Kimler Grip Aşısı Yaptırmalı?

Grip ve Grip Aşısı

Kimler Grip Aşısı Yaptırmalı?

Grip İnfluenza A ve B virüslerinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Grip aşısı inaktif; yani ölü bir aşıdır ve her yıl kış aylarında görülmesi beklenen grip virüslerine karşı yeniden hazırlanır.

Bu seneki grip aşısında Influenza A (H1N1), Influenza A (H3N2) ve İnfluenza B bulunmaktadır. Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Fazilet Karakoç grip aşıları hakkında bilgi verdi.

Grip aşısı kimlere yapılmalıdır? Herkes aşı olmalı mıdır?

Özellikle risk grubunda olanlar için aşılama önemlidir.

T.C. Sağlık Bakanlığı kimlerin grip aşısı olmasını öneriyor?

  • Astım, diyabet, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, nörolojik ya da nöromuskuler hastalıkları olan çocuklar ve bu çocuklar ile aynı evde yaşayan diğer kişiler risk grubunda olmasa bile mutlaka aşılanmalıdır. Örneğin evde astımlı bir çocuk var ise evdeki herkesin aşılanması önerilmektedir.
  • Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişiler: Kanser hastaları, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar ve bu kişiler ile aynı evde yaşayanlar
  • Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanlar (koma, karaciğer hasarı ve ölüme neden olan Reye Sendromu gelişebilme riski nedeni ile)
  • Hasta bakımı ile ilgilenen sağlık çalışanları

Amerika’da CDC (Hastalıkların Önlenmesi ve Kontrol Merkezi) ise T.C. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği risk gruplarına ek olarak;

  • 6 ay – 5 yaş arası çocuklar (Özellikle 6 ay – 2 yaş arası çocuklar)
  • Hamile kadınlar (hamileliğin ilk 3 ayından sonra grip aşısı yapılabilir)
  • Emziren anneler (bebeğini emziren bir annenin grip aşısı olmasında bir sakınca yoktur)
  • 6 aydan küçük çocukların bulunduğu evlerde yaşayanlar ve özellikle bu çocukların bakımları ile ilgilenenlerin de grip aşısı yaptırmasını öneriyor.

Çocuğunuz risk grubunda değil ise bile grip aşısının yapılması bu yıl içinde grip olması riskini azaltır!

Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır?

Grip enfeksiyonu her mevsimde ortaya çıkabilir, bununla birlikte grip enfeksiyonlarının çoğu ekim- mayıs ayları arasında oluşur. Son yıllarda grip enfeksiyonlarının önemli bir kısmı Ocak ve şubat aylarında ortaya çıkmıştır.

Aşının koruyuculu etkisi 2 -3 hafta sonra ortaya çıkar. Bu neden iletavsiye edilen yıllık grip aşısının aşı kullanıma sunulur sunulmaz grip salgını başlamadan önce eylül – ekim aylarında yapılması ve hastaların aşılanmalarının Aralık ayından önce bitirilmesidir. Ancak kişi gribe yakalanmamış ise aşılama grip sezonunun sonuna kadar uygulanabilir.

Yaş gruplarına göre aşının dozu nedir?

Daha önce AŞILANMAMIŞ;3 yaşın altındaki çocuklarda aşı yarım doz  (0.25 ml)  yapılır  ve 4 hafta sonra ikinci doz yapılır

Eğer geçen yıl aşı yapıldı ise ( tek doz bile olsa)  3 yaşın altındaki çocuklarda tek doz ve yarım doz aşı yeterlidir

Daha önce hiç grip aşısı yaptırmamış olan 3-8 yaş arası çocuklara 4 hafta  ara ile  iki  TAM DOZ  ( 0.5 ml)  yapılır

9 yaşın üzerindeki çocuklarda tek doz ve tam doz aşı yeterlidir

Kimler Grip aşısı OLMAMALIDIR?

  • 6 aydan küçük bebekler
  • Şiddetli Yumurta alerjisi olan kişiler
  • Geçmişte grip aşısı ile şiddetli allerjik reaksiyon öyküsü olan  kişiler
  • İnfluenza aşısı yapılmasını takiben 6 hafta içinde Gullian- Barre sendromu geçirme öyküsü olan kişiler
  • Ateşli orta- ağır hastalığı olan kişiler

Grip aşısının yan etkileri var mıdır?

Ülkemizde uygulanan aşılar inaktif yani canlı olmayan virüslerden oluşuyor. Bu nedenle aşının hastalık yapma riski yok. En sık görülen yan etkisi aşı yerindeki ağrı ve hassasiyet.

Aşı iyi tolere edilmektedir. Aşı sonrası nadiren hafif geçen 1-2 gün içinde kendiliğinden geçene nezle türü bir şikayetler oluşabilir

Sistemik ve lokal etkiler 24-48 saat içerisinde kaybolur.

Yumurtaya şiddetli alerjisi olan kişiler alerji uzmanına danışarak grip aşısı yaptırmalı. Hafif alerjisi olan kişiler aşıyı yaptırabilirler.

Hafif üst solunum yolu enfeksiyonunun varlığı aşı yapılmasına engel değildir!

En sık sorulan sorulardan biride  grip aşısının içindethimerosal( Civa bazlı koruyucu) olup olmadığı ve bunun olası zararlarına ilişkindir…

Civa bazlı koruyucu bir madde olan thiomersal çok dozlu aşıların içinde başka mikrorganizmaların bulaşmasını engellemek için eklenmektedir.

Tek doz aşılar koruyucu olarak CIVA (Thimerosal) İÇERMEMEKTEDİR.

Ayrıca bilimsel çalışmalar içinde bu koruyucu madde bulunan aşılar ile lokal şişlik kızarıklık dışında önemli bir zararlı etki bildirilmemiştir

Gripten korunmanın aşıdan başka yolları var mıdır?

Aşı olsanızda olmasanızda aşının koruyuculuğu  % 100 olmadığı için  çocuklarınızı ve kendinizi gripten korumak için aşağıdaki önlemlere dikkat etmeniz önerilir.

  • Ellerinizi sık sık yıkayın. Virusun en önemli bulaşma yolunun  virus bulaşmış  ellerin göz ve ağız ile teması olduğunu unutmayın!
  • Ellerinizi özellikle,

Yemekleri hazırlamadan önce ve sonra

Yemek yemeden önce

Tuvaleti kullandıktan sonra

Elleriniz kirli olduğunda

Evde birisi hasta olduğunda daha sık olmak üzere sabun ve su ile yıkayın

Küçük çocukların ağızlarına götürdüğü oyuncaklar ve objelerin  dezenfeksiyonu önemlidir. Yüzeylerinde yıkanabilen ya da kullanıldıktan sonra atılan kağıt havlular ile temizlenmesi uygun olacaktır.

Çocuğunuzun burnunu kullanıldıktan sonra atılan kağıt mendiller ile temizleyin

Grip enfeksiyonunu soğuk algınlığından (Üst solunum Yolu Enfeksiyonundan ) farkı nedir?

200 ‘den fazla virus soğuk algınlığına yol açar. Grip ise İnfluenza A ve B viruslerinin yol açtığı bir enfeksiyondur.

Soğuk algınlığının gripten ayırımı önemlidir.

Soğuk algınlığında ateş yoktur ya da hafiftir, Gripte yüksek ateş vardır

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında  başağrısı bazen vardır, gripte ise başağrısı  hemen her zaman vardır

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında hapşırık sıklıkla vardır, Griptehapşırık daha az sıklıkla rastlanır

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında hafif öksürük, gripte ise  daha şiddetli öksürük vardır

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında  hafif halsizlik vardır, çocukların enerji düzeyi çok etkilenmemiştir. Gripte ise halsizlik daha belirgindir ve haftalar sürebilir.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında  boğaz ağrısı genellikle vardır, gripte bogaz agrısı daha nadiren rastlanır.

Grip nasıl bulaşır?

Grip olan  kişiler hapşırık ve öksürük ile grip mikrobunu yayarlar. Bu kişilerin etrafında bulunduğunuzda grip mikrobu ağız ya da burun yolu ile vücudumuza girer

Grip olan bir kişinin dokunduğu kapı kolu, telefon ahizesi, musluk gibi yerlere dokunduğunuzda daha sonra ağzınıza ya da burnunuza dokunduğunuzda da virus size bulaşabilir

Hasta kişinin kapalı bir ortama girip çıkması bile o ortamda bulunan kişileri virüsün bulaşması açısından risk altına sokabilir .

Grip nasıl tedavi edilir?

Grip olan çocuklarda destekleyici tedaviler verilebilir. Çocuğun dinlemesi, bol sıvı alması,ateş, kas ağrılarını gidermek için  parasetamol – ibufen gibi ateş düşürücü ağrı kesicilerin verilmesi  önerilir

Küçük çocuklarda burunun serum fizyolojik ile temzilenmesi ve sekresyonların aspire edilmesi çocukları rahatlatır

Antibiyotikler sadece bakteriler üzerinde etkili fakat virusler üzerine etkili olmadıkları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamazlar.

Özellikle risk grubunda olan bazı hastalarda ilk şikayetlerin başlamasından sonraki 24 – 48 saat içerisinde antiviral bazı ilaçların verilmesi bulguların daha az şiddetli olması ve daha kısa sürmesini sağlar
Güncellenme Tarihi: 14 Şubat 2012Yayınlanma Tarihi: 14 Şubat 2012

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/grip-ve-grip-asisi/

Grip nasıl geçer? Grip aşısı faydalı mı? Grip aşısını kimler yaptırabilir

Kimler Grip Aşısı Yaptırmalı?

 En kolay bulaşabilen hastalıklardan olan grip bu soğuk havalarda etkisini daha da arttırdı. Peki gripten korunmak için nasıl beslenilmeli? İşte grip ile ilgili tüm detaylara haberimizden ulaşabilirsiniz…

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, üst solunum yollarının korunmasında aşılanma, kişisel hijyen kurallarına uyulmasının yanında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için uygun beslenmenin de oldukça önemli olduğunu belirterek, grip hakkında en çok merak edilenler hakkında bilgi verdi.

Gribe yol açan influenza virüsünün çok kolay ve hızlı bulaştığına dikkat çeken Doç. Dr.

Seçkin Ulusoy, bulaştığı kişilerde kısa sürede ortaya çıkan ateş, adale ve eklemlerde ağrılar, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük, bazen ishal (çocuklarda daha sıktır) gibi belirtilerle devam ettiğini belirtti.

Grip salgınının haftalarca sürebildiğini söyleyen Ulusoy, tüm dünyada 250 binle 500 bin arasında insanın gribal enfeksiyonlar sebebiyle hayatını kaybettiğini, bu hastalıktan ölümlerin 65 yaş üstü yaşlılar ve 2 yaş altındaki bebeklerde daha fazla olduğunu vurgulayarak şu bilgileri verdi:

“Başlıca bulaşma yolları, öksürük ve hapşırık ile etrafa saçılan damlacıkların hava yolu ile yayılması ile beraber hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalarla da olabiliyor.

Kapalı ve kalabalık mekanlar, toplu taşıma araçları, iyi havalandırılmayan iş yerleri, sınıflar, bakımevleri gibi ortamlar da hastalığın toplumda yayılmasını kolaylaştırıyor. Grip ilk 24-72 saat arasında bulaşıcı hale gelir ve istirahat ile 7-10 gün içinde geçiyor.

Başka bir deyişle insanlar gribe yakalandıklarını fark etmeden bile virüsü bulaştırabiliyor. Genellikle hastanın şikayetlerine ve de muayene bulgularıyla konuyor.

Fakat gerekli görüldüğü veya ayırıcı tanı için hekimin gerekli gördüğü durumlarda kan testleri ve boğaz kültürü ile tanı kesinleştirilebiliyor.”

“Grip ve nezle farklı”

“Grip ve nezle, farklı virüslerin neden olduğu solunum yolları hastalıklarıdır” diyen Ulusoy, “Grip; burun, boğaz, bronş ve muhtemelen akciğerler dahil tüm solunum yollarını etkiliyor. Soğuk algınlığı özellikle burun olmak üzere üst solunum yollarını etkiliyor.

Bu nedenle gribin ateş, vücut ağrıları, yorgunluk gibi belirtileri soğuk algınlığına göre daha şiddetli oluyor. Soğuk algınlığı yani diğer ismiyle nezlede normalde ateş olmaz veya çok hafif oluyor.

Nezle hafif kırgınlık, burundan akıntı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahati gerektirmeyen bir hastalık. Gribal enfeksiyonlar genellikle oldukça hafif atlatılıp kendiliğinden geçerler fakat aşağıdaki durumlar varsa mutlaka bir hekime muayene olmakta fayda var.

Bunlar; genel vücut bağışıklık yetmezliği, gribal şikayetlerin uzun zaman sürmesi, yetmişli yaşlara ulaşan kişiler, devam eden ya da aralıklı 39 dereceye ulaşan ateş yükselmeleri, baş ağrısı, solunum sıkıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleri.

Gribal enfeksiyonlar risk grubu olarak adlandırılan çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı, akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ciddi sonuçlara yol açıyor” dedi.

Gripten korunmak için ne yapılmalı?

Gripten korunmanın başlıca yolunun vücut direncinin düşmesini engellemekten geçtiğini ifade eden Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları kaydetti:
“Mevsim özelliklerine uygun giyilmeli, bol sıvı gıdalar, taze meyve ve sebze tüketilmeli. Kışın odaların iyi havalandırılması ve nemlendirilmesinin yanında hastalar ile yakın temastan, ortak eşya kullanımından kaçınılmalı.

Ayrıca C vitamini, ekinezya gibi doğal ürünlerin yanında magnezyum, çinko gibi minerallerin dengeli tüketilmesi de koruyucu anlamda faydalı. Hastalığa sebep olan virüsten uzak kalmak korunmanın temeli.

Öncelikle hasta olduğu bilinen kişilere 1 metreden daha fazla yaklaşılmamalı, mecburi olarak hastalar ile yakın temasta olan kişiler ve sağlık personeli için ağız ve burnu da kapatan uygun basit maskeler kullanılmalı. Hastanın çevresi ve kullandığı eşyalara temas durumlarında mutlaka ellerin sabunlu su ile yıkanması oldukça faydalı.

Ayrıca hasta odaları havalandırılmalı ve temizliği yapılmalı. Özellikle kullandığı kağıt mendil ve peçete gibi eşyalar uygun bir şekilde toplanıp çöpe atılmalı, ortalıkta bırakılmamalı. Sağlam kişilerin kendisini koruduğu kadar hastalar da hastalığı bulaştırmamak için kişisel önlemler almalı.

Aksırırken, hapşırırken mutlaka ağızlarını ve burunlarını kapatabilecek şekilde kağıt peçete, mendil kullanabilirler. Kendileri sıkça sabun veya dezenfektanlar ile el yıkayarak çevreye bulaştırmamaya çalışmaları öneriliyor. Hasta kişinin damlacıklarla kirlenen atıkları toplanarak çöpe atılmalı.”

Grip aşısı faydalı mı?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, çeşitli gruplar gribin olumsuz etkileri açısından risk grubu olarak tanımlanmakta ve aşağıdaki gruba giren kişilerin her yıl aşılanması öneriliyor. Grip aşıları her yıl bir önceki yıl salgın yapan influenza suşları dahil edilerek güncelleniyor.

Bu aşıların yapılmasının yeni direnç kazanmış bir etkene faydalı olmaması sebebiyle etkinliğinde çeşitli tartışmalar oluyor. Son yıllardaki salgınlarda sürekli kendini yenileyen farklı virüslerle olması da etkinliğini sınırlayan bir başka neden.

WHO'nun önerilerine aykırı olarak Cohrane veritabanı gibi çok saygın çalışmalarda aşıların etkin olmadıkları savunuluyor.

Aşı yan etkilerinin ve de aşılama sonrası oluşacak gribal şikayetlerin de oluşacağını hesaba kattığımızda bu konudaki otoriteler arasında aşı kullanımının etkinliği konusunda bir fikir birliği oluşmadı. Kişi, eğer aşılanacaksa bunun mutlaka grip sezonu başında yapılması gerekiyor.

Grip aşısı kimler için uygun? Grip aşısı çoçuklara yapılır mı?

65 yaşından büyük kişiler, şeker hastaları, kronik akciğer hastaları, kronik kalp ve damar sistemi hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, böbrek hastalıkları, huzurevi, bakımevi vb. ortamlarda yaşayanlar grip aşısı önerilen risk grubu hastaları arasında yer alıyor.

6 aydan küçük bebekler, yumurtaya karşı alerjisi olanlar (yumurta yediğinde alerjik şoka girenler), hamileliğin ilk 3 ayı içinde olan bayanlar grip aşısı olmaması gereken grup içinde yer alıyor.

Grip aşısı WHO'nun koordinasyonu ile bir yıl önce salgın yapan virüs tiplerinin belirlenmesi sonucu geliştirilmekte ve aşının tipi de bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişiyor. Grip aşısı, vücutta 1-2 hafta içinde koruyucu düzeye erişiyor.

Eğer aşı, içerdiği virüs tipleri, salgınlara neden olan virüs tipine benzerse, sağlıklı erişkinlerde yaklaşık \%70 oranında etkili oluyor. Yukarıda saydığımız riskli grupta ise hastalıktan korunma oranı \%50'ye düşüyor.

Ülkemizde, yukarıda bahsedilen risk grubundaki kişilere grip aşısı ücretsiz olarak yapılıyor.

Aşı olduktan iki hafta sonra aşının koruyuculuğu başlıyor. Grip için aşılanma Eylül'de başlıyor, tüm grip sezonu boyunca ve sonrasında da devam ediyor. Bu zaman aralığının sebebi, grip salgınının hep aynı zamanda görülmemesi.

Grip salgını, genelde Ocak ayında zirve yapıyor fakat bu durum Ekim'de de ortaya çıkabiliyor. Sanılanın aksine, antibiyotikler grip tedavisinde etkin değil. Gribin neden olduğu baş ve kas ağrısı gibi belirtiler ağrı kesicilerle giderilebiliyor. Aspirin gibi ağrı kesiciler, 16 yaşın altındaki çocuklara verilmemeli.

“Antibiyotik kullanımı fayda sağlamıyor”

“Gribal enfeksiyonlar özel bir tedavi olmasa bile kendiliğinden iyileşebiliyor” diyen Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, “Ancak, risk gruplarında ciddi seyredebileceğinden doktora başvurulması gereken, bazı destek ilaçlarla şikayetleri azaltmaya veya gidermeye yönelik tedavi alınması gereken bir hastalık.

Grip viral bir hastalık olduğu için antibiyotikler tedavide etkili değil. Antibiyotik kullanımı fayda sağlamayacağı gibi florayı bozarak zarar da verebiliyor. Hastalığı ağır geçirenlere ve risk grubundakilere ise oseltamivir gibi virüsle mücadele eden ilaçlar doktor önerisi ile mutlaka kullanılmalı.

Halk arasındaki virüslerin karda yayılmayacağı inancı gerçekleri yansıtmıyor. Grip etkeni olan influenza virüsü tüm hava koşullarında yaşayabiliyor.

Virüsün soğukta sadece yayılma hızı azalır, ancak vücuduna girdiğinde ise vücut ısısıyla aktive oluyor ve hızlı biçimde çoğalmaya başlıyor” ifadelerine yer verdi. 

Источник: //www.iha.com.tr/haber-grip-nasil-gecer-grip-asisi-faydali-mi-grip-asisini-kimler-yaptirabilir-698288/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.