Kanser Tedavisinde Nasıl Beslenilmeli?

içerik

Kanser Hastaları Nasıl Beslenmeli ve Takviye Almalı?

Kanser Tedavisinde Nasıl Beslenilmeli?

Kanser hastaları için beslenme ve fitoterapi oldukça önemli. Çünkü tedavinin kalitesini, etkinliğini ve hastanın yaşam süresini değiştirebilir. Bu yazıda uzun süredir çalıştığım onkoloji beslenmesinin ayrıntılarını paylaştım.

Kanser ölüme sebebiyet veren hastalıklar listesinde yukarılara tırmanmaya devam ediyor. Tedavi seçenekleri artmasına rağmen gördüğüm büyük bir sorun var. Kanser beslenmesi ve fitoterapisi hala büyük bir tabu.

Hastalar karmaşık olduğu için çok az diyetisyen konuyla ilgileniyor. Fitoterapi alanındaki hekimler ise birkaç isim haricinde destekleri etkileşimler dolayısıyla kullanmıyor.

Onkolog arkadaşlarım alanları ile ilgili oldukça fazla bilgiye sahipken destekler ve beslenme konusundaki fikirler “normal hayatına devam et” kıvamında oluyor.

Ama hastalar için durum çok farklı. Yaşam süresini uzatacak hatta ve hatta tedaviyi daha etkin hale getirerek hastalıktan kurtulmaya yardım edecek beslenme ve fitoterapi destekleri onlar için çok önemli. Tek sorun doğru kullanmak ve uygulamak. Bu konuda bana çok soru gelmesi sebebiyle artık geniş bir rehber hazırlama isteği duyuyorum.

Bu yazıda kanser hastaları nasıl beslenmeli? sorusunun cevabını verecek ve kanserli bireylerde fitoterapi desteklerinden bahsedeceğim.

Hazırsanız başlıyoruz!

Kanser hastaları ne yemeli, ne yememeli?

Konuya beslenme ile başlamak istiyorum ama tek başına beslenme bile oldukça fazla ayrıntıya sahip. Çünkü kanser hastalarının yaşam süresini değiştiren etkenlerden biri de beslenme.

Size durumun önemini şöyle açıklayayım. Kanser hastalarının %50’si hastalık sırasında vücut ağırlıklarının %5’ini kaybediyor ve yine hastaların %20’si hayatlarını bu sebeple kaybediyor (1, 2).

Yani konu şu noktaya geliyor. Kanser hastalarının yaşam süresini ve kurtulma şansını yapılan tedaviler (kemoterapi, radyoterapi, cerrahi ve benzeri), beslenme ve fitoterapi belirler. Yaşam kalitesine gelmedik tabi. Çünkü yaşanılan sürenin niceliğinin yanında niteliği de önemli.

Kanser tedavilerinde yapılan şey genel olarak zararlı ve hızlı çoğalan hücreleri temizlemektir. Bu noktada kanserli hücrelerin yanında sağlıklı hücreler de zarar görür ve hasta ciddi yan etkiler ile boğuşur. Bunu engellemek süreci rahatlatır kişiyi mutlu eder yani yaşam kalitesi artar.

Tamam artık süreci anladık. Gelin biraz daha derinlere inelim ve ayrıntıları görelim.

Kanserli hastalarda kalori alımı

Kalori alımı kanserin teşhisi ve tedavi planlamasından sonra ilk incelenmesi gereken durum. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki normal kilolu kanser hastaları (vücut kitle indeksi 18-25 arasında olan) aşırı kilolu veya zayıf hastalardan daha az zarar görüyor ve ek problem yaşıyor (3).

O zaman kalori alımını kiloya göre ayarlayıp hastayı doğru şekilde beslemeli ve enerji sağlamalıyız. Zira kanser hücreleri hızlı ve verimsiz olan oksijensiz enerji üretmi sebebiyle çok daha fazla yakıt harcarlar. Bu durum bireylerin süreç içerisine zayıflamasına ve güçsüz düşmesine neden olur.

Sorunu engellemek için ise çözüm kalori alımını arttırmaktır. Tam bir görüş olmamasına rağmen kanserli bireylerde kilo başına 25-35 kcal enerji alımı gereklidir.

Eğer hasta aşırı kiloluysa bu değer 18-20 kcal/kg sınırına çekilebilir. Aynı şekilde hipermetabolik durumlarda indirekt kalorimetre ile ölçüm yapılabilir.

Kanserli hastalarda protein tüketimi ne kadar olmalı?

Protein bedenin her noktasında görev alır, kasların yapısına katılır ve ana gövdeyi oluşturur.Bu nedenle hiçbir zaman bir bireyin protein yıkımı yapmasını istemeyiz.

Ayrıca proteinler kanserli bireylerde farklı bir önem kazanır. Bunun sebebi “kaşeksi sendromu” adı verilen özel bir problemdir. Mekanizma ise çok basit.

Kanserli hücreler normalden daha fazla enerji harcar. Normal bireylerde enerjiyi karşılamak için yağlar parçalanırken kanserli hastalarda glikoz ihtiyacı ağır bastığı için vücutta “glikoz üretim çağrısı” oluşturulur.

Glikoz üretimi için ise tek bir kaynak vardır. Proteinler!

Doku proteinleri parçalanarak glikoz üretilir. Kanser yayıldıkça daha fazla protein yıkılır ve daha çok kas kaybı oluşur. Yani vücut kanserli hücrelerin yayılması için kendini içten içe parçalamaya başlar. İşte “kanser hastaları neden zayıflar?” sorunun cevabı!

Tanıda hekimin inflamasyon mediatörlerini kanda tespit ederek müdahale etmesi yeterlidir.

Nedenini bilmiyorum ama bu tetkikler ülkemizde rutin olarak uygulanan bir şey değil.

Sonuç olarak kişinin böbrek fonksiyonları, kas kütlesi göz önünde bulundurularak alınması gereken günlük protein miktarı belirlenmeli. Bu rakam genel olarak takip ettiğim hastalar için kilo başına 1-1,5 gr oluyor (4).

Eğer kaşeksi, hipermetabolik bir durum veya protein kaybedilen enteropati var ise bu miktar hekim kontrolünde 2-2,5 gr/kg sınırına kadar çekilebilir (5). Aksi halde vücut kaşeksiye girecek ve zayıflayacaktır.

Sorun görünüm değil sağlık. Çünkü azalan kas kemiklerin güçsüzleşmesine hastanın bağışıklık sisteminin zayıf düşmesine neden olur.

Sonuç yatağa bağlı kalmak.

İşte tipik bir kaşeksi görüntüsü. Kasların nasıl azaldığını görüyorsunuz değil mi? Bunu yavaşlatmak mümkün!

Kanserli bireylerde karbonhidrat ve yağ tüketimi

Klinikte hastalarımın beslenmesini düzenlerken ilk yaptığım şey kalori alımını ve protein düzeyini belirlemek oluyor. Ardından kalan kaloriyi kişinin ihtiyacına göre karbonhidrat ve yağ tüketimine ayırıyorum.

Burada önemli bir hatırlatma yapmam gerek. Ben her zaman düşük karbonhidratlı beslenmeyi tavsiye etsem de kanserli hastalar bir istisna. Çünkü metabolik süreçleri normalden farklı işliyor ve düşük karbonhidratlı beslenme -özellikle de ketojenik diyet– sadece seçilmiş hasta gruplarında uygulanabilir. O da hastane şartlarında.

Dolayısıyla “her derde deva” düşüncesiyle kanser hastasına genel geçer bir uygulama olarak düşük karbonhidratlı besinler önermek oldukça tehli ve mantıksız.

Peki hangi durumlarda karbonhidrat yada yağ miktarı arttırılmalı?

Bu soruyu özellikle diyetisyen arkadaşlarım soruyor. Çünkü net bir formül yok. Durum ve ayarlama genel olarak bağırsak motilitesi, enerji ihtiyacı ve medikal tedavinin yan etkileri ile ilişkili.

Sizin için bir tablo hazırladım. Hangi durumlarda yağ hangi durumlarda karbonhidrat tüketimini arttırmanız gerektiğini buradan görebilirsiniz.

Yağ alımını arttırın Karbonhidrat alımını arttırın
Yemeklerden koku alma Kabızlık
İştah azalması İshal
Kilo kaybıKilo artışı
MukozitBulantı ve kusma

Pek tabi yukarıdaki liste uzatılabilir ve her durumda geçerli olmayabilir. Burada onkolog ile beslenmeyi düzenleyen uzman ilişkide olmalı ve sürekli olarak düzenleme yaparak hastayı stabil tutmalı.

Destek ürünler: Ne zaman ve nasıl?

Kanser hastaları tanıdan sonra toplumun yargıları ve yanlış düşünce yapısı sebebiyle ölüm korkusu ile karşılaşıyorlar. Bu çok doğal ve ardından savunma mekanizmaları gelişmeye başlıyor.

Gördüğüm en belirgin savunma mekanizması ise destekler ve bitkisel ürünler ile mucize arama çabası. Yani “bir ot/karışımı yaptık amcamın kanseri geçti” söylemleri artık her zamankinden daha sık söylenir oldu.

Peki hangi destek ne zaman kullanılmalı? sorusunun cevabını biliyor muyuz? Tabi ki evet! İşte sık kullanılan bazı destekler ve klinik kullanım alanları.

Arjinin: Esansiyel olmamasına rağmen metabolik duruma göre dışarıdan alıma ihtiyaç duyulabilir. Arjinin bağışıklık sistemi hücrelerini aktive edici ve yara iyileşmesini hızlandırıcı etki ile sürece yardım edebilir.

Bu özellik opere olan (ameliyat) kanser hastalarının daha hızlı ve sorunsuz iyileşmesine yardım eder (6).

Balık yağı veya omega-3 yağ asitleri: Aşırı inflamasyon oluşturan (lökotrien-4 serisini ve prostoglandin E2) yapıları baskılar. Böylece omega-3 yağları hastanın kilo kaybetmesini ve bağışıklık sisteminin zayıflamasını engeller.

Glutamin: Dokularda en çok bulunan aminoasit olması sebebiyle ayrı bir değere sahiptir. Özellikle kanserli hastalarda sık zarar gören ve hızlıca yeniden yapılması gereken makrofaj (bağışıklık hücresi), enterosit (bağırsak hücresi) gibi yapıların üretilmesine yardım eder.

Bu özellikle radyoterapi ve kemoterapi sırasında zarar gören bağışıklık, sindirim gibi sistemlerin korunmasını ve fonksiyonlarının geri döndürülmesini sağlar (7, 8). Zaten artık birçok kanser destek ürününde glutamini görüyoruz.

Kemoterapi yada radyoterapi sırasında nasıl beslenmeli ve destek almalı?

Bu konu kanser hastaların tedavi aralarındaki beslenmesinden daha önemli. Çünkü büyük riskler taşıyor. Sebep ise tamamen kemoterapi ve radyoterapinin mekanizması ile alakalı.

Birçok kemoterapi ajanı vücuda girdikten sonra farklı metabolitlere parçalanır ve farklı mekanizmaları aktive eder. Alınan destekler hiç tahmin edemeyeceğiniz reaksiyonlar oluşturarak verilen tedavinin etkisiz yada zararlı hale gelmesine neden olabilir.

Çok sevdiğim bir örneği bu noktada paylaşmak istiyorum. Konu balık yağı. Çok sevdiğim onkoloji uzmanı Dr. Atakan Demir ile konuşurken balık yağı hakkındaki fikrimi sordu. Cevabım bir çırpıda “bir şey olmaz ama bakalım” minvalindeydi.

Sonrasında literatür tararken gördüm ki o çok zararsız balık yağı birkaç kemoterapi ilacına karşı hücreleri duyarsız hale getiriyor. Yani tedavinin etkisiz kalmasına neden oluyor (9, 10). Bu ne demek biliyor musunuz?

Hayat kurtarabilecek nitelikteki on binlerce liralık ilaçların hiçbir işe yaramaması! Durum korkunç biliyorum!

E ne yapalım?

Tedavinizi düzenleyen hekim ile görüşün ve kendisi ile organize çalışan birisini bulun. Kullandığınız ilaçlar ile uygun destekleri aldığınıza ve güvende olduğunuza emin olun.

Kesinlikle aktarın verdiği, komşunun önerdiği veya üstün körü elinize tutuşturulan destekleri kullanmayın. Sonuç çok ağır olabilir.

Sorularınız olduğunu biliyorum. İşte o sorular ve cevapları.

Kanser hastaları tatlı yiyebilir mi?

Kesinlikle evet. Bu konuda hiçbir kısıtlama yok. Yalnız dikkat edilmesi gereken şey kronik hastalarda oluşan insülin direnci. Vücudun girdiği metabolik stres ile beraber oluşan insülin direnci kan şekerinin yükselmesine neden olur.

Tatlı tüketiminde bu durum daha da kötüleşir ve artan kan şekeri ek yük oluşturur. Dolayısıyla kararında ve doğru hastalarda tatlı tüketiminin herhangi bir sakıncası yoktur.

Kanser hastaları bal yiyebilir mi?

Bal çok değerli ve iyi bir bileşimde olduğunda çok faydalı bir besin. Ama burada önemli bir ayrıntı var. Bitkilerin polenleri ve etken madde havuzu.

Arılar dolaştıkları bitkilerin polenleri ile bal oluştururken geniş bir karışım yaparlar. Dolayısıyla tedavi sırasında -özellikle kemoterapi- tüketilen bal içerisindeki aktif kimyasallar sebebiyle hastaya zarar verebilir.

Tavsiyem tedavi bittikten bir süre (ilaca bağlı olarak) sonra bal tüketmeye başlamak veya tedaviden bir süre önceye kadar bal tüketmek. Ayrıca alınan balın gerçekten “kaliteli” olduğundan emin olmak gerekiyor.

Kanser hastaları süt içebilir mi?

Cevabımı en baştan vereyim. Evet. Ama bu cevap ne yazık ki her zaman geçerli değil. Çünkü süt ürünleri özellikle tedavi sırasında hastanın bozulan sindirim sistemi sebebiyle bağırsaklarda mayalanır ve ciddi bir gaz oluşumuna neden olur.

Zaten bozulan dışkılama işlevi daha da kötüleşir ve hastanın ciddi ağrı çeker. Hatta hastaneye başvurur.

Dolayısıyla süt eğer hastayı rahatsız etmiyorsa küçük miktarlar tüketilerek denenmelidir. Aktif tedavi sırasındaki tavsiyem ise tamamen süt tüketimini kesmeniz yönünde. Kefir ve yoğurt gibi mayalanarak laktozu azaltılmış besinler ayrıca diyete eklenebilir.

Kansere iyi gelen bitkiler: Tuzak mı?

Fitoterapi çok önemli bir bilim ve kanıta dayalı olarak uygulandığında amaçlarımıza hizmet edebilir. Ama mucize yaratma algısı insanları önemli bir tuzağa itiyor!

Bu tuzak iyileşme çabasının bir sonucu. Yani bir bitkiyi kaynatacaksın ve yıllarca araştırma yapılan bir kemoterapi ajanından daha iyi etki alacaksın öyle mi?

Kesinlikle hayır! Bunu bir fitoterapi uzmanı olarak söylüyorum. Evet, evet doğru duydunuz. Fitoterapi bir bilimdir ve doğru kullanılmalıdır. Hiçbir zaman mucize vaad etmez. Ama tedavide kullanılabilir.

Peki nasıl?

En güzel örnek zencefil. Biliyorsunuz kemoterapi alan hastaların en büyük düşmanı kusmadır. Hastaların uzun süre aç kalmasına, sıvı ve elektrolit kaybetmesine neden olur. Yaşanan kusma atakları hem ek sorunlar oluşturur hem de hastanın yaşam kalitesini düşürür.

Zencefil ise ciddi bir bulantı-kusma engelleyicidir. Yıllar boyu kullanılan bu destek şimdilerde bazı kemoterapi kürleri esnasında bulantıyı engellemek için denenmiş ve etkili görülmüştür (11).

Muazzam bir veri! İşte fitoterapi bu ve bu şekilde kullanıldığında size değer katar. Aksi durumlar sizi mutsuz edecektir emin olun.

Artık kanser hastaları neler yemeli? sorusunun cevabını biliyorsunuz. Konuyla ilgili aklınıza takılanları yorumlar aracılığı ile benimle paylaşabilirsiniz.!

Источник: //www.fitekran.com/kanser-hastalari-nasil-beslenmeli/

Kanser hastaları nasıl beslenmeli? Kanser tedavisinde beslenmenin önemi

Kanser Tedavisinde Nasıl Beslenilmeli?

Sağlıklı beslenmek, hastalıklardan korunmanın yanı sıra iyileşme döneminde de vücudun savunma mekanizmalarını güçlendiriyor.

Kanser hastalarının tedavi sürecinde doğru beslenme planı uygulaması, kendilerini daha iyi hissetmelerini ve yan etkilere karşı daha dayanıklı olmalarını sağlıyor. Dyt.

Ayşe Korkmaz; kanser hastalarına, tedavi döneminde uygulayabilecekleri şu beslenme önerilerinde bulunuyor:

“Hayatımızın her döneminde olduğu gibi kanser tedavisi görülen dönemde de yeterli ve dengeli bir beslenme programı uygulamak önemli. Tedavisinde yan etkilerle karşılaşılan kanserle de doğru beslenme desteği sayesinde daha kolay mücadele edilebiliyor.

Ancak kanserde uygulanan tedavi şekilleri her kişide ayrı yan etkilere neden olabilir. Hastalarda, aldıkları tedaviye bağlı olarak farklı yan etkiler ortaya çıkabilir.

Örneğin, verilen bazı kemoterapi ilaçları iştahsızlık, bazıları ise bulantı ve kusmaya yol açabilir.

Bu nedenle gerek kemoterapi tedavisi sırasında gerekse sonrasında uygulanacak beslenme tedavisinin kişiye özel olması gerekir.

Kişiye özel beslenme

Tedavi gören kişinin besin alımının yakından takip edilmesi, besin alımında istenilen düzeylere ulaşılamadığı durumlarda, doktorunun da bilgisi doğrultusunda özel beslenme destek ürünleri kullanılması önem taşır.

Mucize besin yok

Zaman zaman medyada bazı besinlerle ilgili ‘kansere çözüm’ gibi abartılı haberler yapılsa da kanser tedavisinde tek bir besinin bu tip mucizevi bir etkisi olamaz. Bilgi kirliliğinin bu kadar çok olduğu bir ortamda, kanser tedavisi sırasında ve sonrasında beslenme konusunda en doğru bilgi doktor ve diyetisyenlerden alınabilir.

Özellikle kemoterapi sırasında alınan ilaç tedavisini olumsuz yönde etkileyebileceği için doktor/diyetisyen kontrolü dışında hiçbir ilaç ya da bitkisel destek ürünü kullanılmaması büyük önem taşır.

Ağızdaki kötü tat ve mide bulantısı için tavsiyeler

KARBONATLI KARIŞIM: Kemoterapi sonrasında ağızda oluşabilecek kötü tadı uzaklaştırmak için ağız, yemekten önce bir tatlı kaşığı karbonat, 3/4 tatlı kaşığı tuz ve bir bardak ılık sudan oluşan karışımla çalkalanmalı.

NANELİ SAKIZ: Bulantıyı hafifletmek ve ağızda oluşacak acı ve metalik tadı azaltmak için; limonlu, naneli şeker ve sakızlar tüketilebilir.

PLASTİK KAŞIK: Bulantıyı hafifletmek için metal çatal – bıçak yerine plastik malzemeler kullanılabilir.

SIVI KAYBINA KARŞI KOMPOSTO: Çok miktarda kusma varsa dehidratasyon (vücuttan elektrolit ve sıvı kaybetme) önemli bir sorun haline gelebilir. Bu sürede zor da olsa bol sıvı almaya çalışılmalı.

Kustuktan sonra ağız su ile çalkalanmalı. Bir süre bekledikten sonra elma suyu, ılık tavuk suyu çorba, komposto gibi içecekler tercih edilebilir. Eğer yeterli miktarda sıvı alınamıyorsa mutlaka doktora danışılmalı.

SICAK GIDA BULANTIYI ARTIRIR: Yağlı, baharatlı gıdalar bulantıları arttırabilir. Bu nedenle baharatlı, acılı ve sıcak yemekler yerine yumuşak, oda ısısında veya ılık yenebilen gıdalar tercih edilmeli. Gün boyu meyve suları ve tuzsuz ayran içilebilir.

Sofranız rengârenk olsun

Kemoterapi sırasında ve sonrasında, yeterli ve dengeli beslenme planı uygulamak ve besin çeşitliliğine dikkat etmek çok önemlidir.

Günde en az beş porsiyon her renkten sebze ve meyvelerden tüketilmeye özen gösterilmeli. Örneğin; turunçgiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve sarı kök sebzeleri gibi.

Farklı renklerdeki sebze ve meyveler fitokimyasallar olarak bilinen sağlığı geliştirici öğeler içerir.

Tedavi süresince ve sonrasında yağ tüketimi azaltılmalı ve yağlı etlerden mümkün olduğunca uzak durmaya dikkat edilmeli.

Bu nedenle bazı günlerinde et ürünleri yerine nohut, mercimek, kuru fasulye gibi kuru baklagiller tercih edilebilir.

Ancak bazı tedavilerde gaz, şişkinlik görülebilir veya tedavi öncesinde geçirilmiş operasyonlar nedeniyle hassasiyet olabilir. Bu durumda kuru baklagillerden kaçınmak gerekebilir.

Kuru sarımsak ve soğanı çiğ tüketin

Yeterli ve dengeli beslenmeli, öğünlerde dört besin grubundan yiyeceklerin yer aldığı dengeli menüler hazırlanmalı.

Tam taneli tahıllar tercih edilmeli.

Yağ alımının azaltılması için yemekler az yağ ile pişirilmeli, et yemekleri yağ eklenmeden kendi yağları ile pişirilmeli, kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine haşlama, ızgara, fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli.

Karnabahar, brokoli, lahana, brüksel lahanası tüketilmeli.

Sarımsak ve soğan özellikle çiğ olarak tüketilmeli.

Alkol tüketimi haftada 1 -2 kadeh ile sınırlandırılmalı

Etiketler: Dyt. Ayşe Korkmaz

Источник: //www.gidahatti.com/kanser-hastalari-nasil-beslenmeli-71402/

Kanser Tedavisi Sırasında ve Sonrasında Beslenme Önerileri

Kanser Tedavisinde Nasıl Beslenilmeli?

Kanser tanısı konulan kişilerin sağlıklı vücut ağırlıklarını korumaları ve besleyici gıdalar ile beslenmeleri gerekir. Ancak ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi gibi kanser tedavi seçeneklerinin olası yan etkileri, iştahsızlık ve kilo kaybına neden olabilir. Bazı tedaviler ise, bazı hastalarda kilo alımına neden olabilir.

Kanser Tedavisi Sırasında Beslenme Kuralları

Kanser tedavisi gören bireyler için bazı genel beslenme tavsiyeleri şunlardır:

  • Sağlıklı ve ideal kiloyu korumak: Birçok kişi için, her gün yeterli miktarda kalori alarak kilo kaybı önlenebilir. Obez insanlar içinse, kilo vermek önemlidir. Kanser tedavisi sırasında kilo vermenin sakıncalı olup olmadığını doktorunuza sorarak öğrenin. Doktorunuz tedavi bittikten sonra fazla kiloları vermenizin daha iyi olabileceğini söyleyebilir. Eğer bir sorun yoksa, haftada maksimum yarım kilo vermenizin ideal olabileceği söylenebilir.
  • Temel besinler: Protein, karbonhidrat, yağ ve su içeren; vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin kaynaklarını düzenli almanız önemlidir.
  • Olabildiğince aktif olmak: Örneğin; gün içinde yürüyüş yapabilirsiniz ya da doktorunuzun önerdiği egzersizleri uygulayabilirsiniz. Uzun süre oturmak ya da çok fazla uyumak, kas kütlesi kaybına ve vücudun yağ oranının artmasına neden olabilir.

Gerekli Besinleri Almak ve Sağlıklı Kiloyu Korumanın Yolları

Beslenme danışmanları, kanser hastalarının protein, vitamin ve mineraller gibi temel besinleri almalarına yardımcı olacak bir beslenme programı oluşturabilirler. Aynı zamanda, sağlıklı vücut ağırlığının korunmasına yardımcı olabilirler.

Diyetisyenler ve sağlık ekibinin diğer üyeleri, kanser hastaları için aşağıda yer alan önerilerde bulunabilirler:

  • Multivitamin ve/veya belirli vitamin ve mineralleri yeterince almak
  • Sıvı beslenme takviyeleri, besin değeri yüksek içecekler ve atıştırmalıklar
  • Beslenme tüpleri veya vücut için uygun diğer beslenme destekleri

Yan Etkiler Ve Beslenme

Kanser tedavisi genellikle bulantı, ağız yaraları, yutma güçlüğü, yeme ve içme zorlukları gibi yan etkilere neden olur. İhtiyacınız olan besinleri almanıza yardımcı olabilecek ipuçları şöyledir:

  • Eğer az su içiyorsanız, yiyecek ve içeceklerden daha fazla sıvı almaya gayret edin. Örneğin; çorba veya karpuz, çay, süt gibi gıdalar tüketerek vücudun sıvı ihtiyacının bir kısmını karşılayabilirsiniz. İçme suyuna taze kesilmiş meyveler ilave ederek de suyu lezzetlendirebilir ve daha fazla miktarda su tüketebilirsiniz.
  • Gıdaların tadı hoş gelmiyorsa, lezzetli baharatlar ilave ederek yemeyi deneyebilirsiniz. Örneğin; yemeklerinizde dereotu, sarımsak veya biberiye kullanmayı deneyebilirsiniz.
  • Eğer kanser tedavisi nedeniyle ağız içinde yaralar varsa, iyileşene kadar asitli ve baharatlı olmayan yiyecekleri tercih etmeniz gerekebilir.
  • Daha az sayıda büyük öğün yerine, gün içinde küçük öğünlerle daha sık beslenin. Bu küçük öğünler ile günlük ihtiyacınız olan kaloriye ulaştığınıza emin olun.
  • Eğer canınız et yemek istemiyorsa, diğer gıdalarla protein almaya gayret edin. Örneğin; balık, yumurta, peynir, kuru yemiş, fıstık ezmesi, tofu ya da yüksek proteinli içeceklerle vücudunuzun protein ihtiyacını karşılayabilirsiniz.
  • Eğer kanser tedavisine bağlı ağzınızda metalik bir tat varsa; nane şekeri emebilir, sakız çiğneyebilir ya da taze narenciye yiyebilirsiniz. Ayrıca, yemekten önce dişlerinizi fırçalamayı deneyebilirsiniz.
  • Eğer kanser tedavisine bağlı yan etkiler olarak ağzı yaraları veya diş eti enfeksiyonu şikayeti varsa, sebze ve etleri blender kullanarak daha pürüzsüz hale getirerek, kolaylıkla yiyebilirsiniz. Taze meyve suları da vücudunuzda ekstra nem sağlayabilir. Ek kalori içinse; yemeklerinize yağ, hafif soslar ya da krema ekleyebilirsiniz.

Kanser tedavilerinin bazı yan etkileri genellikle ilaç ile tedavi edilir. Eğer bu yan etkiler beslenme ve sıvı alımını etkiliyorsa, doktorunuzla mutlaka konuşunuz.

Diyet Takviyeleri Kullanımı

Multivitaminler gibi düşük doz diyet takviyeleri, eğer besinlerden tüm besin değerlerini almak mümkün değilse, kanser hastaları için yararlı olabilir. Multivitaminler; günlük gerekli vitamin, mineral ve eser elementlerin çoğunu içeren besin takviyeleridir.

Ayrıca, örneğin kalsiyum, magnezyum veya demir gibi bazı mineraller içerebilirler. Bunlar tipik olarak hap, kapsül, tablet, sıvı veya toz halinde ağız yoluyla alınır. Belirli besin takviyelerinin yüksek dozda alınması zararlı olabilir.

Eğer kanser tedavisi sırasında veya sonrasında besin takviyesi almayı planlıyorsanız, doktorunuzla konuşunuz.

Gıda Güvenliği

Kanser tedavisinde insanlar gıda güvenliği bilincinde olmalıdır. Bazı ilaçlar bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve bir enfeksiyona neden olabilir. Zararlı bakteriler, virüsler ve mantarların yol açtığı gıda kaynaklık enfeksiyonlar kişiyi hasta yapabilir. Kanser hastalarında enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olacak bazı temel gıda güvenlik ipuçları şöyledir:

  • Yemek hazırlamadan önce ve sonrasında ellerinizi yıkayın. El temizliğine özen gösterin.
  • Sebze ve meyveleri yemeden önce güzelce yıkayın.
  • Gıdaları güvenli bir şekilde muhafaza edin. Örneğin;
    • Et ve sebzeler için ayrı kesme tahtaları kullanın.
    • Et ve balıkları buzdolabının ayrı bir rafında saklayın.
    • Donmuş gıdaları tezgah üzerinde veya ılık su ile çözmeyin.
    • Yiyecekleri herkese servis ettikten sonra buzdolabında muhafaza edin.
  • Tam pişmiş gıdalar yiyin. Örneğin; yumurtayı katı olarak, iyice pişince yiyin. Balık, istiridye ya da kabuklu deniz ürünlerini çiğ tüketmeyin.
  • Pastörize edilmemiş gıdalar yemek ve içmekten kaçının. Pastörize edilmemiş, çiğ sütten yapılan peynir gibi gıdalar sağlık için güvenli değildir.
  • Satın aldığınız gıdaların son kullanma tarihinin geçmediğine emin olun. Gıdaların etiketlerinde yer alan muhafaza etme yönergelerini uygulayın.

Kanser Tedavisi Sonrası Beslenme ve Diyet

Beslenme önerilerinin çoğu meyve, sebze ve tam tahıllı gıdalar içerir.

Ancak kanser sağ kalım oranları üzerinde beslenme faktörlerinin özel etkisi anlaşılmış değildir ve aktif olarak bu konuda araştırmalar devam etmektedir.

Yine de, kanserden kurtulan kişiler için sağlıklı bir diyet ve beslenme programı takip edilmesi önemlidir. Çünkü kanseri yenen kişilerde kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve kemik erimesi gibi sağlık sorunları riski olabilir.

Kanser tedavisi tamamlandıktan sonra diğer hastalıkların riskini azaltmak için doktorlar genellikle kanseri yenen kişilerin ortak önerileri izlemelerini tavsiye ederler. Bunlara; sağlıklı ve ideal kiloyu korumak, alkol tüketimini en aza indirmek, fiziksel olarak aktif kalmak, besin değeri yoğun ve bitkisel gıdalar yemek, sigarayı bırakmak örnek verilebilir.

Önerilen Makaleler:

  • Beslenme Ve Kanser İlişkisi
  • Kanser ve Sağlıklı Yaşam

Источник: //www.kansertedavisi.web.tr/kanser-tedavisi-sirasinda-ve-sonrasinda-beslenme-onerileri/

Kanser tedavisinde beslenme nasıl olmalı?

Kanser Tedavisinde Nasıl Beslenilmeli?

Memorial Şişli Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Serkan Keskin, kanser hastalarının tedavi sürecinde dikkat etmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

21.yüzyılın en sık görülen hastalıklarından biri olan kanser, kişilerin kendisinde olmasa da bir akrabası ya da arkadaşı dolayısı ile tanıştığı bir hastalık haline geldi.

Sağlıklı bireylerin kanserden korunmak için tüm yaşam alışkanlıklarının gözden geçirmesi gerekirken, bu hastalığa yakalanan kişilerin daha dikkatli olması gerekmektedir.

Tedavi döneminde gerek ilaçların yan etkileri, gerekse de hastalık nedeniyle tat alma duygusu değişebilmekte, iştah azalmakta, bulantı, kusma ve beslenme düzeni bozukluğu görülmektedir.

Araştırmalar tedavi sırasında düzenli ve sağlıklı beslenen kişilerin kanser hastalığına karşı uygulanan tedavilere bağlı gelişen birtakım yan etkilere karşı daha dayanıklı olduğunu daha yüksek doz ilaçlara çabuk alışabildiğini ortaya koymaktadır.

Bol su içerek kemoterapinin zararlı etkilerini en aza indirebilirsiniz

Kanser hastalarında büyük önem taşıyan beslenme kavramı, aslında sağlıklı insanların uygulaması gereken beslenme şeklinden çok da farklı değildir. Burada önemli olan tedavinin yarattığı yan etkilere bağlı olarak bireyin yeterli ve dengeli beslenebilmesini sürdürebilmesidir. Bu dönemde dikkat edilmesi gerekenler:

  • Günde en az 5 porsiyon değişik renkte sebze ve meyve tüketilmeli.
  • İşlenmiş tahıl ürünleri yerine, tam tahıl ürünlerini (kepekli) tercih edilmeli.
  • İşlenmiş ve yağlı et tüketimi azaltılmalı.
  • Protein tüketimi artırılmalı.
  • Kemoterapinin zararlı etkilerini minimize etmek için özellikle tedavi sırasında günde en az 2 litre su içilmeli.
  • Besleyici değeri olmayan yüksek şeker ve yağ içeren yiyeceklerden uzak durulmalı.

Doktorunuza danışmadan besin takviyesi almayın

Beslenmeyi çeşitlendirmek, kişinin ihtiyacı olan birçok besin öğelerini yani vitamin, mineral, karbonhidrat, yağ ve proteinleri en dengeli şekilde karşılamanın temel kuralıdır. Vücudun ihtiyacı olan besin öğelerini karşılamak kanser hastalarda daha da büyük önem taşımaktadır.

Bu süreçte bilinçsizce besin ve vitamin takviyesi alınmamalıdır. Dengeli bir diyetle beslenmek, sağlığı olumlu yönde etkilerken; E ve C vitamini, folik asit gibi antioksidan ilaçlar, bazı kemoterapi ilaçlarının ve radyoterapinin etkisini bozabilmektedir. Bu nedenle bir multivitamin ya da mineral ilacı kullanacaksa hasta mutlaka doktoruna danışmalıdır.

Yüksek protein içerikli besinleri dolabınızda bulundurun

Tedavi sırasında kişi kilo kaybı yaşadığı takdirde, 1-2 saatte bir azar azar beslenmeye özen göstermelidir. Acıkıldığında tüketilmesi için bazı besin gruplarına özellikle yönelinmesi önemlidir.

  • Sevdiğiniz, kalorisi yüksek gıdalar tüketin.
  • Az miktarda, sık yemek yemeye özen gösterin.
  • Yemek sırasında, şişkinliğe neden olabileceği için sıvı almayın.
  • Aileniz veya sevdiklerinizle birlikte, hoş bir ortamda yemek yemeye çalışın.
  • Yemek sırasında her türlü stresten uzak durmaya çalışın.
  • Tedaviden hemen sonra yemek yemeyin.
  • Yemek pişerken mutfağa girmeyin, yemek kokusu iştahınızı baskılayabilir.
  • Yemeklerden en az yarım saat önce 5-10 dakika egzersiz yapın, bu iştahınızın açılmasını sağlayacaktır.
  • Yemeklerin daha şık servis edilmesi iştahınızı artırabilir. Unutmayın; “İyi bir yemek önce gözle, sonra burunla ve en son ağızla yenir.”
  • Kendinizi iyi hissettiğiniz anları iyi kullanın ve zengin bir öğün tüketin. Birçok insan sabahları daha dinlenmiş olduğu için daha iştahlı olur.
  • Eğer mümkünse, yatma saatlerinizde bir şeyler yemeyi tercih edin. Bu sizin bir sonraki öğünde iştahınızı etkilemeyecektir.

Tedavi sürecinde bu gıdalara dikkat!

  • Greyfurt ve greyfurt suyu yerine portakal, mandalina, limon tüketilebilir.
  • Tüm turşu çeşitleri, salamura gıdalar.
  • Konserve gıdalar, sosis, salam, sucuk gibi ürünler.
  • Hazır meyve suları, kolalı içecekler, hazır çorbalar.
  • Alkol, tütün gibi ürünler.
  • Ağır yağda pişirilmiş ürünler.
  • Hazır tatlılar, pastalar.
  • Isırgan otu yemeği.
  • Tütsülenmiş besinler.
  • Kahve ve çay gibi içecek tüketimini sınırlayın
  • Yağlı yiyeceklerden ve bol tereyağlı soslardan kaçının.

Kanserde bireyselleştirilmiş tedavi yöntemi nedir?

Источник: //indigodergisi.com/2017/04/kanser-tedavisinde-beslenme/

Meme kanserli hastalar nasıl beslenmeli? Tedavi sırasında ve sonrasında

Kanser Tedavisinde Nasıl Beslenilmeli?

Yazı Boyutu:

Küçült

Sıfırla

Büyült

27.12.2016

Kadınlarda en sık görülen kanser çeşidi olan meme kanserinin tedavisi ve sonraki süreçte hastalarımızdan, nasıl beslenmeleri gerektiğine dair bir çok soru gelmektedir. Hasta ve yakınlarının akıllarında, gerek gelişen sosyal medya ağı ve iletişim, gerekse tecrübesi olsun-olmasın bir çok kişinin yönlendirmesi ile özellikle beslenme ile alakalı olan süreçte birçok soru bulunmaktadır.

Bu yazımızda “kanserde beslenme” konusunda uzman Diyetisyenimiz Mehmet Refik Sezgin, özellikle erken evre meme kanserli hastaların beslenme konusunda en sık sordukları sorulara cevap veriyor.

Kanser tedavisi sırasında beslenme önemli midir?

Evet; tedavi sırasında iyi beslenme, sizin tedavi sürecinde daha iyi hissetmenize, performansınızın daha yüksek olmasına ve tedavi sonrasında devam eden süreç için hazırlamamıza yardımcı olacaktır.

Ayrıca beslenme ile ilgili mevcut başka sağlık problemleriniz var ise – örneğin diyabet gibi – bu süreçte bunların kontrol altında tutulabilmesi için gerekli ana rollerden biri de beslenme dengesidir.

Sağlıklı beslenme çok yemek tüketmek midir?

Hayır; sağlıklı beslenme kişinin mevcut sağlık durumunun korunabilmesi ve daha iyiye gitmeye yardımcı olabilmesi için günlük tüketilen gıdaların doğru saklama ve pişirme yöntemleri ile hazırlanması ve bedenin gereksinimi doğrultusunda yeterli miktarlarda kullanılmasıdır.

Özel bazı gıdaları eklemek kanseri yenmeme yardımcı olur mu?

Bu konu çok sorgulanan ve araştırılan bir konu olmasına rağmen tüketildiği zaman kanseri yok eden bir gıda, vitamin ve ya özel bir destek vb. mevcut değildir. Tedavi süreçlerine olumlu etki edebilecek gıda veya besin öğeleri ile ilgili daha çok çalışma gerekmektedir.

Elbette bazı sağlık durumlarında belirli besin gruplarını içeren gıdaların ön plana çıkması veya azaltılması gerekir.

Örnek vermek gerekirse barsak aktiviteleri yavaş olan birini posadan zengin gıda kullanması, kan şekeri yüksek olan birinin glisemik indeksi yüksek gıdalardan uzak kalması gibi.

Meme kanserli hastanın beslenmeleri diğerlerinden farklı mı olmalıdır?

Evet; kanserin tutunduğu bölge, evresi, verilen tedavi ve kombinasyonları, kişinin yaşı ve sağlık performansı beslenmesinin planlanmasını etkileyen önemli faktörlerdir.

Farklı kanser çeşitliliği için farklı tedaviler (cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, vb.) ve faklı kombinasyonlar uygulanmaktadır; bunlara Tıbbi Onkoloji Uzmanları karar verir. Ve elbette planlanan tedavilerin olası beslenme yan etkileri de buna göre değişmektedir.

Meme kanseri tedavisinde beslenmeyi etkileyen en çok görülen yan etkiler nelerdir?

Yan etkilerin görülebilirliği ve tolerasyonu tedaviye, doza ve kişiye bağlı değişebilir. Ancak özellikle meme kanseri tedavilerinde seçilen planlamalarda beslenmeye etki edebilecek olan sık gördüğümüz yan etkileri söyle sıralayabiliriz;

  • Tat dokusunda değişmeler ve kokuya karşı hassasiyet,
  • Ağız içi yapıda hassasiyet ve bazen mukozal yaralar,
  • İştah değişiklikleri,
  • Enfeksiyona karşı hassasiyette artmalar,
  • Barsak hareketliliğinde değişmeler,
  • Vücut ağırlığı değişimleri,
  • Vücut ağırlığındaki değişimler gerçekten önemli mi?

    Evet; özellikle tedaviler sürecinde hem istenmeyen ağırlık artışı hem de kontrol altında olmayan vücut ağırlığı kaybı tedbir alınması gereken konulardır.

    Bunlar bazen hastalığa ve tedavilere bağlı olarak olabileceği gibi bazen tamamen kişisel özelliklerden kaynaklı olabilir. Özellikle toplumumuzda kanser tanısı alan kişinin zayıflamaması gerekliliği düşünülmektedir.

    Oysaki meme kanseri süreçlerinde obezite ve yüksek vücut ağırlığı risk arttıran faktörlerdir.

    Uygun vücut ağırlığı aralığım nedir?

    Bu kişiye göre değişebilen bir kavramdır. Aynı zamanda tedavilerde de kilo kontrolü farklılık gösterebilir. Kemoterapi süreçlerinde ağırlık değişimleri isteği ile radyoterapi süreçlerindeki ağırlık stabilitesi farklılık gösterebilir. Ancak tedavi boyunca % 10’luk değişiklikler genel itibariyle çok sıkıntı yaratmayan değişikliklerdir.

    Tedaviniz bittikten sonra ise iki hedef koymak gerekir:

    1. Sağlıklı vücut ağırlığı aralığı: Bunu Beden Kitle İndeksi (BKI) ile belirlemeniz mümkün. Yaşa göre değişmekle birlikte geniş bir aralık alınabilir.

    Mevcut vücut ağırlığınızın kg cinsinden değerini boy uzunluğunuzun metre cinsinden karesine böldüğünüzde 18 ve 25 arası değer kabul edilebilir değer (menopoz sonrası bazı durumlarda 27’ye kadar çıkabilir). Bir örnek verelim:

    Ağırlık: 80 kg;

    Boy 155 cm = 1,55 m

    80 /(1,55)² = 33,29 kg/m² Bu değer sizi obezite sınırına sokmaktadır.

    2. Uygun bel çevresi: Bu ölçüm daha objektif ve belki daha rahat olabileceği için seçilebilir.

    Leğen kemiğinizin 3 cm kadar üzerinden esnemeyen bir mezura ile dik durur pozisyonda ( ölçüm sırasında sizin eğilme olasılığınız nedeni ile bir başkası ölçüm yapabilir) bel çevrenizin – yaklaşık göbek çevresine gelmekte – ölçümüdür.

    Bayanlarda hedef 80 cm altı olmalıdır. 80 ve 88 cm arası tehli bölge 88 cm ve üzeri ise obezite sınırı olarak kabul edilir.

    Meme kanseri tedavisinde şeker kullanımı yasak mıdır?

    Aslında şekerin sağlıklı bir gıda olmadığını hepimiz biliyoruz. Ancak eğer şeker kısıtlaması gerektiren bir sağlık problemi yok ise şekerden çok uzak kalmaya gerek olmayabilir.

    Özellikle yüksek vücut ağırlığına sahip kişilerin, diyabet öyküsü olanların veya kullanılan ilaçlar ile kan şekeri dengesi bozulanların şeker kullanımını önermemekteyiz.

    Ayrıca tedavide yoğun bulantı yaşayan kişilerin de şekerli/tatlı lezzetler ile bulantıları daha da artma eğilimine girmektedir.

    Tedavi süreçleriniz ve sonrası için ayrıntılı bilgi size sağlıklı bir hayatın anahtarlarından birini sunacaktır.

    Sağlıklı ve mutlu kalın…

    Kaynak:

    Uz Diyetisyen Mehmet Refik Sezgin

    Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

    Источник: //www.drozdogan.com/meme-kanserli-hastalar-nasil-beslenmeli-tedavi-sirasinda-ve-sonrasinda/

    Kanser tedavisi süresince doğru beslenme desteği nasıl olmalı?

    Kanser Tedavisinde Nasıl Beslenilmeli?

    “Hayatımızın her döneminde olduğu gibi kanser tedavisi görülen dönemde de yeterli ve dengeli bir beslenme programı uygulamak önemli” diyen Dyt. Ayşe Korkmaz; kanser hastalarına, tedavi döneminde uygulayabilecekleri beslenme önerilerinde bulundu:

    • Kanser tedavisi sürecinde yeterli ve dengeli bir beslenme planı uygulamak, hastanın kendini daha iyi hissetmesine ve tedaviye bağlı oluşabilecek yan etkilere karşı daha dayanıklı olmasına yardımcı olur.

    Kanser tedavisinde doğru beslenme hayatta kalma şansını arttırıyor

    • Ancak kanserde uygulanan tedavi şekilleri her kişide ayrı yan etkilere neden olabilir. Hastalarda, aldıkları tedaviye bağlı olarak farklı yan etkiler ortaya çıkabilir. Örneğin, verilen bazı kemoterapi ilaçları iştahsızlık, bazıları ise bulantı ve kusmaya yol açabilir. Bu nedenle gerek kemoterapi tedavisi sırasında gerekse sonrasında uygulanacak beslenme tedavisinin kişiye özel olması gerekir.
    • Tedavi gören kişinin besin alımının yakından takip edilmesi, besin alımında istenilen düzeylere ulaşılamadığı durumlarda, doktorunun da bilgisi doğrultusunda özel beslenme destek ürünleri kullanılması önem taşır.
    • Zaman zaman medyada bazı besinlerle ilgili ‘kansere çözüm’ gibi abartılı haberler yapılsa da kanser tedavisinde tek bir besinin bu tip mucizevi bir etkisi olamaz. Bilgi kirliliğinin bu kadar çok olduğu bir ortamda, kanser tedavisi sırasında ve sonrasında beslenme konusunda en doğru bilgi doktor ve diyetisyenlerden alınabilir.
    • Özellikle kemoterapi sırasında alınan ilaç tedavisini olumsuz yönde etkileyebileceği için doktor/diyetisyen kontrolü dışında hiçbir ilaç ya da bitkisel destek ürünü kullanılmaması büyük önem taşır.
    • KARBONATLI KARIŞIM: Kemoterapi sonrasında ağızda oluşabilecek kötü tadı uzaklaştırmak için ağız yemekten önce bir tatlı kaşığı karbonat, 3/4 tatlı kaşığı tuz ve bir bardak ılık sudan oluşan karışımla çalkalanmalı.
    • ŞEKERSİZ NANELİ SAKIZ: Bulantıyı hafifletmek ve ağızda oluşacak acı ve metalik tadı azaltmak için; şekersiz, limonlu, naneli şeker ve sakızlar tüketilebilir.

    //www.medikalakademi.com.tr/kanser-hastalari-yasamsal-oneriler/

    • META KAŞIK YERİNE PLASTİK: Bulantıyı hafifletmek için metal çatal – bıçak yerine plastik malzemeler kullanılabilir.
    • SIVI KAYBINA KARŞI KOMPOSTO: Çok miktarda kusma varsa dehidratasyon (vücuttan elektrolit ve sıvı kaybetme) önemli bir sorun haline gelebilir. Bu sürede zor da olsa bol sıvı almaya çalışılmalı. Kustuktan sonra ağız su ile çalkalanmalı. Bir süre bekledikten sonra elma suyu, ılık tavuk suyu çorba, komposto gibi içecekler tercih edilebilir. Eğer yeterli miktarda sıvı alınamıyorsa mutlaka doktora danışılmalı.
    • SICAK GIDA BULANTIYI ARTIRIR: Aşırı tatlı, yağlı, baharatlı gıdalar bulantıları arttırabilir. Bu nedenle baharatlı, acılı ve sıcak yemekler yerine yumuşak, oda ısısında veya ılık yenebilen gıdalar tercih edilmeli. Gün boyu meyve suları ve tuzsuz ayran içilebilir.

    Rengarenk sofra hazırlayın yağlı et ve şekerden uzak durun

    • Kemoterapi sırasında ve sonrasında, yeterli ve dengeli beslenme planı uygulamak ve besin çeşitliliğine dikkat etmek çok önemlidir. Günde en az beş porsiyon her renkten sebze ve meyvelerden tüketilmeye özen gösterilmeli.

      Örneğin; turunçgiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve sarı kök sebzeleri gibi. Farklı renklerdeki sebze ve meyveler fitokimyasallar olarak bilinen sağlığı geliştirici öğeler içerir.

    • Tedavi süresince ve sonrasında yağ tüketimi azaltılmalı ve yağlı etlerden mümkün olduğunca uzak durmaya dikkat edilmeli. Bu nedenle bazı günlerinde et ürünleri yerine nohut, mercimek, kuru fasulye gibi kuru baklagiller tercih edilebilir.

      Ancak bazı tedavilerde gaz, şişkinlik görülebilir veya tedavi öncesinde geçirilmiş operasyonlar nedeniyle hassasiyet olabilir. Bu durumda kuru baklagillerden kaçınmak gerekebilir.

    • Şeker tüketiminin kansere neden olduğuna dair net bir veri olmamakla birlikte; bunun istediğimiz kadar şeker tüketeceğimiz anlamına da gelmez. Fazla şeker alımı obezite, diyabet gibi hastalılara zemin hazırlar. Bu hastalıklarla kanser arasında da doğru orantılı bir ilişki bulunmaktadır.

    Doğru beslenme kanser tedavisinde başarıyı arttırıyor

    Поделиться:
    Нет комментариев

      Bir cevap yazın

      Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

      ×
      Рекомендуем посмотреть