Kemik erimesini önlemenin yolları! Hangi ilaç ve hastalıklar kemik yıkımını tetikler?

içerik

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nedir, Belirtileri Nelerdir, Kemik Erimesi Nasıl Önlenir?

Kemik erimesini önlemenin yolları! Hangi ilaç ve hastalıklar kemik yıkımını tetikler?

Osteoporoz, oldukça sık görülen bir kemik hastalığıdır. Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen bu hastalık, esas olarak kemikteki kalsiyumun azalmasıyla ortaya çıkmaktadır. Yaşam süresinin uzaması ile birlikte osteoporoz önemli bir sorun haline gelmiştir.

Kemik erimesinde kemiğin darbelere karşı olan direnci zayıflar. Basit bir çarpma ya da düşmeyle kırıklar oluşabilir. Özellikle 40’lı yaşlardan sonra başlar ve görülme sıklığı artar. Kemik erimesini sorun haline getiren şey, kırıkla olan ilgisidir. Osteoporoza bağlı kırıklar genellikle omuz, kalça ve omurga bölgelerinde olmaktadır.

Kemik Erimesinin Belirtileri Nelerdir?

  • Omurgadaki kemiklerin erimesi nedeniyle gelişen sırt ağrısı,
  • Boyun ağrısı,
  • Bel ağrısı,
  • Kambur veya öne eğik vücut şekli,
  • Boy kısalması,
  • Kalça, el bileği ve omurga kemiklerinde kırıkların meydana gelmesi,
  • İleri derece kemik erimesinde basit çarpmalarda bile kırıkların oluşması,
  • Kemiklerde hassasiyet ve kemik ağrıları,
  • Kırıklara bağlı olarak, vücutta şekil bozukluklarının ortaya çıkması,
  • Kırık ve ağrılardan dolayı, hastanın hareketsizleşmesi gibi belirtilerdir.

Bu belirtilerin tamamının tedavi edilerek yok edilmesi beklenemez. Vücut şekil bozuklukları ve kamburluk yok olmasa da, ilerlemesini durdurmak mümkün olabilir.

Hemen hemen her insanda, yaşa bağlı olarak osteoporoz meydana gelir. Bazı etmenler ise, osteoporozun ciddi hale gelmesine yol açar. Bu etmenlerden bazıları, değiştirme imkanı olmayan ırk, genetik ve yaş gibi yapısal faktörlerdir. Bazıları ise hareketsiz yaşam, beslenme şekli, sigara ve yaşam gibi değiştirilebilen faktörlerdir.

Çocukluk döneminde yeteri kadar kalsiyum alımı, büyüme aşamasında sağlıklı bir kemik gelişimi için oldukça önemlidir. Kalsiyum, ileri yaşlarda da kemik sağlığının korunması için büyük bir öneme sahiptir.

Kalsiyum, çinko, magnezyum, florid, bakır, A, C ve K vitaminlerinin yetersiz miktarlarda alınması veya çok fazla tüketilen sodyum, alkol, protein, sigara ve kafein gibi maddeler kemik erimesinin gelişimini hızlandırmaktadır.

Kemik Erimesi Tanısı Nasıl Konulur?

Kemik erimesinin tanısı, kemik mineral yoğunluğunu ölçen bir cihazla yapılmaktadır. Kısa süreli ve ağrısız bir ölçüm yöntemidir. Kemik mineral yoğunluğunun sonucunda düşük kemik (osteopeni) ve normal kemik yoğunluğu ile osteoporoz tanıları konulabilir. Mineral yoğunluğu ne kadar düşük olursa, kırık riski de o kadar yüksek olur.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, yaşam süresi arttıkça kemik erimesinin görülme oranı da artmaktadır. Amacımız, kemik erimesi oluşmadan gereken tedbirleri almak olmalıdır. Ülkemizde yapılan araştırmalarda, 50 yaş ve üzeri bireylerin hemen hemen yarısında osteoporoz başlangıcı tespit edilmiştir.

Osteoporoza bağlı olarak kalça kırığı oranları da zaman içinde artış göstermiştir. Kemik erimesine bağlı kalça kırıkları, özellikle kentlerde daha çok oranda görülmektedir. Vücut kitle endeksi veya kemik-kas ile ilgili olarak, kemik erimesinde aynı zamanda kaslarda da erime olur şeklinde bir bilgi yoktur.

Ancak kaslarını yeteri kadar kullanmayan veya hareketsiz bir yaşam tarzı olan bireylerde, kemik erimesi kasların erimesine eşlik edebilir.

Osteoporozu sinsi bir hastalık şeklinde tanımlamak daha doğru olur. Çünkü belirtilerin tam olarak ortaya çıkması, bazen bir kalça veya omurga kırığı ile başlayabilir.

Genellikle başka bir sebeple kadın-doğum, fizik tedavi, endokrinoloji veya ortopedi doktorlarına giden hasta, doktor tarafından ikaz edilerek kemik erime testine gönderiliyor.

Testin ardından belirli bir oranda erime tespit edilirse, kişi takip ve tedaviye alınıyor.

Kemik Erimesi Nasıl Önlenir, Korunma Yolları Nelerdir?

Kemik erimesinden korunma, çocukluk döneminden başlamalıdır ve ömür boyu devam etmelidir.

Korunma kapsamında; düzenli egzersiz, yeteri kadar kalsiyum alımı, erkeklerde yeterli testosteron hormonu ve kadınlarda ise yeterli östrojen hormon düzeylerinin sağlanması gibi durumlar söz konusudur.

Çocukluk ve gençlik zamanlarında güçlü kemiklerin oluşturulması, daha ileri yaşlarda kemik erimesi gelişiminden korunmak için çok önemlidir.

Kadınlarda 40’lı yaşlardan itibaren kemik kaybı başlamaktadır. Kemik kaybını arttırıcı ilaçlar kullanan, kronik rahatsızlıkları bulunan veya diğer risk faktörleri olan kişilerde daha erken başlayabilir ve hızla gelişebilir.

Menopoz sonrasında ilk birkaç yıl, kaybın en çok olduğu zamanlardır. 40 yaşın üzerindeki kişiler için günlük olarak, 400-800 IU D vitamini ve 1200 miligram kalsiyum alımı çok önemlidir.

Aynı zamanda kasların güçlü tutulması, fiziksel aktivite ve eklemlerin esnek olması gibi hususlar da kemik sağlığı açısından önemlidir. Kemik erimesinden korunmak için, kola ve kahve gibi kafeinli içeceklere de son verilmelidir.

Ayrıca işlenmiş gıdalar, hazır yemekler ve katkı maddelerinden uzak durulmalıdır. Bunların dışında günde en az 2 bardak süt içilmeli, alkol ve sigara kullanılmamalıdır.

Kalsiyum ve D vitamini İçeren Gıdalar Nelerdir?

Süt ürünleri ve yeşil yapraklı sebzelerde kalsiyum bulunmaktadır. Günlük ihtiyaç için tavsiye edilen; 1 kase yoğurt, 1 bardak süt, 1 tabak yeşil yapraklı sebze ve 1 dilim peynirdir. Bazı gıdalar kalsiyum ile etkileşir ve vücuttan emilimini azaltabilir.

Pancar ve ıspanak gibi yüksek miktarda oksalat içeren besinler aynı anda alınmamalıdır. Aksi halde kalsiyum emilimi bozulur. D vitamini ise vücudun gün ışığına maruz kalmasıyla deride sentezlenir. Sadece yüz bölgesinin günlük olarak 15 dakika güneş ışığına maruz kalması, D vitamininin depolanması için yeterlidir.

Derinin D vitamini oluşturması yaşla birlikte azalma gösterir.

Hangi Durumlarda İlaç Tedavisi Gereklidir?

Osteoporoz testinde normal değerlerin altında sonuç verenler için, günlük olarak D vitamini ve kalsiyum takviyesi ile beraber, alınan vitaminlerin kemikte kalmasını sağlayacak ilaçlar verilir.

Kemik erimesi için verilen ilaçlar, erimenin olduğu bölgeye göre kullanılabilir. Omurga kırığı ya da erimesi bulunan hastalarda kullanılan ilaçlar ile kemik kırığı ya da erimesi olan hastaların kullandığı ilaçlar farklıdır.

Menopoz sonrası yılda 1 kez osteoporoz ölçümü yaptırılmalıdır.

Kemik Erimesi Olan Hastalar Ne Yapmalıdır?

Yukarı da bahsettiğimiz konulara dikkat edilecek olursa (günlük kalsiyum ve D vitamini alımı gibi), ileri yaşlarda kemik erimesi gelişiminin önüne geçilebilir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise, osteoporozun artmasına neden olabilen şeker ve tiroid gibi metabolizma hastalıklarının tedavi edilmesi gerektiğidir.

Kemik erimesi oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Gelişmekte olan veya gelişmiş ülkelerde yaşam süresinin uzamasıyla birlikte önemli bir sorun haline gelmiştir. Ülkemizde ise eski dönemlerde çok dikkat edilmeyen kemik erimesi, son zamanlarda belirgin olarak üstünde durulan bir konu haline gelmiş ve tedavi edilmeye başlanmıştır.

“Osteoporoz vakaları giderek artıyor mu?” sorusunun yanıtı, ortalama yaşam süresiyle alakalıdır. Bu süre arttıkça, kemik erime vakalarının görülme ihtimali de artar. En fazla kadınlarda, özellikle menopoz sonrasında ortaya çıkmaktadır.

Yağ dokusu çok olan kadınlarda ise daha az görülmektedir. Bundan dolayı bölgesine göre değişiklik gösteren bir osteoporoz profili çizilebilir.

Kemik erimesine eşlik eden hastalıklar, süt ürünlerinin tüketim alışkanlıkları ve sigara-alkol kullanımı gibi durumların farklılıklar göstermesi sebebiyle çok değişlik profillerin çıkması da mümkündür.

Özellikle yaşlıların devamlı olarak süt tüketmeleri gerekmektedir.

Çocukluk dönemlerinden gelen alışkanlıkların olmaması ve mide problemleri gibi unsurlar, yoğurt ve süt tüketiminin düzenli olarak yapılmasını önlemektedir.

Sonuç olarak, kemik erimesi ciddiye alınmalı, düzenli ve sağlıklı bir yaşam tarzı belirlenmelidir. Özellikle hazır gıdalardan mutlaka uzak durulmalı ve doğal gıdalar ile beslenmeye çalışılmalıdır.

Источник: http://www.bilgibaba.org/yazi/kemik-erimesi-osteoporoz-nedir-belirtileri-nelerdir-kemik-erimesi-nasil-onlenir

Kemik erimesi nasıl önlenir?

Kemik erimesini önlemenin yolları! Hangi ilaç ve hastalıklar kemik yıkımını tetikler?

Kemik erimesi, tedavi edilip önlenmediği takdirde kamburluk ve boy kısalığı gibi rahatsızlıkların yanında ölümcül risklere de neden olabilir.

Kemik erimesi nedir?

Halk arasında “kemik erimesi” olarak da bilinen osteoporoz rahatsızlığı, kemikteki dokusu yoğunluğunun veya kitlenin azalması sonucu ortaya çıkan sağlık sorunudur.

Kemik dokusu yoğunluğunun veya kitlesinin azalması sonucunda vücutta bulunan kemikler daha kırılgan ve zayıf olmaktadır.

Kemik erimesi, neden olduğu fiziki sorunlar ve verdiği rahatsızlıklar nedeniyle yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmektedir.

Kemik erimesi, önlemi alınıp tedavi edilmezse ilerleyen zamanlarda boy kısalığı, kamburluk gibi fiziki rahatsızlıklara ve ölümcül risklere neden olabilmektedir.

Kemik erimesi hastalığı ilk zamanlarda çok fazla belirti vermeden sinsi bir şekilde, kemiklerin güçsüzleşmesi hissedilmeden gelişir.

Kemik erimesi kimlerde görülür?

Kemik erimesi, dünya genelinde kadınlarda 50 ve erkeklerde ise 70 yaş üstündeki her 5 kişiden birinde ortaya çıkarak kalça, omurga ve el bileğinde kırıklara yol açabilmektedir.

Ayrıca oluşan bu kırıklarla birlikte ciddi ve inatçı ağrılar da meydana gelmektedir. Bütün bu olumsuz etkilerin yanında omurgada volüm kaybı oluşmakta ve çökme kırıkları nedeniyle boyda da kısalma olmaktadır.

Omurga bölgesinde görülen çökme kırıkları nedeniyle oluşan boy kısalığı ile beraber kamburluk da ortaya çıkabiliyor.

Özellikle yaşlılarda ölümcül sonuçlara bile neden olabilecek kadar ciddi bir hastalık olan kemik erimesine karşı alınacak çeşitli önlemler, hastalığın gelişmesini engelleyip tedavisini kolaylaştırmaktadır.

Kemik erimesini önleme yolları

Kemik erimesi (osteoporoz) hastalığına karşı alınabilecek birçok önlem bulunmaktadır. Günlük yaşam alışkanlıklarına eklenebilecek birkaç tercihten tutun da beslenme konusunda alınacak birkaç değişiklik kararı uzun yıllar bedeni kemik erimesinden uzak tutacaktır. İşte kemik erimesine karşı alınabilecek önlemlerden bazıları…

İki bardak süt, iki kibrit kutusu peynir

Osteoporozla baş etmenin olmazsa olmaz şartı, vücudunuzun ihtiyacı olan kalsiyumu mutlaka almak. Kadınlarda, 50 yaş altında günlük kalsiyum ihtiyacı 1000 mg iken, bu yaş üzerinde 1200 mg’ye çıkıyor.

Erkeklerde de 70 yaş öncesinde günlük 1000 mg kalsiyum yeterli gelirken; bu yaştan sonra ihtiyaç 1200 mg’ye yükseliyor. Kalsiyum için en iyi kaynak ise süt ve süt ürünleridir.

Vücudunuzun yeterince kalsiyum alabilmesi için gün boyunca 2 bardak süt veya yoğurt ile 2 kibrit kutusu kadar peynir yemeye özen gösterin.

Her gün 15 dakika güneşlenmek

Güçlü kemikler için dikkat etmeniz gereken bir başka önemli nokta da, D vitamini almak. Vitamin D ihtiyacı da 50 yaş altındaki kadın ve erkeklerde 400-800 IU iken, 50 yaş üstünde 800-1000 IU’ya yükseliyor. D vitamininin en önemli kaynağı ise güneş ışınları. Bu nedenle güçlü kemikler için her gün, güneş ışınlarının yeryüzüne dik gelmediği saatlerde 15 dakika boyunca güneşlenin.

Proteinsiz kalmayın, fazla protein de tüketmeyin

Yeterli seviyede protein tüketmek kemik ve genel vücut sağlığı için çok önemli. Yetersiz protein alınması kas gücü ve kitlesinde azalmaya neden oluyor. Ancak yüksek proteinli diyetlerden de kaçının. Çünkü fazla miktarda protein tüketmek idrarla kalsiyum atılımını artırarak kemiklerde güç kaybına neden oluyor.

Günlük protein ihtiyacı kişinin yaş, cinsiyet, fiziksel aktivitesi, boy ve kilosuna, hatta hastalığına bağlı değişiyor. Günlük protein alımı kronik böbrek hastasında 30 g/gün ile sınırlarken, düzenli egzersiz yapan bir kişide 200 g/gün olabiliyor.

Önemli olan yoğun protein içeren öğünlerinizde yoğurt gibi süt ürünlerini eksik etmemeniz.

Yemeklerde fazla tuz kullanmayın

Çok fazla tuz içeren yemek tüketmek, vücudun kalsiyum kaybına, dolayısıyla kemik kaybına yol açıyor. Bu nedenle tuz alımını olabildiğince azaltın Bir yiyeceğin ne kadar sodyum içerdiğini öğrenmek için mutlaka paketi inceleyin. İçindeki sodyum yüzde 20 ve daha fazla ise yüksek demektir. Hedef günlük 6 gram veya daha az sodyum almak olmalı.

Üç bardaktan fazla çay ve kahve içmeyin

Kahve, çay ve sodalı içecekler kafein içeriyor. Kafein kalsiyum emilimini azaltarak kemik kaybına yol açan bir madde. Dolayısıyla günde 3 bardaktan fazla kahve ve çay tüketmeyin.

Kolalı içecekler de kafein ve fosfor içeriyor ve kalsiyum emilimini bozuyorlar. Bu tür içecekleri de abartmamanızda fayda var. Bunların toplamı 3’ü geçmemeli. Çay ve kahveyi, süt ürünleriyle birlikte tüketmeyin.

Çünkü süt, peynir veya yoğurttaki kalsiyum emilimini engelliyorlar.

Alkolden uzak durun

Alkolün fazla tüketimi de kemik kaybına neden oluyor. Dolayısıyla alkol tüketimi günlük 2-3 kadehten daha fazla olmamalı. Sigara da osteoporoza yatkınlık sağlıyor.

Dans edin, ip atlayın

Vücuda ağırlık bindiren egzersizler (dans, aerobik hareketler, yürüme, koşma, ip atlama, merdiven çıkma, tenis, gibi), hem osteoporozdan korunmada hem de tedavisinde çok önemli. Ancak kas güçlendirici ve germe egzersizleriyle de desteklenmeli.

Yoga ile pilates, denge ve esneklik açısından en fazla tercih edilen egzersizleri oluşturuyor. Haftada 3 veya 4 gün, 30 dakika vücuda ağırlık bindiren egzersizler, haftada 2 veya 3 gün germe egzersizi, denge, postur egzersizleri yapmaya özen gösterin.

Bol bol sebze ve meyve tüketin

Sebze ve meyveler; magnezyum, potasyum, C ve K vitamini açısından zengindir. Kemik sağlığında, kalsiyum ve D vitamininin yanı sıra bunlar da kemik mineralizasyona katkı sağlıyor.

Aşırı zayıflamamaya dikkat edin

Vücut kitle indeksi 19 ve altındakiler osteoporoza daha yatkınlar. Boyunuzun karesini alarak bulduğunuz değeri kilonuza böldüğünüzde {vücut kitle indeksi (I) = Kilo (kg)/ boy (m) x boy (m) } vücut kitle indeksinizi hesaplayabilirsiniz. Aşırı zayıflıkla birlikte cilt altı yağ kitlesinin azalması, östrojen seviyesinde de azalmaya neden olarak osteoporozu tetikliyor.

Posalı yiyeceklerin tüketimini sınırlandırın

Posalı gıdalar fazla miktarda fitat içeriyor ve bu da kalsiyum emilimini engelliyor. Posalı gıdalarla kalsiyumdan zengin gıdaları bir arada tüketmeyin. Örneğin sütle birlikte buğday kepeği alındığında, sütteki kalsiyumun yüzde 10 gibi çok azı emiliyor.

Bu nedenle 2 saat ara vererek yiyin. Yeşil pancar, ıspanak ve yeşil fasulye gibi sebzeler sağlıklı besleyiciler olmalarına rağmen içerdikleri okzalat nedeniyle kalsiyum emilimini bozuyorlar.

Bu sebzeler, yoğurtla birlikte tüketildiğinde yoğurttaki kalsiyumun emilimini engellediğinden önerilmiyor.

Источник: http://www.saglikveguzellik.net/kemik-erimesi-nasil-onlenir.html

Kemik Erimesi Hastalığı

Kemik erimesini önlemenin yolları! Hangi ilaç ve hastalıklar kemik yıkımını tetikler?

Kemik erimesi hastalığı, osteoporoz olarak da bilinen bir kemik hastalığıdır. Kemiklerin erimesinden kaynaklı gelişen bu hastalık, kemiklerdeki dokuların azalması ile kendini gösterir. Zamanla azalan bu dokular kişide çeşitli belirtiler gösterir. Çeşitli tedavi yöntemleri ile yenilenebilen bu dokular zamanla daha güçlü olur ve kişi eski kuvvetini kazanır.

Osteoporoz yani halk arasında bilinen adı ile Kemik Erimesi Hastalığı, kişide kendini gösteren düşük kemik direnci, kemiğin mimarisindeki bozulmalar ve kemik kırılganlığındaki artış ile kendini gösteren çağımızın önemli hastalıklarından biridir.

Kemik hastalıkları sınıfı içerisinde yer alan ve en sık görüleni olan osteoporoz; insan ölüm yaşının yükselmesi ile orantılı olarak görüldüğü gibi son derece ciddi, neden olduğu kırık ve hasarlardan dolayı da maliyeti fazla olan bir hastalık olarak karşımıza çıkar.

Kolaylıkla teşhis edilip tanısı konabilen Kemik Erimesi Hastalığı, bir takım tedavi yöntemleri ve tıbbi girişimler ile tedaviye cevap veren bir hastalıktır.

Kemik Erimesi Neden Olur?

İnsan anatomisi yaşamı boyunca düzenli olarak birçok kez kemiklerini yeniden üretir. Bu sürekli yenileme işlemi sırasında ise kemiklerimiz kollajen adlı bir proteinden beslenir. Sert yapısını meydana getiren mineraller ise kalsiyum fosfattır.

Yaş ilerledikçe bu protein ve minerallerin oluşumu azaldığı için kemiklerimiz de yenileme sürecini yavaşlatır. Bu sebeple de ürettiğimizde kemik yapısından çok daha fazlasını zamanla kaybederiz. Özellikle kadınlarda daha fazla görülen bu hastalığın kendini göstermesi ise ağırlıklı olarak menopoza girdikten 5-7 yıl sonra gerçekleşir.

Kemik Erimesi Hastalığının Risk Faktörleri

  • Kadın bireyler,
  • Yaşça ileri olanlar,
  • Yumurtalıkları erken yaşlarda alınanlar,
  • Yaşanmış erken menopoz hali,
  • Hareketsiz bir yaşam biçimi,
  • Yetersiz kalsiyum alımı ve D vitamininin vücuttaki eksikliği,
  • Sigara ve alkol kullanımı,
  • Düşme hikayesini sıkça yaşayanlar,
  • Kortizon, heparin gibi ilaçların kullanılması.

Herkeste Kemik Erimesi Görülebilir Mi?

Kemik kaybı her ne kadar yaşlanmanın doğal bir götürüsü olsa da, bu kaybın her kişi için ‘kesinlikle olacaktır’ şeklinde bir tespitini yapmak yanlış olur. Çünkü her kişinin kimyası ve yaşam biçimi hatta genetik haritası farklı olduğundan kesin bir veri koymak imkansızdır.

Fakat bilinen bir gerçek var ki o da kemik erimesinin yaş faktörü ile doğrudan bir ilişkisinin olmasıdır.

Özellikle Amerikalı kemik hastalarının %80’inin kadın olduğunu da hesaba katarsak aslında kemik erimesinin hem yaşlı hem de kadın (menopoz dönemine girmiş) bireylerde sıklıkla görüldüğünü söyleyebiliriz.

Erkeklerde Kemik Erimesi Görülebilir Mi?

Her ne kadar kemik erimesinin yaşça büyük olan kadınlarda daha yaygın olduğunu belirtmiş olsak da aynı durum erkekler için de bir risk oluşturur.

Özellikle 50 yaş üzeri erkeklerin 1/4’ünde kemik erimesine bağlı çeşitli kırık durumları görülür.

Kısacası ‘Kadın Hastalığı’ şeklinde yaygın olarak bilinen bu hastalığın erkekler için yeterince tanı almamış olması veya gerekli tetkikler yapılmamış olması ile de bağlantılı olabileceği hesaba katılmalıdır.

Kemik Erimesi Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Kendini sessiz bir hastalık olarak gösteren Kemik Erimesi, kendisini çoğunlukla sırt, bel ağrıları gibi çeşitli fiziksel şikayetler ile gösterir. Hatta çoğu zaman kendisini kırık meydana gelinceye kadar da göstermeyebilir.

Doktor muayenesi ve çeşitli tetkikler ile kesin tanısı konabilen Kemik Erimesinde ilk omurga kırığından sonra yeni bir kırık olma olasılığı 5 kat artabilir..

Bu sebepten dolayı kişi ilk kırık oluşumunu yaşamadan önce doktora gitmelidir.

Kemik Erimesi Hastalığının belirtileri ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek istiyorsanız aşağıda belirttiğimiz linke göz atmayı unutmayın.

Kemik Erimesi Hastalığı Tanısı

Biraz önce de belirttiğimiz üzere Kemik Erimesi kendini gizleyen bir hastalık olduğu için detaylı bir inceleme gerektirir.

Bu nedenle hastalığın saklandığı dönemde kişiden dikkatli alınmış bir öykü başta olmak üzere, özenle yapılan bir fiziki muayene ve gerek duyulduğunda kullanılan çeşitli radyoloji (özellikle QCT seçeneği, dexa tetkiği ve röntgen çekimi) ve laboratuvar testleri (kan kalsiyum ölçümü, alkalen fosfataz seviyesi, PTH dengesi, D vitamini durumu, kemik yapım ölçümü ve yıkım markerları), hastalığın tespitinde ve kemik kaybının kırık oluşmadan belirlenmesinde son derece önemlidir.

Kemik Erimesi, önüne geçilebilen bir hastalık olduğu için önerilen tedavi yöntemleri genellikle 3 basamaklı bir süreç olan diyet, egzersiz ve ilaç tedavisinden meydana gelir.

1. Kemiği Güçlendiren İlaçlar

Kemik erimesi yaşıyorsanız kullanmanız gereken ilaç sınıfı bifosfonat olmalıdır. Doktorunuzun sizin için en uygun reçeteyi hazırlayabileceği bu ilaç sınıfı kemik kaybının ve kırık oluşumu riskinin azaltılıp, kemik yoğunluğundaki seviyenin bir miktar artırılmasına katkıda bulunur.

Oral yol ile alınan ilaç formları mide ve bağırsak sorunlarına yol açabilir; Özellikle yemek borusunda ülser görülmesi, aside bağlı reflü veya çeşitli bulantılar yaşanması gibi.

Enjekte edilerek hastaya uygulanan bifosfonatlar ise yılda 1-4 kez uygulanmakla birlikte grip türevi çeşitli belirtilere yol açabilir.

Son olarak Bifosfonat sınıfı ilaçlarından bir kısmı çene kemiği hasarına da neden olabilir.

2. Hormon İçeren İlaçlar

Birçok hastalık ve sağlıksal durumda uygulanması tercih edilen hormon tedavisi eskiden menopozdan kaynaklı belirtilerin ortadan kaldırılmasına yönelik kullanılan bir yöntemdir.

Kemik erimesi tedavisinde de bir seçenek olarak görülen bu tedavi yöntemi kanser, kan pıhtılaşması, kalp hastalığı ve inme gibi önemli riskleri beraberinde doğurması nedeniyle, kullanım olarak diğer kemik erimesi ilaçlarına nazaran daha sınırlı kullanılır.

Kemik için östrojene benzer güçlendirici bir etki oluşturan ve hormon olmayan raloksifen ilacı, kanser riski yaratmamasına karşın damar içi pıhtılaşması ve sıcak basması gibi belli başlı yan etkiler gösterebilir.

Sentetik bir paratiroid hormonu olan teriparatid ise günlük enjeksiyonlar halinde hastaya uygulanmakla beraber kişinin yeni kemik oluşum sürecinde büyük oranda etkilidir.

Sadece 2 yıl kullanılabilen bu ilaç ise bacakta kramp oluşturabildiği gibi, sersemlik gibi yan etkileri de gösterebilir.

3. Biyolojik İlaç Seçeneği

Denosumab, laboratuvar ortamında üretilen bir antikor olup kemiğin yıkım sürecini yavaşlattığı gözlemlenmiştir.

Yılda 2 kez enjeksiyon şeklinde hastaya uygulandığı gibi, özellikle menopoz sonrası dönemindeki ve diğer kemik erimesi ilaçlarını kullanamayan ya da mevcut ilaçlardan herhangi bir fayda görmeyen kadınlarda kullanılır.

Çeşitli yan etkileri arasında ise; Sırt, kas ve kemik ağrıları, mikrobik hastalık riskinin artışı ve kalsiyum düzeylerinde düşme gibi çeşitli metabolik faaliyetler vardır.

Kemik Erimesi Hastalığına Karşı Savaşan Besinler

Beslenme alışkanlığınızda çeşitli değişiklikler yaparak, kemik sisteminizi güçlü tutabilir, kırılgan kemiklerinizi veya gelecekte yaşayabileceğiniz kırık durumlarını önleyebilirsiniz. Özellikle kalsiyumca zengin bir beslenme diyeti sizin için faydalı olacaktır. Bu diyet türü besinleri arasında;

  • Bitki tohumları: Başta keten bitkisi tohumu olmak üzere, susam ve ayçiçeği tohumları tüketimi.
  • Sert kabuğu olan yemişler: Badem yemişi, fındık, yer fıstığı ile ceviz ve bu yemişlerin yağları.
  • Doğal tahıllar: (Hemen hemen tümü) Özellikle mısır, karabuğday, darı, yulaf, arpa, çavdar, buğday
  • Taze meyvelerin birçoğu: Elma başta olmak üzere, muz ve kivi meyveleri.
  • Kurutulmuş meyveler: Kalsiyumca zengin bir meyve olan hurma ile kuru incir, yeşil erik, ve kurutulmuş üzüm (ve diğer kurutulmuş meyveler)
  • Sebze türleri: Koyu ve yeşil yaprağa sahip tüm sebzeler başta olmak üzere ağırlıklı olarak brokoli, ıspanak, kereviz ve rezene bitkisi.
  • Baklagil ürünler: Soya fasulyesi ve soya bitkisinin diğer ürünleri, mercimek dahil tüm diğer baklagiller.
  • Pişirmelik bitkiler: Başta sarımsak olmak üzere, zencefil otu, maydanoz bitkisi, taze biberiye, bayat olmayan adaçayı ve taze ısırgan otu.
  • Bal: Başta çiçek balı olmak üzere tüketime müsait arı polenleri.

D Vitamini ve Kemik Erimesi İlişkisi

D vitamini kalsiyumun bağırsak sisteminde emilebilmesi için gereklidir. Vücudumuzun deri yüzeyinde aktif halde olmayan ve son derece gerekli olan D vitamini, güneşten gelen ışınların vücutta emilmesi ile aktif duruma geçer. Eksikliği halinde ise bağırsaktaki kalsiyumun emilimi yeterli seviyede gerçekleşmez.

Özellikle güneş ışığının fazla yansımadığı ülkelerdeki süt ve süt ürünleri özellikle D vitamini ilave edilerek satılır. Yine bazı ülkelerde (Bazı Arap ülkeleri ve İran gibi) güneş ışını aşırı olmasına karşın vücudun büyük bir kısmını örten giysilerin tercih edilmesi özellikle kadınlar üzerinde büyük bir D vitamini yoksunluğuna neden olur. Sonuç olarak da kemik erimesi meydana gelir.

Источник: https://evdesifa.com/kemik-erimesi-hastaligi/

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nedir ve Nasıl Önlenir?

Kemik erimesini önlemenin yolları! Hangi ilaç ve hastalıklar kemik yıkımını tetikler?

Osteoporoz veya kemik erimesi dediğimiz olay kemiklerimizin vücudumuzun diğer kısımlarına göre daha zayıf kalmasıdır.

Kemik erimesi aslında yaşlanmanın getirdiği doğal bir sonuçtur. Kemiklerimiz ortalama 30 yaşına kadar sertleşmeye devam eder. Bu yaştan sonraysa gittikçe sertliğini kaybeder. Kemiklerdeki zayıflama her şeyden önce size bağlıdır. Eğer kolunuzu boynunuza asıp on gün süreyle kullanmazsanız kol kemiğiniz ve kol kaslarınız zayıflar.

Modern yaşamın getirdiği hareketsiz yaşam, evden işe işten eve arabayla gidip gelme, ev işlerinin makinelerle yapılması insanoğlunu eskisine göre hareketsiz kılmıştır. Bunun doğal sonucu hem kasların hem kemiklerin zayıflamasıdır. Aslında, nasıl “cilt buruşması” diye bir hastalık yoksa “kemik erimesi” diye bir hastalık da yoktur.

Yeteri kadar bedensel hareket yapan kişilerde (çok nadir görülen patolojiler dışında) hastalık seviyesinde kemik erimesi olmaz.

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nedir?

Düşük kemik kitlesi ve kemiğin yapısındaki değişikliklerle özelleşen ve bunun sonucunda kemik kırılganlığının ve kırık riskinin arttığı sistemik bir iskelet hastalığıdır.

Osteoporozda; kemik kütlesi azalır, kemik kalitesi bozulur, kırık riski artar. En yaygın kemik hastalıklarından biridir. Tanısı ve tedavisi olan bir hastalıktır.

Hastalığın belirtilerinden şüphelenerek doktora başvurulması ve birazdan anlatacağım hastalığın oluşmasına karşı gerekli önlemlerin alınması bu hastalığın önüne geçilmesini sağlayacaktır.

Kemik gücünde azalma ve buna bağlı kırık riskinde artma görülür.

Kemik gücü normalde kemik mineral yoğunluğu ve kemik kalitesine bağlıdır. Örneğin kemikteki minerallerin azalması kemik yapısını bozarak kırılganlığı arttırır.

Böylece osteoporoza zemin hazırlar. Kemik kalitesini belirleyen bazı faktörler vardır. Bunlar; kemik döngüsü, trabeküler mikromimari, trabeküler perforasyon, kollajen yapısı ve çapraz bağlar, kemik mineralizasyonudur. Kemikte başta kalsiyum ve D vitamini olmak üzere birçok depo edilen madde vardır. Bunların yetersiz olduğu durumlarda kemik kalitesi bozulur ve osteoporoza zemin hazırlar.

Osteoporoz kaynaklandığı sebeplere bağlı olarak ikiye ayrılır:

A-Primer yani birincil osteoporoz: İdiyopatik ve involüsyonel olmak üzere 2 çeşittir. İnvolüsyonel osteoporoz da; menopoz sonrası (tip 1) ve senil (tip 2) yani yaşlılık osteoporozu olmak üzere 2 çeşittir.

B-Sekonder yani ikincil osteoporoz: Bu gruptaki osteoporoz bazı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar. Bunlar; endokrin nedenler, kanserler, romatolojik hastalıkları, kronik nörolojik hastalıklar, ilaçlar, karaciğer-mide-bağırsaklara bağlı nedenler, beslenme, hareketsizlik.

Kemik Erimesini Hızlandıranlar

Kemiklerde zayıflamayı hızlandıran faktörler şunlardır:
1) Sigara,
2) Alkol kullanımı,
3) Mide şikâyetleri için kullanılan antiasit ve diğer ilaçlar (proton pompası inhibitörleri),
4) Aşırı kahve ve neskafe içmek kalsiyum emilimini azaltır,
5) Aşırı tuzlu yiyenler kemik erimesi açısından riskli gruptadırlar,
6) Guatr ilaçları kullananlarda (tiroid hormonu alanlarda) kemik erimesi riski artar.

Önemli risk faktörleri; 65 yaş üstünde olmak, omurgada baskıya bağlı kırık olması, 40 yaş üstünde ve kolay kırık olması, ailede osteoporoz hikâyesi olması, sistemik steroid tedavisi alması, kişinin düşmeye eğilimli olması, kemikte düşük yoğunluk olması, menopozun erken yaşta görülmesi. Daha az önemli risk faktörleri; romatoid artrit, hipertroidi hastalığı geçirilmiş olması, kronik nöbet tedavisi alınması, diyetle az kalsiyum alımı, sigara ve alkol kullanımı olması, kafein alımının olması, 57 kg’dan düşük ağırlık olması, 25 yaştaki kilonun %10 kaybının görülmesi.

Kemik Erimesinin Belirtileri

Osteoporozun belirtileri: ağrı, boy kısalması, omurilik anormalliği, kemik kırıkları olarak sıralanabilir. Osteoporozdaki kemik kırıkları normal kırıklara göre daha farklıdır. Osteoporozlu kişilerde en küçük travmalarda bile kemik kırıkları görülebilir ve normale göre daha uzun dönemde iyileşebilir.

 Kişi eğer en küçük darbelerde bile kemik kırığı yaşıyorsa, ağrıları mevcutsa, boy kısalığı gerçekleşiyorsa kendisinde osteoporoz hastalığı olduğunu düşünmeli ve en yakın zamanda bir iç hastalıkları uzmanına başvurmalıdır.

Osteoporoz kırığının özellikleri; yaşla birlikte sıklığı artar (2-100 kat), kadınlarda daha sık görülür (2 kat), hafif bir darbe ile oluşabilir, en sık kalça ve omurgalarda görülür, iskelet yapısında ve duruşta bozukluk oluşturabilir.

Kadınlarda Kemik Erimesi

Menopoz sonrası osteoporozun görülme ihtimali artar. Çünkü kadınlarda kemik yıkımının en hızlı olduğu zaman menopozdan sonraki dönemdir. Ayrıca menopoz sonrasında parathormon hormon düzeyinin azalması kemik mineral yoğunluğunu azaltır ve böylece osteoporoza zemin hazırlar.

Yaşlılık dışında görülen osteoporoz, menopoz sonrası görülen değişikliklerden dolayı kadınlarda erkeklerden 5 kat daha fazla görülür. Menopoza bağlı osteoporozda kemiğin sadece trabeküler denen yapısı etkilenirken, yaşlılığa bağlı osteoporozda kemiğin bütün yapısı etkilenir.

Menopoza bağlı osteoporozda daha çok omurga kırıkları görülür ve kemik kaybı hızlıyken, yaşlılık osteoporozunda daha çok kalça kemiği kırıkları görülür ve kemik kaybı daha yavaştır.

Kemik Erimesi Tanısı

Hastalık belirtilerini kendinde gören kişi bu hastalıktan şüphelenerek doktora başvurmalıdır. Tanıda röntgen kullanılır. Laboratuarda şunlara bakılır: Kalsiyum, fosfor, protein incelemesi, kemik iliği, parathormon, sedimantaston. Kemik belirteçleri kemik döngüsünü belirler. Bu amaçla şunlar bakılır: osteokalsin, kemik ALP, kemikteki kollajen yıkımını yansıtan ölçüt.

Nükleer tıptaki incelemelerden DEXA testi tanıda kullanılır ve tanıda önemli bir yere sahiptir. Bu test ile kemik mineral yoğunluğunun T skoruna göre sınıflaması yapılır. Normal sonuç; 0-(-1). Osteopeni (mineral yoğunluğu azalmış ancak osteoporoz kadar derin değil); (-1)-(-2.5). Osteoporoz; >(-2.5). Yerleşmiş osteoporoz; > (-2.5) + kemik kırığı olması.

Kemik Erimesi Varsa Ne Yapacaksınız?

Kemik erimesi olmaması için veya size kemik erimesi tanısı konuldu ise tedavi için:

1) Düzenli spor yapın (düşmenin ilacı egzersiz yapmak). Yaptığınız sporun darbeli olmasına dikkat edin. Örneğin sokağa çıkıp ağır ağır salına salına yürürseniz bu darbeli spor olmaz ama ayaklarınız yere vurarak, kollarınızı sallayarak yürürseniz veya daha iyisi ip atlarsanız bu darbeli spor olur. Spordan amaç kemiklerinize “onlara ihtiyacınız olduğunu” hissettirmektir.

Eğer yeteri kadar spor yapmazsanız besinlerle aldığınız kalsiyum kemiklerinizi sağlamlaştırmaz.

Spor yapmadan kemikleri güçlü tutmak (hangi ilacı kullanırsanız kullanın) kesinlikle mümkün değildir. Yürümek, tabii ki televizyonun karşısında oturmaktan iyidir ancak sadece yürüyerek de kemiklerinizi sertleştiremezsiniz.

Salına salına yapılan hafif tempolu bir yürüyüşün kemikleri zorlamayacağı için sağlamlık sağlayan sertlik artırıcı bir rolü çok azdır. Aslında yalnız kemiklerimize değil tüm organlarımızı güçlendirmek için kendisine ihtiyacımız olduğunu göstermemiz gerekir.

Kaza sonrası bir süre kolunu bacağını kullanmayanlar çok iyi bilirler; kas kütleleri on gün gibi çok kısa bir sürede zayıflar. Bu hastaların röntgenini aldığımızda kemiklerin de eridiğini görürüz. İyileşme de aynı şekilde süratle olur, hastanın engeli kalkıp yürümeye çalışmaya başladığında, kolun bacağın kullanılmasıyla kas ve kemik yapısı süratle yerine gelir.

Bu ay (Mayıs 2012) Journal of Bone and Mineral Research dergisinde hangi sporların kemikleri güçlendirdiğini gösteren bir araştırma yayınlandı.

Kemik sertliği ölçülen 800 kişi yaptıkları sporlara göre gruplara ayrılıyor ve beş yıl sonra kemik sertliği ölçümleri tekrar ediliyor.

Haftada 4 saatten fazla darbeli spor yapanlarda kemik yoğunluğu % 1,3 oranında artıyor. Spor yapmayanların kemik yoğunluğu % 2,1 oranında azalıyor.

Sonuç olarak gün boyu masa başında oturarak çalışan bir kişide hem kas kütlesi yerini yağa bırakır hem de kemikler sertliğini kaybeder. Kemiklerinizin sertliğini artırmak için onları zorlamanız gerekir.

 Zorlamanın yolu yük bindiren (yük bindirmesi kaydıyla darbeli ya da darbesiz) sporlar yapmaktır.

 Darbeli sporlardan kastım ise tenis, futbol, voleybol, basketbol gibi koşmalı, zıplamalı sporlar yapmak veya eşofmanları giyip koşmaktır.

2) Her gün süt içmenin kemik erimesine iyi geldiği bilinirse de bu konuda tereddütler olduğunu da söylemeliyim. 78 bin hemşire üzerinde yapılan bir çalışmada günde bir bardaktan fazla süt içenlerde kalça kırığı görülme sıklığının daha az içenlerden fazla olduğu gösterilmiştir.

Dünya ülkelerine bakıldığında süt tüketimi fazla olan toplumlarda kemik kırıklarının daha fazla olduğu görülüyor. Örneğin Amerika’da süt tüketimi fazla olmasına rağmen daha az süt tüketen Meksika’ya göre kemik erimesi daha fazla görülüyor. Bunun nedeni sütün kalsiyumun yanında aynı zamanda fosfor ihtiva etmesidir. (Detaylı bilgi için bakınız: Kutu Sütü Savaşları)

3) Yeşil yapraklı bazı sebzelerdeki kalsiyum oranı sütten yüksektir (örneğin dere otu ve rokanın kalsiyum içeriği sütten zengindir). Bu yüzden kalsiyum desteği için, süt içme yerine taze yeşil yapraklı sebze tüketiminizi artırın, böylece hem vitamin hem kalsiyum almış olursunuz.

4) Güneşlenin, yeteri kadar güneşlenemiyorsanız ağızdan D vitamini alın. D vitamini almanın en kolay yolu “güneşlenmektir.” Havalar soğudu diye güneşlenmeyi ihmal etmeyin, fazla değil, günde 15 dakika güneşe görünmeniz yeter.

İlla mayo giyip yatmanız gerekmiyor, açık bir pencere, teras, balkon gibi yerlerde kollarınızı, bacaklarınızı, gövdenizi güneşe gösterin. Bu arada çocuklarınızın da yeteri kadar güneş ışını aldığından emin olun. Güneşten alacağınız D vitamini, kemikleriniz, diş sağlığınız ve çocukların sağlıklı gelişimi (büyüme) için son derece yararlıdır.

Büyük şehirlerde yaşayanlar özellikle kış mevsimlerinde yeteri kadar güneş ışını alamıyorlar. Bu yüzden ağızdan D vitamini almalarında büyük fayda vardır. Osteoporozu olanların mutlaka bir laboratuvara gidip kanlarındaki D vitamini seviyesine baktırmaları gerekir. Bir kâğıdın üzerine 25(OH)D yazın ve laboratuara bu tetkiki yaptırın.

Değerin mutlaka 32 ng/ml üzerinde olması gerekir. Kan seviyeniz daha düşük ise ağız yoluyla D vitamini almaya başlayın. Eczanelerdeki D vitamini damlalarından her gün sabah tok 5 damla bir bardak veya bir kaşık suyun veya sütün içine katarak içebilirsiniz. 6 ay sonra kan D vitamini seviyenizi tekrar ölçtürerek alacağınız dozu ayarlayabilirsiniz.

Diş İmplantları Tutmuyor

Kalsiyum haricindeki kemik erimesi ilaçları özellikle mide barsak sistemi üzerinde yan tesirleri olan ilaçlardır. 2007 yılında kemik erimesi ilacı alan kişilerde ilerde çene kemiklerinde zayıflık olduğu ve bu kişilere diş implantasyonu yapılamadığı yolunda bir makale yayınlandı. Ben kendi hastalarıma ilaç önermiyor, onları daha çok egzersiz yapmaları yolunda motive ediyorum.

Kalpte Ritim Bozukluğu Yapıyor

Washington Üniversitesi tarafından yapılan ve Annual of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre ülkemizde de kullanılan Fosamax (Alendronate) isimli kemik erimesi ilacı kalpte ritim bozukluğuna sebep oluyor.

İlacın mide ve yemek borusunda yaptığı tahrişe bağlı rahatsızlıklar eskiden beri biliniyordu. Atrial fibrilasyon dediğimiz ritim bozukluğu bu ilacı kullananlarda %86 oranında daha fazla görülüyor.

Düzenli kasılma işlevini kaybeden kalp boşlukları içinde oluşan pıhtılar felce kadar giden önemli sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Kalsiyum Haplarına da Dikkat!

Menopoz sonrası kemik erimesi olan bayanların kalsiyum almasının tek başına hiçbir işe yaramadığını daha önce de birkaç kez yazmıştım. En son Harvard Health Letter dergisinde kalsiyum haplarının kemik kırıklarını engellemediği yolunda bir makale daha yayınlandı. Buna rağmen ilaç kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor.

Hastalarıma “Yürümediğiniz, spor yapmadığınız sürece kemikleriniz zayıflar, yuttuğunuz kalsiyum tabletleri de hiçbir işe yaramaz” dediğim zaman mahzunlaşıyorlar. Tam aksi “Teyzecim bu ilaçları yut, kemiklerin taş gibi olacak!” desem boynuma sarılacaklarını biliyorum. Geçen hafta Duke Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışma yayınlandı.

232 yaşlı kadın üzerinde yapılan MR destekli çalışmada kalsiyum tabletleri alan hastaların beyin damarlarında kireç birikimleri oluştuğu görülüyor. Araştırmacılar kalsiyumun, kemiklerde değil beyin damarları cidarında birikerek zararlı olabileceğini düşünüyorlar. Bu sorun özellikle böbreklerinden kalsiyum atılımı az olan yaşlı hastalarda görülüyor. Çalışmayı yürüten Dr.

Payne, 60 yaş üstü kadınların kalsiyum ve D vitamini alırken dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.

Large Canadian Trial araştırması 15 Ocak, 2008’de Journal of Rheumatology dergisinden yayınlandı. Bu araştırmada kemik erimesinde kullanılan bisphosphonate ilaçların (Fosamax, Actonel, Boniva) kemik nekrozu gelişme riskini üç misli arttırdığı gösterildi.

BMJ dergisinde gene Ocak 2008’de yayınlanan bir makalede, kemik erimesi ilaçları hakkında yapılan yayınlarda ilaçların faydalarının abartıldığı, zararlarının ise örtbas edildiğinden bahisle ilacı kullanan milyonlarca bayanın sağlığının tehye atıldığı söyleniyor.

FDA; osteoporoz-kemik erimesinde kullanılan bisphosphonate grubu ilaçların (Fosamax, Actonel, Boniva, Didronel) yemek borusu kanseri riskini artırdığı duyurdu (New England Journal of Medicine, 1 Ocak 2009). Bu yüzden ilaçları kullanmak zorunda kalanların sabah aç karnına almaları, ilacı yuttuktan sonra da yatmamaları çok önemlidir.

Kemik Erimesi Olan veya Buna Yatkın Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

1) Günlük tuz tüketiminiz bir çay kaşığını geçmesin. Salamura ve paketlenmiş tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

2) Kola, soda, gazoz gibi içecekleri kesin, taze sıkılmış doğal meyve suyu ve suyu tercih edin. (Detaylı bilgi için bakınız: Gazlı İçecek ve Meyve Sularının Zararları)

3) Kahve, neskafe tüketiminizi azaltın. Her 100 gr. kafein, 6 mgr kalsiyumun vücuttan atılmasına neden olur.

4) Kemik dokusunun yüzde ellisi protein kaynaklıdır. Bu yüzden diyetinizde yeteri kadar protein (et, süt, yoğurt, yumurta) olduğundan emin olun.

5) Soyadaki oxalate kalsiyumu bağlayarak emilmesine engel olur bu yüzden soyalı ürünleri aşırı tüketmemeye dikkat edin.

Источник: https://www.bodytr.com/kemik-erimesi-osteoporoz-hastaligi-ilaclari

Kemik Erimesi Tedavisinde Hangi İlaçlar Kullanılır?

Kemik erimesini önlemenin yolları! Hangi ilaç ve hastalıklar kemik yıkımını tetikler?

Yaşla birlikte kemiklerin kırılganlaşmasına ve parçalanmasına neden olan çok ciddi bir hastalıktır. Tanısı konulduktan sonra mutlaka tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık olarak daha çok kadınlarda görülmektedir.

Kemik Erimesi Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

İlaçlar

Kemiklerimizin üzerinde çok küçük delikler bulunmaktadır. Zamanla bu delikler yaşın ilerlemesi sonucunda genişler ve kemiklerimizin süngerimsiz bir hal almasına neden olur. Bu durumda ciddi kemik kırılmaları söz konusu olacağı gibi aynı zamanda da kişinin boyunda kısalmalar da görülmektedir. 

Osteoporoz hastalığında tedavi çok önem taşımaktadır.

Kişinin kemiklerinde mineral dokunun yoğunluğunun tekrardan arttırılması, hastalığa bağlı olarak birçok belirtinin ortadan kaldırılması ve kişinin yaşam kalitesinde bir bozulma olmaması için bir takım ilaçlar kullanması gerekecektir.

Fakat bu ilaçların tek başına yeterli olmayacağını ve kişinin yaşamından sigarayı ve alkolü çıkarması gerektiüğini, kişinin egzersizlere önem vermesi gerektiğini de bilmesi gerekmektedir.

Kullanılan İlaçlar:

Evisata 60 mg: Bayanlarda menopoza girdikleri zaman ortaya çıkacak olan kemik erimesi tedavisinde Ayrıca meme kanseri riski olan kişilerde de bu riski azaltmak için kullanılmaktadır. Yan etkileri arasında kişiyi sıcak basması ya da bacak kasılmaları da görülmektedir.

Ralien 60 mg: etken maddesi raloksifen hidroklorür olmaktadır. Bayanların belli bir yaştan sonra menopoz dönemleri içerisinde kemik erimesini önlemek amacıyla doktor tarafından reçete edilecektir. Hastanın damar genişlemesinden kaynaklı olarak sıcak basması, bacaklarda kasılma ve el ya da bacaklarda şişme gibi yan etkileri bulunmaktadır. 

Fosamax 70 Mg: Kalçalarda meydana gelen veya vertabra isimli kemiklerde kırıklara yol açması sonucunda osteoporozlu bayanların kullanması için reçete edilmektedir. Yan etkileri arasında kaslarda kramp oluşması, şiddetli karın ağrısı, Baş ağrısı gibi belirtileri çok yaygın olmaktadır. 

Actonel 5 mg: bayanlarda menopoz sonrasında gelişecek osteoporoz sırasında kemik erimesinin ortaya çıkması durumunda doktor tarafından reçete edilen bir ilaç olmaktadır. Yan etkileri arasında; yutma güçlükleri, kurdeşen, yüzde ve dilde şişma ve göz iltihabı sıklıkla görülmektedir.

Andante 70 Mg: Osteoporozlı kadınların kemik erimesi ya da kalça ve vertebra kırıklarının tedavi etmek amacı ile kullanılan bir ilaçtır. içerisinde 4 tane bulunur ve doktor tarafından haftada bir defa alınması normal bir ilaç olmaktadır. Yan etkileri arasındabaş ağırısı, kas krampları, kabızlık ya da ishal gibi belirtileri bulunmaktadır.

Alefort 70 mg: Osteoporoz hastalığında kullanılmakta olan efervesan bir ilaç olmaktadır. Bir badak su içerisine atılıp, eridikten sonra içilmesi gerekmektedir. Bu ilaç yutulmamalı ya da çiğnenmemesi gerekmektedir.

Vegabon Plus D 70 Mg: Osteoporozun belirtilerini azaltmak konusunda kullanılan bir ilaç olmaktadır. İlacı aç karnına içmek gerekmektedir.

Bonmega 80 mg: Osteoporoz ya da paget hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. 

Bonefos 800 mg: Kemik zayıflığı yaşamakta olan kişilerin kemiklerini güçlendirmek için verilen bir ilaç olmaktadır. 

Boneplus 5 Mg: osteoporoz tedavisinde kullanılmakta olan kemiklerde var olan güçsüzlüğü gidermek amacı ile piyasada bulunan bir ilaç olmaktadır. Yan etkileri arasında kurdeşen başta olmak üzere yutma güçlüğü çekmesi ve kişinin dilinde şişme meydana gelebilir.

Goyart 35 mg: Bu ilaç risedronat sodyum içerir. Hormon olmayan bir ilaçtır. Daha çok kemik hastalıklarının tedavisinde kullanılmakta olan bir ilaçtır. Yan etkileri arasında Göz iltihabı, kurdeşen, solunum güçlüğü ve yutma güçlüğünün görülmesi söz konusu olacaktır. 

Kayris 35 mg: Menopoz sonrasında ortaya çıkan kemik sorunlarını tedavi etmek amacı ile kullanılan bir ilaçtır. Normal reçete ile satılır. Doktorun tarif ettiği şekilde kullanılması gerekmektedir.

Alpha D3: Normal reçete ile satılan bir ilaç olmaktadır. Daha sıklıkla osteomalazi gibi hastalıklarda oluşan D vitamin eksikliğini tedavi etmek amacı ile kullanılmaktadır.

Angeliq: Bir yıldan daha uzunca bir süre menopoz döneminde olan kadınların kemik yumuşaması yaşamaması için ve bu durumu önlemek için kullanılan bir ilaç olmaktadır.

DIOSS 2 G 28 efervesan tablet: Vertebral kırıkların oluşmasında ve kalça kırıklarında meydana gelme riski olan kişiler kullanmaktadır. Özellikle de yetişkin osteoporoz tanısı konulmuş olan erkeklerin kullanımı uygundur.

PROTELOS 2 gr: Kadınlarda menopoz sonrasında oluşacak omurga ve kalça kırıklarının önlenmesi için kullanılmaktadır. Kemik hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Normal reçeteli bir ilaç olmaktadır.

DIOSS 2 G 28 efervesan tablet: Menopoz sonrasında kemik erimesi yaşayan kadınların bu ilacı kullanmaları gerekmektedir. Aynı zamanda da kemik erimesi tanısı konmuş olan erkeklerin de kullanacağını unutmamak gerekmektedir.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://eklemhastasi.com/kemik-erimesi-ilaclari-isimleri.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.