Kemik Tümörleri Büyüme Ağrısı İle Karıştırılabilir

içerik

Kemik Tümörleri Büyüme Ağrısı İle Karıştırılabilir

Kemik Tümörleri Büyüme Ağrısı İle Karıştırılabilir

Yumuşak doku ve kemik tümörleri toplumda, milyonda bir oranında görülüyor. Yumuşak doku tümörleri, kemik tümörlerine göre 2-3 kat daha fazla ortaya çıkıyor. Tümörler vücudun herhangi bir noktasında ya da kol ve bacaklarda da görülebiliyor.

Özellikle erkeklerde ortaya çıkan hastalık, genetik faktörlerin etkisine bağlı olarak gelişebiliyor. Çocukluk çağında görülen kemik tümörleri ise belirtileri nedeniyle, büyüme ağrısı ile benzerlik gösterebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr.

Ahmet Turan Aydın, 1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle, kemik tümörlerinin sebepleri ve belirtileri ile tedavisi hakkında bilgi verdi.

Hiç belirti vermeyebilir

Kemik sorunlarının en önemli nedenleri arasında; gençlerde spor yaralanmaları, yanlış beslenme, fiziksel aktivite azlığı yer almaktadır. İleri yaşlarda görülen osteoporoz, osteomalazi gibi hastalıklarda da yaygın kemik ağrıları olur.

Bu evrede görülen kemik tümörü veya bunun metastazının erken tanısında güçlük oluşabilir. Belirti vermeyen iyi huylu kemik tümörleri, çocukluk ve gençlik dönemlerinde farklı nedenlerle çekilen röntgenlerde tesadüfen tespit edilebilir.

Ağrı hissedildiğinde ise ortopedi uzmanına başvurulmalıdır.

Kemik tümörleri her yaşta görülebilir

Kemik tümörleri her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Özellikle çocukluk döneminde ortaya çıkanların çok büyük bir çoğunluğu, iyi huylu olarak kabul edilir.

Gençlerde ve orta yaş grubunda, kemiğinden kendisinden kaynaklanan kanserlerin yanı sıra iyi huylu kemik tümörleri görülürken, ileri yaştaki tümörlerin önemli bir bölümü ise bir başka organ kanserinin metastazı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Büyüme ağrısı deyip geçmeyin

Çocukluk döneminde özellikle 10 ile 13 yaş arasında oluşan kemik ağrıları, daha çok büyüme ağrısı kabul edilir. Ancak vücudun her iki yanında da eşit olan büyüme ağrılarından farklı olarak tek taraflı gerçekleşen ağrıları, tümör ağrısı gibi kabul edilip çocuğun da bu açıdan değerlendirilmesi gerekir.

Çocuklarda görülen büyüme ağrıları, daha çok kemiğin hızlı geliştiği ve uzadığı bölgelerde daha sık yaşanır. Diz ve çevresinde her iki tarafı da etkileyen ağrıların dışında, gece uykudan uyandıran sancılar, basit bir düşme ile ortaya çıkan kırıkların ve ele gelen şişliklerin de iyi değerlendirilmesi gerekir.

Kemik tümörleri belirlendiğinde, tümörün yapısı ve vücuttaki etkisine bağlı olarak, ameliyatla tedavi ya da düzenli takip gerekebilir.

Geçmeyen kemik ağrısı şikayetiniz varsa…

Kemikte en çok görülen kemik kanseri türü, “osteosarkom” olarak adlandırılır. Yumuşak doku tümörleri ise kemik tümörlerine göre 2-3 kat daha fazla ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla bacaklarda ve kollardaki kemiklerde ortaya çıkan kemik kanseri, bacak ve uyluk kemiğinin dize yakın, kolun ise omuz eklemine yakın olan bölümlerinde sıklıkla görülür.

Nadiren de olsa kalça kemiği (pelvis), kürek kemiği ya da çene gibi farklı kemiklerde de kemik kanserine rastlanır. Kemik tümörü başlangıçta fark edilemeyebilir. Çoğunlukla sıradan ancak uzun süre geçmeyen kemik ağrısı şikayeti ile oraya çıkar. Özellikle kaval kemiği, kaburga gibi cildin hemen altındaki kemiklerde şişkinliklere neden olabilir.

Bazı durumlarda ise kemik kırılmaları ile kendini belli eder.

Bu belirtileri mutlaka dikkate alın;

Uzun süren kemik ağrıları ağrı kesiciler ile geçmiyorsa,

Uzun süre hissedilen ağrının şiddeti giderek artıyorsa,

Kemik ağrısının yanı sıra şişlik ve kızarıklık da fark ediliyorsa,

Ağrı bölgesinde ele gelen kitle ve sertlik gibi bulgular varsa,

Ağrınız, düşme ya da çarpma gibi yaralanmalarla ilişkili değilse,

Kemik ağrınıza iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, ateş, aksama ve döküntü gibi diğer belirtiler de eşlik ediyorsa.

İleri tanı yöntemleri ile belirlenebiliyor

Kemik kanseri belirtileri fark edilir fark edilmez tedavi öncesi hastalığın yayılımını belirlemek, oluştuğu bölgedeki tümörün boyutunu ve etkilediği dokuları görebilmek pek çok tanı yönetimine başvurulmaktadır. Bazı vakalarda röntgen yeterli olmayabilir.

Bu durumda bilgisayarlı tomografi, MRG, kemik sintigrafisi, PET tarama ve akciğer tomografisinden de yararlanılır. Tomografi kemikteki tüm ayrıntıları görmek için kullanılırken, MRG ise yumuşak doku, kemik içinden tümörün uzantısı ya da uzak noktaya yayılma riskini görebilmek için tercih edilir.

Metastaz olup olmadığı ise kemik sintigrafisi ile belirlenir.

İyi huylu kemik tümörlerinde cerrahi yönteme başvurmak yerine, düzenli kontrol ve takip çok daha önemlidir.

Источник: https://www.haberizlenim.com/kemik-tumorleri-buyume-agrisi-ile-karistirilabilir-4659h.htm

Bacaklardaki her ağrıyı büyüme ağrısı ile karıştırmayın!

Kemik Tümörleri Büyüme Ağrısı İle Karıştırılabilir

Ebeveynler çocuklarının belli dönemlerinde sağlıkla ilgili şikayetlerine maruz kalıyorlar. Çocuklar, sıklıkla kemik ve uzuv ağrılarından şikayet ediyor. Özellikle 2-12 yaş dönemindeki çocuklarda ortaya çıkan bu ağrılar ‘büyüme ağrıları’ olarak tanımlanıyor. Ancak bacaklarda görülen her ağrı, büyüme ağrılarına işaret etmiyor.

Gün boyu yürürken ve hareket edildiğinde zorluk yaşarken, kızarıklık ve şişkinlik görülüyorsa; büyüme ağrısının dışında bir neden söz konusudur ve mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Acıbadem Adana Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr.

Erhan Serin, büyüme ağrılarıyla karıştırılan hastalıkları anlattı ve önemli uyarılarda bulundu.

Büyüme nedir?

Doğduğumuzda küçük olan kemiklerimiz büyüme plağı veya epifiz plağı olarak tanımlanan bölgelerden uzayarak normal boyutlarına ulaşıyor.

Kollarımız daha çok omuz ve el bileği bölgesinden, bacaklarımız ise ağırlıklı olarak diz bölgesinden uzuyor. Bu bölgelerde görülen ağrılar halk arasında genellikle büyüme ağrısı olarak düşünülüyor.

Büyüme ağrıları, daha çok dizin üst ve alt tarafındaki kısımlardaki kaslarda ortaya çıkıyor. 2-12 yaş arasında çocukları olan ebeveynlerin bu konuda dikkatli olmaları gerekiyor.

Büyüme ağrısı neden olur?
Büyüme ağrısı olarak adlandırılan ağrılar, kız ve erkek çocuklarda hemen hemen eşit oranda görülüyor.

Büyüme ağrıları genellikle 12–13 yaşlarına kadar devam ediyor ve sonradan kayboluyor.

Ağrılar daha çok, kemiğin büyüme hızından daha çok çevresindeki kas, tendon ve bağlar gibi yumuşak dokulardaki zorlanmalar ve gerilmeler sonrasında oluşan ödemden kaynaklanıyor.


Büyüme ağrıları daha çok akşam çıkıyor

Çocuklar genellikle gündüz yaptıkları aktiviteler sonrasında akşama doğru veya geceleri ağrıdan yakınıyor. Ancak, sabah olduğunda genellikle şikayetleri geçmiş oluyor. Bu ağrıların aşırı efor sonrasında da arttığı gözleniyor.

Daha çok dizin üst ve alt tarafındaki kısımlarda bulunan kaslarda ortaya çıkan büyüme ağrılarının tedavisi için dinlenilebilir, masaj ya da basit ağrı kesicilerden yararlanılabilir.

Bunlardan sonuç alınmıyor, gün boyu süren ağrı, şişlik, kızarıklık ve yürümede zorluk gibi sıkıntılar devam ediyorsa çocukların bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu hastalıklar büyüme ağrılarıyla karıştırılıyor!

Büyüme ağrılarının dışındaki ağrılar farklı hastalıklardan kaynaklanabilir. Büyüme ağrıları ile karıştırılan önemli hastalıklar şöyle sıralanabilir:

  • Büyüme ağrısının travmadan farkı: Çocukların düşme veya darbeye maruz kalması sonucu oluşan travmalarda, ağrı, şişlik, morluk, hassasiyet ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilere görülüyor. Travmalarda, büyüme ağrılarından farklı olarak, bölgesel ağrı yaşanıyor ve beraberinde morluk ile şişlik görülüyor. Büyüme ağrılarında ise çocuklar daha çok her iki bacağındaki kasların üzerindeki ağrıdan şikayet ediyor. Ayrıca büyüme ağrıları sabah ortadan kalkıyor.
  • Enfeksiyon varsa: Erişkinlere göre çocuklarda daha sık görülen kemik ve eklem enfeksiyonlarında tablo büyüme ağrılarına göre çok daha şiddetli seyrediyor. Hem ağrı daha şiddetli yaşanıyor, hem de çocukların genel sağlık durumları kötüleşiyor. Enfeksiyonlarda, şiddetli ağrıya ateş, üşüme, titreme, şişlik, kızarıklık, lokal veya genel ısı artışı, hareket kısıtlılığı ve yürümede zorluk gibi belirtiler de ekleniyor. Ayrıca sistemik enfeksiyonlarda da yaygın olarak kemik ve eklem ağrıları görülebiliyor.
  • İyi veya kötü huylu tümör olabilir: Çocukluk çağında görülen iyi veya kötü huylu kemik tümörlerinin, uzun kemiklere ve özellikle de bacaklardaki uzun kemiklere daha fazla yerleştiği görülüyor. İyi huylu kemik tümörleri çocuğun gelişimiyle birlikte belirli bir büyüklüğe ulaşıyor. Ekleme yakın yerlere yerleşmiş tümörler ise kaslara ve tendonlara yaptığı baskı sonucu büyüme ağrılarına benzer ağrılar ortaya çıkarabiliyor. Ancak, iyi huylu kemik tümörlerinde ağrı hareket veya temasla ortaya çıkarken kötü huylu tümörlerde ağrı süreklilik arz ediyor.
  • Lösemiye dikkat!: Büyüme ağrılarıyla karıştırılabilen sorunlardan biri de kan hastalıkları ve lösemi. Kemiklerin de etkilendiği bu hastalıklarda hiç durmayan sürekli ağrı yaşanıyor. Kan hastalıkları arasında kanamanın durmamasıyla tanınan hemofilide tabloya şişlik ve morluk eşlik edebiliyor. Lösemide de çocuk sürekli ve dinlenmeyle geçmeyen ağrı yaşıyor.
  • Romatizmal hastalıklar da eklem ağrısı yapıyor: Büyüme ağrısıyla yine benzer olan başka hastalık da romatizmal hastalıklardır. Son yıllarda çocuklarda artış gösteren romatizmal hastalıklar yine sıklıkla eklemlerde ağrı ile ortaya çıkıyor. Çocuklardaki romatizmal ağrılar hem uzun sürüyor, hem de şiddetli yaşanıyor. Kas yorgunluğu, ateş ve ağız bölgesinde de aft görülmesi romatizmaya işaret ediyor.

Video: Okul çağındaki çocuklar neden hareket etmeli?

İlginizi çekebilir

Büyüme hormonlarında sorun varsa…

Çocuklarda büyümeyi etkileyen nedenler

Çocukların kısa kalmasını önlemek için ne yapılmalı?

İlkokul dönemindeki çocuklar ne kadar uyumalı?

Çocuklarda görülen morluklara dikkat!

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/bacaklardaki-her-agriyi-buyume-agrisi-ile-karistirmayin

Kemik Kanseri (Tümörü) Belirtileri ve Tedavisi

Kemik Tümörleri Büyüme Ağrısı İle Karıştırılabilir

Kemik tümörleri, genellikle iyi huyludur. İyi huylu kemik tümörleri, çocukluk ve gençlik dönemlerinde farklı nedenlerle çekilen röntgenlerde tespit edilmektedir.

Kemik tümörlerinin kötü huylu olanları yani kemik kanserleri iki şekilde ortaya çıkar.

Tümör kemikte ortaya çıkabilir ya da meme, akciğer, böbrek ve prostat kanserlerinin metastazları olarak kemiklerde görülür.  

Memorial Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü uzmanları, kemik kanseri ve kemik tümörleri hakkında bilgi verdi.

Kemik sağlığının temelinde, kemik yoğunluğu gelir. Kemikteki kalsiyum minerali miktarına bağlı olan kemik yoğunluğu, 20-30 yaş aralığında en üst düzeye ulaşır. Bu yaş aralığından itibaren kemik yoğunluğu düzeyinin korunabilmesi için bazı noktalara dikkat etmek ve kemik yoğunluğu oranını korumak gerekir.

Kemik sorunlarının en önemli nedenleri arasında; gençlerde spor yaralanmaları, yanlış beslenme, fiziksel aktivite azlığı yer almaktadır. İleri yaşlarda ise yaşla beraber sistematik hastalıkların görülme oranı da artar. Bu hastalıkların yan etkisi olarak kemik tümörü oluşma riski ortaya çıkar ve kemiklerde ağırlara neden olabilir.

Kemik tümörü çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için kemik ağrısı fark edilir edilmez, bu durumda uzman bir doktora başvurulması gerekir.

Kemik Kanseri (Tümörü) Nedir?

Kemik kanseri öncelikle kemik hücrelerinde başlar.

Çoğunlukla bacaklarda ve kollardaki kemiklerde ortaya çıkan kemik kanseri, bacakta uyluk kemiğinin bir bölümünde, dize yakın alt bacak kemiğinde ya da kolun omza yakın olan bölümünde sıklıkla görülür.

Nadiren de olsa kalça kemiği (pelvis), omuz ya da çene gibi farklı kemiklerde de kemik kanserine rastlanır. Kemikte en çok görülen kemik kanseri türüne “Osteosarkom” adı verilmektedir.

Kemik Kanseri (Tümörü) Belirtileri Nelerdir?

Kemik Kanseri (tümörü) belirtileri başlangıçta fark edilmeyebilir.

Çoğunlukla sıradan ancak uzun süre geçmeyen kemik ağrısı şikâyeti oraya çıkan Kemik Kanseri (tümörü)özellikle kaval kemiği, kaburga gibi cildin hemen altındaki kemiklerde şişkinliklere neden olabilir.

Bazı durumlarda ise Kemik Kanseri (tümörü)kendi kendine oluşan kemik kırılmaları ile kendini belli etmektedir. Aşağıda sıralanan Kemik Kanseri (tümörü) belirtilerinifark ettiğinizde, mutlaka uzman bir doktora başvurmayı ihmal etmeyin.

  • Uzun süren kemik ağrıları ağrı kesiciler ile de geçmiyorsa,
  • Uzun süre hissedilen ağrının şiddeti giderek artıyorsa,
  • Kemik ağrısının yanı sıra şişlik ve kızarıklık da fark ediliyorsa,
  • Ağrı bölgesinde ele gelen kitle ve sertlik gibi bulgular varsa,
  • Ağrınız düşme ya da çarpma gibi yaralanmalarla ilişki ise,
  • Kemik ağrınıza iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, ateş, aksama ve döküntü gibi diğer belirtiler de eşlik ediyorsa.

Kemik Kanseri (Tümörü) Türleri Nedir?

Kemik kanserinin gelişme ve vücuda yayılma seyrinin anlaşılabilmesi için kanserin derecesini belirlemek çok önemlidir. Kemik tümörlerinin belli başlı alt türleri vardır.

Kemik kanseri (osteosarkom) alt türlerinin bazılarında hastalık hafif seyrederken, bazılarında ise agresif ilerleyebilir. Kemik tümörleri (kanseri) düşük, orta veya yüksek derece olarak üçe ayrılır.

Kemik tümöründe bölünen hücre sayısı az olduğunda, kemik normal bir yapıda görünür. Düşük derece olarak adlandırılan bu gruptaki tümörler daha yavaş seyirlidir.

Yüksek dereceli kemik kanserinde (osteosarkom) ise bölünen hücre sayısı daha fazla olup hızlıca büyür. Yüksek dereceli kemik kanseri daha agresif yapıda olup, diğer organlara yayılma (metastaz) eğilimi daha çoktur.

Kemik tümörünün (kanseri) derecesi ve tümörün hangi evrede olduğu, tedavi sürecinin en önemli kısmıdır.

Kemik kanseri belirtileri fark edilir fark edilmez tedavi öncesi hastalığın yayılımını belirlemek, oluştuğu bölgedeki tümörün boyutunu ve etkilediği dokuları görebilmek için pek çok tanı yönetimine başvurulur. MR, PET-BT ve patoloji raporu ile hastalığın ne boyutta olduğu belirlenebilir.

Kemik Tümörü İyi Huylu Da Olabilir Mi?

Kemiklerde görülen birçok tümörün kanser olmadığı da bilinmesi gereken önemli bir noktadır. Kemiklerde kanser olarak tanımlanmayan benign (iyi huylu) kemik tümörleri de görülebilir. Benign kemik tümörleri vücudun diğer bölümlerine yayılmaz. Ayrıca çoğunlukla cerrahi müdahale ile iyileştirilebilir ve yaşam kaybı riski neredeyse yoktur. 

Kemik Kanseri (Tümörü) Risk Faktörleri

Kemik Kanseri (tümörü)ülkemizde çok sık karşılaşılan bir kanser türü olmamakla birlikte her yıl yaklaşık 200 kişide kemik kanseri (osteosarkom) vakası görülmektedir.

Özellikle gençlerde sıkça rastlanan kemik tümörlerinin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, bazı risk faktörlerinden bahsedilebilir.

 Sıkça karşılaşılan kemik tümörü (kanseri) risk faktörleri şunlar olabilir;

  • Kemik kanseri erkeklerde daha çok görülür.
  • Daha çok uzun boylu gençlerde ve yetişkinlerde görülen kemik kanserinde, kemiklerin hızlı gelişmesi de başka bir risk faktörüdür.
  • İleri yaşlarda görülen osteosarkom, uzun süren kemik hastalıkları nedeniyle görülebilmektedir.
  • Kemik tümörleri siyahi ırka sahip kişilerde beyazlara göre daha çok rastlanır.
  • Genç hastalarda farklı bir kanser türünü tedavi etmek için kemik bölgesine uygulanan radyasyon, kişide sonradan kemik kanseri oluşumuna neden olabilir. X ışını, BT ve kemik tarama testlerinin ostesarkom riskini arttırdığına dair henüz net bir bilgi elde edilmediği de unutulmamalıdır.
  • Kanser özelliği taşımayan bazı kemik hastalıkları kemik kanserine yol açma riski taşır. Örneğin Kemikte Paget hastalığı ve çoklu herediter osteokondrom, bu tür kemik hastalıklarından sayılır.
  • Genetik bazı özellikler de kemik kanseri risk aktörleri arasında sayılır. Li-Fraumeni ve kalıtsal retinoblastoma gibi bazı kalıtımsal kanser belirtileri olan gençlerde ve yetişkinlerde osteosarkom riski artmaktadır.

Kemik Kanseri (Tümörü) Tanısı

Kemik Kanserini (tümörü)ayırt edebilmek için çoğunlukla röntgen yeterlidir. Özellikle çocuklarda uzun süre geçmeyen ağrıların nedeni sırasında çekilen röntgen kemik kanseri teşhisi için tek tanı yöntemi kabul edilebilir. 

Kemik tümörlerinde tümörün bulunduğu bölge ve türü çok önemli olup, buna göre uygulanacak cerrahi yöntem ve tedavi de değişir. Bu nedenle bazı vakalarda röntgen yeterli olmayabilir.

 Bu durumda bilgisayarlı tomografi, MRI, kemik sintigrafisi, PET tarama ve akciğer tomografisinden de faydalanabilir.

Tomografi kemikteki tüm ayrıntıları görmek için kullanılırken, MRI ise yumuşak doku, kemik içinden tümörün uzantısı ya da uzak noktaya yayılma riskini görebilmek için tercih edilir. Metastaz olup olmadığı ise kemik sintigrafisi ile belirlenir.

Kemik Kanseri (Tümörü) Tedavisi

Kemik kanseri tedavisinde en önemlisi hastanın hayatını kurtarmaktır. Bu nedenle kimi zaman tedavi sırasında kol ya da bacak kayıpları yaşansa da artık yeni tedaviler ile bu oran %10’a kadar düşürülmüştür.

Kol ve bacak gibi uzuvları korumak, iş görebilirliğini devam ettirmek de tedavi önceliğinde ikinci sırayı almaktadır. Estetik görünüm ise tedavinin son kısmını oluşturur.

Kemik tümörünün (kanser) ve kemiğin iyi huylu tümörlerinin tedavisi birbirinden farklıdır. 

İyi Huylu Kemik Tümörleri Nasıl Tedavi Edilir?

Çocuklarda görülen iyi huylu kemik tümörü kendiliğinden kaybolabilir. Bu tümörler zamanla kendi kendine küçülerek yok olma özelliğine sahiptir. İyi huylu kemik tümörlerinde cerrahi yönteme başvurmak yerine, düzenli kontrol ve takip çok daha önemlidir. Kemik tümörlerinde cerrahi yönteme karar vermek için;

  • Tümörün kemik kırılmasına sebep olacak kadar bünyeye zarar vermesi,
  • Kemiğin büyümesini olumsuz etkilemesi
  • Kemikte bir kısalık veya eğriliğe sebep olması
  • Tanıyla ilgili bir şüphede tümörün bulunduğu bölgeden örnek almak gerekiyorsa cerrahi yönteme başvurulmaktadır.

Kemik Kanseri (Tümörü) tedavisinde uzuv kaybı olur mu?

Kemik kanserleri, kemiğin kendisinden kaynaklıdır ya da vücuttaki herhangi bir organdan metastaz olarak kendini gösterir. Tümörler iskelet sisteminin herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir.

18 yaşından daha küçük olan hastalarda “büyüme kıkırdağı” denilen yani diz, kalça ya da omuz gibi eklem bölgelerine daha yakın olarak görülmektedir.

Kemik kanserli hastaların 20 yıl önceki tedavisi kanserin bulunduğu uzvun kesilmesiyken, bugünkü yeni tedavilerle hastaların kol ve bacakları % 90’ın üzerinde korunabilmektedir.  

Çocuklara Yedek Kemikle Sağlıklı Büyüme Şansı

Bazen küçük çocuklardaki tümörlerde, büyüme kıkırdağı ve eklem yüzü kemikle kesip atılmak zorunda kalır. Örneğin; kalça ekleminin büyüdüğü noktanın kalça eklemi tümörle birlikte kesip atılmaktadır.

4-5 yaşında bir çocuğun bacağını kalçadan itibaren kesip atmak yerine, “fibula” adı verilen kemik, büyüme kıkırdağı ile birlikte mikroskop altında dikilerek nakledilir. Böylece hem eklemi tamir eden hem de büyüme yeteneğini koruyan bir uzuv elde edilmiş olur.

Dünyada yalnızca sayılı birkaç merkezde yapılabilen bu işlem, çocukların tümörden arınmış olarak sağlıklı bir şekilde büyümelerini sağlamaktadır.

Çocuklar bu sayede normal yaşamlarını devam ettirebilmekte, profesyonel tenisçi olamasa da; amatör olarak bu sporu yapabilmekte, bisiklete binmekte, yüzme ve birçok fiziksel aktiviteyi gerçekleştirmektedir.  

Kemiklerdeki Boşluklar Yedek Kemikle Dolduruluyor 

Bazı hastaların dizinden kalçasına kadar tüm uyluk kemiği tümörle kaplı olabilir.

Böyle durumda yine ‘yedek’ kemik olan ve vücutta iki bacakta birer tane bulunan, bir tanesi 20-25 santimetre olan “fibula” birleştirilerek, 35-40 santimetrelik boşluk doldurulabilir.

Fibula ikiye katlanarak normal bir kemik kalınlığı da oluşturularak, dondurulmuş kemikle bir arada kullanılır. Ameliyat sonrası beklenen, bir yıl içinde yerine konulan kemiğin iyileşmesi ve oraya tutunması yani vücudun onu kendi kemiği gibi kabul etmesidir.  

-180 Derecede Dondurulmuş Kemikle Tedavi

Ameliyatla çıkarılan tümörlü kemik, -180 derecelik sıvı azot kazanında dondurulur. Dondurma işlemi, kemiğin dayanıklılığını çok az etkilemekle birlikte biyolojik aktivitesini de korumayı amaç edinmektedir. Dondurulan kemik, yerine tek başına konulmaz.

Kemiğin içi, enfeksiyonu önlemek için antibiyotik içeren kemik çimentosu ile doldurulur ya da karşı taraf bacağından alınan “fibula” adlı kemik, dondurulmuş olan kemiğin içine gömülerek mikrocerrahi yöntemi ile ana damara bağlanıp, bu şekilde canlılık ve destek sağlanır.

“Dondurularak koruma” işlemi ile tümörlü kemik aslına uygun olarak yerine konulabilmekte, enfeksiyon riski çok azalmakta ve zaman içinde kaynama elde edilebilir. Bu işlemin uygulanması için tümörün kemiğin yapısına çok fazla zarar vermemiş olması gerekmektedir.

Kemik Sağlığını Korumak İçin Bunlara Dikkat Edin!

Güncellenme Tarihi: 14 Şubat 2017Yayınlanma Tarihi: 14 Şubat 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/kemik-kanseri-tumoru/

Kemik Tümörleri

Kemik Tümörleri Büyüme Ağrısı İle Karıştırılabilir
Hücreler anormal ve kontrol edilemez şekilde bölündüğünde, bir kütle veya bir grup doku oluşturabilirler. Bu toprağa bir tümör denir. Kemik tümörleriniz kemiklerinizde oluşur. Tümör büyüdükçe, anormal doku sağlıklı dokuların yerini alabilir. Tümörler iyi huylu veya habis olabilirler.

Malign tümörler kanserlidir. Malign kemik tümörleri kanserin vücuda yayılmasına neden olabilir.

Benign tümörler Benign kemik tümör tipleri

Osteokondromlar

Benign tümörler malign hastalardan daha yaygındır. Ortopedik Cerrahlar Amerikan Akademisine (AAOS) göre, benign kemik tümörünün en yaygın türü osteokondromdur. Bu tür tüm benign kemik tümörlerinin yüzde 35 ila 40'ını oluşturur. Osteokondromlar ergenlerde ve gençlerde gelişir.

Bu tümörler, kol veya bacak kemikleri gibi uzun kemiklerin aktif olarak büyüyen uçlarının yakınında oluşur. Spesifik olarak bu tümörler, kalçanın alt ucunu (femur), alt bacak kemiğinin (tibia) üst ucunu ve üst kol kemiğinin (humerus) üst ucunu etkileme eğilimindedir.

Bu tümörler kemik ve kıkırdaktan imal edilmiştir. Osteokondromlar büyümenin bir anormalliği olarak düşünülmüştür. Bir çocuğa tek bir osteokondrom veya çoğu osteokondrom gelişebilir.

Bozulmayan fibroma unicameral

Bozulmayan fibroma unikameral, basit, tek bir kemik kistidir. Kemikteki tek gerçek kist budur. Genellikle bacakta bulunur ve en sık çocuklarda ve ergende görülür.

Dev hücreli tümörler

Dev hücreli tümörler agresif bir şekilde büyür. Bunlar yetişkinlerde görülür. Kemik yuvarlak ucunda bulunurlar ve büyüme plakasında bulunmazlar. Bunlar çok nadir görülen tümörlerdir.

Enkondrom

Enkondrom, kemik iliğinde yetişen bir kıkırdak kistidir. Ortaya çıktıklarında, çocuklar başlar ve yetişkin olarak kalmaya başlarlar. Ollier ve Mafucci sendromu adı verilen sendromların bir parçası olma eğilimindedirler. Enkondromlar, el ve ayaklarda olduğu gibi, kol ve uyluğun uzun kemiklerinde de görülür.

Fibröz displazi

Fibröz displazi, kemiklerin kırılmaya karşı lifli ve kırılgan hale getiren bir gen mutasyonudur.

Anevrizma kemik kisti

Anevrizmal kemik kisti, kemik iliğinde başlayan kan damarlarının anormalliğidir. Hızla büyüyebilir ve büyüme plakalarını etkilediğinden özellikle tahrip edici olabilir.

Malign tümörler Malign kemik tümör tipleri

Ayrıca malign kemik tümörleri üreten çeşitli kanser türleri de vardır.Primer kemik kanseri, kanserin kemikten kaynaklandığı anlamına gelir. Ulusal Kanser Enstitüsü'ne (NCI) göre, birincil kemik kanseri tüm kanser türlerinin yüzde 1'inden azını oluşturmaktadır.

Primer kemik kanserlerinin en yaygın üç formu osteosarkom, Ewing sarkom ailesinin tümörleri ve kondrosarkomdur.

Osteosarkom

Çocuklarda ve ergende sıklıkla görülen Osteosarkom, ikinci en yaygın kemik kanseri türüdür. Bu genellikle kalça, omuz veya diz çevresinde oluşur. Bu tümör hızla büyür ve vücudun diğer bölgelerine yayılma eğilimi gösterir.

Bu tümörün yayılması için en yaygın görülen bölgeler, kemiklerin en aktif biçimde büyüdüğü alanlardır (büyüme plakaları), kalça kemiğinin alt ucu ve alt bacak kemiğinin üst ucudır. Osteosarkom bazen osteojenik sarkom olarak da bilinir. İşte o şekilde tedavi edilir ve osteosarkom tanısı konan insanlar için görünüm.

Ewing sarkoma ailesinin tümörleri (ESFTs)

Ewing sarkom ailesinin tümörleri ergenlere ve genç erişkinlere saldırır ancak bu tümörler bazen 5 yaşındaki çocukları etkileyebilir. Bu tip kemik kanseri genellikle bacaklarda (uzun kemikler), pelvis, omurga, kaburga, üst kollarda ve kafatasında görülür.

Kemik iliğinin üretildiği kemiklerin boşluklarında (medüller boşluklar) başlar. ESFTs, kemik içinde gelişmenin yanı sıra yağ, kas ve kan damarları gibi yumuşak dokuda büyüyebilir. NCI'ye göre, Afrikalı-Amerikalı çocuklar çok nadiren ESFTler geliştiriyorlar. Erkekler dişilerden daha fazla ESFT geliştirirler. ESFTler hızla büyür ve yayılır.

Kondrosarkom

Orta yaşlılar ve daha yaşlı yetişkinler, kondrosarkom gelişmesi için diğer yaş gruplarına göre daha olasıdır. Bu tip kemik kanseri genellikle kalçalarda, omuzlarda ve pelviste gelişir.

Sekonder kemik kanseri

“Sekonder kemik kanseri” terimi, kanserin vücudun başka bir yerinde başlamış olması ve daha sonra kemiğe yayılması anlamına gelmektedir. Genellikle yaşlıları etkiler.

böbrek

göğüs

  • prostat
  • akciğer (özellikle osteosarkom)
  • tiroid bezi
  • Çoklu miyelom
  • En sık rastlanan tip ikincil kemik kanserine multipl miyelom denir. Bu kemik kanseri, kemik iliğinde tümörler olarak ortaya çıkar. Çoklu miyelom en sık yaşlı erişkinleri etkiler.

Nedenleri Kemik tümörlerinin nedenleri nelerdir?

Kemik tümörlerinin nedenleri bilinmiyor. Birkaç muhtemel neden genetik, radyasyon tedavisi ve kemik yaralanmalarıdır. Osteosarkom özellikle çocuklarda radyasyon tedavisine (özellikle yüksek doz radyasyona) ve diğer anti kanser ilaçlarına bağlanmıştır. Bununla birlikte, doğrudan bir neden tespit edilmemiştir.

Vücudun bazı kısımları hızla büyüdüğünde tümörler sıklıkla görülür. Kemik kırıkları metal implantlarla onarılan insanlarda daha sonra osteosarkom gelişme olasılığı daha yüksektir.

Semptomlar Potansiyel kemik tümörleri semptomlarının farkına varma

Etkilenen kemikte donuk bir ağrı, kemik kanserinin en sık görülen semptomudur.Ağrı zaman zaman başlar ve daha sonra şiddetli ve sürekli olur. Ağrı, gece uyanmak için yeterince şiddetli olabilir.

Bazen, insanlar keşfedilmemiş bir kemik tümörüne sahip olduklarında, zayıflamış olan kemiğin önemsiz bir hasar vasıtasıyla sert ağrıya neden olduğu anlaşılır. Buna patolojik kırık denir. Bazen tümör bölgesinde şişlik olabilir.

Veya ağrınız olmayabilir, ancak vücudunuzun bir bölümünde yeni bir doku kütlesi fark edeceksiniz. Tümörler aynı zamanda gece terlemesi, ateşler veya her ikisine de neden olabilir.

İyi huylu tümörü olan insanlarda herhangi bir belirti olmayabilir. Bir görüntüleme taraması diğer tıbbi testleri alırken ortaya çıkana kadar tümör saptanamayabilir.

Osteokondrom gibi iyi huylu bir kemik tümörü, günlük işlevinize ve hareketinize müdahale etmediği sürece tedavi gerektirmez.

Teşhis Bir kemik tümörünün teşhisi

Kırıklar, enfeksiyonlar ve diğer koşullar tümörleri andırabilir. Kemik tümörü olduğundan emin olmak için doktorunuz çeşitli testler isteyebilir.

Önce, doktorunuz şüphelendiğiniz tümörün bulunduğu bölgeye odaklanarak fizik muayene yapacaktır. Kemiklerinde hassasiyet olup olmadığını kontrol ederler ve hareket aralığını test edeceklerdir. Doktorunuz sizden aile tıbbı geçmişi hakkında sorular soracaktır.

Kan ve idrar testleri

Doktorunuz kan veya idrar örnekleri de dahil olmak üzere testler yapabilir. Bir laboratuar, tümörün veya diğer tıbbi problemlerin varlığını gösterebilen farklı proteinleri bulmak için bu sıvıları analiz edecektir.

Bir alkalin fosfataz testi, doktorların kemik tümörlerini teşhis etmek için kullandığı yaygın bir araçtır. Kemik dokusu hücrelerin oluşturulmasında özellikle aktif olduğunda, bu enzimin büyük miktarları kanında görünür. Bunun sebebi gençlerde olduğu gibi bir kemik büyümesi veya bir tümörün anormal kemik dokusu ürettiği anlamına gelebilir. Bu test, büyümeyi bırakanlarda daha güvenilirdir.

Görüntüleme testleri

Doktorunuz muhtemelen tümörün büyüklüğünü ve tam yerini belirlemek için röntgen çektirir. X-ışını sonuçlarına bağlı olarak, bu diğer görüntüleme testleri gerekli olabilir:

CT taraması, vücudunuzun içindeki çeşitli açılardan alınan ayrıntılı bir X-ışını serisidir.

MRI taraması söz konusu bölgenin ayrıntılı resimlerini vermek için mıknatısları ve radyo dalgalarını kullanır.

  • Pozitron emisyon tomografisi (PET) taramasında, doktorunuz damarınıza az miktarda radyoaktif şeker enjekte edecektir. Kanser hücreleri düzenli hücrelere göre daha fazla glikoz kullandıklarından, bu aktivite doktorunuza tümörün yerini bulmasına yardımcı olur.
  • Arteriyogram, atardamarlarınızın ve damarlarınızın röntgen ışınıdır.
  • Bir kemik taraması da gerekli olabilir – işlerinin nasıl yapıldığı ve sonuçların ne anlama geldiği aşağıda açıklanmıştır.
  • Biyopsiler

Doktorunuz bir biyopsi yapmak isteyebilir. Bu testte, tümörünüzü oluşturan bir doku örneği alınacaktır. Numune, mikroskop altında bir laboratuarda incelenir. Biyopsi tipleri iğne biyopsisi ve insizyonel biopsidir.

İğne biyopsisi, doktorunuzun ofisinde veya daha önce belirtilen görüntüleme testlerinden biriyle birlikte bir radyolog tarafından yapılabilir.Her iki durumda da, acıyı engellemek için lokal anestezik alacaksınız.

Doktorunuz, küçük bir parça tümör dokusunu çıkarmak için kemiğinize bir iğne takacaktır. Bir radyolog iğne biyopsisi yaparsa, tümörü bulmaya yardım etmek ve iğnenin nereye yerleştirileceğini öğrenmek için X-ray, MRI veya CT taramasından gelen görüntüyü kullanacaklardır.

Açık biyopsi de denilen insizyonel bir biyopsi, ameliyat odasında genel anestezi altında yapılır, böylece prosedür boyunca uyursunuz. Doktorunuz kesi yapacak ve kesi yoluyla doku çikaracaktir.

Kemik biyopsisinin tamamlanması, koşulu kesin bir şekilde teşhis etmek için önemlidir.

Benign tümörler için tedavi Benign kemik tümörleri nasıl tedavi edilir?

Tümörünüz iyi huyluysa, harekete geçmesi gerekebilir ya da gerekmeyebilir. Bazen doktorlar zamanla değişip değişime uğramadığını görmek için benign kemik tümörlerine göz kulak olurlar. Bu, takip röntgenleri için periyodik olarak geri dönmeyi gerektirir.

Kemik tümörleri büyüyebilir, aynı kalabilir veya sonunda kaybolabilir. Çocuklar, olgunlaştıkça kemik tümörlerinin kaybolması olasılığı daha yüksektir.

Ancak, doktorunuz cerrahi olarak benign tümörü çıkarmak isteyebilir. İyi huylu tümörler bazen yayılabilir veya malign tümörlere dönüşebilir. Kemik tümörleri ayrıca kırıklara neden olabilir.

Malign tümör tedavisi Malign kemik tümörleri nasıl tedavi edilir?

Tümör habisse, bunu tedavi etmek için bir doktor ekibi ile birlikte çalışmalısın. Habis tümörler endişe kaynağı olmasına rağmen, bu durumdaki insanlar için görünüm gelişmekte olup tedaviler geliştirilmiş ve rafine edilmiştir.

Tedaviniz, sahip olduğunuz kemik kanseri türüne ve yayılıp çoğalmadığına bağlı olacaktır. Kanser hücreleriniz tümör ve çevresi ile sınırlanmışsa buna lokalize evre denir. Metastatik evrede kanserli hücreler zaten vücudun diğer bölgelerine yayılmıştır. Bu, kanseri iyileştirmeyi daha da zorlaştırır.

Kanseri tedavi etmek için cerrahi, radyasyon ve kemoterapi ana stratejilerdir.

Cerrahi

Kemik kanseri genellikle ameliyatla tedavi edilir. Ameliyatta tüm tümörünüz kaldırılır. Cerrahınız ameliyattan sonra kanserli hücrelerin bırakılmamasını sağlamak için tümörünüzün kenar boşluklarını dikkatlice inceler.

Kemik kanseri kolunuzda veya bacaklardaysa, cerrah ekstremite kurtarma ameliyatı olarak bilinen şeyi kullanabilir. Bu kanserli hücreler çıkarılırken tendonlarınız, kaslarınız, kan damarlarınız ve sinirlerinizin korunması anlamına gelir. Cerrahınız kanserli kemiğin yerine bir metal implant koyacaktır.

Kemoterapideki ilerlemeler iyileşme ve sağkalımı büyük ölçüde iyileştirmiştir. Yeni ilaçlar sürekli olarak tanıtılıyor.

Cerrahi teknikler de çok gelişti. Doktorların bacaklarından daha fazla yararlanmaları muhtemel. Bununla birlikte, mümkün olduğunca çok ekstremite fonksiyonunu korumak için rekonstrüktif cerrahiye ihtiyacınız olabilir.

Radyoterapi

Radyasyon genellikle ameliyatla birlikte kullanılır. Yüksek doz X-ışınları ameliyattan önce tümörleri küçültmek ve kanser hücrelerini öldürmek için kullanılır. Radyasyon ayrıca ağrıyı azaltabilir ve kemik kırığı şansını azaltabilir.

Kemoterapi

Doktorunuz kanser hücrelerinin yayılma olasılığının yüksek olduğunu düşünüyorsa veya zaten varsa kemoterapi önerebilir. Bu terapi hızla büyüyen kanser hücrelerini öldürmek için kanser önleyici ilaçlar kullanıyor.

Kemoterapinin yan etkileri şunlardır:

bulantı

sinirlilik

  • saç dökülmesi
  • aşırı yorgunluk
  • Kriyoterapi
  • Kriyoterapi başka bir tedavi olasılığıdır. Bu tedavi kanser hücrelerini sıvı azot ile dondurarak öldürmeyi içerir. Tümöre içi boş bir tüp yerleştirilir ve sıvı azot veya argon gazı pompalanır. Bazı durumlarda, kriyoterapi düzenli ameliyat yerine kemik tümörlerini tedavi etmek için kullanılabilir.

Kurtarma Kemik tümörü tedavisinden kurtarma

Doktorunuz iyileşirken kendinizle yakın temasta bulunmanızı isteyecektir. Tüm tümörün gittiği ve geri dönmediğinden emin olmak için takip röntgenleri ve kan testleri gerekecektir. Her birkaç ayda bir takip testleri yaptırmanız gerekebilir.

Ne kadar çabuk iyileşirsiniz, sahip olduğunuz kemik tümörünün türüne, ne kadar büyüklüğüne ve bulunduğu yere bağlı olacaktır.

Birçok kişi kanser destek gruplarını faydalı buluyor. Kemik tümörü habisse, doktorunuza danışın veya American Cancer Society (ACS) gibi gruplar hakkında bilgi alın.

Görünüm Uzun vadeli görünüm

Tümör selimse, uzun vadeli sonuç muhtemelen iyi olacaktır. Bununla birlikte, benign kemik tümörleri büyür, tekrarlanabilir veya kansere dönüşebilir, bu nedenle düzenli kontrollerden faydalanmaya devam edersiniz.

Görüşünüz, kanser türüne, boyutuna, konumuna ve genel sağlığınıza göre değişir. Kemik lokalize edilmiş olmanız durumunda bakış açınız da iyidir.

Hem malign hem de benign kemik tümörleri tekrarlanabilir. Kemik kanseri geçiren, özellikle de erken yaştaki insanlar, diğer kanser türlerini geliştirme riski yüksektir. Belirtileriniz veya sağlıkla ilgili endişeleriniz varsa derhal doktorunuzla görüşün.

Kemik kanseri yayılırsa görünüm daha fakir olur. Ancak tedaviler var ve teknoloji ilerlemeye devam ediyor. Kemik kanseri olan bir çok kişi yeni ilaçlar ve terapiler üzerine klinik araştırmalara katılır.

Bu insanlar şu anda kanserle yaşayan insanlar ve gelecekte bir teşhis ve tedavi alacaklar.

Klinik araştırmalara katılmak istiyorsanız, doktorunuzla konuşun veya NCI'yi 1-800-4-CANCER (1-800-422-6237) numaralı telefondan arayın.

Источник: https://tr.oldmedic.com/bone-tumors-2297

Hiç belirti vermeyebilir

Kemik sorunlarının en önemli nedenleri arasında; gençlerde spor yaralanmaları, yanlış beslenme, fiziksel aktivite azlığı yer almaktadır. İleri yaşlarda görülen osteoporoz, osteomalazi gibi hastalıklarda da yaygın kemik ağrıları olur.

Bu evrede görülen kemik tümörü veya bunun metastazının erken tanısında güçlük oluşabilir. Belirti vermeyen iyi huylu kemik tümörleri, çocukluk ve gençlik dönemlerinde farklı nedenlerle çekilen röntgenlerde tesadüfen tespit edilebilir.

Ağrı hissedildiğinde ise ortopedi uzmanına başvurulmalıdır.

Kemik tümörleri her yaşta görülebilir

Kemik tümörleri her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Özellikle çocukluk döneminde ortaya çıkanların çok büyük bir çoğunluğu, iyi huylu olarak kabul edilir.

Gençlerde ve orta yaş grubunda, kemiğinden kendisinden kaynaklanan kanserlerin yanı sıra iyi huylu kemik tümörleri görülürken, ileri yaştaki tümörlerin önemli bir bölümü ise bir başka organ kanserinin metastazı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Büyüme ağrısı deyip geçmeyin

Çocukluk döneminde özellikle 10 ile 13 yaş arasında oluşan kemik ağrıları, daha çok büyüme ağrısı kabul edilir. Ancak vücudun her iki yanında da eşit olan büyüme ağrılarından farklı olarak tek taraflı gerçekleşen ağrıları, tümör ağrısı gibi kabul edilip çocuğun da bu açıdan değerlendirilmesi gerekir.

Çocuklarda görülen büyüme ağrıları, daha çok kemiğin hızlı geliştiği ve uzadığı bölgelerde daha sık yaşanır. Diz ve çevresinde her iki tarafı da etkileyen ağrıların dışında, gece uykudan uyandıran sancılar, basit bir düşme ile ortaya çıkan kırıkların ve ele gelen şişliklerin de iyi değerlendirilmesi gerekir.

Kemik tümörleri belirlendiğinde, tümörün yapısı ve vücuttaki etkisine bağlı olarak, ameliyatla tedavi ya da düzenli takip gerekebilir.

Geçmeyen kemik ağrısı şikayetiniz varsa…

Kemikte en çok görülen kemik kanseri türü, “osteosarkom” olarak adlandırılır. Yumuşak doku tümörleri ise kemik tümörlerine göre 2-3 kat daha fazla ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla bacaklarda ve kollardaki kemiklerde ortaya çıkan kemik kanseri, bacak ve uyluk kemiğinin dize yakın, kolun ise omuz eklemine yakın olan bölümlerinde sıklıkla görülür.

Nadiren de olsa kalça kemiği (pelvis), kürek kemiği ya da çene gibi farklı kemiklerde de kemik kanserine rastlanır. Kemik tümörü başlangıçta fark edilemeyebilir. Çoğunlukla sıradan ancak uzun süre geçmeyen kemik ağrısı şikayeti ile oraya çıkar. Özellikle kaval kemiği, kaburga gibi cildin hemen altındaki kemiklerde şişkinliklere neden olabilir.

Bazı durumlarda ise kemik kırılmaları ile kendini belli eder.

Bu belirtileri mutlaka dikkate alın;

  • Uzun süren kemik ağrıları ağrı kesiciler ile geçmiyorsa,
  • Uzun süre hissedilen ağrının şiddeti giderek artıyorsa,
  • Kemik ağrısının yanı sıra şişlik ve kızarıklık da fark ediliyorsa,
  • Ağrı bölgesinde ele gelen kitle ve sertlik gibi bulgular varsa,
  • Ağrınız, düşme ya da çarpma gibi yaralanmalarla ilişkili değilse,
  • Kemik ağrınıza iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, ateş, aksama ve döküntü gibi diğer belirtiler de eşlik ediyorsa.

İleri tanı yöntemleri ile belirlenebiliyor

Kemik kanseri belirtileri fark edilir fark edilmez tedavi öncesi hastalığın yayılımını belirlemek, oluştuğu bölgedeki tümörün boyutunu ve etkilediği dokuları görebilmek pek çok tanı yönetimine başvurulmaktadır. Bazı vakalarda röntgen yeterli olmayabilir.

Bu durumda bilgisayarlı tomografi, MRG, kemik sintigrafisi, PET tarama ve akciğer tomografisinden de yararlanılır. Tomografi kemikteki tüm ayrıntıları görmek için kullanılırken, MRG ise yumuşak doku, kemik içinden tümörün uzantısı ya da uzak noktaya yayılma riskini görebilmek için tercih edilir.

Metastaz olup olmadığı ise kemik sintigrafisi ile belirlenir.

İyi huylu kemik tümörlerinde cerrahi yönteme başvurmak yerine, düzenli kontrol ve takip çok daha önemlidir.

Источник: https://www.urfahaberleri.com/haber/8949/kemik-tumorleri-buyume-agrisi-ile-karistirilabilir/

Çocuklardaki büyüme ağrılarına dikkat! Büyüme ağrıları sarkom ile karıştırılmamalı

Kemik Tümörleri Büyüme Ağrısı İle Karıştırılabilir

Vücuttaki bağ dokuları, kaslar, kemikler, kan damarları, sinirler ve cilt altı dokudan kaynaklanan kötü huylu tümörlerin “sarkom” olarak tanımlandığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Taner Özdemir, “Sarkomları kabaca iki gruba ayırıyoruz.

Birincisi yumuşak doku sarkomları, ikincisi de kemik dokudan kaynaklanan kemik sarkomları. Kemik sarkomları hastalarının çoğunu genç erişkinler ve çocuklar oluşturuyor. Yetişkin ve yaşlı hasta gruplarında çok sık gördüğümüz bir hastalık değil.

Kemik doku sarkomları özellikle kemik büyümesinin hızlı olduğu, genellikle çocuklukta ve ergenlikte gördüğümüz bir hastalık” dedi.

Sarkomlar büyüme ağrıları ile karıştırılabilir

Kemik sarkomlarının daha çok çocukluk ve genç erişkinlikte, yumuşak doku sarkomlarının ise tüm yaş gruplarında görülebildiğini söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Taner Özdemir, “Kemik sarkomları daha çok çocuklarda görülüyor.

O nedenle anne ve babaların bu hastalığın erken tanı ve tedavisinde sorumlulukları oldukça yüksek” şeklinde konuştu. Çocukluk çağında görülen büyüme ağrıları ile sarkomların ilk başlarda gösterdiği ağrıların karışabileceğini belirten Op. Dr.

Mehmet Taner Özdemir, “Büyüme ağrılarında genellikle çocukların birkaç eklemde farklı zamanlarda bu şikayetlerin olduğunu görürken, sarkomlarda tutulan eklem genellikle hep aynı şekilde ağrıyor; yani çocuğun sadece sağ dizi devamlı bir şekilde ağrıyorsa, ağrıyan eklemin de bir hareket kısıtlılığı ve bir süre sonra sekme ve topallama gibi şikayetleri oluyorsa mutlaka çocuğun bu ağrıyan bölgesinin bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmesi lazım. Özellikle gece ağrıları önemli. Gece bu rahatsızlıklarda ağrı şiddeti artar. Bu çok önemli bir bulgu” açıklamasında bulundu.

Ergenlik döneminde kontrol amaçlı ortopedi uzmanına gidilmeli

Çoğu sarkomun fizik muayene ile anlaşılabildiğini, ayrıca belli aralıklarla çocukların spor kabiliyetlerinin, vücutlarının, fiziksel aktivitelerinin bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmesinin önemli olduğunun altını çizen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr.

Mehmet Taner Özdemir, “Özellikle omurga ve kemik sağlığı açısından boy uzamanın hızlandığı 10-12 yaşından sonra çocukların belli aralıklarla bir ortopedi uzmanı tarafından muayene edilmesi oldukça faydalı.

Çocuğun kol ve bacak fonksiyonlarının değerlendirilmesi, ailede omurga rahatsızlığının olup olmamasına göre ailelerin yönlendirilmesi faydalı olur” şeklinde konuştu.

Sarkomla ilgili tıpta umutlandırıcı gelişmeler var

Sarkomlarla ilgili olarak cerrahide kullanılan implantlarda oldukça önemli gelişmelerin olduğunu anlatan Op. Dr.

Mehmet Taner Özdemir, “Bu hastalıkların büyük bir kısmını çocukluk çağında gördüğümüz için kemik sarkomlarında biz hastalığın olduğu kemiği çıkartıp yerine genellikle metal implantlar kullanıyoruz.

Çocukluk çağındaki bir hastanın kemiğinin çıkarılması sonucunda o kemikte büyüme devam edeceği için bazı kısalıklar olabiliyor. Ancak artık yeni implantlarımız çocukla birlikte büyüyebiliyor. Dolayısıyla büyüme çağında kemiklerde kısalık gibi sıkıntılar olmuyor.

Ayrıca bazı hastalarımızın tedavisinde hastanın kendi kemiğini kullanıyoruz. Yani çıkardığımız kemiğin yerine, vücudunun başka bir bölgesindeki kemiği naklediyoruz. Bu cerrahi müdahaleler gerçekten yüz güldürüyor” dedi.

Erken tanı önemli

Erken tanının tüm kanser türlerinde olduğu gibi sarkomlarda da önemli olduğunu vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Taner Özdemir, “Hastalık, bulunduğu eklemin veya kemiğin dışına çıkmadan yakalanırsa tedavi daha yüz güldürücü oluyor. Erken tanı için elimizde çok önemli radyolojik inceleme aygıtlarımız var. Öncelikle röntgenle başlıyoruz.

Ondan sonra MR ve Pet CT gibi daha komp radyolojik görüntüleme tetkiklerine başvuruyoruz” dedi. Görüntüleme tetkikleri tamamlandıktan sonra biyopsi uygulamasının yapıldığını söyleyen Op. Dr. Mehmet Taner Özdemir, “Tümörün tipi ortaya konduktan sonra tedavi başlıyor. Tedavi de diğer kanser türlerinde olduğu gibi multidisipliner bir yaklaşımla yapılıyor.

Öncelikle genelde tümörün çapının ve yaygınlığının azaltılması için kemoterapi protokolleri uygulanıyor. Kemoterapi ile tümör çapı küçüldükten ve ameliyata uygun hale geldikten sonra ortopedik cerrahlar devreye girerek hastalığı uzaklaştırmak için cerrahi girişimlerde bulunuyorlar.

Cerrahi tedavi sonrasında da iyileşme belli bir aşamaya geldikten sonra yine ameliyat sonrası kemoterapi protokolleri devam ediyor” şeklinde konuştu.

Metastazlar en çok iskelet sistemi, akciğer ve lenf düğümlerinde görülüyor

Bağ dokusunun vücudun tamamında bulunduğunu, dolayısıyla da sarkomlarının vücudun her yerinde oluşabileceğine dikkat çeken, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Taner Özdemir, “Tümörler kan damarları ve bağ dokusu yoluyla yayılabiliyor ve ulaştıkları yere yerleşip yeniden çoğalarak metastaza neden olabiliyor.

Bu nedenle de sarkomların metastazları en çok akciğerde, kemiklerde ve lenf düğümlerinde görülüyor” dedi. Sarkomlarının büyüme hızı ve yerleşim yerinin tümörün cinsine bağlı olduğunu söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr.

Mehmet Taner Özdemir, “En çok uzuvlarda ve gövdemizde görülürler” açıklamasında bulundu.

Sarkomun nedeni bilinmiyor

Sarkomların belirli bir nedeninin olmadığını ancak çok nadir formlarının bazı genetik rahatsızlıklarla beraber görüldüğünü, ailede sarkom olmasının da bir risk faktörü olduğunu belirten Op. Dr.

Mehmet Taner Özdemir, “Sarkom hastalıklarının çoğunun nedeni bilinmiyor.

Ancak özellikle uzuvlarımızda tek taraflı, süregelen, geceleri şiddetlenen ağrılara karşı duyarlı olup, bu belirtiler görüldüğünde geç kalmadan bir uzmana başvurmak önemli” dedi.

Sarkomların belirtileri

Bir yumuşak doku veya kemik sarkomunun belirtilerinin tümörün bulunduğu yere ve yayılımına göre çeşitlilik gösterdiğini söyleyen Op. Dr. Mehmet Taner Özdemir, hastalık belirtilerini şöyle sıraladı:

l Uzuvlarımızdaki (kol ve bacaklar) sarkomlarda, bölgesel şişlik sıklıkla vardır, lezyon bölgesinde ağrı sıklıkla vardır ancak bazen yumuşak doku sarkomlarında ağrısız şişlik olabilir, geceleri artan ağrı önemli bir bulgudur, kitlenin yakın olduğu eklemlerde hareketlerde kısıtlılık,  aksama gibi fonksiyonel bulgular görülebilir.

l Gövdemizdeki sarkomlar ise belli bir büyüklüğe ulaşmadan veya vücut dış yüzeyinde görüntü vermeden zor fark edilirler, bu nedenle teşhis edilmeleri gecikir.

l Burun kısmındaki yumuşak doku sarkomları burun tıkanıklığı ve nezleye sebep olur.

l Yüzeye yakın gelişen yumuşak doku sarkomları oldukça hızlı büyüyen şişliklere ve ağrıya neden olur.

l Kafatası bölgesinde oluşan sarkom beyin sinirlerini etkiler ve yüz felci ve çift görmeye neden olabilir.

l Gözde oluşan tümör görmeyi kısıtlar, şekil bozukluğu ve ağrı meydana gelir.

l İdrar ve cinsiyet organlarındaki tümörler de yalnızca çok büyük oldukları zaman genel bir rahatsızlık hissine, idrar boşaltmada tıkanma/zorluğa, vajinal kanamaya, kanlı idrar ve ağrı gibi belirtilere neden olur.

Haftanın Özeti

Источник: https://www.yeniakit.com.tr/haber/cocuklardaki-buyume-agrilarina-dikkat-buyume-agrilari-sarkom-ile-karistirilmamali-722129.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть