Kendinizi adım adım Ramazana hazırlayın

Hayalindeki Kadını Kendine Aşık Etmenin 6 Adımı

Kendinizi adım adım Ramazana hazırlayın

Son günlerde mevsimsel geçiş döneminin verdiği miskinlikle aklıma yazılabilecek bir yazı gelmiyordu. Bugün kardio antrenmanımı yaparken,aklıma sevgili olmamak için yapman gerekenler adlı yazım geldi. Bende bir kadını kendine aşık etme hakkında bir yazı yazmanın, diğer yazıyı tamamlayacağını düşündüm.

İlk olarak bir kadını kendine aşık etmek herkesin istediği bir şey..Bunu yapmadan önce Aşk Çıkmazını çözmemiz gerekiyor.

Aşkın Dört Çıkmazı

İlişkilerde yaşanan iyi ve kötü çıkmazlar vardır. Şimdi bu çıkmaz olasılıklarına bir göz gezdirelim.

1- Sen Kızdan Hoşlanıyorsun, O da Senden Hoşlanıyor

Bu aşkın en güzel halidir. Hatta dünyadaki en güzel histir. Sadece bu his bile bir kadını kendine aşık etmeyi öğrenmen için bir sebeptir. Bu çıkmaz her iki taraf için de kazan-kazan diyebileceğimiz bir durumdur.

2- Sen Kızdan Hoşlanıyorsun, O Senden Hoşlanmıyor

Bu aşkın en kötü halidir. İlk maddede ne kadar iyi hissediyorsan, şu anda bu maddeyi yaşıyorsan kendini o kadar kötü hissediyorsundur.  Bunu biliyorum çünkü aynı şeyi bende bir çok kez yaşadım. Hatta hiç tanımadığım kızlara bile..

Eğer şu anda bu durumdaysan, kendini hemen bu halden çekip çıkarman lazım. İlişkilerde benim uyguladığım çok önemli bir kural var: İlişki bozulduysa, tamire çalışma

Eğer kız sana karşı bir şeyler hissetmiyorsa uzaklaşman gerekiyor. Zamanını kaybetme, gençlik kalıcı değil.

Bunun yanında kızın bir erkek hakkında karar veremediği anlar vardır. Çoğu erkek bu durumda kızın elinde bir kuş gibi kalır ve kızdan onları serbest bırakmalarını isterler.

Hani bazı kızlar derler ya ” Karar vermek için zaman ihtiyacım var”

Bunu dedirtmeyin. Onun yerine karar verin ve hayatından çıkın. Zaten sana karşı ilgisi varsa sürünerek gelecektir. Yoksa zaten vakit kaybetmemiş olacaksın.

3 – İki Taraf da Birbirinden Hoşlanmıyor

Bunu da iki taraf için kazan-kazan durumu olarak yorumlayabiliriz. İkiniz de eğleniyorsunuz. Belki birlikte oluyorsunuz. Bunda hatalı bir durum yok. 1 . çıkmazdaki gibi yoğun duygular yaşamasan da, hissettiklerin olumlu şeyler. Bunun yanında 1. çıkmazın getirdiği olumsuz hisler olan :  kıskançlık, drama gibi hisleri de yaşamana gerek kalmiyor.

4 – Sen Kızdan Hoşlanmıyorsun Ama O Senden Hoşlanıyor

Bu senin için ortada bir durum, ama aynısını kız için söyleyemeyiz. Böyle bir durumda DÜRÜSTLÜK ön planda gelir. Ona karşı neler hissettiğini söyle ve kararı o versin.

Bu durum onda acıya yol açacak ama anlaman gereken iki şey var . İlki ona yardım edemezsin çünkü kızların ve erkeklerin kime aşık olacağını bilemezsin. İkincisi de ayrılmak senin sorumluluğunda değil çünkü karşımızdaki olgun bir insan ve sen ona karşı dürüst olmuşsan, başına neyin gelip – gelmeyeceğini çok iyi şekilde kestirebilir.

Güç Savaşları

Bir ilişkiye başlamadan önce hepimizin bildiği gibi bir flört dönemi yaşarız. Bu dönemde ilişkinin gidişatını belirleyecek dinamikleri belirlemeye çalışırız.

İlişkide kimin üstün olacağı, ilişkiyi kimin kontrol edeceği gibi…

Güzel kızların çoğu kendilerini kontrol eden pozisyonda bulmaya alışıktır. Bu yüzden kontrolü ellerinde tutmak için her şeyi yaparlar.

Peki bu savaşı nasıl kazanırız…Şimdi ona bakalım.

Bir Kadını Kendimize Nasıl Aşık Ederiz?

Flört esnasındaki güç dengesini eşit tutmamız için kullanabileceğin bir kaç teknikten bahsedeceğim.

1 – Kontrolde Olduğunu Hissettir

İlişkide üstün olmayan taraf, kontrolü elinde bulundurmayan taraftır. Bu bir kızı kendine aşık etmenin en önemli noktasıdır. Eğer yavru köpek gibi kızın peşinden koşarsan, kız sana aşık olmayacaktır. Diğer taraftan, kızın senin peşinden koşmasını sağlarsan, sana karşı olan hisleri artacaktır.

2 – Ele Avuca Sığma

Konuşmaları ilk sen sonlandır. Buluşmalardan ilk sen ayrıl. Ona seni aradığından ve mesaj attığından , daha az mesaj at. Ama mutlaka ilgi göster. Böylece senin peşinden koşması için ona cesaret vermiş olacağız.

Kolay lokma gibi davranırsan, sana olan ilgisini kaybedecek. Çok zor bir erkeği oynarsan, kendisini sana layık görmeyecek ve çekip gidecek. Bu ikisinin arasındaki o noktayı bulursan, kız senin peşinden koşacak.

3 – Gizemli Ol

Eğer sana bir soru sorarsa, cevaplama. Çünkü cevaplamak zorunda değilsin. Neredeydin diye sorarsa, cevap vermek zorunda değilsin. Hiç bir kızı öptün mü diye sorarsa, komik bir şekilde ” neresini” diye sorabilirsin.

4 – Tahmin Edilemez Ol

Asla bir düzen içerisinde hareket etme. Örnek olarak sana mesaj atarsa hemen cevapla. Başka bir sefer atarsa, cevaplama yada çok geç cevapla.

5 – Bağımlılık Yarat

Kadınlarda ne bağımlılık yaratır? Tabi ki karmaşık sinyaller. Kadınlar içgüdüsel olarak bunu bilir ve bu oyunu oynamakta çok ustadırlar. Buraya gel dedikten sonrsa git demeyi çok iyi bilirler.

Bunun aynısını sen yapmalısın . Bir gün çok fazla ilgi gösterirken, diğer gün tamamen ilgisiz davran.

6 – Aşırı Ulaşılabilir Olma

Biz insanlar olarak, ulaşamadığımız şeylere ilgi duyarız. Örnek olarak çocuklara kırmızı oyuncağı alamazsınız dediğimizde, önlerinde ne kadar oyuncak olursa olsun, kırmızı oyuncağa doğru yönelirler. Birden bire, ilgi noktası o olur. Çünkü sahip olduğumuz şeylere değil, sahip olamadıklarımıza odaklanırız.

Bu 6 adım bir kadını kendine aşık etmede çok işine yarayacaktır. Dikkat etmen gereken tek nokta, bunları uygularken abartı noktalara gitmemendir. Çünkü kadınlar bu tarz oyunları oynamayı çok iyi bildikleri için, bunları fark etmede de üstlerine yoktur.

[tbpspa]

Источник: https://www.seductionturk.com/hayalindeki-kadini-kendine-asik-etmenin-6-adimi/

Başarıya giden yolda adım adım ilerlemek

Kendinizi adım adım Ramazana hazırlayın

Bir yere varabilmek için önce nereye gittiğimizi ve nereye varmak istediğimizi biliyor olmamız gerekir.

Nereye gittiğini bilen insana yol vermek için dünya kenara çekilir.(David S. Jordan)

Başarının ilk adımı, kendimize bir hedef belirlemektir. Kendisine bir hedef,  bir amaç belirlemeyen insan; rüzgar nereye götürürse kendini orada bulur.

Ve bu bilinçli bir çaba, farkındalıklı bir yaşam değildir. Bizi gitmek istediğimiz hedefe taşıyacak olan, kendi öz kaynaklarımızdır.

Bunlar: Bilgimiz, kişiliğimiz, eğitiminiz, insanlarla olan iletişimlerimiz, düşüncelerimiz ve içsel disiplinimizdir.

Mutlu olmak istiyorsan bir amaca bağlan, insanlara ya da eşyalara değil.  (Einstein)

Başarı yolunda kendini bilmek ve tanımak çok önemlidir. Neyi yapabileceğimizi veya yapamayacağımızı bilmek bizi boş yere zaman ve emek harcamaktan koruyacaktır.

İnsanlar genellikle olduklarına inandıkları kişi haline gelirler. Eğer bir şeyi yapamayacağıma inanırsam, bu inanç onu yapma gücünü elimden alır. Yapabileceğimeinanırsam, başlangıçta sahip olmasam bile onu yapacak gücü kendimde bulurum. (Gandi)

***

İçimizde yatana kıyasla, önümüzde uzananlar ve geride bıraktıklarımız küçük meselelerdir. Ve içimizde olanı ortaya çıkardığımızda mucizeler meydana gelir. (Henry David Thoreau)

Başarı yolunda yeni bakış açıları geliştirmek, kendini ve bilgilerini sürekli revize etmek de önemlidir. Vizyonsuz ve misyonsuz bir insan, olduğu yerde saymaya her zaman mahkûmdur.

Varlığını sürdüren tüm başarılı şirketler gibi insanın da bir misyonu ve vizyonu olmalıdır.

Yeni bir vizyon yaratmak için gereken adımlar

İlham: Hayatınızı nasıl daha geliştirebileceğiniz ve güzelleştirebileceğiniz konusunda içsel bir anlayış geliştirmek, yeni düşünceler bulmaktır.

Heyecanlı ve İstekli olmak: Amacınız konusunda sönmeyen bir heyecan ve istek sizi sürekli motive edecektir. Böylece o işe başlamak ve devamını getirmek için gereken içsel gücü içinizde bulacaksınız. Dış faktörlerden çok etkilenmeden, içten gelen bir motivasyon her zaman için daha etkili sonuç verir.

Tutku: Tutku, isteklerin ve eylemlerin itici gücüdür.

Eylem: Hedeflenen sonuca ulaşmak için harekete geçmektir.

Başarıya ulaşmak için doğru iletişim kurmak ve insan ilişkilerini güzel bir şekilde yönetebilmek bizim için faydalı olacaktır. Bazen tek başımıza düşünemediğimiz bir fikir veya göremediğimiz bir şey, başka bir insandan bize gelebilir. Kendi başımıza tamamlayamayacağımız bir şeyi başka birinin dışsal ve içsel (maddi- manevi) kaynakları aracılığıyla tamamlayabiliriz.

Kendi inandığın bilgilerin gücüyle değil, ilişkinin gücüyle kazanırsın. (Xavier Amador)

***

Başarı yolunda ilerlerken düşünmek ve strateji oluşturmak önemli adımlardandır. Netlik, başarıdan önce gelir. Daha fazla düşünerek, öncelikleriniz ve odaklanmak istedikleriniz hakkında iyi bir fikriniz olacaktır. Böylece daha iyi kararlar alacak, daha zeki seçimler yapacaksınız.

Günlük programınız, en derin değerlerinizle uyum içinde değilse, özgün başarı ve kalıcı mutluluk elde etmeniz mümkün değildir.

Başarılı olmak için kalabalığı takip etmekten kesinlikle vazgeçin. Kalabalığı takip ederek varacağınız tek yer çıkış kapısıdır. İçinizdeki en iyiyi sergileyin. Yeniliklere açık olun ve tutkunuzu elinizden bırakmayın.

Size değişik, tuhaf hatta deli diyebilirler. Fakat unutmayın, her büyük lidere başta güldüler şimdiyse onlara saygı gösteriyorlar. Unutmayın, başarı birden bire gerçekleşmez. Başarı, her gün üzerinde çalışılan bir süreçtir.

Bu sürecin içinden geçmelisiniz.

Hedeflerini belirle, planlarını yap, eyleme geç ve hayallerini gerçekleştir. Kişisel sorumluluk dedikleri bundan ibarettir. Ancak, elinden gelenin en iyisini yaptığında bırak; izin ver geri kalanını yaşam halletsin(Robin Sharma)

Başarısızlıktan uzaklaştırıcı öneriler 

Hayat, her zaman bizi yükseğe taşıyamaz. Hayatta, çıkışlarımız kadar inişlerimiz; başarılarımız kadar başarısızlıklarımız da olacaktır, öncelikle bunu kabullenmeliyiz. Eski başarısızlıklarımızı ve hatalarımızı sürekli düşünmek ve onlara hayıflanmak yerine tüm hatalar ve eksiklikler için önce kendimizi affetmeliyiz.

Sürekli başarısızlığı düşünürsek, başarısızlığa odaklanırız ve odaklandığımız başarısızlığı yaşamamız kaçınılmazlaşır. Şu an, hatalı diye düşündüğümüz ve daha önceden verdiğimiz her bir karar, o zamanki bilinç düzeyinde verebileceğimiz en iyi karardı.

O farkındalık ve bilinç düzeyinde görebildiğimiz kadarıyla, görünenler içinde kendimizce “en iyi” olanı seçtik.

Elbette, eylemlerimizin sorumluluğunu almak ve sonuçlarını kabullenmek önemlidir. Yaptığımız şeylerde; sonuçlar istediğimiz gibi gitmediğinde hep “şansızlık”, “onun yüzünden, bunun yüzünden” demek yerine seçimlerimizi kendimizin yaptığını her zaman hatırlamalıyız.

Sıra dışı bir durum olmadığı sürece, seçimlerimizi yaparken kimse kafamıza silah dayamıyor. Şikayet ettiğiniz o insanla, siz seçtiğiniz için birliktesiniz. Ya da şu an istemediğiniz bir şeyi yapıyorsanız, siz kabul ettiğiniz için onu yapıyorsunuz.

Sevmediğiniz işinizde, siz seçtiğiniz için kalıyorsunuz… Şu anki durumunuzun; eskiden vermiş olduğunuz kararların bir sonucu olduğunu, gelecekte olacağınız yeri de, şu an verdiğiniz kararların belirleyeceğini unutmayın. Gelecekte iyi bir yerde olmak için şimdiden kendimiz için güzel şeyler düşünüp, akıllıca kararlar almalıyız.

Daha önce denediğimiz ve bizi başarısızlığa götüren o adımlardan farklı bir adım atmalıyız. Başkalarını ve kendimizi suçlamadan hayatın sorumluluğunu almayı öğrenebilmeliyiz.

Hataları, kendimiz dışında hep “dışarıda” arayarak eksiklerimizin farkına varmamız ve kendimizi geliştirebilmemiz mümkün değildir. Sorunların kaynağı olarak içimiz yerine hep dışarıya bakarak; kişisel gelişim yolunda bizi başarıya götürecek adımları atamayız ve bizi geliştirecek fırsatları göremeyiz. Bu da kendimize yapacağımız en büyük kötülüklerden biri olur.

Başarıya giden yol

Başarıyı yakalamak için aldığımız sonuçları değerlendirmek gereklidir. Başarı veya başarısızlık durumunda kendi kendimize şu soruları sormamız faydalı olacaktır.

1-Neyi doğru yaptım?

2-Neyi yanlış yaptım?

3-Neyi eksik yaptım?

4-Başka neler yapabilirdim?

5-Ne yapmam gerekirdi ve ben onu yapmadım?

Başarı yolunda kendine inanmak ve başarabileceğine güvenmek, önemli olan diğer etkenlerdir. Ayrıca kendi içsel iletişimimiz; kendimize dair inançlarımızı, kararlarımızı, olaylara bakış açımızı ve olaylar karşısında davranışlarımızı etkiler.

Kendi kendine ve çevresine: “Ne kadar uğraşırsam uğraşayım fizikte başarılı olamıyorum” diyen birisinin, şimdi ve gelecekte fizikte başarılı olması pek muhtemel değildir.

“Düşünmek, ruhun kendi kendisiyle konuşmasıdır.” Sokrates 

Yapılan araştırmalarda insanların içsel konuşmalarının % 75-80’inin negatif, karamsar ve bizi güçsüzleştirecek yönde olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda bu kadar çok insanın kolayca depresyona düşmesi şaşırtıcı değildir. Ya da insanların özgüven eksikliğinin ve başarısızlık korkusunun bu kadar yaygın olmasına şaşırmamalıyız.

Kendinize ya da hayata dair olumsuz düşündüğünüzü ve yargılayıcı ifadeler kullandığınızı fark ettiğiniz her an, içinizdeki “stop” düğmesine basın. Başarılı olamayacağınızı, yetersiz olduğunuzu söyleyen kişileri asla dinlemeyin. Evet, dışsal faktörler her zaman bizimle ilgili olmayabilir ama neye inanacağımıza kendimiz karar veririz.

Düşlerinizi küçümseyen insanlardan uzak durun, küçük insanlar bunu hep yaparlar… Oysa büyük insanlar, büyük düşlerinizi gerçekleştirebileceğinize inanmanızı sağlarlar.(Mark Twain)

Başarı da, hayat gibi günden güne daha iyi öğrenilen bir şeydir. Bilgi ve deneyim sayesinde, insan kendisini ve mevcut durumunu geliştirir. Olduğunuz yerde sayarak, bir yere varmanız mümkün değildir. Başarmak için şimdi, hemen şu anda, var olan koşullarla bir karar verip, mazeret bulmadan ve ertelemeden, kararlı bir şekilde harekete geçmek gerekir.

Kapitalizm: Özgür Kölelik

Источник: https://indigodergisi.com/2011/11/basariya-giden-yolda-adim-adim-ilerlemek/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.