Kıl Dönmesi Nedir?

Kıl Dönmesi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Kıl Dönmesi Nedir?

Halk arasında sıklıkla yaşanılan ve genellikle kıl batması ile karıştırılan kıl dönmesi durumuna, pilonidal sinüs adı verilmektedir.

Kıl dönmesi şikayetleri ile başvuranların büyük çoğunluğu rahatsızlığın son döneminde farkına varmaktadır.

Belirtilerin rahatsızlığın ilk dönemlerinde yok denecek kadar az olması ne yazık ki kıl dönmesinin ilerlemeden fark edilmesine engel olmaktadır.

Cilt altında biriken kılların sayıca artması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan akıntı, çamaşırlarda ıslaklık, hoş olmayan koku, iltihap, makat bölgesinde şişlik gibi şikayetler genellikle kıl dönmesine işaret etmektedir. Ancak tüm bu şikayetler aslında hastalığın çoktan başladığını ve ilerlediğini göstermektedir. Çoğu hasta da belirtileri hissetmesine karşın çekingenlik hissi ile doktora gitmeyi geciktirmekte ve kendileri çözüm aramaktadır.

Kuyruk Sokumu Ağrısı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Ancak gecikilen her gün rahatsızlığın hızla ilerlemesine ve tedavi işlemlerinin daha zor hale gelmesine neden olmaktadır. Bu noktaya gelmemek adına kuyruk sokumunda kaşıntı, ağrı ve şişlik gibi şikayetler hissettiğinizde genel cerrahi uzmanına görünmelisiniz.

Kıl Dönmesi Nedir?

Halk arasında kıl dönmesi olarak bilinen rahatsızlığın tıbbi ismi pilonidal sinüstür. Derinin iç kısmında kalın bir kist haline gelmiş baloncuğun görülmesi halinde kıl dönmesinden söz edilir. Kıl derinin içine doğru büyümeye ve gelişmeye devam etmektedir.

Veya dökülen saç ve vücut kılları, kuyruk sokumunda yani kalçanın biraz üst kısmında cildin altına girer. Burada toplanan kıl yumağı beraberinde yabancı cisimlerin ve iltihabın oluşmasına da neden olur. Kıl dönmesi ergenlik döneminden başlayarak 40'lı yaşlara kadar görülebilmektedir.

Nadir olarak diğer yaş gruplarında da rastlanabilir. Ergenlik dönemi hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın.

Kıl dönmesi rahatsızlığı vücudun tüm bölgesinde görülebilmekle beraber çoğunlukla anüs ve kuyruk sokumu bölgesinde yoğunlaşmıştır.

Kıl dönmesinden şüphelenen kişilerin mutlaka işinde uzman, başarılı bir genel cerraha görünmesi gerekir.

Genel cerrahinin alanı son derece geniştir ama makat hastalıklarının teşhis edilmesinde ve tedavisinde çoğunlukla proktoloji uzmanları ön plandadır.

Kıl Dönmesi Nerelerde Görülür?

Kıl dönmesi olarak bilinen kist yapısı genellikle kuyruk sokumu kemiğinin üst kısmında ortaya çıkmaktadır. Ciltte tüy temizleme işlemi yapılabilen her alanda kıl dönmesi görülebilir.

Özellikle jilet ve benzeri ürünlerle yapılan kıl temizliğinde kıl dönmesi riski artmaktadır. Kuyruk sokumu dışında sıklıkla sakal bölgesinde, makatta ve kasıklarda kıl dönmesine rastlanır. Oturarak çalışan kişilerde bu bölgelerde görülme olasılığı daha fazladır.

Kıl dönmesi erkeklerde, kıl yapısının daha sert olmasından dolayı daha sık görülmektedir.

Kıl Dönmesinin Nedenleri Nelerdir?

Günlük bakım için yapılan her türlü tıraş, aşırı dar giyinmek, kilonun fazla olması, günün büyük çoğunluğunu oturarak geçirmek, normalden fazla kıllı olmak kıl dönmesinin en önemli nedenlerindendir. Gün içinde çok sık ve yoğun bir şekilde terlemek de kıl dönmesine neden olabilmektedir.

Kıl Dönmesinin Belirtileri Nelerdir?

Kıl dönmesinin nerede göründüğüne bakılmaksızın belirtiler hemen hemen aynıdır. Deride kızarıklık oluşması ve tahriş hissi en sık görülen belirtidir. Buna kıl dönmesinin oluştuğu bölgede kaşıntı ve ağrı eşlik edebilir.

Sırttan ve enseden dökülen kıllar, terlemiş olan ve yumuşayan derinin içinden geçerek kist oluşumuna yol açar. Zaman geçtikçe delik gözle görülür hale gelmektedir. İlerleyen dönemde bu delikten sıvı, iltihap şeklinde kokulu akıntılar gelmeye başlar. Hastalık tedavi edilmezse kist yapısı kansere dönüşebilmektedir.

Kıl dönmesinin en net belirtisi ise kuyruk sokumunda meydana gelen ağrıdır.

Kıl Dönmesinden Korunma Yolları Nelerdir?

Kıl dönmesini önlemenin yollarını öğrenmek için risk altında olan insanlardan yola çıkabiliriz. Kıl dönmesi daha çok erkekler arasında, 15 ila 40 yaşları arasında görülmektedir.

Kilolu kişiler hem erkeklerde hem kadınlarda daha çok risk altındadır.

Genetik yapıdan dolayı vücudu daha kıllı olanlarda görülme oranı yüksektir ama özellikle sırt ve kalça bölümünde yoğun kıllanma sorunu olanlar daha dikkatli olmalıdır.

Lazer Epilasyon Nedir? Nasıl Yapılır? Hangi Bölgelere Uygulanır? Zararları Nelerdir?

Kişisel hijyenine dikkat etmeyenler, düzenli olarak banyo yapmayanlar da risk altındadır. Bu nedenle risk altında olan insanların kişisel bakımına ve kilo almamaya dikkat etmeleri, duş esnasında kese yapmaları, yoğun kılları lazer epilasyon yöntemi ile yok etmeleri önerilmektedir.

Kıl Dönmesinin Tedavisi Nedir?

İleri seviyeye ulaşmamış kıl dönmeleri için çok basit birkaç teknik mevcuttur. Ancak ilerlemiş vakalarda mutlaka doktor müdahalesi gerekir. Minik bir kıl dönmesi gözünüze çarpmışsa öncelikle kılı cımbız yardımıyla çıkarmayı deneyebilirsiniz.

Bölgenin ve cımbızın temiz olmasına özen göstermelisiniz. Tam tersi yöne tıraş da hafif kıl dönmelerinde çözüm olabilir. Böyle vakalarda bazı kremler de etkili olmaktadır. Tüm bu yöntemler kıl dönmesinin enfeksiyon aşamasına geçmemiş döneminde uygulanabilmektedir.

İleri derece vakalarda antibiyotik tedavisi ve cerrahi gerekebilir. Cerrahi uygulamalarında belden aşağı bölgenizi ağda ile temizlemeniz istenebilir. Bu şekilde ameliyata girdikten sonra belden aşağınız uyuşturulacak ve bölgede kesi açılıp içi temizlenecektir.

Dikişle kapatılan kesi, çok ciddi rahatsızlık vermeyecektir.

Kıl Dönmesi Nasıl Teşhis Edilir?

Kıl dönmesinin teşhisi son derece kolaydır. Doktora gitmek için geç kalınsa bile yanlış teşhis gibi durumlardan söz edilemez. Doktora belirtilerden bahsettiğinizde, doktor muhtemelen kıl dönmesi olduğunu anlayacaktır.

Şikayet edilen bölgeye yapılan muayene sonrasında kıl dönmesi teşhisi kesin olarak koyulabilir. Muayenede kıl dönmesinden etkilenen bölge, kistin durumu ve iltihap varlığı rahatlıkla anlaşılabilmektedir.

Doğru tedavi planlaması ile kıl dönmesinden kolaylıkla kurtulmak mümkündür.

Kıl Dönmesi Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kıl dönmesi ameliyatından sonra ortalama iyileşme süresi 30 gündür. Bu süre bakımın özenle yapılıp yapılmamasına göre ve kişinin cilt yapısına göre uzayıp kısalabilir. Bu ilk 30 gün hasta çok dikkatli olmalıdır.

Ameliyat sonrasında hareketli olunduğunda bölgede acı duyulması son derece doğaldır hatta zaman zaman kanamalar bile görülebilir. Yaranın temiz olmasını sağlamak iyileşmeyi hızlandıracağı gibi iltihap oluşmasını da engeller.

İyileşme tam anlamıyla gerçekleşene kadar yatar pozisyonda oturmaktan uzak durulmalıdır.

Источник: https://bilgihanem.com/kil-donmesi-nedir/

Kıl Dönmesi Nedir?

Kıl Dönmesi Nedir?

Birçok sağlık sorunu insanların hata ve ihmalleri sonucunda ortaya çıktığını sürekli belirtiyoruz. İşte onlardan biri de Pilonidal Sinüs ya da Türkçe karşılığı ile kıl dönmesi problemi diyebiliriz.

Hastalık mı değil mi? Tanımlamakta zorlandığım bu sorun maalesef ülkemizde oldukça yaygındır. Özellikle gençler ve genç yetişkin erkeklerde sıkça görülmektedir. Tabii ki bu kadınlarda olmadığı anlamına gelmez. İnsanlar utanma problemi nedeniyle tedavisi hep ertelenir.

Bu durum sorunun daha da ilerlemesine ve sıkıntının artmasına neden olur.

En Sık Kuyruk Sokumu Bölgesinde Görülür

Kıl dönmesi vücudun neresinde olur? Sorusuna cevap vererek yazımıza devam edelim. Başlıkta da belirtildiği gibi sorun en sık hatta oran vermek gerekirse %95 düzeyinde kuyruk sokumu bölgesinde görülmektedir.

%5’lik kısım ise göbek deliği ve berberlik mesleğini icra eden insanların parmaklarında rastlanmaktadır. İnsanlar kuyruk sokumunun vücudun neresinde olduğunu merak edebiliyor. Anüsün birkaç cm yukarı şeklinde tarif edebiliriz.

Aşağıda yer alan resimde daha net anlayacaksınız.

Görselde yer alan Pilonidal Cyst Türkçe karşılığı kıl dönmesi anlamına gelmektedir. Hemen altında yer alan Pilonidal Dimple ise hatalı bir kelimedir. Kullandığımız resim yabancı kaynaklar tarafından hazırlandığı için düzeltme yapmak istiyorum. Dimple çukurluk anlamına gelir. Pilonidal Dimple değil de Koksigeal Dimple olması gerekir. 

İnsanlar Pilonidal Sinüsü Kıl Batması İle Karıştırıyor! İnsanların büyük bir bölümü pilonidal sinüsü kıl batması ile karıştırmaktadır. Bacaklar, koltuk altı ve yüz bölgesinde sıkça karşılaşılan bu sorun pilonidal sinüs ile pekte alakası yoktur. Kıl batması kadınlarda daha sık görülmektedir.

Bunun nedeni istenmeyen tüyleri ağda ile almalarından kaynaklanır. Kökünden sökülen kıllar yeniden çıkarken zorlanabilir. Deri altında uzamaya devam edebilir. Bu durum sivilce gibi görünüme neden olur. Patlattığınızda zaten altında uzamış kıl olduğunu görürsünüz. Bu kesinlikle pilonidal sinüs değildir.

Kıl dönmesinin oluşumu çok farklı diyebilirim.

Kıl Dönmesi Nasıl Oluşur

Evet, arkadaşlar hatalı bir bilgiyi düzelttikten sonra, şimdide de sorunun nasıl ortaya çıktığına bakalım. Birçoğunuzun çok şaşıracağına eminim.

Saç Ve Vücut Kılları Kuyruk Sokumundan Cilt Altına Giriyor
Evet, arkadaşlar başlıkta da belirtildiği gibi sorunun kaynağında saç ve vücudumuzdaki kıllar bulunmaktadır. İnsan vücudunda bulunan kıllar ömür boyunca sürekli yenilenmektedir.

Yaşam sürecini tamamlayan kıl dökülerek yenisi çıkmaktadır. Bu durum saçlarda da geçerlidir. Örnek vermek gerekirse saçımızın %10’luk kısmı sürekli dökülerek yenilenme halindedir. Rakamlarla örnek vermek gerekirse her gün 100 kıl köküne kadar saçlarımız dökülebilir.

Bu saç dökülmesi değil, yenilenme amaçlıdır. Tabii ki bu durum kişide belirgin seyreklik ya da kellik yapmaz. Alın kısmı ve tepe kısmında seyreklik oluşuyorsa sizinki saç dökülmesi problemidir.

Bu konu hayli uzun olup, saç dökülmesi sorunları ve çözümü için aşağıda yer alan bağlantıyı tıklayabilirsiniz. https://www.sachastaliklari.com/dokulen-saclar-cikar-mi/

Oturma Pozisyonu Kıl Dönmesine Davetiye Çıkarıyor
Saçınızdan dökülen kılların büyük bir bölümü enseye, oradan sırtımıza ve hatta kuyruk sokumu bölgesine kadar kayarak gelmektedir. Yayılarak oturan biriyseniz kıl dönmesi için oldukça riskli olduğunuz söylenebilir.

Özellikle uzun süre araç kullanan insanlar belli bir zamandan sonra dik değilde yayılarak oturmaktadır. Birazda kilolu biriyseniz hepten sıkıntı demektir. Kuyruk sokumu bölgesinde bekleyen kıl ya da kıllar kalçanın sürtünmesi esnasında cildi delerek deri altına girmektedir. Bu durum diğer kıllar içinde yol anlamına gelmektedir.

Açılan bu delikten onlarca kıl girebilir.

İlk Zamanlar Herhangi Belirti Yada Şikayeti Yoktur
Muayene için gelen hastaların büyük bir bölümü ileri derece kıl dönmesi vakıası ile gelmektedir. Çünkü ilk zamanlar sorunun herhangi bir belirti ya da şikayeti yoktur.

Anlayabilmek için dikkat edilmesi gereken tek şey kılların giriş deliği olacaktır. Çok büyük olmasa bile dikkat edildiğinde fark edilecek düzeyse bir delik görülür. Aşağıda yer alan görselde ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız.

İlerleyen Süreçte Ağrı, Akıntı, Kötü Koku ve Çıkış Deliği Oluşur

Yukarıda da belirtildiği gibi ilk başlarda ciddi belirti ve şikayeti olmayan kıl dönmesi ilerleyen süreçte daha belirgin hale gelmektedir. İlerlemesi ile birlikte ağrı, şişlik, akıntı, kötü koku ve başlıkta da belirtildiği gibi kuyruk sokumunda giriş deliklerine ek olarak bir de çıkış delikleri ortaya çıkmaktadır.

Cilt altında biriken kıllar arttıkça vücut savunma mekanizması geliştirerek cilt altına giren kılları zar ile kaplayarak onları ciltten uzak tutmaktadır. Buna ek olarak belirli zamanlarda sıvı salgılamaktadır.

Cilt altında biriken kılları yok etmek için salgılanan bu sıvı cilt dışına çıkması gerekmektedir. Kıl giriş deliklerini kullanarak çıkan bu sıvı kişide akıntı ve kötü kokuya neden olmaktadır.

Akıntı derken günlük bir ya da bir kaç damla şeklinde iç çamaşırı nemli hale getirecek bir akıntıdır.

Akıntı durumun normal olduğunu gösterir. Asıl sorun akıntının olmaması ya da durması ile ortaya çıkar. Akıntının kullandığı yıl tıkanması halinde cilt altında birikir ve mikropların bulaşması ile iyice sıkıntı haline gelir. Normalde ağrısız bir hastalık olan kıl dönmesi apse olması ile birlikte her geçen an artan ağrıya neden olur. O bölgede şişlik ve kızarıklık oluşur.

Kıl Dönmesi Apsesi Acil Olarak Boşaltılması Gerekir Böylesi bir durumla karşı karşıya kalırsanız mutlaka bir genel cerrah ya gece ise hastanelerin acil bölümüne giderek apseyi boşalttırmak gerekir. Çünkü beklediğiniz her dakika ağrınız artarak devam edecektir.

Apse boşaltıldığı anda inanılmaz bir rahatlama hisseder ağrıdan büyük ölçüde kurtulursunuz. Boşaltılmaması halinde bir süre sonra kendisi boşalacaktır. Tabii ki bu istenen bir durum değildir. Çünkü sinüse uzak bir noktadan çıkış deliği oluşturarak boşalır. Bu durum tedavinin daha da zorlaşmasına neden olur.

Apsenin ne olduğu ve nasıl boşaltıldığını görmek ister misiniz? Aşağıda yer alan video’dan izleyebilirsiniz.

Videoda yer alan görüntüler biraz mide bulandırıcı olabilir. İzlemeden önce bu hususa dikkat ediniz.

Kıl Dönmesi Tedavi Edilmesi Gerekir

Evet, arkadaşlar apse kısmını da geçtik, videoda da belirtildiği gibi apsenin boşaltılması sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Cilt altında biriken kıllar var olduğu sürece yeniden apseleşme olabilir. Bu nedenle sorunun kaynağını ortadan kaldırmalı ve tedavi olmalısınız.

Pilonidal Sinüs Tedavilerinde Bilim Seçenek Ameliyat Olmaktadır

Günümüzde en çok aranan kelimelerden biri ameliyatsız tedavi yöntemleri olmaktadır. Maalesef kıl dönmesi probleminde şuan için bu seçeneği sunamıyoruz. Yaptığını belirten doktorlar olsa da bu bilimsel ve kalıcı çözüm değildir. Çünkü ameliyat ile hem kılların giriş deliği hem de varsa apse sonucu ortaya çıkan çıkış deliği yok edilmektedir.

Aynı şekilde cilt altında biriken kıllar onları saran zar ile birlikte çıkarılmaktadır. Bunu yapabilmek için tek seçenek maalesef ameliyat olmaktadır. Bugüne kadar onlarca ameliyat yöntemi geliştirildiği için yöntemler klasik ve çağdaş olmak üzere ikiye ayrılır.

Çağdaş yöntemlere örnek vermek gerekirse Mikro Sinüsektomi, Bascom ve Sinüsotomi ön plana çıkmaktadır.

Mikro Sinüsektomi Yöntemini Öneriyoruz

Cilt altında biriken kılların en küçük kesi ile çıkarılabilmesi için önerdiğimiz ve uyguladığımız yöntem Mikro Sinüsektomi olmaktadır. Genel cerrahi uzmanı Op. Dr. Atilla Kaya tarafından geliştirilen bu yöntemin son hali tüm vakıalara uygulanmaktadır. Sadece 1-2 cm alanda yapılan kesi ile işlem yapılabilmektedir.

Ücretsiz Muayene Fırsatından Yararlanın

Mikro Sinüsektomi uygulayan hastane ve kliniklerden biri de IDEA olup, Türkiye’nin 4 farklı ilinde alanında deneyimli genel cerrahlarla çalışmaktadır. Ücretsiz muayene imkanı da bulacağınız bu merkezlere dilediğiniz zaman randevu alarak gelebilirsiniz. Daha fazla bilgi ve randevu almak için aşağıda yer alan bağlantıya tıklayınız. https://www.ideaklinik.com/kil-donmesi-pilonidal-sinus.html

Источник: https://www.kildonmesiklinigi.com/kil-donmesi-nedir.asp

Kıl Dönmesi : Neden Olur, Nasıl Geçer?

Kıl Dönmesi Nedir?

Deri, vücudumuzu saran ve bizi darbelerden koruyan bir tür kılıftır. Aynı zamanda vücuda nüfuz etmeye çalışan her türlü mikroorganizmaya da engel olur. Ancak derimiz vücudumuzun her bölgesinde farklı bir kalınlığa sahiptir. İnce olduğu alanlar daha hassastır.

Bu nedenle dışarıdan gelecek etkilere karşı daha savunmasızdır.  Cilt yüzeyinde bulunan tüyler, özellikle kuyruk sokumundakiler, buradaki derinin ince olması nedeniyle alt tabakaya ulaşabilir. Alt tabakada biriken kıllar bir süre sonra bazı sağlık sorunlarına yol açar.

Kuyruk sokumu bölgesinde en çok görülen sorunlardan birisi kıl dönmesidir.

Tıp alanındaki ismi pilonidal kistidir. İnsan vücudunun hemen her bölgesinde bulunan kılların deriye batması ve vücuda girmesi sonucunda meydana gelir. Her yaş ve cinsiyette görülebilmekle beraber genç erkeklerde daha çok rastlanır.

Çoğunlukla kuyruk sokumunda görülür. Nadir olarak koltuk altı, göbek deliği ya da vücudun herhangi bir yerinde de meydana gelebilir.

İlerleyen zamanlarda, kuyruk sokumunda sivilce gibi küçük bir delik ortaya çıkar ve bu bölge şişip apselenebilir.

Kıl Dönmesi Neden Olur?

Kıl dönmesi daha çok erkeklerde görülse de, 15 ve 30 yaş aralığındaki herkes risk grubundadır.

40 yaşından sonra bazı yapısal faktörlere bağlı olarak deri, özellikle kuyruk sokumu bölgesinde bir miktar kalınlaşır. Bu nedenle 40 yaşından sonra nadiren ortaya çıkar.

Bu sorun, vücudunda kıllanma ve tüylenmenin fazla olduğu, kilolu kişilerde daha sık görülür. Giyim tarzı ve hijyen de kıl dönmesinde önemli bir etkendir.

1. Uzun süre oturma

Her insan oturma pozisyonunda hem dinlenir hem de kendini daha rahat hisseder. Ancak oturma süresi, uzmanlar tarafından belirlenen süreden daha fazla olduğu zaman birçok sağlık sorunu da beraberinde getirir.

Vücudun uzun süre hareketsiz olarak aynı pozisyonda kalması, bir süre sonra duruş bozukluğuna ve vücudun işlevini tam olarak yerine getirememesine neden olur.

Özellikle bilgisayar başında ve masa başı bir işte çalışanlar daha çok risk altındadır.

2. Fazla kilolu olmak

Fazla kilolar, insan sağlığını büyük oranda tehdit ettiği gibi aynı zamanda kıl dönmesine de neden olabilir. Derinin birbirine sürtünmesinden dolayı kilolu insanlarda daha sık görülür. Kilonuzu normal değerler arasında sabitlediğinizde bu riski azaltmış olursunuz.

3. Dar kıyafetler tercih etmek

Özellikle gençler vücudunu daha çok ön plana çıkarmak amacıyla ya da estetik kaygılardan ötürü dar kıyafetleri tercih ederler. Ancak özellikle dar pantolonlar kan akışına belirli bir oranda engel olur.

Bu durumda kan akışının azaldığı bölgelerde ciddi sorunlara yol açar. Vücut dar kıyafetlerin verdiği baskıyla terlemeye daha yatkındır. Daha fazla terlemek de kıl dönmesi probleminin ortaya çıkmasını kolaylaştırır.

Çünkü terleyen deri yumuşar ve geçirgenliği artar.

Kıl Dönmesi Belirtileri Nelerdir?

Yavaş yavaş oluşum gösterdiği için belirli bir seviyeye kadar kendini belli etmez. Ancak ilerleyen zamanlarda enfeksiyon ve apse oluşumuyla birlikte önlem almaya fırsat tanımadan, bir anda belirgin bir hale gelebilir. Bu arada kendini belli eden bazı belirtileri de beraberinde getirir. Hastalığın hangi aşamasında olduğu baz alınarak, belirtilerde farklılıklar görülebilir.

  • Enfeksiyon ve apse oluşumu: Belirli bir aşamadan sonra enfeksiyon ve daha sonrasında apse gibi belirtiler gösterir. Özellikle kuyruk sokumu kıl dönmesi enfeksiyona daha yatkındır.
  • Otururken kuyruk sokumunda batma hissi: Özellikle oturma pozisyonundayken, kuyruk sokumunda batma ve acı hissi meydana gelir. Kalçanızın üzerine oturmada zorluk yaşayabilirsiniz. Bu nedenle yan oturmak ya da uzanma pozisyonunda durmak acıyı hafifletir. Aynı zamanda kuyruk sokumu üzerindeki baskıyı tamamen azaltır. Bu alana baskı yapılmadığı sürece herhangi bir ağrı ya da acı hissedilmez.
  • Ateş: Apsenin erken zamanda fark edilmeyerek daha fazla büyümesi, belirtilerin daha güçlü olarak kendini göstermesine neden olabilir. Belirli bir seviyeye gelen kılın dönmesi, vücutta rahatsızlık hissinin oluşmasına ve belirli bir oranda vücudu etkilemeye başlar. Bununla beraber vücutta ateş, titreme gibi belirtiler meydana gelebilir.
  • Kaşıntı: Belirgin bir hale geldikten sonra kıl dönmesinin ortaya çıktığı deri çok fazla kaşınmaya başlar. Çok fazla kaşındığı için kanamaya neden olabilir ve başlangıç aşamasından itibaren her aşamada görülür.

Kıl Dönmesi Nasıl Geçer?

Hastalığın kendini göstermesi ve ter bezleri deliğinden derinin alt tabakasına giren kılların büyük bir yumak oluşturması için aylar, bazen de yıllar gerekebilir. Rahatsızlık teşhis edildikten sonra, belirtileri hafifletmek için doktorunuz ilaç ve krem tavsiye edebilir. Ancak kullanmanız gereken ilaç ya da krem hastalığı iyileştirmez.

Kıl dönmesine hangi bölüm bakar merak ediyorsanız: Hastalar, bu sağlık sorununu sivilce olarak nitelendirdiği için ilk olarak dermatoloji doktoruna başvurur. Dermatoloji alanındaki doktor sivilce olmadığını fark ederek, genel cerrahi bölümüne yönlendirir. Aslında kıl dönmesi direkt olarak genel cerrahi alanının rahatsızlığıdır.

 Bunun için Proktoloji uzmanlarının tercih edilmesi gerekir.

1. Cerrahi operasyon

Hastalığın 1 ve 2. evresinde uygulanan tedavi yöntemiyle cerrahi bir operasyona gerek duyulmayabilir. Mikrosinusektomi adı verilen bu yöntemde kuyruk sokumu bölgesi kıllardan tamamen arındırılır ve temizlenir.

Sadece sorunlu olan bölgeye anestezi uygulanır. Bu operasyon ameliyata göre daha kısa sürer ve kesi daha küçük boyutlarda olur. Yaklaşık 10 dakikada operasyon tamamlanabilir. Küçük ebatlarda bir kesi ile kıl yumağı alınır.

Hasta aynı gün içerisinde taburcu olabilir.

Hastalığın 3 ve 4. evresinde deri altında biriken kıl yumağının cerrahi bir operasyonla alınması gerekir. Cerrahi operasyonda hastaya genel anestezi uygulanır ve belirli bir oranda kesi yapılır. İlerleyen aşamalar için tek tedavi yöntemi budur.

Ancak ameliyattan sonra dikkat edilmediği sürece tekrar edebilir. Bu nedenle özellikle kuyruk sokumunda bulunan kılların lazer yöntemiyle tamamen kıldan arındırılması problemin yeniden ortaya çıkmasını engeller.

Bu alanın temizliğine çok dikkat edilmeli ve sık sık kontrol edilmesi gerekir.

2. Bitkisel tedavi

Kıl dönmesinde ağrıyı azaltmak için bazı bitkisel yöntemler uygulayabilirsiniz.

  • Karbonat: Birçok sağlık sorununda kullanılır. Özellikle kıl dönmesi probleminde sık kullanılan yöntemlerden biridir. Bunun için bir miktar karbonatı suyun içerisinde karıştırın ve sorunlu bölgeye masaj yaparak uygulayın, günde birkaç kere bu işlemi tekrarlayabilirsiniz.
  • Çay ağacı yağı: Bitkisel yağ kullanımı kıl dönmesinde olumlu sonuçlar elde etmenizi sağlayabilir. Bir miktar suyun içerisine çay ağacı yağı ilave edin. Sorunlu olan bölgeyi temizledikten sonra, soğuk suyla durulayın. Gün içerisinde birkaç kere uygulayabilirsiniz.
  • Aspirin: İltihaplanma ve kızarıklığı yok etmede başarılı olabilir. 2 adet aspirini suda erittikten sonra, bal ilave edin ve kuyruk sokumu kısmına uygulayın. Yaklaşık 10 dakika bekledikten sonra, bölgeyi suyla temizleyebilirsiniz.

Источник: https://sebboy.com/kil-donmesi-neden-olur/

Kıl Dönmesi Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?

Kıl Dönmesi Nedir?

Kıl dönmesi oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Özellikle bireylerin kilo artışı ve oturarak çalışılan işlerin giderek yaygınlaşması, kıl dönmesi görülme oranını artırmaktadır.

Kıl dönmesi olduğundan şüphelenen kişilerin, hastalığın mahrem bir bölgede meydana gelmesi sebebiyle doktora gitmekten çekinmeleri, geniş spektrumlu antibiyotiklerle tedavi edilebilecek bir evredeyken, hastalığı tek çözümün cerrahi müdahale olduğu bir hale getirebiliyor.

Bu yüzden kıl dönmesine belirtilerine dikkat edilmeli ve tedavi için çekinilmeden gerekli adımları atılması

Kıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir?

Kıl dönmesinin tedavisinde öncelikle bölgenin durumuna bakılır. Dokorunuz kıl dönmesi olan bölgedeki duruma göre sizi uygun gördüğü tedaviyi uygulayacaktır.

1. Koruyucu/önleyici yaklaşım
Eğer durum erken seviyede tespit edilebilmiş ve kuyruk sokumunda kızarıklık, şişkinlik ya da ağrı yoksa doktorunuz geniş spektrumlu antibiyotiklerle bağışıklık sistemini kontrol altına alarak kist ve apse oluşumunu engeller.

2. Cerrahi müdahale
Eğer hastalık ileri safhalara geldiyse, kıl dönmesine hangi bölüm bakar sorusunun yanıtı genel cerrahidir. Ayrıca hastalıkların çeşitlenmesiyle birlikte bu hastalıklarla ilgilenen branşlar da uzmanlık dallarına ayrılmaya başladığından bir proktoloji uzmanına da gidilebilir.

Proktoloji, genel cerrahinin bir alt branşıdır ve uzmanlık olarak makat hastalıkları tanı ve tedavisiyle ilgilenirler. Kıl dönmesinde oluşan kisti ya da apseyi kendi kendinize kesin sıkmaya kalkmayın.

Bu, size fazlasıyla acı vereceği gibi doktor kontrolü olmadan gerçekleştirilen bu eylem hassaslaşmış dokuyu diğer dış hastalıklara karşı savunmasız hale getirir.

Kıl dönmesi tedavisi için yıllar içerisinde elliden fazla cerrahi müdahale geliştirilse de bunlardan yalnızca on tanesi günümüzde sürdürülmektedir. Bunların içerisinde, kuyruk sokumunda oluşan kıl dönmesi tedavisinde kullanılan en yaygın ameliyat çeşidi Bascom’dur.

Bu yöntemin en büyük avantajı, hastayı yatmak zorunda bırakmadan günlük yaşantısına devam etmesini sağlamasıdır. Bascom’un modifiye edilerek kullanıldığı bir yöntem de mikro sinüsektomidir.

Ameliyathane gerektirmeyen, muayenehanede dahi yapılabilecek kadar basit bir operasyon olan mikro sinüsektomi, basit ve tehsizdir. Kıl dönmesinin oluştuğu yer belirlenerek açılan yaklaşık 2 santim uzunluğunda açılan kesiden kistin ya da apsenin içi boşaltılır.

Doktor kistin durumuna göre kesiği kapatmayı ya da kapatmamayı tercih edebilir.

Açık yara: Bu tercihte doktor yarayı kapatmamayı tercih eder ve içi boşaltılan bölgenin içeriden dışarıya doğru iyileşerek tamamen kapanması sağlanır. Yarayı kapatmama tercihinde iyileşme süresi daha uzun olsa da çöküntünün tamamen kapanması sağlanarak, kuyruk sokumunda yeniden kıl dönmesi oluşumu riskini minimuma indirir.

Dikişli yara: Kesinin dikişle kapatılması tercihinde iyileşme süresi çok daha kısa olsa da rahatsızlığın nüksetme ihtimali çok yüksetir. Bazı cerrahlar, iyileşmenin daha zor olduğu kenar bölgelerini yarmayı tercih ederek iyileşme sürecini hızlandırmayı tercih edebilirler.

3. Fenol enjeksiyonu
Bu tedavi yönteminde doktor öncelikle bölgeye lokal anestezi uygular. Ardından kistin içerisine antiseptik olarak kullanılan ve kimyasal bir bileşen olan fenol enjekte eder.

Bu yöntem, tekrar tekrar uygulanması gerektiğinden ve hastalığın nüksetme ihtimalinin çok yüksek olması nedeniyle genelde tercih edilmez.

Bunun yerine cerrahi müdahalede bulunarak kistten tamamen kurtulmayı tercih ederler.

Cerrahi müdahalenin ardından kist oluşan bölge tamamen temizlense bile bazı komplikasyonlar meydana gelebilir. Özellikle anüse yakın bir bölge olması nedeniyle dikkat edilmezse kolaylıkla enfeksiyon kapabilir. Enfeksiyonun yanı sıra:

  • Yoğun ağrı ve acı,
  • Deride kızarıklık ve şişlik,
  • 38 derece civarında vücut sıcaklığı,
  • Yaradan kan ve irin akışı,
  • Yaradan kötü kokulargibi komplikasyonların ameliyat sonrasında da görülmesi normal olarak kabul edilir. Ancak bu belirtiler birkaç haftalık süre içerisinde ortadan kalkmazsa yeniden doktora gidilmesi gerekir.

PARTNERBMW X7 pickup tasarımı ortaya çıktıKansızlık Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?Kabızlık Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?

Источник: https://www.mynet.com/kil-donmesi-neden-olur-nasil-tedavi-edilir-1221773-mykadin

Kıl Dönmesi Nedir, Nasıl Oluşur ? Belirtileri Nelerdir ?

Kıl Dönmesi Nedir?

Tıp dilindeki adıyla pilonidal sinüs, deride kıl ve deri artığı ile dolan anormal gözeneklere denmektedir. Pilonidal sinüs genellikle kuyruk sokumu bölgesinde bulunur.

Kıl dönmesi genellikle kılın deriden dışarıya çıkamayıp derinin içinde sıkışması sonucu oluşur. Eğer pilonidal sinüs iltihaplanırsa sonucunda ağrılı ve acılı bir apse oluşur. Bu apse drenaj işlemi ile ya da cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir.

Kıl dönmesi çoğunlukla genç erkeklerde görülür ve tekrarlayabilen bir durumdur. Uzun yol şoförleri gibi uzun süre boyunca aynı yerde oturan insanlarda bu durumun görülme riski çok daha yüksektir.

Kıl dönmesi nasıl oluşur? Kıl dönmesi neden olur?

Bu duruma tam olarak neyin yol açtığı net bir şekilde bilinmemektedir, ancak sebebinin hormonlarda yaşanan bir değişir, tüylenme, sıkı kıyafetler ya da çok uzun süre oturmak olduğu düşünülmektedir.

Uzun süre oturmak gibi eylemler kuyruk sokumu bölgesindeki kılların deriden dışarı çıkamayarak deri altında gelişmesine yol açabilir.

Vücudumuz bu kılı yabancı bir madde olarak görür ve buna karşı bir bağışıklık sistemi tepkisi gösterir. Bu bağışıklık sistemi tepkisinin bir sonucu olarak kılın etrafında bir kist oluşur.

Bazı vakalardan birden fazla, birbirine bağlı halde gelişen pilonidal sinüs görülebilir.

Kıl dönmesine yol açabilecek sebeplerden bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Çok uzun süre oturmak
  • Sıkı kıyafetler giymek
  • Sürtünme
  • Kişisel hijyene önem göstermeme
  • Obezlik
  • Normalde çok kıllı bir yapıya sahip olmak
  • Kıvrımlı vücut yapısına sahip olmak
  • Yaralanmalar

Kıl dönmesi belirtileri nelerdir?

Kıl dönmesi gelişmeye başladığında eğer iltihap oluşmamışsa, ciltte hafif bir kabarıklık dışında pek bir belirti görülmeyebilir. Ancak eğer iltihap oluşursa kıl dönmesi kısa sürede kiste ya da apseye dönüşebilir.

Kıl dönmesinin iltihaba dönüşmesinin belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Otururken ya da ayakta dururken acı hissi
  • Kistte büyüme
  • Etkilenen bölgede kızarma ve acı
  • Etkilenen bölgede irinli ya da kanlı apse, apseden gelen sızıntı ve kötü koku
  • Deride pilonidal kist ya da delikler oluşması
  • Ateş (nadiren görülür)

Bu belirtiler genellikle aniden, birkaç gün içerisinde kendilerini gösterir.

Pilonidal sinüsün yol açtığı ağrı çok şiddetli olabilir ve tedavi edilmediği sürece giderek ağırlaşabilir. Bu durum oturmakta ya da yatmakta zorlanmanıza yol açabilir ve uyku düzeninizi etkileyebilir. Ağrı aynı zamanda günlük işlerinizin aksamasına sebebiyet verebilir.

Eğer yukarıdaki belirtileri gösteriyorsanız mutlaka bir sağlık uzmanına görünün, sağlık uzmanınız gerekli teşhisi koyup gereken tedaviye başlayacaktır.

Kıl dönmesi nasıl geçer? Kıl dönmesi tedavisi

Eğer pilonidal sinüs iltihaplanmadıysa tedaviye gerek olmayabilir. Bu durumda etkilenen bölgeyi yeterince temiz ve kuru tutmakta fayda vardır.

Bölgedeki kılları temizlemek de ayrıca tavsiye edilir, bunun için tıraş etmek ya da tüy dökücü kremler kullanmak etkili olacaktır. Böylelikle enfeksiyon riski azaltılmış olur.

Eğer pilonidal sinüs iltihaplanmışsa ameliyat bir tedavi yöntemi olarak görülebilir.

1. Kesik atma ve drenaj tedavisi

Kesik atma ve drenaj tedavisinde etkilenen sinüs kesik atılarak açılır ve içindeki irin drenaj ile dışarı çıkarılır. Bu tedavi yöntemi genellikle yerel hastanelerde genel anestezi altında uygulanır, operasyon sırasında hasta uyutulur. Bu yöntem küçük bir operasyondur ve hasta genellikle operasyonun aynı günü ya da ertesi günü taburcu edilebilir.

Operasyondan sonra yaranın iyileşebilmesi için yaraya pansuman yapılır ve yara sarılır. Pansumanların düzenli olarak günde bir kez ameliyatın yapıldığı hastanedeki hemşire tarafından yenilenmesi gereklidir. Bu tedavi yöntemi ile birçok pilonidal sinüs tedavi edilebilir.

2. Yineleyen enfeksiyonların tedavisi

Eğer kıl dönmesinin görüldüğü bölgede apse olmamasına rağmen irin akıntısı oluyorsa enfeksiyonu kontrol altında tutmak ve ameliyata kadar beklemek için bir süre antibiyotik kullanımı reçete edilebilir. Ancak antibiyotik tedavisi kıl dönmesini iyileştiremez.

Eğer pilonidal sinüs sürekli iltihaplanıyorsa sinüsün ortadan kaldırılması ve gelişebilecek olan enfeksiyonların önlenmesi için cerrahi operasyon yapılması gerekir.

Bu cerrahi müdahaleler birkaç farklı şekilde yapılabilir. Çoğu vakada geniş lokal eksizyon ya da eksizyon + primer kapatma operasyonu uygulanır.

Uygulanacak operasyona hasta ile sağlık danışmanı arasında gerçekleşen bilgi alışverişi sonrasında karar verilir.

a) Geniş lokal eksizyon yöntemi

Bu operasyonda cerrah kıl dönmesi görülen kısımdaki deri parçasını kesip alır. Yara açık bırakılır ve pansuman yapılıp sarılır. Bu yöntemin avantajı ise yeniden enfeksiyon oluşma riskinin daha az olmasıdır. Ancak yaranın iyileşmesi uzun zaman sürebilir ve sargıların iki-üç ay süresince düzenli olarak her gün değişmesi gerekir.

b) Eksizyon + primer kapama yöntemi

Bu operasyonda cerrah kıl dönmesi görülen kısımdaki deri parçasını kesip alır, ardından yarayı dikişlerle kapatır. Bu yöntemin avantajı yaranın çabuk iyileşmesidir. Ancak bu yöntemin dezavantajı, geniş lokal eksizyon yöntemine göre bu yöntemden sonra enfeksiyon oluşma riskinin daha yüksek olmasıdır.

c) Fibrin yapıştırıcı yöntemi

Bazı kıl dönmesi vakaları sinüsün içinden kılın ve deri kalıntılarının çıkarılması ve ardından bölgenin deri tarafından emilebilen fibrin yapıştırıcı adındaki bir madde ile kapatılması ile tedavi edilebilir. Bu işlem lokal ya da genel anestezi altında uygulanabilir, anestezi seçimi hastanın tercihine bağlıdır.

Bu yöntemin avantajı işlemden sonra sargıya gerek olmaması ve çok az ağrılı bir işlem olmasıdır. Bir hafta içinde hasta genellikle günlük hayatına geri dönebilir. Enfeksiyon gelişme riski eksizyon + primer kapama yöntemi ile aynıdır. Ancak bu yöntem diğerlerine göre daha yeni bir yöntemdir ve bazı hastanelerde uygulanmıyor olabilir.

Kıl dönmesi ameliyatından sonraki süreç nasıldır?

Ameliyattan sonra biraz rahatsızlık ve ağrı hissedebilirsiniz. Bu durumda hastaya ağrı kesici verilebilir, hasta taburcu olduktan sonra da ağrı kesici kullanmaya devam edebilir. Genellikle ameliyatın ilk ya da ikinci günü hasta taburcu edilir.

Ameliyattan sonra bir süre işe ve günlük aktivitelere ara vermek gerekebilir, ancak bu hastanın kendini nasıl hissettiğine ve çalıştığı işin türüne göre değişiklik gösterebilir. Hasta ağır işler yapmaktan en az iki hafta kaçınmalıdır.

Eğer ameliyatınız dikişsizse kendinizi iyi hissettiğiniz zaman günlük aktivitelerinize dönebilirsiniz. Ancak eğer dikişleriniz varsa 2 ila 4 hafta kadar bir süre dikişlerinizin patlamaması için fazla hareket etmemeniz önerilir.

Kıl dönmesi ameliyatı sonrası yara bakımı nasıl olur?

Hangi yöntemle tedavi olmuş olursanız olun, kıl dönmesinden etkilenen bölgenin temiz tutulması çok önemlidir.

Sağlık danışanınız ya da cerrahınız size temizlik için hangi yöntemleri uygulayabileceğinizi söyleyecektir, bunların bazıları ise şunlardır:

  • Eğer yaranız açık bırakıldıysa ve sargılarınız varsa günde en az bir kere duş alabilirsiniz
  • Eğer yaranız dikiş atılarak kapatıldıysa duş almaktan kaçınmalısınız. İlk birkaç gün yara yerini tamamen kuru tutmanız tavsiye edilir. Bunun hakkında daha fazla bilgi almak için mutlaka cerrahınıza danışın.
  • Yarayı temizlerken mümkünse sabun kullanmayın, bu deriyi tahriş edebilir. Bunun yerine yumuşak bir havlu ve temiz su ile yara yerini silebilirsiniz.
  • Talk pudrası kullanmayın.
  • Yarayı yıkadıktan ya da temizledikten sonra yumuşak bir havluyla nazikçe kurulayın, asla ovalamayın. Bölgeyi saç kurutma makinesinin en düşük seviyesiyle kurutmak da uygun bir yöntem olabilir.
  • Bandajlarınız nemlendiğinde ya da ıslandığında hemen kuru ve temiz bir bandajla tekrar yara yerini sarın.
  • Geniş, rahat ve pamuklu iç çamaşırları giyin ve naylon gibi sentetik iç çamaşırlarından uzak durun.
  • Tuvalete rahat çıkmak ve yara yerinize baskı oluşturmamak için bağırsaklarınızı yumuşatan bol lifli gıdalar tüketin.

Ameliyattan sonra bazı komplikasyonlar oluşabilir: tekrar iltihaplanan bir pilonidal sinüs görünebilir ya da yaralı bölgede ameliyattan sonra enfeksiyon görülebilir. Bu durumlarda mutlaka bir sağlık uzmanına görünmelisiniz.

Kıl dönmesini önlemek için kişisel hijyeninize dikkat edebilir, bol kıyafetler giyebilir, çok oturmamaya dikkat edebilir, eğer normalden fazla kıla sahipseniz lazer epilasyona gidebilir ya da düzenli olarak epilasyon yapabilir, eğer olması gerekenden fazla kiloluysanız kilo verebilirsiniz.

Kaynaklar:

https://www.webmd.boots.com/skin-problems-and-treatments/guide/pilondial-sinus

https://www.healthline.com/health/pilonidal-cyst#overview1

https://www.nhs.uk/conditions/pilonidal-sinus/treatment/

https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/pilonidal-cyst/basics/definition/con-20025007

Источник: https://www.mailce.com/kil-donmesi.html

Kıl Dönmesi Nedir Ve Neden Olur?

Kıl Dönmesi Nedir?

Kıl dönmesi hastalığı cilt altında, içi kıl yumağı  ve etrafı zarla (kapsül) kaplı bir oluşumdur. Bu hastalık (KD) en sık kuyruk sokumunda görülür. Koltuk altı, kasık, göbek çevresi ve parmak aralarında da bulunabilir. Önceleri doğuştan olan bir hastalık olduğu düşünülüyordu. Şu anda sonradan oluşan bir hastalık olduğu kabul edilmektedir.

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs -PS) Neden Olur?

Kılların cilt altına girerek reaksiyon oluşturması: En önemli etken o bölgedeki kılların, saçtan ve sırttan dökülen kılların uygun ortam bularak deri altına girmesi ve orada etrafında zar oluşturarak birikmesidir.

Buraya düşen kıllar ciltteki pit denilen deliklerden bir takım sürtünme ve hareketler sonucunda girerek minik apse ve iltihaplar oluşturur.Burada biriken kıllar içeride yabancı cisim olarak algılanır. Aynı zamanda devamlı yaptığı tahriş ile sıvı salgılar ve içeriye giren kılları dışarıya atmaya çalışır.

Eğer giriş deliği tıkanırsa apse oluşur. Apse dışarıya boşalacağı bir yol bularak çıkış deliklerini oluşturur.

Yetersiz temizlik:  Önemli bir faktördür. Buraya dökülen kıllar iyi temizlenirse örneğin her gün duş alınırsa ve o bölge nemli tutulmazsa, sık sık kurulanırsa  kılların girişi azaltılabilir.

Hormonal faktörler: Genç, kıllı yapıda olan erkeklerde daha fazla olması hormonal faktörlerin rol oynadığını düşündürür. Kılsız genç kızlarda da görülebilmektedir.

Mikro travmalar: Daha çok kuyruk sokumunda olması ve diğer bulunduğu yerler dolayısıyla hastalık oluşumunda minik travmaların etkili olduğu teorisini  destekler.

Uzun süreli oturan kişilerde kuyruk sokumundaki kıvrım (intergluteal sulkus) terleyerek nemli ve havasız kalır.

Üzerine şoförlerde olduğu gibi küçük darbeler, öğrencilerde olduğu gibi oturmada ani değişiklikler (ileri geri devamlı hareket ederek oturma) kılın derinin altına girişini kolaylaştırır.

İnter gluteal sulcus derinliği: Bazı kişilerde yapısal olarak, bazılarında kiloya bağlı olarak iki kalça yanakları arasındaki çukurluk derindir. Bu durum hem oraya gelen kılların uzun kalmasına, terlemesine, iyi temizlenememesine  ve kılların girişinin daha kolay olmasına sebep olur.

Obesite: İnter gluteal sulcus kilolularda daha derindir. Yine kilolu kişilerde bu bölge çok terler ve hijyeni tam sağlayamazlar.

Genetik faktörlerin olduğu ileri sürülmüştür. Bir ailede birden fazla kişide olması ve ailede kılsız kız çocuklarında da olması bu teoriyi destekler.

Kıl Dönmesi Kimlerde Görülür?

  • Toplumda görülme sıklığı 100 000 de 26 dır.
  • 40 yaş altında sıktır.
  • Çoğunlukla erkeklerde görülür, kadınlarda daha nadirdir. Her iki erkeğe karşılık bir kadında görülür.
  • Şoför, asker, öğrenci gibi daha çok oturan meslek guruplarında görülür.

    Uzun süre masa başında oturulan mesleklerde yanlış oturma, adeta kuyruk sokumunun üzerine doğru oturma kılların girişini kolaylaştırır.

  • Zayıf veya şişman her kiloda görülebilir. Normalin biraz üstünde kilosu olanlarda biraz daha sıktır.

  • Kıllı insanlarda daha fazla görülmekle birlikte kılsız kadınlarda da görülmesi sırttan düşen küçük tüylerin ve saçın da rolü olduğunu gösterir.
  • Aynı aileden birkaç kişide rastlanabilir.

Kıl Dönmesi Hastalığında Ne Gibi Şikayetler Olur?

  • Bazen hiç bir şikayeti yoktur, teşhis sadece giriş delikleri görülerek yapılır.
  • Ağrı, çoğunlukla müphem, otururken şiddetli olmayan ağrıdır. Zonklayan, şiddetli ağrı varsa apseleşmiş olma ihtimali yüksektir.
  • Şişlik, çoğunlukla iltihaplanmamış olanlarda hasta farketmez, doktor muayenede hisseder.

    Apse ve enfeksiyon geliştiğinde ağrılı, ciddi şişlik oluşur.

  • Akıntı, sıklıkla vardır. Bazen kanlı şekilde olabilir.
  • Kaşıntı ve deri lezyonları, akıntının yaptığı tahrişe bağlıdır.
  • Ara sıra ağrılı şişlikler, sonrasında şişliğin boşalmasıyla hasta fark edebilir. Bazen basit bir sivilce zannedilebilir.

    Fakat bu bölgede sivilce olmaz.

TEDAVİ

Bu hastalığın gerçek tek tedavisi  cerrahidir. İlaçla veya bazı yöntemlerle tedavi edildiğinde geçici bir iyileşme görülebilir. Ancak hastalık tedavi edilmemiştir. Bazen hastalar akıntı olmadığında hastalığın geçtiğini düşünerek yanılırlar. Oysa akıntının olmaması hastalığın olmadığını göstermez.

Değişik ameliyat teknikleri vardır: Sekonder iyileşme (açık bırakma), primer kapama, intrafleksiyon, limbeg veya Z plasti gibi flep yöntemleri, Bascom ameliyatı, bizim bascomdan değiştirerek uyguladığımız mikrosinüsektomi, yine bizim mikrosinüsektomi yapamadığımız ilerlemiş hastalara yapmayı tercih ettiğimiz karydakis yöntemleri sayılabilir.

Tüm bu ameliyat yöntemleri cerrahi olarak kabul edilmiş yöntemlerdir. Bazı avantaj ve dezavantajına göre doktor hastayla konuşarak uygulayacağı yöntemi belirler.

Ameliyatsız yöntemler (fenol yöntemi, gümüş nitratla  yakma yöntemi ) kesin çözüm olmaktan uzak diye düşünsem de bazı tercih eden meslektaşlarım vardır.

Apse olursa  her apse de olduğu gibi tedavisi acilen iltihabın boşaltılması yani drenajdır. Apsenin boşaltılması pilonidal sinüs hastalığının tedavisi değildir. Apse  tedavisinden 1 ay sonra hastalığın ameliyatı yapılabilir. Apseliyken, iltihaplıyken bu hastalığın ameliyatının yapılması durumu daha da kötüleştirebilir..

Kıl Dönmesi Ameliyat Edilmezse Ne olur?

Bu hastalıkta zaman geçtikçe hastalık içeride, cilt altında kısa sürede ilerleyebilir veya uzun süre aynı boyutlarda ilerlemeden kalabilir. Bu durum kişilere göre değişiklik gösterir.

Ameliyat yapılmadığı zaman ara sıra apse oluşarak ciddi ağrılar ve şişlik oluşabilir.

Bu apseler insana ciddi sıkıntılar yaratabildiği gibi her apse de hastalık biraz daha ilerler, böylece daha sonra yapılacak ameliyatın boyutları daha da büyük olur.

Ameliyat olmadığı sürece akıntı, koku, cilt tahrişi nedeniyle ciddi kaşıntılar yaparak hastayı zor durumda bırakır.

Hastalık Ameliyattan Sonra Tekrarlar mı?

Evet tekrarlar. Hangi yöntemle ameliyat yapılırsa yapılsın belli bir oranda  tekrarlama görülmektedir. Bu oran % 3-4 ile % 50 ler arasındadır. En az tekrarlama oranları açık bırakma tekniğinde, Bascom ameliyatında  ve kliniğimizde uygulanan Mikrosinüsektomidedir. Açık bırakma tekniğinde yaranın kapanması  bir kaç ayı bulabileceğinden günümüzde fazla uygulanmamaktadır.

Tekrarlamasını ve ya hastalığın oluşmasını önlemek için temizliğe ve bakıma dikkat etmek gerekir. Hasta her gün duş almalı, mutlaka o bölgeyi iyice kurulamalıdır. Ayrıca günde bir kaç kez o bölgedeki düşmüş olan kılları temiz bir kağıt havluyla uzaklaştırmalıdır.

Источник: https://www.sehersirin.com/kil-donmesi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.