Karaciğer Yetmezliği ve Organ Bağışı

Organ bağışı ile sağlığına kavuştu

Karaciğer Yetmezliği ve Organ Bağışı

İSTANBUL

Hepatit C'ye bağlı sirozun yanı sıra karaciğer tümörü nedeniyle organ yetmezliği tanısı alan 63 yaşındaki Zeynep Çaylak, organ bağışı sayesinde ikinci baharını yaşayacak.

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmete başlayan Karaciğer Nakil Merkezi'nin ilk hastası olma özelliğini de taşıyan Çaylak, kadavradan alınan karaciğerin nakledildiği başarılı operasyon sayesinde sağlığına kavuştu.

Çaylak, hastanenin Transplantasyon Ünitesi Sorumlusu Uzman Dr. Tolga Canbak ve ekibi tarafından gerçekleştirilen naklin ardından taburcu olup, yeni hayatına başlamaya hazırlanıyor.

Zeynep Çaylak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 ay önce fenalaşması üzerine hastaneye kaldırıldığını, yapılan tetkiklerin ardından karaciğer yetmezliği tanısı aldığını söyledi.

Bunun üzerine Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirildiğini, burada Uzman Dr. Canbak tarafından yapılan değerlendirme sonucunda kadavra nakil listesine alındığını, böylece de nakil sürecinin başladığını aktardı.

Çaylak, “İlk haberi aldığında hiç kendimi bozmadım. Çünkü doktorum çok iyiydi. Bende hiç moral bozukluğu olmadı. Hiç kafama takmadım. Umutluydum.” diyerek, çok şanslı bir hasta olduğunu, 1,5-2 aylık bir bekleme sürecinin ardından organ bağışı sayesinde operasyonun gerçekleştirildiğini ifade etti.

Zeynep Çaylak, bu süreçte kendisini hiç hasta gibi hissetmediğini belirterek, duygularını şöyle anlattı:

“Burada kendimi evimde gibi hissettim. Mutluydum, hiç hasta moduna girmedim. Bağışçının genç olduğunu duyunca üzüldüm. Ama tabii ki Allah'ın takdiri.

Şimdi ona dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimden. Bir taraftan da kaç kişiye can verdi. Ailenin düşüncesi çok güzelmiş. Ben çok şanslıymışım bana çok çabuk organ çıktı. Benimki 3 ayın içinde çıktı.

Şu anda çok mutluyum. Hiç hasta gibi değilim.”

“Annemi bize bağışladı”

Çaylak'ın oğlu Mahmut Çaylak, çok şanslı olduklarını dile getirerek, “Şu an annemi gördüğüm zaman eskisinden çok çok farklı olduğunu görüyorum. Herkesten Allah razı olsun. Donör olan arkadaşımızın mekanı cennet olsun. Bize çok büyük bir şey bağışladı. Annemi bize bağışladı. Bundan sonra da onun bağışladığı hayata daha layık olmaya çalışacağız.” diye konuştu.

Çaylak, organ bağışıyla ilgili toplumda “günah” şeklinde bir düşünce olduğunu ancak organ bağışı sayesinde bir insanın tekrar hayata kavuştuğunu sözlerine ekledi.

Hastanın sağlık durumuna ilişkin bilgi veren hastanenin Transplantasyon Ünitesi Sorumlusu Uzman Dr. Tolga Canbak da Türkiye'de karaciğer naklinin oldukça iyi bir durumda olduğunu ancak hala nakil bekleyen birçok hasta bulunduğunu söyledi.

Canbak, bu anlamda merkezlerinin İstanbul için önemli bir merkez olduğunu belirterek, “İstanbul'da karaciğer nakli yapılan özellikle eğitim araştırma hastaneleri açısından Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi önemli bir görev başardı. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bir karaciğer nakli gerçekleştirildi. İyi bir başlangıç olduğunu umut ediyorum.” dedi.

Tolga Canbak, hastanın da sağlık durumunun gayet iyi olduğunu, herhangi bir komplikasyon geçirmediğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Bir insan, bir insana hayat vermiş oldu. Organ nakli açısından bağış oldukça önemli bir durum. Zeynep hanım ameliyata alındı 8 saat süren bir ameliyatın ardından yoğun bakım süreci geçirdi, ardından servise alındı. Şimdi artık taburculuk aşamasına yaklaştık. Oldukça mutlu, yakınlarının hepsine artık gülerek bakıyor. Artık gülen bir yüzü var.”

“Organ nakli adeta ikinci bir hayat şansı”

İl Sağlık Müdürlüğü 2. Bölge Kamu Hastaneleri Başkanı Prof. Dr. Kamil Özdil, “Organ nakli adeta ikinci bir hayat şansı veren bir uygulama ve gerçekten de ülkemizde gurur verici bir mesafeye erişildi.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin canlıdan nakil noktasında dünyada ilk sırada yer aldığını ancak organ naklindeki en temel konunun organ bağışı olduğunu dile getiren Özdil, şöyle devam etti:

“Bu konuda çok ciddi bir bilinçlenme olmakla birlikte, mutlaka daha fazla vericiye ihtiyacımız var. Hala daha pek çok alanda nakil bekleyen çok sayıda hasta mevcut. Bu alanda canlı vericinin ağırlıklı olması da yeterli kadavra bağışının olmamasından kaynaklanıyor.”

Prof. Dr. Özdil, nakil konusunda da kamunun öncü olmasını istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Biraz özel sektöre kaymıştı nakil konusundaki ameliyatlar. Biz bu konuda kamunun da mutlaka öncü olmasını istiyoruz. Bu alanda çok özveriyle çalışan ekiplerimiz var.

Hastanemizde de kendisini bu işe adamış arkadaşlarımız sayesinde çok güzel bir nakil merkezi kurduk ve burada ilk kadavradan naklimizi yaptık. Hastamızı da sağlıklı bir şekilde bugün taburcu edeceğiz.

İnşallah bundan sonra da daha güzel işlere hep birlikte imza atacağız.”

“Organ naklinde en önemli şey, ekibin istekli olması”

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Necdet Sağlam da Ocak ayında alınan ruhsatın ardından, merkezde hasta kabulüne başlandığına işaret ederek, organ naklinin multidisipliner bir sistemle gerçekleştirilen önemli bir operasyon olduğunu dile getirdi.

Doç. Dr. Sağlam, “Bu konuda ekip mantığı çok önemli ve bu ekip geniş bir ekip. Hem dahili branşlar hem cerrahi hem de organ koordinatörü personeline kadar çok geniş bir ekip.

En önemli şey burada ekibin istekli ve arzulu olması. Gece ve gündüz demeden her an nakil hastası çıkacakmış gibi hazırlıklı olmaları gerekiyor. Bu ekipte de bu heyecan var.

Biz de elimizden geldiğince kendilerine destek veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Merkezlerinin Marmara Bölgesinde kamuda üçüncü, Sağlık Bakanlığı hastaneleri içerisinde ise tek merkez olduğunu aktararak, “Şu anda eğitim ve araştırma hastaneleri içerisinde aktif olarak bu nakli gerçekleştiren tek merkeziz. Bu da bizi diğerlerine göre daha sevinçli ve gururlu yapıyor.” diye konuştu.

Muhabir: Hatice Şenses Kurukız

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Источник: https://www.aa.com.tr/tr/saglik/organ-bagisi-ile-sagligina-kavustu/1207533

Karaciğer sağlığını koruyan 5 hayati öneri

Karaciğer Yetmezliği ve Organ Bağışı

Bu durumda kendini yeteri kadar koruyabilen, iyileştirebilen karaciğere zarar verecek davranışlardan kaçınmak, karaciğerin sağlığının korunması için büyük önem taşıyor. Memorial Şişli Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Koray Acarlı, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası öncesi, karaciğer yetmezliği ve organ bağışının önemi hakkında bilgi verdi.

Çocuklarda genellikle doğuştan, yetişkinlerde ise sonradan ortaya çıkıyor

Karaciğer yetmezliği çocuklarda kalıtımsal ya da annesinin hamileliği sırasında yaşadığı bazı sıkıntılar nedeniyle ortaya çıkabilmektedir.

Doğuştan safra yolları yokluğu ve karaciğerin günlük işlevlerini gerçekleştiren bazı maddelerin eksikliğinden kaynaklanan metabolik hastalıklar, çocuklarda organ yetmezliğine sebep olmaktadır.

Önlem alınmadığı takdirde çocukların bir yaşına gelmeden hayatını kaybetmesine sebep olan hastalığın tek çözümü organ naklidir. Yetişkinlerde görülen karaciğer yetmezliklerinin önlenmesi için şu noktalara dikkat edilmelidir.

  1. Hepatit aşısını ihmal etmeyin: Karaciğer yetmezliklerinin en önemli sebeplerinden birisi olan hepatit virüslerinin bulaşma riski aşı sayesinde önlenebilir. Aşı yaptırarak bulaşıcı hepatit virüslerine karşı kendilerini koruma altına almayan kişiler, farkında olmadan Hepatit B ve C virüslerine yakalanabilir. Virüsler, kuaförlerde tıraş olurken, diş tedavisinde, çeşitli tedaviler sırasında temizliğine özen gösterilmeyen aletlere bulaşan kan aracılığı ile kişilere hiç tanımadıkları insanlarından bulaşabilir. Hepatit B ve C virüsleri uzun vadede yavaş yavaş ilerleyerek siroza, siroz ise karaciğerler işlevini bozarak kronik organ yetmezliğine neden olabilir.
  2. Alkolden uzak durun: Aşırı alkol tüketimi modern çağın en önemli karaciğer hastalıklarının sebeplerinin başında gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün limitini belirlediği alkol oranı aşıldığı andan itibaren karaciğerde zarar ortaya çıkmaya başlar. Alkol, zamanla kişinin yaşam kalitesini de bozarak siroza ve karaciğer yetmezliğine neden olmaktadır. Sirozun neden olduğu karaciğer yetmezliğinin tek tedavisi de organ naklidir.
  3. Beslenme bozukluğuna dikkat edin: İnsanlar sağlıklıyken karaciğerini nasıl koruyacağını ya da nasıl zarar verdiğini düşünmemektedir. Ne zaman ki değerleri yükselmeye başlar o zaman mucize yiyecekler ya da ilaçlar aranarak karaciğerler korunmaya çalışılır. Oysa kişiler sağlıklıyken düzenli beslenerek aşırı kilo almadan karaciğerlerini koruyabilirler. Çünkü düzensiz beslenme aşırı kilolara neden olarak karaciğerde yağlanmaya, bu da ilerleyen dönemlerde organ yetmezliğine neden olabilmektedir.
  4. Zehirli mantarlara dikkat edin: Bilinçsiz tüketilen mantar her insanda karaciğer yetmezliğine neden olabilir. Her yıl çok sayıda insan mantar zehirlenmesi nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Zehirli mantarı diğerlerinden ayırt etmek zor olduğu için kültür mantarı dışında doğadan toplanan mantarın tüketilmemesi gerekmektedir.
  5. Doğuştan gelen hastalıkları ihmal etmeyin: Genç yaşta ortaya çıkan karaciğer yetmezlikleri doğuştan gelen demir, bakır ve metabolizma bozukluklarıdır. Genetik bozukluk gibi nedenlerle erken yaşta ortaya çıkan karaciğer yetmezliklerine karşı erken teşhis hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle bu tür genetik hastalıkları olanların hastalıklarını kontrol altında tutarak ihmal etmemesi gerekir.

Nakil için karaciğer yetmezliğinin son evresi beklenmemeli

Çeşitli hastalıklar nedeniyle büyük bir bölümünün geri dönüşümsüz hasara uğraması ile ortaya çıkan karaciğer yetmezliği hayati risk yaşatarak, kişinin yaşam kalitesini bozmaya başlamaktadır.

Bu nedenle karaciğer yetmezliğinin son evresini beklemeden önce nakil yapılması gerekir.

Hasta olduğunu bilen ve hastalığı nedeniyle yaşadığı günlük problemleri algılayan kişi, en kısa zamanda bir organ nakli merkezindeki uzmanlar ile beraber durumunu değerlendirerek uygun zamanda geç kalmadan canlıdan ya da kadavradan nakil yaptırmalıdır.

Organ sayıları hasta sayılarını karşılayamıyor

Karaciğer yetmezliği hasta sayısı net olarak bilinmese de, 20 binin üzerinde insanın kadavradan nakil beklediği bilinmektedir. Türkiye’de bir yılda kadavradan, canlıdan toplam 1200 ile 1500 arası karaciğer nakli yapılmaktadır. Nakille erken tanışmış tüm ülkelerde bu rakamlar 3000- 5000 arasında sabitlenmiş görünmektedir.

Organ sayıları hasta sayılarını karşılayamaz durumda olduğu için her ülkede nakil sayıları belli rakamlarda sabitlenerek bir doygunluk noktasına ulaşmaktadır. Diğer ülkelerde nakiller kadavra organlarla yapılırken, Türkiye’de tam tersi bir durum söz konusudur. Kadavra organ sıkıntısı nedeniyle nakillerin %80’ni canlı donörlerden alınan organlarla yapılmaktadır.

Türkiye, organ nakli sayısı konusunda gelişmiş ülkelerle yaklaşık rakamlara ulaşmış durumdadır. Bu oranın sağlanmasının esas nedeni canlı vericili operasyonlardır.

Canlıdan organ nakli yapılmıyor durumda olunsaydı bugüne kadar birçok hasta kaybedilebilirdi. Organ bağışının artırılması devletin ve toplumun önemli görevlerinden biridir.

Bu konuda bilinçlendirme çalışmaları çocukluk çağından itibaren başlamalı ve her birey bu sorumlulukla yetiştirilmelidir.

‘Karaciğer’ yağlanması: Önlem için 7 süper besin

‘Karaciğer’ Kanseri önlenebilir mi?

Источник: https://indigodergisi.com/2016/11/karaciger-sagligi-icin-bes-oneri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.