insan sayısını 17 milyon, kanserle yaşayan insan sayısını ise 75 milyon olarak öngörmektedir.

Geçmiş verilere bakıldığında kanser sıklığında % 100 artış beklenmektedir. Bu artıştan en çok etkilenecek ülkeler ise ne yazık ki ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerdir. Hem kanser sıklığının artması hem de tanı konulduğundaki evrenin ileri evre olması kanser ile savaşın çok ciddi olduğunu göstermektedir.

Erkeklerde akciğer ve prostat, kadınlarda akciğer ve meme kanseri en sık görülen kanserler arasında ilk sıraları paylaşmaktadır.

Sigara kullanımının artması, dünya nüfusunun yaşlanması, obezitenin artması, çevre koşullarının kötüleşmesi, bulaşıcı hastalıkların önlenememesi, sosyo- ekonomik nedenler ve koruyucu tıbbın yeteri kadar uygulanamaması kanser vakalarında artışa neden olmaktadır.

Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü uzmanları, ülke çapında çeşitli etkinliklerin düzenlendiği 1- 7 Nisan Kanser Haftası’nda “Kanserin erken teşhisi ve korunma yolları” hakkında bilgi verdi.

1. Sigarayı bırakın. “Dumansız Hava Projesi”ni destekleyin

Sadece sigarayı bırakarak yaşamınıza 10 yıl katabilirsiniz. Bu yıl kendiniz için bir adım atın, sigarayı bırakmak için çaba gösterin profesyonel bir yardım alın ve dumansız bir hava sahası yaratın.

En büyük kanserojen madde olan sigarayı bırakın. Pasif sigara içiciliğinden kurtulun. Sigara içen biriyle yaşamak ve sigara dumanına maruz kalmak akciğer kanseri riskinizi % 30’a varan oranlarda artırmaktadır.

Yapılan araştırmalar sadece akciğer kanserinin değil; meme, baş -boyun kanserleri ile özellikle çocuklukta görülen beyin ve kan kanserlerinin de pasif sigara içiciliği ile ilişkili olabileceğini ortaya çıkartmaktadır.

2. Sağlık taramanızı aksatmayın

Yıllık check-up programlarınızı ertelemeyin. Kadın ve erkeğe yönelik tarama testlerinizi mutlaka yaptırın. Unutmayın ki; bazı kanser türleri erken saptandıgında % 90 ve üzerinde tamamen yok edilebilmektedir. Ailesinde kanser öyküsü olan, belli bir yaşın üstünde ve ek hastalıkları olan bireylerin belirlenerek daha titiz incelemelerin yapılması gerekmektedir.

Erken Teşhis İçin…

Kanser hastalıklarında erken teşhis cok önemlidir. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde kanser tanısı alındığında genelde ileri evrede olmaktadır. Kanser araştırma grupları bir takım tarama testlerinin erken tanıda etkili olduğu görüşünü savunmaktadır. Bu tarama testleri şöyle sıralanabilir:

Erkekler

Kolorektal kanser taraması için;

  • Kolonoskopi: 50 yaş ve üzerinde mutlaka yapılmalı ve her 10 yılda bir tekrarlanmalı
  • Gaitada Gizli Kan testi: Her yıl
  • Sigmoidoskopi: Her beş yılda bir
  • Prostat kanser taraması için;
  • Prostat Spesifik Antijen(PSA): Her yıl

Kadınlar

Meme kanser taraması için;

  • Mamografi: 40 yaş ve üzerinde her yıl
  • Doktor kontrolünde meme muayenesi: 20 ile 40 yaşları arasında her üç yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl
  • Kendi kendine meme muayenesi: 20 yaşından sonra her ay periyotlar halinde

Rahim ağzı kanseri için;

  • PAP testi: 21 yaşından sonra her yıl
  • Kadın doğum muayenesi: 18 ile 40 yaş arasında 1-3 yıl aralıklarla, 40 yaş sonrası her yıl
  • Kolorektal kanser taraması için
  • Kolonoskopi: 50 yaş ve üzerinde mutlaka, her 10 yılda bir tekrar
  • Gaitada Gizli Kan testi: Her yıl
  • Sigmoidoskopi: Her beş senede bir

Bunların yanında mutlaka koruyucu aşılarınızı olun. Hepatit ve Human Papilloma Virus aşıları ilerde kanser gelişme riskini azaltmaktadır.

3. Fazla kilolardan kurtulun

Fazla kilo rahim, kolon, meme yemek borusu ve böbrek kanseri riskini artırmaktadır. Yüzde 10 kilo kaybı ise kişiyi % 50 lere varan oranda kanser gelişiminden korumaktadır.

Akdeniz tipi diyet giderek sağlıklı bir diyet oldugunu kanıtlamaktadır. Zeytinyağı, bol yeşil gıdalar taze ve işlemden geçirilmemiş ürünler, bol lifli beslenme her tip kanser riskini azaltmaktadır.

Kırmızı şarabın anti oksidan ve anti kanserojen özellikleri belirtilmektedir.

Yüksek kalorili, yağ içeriği zengin lif içeriği düşük beslenme, özellikle mide bağırsak kanserleri açısından risk oluşturmaktadır.

4. Aktif olun

Kanserden korunmanın en iyi yollarından biri de aktif bir yaşam tarzıdır. Günde 10 bin adım felsefesi hareketli bir yaşam için önerilmektedir. Orta şiddette 30 dakika 5 gün boyunca yapılan egzersizle ciddi anlamda kanser koruması sağlanmaktadır.

5. Yeşil gıdaları artırın

Yapılan çalışmalar haftada 3 veya 4 kez salata yenmesinin sigaraya bağlı akciğer kanseri riskini azalttığını göstermektedir. Çünkü yeşil sebzelerde hücre tamirinde görev alan anti oksidan moleküller bol miktarda bulunmaktadır.

6.Alkol alımını azaltın

Fazla alkol alımı karaciğer ve kolon kanseri riskini artırmaktadır. Ölçü olarak erkeklerde 2 kadeh bayanlarda 1 kadeh kırmızı şarap tercih edilebilinir.

7.Yiyeceklerinizi renklendirin

Son yıllarda yapılan bir çalışma sebzelere ve meyvelere kırmızı, mor ve mavi rengini veren antosiyaninlerin kolon kanserinin gelişimini azalttığını öngörmektedir..

8. Kırmızı eti azaltıp, beyaz ete yönelin

Kırmızı et, içerdiği yüksek yağ oranıyla damar sertliği ve birçok kronik hastalığa neden olmaktadır. Beyaz et tüketimi sağlıklı bir tercihtir. Yüksek hayvansal yağ tüketimi kanser gelişimine neden olmaktadır.

9. Güneş ışığından korunun

Cilt kanseri en sık görülen ama bunun yanında en sık önlenebilen kanser türleri arasındadır. Güneş ışığı içerdiği ultraviyole ışınlarla cilde zararlı olduğundan mutlaka çok güneş alan bölglerin özellikle baş boyun bölgesinin mutlaka ciddi şekilde korunması gereklidir. Güneş koruyucu kremler, gözlükler, şapkalar kullanarak güneşin UV ışınlarından korunun.

10. Emzirin

Bütün anne adaylarına! Bebeğinizi ne kadar uzun süre emzirirseniz o kadar daha az meme kanserine yakalanırsınız.

Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/kanser-riskini-dusurecek-10-basit-onlem/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть