Kimler Obezite Cerrahisine Adaydır?

içerik

Obezite ve Obezite Cerrahisi İle İlgili Merak Edilen Her şey!

Kimler Obezite Cerrahisine Adaydır?

Fazla kilo ve obezite nedeniyle insanların yaşam ömrünü de kısaldığı yapılan araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Fazla kilo sonucunda çeşitli kalıcı hastalıklar insan vücudunda ortaya çıkar.

Sağlıksız beslenme sonucunda kilo değişimleri meydana gelir. Bu değişimlerin sonucunda da hayati işlev konumunda ki vücut organları işlevini yapamaz hale gelmektedir.

Aşırı kilo yaşam standardını olumsuz etkilediği gibi ömrümüzü de çaldığını unutmamalıyız.

Obezite ile Başa Çıkmak İçin Ne Yapılabilir?

Fazla kilo ve obezite nedeniyle bazı insanlarımız hareket edemez duruma geliyor. Bu obezite ve fazla kilo alımları ise bazen insanların elinde olan bir şey olmuyor. Obezite hastası bazen öylesine kilolu oluyor ki bulunduğu yerden başka bir yere taşımak çok zor olabiliyor.

Sağlıklı beslenerek ve hareketli yaşam içinde olarak kiloları kontrol altına alabiliriz.

Eğer kendimizin uyguladığı sağlıklı beslenme programı sonucu bir şey elde edemiyorsak hekimler tarafından kontrol altına alabiliriz.

Bazı insanlarda aşırı kilolu olmak psikolojik sorunlar da ortaya çıkabilir. Kendimizi yenerek psikolojik destek almalıyız ve hayata tutunarak yenilikler kazanmalıyız.

Kendimizi hareketli düşünüyor olsak dahi günlük sporu yapmak zorundayız. Bunu sadece kilolu insanlar değil herkesin yapması gerekmektedir. Spor olarak yürüyüş yapmak temiz hava almayı sağladığı gibi beraberinde sporda yapmış olursunuz.

Obezite Çeşitleri Nelerdir?

Obezite Çeşitleri Nelerdir?

Obezite, vücudun gereğinden fazla besin alması, bu besinleri depolanması sonucunda oluşan fazla kiloların kronikleşmesi durumuna denir. Alınan kalorinin, harcanandan fazla olması durumlarında görülür ve insanın yaşam sürecini ve kalitesini düşürür. Obezite hastalığı beraberinde bir çok hastalığı getirdiği gibi, psikolojik problemleri de beraberinde getirir.

Obeziteye neden olan bir çok problem olup, kalitesiz uyku bunlardan biridir.uykuda nefes durması gibi sorunlar yüzde 80 üzerinde kilolu insanlarda yaşandığı gözlemlenmiştir. Gereğinden fazla ve düzensiz beslenme , hareket azlığı, sporsuzluk gibi etkenler obezitenin başlıca sebeplerindendir.

Önceki zamanlarda sadece gelişmiş ülkelerde ve yüksek gelirli kişilerde rastlanan bu durum günümüzde geliri düzeyi fark etmeksizin her kesimde yaşanmaya başladı. Ülkemizde de oldukça artış gösteren bu hastalık, en çok kadınlarda görülen bir durum haline geldi. Günümüzde her üç kadından biri bu hastalığa sahip olduğu görülüyor.

Obezite; kanser türleri, kardiyolojik hastalıklar, yüksek tansiyon ve kolesterol, safra kesesi hastalıkları, diyabet, kısırlık, eklem rahatsızlıkları, adet düzensizliği, iktidarsızlık, gibi pek çok ciddi hastalığa sebep olmaktadır.

Obezite Nasıl Ölçümlenir?

Obezite teşhisi  kişinin beden kitle indeksi ile ölçümlenerek konur. Beden kitle indeksi insanın kilogram olarak ağırlığının, cm cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle hesaplanır.

Sonuçlara göre; beden kitle indeksi 18.5 kg/m2 nin altında olan kişiler zayıf, 18.5 – 24.

9 kg/m2 arasında olan kişiler normal, 25 -29,9 arası fazla kilolu, 30 – 39,9 arası obez, 40 kg/m2 üzeri ise morbid obez olarak nitelendirilirler.

Beden kitle indeksinden sonra obezite teşhisinde bel çevresi ölçümü de gereklidir. bunun yanında yağ dokusu, vücudu olumsuz etkileyen hormonal ve kimyasal maddeler salgılamakta olup, bunlar obeziteyi tetiklemektedir.

Göbek ve çevresinde biriken yağ dokusunun, basen ve kalça bölgelerinde biriken yağ dokusundan daha fazla tehli olduğu tespit edilmiştir. Erkeklerde bel çevresinin 94, kadınlarda ise 102 cm’yi aşması durumunda yüksek risk bulunduğu anlaşılır.

bu gibi durumların dışında metabolizma hız ölçümü ve vücut analizleri yapılarak kişilerin obezite tehdidi altında olup olmadığı hakkında tanı konulur.

Obezite Türleri Nelerdir?

Obezite Türleri Nelerdir?

Obezitenin sebepleri farklılık içerdiği gibi, obezitenin türleri de farklılıklar gösterir.

1- Yağ Dağılımına Göre

  • Erkek tipi obezite: bu tipte görülen obezite, elma tipi, kemer üstü ve merkezi şişman olma durumu olarak tanınır ve santral obezite denir. Santral obezite de yağlar göbek bölgesinde toplanır ve metabolik hastalıklar en çok bu tip obezite de görülür. Bel çevresinde oluşan yağlar, kanser türleri, kalp rahatsızlıkları, şeker hastalıkları gibi hastalıkların oluşmasında yüksek oranda risk teşkil eder.
  • Kadın tipi obezite: kemer tipi, cilt altı, armut tipi gibi çeşitleri olan subkutanöz obezite denilen türdür. Bu tür obezite de: yağların çoğu genellikle cilt altında ve kalça bölgesinde toplanır ve erkek tipi obeziteye göre hastalık riski daha azdır. Kalp damar rahatsızlıkları, şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi hastalıklar daha az yaşanır.

2-Obezitenin Başlama Yaşına Göre

  • Hipersellüer obezite: çocukluk çağında meydana gelen obezite türü olup, vücutta yağ hücrelerini artışı ile meydana gelir. Hücrelerin hacmi artış gösterir ancak hücre sayısında artış olmaz.

3- Ortaya Çıkış Nedenine Göre

  • Genetik Obezite: çocukluk çağından itibaren çevresel ve hormonal faktörlere göre oluşan obezite türüdür. obezite hastalığının en başlıca nedenlerinden biride genetik faktörler olup, kişinin ailesinde obez kişilerin olması kilolu olma ihtimalini yüksek oranda etkiler. Tutumlu gen olarak bilinen, yağ ve kalorilerin nesilden nesile aktarılmasıdır.
  • Basit Obezite: aşırı şişmanlık durumu olup, ekzojen, idyopatik veya primer obezite olarak isimlendirilir. Bu hastalıkta obeziteye sebep olan herhangi bir sebep görülmez, beslenmede yapılan yanlışlıklar sonucu meydana gelir. Çocukluk çağında rastlanırsa bu kişilerin büyümeleri erken biter.
  • Sekonder obezite: basit obeziteye göre görülme sıklığı daha az olan obezite türüdür.  çocukluk döneminde yaşanan bazı endokrin hastalıklar, kullanılan ilaçlar veya tümörler sonucu ortaya çıkan obezite türüdür. Kilo alımıyla birlikte yüksek tansiyon, şeker hastalığı, aşırı tüylenme, yanak bölgesinde aşırı şişkinlik, adet görememe, ve ensede yağ birikimi gibi rahatsızlıkların yaşanma olasılığı vardır.

Obeziteyi Önleyecek Öneriler

Obeziteyi Önleyecek Öneriler

Günlük kalori alımı en aza indirilmeli, günlük spor ve egzersiz programlarını hayatımıza dahil edilmelidir. Fazla uzak olmayan yerlere yürüyerek gitmeyi alışkanlık haline getirmek gereklidir.

  Lif ve tahıl içerikli besinlere yönelmek, yağ ve karbonhidrat içerikli besinler tüketilmelidir. Sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır. Gece geç saatlerde yemek tüketilmemelidir. Günlük su tüketimi en az 2 litre ve üzeri olmalıdır.

her sabah sağlıklı bir kahvaltı yapılmalı, kızartma gibi yiyecekler tüketilmemelidir. Ara öğünlerin sıklığı artırılmalıdır.

Obezite Cerrahisi Tedavi Yöntemi Kimlere Uygun Değildir?

Hastanın obezite ile daha kolay bir şekilde mücadele edebilmesi amacıyla yapılan obezite cerrahisi, mide hacmini küçülterek hastanın daha kolay tokluk hissini kazanmasını amaçlar.

Bu müdahale midenin 3’de 2’sinin kesilmesi ve hastadan alınması ile sağlanır. Kalan 3’de 1’lik kısım ise 100 ml olacak şekilde yapılır. Bu tedavi yönteminde hastanın mutlaka bilmesi gereken bir şey vardır ki bu ameliyatın bir geri dönüşü yoktur.

Bu ameliyatı olan hastanın tekrar eski haline getirilmesi imkansızdır.

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanmaktadır?

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanmaktadır?

Bu hastalık genel anlamda zayıflamak için her türlü yöntemi denemiş olmasına rağmen bir türlü çözüme ulaşamamış hastalar için uygulanmaktadır. Bunun için özellikle son 1 senesinde tüm egzersizleri vs.

yapmasına rağmen zayıflama belirtisi göstermeyen ve vücut kitle indeksi 40’ın üstünde olan kişiler, bu tedavi yöntemine elverişli olarak kabul edilir.

Doktorların obezite nedeniyle başka hastalıkların da baş göstermesinden endişe etmesi de, doktorları bu tedavi yöntemini kullanmaya itebilir.

Tüp Mide Şeklinde Yapılan Tedavi Kimler İçin Uygun Değildir?

  • Bu yöntem hastalara en son ihtimal olarak uygulanan bir yöntemdir. O yüzden egzersizler yaparak zayıflamaya çalışmamış olan ve psikolojik sorunları olan hastalara uygulanan bir yöntem değildir.
  • Vücut kitle indeksinin genellikle 40 ve üstünde olması durumunda uygulanır. 35 ve 35’in altında olan hastalar için yine uygulanması gerekli bir yöntem olarak düşünülmemektedir.
  • Bu tedavi yöntemi hastanın genel anestezi alması ile yapılabildiği için genel anestezi yönteminin uygulanmasında farklı sıkıntılar olabilecek hastalar için de uygulanması doğru olmaz.

Obezite Cerrahisi Uygulamasında Kaç Kilo Verilebilmektedir?

Obezite Cerrahisi Uygulamasında Kaç Kilo Verilebilmektedir?

Obezite cerrahisinin ameliyattan daha çok hastanın beslenme alışkanlıkları, hastanın vücudundaki mineral ve vitamin değerleri ve hastanın uyguladığı egzersizlerle alakası olduğu için net olarak ameliyatın getirdiği avantaj saptanamamaktadır.

Ancak %35-%40 civarında kilo verilmesi normal karşılanan bir durumdur.

Genel bir ifade ile söylemek istersek normalde 150 kilo olan bir insanın ameliyat sonrasında düzenli egzersizler ve düzenli beslenme neticesinde 60-70 vererek 80-90 kilo civarında birine dönüşmesi mümkündür.

Obezite Cerrahisi Uygulandıktan Sonrasındaki Kilo Kaybı Ne Kadar Süre Devam Eder?

Bu durum hastanın egzersizleri ve beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak da değişebilmektedir. Bazı hastalarda ameliyattan 5-6 ay sonrasında ciddi değişimler gözlenebilmektedir. Ancak bazı hastalarda ise 2 yıl sonrasına kadar düzenli bir şekilde azalma da devam edebilmektedir. Genellikle ameliyattan 2 yıl sonrasında kilo kaybının devam etmesi gibi bir durum gözlenmemektedir.

Obezite Cerrahisinden Ne Kadar Süre Geçtikten Sonra Hasta Hamile Kalabilecek Düzeyde Olur?

Anne adayının ve bebeğin gebelik döneminde iyi beslenebilmesi çok önemlidir. Anne adayının yeterli beslenememesi bebekte farklı sorunlar olmasına neden olabilir.

Bu yüzden anne adayı eğer mide tüpü tedavi yöntemi uygulanmasını istemişse, mide tüpü ameliyatından en az 1 sene geçtikten sonra hamile olmayı planlamalıdır.

Bunun aksi olan durumlarda farklı sağlık problemleri ile karşılaşılması ihtimali oldukça yüksektir.

Obezite Cerrahisi Uygulanmadan Öncesinde Hangi Testleri Yaptırmak Faydalıdır?

● Çoğu ameliyat öncesinde yapılmakta olan biyokimya testi yapılmalıdır.

● Farklı etkilerinin olduğu son zamanlarda saptanmış olan kortizol testi mutlaka yapılmalıdır.

● PTT testi ve PTZ testi yapılmalıdır.

● EKG testi yapılmalıdır.

● Halk arasında “mideye hortumla girilmesi” olarak da bilinen endoskopi mutlaka yapılmalıdır. Bu sayede hastanın midesi hakkında detaylı bilgilerin olduğu rapor elde edilebilecektir.

● Hemogram testi yapılmalıdır.

● TSH, ST3 ve ST4 hormonlarının da testi mutlaka yapılmalıdır.

● Gerektiği durumlarda Üst Abdomen USG ve PAAL testi  de yapılmaktadır.

Türkiye’nin Obezite Gerçeği – Video

Obezite ameliyatları ve sonrası ya da  mide küçültme ameliyatları ile ilgili tüm soru ve önerilerinizi yorum olarak bırakabilirsiniz.

Источник: https://www.obezitehaber.com/obezite-ve-obezite-cerrahisi-ile-ilgili-merak-edilen-her-sey/

Prof. Dr. Koray TEKİN | Tüp Mide Ameliyatı

Kimler Obezite Cerrahisine Adaydır?

Obezite vücutta normalin üzerinde yağ dokusu birikmesidir. Normal vücüt yağ oranı erkeklerde %25 kadınlarda ise %32'yi geçmemelidir.

 Kesin yağ ölçümü için bir yöntem yok fakat yaklaşık hesaplama için 'Vücut Kitle İndeksi' kullanılıyor. Boyumuza göre kilomuzu oranlayarak hesaplanıyor (İ=Kg/m2).

İ 35 ya da üzerinde ise yaşam kalitemizi ve sağlığımızı etkileyen bir hastalık olarak kabul edilir. 

Obezite cerrahisi kimler için uygundur ?

Genel olarak fiziksel ya da ruhsal sağlığınızı tehdit eden seviyedeki kilo fazlalığıniz için cerrahi dışı zayıflama yöntemlerini (diyet egzersiz vb.) uzman yardımı ile uygulamış ve başarısız olmuşsanız, ameliyat için uygun bir aday olabilirsiniz. Obezite cerrahisi kimlere uygulanır  sorusuna teknik olarak yanıt ararsak, bunun için vücut kitle indeksi hesaplanır. 

Vücut Kitle Indeksi Hesaplama

Eğer çıkan rakam 40 ve üzerinde ise “Morbid Obezite” sorununuz var yani sağlığınız tehdit altında demektir. Kilo vermeniz keyfi bir karar olmaktan çıkmış, yaşınız ne olursa olsun bir uzmandan yardım almanız zorunlu hale gelmiş demektir. Bu düzeydeki obezite şeker, yüksek tansiyon ya da karaciğer yağlanması gibi birçok hastalıkla daha erken yaşlarda tanışmanıza yol açabilir. 

Eğer vücut kütle indeksiniz 35 ile 40 arasında ve halihazırda şeker, yüksek tansiyon, uyku apnesi, eklem problemleri gibi yandaş hastalıklarınız varsa yine sağlığınız tehdit altında demektir ve acil kilo vermeniz gerekir.

Yukarıdaki her iki durumdada eğer diyet spor gibi yöntemlerle kilo veremiyor, ya da verdiğiniz kiloyu koruyamıyorsanız obezite cerrahisi sizin için bir çözüm olabilir.

Obez olmanın getirdiği duygusal yükün, ameliyat olmanın risklerinden daha fazla olduğu kişilerde obezite cerrahisi düşünülebilir

Buraya kadar herşey açık gözüküyor, ama esas sorun İ'niz  35'in altında olduğu halde hala kilolarınızdan şikayetçi iseniz başlıyor..  Bu rakamlar aslında 1990 yılında belirlenmiş.

Günümüzde gelişen teknoloji ve artan deneyim sayesinde Amerikan Obezite ve Metabolik Cerrahi Derneği (ASMBS) 30 ile 35 arasında olanlar için de özel durumların kişi bazında değerlendirilebileceği yorumunu yapıyor. 

Tabi ki düşük kiloda (İ 30 – 35) obezite cerrahisi yapılması kararı alınıyorsa cerrahi ekibin deneyimli olması ve uygun şartların yaratıldığı bir hastanenin tercih edilmesini önemle tavsiye ederim.

Obezite cerrahisi kararı öncesinde ciddi obeziteye yol açan herhangi bir medikal ya da hormonal bozukluk olmadığı gösterilmelidir.

Morbid obezlerin çoğunluğunda uzun dönem kilo kaybı sağlayan tek kanıtlanmış tedavi yöntemi obezite cerrahisidir.

Bu kimse ameliyat olmadan zayıflamada başarılı olamaz demek değildir, bazıları kesinlikle bunu başarabilir fakat çoğunlukla kilo kaybetme yavaşlar ve bu kilolar geri alınır.

Obezite cerrahisi egzersiz ve doğru beslenmenin yerini tutmaz fakat bu hedeflerin gerçekleştirilebilir olmasını sağlar ve bu süregelen problemin çözümü için uzun sureli bir kontrol mekanizması oluşturarak yardımcı olur.

Uzmanlarımız obezite cerrahisinin kilo probleminizin tedavisinde ilk seçenek olmaması gerektiğini vurguluyorlar. Aslında tercih edilen ameliyat olmadan zayıflayabilmeniz.

bazı durumlarda cerrahi sizin için uygun olmayabilir !

  • Crohn hastalığı
  • Lösemi
  • HIV
  • Hepatit C
  • Aktif hepatit B
  • Siroz
  • Aktif alkol ya da ilaç bağımlılığı
  • Tedavi edilemeyen psikiyatrik hastalıklar

Obezite cerrahisi yöntemlerinden hangisi size uygun ?

Tıpta keskin sınırlar yoktur ve her yöntemin avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır. Size en uygun yöntemi belirlerken cerrahlarımızla yapacağınız görüşmeler oldukça faydalı olacaktır. Kliniğimizde güncel tüm obezite cerrahisi yöntemleri başarı ile uygulanmaktadır. 

Mide küçültme ameliyatı tüm dünyada olduğu gibi kliniğimizdede en çok tercih edilen yöntemdir. Mide küçultme yöntemi sonrasında kilo alımı durumunda ikinci aşamada Omega bypass güncel olarak en çok uyguladığımız yöntemdir. Aşağıda sıralanan tüm yöntemler kliniğimizde uygulanmaktadır:

Cerrahınızla ilk bilgilendirme amaçlı görüşmeyi yaptıktan ve ameliyat gününüz belirlendikten sonra, anestezi almanıza engel bir durum olmadığının belirlenmesi amacı ile bazı kan testleri ve muayeneler istenir.

Bu testleri tercihinize göre ekibimiz tarafından yaklaşık 3 saatlik sürede size eşlik edilerek tamamlayabilirsiniz ya da evinize yakın tam teşekküllü bir hastanede kendiniz yaptırabilirsiniz.

Testleriniz 1 ay süre ile geçerliliğini korur.

Obezite cerrahisi öncesi hazırlık

Test randevusu için lütfen koordinatörümüze  0532 7281484 numaralı telefondan ulaşınız. 

Obezite Cerrahisi Öncesi Tetkikler

Ameliyat Öncesinde Kullanılmaması Gereken İlaçlar

Kan sulandırıcılar

genel olarak operasyondan 1 hafta önce kesilmelidir:

Aspirin, coraspin, babypyrin

Varfarin sodyum (Coumadin®, Orfarin®) operasyondan 4-5 gün önce kesilmelidir.

Klopidogrel (Plavix®) operasyondan 6-7 gün önce kesilmelidir.

Tiklopidin HCI (Ticlid®, Agretik®, Ticlocard®) operasyondan 10 gün önce kesilmelidir.

Ameliyat Öncesi Alkol Kullanımı

Alkollü içeceklerin kullanımı ameliyattan 2 gün önce tütün içeren ürünlerin kullanımı ise ameliyattan en az bir gün önce durdurulmalıdır.

Gece 24:00 dan sonra hiçbir şey yiyip içmemeniz gerekmektedir.Hastaneye gelirken ;Kişisel bakım eşyalarınızı, (diş fırçası, diş macunu, şampuan, vb.)Rahat giyebileceğiniz pijama veya gecelik ve terlik,Kullanmakta olduğunuz ilaçlar,Ameliyat saatinizi beklerken zaman geçirebileceğiniz dergi, kitap, tablet, bilgisayar, vb.  eşyaları yanınızda getirdiğinizden emin olun.

Ameliyat Günü

Hastaneye ameliyat olacağınız gün sabah yatışınız yapılıyor. Hastaneye gelmeniz gereken saat bir gün önceden size koordinatörümüz tarafından telefon ile bildirilecektir. Aynı şekilde ameliyattan bir gece önce saat 23:00 da yaptırmanız gereken kan sulandırıcı ilaç (Clexane kullanıma hazır enjektör), hemşiremiz tarafından size telefonla hatırlatılacaktır.

 Hastaneye geldiğinizde koordinatörümüz tarafından karşılanacaksınız ve yatış işlemleriniz yapılacaktır. Odanıza çıktığınız zaman servis hemşiresi tarafından damar yolunuz açılacak ve emboli engelleyici emboli çorabı giydirilecektir. Erkek hastalarımız için gerek görülürse odanızda karın bölgesi tıraşı yapılacaktır.

 Ameliyat öncesi odanızda genel anesteziyi uygulayacak anestezi uzmanı doktor tarafından tekrar değerlendirileceksiniz.  

Ameliyathane 

Hazırlıklar tamamlandıktan sonra planlanan saatte ameliyathaneye alınacaksınız. Odadan ayrılmadan önce sakinlaştirici bir enjeksiyon yapılacaktır.

Ameliyathanede sizinle ilgilenecek anestezist, hemşireler ve ameliyathane personelinden oluşan bir ekip sizinle ilgilenecek. Ameliyat süreniz uygulanacak yönteme göre değişiklik göstermektedir. Tüp mide ameliyatı süresi yaklaşık 1 saattir.

Gastrik Bypass ameliyatı nekadar sürer sorusuna yanıt yönteme göre değişmekle birlikte 1.5 ile 2.5 saat arasındadır.

Uyanma Odası

Ameliyat sonrasında anestezi sonrası bakım odasına alınacaksınız, burada anestezi teknisyenleri ya da hemşireler durumunuzu kontrol edecekler ve yaklaşik 45 dk'lık bekleme sonrasında servisteki odanıza çıkartılacaksınız. 

RNY Gastrik bypass >

Источник: https://www.obezitecerrahimiz.com/obezite-cerrahisi

Obezite Cerrahisi Nedir? Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Kimler Obezite Cerrahisine Adaydır?

Obez hastalarının kilo vermelerine yardımcı olmak amaçlı gıda alımlarının veya besin emilimlerinin ya da her ikisinin birden azaltılması amacıyla sindirim sistemlerine cerrahi müdahalede bulunulmasına “obezite cerrahisi” ya da “bariatrik cerrahi” denilmektedir.

Obezite cerrahisinin kilo verme konusunda kesin ve kalıcı bir etki sağlaması için kişinin önemli bir operasyon geçirdiğinin bilincinde olması, ameliyat sonrasında beslenmesine ve egzersizlerine devam etmesi gerekir.

Obezite cerrahisi ile tedavi olan hastaların kilo verme hızları çok yüksektir ancak kilonun korunması için kişinin yaşam tarzını kalıcı olarak değiştirmesi ameliyatlardan sonraki dönem için de oldukça önemlidir. 

Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte obezite cerrahisi alanında önemli gelişmeler olmuştur. Kapalı yani laparoskopik yöntemle yapılan obezite ameliyatları sonrası hasta kısa zamanda iyileşir ve günlük hayatına kolaylıkla geri dönebilir.

Ameliyat sürecinin kolaylaşması ve ameliyat sonrası risklerin azalması obezite tedavisinde cerrahi yöntemlerin tercih edilme oranını arttırmıştır. Üstelik başarılı bir obezite cerrahisi sonrasında hastanın yaşadığı, obeziteden kaynaklanan sağlık problemlerinden de kurtulmak mümkündür.

Obezite; uyku apnesi, yüksek tansiyon, solunum bozuklukları, depresyon, iktidarsızlık, insülin direnci, kolesterol yüksekliği ve felç gibi hastalıkların da oluşmasına sebep olmaktadır.

Obezite Cerrahisi Çeşitleri

Obezite cerrahisinde ameliyatlar iki farklı amaçla yapılmaktadır.  

  • Kısıtlayıcı ameliyatlarda, midenin hacmi küçültülür; mideye giren gıdaların miktarı ve kişinin yediği gıda miktarı azaltılır.
  • Emilimi azaltan ameliyatlarda, besin emilimini azaltmak için bağırsakların bir kısmı alınır.  

Mide Kelepçesi Ameliyatı

Alınan gıdaları kısıtlamaya yönelik yapılan yaklaşık 1- 2 saat süren bir obezite ameliyatıdır. Mide kelepçesi ameliyatı laproskopik yöntemle yapılır; hasta genel anesteziyle uyuşturulur ve travma oluşma ihtimali oldukça azdır.

Bu ameliyatta midenin üst kısmına şişebilen bir bant takılır; mide iki bölüme ayrılır. Midenin üst kısmında küçük, alt kısmında büyük bölüm yer alır; bölümler arasında çok küçük bir kanal bırakılır.

Cerrahi işlemden sonra enfeksiyon kapma ya da her hangi bir komplikasyonun oluşma ihtimali oldukça azdır. Hastanede kalış süresi kısadır ve istenirse ileriki dönemde mideye takılan kelepçe çıkarılabilir.

Başarılı geçen bir mide kelepçesi ya da mide bandı operasyonundan sonra hasta çok çabuk doyar, ağırlığının ¼ ü ile ¾ ü oranında kilo kaybeder ve obeziteye bağlı hastalıkları iyileşir.

Tüp Mide Ameliyatı

Mide küçültme olarak da bilinen tüm mide ameliyatı; gıda alımını kısıtlayıcı ameliyatlardan biridir. Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık %75’lik bir kısmı cerrahi yolla alınır, kalan ince uzun kısım bağırsaklara bağlanır.

Mide Kelepçesi ameliyatından farklı olarak geri dönüşü olmayan bir ameliyattır. Kapalı yöntemler yapılır bu sebeple hastanın normal hayatına dönme süresi hızlanır.

Göreceli olarak yeni uygulanmaya başladığı için uzun dönem sonuçlarıyla ilgili yeterli araştırma yapılamamıştır. Tüp mide ameliyarı sonrası ciddi komplikasyonlar görülmez ancak ilk bir hafta hastanın dinlenmesi gerekir.

Başarılı bir tüp mide ameliyatı sonrasında kişinin yemek porsiyonları küçülür, midenin kesilen tarafından salgılanan açlık hormonu azalır, sindirim sisteminin anatomisi değiştirilmez.

Gastrik Bypass

Çok hacimli yiyen ve çok karbonhidrat tüketen hastalarda çoğunlukla tercih edilen, en eski obezite cerrahi yöntemlerinden biridir. Hem alınan gıdaları kısıtlar hem de alınan gıdaların emilimini azaltır. Kolay ve kısa sürede sona eren bir operasyondur.

Bu operasyon sırasında midenin büyük bölümü atlanır ve küçük hacimli bir mide oluşturulur ve oluşturulan küçük hacimli mide ince bağırsaklara bağlanır.

Midenin kullanılmayan kısmı vücutta durur, bu operasyonda hiç bir organ kesilmez; kapalı yöntemle yapıldığı için komplikasyon riski de oldukça düşüktür.

Başarılı geçen gastrik bypass ameliyatından sonra çok yemek yenemez, emilim azaldığı için kişinin aldığı kalori azalır; metabolizma hızlanır. Yapılan araştırmalara göre gastrik bypass ameliyatı olan hastaların %90 ‘ı kilolarının %50 sini vermeyi başarmışlardır.

Gastirk Bypass, Mide küçültme ve mide kelepçesi ameliyatları haricinde kullanılan başka cerrahi yöntemler de bulunmaktadır. Duodenal Switch bu yöntemlerden biridir. Ancak bu ameliyat oldukça beceri istediğinden sayılı cerrahlar tarafından gerçekleştirilebilir. Bu ameliyatın özünde mideyi küçültmek ve yağ emilimini azaltmak vardır.

Yağlı yiyecek tüketen hastalar için özel olarak geliştirilmiş bir metot olma özelliğini taşır. Cerrahi müdahaleler içerisinde en kapsamlı kilo verdirme yöntemi olarak dikkat çeker ve aşırı kilolu kişilerde diğer cerrahi yöntemlere göre daha etkilidir.

Duodenal Switch yöntemi ile hastanın kilo kaybı %90’ı bulabilir, şeker hastalıkları ve nefes tıkanıklığına %99 oranında çözüm sunar. Ameliyat sonrasında hastalarda kronik ishal vakaları görülebilmektedir. 

Obezite Cerrahisi Kimler İçin Uygundur? 

Obezite cerrahisi hormonal rahatsızlığı olmadığı halde kilo veremeyen, diğer tedavi yöntemlerinde başarı sağlayamamış ya da tekrar kilo almış kişilerin, sağlık durumları bozulmaya başladığında obezite cerrahisi devreye girer. Ancak her obezite hastası olan kişi cerrahi yöntemlerin uygulanması için uygun değildir.

Cerrahi yöntemlerin uygulanabilmesi için aranan bazı kriterler mevcuttur. Hastaların ameliyata uygun olup olmadıkları obezite cerrahisi doktorları tarafından detaylı bir şekilde incelenir ve sağlıkları için herhangi bir tehdit oluşturmayacağı kanısına varılırsa hasta ameliyata alınır. 

  • Kişi 18- 56 yaşları arasındaysa,
  • Kişinin vücut kitle endeksi 40 veya yukarısındaysa,
  • Kişinin obeziteden kaynaklanan kalp hastalıkları, diyabet hastalığı, uyku apnesi veya yüksek kolesterolü varsa,
  • Kişinin hormonlarıyla ilgili bir sorunu yoksa,
  • Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı yoksa,
  • Hasta 5 yıldır obez ise ve diğer tedavi yöntemleri işe yaramadıysa obezite cerrahisi uygulanabilir. 

Obezite Cerrahisi Fiyatları

Obezite ameliyatlarının fiyatları değişkenlik göstermektedir. Ameliyat yapan doktorun deneyimi, ameliyat sonrasında hastanın yoğun bakım ihtiyacı olursa yoğun bakım ücreti, hastanede kaç gün kalındığı gibi bir çok faktör obezite cerrahisi fiyatlarının değişmesini sağlamaktadır. 

Eğer hasta devlet hastanelerinde obezite ameliyatı olmak isterse ve cerrah da bu devlet hastanesinde ameliyat yapıyorsa SGK kısmen masrafları karşılamaktadır. Ancak bunun için Kişinin vücut kitle endeksinin 40’ın üzerinde olması ve içerisinde endokrin uzmanının da olduğu bir kurul tarafından heyet raporunun olması gerekmektedir.  

Источник: https://www.safahastanesi.com.tr/saglik-kosesi/Obezite-Cerrahisi-Nedir-Obezite-Cerrahisi-Kimlere-Uygulanir

Obezite nedir? Kimlere morbid obez denebilir? Tedavisi mümkün mü?

Kimler Obezite Cerrahisine Adaydır?

Morbid obezite Türkçeye aşırı ve hastalıklı şişmanlık olarak çevrilebilir. Türkiye’de erkeklerin dörtte birinde, kadınların ise yarıya yakınında obezite sorunu bulunmaktadır.

Vücut kitle indeksi nasıl hesaplanır?

Obezitenin sınıflandırılmasında en yaygın kullanılan ölçüt vücut kitle indeksidir. Vücut kitle indeksi, kilogram olarak ağırlığın, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilir. Örneğin 1.70 m boyunda ve 65 kg ağrılığında bir insanın vücut kitle indeksi 65 ÷ (1.72) = 22.5 kg/m2 olarak hesaplanır.

Tıbbi sınıflamada vücut kitle indeksi 18.5 – 25 kg/m² arasında olanlar normal kilolu, 25 – 30 kg/m² arasında olanlar fazla kilolu, 30 – 40 kg/m² arasında olanlar obez, 40 kg/m²’nin üzerinde olanlar ise morbid obez olarak adlandırılır.

Obezite aynı zamanda:

  • 1. derece (30 – 35 kg/m² arasında)
  • 2. derece (35 – 40 kg/m² arasında)
  • 3. derece (40 kg/m² nin üstünde) olarak da sınıflandırılmaktadır.

Metabolik Cerrahi nedir, nasıl uygulanır? Diyabet tedavisinde etkili midir?

  • Besleyiciliği zayıf, yağ ve kalori açısından zengin fastfood türü gıdalar tüketmek
  • Hareketsiz yaşam
  • Az uyumak: Uykusuzluğun vücutta neden olduğu bazı hormonal değişiklikler sonucu kendinizi aç hissedebilir ve bazı yüksek kalorili yiyeceklere ihtiyaç duyabilirsiniz
  • Genetik: Genetik yapı, vücudun gıdaları enerjiye nasıl çevirdiğini ve yağın nasıl depolandığını etkileyebilir.
  • Yaşlılık: Yaşlandıkça kas kütlesi azalır ve metabolizma yavaşlar. Bu durum kilo almayı kolaylaştırır
  • Hamilelik sırasında alınan kiloyu tekrar vermek zor olabilir.

Yüksek kalorili fastfood türü gıdalar obeziteye neden olabilir

  • Polikistik over sendromu: Kadın üreme hormonlarının dengesizliğine neden olur.
  • Prader-Willi sendromu: Kronik açlığa neden olan ve doğuştan kazanılan nadir bir hastalıktır.
  • Cushing sendromu: Vücut sisteminde aşırı miktarda kortizol hormonu bulunur.
  • Hipotiroidi: Tiroid bezinin belirli önemli hormonları yeterince üretemediği bir durumdur.
  • Osteoartrit: Ağrılar nedeniyle hareketsizliğe neden olur.

Bariatrik cerrahi (obezite ameliyatı) nedir, kimlere uygulanır?

Obezitenin zararları

Obezitenin, sosyal ve profesyonel hayata aktif olarak katılamama ve vücut imajının bozulması gibi nedenlerle yol açtığı psikolojik sorunların yanında, direkt yol açtığı pek çok sağlık sorunu vardır. Bunların tamamını saymak çok zor olmakla beraber, bazıları şunlardır:

Obezitenin yol açtığı başlıca sağlık sorunları

Obezite pek çok ciddi sağlık sorununa neden olabilir

Ayrıca meme, kalın bağırsak ve prostat kanseri gibi bazı kanserler obez kişilerde daha yaygındır. Obez hastalarda hangi yöntemle kilo verilmesi sağlanırsa sağlansın, bu hastalıklarda belirgin azalma ortaya çıktığını biliyoruz.

Kolesterol nedir? Neden yükselir? Tedavisi ve iyi gelen yiyecekler

Obeziteden korunma ve mücadele

Obezite sosyal ve kültürel nedenleri olan bir halk sağlığı sorunudur. Yüksek karbonhidrat (şeker) içeren besinlerin tüketiminin artması, fast-food tipi beslenme, önemli bir nedendir. Sporun günlük hayatımızda çok yer almaması, ulaşımda bisiklete binme ya da yürüyüş gibi yöntemlerin yaygın olarak kullanılmaması gibi pek çok faktör obeziteyi arttırmaktadır.

Egzersiz yapmak, obeziteden korunmak için etkili bir yöntemdir

Dolayısıyla sosyo-kültürel nedenleri olan bir halk sağlığı probleminden bahsediyoruz. Çocukluk çağından itibaren düzenli olarak sportif aktivitelere katılım ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi obezite ile olan savaşta en önemli faktörlerdir.

Obezite cerrahisi

Hayat tarzı ve beslenme alışkanlıkları değişikliklerine, başka bir deyişle uygun diyet ve spora rağmen zayıflayamayan morbid obez hastalarında obezitenin cerrahi tedavisi gündeme gelmektedir.

Bilimsel çalışmalar morbid obez hastaların diyet ve sporla kilo verebilseler bile, büyük çoğunluğunun ne yazık ki kalıcı olarak zayıflayamadığını ve verilen kiloların tekrar alındığını ortaya koymaktadır.

Şu an günümüzde morbid obezite tedavisinde etkin olduğu ispatlanmış herhangi bir ilaç tedavisi de bulunmamaktadır.

Mide küçültme ameliyatı nasıl yapılır? Avantajları ve riskleri nelerdir?

Obezite cerrahisi için uygun adaylar kimlerdir?

Morbid obezite ameliyatlarından hangi hastaların yarar göreceği, bu ameliyatların kimlere yapılması ve yapılmaması gerektiği bilimsel olarak net bir şekilde ortaya konulmuştur.

Vücut kitle indeksi 40 kg/m2’nin üzerinde olan hastalar en uygun hasta grubunu oluşturur.

Bunun dışında vücut kitle indeksi 35-40 kg/m2 arasında olan ve obezitenin yol açtığı hastalıklara sahip olanlar da obezite cerrahisinden önemli ölçüde fayda görürler.

Morbid obezite ameliyatlarının yapılması için hastaların daha önce diyet yapmayı denemiş olması da bizim tarafımızdan istenmektedir. Tabi ki ameliyat adayı olan hastanın ruhsal açıdan iyi durumda olması, ameliyattan sonra kurallara uyabilecek sosyal ve ruhsal iyilik hali ve bu ameliyat için motive olmuş olması da istediğimiz özelliklerdir.

Vücut kitle indeksi 40 kg/m2’nin üzerinde olanlar obezite cerrahi için en uygun hasta grubudur.

Hastanın obezite ameliyatına ihtiyaç duyup duymadığı ve hangi ameliyatın en uygun seçenek olduğu bu ameliyatlarda uzmanlaşmış bir Genel Cerrah ve bir Endokrinoloji uzmanı tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenerek karar verilmelidir. Bariatrik cerrahi geçiren morbid obez hastalarda uzun dönemli takiplerde obezitenin yol açtığı sorunlar önemli oranda ortadan kalkmaktadır.

Obezite cerrahisi çeşitleri

Morbid obezitenin cerrahi tedavisinde yapılan ameliyatları (Bariatrik ameliyatlar) başlıca iki çeşide ayırabiliriz:

  • Kısıtlayıcı ameliyatlar
  • Hem kısıtlayıcı, hem de besin maddelerinin emilimini engelleyen ameliyatlar.

Kısıtlayıcı ameliyatlar hastanın tükettiği besin miktarını azaltmayı hedeflerken, emilimi engelleyen ameliyatlar ile tüketilen besin maddelerinin emilmesi azaltılarak kilo kaybı amaçlanır. Bu ameliyatların tamamı laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılmaktadır.

Uyku apnesi nedir? Apne testi, tanı ve tedavisi nasıl yapılır?

Kısıtlayıcı ameliyatlar

Açlık hormonunun azalması ile hasta ameliyat sonrasında çok daha erken doygunluk hissetmeye başlar. Bu da tüp mide ameliyatından sonra besin alımının azalmasına katkıda bulunan önemli bir faktördür.

Laparoskopik tüp mide ameliyatının önemli bir diğer avantajı anatomik olarak mide – on iki parmak bağırsağı – ince bağırsak devamlılığını bozmamasıdır.

Üstelik aşırı obez hastalarda daha sonra gerekirse emilim engelleyici ameliyatların eklenmesine izin verir.

Emilim engelleyici ameliyatlar

En yaygın kullanılan emilim engelleyici ameliyat gastrik bypas (Roux-en-Y baypas ve mini gastrik baypas) ameliyatıdır. Bunun dışında duodenal switch (değiştirme) ameliyatı da yapılmaktadır.

Emilimi engelleyen ameliyatların hepsinin temel mantığı hem besin tüketimini kısıtlamak, hem de tüketilen besin maddelerinin emilimini engellemek için ince bağırsağın aktif olarak kullanılan, yani içinden yiyecek geçen ve emilim yapılan miktarını azaltmaktır.

Bu ameliyatların çeşitli farklı uygulamaları olabilmektedir.

Koroner arter hastalığı nedir, neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Tüm emilimi engelleyici ameliyatlar mide – on iki parmak bağırsağı – ince bağırsak devamlılığını bozarak anatomiyi değiştirir ve teknik olarak kompleks ameliyatlardır. Emilim bozucu ameliyatlardan sonra genellikle hastanın uzun süreli vitamin ve eser element desteği kullanması gerekmektedir.

Mide balonu yöntemi ve ameliyatı

Obezite tedavisinde ameliyatsız olarak endoskopi ile yemek borusundan geçirilerek mideye yerleştirilen mide balonu yöntemi de bulunmaktadır. Ancak bu yöntem ile kilo kaybı cerrahi yöntemlere göre daha az olmaktadır ve balon çıkartıldığında hemen her zaman hastalar eski kilolarına geri dönerler.

Obezite ameliyatları için bir yaş sınırı var mı?

Net bir yaş sınırından bahsetmek çok doğru değil. Hastanın kronolojik yaşından çok, fizyolojik yaşı, altta yatan hastalıkları ve genel anestezi ile ameliyatın doğurabileceği riskler düşünülerek her hasta için ayrı karar vermek gerekiyor. Ancak genel olarak bu ameliyatlar 65 yaşın üzerindeki hastalarda çok tercih edilmez.

Obezite ameliyatı hormonal nedenlerle kilo alanlar için uygun mudur?

Kesinlikle hayır. Altta yatan hormonal bir hastalığı olan ya da hormonal bir tedavi sırasında kilo alarak obez hale gelenlerde bu ameliyatın yapılması, istisnai durumlar haricinde, çok uygun değildir. Zaten ameliyattan önce hastaya mutlaka endokrinolojik bir değerlendirme yapılması ve altta yatan hormonal bir bozukluk olmadığından emin olunması gerekir.

Referanslar: 1- Obesity – Medlineplus, 2- Defining Adult Overweight and Obesity – CDC, 3- Obesity Overview – NHS, 4- Obesity – WHO, 5- Extreme Obesity – Heart

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/obezite-nedir-kimlere-morbid-obez-denebilir-tedavisi-mumkun-mu/

Obezite cerrahisi nedir? En uygun adaylar kimlerdir?

Kimler Obezite Cerrahisine Adaydır?

Obezite, vücutta sağlığı bozacak şekilde anormal ve aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır. Vücuttaki yağ oranı yüzde 25, kadınlarda ise yüzde 30’un üzerine çıktığında obezite söz konusudur.

Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanları, Prof. Dr. Abut Kebudi ve Yrd. Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, obezite hakkında sık sorulanları cevapladı.

Şişmanlık cerrahisi nedir?

Beden Kitle İndeksi ya da vücuttaki yağ oranı ölçülerek şişman oldukları belirlenen hastaların kilo vermelerine yardımcı olmak amacıyla sindirim sistemine cerrahi müdahalede bulunulmasına “obezite cerrahisi” ya da “bariatrik cerrahi” denmektedir.

En uygun adaylar kimlerdir?

Öncelikle kişinin en az üç yıldır devam eden obezite şikayetinin bulunması, kronik alkol ve ilaç bağımlılığının bulunmaması ve kabul edilebilir ameliyat riski sınırları içinde olması gerekir.

Obezite cerrahisi yapılacak bir hastanın aktif bir psikiyatrik hastalığı olmamalıdır. Yaş sınırlaması olmamakla beraber 20-60 yaşları arasında daha güvenle ameliyat yapılabilir. Cerrahi, kilo vermede son çare olarak düşünülmelidir.

Obezite cerrahisi hormonal rahatsızlığı olmadığı halde kilo veremeyen, diğer tedavi yöntemlerinde başarı sağlayamayan ya da tekrar kilo almış kişilerin, sağlık durumları bozulmaya başladığında yapılmalıdır..

Şişmanlık cerrahisi ameliyatı nasıl etkili oluyor?

Obezite tedavisinde cerrahi yöntemleri temelde gıda alımını azaltan, besinlerin emilimini kısıtlayan ya da her ikisini birden sağlayan yöntemler olarak sınıflandırılabiliriz.

Kısıtlayıcı ameliyatlarda, midenin hacmi küçültülür; mideye giren gıdaların miktarı ve kişinin yediği gıda miktarı azaltılır. Emilimi azaltan ameliyatlarda, besin emilimini azaltmak için bağırsakların bir kısmı by pass edilir.

Ameliyat olan hastanın yapılan ameliyat tipine bağlı olarak aldığı günlük gıda miktarı ve alınan gıdanın barsaklarda emilim oranı azalır. Böylece hasta hızlıca kilo verir. Fakat Obezite cerrahisinin kilo verme konusunda kesin ve kalıcı bir etki sağlaması için kişinin önemli bir operasyon geçirdiğinin bilincinde olması, ameliyat sonrasında beslenmesine ve egzersizlerine devam etmesi gerekir.

En sık hangi ameliyat yapılıyor?

Günümüzde obezite cerrahisinde en sık yapılan iki ameliyat gastrik bypass (mide baypası) ve sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatlarıdır.

Bu ameliyatlar laparoskopik olarak, küçük deliklerden yapılabiliyor. Bu yöntem ile daha küçük kesilerle daha az ağrılı ve güvenli bir şekilde ameliyat gerçekleştirilebiliyor.

Gastrik bypass ameliyatında ilk olarak mide hacmi küçültülerek hastanın alabileceği yiyecek miktarı azaltılmaktadır. Buna ilave olarak ince barsakların bir kısmı bypass edilmektedir.

İnce bağırsakta gıdaların kat ettiği yol kısaldığı için besinlerin emilimi azalmaktadır. Bu ameliyat tekniği yüksek kalorili diyetle beslenme alışkanlığı olan hastalarda daha fazla tercih edilmelidir. Çünkü bu tip hastalar az miktarda ama yüksek kalorili gıdalarla beslenme alışkanlığına sahiptirler.

Tüp midede ne yapılıyor?

Sadece gıda alımını azaltan ameliyatlarla yeterli kilo kaybına ulaşmak mümkün olmayabilir. Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) ameliyatında ise midenin büyük kenarı kesilip çıkartılarak bir mide tüpü oluşturulur.

Bu teknik ile hem midenin hacmi azaldığı için alınan gıda miktarı azalır hem de çıkartılan mide bölümünden salgılanan ve açlık hormonu olarak tanımlanan GHRELİN hormon seviyesinde düşme sağlandığı için tokluk hissi oluşumu gerçekleşmektedir. Böylece hastaların normal sindirim sistemi bütünlüğü korunarak hızlıca kilo verebilmeleri sağlanabilir.

Dünyada ve Türkiye’de en çok gastrik bypass ameliyatı uygulanıyor!

Gastrik bypass ameliyatı yakın zamana kadar Amerika Birleşik Devletler’inde en sık uygulanan ameliyat tekniğiydi. Fakat tüp mide ameliyatı hem daha kolay olması hem de bypass ameliyatına benzer sonuçlar elde edilmeye başlanması nedeniyle hem dünyada hem de ülkemizde en sık uygulanmaya başlanan ameliyat olmuştur.

Ameliyat uzun sürüyor mu?

Ameliyat süresi yapılan ameliyatın tipine, hastanın şişmanlık derecesine ve cerrahi ekibin deneyim ve tecrübesine göre farklılık gösterebilir. Tüp mide ameliyatları genellikle 60-90 dk kadar sürmektedir.

Ayrıca hastanın ameliyata hazırlanması ve uyutulması 20-25 dk ve hastanın ameliyattan sonra uyandırılması da 20-25 dk kadar sürmektedir. Gastrik bypass ameliyatında bu süre bir miktar daha uzun olabilmektedir.

Obezite cerrahisi sonrası ne kadar sürede ne kadar kilo verilir?

Laparoskopik gastrik bypass ameliyatlarında iki yıl sonunda beklenen kilo kaybı yaklaşık yüzde 70, sleeve gastrektomi ameliyatında yaklaşık yüzde 60 civarında olup verilen toplam kiloda hastanın ameliyat sonrasındaki uyumu çok önemlidir. Kilo vermedeki başarı hastanın ameliyat sonrası diyet ve egzersiz programına uyması ile doğru orantılıdır.

Ameliyat sonrası ne zaman işe dönmek mümkün?

Obezite ameliyatlarından sonra genellikle hastalarımıza 15 gün ev istirahatı önermekteyiz. Hasta masa başı çalışıyor ise 15 gün sonra işine dönebilmektedir. Yoğun fiziksel aktivite gerektiren işler için ve spora başlamak için yaklaşık 30 gün beklenmesi tavsiye edilir.

Tekrar kilo alma riski var mı?

Obezite ameliyatlarından sonra kilo verme yaklaşık 1,5 – 2 sene kadar devam etmektedir. Bazı durumlarda hastalar fazla kilolarını bu süreç tamamlanmadan bir yıl gibi kısa bir sürede verebilmektedir. Ameliyat sonrasında sağlıklı kilo verme ve ideal kilonun korunması için en önemli faktörler dengeli beslenme ve egzersizdir.

Bununla beraber uzun dönemde asıl başarı size önerilen tüm kurallara ne kadar uyduğunuza da bağlıdır. Eski beslenme alışkanlıklarını değiştirip, sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı edinmek, düzenli egzersiz yapmak, ameliyat sonrası kontrollerini aksatmamak, motivasyonunu bozmamak ve gerekirse psikolojik destek almak verilen kiloların geri alınmaması için önemlidir.

Şişmanlık ameliyatlarının riski nedir?

Obezite cerrahisi tüm diğer ciddi cerrahi müdahaleler gibi belirli riskler taşır. Standart risk faktörleri hastanın genel sağlık durumu, hastanenin teknik imkanları ve cerrahi ekibin deneyimidir.

Obezite ameliyatlarının en sık görülen riskleri kanama, anastomoz kaçakları (zımba hattında kaçak), demir, kalsiyum, vitamin D ve B12 eksiklikleri, beslenme bozuklukları ve safra kesesi taşı oluşumudur. Tüm laparoskopik obezite ameliyatlarından sonra açık cerrahiye dönme ve vücudun belli yerlerinde sarkmalar görülmesi mümkündür.

Obeziteden korunmak için 8 öneri

Источник: https://indigodergisi.com/2017/01/obezite-cerrahisi-nedir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.