Kedi, Köpek Isırmalarında İlk Yardım

Köpek Isırması, İlk Yardım Önerileri ve Alınabilecek Önlemler

Kedi, Köpek Isırmalarında İlk Yardım

Köpekler dost canlısı hayvanlardır ve ortada hiçbir sebep yokken saldırma eğilimi göstermezler. Bir köpek hiçbir sebep olmadan saldırgan tavırlar sergiliyorsa bu bir travmanın (insan eliyle eziyet görmek vb.) ya da bir hastalığın habercisi olabilir.

Bir köpek tarafından ısırılmak birçok insanın korkulu rüyasıdır. Hatta bu korku bazı insanlarda zaman içinde fobiye dönüşebilir. Verdiği acının yanı sıra köpek ısırması hastalıklara da yol açabilir.

Köpek ısırmasıyla bulaşan hastalıklar söz konusu olduğunda ilk akla gelen hiç şüphesiz kuduzdur. Kuduzun bu kadar tehli ve korkulan bir hastalık olmasının sebebi ise tedavisinin mümkün olmamasıdır.

Elbette her köpek ısırması tehli değildir. Her köpek hastalık taşımaz. Aşıları zamanında yapılmış bir köpeğin ısırması insanlar için tehdit oluşturmaz.

Ancak sahipsiz ve aşısız köpekler hastalık taşıyor olabilir ve taşıdıkları mikrobun diğer hayvanlara ve insanlara bulaşması olasıdır.

Isırılan bölgede kanama, ağrı, şişme, deri bütünlüğünün bozulması, doku yaralanması olması yaraya bir an önce müdahale edilmesi gerektiğini gösteren belirtilerdir.

Kuduz

Kuduz, yalnızca köpeklerin taşıdığı bir hastalık değildir. Kuduz virüsü; yarasa, kurt, tilki, sırtlan ve eğer aşılı değillerse kedi, inek, eşek gibi hayvanlarda da bulunabilir.

Kuş, balık, yılan, kertenkele ve genel kanının aksine kemirgenler kuduz virüsü taşımazlar ve bu hayvanlar (fare, sincap, tavşan vb.) tarafından ısırılmak kuduz hastalığına neden olmaz. Kuduz virüsünün bulaşması yarasa dışında tüm canlıların ölümüne neden olur.

  Kuduzun yalnızca hayvanlardan insanlara değil, insanlardan insanlara da bulaşması mümkündür.

Kuduz hastalığı, kuduz virüsü taşıyan hayvanın ısırması ve/veya tırmalaması, salyasının ya da salyasının bulaştığı bir eşyanın yaralı deri, ağız, göz ve burna temas etmesi neticesinde bulaşabilir. İnsandan insana yakın temas yoluyla da hastalığın bulaşması söz konusu olabilir.

Kuduzun üç safhası vardır. Prodromal (melankolik) dönem, eksitasyon (saldırganlık) dönemi ve paralitik (felç) dönem.

  • Prodormal (melankolik) dönem, hastalığın ilk safhasıdır ve davranış değişiklikleri bu dönemde meydana gelir.
  • Eksitasyon (saldırganlık) dönemi, hastalığın kendini göstermeye başladığı dönemdir. Saldırma ve ısırma eğilimi bu dönemde görülür. Aşırı salya üretimi ve su içememe durumu da bu safhada ortaya çıkar.
  • Paralitik (felç) dönem ise hastalığın beyne ulaştığı, felç ve ölümle sonuçlanan son safhadır.

Köpek Isırmasında İlk Yardım ve Alınacak Tedbirler

Köpek ısırmalarında ilk yardım için bir sağlık kuruluşuna başvurmak ve uzman kontrolünden geçmek son derece önemlidir. Yaralanma çok ciddi değilse, sağlık kuruluşuna gidene kadar köpeğin ısırdığı bölge eğer mümkünse antiseptikli solüsyon ile eğer bulunamıyorsa bol sabunlu ya da tuzlu su ile temizlenmeli ve steril gazlı bez ya da temiz bir bez ile üstü kapatılmalıdır.

Yara kol ve bacak bölgesinde ise hareket etmeyecek şekilde sabitlenmelidir. Yaranın beyne yakınlığı hastalığın seyri açısından önemlidir.

Beyne yakın bölgelerde yaralanma söz konusuysa 36 saat içerisinde diğer bölgeler için ise en çok 72 saat içerisinde bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Eğer yara derinse ve dikiş atılmasını gerektiriyorsa, mutlaka kuduz serumu ve immunglobulini uygulandıktan sonra dikiş atılmalıdır. Yara bakımı yapıldıktan ve kuduz serumu uygulandıktan sonra kuduz aşısı ve gerekli görülürse tetanoz aşısı uygulaması yapılabilir.

Köpekte kuduz mikrobu olduğundan şüphe ediliyorsa köpek 10 gün süreyle gözetim altında tutulmalıdır.

Isıran köpekle ilgili en önemli nokta tehdit altındayken mi yoksa durup dururken mi bu davranışı gösterdiğidir.

Köpeklerin tehdit altında hissettiklerinde saldırgan tavırlar sergilemesi savunma mekanizmalarının bir gereğidir ve son derece normaldir.

Eğer ortada hiçbir sebep yokken saldırgan davranış göstermiş ise öncelikle köpeğin sahipli olup olmadığı, aşılarının tam ve zamanında yapılıp yapılmadığı araştırılır.

Eğer köpekte kuduz mikrobu olduğundan şüphe ediliyorsa köpek 10 gün süreyle gözetim altında tutulur. Bu süre içinde köpekte kuduz belirtileri görülmez ise kuduz şüphesi ortadan kalkar, endişeye neden olacak bir durum yoktur.

Eğer köpeğin kuduz olduğu anlaşılırsa ısırılan kişiye saldırının gerçekleştiği gün, 3. gün ve 7. gün olmak üzere üç doz aşı uygulanır.

Kuduz şüphesi söz konusuysa önlem alınabilmesi için mutlaka ilgili kuruluşlara haber verilmelidir.

Köpeklerde Kuduz Belirtileri

  • Kuduz köpekler ağızlarını kapatamazlar ve yutak bölgesinde oluşan felç nedeniyle yutkunamazlar. Bunun sonucunda aşırı salya üretimi gerçekleşir ve sürekli salya akıtırlar.
  • Agresif tavırlar ve davranış bozuklukları gösterirler. Sahiplerinin sözünü dinlemezler. Evden uzaklaşır ve geri dönmezler. Diğer hayvanlara ve insanlara saldırma eğilimi gösterirler.
  • Bilinenin aksine kuduz virüsü taşıyan köpekler sudan korkmazlar ancak yutma refleksleri felç nedeniyle ortadan kalktığı için su içemez ve sudan uzak dururlar.
  • Kuduz köpeklerin gözlerinde şaşılık ve göz bebeklerinde orantısız büyüme durumu ortaya çıkar.

Kuduz virüsünden korunmanın en etkili yolu düzenli olarak aşılama yapılmasıdır. Eğer evcil hayvan besleniyorsa hayvanlar kontrol altında tutulmalı, yaşadıkları bölgeden çok uzaklaşmamalarına dikkat edilmelidir. Hasta olduğu düşünülen hayvanlara tedbir alınmadan yaklaşılmamalıdır (yaralarına çıplak elle dokunmak vb.).

Bir hayvan yaralanma, kaza, zehirlenme gibi durumlar olmadan hayatını kaybetmiş ise müdahale etmek yerine uzmanlardan yardım alınmalıdır.

Saldırıya maruz kalmadan, bulaşma öncesi aşılama genellikle yapılmamaktadır. Ancak veteriner  hekimler, laboratuvar çalışanları, kuduz vakalarıyla ilgilenen personeller gibi risk grupları için bulaşma öncesi aşılama söz konusudur. 

Epilepsi, ağız içi hastalıkları gibi farklı pek çok sağlık sorunu kuduz virüsüne benzer belirtilerin görülmesine neden olabilir. Bu sebeple köpek gözlem altına alındığında bu gibi ihtimaller unutulmamalı ve bu olasılıklar da düşünülerek gözlem yapılmalıdır.

Источник: https://www.veterinersitesi.com/blog/kopek-isirmasi-ilk-yardim-onerileri-ve-alinabilecek-onlemler

Hayvan Isırmalarında ve Sokmalarında İlk Yardım » FikirAVM

Kedi, Köpek Isırmalarında İlk Yardım

Ana Sayfa » Trafik ve İlk Yardım » Hayvan Isırmalarında ve Sokmalarında İlk Yardım

30 Ocak 2018

Yaşadığımız dünyayı evcil ve yabani hayvanlarla paylaşmaktayız. Hayvan ısırmaları ve hayvan sokmaları daha çok kırsal kesimde karşılaşılan sorunlar olsa da büyük kentlerde de evcil hayvanlardan kaynaklanan sorunlar yaşanabilmektedir.

Kedi ve Köpek Isırmalarında İlk Yardım

Kedi ve köpek ısırmalarında kuduz tehsi vardır. Bu nedenle ısırılan yer ilk önce sabun ve bol su kullanılarak en az 5 dakika süreyle yıkanmalıdır. Gerekli hâllerde kanamaya karşı önlem alınmalı, yaralı bölge sargı bezi ile kapatılmalıdır. Vakit kaybetmeden acil yardım alınmalı, kuduz ve tetanos aşısı yaptırılmalıdır. Bu konuda hasta ve hasta yakınları da duyarlı olmalıdır.

Yılan ve Akrep Sokmalarında İlk Yardım

Yılan sokması hâlinde sokulan yerin altından ve üstünden venöz turnike uygulanır (Enli bir kumaşın, yaralı bölgenin biraz altına ve biraz üstüne kan dolaşımını engellemeyecek şekilde bağlanmasıdır.). Yılanın soktuğu yer hareket ettirilmemelidir. Yaralı mümkün olduğunca sakin tutulmaya çalışılmalıdır. Mutlaka acil yardım (112) alınmalıdır.

Akrep sokması hâlinde sokulan yere amonyak veya su ile bulamaç yapılmış karbonat sürülebilir. Venöz turnike uygulanabilir.

Yılan Akrep Sokması

Arı Sokmalarında İlk Yardım

Arı sokmalarında sırasıyla şunlar yapılmalıdır: • Derinin üzerinde arının iğnesi görünüyorsa iğne çıkarılır. • Sokulan bölge sabun ve su ile yıkanır veya antiseptik ile silinir. • Sokulan bölgeye soğuk uygulama yapılır. • Hasta ağız bölgesinden sokulmuş ise şişme nedeniyle solunumu zorlaşabilir.

Bu durumda şişmeyi yavaşlatmak ya da indirmek amacıyla hastanın buz emmesi sağlanmalı ve hasta hemen hastaneye se edilmelidir. Özellikle arı sokmalarına karşı aşırı duyarlı olan kişilerde solunum yolu kaslarında felçler oluşabileceği düşünülmelidir.

Bu kişilerin soluk yolu açık tutularak hemen sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerekir.

• Arının soktuğu yerdeki lokal belirtiler vücutta genel belirtilere dönüşüyorsa mutlaka acil yardım (112) uygulanmalıdır.

Deniz Canlılarının Isırmalarında/Sokmalarında İlk Yardım

Deniz anası ve deniz şakayıkları gibi bazı deniz canlılarının cilde teması, ciltte tutunması, insanları ısırması ve sokması hâlinde öncelikle bu canlılar dikkatli bir şekilde vücuttan uzaklaştırılmalıdır.

Daha sonra yapılması gerekenler şu şekilde sıralanabilir: • Yaralı, hareket ettirilmemelidir. • Temas eden ya da etkilenen vücut bölgesi ovulmamalıdır. • Temas eden ya da etkilenen vücut bölgesinde gözle görülebilen diken vb. varsa çıkarılmalıdır.

• Temas eden ya da etkilenen bölgeye sıcak uygulama yapılmalıdır.

• Belirtiler hafif olsa dahi acil yardım (112) yapılmalıdır.

Kene Isırmaları

Kahverengi-kızıl, yassı, oval bir hayvan olan kene bir dış parazittir. Kene ısırmalarında ne yapılması gerektiğini öğrenmek son derece önemlidir. Önemsenmeyen ve doğru müdahale edilmeyen kene ısırmaları sonucunda maalesef ölümler görülmektedir.

Kene

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)

Hastalık ilk defa 1944 yılında Kırım’da görülmüş ve Kırım Kanamalı Ateşi olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 1956 yılında Kongo’da görülen hastalığın Kırım Kanamalı Ateşi ile aynı olduğu fark edilmiş ve hastalık bundan sonra bugünkü bilinen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi adıyla tanımlanmıştır.

Virüse karşı bağışıklık kazanmış birçok hayvan, virüsün yayılmasında rol oynar. Keneler hayvanlardan aldıkları virüsü, ısırdıkları insanlara bulaştırmaktadır. Virüs, kene ısırmasının yanı sıra hasta hayvan ve insanların kan, vücut sıvıları ve dokularıyla direkt temas sonucu da bulaşmaktadır.

Kene ile temaslarda başka virüsler de bulaşabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Vücuda yapışmış kene kesinlikle öldürülmemeli ve kenenin üzerine herhangi bir kimyasal madde dökülmemelidir.

Kenenin çıkarılması esnasında yapılan yanlış uygulamaların, kenenin kusmasına ve kenede bulunan mikrobun vücuda girmesine neden olabileceği unutulmamalıdır.

Sağlık kurumuna ulaşmanın zor olduğu durumlarda, kene henüz deriye gömülmemişse yanda fotoğrafta da görüldüğü gibi cımbızla deriye tutunduğu baş kısmından tutulup sağa sola oynatılarak yukarıya doğru sabit kuvvetle çekilip çıkarılabilir.

Kenenin vücuttan çıkarıldığı yere antiseptik solusyon sürülebilir. Keneler, virüs bulaşma tehsine karşı kesinlikle çıplak elle öldürülmemelidir. Vücuttan çıkarılan kene çamaşır suyu veya böcek öldürücü kimyasal madde ile dolu kabın içine atılarak öldürülmelidir.

Isırılan yerde doku içine gömülmüş hâlde kene başı kalmış ise derhâl sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. KKKA hastalığının kuluçka dönemi 3 ila 10 gün arasındadır.

Kene ile temas edenlerin en az 10 gün süre ile kendilerini takip etmeleri ve aşağıdaki belirtiler oluştuğunda bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gereklidir.

KKKA Belirtileri

Ateş, kırgınlık, baş ağrısı, hâlsizlik, aşırı duyarlılık, kollarda, bacaklarda ve sırtta şiddetli ağrı ve belirgin bir iştahsızlık görülür. Bazen kusma, karın ağrısı veya ishal görülebilir.

İlk günlerde yüz ve göğüste kırmızı nokta şeklinde kanama odakları ve gözlerde kızarıklık dikkati çeker. Gövdede, ellerde ve ayaklarda morluklar oluşabilir.
Mide, bağırsak ve idrar yollarında kanamalar olabilir. Ateş, 5 ila 12 güne kadar çıkar ve sonrasında düşmeye başlar.

Ölüm olayları daha çok hastalığın ikinci haftasında görülmekte ve ölüm oranı yaklaşık %30’ları bulmaktadır. Hastalığın nekahet dönemi uzun sürer. Hastalığın dokuz veya onuncu gününde iyileşme görülebilmektedir.

Hastalık daha çok hayvancılıkla uğraşanlarda, mezbahane çalışanlarında ve kırsal alanda yaşayanlarda görülmektedir. Piknik ve doğa yürüyüşü yapmak amacıyla kırsal alana çıkanlar da KKKA açısından risk altındadır.

Источник: https://www.fikiravm.com/hayvan-isirmalarinda-sokmalarinda-ilk-yardim/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.