Kansere Dur Diyebilmek İçin 10 Öneri!

içerik

Kanseri Önleyecek 10 Öneri

Kansere Dur Diyebilmek İçin 10 Öneri!

Haber güncelleme tarihi 11.04.2019 09:31

Kanseri Önleyecek 10 Öneri

Çağımızın vebası olarak kabul edilen kanser hastalığına henüz çözüm bulunamamıştır. Ölümcül sonuçlar doğuran bu hastalığa yılda yaklaşık 14 milyondan fazla kişi yakalanmaktadır.

Uzmanlar kanserin ilerlemesini genetik nedenlere, beslenme alışkanlıklarına, bakteri ve virüslere, radyoaktif ve kimyasal maddeler ile bağışıklık sistemi ve hormonlara bağlamaktadır. Kanserin tedavisi bulunamamasına rağmen hastalığa yakalanmadan alınacak bazı önlemlerin, kanseri önlemeye etkisi olacağı konusunda bilim adamlarının çoğu hemfikir durumdadır. Kanseri önleyecek 10 öneri şu şekilde sıralanmaktadır;

1. Kilo Kontrolünün Sağlanması

Aşırı kilo almanın vücuttaki bazı organların işleyişlerinde problem yarattığı tespit edilmiştir. Bu nedenle kiloların belirli bir oran aralığında sabitlenmesi gerekmektedir. Özellikle ileri yaşlarda sabit kiloda kalmak çok önemlidir ve kanserle mücadelede ilk adım sayılmaktadır.

2. Hareket Edin

Normal yaşam şartlarındaki monotonluk ve hareket eksikliği de kansere yakalanma riski oluşturmaktadır. Bu durumdan kurtulmak için en güzel yöntem günlük hayatta yapılanların gözden geçirilmesi ile bulunmaktadır.

Günlük yaşamdaki hareketsiz saatler azaltılarak, düzenli egzersizler yapılarak, daha az oturularak veya en azından bazı yerlere yürüyerek gidilerek kansere yakalanma riski belirli bir oranda azaltılabilmektedir.

3. Sağlıklı Sebze ve Meyve Tüketin

Uzmanlar tam tahıllı gıdalar ile tam buğday ürünlerinin kullanılmasını tavsiye etmektedir.

Bunların yanında düzenli meyve yenmesini, bakliyatların dengeli ama öğünlerde mutlaka yenmesini ve soğan ile sarımsağın bol miktarda tüketilmesinin, sindirim sistemi ve birçok organ üzerinde olumlu etken yaratmasından dolayı, kansere karşı alınacak önlemler arasında öneriyorlar.

4. Sağlıklı Et Tüketin

Kanseri önleyecek tedbirler arasında, kırmızı etlerden ve işlem görmüş et ürünlerinden uzak durulması tavsiye edilmektedir. Bu etlerin yerine beyaz et tüketimi önerilmekte ve etlerin de düşük ateşte veya fırında pişirilmesi tavsiye ediliyor.

5. Bol Bol Su İçin

Normal olarak tüketilmesi gereken su miktarının mutlaka tüketilmesi ve meyve suları yerine meyvelerin kendisinin yenmesi önerilmektedir. İçecek tercihlerinin ise tatlandırıcı kullanılmayan ürünlerden yana yapılması gerekiyor.

6. Hazır ve İşlenmiş Gıdalardan Uzak Durun

Bu tür gıdalarda şeker, nişasta ve yağ oranları oldukça yüksektir ve aşırı kalori alınmasını ve kilo almaya neden olmaktadır. Bu ürünlerin hiç tüketilmemesi veya en aza indirilmesi gerekmektedir.

7. Alkol Kullanmayın

Alkol kullanımının vücuda ve bağışıklık sistemine zarar verdiği genel olarak kabul görmektedir. Bilim insanları alkol tüketiminin bırakılmasını, yapılamıyorsa en az seviyelere indirilmesini önermektedir.

8. Sigara ve Tütün Kullanımına Son Verin

Sigara ve tütün kullanımının akciğer kanserine yakalanmada önemli bir etken olduğu yapılan araştırmalar sonucu tespit edilmiştir. Bu ürünleri tüketmemek kadar tüketilen yerlerden de uzak durmak gerekiyor.

9. Gıda Takviyesi Kullanmayın

Özellikle gıda takviyelerinin kanseri önlediği düşüncesi ile tüketilen bu ürünler, tam aksine kansere sebep olmaktadır.

10. Hobilerinizi Arttırın

Hobilerle uğraşarak daha huzurlu ve mutlu bir ortam yaratmanın, kanseri önlemede önemli bir rolü bulunmaktadır.

Önerilen İçerik;

► Grip Hakkında 14 Şaşırtıcı Gerçek!

NeOldu.com / Sosyal Fayda

Источник: https://www.neoldu.com/kanseri-onleyecek-oneriler-34534h.htm

Kanserden korunmak için 10 öneri!

Kansere Dur Diyebilmek İçin 10 Öneri!

Haftada yarım kilodan fazla et yemeyin, bol sebze, makul oranda meyve tüketin, her gün spor yapın, gece 12’den sonra ışıkları söndürün, sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin.

Kanserden korkmak yerine korunmak için önlemler almak gerektiğini söyleyen Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Argon, kanserden korunmanın 10 yolunu şöyle sıraladı: 

1- SİGARA: 

Çalışmalar gösteriyor ki; günde tek bir tane dahi sigara içilmesi, kansere sebebiyet verebilir.

Bu bağlamda nargile, puro ve pipo gibi diğer tütün türevlerini içmek ve pasif içicilik de risk taşıyor.

Örneğin; bir nargile seansında yaklaşık 50 adet sigara içmiş gibi olduğunuzu unutmayın.

Yanınızda sigara içen birisine asla müsamaha göstermeyin.

KİLOYA VE MUTFAĞA ÇEKİ DÜZEN VERİN

2- İDEAL KİLO: 

İdeal kilomuzda yaşarsak, kanserden uzakta yaşamış sayılırız.

Kabaca ideal kilomuz, boyumuzun son iki rakamı veya ondan en fazla 5 kg kadar daha fazlası olarak tanımlanabilir.

Tüm yaşamımız boyunca ideal kilomuzu koruyacak bir beslenme sitili oluşturmalıyız.

Bunun için: 

a- Yarım kilo et: Haftada yarım kilodan fazla et yememeliyiz.

b- Beyazlara veda: Unlu ve şekerli gıdalardan olabildiğince uzak durmalıyız.

c- Doğru yağ seçin: Mutfağımıza sağlıklı yağlar dediğimiz zeytinyağı, fındık yağı, kanola yağı ve mısır yağı dışında yağ sokmamalıyız.

d- Bol sebze makul meyve: Her gün karışık salata, sebze yemeği ve makul ölçülerde mevsimin meyvelerinden yemeliyiz.

e- Tütsülemeyin: Kızartma, mangal ve tütsüleme gibi sağlıksız tekniklerle hazırlanmış gıdaları yememeliyiz.

f- Alkole dikkat: Alkollü içeceklerden uzak durmalıyız.

g- Organikten şaşmayın: Tüm gıdalarımızın doğal, organik, katkı ve koruyucu maddeler içermeyen gıdalar olmasına özen göstermeliyiz. Sürekli organik ürünler talep etmeliyiz. Genetiği değiştirilmiş gıdalardan uzak durmalıyız.

h- Yatarken yemeyin: Yatmadan 3 saat evvel yiyecek tüketimine son vermeliyiz.

İŞE GİDER GİBİ SPORA GİDİN

3- SPOR: 

Gerek ideal kilomuzu korumak, gerekse de bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için düzenli spor yapmalıyız.

Haftada en az 3-4 gün, ideali her gün yapılacak olan yarım saatlik tempolu koşu aslında yeterlidir.

İlaveten yapılacak aletli, aletsiz egzersizler sağlığımıza ek katkılar sağlayacaktır. İşe gidiyormuş gibi spor salonuna gitmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz.

GECE 12’DEN SONRA IŞIKLARI KAPATIN

4- DÜZENLİ UYKU: 

Erişkinlerin günde 7.5 saat aralıksız uyumaları zorunludur.

Ayrıca en geç gece yarısı saat 12’de, ışıksız bir ortamda uykuya geçmemiz lazım ki bizi kanserden koruyan melatonin hormonu salgılanmaya başlasın.

Gündüz telafi uykuları aynı faydayı sağlamamaktadır.

OKULLARI VE SINIFLARI HAVALANDIRIN

5- MESKEN GAZLARI: 

Her sabah evimizi, iş yerlerimizi, çocuklarımızın saatlerce vakit geçirdiği okullarımızı ve sınıflarımızı 5-10 dakika havalandırıp, gece boyunca biriken başta radon olmak üzere kanserojen gazlardan kurtulmamız lazım.

Radon gazı, akciğer kanserinin en önemli nedenlerinden birisidir.

Özellikle hiç sigara içmeyen insanlarda görülen akciğer kanserlerinden sorumlu olabilir.

ÇOCUĞUNUZU CEPTEN UZAK TUTUN

6- ELEKTROMANYETİK RADYASYON: 

Nükleer bir savaş ya da en son Japonya’da olduğu üzere nükleer bir kaza sonucu maruz kalınacak iyonizan radyasyondan hepimizi daha çok ilgilendiren iyonizan olmayan radyasyondan korunmalıyız.

a- Cep telefonuna sınır koyun: 

Beyin gelişimini henüz tamamlanmadığı 12-13 yaşına dek çocuklarımızı cep telefonlarından uzak tutmalıyız. Erişkinlerin de günde en fazla 30 dakika ve kulaklıkla cep telefonu kullanması gereklidir.

b- Modemi kapatın: 

Küçük ev aletlerinin ciddi elektromanyetik radyasyon yaydığını unutmayın.

Gece yatarken odanızda kablosuz modem, cep telefonu vs. bulundurmayın.

Isıtıcıların yatağınıza en az 2 metre uzaklıkta olmasına dikkat edin.

Mümkünse evinizin baz istasyonları ya da yüksek gerilim hatlarından uzakta olmasına dikkat edin.

GÜNEŞTEN KORUNMAYI ÖĞRENİN

7- GÜNEŞ:

Özellikle yaz aylarında ya da karlı yüksek rakımlı bölgelerde yaşayanların kış aylarında da dikkat etmeleri gereken husus; güneşin tehli ultraviyole-B ışınlarıdır.

Yazın saat 10-15 arasında asla denize girilmemeli; sokağa çıkarken de güneşten korunacak şekilde giyinmeliyiz.

Özellikle sarışın, çilli ve vücudunda 20’nin üzerinde beni bulunan insanların güneşten korunmaları gerekir.

Güneş kremlerinin asla gerçek koruma sağlayamayacağı unutulmamalıdır.

Solaryuma asla gidilmemelidir.

ERKEN TEŞHİS BÜYÜK ORANDA SİZİN ELİNİZDE

8- KORUYUCU TIP UYGULAMALARI:

Kanserden korunmanın en ucuz ve en etkili yöntemi ona yakalanmamaktır.

Check-up lüks değil: 

Herkesin yılda bir kere check-up programına katılması gereklidir.

Hekiminizle konuşun: 

Meme, kalın barsak, rahim ağzı, akciğer ve prostat kanseri gibi bazı kanserlerin rutin tarama programları vardır; hekiminizle bu konuyu konuşun.

Aşıları unutmayın: 

Bazı aşı programları (hepatit, rahim ağzı gibi) kansere karşı koruma sağlar.

Hormondan uzak durun: 

Menopoza girmiş kadınlarımızın sıkıntıları için uygulanan hormon replasman tedavisi dediğimiz hormon ilaçlarının yerine başka ilaçlar kullanmalarını tavsiye ediyoruz.

Genlere dikkat: 

Genetik yatkınlığı olanlar, onkologları ile risk değerlendirmelerini yapıp, gerekli önlemleri almalı.

İşyeri kanser etmesin: 

Kanserlerin önemli bir kısmında neden, yaptığımız işle ilgilidir.

Özellikle iş yerlerimizde çeşitli kimyasal maddelere, boya maddelerine ve endüstriyel tozlara (asbest, silika, kömür) maruz kalıyorsak; işverenden endüstriyel hijyeni sağlaması için gerekli önlemleri almasını talep etmeliyiz.

Bunun için özel korumalı giysiler ve maskeler, uygun havalandırmalı odalar ve kabinler oluşturulması, düzenli sağlık kontrolleri, sık sık istirahatlar temin edilmelidir.

Ne giydiğinizi bilin: 

Kimyasallara maruz kaldığımız diğer bir husus özellikle uzak doğudan ithal edilen giysiler ve oyuncaklarda kullanılan azo boyarlar ve tehli kimyasallardır.

Bu ürünlerden uzak durmalıyız.

Saç boyaları masum değil: 

Saç boyalarının özellikle kan ve kemik iliği kökenli kanserlerde rol oynadığını unutmamalıyız.

Mevsiminde beslenin: 

Organik olmayan gıda maddelerinde yüksek oranda kimyasallar olduğunu unutmayın. Bu nedenle en iyisi mevsimin sebze ve meyvelerini tüketmektir.

Egzoz gazından korunun: 

Trafikte uzun zaman geçiriyorsak; başta dizel egzozları olmak üzere birçok kansere neden olan gazlara maruz kaldığımızı unutmayalım.

STRESLİYİM DEMEYİN ÇÖZÜMLER ÜRETİN

10- STRESLE BAŞA ÇIKMA TEKNİKLERİ:

Eğer yaşamımızda ciddi stres oluşturan bir faktör varsa en iyisi ondan kurtulmaktır.

Bu mümkün değilse stresle baş etme yöntemlerini uygulamalıyız.

Örneğin; düzenli spor yapabilir, seyahat edebilir, hobiler edinebiliriz.

Sanatla ilgilenebilir, çeşitli sosyal faaliyetlerde bulunabiliriz.

Bunlar bizi günün stresli rutininde kurtaracaktır.

Ruh sağlığımızı tehdit eden stresler için kesinlikle profesyonel destek almalıyız.

Yazıyı sevdiklerinizle paylaşarak onların da bilgilenmelerini sağlayabilirsiniz.

Aşağıdan diğer faydalı bilgilere göz atabilirsiniz…

Источник: https://superbilgiler.com/kanserden-korunmak-icin-oneriler/

Kanserden korunmak için nasıl beslenmeli? Riskler ve öneriler..

Kansere Dur Diyebilmek İçin 10 Öneri!

Beslenmenin kanseri %70’e varan oranda etkilediği yapılan çalışmalarda görülmüştür. Yani yapmamız gereken şu ki genetik bilgilerimizi değiştirip kanserden kurtulamıyorsak beslenme düzenimizi değiştirerek hayat kalitemizi arttırabiliriz düşüncesini benimsemek ve çevremize bu düşünceyi yaymak.

Kanser olma riskini azaltmak için neler yapabiliriz?

• Alkol ve sigara kullanımını azaltmak• Radyasyondan korunmak• Aşırı yağlı ve şekerli beslenmemek• Posa tüketimini arttırmak• Tuzlanmış besinlerin tüketimine dikkat etmek• Antioksidan içeriği yüksek besinlerin tüketimini arttırmak• Taze meyve ve sebze tüketimini arttırmak

• Kimyasal olan maddeleri az tüketmek

1) KURUBAKLAGİL VE TAM TAHIL TÜKETİMİ, Kurubaklagiller ve tahıllar posadan zengindir. Posadan zengin beslenmek ve yağ tüketimini azaltmak kolon kanserine karşı koruyucu bir yöntemdir. Posa sindirim sistemimizin çalışmasına yarar sağlarken bağırsaklarımızda bulunan kansere yardımcı maddelerin atımında görevlidir.

Diyabet ve beslenme: Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastaları için önerileri

2) MEYVE VE SEBZE TÜKETİMİ, Günde en az 3 porsiyon meyve, 2 porsiyon sebze tüketilmelidir. Kabuğu ile yenilebilen meyvelerin kabuklu tüketilmesi posa tüketiminin artmasına sağlar. Meyve, sebzeler A vitamini öncülü olan B-karoten, C vitamini, E vitamini ve selenyum içerir.

A vitamini, C vitamini, E vitamini ve selenyum anti-oksidandır ve hücrelerimizi koruduğu için tüketilmeleri önemli bir yer tutar. İmmün sistemimizi güçlendirirken posa ve fitokimyasallar (brokoli ve yeşil yapraklı sebzelerde: lutein – domateste: likopen) için kaynağımız olurlar.

Yağda eriyen vitaminlerin(A,D,E,K) emilimi için az miktarda yağ ile tüketilmeleri önem taşımaktadır.

3) YAĞ, ŞEKER VE TUZ TÜKETİMİ, Basit karbonhidratlardansa kompleks karbonhidratlar daha çok tercih edilmelidir.

Yağlı beslenmenin kalp-damar hastalıklarına olan zararı biliniyor fakat sadece onunla sınırlı olduğu sanılıyor ancak fazla yağlı beslenmek meme, kolon veya prostat kanseri gibi birçok kanser türünü tetiklemektedir. Hayvansal yağların doymuş yağ içeriği yüksektir.

Yağ tüketiminin azalması kadar doymuş yağ oranının da azalması önemlidir. Tuzun fazla tüketilmesi mide kanseri riskini arttırmaktadır. Günde önerilen sodyum miktarı 2300mg’dır. (1tatlı kaşığı deniz tuzu).

https://www.medikalakademi.com.tr/kanser-hastalari-yasamsal-oneriler/

4) ALKOL VE SİGARA KULLANIMI, Fazla alkol tüketimi karaciğerinizi yoracaktır ve karaciğer kanseri olma riskinizi arttıracaktır bu nedenle kullanmamaya dikkat ediniz. Fakat kullanmak durumundaysanız erkeklerin en fazla 2 kadeh, kadınların ise en fazla 1 kadeh kırmızı şarap tercih etmesi önerilebilir.

Sigara içildiği takdirde ağız, gırtlak, boğaz ve yemek borusu kanseri olmaihtimali artmaktadır. Hem sigara hem alkol tüketimi ise bu riski oldukça arttırmaktadır. Toplumda kadınlar meme kanserinden oldukça korkmaktadır fakat yapılan çalışmalar göstermiştir ki akciğer kanserinden vefat eden bayanlar meme kanserine göre daha yüksek orandadır.

Bu nedenle hem alkol hem sigara tüketilmemelidir en azından azaltılmalıdır.

5) FİZİKSEL AKTİVİTE, Obezite birçok kanser türüyle ilişkilidir. Bu nedenle kilo kontrolü önemlidir. Vücut ağırlığının kontrol yolunun en iyisi beslenme düzeniyken fiziksel aktiviteye önem vermeye dikkat edilmelidir.

Böbrek hastalıkları ve beslenme: Böbrek hastaları nasıl beslenmeli?

6) GÜNEŞTEN KORUNUN, Güneşte uzun süreler boyunca kalmak cilt kanseri olma riskinizi arttıracaktır. Özellikle yaz mevsiminde 11.00-16.00 arası güneşe çıkılmamasına dikkat edilmelidir.

 Bu kurallara dikkat ettiğimiz takdirde yüksek oranda kendimizi kanserden korumuş oluruz.

Bir de bizleri kanserden koruyan bazı maddeler vardır bunları sıralayacak olursak: Proteaz engelleyiciler, biyoflavanoidler, özel koku ve tat veren maddeler, oksitlenmeyi önleyiciler ve kükürtlü maddelerdir.

Peki, bu maddeler hangi besinlerde bulunmaktadır?

Soya fasulyesi, mercimek, kuru fasulye, nohut ve bezelye proteaz engelleyici maddeleri içerir. Meyve, ceviz, fındık ve sert kabuklu meyveler oksitlenmeyi önleyici maddeler içerir.

Turunçgiller, kayısı, karadut, kızılcık, kiraz, vişne biyoflavanoidleri içerir.Lahana, karnabahar, ıspanak, şalgam ve pancar yaprakları özel tat ve koku veren maddeler içerir. Sarımsak, soğan kükürtlü maddeleri içerir.

Bu besinlerin tüketilmesi önerilmektedir.

Ne yendiği kadar besinlerin nasıl pişirildiği de önemlidir. Bu nokta da pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Kızartma, kavurma yöntemleri yerine haşlama yöntemi tercih edilmelidir.

Özellikle ızgara yapılıyorsa et ile ateş arasında 15 cm mesafe olmasına ve fazla yakılmamasına dikkat edilmelidir.

 Besinler saklanırken de hijyen hataları yapılmaktadır ve bunlar da kansere neden olabilmektedir.

Düşük yağlı beslenme kanser riskini %40 azaltıyor

Bu nedenle dikkat edilmelidir. Birkaç tane örnek verecek olursak:• Ekmek bekletildiği zaman, kuruyemişler nemli yerlerde saklandığında ve tuzlanmamış peynirler iyi saklanmazsaküf toksinleri oluşur bu da kanserojen etki yapmaktadır.• Etli, yumurtalı, sütlü gıdaların oda sıcaklığında bekletilmesi mikrop çoğalmasına nedendir ve vitamin kayıpları gözlenir.

• Teneke kutuda olan gıdaların açıldıktan sonra bekletilmesi mineral ve vitamin kaybına neden olurken kurşun miktarının artmasına neden olur bu da istenmeyen bir durumdur.

• Yoğurt, pekmez, salça gibi gıdaların kullanılmış petlerde, sırlı kaplarda veya ilaç boyalarında saklanması durumunda kanser yapıcı maddelerin besinlere geçişi ile kanserojen etki oluşturmaları.

İntern Diyetisyen Deniz ZÜNBÜLCAN

Kaynaklar:
-Obesityincreases risk of developingcancer, Science Daily
-Hastalıklarda beslenme tedavisi/ Hatipoğlu Yayınları Türkiye’ye özgü besin ve beslenme rehberi / Ankara 2015

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/kanserden-korunmak-icin-nasil-beslenmeliyiz-riskler-ve-oneriler/

Kanserden koruyan 10 öneri neler?

Kansere Dur Diyebilmek İçin 10 Öneri!

Ülkemizde yılda yaklaşık 200 bin kişiye kanser tanısı konulurken, önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde her 2 kişiden birine kanser tanısı konulacağı tahmin ediliyor.

Buna karşın teknoloji ve tıp alanında yaşanan hızlı gelişmelerle pek çoğunun gerek erken evrede yakalanabilmesi, gerekse de en yeni yöntemlerle tedavi edilebilmesi hayatta kalma oranını da yükseltiyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Aziz Yazar “Her ne kadar kanser tanısı konan kişi sayısı artsa da tedavideki gelişmelerle hayatta kalan kanserli insan sayısı da artmaktadır.

Kanser tedavisinin en kolay ve başarılı yolu, kanser gelişimini önlemektir. Erken teşhis tedavi başarısını önemli ölçüde yükseltmektedir” diyor. Prof. Dr. Aziz Yazar 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, kanserden korunmak için yaşam tarzımız haline getirmemiz gereken 10 öneride bulundu.

Sigaradan kaçının

Sigara kansere yol açan en önemli maddelerden birisi. Yapılan bilimsel çalışmalar, akciğer kanserinin yüzde 90’ının sigaraya bağlı olarak geliştiğini ortaya koyuyor. Sigaranın yol açtığı başka kanserler de var; baş boyun kanserleri, yemek borusu kanseri, mesane kanseri vb.

Sigaraya erken yaşta başlanması, günlük içilen sigara miktarı ve sigara içilen süre arttıkça risk de artıyor. Ayrıca sigaranın daha derin nefesle ciğerlere çekilmesi de kanser riskini artırıyor. Sigaraya bağlı kanserlere yakalanmamak için en doğrusu sigaraya başlamamak veya sigarayı bırakmak.

Sigarayı bıraktıktan sonra risk zamanla giderek azalıyor ve 10-15 yılda risk sigara içmemiş kişilere yaklaşıyor.

Yürüyüş yapın

Düzenli egzersiz kilonun korunmasına ve kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor, kalp krizi riskini azaltıyor ve şekerin yükselmesini önleyebiliyor. Kilonun korunması ile obezitenin yol açtığı kanser riski azalabiliyor.

Yapılan araştırmalar egzersiz yapmanın kilodan bağımsız olarak da kanserden koruduğunu gösteriyor. Bu nedenle haftanın iki üç günü günde bir saat ya da haftanın beş günü günde yarım saat egzersiz yapmak son derece faydalı.

Egzersiz hoşunuza giden bir aktivite (yüzme, bisiklet, tenis vb) de olabilir.

Alkolden uzak durun

Bilimsel çalışmalar alkol tüketiminin özellikle baş boyun kanserlerini, yemek borusu kanserini, pankreas kanserini, meme kanseri ve siroz oluşturarak karaciğer kanseri riskini artırdığını ortaya koyuyor. Alkol alım süresi ve günlük tüketilen alkol miktarı arttıkça kanser riski artıyor.

İdeal kiloda olun

İdeal kiloda olmak kardiyovasküler hastalıklar kadar kanserden korunmak için de gerekli. Fazla kilolu olmakla meme, yumurtalık, rahim, pankreas ve kalın bağırsak kanseri riskleri artabiliyor. Fazla kilolu olmamak için sebze, tahıl ve baklagillerden zengin bir beslenme alışkanlığı edinmek ve fiziksel aktiviteyi artırmak gerekli.

Ultraviyole ve radyasyondan korunun

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Aziz Yazar “Ultraviyole ışınlarına maruziyet cilt kanserleri riskini artırıyor. Özellikle de güneşin dik olduğu saatlerde güneşin altında kalmak ve kozmetik amaçlı ultraviyole (örneğin solaryum) ışınlarına uzun süre maruz kalmak tehli.

Mümkün olduğunca güneşin dik olduğu saatlerde korunmak için uzun kollu giysiler, şemsiye ve koruyucu kremler kullanın. Radyasyona maruziyet bazen tedavi amaçlı veya bulunulan ortamdan dolayı (yerden yayılan radon gazı) oluşabiliyor. Tedavi amaçlı uygulanan radyasyon bölgesi risk altındadır.

Örneğin tiroit bölgesi veya meme bölgesini içine alan radyoterapilerde bu organların kanser açısından yakın takip edilmeleri gerekmektedir” diyor.

Mevsim sebze ve meyvelerinden tüketin

Mevsiminde olmayan sebze ve meyvelerde daha fazla hormon takviyesi ve kimyasallar kullanılmakla birlikte, mevsim sebze ve meyvelerinin besin değeri de daha yüksek oluyor. Örneğin mevsiminde üretilen domateste likopen daha fazla bulunuyor. Bu nedenle sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmek önemli. Mevsiminde toplanıp dondurulmuş sebze ve meyvelerin besin değeri iyi olarak kabul ediliyor.

İşlenmiş ürünlerden kaçının

Gıdaların mümkün olduğunca taze tüketilmesi önemli. Dayanıklılığını artırmak amaçlı gıdalar bir takım işlemleri tabi tutuluyor. Sebze, meyve ve et ürünlerine böcek ve mantardan koruyucu olarak konulan pestisitler kanser riskini artırabiliyor.

İşlenmiş balık ürünlerindeki polikloronil bifenil ve diğer gıda ürünlerinde kullanılan sodyum benzoat kanser riskini artırabiliyor.

İşlenmiş et ürünleri (sosis, salam, sucuk, jambon) ile ilgili olarak zararlı olabilecekleri konusunda uyarılar sıkça yapılıyor.

Mangal yaparken dikkat edin!

Et ağırlıklı bir beslenme kalp hastalıkları açısından olduğu kadar kanser hastalıklarından korunmak açısından da önemli. Özellikle kırmızı etin haftada 3-4 porsiyonu geçmemesi gerekiyor.

Etleri pişirmek için de mangal uygun bir pişirme yöntemi değil. Mangalda pişirme sırasında ortaya çıkan polisiklik aromatik hidrokarbonlar kanser riskini artırıyor.

Pişirme yöntemi olarak yine de mangal tercih edilecekse etlerin yakılmaması şart.

Enfeksiyonlardan korunun

Bazı enfeksiyonların kanseri tetiklediği ve kanser gelişimine neden olduğu bilimsel araştırmalarla ortaya konuluyor. Hepatit B ve C de karaciğer kanserine yol açıyor. Helicobacter pylori bakterisi mide kanserine yol açabiliyor. Bu bakteri antibiyotikle tedavi edilebiliyor.

İnsan papilloma virüsü rahim ağzı kanseri, anal kanal kanseri ve baş boyun kanserine yol açabiliyor. Bu virüs için geliştirilen bir aşı ile büyük oranda korunma sağlanabiliyor.

Bunların yanında bazı virüslerin (herpes grubu) deri kanserine yol açabiliyor.

HIV virüsü AIDS hastalığına yol açarak lösemi ve lenfoma riskini artırırken, kansere yol açan enfeksiyonların çoğunun ya önlenebilir enfeksiyonlar ya da tedavi edilebilir enfeksiyonlar olduklarını bilmek gerekiyor.

Kimyasal ürünlere dikkat edin

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Aziz Yazar “Sanayileşme arttıkça kimyasallara maruziyet artmaktadır. Eskiden Anadolu’da evlerde kullanılan beyaz toprağın içerisinde bulunan asbest, şehirlerde de sanayi ve binalarda ses ve ısı yalıtımında kullanılmakta, bu maddeye maruziyet kanser riskini artırmaktadır.

Kömür, odun ve akaryakıt ürünlerinden çıkan ürünler (özellikle dioksinler) kansere yol açmaktadır. Araç egzozlarına daha fazla maruz kalanlarda (örneğin işlek yolların bitişiğinde oturanlarda) daha fazla kanser gelişebilmektedir. Ağır metaller (civa, kurşun, arsenik), alüminyum pişirme kağıtları ve bazı oyuncaklardaki fitalatlar da kanserojen etki oluşturabiliyorlar” diyor.

Tedavide immünoterapi dönemi

Kanser hastalıklarının tedavisinde kaydedilen en önemli ve son gelişmelerden birinin immünoterapi olduğunu vurgulayan Tıbbi Onkolog Prof. Dr.

Aziz Yazar “Kanser hastalıklarının ortaya çıkmasında immün sistemin devre dışı bırakılması çok önemli bir yer tutar.

İmmünoterapi kanser tarafından devre dışı bırakılan immün sistemi tekrar aktif hale getirerek kanserle savaşmasını sağlamaktadır. Bu şekilde daha uzun süreli bir antikanser güç sağlanmış olmaktadır.

İmmünoterapinin klasik kemoterapilere göre yan etkileri daha azdır ve hastalar tarafından tolere edilmeleri genellikle daha iyidir.

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ile hemen hemen her kanserde etkili olabileceği yönünde çalışmalar sonuç vermektedir.

Halihazırda imünoterapi bazı kanser türlerinde standart tedavi programına girmişken (akciğer kanseri, melanom, mesane kanseri, böbrek kanseri) diğer kanser türlerinde de çalışmalar devam etmektedir” diyor.

Kanser tedavisinde bağışıklığı güçlendirmek için 12 öneri

Источник: https://indigodergisi.com/2018/04/kanserden-koruyan-oneriler/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.