Kanseri Önlemek Mümkün Mü?

Bu kanserleri önlemek mümkün!

Kanseri Önlemek Mümkün Mü?

Gerek dünyada gerekse ülkemizde hızla yaygınlaşan kanserin tedavisinde umut verici çok önemli gelişmeler de yaşanıyor. Son yıllarda yeni tedavi yöntemleri ve kanseri erken evrede saptayan tarama yöntemleri sayesinde artık kansere bağlı ölümler giderek azalıyor.

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Tıbbı Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Yıldız, günümüzde kanserlerin yaklaşık yüzde 40’ının engellenebilir olduğunu vurgularken “Sadece sigara ve alkol kanserlerin 1/3’ünden sorumludur.

Akciğer, meme, kolon, baş boyun kanserleri ve melanoma başta olmak üzere çevresel faktörlere bağlı gelişen birçok kanseri önlem alarak engellemek mümkün” diyor. Doç. Dr.

İbrahim Yıldız, 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında; kansere karşı alınabilecek önlemleri anlattı, çok önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Sağlıksız beslenmeden hareketsizliğe, stresten zararlı alışkanlıklara, genetik yatkınlıktan çevresel faktörlere dek kansere zemin hazırlayan pek çok unsur var. Modern çağın korkulu rüyası kanser son yıllarda hızla artarken, ülkemizde yılda yaklaşık 200 bin kişiye kanser tanısı konuluyor. Üstelik bu sayının önümüzdeki yıllarda çok daha artacağı tahmin ediliyor.

Buna karşın bir yandan teknoloji ve tıptaki gelişmeler sayesinde tanı ve tedavi yöntemlerinde de çok önemli gelişmeler yaşanması umutları artırırken, erken teşhiste artık tam başarı bile sağlanabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Tıbbı Onkoloji Uzmanı Doç. Dr.

İbrahim Yıldız “Yakın zamanda yayınlanan kanser genom atlası verilerinin analizine göre, kanserin aslında en önemli nedeni genlerde rastgele mutasyonlara ve onarım kusurlarına bağlı olarak zamanla hasar oluşmasıdır. Bunlar doğuştan ya da yaşlandıkça meydana gelebilir. Ancak kanserlerin yaklaşık yarısında çevresel faktörler kanser gelişiminden sorumludur.

Bunlar sigara, alkol, obezite, bazı enfeksiyona yol açan ajanlar, radon, asbest, arsenik, kadmiyum, nikel, egzost gazları gibi karsinojen maddelere maruz kalmak, yanlış beslenme alışkanlıkları, UV ışınları ve radyasyon maruziyetidir” diyor. İnsan ömrü uzadıkça da kanser gelişme riskinin arttığına işaret eden Doç. Dr.

İbrahim Yıldız, bazı kanserlerin bazı ülkelerde daha fazla olduğunu, bunun o ülkelere özel çevresel faktörler, sosyokültürel özellikler, diyet alışkanlıkları ve enfeksiyon tipleri ile ilişkili olabildiğini söylüyor.

AKCİĞERDEN MELANOMA ÖNLENEBİLEN KANSERLER

Doç. Dr.

İbrahim Yıldız, kanserlerin yaklaşık yüzde 40’ının engellenebilir türde olduğunu, sadece sigara ve alkolün kanserlerin 3’te 1’inden sorumlu olduğunun yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu belirterek “Ancak kalıtsal faktörlere ve yaşlanmayla ortaya çıkan rastgele mutasyonlara bağlı kanserler önlenemez. Örneğin lösemi, beyin tümörleri, pankreas ve kemik kanserleri gibi bazı kanserler daha çok rastgele mutasyonlar sonucu geliştiklerinden engellenmesi zor kanserlerdir. Buna karşın akciğer, meme, kolon, baş boyun kanserleri ve melanoma başta olmak üzere çevresel nedenlerle ve yanlış yaşam alışkanlıklarımız nedeniyle gelişen birçok kanseri alınacak önlemlerle azaltmak mümkün. Örneğin tümüyle HPV enfeksiyonu sonucunda gelişen serviks kanseri aşılama ile engellenebilir” diyor.

GENETİK TESTLER HERKESE YAPILMAMALI

Kişinin ailede kanser öyküsü varsa ve yüksek risk taşıyorsa mutlaka ailesel yüksek riskli kişilere göre hazırlanmış olan tarama programlarına katılması ve genetik danışmanlık alması gerektiğini belirten Doç. Dr. İbrahim Yıldız “Buna karşın genetik testler her hastaya değil, belli riskler taşıyan hastalara yapılmalıdır.

Aynı ailede birden çok kişide aynı kanserin görülmesi, meme, kolon ve endometrium kanserlerinin 50 yaşın altında görülmesi, aynı kişide hem over hem meme kanseri ya da iki taraflı meme kanseri olması, erkeklerde meme kanseri varlığı, tiroit medüller kanser gibi nadir kanserlerin görülmesi vb. durumunda bu testler için genetik danışmanlık alınmalıdır.

Ancak hastanın bireysel risk durumuna bağlı pek çok genetik test vardır” diyor.

Kansere karşı etkili önlemler

· Sigara ve alkolden kaçının.

· Haftada en az 5 gün 30 dakika tempolu yürüyüş yapın. Fazla kilolardan kurtulun.

· Sebze ve meyve ağırlıklı beslenin, mevsim sebzesi ve meyvesi olmasına dikkat edin.

· İşlenmiş gıdalar, tuzlu yiyecekler, gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durun.

· Eti haşlama ve buğulama şeklinde tüketin, aşırı et tüketmeyin.

· Balık tüketimini artırın.

· Yaz mevsiminde saat 11-15 arası güneş ışığından korunun.

· Stresi azaltmaya çalışın, siz yönetin. Uyku düzeninize dikkat edin.

· D vitamini seviyenizi düzenli ölçtürün.

· Ulusal tarama ve aşılama programlarına uyun (Karaciğer kanseri için Hepatit B aşılaması ve serviks kanseri için HPV aşısı gibi)

Источник: https://www.superhaber.tv/bu-kanserleri-onlemek-mumkun-haber-103178

Histerektomiden Sonra Over Kanseri: Mümkün mü?

Kanseri Önlemek Mümkün Mü?
Yumurtalık Kanseri: Mümkün mü?

Histerektomi yaptıysanız, yumurtalık kanseri teşhisi koyulamayacağınızı varsayabilirsiniz. Birçok durumda, bir veya her iki yumurtalık bir histerektomi sonrasında yerinde bırakılır. Rahminizi çıkarttıktan sonra yumurtalık kanseri gelişim riskinizi azaltmakla birlikte, hala mümkündür .

Yumurtalık kanseri, yumurtalık hücrelerinden gelişen kanserdir, yumurta üretilir ve östrojen ve progesteronun kadın hormonlarının başlıca kaynağı olan yumurtalıklardır.Tüm yumurtalık kanseri, dış yüzeyini kaplayan epitel hücrelerinde başlar. yumurta üreten germ hücreleri içinde veya hormon üreten stromal hücrelerde gelişebilir.

Histerektomi, uterusunuzun çıkarıldığı bir cerrahi prosedürdür. farklı histerektomi türleri vardır:

  • kısmi veya supervervikal histerektomi: uter Bizi çıkarttık ama rahim ağzımız bozulmadan kaldı.
  • total veya pan histerektomi: rahim ve serviksin çıkartılması
  • radikal histerektomi: rahim ve serviks serviksin her iki tarafındaki doku ve vajinanın üst kısmı ile birlikte alınır.

Bu işlemlerin hepsinde yumurtalıklar yerinde bırakılır.

Histerektomi Türleri Histerektomi Türleri

Amerikan Kanser Derneği (ACS) 'ye göre histerektomi (yumurtalıklar yerinde bırakılmış olsa bile), yumurtalık kanseri olasılığını üçte bir oranında azaltabilir. Bazen fallop tüpleri ve her iki yumurtalık bir histerektomi sırasında çıkarılır. Buna bilateral salpingo-oofrektomi veya BSO denir.

Yumurtalıklar olmadan, yumurtalık kanseri riskiniz daha düşüktür, ancak hala bazı riskler var. Bunun nedeni, yumurtalık hücrelerinin vajina ve anüs arasındaki alan olan perinee göç edebilmesidir. Yumurtalıklar çıkarmadan önce bu göç olursa, bu hücreler geride kalır.

Geri kalan yumurtalık hücreleri, yumurtalıkların yaptığı gibi kansere dönüşebilir. Ve eğer öyleyse, yumurtalıklar kanser gelişmeden önce çıkartılsa bile hâlâ yumurtalık kanseri sayılır.

Kanser peritondaki hücrelerden, karnınızın duvarını kaplayan dokudan gelişebilir ve bu yumurtalık kanseri değil, yumurtalık kanseri kadar davranır ve benzer şekilde tedavi edilir.

Önleme Yumurtalık kanseri önlemek için ne yapabilirim?

Bazı kadınlar genetik olarak yumurtalık kanseri oluşumuna yatkındır. Bu durumda, önleyici tedbirleri almayı düşünebilirsiniz. Bir seçenek yumurtalıklarınızın alınmasıdır. Önleyici olarak yapıldığı zaman buna profilaktik bilateral oohorektomi denir.

Yumurtalıklar olmazsa, yine de yumurtalık kanseri teşhisi konabilir, ancak riskiniz önemli derecede düşüktür.BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonlarını taşıyorsanız Mayo Clinic'e göre riskiniz yüzde 80 ila 90 oranında azalabilir. Bu genleri taşıyan kadınlar da meme kanseri riskini artırır, bu nedenle menopozdan önce yumurtalıkları çıkarmak hormon pozitif meme kanseri riskinizi düşürebilir.

Semptomlar Yumurtalık kanseri belirtileri nelerdir?

Ne tür histerektomi olursa olsun, yine de düzenli muayene yapmalısınız. Bununla birlikte, yumurtalık kanseri için rutin tarama testi bulunmamaktadır. Yumurtalık kanseri belirtileri ilk bakışta oldukça belirsiz ve hafif görünebilir. Bazı yaygın belirtiler arasında şunlar sayılabilir:

  • karın şişkinliği ve rahatsızlık
  • yemek yeme sıkıntısı veya aşırı doluluk sıklığı hissi
  • sık idrara çıkma veya sık idrara çıkma ihtiyacı
  • yorgunluk
  • mide yanması veya mideyi rahatsız etme
  • ağrı
  • ağrılı cinsel ilişki
  • kabızlık

Yumurtalık kanseri nedeniyledir bu belirtiler zamanla tedaviye cevap vermez veya azaltmaz. Belirtileri en kısa sürede doktorunuza bildirmeniz önemlidir; çünkü erken evrede tanı alıp tedavi gören kadınlar daha iyi bir prognoza sahip olma eğilimindedir.

Pelvik muayene başlamak için iyi bir yerdir, ancak pelvisinizdeki küçük tümörler her zaman hissedilemez. Transvajinal ultrason veya MR gibi görüntüleme testleri tümörlerin saptanmasına yardımcı olabilir. CA-125 tümör ile ilişkili antijen için bir kan testi de yararlı olabilir.

Bununla birlikte, yumurtalık kanseri tanısını doğrulamanın tek yolu, yumurtalık veya başka şüpheli dokuların biyopsisi ile yapılır.

Gerçekler ve istatistiklerOvarian kanseri olguları ve istatistikler

Yumurtalık kanseri nispeten nadir bir kanser şeklidir. Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) bir kadının yaşam boyu riski yüzde 1.38'e bırakıyor. Bu risk, bazı gen mutasyonları taşıyan kadınlar için daha yüksektir.

BRCA1 mutasyonuna sahip kadınların yaklaşık yüzde 39'u ve BRCA2 mutasyonu ile yüzde 11 ila 17'si, 70 yaşına kadar yumurtalık kanseri alacaktır. Birçok faktör, bireysel görüşünüzü etkiliyor. Bunlardan bir tanesindeki aşama.

AKS'ye göre, yumurtalık kanseri tüm aşamalarında göreli beş yıllık sağkalım oranı yüzde 44'tür. Erken dönemde teşhis ve tedavi edildiğinde, beş yıllık göreli hayatta kalma oranı yüzde 92'ye kadar yükselmektedir.

Ne yazık ki, yumurtalık kanserlerinin yalnızca yüzde 15'i evre 1'de tespit edilmektedir. Bu nedenle, yumurtalık kanseri semptomlarının farkında olmak ve mümkün olan en kısa sürede doktorunuza bildirmek çok önemlidir.

Источник: https://tr.oldmedic.com/ovarian-cancer-after-hysterectomy-is-it-possible-2581

Jinekolojik kanserleri önlemek mümkün mü?

Kanseri Önlemek Mümkün Mü?

Prof. Dr. Ateş Karateke yumurtalık ve meme kanseri konusuna da değiniyor: “Kadınlarda görülen kanserler arasında özellikle yumurtalık ve meme kanserlerine ailesel yetkinlik olduğu son 20 yıldır yapılan çalışmalarla net olarak gösterilmiştir.

Yaklaşık olarak meme kanserlerinin yüzde 5-10’i, yumurtalık kanserinin ise yüzde 20’si ailesel, diğer bir deyişle genetik kaynaklıdır. Farklı mutasyon tiplerinin bu kanserlere yol açtığı gibi, özellikle BRCA – 1 ve BRCA – 2 adi verilen genlerde meydana gelen mutasyonlar en sık sorumlu tutulan mutasyonlardır.

Bu mutasyonları taşıyan kadınların 70 yaşına gelene kadar ciddi oranda yumurtalık ve meme kanseri riski taşıdıkları kanıtlandı.

BRCA -1 mutasyonu taşıyan kadınların yüzde 63’une yumurtalık kanseri, yüzde 85’inede meme kanseri; BRCA – 2 mutasyonu taşıyan kadınların ise yüzde 27’sine yumurtalık kanseri, yüzde 84’üne meme kanseri gelişeceği biliniyor. Günümüzde, genetik tarama testleri ile bu mutasyonları taşıyan kadınlar saptanabilmektedir.

Özellikle, ailesinde veya yakın akrabalarında yumurtalık veya meme kanseri nedeniyle tedavi gören bir hasta varsa, diğer bireyler bu mutasyonu taşımaları bakımından riskli gruplardır ve genetik tarama ile incelemek için uygun adaylardır.“

Doğum kontrol hapları bazı kanser türlerini gerçekten önlüyor mu?

Mutasyonu taşıdığı bilenen kadınlar için kanseri önleyici öneriler de mevcut. Prof. Dr. Ateş Karateke açıklıyor: “Bu öneriler arasında doğum kontrol haplarının kullanımı riski azaltıcı rol oynar. Ancak, cerrahi tedaviler en etkin koruyucu önlemdir.

Mutasyon tipine göre 35 – 45 yaşları arasında yumurtalıkların ve tüplerin ameliyatla alınmasının yumurtalık kanseri gelişme riskini yüzde 80 – 96 oranında azaltacağı kanıtlandı.

Yumurtalık ve tüpleri alınan kadınlarda aynı zamanda meme kanseri gelişme riskinin de yüzde 46 – 56 oranında düştüğü gözlemlendi.”

Rahim ağzı kanseri uygun tarama ve tedavi ile ‘önlenebilir’ bir tür olarak kabul edilir

Rahim ağzı kanserinin sebebi olarak adlandırılan HPV (human papiloma virus) virüsü kanserli hastaların %99’unda tespit edilir. Prof. Dr. Ateş Karateke açıklıyor: HPV virüsüne karşı geliştirilmiş aşılar mevcuttur. Aşılamanın kızlarda 9-26 yaşlar arasında yapılması önerilir.

Rahim ağzı kanserinin uzun bir ‘kanser öncesi’ dönemi bulunur, bu dönemin smear testi taraması ile erken tanısı mümkündür. Rahim ağzı kanseri uygun tarama ve tedavi ile ‘önlenebilir’ bir kanser olarak kabul edilmektedir.

Smear taraması 21-65 yaş arasında bakire olmayan tüm kadınlara önerilir.”

Yumurtalık kanserinin belirtilerine dikkat!

Rahimin vajinaya açılan dar boynu olarak adlandırılan serviks (rahim ağzı) bölgesinde kanserin oluşmasındaki sebepler serviks hücrelerinin anormalleşip kontrolsüz şekilde büyümeye başlaması olarak açıklanıyor.

Bu kanser tipinin nedeni HPV virüsü olarak açıklanırken önde gelen belirtileri vajinal kanama, anormal vajinal akıntı, alt karın bölgesinde ağrı ya da cinsel ilişki sırasında ağrı veya lekelenme olarak belirtiliyor. Kanser belirtileri var ise pap-smear testi, daha ileri şüpheler varsa kolposkopi ve biyopsiye başvurulur.

Korunmak için HPV aşısı, düzenli pap-smear testi ve sigara gibi riskli faktörlerden kaçınmak öneriliyor.

Over (yumurtalık) kanseri

Over (yumurtalık) kanseri, kadınlık hormonlarını ve kadınların üreme hücresi olan yumurtayı üreten overlerde şişlik, ağrı, dolgunluk hissi veya idrara çıkma sıklığında artış kanser belirtileri olarak değerlendiriliyor.

Adet görmeye erken yaşta başlayıp, geç yaşa kadar devam etme; gebe kalmamış olma; ailede yumurtalık, meme ve rahim kanseri öyküsü olan kadınlar bu kanser tipine karşı risk faktörü taşır. 4 kadından 3’ünün ancak ileri seviyeye ulaştıktan sonra teşhis konduğu bu kanser tipine karşı doğum kontrol hapları %40 koruma sağlayabiliyor.

Over (yumurtalık) kanseri teşhisi konan hastalarda ameliyat ve ilaçlı tedavi yöntemlerine başvurulur. Ultrason, tomografi ya da MR, ameliyat ve kan tetkikleri ile teşhis konur ve tedavi edilir.

Endometriyum (rahim) kanseri

Endometriyum (rahim), rahimin gövde kısmının iç tabakasına verilen isimdir. Bu bölgedeki kanserlere yol açan nedenler aile öyküsü, çeker hastalığı, hayvansal yağlar ağırlıklı beslenmek, erken adet görmeye başlayıp geç yaşa kadar devam etmesi, ilaç (östrojen) tedavileri ve doğum yapmamış olma gösteriliyor.

Rahim kanserinin belirtileri arasında anormal kanama, lekelenme, kilo kaybı, alt karın bölgesinde ağrı ve ele gelen şişkinliktir. Biyopsi, histeroskopi, küretaj gibi teşhislerin yanı sıra PET, ultrasonografi gibi teşhis yöntemleri de bulunur. Tedavi yöntemleri arasında ameliyat, ışın, hormon ve ilaç tedavisi yer alır.

Jinekolojik kanserlerin pek çoğunda etkili olan doğum kontrol hapları endometriyum riskini azaltmakta da bir çözümdür.

  • Araştırmalara göre doğum kontrol hapları düzenli kullanıldığında yumurtalık ve rahim kanseri riskini azaltıyor. Kullanım süresi arttıkça bu kanserlerin riski daha da düşüyor. Bir yıllık kullanımla yumurtalık kanseri riski yüzde 12 azalırken, 5 yıllık kullanımla yaklaşık yüzde 50 oranında risk azalıyor. Doğum kontrol haplarının meme kanseri riskinde anlamlı bir artış yapmadığı, hatta meme kanserine bağlı ölüm oranında azalma sağladığı da bilinmektedir. Jinekolojik kanserler dışında bağırsak kanseri riskini de önemli oranda düşürmektedir.
  • Doğum kontrol hapları kanser riskini azaltmada olumlu etki sağlarken, adet düzensizliğinin veya şiddetli ağrılarla seyreden adet problemi olan hastaların tedavisinde, kemik erimesinin, yumurtalık kistlerinin ve memedeki fibrokistik hastalıkların engellenmesinde de fayda sayılıyor.

Kanser riskini %40 azaltmak mümkün

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/jinekolojik-kanserleri-onlemek-mumkun-mu/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть