Karaciğerinizdeki Sinsi Hastalık: NASH

NASH: Non-alkolik Yağlı Karaciğer Hastalığının belirtileri, tanısı ve tedavisi

Karaciğerinizdeki Sinsi Hastalık: NASH

NASH, dünyada en sık görülen kronik karaciğer hastalığıdır. Gelişmiş ülkelerde toplumda görülme sıklığı %25 civarındadır. Karaciğerde yağlanması olanların en az %80’inde hiçbir ciddi sağlık sorunu gelişmediğini bilmekteyiz. Ancak olguların %10-20’sinde hastalığın ciddi formu olan NASH gelişebilir.

Karaciğeri harap eden sinsi hastalık: NASH, Non-Alkolik Yağlı Karaciğer Hastalığı

Ultrasonunda yağlı karaciğeri olan ve karaciğer testlerinde yükseklik saptananlarda NASH görülme ihtimali çok daha yüksektir. NASH fibrozis, siroz ve hatta hepatosellüler karsinoma (HCC) gibi ölümcül olabilecek hastalıklara yol açabilir.

Kaç çeşit non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı vardır?

Karaciğer içinde iki tip yağ birikmesi vardır: Basit yağlanma ve NASH (non-alkolik steatohepatit). ‘Steato’ yağ demektir, ‘hepatit’ ise karaciğerin iltihaplanması anlamına gelir. Karaciğerde fazla yağ birikimi sıklıkla iltihapla birliktedir veya bu yağ birikimi iltihaba yol açabilir.

Basit yağlanma adından da anlaşılabileceği gibi genellikle önemli bir sağlık sorununa yol açmaz, basit yağlanması olan kişilerde karaciğer kan testleri (AST ve ALT) genellikle normaldir. NASH’li hastalarda ise karaciğer kan testleri (AST ve ALT) genellikle hafif yüksektir.

Ancak normal karaciğer kan testleri olanlarda NASH görülebileceği gibi, yüksek karaciğer kan testleri olanlarda basit yağlanma gözükebilir.

Yani yağlanması olan hastalarda hangi tip yağlı karaciğer hastalığı olduğunu (basit yağlanma mı? NASH mi ?) karaciğer kan testleri (AST, ALT) ayırt edemez.

Karaciğer kanseri neden olur? Belirtileri, nedenleri ve tedavisi

NASH, yağlı karaciğer hastalığının ciddi türüdür. NASH’li hastaların karaciğer hücrelerinde yağlanmanın yanında karaciğer hücrelerinde şişme ve iltihap hücrelerinde artma gözükür.

NASH’e zamanla nedbe dokusu artışı (fibrozis ) şeklinde kalıcı karaciğer değişiklikleri eşlik edebilir. NASH’li hastalarda zamanla karaciğerdeki nedbe dokusu miktarının artması (evre 4) hastalığın sirozla sonlanmasına yol açabilir.

Basit yağlanmalı hastalar ise çok nadiren NASH’e ilerler.

Fruktoz nedir? Hangi besinlerde bulunur? Zararları ve intoleransı

NAYKH’nın kesin sebebi bilinmemektedir. Ancak bu hastalık fazla kilosu olanlarda, şeker hastalarında (tip 2 diyabet), kolesterol yüksekliği veya insülin direnci olanlarda çok daha sık görülmektedir. Örneğin NAYKH olanların çoğu şişman veya tombuldur.

Şişmanlarda vücuttaki yağ dokusunun daha fazla olduğunu ve bu yağ dokusunun karaciğer yağlanması ile de ilişkili olduğunu biliyoruz. Ancak her şişmanda karaciğer yağlanması görülmezken bazı normal kilosu olanlarda yağlı karaciğer hastalığı olabilir.

Çocuklarda gizli Siroz tehsi: NASH Non-Alkolik Karaciğer Yağlanması

Örnekler verecek olursak;

NASH’li hastaların %70’den fazlası şişmandır.
NASH’li hastalarda %75’e varan oranlarda tip 2 şeker hastalığı görülebilir.
NASH’li hastaların %20-80’inde kolesterol yüksekliği (trigliserid veya total kolesterol) gözükür.

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı neden önemlidir?

Toplumda oldukça sık görülür, şişmanlığın giderek artmasıyla daha da sık görülmesi beklenmektedir.

Hastalığın ciddi formu olan NASH; siroza ilerleyebilir, karaciğer kanserine ve karaciğer yetmezliğine yol açabilir.

Üstelik yağlı karaciğer hastalığı (özellikle NASH) olanlarda olmayanlara göre kalp-damar hastalığı (kalp kirizi, beyin felci) riski daha yüksektir. Yağlı karaciğer hastalığı olanlarda en sık ölüm nedeni kalp kaynaklı hastalıklardır.

İkinci en sık ölüm nedeni kanserlerdir (örneğin yağlı karaciğeri olanlarda barsaklarda polip ve kanser görülme ihtimali daha yüksektir). Kısa bir süre önce yağlı karaciğer hastalığının böbrek hastalığı riskini de arttırdığı gösterilmiştir.

NAYKH’da siroz ve karaciğer yetmezliğine bağlı ölüm nedeni üçüncü sıradadır. Daha önceleri nedenini anlayamadığımız siroz vakalarının yaklaşık yarısının gerçek nedeninin yağlı karaciğer hastalığı olduğunu artık biliyoruz.

Öyle ki, 2020 yılında karaciğer naklinin en sık nedeninin yağlı karaciğer hastalığına bağlı karaciğer yetmezliği olacağı tahmin edilmektedir.

Siroz nedir, neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Yağlı karaciğer hastalığının belirtileri nelerdir?

Genellikle hiçbir belirti vermez. Nadiren halsizlik, iyi hissetmeme, karnın sağ üst kısmında huzursuzluk, dolgunluk veya hafif bir ağrıya yol açabilir. Ancak bu belirtiler birçok başka hastalıkta da görülebilir.

NASH teşhisi nasıl konur?

NAYKH, genellikle başka bir nedenden dolayı yapılmış karaciğer kan testlerinde yükselme (AST ve ALT) veya ultrasonda karaciğer yağlanması saptanmasıyla karşımıza çıkar. Karaciğer testlerinde yüksekliği yol açabilecek diğer karaciğer hastalıklarının olmadığını göstermek için ek testler yapmak gerekebilir. NAYKH teşhisi konduktan sonra hangi tipi olduğu belirlenmelidir.

NASH’li hastaların yaklaşık %90’ında AST ve ALT düzeyi yüksektir. Zamanla normal düzeylere inip tekrar yükselebilirler (dalgalanmalı seyir). Bu testlerin normal olması NASH olmadığı anlamına gelmez. Tersinden bakacak olursak; AST veya ALT’si yüksek, karaciğerinde yağlanması olan kişilerin bu yağlanması ‘basit yağlanma’ da olabilir.

Günümüzde hastane laboratuarlarında kullandığımız hiçbir kan testi NASH-basit yağlanma ayırımını yapamaz. Bu ayırımı ultrason, tomografi, MR gibi yöntemlerin hiçbiri de gösteremez.

Ancak karaciğer enzimleri yüksek (AST veya ALT) ve ultrasonda yağlanması saptanan kişilerin şişman olması, tip 2 şeker hastalığı      veya metabolik sendromlarının olması NASH çıkma riskini arttırır.

Kesin tanı (NASH mi? Basit yağlanma mı? ) karaciğer biyopsisi ile konur.

NASH hastalığı nasıl seyreder?

Bir araştırmada NASH’li hastalar yıllar boyunca kendi hallerine bırakılıp takip edilmiş (en az 1,5 yıl, en çok 21 yıl) , olguların %54’ünde hastalık ciddiyetinde bir değişiklik izlenmezken; % 43’ünde kötüleşme izlenmiş, sadece %3’ünde düzelme görülmüştür. Fibrozis karaciğer içinde nedbe dokusu oluşmasıdır. Normalde karaciğerde fibrozis görülmez (fibrozis evresi:0). Karaciğer içerisinde hasara bağlı olarak fibrozis ilk geliştiğinde (fibrozis evre 1) karaciğerde yeterince işlev gören karaciğer hücresi vardır.

Ancak fibrozis ilerledikçe (evre2-3) işlev gören karaciğer hücrelerinin sayısı azalır. Fibrozisin 4. evreye kadar ilerlemesi ‘siroz’ teşhisi koydurur. NASH’li hastaların %8-26’sında siroz gelişebilir. Başka bir araştırmaya göre NASH’li hastaların %12’sinin 8 yıllık bir sürede siroza ilerlediği görülmüştür.

Günümüzde bilim insanları bu konuyu çok ciddi bir şekilde araştırmaktadır. Yararlı olacağı öngörülen birçok ticari test piyasaya sürülmüştür.

Şu ana kadar denenenler içinde basit yağlanma-NASH ayırımını tek başında en doğru şekilde yapabilen kan testi CK-18 fragmanlarıdır (M30 Apoptosense ELISA, Peviva, İsveç).

Ancak bu test sadece araştırma laboratuarlarında yapılmaktadır, günlük klinik uygulamaya henüz girmemiştir. CK-18 testi araştırma amacıyla Marmara Üniversitesi Gastroenteroloji Enstitüsü’nde yapılmaktadır.

NASH’e ciddi karaciğer hasarının (fibrozis) eşlik edip etmediğini gösterebilen az sayıdaki cihazın başında Fibroscan gelir. Fibroscan, NASH’li hastalarda karaciğer fibrozisini ağrısız, zararsız, kısa süren (

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/nash-non-alkolik-yagli-karaciger-hastaliginin-belirtileri-tanisi-ve-tedavisi/

Karaciğerin Sinsi Hastalığı Nash

Karaciğerinizdeki Sinsi Hastalık: NASH

NASH, karaciğer yağlanmasının karacigerde iltihaba yol actigi, siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastaligi. Alkol kullanımı ile iliskisi yok.

Karaciğer yağlanması iltihap ile birlikte seyrediyorsa bu hastalığa NASH deniyor.

Hastalığın gerçek nedeni henüz bilinmiyor ama çoğu durumda NASH; yüksek şekerli, yüksek yağlı beslenme ve hareketsiz yaşamın sonucu ve şişmanlık, tip 2 diyabet ve insülin direnci ile yakından ilişkili.

“Türkiye’de 19 milyon yağlı karaciğer hastası bulunuyor ve bunun 2,5 milyonu çocuk”

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) Yağlı Karaciger Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Ülkemizde 133 bin kişide NASH’e bağlı siroz gelişmiş durumda olduğunu ve bu sayının önümüzdeki 10 yılda 480 bine çıkacağını belirterek, şöyle devam etti:

“NASH sinsi seyreden bir hastalıktır, yani hastalar genellikle ileri evre siroz oluşana kadar hiçbir belirti vermez.

Nadiren halsizlik, iyi hissetmeme, karnın sağ üst kısmında huzursuzluk, dolgunluk veya hafif bir ağrıya yol açabilir. Belirti vermemesi hastalığın önemsenmemesine yol açar, teşhisi zorlaşır.

Dolayısıyla kişiyi sosyal yaşamından alıkoyması beklenmez. Ancak siroz oluşması durumunda sosyal yaşamı kısıtlanacaktır.”

“Kilo kaybı ve fiziksel aktivite şu ana kadar etkisi kanıtlanmış en iyi NASH tedavi yöntemi”

Yağlı karaciğer hastalarında ölüm nedenlerinin başında yüzde 43’le kalp krizi, inme/felç gibi kalp-damar hastalıkları, yüzde 23 ile karaciğer dışı kanserler ve yüzde 9 ile siroz ve karaciğer kanseri gibi karaciğer kaynaklı hastalıklar geliyor.

Prof. Dr.

Yusuf Yılmaz, son 10 yılda NASH’ın tedavisine yönelik ilaç araştırmalarında büyük ilerlemeler kaydedilse de bugüne kadar sağlık otoriteleri tarafından onaylanmış bir NASH tedavisi bulunmadığına dikkat çekiyor.

Prof.Dr. Yusuf Yilmaz, araştırmalar bir yandan devam ederken, kilo kaybı ve fiziksel aktivitenin şu ana kadar etkisi kanıtlanmış en iyi NASH tedavi yöntemi olduğunu söylüyor ve devam ediyor:

“Doktorunuz sizden diyet ve egzersiz yaparak kilo vermenizi isteyecektir. Ancak kilo kaybı kademeli olmalıdır (haftada en fazla 1,6 kg), çünkü daha hızlı kilo kaybı da yağlanmaya yol açabilir. NASH’i ortadan kaldırabilmek için 1 yıllık süre içinde vücut ağırlığının en az yüzde 7’si kadar, fibrozisin ortadan kaldırılabilmesi için en az yüzde 10’u kadar kilo verilmelidir”.

“Orucun NASH’e iyi geldiğine dair bulgular var”

Japon biliminsanı Yoshinori Ohsumi’nin “Aç Kal Uzun Yaşa Araştırmasıyla” Nobel Tıp Ödülü aldığını hatırlatan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) Yağlı Karaciğer Çalışma Grubu Başkanı Prof.Dr.

Yusuf Yılmaz, “Uzun süren açlıkla otofaji denen bir mekanizma tetikleniyor. Otofaji kendi kendini sindirme demek. Hücrelerimizin solunum, beslenme ve boşaltım gibi yaşamsal olaylarının gerçekleştiği yapılar olan organelleri hasar gördüklerindeuzun süren açlıkla temizleniyor.

‘Dolayısıyla oruç nedir?’: Uzun süren bir açlıktır. Otofaji de bu NASH gelişimindeki mekanizmalardan bir tanesidir. Dolayısıyla orucun bu hastalığa iyi geldiğini düşünüyoruz. Bazı araştırmalar bağışıklık sistemimizin ve kök hücrelerimizin yenilenme kapasitesinin uzun süren açlık olan oruçla arttığına işaret ediyor.

Dolayısıyla orucun bir çok hastalığa faydalı olduğuna dair ortak kanılar güçleniyor” dedi.

“Öncelikle saglikliğlıklı gıdaları tercih etmeliyiz, porsiyonları azaltmalıyız, fiziksel olarak tempolu yürüyüşlerle daha aktif olmalıyız. Motivasyonumuzu asla kaybetmemeliyiz” diyen Prof.Dr. Yusuf Yılmaz, NASH’le mücadelede alınabilecek tedbirleri özetliyor:

7 Maddede NASH’le Mücadele!..

1: Kendi yemeklerinizi kendiniz pişirin

Tabağınızda nelerin olduğu hakkında bilgi sahibi olmanız için, mümkün olduğunca sıfırdan pişirmeniz tavsiye edilir. Hazır gıdalar, atıştırmalık ürünlerde bile, çok yüksek seviyede yağ, tuz ve şeker içerirler.

2: Yağ alımını azaltın

Etlerin, balıkların ve kabuklu deniz hayvanlarının ızgarası ve tercihen doymamış yağlar açısından zengin yağlar (zeytin yağı, keten tohumu)kullanılması tavsiye edilir.

3: Porsiyonlarınızı kontrol altında tutun

Dengeli bir öğün burada gösterildiği şekilde oluşmalıdır.

4: Su için!

Vücudun su ihtiyacının karşılanması temel önem taşır. Gün boyunca su içmeniz, vücudunuzun su ihtiyacını karşılamanızı sağlar.

Sıcak şekersiz içecekler: Çay veya kahve (şeker veya tatlandırıcılardan kaçınılmalıdır) de tercih edilebilir.

Yapılan araştırmalarda günde 2 kupa filtre kahve içmenin tüm kronik karaciğer hastalıklarında (NASH dahil) olumlu etki yaptığını ortaya koymuştur. Benzer etkinin sade içilen Türk Kahvesi için de olabileceğini tahmin etmekteyiz.

5: Sağlıklı atıştırın

Eğer yapabiliyorsanız, atıştırmalıklardan kaçınmanız en iyisi. Ancak bu her zaman başarılamaz ve bu nedenle doğru atıştırmalıkların seçilmesi önemlidir:

Badem, ceviz ve fındık: iyi bir protein kaynağıdır ve sizi daha uzun süre tok tutar.

Meyveler:iyi seçeneklerdir, ancak önerilen şeker alımını aşmanıza yol açabilecek kadar yüksek şeker içermediğine dikkat edin.

Bilmenizde fayda var: Yavaş yiyin! Midenizin beyninize tokluk mesajı göndermesi, yemeğe başlamanızdan itibaren en az 20 dakikadır. Hızlı yemek yerseniz, aşırı yiyebilirsiniz.

6: Kırmızı yiyecek etiketleri!

Market alışverişi yaptığınızda, satın aldığınız gıdalardaki etiketleri dikkatlice okuduğunuzdan emin olun. Bunlar, sepetinize koyduğunuz ürünlerin besin içerikleri hakkında önemli birer bilgi kaynağıdır. İçindekiler listesinde, malzemeler ağırlık sırasına göre tanımlanır: Ürünün ana bileşenleri daima önde gelir.

Listedeki ilk bileşen tereyağı veya yağ ise, ürünün yağ içeriği muhtemelen çok yüksektir. Örneğin: 100 gramında 20 g üzerinde şeker bulunan bir ürün, çok yüksek oranda şekerli bir üründür. 100 gramında 3g üzerinde yağ bulunan bir ürün, çok yüksek oranda yağ içeren bir üründür.

İşlenmiş et (sucuk, salam gibi) ve hazır paketli yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durun.

7 Yapabildiğiniz kadar egzersiz yapın, ancak kendinizi aşırı zorlamayın!

Egzersiz hem kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlar, hem de vücudu şekillendirir: Diyabetikler için kilo, şeker seviyesi kontrolü, kalp hastalığı riskinin azaltılması… Egzersiz, enerji tüketimine yol açan herhangi bir harekettir:

Hafif egzersiz : Yürüyüş, bahçe işleri…

Orta şiddet: Yüzme, tempolu yürüyüş, pilates

Yüksek şiddet: Tenis, bisiklet, koşu…

(Visited 55 times, 1 visits today)

Источник: https://doktorunuz.tv/karacigerin-sinsi-hastaligi-nash/

Karaciğerinizdeki sinsi hastalık: NASH

Karaciğerinizdeki Sinsi Hastalık: NASH

Hiç belirti vermeden ilerleyen sinsi bir hastalık olan NASH’in henüz bilinen bir ilaç tedavisi bulunmuyor. Türkiye’de ilk kez ‘1. Uluslarası NASH Günü’ sempozyumu düzenleneceğini belirten Prof.Dr. Yusuf Yılmaz, “Önümüzdeki 10-15 yılllık süreçte en önemli sağlık sorunlarımızdan biri NASH hastalığı olacak. Bir an önce toplumsal farkındalık oluşturulmalı” dedi.

NASH, karaciğer yağlanmasının karaciğerde iltihaba yol açtığı, siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığı. Alkol kullanımı ile ilişkisi yok.

Karaciğer yağlanması iltihap ile birlikte seyrediyorsa bu hastalığa NASH deniyor.

Hastalığın gerçek nedeni henüz bilinmiyor ama çoğu durumda NASH; yüksek şekerli, yüksek yağlı beslenme ve hareketsiz yaşamın sonucu ve şişmanlık, tip 2 diyabet ve insülin direnci ile yakından ilişkili.

“Türkiye’de 19 milyon yağlı karaciğer hastası bulunuyor ve bunun 2,5 milyonu çocuk”

Ülkemizde 133 bin kişide NASH’e bağlı siroz gelişmiş durumda olduğunu ve bu sayının önümüzdeki 10 yılda 480 bine çıkacağını belirten Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) Yağlı Karaciğer Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr.

Yusuf Yılmaz, “NASH sinsi seyreden bir hastalıktır, yani hastalar genellikle ileri evre siroz oluşana kadar hiçbir belirti vermez. Nadiren halsizlik, iyi hissetmeme, karnın sağ üst kısmında huzursuzluk, dolgunluk veya hafif bir ağrıya yol açabilir. Belirti vermemesi hastalığın önemsenmemesine yol açar, teşhisi zorlaşır.

Dolayısıyla kişiyi sosyal yaşamından alıkoyması beklenmez. Ancak siroz oluşması durumunda sosyal yaşamı kısıtlanacaktır.” dedi.

“Oruç tutmanın NASH’e iyi geldiğine dair bulgular var”

Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi’nin “Aç Kal Uzun Yaşa Araştırmasıyla” Nobel Tıp Ödülü aldığını hatırlatan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) Yağlı Karaciğer Çalışma Grubu Başkanı Prof.Dr. Yusuf Yılmaz, “Uzun süren açlıkla otofaji denen bir mekanizma tetikleniyor.

Otofaji kendi kendini sindirme demek. Hücrelerimizin solunum, beslenme ve boşaltım gibi yaşamsal olaylarının gerçekleştiği yapılar olan organelleri hasar gördüklerindeuzun süren açlıkla temizleniyor. ‘Dolayısıyla oruç nedir?’: Uzun süren bir açlıktır. Otofaji de bu NASH gelişimindeki mekanizmalardan bir tanesidir. Dolayısıyla orucun bu hastalığa iyi geldiğini düşünüyoruz.

Bazı araştırmalar bağışıklık sistemimizin ve kök hücrelerimizin yenilenme kapasitesinin uzun süren açlık olan oruçla arttığına işaret ediyor. Dolayısıyla orucun bir çok hastalığa faydalı olduğuna dair ortak kanılar güçleniyor” dedi.

“Öncelikle sağlıklı gıdaları tercih etmeliyiz, porsiyonları azaltmalıyız, fiziksel olarak tempolu yürüyüşlerle daha aktif olmalıyız. Motivasyonumuzu asla kaybetmemeliyiz” diyen Prof.Dr. Yusuf Yılmaz, NASH’le mücadelede alınabilecek tedbirleri özetliyor:

1- Kendi yemeklerinizi kendiniz pişirin

Tabağınızda nelerin olduğu hakkında bilgi sahibi olmanız için, mümkün olduğunca sıfırdan pişirmeniz tavsiye edilir. Hazır gıdalar, atıştırmalık ürünlerde bile, çok yüksek seviyede yağ, tuz ve şeker içerirler.

2- Yağ alımını azaltın

Etlerin, balıkların ve kabuklu deniz hayvanlarının ızgarası ve tercihen doymamış yağlar açısından zengin yağlar (zeytin yağı, keten tohumu)kullanılması tavsiye edilir.

3- Porsiyonlarınızı kontrol altında tutun

Dengeli bir öğün burada gösterildiği şekilde oluşmalıdır.

4- Su için!

Vücudun su ihtiyacının karşılanması temel önem taşır. Gün boyunca su içmeniz, vücudunuzun su ihtiyacını karşılamanızı sağlar.

Sıcak şekersiz içecekler: Çay veya kahve (şeker veya tatlandırıcılardan kaçınılmalıdır) de tercih edilebilir.

Yapılan araştırmalarda günde 2 kupa filtre kahve içmenin tüm kronik karaciğer hastalıklarında(NASH dahil) olumlu etki yaptığını ortaya koymuştur. Benzer etkinin sade içilen Türk Kahvesi için de olabileceğini tahmin etmekteyiz.

5- Sağlıklı atıştırın

Eğer yapabiliyorsanız, atıştırmalıklardan kaçınmanız en iyisi. Ancak bu her zaman başarılamaz ve bu nedenle doğru atıştırmalıkların seçilmesi önemlidir:

Badem, ceviz ve fındık: iyi bir protein kaynağıdır ve sizi daha uzun süre tok tutar.

Meyveler:iyi seçeneklerdir, ancak önerilen şeker alımını aşmanıza yol açabilecek kadar yüksek şeker içermediğine dikkat edin.

Bilmenizde fayda var: Yavaş yiyin! Midenizin beyninize tokluk mesajı göndermesi, yemeğe başlamanızdan itibaren en az 20 dakikadır. Hızlı yemek yerseniz, aşırı yiyebilirsiniz.

6- Kırmızı yiyecek etiketleri!

Market alışverişi yaptığınızda, satın aldığınız gıdalardaki etiketleri dikkatlice okuduğunuzdan emin olun. Bunlar, sepetinize koyduğunuz ürünlerin besin içerikleri hakkında önemli birer bilgi kaynağıdır. İçindekiler listesinde, malzemeler ağırlık sırasına göre tanımlanır: Ürünün ana bileşenleri daima önde gelir.

Listedeki ilk bileşen tereyağı veya yağ ise, ürünün yağ içeriği muhtemelen çok yüksektir. Örneğin: 100 gramında 20 g üzerinde şeker bulunan bir ürün, çok yüksek oranda şekerli bir üründür. 100 gramında 3g üzerinde yağ bulunan bir ürün, çok yüksek oranda yağ içeren bir üründür.

İşlenmiş et (sucuk, salam gibi) ve hazır paketli yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durun.

7- Yapabildiğiniz kadar egzersiz yapın, ancak kendinizi aşırı zorlamayın!

Egzersiz hem kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlar, hem de vücudu şekillendirir: Diyabetikler için kilo, şeker seviyesi kontrolü, kalp hastalığı riskinin azaltılması… Egzersiz, enerji tüketimine yol açan herhangi bir harekettir:

  • Hafif egzersiz : Yürüyüş, bahçe işleri…
  • Orta şiddet: Yüzme, tempolu yürüyüş, pilates
  • Yüksek şiddet: Tenis, bisiklet, koşu…

Karaciğer hastalarına iyi gelen yiyecekler neler?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/07/karacigerinizdeki-sinsi-hastalik-nash/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть