Karda Zorlu Yürüyüşler Kalp Krizi Riskini Tetikliyor

Kalp Krizi Olmasına Neden Olan Sebepler ve Hastalıklar

Karda Zorlu Yürüyüşler Kalp Krizi Riskini Tetikliyor

Kalp kasının bir bölgesine tam olarak kan ve oksijen akışının olmaması durumunda meydana gelen ve oksijensiz kalan bölgenin dokusunun ölmesi sonucunda meydana gelir.

Kalp Krizi

Koroner damarlarda oluşan tıkanıklık sonucunda kalbe yeterli miktarda oksijen ulaşmaması sebebi ile kişilerde oksijensiz kalan kalp dokusunda bulunan hücrelerde ölmeler meydana gelecektir.

Bir kişi kalp krizi yaşaması durumunda hayatı içerisinde artık eskisi gibi olmamalıdır. Kalp krizinin birçok nedeni olmaktadır.

Bunun nedeni plak oluşması ya da yağ gibi maddelerin kalp damarlarında tıkanıklığın oluşması neticesinde oluşacaktır.

Çoğu kişi kalp krizi nedir neden olur sorusunun cevabını bilmemektedir. Kalp kastan oluşan bir organdır. Oksijen bakımından zengin olan kan sayesinde beslenmektedir. Bunu da koroner arterler sağlamaktadır. Eğer ki bu damarlar plak yüzünden tıkanması durumunda görevini yerine getiremeyecektir.

Koroner damarların tıkanmaya başlaması sonucunda kişilerin birçoğunda kan akışının eskisi gibi normal bir şekilde pompalanmadığı için kişilerin bir takım belirtiler ortaya çıkacaktır.

Bu belirtilerin önceden farkına varan kişiler damar tıkanıklığının teşhisi için doktora giderek kontrol için bir muayene olması sonucunda teşhis konularak tedavisi başarılı olur. kalp krizi belirtileri grip hastalığına benzemektedir.

Bu nedenle de kişiler hayatı içerisinde dikkatli olmalı ve özellikle de ailesinde kalp krizi geçmişi olan kişilerin mutlaka daha dikkatli olması gerekmektedir.

Kalp Krizi Sebepleri

Kalp krizine neden olan zehirler arasında batrakotoksin bulunmaktadır. Çok tehli bir zehir olmaktadır. Bu zehrin çok çok küçük bir miktarı 100 kiloluk bir insanı saniyeler içerisinde kalp krizi nedeniyle ölümüne neden olabilir.

Kalp kasının içerisinde bulunan hücrelerin ölümüne neden olmaktadır. Ve bu zehrin herhangi bir panzehiri olmaması nedeniyle insanların anında ölümüne neden olacaktır.

Ayrıca insanların kalp krizine neden olan tetrododoksin zehri ise yine çok güçlü olan bir zehir insanların ölümüne neden olur.

Kalp krizine neden olacak birçok yiyecek bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi tuz olmaktadır. Tuz kan basıncının artmasına neden olacak ve koroner damarların sertleşmesine ve daralmasına neden olacak bir yiyecektir.

Dondurulmuş ve işlenmiş olan gıdalar her zaman için sodyum ile dolu olmaktadır. Bu yiyecekler her zaman için kişilerin sağlıklı beslenmesine engel olacaktır. Çoğu kişiler hazırlanması kolay olması nedeniyle hazır gıdaları ve dondurulmuş besinleri tercih etmektedir.

Fakat bu durum insanların hayatı içerisinde sağlığını çok derinden etkilemektedir.

Son yıllarda kalp sağlığını çok derinden etkilemekte olan etkenler arasında Fast food yiyecekleri kişilerin sıklıkla tüketmekte olduğu kolesterol bakımından yüksek olan besinler arasındadır. Küçük yaşta olan gençlerde beri kalp rahatsızlığı görülmektedir.

Bazı bitkiler vardır ki kişilerin hayatı içerisinde tüketmeleri sonucunda çoğu insanın ölümü ile sonuçlanacak olan kalp krizi geçirmelerine neden olacaktır. Bu bitkilerden bir tanesi de Risin adı verilen bir takım fasulye olmaktadır. Bu bitkiyi tüketen bir insanın birkaç gün içerisinde kan akışını derinden etkileyecek olması nedeniyle canlıların ölmesine neden olacaktır.

Sabah kalp krizi geçirme riskinin daha çok olması nedeniyle özellikle sahada koşacak ve spor yapacak olan kişilerin ısınmadan hemen koşuya başlaması ya da spor yapmaları tavsiye edilmeyip, akşam saatlerinde spor yapmaları tavsiye edilmektedir. Ayrıca spor yapan kişilerin aç karnına ya da tok karnına asla spor yapmamaları gerekmektedir.

Sigara içerisinde 2000’den fazla zehirli maddeyi barındırmaktadır. İçerisinde ki zehirli maddelerin kalp ve damar sağlığını yakından etkilediği gibi akciğerleri de yakından etkilenmektedir. Koroner damarların tıkanmasına neden olur. Bu durumda da kan akışının sağlanmadığı için kişilerde kalp kas dokusunun ölmesine neden olur.

Rafine edilmiş olan karbonhidratlar şeker ve katkı maddeleri konulması durumunda özellikle çok zararlı olmaktadır.

Ayrıca ketçap ya da salata soslarının da son derece kalp sağlığına zararlı olduğu bilinmektedir. Hayvansal yağlar son derece zararlı olmaktadır.

Trans yağları son derece zararlı olması ile bilinen margarin tarzı yağların kardiyovasküler hastalıklara neden olması ile bilinmektedir.

Kalp Krizine Neden Olan Hastalıklar

Varis daha çok sürekli olarak ayakta durarak çalışmak zorunda kalan kişilerin bacaklarında ve ayaklarında görülmektedir. Toplardamarlarda kan akışının olmaması durumunda pıhtılaşmaya neden olacaktır. Kan akımının oluşmasını zorlayacak olan bu durum kalp yetmezliğine ve kalp krizine de neden olacaktır.

Ailesinde kalp rahatsızlığı öyküsü olan kişilerin ya da daha önceden kalp krizi geçirmiş olan kişilerin İbuprofen, celecoxib naproxen özelliğine ait olan ağrı kesici ilaçlar kişilerin kalp krizini tetikleyen ve arttırması ile bilinmektedir.

Bazı antibiyotik ilaçları da kalp hastalıkları oluşmasına ve çarpıntı oluşmasına neden olur. Antibiyotikler içerdiği madde nedeniyle bazı insanlarda alerjik reaksiyona neden olmaktadır.

Bu durum da kalp krizi geçirmelerine ve kalplerinin durmalarına neden olur.

İş yaşamı ya da sosyal hayatı içerisinde çok stresli bir hayata sahip olan kişilerin yaşadıkları yoğun stres nedeniyle kalpleri bu durumda etkilenmektedir. Stres insanların kalp hastalıklarını tetikleyecek ve kriz geçirmelerine neden olacak bir durumdur.

Kişilerin aşırı heyecanlanması, öfkelenmesi, sinirlenmesi, korkuya kapılması gibi anlık değişen duyguları vücudunda adrenalin salgılamalarına neden olacak, kişilerin kalp çarpıntısına neden olan, erken kalp krizi geçirip hastalanmalarını sağlayacak ciddi bir sorun olmaktadır. Daha çok genç yaşta kalp krizi yaşamakta olan kişilerin hayatı içerisinde farkında olmadıkları doğuştan kalp hastalığı yaşamakta olmaları durumunda bu kişilerde çok genç yaşta kalp krizi geçirip hayatının sonlanmasına neden olacak birçok durum olmaktadır. 

Erkeklerde 45 yaşından sonra kalp sağlığı tehye atılmaktadır. Kadınlarda ise 55 yaşından sonra kalp krizi riskinin olmasına neden olur. Angina kalbe oksijen eksikliği oluşmasına neden olacaktır. Yüksek kolesterol seviyeleri, yüksek tansiyon hastaları, Ailesinde kalp krizi geçiren birilerinin olması ve obez olan fazla kilolu olan kişilerin kalbi teh altındadır.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-krizi-nedenleri.html

Kalp krizi belirtileri nelerdir? Krizi anlamanın yolları ve ilk yardım

Karda Zorlu Yürüyüşler Kalp Krizi Riskini Tetikliyor

Kalp krizi çoğunlukla istirahatte başlayan, daha nadir olarak da ağır bir eforla başlayan belirtiler verir.

Kalp krizinin en tipik belirtisi olan göğüs ağrısı iki göğsün ortasında baskı tarzında ve yavaş başlayan ama giderek şiddetlenen bir ağrıdır.

Bu göğüs ağrısı omuzlara, kolların iç yüzüne, sırta, alt çeneye ve karna doğru yayılabilir. Ağrıya nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, halsizlik ve solukluk eşlik edebilir.

Bu kalp krizi belirtileri kişiden kişiye ve hasar gören kalp kası bölgesine göre değişken şekillerde ortaya çıkabilir.

Kalp krizi belirtileri vakaların çoğunluğunda tipik göğüs ağrısı ve eşlik eden belirtiler şeklinde olsa da, bir bölüm hastada üst karın bölgesindeki ağrı mide şikayetleriyle karıştırılabilir. Hatta alt çeneye vuran ağrı nedeniyle diş hekimine başvuran hastalarımız bile vardır.

Ayrıca kalp krizi belirtileri özellikle şeker hastaları ve yaşlı hastalarda göğüs ağrısı olmadan da örneğin sadece bulantı, terleme, halsizlik ve nefes darlığı şeklinde ortaya çıkabilir.

Kardiyoloji nedir? Kardiyolog ne iş yapar? En önemli kardiyak hastalıklar

Kalp krizi anında ne yapmak gerekir?

Kalp krizi nedeniyle kaybedilen hastaların yarısından çoğu daha hastaneye ulaşamadan kaybedilmektedir.

Bu nedenle kalp krizi belirtileri ortaya çıktığında, kalp hastalıkları uzmanının bulunduğu ve koroner yoğun bakım ünitesi bulunan bir sağlık kuruluşuna en kısa sürede ulaşması gerekir.

Koroner damar tıkanıklığı 20 dakikayı geçtiğinde kalp kası hasar görmeye başlar ve ne kadar geç müdahale edilirse, bu hasar o kadar geri dönüşümsüz ve büyük olur. Bu yüzden tedaviye bir an önce başlamak gerekir.

Kalp krizi belirtileri ve kriz anında acil müdahale yöntemleri

Hastaneye ulaşana kadar geçen sürede kalp krizi şüphesi taşıyan hastaya hemen bir aspirin çiğnetilmesi, hastanın oksijensiz kalmasını ve kalbinin yorulmasını olabildiğince engellemek için 45 derecede yatar pozisyonda dinlenmeye alınarak etrafının boşaltıması gerekir.

 Hastaneye ulaşıldığında kalp elektrosu ve yapılan kan tetkikleri neticesinde bir kalp krizi olduğu kesinleştirilirse, hasta hemen koroner yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınacaktır.  Uygun ve zamanında yapılan tedaviler kalp krizlerinden kaybı yüzde 30 daha azaltmaktadır.

Kalp krizi nedir?

Kalp kasının bir bölümüne giden kan akımının aniden durması sonucu kalp krizi ortaya çıkar. Kalp krizi vakalarının büyük çoğunluğu aniden ve istirahat halindeyken oluşur.

Bazen de kalp krizi, kalbin aşırı oksijene ihtiyaç duyduğu hallerde bu ihtiyacı kan damarlarının karşılayamaması sonucu oluşur.

Bu durum ağır eforlarla örneğin kar kürürken, yokuş yukarı hızla koşarken oluşabilir.

Kalp krizi tehsi ne zaman başlar?

Kalp vücuttaki diğer kaslar gibi bir tür çizgili kastan oluşur. Normal fonksiyon görebilmesi için kanla gelen oksijene ve besin maddelerine (glukoz ve yağ asitleri) ihtiyaç duyar.

Kalbe kanı getiren damarlara koroner damarlar adı verilir.

Bu koroner damarların herhangi birinde oluşan bir kan pıhtısı kan akımını aniden durdurduğunda, o bölgedeki kalp kası oksijensiz ve besinsiz kaldığı için normal fonksiyonunu göremez, kasılması bozulur.

Kalp hastaları nelere dikkat etmeli

Kan akımının kesilmesi 20 dakikadan fazla sürerse, o bölgedeki kalp kasında kalıcı bir hasar oluşur. Eğer bu süre 4-6 saati geçerse o koroner damar bölgesindeki kalp kası tamamen canlılığını yitirir. Bu yüzden kalp krizinde adeta zamanla yarışan bir çaba ile erken müdahale önemlidir.

Bu gerçek anlaşıldığından beri gelişmiş kalp merkezlerinde kalp krizi geçirmekte olan hastaya acil koroner anjiyografi ve tıkalı damarı balon kateterle açma, ardından da tam açıklığı sağlayacak bir stent yerleştirme işlemi yapılmaktadır.

Bu işlemin yapılamadığı veya geciktiği durumlarda ise pıhtı eritici özel ilaçlar kullanılmaktadır.

Kalp krizini tetikleyen etkenler nelerdir?

Kalp damar hastalıkları (Koroner arter hastalığı) için tanımlanmış risk faktörleri aynı zamanda kalp krizi geçirme riski için de geçerlidir. Bunlar;

  • Sigara
  • Ailede (birinci derece yakınlarda) 55 yaşından önce kalp krizi geçirme
  • Şeker hastalığı
  • Kilo fazlası
  • Hipertansiyon
  • Yüksek kolesterol
  • Düşük HDL kolesterol (iyi kolesterol)
  • Stres
  • Fiziksel aktivitenin az olduğu hayat tarzı

Bu risk faktörlerinden bir veya daha azı bulunan kişiler düşük risklidir. 2 ile 3 risk faktörü varsa orta, üçten fazla risk faktörü varsa yüksek risklidir. Neyse ki aileden gelen genetik yatkınlık dışında olan risk faktörlerini ortadan kaldırmak elimizdedir.

Kalp krizi çok sayıda risk faktörünün ortak bir sonucudur. Kalp krizi sadece genetik faktörün etkisiyle oluşsaydı, kaçınılmaz bir kader olarak değerlendirilirdi.

Oysa tek yumurta ikizlerinde bile (genetik özellikleri neredeyse yüzde 100 benzer olan kişiler) birinde olurken diğeri hiç kalp krizi geçirmeyebilir.

Genetik bir alt yapı dış etkenlerle birleştiğinde kalp krizi riski artar.

Stent nedir, nasıl yapılır? Ne işe yarar? Riskleri nelerdir?

Hangi yaşlar kalp krizi konusunda yüksek risklidir?

Kalp krizine yol açan ve koroner damarların duvarlarında biriken kolesterol plakları daha çocukluk döneminden başlayarak oluşmaya başlar. Bu plaklar yaş ilerledikçe büyüyerek belli bir hacme ulaştığında komp olma eğilimi gösterir.

Yani koroner damar duvarındaki bu kolesterol yüklü plak, yırtılma ya da ülsere olma eğilimine girer.

20’li yaşlarda bile koroner damar duvarında tespit edilmiş olan kolesterol plakları genellikle 40’lı yaşlarda çatlama, ülsere olma ve aniden damar duvarını bozarak kan pıhtısı ile kan akımının kesilmesine yol açabilir.

Kalp krizi riskinizi yok edin! Kimler kalp krizi riski taşıyor?

Erkeklerde 40’lı yaşlar, kadınlarda ise menopoz sonrası 50’li yaşlar kalp krizi riskinin ciddi olarak artmış olduğu ilk yaşlardır. Yaş ilerledikçe bu risk daha da artar.

  Bununla birlikte kolesterolden, yüksek fast food beslenme tarzı ve sigara alışkanlığında artış, daha stresli ve düzenli spor yapmayan bir hayat tarzının gençler arasında yaygınlaşması kalp krizi yaşını 30’lu yaşlara kadar indirmektedir.

30-40 yaş arası erkeklerde düzensiz olarak yapılan aşırı zorlayıcı spor (örneğin haftada bir ya da ayda bir iki kez halı saha futbol maçı) riski 5-6 kat artırmaktadır. Buna karşın haftanın en az 4 günü yapılan düzenli egzersiz (hızlı tempolu 45 dakika 1 saat dolayında bir yürüyüş) riski azaltır.

Kalp krizi riskini azaltıcı önlemler nelerdir?

Genetik yatkınlık dışındaki hemen hemen tüm risk faktörleri modifiye edilebilir, hayat tarzı değişiklikleri ve ilaçlarla belli sınırlar içerisinde kontrol edilebilir faktörlerdir. Bunun için;

  • Sigaranın bırakılması,
  • Kilo fazlasının verilmesi,
  • Kolesterol seviyelerinin normal sınırlarda tutulması
  • Kan basıncının normal seviyelerde tutulması
  • Tuz ve yağdan fakir bir beslenme alışkanlığına geçilmesi
  • Haftanın çoğu günü yapılan düzenli spor aktivitesi

alınacak önlemlerdir.

Kalp krizi atlatan bir kişi ileride nelere dikkat etmelidir?

Kalp krizi geçiren bir hasta erken dönemi tamamladıktan sonra kalp kasında oluşan hasarı ciddiyetine göre hastaneden çıkmadan hastanın riski belirlenir ve buna göre bir tedavi planı çizilir.

Acil anjioplasti ile müdahale edilmiş ve kalp kasında fazla hasar kalmayan bir hasta 2 gün sonra taburcu edilip bir hafta sonra da işine geri dönebilecek duruma gelebilir.

Buna karşın kalp kasında fazla miktarda hasar oluşan hastalarda bu hasarın iyileşmesi bir aya kadar uzayabilir ve bir kısmında kaybedilen kalp kası nedeniyle kalbin pompalama gücü azalarak kalp yetersizliğine yol açabilir.

Uzun dönemde alınması gereken önlemler ise tekrar bir kalp krizi geçirme riskini azaltmak için hayat tarzı değişiklikleri ve kalp koruyucu ilaç tedavilerini içerir.

Bunun için;

  • Doktorun vermiş olduğu tedavi planına uyulmalı
  • Düşük yağ ve tuz içeren diyete uyulmalı
  • İdeal kiloya inilmeli
  • Kolesterol ve tansiyon normal sınırlarda tutulmalı
  • Doktorunuzun önerdiği sıklık ve düzeyde egzersize başlanmalı
  • Sigara içilmemeli
  • İlaçlarınızı yanınızda taşımalı ve hangisinden ne dozda aldığınızı öğrenmeli
  • Düzenli kontroller yaptırılmalı
  • Hangi durumlarda hastaneye tekrar başvurulması gerektiği doktora sorulmalı

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/kalp-krizi-belirtileri-kalp-krizini-anlamanin-yollari-ve-yapilmasi-gerekenler/

Kalp Krizi Riskini 6 Adımda Önleyin

Karda Zorlu Yürüyüşler Kalp Krizi Riskini Tetikliyor
Uzm. Dr. Deniz ŞENER
Kardiyoloji
Memorial Şişli Hastanesi

Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Deniz Şener’e göre 6 risk faktörünü ortadan kaldırmak, kalp krizi riskini yarı yarıya azaltıyor.

Bir kişinin hiçbir risk faktörü altında olmasa bile hayatı boyunca kalp krizi geçirme riski yüzde 1’dir.

Ancak; yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, sigara kullanımı, ailede kalp hastalığı öyküsü, hareketsiz yaşam ve 40 yaş üzeri olma gibi faktörler, kişinin kalp krizi geçirme riskini yüzde 50 oranında artırmaktadır. Kalp krizi geçirme riskini en aza indirmek, kişinin kendi elinde.

Sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam kalp krizini önlemenin en etkili ve klasik yolları. Ancak göz ardı edilen bazı ayrıntılar var ki, işte onları uygulamak bu riski en aza indirmek için yeterli.

Kalp krizi hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Kalp Krizi Risk Hesaplayıcısını Kullanarak Kalp Krizi Riskinizi Öğrenebilirsiniz. 

Mutlu evlilikler kalbe iyi geliyor

Düzenli ve mutlu bir evlilik, kalp krizi riskini düşürmektedir. Evli olmak, genelde toplumda kabul görme anlamına geldiği için evli olan insanlar toplumda sosyal barışı yakalar ve bunun getirdiği stres faktörlerinden de uzak olurlar.

Mutlu bir evlilik ve düzenli bir yaşam, kişinin kafasındaki bir takım sorumlulukların eve yönlendirilmesine neden olur. Her şeyden önce eş ve çocuklar ile belli sorumluluklar düşünülür. Bu durum kadın için de erkek için de geçerlidir. Bekar insanların konsantrasyonları dağınık olur.

Sosyal açıdan da toplum tarafından kabul görmedikleri için büyük bir stres altına girerler. Bu stres de kalp krizi riskini tetiklemektedir.

Sağlıklı bir kalp için gülün

Gülmek ve ağlamak aslında aynı şey. Her ikisi de duyguların boşalması anlamına gelir. Genellikle aşırı üzüntü, öfke, aşırı yük gibi faktörler ağlama ya da gülmeye neden olur.

Kişi gerçekten durumu kafasında algılayarak mizah duygusu ile hareket ederek gülerse, büyük oranda rahatlar. Gülmek, keyif hormonlarını salgılar ve stres hormonlarının baskılanmasına yardımcı olur.

Bu sayede kalbe zararlı olan faktörler de ortadan kalkar.

Çevrenizdeki olayları dert etmeyin

Savaşlar, doğal afetler ve patlayan bombalar kalbi yorar. Anlık üzülmeler kalbe çok büyük zarar vermez. Kişinin bir yakınını kaybetmesi halinde üzülmesi çok olağan bir durumdur, bunun dışında hareket etmesi düşünülemez.

Ancak kişilik yapısı üzülmeye çok meyilli olan insanlar kendisi dışında çevresinde gelişen olaylara ve insanların yaşadıklarına çok hassas yaklaşabilir. Sürekli kederlenebilir ve olayları kendine dert edinebilir. Bu durum özellikle doğu kültürlerinde çok yaygındır. Günlük yaşantıda bunun dışına çıkabilmek çok önemli.

Çevredeki olayların çok fazla etkisi altında kalmak ve onlar için kederlenmek, kalbe oldukça zararlı. Çünkü kişinin sürekli kendini memnun ve mutlu edecek bir şeyler bulması, kalp krizi geçirme riskini düşürmektedir. Mutluluk, var olan hastalıklarının ilerlemesi de yavaşlatır. Hastalara önerimiz, kendilerini mutlu edebilecek ayrıntıları yakalamaları.

Bunun için bir uğraş bulmak, bahçe işleri, hayvan besleme, beyni mutluluk verici detaylarla doldurmak gerekir. Savaşlar, doğal afetler, patlayan bombaları sürekli düşünmek kalbi hırpalanmaktadır. Hareketsiz yaşam sürmeyin Sürekli masa başında olan insanların kalp hastalıklarına yakalanma riski çok yüksektir.

Bu kişilerin öncelikle masa başından kalkmaları gerekir. Hareketsiz olarak 2 saati masa başında geçirmek ciddi bir kalp krizi riski oluşturmaktadır. Öncelikle günlük 45 dakikalık yürüyüş yapmak çok önemlidir. Otururken yapılabilecek egzersizler çok önemlidir. Bunlar; boyun çevirme, bacakları karna çekip uzatma, pedal hareketi yapma ve kolları arkaya doğru açarak germedir.

Öğlen bir saat uyuyun Öğle saatlerinde ya da öğle sonrası bir saatlik uyku, son derece dinlendiricidir ve vücuttaki bütün stresi alır. Uyuduktan sonra geri kalan zamanı daha verimli değerlendirmeyi sağlar. Öğle uykusu uyuyanların uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşmektedir. Çünkü uykuda beden ile birlikte ruhsal dinlenme de vardır.

Fizik olarak uykusuzluğa dayanılabilir ama ruhsal olarak dayanmak mümkün değildir. Ruhsal gerilim de vücutta zararlı hormonların salgılanmasına neden olur bu da kalp krizi riskini tetikler. Doğum kontrol hapı kullanmayın Doğum kontrol hapı kullanımı, kalp damarlarında pıhtılaşma meylini artırmaktadır.

Bu pıhtının damarların dışında akciğerlerde ve beyinde oluşma riski de çok yüksektir. Doğum kontrol hapını çok büyük bir mecburiyet yoksa kullanmamakta yarar vardır. Hele ki kişide kalp hastalığı söz konusu ise doğum kontrol hapından kesinlikle uzak durması gerekir. Çünkü uzun kullanımlarda damar içindeki pıhtı oluşma riski de artmaktadır.

Güncellenme Tarihi: 24 Nisan 2017Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/kalp-krizi-riskini-6-admda-onleyin/

Kalp krizi nedir? Belirtileri ve tetikleyen etkenler neler?

Karda Zorlu Yürüyüşler Kalp Krizi Riskini Tetikliyor

Dünyada ve ülkemizde en başta gelen ölüm nedenlerinden biri olan kalp krizi, çoğunlukla istirahatte, daha nadir olarak da ağır bir eforla başlayan belirtiler veriyor.

Belirtiler vakaların çoğunluğunda tipik göğüs ağrısı şeklinde olsa da, bazı hastalarda üst karın bölgesindeki ağrı, mide şikayetleriyle karıştırılabiliyor. Hatta alt çeneye vuran ağrı nedeniyle diş hekimine başvuran hastalar bile görülüyor.

Erkeklerde 40’lı, kadınlarda ise menopoz sonrası 50’li yaşlarda kalp krizi riski artmaya başlıyor.

Türkiye’de ve dünyada ölüm nedenlerinin başında gelen kalp-damar hastalıkları, genç, yaşlı, kadın ve erkek tüm yaş ve cinsiyet gruplarını tehdit ediyor. Günümüzde stres, sporsuz yaşam, beslenme alışkanlıkları ve sigara kalp krizinin ortaya çıkmasında en önemli etkenler arasında geliyor.

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahadır Dağdeviren, Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla, 9 soruda kalp krizi hakkında bilinmesi gerekenler hakkında şu bilgileri verdi:

KALP KRİZİ NEDİR?

Kalp kasının bir bölümüne giden kan akımının aniden durması sonucu kalp krizi ortaya çıkar. Kalp krizi vakalarının büyük çoğunluğu aniden ve istirahat halindeyken oluşur. Bazen de kalp krizi, kalbin aşırı oksijene ihtiyaç duyduğu hallerde bu ihtiyacı kan damarlarının karşılayamaması sonucu oluşur. Bu durum ağır eforlarla örneğin kar kürürken, yokuş yukarı hızla koşarken oluşabilir.

TEHLİKE NE ZAMAN BAŞLAR?

Kalp vücuttaki diğer kaslar gibi bir tür çizgili kastan oluşur. Normal fonksiyon görebilmesi için kanla gelen oksijene ve besin maddelerine (glukoz ve yağ asitleri) ihtiyaç duyar.

Kalbe kanı getiren damarlara koroner damarlar adı verilir.

Bu koroner damarların herhangi birinde oluşan bir kan pıhtısı kan akımını aniden durdurduğunda, o bölgedeki kalp kası oksijensiz ve besinsiz kaldığı için normal fonksiyonunu göremez, yani kasılması bozulur.

Kan akımının kesilmesi 20 dakikadan fazla sürerse, o bölgedeki kalp kasında kalıcı bir hasar oluşur. Eğer bu süre 4-6 saati geçerse o koroner damar bölgesindeki kalp kası tamamen canlılığını yitirir. Bu yüzden kalp krizinde adeta zamanla yarışan bir çaba ile erken müdahale önemlidir.

Bu gerçek anlaşıldığından beri gelişmiş kalp merkezlerinde kalp krizi geçirmekte olan hastaya acil koroner anjiyografi ve tıkalı damarı balon kataterle açma, ardından da tam açıklığı sağlayacak bir stent yerleştirme işlemi yapılmaktadır.

Bu işlemin yapılamadığı veya geciktiği durumlarda ise pıhtı eritici özel ilaçlar kullanılmaktadır.

KALP KRİZİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kalp krizi çoğunlukla istirahatte başlayan, daha nadir olarak da ağır bir eforla başlayan belirtiler verir.

En tipik belirtisi olan göğüs ağrısı iki göğsün ortasında baskı tarzında ve yavaş başlayan ama giderek şiddetlenen bir ağrıdır.

Bu göğüs ağrısı omuzlara, kolların iç yüzüne, sırta, alt çeneye ve karna doğru yayılabilir. Ağrıya nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, halsizlik ve solukluk eşlik edebilir.

Bu belirtiler kişiden kişiye ve hasar gören kalp kası bölgesine göre değişken şekillerde ortaya çıkabilir.

Belirtiler vakaların çoğunluğunda tipik göğüs ağrısı ve eşlik eden belirtiler şeklinde olsa da, bir bölüm hastada üst karın bölgesindeki ağrı mide şikayetleriyle karıştırılabilir. Hatta alt çeneye vuran ağrı nedeniyle diş hekimine başvuran hastalarımız bile vardır.

Ayrıca kalp krizi belirtileri özellikle şeker hastaları ve yaşlı hastalarda göğüs ağrısı olmadan da örneğin sadece bulantı, terleme, halsizlik ve nefes darlığı şeklinde ortaya çıkabilir.

KALP KRİZİNİ TETİKLEYEN ETKENLER NELERDİR?

Kalp damar hastalıkları (Koroner arter hastalığı) için tanımlanmış risk faktörleri aynı zamanda kalp krizi geçirme riski için de geçerlidir. Bunlar;

  • Sigara
  • Ailede (birinci derece yakınlarda) 55 yaşından önce kalp krizi geçirme
  • Şeker hastalığı
  • Kilo fazlası
  • Hipertansiyon
  • Yüksek kolesterol
  • Düşük HDL kolesterol (iyi kolesterol)
  • Stres
  • Fiziksel aktivitenin az olduğu hayat tarzı

Bu risk faktörlerinden bir veya daha azı bulunan kişiler düşük risklidir. 2 ile 3 risk faktörü varsa orta, üçten fazla risk faktörü varsa yüksek risklidir. Neyse ki aileden gelen genetik yatkınlık dışında olan risk faktörlerini ortadan kaldırmak elimizdedir.

KALP KRİZİ GENETİK MİDİR?

Kalp krizi çok sayıda risk faktörünün ortak bir sonucudur. Kalp krizi sadece genetik faktörün etkisiyle oluşsaydı, kaçınılmaz bir kader olarak değerlendirilirdi. Oysa tek yumurta ikizlerinde bile (genetik özellikleri neredeyse yüzde 100 benzer olan kişiler) birinde olurken diğeri hiç kalp krizi geçirmeyebilir. Genetik bir alt yapı dış etkenlerle birleştiğinde kalp krizi riski artar.

HANGİ YAŞLAR EN YÜKSEK RİSKLİDİR?

Kalp krizine yol açan ve koroner damarların duvarlarında biriken kolesterol plakları daha çocukluk döneminden başlayarak oluşmaya başlar. Bu plaklar yaş ilerledikçe büyüyerek belli bir hacme ulaştığında komp olma eğilimi gösterir.

Yani koroner damar duvarındaki bu kolesterol yüklü plak, yırtılma ya da ülsere olma eğilimine girer.

20’li yaşlarda bile koroner damar duvarında tespit edilmiş olan kolesterol plakları genellikle 40’lı yaşlarda çatlama, ülsere olma ve aniden damar duvarını bozarak kan pıhtısı ile kan akımının kesilmesine yol açabilir.

Erkeklerde 40’lı yaşlar, kadınlarda ise menopoz sonrası 50’li yaşlar kalp krizi riskinin ciddi olarak artmış olduğu ilk yaşlardır. Yaş ilerledikçe bu risk daha da artar.

Bununla birlikte kolesterolden, yüksek beslenme tarzı ve sigara alışkanlığında artış, daha stresli ve düzenli spor yapmayan bir hayat tarzının gençler arasında yaygınlaşması kalp krizi yaşını 30’lu yaşlara kadar indirmektedir.

30-40 yaş arası erkeklerde düzensiz olarak yapılan aşırı zorlayıcı spor (örneğin haftada bir ya da ayda bir iki kez halı saha futbol maçı) riski 5-6 kat artırmaktadır. Buna karşın haftanın en az 4 günü yapılan düzenli egzersiz (hızlı tempolu 45 dakika 1 saat dolayında bir yürüyüş) riski azaltır.

RİSK AZALTICI ÖNLEMLER NELERDİR?

Genetik yatkınlık dışındaki hemen hemen tüm risk faktörleri modifiye edilebilir, hayat tarzı değişiklikleri ve ilaçlarla belli sınırlar içerisinde kontrol edilebilir faktörlerdir. Bunun için;

  • Sigaranın bırakılması,
  • Kilo fazlasının verilmesi,
  • Kolesterol seviyelerinin normal sınırlarda tutulması
  • Kan basıncının normal seviyelerde tutulması
  • Tuz ve yağdan fakir bir beslenme alışkanlığına geçilmesi
  • Haftanın çoğu günü yapılan düzenli spor aktivitesi

alınacak önlemlerdir.

KALP KRİZİ ANINDA NE YAPMAK GEREKİR?

Kalp krizi nedeniyle kaybedilen hastaların yarısından çoğu daha hastaneye ulaşamadan kaybedilmektedir.

Bu nedenle kalp krizi belirtileri ortaya çıktığında, kalp hastalıkları uzmanının bulunduğu ve koroner yoğun bakım ünitesi bulunan bir sağlık kuruluşuna en kısa sürede ulaşması gerekir.

Koroner damar tıkanıklığı 20 dakikayı geçtiğinde kalp kası hasar görmeye başlar ve ne kadar geç müdahale edilirse, bu hasar o kadar geri dönüşümsüz ve büyük olur. Bu yüzden tedaviye bir an önce başlamak gerekir.

Hastaneye ulaşana kadar geçen sürede kalp krizi şüphesi taşıyan hastaya hemen bir aspirin çiğnetilmesi, hastanın oksijensiz kalmasını ve kalbinin yorulmasını olabildiğince engellemek için 45 derecede yatar pozisyonda dinlenmeye alınarak etrafının boşaltıması gerekir.

Hastaneye ulaşıldığında kalp elektrosu ve yapılan kan tetkikleri neticesinde bir kalp krizi olduğu kesinleştirilirse, hasta hemen koroner yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınacaktır. Uygun ve zamanında yapılan tedaviler kalp krizlerinden kaybı yüzde 30 daha azaltmaktadır.

KALP KRİZİ GEÇİREN BİRİ İLERİDE NELERE DİKKAT ETMELİDİR?

Kalp krizi geçiren bir hasta erken dönemi tamamladıktan sonra kalp kasında oluşan hasarı ciddiyetine göre hastaneden çıkmadan hastanın riski belirlenir ve buna göre bir tedavi planı çizilir.

Acil anjioplasti ile müdahale edilmiş ve kalp kasında fazla hasar kalmayan bir hasta 2 gün sonra taburcu edilip bir hafta sonra da işine geri dönebilecek duruma gelebilir.

Buna karşın kalp kasında fazla miktarda hasar oluşan hastalarda bu hasarın iyileşmesi bir aya kadar uzayabilir ve bir kısmında kaybedilen kalp kası nedeniyle kalbin pompalama gücü azalarak kalp yetersizliğine yol açabilir.

Uzun dönemde alınması gereken önlemler ise tekrar bir kalp krizi geçirme riskini azaltmak için hayat tarzı değişiklikleri ve kalp koruyucu ilaç tedavilerini içerir.

Bunun için;

  • Doktorun vermiş olduğu tedavi planına uyulmalı
  • Düşük yağ ve tuz içeren diyete uyulmalı
  • İdeal kiloya inilmeli
  • Kolesterol ve tansiyon normal sınırlarda tutulmalı
  • Doktorunuzun önerdiği sıklık ve düzeyde egzersize başlanmalı
  • Sigara içilmemeli
  • İlaçlarınızı yanınızda taşımalı ve hangisinden ne dozda aldığınızı öğrenmeli
  • Düzenli kontroller yaptırılmalı
  • Hangi durumlarda hastaneye tekrar başvurulması gerektiği doktora sorulmalı

Источник: https://www.gidahatti.com/kalp-krizi-nedir-belirtileri-tetikleyen-etkenler-neler-49715/

Kalp krizini tetikleyen 9 neden

Karda Zorlu Yürüyüşler Kalp Krizi Riskini Tetikliyor

Günümüzde her 7 kişiden 1’i kalp kriziyle karşı karşıya. Üstelik artık bu sorundan gençler de nasibini alıyor; ekonomik gelişme sonucu aşırı beslenme ve sigara tüketiminin artması nedeniyle gençlerde de kalp krizi sıklığı gün geçtikçe artıyor.

Bu iç karartan tablonun yanı sıra, yüz güldüren sonuçlar da var: Kalp krizi aslında yaşam alışkanlıklarında alınabilecek önlemlerle yüzde 70-80 oranında önlenebiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr.

İlke Sipahi, kalp krizine yol açan  nedenlere ve bu nedenleri ortadan kaldırmak için yapılabileceklere dikkat çekti:

SİGARA

Her ne kadar klişe gibi gözükse de bazı gerçekler hiç değişmiyor;  o da sigaranın kalp krizi riskini misliyle arttırdığı. Araştırmalar gösteriyor ki  sigara kalp krizini erkeklerde de kadınlarda da yaklaşık 3 kat  arttırıyor.

Üstelik sigara sadece kalp krizi riskini arttırmayıp, akciğer hastalıkları ve gırtlak ile mesane kanserlerinin yanı sıra birçok kanser çeşidinin de riskini dramatik olarak arttırıyor.

Sigara içiyorsanız, bu zararlı alışkanlığınızı bir an önce bırakın.

YÜKSEK KOLESTEROL

Her ne kadar kolesterolün kalp krizine yol açıp açmadığı konusunda tartışmalar sürüyor olsa da, Prof. Dr. İlke Sipahi, bilim dünyasında böyle bir tartışmanın söz konusu olmadığını söylüyor. Kötü huylu kolesterol olan LDL-kolesterol ne kadar yüksekse kalp krizi riski o kadar yüksek oluyor.

Öte yandan iyi huylu HDL-kolesterol seviyesi de ne kadar yüksekse kalp krizi riski o kadar düşüyor. Ancak kolesterol seviyelerimiz sadece diyetten etkilenmiyor. Genetik faktörler de çok önemli. Diyet yeterli olmadığında ‘‘statin’’ grubu kolesterol ilaçları kriz riskini tartışmasız olarak belirgin azaltıyor.

Kolesterolü azaltmak için sakatattan, kalamar, midye, karides gibi kabuklu deniz hayvanlarından, kırmızı et, sucuk, salam, sosisten, kızartmalardan, kaymak, krema, mayonez gibi yağlı gıdalardan uzak durmak gerekiyor.

Öte yandan fındık, ceviz ve yer fıstığı gibi kuruyemişler kolesterol seviyesinde mütevazı olarak bazı düzelmeler sağlayabiliyor.

DİYABET

Diyabet kalp krizinin çok önemli bir nedeni.  Diyabet hastaları en sık kalp krizi nedeniyle hayatını kaybediyor. Öyle ki  kalp krizinden ölüm oranı tip 1 diyabetlilerde 3-10 kat, tip 2 diyabetlilerde erkekse 2, kadın ise 4 kat artıyor.

Bunun nedeni ise diyabetin damar duvarının esnekliğini bozması, kanda pıhtılaşmayı artırması ve damar iç yüzeyindeki hücre hasarını kolaylaştırması. Prof. Sipahi “Maalesef son yıllarda hastalar çok yiyip-az hareket etmeyi, ‘insülin direnci’ diye yumuşatarak ifade etmeyi tercih ediyor.

İsmine ne dersek diyelim oburluk ve hareketsizlik diyabet hastalığına yol açıp kalp krizi riskini arttırıyor” diyor.

YÜKSEK TANSİYON

Yüksek kan basıncı da kalp krizinin risk faktörlerinden.  Öyle ki kalp krizi riskini göreceli olarak yaklaşık yüzde 50 oranında arttırıyor. Üstelik sadece kalp krizi riskini değil, inme ve kalp yetersizliği riskini de çok belirgin olarak yükseltiyor. Yüksek tansiyon hastası olmamanın  en etkili yolu ise tuz tüketimini azaltıp düzenli egzersiz yapmak.

İLERLEYEN YAŞ

Kalp krizi gençlerde de görülüyor ancak risk, artan yaşla beraber yükseliyor. “Öte yandan kalp krizinin gençlerde daha ölümcül olduğu yönündeki kanı da doğru değil” diyen Prof.

Sipahi sözlerine şöyle devam ediyor: “Araştırmalar yaşlılarda kalp krizi sonrası ölüm oranlarının gençlere kıyasla kat be kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

Ancak bu demek değildir ki genç kalp krizi hastalarının tamamı kalp krizinden sağ kurtuluyor.”

ERKEK OLMAK

Kalp krizi konusunda erkekler kadınlara göre daha şanssız. Kalp krizi riski açısından kadınların yaklaşık 10 yıllık bir avantajı söz konusu. Yani 50 yaşında bir erkeğin riski yaklaşık 60 yaşında bir kadınınki kadar.

Buna neden olarak da kadınlardaki östrojen hormonunun koruyucu etkisi gösteriliyor.

Dolayısıyla erkeklerin değiştirebilecekleri risk faktörlerine, yani sigara, kolesterol, şeker ve tansiyona daha da erken dikkat etmeye başlamaları gerekiyor.

OBEZİTE

Obezite damarlarda erken yaşlanma ve işlev bozukluğunun yanı sıra sertleşmeye ve kalp krizine yol açıyor. Kalp krizine karbonhidrat ve lipid metabolizmalarını bozarak neden oluyor. Dr.

Sipahi erkeklerde bel çevresi 102 cm’yi kadınlarda 88 cm’yi geçtiğinde riskin arttığını belirtiyor: “Ancak obezite kalp krizi açısından minör bir risk faktörü olarak kabul ediliyor, yani eğer eşlik eden diyabet, tansiyon, kolesterol bozukluğu yoksa kalp krizi riskini göreceli olarak sadece yüzde 10-20 oranında arttırıyor.”

AİLE ÖYKÜSÜ

Özellikle 1. derece yakınlarda genç yaşlarda (örneğin babada  veya erkek kardeşte 55 yaşından önce, annede veya kız kardeşte 65 yaşından önce) kalp hastalığı öyküsü olması, kişinin riskini arttırıyor. Ancak bireyin kolesterol seviyeleri ideal seviyede ise aile öyküsü olmasına rağmen riskin aslında önemli derecede artmadığı biliniyor.

KANDA BAZI MADDELERİN YÜKSEK OLMASI

Şeker ve kolesterol seviyeleri kadar önemli olmasa da, kanda bazı maddelerin yüksekliğinin kalp krizi riski ile ilişkili olabileceği iddia ediliyor. Bunlar arasında karaciğerden üretilen ve iltihap göstergesi olan C-reaktif protein, bir kan yağı-proteini olan lipoprotein (a), bir amino asit olan homosistein, bir pıhtılaşma faktörü olan fibrinojen bulunuyor.

BU RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT

Prof. Dr. İlke Sipahi kalp krizine yol açan diğer faktörleri de şöyle sıralıyor: “Böbrek yetmezliği, özellikle hipertansiyona yol açarak kalp krizi riskini arttırıyor.

Bunun yanı sıra gut hastalığı, romatizmal-iltihabi hastalıklar, AIDS hastalığı, aşırı alkol tüketimi, bazı ağrı kesiciler, kadınlarda doğum kontrol hapları ve bazı menopoz sonrası hormon ilaçlarının kullanımı da kalp krizi riskini yükseltebiliyor.”

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/kalp-krizini-tetikleyen-9-neden-2016-04-16.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.