KİFDER, Tanı ve Tedavi Merkezleri İçin Çağrıda Bulunuyor

içerik

Madde bağımlısı olan bir insan tedavi için nereye baş vurmalıdır?

KİFDER, Tanı ve Tedavi Merkezleri İçin Çağrıda Bulunuyor

Sizden gelen soru:

Madde kullanan bir kişi tedavi için nereye baş vurmalıdır. Düşünüldüğü zaman ilk akla gelen hastahane. Ama kuruma baş vurulduğu zaman hemen kişi hakkında ileriki yaşantısını da etkileye bilecek hukuki işlemler yapılmakta. Çoğu aile bu gibi durumlardan çekindiği için çocuğunu tedavi ettirmekten korkar hale geliyor. Bu konuda yardımcı olabilir misiniz.?

Cevap:

Yaptığımız araştırmalar neticesinde madde bağımlılığı tedavisini gizli bir şekilde yani sizin söylediğiniz gibi hukuki işlemlerin yapılmadığı bir kurum yada birime denk gelmedik. Ancak hukuki işlemler yapıldığına dair bilgi de edinemedik. Bu yüzden madde bağımlılığı tedavisi hakkında bu gibi sorularını direk bu tedaviyi yapan kurumlardan öğrenmenizi tavsiye ediyoruz.

Bilgi Alma ve Randevu

Tedavi veya danışmanlık için başvurmak istiyorsanız öncelikle randevu almanız gerekir.

Pazar günleri hariç her gün saat 09:30 ile 19:30 arasında 0 212 291 11 56 – 57 veya 0533 205 73 73 veya 0522 205 73 73 no’lu telefonları arayarak veya merkezimize gelerek randevu alabilirsiniz. Randevu alabilmek için bir bilgilendirmeden geçirileceksiniz. Bu bilgilendirme; 1.

Bağımlılık hastalığı 2.Bilimsel anlamda yapılan bir bağımlılık tedavisi süreci 3.Batem’de geçireceğiniz süreç hakkında bir bilgilendirme olacaktır. Bilgilendirme yapıldıktan sonra randevu verilecektir. Bilgilendirme sadece telefon ile yapılmaktadır.

Bilgilendirme için telefon edip, numaranızı ve adınızı bırakmanız yeterli olacaktır.Bir yetkili, gün içinde bırakacağınız telefon numarasından sizi arayıp gerekli bilgilendirmeyi yapacak ve randevunuzu verecektir…

Sağlık Bakanlığına Bağlı Tedavi Merkezleri

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi ( Amatem ) Adres: 90. Sokak Serhat Yapı Kooperatifi Karşısı Güneşevler Karşıyaka / Ankara

Tel: 0312 395 95 95

Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Adres: Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi 23000 / Elazığ

Tel: 0(424) 237 23 66 – 218 10 83 – 212 78 30

Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Adres: Hastanebaşı Mah. Leventler Sk. No: 3 /Samsun

Tel: 0(362)431 78 54

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Adres: Şehitler Mah. Şehit Zülfikar Sok. No:24 / Manisa

Tel: 0(236)2314624

Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Adres: Kurttepe Mah. Turgut ÖZAL Blv. Seyhan / Adana

Tel:

Denizli Devlet Hastanesi Adres: Murat Dede Mah. Şehit Albay Karaoğlanoğlu Cad.No:1 / Denizli

Tel: 0258 263 93 11 / 3100  veya 32 00

İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adres: 253 Sokak No: 143 Basınsitesi / İzmir

Tel: 0(232) 243 43 43

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adres: Atatürk Bulvarı Hastane Caddesi / KAYSERİ

Tel: 0(352)321 31 96

Diyarbakır Devlet Hastanesi Adres: Op. Dr. Şeref İnalöz Cd. Dağkapı / Diyarbakır

Tel: 0(412)228 54 30

Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hast. E.A.H. (ÇEMATEM) Adres: Zuhuratbaba Mh. Demirkapı Cad. 34147 Bakırköy / İstanbul

Tel: 0(212) 543 65 65

Üniversite Hastanelerine Bağlı Tedavi Merkezleri : 

Gazi Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi Adres: 06500 Beşevler / Ankara

Tel: (312) 202 44 44

Ege Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi Adres: Bornova / İzmir

Tel: 0(232) 444 1 343

Dokuz Eylül Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi Adres: 35340 İnciraltı / İZMİR

Tel: 0(232) 412 22 22

İstanbul Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi Adres: Çapa 34390 / İstanbul

Tel: (212) 414 20 00

Ankara Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi Adres: Cebeci Kampüsü Cebeci / Ankara

Tel: 0 312 595 60 00

Maltepe Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi Adres: Feyzullah Cad. No:39 Maltepe/İstanbul

Tel: 0(212) 399 97 50

Kamu ve Üniversiteye Bağlı Tedavi Merkezleri 

Egebam
Adres: 1847/15 S. No12 A Blok Örnekköy Karşıyaka / İzmir
Tel: 0(232) 363 48 99

Akdenizbam Adres: Dumlupınar Bulvarı, Kampüs / Antalya

Tel: 0(242) 249 60 00

Özel Tedavi Merkezleri

Balıklı Rum Hastanesi Adres: Lütfi Kırdar Cd.No:5 Zeytinburnu / İstanbul

Tel: 0212 547 16 00

Источник: http://www.renklinot.com/saglik/hastalik-ve-tedavi/madde-bagimlisi-olan-bir-insan-tedavi-icin-nereye-bas-vurmalidir.html

Dikkat Eksikliği | NPİSTANBUL Beyin Hastanesi

KİFDER, Tanı ve Tedavi Merkezleri İçin Çağrıda Bulunuyor

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), son derece önemli akademik, sosyal ve psikiyatrik sorunlara yol açabilen ve olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilen bir hastalıktır.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun toplumda görülme sıklığı nedir?

Toplumda görülme sıklığı %5-7 gibi çok yüksek orandadır, çocuklukta başlayıp %60-70 oranında, yetişkinlikte de devam edebilen bir rahatsızlıktır.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun nedenleri nelerdir?

DEHB, anne-babaların veya öğretmenlerin tutum hatalarından kaynaklanmaz.
DEHB genetik nedenli, nörobiyolojik bir hastalıktır.

İzlem çalışmaları ortaya koymuştur ki;

  • DEHB olanların olmayanlara göre okulu bırakma oranı (% 32-40),
  • Üniversiteyi tamamlama oranı (% 5-10),
  • Çok az ya da hiç arkadaşa sahip olmama oranı (% 50-70),
  • İş yaşamlarında düşük performans oranı (%70-80),
  • Antisosyal aktivitelerle ilgilenme oranı (%40-50),
  • Sigara ve madde kullanma oranı çok daha yüksektir,
  • Ayrıca, DEHB ile büyüyen çocukların, ergenlikte hamile kalma ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma oranı (),
  • Yetişkinlik döneminde depresyon oranı (%20-30),
  • Kişilik bozukluğu gösterme oranı (yüzde 18-25),
  • Çeşitli şekillerde hayatlarını yanlış yönlendirme ve yaşamlarını tehye atma durumları çok daha yüksek orandadır.

Tüm bu yaşanan ciddi sonuçlara rağmen, çalışmalar gösteriyor ki;  DEHB'i olan kişilerin yarısından azı, tedavi olmaktadır.
 

DSM 5’e göre Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun belirtileri nelerdir?

*DSM–5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders): Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan ve zihinsel hastalıklara tanı koymak için ölçütleri belirleyen Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı.

Dikkat eksikliği olan kişi:

  • Detaylara dikkat etmez, sürekli hata yapar,
  • Dikkatini korumada sıkıntı yaşar,
  • Dinlemez görünür,
  • Verilen komutları izlemede güçlük çeker,
  • Organizasyon sorunu yaşar,
  • Yoğun düşünme gerektiren işlerden kaçınır ya da bu işleri yapmaktan hoşlanmaz,
  • Eşyalarını kaybeder,
  • Dikkati kolayca dağılır,
  • Günlük işlerini unutur.

Hiparaktivite-dürtüsellik sorunu yaşayan kişilerin davranış biçimleri nasıldır?

  • Durduğu yerde duramaz; elleri, ayakları kıpır kıpırdır,
  • Uzun süre aynı yerde oturmada sıkıntı yaşar,
  • Çocukken koşar ya da tırmanır, yetişkinken yerinde duramaz,
  • Sessizce bir şeyle meşgul olmada sıkıntı yaşar,
  • Motor takılmış gibi veya düz duvara tırmanırcasına hareketlidir,
  • Çok konuşur,
  • Karşıdaki kişi sorusunu bitirmeden cevabı yapıştırır,
  • Bekleme gerektiren ya da sırayla yapılan işlerde sıkıntı yaşar,
  • Başkalarının sözünü keser,

DEHB teşhisi konulabilmesi için yukarıda sıralanan belirtilerin çocuklarda 6 ya da fazlası, 17 yaş sonrası için en az 5 belirti olmalıdır. Ayrıca belirtilerin arada bir ortaya çıkması tanı için yeterli değildir.  Belirtiler birçok ortamda ve çok sayıda kendini göstermiş olmalıdır.

Yaşa göre Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun belirtileri değişir mi?

Bireyin hayatının farklı dönemlerinde (çocukluk, ergenlik, yetişkinlik) DEHB’nin belirtileri değişebilir. Bu zaman zarfında yıllar içinde belirtiler birbiriyle yer değiştirebilir ve geçişler yaşanabilir.

Dolayısıyla da aynı kişinin hayatının faklı zamanlarında DEHB’nin o anda ve o kesitte kendini gösterme şekli değişkenlik gösterebilir.

Hayatının bir döneminde hiperaktivite-dürtüsellik baskınken diğer bir döneminde ise dikkat eksikliği daha ön planda olabilir. 

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) nasıl tedavi edilir?

Dünya’da ve Türkiye'deki tüm resmi çocuk psikiyatrisi klinikleri DEHB'nin genetik nedenli, nörobiyolojik bir hastalık olduğunu ve DEHB tedavisinde en önemli seçeneklerden birisinin ilaç tedavisi olduğu konusunda görüş birliği içerisindedirler. İlaç tedavisiyle eş zamanlı uygulanan bilişsel-davranışçı terapi, neurofeedback, play attention ve dikkat artırma eğitimi gibi yöntemler tedavide hızlı etki başlangıcı ve daha iyi iyileşme oranları sağlamaktadır.

  Tedavi Ekibimiz

Doç.Dr. Emel SARI GÖKTEN

Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı

Yrd.Doç.Dr. Mine ELAGÖZ YÜKSEL

Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı

Randevu Al

Источник: https://npistanbul.com/dikkat-eksikligi

Sindirim Sistemi Hastalıklarında Erken Tanı İçin..

KİFDER, Tanı ve Tedavi Merkezleri İçin Çağrıda Bulunuyor
Gastroenteroloji

Geçmeyen karın ağrıları, hazımsızlık şikayetleri ve uzun süren kabızlık gibi sorunların tanısının konmasında etkin çözüm olan endoskopi, kolonoskopi ve gastroskopi yöntemleri hastalıkların erken teşhisinde büyük önem taşıyor. Memorial Hizmet Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü Uzmanları, sindirim sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde uygulanan işlemler hakkında bilgi verdi.

Sindirim sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde etkin yöntem

Endoskopi, yemek borusu ve mide gibi içi boş vücut organların optik bir sistem aracılığı ile vücut bütünlüğü bozulmadan yapılan inceleme işlemidir.

Üst sindirim sistemi ile ilgili yemek borusu-mide ve ince bağırsakların başlangıç bölümünün ( on iki parmak bağırsağı) incelenmesine “gastroskopi”, kalın bağırsak ve ince bağırsakların son bölümünün bir kısmının incelenmesine “kolonoskopi” adı verilir.

Kalın bağırsakların makata yakın 50-60 cm`lik bölümünün incelenmesi de “sigmoidoskopi” olarak adlandırılır. Endoskopi işlemi sindirim sistemi hastalıklarının tanısında, tedavisinde ve hastalıkların izlenmesinde kullanılmaktadır.

Endoskopi işlemi öncesi yapılması gerekenler;

Sindirim sistemi endoskopisinde ( gastroskopi, kolonoskopi v.b) incelenecek alanın özelliğine göre hastanın aç bırakılması veya özel bağırsak hazırlığı şeklinde uygulamalar yapılmaktadır. Her iki işlem öncesinde hastanın konforu ve işlemin emniyeti açısından hasta özel ilaçlarla işleme hazırlanır.

Bu amaçla incelenecek bölgenin yüzeysel uyuşturulması, damar içi kişinin gerginlik ve stresini azaltan, işlem ile ilgili hafızasını etkileyen, kuvvetli ağrı kesici, spazm azaltıcı, düz kas gevşetici ilaçlar tek başına veya ilaç kombinasyonları şeklinde endoskopiyi uygulayacak hekimin kontrolünde hastaya uygulanmaktadır.

Bazı durumlarda anestezi uzmanı eşliğinde genel anestezi sağlayan ilaçlarla da endoskopi yapılmaktadır.

Mide ve üst sindirim sisteminin incelenmesi öncesi genellikle hastanın 8 saat kadar aç kalması yeterliyken; kalın bağırsak incelemeleri öncesi incelenecek bölüme göre hastanın bir veya iki günlük posa bırakmayan özel diyetler ve kuvvetli müshil uygulaması gerekmektedir.

Kimler çok dikkat etmeli?

Düzenli ilaç kullanan, kan sulandırıcı ilaç kullanım öyküsü olan, sistemik yüksek tansiyon, kalp-akciğer hastalığı, kalp kapak hastalığı ve şeker hastalığı gibi önemli hastalığı olan kişiler endoskopi işlemi öncesinde, hastalıkları ve kullanmakta olduğu ilaçlar hakkında mutlaka işlemi yapacak olan doktora bilgi vermelidirler. Endoskopi işlemi, bu gibi özel durumlarda, kişiye özel hazırlıklar yapılarak gerçekleştirilmektedir.    

Endoskopi işlemi sonrasında hasta 24 saat tek bırakılmamalı

Endoskopi işlemi bu amaç için özel hazırlanmış teknik donanımlı ( oksijen, monitör, aspiratör, kayıt sistemi, koter v.b) ünitelerde ilgili hekim ve bu konuda deneyimli hemşire ve teknik personel eşliğinde yapılır.

İşlem sonrası yapılan işlemin özelliğine göre hastanın temel yaşam belirtileri ( nabız, tansiyon, solunum ) desteksiz stabil olana kadar hasta derlenme odasında tutulur.

  Sedasyon uygulanan hastaların işlem sonrası yanlarında refakatçi birisinin olması ve en az 24 saat kadar dikkat gerektiren işlemlerden ( araba kullanmak, seyahat etmek, para alışverişi, çalışmak v.b) kaçınmaları istenir.

Endoskopi işlemi gerektiren durumlar

Endoskopi işlemi sindirim kanalı hastalıklarının tanısının konulmasının yanı sıra; darlık, kanama, safra yolları taşı, yemek borusu varisi, polip ve ağızdan beslenememe durumlarında tedavi amacı ile de yapılabilmektedir. Endoskopik tedavi girişimleri uygulamaları ve takipleri kendisine özgü tıbbi kılavuz ve yöntemler eşliğinde gerçekleştirilmektedir.

Kolonoskopi işleminde risk grupları

  • 45 yaş üzerindeki kişilerde olası bağırsak kanserinin erken teşhisi için 5 yılda bir tarama amacıyla kolonoskopi yapılması önerilir. Bu işlem esnasında saptanan polip denilen ve zamanla kansere dönüşebilen lezyonların çıkarılması ile kanser gelişiminin önüne geçilebilmektedir.
  • Makattan taze kırmızı kanaması olanlar veya dışkısında gizli kan saptananlar,
  • Birinci derece akrabasında kalın bağırsak kanseri veya polip öyküsü olanlar,
  • Kontrol amacıyla bağırsak kanseri veya polipi öyküsü olanlar,
  • Çekilen diğer filmlerde kalın bağırsakta şüpheli görünüm saptanan kişiler,
  • Geçmeyen ishali olanlarda ishal sebebinin araştırılması amacıyla,
  • Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi bağırsak hastalıkları olanlar,
  • Nedeni açıklanmayan kilo kayıplarında,
  • Uzun süren kabızlık durumlarında,
  • Dışkılama alışkanlığında değişiklik olması durumunda,
  • Tedavi ile geçmeyen ve nedeni açıklanmayan karın ağrılarında kolonoskopi yapılmalıdır.

Geçmeyen karın ağrısı için gastroskopi yaptırabilirsiniz

Ani ve uzun süreli üst karın ağrısı varlığında, hastanın mide ile ilgili süreğen veya ani ortaya çıkan kusma, ekşime, yanma, erken doygunluk, hazımsızlık, kanlı kusma, dışkı renginin siyahlaşması, yutma güçlüğü gibi her türlü olumsuz yakınma veya bulgularının varlığında, izah edilemeyen karın ağrıları, kilo kaybı, kansızlık gibi durumlarda gastroskopi yapılmaktadır. 

Источник: https://www.hizmethastanesi.com/saglik-rehberi/sindirim-sistemi-hastaliklarinda-erken-tani-icin/

Baş dönmesi tedavisi

KİFDER, Tanı ve Tedavi Merkezleri İçin Çağrıda Bulunuyor

Bir hareket yanılsamasıdır. Hasta, olmayan bir hareketi varmış gibi algılamakta ve kendisinin yahut çevresinin hareket ettiğini zannetmektedir. Dengesizlik hissi, bireyin çevresine göre dengesini sağlayamama durumudur.

Baş dönmesi ve denge bozukluğu, epey bir sık rastlanan yakınmalardandır ve acile başvuruların yaklaşık % 25 ini oluşturur. Bu yakınmalar, bilhassa orta ve ileri yaş grubunda daha sıktır.

Çocukluk çağında yoğun şekilde seyrek görülmektedir.

Devinim ederken dengemizi sağlayabilmek için epey birçok aşırı sayıda vücut sisteminin birlikte uyum arasında çalışması gerekmektedir.

Bu da göstermektedir ki, çok aşırı sayıda sistemi etkileyebilen çeşitli problemlerin sonucunda baş dönmesi ve dengesizlik yakınması ortaya çıkabilir.

Doğru şekilde alınan yakınma ve hastanın öyküsü, baş dönmesi olan hastalarda daha kısa sürede tanı ve tedaviye imkân tanıyacaktır.

Çok sayıda etkenin rol oynadığı denge sistemimizde, sorunların, hangi organa ait olduğunu nasıl anlarız?

Kafa dönmesi ve dengesizlik yakınması olan hastanın daima sistemik muayeneye tabi tutulması gerekir. Bu da ekip çalışması (kulak burun boğaz, nöroloji, kardiyoloji) gerektiren bir olaydır.

Çoğu süre hastalığın birçok organı tutan bir boyutu olduğunu düşünerek, bu konu ile ilgilenen merkezlerde çok sayıda teknolojik aletten yaralanarak (odyometrik testler, elektronistagmografi, elektrokokleografi, rutin biyokimya, elektrokardiyografi, MRı, boyun doppler, ultrasonografi vb.

) tanı kolayca konacaktır. Hastalığın yeri ve ismi konusu için net yanıtlar almamız olası. Muayene ve hastanın hikâyesi kulak hakkında bir hastalığı düşündürüyorsa odiometrik tespit ile hastanın işitmesi kontrol edilmelidir. VENG iç kulak fonksiyonlarını belli eden bir öteki testtir.

Elektronistagmografi, görsel veya kalorik uyaranla oluşturulan göz hareketlerinin kaydedilmesi esasına dayanır. Kafa dönmesine sebep olan lezyon yerinin ve tarafının saptanmasına dair bilgi verebilmesi ve bilhassa bilgisayarlı sistemde dokümantasyon sağlaması önemli bir özelliğidir.

ENG'den elde edilen sonuçlar, nörootolojik(nöroloji, kulak burun boğaz) muayene bulguları ve gerektiğinde yapılacak başka tetkikler ile birlikte değerlendirilmelidir.

Kafa dönmesi, kendisi bir hastalık olmayıp başka hastalıkların belirtisi bulunduğu için nedeni belirledikten sonra etkene yönelik tedavi sağlanır.

Baş dönmesi nedenleri:

Kulağa bağlı nedenler: Gerçek kafa dönmelerinin aşırı büyük bir kısmından sorumlu olan organdır. Pozisyona bağlı baş dönmesi, baş dönmesi ile ilgilenen kliniklerde en çok rastlanan nedendir. Neredeyse bütün hastalarda, başın hareketleri ile artan kafa dönmesi yakınması mevcuttur.

Tanısı, iç kulaktaki yarım daire kanallarının, bazı manevralara verdiği yanıtlara bakılarak konulur. Tedavisi, yarım daire kanallarının içinde yer değiştirmiş olan kristallerin yine yerine oturtulmasına dayalı hususi manevralardır. Meniere hastalığı; işitme kaybı, kulakta çınlama, dolgunluk hissi ve kafa dönmesi atakları ile karakterizedir.

İç kulaktaki sıvıların dengesizliğinden kaynaklanır.

Kulağın akıntılı kronik hastalıkları, işitme kaybı ile giden kulak hastalıkları, viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine bağlı kulak hastalıkları, ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanda oluşan iç kulağa daha az kan gitme durumu, kimi hiçbir nedene bağlı olmaksızın iç kulakta ki zarların yırtılmasına bağlı kafa dönmesi atakları oluşabilir.

Travmalar: sık şekilde başa alınan katı darbelerle, kafatasında meydana gelen, iç kulağı da zedeleyen bir kırık sonrasında baş dönmesi ile birlikte bulantı ve kusma oluşabilir.

Bazen baş travması sonrası, herhangi bir kafatası kırığı olmadan iç kulak yapılarında sarsıntı yahut iç kulak kristallerinde yer değiştirmeye bağlı şekilde baş dönmesi oluşabilir. Bu durumun düzelmesi haftalar ve aylar sürebilir.

Böyle bir halde, yıllar sonra dahi özellikle pozisyon değişikliklerinde oluşan birkaç saatlik baş dönmeleri kalabilir.

Nörolojik hastalıklar: Beyin, beyincik benzeri organlardan oluşan merkezi sinir sistemindeki kanama yahut kan damarlarındaki tıkanıklıklara bağlı beslenme bozuklukları, multipl skleroz (mt.), sifiliz, çeşitli beyin tümörleri, parkinson hastalığı, migren vb.

hastalıklar dengenin bozulmasına sebep olabilirler. Hastanın öyküsünü alırken denge bozukluğuna dâhil olan kol ve bacaklarda güçsüzlük, vücudun herhangi bir sahasında his kaybı, çift görme, kafa ağrısı, bilinç kaybı, ağız çevresinde karıncalanma hissi, konuşma bozukluğu vb.

yakınmalar sorgulanmalıdır.

Dâhili hastalıklar: yürek yetmezliği, yürek kapakçığı hastalığı, kalp krizi, diyabet, tiroid bezi hastalıkları, kansızlık, kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, posture bağlı düşük tansiyon, ileri kalp ritim bozuklukları, birden ve şiddetli su kaybı(ishal, kusma)

Psikolojik denge bozuklukları: Panik girişken, anksiyete(huzursuzluk), stres, depresyon.

Baş dönmesi tedavisi nasıl yapılmaktadır?

Tedavi, nedene yöneliktir. Kafa dönmesini yaratan sebep ortadan kaldırıldığında hastanın yakınmaları düzelecektir.

Meniere hastalığı, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı ile bazı değişiklikler ile denetim altında tutulur. Fiziksel yâda ruhsal stresi az bir yaşam tarzının beraberinde düşük tuz diyeti (gündelik 1,5 gr altında) ile beslenmelidirler.

Hayvansal yağ içeriği az olan besinleri tüketmek, kafein, alkol ve sigara türü iç kulakta sıvı basıncını arttırdığı düşünülen içeceklerden uzak durmak gerekir. Doktorunuz, baş dönmesini azaltacak ve kulaktaki dolgunluğu giderecek ilaç tedavisi başlayacaktır. Bulantı ve kusma olduğunda, bu şikâyetleri azaltacak ilaçların alınması yeterli olabilmekte.

Hastalığın cerrahi tedaviye gereksinim gösteren kısmı, yalnızca %5? lik hasta grubu için, çeşitli cerrahi tedavi alternatifleri mevcuttur.

Meniere hastası olan şahısların bir bölümü, girişken gelmeden krizin geleceğini hissedebilir. Kriz öncesi alacağı bazı ilaçlarla nispeten kontrollü bir girişken geçirir. Fakat arka kalan hasta grubunda baş dönmesi atağı ani geldiğinden, bu tür hastaların özellikle taşıt kullanmaları sakıncalıdır. Aksi takdirde kişi hem kendi, hem de diğerleri için tehli ve hasar verici olabilmektedir.

Pozisyonel kafa dönmesi olan hastalarda, partiküllerin iç kulakta şikâyet oluşturmayacakları bölgeye yönlendirilmelerini amaçlayan repozisyon yani yerine oturtma manevraları ile yaklaşık şekilde oranından başarı sağlanmaktadır. Tıpkı kulakta sürekli olan yahut çok yineleyen, tekrarlayan repozisyon manevralarına karşın iyileşme sağlanamayan ve semptomların şiddetli olduğu olgularda cerrahi müdahaleler gerekebilir.

Denge bozukluğu ya da kafa dönmesi olan her hastanın daima sistematik bir muayeneye (bilhassa kardiyovasküler, kulak burun boğaz ve nörolojik muayeneye) tabi tutulması gerekir. Öteki kafa dönmesi nedenleri, ilgili branş hekimlerince doğru teşhis konulduktan sonra çeşitli yöntemlerle tedavi edilecektir.

Özel Meltem Hastanesi İstanbulda nöroloji bölümü olan hastanelerden biri olarak sizlere hizmet vermektedir. Baş dönmesi tedavisi ve fiyatları ile ilgili Nöroloji ekibimizden detaylı bilgi almak için 0212 644 22 00 numaralı telefondan veya sol taraftan hemen sorun kısmından bize ulaşabilirsiniz.

Konu ile ilgili arama cümleleri: İstanbulda nöroloji bölümü olan hastaneler istanbul, Baş dönmesi tedavisi, baş dönmesi tedavisi fiyatları

Источник: https://www.meltemhastanesi.com/makale/bas-donmesi-tedavisi_255.html

Bel Fıtığı Belirtileri, Tanı ve Tedavisi

KİFDER, Tanı ve Tedavi Merkezleri İçin Çağrıda Bulunuyor

Omurganın bel kısmı beş adet omur ve diskten oluşur. Burası vücut ağırlığını en fazla taşıyan yerdir. Herhangi bir zorlanmayla ortasında çekirdek ve bunu koruyan kapsülden oluşan disk yırtılır. Çekirdek doku arkaya, kanala doğru fıtıklaşırsa sinirlere baskı yapar ve bel fıtığı oluşur.

Bel ağrıları son derece yaygın sağlık sorunlarından biridir. Baş ağrılarından sonra en fazla görülen ağrılar arasında yer alan bel ağrıları insanların yüzde 85’inde yaşamlarının bir döneminde ortaya çıkar.

Bel ağrıları bel fıtığının yanısıra, karın iç organlarındaki rahatsızlıklar, jinekolojik sorunlar, bazı enfeksiyon hastalıkları, romatizmal hastalıklar gibi nedenlerin yanında omurganın bel bölgesindeki bazı sorunlardan da ortaya çıkabilir.

En önemli bel ağrısı nedeni olan bel fıtığını tanımlamak için öncelikle omurganın yapısının ve görevlerinin bilinmesi gerekmektedir. Baştan kalçaya kadar uzanan omurganın, omur denen kemikler ve bunları birbirine bağlayan disklerden oluşmaktadır.

Aşırı Kilo ve Gebelik Bel Fıtığı Nedeni

Sağlıklı yetişkinlerin yüzde 20-30’unda bel fıtığı görülebiliyor. Ancak her bel fıtığı ağrıya neden olmuyor. Bel fıtığının görülme sıklığı açısından kadın ve erkekler arasında bir farklılık gözlenmiyor.

Diskin fıtıklaşmasına neden olacak etkenlerin başında, buraya binen yükün miktarının geldiği belirtilmektedir. Aşırı kilo, gebelik gibi vücut ağırlığının arttığı durumlarda diskler dengeli bir şekilde bu ağırlığı bacaklara naklederler.

Ani bir hareketle bu dengede bozulma olursa, diskin bir kısmına yük fazla binecektir ve orada fıtıklaşma olacaktır. Yüksekten düşme, trafik kazası gibi nedenlerle de disk fıtıklaşabilir.

Ayrıca iltihap, romatizma gibi nedenler de diskin koruyucu kısmını gevşeterek fıtıklaşmaya neden olur.

Bel Fıtığının Belirtileri

Bacak ağrısı beldeki sinirin bası altında bulunduğunun ve fıtığın en sık görülen bulgusudur. Bası altındaki sinirin dağıldığı alanda uyuşukluk görülür.

Bacakta sinirin çalıştırdığı adalede kuvvetsizlik, yine aynı adalede çalışmamaya bağlı incelme görülebilir.

Bunun yanı sıra idrar ve büyük tuvaleti yapmayı sağlayan sinirler bası altında kalmışsa idrar ve büyük tuvaleti yapamama ve hissetmeme gibi ciddi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Tanı esas olarak muayene sonucu konulmaktadır. Bası altında bulunan sinire yönelik muayene yapılır. Sırt üstü yatan bir hastada bacak düz olarak yukarı kaldırıldığında bası altındaki sinir gerilmeye bağlı olarak bacaktaki ağrı şiddetlenir.

Sinirin dağıldığı alandaki duyu ve karşı taraf aynı alan duyusu karşılaştırılarak uyuşukluk olup olmadığına bakılır. Sinirin çalıştırdığı adalenin gücüne bakılır. Örneğin 5. Sinir kökü ayağın bilekten geriye doğru hareketini sağlar.

Bu sinir bası altındaysa bu harekette zayıflık olur.

Muayene sonucu sinirin bel bölgesinde bası altında kaldığı kararına varılırsa direkt grafi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, myelografi gibi görüntüleme yöntemleriyle tanı konulur.

Hastaların çoğu ameliyatsız tedavi ediliyor. Bel fıtığı tanısı konmuş hastaların yüzde 80’i ameliyat yapılmadan iyileşiyor. Tedavide ilk olarak yatak istirahati öneriliyor. Yatak istirahatında amacın, vücut ağırlığını disk üzerinden kaldırmak böylece diskin çekirdeğinin tekrar kendi yerine dönmesini sağlamaktır. İstirahat süresi 15 gündür.

Hasta rahat edeceği bir yatakta yatar. Yatma şekli ve sağa-sola dönme hareketleri önemli değildir. Ancak hasta yalnızca tuvalet ihtiyacı için ayağa kalkmalıdır. Hasta yatarken ağrı duyuyorsa, ağrı kesici ve adale gevşetici ilaçlar verilir. İstirahat bitiminden sonra hasta rahatsa, bel ve karın adalelerini güçlendirecek egzersiz programına alınır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Ne Zaman Öneriliyor?

Günümüzde gelişmiş ameliyat teknikleri ve mikroskoplar sayesinde bel fıtığı ameliyatları başarıyla yapılıyor. Bacakta kuvvet kaybı, idrar ve büyük tuvaletini yapamama ve hissetmeme gibi durumlarda istirahat denenmeden ameliyata karar verilmektedir.

Yatak istirahatından fayda görmeyen, 3 aydan daha uzun sürede ağrısı geçmeyen, yılda 4 defadan fazla şikayetleri tekrarlayan hastalarda da ameliyata karar verilir. Bel fıtığı ameliyatları ameliyathane şartlarında genel anestezi ile gerçekleştiriliyor.

Konusunda uzman bir hekim tarafından gerçekleştirildiğinde bel fıtığı ameliyatlarındaki risk son derece düşüktür. Yapılan ameliyat tekniğine göre, yüzde 1 oranında tekrarlama olasılığı vardır. Bu durumlarda tekrar ameliyat gerekebilir.

Bel Fıtığı Ameliyat Edilmezse Ne Olur?

Bel fıtığı tedavi edilmediği taktirde bası altında kalan sinirler zaman içinde görevlerini yapamaz hale gelir.

Sinir kökünün seviyesine göre bacakta hissizlik, felç, idrar ve büyük abdest yapmada sorunlar ortaya çıkar. Bunlar kalıcıdır. Ameliyat yapılsa da bir düzelme görülmez.

Bu nedenle ilerleyici his kaybı, kuvvetsizlik gibi şikayetler tespit edildiğinde hızlı bir şekilde ameliyat kararı verilmelidir.

Koruyucu Önlemler

  • Bel ve karın adalelerini güçlendirmeye yönelik egzersizler yapın. Bu en etkili koruma yöntemidir.
  • Güçlü bel ve karın adaleleri diskin üzerine binen vücut ağırlığının yüzde 30’unu azaltır.
  • Fazla kilonuz varsa verin. Bu sayede disk üzerine binecek fazla yükten kurtulabilirsiniz.
  • Eğilme hareketinde dizlerin kırılması ile bele binen yükün kalçalara dağıtılması gerekir.

Источник: http://centralhospital.com/saglikrehberi/bel-fitigi-belirtileri-tani-ve-tedavisi/

Acıbadem Sağlık Grubu | Acıbadem

KİFDER, Tanı ve Tedavi Merkezleri İçin Çağrıda Bulunuyor
Acıbadem Üniversitesi, 2007 yılında Acıbadem Sağlık ve Eğitim Vakfı tarafından kurulan sağlık alanında tematik bir üniversitedir.

Sağlık hizmetlerinde 25 yılı aşkın deneyim ve bilgi birikimiyle oluşan Acıbadem kültürünü yükseköğretime taşıyan üniversite; güçlü akademik kadrosu, gelişmiş teknolojik altyapısı ile alanında donanımlı ve sürekli gelişime açık sağlık profesyonelleri yetiştirmeyi hedefliyor.

Araştırma odaklı Acıbadem Üniversitesi’ndeki dünyadaki en kapsamlı kilinik simülasyon eğitim merkezlerinden biri olan CASE’te, öğrencilerin yanı sıra sağlık profesyonelleriyle de eğitimler gerçekleştiriyor.

Acıbadem'in Öncüsü Yenilendi

Hizmet alanını 2.5 katına çıkararak Acıbadem Sağlık Grubu'nun en büyük hastanesi olan Acıbadem Maslak 364 yatak kapasitesiyle hizmet veriyor. Tıbbın tüm alanlarında hizmet sunan Acıbadem Maslak Hastanesi’nde radyoterapi cihaz parkı ile kanser alanında da tanı ve tedavi hizmetleri yürütülüyor.

SAYILARLA ACIBADEM SAĞLIK GRUBU

  • YILLIK ORTALAMA HASTA SAYISI

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.

) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

  • Kimlik bilgileriniz: Adınız, soyadınız, T.C. Kimlik numaranız, pasaport numaranız veya geçici TC Kimlik numaranız, doğum yeri ve tarihiniz, medeni haliniz, cinsiyetiniz, sigorta veya hasta protokol numaranız ve sizi tanımlayabileceğimiz diğer kimlik verileriniz.
  • İletişim Bilgileriniz: Adresiniz, telefon numaranız, elektronik posta adresiniz ve sair iletişim verileriniz, müşteri temsilcileri ya da hasta hizmetleri tarafından çağrı merkezi standartları gereği tutulan sesli görüşme kayıtlarınız ile elektronik posta, mektup veya sair vasıtalar aracılığı ile tarafımızla iletişime geçtiğinizde elde edilen kişisel verileriniz.
  • Muhasebesel Bilgileriniz: Banka hesap numaranız, IBAN numaranız, kredi kartı bilginiz, faturalama bilgileriniz gibi finansal verileriniz.
  • Sağlık hizmetlerinin finansmanı ve planlaması amacıyla özel sağlık sigortasına ilişkin verileriniz ve Sosyal Güvenlik Kurumu verileriniz.
  • Hastane veya tıp merkezlerimizi ziyaret etmeniz halinde güvenlik ve denetim amaçlı tutulmakta olan kamera kayıtları görüntüleriniz.
  • Otoparkı kullanmanız halinde araç plaka veriniz.
  • Sağlık Bilgileriniz: Laboratuvar sonuçlarınız, test sonuçlarınız, muayene verileriniz, randevu bilgileriniz, check-up bilgileriniz, reçete bilgileriniz dahil ancak bunlarla sınırlı olmaksızın tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi sırasında veya bunların bir sonucu olarak elde edilen her türlü sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel verileriniz.
  • www.acibadem.com.tr sitesine veya www.acibadem.com.tr/AcibademOnline/TR/MainPage adresine gönderdiğiniz veya girdiğiniz sağlık verileriniz ve sair kişisel verileriniz.
  • Acıbadem’e veya Acıbadem Grup şirketlerinden herhangi birine iş başvurusunda bulunmanız halinde bu hususta temin edilen özgeçmiş dâhil sair kişisel verileriniz ile Acıbadem Grubu çalışanı ya da ilişkili çalışan olmanız halinde hizmet akdiniz ve işe yatkınlığınız ile ilgili her türlü kişisel verileriniz.

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

  • Kimliğinizi teyit etme,
  • Kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi.
  • İlgili mevzuat uyarınca Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile talep edilen bilgilerin paylaşılması.
  • Hastane ve Tıp Merkezlerimizin iç işleyişi ile günlük operasyonların planlanması ve yönetilmesi.
  • Hastane Yönetimi, Hasta Hakları, Hasta Deneyimi bölümleri tarafından hasta memnuniyetinin ölçülmesi, arttırılması ve araştırılması.
  • İlaç temini.
  • Randevu almanız halinde randevu hakkında sizi haberdar edebilme.
  • Risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi.
  • Sağlık hizmetlerini geliştirme amacıyla analiz yapma.
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından sağlık hizmetlerinizin finansmanı, tetkik, teşhis ve tedavi giderlerinizin karşılanması, müstehaklık sorgusu kapsamında özel sigorta şirketler ile talep edilen bilgilerin paylaşılması.
  • Araştırma yapılması.
  • Yasal ve düzenleyici gereksinimlerin yerine getirilmesi.
  • Sağlık hizmetlerinin finansmanı kapsamında özel sigorta şirketler ile talep edilen bilgileri paylaşma.
  • Kalite, Hasta Deneyimi, Bilgi Sistemleri bölümleri tarafından risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi.
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından hizmetlerimiz karşılığında faturalandırma yapılması ve anlaşmalı olan kurumlarla ilişkinizin teyit edilmesi.
  • Pazarlama, Medya ve İletişim, Çağrı Merkezi bölümleri tarafından kampanyalara katılım ve kampanya bilgisi verilmesi, Web ve mobil kanallarda özel içeriklerin, somut ve soyut faydaların tasarlanması ve iletilebilmesi.

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
  • 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu,
  • 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
  • Özel Hastaneler Yönetmeliği,
  • Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği,
  • Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleridir.

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3.

fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

  • Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
  • Kişisel veriler işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  • Kişisel sağlık verilerine erişim ve bu verileri isteme,
  • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesine ve/veya kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesine ilişkin işlemlerin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme hakkını haizsiniz.

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

  • (i) Fahrettin Kerim Gökay Cad. No: 49 Altunizade, Istanbul, Türkiye adresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazılarak gönderebilirsiniz,
  • (ii) Noter kanalıyla gönderebilir,
  • (iii) acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla ve/veya
  • (iv) Acıbadem’e hitaben yazdığınız “word veya pdf.” formatındaki bir dosyayı güvenli eimza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com ‘a e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak iletebilirsiniz.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.

Источник: https://www.acibadem.com.tr/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.