Kireçlenme Tedavisi

Kireçlenme Tedavisi, Nasıl Geçer?

Kireçlenme Tedavisi

Osteoartrit ya da halk arasında bilinen ismi ile kireçlenme, artrit (eklem romatizması) türleri arasında en yaygın olanıdır ve dünya genelinde milyonlarca insanı etkilemektedir.

Kireçlenme, kemiklerin ucundaki koruyucu kıkırdak dokusunun zaman içinde azalması sonucu oluşmaktadır.

Kireçlenme her ne kadar eklemlere zarar verse de en yaygın olarak etkilediği eklemler; el, diz, kalça ve bel kemiği eklemleridir.

Kireçlenme genellikle kademeli olarak kötüye gitmektedir ve çaresi bulunmamaktadır. Fakat hareketsizlikten kaçınarak, sağlıklı kilo değerlerini koruyarak ve diğer bazı tedavi yöntemleri uygulanarak, hastalık seyrini yavaşlatmak, ağrıları azaltmak ve eklem fonksiyonlarını geliştirmek mümkündür.

Kireçlenme, eklemlerin ucundaki koruyucu kıkırdak dokusunun giderek bozulması sonucu oluşmaktadır. Kıkırdak, neredeyse sürtünmesiz şekilde eklem hareketini sağlayan bir yapıdadır ve kaygan bir dokudur.

Bu kıkırdak doku, kireçlenme sorunu yaşandığı zaman pürüzlü hale gelmektedir.

Sonuç olarak ise, kıkırdak doku tamamen azalır ve bu nedenle kemikler birbirine sürtünmek durumunda kalır ve böylece kireçlenme meydana gelir.

Doktor fiziksel muayene sırasında etkilenen eklemi yakından incelemektedir ve eklemlerin hassasiyetini, şişkin olup olmadığını ve kızarıklık olup olmadığını kontrol etmektedir. Bunların dışında doktor, görüntüleme ve laboratuvar testlerinin yapılmasını da uygun görebilmektedir.

Görüntüleme analizleri yardımı ile etkilenen eklemlerin görüntüsü alınmaktadır. Bu analizler şu şekildedir;

  • X-ray (röntgen): Kıkırdak dokusu X-ray ışınları yardımı ile görülmemektedir. Fakat kıkırdak dokusunda azalma nedeniyle kemikler arasında bir boşluk oluşmaktadır. Ayrıca, X-ray ışınları yardımı ile eklemler etrafındaki çıkıntılar anlaşılabilmektedir. Bazı insanlarda kireçlenme belirtileri ortaya çıkmadan önce, röntgen yardımı ile hastalık teşhisi yapılabilmektedir.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (EMAR): Bu cihazda radyo dalgaları kullanılmaktadır ve güçlü manyetik alan kullanılarak kemiklerin ve kıkırdak da dahil yumuşak dokuların görüntüsü alınmaktadır. Kireçlenme tanısında EMAR cihazı genellikle kullanılmaz, fakat daha karmaşık durumlarda gerekli olmaktadır.

Kireçlenme tanısında etkilenen eklem sıvısının yerinin tespit edilmesi amacıyla kan analizi yapılabilmektedir;

  • Kan tahlilleri: Kan testleri romatoid artrit gibi diğer eklem ağrılarının nedeninin saptanmasına yardımcı olabilmektedir.
  • Eklem sıvısı analizleri: Doktor, bir iğne yardımı ile etkilenen eklemden sıvı çekmektedir. Daha sonra bu sıvı incelenerek, ağrıların sebebinin iltihaplanma ya da gut hastalığı olup olmadığı tespit edilmektedir.

Kireçlenmenin çaresi yoktur, fakat tedavi yardımı ile ağrılar azaltılabilmekte ve temel eklem hareketlerinin gelişmesi sağlanabilmektedir. Tedavi şekli ise aşağıdaki gibidir;

1.İlaç Tedavisi

Osteoartrit yani kireçlenme şikayetlerinin tedavisine bazı ilaçlar yardımcı olabilmektedir. Bu ilaçlar;

Asetaminofen: Tylenol ve diğerleri gibi asetaminofen ilaçlar, ağrıların hafiflemesine yardımcı olmaktadır. Fakat iltihaplanmayı azaltmamaktadır. Bundan dolayı bu ilaçlar, hafif ve orta derecede ağrı yaşayan kireçlenme hastaları üzerinde etkilidir. Ayrıca, doktorun önerdiği dozun üzerinde kullanılan asetaminofen ilaçlar, karaciğer tahribatına yol açabilmektedir.

Steroid olmayan anti-iltihap ilaçlar (NSAIDs): Bu ilaçlar iltihaplanmayı ve ağrıları azaltabilmektedir. Reçetesiz olarak satılan bu ilaçlar ibuprofen (Advil, Motrin IB ve diğerleri) ve naproxen (Aleve vb) gibi ilaçlardan oluşmaktadır. Daha güçlü etkili steroid olmayan anti-iltihap ilaçlar ise reçeteli olarak satılmaktadır.

Fakat bu ilaçlar, mide bozukluğu, kulak çınlaması, kardiovasküler sorunlar, kanama problemleri ve karaciğer ile böbrek hasarlarının yaşanmasına yol açabilmektedir. Ayrıca, mide kanaması riski oluşturduğu için, 65 yaş üstü hastaların kullanmaması gerekmektedir.

Topikal (harici) steroid olmayan anti-iltihap ilaçların ise, yan etkileri daha hafiftir ve sadece ağrıları azaltabilmektedir.

2.Fizik Tedavi

Bir fizyoterapist yardımı ile eklem çevresindeki kasların güçlenmesi amaçlanarak bir egzersiz programı hazırlanabilmektedir. Fizik tedavi yardımı ile eklemlerin hareket yetileri artabilmekte ve ağrılar ise azalabilmektedir.

3.Ergo Terapi

Ergo terapi yani meslek terapisi, bir meslek terapisti yardımı ile tedavide etkili olabilmektedir.

Bu terapi yardımı ile, günlük işlerin ve mesleki görevlerin yapılması için, yöntemler geliştirilmektedir ya da eklemlerin ekstra basınca maruz kalmadan nasıl kullanılabileceği belirlenmektedir.

Örneğin, geniş kavramalı bir diş fırçası kullanmak, parmaklarında kireçlenmesi olan kişiler için daha faydalı olabilir. Ya da, dizlerinde kireçlenme olan hastaların, duşta ayakta durması değil de, bir düzeneğe oturup duş almaları ağrıların hafiflemesine yardımcı olabilir.

4.Enjektör İlaç Tedavisi

Kireçlenme tedavisinde uygulanan tedavi yöntemlerinden biri de enjektör ilaçlardır. Bu ilaçlar, kortizon ve yağlama iğneleri olmak üzere iki farklı şekildedir;

Kortizon İğneleri: Kortizon iğneleri, eklemlerdeki ağrıların azalmasına yardımcı olabilmektedir. Bu işlem sırasında doktor, eklemin etrafını uyuşturmaktadır ve daha sonra eklemdeki boşluk içine iğne yardımı ile ilacı enjekte etmektedir. Bunun yanı sıra yıl içinde kortizon iğne kullanımı sınırlıdır, çünkü bu ilaç zamanla eklemlerdeki hasarı daha da kötüye götürebilmektedir.

Yağlama İğneleri: Hyaluronik asit içeren iğneler, dizlere tampon yaparak, ağrıların dindirilmesine yardımcı olabilmektedir. Hyaluronik asit ise, normalde eklemlerde bulunan eklem sıvılarının kimyasına benzer şekilde bileşenler içermektedir.

5.Cerrahi İşlem

Kireçlenme tedavisinde cerrahi işlem de uygulanabilmektedir. Bunlar şu şekildedir;

Kemik pozisyonunda değişim: Osteotomi adı verilen cerrahi işlem sürecinde, doktor bacak pozisyonunu değiştirmek için, dizin her iki kemiğinin altındaki ya da üstündeki kemik arasında cerrahi kesikler yapmaktadır. Osteotomi, diz üzerindeki vücut ağırlığından dolayı eskimiş kısmın çıkarılması ile, diz ağrılarının azalmasına yardımcı olabilir.

Eklem protezi: Eklem protezi ameliyatında (artroplasti), doktor hasar görmüş olan eklemi temizler ve plastik ya da metal parçalar ile değiştirir. Bu yöntem kalça ve diz eklemlerinde daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Cerrahi riskler ise, enfeksiyonlar ve kan pıhtılaşmasıdır. Ayrıca bu yapay eklemler zamanla yıpranabilir ve sonunda değiştirilmesi gerekebilir.

Tekrarlayan eklem protezleri daha zorlu olabilir ve orijinal ameliyata göre daha az başarılı olabilir.

Kireçlenme Belirtileri

Kireçlenme belirti ve şikayetleri genellikle yavaşça gelişmektedir ve zaman içinde daha da kötüye gitmektedir. Buna göre kireçlenme belirtileri aşağıda belirtildiği gibidir;

  • Ağrı: Hareket ettikten sonra eklemlerde ağrı ve acı yaşanması şeklindedir.
  • Hassasiyet: Eklemlere hafifçe basınç uygulandığında dahi hissedilen hassasiyet.
  • Sertlik: Özellikle sabah uyanıldığı zaman ya da uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra, eklemlerde yaşanan sertleşme.
  • Esneklik kaybı: Eklemlerde esneklik kaybı yaşanmasından dolayı, eklem hareketlerinde kısıtlama yaşanması.
  • Gıcırdama hissi: Eklemlerin kullanılması sırasında gıcırdama sesi duyulması ya da gıcırdama hissi yaşanması.
  • Kemiklerde çıkıntı: Etkilenen eklem etrafında oluşan ve ekstradan çıkıntı yapmış olan kemikler.

Risk Faktörleri

Kireçlenme riskini artıran risk faktörleri aşağıda belirtildiği gibidir;

  • İlerlemiş yaş,
  • Erkek değil kadın olmak,
  • Obezite,
  • Eklem yaralanmaları ve kazaları,
  • Bazı mesleksel durumlar,
  • Genetik yatkınlık,
  • Kemik deformasyonu,
  • Diyabet ya da gut ve romatizmal artrit gibi romatizmal hastalıklar.

Komplikasyonlar

Kireçlenme bir dejeneratif hastalıktır ve zaman içinde daha da ilerlemektedir. Eklem ağrıları ve eklemlerde sertlik yaşanması şiddetli bir hale geldiğinde, günlük aktivitelerde zorlanma durumu ortaya çıkabilmektedir. Bazı insanlar ise kireçlenme nedeniyle artık çalışamaz hale gelebilmektedir. Ayrıca, eklem ağrısı şiddetlendiğinde doktor eklem yenileme ameliyatını uygun görebilir.

Yaşam Stili ve Evsel Çareler

Yaşam stilinde yapılan değişimler ve ev bakımı kireçlenme şikayetlerini azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Bu doğrultuda aşağıda verilen yöntemler denenebilir;

  • Yürüyüş, bisiklet sürmek ya da yüzmek gibi egzersizlerin yapılması, kasları dayanıklı ve güçlü hale getirebilir ve eklemlerin daha dayanıklı olmasını sağlayabilir.
  • Kilo vermek ve sağlıklı kilo değerlerini korumak.
  • Sıcak ve soğuk kompresler uygulamak ağrıları hafifletebilir.
  • Reçetesiz satılan ağrı kesici kremler ve jeller.
  • Baston ya da daha kolay kavranan ev eşyaları gibi yardımcı aletler kullanmak.

Alternatif İlaçlar

Kireçlenme sorunu yaşayan insanlar, ilaçlardan bir fayda göremediklerinde alternatif ilaçlara yönelebilmektedir. Bu ilaçlar şu şekildedir;

  • Akupunktur,
  • Glukozamin ve kondroitin gibi besin takviyeleri (kabuklu deniz ürünlerine alerjisi olanların kullanmaması gerekmektedir, ayrıca bu takviyeler kanın seyrelmesine ve kanama sorunlarına yol açabilmektedir).
  • Avokado-soya fasulyesi yağı karışımı olan besin takviyeleri,
  • Tai chi ve yoga gibi egzersizler (eklemlerde ağrılara sebep olabilecek hareketlerinden kaçının).

Источник: https://evdesifa.com/kireclenme-tedavisi/

Kireçlenme : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Kireçlenme Tedavisi

Çağımızın hastalığı olan kireçlenme genç yaşlı herkesin hayatını etkiler. Hastalığı en sade şekli ile tanımlamak gerekirse; eklemlerde kıkırdak ve kemik yapısının deforme olması denilebilir.

Özellikle orta yaş ve üzerinde çok daha sık karşılaşılan bir çeşit eklem sorunu olan kireçlenme hayat kalitesini ciddi şekilde etkiler.

Tıbbi olarak tedavisi olduğu gibi doğal ve bitkisel yollardan da tedavisi mümkün olan hastalığın erken tanı ve teşhisle üstesinden gelinebilir.

Pek çok faktör rahatsızlığı tetikler. Bunların başında aşırı kilo, genetik faktörler, yanlış egzersiz ve yaralanmalar gelir. Genetik ve aşırı kilo gibi bazı faktörler daha büyük rol oynamakta iken bazıları ise daha çok ikincil ve üçüncül seviyede roller üstlenir. Aşırı ve düzensiz egzersizler veya ameliyatlar hastalık potansiyelini tetikleyip hastalığı ortaya çıkarabilir.

1. Aşırı kilo

Vücudun tüm yükünü taşıyan kemik, kas ve iskelet yapısı, aşırı kilolarla birlikte taşıyabileceğinden daha fazla bir yükle baskılanır.

Oluşan bu yüksek basınç özellikle eklemlerde aşınma ve deformasyona neden olur. Kilo faktörünün rahatsızlığın gelişimindeki rolü büyüktür.

Aşırı kilolarla birlikte basıncın eklem ve kıkırdak yapısını tahrip etmesi, aşındırması rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olur.

Özellikle kalçada ve göbekte toplanan aşırı kilo eklemlere taşıyabileceğinden fazla yük binmesine yol açar. Bu durumda kıkırdak yapısı zarar görür. Aşınmış kıkırdak yapısı hastalığın ortaya çıkmasında büyük rol oynar.

2. Genetik faktörler

Kıkırdağın oluşumundan sorumlu genin işlevini gerçekleştirememesi sonucu kıkırdak yapısının zayıf olması kireçlenmenin en önemli nedenleri arasında yer alır.

Kıkırdak üretiminden sorumlu genlerin sağlıksız olmaları sonucu oluşan kıkırdak yapısı erken yaşlarda özelliklerini yitirebilirler.

Çevresel şartlar ve beslenme, iklim, aşırı yorucu spor veya iş temposu gibi etkenler genetik alt yapısını harekete geçirebilir.

Bu tür hastalar erken yaşlarda eklem rahatsızlıkları ile karşı karşıya kalır. Fakat genetik faktörlerin kötü etkilerini ortadan kaldırmak, tabii bunu yine dış unsurlarla yapmak zor olsa da mümkündür. Sağlıklı beslenme, zararlı alışkanlıklardan uzak durma gibi yöntemler hastalığın genetik tetikleyiciliğini zayıflatır veya tamamen ortadan kaldırır.

3. Yanlış egrezsiz

Hayat kalitenizi artırmak için yaptığınız spor faaliyetleri sağlığınızdan olmanıza yol açabilir. Aşırı ve düzensiz egzersiz, bir hoca eşliğinde olmadan bilinçsizce yapılan spor, eklem ve kıkırdak sağlığınızı olumsuz etkiler.

Bunun yanı sıra yaşınıza ve bedensel özelliklerinize göre bir sporla uğraşmanız hayati önem taşır. Ayrıca spor türüne göre uygun ekipmanlar ile çalışmanız eklem ve kıkırdak yapınız için gereklidir.

Tüm bunların yanı sıra metabolizma hızınızı da göz önünde bulundurmanız gerekir.

4. Yaralanmalar

Sürekli yapılan hareketler, egzersizler ve sporcularda görülen yaralanmalar kireçlenme sürecine götürür.

Ameliyat ve yaralanmalar kıkırdak yapısını da etkileyebileceğinden ilerleyen süreçlerde kireçlenme ortaya çıkabilir.

Spor türlerine göre değişim gösteren bedensel hareket yoğunluğu futbol ve basketbol gibi sporlarda sporcuların dizde kireçlenme ile sonuçlanan hastalıklara yakalanma riskini artırır.

Bir başka örnek ise tenisçi dirseği diye tabir edilen türdür. Genellikle tenisçilerde görülen dirsek hassasiyeti ve ağrılarla baş gösteren hastalıktır. Benzeri yüksek efor gerektiren sporlarda sporcuların vücut dinamikleri ile paralel hareket etmemeleri sonucunda oluşur.

Kireçlenme Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın belirtileri çok farklı şekillerde olabilir. Eklemlerde ağrı şeklinde kendini göstermesi en yaygın şeklidir.

Yine eklem hassasiyeti bir başka belirti olup genellikle dirseklerde ortaya çıkar. Boyun, sırtta sertleşme ve tutulma hastalığın çeşitli safhalarında sıklıkla görülür.

Bir diğer belirti ise gıcırdama hissidir. Bu belirti çoğunlukla dizde ortaya çıktığı için yürüme güçlüğü yaratır.

1. Eklemlerde ağrı

Hastalığın en yaygın belirtileri arasında yer alan ağrılar, başta eklem iltihaplanması olmak üzere pek çok hastalığın belirtisi olabilir.

Hareket halindeyken ortaya çıkma sıklığı dinlenme sırasında ortaya çıkma sıklığından ve ihtimalinden fazladır. Fakat yürürken ya da egzersiz yaparken oluşan ağrılar çok rahatsız ederse hareketlerinizi kısıtlar.

Diğer yandan yürüme sonrası veya egzersiz sonrası ortaya çıkan ağrılar boyun bölgesindeyse boyun kireçlenmesi olabilirsiniz.

2. Hassasiyet

Dokunmaya ve harekete karşı hassaslaşmış eklemler kireçlenme belirtisi olabilir. Kıkırdak dokunun yıpranması ile ortaya çıkan hassasiyet dokunun giderek zayıflaması ile artması sonucu kireçlenmeden şüphelenilebilir.

 Yıpranan kıkırdak doku, kas ve sinir sisteminin uyarılması ile hassasiyet oluşturur. Özellikle kıkırdağın yıprandığı süreci ağrısız geçiren hastalar rahatsızlığın farkına çok geç varırlar.

Aniden ortaya çıkan hassasiyet beden hareketlerini kısıtlar ve acı duyulmasına sebep olur.

3. Sertleşme ve tutulma

Rahat ve ortopedik olmayan koltuk ve yataklarda uzun süreler geçirmek vücudunuzda sertleşme ve tutulmalara neden olabilir.

Ayrıca uyandığınızda eğer boyun bölgesi başta olmak üzere eklemlerinizde sertlik ve ağrı hissediyorsanız boynun kireçlenme ihtimali yüksektir.

Bazı durumlarda, gün içerisinde aniden ortaya çıkan boyun tutulmaları kireçlenme konusunda sizi kaygılandırabilir. Boyunda kireçlenme özellikle sık sık tutulmalar ve ağrılarla kendini gösterir.

4. Esneklik kaybı

Vücut, esnekliğini kıkırdaklara borçludur. Eğer kıkırdak dokusu olmasaydı hiçbir zaman şimdiki kadar esnek olunamazdı. Kıkırdak yapısının zarar görmesi sonucu ortaya çıkan kireçlenme esnekliği kısıtlar, aktif hareket etmenizi engeller. Özellikle boyun ve dizde kireçlenme hareket kabiliyetinizi adeta yok eder.

5. Kemiklerde çıkıntı oluşumu

Kemik yapısında oluşan bozukluklar halk arasında yumru diye tabir edilen morfolojik belirtiler olup hastalığın ileri safhalarında görülür.

Özellikle yaşlılarda daha sık görülmekle birlikte genlerde de sık sık görülebilir.

Eğer sizin de buna benzer bir şikayetiniz varsa ve uzun süredir böyle bir çıkıntı ya da şekil bozukluğu ile birlikte yaşıyorsanız hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir.

Aksi takdirde ilerleyen safhalarda hastalık uzuv kaybına dahi yol açacak ağır ameliyatlar gerektirebilir. Bu durumların hepsinin önüne geçebilmek için bitkisel ya da medikal yollarla tedavi sürecini başlatmalısınız. Ayrıca vücudunuzu sık sık kontrol etmenizde de fayda var.

Kireçlenme Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hastalığın tedavisinde aşamalara dikkat etmeniz gerekir. Öncelikle erken teşhis ve tanı, tedavi sürecinin daha ağrısız ve kısa sürmesine yardımcı olur.

Bu süreçte oluşacak maddi kayıp ve ağrıları en aza indirmek hayati önem taşır.

Ayrıca tedavi sürecinin kısa olması ekonomik kayıpları aza indireceği gibi bedensel yıpranmayı da azaltır ve başka hastalıkların ortaya çıkma ihtimali ortadan kalkar.

En önemli konulardan biri de tedavide izlenecek yoldur. Eğer tedavi tamamen kontrolünüz dışında ilerliyorsa sürecin çok sağlıklı olduğunu söylemek mümkün değildir.

İlaç tedavisi doktorunuzun gerek gördüğü süre içerisinde sürmelidir. Bu sürece bitkisel tedavi ile katkı sağlanabilir.

Yanlış ilaç tedavisi, kontrolsüzce alınan bitkisel destek ile birlikte yürütülürse iyileşme süreci zayıflar ve hastalığınız kronikleşir.

1. İş terapisi

Hastalığın en önemli nedenlerinden biri işiniz olabilir. Eğer fiziksel zorluk içeren bir işte çalışıyorsanız ve yeterince dinlenmiyorsanız kas ve kemik yapınız aşırı yıpranır.

Bu durumun üstesinden gelmeniz için yapacağınız ilk şeylerden biri olabildiğince çok dinlenmek ve gerekli ekipmanları eksiksiz kullanmaktır. Örneğin, madende çalışıyorsanız sizin için kullanımı zorunlu olan ekipmanları eksiksiz kullanmanız gerekir.

Bu durumda iş sağlığının gereklerini yerine getirmiş olmakla kalmayıp yaralanma riskinizi de en aza indirmiş olursunuz.

İşiniz ofiste ise oturduğunuz sandalyenin tam ortopedik ve gerçekten sağlıklı olduğundan emin olmanız gerekir. Bu durumlar hastalık baş gösterdiğinde ya da ilk safhalarında ise maliyetsiz ve acısız tedaviler olabilir.

Başka iş alanlarında çalışan ve stres yükü çok olan pozisyonlarda iseniz yeterince dinlenmek ve sağlıklı beslenmek iş performansınızı artırabileceği gibi hastalığın ilk evresinde tamamen yok olmasını sağlayacak önleme dayalı tedaviler olur.

2. Fizik tedavi

Hastalığın bir sonraki aşamasında başvurmanız gereken tedavi yöntemi fizik tedavidir. Fizik tedavinin en bilinen şekli ile iki yoldan uygulayabileceğiniz türleri bulunur.

Bunlaran ilki bir fizyoterapist eşliğinde sağlık kuruluşlarında belirli bir programa göre olanıdır. Eğer doktorunuz bu tedavi yöntemi üzerinde ısrar ediyorsa kesinlikle dinlemelisiniz.

Hastalığın seviyesine çeşitli zorlluk seviyelerinde bir terapist ilr gerçekleştireceğiniz egzersizler iyileşme yolunda en büyük yardımcınız olur.

Bir diğer fizik tedavi yöntemi ise düzenli olarak gideceğiniz bir kaplıca olabilir. Burada dikkat etmeniz gereken bir başka husus yine doktorunuz tavsiyelerini eksiksiz dinlemeniz olacaktır.

Bir başka deyişle doktorun size tavsiye ettiği kaplıca terapisi bir tedavi yöntemi olup sizin isteğinize göre şekillenemez.

Bu tedavi yöntemindeki amaç sıkıntılı olan bölgeyi zengin mineralli kaplıca suyu ile tedavi etmektir.

3. İlaç tedavisi

Siteroid olamayan anti-iltihap ilaçlar başta olmak üzere hastalığınızın süresi ve durumuna göre ilaç tedavisi uygulanabilir. Hasta olan bölgede kıkırdak yapısının deformasyonu ve yapısı göz önünde bulundurularak iltihap seviyesine uygun ilaçlar kullanmanız sağlığınız için önemlidir. Burada en önemli husus hastalığın ilaç tedavisi gerektirecek duruma gelmiş olmasıdır.

İltihaplanma hastalığın erken süreçlerinde çok yaygın olarak görülmediği için ilaç tedavisine kendi isteğiniz ile başlamanız çok sağlıklı değildir. Fakat doktorunuz iltihaplanma sonucu oluşan şişlik ve ağrılar için bir ilaç tedavisi süreci başlatmış ise kesinlikle bu sürece devam etmeniz ve ilaçlarınızı düzenli olarak almanız gerekir.

4. Eklem sıvısı eklemek

Hiyaluronik asit iğneleri olarak bilinen tedavi şekli kaybolan ya da çok azalan eklem sıvılarınızı takviye etmek amacıyla uygulanır. Bu tedavi yöntemi genellikle ileri yaşlardaki hastalara uygulanır. Eklem sıvısının azalması nedeni ile hareket güçlüğünün ortadan kalkması amaçlı kullanılan bu yaygın tedavi yöntemi sıklıkla iyi sonuçlar verir.

Bu tedavinin uygulanış şekli ve daha önemlisi uygulanma kararı tamamen doktorunuza ait. Eğer uygun görülürse genellikle dizdeki eklemlerde sıvı kaybının olumsuz sonuçlarını gidermek için enjeksiyonla kıkırdak bileşim noktalarına uygulanan enjeksiyon, eklem hareketlerinizin yeniden eski haline gelmesinde yardımcı olur.

5. Akupunktur

Kireçlenmede bitkisel tedavilerin yanı sıra bir başka alternatif yöntem akupunkturdur. Günümüzde pek çok hastalığın tedavisinde yaygın bir olarak uygulanan akupunktur kireçlenme tedavisinde de önemli bir rol üstlenir. Akapunktur sinir sisteminin uyarılması ile aşamalı bir tedavi sağlar. Bir başka deyişle vücudun kendi kendini tedavi etmesi için güdümlenmesi diyebiliriz.

Hastalığın boyun bölgesinde yol açtığı tutulma ve ağrılar tamamen sinirlerle ilgilidir. Akupuntur sayesinde sinirleri doğru noktalardan belli sıklıklarla uyarmak ağrıların geçmesine katkı sağlar.

6. Kireçlenme bitkisel tedavi

Kireçlenme, bitkisel tedavi sayesinde hayatınızdan tamamen çıkabilir. Bitkisel tedavi yöntemleri yaygın ve faydalı ve oldukça faydalı çözümlerdir. Hastalık seviyenize göre bu tedavilerden faydalanabilirsiniz.

Başta çınar yaprağı olmak üzere pek çok bitkisel tedavi yöntemi hastalığınızın iyileşme sürecinde etkili olur.

Bunun yanı sıra B grubu vitaminler açısından zengin baklagiller, eklem ve kıkırdak rahatsızlıklarında yıpranmış kıkırdak yapısının onarımında çok yüksek tedavi fonksiyonuna sahiptir.

Kireçlenmeye ne iyi gelir konusunda da birçok çözüm yöntemi bulunur. Bu çözüm yöntemlerini sıralamak gerekirse;

  • Egzersiz; kireçlenme için oldukça faydalıdır. Kireçlenme olan bölgedeki belirtiler egzersiz ile beraber düzelmeye başlar.
  • Masaj; bu hastalık için kesinlikle denenmesi gereken bir yöntemdir. Fakat masaj yaparken, yapılan bölgeye dikkat edilmelidir. Kireçlenmenin olduğu yere fazla baskı uygulamadan masaj yapmak en doğru yöntemdir.
  • Tarçın; hastalığa iyi gelen bir başka bitkisel çözümdür. Tarçını bitki çayı formunda içerseniz, hastalığın belirtilerinden kurtulabilirsiniz.
  • Yeşil çay; faydası bakımından neredeyse her hastalıkta kullanılabiliyor. Kaynatma usulü ile kullanacağınız yeşil çay bu hastalık için de faydalı olur.
  • Elma sirkesi; keskin bir tada sahip olsa da bu rahatsızlıkta sizi rahatlatacaktır. Yemeklerden önce ve sonra içeceğiniz bir yemek kaşığı elma sirkesi hastalığın belirtilerinde etkilidir.
  • Kompres uygulaması; sıcak veya soğuk olarak yapılabilir. Burada tamamen hastalığınızın seyrine göre hareket etmeniz gerekir.

Bilindiği gibi medikal ilaçların tamamı bitkilerden elde edilir. Bu durum size gerçek tedavinin bitkilerde olduğunu söyler. Fakat tıpkı ilaçlarda olduğu gibi bitkilerden beklenen şifa ne tür bitkilerin ne dozajda kullanıldığıyla yakından alakalıdır. Aktar ve doktorunuza danışmadan bitkisel tedaviye başlamanız sakıncalıdır.

7. Ameliyat

Daha önce bahsettiğimiz bütün tedavi yöntemleri sizi ameliyattan korumak için ön tedavilerdir. Eğer hiçbir tedavi yöntemi başarılı olmaz ise ameliyat kaçınılmaz son olur.

Ameliyat olmanız durumunda tamamen hastalıktan kurtulmanız ya da iyileşmeniz muhtemel olmakla birlikte daha sancılı ve ağrılı bir sürecin başlangıcı da olabilir. Ayrıca ameliyat olacağınız bölge eklemler olduğu için ameliyat sonrası enfeksiyon riskinin yüksek olduğunu unutmamanız gerekir.

Enfeksiyon ihtimali ameliyatı en riskli tedavi olarak size sunuyor. Fakat tabii ki bu kararı verecek olan doktorunuzdan başkası değildir.

Источник: https://sebboy.com/kireclenme/

Kireçlenme Tedavi Yolları Nelerdir?

Kireçlenme Tedavisi

İki kemiğin birbirine sürtünmesini engellemek için arada yastık görevi görmekte olan kıkırdaklar bulunmaktadır. Zamanla bu kıkırdakların aşınarak görevini yerine getirememesi sonucunda iki kemik birbirine sürtmeye başlayacaktır. Bunun sonucunda da kireçlenme meydana gelir

 Kireçlenme Tedavisi Yolları

Eklemlerde kıkırdaklar bulunmaktadır. Kişinin yaşlanması sonucunda ya da kişinin fazla kilolu olması neticesinde bu kıkırdakların aşınması neticesinde oluşan dejeneratif bir eklem hastalığı olmaktadır. Eklemlerde bulunan kıkırdakların parçalanması ile alakalı olmaktadır.

Vücudumuzda bulunan bütün eklemlerde görüleceği gibi en sıklıkla vücudun ağırlığını taşımakta olan kalçalarımızda ve dizlerdde görülmektedir. Bunların dışında omurga ve küçük eklemlerin olduğu parmaklarda da görülmesi ile bilinmektedir. Belirtileri arasında kas güçsüzlüğü olmaktadır. En sıklıkla karşılaşılmakta olan ise eklem ağrısı olarak bilinmektedir.

Özellikle de kişiler her hareket ettiğinde eklemlerinde ciddi oranda bir ağrı hissedecektir. Bu aşırı kullanımından sonra var olan ağrı kişinin uzunca bir süre hareketsiz kalması sonucunda da ağrı durumu ve de sertlik hissetmesi söz konusu olacaktır. Parmakların orta eklemlerinde kireçlenmeye bağlı olarak genişleme olabilir.

Kişilerin kilo kaybı sonucunda iyileşim gösterecektir. En önemli özelliği kireçlenme hastalarının hem yaşlı hem de obezite hastaları olmalarıdır.

Nedenleri

Nedenleri arasında çoğunlukla kişilerin yaşlanması vardır. Eklemlerin yıllar boyunca kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Eklemlerin sürekli olarak kullanılması kıkırdağın eklem ağrısının yanında bir de şişmesine neden olduğu gözlemlenmektedir.

İlk başlarda küçük dejenere olarak ortaya çıkan kıkırdak zamanla tamamen kaybolacaktır. Ve kemiklerin birbirine sürtünmesi sonucunda da şiddetli ağrının ve de iltihaplanmanın olmasına neden olur. İkinci nedeni ise kişinin çok fazla kilolu olmasıdır.

Kilo nedeniyle daha sıklıkla dizlerde ve kalçalarda ki eklemler etkilenmektedir.

Bazı insanlarda ise normal olarak olarak doğuştan gelen eklem bozuklukları oluşmaktadır. Bunlarda da kireçlenme görülebileceği gibi kişilerin eklemlerine almakta olduğu darbeler sonucunda da sıklıkla kıkırdağın hasar görüp yırtılması sonucunda da yaşamaktadır.

Belirtileri

Kireçlenmenin en yaygın belirtileri arasında kişilerin eklemi kullanımından sonra var olan eklem ağrısı olmaktadır. Bu eklem ağrıları günün ilerleyen saatlerinde daha da kötüye gitmektedir.

Etkilenen eklem derzlerinde gıcırdama meydana geleceği gibi sıcaklık hissinin oluşması ve de şişme de meydana gelmesi söz konusu olacaktır.

Kişinin uzunca bir süre hareketsiz oturması sonucunda ağrı ve sertlik ortaya çıkacaktır.

Teşhis

Kireçlenme teşhisini koymak için bir takım fizik muayene edilmesi gerekmektedir. Hastanın şikayetleri dinlenecek ve daha sonradan da röntgen filmi çekilecektir. Kasların etrafındaki yumuşak dokular ve damar zarar görüp görmemesini anlamak için MR çekilmesi de söz konusu olacaktır.Röntgen filmi sayesinde kıkırdak kaybının ne boyutta olduğu da hemen anlaşılacaktır.

Tedavi

Şiddetli ağrının olmasına neden olan bu hastalık için son yılarda tedavi yöntemleri gelişmektedir. Egzersiz yaparak eklemin esnekliğini kazanması gerekmektedir.

Kişilerin kullanacak olduğu bir takım ilaçlar onların hayatında çok önemli bir yere sahip olacaktır. Ağrının dinesini sağlayacak ve hastalığında ilerlemesini sağlayacaktır.

Eğer ki kıkırdak aşınması son evreye geldiği zaman ise mecburen cerrahi yöntem kullanılması gerekmektedir. 

Doktor tarafından bir takım Analjezikler ve antiinflamatuar bazlı ilaçlar reçete edilecektir. Bu ilaçlar tedavi aşamasında son derece önemli olmaktadır. Kişi fizik tedavi uygulandığı zamanlarda bile ilaç tedavisi kullanmaya devam etmektedir. Doktor taradından bir takım merhem ve kremler verilmesi de ağrının durmasında son derece etkili olacaktır.

Doktor tarafından hastalığın ağrısı çok olduğu zamanlarda kişinin ağrılarını azaltmak ve eklemlere sıvı enjekte ederek biraz olsun rahatlamasını sağlayacaktır. Bunlara kortizon adı verilmektedir. Ve en fazla 3 kere kullanılmaktadır. Yan etkilerinin fazla olması nedeniyle ve enjekte edildiği kemikte kemik erimesi yapacağı için çok fazla tercih edilecek bir tedavi yöntemi olmamaktadır.

Doktorun egzersizlerini yapabilmesi için fizik tedavi uzmanı tarafından bir takım egzersizler için fizyoterapiste yönlendirmeniz mümkün olacaktır. Bu yavaş yapılacak egzersizler açma germe hareketleri sayesinde kişinin esnekliği artacak ve sertlikte azalacaktır.

Fizik tedavi hareketleri yapılırken her zaman için kişinin ilerleyen evrelerinde yürümesine yardımcı olacak bir takım cihazlar kullanması gerekmektedir.

Bunlar baston ya da yürüteç gibi yardımcı cihazlar sayesinde sizler de fizik tedavi hareketlerinizi daha da hızlı yapmanız mümkün olacaktır. 

Yüz yıllar boyunca kullanılmakta olan bitkisel tedavilerden sizlerde faydalanabilirsiniz. Bu bitkisel tedavi yollarını oral yolla ya da haricen kullanmanız mümkün olacaktır. Çınar yaprağı kürü son yıllarda kireçlenme tedavisi görmekte olan kişiler için son derece faydalı olmaktadır.

Büyük bir çoğu kişinin kireçlenme tedavisi sırasında kaplıcaları tercih etmektedir. Kaplıcaların sıcak uygulaması onların ağrılarını dindirme konusunda fayda göstermektedir. Bazı kişiler alternatif terapilere son derece önem vermektedir.

Bunlar akupuntur, beslenme takviyeleri gevşeme tekniklerini kullanmaları ve masaj yapmaları da önemlidir. 

Kıkırdağın tamamen aşınması sonucunda eklem ciddi oranda hasar görmesi sonucunda ve kemiklerin birbirine sürtmesi neticesinde ciddi hasar ortaya çıkması sonucunda doktor tarafından onarılması için cerrahi yöntem uygulanabilir.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://eklemhastasi.com/kireclenme-tedavisi.html

Kireçlenme Tedavisi

Kireçlenme Tedavisi

Kireçlenme nasıl geçer? Kireçlenme belirtilerinin kontrol altına alınmasına yönelik en etkili adım, mümkün olan en kısa zamanda erken teşhis ve tedavinin başlamasıdır. Cerrahi olmayan tedaviler genellikle fiziksel belirtilerin yönetimi ve günlük işleyişinin korunması için yeterlidir.

Kireçlenme tedavisi programları genel olarak ilaç ve egzersiz terapisinin bir kombinasyonunu içermektedir. (1)

İlaçla Kireçlenme Tedavisi

İlaç tedavisi, ağrıyı azaltmaya ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya odaklanmaktadır. Bu nedenle fiziksel belirtileri yönetmek için kullanılır. Sık kullanılan bazı ilaçlar ise şunlardır:

  • Analjezikler: Ağrıyı gidermek için ağrı gidericiler veya asetaminofen ya da tramadol içerikli analjezikler kullanılır, ancak iltihaplanmayı veya şişmeyi hafifletmezler. Yan etkileri az olduğundan analjezikler, hafif ile orta derecede ağrı yaşayan hastalar için önerilir.
  • Topikal analjezikler: Topikal analjezikler, etkilenen bölge üzerinden cilde doğrudan uygulanabilen kremlerdir. Bu kremler hazırlanırken genellikle keklik üzümü ve okaliptüs gibi ağrıyı azaltan içerikler kullanılır. Topikal analjezikleri eczanelerden kolayca temin etmek mümkündür. Çoğu durumda hem oral ağrı kesici hem de topikal ağrı kesici birlikte kullanılır.
  • Steroidal olmayan antienflamatuarlar: Aspirin, ibuprofen, naproksen, cox-2 inhibitörleri gibi steroidal olmayan antienflamatuar ilaçlar şişme ve iltihaplanmayı azaltmak için kullanılır. Genelde orta ile şiddetli ağrı yaşayan hastalar için önerilir. (2)

Kireçlenme İçin Fizik Tedavi

Fizik tedavi, yürüme, banyo yapma ve giyinme gibi günlük görevleri yerine getirebilme yeteneğini sağlamaya yardımcı olan hedefli egzersizleri içermektedir.

Dinlenme iyileşme sürecinin önemli bir parçası olmakla birlikte, hasar gören deriyi çevreleyen kasları güçlendirmek için ılımlı düzeydeki aktivitelere de ayak uydurmak önemlidir.

Güçlü kaslar, eklem için daha fazla denge sağlar ve bu da eklem üzerindeki stresin azalmasına yardımcı olur.

Ağrıya neden olabilecek günlük aktivitelerde uygun değişiklikleri göstermek için mesleki terapi de önerilebilir.

Kireçlenme İçin Enjeksiyonlar

Steroid Enjeksiyonlar: Steroid enjeksiyonlar, ağrı orta şiddette ya da şiddetliyse ve özellikle ağrı belirtisi hastanın egzersizlere katılma imkanını sınırlıyorsa uygulamaktadır.

Fizyoterapi ile kombine edildiğinde steroid enjeksiyonu, hastanın terapiye daha fazla katılım gösterebilmesi için önemli bir fırsat sunmaktadır, çünkü ağrı giderilir veya en azından kontrol altında tutulur.

Hastanın terapiye katılmasını sağladığı için hasta, etkilenen eklem ya da eklemler çevresindeki önemli kasları gerginleştirebilir, güçlendirebilir ve böylece eklem ya da eklemler tarafından yaşanan yükü azaltabilir. Neticede iltihaplanma ve ağrı da geri dönmez. (3)

Hyaluronik Asit Enjeksiyonları: Hyaluronik asit enjeksiyonları, eklemin yağlanmasını sağlayarak eklem ağrısı ve iltihabının azaltılması için tasarlanmış bir enjeksiyon yöntemidir. Bu enjeksiyonlar, eklemin doğal akışkanının yerini almaya yardımcı olmaya çalışmaktadır ve bazen eklemlerdeki boşlukların içini doldurmayla tanımlanmaktadır.

Eklemdeki iltihaplanmayı ve ağrıyı azaltarak, tıpkı steroid enjeksiyonlarında olduğu gibi, hastanın kaslarını çalıştırması ve güçlendirmesi için imkan sunmaktadır. Hasta bu imkanı kullanmazsa, genellikle belirtiler 6-12 ay içinde tekrar ortaya çıkar ve bu noktada gerekirse enjeksiyonlar tekrarlanabilir. (4)

Kireçlenme Ameliyatı

Çoğu hasta için, kireçlenme belirtileri ameliyat dışındaki bakım ile başarıyla yönetilebilir. Bununla birlikte, bazı hastalarda ciddi eklem hasarı, aşırı ağrı ya da çok sınırlı hareketlilik yaşıyorsa cerrahi uygun bir seçenek olabilir. Kalça kireçlenmesi veya diz kireçlenme için yaygın cerrahi tipleri artroskopik cerrahi, osteotomi ve artroplasti (total eklem replasmanı) bulunmaktadır.

Hareket etmenin mümkün kılınması ve ağrının dindirilmesi gibi ameliyatın potansiyel faydaları cazip gelse de, herhangi her ameliyat gibi bu ameliyatın da risk taşıdığını unutmamak önemlidir. Bu riskler fazla kilolu veya diğer sağlık sorunları olan hastalar için daha yüksektir, sonuç olarak, bunlar birçok kireçlenme hastası için endişe kaynağıdır. (5)

Kireçlenme için hangi doktora gidilir?

Eklemlerinizde kireçlenme olup olmadığını anlamak için aile hekimine ya da dâhiliye (iç hastalıklar) uzmanına başvurabilirsiniz. Tedavinin sonraki aşamalarında fizyoterapist, ortopedi cerrahı ya da bir diyetisyen size yardımcı olabilir. (6)

Kireçlenme Hastalığı Nedir?

Osteoartrit yani halk arasında yaygın olarak bilinen adıyla kireçlenme, artritin en yaygın biçimidir ve dünya genelinde milyonlarca insanı etkilemektedir. Kemik uçlarındaki koruyucu kıkırdağın zamanla aşınmasıyla ortaya çıkmaktadır.

Kireçlenme vücudunuzdaki herhangi bir ekleme zarar verebilmesine rağmen, en çok ellerinizde, dizlerinizde, kalçalarınızda ve omurganızdaki eklemleri etkilemektedir.

Altta yatan süreç tersine çevrilememesine rağmen, kireçlenme belirtileri genellikle etkili bir şekilde kontrol altına alınabilir. Aktif olma, sağlıklı biçimde kilo verme ve diğer tedaviler hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir, ağrı ve eklemin işlevini iyileştirmeye yardımcı olabilir. (7)

Kireçlenme hastalığı  nedir detaylarını inceleyiniz

Kireçlenme Nedenleri

Normal yaşamın bir parçası olarak, eklemleriniz sürekli olarak hafif hasarlara maruz kalır. Çoğu durumda, vücut hasarı kendisi onarır ve bu durumda herhangi bir belirti yaşamazsınız.

Fakat kireçlenme durumunda, kemiklerin uçlarındaki koruyucu kıkırdak bozulur ve bu da şişerek ve eklemimin hareketini sınırlandırarak yoğun bir ağrıya neden olur. Kemik büyümeleri gelişebilir ve bölge iltihaplanabilir (kırmızı ve şişmiş).

Kireçlenme neden olur? Kireçlenmenin kesin nedeni bilinmemekle birlikte bazı koşulların kireçlenme gelişme riskinizi artırdığı düşünülmektedir:

  • Eklem yaralanması – ekleminizde oluşan bir yaralanma veya ameliyat sonrasında eklemin iyileşmeye zaman bulamadan aşırı şekilde kullanımı
  • Diğer koşullar (sekonder artrit) – osteoartrit, romatoid artrit veya gut gibi daha önceki veya mevcut bir durumla ciddi hasar gören eklemlerde ortaya çıkabilir
  • Yaş – büyüdükçe eklem rahatsızlıkları geliştirme riski artar
  • Aile öyküsü – yapılan çalışmalarda kireçlenmenin kalıtsal bir hastalık olup olmadığı net olarak ortaya konmamış olsa da, aileden birinin kireçlenme geçmişi olması riski artırabilir
  • Obezite – obez olma, özellikle diz ve kalça eklemlerinizde fazla gerginlik yaratır (9)

Kireçlenme nedenleri daha fazla detay için

Источник: https://www.acil.net/kireclenme-tedavisi/

Kireçlenme Nedir? Kireçlenme Tedavisi ve Belirtileri

Kireçlenme Tedavisi

Kireçlenme Tedavisi Nasıl Yapılır? Kireçlenme Nedir? Osteoartrit ya da diğer adıyla eklem kireçlenmesi eklem kıkırdağının ilerleyici harabiyeti ve kaybıyle kendini gösteren bir hastalıktır. Eklem kireçlenmesi yaşam boyu alevlenme ve yatışma evreleriyle süren bir hastalıktır.

Kireçlenme Neden Olur?

• Eklem kireçlenmesi yaşın ilerlemesiyle daha çok görülür. Yaşlanan vücudumuzda ömrünü tamamlayan hücreler genellikle yerini yenilerine bırakırlar.

Fakat eklem kıkırdağı yenilenme potansiyeli olmayan bir dokudur. Bunun sonucunda eklem mesafesi daralır, eklemi oluşturan kemikler birbirine yakınlaşır ve temas eder.

Eklemi oluşturan kemiklerin birbirine sürtünmesi ve teması ağrıya yol açar.

• Yaş dışında da bu hastalığa zemin hazırlayan faktörler vardır. Genetik yatkınlık, doğumsal veya sonradan gelişmiş eklem bozuklukları, fazla kilo, kas güçsüzlüğü, nörolojik sorunlar, bazı metabolik hastalıklar ve bazı meslekler buna örnek olarak gösterilebilir.

• Eklem kireçlenmesi bazı ailelerde daha çok görülmekte ve daha erken yaşlarda oluşmaktadır. Bu da genetik yatkınlığı gündeme getirmektedir. Kireçlenmenin el parmak eklemlerinde şişlere yol açan türünde kalıtımın etkisi çok belirgindir.

• Kalça çıkığı gibi eklemlerde doğuştan görülen ya da kaza gibi sonradan eklemde bozukluğa neden olan yapısal bozukluklar, eklemin işleyişini aksatır ve osteoartrite zemin hazırlar.

• Kilo fazlalığı da ekleme binen yükün artmasına sebep olur ve kireçlenme riskini artırır.

Kireçlenme Tedavisi – Kireçlenme Nasıl Tedavi Edilir?

• Eklem kireçlenmesi sebebiyle oluşmuş  yapısal değişiklikleri geri döndüren ya da düzelten bir tedavi uygulaması yoktur. Fakat yapılacak tedavilerle hastanın şikayetleri azaltılabilir ve hastalığın ilerlemesi önlenebilir.

• Osteoartritin tedavisinde ilaçlar, egzersiz, fizik tedavi, ameliyat ve protez gibi uygulamalar kullanılır.

• Tedavi hastalığın evresi ve şiddetine göre belirlenir. Hastalığın erken dönemlerinde eklemlerin içini temizleme amaçlı artroskopik uygulamalar yapılabilir. Eklemlerde çarpılma, şekil bozukluğu gibi durumlar basit kemik ameliyatlarıyla düzeltilebilir.

• Ağrı için ağrı kesici ve kortizon dışı iltihap giderici romatizma ilaçları kullanılabilir.

• Kilo fazlalığı eklemlere daha çok yük bindireceği için doktor hastaya zayıflama diyeti önerebilir.

• Hastanın eklemlerini zorlayacak hareketlerden kaçınması gerekir. Doktorun önerdiği egzersizlerin dışına çıkmamalıdır. Eklem kireçlenmesi olan kişilere vücut ağırlıklarını taşıyan eklemleri yormayacak sportif faaliyetler önerilir.

• Eklem içine enjekte edilen hyaluronik asit bazı hastalarda rahatlama sağlayabilir. Hyaluronik asit, doğal şekilde eklem sıvısında bulunan ve eklemi oluşturan kemiklerin yumuşak bir biçimde diğerinin üzerinden kaymasını sağlayan bir maddedir.  Hyaluronik asit preparatları eklem içine enjekte edilir.

• Kıkırdak koruyucu maddeler olan glukozamin, kondroidin sülfat, MSM, kollajen hidrozilat ağrıları azaltıcı ve eklem hareketini destekleyici etki gösterirler. Yaşlanmayla meydana gelen diz, kalça, el ve ayak bilek eklemlerinde kıkırdağı koruyucu ve onarıcı etkisi bir çok araştırmada gösterilmiştir. (Ancak bu tür ürünlerin kullanımı doktor onayı ile olmalıdır)

• Ağır bir cerrahi girişime gerek kalmadan endoskopik uygulamalarla yapılan  küçük cerrahi girişimlerle kıkırdaklarda meydana gelen harabiyet onarılabilir, eklemlerdeki harabiyetler ciddi ölçüde düzeltilebilir. Bu alanda ileri seviyede uzmanlaşmış ortopedistler bulunmaktadır.

• Tedavi edilemeyecek hale gelmiş eklemler yapay eklemlerle değiştirilebilir. Özellikle diz ve kalça eklemlerinde eklem protezi ameliyatları başarılı bir şekilde yapılmaktadır.

• Eklem kireçlemesi ilerlemişse bozulan eklem protezle değiştirilebilir. Protez sayesinde ağrı, hareket güçlüğü ve eklemlerde şekil bozuklukları düzeltilerek, hastanın baston  gibi araçlara gereksinimi kalmadan yürümesi sağlanır.(Protez, ameliyatla yerleştirilen ve bir organın işlevini üstlenen malzemedir)

• Protez ameliyatı en çok kalça ve diz eklemleri için uygulanmaktadır. Bunun haricinde omuz, el ve ayak eklemleri ve omurgaların arasındaki bozulmuş disklerin yerine  disk protezleri de yerleştirilebilmektedir.

• Ameliyattan 2 gün sonra hastanın ekleme yük vererek yürümesi mümkün olur. Fakat diz ve omuz protezi ameliyatından sonra eklem hareketlerinin normale dönmesi için rehabilitasyon gereklidir.

• Protez ameliyatı 10 ila 20 yıl rahatlama sağlar. Bu sürenin bitiminde protezin yenisiyle değiştirilmesi gerekir.

• Radyo frekans dalgaları ile ağrıya yol açan sinirlerin yakılması hastanın ağrılardan kurtulmasını sağlamaktadır. Lokal anesteziyle 30 dakika süren bu yöntemle bel ve boyun kireçlenmelerinde hasta ağrılarından kurtularak rahatlamaktadır.

Belli bölgeler uyuşturulduktan sonra özel iğnelerle sinirlerin olduğu bölgeye girilip ağrıya yol açan sinirlerin ucu ısıtarak zedelenir. Bunlar sadece kireçlenmiş eklemlerin ağrı duyusunu taşıyan sinirler olduğu için felç ya da fonksiyon kaybı gibi kalıcı bir sakatlığa neden olmamaktadır.

Bu tedavi yöntemi Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Algoloji Kliniğinde uygulanmaktadır.

• Kök Hücre; 1994 yılında İsveçli bir doktor tarafından kişilere özel kültürler oluşturulmuştur. Sağlam kıkırdaktan yarım santimetrelik bir parça alınmış, laboratuvarda izole edilen kıkırdak hücreleri, çoğaltılmaya başlanmış ve bu hücreler cerrahi girişimle kıkırdağın sorunlu olan yerine konulmuştur.`

• İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi bölümünde ülkemizde ilk defa kıkırdak tedavisinde kök hücre kullanılmıştır. İsveç’teki gibi kıkırdak hücresi olan kondrosit kültür oluşturulmuştur.`

• Osteortrit kök hücre tedavisi Almanyadaki XCell-Center merkezince de yapılmaktadır ve bu tedavinin maliyeti 8.000-9.500 eurodur.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/kireclenme-tedavisi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть