Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

içerik

Kanser Tarama Testleri | Acıbadem

Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.
Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

Kanserin erken evrede teşhisi, kanser tedavisinin başarısını artırıyor. Kanserin erken teşhisi için kişinin herhangi bir yakınması olmasa dahi rahim ağzı, meme, kalın bağırsak ve prostat kanserleri için kanser tarama testleri yaptırması önem taşıyor.

Rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde kadınların düzenli olarak Pap smear testi ya da ışıklı tarama testi yaptırması; meme kanserinin erken teşhisi için 40 yaş öncesi kendi kendine meme muayenesi ve klinik meme muayenesi ile 40 yaş sonrası mamografi; hem kadın hem erkekler için kalın bağırsak kanserinin erken tanısında dışkıda gizli kan testi, kan testleri, kolonoskopi ve kolon röntgeni; prostat kanserinin erken tanısı için erkeklerde PSA ve rektal muayene yaptırılması öneriliyor.

Risk grubundaki kişiler için tiroid, deri, lenf bezleri, ağız içi ve akciğer bölgeleri için düzenli muayeneler önem taşıyor. İdrar yolu, böbrek ve mesanede meydana gelebilecek kanser türlerinin tespiti için, hekiminiz tarafından istenen “idrar sitolojisi” ile idrar incelemesi yapılabiliyor.

Ayrıca hekiminiz kanserden şüpheleniyorsa kan testi isteyerek kan hücrelerinin sayıları ve büyüklüklerine bakabiliyor. Bu test ile kan kanseri genellikle tespit edilebiliyor. Test sonrası kesin tanı için kemik iliği biyopsisi yapılıyor.

Prostat kanseri, yumurtalık kanseri, tiroid kanseri, karaciğer ve testis kanserinde kan testleri tanı yöntemi olarak kullanılıyor. Ancak kan kanseri (lösemi) dışında hiçbir zaman kan testleri ile kanser tanısı konmuyor, hekim tarafından diğer tanı yöntemlerine başvuruluyor.

Kanserde erken teşhis mümkün müdür?

Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanserde Erken Teşhis” üzerine soruları cevaplıyor.

Aile üyelerinde kanser öyküsü varsa, meme, yumurtalık (over) ve bağırsak kanserleri ve bazı diğer kanser türlerinde uygulanabilen genetik testler, kişinin yaşamının herhangi bir döneminde kanser geçirme olasılığının belirlenmesinde kullanılıyor.

Genetik testler ile aralarında bazı kanser türlerinin de bulunduğu belirli hastalıklara olan yatkınlık, çocuklara geçebilecek genler, bireylerin ilaçlara farklı yanıt vermesinden ve bazı yan etkilerden sorumlu genetik faktörler tespit edilebiliyor.

Genetik testler: Tükürük ya da kan örneği üzerinden DNA analizi yapılarak gerçekleştirilen Genetik genetik test ile bazı kanser türlerine olan yatkınlık belirlenebiliyor.

[attention type=yellow]
Ailesel tümör riski bulunan kişiler Tüm Vücut MR incelemesi yaptırabiliyor. Meme, prostat ve gastrointestinal (sindirim sistemi) tümörlerinin erken evrede saptanabilmesi için klasik tarama yöntemleri ile birlikte yapılabiliyor.
[/attention]

Kanser tarama testlerinin yanı sıra kişide genetik yatkınlık olması ya da kanserin belirtisi olabilecek çeşitli şikayetlerle hekime başvurulması durumunda, hekimin belirleyeceği kanser tanı yöntemleri ile kanserin erken evrede teşhisi yapılıyor.

Normal çıkan check up sonrası kişi kanser teşhisi alabilir mi?

Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

Meme Kanseri

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanserinin erken teşhisi için 20 yaşından itibaren tüm kadınların kendi kendine meme muayenesi yapması önem taşıyor.

Memeleriyle ilgili hiçbir şikayeti olmasa da her kadının 20-40 yaş arası 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise yılda bir kez klinik meme muayenesi için bir genel cerraha muayene olması gerekiyor. Meme kanseri riski taşımayan tüm kadınların ise 40 yaşından itibaren her yıl düzenli olarak mamografik takiplerinin yapılması gerekiyor.

[attention type=green]
Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlarınsa 25 yaşından itibaren doktor kontrolünde olmaları büyük önem taşıyor. Meme kanserinde genetik yatkınlığın araştırılması için çeşitli genetik testler de uygulanabiliyor.
[/attention]

Meme kanserinin tanısı için kullanılan yöntemler, mamografi, dijital mamografi, ultrasonografi, MR görüntüleme (Klasik MR ya da Tüm Vücut MR), biyopsi yöntemleri, Duktoskopi ve PET-CT.

Kadınlar için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruları cevaplıyor.

Rahim Ağzı Kanseri

Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için tüm kadınların, cinsel yaşamları başladığı andan itibaren düzenli olarak PAP smear testi yaptırması öneriliyor. Yılda bir kez jinekolojik muayene yapılması, erken teşhis açısından hayati bir öneme sahip. 30 yaş üzerinde üç yıl ardışık PAP smear testi normal geldiyse, tarama sıklığı hekim tarafından azaltılabiliyor.

Eğer PAP smear sonuçlarında anormal bir yapı saptanıyorsa, kolposkopi ve gerekirse biyopsi alınarak değerlendirilme yapılıyor.

Rahim ağzı kanserinin tanısında başka bir yöntem ise; ışıklı tarama. Son yıllarda kullanılmaya başlayan ışıklı tarama testi ile rahim ağzı kanserinin ve öncü lezyonların PAP smear testine göre 2 yıla kadar erken tanısı sağlanabiliyor. Işıklı tarama yönteminde jinekolojik muayene sırasında özel bir alet ile rahim ağzına bakılıyor ve hekim tarafından hemen sonuç veriliyor.

[attention type=red]
Böylece tanı konulması durumunda hemen biyopsi basamağına geçilebiliyor. Tüm Vücut MR yöntemi ile yapılan taramada ise rahim ve yumurtalıklar taranarak erken tümör bulguları da saptanabiliyor.
[/attention]

Rahim ağzı kanserinden korunmak için cinsel olarak aktif olmayan yani HPV virüsü almış olma ihtimali bulunmayan genç kadınların HPV aşısı yaptırması büyük önem taşıyor. HPV aşısı 55 yaşına kadar her yaştan kadına da yapılabiliyor.

HPV aşısı yapılsa dahi rahim ağzı kanseri tarama testi olan PAP smear testinin yapılmaya devam edilmesi önem taşıyor. HPV aşısı ayrıca erkeklerde de bu virüse ve neden olabilecek kanserlere (anüs, penis, ağız-boğaz bölgesi oluşabilecek kanserler) karşı koruma sağlayabiliyor.

Kolon ve Rektum Kanseri

Kalınbağırsak ya da diğer adıyla kolon ve rektum kanserine karşı herhangi bir risk faktörü ya da yakınması olmasa dahi 40 yaşından itibaren rutin olarak yapılacak dışkıda gizli kan testi, erken teşhisi için önem taşıyor.

50 yaşından itibaren ise öncü lezyonlar olan poliplerin saptanması için hem kadın hem de erkeklerde kolonoskopi yaptırılması öneriliyor. Polip ya da kanser yoksa 5 yılda bir tekrarlanabiliyor.

Eğer polip saptanmışsa 3 yılı geçmeden, tercihen yılda 1 kolonoskopi tekrarlanmalı.

[attention type=yellow]
Ayrıca kan testleri (CA 19-9, Gama Glutamil Transferaz (GGT)), rektal muayene, sigmoidoskopi, çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi de kolon kanseri taraması yöntemi olarak kullanılıyor. Kolon kanseri erken teşhis edildiğinde ilk 5 yılda hayatta kalma oranının yüzde 90 olduğunu ama geç kalındığında bu oranın çok düştüğünü unutmamak gerekiyor.
[/attention]

Kolon kanserini düşündüren bulgular varsa hekim tarafından akciğer filmi (kanserin akciğerlere yayılma olasılığı nedeniyle), tüm karın bilgisayarlı tomografisi – BT (sanal kolonoskopi), ultrasonografi (US), manyetik rezonans görüntüleme (MR), endorektal ultrasonografi (ERUS), pozitron emisyon tomografisi (PET-CT) hastanın ve tümörün özelliğine göre istenen incelemeler. Bu değerlendirme sonucunda hastalığın evresi belirleniyor ve tedavi planlanıyor. Kesin tanı için endoskopik tetkikler (rektoskopi, sigmoidoskopi, kolonoskopi) ve biyopsi (görülen lezyondan parça alınması) yapılıyor.

Prostat Kanseri

Erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında ikinci sırada yer alan prostat kanserine karşı her erkeğin 40 yaşında PSA testi (kan testiyle bakılır) yaptırması önemli. PSA seviyesi 1’in altındaysa, testin 45 ve 50 yaşında tekrarlanması yeterli oluyor.

Ancak seviye 1’in üzerindeyse, daha sık aralıklarla PSA testi yaptırmak gerekiyor. Çünkü bir kan belirteciyle teşhis konulabilen tek tümör prostat kanserleri.

Ancak prostat kanseri erken tanısında sadece PSA baktırmak yeterli olmadığından ve rektal muayene gerektiğinden, 50 yaşından itibaren düzenli doktor muayenesinin ihmal edilmemesi gerekiyor.

[attention type=green]
Tüm Vücut MR yöntemiyle yapılan tarama da, prostat kanserinde erken dönem bulguların saptanması için diğer tarama yöntemleriyle birlikte kullanılabiliyor.
[/attention]

Erken tanı için yapılan düzenli PSA, yaşa göre eşik değerlerin üstünde olduğunda veya parmakla muayenede bir anormallik saptandığında, biyopsi yapılması gerekiyor.

MR Ultrason ve Füzyon ve Biyopsi Sistemi’nde, biyopsi almak için kullanılan iğnenin sapma olmadan kanserli bölgeye denk gelmesi sağlanıyor. Bu sistem ile elde edilen görüntülerde özellikle agresif kanser odakları tespit edilebiliyor.

Erkekler için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruşarı cevaplıyor.

Cilt Kanseri

Özellikle çok açık bir ten rengine sahip olanlar ve vücudunda fazla ben bulunanlar cilt kanseri konusunda daha yüksek risk altında olduğundan, hekim tarafından dermatoskopi yöntemi ile ben takibinin yapılması önem taşıyor.

Yapısal özellikleri bu şekilde olanların, düzenli olarak benlerini bir dermatoloji uzmanlarına inceletmeleri cilt kanserinin erken teşhisi açısından önemli. Deri kanserinin kesin tanısı ise cerrahi olarak çıkarılan dokunun patolojik incelemesi ile konulabiliyor.

Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri taramalarında standart bir yaş bulunmuyor. Ancak özellikle risk grubunda olanların bu noktada dikkatli olmaları gerekiyor.

30 yıldır sigara içen, 55-74 yaş arası bireylerin yılda bir defa düşük doz tomografi ile taramalarını yaptırmaları erken teşhiste büyük önem taşıyor.

Bu tarama testi sayesinde akciğer kanserinden ölüm oranlarını yüzde 20 oranında azaldığı gösteriliyor.

Tiroid Kanseri

Tiroid kanseri teşhisinin ilk aşaması, boynun orta alt kısmındaki şişlik şikayeti ile hastanın hekime başvurması ile başlıyor. Muayene ile birlikte kanda T3, T4, TSH seviyelerine bakılabiliyor. Nodülü olan hastalarda ayrıca tiroid sintigrafisi çekilebiliyor.

Tiroid bölgesindeki bir nodülden şüpheleniyorsa, radyologların yapacağı ultrasonografik inceleme ile var olan bir nodülün varlığı ve boyutu değerlendirilebiliyor. Bir sonraki aşamada ultrason eşliğinde ince iğne biyopsisi tanı konulabiliyor.

[attention type=red]
Tiroid kanserinin varlığı ya da kanserin türü konusunda kesin teşhis, şişliğin cerrahi yolla çıkarılması ve patolojik yolla incelenmesi ile konuluyor.
[/attention]

Tiroid kanserlerinde PET/CT, klasik tanı yöntemleri arasında olmamasına rağmen, şüphede kalınan lezyonların incelenmesinde yarar sağlıyor.

Ağız ve Dil Bölgesi Kanseri

Sigara ve alkol kullanan kişilerde sıklıkla karşılaşılan ağız ve dil bölgesi kanserlerinin erken teşhisi için düzenli diş hekimi muayenesi önem taşıyor. Ağız içinde yaralar, kanama gibi belirtiler ile hekime başvurulduğunda ilk olarak gözle muayene yapılıyor.

Hekim kanserden şüphelenirse hastalığın yaygınlığını anlamak için tomografi, MR ve ultrason gibi tetkiklere başvuruluyor, kesin teşhis için ağızdan alınan parça patolojiye gönderiliyor. Böylece kanser teşhis edilebiliyor ve kanserin türü anlaşılmış oluyor.

Lenfoma

Boyunda, koltuk altında ya da kasıklardaki lenf bezlerinde oluşan şişlikler, çoğunlukla ağrı vermiyor ve kişinin kanser olduğu anlamına gelmiyor.

Enfeksiyonlar nedeniyle olabilecek bu şişliklerin iki haftadan fazla geçmemesi ve nedeni bilinmeyen ateş, açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler halinde doktora başvurmak gerekiyor.

Lenfomanın teşhisinde fiziki muayene, kan testleri, akciğer filmi ve biyopsiden yararlanılıyor.

Kişinin kanser olup olmadığını tespit eden tek bir kan testi var mıdır?

Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

Источник: https://www.acibadem.com.tr/erkenteshis/kanser-tarama-testleri/

Kanserde erken teşhisin önemi: Ani kilo kaybı ve halsizliğe dikkat!

Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

Kanser türlerinin pek çoğunda ortak belirtiler; nedensiz kilo kaybı, geçmeyen halsizlik ile yorgunluk ve yüksek ateş olarak karşımıza çıkıyor ancak bu hastalık bazen sessizce de gelebiliyor.

Ülkemizde her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen kanserin başarıyla tedavi edilmesinde, erken teşhis ve doğru tedavi planlaması önemli rol oynuyor.

Memorial Ankara Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Kübra Aydın, “01-07 Nisan Kanser Haftası” öncesinde “kanser hastalığının tanı ve tedavisi ile korunma yöntemleri” hakkında bilgi verdi.

Vücudunuzun verdiği sinyallere kulak verin

Kanser, vücudun bir veya birden çok organ veya bölgesini etkileyen 200’den fazla hastalık grubunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

Belirli bir doku veya organdaki hasarlı hücrelerin kontrolsüz bir biçimde üreyerek, bir kitle veya tümör oluşturmasıdır. Kansere neden olan kesin bir etken olmasa da, kanser riskini artıran birçok faktör bulunmaktadır.

[attention type=yellow]
Bu risk faktörlerinden en önemlileri; sigara, obezite, sanayileşmenin getirdiği bazı kimyasal maddeler, hareketsiz yaşam, UV ışınları ve bazı enfeksiyonlar olarak sıralanabilir. Birçok hastalığı taklit edebilen kanserin belirtileri de farklı hastalıkların belirtileriyle benzerlik gösterebilmektedir.
[/attention]

Çoğu kanser türü oldukça sinsi ilerlemekte ve ancak son evrede belirti vermektedir. Bazı kanserler de bulundukları organa göre bulgularla ortaya çıkmaktadır. Bunların yanı sıra kanserin, hangi organa yerleşmiş olursa olsun, vücutta neden olduğu genel şikayetler de bulunmaktadır. Bunlar hemen her kanser tipinde görülen; halsizlik, ani kilo kaybı, iştahsızlık, ateş gibi belirtilerdir.

Düşük doz toraks tomografisi sigara içenler için hayat kurtarıcı olabilir

Kanserin erken teşhis edilmesi için yapılan taramalar sayesinde erken evrede tespit edilen çoğu kanser türü, hayati kayıplara neden olmadan tedavi edilebilmektedir.

Yaygın olarak yapılan tarama testleri; serviks yani rahim ağzı kanseri için yıllık smear testleri, meme kanseri için yıllık mamografi, kolorektal kanserler için gaitada gizli kan, endoskopi, kolonoskopi, akciğer kanseri için düşük doz toraks tomografisi ve prostat kanseri için PSA testidir.

Çok sık görülen bir kanser türü olan akciğer kanseri için yapılan düşük doz toraks tomografisi özellikle sigara içen veya akciğer kanseri açısından riskli grupta bulunan kişilere yapılması oldukça faydalı olan bir taramadır.

Kanser tedavisi kişiye özel planlanmalı

Kanser birçok bölümün işbirliğiyle, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Medikal onkoloji, kanserin ilaçla tedavisi ile ilgili olsa da hastanın cerrahiye, radyoterapiye ya da başka bir bölüme yönlendirilmesinde de aktif rol almaktadır.

Cerrahi yöntemler kanser için önemli birer tedavi seçeneğidir. Bununla birlikte radyoterapi de kanser tedavisinde başarılı sonuçlar elde etmenin anahtarıdır.

[attention type=green]
Sistemik tedavi kısmını oluşturan; kemoterapi, akıllı ilaçlar ve son 5 yılın öne çıkan tedavi yöntemi immunoterapi de tedavide oldukça önemlidir. Tedavilerin kanser türüne ve evresine göre farklı uygulanması gerekmektedir.
[/attention]

Bazı hastalarda tam iyileşmenin amaçlandığı küratif denilen tedaviler, bazı hastalarda ise sadece palyatif yani hastanın sağ kalım süresini uzatmaya ve kansere bağlı şikayetlerini azaltmaya yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Kanserle mücadelede en önemli nokta, tedavinin kişiye özel olarak planlanması ve uygulanmasıdır.

Tedavi başarısında psikolojik desteğin etkisi büyük

Tedavide başarılı sonuçlar elde etmek için medikal uygulamaların yanı sıra; hasta ve hasta yakınlarının olumlu düşünmeleri ve tedaviden vazgeçmemeleri de büyük önem taşımaktadır. Kemoterapi sonrası bulantı kontrolünde bile hasta psikolojisi çok önemlidir.

Örneğin; “beklenti bulantısı” oldukça sık görülmektedir. Bu durumda hasta hastaneye gelip kemoterapi aldığında midesinin bulanacağını düşündüğü anda daha hastaneye gelmeden bulantı yaşamaktadır.

[attention type=red]
Psikolojik destekle hastanın ve hasta yakınlarının tedavi sürecine olumlu yaklaşması, tedaviden vazgeçmemesi, tedavinin devamlılığına ve başarılı olmasına büyük katkı sağlamaktadır.
[/attention]

Kanser tedavisinde başarıyı olumlu yönde etkileyen bir diğer etken, hasta-hasta yakını ve onkoloji ekibinin iletişiminin kuvvetli olmasıdır. Doktorun hastanın merak ettiği tüm soruları cevaplandırması, tedavi süresince nelerle karşılaşacağını anlatması hastanın tedaviyi daha çok sahiplenmesini sağlamaktadır.

Akdeniz tipi beslenmeye özen gösterin

Kanser, sağlıklı yaşam kurallarına uyulduğu sürece önlenebilir bir hastalıktır. Kanserden korunmak için dikkat edilmesi gerekenlerin başında, dengeli beslenmek ve hareketli bir yaşam tarzına sahip olmak gelmektedir.

Bu amaçla; Akdeniz tipi beslenme alışkanlığının kazanılması önemlidir. Kırmızı eti azaltıp haftada 2 porsiyonla sınırlamak, daha çok balık, zeytinyağlı yemekler ve sebze yemekleri tercih etmek, meyve, baklagiller, süt ve süt ürünlerinden zengin bir beslenme programı oluşturmak gerekmektedir.

Günde en az yarım saat hafif tempolu yürüyüş gibi egzersizlerle hayata hareket katılmalıdır. Bunların yanı sıra sigaradan tamamen uzak durulmalı, alkol tüketimi ise sınırlandırılmalıdır. Enfeksiyonlardan, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve güneşin zararlı etkilerinden korunmak için önlem alınmalıdır. Güneşten çok daha zararlı olan solaryumdan ise kesinlikle kaçınmak gerekmektedir.

Kanser tedavisinde yeni teknolojiler neler?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/03/kanserde-erken-teshisin-onemi/

Kan testiyle erken kanser teşhisi: Kanseri önlemenin 7 yolu

Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

Bilim insanları, bir kişinin kanser hastası olup olmadığını, eğer kanserse hangi türe yakalandığını kan testi yoluyla tespit edecek bir yöntem geliştirdi. Ancak yönteme temkinli yaklaşanlar da var.

Dergideki makalenin birinci müellifi Joshua Cohen, aslında testin kapsamının çok daha geniş tutulmasının mümkün olduğunu, ancak maliyeti düşürmek için başlıca tümör işaretleyicisiyle yetindiklerini söylüyor. Test ücretinin ilk aşamada yaklaşık 500 ABD Doları olması bekleniyor. Ancak testin doktor muayenehanelerinde hemen kullanması şu aşamada mümkün değil. Zira bunun için daha pek çok araştırmanın yapılması gerekiyor

Kanser hücreleri normal hücrelerden farklılık gösteriyor

Çalışmada Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Avustralya’daki kadınlar üzerine yapılmış 3 milyon 900 bin kadını ve 115 bin kanser vakasını kapsayan 61 ayrı araştırmanın sonuçları değerlendirildi. Ancak araştırmalarda gece vardiyasının sıklığının farklı şekillerde ele alındığı da vurgulandı. Buna göre bazı araştırmalar, ayda üç kez gece vardiyasında çalışan kadınları da risk kapsamında değerlendirdi

Uzmanlar düzenli muayenelerin hastalıkların erken teşhisi ve kanserle mücadelede büyük önem arz ettiği görüşünde

Araştırmacılar gece çalışan kadınlara yönelik sağlık-koruma programlarının gerekliliğine vurgu yaparken, bu risk grubundaki kadınlar için düzenli sağlık muayenelerinin yapılmasının son derece önemli olduğunu belirtiyor

  • Kış Depresyonu: Kış Aylarında Depresyonun Sebepleri

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, hava, su ve toprağın kansere yol açan maddelerle kirlenmesi tüm kanser hastalıklarının yüzde 1 ila 4’üne sebep oluyor. Evlerde yakılan kömürün meydana getirdiği hava kirliliği nedeniyle akciğer kanserine yakalanma riski sigara içmeyenlerde iki katına çıkıyor

İngiltere Sağlık Kurumu NHS, yaşamında bu tür bir değişikliğe gitmek isteyenler için beş maddelik bir liste hazırladı.

Sağlık uzmanları, sigarayı bırakmanın olumlu etkilerinin neredeyse hemen hissedilebildiğine, bu etkilerin uzun soluklu ve geniş kapsamlı olduğuna dikkat çekiyor.

İşte sigarayı bırakmak için uzmanların tavsiyeleri:

1. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sigarayı Bıraktırma Poliklinikleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan destek alın- sigarayı bırakırken yalnız değilsiniz

[attention type=yellow]
Sigarayı bırakmak pek çok sebepten çok zor gelebilir. Bazen sadece “sigarayı bıraktım” demek yetmez. Başka nedenler de sigarayı hayatınızdan çıkarmanızı güçleştirir.
[/attention]

Kimi zaman da dumansız bir hayat için sadece istekli olmanız yeterli olmayabilir.
Bu konuda bilgili bir kişiden destek almak ya da NRT adı verilen Nikotin Replasman Terapisi ile sigarayı bırakma olasılığınız dört kat artıyor.

2. Sigarayı bırakma gerekçeleriniz neler? Bir kağıda yazıp buzdolabının üzerine, arabanızın camına ya da sık baktığınız bir yere yapıştırın.

Yaşınızın ya da ne kadar süredir sigara kullandığınızın bir önemi yok, sigarayı bırakır bırakmaz kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Hatta sigarayı bırakmanın faydalarını neredeyse hemen hissetmeye başlayacaksınız.

[attention type=green]
Kalbinizin vücudunuza çok daha kolay şekilde daha fazla kan pompalamaya başlaması çok sürmeyecek. Bu, daha fazla oksijen demek.
[/attention]

Sigarayı bırakınca bedeniniz size teşekkür edecek. Nefes alış verişinizin daha da iyileştiğini, daha az nezle ve gribe yakalandığınızı ve çok daha rahat egzersiz yapabildiğinizi fark edeceksiniz.

3. Sigara içmediğiniz zamanları hatırlayın.

Sigara içmemek için ne yapıyordunuz? Kendi deneyimlerinizden faydalanmaya çalışın.

4. Satın almadığınız sigaraların parasıyla hoşunuza giden bir şeyler yapın, ya da kendinize hediyeler alın.

Her gün içtiğiniz sigaraların aylık toplam maliyetini hiç hesapladınız mı? Ne kadar tasarruf ettiğinizi görünce şaşıracaksınız.

Şöyle düşünün, günde 20 sigara içiyorsanız, bu yılda 7300 sigara eder.

[attention type=red]
Demek ki en ucuz sigara markasını kullansanız dahi her yıl 2190 Türk Lirasını sigaraya harcıyorsunuz.
[/attention]

Bu para güzel bir yaz tatiline harcanabilir.

5. Sigarayı bırakırsanız bu dört maddeyi aklınızda tutmaya çalışın.

Sigara içme eylemini aklınıza geldikçe erteleyin, bol su için, kendinizi oyalayın ve derin nefes alın.

  •  |  | Pinterest | Akademi Portal Sağlık

    Lemfo Kadın Regl Döngüsünü Takip Edebilen Saat

    Detaylar için tıklayın

    Источник: https://www.akademiportal.com/kan-testiyle-erken-kanser-teshisi-kanseri-onlemenin-7-yolu/

    Kanserde ‘akıllı test’ hastalığı çok erken tespit ediyor

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Ülkemizde de uygulanmaya başlanan CTC tekniği basit bir kan testiyle kanserli hücreleri ve sayılarını çok erken evrede tespit ediyor, hatta kanserin türünü bile söylüyor. Kansere bambaşka bir bakış açısı getiren CTC tekniğini, Anadolu Sağlık Merkezi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Baloğlu sizler için anlattı.

    Bir test düşünün; adeta bir dedektif gibi, kanınızda dolaşan kanserli hücreleri buluyor ve sayılarını, hatta hangi tür kanser olduğuna dair bilgileri sizinle paylaşıyor.

    Böylelikle kanser daha yolun çok başındayken önlem alma şansı yakalayabiliyorsunuz.

    Amerikan İlaç Dairesi’nden (FDA) bazı kanser türleri için onay alan ve şu an için çok az ülkede (Almanya, İtalya ve ABD gibi) uygulanan CTC adlı yöntem, artık Türkiye’de de kullanılıyor.

    Nasıl bir yöntem?

    Kan verme sorunu olmayan her hastaya uygulanabilen CTC yönteminde, hastadan alınan bir tüp kan özel bir cihazla inceleniyor. Alınacak kan için hastanın aç ya da tok olması fark etmiyor. Hatta kan almak için hastanın gelmesi gibi bir şart da yok. Ancak sağlıklı bir sonuç için, gün içinde alınan kanın normal oda ısısı şartlarında 30 saat içinde işleme konması zorunlu.

    İlk aşamada, alınan kanın içindeki normal kan bileşimini oluşturan hücreler ayırt edilirken; bazı özel algoritmalar aracılığıyla, başka hücre yapıları olup olmadığı tespit ediliyor. Kanın kendi hücreleri ekarte ediliyor ve sonraki işlemlerde kullanılmak üzere, dolaşımda bulunan diğer hücrelerin yoğun olduğu bir sıvı hazırlanıyor.

    İkinci aşamada ise, bu sıvı içinde kanser hücresi olup olmadığı, kanserli hücrelerin yüzeyindeki özellikler baz alınarak inceleniyor. Söz konusu özellikler mevcutsa ve hücrelerin sayısı belirli bir miktarın üstündeyse kesin kanser tanısı konabiliyor.

    [attention type=yellow]
    Böylelikle yeni yöntem, hem kanserli hücreleri yakalıyor hem sayısını gösteriyor hem de hangi tür kanser olduğu bilgisini veriyor. Tüm bu aşamalar toplam 4 günde tamamlanabiliyor.
    [/attention]

    Klasik kanser evrelemesinde bilindiği üzere; tümörün belirli bir boyuta gelmesi, lenf noduna yayılması ve bulunduğu yerde uzak organlara sıçraması gibi parametreler kullanılıyor.

    Fakat yeni yöntem sayesinde artık tümör belirli bir boyuta erişmeden, yani mevcut tarama yöntemleriyle yakalanabilecek boyuta dahi erişmeden o tümörün kana karışan hücreleri tespit edilebiliyor. Bu da kanserde, “çok erken dönemlerde tanımlanabilme olanağı” anlamına geliyor.

    [attention type=green]
    Kanser tanısından sonra tedavi sürecine geçiliyor. Yeni sistemde, dolaşımdaki kanda görülen kanserli hücrelerin sayısında, tedaviden önce ve hemen tedaviden çok kısa süre sonra da bakılmak suretiyle sayısal anlamda herhangi bir azalma olup olmadığı inceleniyor.
    [/attention]

    Bu da tedavinin kanser hücreleri üzerinde nasıl bir etki oluşturduğuna ilişkin önemli bilgiler sağlıyor. Tedavide birinci kürün (ilaç uygulamaları) ardından1-2 hafta sonra bile olumlu sonuçları, dolaşımdaki tümör hücrelerinde görmek mümkün olabiliyor.

    Kanser hücresi bulunmazsa…

    Peki kanda herhangi bir kanserli hücre tespit edilmezse bunun anlamı nedir? Bu asla, “yüzde 100 kanser yoktur” olarak yorumlanmamalıdır. Çünkü büyüyen kanserli dokudan henüz kana geçmemiş hücreler olabiliyor.

    Ya da kanserli hücreler yüzey özelliklerini değiştirerek tanınamaz hale gelebiliyor. Bu nedenle tümör hücrelerinin saptanamaması tam olarak kanser yokluğu anlamı taşımıyor.

    Fakat kanserli hücreler tespit edilmişse ve belirli bir sayının üstündeyse, bu durum aksi kanıtlanana kadar kanserin varlığı anlamı taşıyor ve önemli bir kanıt olarak kabul ediliyor.

    [attention type=red]
    Kanser hastalıklarının önemli bir kısmını oluşturan kanserler (akciğer, meme, prostat, kalın bağırsak tümörleri gibi) yeni yöntem sayesinde erkenden fark edilebiliyor. Bir konuda şanslıyız ki, bu kanser türlerinin kanın diğer hücrelerinde olmayan belirteçleri var ve bunlar kullanılarak kandaki diğer hücrelerden ayırt edilebiliyor. Sonraki aşamalarda da hangi organa ait olduğu bulunabiliyor.
    [/attention]

    • Kanserin daha erken dönemde fark edilmesi

    • Tedavinin erkenden düzenlenmesi ve kanserin tedaviye cevap verip vermediğinin daha önceden kestirilmesi

    • Kişiye özel tedavi planlanması

    • Hastaya daha konforlu bir tarama süreci

    Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Baloğlu “Klasik kanser evrelemesinde bilindiği üzere; tümörün belirli bir boyuta gelmesi, lenf noduna yayılması ve bulunduğu yerde uzak organlara sıçraması gibi parametreler kullanılıyor. Fakat yeni yöntem sayesinde artık tümör belirli bir boyuta erişmeden, henüz çok küçük boyutlardayken o tümörün kandaki hücreleri tespit edilebiliyor.”

    Источник: https://www.saglikk.com/kanserde-akilli-test-hastaligi-cok-erken-tespit-ediyor/

    Kanser Tarama Testleri | Acıbadem

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.
    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Kanserin erken evrede teşhisi, kanser tedavisinin başarısını artırıyor. Kanserin erken teşhisi için kişinin herhangi bir yakınması olmasa dahi rahim ağzı, meme, kalın bağırsak ve prostat kanserleri için kanser tarama testleri yaptırması önem taşıyor.

    Rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde kadınların düzenli olarak Pap smear testi ya da ışıklı tarama testi yaptırması; meme kanserinin erken teşhisi için 40 yaş öncesi kendi kendine meme muayenesi ve klinik meme muayenesi ile 40 yaş sonrası mamografi; hem kadın hem erkekler için kalın bağırsak kanserinin erken tanısında dışkıda gizli kan testi, kan testleri, kolonoskopi ve kolon röntgeni; prostat kanserinin erken tanısı için erkeklerde PSA ve rektal muayene yaptırılması öneriliyor.

    Risk grubundaki kişiler için tiroid, deri, lenf bezleri, ağız içi ve akciğer bölgeleri için düzenli muayeneler önem taşıyor. İdrar yolu, böbrek ve mesanede meydana gelebilecek kanser türlerinin tespiti için, hekiminiz tarafından istenen “idrar sitolojisi” ile idrar incelemesi yapılabiliyor.

    Ayrıca hekiminiz kanserden şüpheleniyorsa kan testi isteyerek kan hücrelerinin sayıları ve büyüklüklerine bakabiliyor. Bu test ile kan kanseri genellikle tespit edilebiliyor. Test sonrası kesin tanı için kemik iliği biyopsisi yapılıyor.

    Prostat kanseri, yumurtalık kanseri, tiroid kanseri, karaciğer ve testis kanserinde kan testleri tanı yöntemi olarak kullanılıyor. Ancak kan kanseri (lösemi) dışında hiçbir zaman kan testleri ile kanser tanısı konmuyor, hekim tarafından diğer tanı yöntemlerine başvuruluyor.

    Kanserde erken teşhis mümkün müdür?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanserde Erken Teşhis” üzerine soruları cevaplıyor.

    Aile üyelerinde kanser öyküsü varsa, meme, yumurtalık (over) ve bağırsak kanserleri ve bazı diğer kanser türlerinde uygulanabilen genetik testler, kişinin yaşamının herhangi bir döneminde kanser geçirme olasılığının belirlenmesinde kullanılıyor.

    Genetik testler ile aralarında bazı kanser türlerinin de bulunduğu belirli hastalıklara olan yatkınlık, çocuklara geçebilecek genler, bireylerin ilaçlara farklı yanıt vermesinden ve bazı yan etkilerden sorumlu genetik faktörler tespit edilebiliyor.

    Genetik testler: Tükürük ya da kan örneği üzerinden DNA analizi yapılarak gerçekleştirilen Genetik genetik test ile bazı kanser türlerine olan yatkınlık belirlenebiliyor.

    [attention type=yellow]
    Ailesel tümör riski bulunan kişiler Tüm Vücut MR incelemesi yaptırabiliyor. Meme, prostat ve gastrointestinal (sindirim sistemi) tümörlerinin erken evrede saptanabilmesi için klasik tarama yöntemleri ile birlikte yapılabiliyor.
    [/attention]

    Kanser tarama testlerinin yanı sıra kişide genetik yatkınlık olması ya da kanserin belirtisi olabilecek çeşitli şikayetlerle hekime başvurulması durumunda, hekimin belirleyeceği kanser tanı yöntemleri ile kanserin erken evrede teşhisi yapılıyor.

    Normal çıkan check up sonrası kişi kanser teşhisi alabilir mi?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

    Meme Kanseri

    Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanserinin erken teşhisi için 20 yaşından itibaren tüm kadınların kendi kendine meme muayenesi yapması önem taşıyor.

    Memeleriyle ilgili hiçbir şikayeti olmasa da her kadının 20-40 yaş arası 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise yılda bir kez klinik meme muayenesi için bir genel cerraha muayene olması gerekiyor. Meme kanseri riski taşımayan tüm kadınların ise 40 yaşından itibaren her yıl düzenli olarak mamografik takiplerinin yapılması gerekiyor.

    [attention type=green]
    Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlarınsa 25 yaşından itibaren doktor kontrolünde olmaları büyük önem taşıyor. Meme kanserinde genetik yatkınlığın araştırılması için çeşitli genetik testler de uygulanabiliyor.
    [/attention]

    Meme kanserinin tanısı için kullanılan yöntemler, mamografi, dijital mamografi, ultrasonografi, MR görüntüleme (Klasik MR ya da Tüm Vücut MR), biyopsi yöntemleri, Duktoskopi ve PET-CT.

    Kadınlar için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruları cevaplıyor.

    Rahim Ağzı Kanseri

    Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için tüm kadınların, cinsel yaşamları başladığı andan itibaren düzenli olarak PAP smear testi yaptırması öneriliyor. Yılda bir kez jinekolojik muayene yapılması, erken teşhis açısından hayati bir öneme sahip. 30 yaş üzerinde üç yıl ardışık PAP smear testi normal geldiyse, tarama sıklığı hekim tarafından azaltılabiliyor.

    Eğer PAP smear sonuçlarında anormal bir yapı saptanıyorsa, kolposkopi ve gerekirse biyopsi alınarak değerlendirilme yapılıyor.

    Rahim ağzı kanserinin tanısında başka bir yöntem ise; ışıklı tarama. Son yıllarda kullanılmaya başlayan ışıklı tarama testi ile rahim ağzı kanserinin ve öncü lezyonların PAP smear testine göre 2 yıla kadar erken tanısı sağlanabiliyor. Işıklı tarama yönteminde jinekolojik muayene sırasında özel bir alet ile rahim ağzına bakılıyor ve hekim tarafından hemen sonuç veriliyor.

    [attention type=red]
    Böylece tanı konulması durumunda hemen biyopsi basamağına geçilebiliyor. Tüm Vücut MR yöntemi ile yapılan taramada ise rahim ve yumurtalıklar taranarak erken tümör bulguları da saptanabiliyor.
    [/attention]

    Rahim ağzı kanserinden korunmak için cinsel olarak aktif olmayan yani HPV virüsü almış olma ihtimali bulunmayan genç kadınların HPV aşısı yaptırması büyük önem taşıyor. HPV aşısı 55 yaşına kadar her yaştan kadına da yapılabiliyor.

    HPV aşısı yapılsa dahi rahim ağzı kanseri tarama testi olan PAP smear testinin yapılmaya devam edilmesi önem taşıyor. HPV aşısı ayrıca erkeklerde de bu virüse ve neden olabilecek kanserlere (anüs, penis, ağız-boğaz bölgesi oluşabilecek kanserler) karşı koruma sağlayabiliyor.

    Kolon ve Rektum Kanseri

    Kalınbağırsak ya da diğer adıyla kolon ve rektum kanserine karşı herhangi bir risk faktörü ya da yakınması olmasa dahi 40 yaşından itibaren rutin olarak yapılacak dışkıda gizli kan testi, erken teşhisi için önem taşıyor.

    50 yaşından itibaren ise öncü lezyonlar olan poliplerin saptanması için hem kadın hem de erkeklerde kolonoskopi yaptırılması öneriliyor. Polip ya da kanser yoksa 5 yılda bir tekrarlanabiliyor.

    Eğer polip saptanmışsa 3 yılı geçmeden, tercihen yılda 1 kolonoskopi tekrarlanmalı.

    [attention type=yellow]
    Ayrıca kan testleri (CA 19-9, Gama Glutamil Transferaz (GGT)), rektal muayene, sigmoidoskopi, çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi de kolon kanseri taraması yöntemi olarak kullanılıyor. Kolon kanseri erken teşhis edildiğinde ilk 5 yılda hayatta kalma oranının yüzde 90 olduğunu ama geç kalındığında bu oranın çok düştüğünü unutmamak gerekiyor.
    [/attention]

    Kolon kanserini düşündüren bulgular varsa hekim tarafından akciğer filmi (kanserin akciğerlere yayılma olasılığı nedeniyle), tüm karın bilgisayarlı tomografisi – BT (sanal kolonoskopi), ultrasonografi (US), manyetik rezonans görüntüleme (MR), endorektal ultrasonografi (ERUS), pozitron emisyon tomografisi (PET-CT) hastanın ve tümörün özelliğine göre istenen incelemeler. Bu değerlendirme sonucunda hastalığın evresi belirleniyor ve tedavi planlanıyor. Kesin tanı için endoskopik tetkikler (rektoskopi, sigmoidoskopi, kolonoskopi) ve biyopsi (görülen lezyondan parça alınması) yapılıyor.

    Prostat Kanseri

    Erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında ikinci sırada yer alan prostat kanserine karşı her erkeğin 40 yaşında PSA testi (kan testiyle bakılır) yaptırması önemli. PSA seviyesi 1’in altındaysa, testin 45 ve 50 yaşında tekrarlanması yeterli oluyor.

    Ancak seviye 1’in üzerindeyse, daha sık aralıklarla PSA testi yaptırmak gerekiyor. Çünkü bir kan belirteciyle teşhis konulabilen tek tümör prostat kanserleri.

    Ancak prostat kanseri erken tanısında sadece PSA baktırmak yeterli olmadığından ve rektal muayene gerektiğinden, 50 yaşından itibaren düzenli doktor muayenesinin ihmal edilmemesi gerekiyor.

    [attention type=green]
    Tüm Vücut MR yöntemiyle yapılan tarama da, prostat kanserinde erken dönem bulguların saptanması için diğer tarama yöntemleriyle birlikte kullanılabiliyor.
    [/attention]

    Erken tanı için yapılan düzenli PSA, yaşa göre eşik değerlerin üstünde olduğunda veya parmakla muayenede bir anormallik saptandığında, biyopsi yapılması gerekiyor.

    MR Ultrason ve Füzyon ve Biyopsi Sistemi’nde, biyopsi almak için kullanılan iğnenin sapma olmadan kanserli bölgeye denk gelmesi sağlanıyor. Bu sistem ile elde edilen görüntülerde özellikle agresif kanser odakları tespit edilebiliyor.

    Erkekler için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruşarı cevaplıyor.

    Cilt Kanseri

    Özellikle çok açık bir ten rengine sahip olanlar ve vücudunda fazla ben bulunanlar cilt kanseri konusunda daha yüksek risk altında olduğundan, hekim tarafından dermatoskopi yöntemi ile ben takibinin yapılması önem taşıyor.

    Yapısal özellikleri bu şekilde olanların, düzenli olarak benlerini bir dermatoloji uzmanlarına inceletmeleri cilt kanserinin erken teşhisi açısından önemli. Deri kanserinin kesin tanısı ise cerrahi olarak çıkarılan dokunun patolojik incelemesi ile konulabiliyor.

    Akciğer Kanseri

    Akciğer kanseri taramalarında standart bir yaş bulunmuyor. Ancak özellikle risk grubunda olanların bu noktada dikkatli olmaları gerekiyor.

    30 yıldır sigara içen, 55-74 yaş arası bireylerin yılda bir defa düşük doz tomografi ile taramalarını yaptırmaları erken teşhiste büyük önem taşıyor.

    Bu tarama testi sayesinde akciğer kanserinden ölüm oranlarını yüzde 20 oranında azaldığı gösteriliyor.

    Tiroid Kanseri

    Tiroid kanseri teşhisinin ilk aşaması, boynun orta alt kısmındaki şişlik şikayeti ile hastanın hekime başvurması ile başlıyor. Muayene ile birlikte kanda T3, T4, TSH seviyelerine bakılabiliyor. Nodülü olan hastalarda ayrıca tiroid sintigrafisi çekilebiliyor.

    Tiroid bölgesindeki bir nodülden şüpheleniyorsa, radyologların yapacağı ultrasonografik inceleme ile var olan bir nodülün varlığı ve boyutu değerlendirilebiliyor. Bir sonraki aşamada ultrason eşliğinde ince iğne biyopsisi tanı konulabiliyor.

    [attention type=red]
    Tiroid kanserinin varlığı ya da kanserin türü konusunda kesin teşhis, şişliğin cerrahi yolla çıkarılması ve patolojik yolla incelenmesi ile konuluyor.
    [/attention]

    Tiroid kanserlerinde PET/CT, klasik tanı yöntemleri arasında olmamasına rağmen, şüphede kalınan lezyonların incelenmesinde yarar sağlıyor.

    Ağız ve Dil Bölgesi Kanseri

    Sigara ve alkol kullanan kişilerde sıklıkla karşılaşılan ağız ve dil bölgesi kanserlerinin erken teşhisi için düzenli diş hekimi muayenesi önem taşıyor. Ağız içinde yaralar, kanama gibi belirtiler ile hekime başvurulduğunda ilk olarak gözle muayene yapılıyor.

    Hekim kanserden şüphelenirse hastalığın yaygınlığını anlamak için tomografi, MR ve ultrason gibi tetkiklere başvuruluyor, kesin teşhis için ağızdan alınan parça patolojiye gönderiliyor. Böylece kanser teşhis edilebiliyor ve kanserin türü anlaşılmış oluyor.

    Lenfoma

    Boyunda, koltuk altında ya da kasıklardaki lenf bezlerinde oluşan şişlikler, çoğunlukla ağrı vermiyor ve kişinin kanser olduğu anlamına gelmiyor.

    Enfeksiyonlar nedeniyle olabilecek bu şişliklerin iki haftadan fazla geçmemesi ve nedeni bilinmeyen ateş, açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler halinde doktora başvurmak gerekiyor.

    Lenfomanın teşhisinde fiziki muayene, kan testleri, akciğer filmi ve biyopsiden yararlanılıyor.

    Kişinin kanser olup olmadığını tespit eden tek bir kan testi var mıdır?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

    Источник: https://www.acibadem.com.tr/erkenteshis/kanser-tarama-testleri/

    Kanserde erken teşhisin önemi: Ani kilo kaybı ve halsizliğe dikkat!

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Kanser türlerinin pek çoğunda ortak belirtiler; nedensiz kilo kaybı, geçmeyen halsizlik ile yorgunluk ve yüksek ateş olarak karşımıza çıkıyor ancak bu hastalık bazen sessizce de gelebiliyor.

    Ülkemizde her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen kanserin başarıyla tedavi edilmesinde, erken teşhis ve doğru tedavi planlaması önemli rol oynuyor.

    Memorial Ankara Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Kübra Aydın, “01-07 Nisan Kanser Haftası” öncesinde “kanser hastalığının tanı ve tedavisi ile korunma yöntemleri” hakkında bilgi verdi.

    Vücudunuzun verdiği sinyallere kulak verin

    Kanser, vücudun bir veya birden çok organ veya bölgesini etkileyen 200’den fazla hastalık grubunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

    Belirli bir doku veya organdaki hasarlı hücrelerin kontrolsüz bir biçimde üreyerek, bir kitle veya tümör oluşturmasıdır. Kansere neden olan kesin bir etken olmasa da, kanser riskini artıran birçok faktör bulunmaktadır.

    [attention type=yellow]
    Bu risk faktörlerinden en önemlileri; sigara, obezite, sanayileşmenin getirdiği bazı kimyasal maddeler, hareketsiz yaşam, UV ışınları ve bazı enfeksiyonlar olarak sıralanabilir. Birçok hastalığı taklit edebilen kanserin belirtileri de farklı hastalıkların belirtileriyle benzerlik gösterebilmektedir.
    [/attention]

    Çoğu kanser türü oldukça sinsi ilerlemekte ve ancak son evrede belirti vermektedir. Bazı kanserler de bulundukları organa göre bulgularla ortaya çıkmaktadır. Bunların yanı sıra kanserin, hangi organa yerleşmiş olursa olsun, vücutta neden olduğu genel şikayetler de bulunmaktadır. Bunlar hemen her kanser tipinde görülen; halsizlik, ani kilo kaybı, iştahsızlık, ateş gibi belirtilerdir.

    Düşük doz toraks tomografisi sigara içenler için hayat kurtarıcı olabilir

    Kanserin erken teşhis edilmesi için yapılan taramalar sayesinde erken evrede tespit edilen çoğu kanser türü, hayati kayıplara neden olmadan tedavi edilebilmektedir.

    Yaygın olarak yapılan tarama testleri; serviks yani rahim ağzı kanseri için yıllık smear testleri, meme kanseri için yıllık mamografi, kolorektal kanserler için gaitada gizli kan, endoskopi, kolonoskopi, akciğer kanseri için düşük doz toraks tomografisi ve prostat kanseri için PSA testidir.

    Çok sık görülen bir kanser türü olan akciğer kanseri için yapılan düşük doz toraks tomografisi özellikle sigara içen veya akciğer kanseri açısından riskli grupta bulunan kişilere yapılması oldukça faydalı olan bir taramadır.

    Kanser tedavisi kişiye özel planlanmalı

    Kanser birçok bölümün işbirliğiyle, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Medikal onkoloji, kanserin ilaçla tedavisi ile ilgili olsa da hastanın cerrahiye, radyoterapiye ya da başka bir bölüme yönlendirilmesinde de aktif rol almaktadır.

    Cerrahi yöntemler kanser için önemli birer tedavi seçeneğidir. Bununla birlikte radyoterapi de kanser tedavisinde başarılı sonuçlar elde etmenin anahtarıdır.

    [attention type=green]
    Sistemik tedavi kısmını oluşturan; kemoterapi, akıllı ilaçlar ve son 5 yılın öne çıkan tedavi yöntemi immunoterapi de tedavide oldukça önemlidir. Tedavilerin kanser türüne ve evresine göre farklı uygulanması gerekmektedir.
    [/attention]

    Bazı hastalarda tam iyileşmenin amaçlandığı küratif denilen tedaviler, bazı hastalarda ise sadece palyatif yani hastanın sağ kalım süresini uzatmaya ve kansere bağlı şikayetlerini azaltmaya yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Kanserle mücadelede en önemli nokta, tedavinin kişiye özel olarak planlanması ve uygulanmasıdır.

    Tedavi başarısında psikolojik desteğin etkisi büyük

    Tedavide başarılı sonuçlar elde etmek için medikal uygulamaların yanı sıra; hasta ve hasta yakınlarının olumlu düşünmeleri ve tedaviden vazgeçmemeleri de büyük önem taşımaktadır. Kemoterapi sonrası bulantı kontrolünde bile hasta psikolojisi çok önemlidir.

    Örneğin; “beklenti bulantısı” oldukça sık görülmektedir. Bu durumda hasta hastaneye gelip kemoterapi aldığında midesinin bulanacağını düşündüğü anda daha hastaneye gelmeden bulantı yaşamaktadır.

    [attention type=red]
    Psikolojik destekle hastanın ve hasta yakınlarının tedavi sürecine olumlu yaklaşması, tedaviden vazgeçmemesi, tedavinin devamlılığına ve başarılı olmasına büyük katkı sağlamaktadır.
    [/attention]

    Kanser tedavisinde başarıyı olumlu yönde etkileyen bir diğer etken, hasta-hasta yakını ve onkoloji ekibinin iletişiminin kuvvetli olmasıdır. Doktorun hastanın merak ettiği tüm soruları cevaplandırması, tedavi süresince nelerle karşılaşacağını anlatması hastanın tedaviyi daha çok sahiplenmesini sağlamaktadır.

    Akdeniz tipi beslenmeye özen gösterin

    Kanser, sağlıklı yaşam kurallarına uyulduğu sürece önlenebilir bir hastalıktır. Kanserden korunmak için dikkat edilmesi gerekenlerin başında, dengeli beslenmek ve hareketli bir yaşam tarzına sahip olmak gelmektedir.

    Bu amaçla; Akdeniz tipi beslenme alışkanlığının kazanılması önemlidir. Kırmızı eti azaltıp haftada 2 porsiyonla sınırlamak, daha çok balık, zeytinyağlı yemekler ve sebze yemekleri tercih etmek, meyve, baklagiller, süt ve süt ürünlerinden zengin bir beslenme programı oluşturmak gerekmektedir.

    Günde en az yarım saat hafif tempolu yürüyüş gibi egzersizlerle hayata hareket katılmalıdır. Bunların yanı sıra sigaradan tamamen uzak durulmalı, alkol tüketimi ise sınırlandırılmalıdır. Enfeksiyonlardan, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve güneşin zararlı etkilerinden korunmak için önlem alınmalıdır. Güneşten çok daha zararlı olan solaryumdan ise kesinlikle kaçınmak gerekmektedir.

    Kanser tedavisinde yeni teknolojiler neler?

    Источник: https://indigodergisi.com/2017/03/kanserde-erken-teshisin-onemi/

    Kan testiyle erken kanser teşhisi: Kanseri önlemenin 7 yolu

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Bilim insanları, bir kişinin kanser hastası olup olmadığını, eğer kanserse hangi türe yakalandığını kan testi yoluyla tespit edecek bir yöntem geliştirdi. Ancak yönteme temkinli yaklaşanlar da var.

    Dergideki makalenin birinci müellifi Joshua Cohen, aslında testin kapsamının çok daha geniş tutulmasının mümkün olduğunu, ancak maliyeti düşürmek için başlıca tümör işaretleyicisiyle yetindiklerini söylüyor. Test ücretinin ilk aşamada yaklaşık 500 ABD Doları olması bekleniyor. Ancak testin doktor muayenehanelerinde hemen kullanması şu aşamada mümkün değil. Zira bunun için daha pek çok araştırmanın yapılması gerekiyor

    Kanser hücreleri normal hücrelerden farklılık gösteriyor

    Çalışmada Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Avustralya’daki kadınlar üzerine yapılmış 3 milyon 900 bin kadını ve 115 bin kanser vakasını kapsayan 61 ayrı araştırmanın sonuçları değerlendirildi. Ancak araştırmalarda gece vardiyasının sıklığının farklı şekillerde ele alındığı da vurgulandı. Buna göre bazı araştırmalar, ayda üç kez gece vardiyasında çalışan kadınları da risk kapsamında değerlendirdi

    Uzmanlar düzenli muayenelerin hastalıkların erken teşhisi ve kanserle mücadelede büyük önem arz ettiği görüşünde

    Araştırmacılar gece çalışan kadınlara yönelik sağlık-koruma programlarının gerekliliğine vurgu yaparken, bu risk grubundaki kadınlar için düzenli sağlık muayenelerinin yapılmasının son derece önemli olduğunu belirtiyor

    • Kış Depresyonu: Kış Aylarında Depresyonun Sebepleri

    Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, hava, su ve toprağın kansere yol açan maddelerle kirlenmesi tüm kanser hastalıklarının yüzde 1 ila 4’üne sebep oluyor. Evlerde yakılan kömürün meydana getirdiği hava kirliliği nedeniyle akciğer kanserine yakalanma riski sigara içmeyenlerde iki katına çıkıyor

    İngiltere Sağlık Kurumu NHS, yaşamında bu tür bir değişikliğe gitmek isteyenler için beş maddelik bir liste hazırladı.

    Sağlık uzmanları, sigarayı bırakmanın olumlu etkilerinin neredeyse hemen hissedilebildiğine, bu etkilerin uzun soluklu ve geniş kapsamlı olduğuna dikkat çekiyor.

    İşte sigarayı bırakmak için uzmanların tavsiyeleri:

    1. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sigarayı Bıraktırma Poliklinikleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan destek alın- sigarayı bırakırken yalnız değilsiniz

    [attention type=yellow]
    Sigarayı bırakmak pek çok sebepten çok zor gelebilir. Bazen sadece “sigarayı bıraktım” demek yetmez. Başka nedenler de sigarayı hayatınızdan çıkarmanızı güçleştirir.
    [/attention]

    Kimi zaman da dumansız bir hayat için sadece istekli olmanız yeterli olmayabilir.
    Bu konuda bilgili bir kişiden destek almak ya da NRT adı verilen Nikotin Replasman Terapisi ile sigarayı bırakma olasılığınız dört kat artıyor.

    2. Sigarayı bırakma gerekçeleriniz neler? Bir kağıda yazıp buzdolabının üzerine, arabanızın camına ya da sık baktığınız bir yere yapıştırın.

    Yaşınızın ya da ne kadar süredir sigara kullandığınızın bir önemi yok, sigarayı bırakır bırakmaz kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Hatta sigarayı bırakmanın faydalarını neredeyse hemen hissetmeye başlayacaksınız.

    [attention type=green]
    Kalbinizin vücudunuza çok daha kolay şekilde daha fazla kan pompalamaya başlaması çok sürmeyecek. Bu, daha fazla oksijen demek.
    [/attention]

    Sigarayı bırakınca bedeniniz size teşekkür edecek. Nefes alış verişinizin daha da iyileştiğini, daha az nezle ve gribe yakalandığınızı ve çok daha rahat egzersiz yapabildiğinizi fark edeceksiniz.

    3. Sigara içmediğiniz zamanları hatırlayın.

    Sigara içmemek için ne yapıyordunuz? Kendi deneyimlerinizden faydalanmaya çalışın.

    4. Satın almadığınız sigaraların parasıyla hoşunuza giden bir şeyler yapın, ya da kendinize hediyeler alın.

    Her gün içtiğiniz sigaraların aylık toplam maliyetini hiç hesapladınız mı? Ne kadar tasarruf ettiğinizi görünce şaşıracaksınız.

    Şöyle düşünün, günde 20 sigara içiyorsanız, bu yılda 7300 sigara eder.

    [attention type=red]
    Demek ki en ucuz sigara markasını kullansanız dahi her yıl 2190 Türk Lirasını sigaraya harcıyorsunuz.
    [/attention]

    Bu para güzel bir yaz tatiline harcanabilir.

    5. Sigarayı bırakırsanız bu dört maddeyi aklınızda tutmaya çalışın.

    Sigara içme eylemini aklınıza geldikçe erteleyin, bol su için, kendinizi oyalayın ve derin nefes alın.

  •  |  | Pinterest | Akademi Portal Sağlık

    Lemfo Kadın Regl Döngüsünü Takip Edebilen Saat

    Detaylar için tıklayın

    Источник: https://www.akademiportal.com/kan-testiyle-erken-kanser-teshisi-kanseri-onlemenin-7-yolu/

    Kanserde ‘akıllı test’ hastalığı çok erken tespit ediyor

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Ülkemizde de uygulanmaya başlanan CTC tekniği basit bir kan testiyle kanserli hücreleri ve sayılarını çok erken evrede tespit ediyor, hatta kanserin türünü bile söylüyor. Kansere bambaşka bir bakış açısı getiren CTC tekniğini, Anadolu Sağlık Merkezi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Baloğlu sizler için anlattı.

    Bir test düşünün; adeta bir dedektif gibi, kanınızda dolaşan kanserli hücreleri buluyor ve sayılarını, hatta hangi tür kanser olduğuna dair bilgileri sizinle paylaşıyor.

    Böylelikle kanser daha yolun çok başındayken önlem alma şansı yakalayabiliyorsunuz.

    Amerikan İlaç Dairesi’nden (FDA) bazı kanser türleri için onay alan ve şu an için çok az ülkede (Almanya, İtalya ve ABD gibi) uygulanan CTC adlı yöntem, artık Türkiye’de de kullanılıyor.

    Nasıl bir yöntem?

    Kan verme sorunu olmayan her hastaya uygulanabilen CTC yönteminde, hastadan alınan bir tüp kan özel bir cihazla inceleniyor. Alınacak kan için hastanın aç ya da tok olması fark etmiyor. Hatta kan almak için hastanın gelmesi gibi bir şart da yok. Ancak sağlıklı bir sonuç için, gün içinde alınan kanın normal oda ısısı şartlarında 30 saat içinde işleme konması zorunlu.

    İlk aşamada, alınan kanın içindeki normal kan bileşimini oluşturan hücreler ayırt edilirken; bazı özel algoritmalar aracılığıyla, başka hücre yapıları olup olmadığı tespit ediliyor. Kanın kendi hücreleri ekarte ediliyor ve sonraki işlemlerde kullanılmak üzere, dolaşımda bulunan diğer hücrelerin yoğun olduğu bir sıvı hazırlanıyor.

    İkinci aşamada ise, bu sıvı içinde kanser hücresi olup olmadığı, kanserli hücrelerin yüzeyindeki özellikler baz alınarak inceleniyor. Söz konusu özellikler mevcutsa ve hücrelerin sayısı belirli bir miktarın üstündeyse kesin kanser tanısı konabiliyor.

    [attention type=yellow]
    Böylelikle yeni yöntem, hem kanserli hücreleri yakalıyor hem sayısını gösteriyor hem de hangi tür kanser olduğu bilgisini veriyor. Tüm bu aşamalar toplam 4 günde tamamlanabiliyor.
    [/attention]

    Klasik kanser evrelemesinde bilindiği üzere; tümörün belirli bir boyuta gelmesi, lenf noduna yayılması ve bulunduğu yerde uzak organlara sıçraması gibi parametreler kullanılıyor.

    Fakat yeni yöntem sayesinde artık tümör belirli bir boyuta erişmeden, yani mevcut tarama yöntemleriyle yakalanabilecek boyuta dahi erişmeden o tümörün kana karışan hücreleri tespit edilebiliyor. Bu da kanserde, “çok erken dönemlerde tanımlanabilme olanağı” anlamına geliyor.

    [attention type=green]
    Kanser tanısından sonra tedavi sürecine geçiliyor. Yeni sistemde, dolaşımdaki kanda görülen kanserli hücrelerin sayısında, tedaviden önce ve hemen tedaviden çok kısa süre sonra da bakılmak suretiyle sayısal anlamda herhangi bir azalma olup olmadığı inceleniyor.
    [/attention]

    Bu da tedavinin kanser hücreleri üzerinde nasıl bir etki oluşturduğuna ilişkin önemli bilgiler sağlıyor. Tedavide birinci kürün (ilaç uygulamaları) ardından1-2 hafta sonra bile olumlu sonuçları, dolaşımdaki tümör hücrelerinde görmek mümkün olabiliyor.

    Kanser hücresi bulunmazsa…

    Peki kanda herhangi bir kanserli hücre tespit edilmezse bunun anlamı nedir? Bu asla, “yüzde 100 kanser yoktur” olarak yorumlanmamalıdır. Çünkü büyüyen kanserli dokudan henüz kana geçmemiş hücreler olabiliyor.

    Ya da kanserli hücreler yüzey özelliklerini değiştirerek tanınamaz hale gelebiliyor. Bu nedenle tümör hücrelerinin saptanamaması tam olarak kanser yokluğu anlamı taşımıyor.

    Fakat kanserli hücreler tespit edilmişse ve belirli bir sayının üstündeyse, bu durum aksi kanıtlanana kadar kanserin varlığı anlamı taşıyor ve önemli bir kanıt olarak kabul ediliyor.

    [attention type=red]
    Kanser hastalıklarının önemli bir kısmını oluşturan kanserler (akciğer, meme, prostat, kalın bağırsak tümörleri gibi) yeni yöntem sayesinde erkenden fark edilebiliyor. Bir konuda şanslıyız ki, bu kanser türlerinin kanın diğer hücrelerinde olmayan belirteçleri var ve bunlar kullanılarak kandaki diğer hücrelerden ayırt edilebiliyor. Sonraki aşamalarda da hangi organa ait olduğu bulunabiliyor.
    [/attention]

    • Kanserin daha erken dönemde fark edilmesi

    • Tedavinin erkenden düzenlenmesi ve kanserin tedaviye cevap verip vermediğinin daha önceden kestirilmesi

    • Kişiye özel tedavi planlanması

    • Hastaya daha konforlu bir tarama süreci

    Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Baloğlu “Klasik kanser evrelemesinde bilindiği üzere; tümörün belirli bir boyuta gelmesi, lenf noduna yayılması ve bulunduğu yerde uzak organlara sıçraması gibi parametreler kullanılıyor. Fakat yeni yöntem sayesinde artık tümör belirli bir boyuta erişmeden, henüz çok küçük boyutlardayken o tümörün kandaki hücreleri tespit edilebiliyor.”

    Источник: https://www.saglikk.com/kanserde-akilli-test-hastaligi-cok-erken-tespit-ediyor/

    Kanser Tarama Testleri | Acıbadem

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.
    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Kanserin erken evrede teşhisi, kanser tedavisinin başarısını artırıyor. Kanserin erken teşhisi için kişinin herhangi bir yakınması olmasa dahi rahim ağzı, meme, kalın bağırsak ve prostat kanserleri için kanser tarama testleri yaptırması önem taşıyor.

    Rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde kadınların düzenli olarak Pap smear testi ya da ışıklı tarama testi yaptırması; meme kanserinin erken teşhisi için 40 yaş öncesi kendi kendine meme muayenesi ve klinik meme muayenesi ile 40 yaş sonrası mamografi; hem kadın hem erkekler için kalın bağırsak kanserinin erken tanısında dışkıda gizli kan testi, kan testleri, kolonoskopi ve kolon röntgeni; prostat kanserinin erken tanısı için erkeklerde PSA ve rektal muayene yaptırılması öneriliyor.

    Risk grubundaki kişiler için tiroid, deri, lenf bezleri, ağız içi ve akciğer bölgeleri için düzenli muayeneler önem taşıyor. İdrar yolu, böbrek ve mesanede meydana gelebilecek kanser türlerinin tespiti için, hekiminiz tarafından istenen “idrar sitolojisi” ile idrar incelemesi yapılabiliyor.

    Ayrıca hekiminiz kanserden şüpheleniyorsa kan testi isteyerek kan hücrelerinin sayıları ve büyüklüklerine bakabiliyor. Bu test ile kan kanseri genellikle tespit edilebiliyor. Test sonrası kesin tanı için kemik iliği biyopsisi yapılıyor.

    Prostat kanseri, yumurtalık kanseri, tiroid kanseri, karaciğer ve testis kanserinde kan testleri tanı yöntemi olarak kullanılıyor. Ancak kan kanseri (lösemi) dışında hiçbir zaman kan testleri ile kanser tanısı konmuyor, hekim tarafından diğer tanı yöntemlerine başvuruluyor.

    Kanserde erken teşhis mümkün müdür?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanserde Erken Teşhis” üzerine soruları cevaplıyor.

    Aile üyelerinde kanser öyküsü varsa, meme, yumurtalık (over) ve bağırsak kanserleri ve bazı diğer kanser türlerinde uygulanabilen genetik testler, kişinin yaşamının herhangi bir döneminde kanser geçirme olasılığının belirlenmesinde kullanılıyor.

    Genetik testler ile aralarında bazı kanser türlerinin de bulunduğu belirli hastalıklara olan yatkınlık, çocuklara geçebilecek genler, bireylerin ilaçlara farklı yanıt vermesinden ve bazı yan etkilerden sorumlu genetik faktörler tespit edilebiliyor.

    Genetik testler: Tükürük ya da kan örneği üzerinden DNA analizi yapılarak gerçekleştirilen Genetik genetik test ile bazı kanser türlerine olan yatkınlık belirlenebiliyor.

    [attention type=yellow]
    Ailesel tümör riski bulunan kişiler Tüm Vücut MR incelemesi yaptırabiliyor. Meme, prostat ve gastrointestinal (sindirim sistemi) tümörlerinin erken evrede saptanabilmesi için klasik tarama yöntemleri ile birlikte yapılabiliyor.
    [/attention]

    Kanser tarama testlerinin yanı sıra kişide genetik yatkınlık olması ya da kanserin belirtisi olabilecek çeşitli şikayetlerle hekime başvurulması durumunda, hekimin belirleyeceği kanser tanı yöntemleri ile kanserin erken evrede teşhisi yapılıyor.

    Normal çıkan check up sonrası kişi kanser teşhisi alabilir mi?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

    Kanserde Erken Teşhis İçin Yapılan Testler

    Meme Kanseri

    Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanserinin erken teşhisi için 20 yaşından itibaren tüm kadınların kendi kendine meme muayenesi yapması önem taşıyor.

    Memeleriyle ilgili hiçbir şikayeti olmasa da her kadının 20-40 yaş arası 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise yılda bir kez klinik meme muayenesi için bir genel cerraha muayene olması gerekiyor. Meme kanseri riski taşımayan tüm kadınların ise 40 yaşından itibaren her yıl düzenli olarak mamografik takiplerinin yapılması gerekiyor.

    [attention type=green]
    Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlarınsa 25 yaşından itibaren doktor kontrolünde olmaları büyük önem taşıyor. Meme kanserinde genetik yatkınlığın araştırılması için çeşitli genetik testler de uygulanabiliyor.
    [/attention]

    Meme kanserinin tanısı için kullanılan yöntemler, mamografi, dijital mamografi, ultrasonografi, MR görüntüleme (Klasik MR ya da Tüm Vücut MR), biyopsi yöntemleri, Duktoskopi ve PET-CT.

    Kadınlar için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruları cevaplıyor.

    Rahim Ağzı Kanseri

    Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için tüm kadınların, cinsel yaşamları başladığı andan itibaren düzenli olarak PAP smear testi yaptırması öneriliyor. Yılda bir kez jinekolojik muayene yapılması, erken teşhis açısından hayati bir öneme sahip. 30 yaş üzerinde üç yıl ardışık PAP smear testi normal geldiyse, tarama sıklığı hekim tarafından azaltılabiliyor.

    Eğer PAP smear sonuçlarında anormal bir yapı saptanıyorsa, kolposkopi ve gerekirse biyopsi alınarak değerlendirilme yapılıyor.

    Rahim ağzı kanserinin tanısında başka bir yöntem ise; ışıklı tarama. Son yıllarda kullanılmaya başlayan ışıklı tarama testi ile rahim ağzı kanserinin ve öncü lezyonların PAP smear testine göre 2 yıla kadar erken tanısı sağlanabiliyor. Işıklı tarama yönteminde jinekolojik muayene sırasında özel bir alet ile rahim ağzına bakılıyor ve hekim tarafından hemen sonuç veriliyor.

    [attention type=red]
    Böylece tanı konulması durumunda hemen biyopsi basamağına geçilebiliyor. Tüm Vücut MR yöntemi ile yapılan taramada ise rahim ve yumurtalıklar taranarak erken tümör bulguları da saptanabiliyor.
    [/attention]

    Rahim ağzı kanserinden korunmak için cinsel olarak aktif olmayan yani HPV virüsü almış olma ihtimali bulunmayan genç kadınların HPV aşısı yaptırması büyük önem taşıyor. HPV aşısı 55 yaşına kadar her yaştan kadına da yapılabiliyor.

    HPV aşısı yapılsa dahi rahim ağzı kanseri tarama testi olan PAP smear testinin yapılmaya devam edilmesi önem taşıyor. HPV aşısı ayrıca erkeklerde de bu virüse ve neden olabilecek kanserlere (anüs, penis, ağız-boğaz bölgesi oluşabilecek kanserler) karşı koruma sağlayabiliyor.

    Kolon ve Rektum Kanseri

    Kalınbağırsak ya da diğer adıyla kolon ve rektum kanserine karşı herhangi bir risk faktörü ya da yakınması olmasa dahi 40 yaşından itibaren rutin olarak yapılacak dışkıda gizli kan testi, erken teşhisi için önem taşıyor.

    50 yaşından itibaren ise öncü lezyonlar olan poliplerin saptanması için hem kadın hem de erkeklerde kolonoskopi yaptırılması öneriliyor. Polip ya da kanser yoksa 5 yılda bir tekrarlanabiliyor.

    Eğer polip saptanmışsa 3 yılı geçmeden, tercihen yılda 1 kolonoskopi tekrarlanmalı.

    [attention type=yellow]
    Ayrıca kan testleri (CA 19-9, Gama Glutamil Transferaz (GGT)), rektal muayene, sigmoidoskopi, çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi de kolon kanseri taraması yöntemi olarak kullanılıyor. Kolon kanseri erken teşhis edildiğinde ilk 5 yılda hayatta kalma oranının yüzde 90 olduğunu ama geç kalındığında bu oranın çok düştüğünü unutmamak gerekiyor.
    [/attention]

    Kolon kanserini düşündüren bulgular varsa hekim tarafından akciğer filmi (kanserin akciğerlere yayılma olasılığı nedeniyle), tüm karın bilgisayarlı tomografisi – BT (sanal kolonoskopi), ultrasonografi (US), manyetik rezonans görüntüleme (MR), endorektal ultrasonografi (ERUS), pozitron emisyon tomografisi (PET-CT) hastanın ve tümörün özelliğine göre istenen incelemeler. Bu değerlendirme sonucunda hastalığın evresi belirleniyor ve tedavi planlanıyor. Kesin tanı için endoskopik tetkikler (rektoskopi, sigmoidoskopi, kolonoskopi) ve biyopsi (görülen lezyondan parça alınması) yapılıyor.

    Prostat Kanseri

    Erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında ikinci sırada yer alan prostat kanserine karşı her erkeğin 40 yaşında PSA testi (kan testiyle bakılır) yaptırması önemli. PSA seviyesi 1’in altındaysa, testin 45 ve 50 yaşında tekrarlanması yeterli oluyor.

    Ancak seviye 1’in üzerindeyse, daha sık aralıklarla PSA testi yaptırmak gerekiyor. Çünkü bir kan belirteciyle teşhis konulabilen tek tümör prostat kanserleri.

    Ancak prostat kanseri erken tanısında sadece PSA baktırmak yeterli olmadığından ve rektal muayene gerektiğinden, 50 yaşından itibaren düzenli doktor muayenesinin ihmal edilmemesi gerekiyor.

    [attention type=green]
    Tüm Vücut MR yöntemiyle yapılan tarama da, prostat kanserinde erken dönem bulguların saptanması için diğer tarama yöntemleriyle birlikte kullanılabiliyor.
    [/attention]

    Erken tanı için yapılan düzenli PSA, yaşa göre eşik değerlerin üstünde olduğunda veya parmakla muayenede bir anormallik saptandığında, biyopsi yapılması gerekiyor.

    MR Ultrason ve Füzyon ve Biyopsi Sistemi’nde, biyopsi almak için kullanılan iğnenin sapma olmadan kanserli bölgeye denk gelmesi sağlanıyor. Bu sistem ile elde edilen görüntülerde özellikle agresif kanser odakları tespit edilebiliyor.

    Erkekler için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruşarı cevaplıyor.

    Diğer Kanser Türlerinde Kanser Tarama Testleri Hangileridir?

    Cilt Kanseri

    Özellikle çok açık bir ten rengine sahip olanlar ve vücudunda fazla ben bulunanlar cilt kanseri konusunda daha yüksek risk altında olduğundan, hekim tarafından dermatoskopi yöntemi ile ben takibinin yapılması önem taşıyor.

    Yapısal özellikleri bu şekilde olanların, düzenli olarak benlerini bir dermatoloji uzmanlarına inceletmeleri cilt kanserinin erken teşhisi açısından önemli. Deri kanserinin kesin tanısı ise cerrahi olarak çıkarılan dokunun patolojik incelemesi ile konulabiliyor.

    Akciğer Kanseri

    Akciğer kanseri taramalarında standart bir yaş bulunmuyor. Ancak özellikle risk grubunda olanların bu noktada dikkatli olmaları gerekiyor.

    30 yıldır sigara içen, 55-74 yaş arası bireylerin yılda bir defa düşük doz tomografi ile taramalarını yaptırmaları erken teşhiste büyük önem taşıyor.

    Bu tarama testi sayesinde akciğer kanserinden ölüm oranlarını yüzde 20 oranında azaldığı gösteriliyor.

    Tiroid Kanseri

    Tiroid kanseri teşhisinin ilk aşaması, boynun orta alt kısmındaki şişlik şikayeti ile hastanın hekime başvurması ile başlıyor. Muayene ile birlikte kanda T3, T4, TSH seviyelerine bakılabiliyor. Nodülü olan hastalarda ayrıca tiroid sintigrafisi çekilebiliyor.

    Tiroid bölgesindeki bir nodülden şüpheleniyorsa, radyologların yapacağı ultrasonografik inceleme ile var olan bir nodülün varlığı ve boyutu değerlendirilebiliyor. Bir sonraki aşamada ultrason eşliğinde ince iğne biyopsisi tanı konulabiliyor.

    [attention type=red]
    Tiroid kanserinin varlığı ya da kanserin türü konusunda kesin teşhis, şişliğin cerrahi yolla çıkarılması ve patolojik yolla incelenmesi ile konuluyor.
    [/attention]

    Tiroid kanserlerinde PET/CT, klasik tanı yöntemleri arasında olmamasına rağmen, şüphede kalınan lezyonların incelenmesinde yarar sağlıyor.

    Ağız ve Dil Bölgesi Kanseri

    Sigara ve alkol kullanan kişilerde sıklıkla karşılaşılan ağız ve dil bölgesi kanserlerinin erken teşhisi için düzenli diş hekimi muayenesi önem taşıyor. Ağız içinde yaralar, kanama gibi belirtiler ile hekime başvurulduğunda ilk olarak gözle muayene yapılıyor.

    Hekim kanserden şüphelenirse hastalığın yaygınlığını anlamak için tomografi, MR ve ultrason gibi tetkiklere başvuruluyor, kesin teşhis için ağızdan alınan parça patolojiye gönderiliyor. Böylece kanser teşhis edilebiliyor ve kanserin türü anlaşılmış oluyor.

    Lenfoma

    Boyunda, koltuk altında ya da kasıklardaki lenf bezlerinde oluşan şişlikler, çoğunlukla ağrı vermiyor ve kişinin kanser olduğu anlamına gelmiyor.

    Enfeksiyonlar nedeniyle olabilecek bu şişliklerin iki haftadan fazla geçmemesi ve nedeni bilinmeyen ateş, açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler halinde doktora başvurmak gerekiyor.

    Lenfomanın teşhisinde fiziki muayene, kan testleri, akciğer filmi ve biyopsiden yararlanılıyor.

    Kişinin kanser olup olmadığını tespit eden tek bir kan testi var mıdır?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

    Источник: https://www.acibadem.com.tr/erkenteshis/kanser-tarama-testleri/

    Kanserde erken teşhisin önemi: Ani kilo kaybı ve halsizliğe dikkat!

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Kanser türlerinin pek çoğunda ortak belirtiler; nedensiz kilo kaybı, geçmeyen halsizlik ile yorgunluk ve yüksek ateş olarak karşımıza çıkıyor ancak bu hastalık bazen sessizce de gelebiliyor.

    Ülkemizde her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen kanserin başarıyla tedavi edilmesinde, erken teşhis ve doğru tedavi planlaması önemli rol oynuyor.

    Memorial Ankara Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Kübra Aydın, “01-07 Nisan Kanser Haftası” öncesinde “kanser hastalığının tanı ve tedavisi ile korunma yöntemleri” hakkında bilgi verdi.

    Vücudunuzun verdiği sinyallere kulak verin

    Kanser, vücudun bir veya birden çok organ veya bölgesini etkileyen 200’den fazla hastalık grubunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

    Belirli bir doku veya organdaki hasarlı hücrelerin kontrolsüz bir biçimde üreyerek, bir kitle veya tümör oluşturmasıdır. Kansere neden olan kesin bir etken olmasa da, kanser riskini artıran birçok faktör bulunmaktadır.

    [attention type=yellow]
    Bu risk faktörlerinden en önemlileri; sigara, obezite, sanayileşmenin getirdiği bazı kimyasal maddeler, hareketsiz yaşam, UV ışınları ve bazı enfeksiyonlar olarak sıralanabilir. Birçok hastalığı taklit edebilen kanserin belirtileri de farklı hastalıkların belirtileriyle benzerlik gösterebilmektedir.
    [/attention]

    Çoğu kanser türü oldukça sinsi ilerlemekte ve ancak son evrede belirti vermektedir. Bazı kanserler de bulundukları organa göre bulgularla ortaya çıkmaktadır. Bunların yanı sıra kanserin, hangi organa yerleşmiş olursa olsun, vücutta neden olduğu genel şikayetler de bulunmaktadır. Bunlar hemen her kanser tipinde görülen; halsizlik, ani kilo kaybı, iştahsızlık, ateş gibi belirtilerdir.

    Düşük doz toraks tomografisi sigara içenler için hayat kurtarıcı olabilir

    Kanserin erken teşhis edilmesi için yapılan taramalar sayesinde erken evrede tespit edilen çoğu kanser türü, hayati kayıplara neden olmadan tedavi edilebilmektedir.

    Yaygın olarak yapılan tarama testleri; serviks yani rahim ağzı kanseri için yıllık smear testleri, meme kanseri için yıllık mamografi, kolorektal kanserler için gaitada gizli kan, endoskopi, kolonoskopi, akciğer kanseri için düşük doz toraks tomografisi ve prostat kanseri için PSA testidir.

    Çok sık görülen bir kanser türü olan akciğer kanseri için yapılan düşük doz toraks tomografisi özellikle sigara içen veya akciğer kanseri açısından riskli grupta bulunan kişilere yapılması oldukça faydalı olan bir taramadır.

    Kanser tedavisi kişiye özel planlanmalı

    Kanser birçok bölümün işbirliğiyle, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Medikal onkoloji, kanserin ilaçla tedavisi ile ilgili olsa da hastanın cerrahiye, radyoterapiye ya da başka bir bölüme yönlendirilmesinde de aktif rol almaktadır.

    Cerrahi yöntemler kanser için önemli birer tedavi seçeneğidir. Bununla birlikte radyoterapi de kanser tedavisinde başarılı sonuçlar elde etmenin anahtarıdır.

    [attention type=green]
    Sistemik tedavi kısmını oluşturan; kemoterapi, akıllı ilaçlar ve son 5 yılın öne çıkan tedavi yöntemi immunoterapi de tedavide oldukça önemlidir. Tedavilerin kanser türüne ve evresine göre farklı uygulanması gerekmektedir.
    [/attention]

    Bazı hastalarda tam iyileşmenin amaçlandığı küratif denilen tedaviler, bazı hastalarda ise sadece palyatif yani hastanın sağ kalım süresini uzatmaya ve kansere bağlı şikayetlerini azaltmaya yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Kanserle mücadelede en önemli nokta, tedavinin kişiye özel olarak planlanması ve uygulanmasıdır.

    Tedavi başarısında psikolojik desteğin etkisi büyük

    Tedavide başarılı sonuçlar elde etmek için medikal uygulamaların yanı sıra; hasta ve hasta yakınlarının olumlu düşünmeleri ve tedaviden vazgeçmemeleri de büyük önem taşımaktadır. Kemoterapi sonrası bulantı kontrolünde bile hasta psikolojisi çok önemlidir.

    Örneğin; “beklenti bulantısı” oldukça sık görülmektedir. Bu durumda hasta hastaneye gelip kemoterapi aldığında midesinin bulanacağını düşündüğü anda daha hastaneye gelmeden bulantı yaşamaktadır.

    [attention type=red]
    Psikolojik destekle hastanın ve hasta yakınlarının tedavi sürecine olumlu yaklaşması, tedaviden vazgeçmemesi, tedavinin devamlılığına ve başarılı olmasına büyük katkı sağlamaktadır.
    [/attention]

    Kanser tedavisinde başarıyı olumlu yönde etkileyen bir diğer etken, hasta-hasta yakını ve onkoloji ekibinin iletişiminin kuvvetli olmasıdır. Doktorun hastanın merak ettiği tüm soruları cevaplandırması, tedavi süresince nelerle karşılaşacağını anlatması hastanın tedaviyi daha çok sahiplenmesini sağlamaktadır.

    Akdeniz tipi beslenmeye özen gösterin

    Kanser, sağlıklı yaşam kurallarına uyulduğu sürece önlenebilir bir hastalıktır. Kanserden korunmak için dikkat edilmesi gerekenlerin başında, dengeli beslenmek ve hareketli bir yaşam tarzına sahip olmak gelmektedir.

    Bu amaçla; Akdeniz tipi beslenme alışkanlığının kazanılması önemlidir. Kırmızı eti azaltıp haftada 2 porsiyonla sınırlamak, daha çok balık, zeytinyağlı yemekler ve sebze yemekleri tercih etmek, meyve, baklagiller, süt ve süt ürünlerinden zengin bir beslenme programı oluşturmak gerekmektedir.

    Günde en az yarım saat hafif tempolu yürüyüş gibi egzersizlerle hayata hareket katılmalıdır. Bunların yanı sıra sigaradan tamamen uzak durulmalı, alkol tüketimi ise sınırlandırılmalıdır. Enfeksiyonlardan, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve güneşin zararlı etkilerinden korunmak için önlem alınmalıdır. Güneşten çok daha zararlı olan solaryumdan ise kesinlikle kaçınmak gerekmektedir.

    Kanser tedavisinde yeni teknolojiler neler?

    Источник: https://indigodergisi.com/2017/03/kanserde-erken-teshisin-onemi/

    Kan testiyle erken kanser teşhisi: Kanseri önlemenin 7 yolu

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Bilim insanları, bir kişinin kanser hastası olup olmadığını, eğer kanserse hangi türe yakalandığını kan testi yoluyla tespit edecek bir yöntem geliştirdi. Ancak yönteme temkinli yaklaşanlar da var.

    Yumurtalık, karaciğer, akciğer, mide, pankreas, yemek borusu, kolon (kalın bağırsak) ve göğüs. Basit bir testle bu organlarda tümör olup olmadığı anlaşılıyor. Üstelik hastanın henüz kanser semptomları göstermediği, kanserin diğer bölgelere yayılmadığı çok erken bir evrede. Yine basit bir ameliyatla hasta sağlığına kavuşuyor. Oldukça meşakkatli olan kemoterapi sürecine gerek kalmıyor ve çok sayıda insanın hayatı kurtuluyor

    Tüm bunlar, gerçek olamayacak kadar kulağa hoş geliyor. Bilim insanları yıllardır “sıvı (likid) biyopsi” yöntemiyle kanserli hücreleri erken safhada tespit etmek için hummalı çalışmalar yapıyor. Amaç, kanseri dokuda belirdikten sonra değil, henüz kandayken ortaya çıkarmak. Böylece “check up” olarak adlandırılan rutin bir genel sağlık kontrolünde bile, hastanın kan değerlerine bakılarak kanser olup olmadığı ve hangi organın kanser tehdidiyle karşı karşıya bulunduğu kolayca belirlenebilecek

    İşte ABD’deki Baltimore Johns Hopkins University School of Medicine (Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi) bünyesinde çalışan araştırmacılar, bu rüyayı gerçeğe dönüştürme yolunda çok önemli bir adım attı. CancerSEEK başlıklı söz konusu kanser araştırmasının ayrıntıları, “Science” adlı bilim dergisinin son sayısında yayınlandı

    Kanda kanser DNA’sı

    Vücut hücrelerinin kanser hücrelerine dönüşmesiyle birlikte genetik yapıları da değişime uğruyor. Bir hücrenin kontrolsüz büyümesini genelde gen mutasyonları tetikliyor. Kanserli hücrenin herhangi bir nedenle ölmesi durumunda ise parçacıkları çoğu kez kana karışıyor. Böylece kanserli hücrelerin genetik malzemesini ya da proteinini kanda tespit etmek mümkün oluyor. İşte yeni geliştirilen CancerSEEK testi de bu oluşumu temel alıyor. Test yöntemiyle kanser hücreleri için karakteristik olan sekiz protein ve 16 gen mutasyonunu tespit etmek mümkün

    Dergideki makalenin birinci müellifi Joshua Cohen, aslında testin kapsamının çok daha geniş tutulmasının mümkün olduğunu, ancak maliyeti düşürmek için başlıca tümör işaretleyicisiyle yetindiklerini söylüyor. Test ücretinin ilk aşamada yaklaşık 500 ABD Doları olması bekleniyor. Ancak testin doktor muayenehanelerinde hemen kullanması şu aşamada mümkün değil. Zira bunun için daha pek çok araştırmanın yapılması gerekiyor

    Kanser hücreleri normal hücrelerden farklılık gösteriyor

    Meme kanserinde karavana, yumurtalık ve karaciğerde tam isabet

    Araştırmacılar geliştirdikleri testi, yukarıda sözü edilen sekiz kanser türünden muzdarip olan ve hastalığın farklı evrelerinde bulunan 1005 hasta üzerinde uyguladı. Tüm kanser türleri arasında yüzde 70’lik bir başarı ortalaması yakalandı. Diğer bir ifadeyle: Her üç kanserli hücreden ikisi başarıyla tespit edildi. Ancak meme kanserinde bu oran tersine döndü: Kanserli hücrelerin sadece üçte biri saptanabildi

    Yumurtalık ve karaciğer kanserinde ise isabet oranı yüzde 98’i buldu. İncelenen kanser türlerinden beşi için “screening” diye tabir edilen özel kanser muayenesinin zaten mevcut olmadığını belirten araştırmacılar, yeni geliştirilen testle bu imkânın doğduğunu, bunun bile büyük bir başarı olduğunu vurguluyorlar

    Kanser hastası olmayan kişilere konulan hatalı teşhislerin önlenmesinde de yeni test hayli başarılı. 800 sağlıklı denekten sadece 7’sine yanlış kanser teşhisi kondu. Bu, yüzde 1’den daha düşük bir hata payı anlamına geliyor

    Meme kanserinde sonuçlar umut vaat etmiyor

    Temkinli iyimserlik

    Kanser uzmanları yine de testle ilgili büyük beklentilere girilmemesi yönünde uyarıyor. Heidelberg’deki Alman Kanser Araştırmaları Merkezi’nden Holger Sültmann, ABD’de geliştirilen testin kanser araştırmaları için bir mihenk taşı olmakla birlikte, erken teşhis konusundaki başarı oranının çok başarılı olmadığını söylüyor. Hamburg Eppendorf Üniversite Hastanesi Deneysel Tıp Merkezi’nden Klaus Pantel ise “Hastaların hayatlarını kurtarabilmek için erken teşhis çok önemli. Yeni kan testi, erken teşhis yolundaki çalışmalara kuşkusuz ivme kazandıracaktır” diyor

    Uzmanlar, test aşamasında olumlu çıkan pek çok sonucun gerçek ortamda aksi yönde olmasından endişe ediyor. Sonuçlara eleştirel yaklaşanlar, söz konusu testi geliştirenlerin, kronik kanser hastalarını denekler arasına almadığına dikkat çekiyor. Kanser araştırmasını yöneten Nickolas Papadopoulos ise bu eleştirilere cevaben “Nature” adlı bir başka bilim dergisine yaptığı açıklamada, “Bir testin yararlı olabilmesi için ille de mükemmel olması gerekmiyor” diyor

    Bu çalışmanın devamı niteliğindeki bir başka araştırmaysa çok daha kapsamlı şekilde yürütülüyor. Pensnsylvania’daki Geisinger Health System adlı tıbbî araştırmalar merkezi ile Johns Hopkins Üniversitesi’ndeki bilim insanları, CancerSEEK testini, yaşları 65 ile 75 arasında değişen 50 bin kadın üzerinde deniyor. Beş yıllık bir süreye yayılan araştırmada, kanserin çok erken evrelerde tespit edilmesi amaçlanıyor

    Gece çalışan kadınların kanser riski yüksek

    Yapılan bir araştırmaya göre gece mesaisinde çalışan Avrupalı ve Kuzey Amerikalı kadınların kansere yakalanma riski gece çalışmayanlara göre daha yüksek

    Çin’in Şicuan Üniversitesinde yapılan bir araştırmanın sonucuna göre, gece vardiyasında çalışan kadınların, kansere yakalanma riski gündüz çalışan kadınlara oranla yüzde 19 daha fazla. Bazı kanser çeşitlerindeyse bu risk daha da ürkütücü boyutta. Örneğin cilt kanserinde bu oran yüzde 41, meme kanserinde yüzde 32 iken mide kanserinde de yüzde 18 düzeyinde

    Araştırmanın sonuçları pazartesi günü ABD’li “Cancer Epidemiology, Biomarkers and Prevention” dergisinde yayımlandı. Araştırmada Asya ve Avustralyalı kadınların söz konusu risk grubunda yer almadığı da belirtildi. Araştırmayı yürüten ekipten onkoloji uzmanı Xuelei Ma’nın görüşlerine yer verilen makalede, “bu durumun bilim insanları için de bir sürpriz olduğu” ifade edildi. Bu farklılığın nedeninin Avrupa ve Kuzey Amerikalı kadınların cinsellik hormonlarının yüksek oluşuyla ve bunun da örneğin meme kanseri gibi hormonlarla bağlantılı kanser çeşitleriyle ilintili olabileceği vurgulandı

    Çalışmada Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Avustralya’daki kadınlar üzerine yapılmış 3 milyon 900 bin kadını ve 115 bin kanser vakasını kapsayan 61 ayrı araştırmanın sonuçları değerlendirildi. Ancak araştırmalarda gece vardiyasının sıklığının farklı şekillerde ele alındığı da vurgulandı. Buna göre bazı araştırmalar, ayda üç kez gece vardiyasında çalışan kadınları da risk kapsamında değerlendirdi

    Uzmanlar düzenli muayenelerin hastalıkların erken teşhisi ve kanserle mücadelede büyük önem arz ettiği görüşünde

    Gece hemşireleri büyük risk altında

    Araştırmaya göre, en yüksek risk grubundaki kadınlarıysa gece çalışan hemşireler oluşturuyor. Bu hemşirelerin meme kanserine yakalanma riski yüzde 58, mide kanserine yüzde 35 ve akciğer kanserine yakalanma riski de yüzde 18 daha fazla

    Çalışmayı yürüten bilim insanları yüksek risk grubundaki hemşirelerin meslekleri gereği edindikleri tıbbi bilgiler doğrultusunda hastalıklar karşısında daha bilinçli olduklarını, kanser muayenelerini düzenli bir biçimde yaptırdıklarını ve bunun sonucunda da daha sıklıkla kanser teşhisiyle karşı karşıya kaldıklarını vurguluyor. Bunun yanı sıra hastanelerde gece nöbetlerindeki iş yükünün gündüz vardiyalarına göre zaman zaman çok daha ağır olduğunun da altı çiziliyor

    Araştırmacılar gece çalışan kadınlara yönelik sağlık-koruma programlarının gerekliliğine vurgu yaparken, bu risk grubundaki kadınlar için düzenli sağlık muayenelerinin yapılmasının son derece önemli olduğunu belirtiyor

    • Kış Depresyonu: Kış Aylarında Depresyonun Sebepleri

    KANSERİ ÖNLEMENİN 7 YOLU

    Sigaradan uzak durulmalı

    Tütün tüm dünyada kanserden ölüme neden olan ve büyük ölçüde önlenebilir bir risk faktörüne sahip. Tütünün tüm kanserden ölümlerin yüzde 22’sine sebep olduğu tahmin ediliyor. Sadece sigara içmek değil, tütün çiğnemek ve enfiye çekmek de kansere sebep oluyor. Çevrede içilen sigaranın dumanını soluyanlar da tehdit altında

    Çok fazla güneşte kalınmamalı

    Sık görülen türlerden olan cilt kanserinden korunmanın iyi bir yolu var. Bol miktarda koruyucu güneş kremi kullanmak. Ultraviole ışınların en güçlü olduğu 10 ile 16 saatleri arasında güneşten uzak durulmalı. Şapka, elbise ve güneş gözlüğü kullanmak da ek koruma sağlıyor. Ultraviyole ışınlar yayan solaryum cihazlarının da kanserojen etkisinin olduğu ortaya çıktı

    Tedbirli olunmalı

    Belirtileri nedeniyle bazı kanser türleri önceden tespit edilebilir. Düzenli olarak kendi kendine kontrol ve tedbir muayenesi yapmak örneğin cilt ya da meme gibi bazı kanser türlerinin erken tespitine ve tedavisine yardımcı olabilir. Ancak bütün kanser türleri için tedbir muayenesi yapma imkanı yok. Bu konudaki yararlı bilgiler için doktora danışmakta fayda var

    Hareketli olunmalı, fazla kilo önlenmeli

    Yemek borusu, kolon, meme, rahim ve böbrek kanseri aşırı kiloyla ilintili. Düzenli spor ve egzersizin yanı sıra bol meyve ve sebze ile sağlıklı beslenme ve az kırmızı et tüketmek kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor

    Enfeksiyon önlenmeli

    Enfeksiyonlar kanserden ölümlerin gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık yüzde 22, sanayileşmiş ülkelerde ise yüzde 6’sından sorumlu. Hepatit virüsü karaciğer, insan papilloma virüsü rahim ağzı, fotoğraftaki helikobakter pilori bakterisi mide kanseri riksini artırıyor. Bazı virüslere karşı aşıyla korunmak mümkün

    Alkol tüketiminde dikkatli olunmalı

    Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, içilen alkol miktarıyla ilintili olarak kanser riski de artıyor. Alkol, ağız boşluğu, yutak, gırlak, yemek borusu, karaciğer, kolon ve meme gibi birçok kanser türüne yakalanma riskini artırıyor

    Sağlığa zararlı maddelerden kaçınılmalı

    Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, hava, su ve toprağın kansere yol açan maddelerle kirlenmesi tüm kanser hastalıklarının yüzde 1 ila 4’üne sebep oluyor. Evlerde yakılan kömürün meydana getirdiği hava kirliliği nedeniyle akciğer kanserine yakalanma riski sigara içmeyenlerde iki katına çıkıyor

    İngiltere Sağlık Kurumu NHS, yaşamında bu tür bir değişikliğe gitmek isteyenler için beş maddelik bir liste hazırladı.

    Sağlık uzmanları, sigarayı bırakmanın olumlu etkilerinin neredeyse hemen hissedilebildiğine, bu etkilerin uzun soluklu ve geniş kapsamlı olduğuna dikkat çekiyor.

    İşte sigarayı bırakmak için uzmanların tavsiyeleri:

    1. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sigarayı Bıraktırma Poliklinikleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan destek alın- sigarayı bırakırken yalnız değilsiniz

    [attention type=yellow]
    Sigarayı bırakmak pek çok sebepten çok zor gelebilir. Bazen sadece “sigarayı bıraktım” demek yetmez. Başka nedenler de sigarayı hayatınızdan çıkarmanızı güçleştirir.
    [/attention]

    Kimi zaman da dumansız bir hayat için sadece istekli olmanız yeterli olmayabilir.
    Bu konuda bilgili bir kişiden destek almak ya da NRT adı verilen Nikotin Replasman Terapisi ile sigarayı bırakma olasılığınız dört kat artıyor.

    2. Sigarayı bırakma gerekçeleriniz neler? Bir kağıda yazıp buzdolabının üzerine, arabanızın camına ya da sık baktığınız bir yere yapıştırın.

    Yaşınızın ya da ne kadar süredir sigara kullandığınızın bir önemi yok, sigarayı bırakır bırakmaz kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Hatta sigarayı bırakmanın faydalarını neredeyse hemen hissetmeye başlayacaksınız.

    [attention type=green]
    Kalbinizin vücudunuza çok daha kolay şekilde daha fazla kan pompalamaya başlaması çok sürmeyecek. Bu, daha fazla oksijen demek.
    [/attention]

    Sigarayı bırakınca bedeniniz size teşekkür edecek. Nefes alış verişinizin daha da iyileştiğini, daha az nezle ve gribe yakalandığınızı ve çok daha rahat egzersiz yapabildiğinizi fark edeceksiniz.

    3. Sigara içmediğiniz zamanları hatırlayın.

    Sigara içmemek için ne yapıyordunuz? Kendi deneyimlerinizden faydalanmaya çalışın.

    4. Satın almadığınız sigaraların parasıyla hoşunuza giden bir şeyler yapın, ya da kendinize hediyeler alın.

    Her gün içtiğiniz sigaraların aylık toplam maliyetini hiç hesapladınız mı? Ne kadar tasarruf ettiğinizi görünce şaşıracaksınız.

    Şöyle düşünün, günde 20 sigara içiyorsanız, bu yılda 7300 sigara eder.

    [attention type=red]
    Demek ki en ucuz sigara markasını kullansanız dahi her yıl 2190 Türk Lirasını sigaraya harcıyorsunuz.
    [/attention]

    Bu para güzel bir yaz tatiline harcanabilir.

    5. Sigarayı bırakırsanız bu dört maddeyi aklınızda tutmaya çalışın.

    Sigara içme eylemini aklınıza geldikçe erteleyin, bol su için, kendinizi oyalayın ve derin nefes alın.

  •  |  | Pinterest | Akademi Portal Sağlık

    Lemfo Kadın Regl Döngüsünü Takip Edebilen Saat

    Detaylar için tıklayın

    Источник: https://www.akademiportal.com/kan-testiyle-erken-kanser-teshisi-kanseri-onlemenin-7-yolu/

    Kanserde ‘akıllı test’ hastalığı çok erken tespit ediyor

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Ülkemizde de uygulanmaya başlanan CTC tekniği basit bir kan testiyle kanserli hücreleri ve sayılarını çok erken evrede tespit ediyor, hatta kanserin türünü bile söylüyor. Kansere bambaşka bir bakış açısı getiren CTC tekniğini, Anadolu Sağlık Merkezi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Baloğlu sizler için anlattı.

    Bir test düşünün; adeta bir dedektif gibi, kanınızda dolaşan kanserli hücreleri buluyor ve sayılarını, hatta hangi tür kanser olduğuna dair bilgileri sizinle paylaşıyor.

    Böylelikle kanser daha yolun çok başındayken önlem alma şansı yakalayabiliyorsunuz.

    Amerikan İlaç Dairesi’nden (FDA) bazı kanser türleri için onay alan ve şu an için çok az ülkede (Almanya, İtalya ve ABD gibi) uygulanan CTC adlı yöntem, artık Türkiye’de de kullanılıyor.

    Nasıl bir yöntem?

    Kan verme sorunu olmayan her hastaya uygulanabilen CTC yönteminde, hastadan alınan bir tüp kan özel bir cihazla inceleniyor. Alınacak kan için hastanın aç ya da tok olması fark etmiyor. Hatta kan almak için hastanın gelmesi gibi bir şart da yok. Ancak sağlıklı bir sonuç için, gün içinde alınan kanın normal oda ısısı şartlarında 30 saat içinde işleme konması zorunlu.

    İlk aşamada, alınan kanın içindeki normal kan bileşimini oluşturan hücreler ayırt edilirken; bazı özel algoritmalar aracılığıyla, başka hücre yapıları olup olmadığı tespit ediliyor. Kanın kendi hücreleri ekarte ediliyor ve sonraki işlemlerde kullanılmak üzere, dolaşımda bulunan diğer hücrelerin yoğun olduğu bir sıvı hazırlanıyor.

    İkinci aşamada ise, bu sıvı içinde kanser hücresi olup olmadığı, kanserli hücrelerin yüzeyindeki özellikler baz alınarak inceleniyor. Söz konusu özellikler mevcutsa ve hücrelerin sayısı belirli bir miktarın üstündeyse kesin kanser tanısı konabiliyor.

    [attention type=yellow]
    Böylelikle yeni yöntem, hem kanserli hücreleri yakalıyor hem sayısını gösteriyor hem de hangi tür kanser olduğu bilgisini veriyor. Tüm bu aşamalar toplam 4 günde tamamlanabiliyor.
    [/attention]

    Klasik kanser evrelemesinde bilindiği üzere; tümörün belirli bir boyuta gelmesi, lenf noduna yayılması ve bulunduğu yerde uzak organlara sıçraması gibi parametreler kullanılıyor.

    Fakat yeni yöntem sayesinde artık tümör belirli bir boyuta erişmeden, yani mevcut tarama yöntemleriyle yakalanabilecek boyuta dahi erişmeden o tümörün kana karışan hücreleri tespit edilebiliyor. Bu da kanserde, “çok erken dönemlerde tanımlanabilme olanağı” anlamına geliyor.

    [attention type=green]
    Kanser tanısından sonra tedavi sürecine geçiliyor. Yeni sistemde, dolaşımdaki kanda görülen kanserli hücrelerin sayısında, tedaviden önce ve hemen tedaviden çok kısa süre sonra da bakılmak suretiyle sayısal anlamda herhangi bir azalma olup olmadığı inceleniyor.
    [/attention]

    Bu da tedavinin kanser hücreleri üzerinde nasıl bir etki oluşturduğuna ilişkin önemli bilgiler sağlıyor. Tedavide birinci kürün (ilaç uygulamaları) ardından1-2 hafta sonra bile olumlu sonuçları, dolaşımdaki tümör hücrelerinde görmek mümkün olabiliyor.

    Kanser hücresi bulunmazsa…

    Peki kanda herhangi bir kanserli hücre tespit edilmezse bunun anlamı nedir? Bu asla, “yüzde 100 kanser yoktur” olarak yorumlanmamalıdır. Çünkü büyüyen kanserli dokudan henüz kana geçmemiş hücreler olabiliyor.

    Ya da kanserli hücreler yüzey özelliklerini değiştirerek tanınamaz hale gelebiliyor. Bu nedenle tümör hücrelerinin saptanamaması tam olarak kanser yokluğu anlamı taşımıyor.

    Fakat kanserli hücreler tespit edilmişse ve belirli bir sayının üstündeyse, bu durum aksi kanıtlanana kadar kanserin varlığı anlamı taşıyor ve önemli bir kanıt olarak kabul ediliyor.

    [attention type=red]
    Kanser hastalıklarının önemli bir kısmını oluşturan kanserler (akciğer, meme, prostat, kalın bağırsak tümörleri gibi) yeni yöntem sayesinde erkenden fark edilebiliyor. Bir konuda şanslıyız ki, bu kanser türlerinin kanın diğer hücrelerinde olmayan belirteçleri var ve bunlar kullanılarak kandaki diğer hücrelerden ayırt edilebiliyor. Sonraki aşamalarda da hangi organa ait olduğu bulunabiliyor.
    [/attention]

    • Kanserin daha erken dönemde fark edilmesi

    • Tedavinin erkenden düzenlenmesi ve kanserin tedaviye cevap verip vermediğinin daha önceden kestirilmesi

    • Kişiye özel tedavi planlanması

    • Hastaya daha konforlu bir tarama süreci

    Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Baloğlu “Klasik kanser evrelemesinde bilindiği üzere; tümörün belirli bir boyuta gelmesi, lenf noduna yayılması ve bulunduğu yerde uzak organlara sıçraması gibi parametreler kullanılıyor. Fakat yeni yöntem sayesinde artık tümör belirli bir boyuta erişmeden, henüz çok küçük boyutlardayken o tümörün kandaki hücreleri tespit edilebiliyor.”

    Источник: https://www.saglikk.com/kanserde-akilli-test-hastaligi-cok-erken-tespit-ediyor/

    Kanser Tarama Testleri | Acıbadem

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.
    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Kanserin erken evrede teşhisi, kanser tedavisinin başarısını artırıyor. Kanserin erken teşhisi için kişinin herhangi bir yakınması olmasa dahi rahim ağzı, meme, kalın bağırsak ve prostat kanserleri için kanser tarama testleri yaptırması önem taşıyor.

    Rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde kadınların düzenli olarak Pap smear testi ya da ışıklı tarama testi yaptırması; meme kanserinin erken teşhisi için 40 yaş öncesi kendi kendine meme muayenesi ve klinik meme muayenesi ile 40 yaş sonrası mamografi; hem kadın hem erkekler için kalın bağırsak kanserinin erken tanısında dışkıda gizli kan testi, kan testleri, kolonoskopi ve kolon röntgeni; prostat kanserinin erken tanısı için erkeklerde PSA ve rektal muayene yaptırılması öneriliyor.

    Risk grubundaki kişiler için tiroid, deri, lenf bezleri, ağız içi ve akciğer bölgeleri için düzenli muayeneler önem taşıyor. İdrar yolu, böbrek ve mesanede meydana gelebilecek kanser türlerinin tespiti için, hekiminiz tarafından istenen “idrar sitolojisi” ile idrar incelemesi yapılabiliyor.

    Ayrıca hekiminiz kanserden şüpheleniyorsa kan testi isteyerek kan hücrelerinin sayıları ve büyüklüklerine bakabiliyor. Bu test ile kan kanseri genellikle tespit edilebiliyor. Test sonrası kesin tanı için kemik iliği biyopsisi yapılıyor.

    Prostat kanseri, yumurtalık kanseri, tiroid kanseri, karaciğer ve testis kanserinde kan testleri tanı yöntemi olarak kullanılıyor. Ancak kan kanseri (lösemi) dışında hiçbir zaman kan testleri ile kanser tanısı konmuyor, hekim tarafından diğer tanı yöntemlerine başvuruluyor.

    Kanserde erken teşhis mümkün müdür?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanserde Erken Teşhis” üzerine soruları cevaplıyor.

    Aile üyelerinde kanser öyküsü varsa, meme, yumurtalık (over) ve bağırsak kanserleri ve bazı diğer kanser türlerinde uygulanabilen genetik testler, kişinin yaşamının herhangi bir döneminde kanser geçirme olasılığının belirlenmesinde kullanılıyor.

    Genetik testler ile aralarında bazı kanser türlerinin de bulunduğu belirli hastalıklara olan yatkınlık, çocuklara geçebilecek genler, bireylerin ilaçlara farklı yanıt vermesinden ve bazı yan etkilerden sorumlu genetik faktörler tespit edilebiliyor.

    Genetik testler: Tükürük ya da kan örneği üzerinden DNA analizi yapılarak gerçekleştirilen Genetik genetik test ile bazı kanser türlerine olan yatkınlık belirlenebiliyor.

    [attention type=yellow]
    Ailesel tümör riski bulunan kişiler Tüm Vücut MR incelemesi yaptırabiliyor. Meme, prostat ve gastrointestinal (sindirim sistemi) tümörlerinin erken evrede saptanabilmesi için klasik tarama yöntemleri ile birlikte yapılabiliyor.
    [/attention]

    Kanser tarama testlerinin yanı sıra kişide genetik yatkınlık olması ya da kanserin belirtisi olabilecek çeşitli şikayetlerle hekime başvurulması durumunda, hekimin belirleyeceği kanser tanı yöntemleri ile kanserin erken evrede teşhisi yapılıyor.

    Normal çıkan check up sonrası kişi kanser teşhisi alabilir mi?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

    Kanserde Erken Teşhis İçin Yapılan Testler

    Meme Kanseri

    Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanserinin erken teşhisi için 20 yaşından itibaren tüm kadınların kendi kendine meme muayenesi yapması önem taşıyor.

    Memeleriyle ilgili hiçbir şikayeti olmasa da her kadının 20-40 yaş arası 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise yılda bir kez klinik meme muayenesi için bir genel cerraha muayene olması gerekiyor. Meme kanseri riski taşımayan tüm kadınların ise 40 yaşından itibaren her yıl düzenli olarak mamografik takiplerinin yapılması gerekiyor.

    [attention type=green]
    Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlarınsa 25 yaşından itibaren doktor kontrolünde olmaları büyük önem taşıyor. Meme kanserinde genetik yatkınlığın araştırılması için çeşitli genetik testler de uygulanabiliyor.
    [/attention]

    Meme kanserinin tanısı için kullanılan yöntemler, mamografi, dijital mamografi, ultrasonografi, MR görüntüleme (Klasik MR ya da Tüm Vücut MR), biyopsi yöntemleri, Duktoskopi ve PET-CT.

    Kadınlar için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruları cevaplıyor.

    Rahim Ağzı Kanseri

    Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için tüm kadınların, cinsel yaşamları başladığı andan itibaren düzenli olarak PAP smear testi yaptırması öneriliyor. Yılda bir kez jinekolojik muayene yapılması, erken teşhis açısından hayati bir öneme sahip. 30 yaş üzerinde üç yıl ardışık PAP smear testi normal geldiyse, tarama sıklığı hekim tarafından azaltılabiliyor.

    Eğer PAP smear sonuçlarında anormal bir yapı saptanıyorsa, kolposkopi ve gerekirse biyopsi alınarak değerlendirilme yapılıyor.

    Rahim ağzı kanserinin tanısında başka bir yöntem ise; ışıklı tarama. Son yıllarda kullanılmaya başlayan ışıklı tarama testi ile rahim ağzı kanserinin ve öncü lezyonların PAP smear testine göre 2 yıla kadar erken tanısı sağlanabiliyor. Işıklı tarama yönteminde jinekolojik muayene sırasında özel bir alet ile rahim ağzına bakılıyor ve hekim tarafından hemen sonuç veriliyor.

    [attention type=red]
    Böylece tanı konulması durumunda hemen biyopsi basamağına geçilebiliyor. Tüm Vücut MR yöntemi ile yapılan taramada ise rahim ve yumurtalıklar taranarak erken tümör bulguları da saptanabiliyor.
    [/attention]

    Rahim ağzı kanserinden korunmak için cinsel olarak aktif olmayan yani HPV virüsü almış olma ihtimali bulunmayan genç kadınların HPV aşısı yaptırması büyük önem taşıyor. HPV aşısı 55 yaşına kadar her yaştan kadına da yapılabiliyor.

    HPV aşısı yapılsa dahi rahim ağzı kanseri tarama testi olan PAP smear testinin yapılmaya devam edilmesi önem taşıyor. HPV aşısı ayrıca erkeklerde de bu virüse ve neden olabilecek kanserlere (anüs, penis, ağız-boğaz bölgesi oluşabilecek kanserler) karşı koruma sağlayabiliyor.

    Kolon ve Rektum Kanseri

    Kalınbağırsak ya da diğer adıyla kolon ve rektum kanserine karşı herhangi bir risk faktörü ya da yakınması olmasa dahi 40 yaşından itibaren rutin olarak yapılacak dışkıda gizli kan testi, erken teşhisi için önem taşıyor.

    50 yaşından itibaren ise öncü lezyonlar olan poliplerin saptanması için hem kadın hem de erkeklerde kolonoskopi yaptırılması öneriliyor. Polip ya da kanser yoksa 5 yılda bir tekrarlanabiliyor.

    Eğer polip saptanmışsa 3 yılı geçmeden, tercihen yılda 1 kolonoskopi tekrarlanmalı.

    [attention type=yellow]
    Ayrıca kan testleri (CA 19-9, Gama Glutamil Transferaz (GGT)), rektal muayene, sigmoidoskopi, çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi de kolon kanseri taraması yöntemi olarak kullanılıyor. Kolon kanseri erken teşhis edildiğinde ilk 5 yılda hayatta kalma oranının yüzde 90 olduğunu ama geç kalındığında bu oranın çok düştüğünü unutmamak gerekiyor.
    [/attention]

    Kolon kanserini düşündüren bulgular varsa hekim tarafından akciğer filmi (kanserin akciğerlere yayılma olasılığı nedeniyle), tüm karın bilgisayarlı tomografisi – BT (sanal kolonoskopi), ultrasonografi (US), manyetik rezonans görüntüleme (MR), endorektal ultrasonografi (ERUS), pozitron emisyon tomografisi (PET-CT) hastanın ve tümörün özelliğine göre istenen incelemeler. Bu değerlendirme sonucunda hastalığın evresi belirleniyor ve tedavi planlanıyor. Kesin tanı için endoskopik tetkikler (rektoskopi, sigmoidoskopi, kolonoskopi) ve biyopsi (görülen lezyondan parça alınması) yapılıyor.

    Prostat Kanseri

    Erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında ikinci sırada yer alan prostat kanserine karşı her erkeğin 40 yaşında PSA testi (kan testiyle bakılır) yaptırması önemli. PSA seviyesi 1’in altındaysa, testin 45 ve 50 yaşında tekrarlanması yeterli oluyor.

    Ancak seviye 1’in üzerindeyse, daha sık aralıklarla PSA testi yaptırmak gerekiyor. Çünkü bir kan belirteciyle teşhis konulabilen tek tümör prostat kanserleri.

    Ancak prostat kanseri erken tanısında sadece PSA baktırmak yeterli olmadığından ve rektal muayene gerektiğinden, 50 yaşından itibaren düzenli doktor muayenesinin ihmal edilmemesi gerekiyor.

    [attention type=green]
    Tüm Vücut MR yöntemiyle yapılan tarama da, prostat kanserinde erken dönem bulguların saptanması için diğer tarama yöntemleriyle birlikte kullanılabiliyor.
    [/attention]

    Erken tanı için yapılan düzenli PSA, yaşa göre eşik değerlerin üstünde olduğunda veya parmakla muayenede bir anormallik saptandığında, biyopsi yapılması gerekiyor.

    MR Ultrason ve Füzyon ve Biyopsi Sistemi’nde, biyopsi almak için kullanılan iğnenin sapma olmadan kanserli bölgeye denk gelmesi sağlanıyor. Bu sistem ile elde edilen görüntülerde özellikle agresif kanser odakları tespit edilebiliyor.

    Erkekler için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruşarı cevaplıyor.

    Diğer Kanser Türlerinde Kanser Tarama Testleri Hangileridir?

    Cilt Kanseri

    Özellikle çok açık bir ten rengine sahip olanlar ve vücudunda fazla ben bulunanlar cilt kanseri konusunda daha yüksek risk altında olduğundan, hekim tarafından dermatoskopi yöntemi ile ben takibinin yapılması önem taşıyor.

    Yapısal özellikleri bu şekilde olanların, düzenli olarak benlerini bir dermatoloji uzmanlarına inceletmeleri cilt kanserinin erken teşhisi açısından önemli. Deri kanserinin kesin tanısı ise cerrahi olarak çıkarılan dokunun patolojik incelemesi ile konulabiliyor.

    Akciğer Kanseri

    Akciğer kanseri taramalarında standart bir yaş bulunmuyor. Ancak özellikle risk grubunda olanların bu noktada dikkatli olmaları gerekiyor.

    30 yıldır sigara içen, 55-74 yaş arası bireylerin yılda bir defa düşük doz tomografi ile taramalarını yaptırmaları erken teşhiste büyük önem taşıyor.

    Bu tarama testi sayesinde akciğer kanserinden ölüm oranlarını yüzde 20 oranında azaldığı gösteriliyor.

    Tiroid Kanseri

    Tiroid kanseri teşhisinin ilk aşaması, boynun orta alt kısmındaki şişlik şikayeti ile hastanın hekime başvurması ile başlıyor. Muayene ile birlikte kanda T3, T4, TSH seviyelerine bakılabiliyor. Nodülü olan hastalarda ayrıca tiroid sintigrafisi çekilebiliyor.

    Tiroid bölgesindeki bir nodülden şüpheleniyorsa, radyologların yapacağı ultrasonografik inceleme ile var olan bir nodülün varlığı ve boyutu değerlendirilebiliyor. Bir sonraki aşamada ultrason eşliğinde ince iğne biyopsisi tanı konulabiliyor.

    [attention type=red]
    Tiroid kanserinin varlığı ya da kanserin türü konusunda kesin teşhis, şişliğin cerrahi yolla çıkarılması ve patolojik yolla incelenmesi ile konuluyor.
    [/attention]

    Tiroid kanserlerinde PET/CT, klasik tanı yöntemleri arasında olmamasına rağmen, şüphede kalınan lezyonların incelenmesinde yarar sağlıyor.

    Ağız ve Dil Bölgesi Kanseri

    Sigara ve alkol kullanan kişilerde sıklıkla karşılaşılan ağız ve dil bölgesi kanserlerinin erken teşhisi için düzenli diş hekimi muayenesi önem taşıyor. Ağız içinde yaralar, kanama gibi belirtiler ile hekime başvurulduğunda ilk olarak gözle muayene yapılıyor.

    Hekim kanserden şüphelenirse hastalığın yaygınlığını anlamak için tomografi, MR ve ultrason gibi tetkiklere başvuruluyor, kesin teşhis için ağızdan alınan parça patolojiye gönderiliyor. Böylece kanser teşhis edilebiliyor ve kanserin türü anlaşılmış oluyor.

    Lenfoma

    Boyunda, koltuk altında ya da kasıklardaki lenf bezlerinde oluşan şişlikler, çoğunlukla ağrı vermiyor ve kişinin kanser olduğu anlamına gelmiyor.

    Enfeksiyonlar nedeniyle olabilecek bu şişliklerin iki haftadan fazla geçmemesi ve nedeni bilinmeyen ateş, açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler halinde doktora başvurmak gerekiyor.

    Lenfomanın teşhisinde fiziki muayene, kan testleri, akciğer filmi ve biyopsiden yararlanılıyor.

    Kişinin kanser olup olmadığını tespit eden tek bir kan testi var mıdır?

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

    Источник: https://www.acibadem.com.tr/erkenteshis/kanser-tarama-testleri/

    Kanserde erken teşhisin önemi: Ani kilo kaybı ve halsizliğe dikkat!

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Kanser türlerinin pek çoğunda ortak belirtiler; nedensiz kilo kaybı, geçmeyen halsizlik ile yorgunluk ve yüksek ateş olarak karşımıza çıkıyor ancak bu hastalık bazen sessizce de gelebiliyor.

    Ülkemizde her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen kanserin başarıyla tedavi edilmesinde, erken teşhis ve doğru tedavi planlaması önemli rol oynuyor.

    Memorial Ankara Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Kübra Aydın, “01-07 Nisan Kanser Haftası” öncesinde “kanser hastalığının tanı ve tedavisi ile korunma yöntemleri” hakkında bilgi verdi.

    Vücudunuzun verdiği sinyallere kulak verin

    Kanser, vücudun bir veya birden çok organ veya bölgesini etkileyen 200’den fazla hastalık grubunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

    Belirli bir doku veya organdaki hasarlı hücrelerin kontrolsüz bir biçimde üreyerek, bir kitle veya tümör oluşturmasıdır. Kansere neden olan kesin bir etken olmasa da, kanser riskini artıran birçok faktör bulunmaktadır.

    [attention type=yellow]
    Bu risk faktörlerinden en önemlileri; sigara, obezite, sanayileşmenin getirdiği bazı kimyasal maddeler, hareketsiz yaşam, UV ışınları ve bazı enfeksiyonlar olarak sıralanabilir. Birçok hastalığı taklit edebilen kanserin belirtileri de farklı hastalıkların belirtileriyle benzerlik gösterebilmektedir.
    [/attention]

    Çoğu kanser türü oldukça sinsi ilerlemekte ve ancak son evrede belirti vermektedir. Bazı kanserler de bulundukları organa göre bulgularla ortaya çıkmaktadır. Bunların yanı sıra kanserin, hangi organa yerleşmiş olursa olsun, vücutta neden olduğu genel şikayetler de bulunmaktadır. Bunlar hemen her kanser tipinde görülen; halsizlik, ani kilo kaybı, iştahsızlık, ateş gibi belirtilerdir.

    Düşük doz toraks tomografisi sigara içenler için hayat kurtarıcı olabilir

    Kanserin erken teşhis edilmesi için yapılan taramalar sayesinde erken evrede tespit edilen çoğu kanser türü, hayati kayıplara neden olmadan tedavi edilebilmektedir.

    Yaygın olarak yapılan tarama testleri; serviks yani rahim ağzı kanseri için yıllık smear testleri, meme kanseri için yıllık mamografi, kolorektal kanserler için gaitada gizli kan, endoskopi, kolonoskopi, akciğer kanseri için düşük doz toraks tomografisi ve prostat kanseri için PSA testidir.

    Çok sık görülen bir kanser türü olan akciğer kanseri için yapılan düşük doz toraks tomografisi özellikle sigara içen veya akciğer kanseri açısından riskli grupta bulunan kişilere yapılması oldukça faydalı olan bir taramadır.

    Kanser tedavisi kişiye özel planlanmalı

    Kanser birçok bölümün işbirliğiyle, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Medikal onkoloji, kanserin ilaçla tedavisi ile ilgili olsa da hastanın cerrahiye, radyoterapiye ya da başka bir bölüme yönlendirilmesinde de aktif rol almaktadır.

    Cerrahi yöntemler kanser için önemli birer tedavi seçeneğidir. Bununla birlikte radyoterapi de kanser tedavisinde başarılı sonuçlar elde etmenin anahtarıdır.

    [attention type=green]
    Sistemik tedavi kısmını oluşturan; kemoterapi, akıllı ilaçlar ve son 5 yılın öne çıkan tedavi yöntemi immunoterapi de tedavide oldukça önemlidir. Tedavilerin kanser türüne ve evresine göre farklı uygulanması gerekmektedir.
    [/attention]

    Bazı hastalarda tam iyileşmenin amaçlandığı küratif denilen tedaviler, bazı hastalarda ise sadece palyatif yani hastanın sağ kalım süresini uzatmaya ve kansere bağlı şikayetlerini azaltmaya yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Kanserle mücadelede en önemli nokta, tedavinin kişiye özel olarak planlanması ve uygulanmasıdır.

    Tedavi başarısında psikolojik desteğin etkisi büyük

    Tedavide başarılı sonuçlar elde etmek için medikal uygulamaların yanı sıra; hasta ve hasta yakınlarının olumlu düşünmeleri ve tedaviden vazgeçmemeleri de büyük önem taşımaktadır. Kemoterapi sonrası bulantı kontrolünde bile hasta psikolojisi çok önemlidir.

    Örneğin; “beklenti bulantısı” oldukça sık görülmektedir. Bu durumda hasta hastaneye gelip kemoterapi aldığında midesinin bulanacağını düşündüğü anda daha hastaneye gelmeden bulantı yaşamaktadır.

    [attention type=red]
    Psikolojik destekle hastanın ve hasta yakınlarının tedavi sürecine olumlu yaklaşması, tedaviden vazgeçmemesi, tedavinin devamlılığına ve başarılı olmasına büyük katkı sağlamaktadır.
    [/attention]

    Kanser tedavisinde başarıyı olumlu yönde etkileyen bir diğer etken, hasta-hasta yakını ve onkoloji ekibinin iletişiminin kuvvetli olmasıdır. Doktorun hastanın merak ettiği tüm soruları cevaplandırması, tedavi süresince nelerle karşılaşacağını anlatması hastanın tedaviyi daha çok sahiplenmesini sağlamaktadır.

    Akdeniz tipi beslenmeye özen gösterin

    Kanser, sağlıklı yaşam kurallarına uyulduğu sürece önlenebilir bir hastalıktır. Kanserden korunmak için dikkat edilmesi gerekenlerin başında, dengeli beslenmek ve hareketli bir yaşam tarzına sahip olmak gelmektedir.

    Bu amaçla; Akdeniz tipi beslenme alışkanlığının kazanılması önemlidir. Kırmızı eti azaltıp haftada 2 porsiyonla sınırlamak, daha çok balık, zeytinyağlı yemekler ve sebze yemekleri tercih etmek, meyve, baklagiller, süt ve süt ürünlerinden zengin bir beslenme programı oluşturmak gerekmektedir.

    Günde en az yarım saat hafif tempolu yürüyüş gibi egzersizlerle hayata hareket katılmalıdır. Bunların yanı sıra sigaradan tamamen uzak durulmalı, alkol tüketimi ise sınırlandırılmalıdır. Enfeksiyonlardan, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve güneşin zararlı etkilerinden korunmak için önlem alınmalıdır. Güneşten çok daha zararlı olan solaryumdan ise kesinlikle kaçınmak gerekmektedir.

    Kanser tedavisinde yeni teknolojiler neler?

    Источник: https://indigodergisi.com/2017/03/kanserde-erken-teshisin-onemi/

    Kan testiyle erken kanser teşhisi: Kanseri önlemenin 7 yolu

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Bilim insanları, bir kişinin kanser hastası olup olmadığını, eğer kanserse hangi türe yakalandığını kan testi yoluyla tespit edecek bir yöntem geliştirdi. Ancak yönteme temkinli yaklaşanlar da var.

    Yumurtalık, karaciğer, akciğer, mide, pankreas, yemek borusu, kolon (kalın bağırsak) ve göğüs. Basit bir testle bu organlarda tümör olup olmadığı anlaşılıyor. Üstelik hastanın henüz kanser semptomları göstermediği, kanserin diğer bölgelere yayılmadığı çok erken bir evrede. Yine basit bir ameliyatla hasta sağlığına kavuşuyor. Oldukça meşakkatli olan kemoterapi sürecine gerek kalmıyor ve çok sayıda insanın hayatı kurtuluyor

    Tüm bunlar, gerçek olamayacak kadar kulağa hoş geliyor. Bilim insanları yıllardır “sıvı (likid) biyopsi” yöntemiyle kanserli hücreleri erken safhada tespit etmek için hummalı çalışmalar yapıyor. Amaç, kanseri dokuda belirdikten sonra değil, henüz kandayken ortaya çıkarmak. Böylece “check up” olarak adlandırılan rutin bir genel sağlık kontrolünde bile, hastanın kan değerlerine bakılarak kanser olup olmadığı ve hangi organın kanser tehdidiyle karşı karşıya bulunduğu kolayca belirlenebilecek

    İşte ABD’deki Baltimore Johns Hopkins University School of Medicine (Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi) bünyesinde çalışan araştırmacılar, bu rüyayı gerçeğe dönüştürme yolunda çok önemli bir adım attı. CancerSEEK başlıklı söz konusu kanser araştırmasının ayrıntıları, “Science” adlı bilim dergisinin son sayısında yayınlandı

    Kanda kanser DNA’sı

    Vücut hücrelerinin kanser hücrelerine dönüşmesiyle birlikte genetik yapıları da değişime uğruyor. Bir hücrenin kontrolsüz büyümesini genelde gen mutasyonları tetikliyor. Kanserli hücrenin herhangi bir nedenle ölmesi durumunda ise parçacıkları çoğu kez kana karışıyor. Böylece kanserli hücrelerin genetik malzemesini ya da proteinini kanda tespit etmek mümkün oluyor. İşte yeni geliştirilen CancerSEEK testi de bu oluşumu temel alıyor. Test yöntemiyle kanser hücreleri için karakteristik olan sekiz protein ve 16 gen mutasyonunu tespit etmek mümkün

    Dergideki makalenin birinci müellifi Joshua Cohen, aslında testin kapsamının çok daha geniş tutulmasının mümkün olduğunu, ancak maliyeti düşürmek için başlıca tümör işaretleyicisiyle yetindiklerini söylüyor. Test ücretinin ilk aşamada yaklaşık 500 ABD Doları olması bekleniyor. Ancak testin doktor muayenehanelerinde hemen kullanması şu aşamada mümkün değil. Zira bunun için daha pek çok araştırmanın yapılması gerekiyor

    Kanser hücreleri normal hücrelerden farklılık gösteriyor

    Meme kanserinde karavana, yumurtalık ve karaciğerde tam isabet

    Araştırmacılar geliştirdikleri testi, yukarıda sözü edilen sekiz kanser türünden muzdarip olan ve hastalığın farklı evrelerinde bulunan 1005 hasta üzerinde uyguladı. Tüm kanser türleri arasında yüzde 70’lik bir başarı ortalaması yakalandı. Diğer bir ifadeyle: Her üç kanserli hücreden ikisi başarıyla tespit edildi. Ancak meme kanserinde bu oran tersine döndü: Kanserli hücrelerin sadece üçte biri saptanabildi

    Yumurtalık ve karaciğer kanserinde ise isabet oranı yüzde 98’i buldu. İncelenen kanser türlerinden beşi için “screening” diye tabir edilen özel kanser muayenesinin zaten mevcut olmadığını belirten araştırmacılar, yeni geliştirilen testle bu imkânın doğduğunu, bunun bile büyük bir başarı olduğunu vurguluyorlar

    Kanser hastası olmayan kişilere konulan hatalı teşhislerin önlenmesinde de yeni test hayli başarılı. 800 sağlıklı denekten sadece 7’sine yanlış kanser teşhisi kondu. Bu, yüzde 1’den daha düşük bir hata payı anlamına geliyor

    Meme kanserinde sonuçlar umut vaat etmiyor

    Temkinli iyimserlik

    Kanser uzmanları yine de testle ilgili büyük beklentilere girilmemesi yönünde uyarıyor. Heidelberg’deki Alman Kanser Araştırmaları Merkezi’nden Holger Sültmann, ABD’de geliştirilen testin kanser araştırmaları için bir mihenk taşı olmakla birlikte, erken teşhis konusundaki başarı oranının çok başarılı olmadığını söylüyor. Hamburg Eppendorf Üniversite Hastanesi Deneysel Tıp Merkezi’nden Klaus Pantel ise “Hastaların hayatlarını kurtarabilmek için erken teşhis çok önemli. Yeni kan testi, erken teşhis yolundaki çalışmalara kuşkusuz ivme kazandıracaktır” diyor

    Uzmanlar, test aşamasında olumlu çıkan pek çok sonucun gerçek ortamda aksi yönde olmasından endişe ediyor. Sonuçlara eleştirel yaklaşanlar, söz konusu testi geliştirenlerin, kronik kanser hastalarını denekler arasına almadığına dikkat çekiyor. Kanser araştırmasını yöneten Nickolas Papadopoulos ise bu eleştirilere cevaben “Nature” adlı bir başka bilim dergisine yaptığı açıklamada, “Bir testin yararlı olabilmesi için ille de mükemmel olması gerekmiyor” diyor

    Bu çalışmanın devamı niteliğindeki bir başka araştırmaysa çok daha kapsamlı şekilde yürütülüyor. Pensnsylvania’daki Geisinger Health System adlı tıbbî araştırmalar merkezi ile Johns Hopkins Üniversitesi’ndeki bilim insanları, CancerSEEK testini, yaşları 65 ile 75 arasında değişen 50 bin kadın üzerinde deniyor. Beş yıllık bir süreye yayılan araştırmada, kanserin çok erken evrelerde tespit edilmesi amaçlanıyor

    Gece çalışan kadınların kanser riski yüksek

    Yapılan bir araştırmaya göre gece mesaisinde çalışan Avrupalı ve Kuzey Amerikalı kadınların kansere yakalanma riski gece çalışmayanlara göre daha yüksek

    Çin’in Şicuan Üniversitesinde yapılan bir araştırmanın sonucuna göre, gece vardiyasında çalışan kadınların, kansere yakalanma riski gündüz çalışan kadınlara oranla yüzde 19 daha fazla. Bazı kanser çeşitlerindeyse bu risk daha da ürkütücü boyutta. Örneğin cilt kanserinde bu oran yüzde 41, meme kanserinde yüzde 32 iken mide kanserinde de yüzde 18 düzeyinde

    Araştırmanın sonuçları pazartesi günü ABD’li “Cancer Epidemiology, Biomarkers and Prevention” dergisinde yayımlandı. Araştırmada Asya ve Avustralyalı kadınların söz konusu risk grubunda yer almadığı da belirtildi. Araştırmayı yürüten ekipten onkoloji uzmanı Xuelei Ma’nın görüşlerine yer verilen makalede, “bu durumun bilim insanları için de bir sürpriz olduğu” ifade edildi. Bu farklılığın nedeninin Avrupa ve Kuzey Amerikalı kadınların cinsellik hormonlarının yüksek oluşuyla ve bunun da örneğin meme kanseri gibi hormonlarla bağlantılı kanser çeşitleriyle ilintili olabileceği vurgulandı

    Çalışmada Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Avustralya’daki kadınlar üzerine yapılmış 3 milyon 900 bin kadını ve 115 bin kanser vakasını kapsayan 61 ayrı araştırmanın sonuçları değerlendirildi. Ancak araştırmalarda gece vardiyasının sıklığının farklı şekillerde ele alındığı da vurgulandı. Buna göre bazı araştırmalar, ayda üç kez gece vardiyasında çalışan kadınları da risk kapsamında değerlendirdi

    Uzmanlar düzenli muayenelerin hastalıkların erken teşhisi ve kanserle mücadelede büyük önem arz ettiği görüşünde

    Gece hemşireleri büyük risk altında

    Araştırmaya göre, en yüksek risk grubundaki kadınlarıysa gece çalışan hemşireler oluşturuyor. Bu hemşirelerin meme kanserine yakalanma riski yüzde 58, mide kanserine yüzde 35 ve akciğer kanserine yakalanma riski de yüzde 18 daha fazla

    Çalışmayı yürüten bilim insanları yüksek risk grubundaki hemşirelerin meslekleri gereği edindikleri tıbbi bilgiler doğrultusunda hastalıklar karşısında daha bilinçli olduklarını, kanser muayenelerini düzenli bir biçimde yaptırdıklarını ve bunun sonucunda da daha sıklıkla kanser teşhisiyle karşı karşıya kaldıklarını vurguluyor. Bunun yanı sıra hastanelerde gece nöbetlerindeki iş yükünün gündüz vardiyalarına göre zaman zaman çok daha ağır olduğunun da altı çiziliyor

    Araştırmacılar gece çalışan kadınlara yönelik sağlık-koruma programlarının gerekliliğine vurgu yaparken, bu risk grubundaki kadınlar için düzenli sağlık muayenelerinin yapılmasının son derece önemli olduğunu belirtiyor

    • Kış Depresyonu: Kış Aylarında Depresyonun Sebepleri

    KANSERİ ÖNLEMENİN 7 YOLU

    Sigaradan uzak durulmalı

    Tütün tüm dünyada kanserden ölüme neden olan ve büyük ölçüde önlenebilir bir risk faktörüne sahip. Tütünün tüm kanserden ölümlerin yüzde 22’sine sebep olduğu tahmin ediliyor. Sadece sigara içmek değil, tütün çiğnemek ve enfiye çekmek de kansere sebep oluyor. Çevrede içilen sigaranın dumanını soluyanlar da tehdit altında

    Çok fazla güneşte kalınmamalı

    Sık görülen türlerden olan cilt kanserinden korunmanın iyi bir yolu var. Bol miktarda koruyucu güneş kremi kullanmak. Ultraviole ışınların en güçlü olduğu 10 ile 16 saatleri arasında güneşten uzak durulmalı. Şapka, elbise ve güneş gözlüğü kullanmak da ek koruma sağlıyor. Ultraviyole ışınlar yayan solaryum cihazlarının da kanserojen etkisinin olduğu ortaya çıktı

    Tedbirli olunmalı

    Belirtileri nedeniyle bazı kanser türleri önceden tespit edilebilir. Düzenli olarak kendi kendine kontrol ve tedbir muayenesi yapmak örneğin cilt ya da meme gibi bazı kanser türlerinin erken tespitine ve tedavisine yardımcı olabilir. Ancak bütün kanser türleri için tedbir muayenesi yapma imkanı yok. Bu konudaki yararlı bilgiler için doktora danışmakta fayda var

    Hareketli olunmalı, fazla kilo önlenmeli

    Yemek borusu, kolon, meme, rahim ve böbrek kanseri aşırı kiloyla ilintili. Düzenli spor ve egzersizin yanı sıra bol meyve ve sebze ile sağlıklı beslenme ve az kırmızı et tüketmek kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor

    Enfeksiyon önlenmeli

    Enfeksiyonlar kanserden ölümlerin gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık yüzde 22, sanayileşmiş ülkelerde ise yüzde 6’sından sorumlu. Hepatit virüsü karaciğer, insan papilloma virüsü rahim ağzı, fotoğraftaki helikobakter pilori bakterisi mide kanseri riksini artırıyor. Bazı virüslere karşı aşıyla korunmak mümkün

    Alkol tüketiminde dikkatli olunmalı

    Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, içilen alkol miktarıyla ilintili olarak kanser riski de artıyor. Alkol, ağız boşluğu, yutak, gırlak, yemek borusu, karaciğer, kolon ve meme gibi birçok kanser türüne yakalanma riskini artırıyor

    Sağlığa zararlı maddelerden kaçınılmalı

    Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, hava, su ve toprağın kansere yol açan maddelerle kirlenmesi tüm kanser hastalıklarının yüzde 1 ila 4’üne sebep oluyor. Evlerde yakılan kömürün meydana getirdiği hava kirliliği nedeniyle akciğer kanserine yakalanma riski sigara içmeyenlerde iki katına çıkıyor

    İngiltere Sağlık Kurumu NHS, yaşamında bu tür bir değişikliğe gitmek isteyenler için beş maddelik bir liste hazırladı.

    Sağlık uzmanları, sigarayı bırakmanın olumlu etkilerinin neredeyse hemen hissedilebildiğine, bu etkilerin uzun soluklu ve geniş kapsamlı olduğuna dikkat çekiyor.

    İşte sigarayı bırakmak için uzmanların tavsiyeleri:

    1. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sigarayı Bıraktırma Poliklinikleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan destek alın- sigarayı bırakırken yalnız değilsiniz

    [attention type=yellow]
    Sigarayı bırakmak pek çok sebepten çok zor gelebilir. Bazen sadece “sigarayı bıraktım” demek yetmez. Başka nedenler de sigarayı hayatınızdan çıkarmanızı güçleştirir.
    [/attention]

    Kimi zaman da dumansız bir hayat için sadece istekli olmanız yeterli olmayabilir.
    Bu konuda bilgili bir kişiden destek almak ya da NRT adı verilen Nikotin Replasman Terapisi ile sigarayı bırakma olasılığınız dört kat artıyor.

    2. Sigarayı bırakma gerekçeleriniz neler? Bir kağıda yazıp buzdolabının üzerine, arabanızın camına ya da sık baktığınız bir yere yapıştırın.

    Yaşınızın ya da ne kadar süredir sigara kullandığınızın bir önemi yok, sigarayı bırakır bırakmaz kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Hatta sigarayı bırakmanın faydalarını neredeyse hemen hissetmeye başlayacaksınız.

    [attention type=green]
    Kalbinizin vücudunuza çok daha kolay şekilde daha fazla kan pompalamaya başlaması çok sürmeyecek. Bu, daha fazla oksijen demek.
    [/attention]

    Sigarayı bırakınca bedeniniz size teşekkür edecek. Nefes alış verişinizin daha da iyileştiğini, daha az nezle ve gribe yakalandığınızı ve çok daha rahat egzersiz yapabildiğinizi fark edeceksiniz.

    3. Sigara içmediğiniz zamanları hatırlayın.

    Sigara içmemek için ne yapıyordunuz? Kendi deneyimlerinizden faydalanmaya çalışın.

    4. Satın almadığınız sigaraların parasıyla hoşunuza giden bir şeyler yapın, ya da kendinize hediyeler alın.

    Her gün içtiğiniz sigaraların aylık toplam maliyetini hiç hesapladınız mı? Ne kadar tasarruf ettiğinizi görünce şaşıracaksınız.

    Şöyle düşünün, günde 20 sigara içiyorsanız, bu yılda 7300 sigara eder.

    [attention type=red]
    Demek ki en ucuz sigara markasını kullansanız dahi her yıl 2190 Türk Lirasını sigaraya harcıyorsunuz.
    [/attention]

    Bu para güzel bir yaz tatiline harcanabilir.

    5. Sigarayı bırakırsanız bu dört maddeyi aklınızda tutmaya çalışın.

    Sigara içme eylemini aklınıza geldikçe erteleyin, bol su için, kendinizi oyalayın ve derin nefes alın.

  •  |  | Pinterest | Akademi Portal Sağlık

    Lemfo Kadın Regl Döngüsünü Takip Edebilen Saat

    Detaylar için tıklayın

    Источник: https://www.akademiportal.com/kan-testiyle-erken-kanser-teshisi-kanseri-onlemenin-7-yolu/

    Kanserde ‘akıllı test’ hastalığı çok erken tespit ediyor

    Kanserde akıllı test hastalığı çok erken tespit ediyor.

    Ülkemizde de uygulanmaya başlanan CTC tekniği basit bir kan testiyle kanserli hücreleri ve sayılarını çok erken evrede tespit ediyor, hatta kanserin türünü bile söylüyor. Kansere bambaşka bir bakış açısı getiren CTC tekniğini, Anadolu Sağlık Merkezi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Baloğlu sizler için anlattı.

    Bir test düşünün; adeta bir dedektif gibi, kanınızda dolaşan kanserli hücreleri buluyor ve sayılarını, hatta hangi tür kanser olduğuna dair bilgileri sizinle paylaşıyor.

    Böylelikle kanser daha yolun çok başındayken önlem alma şansı yakalayabiliyorsunuz.

    Amerikan İlaç Dairesi’nden (FDA) bazı kanser türleri için onay alan ve şu an için çok az ülkede (Almanya, İtalya ve ABD gibi) uygulanan CTC adlı yöntem, artık Türkiye’de de kullanılıyor.

    Nasıl bir yöntem?

    Kan verme sorunu olmayan her hastaya uygulanabilen CTC yönteminde, hastadan alınan bir tüp kan özel bir cihazla inceleniyor. Alınacak kan için hastanın aç ya da tok olması fark etmiyor. Hatta kan almak için hastanın gelmesi gibi bir şart da yok. Ancak sağlıklı bir sonuç için, gün içinde alınan kanın normal oda ısısı şartlarında 30 saat içinde işleme konması zorunlu.

    İlk aşamada, alınan kanın içindeki normal kan bileşimini oluşturan hücreler ayırt edilirken; bazı özel algoritmalar aracılığıyla, başka hücre yapıları olup olmadığı tespit ediliyor. Kanın kendi hücreleri ekarte ediliyor ve sonraki işlemlerde kullanılmak üzere, dolaşımda bulunan diğer hücrelerin yoğun olduğu bir sıvı hazırlanıyor.

    İkinci aşamada ise, bu sıvı içinde kanser hücresi olup olmadığı, kanserli hücrelerin yüzeyindeki özellikler baz alınarak inceleniyor. Söz konusu özellikler mevcutsa ve hücrelerin sayısı belirli bir miktarın üstündeyse kesin kanser tanısı konabiliyor.

    [attention type=yellow]
    Böylelikle yeni yöntem, hem kanserli hücreleri yakalıyor hem sayısını gösteriyor hem de hangi tür kanser olduğu bilgisini veriyor. Tüm bu aşamalar toplam 4 günde tamamlanabiliyor.
    [/attention]

    Klasik kanser evrelemesinde bilindiği üzere; tümörün belirli bir boyuta gelmesi, lenf noduna yayılması ve bulunduğu yerde uzak organlara sıçraması gibi parametreler kullanılıyor.

    Fakat yeni yöntem sayesinde artık tümör belirli bir boyuta erişmeden, yani mevcut tarama yöntemleriyle yakalanabilecek boyuta dahi erişmeden o tümörün kana karışan hücreleri tespit edilebiliyor. Bu da kanserde, “çok erken dönemlerde tanımlanabilme olanağı” anlamına geliyor.

    [attention type=green]
    Kanser tanısından sonra tedavi sürecine geçiliyor. Yeni sistemde, dolaşımdaki kanda görülen kanserli hücrelerin sayısında, tedaviden önce ve hemen tedaviden çok kısa süre sonra da bakılmak suretiyle sayısal anlamda herhangi bir azalma olup olmadığı inceleniyor.
    [/attention]

    Bu da tedavinin kanser hücreleri üzerinde nasıl bir etki oluşturduğuna ilişkin önemli bilgiler sağlıyor. Tedavide birinci kürün (ilaç uygulamaları) ardından1-2 hafta sonra bile olumlu sonuçları, dolaşımdaki tümör hücrelerinde görmek mümkün olabiliyor.

    Kanser hücresi bulunmazsa…

    Peki kanda herhangi bir kanserli hücre tespit edilmezse bunun anlamı nedir? Bu asla, “yüzde 100 kanser yoktur” olarak yorumlanmamalıdır. Çünkü büyüyen kanserli dokudan henüz kana geçmemiş hücreler olabiliyor.

    Ya da kanserli hücreler yüzey özelliklerini değiştirerek tanınamaz hale gelebiliyor. Bu nedenle tümör hücrelerinin saptanamaması tam olarak kanser yokluğu anlamı taşımıyor.

    Fakat kanserli hücreler tespit edilmişse ve belirli bir sayının üstündeyse, bu durum aksi kanıtlanana kadar kanserin varlığı anlamı taşıyor ve önemli bir kanıt olarak kabul ediliyor.

    [attention type=red]
    Kanser hastalıklarının önemli bir kısmını oluşturan kanserler (akciğer, meme, prostat, kalın bağırsak tümörleri gibi) yeni yöntem sayesinde erkenden fark edilebiliyor. Bir konuda şanslıyız ki, bu kanser türlerinin kanın diğer hücrelerinde olmayan belirteçleri var ve bunlar kullanılarak kandaki diğer hücrelerden ayırt edilebiliyor. Sonraki aşamalarda da hangi organa ait olduğu bulunabiliyor.
    [/attention]

    • Kanserin daha erken dönemde fark edilmesi

    • Tedavinin erkenden düzenlenmesi ve kanserin tedaviye cevap verip vermediğinin daha önceden kestirilmesi

    • Kişiye özel tedavi planlanması

    • Hastaya daha konforlu bir tarama süreci

    Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Baloğlu “Klasik kanser evrelemesinde bilindiği üzere; tümörün belirli bir boyuta gelmesi, lenf noduna yayılması ve bulunduğu yerde uzak organlara sıçraması gibi parametreler kullanılıyor. Fakat yeni yöntem sayesinde artık tümör belirli bir boyuta erişmeden, henüz çok küçük boyutlardayken o tümörün kandaki hücreleri tespit edilebiliyor.”

    Источник: https://www.saglikk.com/kanserde-akilli-test-hastaligi-cok-erken-tespit-ediyor/

    Источник: https://tr.lifehealthdoctor.com/test-using-menstrual-blood-could-help-detect-diseases-in-women-31625

    Поделиться:
    Нет комментариев

      Bir cevap yazın

      Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.