Kaygılı Yaşam Panik Atak Nedeni

içerik

Panik Atak Nedir? Panik Atak Belirtileri – Sağlık Ocağım .NET

Kaygılı Yaşam Panik Atak Nedeni

Panik atak, nedeni tam anlaşılmayan büyük bir kaygı korku atağıdır. Panik atak sırasında kişiler nedenini tam olarak bilmedikleri yoğun bir sıkıntı hissederler ve bu sıkıntıya bazı fiziksel belirtiler de eşlik eder.

İnsanlar panik atak geçirdiklerinde neye sıkıldın, canını ne sıktı gibi sorular ile karşılaşırlar. Fakat hastanın bu duruma vereceği kesin bir yanıtı yoktur. Hasta çok rahatken, uyurken, televizyon seyrederken bile panik atak yaşayabilir.

Yaşanan travmalardan, yaşanan sıkıntılardan ve bazı ruhsal bozukluklardan çok sonra kişinin hiç beklemediği, kendini tamamen rahat hissettiği ve bu duruma hiç hazır olunmadığı bir dönemde bile panik atak sorunu ortaya çıkabilir. Panik bozukluk ile panik atak genellikle birbiri ile karıştırılır. Fakat panik bozukluk, panik ataklar ile seyreden bir ruhsal hastalıktır.

Panik atak ise panik bozukluk dışında başka ruhsal bozukluklar da, organik birtakım problemlerde, alkol ve madde zehirlenmelerinde panik atak görülebilir ya da herhangi bir fobik bozukluğu olanlarda fobik uyaranlara karşı (fare, örümcek, yılan, akrep, yükseklik, kedi, köpek, kapalı kalma ve benzeri) tepki olarak ortaya çıkabilir.

Panik atak neden olur?

Panik atak geçirmek bazı belirtilerin bir araya gelmesi ile olur. Bunların arasında çocukluk çağında geçirilmiş travmalar, daha sonra ortaya çıkmış beyin biyokimyasal değişiklikler, son zamanlarda yaşanmış olan ayrılıklar gibi çok çeşitli faktörler panik atağın ortaya çıkmasında etkilidir.

Yani panik atağa neden olabilen kesin bir faktör belirlenmemiştir.Panik atak her bir olayın tek tek bir araya gelmesinin sonucu olarak kendini gösterir. Panik atakların altında yatan en temel korkunun ölüm korkusu olduğu bilinmektedir.

Panik atak belirtileri

Panik atak belirtileri

Panik atak sorununda bazı temel belirtiler vardır. Bu temel belirtiler kalp ile ilgili, solunum sistemi ile ilgili, mide ve bağırsak sitemi ile ilgili, üriner sistem ile ilgili, sinir sistemi ile ilgili, görme ile ilgili, kas iskelet sistemi ile ilgili gibi birçok sistem ile ile ilgili belirtiler görülür.

Örneğin, ellerde ve kollarda uyuşma, karıncalanma, kalpte çarpıntı, kalpte sıkışma, kalbin çok hızlı atması, ağzın kenarında uyuşmalar, baş dönmesi, bulantı, titreme, üşüme, ateş basması, çevreyi değişmiş gibi görme, kendini ve etrafındakileri değişmiş gibi algılama, ölüm korkusu, bayılma korkusu, kalp krizi geçiriyormuş gibi hissetme, nefes alamama, solunum sıkıntısı çekme, daralma gibi karışık belirtiler kümesidir.

Bu belirtilerden birkaç tanesi 10-15 dakika gibi kısa bir sürede hastayı sarar ve hastanın sağlıklı, mantıklı düşünmesine engel olur ve hastanın düşünebildiği tek şey bir an önce bulunduğu yerden çıkmak, oradan uzaklaşmak ve hemen bir doktora ya da hastaneye gitme ihtiyacı duymaktır.

Panik atak hastaları normal bir psikiyatrik tanı almadan önce yaklaşık 10 kez acil servise baş vururlar ve acil serviste her seferinde çok büyük bir şok yaşarlar.

Çünkü hasta çok büyük bir sıkıntı, ölüm korkusu, terleme, çarpıntı gibi korkutucu duygular ile acile gider ve acilde tüm tetkiklere rağmen hastada hiç bir şey bulunmaz ve hasta eve gönderilir.

Bu nedenle de hasta doktorlara inanmaz ve hasta doktor doktor gezmeye başlar.

Panik atak kimlerde görülür?

Panik atak diğer sık görülen ruhsal bozukluklarda olduğu gibi, kadınlarda erkeklerden 2 kat daha fazla görülür. Bunun yanı sıra çocuklukta anne ya da babadan birini kaybetme veya boşanmaları, alkol ve madde bağımlılarında, yeni boşananlarda, çok fazla travmatik yaşam olayları geçirenlerde panik atak daha fazla görülür.

Panik atak 20 ve 30’lu yaşlarda daha sık görüldüğü gibi 45 yaşından sonra ilk kez panik atak geçiren birine çok sık rastlanmaz. 45 yaşından sonra panik atak geçiren birinde vücut sistemleri ile ilgili bir hastalığın varlığı araştırılmalıdır. Bunun yanı sıra panik ataklara idrar kaçırma gibi belirtiler eşlik ediyor ise bu durumunda altta yatan neden araştırılmalıdır.

Panik atak teşhisi

Panik atak teşhisi kesinlikle bir hekim tarafından konulmalıdır. Çünkü panik atağın karışabileceği bazı hastalıklar vardır.

Örneğin, tiroid hastalıkları, kalp hastalıkları, kalp krizi, sinir sitemi hastalıkları, astım, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sitemi hastalıkları, Akdeniz ateşi hastalığı gibi zor anlaşılan hastalıklar ile karışabilmektedir ve bütün bu durumların ayırıcı tanısı önemlidir.

Fakat kalp kapak hastalığı, troid hastalığı, FMF (Akdeniz ateşi hastalığı) gibi hastalıklar panik atak ile birlikte de görülebilir. Bu tür hastalıklar var ise bunlarında tedavisinin yapılması gereklidir.Panik atak teşhisi psikiyatri uzmanın yapacağı klinik muayenede hastanın öyküsü ve hastanın gösterdiği belirtiler ile konulabilir.

Panik atak çok tipik belirtileri olan bir hastalıktır.

Hastanın sıkıntılarının birden bire başlaması, bazı belirtilerin birlikte eşlik etmesi, hastanın sıkıntılarının olmadığı dönemlerde tamamen normal bir yaşam sürmesi ya da bazen beklenti anksiyetesi denilen yeniden bir panik atak geçirme korkusu ile yaşamındaki bazı şeyleri kısıtlamaya başlaması gibi belirtiler hastanın panik atak olabileceğini düşündürür. Doktor hastanın yaşam olaylarını inceler, kişilik özelliklerini inceler ve bazı testler yapar.

Panik atak tedavisi

Panik atak tedavisi

Panik atak tedavisinde ilaç tedavisi olmazsa olmazdır. Çünkü panik atak sorunu olan kişinin bozulmuş olan beyin kimyası ilaç tedavisi ile düzeltilebilir. Bu nedenle ilaç tedavisinden korkmamak gereklidir.

Ayrıca ataklar sırasında davranma şekli, ataklara yüklenecek anlamlar atağı durdurmak ve denetlemek için psikoterapi denilen yönteminde ilaç tedavisine ek olarak uygulanması kalıcı iyileşme sağlanması için oldukça önemlidir.

Panik atak tedavisi ne kadar sürer?

Panik ataklarda tedavinin süresi hastanın durumuna ve hastalığın şiddetine göre1-2 sene arasında değişir. 1-2 yıl sonra hiç panik atak geçirmeden bir zaman süreci gerçekleşir ise doktorun kararı ile birlikte ilaçların dozu yavaş yavaş azaltılarak tedavi sonlandırılır.

Panik atak tedaviden sonra tekrarlar mı?

Panik ataktedaviden sonra genellikle düzelir. Fakat herkesin panik atak geçirme riski vardır. Bu nedenle tedavi sonrası hiç kimseye yüzde yüz panik atak geçirmezsin denilemez. Panik atak geçiren bireyler panik atağın ne olduğunu bildikleri için ilk geçirenlere göre daha bilgili olurlar ve tedavi sonrası panik ataklarında daha az sıkıntı ile bu durumu atlatabilirler.

Panik atak geçiren insanların % 30-40 kadarı tamamen iyileşir iken, % 50’si kendi günlük yaşamlarını bozmayacak düzeyde iyileşirler. Ancak zaman zaman bir iki atak geçirebilirler. Bir başka grup olan % 10’luk panik atak hastalarında ise ataklar şiddetli bir şekilde devam edebilir ya da günlük hayatlarını etkileyebilir. Bu hastalarda tedavi daha uzun sürebilir.

Panik atak kendi kendine iyileşir mi?

Panik atak bir iki kez yaşanmış ve bir duruma bağlı (tıbbi filmler çekilirken, kapalı alanlarda kalma ile, dalgıçlarda derin dalış deneyimleri sırasında, uçak korkusu olanlarda, hayvan korkusu olanlarda gibi) durumsal bir panik atak ise ve sadece 1-2 kez panik atak yaşanmış ise tedaviye gerek kalmadan da kendiliğinden düzelebilir.

İnsanların % 10 kadarı yaşamlarının bir döneminde 1 kez panik atak geçirebilir ve bu tekrar etmeyebilir. % 10’luk panik atakların % 3 kadarı kalıcı ve tekrar edici panik ataklardır. Panik atak birinin başına iki kez gelmiş ise 3’üncüsünün de gelebileceği akılda tutulmalı ve en kısa zamanda bir psikiyatri uzmanına baş vurulmalıdır.

Panik ataklar bir duruma bağlı değilde kendi kendine ortaya çıkmış ise tedavi edilmeden geçmesi mümkün değildir. Kendiliğinden ortaya çıkan panik atak bir kez olmuş ise yine kendiliğinden geçebilir. Ancak iki kez panik atak geçirildiği fark edildiğinde doktora gitmek ertelenmemelidir.

Panik atak krizleri nasıl önlenir?

Panik atak geçirmiş bir bireyin öncelikle yapması gereken panik atağın, bireyin yapmasına izin vermediği durumları bir an önce hayata geçirmek ve bunları yapmaya başlamak olmalıdır. Yani hasta, hastalığın belirtilerinin ne kadar üzerine gider ve ne kadar çok savaşır ise hastalık o kadar geriler.

Panik atak hastası, hastalığı ve kendini aynı şişede yaşamak zorunda kaldığı iki balon gibi düşünmelidir. Hasta bu şişenin içerisinde ne kadar küçülür, ezilir ve büzülür ise hastalık bu şişenin içerisinde o kadar büyüyecektir. Bu nedenle hasta yaşam tarzını buna yönelik ayarlamalı ve hastalık ile savaşmalıdır.

Panik atak hastasının ailesi hastaya nasıl davranmalı?

Panik atak hastasının yakınlarına düşen görev ise hastaya destek olmaktır. Hastanın yakınları çok aşırı koruyucu, kollayıcı olmak yerine, daha çok hastaya cesaret vermelidirler.

Panik atak hastasının yakınları hastayı dışarı çıkma, asansöre binme falan gibi cesaretini kıran sözler söylememelidir.

Hasta günlük yaşamını eskisi gibi yaşamaya çalışmalı ve hastanın yakınları da bunu desteklemelidir.

Panik atak ilaçları bağımlılık yapar mı?

Panik atak neden olur

Bağımlılık yapan ilaçlar yeşil reçete ile verilir. Yeşil reçete üç yapraktır ve biri eczanede, biri doktorda, biri de hastada kalır ve hastada kalan reçete tekrar eczaneye verilir ve bu sağlık bakanlığına gönderilir.

Bu ilaçları kullanırken dikkat edilmesi gereken nokta, ilaçların psikiyatri tarafından verildiği, ilaçların tedavi sürecinde düzenli kullanılması ve zamanı geldiğinde doktorun izni ile ilaçları dozu azaltarak yavaş yavaş bırakmaktır.

Panik atak tedavisinde asıl kullanılan ilaçlar bağımlılık yapmayan antidepresanlar denilen ilaçlardır ve bu ilaçlar bağımlılık yapmazlar.

Fakat birde diğer tür ilaçlar vardır ki, yeşil reçete ile verilir ve panik atak tedavisinde bu tür ilaçlarda kullanılır.

Özellikle beklenti anksiyetesi denilen hastanın günlük yaşamını çok etkileyen panik ile ilgili bir beklentisi var ise bu durumda kaygıyı azaltmak için kullanılan ilaçlar bağımlılık yapabilir.

Bu tür ilaçlar gerekmedikçe 3 aydan daha uzun süre ve yüksek dozda kullanılmaz. Bunu doktor zaten hastasına baştan söyler.

Psikolojik hastalıklar ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/panik-atak-nedir-panik-atak-belirtileri/

Panik Atak Psikolog Desteğiyle Yenilir mi?

Kaygılı Yaşam Panik Atak Nedeni

Panik atak kişinin görünen herhangi bir neden bulunmaksızın yoğun kaygı ve korku hissetmesine, kaygı ve korku haline kişinin bedeninde hissettiği hislerin de eşlik ettiği ve hem kaygı ve korkunun birden şiddetlendiği, hem de bedensel belirtilerin şiddetinin arttığı ve kişinin kendisini rahatsız hissettiği bir durumdur. Panik atak nedir ve neden olur, nasıl geçer ve panik atak psikolog yardımıyla yenilebilir mi sorularına cevap vereceğimiz yazımıza siz de yorumlarınızla katkıda bulunabilirsiniz.

Panik Atak Psikolog Desteğiyle Yenilebilir mi?

Panik atak yaşanan kriz anını anlatır. Panik atak kaygı ve korkunun bir anda şiddetinin artmasıyla ortaya çıktığı için panik atak bazen “panik krizi” ya da “panik nöbeti” şeklinde de isimlendirilmektedir. Bu isimlendirme genellikle panik atak geçiren danışanlarımız tarafından yapılmaktadır.

Başlıktaki soruya cevabımız evettir. Panik atak konuyu iyi bilen ve anksiyete bozukluklarının psikolojik yöntemlerle giderilmesi konusunda deneyimli bir klinik psikologdan alınacak yardımla yenilebilecektir.

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

Panik atak ya da panik atağı, birtakım bedensel hislerle birlikte ortaya çıkmaktadır. Bu bedensel hisler kişiden kişiye hem hislerin ortaya çıkma biçimi, hem de hislerin şiddeti yönünden farklılık göstermektedir.

– Kalp atışlarının hızlanması ve çarpıntı hisleri (göğüste kalp atımlarının neredeyse sesini duymak diye tarif edillmektedir)

– Nefessiz, soluksuz kalma hissi ve nefes almada güçlük,

– Titreme ve sarsılma hisleri,

– Mide bulantısı ve karın bölgesinde rahatsızlık hisleri,

-Baş dönmesi,

– Gerçekdışılık hissi,

– Ateş basması/sıcaklık hisleri, veya ürperme hissi,

-Uyuşma hisleri.

Panik Bozukluk Nedir?

Panik bozukluğu, panik atakların belli bir sıklıkta ve belirli sürelerle görülmesi sonucu ortaya çıkan ve kişinin yaşamında zorlanmaya neden olan anksiyete bozukluğunun adıdır.

Panik bozukluğu birden ve herhangi bir nesne ya da duruma bağlı olmadan panik atakları yaşama durumudur. Kaygı bozuklukları arasında sınıflandırılan panik bozukluğu bulunan insanların panik atak geçirme sıklıkları ve atak şiddeti kişiden kişiye farklılıklar gösterir.

Agorafobi Nedir ve Özelliği Nedir?

Agorafobi, panik atağı geçirme ihtimali bulunan yerlere gitme ve bu yerlerde bulunmaktan korkma anlamına gelir. Kişi daha önce belli bir yerde panik atağı geçirmiştir ve o esnada korkuyu en şiddetli haliyle hissetmiştir.

Aynı şekilde atağa eşlik eden bedensel hisleri de en şiddetli ve rahatsız edici şekliyle yaşamıştır. Bu sebeple artık o yere gitmek kişiyi korkutur, kaygılandırır ve gerginleştirir. Yardım almaya ihtiyaç duyup yardımın kendisine ulaştırılamamasından korku duyar.

Yardım almaya ihtiyaç duymasa dahi, o ortamda çok daha şiddetli bir panik atağı geçirmekten ve mevcut durumunun çok daha olumsuz bir hale gerilemesinden korkar.

Panik atak, görünen hiçbir nedeni olmaksızın birden ortaya çıkan ve seviyesi aniden yükselen korku nedeniyle olur. Kişi, şiddetli ve derin bir korkuyla sarsılır.

Korku duygusu birden yükselip kişinin kontrolü kaybedeceğini düşünmesine neden olurken, bedensel hisler de bunu doğrulayacak şekilde seyreder. Kalp atışları normalden çok daha hızlı ve neredeyse kişinin atımları kendi kulaklarıyla duyduğunu hissedercesine farklı hissedilir.

Kalp atımlarındaki bu değişimi fark eden birçok kişi kalp krizi geçirme riski ile karşı karşıya olduğuna kesin olarak inanır.

Baş dönmesi, kişinin kontrolü kaybetmek üzere olduğuna olan inancını güçlendirir. “Bayılıyorum” düşüncesine inanmasına sebep olur. Bayılmaz ancak bayılacağına yüzde yüz inanır ve buna inanması için de yeterli kanıta sahip olduğuna emindir.

Panik atak psikolog desteğiyle, fiziksel belirtilerin daha gerçekçi yorumlanmasının da öğrenilmesinin etkisi ile yenilir.

Panik Atak Neden Olur?

Panik atak neden olur sorusuna vereceğimiz diğer cevaplarda şu şekilde özetlenebilir:

Ailesinde panik bozukluğu bulunan kişilerde panik atak görülme olasılığı daha yüksek olarak değerlendirilir. Bu ifadeden “Ailesinde panik bozukluk olan kesin panik atak geçirir” gibi bir sonuç çıkarılmamalıdır.

Bu tür kesin yargılar, durumu açıklama ve kişinin panik ataklarını tanıma yönünden bir fayda sağlamamaktadır. Her insan ailesel genetik özelliklerle dünyaya gelse de, her bireyin kaygısı da, panik atağı da farklı olur.

Ailesinde panik bozukluğu geçmişi bulunan çoğu insan ömrü boyunca hiç panik atak geçirmeyebilir. Bu konuda yapılan araştırmalar, panik ataklarının toplumda yaygın olduğunu ortaya koyar.

Stres, panik atak geçirme konusunda önemli etkenlerden biridir. İnsan hayatında yeni durumların ortaya çıkması, beraberinde stresi getirir.

Nişanlanmak, evlenmek, düğün yapmak, bebek sahibi olmak gibi bizleri mutlu eden durumlar dahi, yanında getirdiği stresle beraber panik ataklarını da getirebilmektedir. Bu, insani bir durumdur.

Yeni evlenen biri, evlilik hazırlıkları yaparken karşılaştığı zorluklar, problemler, sıkıntılar bir araya geldiğinde ortaya çıkan strese bedeni ve ruhu kaygı ve anksiyete tepkisi verebilir. Bu kaygı ve anksiyete bir panik atağa dönüşebilmektedir.

Panik Atak Nasıl Geçer Sorusunun Cevabı

Panik atak nasıl geçer sorusunun cevabı, genel anlamda yine panik atak kavramının içinde gizlidir. Panik atak nedir, neden olur, neden belli bir dönemde ortaya çıkmıştır, nasıl ortaya çıkıp bir atağa nasıl dönüşür sorularına cevap verilebilmelidir.

Bu cevabı biz psikologlar veriyoruz ancak, önemli olan cevabı panik atakları geçiren ve bundan dolayı yaşamlarında sıkıntı hisseden danışanlarımızın verebilmesidir. Bu konuda bilgilenmeleri son derece önemlidir. Panik atağı çok iyi tanımak zorundasınız. Bunu yapmadan panik atak geçmez. Tanımadan, bilmeden olmuyor. Bunu ben yaklaşık 15 senedir danışanlarıma söylüyorum.

Panik atağı araştıran, öğrenen, bu konuda gerçek ve bilimsel bilgi sahibi olan insanlarımızın panik ataklarıyla başaçıktıklarını ve sorunu aştıklarını görüyorum.

Panik atak nedir, nasıl olur, nasıl geçer sorularının her biri değerli sorulardır. Bu sorulara cevap veremeyen (Burada anlatmak istediğim cevap, bilimsel bir cevaptır) ve sürekli hastane acilleri gitme ihtiyacı hisseden ve bundan başka bir yol aramayan kişiler panik ataklarını daha zor ve daha uzun sürede yenebiliyorlar.

“Panik atak nedir?” sorusuna gerçek bir cevap vermek en önemli ilk adımınızdır.

Önce bilmek ve panik atağı “okumak” gerek. Ondan sonra, panik atak için başaçıkma egzersizlerine, çalışmalara ve diğer fiziksel aktivitelere aşamalı olarak geçilir.

Tek başınıza aşmakta zorlandığınızda mutlaka bir uzman yardımı alın. Size yol gösteren bir uzmanın rehberliğinde ilerlemek işinizi kolaylaştıracaktır.

Panik Atak için İstanbul Beylikdüzü’nde profesyonel destek almak isterseniz tıklayınız: Beylikdüzü Psikolog

Panik atak için internetten psikolog desteği: Online Psikolog

Klinik Psikolog Serhat DAMAR

Tavsiye Bağlantılar:

Anksiyete Nasıl Geçer

Panik Atak Nedir

Stres Nedir

Sınav Kaygısı Nasıl Yenilir

Источник: https://serhatdamar.com/panik-atak-psikolog/

Panik Atak

Kaygılı Yaşam Panik Atak Nedeni

Bazen bizi birden bir korku sarıyor ve kontrol ediyor. Bir şey yapamıyoruz. Nefesimiz kesiliyor. Kalp atışımız artıyor. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Panikliyoruz. Panik atak mı olduk acaba? Belki de. Fakat her panik ağını panik atak anlamına gelmiyor.

Panik atak bazı insanlarda adeta hastalık durumuna dönüşüyor ve tüm hayatlarını kontrol ediyor. Panik atak tam nasıl bir hastalıktır, herkes panik atak olabilir mi ve nasıl önlemler almak gibi birçok sorulara uzman psikolog ve psikoterapist Evin Güldoğan açıklık getiriyor.

Panik atak nasıl bir hastalıktır?

Panik atak bozukluğu aniden ortaya çıkan ve zaman zaman tekrarlayan, kişide ölüyormuş hissi yaratan atakların olduğu, kişinin hayatını sabote eden ve dengesini bozan psikolojik bir hastalıktır. Panik ataklar kişide yoğun kaygı ve korku yaratır.

Ataklar genellikle birdenbire başlar ve giderek şiddetlenir ve hastalar o anda durdurmanın mümkün olmadığını söyler. Her atak kişi için ölmekle aynı anlama gelir ve kişi daha önce onlarca atak yaşamışsa olsa bile bir sonraki atağın onu öldüreceğini düşünür.

Kişiye kendini çok çaresiz hissettiren bir hastalık olup mutlaka profesyonel yardım almayı gerektirir.

Peki panik atak olduğumuzu nasıl anlarız?

Hastalığın en temel ve kişiyi rahatsız eden belirtisi kontrolünü kaybetme ya da çıldırma ve ölme korkusudur.

Panik atağın belirtileri genellikle göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma, çarpıntı, kalbin kuvvetli ya da hızlı atması, ter basması, nefes alamama ya da boğulur gibi olma, baş dönmesi, bayılacak gibi olmadır.

Ayrıca bu belirtilere uyuşma, ateş basması, bulantı, karın ağrısı, titreme, kendini ya da çevresindekileri değişmiş ve farklı hissetmek de eşlik edebilir.

Hastanın günlük hayatını nasıl etkiler?

Panik bozukluk kişinin günlük hayatını doğrudan etkiler. Şöyle ki kişi bir daha ne zaman panik atak geçireceğini bilmediğinden her an yeni bir atak yaşayacağını düşünerek kaygılı bir bekleyiş içine girer ve tüm yaşamını buna göre şekillendirmeye başlar.

Bazı hastalar panik atak yaşadığında müdahale edecek birinin olmaması durumuna karşı tedbiren yalnız dolaşmamaya başlar ya da şehir merkezinden uzaklaşmamaya, hastanelere yakın yerlerde kalmaya gayret ederler.

Toplu taşıma kullanamamak, sinema/tiyatro salonlarına girememek en sık yaşanan durumlardandır. Bazen kişi tedbirli olmak adına evden mümkün olduğunca az çıkmaya başlar ve bir süre sonra da evden hiç çıkamamaya, hatta pencerelere dahi yaklaşamamaya başlar.

Bu durum panik bozukluğa agorafobi, yani açık alan korkusunun eşlik ettiği durumdur.

Panik atak hastalığı neden kaynaklanır?

Panik bozukluk, aslında gündelik yaşamın içinde sıklıkla ve doğal olarak yaşadığımız terleme, soluk verişte artış, baş dönmesi, kalp ritminde artış gibi bedensel reaksiyonların hasta tarafından felaket gibi algılaması ve yorumlamasına dayanır.

Panik atak hastalarına bakıldığında genellikle stresli yaşam koşullarına sahip olan, duygularını ve düşüncelerine karşı tarafa iletmekte sıkıntı duyan, çekinken kişilik özellikleri olan, kendinden çok başkasını düşünme eğilimi olan kişiler oldukları görülür.

Genellikle kendileriyle ilgili olumlu düşünmeyen, kendini baskılayan insanlar olduklarını söyleyebiliriz. Ayrıca çoğu zaman geçmiş yaşam deneyimlerinde beklenmedik kayıplara, mesela bir yakınının kalp krizinden dolayı ölmüş olması gibi olaylara rastlarız.

Bu durumda kişi kalp atışındaki en küçük bir değişikliği ya da göğüs ağrısını kalp krizi geçirmek şeklinde algılamaya başlayabilir. Normal bedensel duyumları zaman içerisinde bir felaket gibi görmeye ve öleceğini zannetmeye başlar.

Herkes panik atak olabilir mi?

Panik bozukluk ortalama her 100 kişiden 2 ila 3’ünde görülen bir hastalıktır. Panik bozukluk için risk faktörleri vardır.

Bunlar daha çok stresli yaşam koşullarına sahip olmak, mükemmeliyetçi olmak, hata yapmaya karşı toleransı düşük olmak, içe dönük yapıda olmak, kişinin alkol gibi madde kötüye kullanım öyküsü bulunması, geçmişinde herhangi bir kaygı bozukluğu ya da depresyon öyküsü bulunması, ailesinde panik bozukluk olan kişiler olması gibi.

Şiddeti neye göre değişir?

Genellikle her panik atak hastası her atakta öleceğini, çıldıracağını düşünür. Ölüm ya da çıldırma, kontrol duygusunu kaybetme kaygısı çok şiddetlidir. Atakların sıklığı ise değişkenlik gösterir. Bazı hastalar günde 3-4 atak yaşayabilmektedir.

Atak sırasında neler yapılması gerekir?

Atak sırasında kişinin yapacağı şey mümkün olan en sakin yere oturmak ya da uzanmak ve bunun daha önce de yaşandığını, bir atak olduğunu, birazdan geçeceğini kendine hatırlatmaktır. Heyecanı artıracak konuşmalardan ve davranışlardan kaçınmak gerekir. Bu davranışlar koşmak, kafeinli ya da alkollü içecekler içmek, sigara içmek gibi davranışlardır.

Ayrıca atak süresince kese kağıdı gibi bir torbaya nefes alıp vermenin de çok olumlu etkisi vardır. Panik atak geçiren kişinin çevresindekilerin de sakin olması şarttır. Bazen çevredekiler yardım etmek niyetiyle koştururken farkında olmadan kişiye zarar verebilirler.

Az önce saydığımız şeyleri kişi kendisi yapamıyorsa panik yapmadan ve soğukkanlı kalarak yapmasına yardım etmelidirler.

Panik atakla, panik bozukluk arasında ne fark vardır?

Çoğu zaman ikisi aynı anlamda kullanılsa da aslında panik atak geçirilen her nöbetin ya da krizin adıdır; panik bozukluk ise hastalığın genel adıdır. Panik atak sadece panik bozuklukta değil; travma sonrası stres bozukluğu, agorafobi, madde kullanımı gibi durumlarda da görülebilen bir semptomdur.

Panik atak hastası hangi uzmana başvurmalıdır?

Panik atak hastası kişiler zaman kaybetmeden konunun uzmanı olan bir psikoterapistten yardım almalıdır.

Panik atak nasıl tedavi edilir?

Panik bozukluk psikoterapiyle tedavi edilebilen bir kaygı bozukluğudur. En etkili psikoterapi yönteminin bilişsel davranışçı terapi yöntemi olduğuna dair birçok araştırma mevcuttur. Bu terapi yönteminde hastanın, aslında zararsız beden duyumlarına ilişkin yanlış düşünce ve inanışları düzeltilir ve hastanın bu belirtilerle korkmadan baş edebilmeyi öğrenmesi sağlanır.

Panik ataktan tamamen kurtulmak mümkün müdür?

Evet, etkili bir tedaviyle panik bozukluktan tamamen kurtulmak mümkündür. Psikoterapistle güvene dayalı terapötik ilişki sağlanmasının ardından uygulanacak tedavi teknikleriyle belirtiler ortadan kaldırılır ve kişinin tamamen iyileşmesi sağlanır.  

Источник: http://www.psikolog.club/panik-atak

Panik atak neden ve nasıl oluşur?

Kaygılı Yaşam Panik Atak Nedeni

Atağın tekrarlanması ya da atak beklentisi hastanın doktoruna güvenini zedeleyeceğinden tekrarlayan hastane başvuruları kaçınılmaz olur.

Çünkü hasta yaşadığı her şeyi gerçek zeminde yaşarken sorunun kaynağının psikolojik olduğunu gerçeğe oturtamaz. Elbette hasta burada çok haklı.

Çünkü panik atak beyindeki merkezlerin işleyişindeki bir değişiklikle beynin diğer organlardaki işleyişi geçici olarak etkilemesi gibi düşünülebilir.

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

Yoğun korku ve huzursuzluk duygusu ile birlikte çarpıntı, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma, göğüs ağrısı-göğüste sıkıntı hissi, terleme, titreme ya da sarsılma, bulantı-karın ağrısı, baş dönmesi,sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma , gerçekdışılık (derealizasyon)- benliğinden ayrılmış olma hissi (depersonalizasyon) , aklını ya da kontrolünü yitirme korkusu, uyuşma ya da karıncalanma duyumları, üşüme, ürperme, ateş basması gibi belirtiler mevcuttur. Panik atak diyebilmek için  bu belirtilerin en az 4 tanesi ya da daha fazlası bulunması gereklidir.

Panik atak nedir? Neden olur, belirtileri nelerdir? Testi ve tedavisi

Panik Atak Nasıl Oluşuyor?

Burada belki söylenmesi gereken bunların organlardaki bozukluklardan kaynaklı olmadığıdır.

Ama kaygı, endişe ve korku uyandıran stresör faktörlerin ya da bunların olmadığı ama o an ki  hoş olamayan bedensel duyumun yarattığı kaygı daha sonraki panik atakların oluşacağı beklentisine dönüşebilir.

Bu durum beyinde nörotransmitter (beyinde iletimi sağlayan yapılar) dengesizliği yaratarak, beyinden organlara giden iletinin gereği yerine getirildiği için hastada panik atakları oluşturduğu söylenebilir. Bu durumda biraz metaforlar üzerinden giderek anlatmaya çalışırsak daha iyi anlaşılabilir.

Örneğin bir apartmanda yöneticinin tatbikat amaçlı yangın alarmına bastığını bu sesi duyan apartman sakinlerinin yangın çıktığı korkusu ile beyninde alarm oluştuğu ve kendini korumak için koşuşturduğunu düşünelim.

Buna bağlı kalp çarpıntısı, nefes alma güçlüğü, baş dönmesi, bulantı, titreme ve terleme gibi efor sarf ettiğimizde görülen oksijen ihtiyacının karşılanması durumu yanında, kontrolü kaybedeceği çıldıracağı ve de ölüm korkusunu hissetmesi fakat yangın alarmı olduğunu anladıklarında biraz rahatladıklarını ve bedenlerinden gelen duyumların normale geldiğini yine de içlerinde biraz ürperti kaldığını hayal edebiliriz.

Peki bunu etkileyen sebepler neler olabilir denildiğinde bir çok şey sayabiliriz.

Ama bunların en çoğu stres yaratan durumlar ki bunlar önemli yaşamsal ya da travmatik olay dediğimiz boşanma, yakın akraba, aile dostu ya da arkadaş ölümü, kalp krizi geçirmiş, ya da beyin kanaması geçirmiş bir yakının olması ya da duyulması gibi durumlar sayılabilir.

Genel tıbbı durum bozukluklarından troid (guatr) bozuklukları, kalp ritim bozukluğu, kalp kapakçık yetmezliği, geçirilmiş kalp ameliyatı ve birçok hastalığa ikincil panik atak gelişebilir. Genetik geçişin yüksek oranda olduğu, kadınlarda daha çok görüldüğü, alkol madde alımı gibi durumların tetiklediği bilinir.

Çocukluk çağı travmaları, bastırılmış duygular ya da kendini ifade etme güçlüğü ilerleyen yıllarda etken olabilir. Depresyon, sosyal fobi, özgül fobi (kan görme, yükseklik, asansör, böcek, köpek, uçak vb.

korkusu), takıntı hastalığı, kuruntu hastalığı gibi birçok psikiyatrik hastalıklarla birlikteliği bulunmaktadır.

 Panik atak bunların hiçbiri olmadan gece uyandıran bir çarpıntı, nefes darlığı, boğuluyormuş hissi gibi belirtilerle beklenmedik bir anda da oluşabilir.

Panik Atak Beklentisi

Panik atağı olan insanlar gergin ve huzursuzdurlar. Hastalar bir etkinliğe başlayacağı zaman aniden son verir ya da tamamlayamaz. Panik ataklarının tetikleneceğini ve korktuğu,  kaygılandığı her neyse başına geleceğini düşünür. Öyle ki cinsel ilişki sırasında heyecanlanacağı ya da yorulacağı, kalp krizi geçireceği düşüncesine bağlı korkusu ile ilişkiye girmekten kaçınır.

Panik bozukluğunda en çok görülen durum kişinin bedenini dinlemesidir. Örneğin; acaba kalbim hızlı mı atıyor, yavaş mı atıyor, farklı mı atıyor, yetersiz mi nefes alıyorum, kolum uyuşuyor gibi, göğsüm sıkışıyor, başım ağrıyor ve sayılamayacak kadar çok çeşitlikte tüm ilgi bedene dönüyor. İşte bu kaçınılmaz panik atak tekrarlarının tetikleyici, döndürülemez belirtilerini oluşturuyor.

Panik ataklar ayda birkaç defa ya da gün için de birkaç defaya kadar sıklığı artabilir. Süresi genellikle beş-on dakikada en üst seviyeye çıkar ve ortalama yarım saat de biter. Bazen bu süre bir saati bulabilir ama ataklar arası artçı deprem gibi endişeli gergin bir ruh hali olabilir. İşte bu da bardağı tekrar dolduran ve herhangi bir tetikleyici durumla bardağı taşıran ataklara dönüşür.

Agorafobili Panik Atak Nedir?

Agora kelime anlamı olarak eski yunan döneminin halka açık bir meydanda bazı kararların açıklanması için kullanılan yerlere denirmiş.

Kelime bu anlamı taşısa da fobi denen bir şeyden, bir yerden aşırı kaygı duyma, korkma hali aslında kişinin panik atak belirtilerini yaşamaktan korktuğu, çıldıracağını, kontrolü kaybedeceğini, başına bir şey gelirse yardım alamayacağını düşündüğü herhangi bir ortam olabilir.

Panik atakların olacağı beklentisi bir yer, bir mekan ve bu mekanlarda bir şey olursa yardım alamayacağı korkusu kaygısı ya da kaçması zor olacağını düşündüğü bir durum varsa ve bu ortamlardan kaçmaya başlarsa buna agorafobili panik atak denir.

Metroda, uçakta, sinemada,  alışveriş merkezinde, kapalı mekanların kapıya uzak kısmında oturmada, yalnız kaldığında, uzun yola çıkacağında, köprü üstünde kaldığında, banyoda, evde tek kaldığında ve buna benzer birçok yer ve durumda olabilir.

Panik atağın sebepleri ve tedavi yolları

Örneğin uzun yola çıkacak kişi yolda başıma bir şey gelirse, kalp krizi geçirirsem, panik atağım olursa bana yardım edecek birini bulamam ve de hastane uzakta kalırsa, beni yetiştiremezlerse bu riski alamam der ve yola çıkmaya cesaret edemez.

Aynı şekilde sinemada kapıya uzak bir yerde oturursam, yangın ya da bir izdiham olduğunda buradan çıkamam diye düşünürken bedeninden gelen duyumlar kaygısını kontrol edemeyeceği kadar arttırır ve kişi o ortamdan hemen çıkar ya da kapıya yakın bir yer tercih eder.

Bundan kötüsü hiçbir zaman bunları yapamaz ve hep kaçar.

Böyle bir durumda kişi korktuğu durumla yüzleşmekten kaçar. Bu durumda yapacağı iş her neyse yapamaz ve de hayat kalitesi düşmüş, özgüvenin etkilenmiş, işlevselliğin azalmış olduğu, depresyonun da eşlik edebileceği bir hal almış olur.

Panik Bozukluğu Nedir?

Panik bozukluğu tanısı için başka atakların olacağına ilişkin sürekli bir kaygı, atağın yol açabilecekleri ya da sonuçları ile ilgili olarak üzüntü duyma veya ataklarla ilişkili belirgin bir davranış değişikliği sergileme şeklindeki belirtilerden en az birinin; yineleyen, beklenmedik  panik ataklarının en az bir aylık dönem boyunca izlenmesi gerekmektedir (Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı 4. Baskısı).

Panik Bozukluğu Tarihçesi

Pan, Frigya mitolojisi‘nde kırın ve çobanların tanrısıdır. Bu tanım, Pan’ı doğa ile doğrudan ilişkili kıldığı için pastoral bir nitelik arz etse de Pan’ın bütün mitoslarda yarı keçi yarı insan suretinde tasvir edilmesi onu korkutucu bir figür haline getirmiştir.

Öyle ki Pan, kırlarda aniden insanların karşısına çıkıp görüntüsüyle insanları korkuttuğu için panik sözcüğüne de ilham kaynağı olmuştur.

Pan, çoban tanrısı olduğu için ürkütücü görüntüsü ile zıtlık arz edecek şekilde kaynaklarda çoğunlukla kırlarda dolaşıp flüt çalan, sevimli bir figür olarak betimlenir.

Panik bozukluğunda oluşan kaygı ve diğer sendrom özellikleri yüzyılı aşkın süredir bilinen tablodur.

Da Costa 1871 yılında Amerika iç savaşı sırasında askerlerde efor bağlantısı olduğunu düşündüğü çarpıntı, göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile giden ve “irritable heart” adını verdiği panik atağı benzeri bir tablo tanımlamıştır.
Psikiyatrist Uzm. Dr. Zengibar ÖZARSLAN
www.adeldanismanlik.com

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/panik-atak-nedir-neden-ve-nasil-olusur/

Panik Atak Sırasında Neler Yapılmalı? Nelerden Kaçınmalısınız?

Kaygılı Yaşam Panik Atak Nedeni

Panik atak; yoğun olarak yaşanan korku, sıkıntı, endişe ve kaygı nöbetleri şeklinde meydana gelen psikolojik bir sağlık problemidir. Panik atak krizi aniden başlar ve giderek şiddetli bir hal alır. Genel olarak 10 ila 30 dakika arasında devam eden kriz daha sonra kendiliğinden son bulur. Kriz süresi hastadan hastaya değişkenlik gösterir.

Beynin alarm sisteminin devreye girmesiyle oluşan panik atak anında yaşananlar stres düzeyinin artmasına ve krizin daha da şiddetli bir hale bürünmesine sebep olur. İlk etapta kalp atış hızının arttığı hissedilir. Daha sonra kaygılı düşünceler başlar ve nefes alıp vermek güçleşir.

Böyle bir durumda panik atak geçiren kişinin öncelikle kendini telkin edebiliyor olması oldukça önemlidir.

  • Ölüm korkusu
  • Göğüs ağrısı, göğüste sıkışma
  • Kalp çarpıntısı
  • Aşırı terleme
  • Nefes darlığı
  • Nefes alamama
  • Vücudun belli bölgelerinde veya tamamında uyuşma
  • Üşüme hissi veya ateş basması
  • Mide bulantısı
  • Karın ağrısı
  • Yoğun titreme ya da sarsılma
  • Kontrolünü kaybetme duygusu
  • Düşecek veya bayılacak gibi olma

Panik atak krizi geçiren kişiler genel olarak ilk önce fiziksel nedenlerle doktora giderler. Bu da gerekli tedavinin uygulanmasını geciktirir. Gerekli tedavinin uygulanmaması halinde krizler tekrarlanarak devam eder ve bu durum yaşam kalitesinin ciddi oranda düşmesine sebep olur.

Panik atak krizleri geçiren kişi, atak geçirdiği yerlere gitmek istemeyebilir. Kalabalık yerlere gitmekten kaçınır, otobüse, metrobüse binmek istemez. Tedavi edilmeyen panik atak hastalarında bu tür korkular hayatın merkezi haline gelir.

Tedavi programında öncelikle krizin nasıl yönetilebileceği ve doğru nefes alıp verme teknikleriyle birlikte atak sırasında meydana gelmesi muhtemel semptomların nasıl önlenebileceğinin öğretilmesi amaçlanır.

Bazı durumlarda ilaç kullanımına gereksinim duyulabilir ancak asıl tedavi psikoterapi yöntemiyle gerçekleştirilir.

1. 3-3-3 kuralını uygulayın

Panik atak geçirdiğinizi hissettiğinizde, önce çevrenizde gördüğünüz üç şeyi renkleriyle birlikte sayın. Daha sonra duyduğunuz üç sesi söyleyin. En son olarak da vücudunuzdaki üç organınızı, bileklerinizi, parmaklarınızı ve kolunuzu oynatın. Bu, panik atak sırasında dikkatinizi dağıtmanıza ve kafanızdan kaygılı düşünceleri atmanıza yardımcı olur.

Panik atak krizi sırasında canınız tatlı isteyebilir ancak şeker panik atağı olumsuz yönde etkiler. Böyle bir durumda bol su içip protein ağırlıklı gıdalar tüketmelisiniz.

3. Yaşadıklarınızı tekrar gözden geçirin

Panik atak sırasında kalp krizi geçiriyormuş veya nefes alamıyormuş gibi hissedebilirsiniz ancak bu bir yanılgıdır. Kriz sırasında, kendinize bunun geçici bir durum olduğunu, sadece zararsız bir kriz olduğunu tekrarlayın.

4. Düşüncelerinizi kontrol edin

İnsanlar genellikle en kötü olasılığa odaklanır. Bu da kaygıyı daha çok artırır. Bu düşüncelerin ne kadarının doğru olduğunu gözden geçirin. Sizin kaygılanmanıza neden olan olayın iyi taraflarına odaklanın.

5. Pozisyon değiştirin

Eğer atak sırasında yataktaysanız biraz oturun veya uzanın ve kendinizi sakinleştirmeye çalışın. Oturuyorsanız ayağa kalkın ve kısa bir yürüyüş yaparak dikkatinizi dağıtın.

6. Nefesinizi kontrol etmeyi öğrenin

Panik atak geçiren biri nefes alamadığını düşündüğü için hızlı hızlı ve yüzeysel bir şekilde nefes alıp vermeye başlar.

Bu şekilde nefes alıp vermek kandaki karbondioksit düzeyini düşürür, vücudun asit baz dengesi bozulur ve beyindeki oksijen miktarı azalır ve beyne oksijen gitmeyince panik atak sırasında yaşanan fiziksel belirtiler ortaya çıkar. Bu nedenle kriz sırasında nefesi kontrol altına almak oldukça önemlidir.

Panik Atak Geçiren Birine Ne Yapılmalı?

Otobüste, tramvayda metroda panik atak geçiren birine rastlamak oldukça normaldir. Eğer doğru davranışlarda bulunmazsak yardımcı olmak yerine panik atak krizinin daha da kötü bir hal almasına sebep olabilir. Bu nedenle sakin bir tavır takınmak önemlidir.

  • İlk yapılması gereken şey hastanın derin nefes almasını sağlamaktır.
  • Rezil olduğunu düşünerek daha çok strese giren hastaya güvende olduğunu, etrafındaki kimsenin onu yargılamadığını söylemek gerekir.
  • Daha sonra sakin bir ses tonuyla bu durumun geçeceğini söyleyin ve elleri yukarı kaldırıp indirmek gibi bir fiziksel hareket yaptırın.
  • Panik atak geçiren kişiye mecbur olmadıkça dokunulmamalıdır. Dokunmadan ama sizi anlayabileceği kadar yakınlaşarak sakinleştirmeye çalışın.

Panik Atak Anında Nefes Egzersizleri

Nefes kontrolü panik atak sırasında oldukça önemlidir. Panik atak yaşamayan bir insan bile hızlı hızlı nefes alıp verdiğinde baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı, göz kararması gibi problemler yaşayabilir.

Panik atak krizi geçiren kişinin korku ve endişe seviyesi şiddetlendikçe nefes alıp vermesi de düzensizleşir bu da panik atağı daha çok tetikler.

Eğer doğru bir şekilde nefes alıp verirseniz kandaki oksijen ve karbondioksit düzeyleri arasındaki dengeyi sağlayabilirsiniz.

1. Nefes tutma

Panik atak sırasında aşağıdaki adımları takip ettiğiniz takdirde kriz kısa bir süre sonra son bulacaktır.

  • Burnunuzdan nefes alın ve nefesinizi tutup 10’a kadar sayın.
  • Daha sonra nefesinizi yavaş yavaş verin ve verirken içinizden rahatla diye tekrarlayın.
  • Bu adımdan sonra nefes alırken ve verirken 3 saniye sayın ve her nefes verişinizde rahatla diye tekrarlayın.
  • 10 soluk alıp verme sonunda (1 dakika) başa dönün ve tekrar 10 saniye nefesinizi tutun.
  • Panik atak belirtileri kaybolana kadar bu adımları tekrarlayabilirsiniz.

2. Karın solunumu

Karın solunumu panik atakla mücadelenizi kolaylaştıracaktır. Bu yöntem panik atak sırasında fiziksel belirtilerin yok olmasını sağlar. Karın solunumu doğru nefes tekniğidir, kandaki oksijen ve karbondioksit düzeylerini dengelemeye yardımcı olur.

  • Bu yöntemi öğrenmek için öncelikle ayaktayken bir elinizi göbeğinizin üzerine, karnınıza koyun ve karnınızı dışarı doğru itin. Bu sırada yavaş yavaş derin nefes alın ve nefesinizi burundan verirken karnınızı içeriye doğru çekin.
  • Karın solunumunu uygularken göğsünüzü ve omuzlarınızı kaldırmamaya özen gösterin ve ağzınızı hiç açmayın.
  • Bu yöntemi uygularken nefes alma sırasında diyafram aşağı doğru hareket eder ve bu nedenle akciğer kapasitesi genişler.

3. Kese kağıdı yöntemi

  • Bu yöntem için bir kese kağıdının içine nefes vermeniz yeterlidir.
  • Kese kağıdı yönteminin faydalı olabilmesi için kese kağıdını tamamen şişirebilmeniz gerekiyor.
  • Kese kağıdının içine nefes verdikçe kanın pH değeri dengede kalır.

Kaynaklar:

Kaynak 1

Kaynak 2

Kaynak 3

Kaynak 4

Источник: https://evdesifa.com/panik-atak/

Panik atağın nedenleri

Kaygılı Yaşam Panik Atak Nedeni

Beslenme düzeni sadece fizyolojiyi değil psikolojiyi de etkiliyor. Dengesiz ve kötü beslenme, panik atak başta olmak üzere birçok psikolojik soruna neden olabiliyor.

Dünyanın sonunun geldiğini düşündüren panik atak, beklenmedik bir zamanda ve şekilde ortaya çıkıyor. Panik atak nöbeti sırasında hasta, korku, kaygı ve bunalma gibi sorunları yoğun şekilde yaşıyor.

Öyle ki hasta bayılacağını ve hatta hayatını kaybedeceğini bile düşünebiliyor. Nöbet esnasında beyin bedene hükmedebiliyor.

Örneğin düşünceleriyle nabzının yükselmesine neden olabilirken, sakinleşmeyi de sağlayabiliyor.

Panik durumundaki insanın duygulanımlarındaki değişimler metabolizmada da sorunlar oluşturabiliyor. Beslenme düzeninde yapılan hataların, psikolojik sorunlara neden olabildiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Berna Çil, yanlış beslenme düzeninin panik atağı, panik atağın da metabolik hastalıkları tetiklediğini söylüyor.

Psikolojik bozukluklara karşı B vitamini

Psikolojik bozuklukların genellikle B1, B3 ve B12 vitaminlerinin eksikliğinde ortaya çıktığını belirten Çil, bu vitaminlerden zengin kaynakları şöyle sıralıyor:

“B1 Vitamini; pirinç kabuğu, sebze-meyve, tam tahıl ürünlerinde bulunuyor. Eksikliğinde nörolojik sorunlara yol açabiliyor, depresyona eğilim artıyor.

B 3 Vitamini; süt, peynir, yumurta ve et gibi ürünlerde bulunuyor. Sinir sistemi için önemli bir vitamin.

B12 vitamini; karaciğer, böbrek ve ette daha fazla bulunuyor. Eksikliğinde nörolojik bozukluk ve depresyon oluşabiliyor. Bu nedenle vitamin ve minerallerden yeterli beslenmek, özellikle de depresyon eğilimli kişilerde B grubu vitaminlerden yeterli beslenmek sağlıklı ve kaliteli yaşam için büyük önem taşıyor.”

Panik atağa neden olan beslenme alışkanlıkları

Diyet Uzmanı Berna Çil, panik atağı tetikleyen beslenme düzeni ve hastalıktan korunmak için beslenmeyle ilgili tedbirler hakkında ise şunları söylüyor:

Kafeinli besinleri fazla tüketmek: Kafein çarpıntıyı artıran ve uykusuzluğa sebep olabilen bir madde. Tüketim dozu alışkanlığa göre değişse bile 1-2 bardaktan fazla içilmemesi gerekiyor.

Her gün fast food beslenmek: Vitamin ve mineral yetersizliğine sebep olabiliyor, kabızlığa yol açabiliyor, şeker metabolizmasını etkileyebiliyor.

Dengesiz ve yetersiz beslenmek: Vitamin, mineral, protein-yağ-karbonhidrat dengesizliklerine yol açabiliyor.

Yumurtanın beyazının tam pişmeden tüketmek: Vücutta B vitaminlerinin atımını artırıyor. Bu da uzun vadede depresyon eğilimlerine neden olabiliyor.

Yoğurdun suyunun atılması: B vitamini kaybına yol açıyor.

Fazla karbonhidrat ağırlıklı beslenmek: Şeker metabolizmasında bozukluklara sebep olup paniğe yol açabiliyor.

Tek tip beslenmek: Vitamin yetersizliğine neden oluyor.

Vejetaryen tip beslenmek: Etten alınması gerekli olan B vitaminini, ilaç olarak alınmıyorsa psikolojik sorunlar gündeme gelebiliyor.

Uzun süren açlık: Kan şekeri ve tansiyon düşüklüğüne yol açabiliyor.

Alkol tüketmek: Alkolün sağlıklı beslenmede genellikle yeri yok. Ayrıca panik ataklı kişilerde başta rahatlamaya neden olup, bağımlı hale gelinmesine neden olabiliyor.

Hızlı kilo vermek: Kilo vermenin amacı yağ yakımını hızlandırmaktır. Hızlı kilo kayıplarında kas ve sıvı kaybı daha fazla oluyor. Bu nedenle de vücutta dengesizlikler meydana gelebiliyor.

Kalori miktarı çok düşük diyetler yapmak: Düşük kalorili diyetler acil durumlarda hastanelerde gözetim altında kullanılabiliyor. Ancak zorunlu durum dışında bilinçsiz veya keyfi şekilde yapıldığında vücutta tüm metabolizmalarda harabiyete neden olabildiği gibi vitamin ve mineral yetersizliğine de yol açıyor.

Panik atak yaşamamak için bu önerilere kulak verin

Günde 2,5-3 litre su için: Su vücuttaki tüm kimyasal olayların yapıtaşı. Bu nedenle su miktarındaki değişiklikler metabolizmaları etkiliyor. Böbreklerin etkin çalışabilmesi için, kabızlığın önlenmesinde, toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında rol alıyor.

Kola, gazoz gibi şekerli ve kafeinli içeceklerden uzak durun: Tansiyona, şeker metabolizmasına ve kalp atımına etki edip panik atağı tetikliyor.

Geleneksel veya Akdeniz beslenme tarzını tercih edin: Her öğünde her besin grubundan bulundurabilirsek vitamin ve mineral yetersizliği oluşması ihtimali azalıyor. Çorba ile başlanan geleneksel beslenmede kan şekeri dengeleri daha sağlıklı oluyor.

Glisemik indeksi yüksek besinlerden kaçının: Patates püresi, pirinç pilavı, beyaz ekmek, mısır gevreği, balkabağı, kraker gibi yiyecekler kan şekerinde ani düşürüyor ya da yükseltiyor. Bu durum da sinir sisteminde sorunlara neden oluyor.

Kahve ve demli çay içmeyin: Bu tip içecekler çarpıntıya neden olabiliyor.

Haftada 2-3 gün balık tüketin: Doymamış yağ asitleri açısından önemli. Kanser ve psikolojik hastalıklara karşı koruyucu olduğu düşünülüyor.

B vitamininden zengin besinleri yiyin: B vitaminleri sinir sisteminde etkin vitaminlerdir. Eksikliklerinde nörolojik ve psikolojik sorunlar oluşabiliyor.

Şeker ve şekerli gıdalardan uzak durun: Basit şeker içeren gıdalar tüketildiğinde kan şekerinde hızlı yükselmeler, sonrasında hızlı düşüşler yaşanabiliyor. Canınız şekerli bir tatlı istediğinde tercihiniz sütlü tatlı olsun.

3 ana ve 3 ara öğün şeklinde beslenin: Açlık sürelerinin uzamaması, kan şekeri ve tansiyon dengelerinin korunması gerekiyor.

Mercimek ve nohut gibi kuru baklagillerle tam tahıllı gıdaları tüketin: Bu besinler B vitamini açısından zengindir.

Источник: http://www.nazende.com/panik-atagin-nedenleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть