Kırım Kongo Ateşi

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Belirtileri

Kırım Kongo Ateşi

Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA), viral hemorajik ateşler grubundan bir hastalıktır ve yakın geçmişte ve günümüzde Türkiye’de salgınlar yaptığı için önem kazanmış bir hastalıktır.

KKKA hastalığı ateş, yaygın vücut ağrısı, vakaların bazılarında deride, mukozada ve iç organlarda kanama ile seyreden kene kaynaklı viral bir enfeksiyondur.

Kırım Kongo kanamalı ateşi nasıl bulaşır?

Kırım Kongo kanamalı ateşi kene ısırması ile bulaşan zoonoz bir hastalık olup, multisistemik tutulumun yanı sıra, hastalık ciddi oranda yayılım ve ölüm oranları ile karakterizedir.

Hastalığın etkeni olan RNA virüsü kenelerden hayvanlara ya da direkt kenelerden insanlara bulaşabilir.

Hayvancılık ile uğraşan insanlar virüsü, virüs bulaşmış hayvanlardan alabilir ve bunlar en fazla risk grubunu oluştururlar.

Kırım Kongo kanamalı ateşi hastalık bulaşmış kişilerin kan ve vücut salgıları ile de insandan insana bulaşabilen bir hastalıktır. Bu nedenle bu grup hastalar ile ilgilenen sağlık çalışanları yeterli bilgi ve donanıma sahip olmalıdır.

Hastalığın zoonotik geçişinin yanı sıra, daha az görülen ancak önemli diğer bir geçiş yolu ise nazokimial (hastane kaynaklı) geçiştir. KKKA vakalarını takip eden sağlık çalışanları iğne batması, enfekte kan, salgılar ile mukozal kontakt ve cerrahi yaralanmalar yolu ile virüsü alabilirler. Hastalığın hava yolu ile geçmediği bilinmektedir.

Kırım Kongo kanamalı ateşi hastalığı için kimler risk altındadır?

KKKA hastalığı için endemik olan bölgelerde büyükbaş hayvancılık ile uğraşanlar (çiftçiler, kasaplar, sütçüler, dericiler, çobanlar, veterinerler gibi), o bölgedeki görevli askeri birlikler ve doğa sporları için bu bölgelere seyahat edenler hastalık bulaşması için risk grubu oluştururlar.

Kenelerin, virüsleri her mevsim barındırma yetenekleri olmasına karşın, insanlarda KKKA enfeksiyonu mevsimsel farklılık gösterir ve çoğunlukla bahar ve yaz mevsimlerinde görülür. Türkiye’de KKKA hastalığı genellikle Mayıs ayında başlayıp Ağustos ayında sona erer. Kenelerin sıcak aylarda sayısı artar ve yetişkin olan keneler bu dönemlerde daha aktif olurlar.

Kırım Kongo kanamalı ateşi etkeni virüsler 

Kırım Kongo kanamalı ateşi hastalığına neden olan Bunyaviridae ailesinin Nirovirüs genusundan bir RNA virüsüdür. Nairoviruslar genelde tek sarmallı RNA içeren küresel yapıda yaklaşık 85 ile 100 nm çapta zarflı viruslardır.

Nairovirus genusunun üyesi olan tüm virüsler argasit ya da ixodid keneler aracılığı ile diğer canlılara bulaştırırlar. Bu virüslerden sadece üçünün ; Dugbe, Nairobi, koyun virüsü ve KKHA virüsü insanlarda hastalık etkeni olabileceği gösterilmektedir.

Kırım Kongo kanamalı ateşi kenelerinin özellikleri 

KKKA virüsleri argasid kenelerden çok ixodid grubu keneler tarafından ve bu gruptan da özellikle Hyalomma genusu keneler tarafından bulaştırılır. Keneler virüs için hem rezervuar konak hemde vektör konak rolünü üstlenirler. Virüs taşıyıcısı olan keneler virüsü yaşamları süresince taşıyabilirler.

Kenelerde virüsün taşınması mevsimsel özellikte değildir ve yazında, kışında virüsü bünyelerinde barındırırlar. Larva dönemindeki keneler genellikle küçük omurgalı hayvanlar ve kuşlara yapışarak beslenirler. Keneler daha yetişkin dönemlerinde daha büyük hayvanlardan beslenmesini sürdürürler.

İnsanlara hastalık bulaştıran kenelerde, yine yetişkin dönemdeki kenelerdir. Evcil ya da vahşi çok çeşitli büyük baş hayvanlara keneler aracılığı ile virüs bulaşabilir. Özellikle kuş türleri göçleri esnasında uzak mesafeler arasında virüslü kenelerin taşınmasında önemli yer tutarlar.

Keneler, hayatları boyunca geçirdikleri her dönemde (larva-nimf- olgun) kan emerek yaşarlar. Erkek ve dişi keneler kan emme sırasında çiftleşirler. Dişiler 3000-15000 arası yumurta bırakarak ölürler.

Keneler genellikle yerde çimenliklerde, çalılıklarda, toprakta ve hayvanlarda bulunurlar. Kenelerin yüksekten sıçrama olanağı çok düşüktür.

Mümkün olduğunca salgın olan bölgelerde bu duruma dikkat edilmelidir.

Kırım Kongo kanamalı ateşi hastalığının tanımlanması 

Kırım Kongo kanamalı ateşi hastalığı ilk olarak 1944 yılında batı Kırım’da tarlalarından mahsul toplayan halka yardımcı olan 200’ü aşkın Rus askerinde meydana gelen ateş ve ciddi kanama ile tanımlanmıştır. Aynı hastalık Rusya’nın farklı bölgelerinde ve Balkanlarda da tarif edilmiş, ancak etken olan virüs tam olarak keşfedilememiştir.

1967’de Kongo Cumhuriyetinde görülen bir hemorajik ateşi vakasından izole edilen virüsün, daha sonra Kırım hemorajik ateşi vakalarından izole edilen virüs ile aynı özellikleri taşıması sonucu Kırım Kongo hemorajik ateşi virüsü olarak adlandırılmıştır.

Kırım Kongo kanamalı ateşi hastalığı belirtileri 

Kırım Kongo kanamalı ateşi vakalarının çoğunluğu ani başlangıçlı (akut) ateşli bir dönemden sonra toparlanmalarına rağmen özellikle hastanede yatırılarak takip edilmesi gereken vakaların üçte birinde ölüm gerçekleşir. Fakat virüs nazokimial (hastane) yolu ile alındığında inkübasyonu zoonotik yolla alınanlara göre biraz daha uzundur ve hastalık bu yolla bulaştığında daha ağır seyretmektedir.

Yaklaşık 2-9 günlük inkübasyon periyodundan sonra hastalık ani gelişen (akut) ateş, üşüme, titreme, baş ağrısı, kas ve sırt ağrısı, eklem ağrıları ile kendini gösterir. Bu şikayetleri kusma, mide bulantısı, karın ağrısı eşlik ya da takip eder. Kollarda, bacaklarda, meydana çıkan ağrılar dayanılması zor olacak kadar şiddetli olur.

Bazı hastalarda ishal (diyare) görülebilir. Gözlerde kızarıklıklar olmadığı halde yüzde ve boyun bölgesinde kızarıklıklar oluşabilir. Bu şikayetlerin ardından ilk sırt bölgesinde sonra vücudun her tarafına yayılan kızamık tarzı döküntüler başlar. Vakaların yaklaşık % 75’inde hastalığın üç ya da yedinci gününde hastalığa özgü kanamalar ortaya çıkar.

İlerleyen vakalarda akciğer ve üriner sistem kanamaları, akciğer ödemi, kan alınan damarlarda egzamatöz kızarıklıklar, karaciğer büyümesi, bunlara bağlı boyun ağrısı, huzursuzluk hissi, kişilik bozuklukları, depresyon, koma gibi giderek ciddileşen santral sinir sistemi bulguları da ortaya çıkmaya başlar. İlerlemiş olgularda ölüm oranları %30-50 arasındadır. En sık ölüm nedeni organ yetmezliğidir. Ölüm genellikle hastalığın 4-14’üncü günlerinde gerçekleşir.

Kırım Kongo kanamalı ateşi virüsünden korunma 

Kırım Kongo kanamalı ateşi virüsünden korunmak için, virüsün bulunduğu ülkelere ya da bölgelere gitmek zorunda olanlar, özellikle hastalığın bulaşma riskinin yüksek olduğu bahar ve yaz mevsimlerinde kenelere karşı önlemlerini almalıdırlar.

Uzun kollu ve mümkün olduğunca açık renkli giysiler, uzun paçalı pantolonlar, uzun çorap, bot gibi giysiler tercih edilmeli ve giysiler düzenli olarak kene varlığı açısından kontrol edilmelidir. Yapışan keneler kesinlikle bilgisi olan ve gerekli donanımı olan sağlık merkezlerinde çıkartılmalıdır.

Cilde ve giysilere koruyucu maddeler sürülebilir. Vücuda ya da elbiselere yapışan keneler çıplak elle çıkarılmamalıdır. Hastalık varlığı olan ülkelerde ve bölgelerde hayvancılık ile uğraşanlar (kasaplar, et, süt işlerinde çalışanlar, hayvanların bakımında çalışanlar gibi) eldiven gözlük gibi koruyucu eşyalar kullanmalıdırlar.

Kırım Kongo kanamalı ateşi vakalarının hastaneye yatırılması itibari ile sağlık çalışanlarının nazokomial (hastane yolu ile bulaş) açısından uyarılmaları ve gerekli koruyucu önlemleri almaları gereklidir. KKKA vakaları izole odalarda takip edilmeli ve oda ziyaretleri engellenmelidir veya kısıtlanmalıdır.

Hemorajik ateşi şüphesi taşıyan hastalar hasta olmadıkları ispat edilene kadar izole odalarda KKKA vakaları gibi takip edilmelidir.

Hastaların ilk değerlendirme amaçlı alınan, kan ve diğer vücut sıvıları uygun koruyucu önlemler altında alınmalı ve bu numuneler su geçirmez dayanıklı kaplarda ve üzerinde hastalığın belirtildiği uyarılar ile laboratuvarlara gönderilmelidir.

Genel olarak eldiven, maske, gözlük ve koruyucu önlük kullanımı kan ve diğer vücut sıvılarından korunmak için yeterlidir.

Hasta odasına giren ve hastaya bir metreden daha fazla yaklaşan, bu önlemleri mutlaka almalıdır. Virüsün enfekte cansız yüzeyler ile de bulaşabileceği bilinmelidir.

Enfekte iğne, bistüri gibi delici, batıcı ve yaralanmaya neden olabilecek etkenlere karşı dikkatli olunmalıdır.

Cerrahi müdahalede bulunacak ekipler uyarılmalıdır. Tanı laboratuvarları önlemlerini almalıdır. Cansız yüzeyler uygun dezenfektanlar ile temizlenmelidir. Hasta için kullanılan çarşaf ve benzeri eşyalar uygun çamaşır suyu ile yıkanmalı ve kaynatılmalıdır.

Kullanılan iğne ve benzeri malzemeler gerekli dezenfektanlar kullanılıp, çamaşır suyu içerisinde bekletildikten sonra imha edilmelidir. Ölüm ile sonuçlanan vakalar ile temas edilmemeli veya en aza indirilmeli, su geçirmez meteryaller ile sarılmalıdır.

Источник: https://www.bilgecan.com.tr/kirim-kongo-kanamali-atesi-belirtileri/

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Belirtileri Nelerdir?

Kırım Kongo Ateşi
82 / 100SEO Score

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi özellikte kırsal alanda yaşayan ve kırsal bölgeye seyahat edenler için korkutucu bir hastalık olmuştur. Hastalığa bağlı ölüm oranlarının yüksek oluşu bu kaygıları haklı çıkarmaktadır. Toplumda kene ısırması hastalığı olarak da bilinir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Nedir, Nerelerde Görülür?

Kırım  Kongo Kanamalı Ateşi kene ile bulaşan, virüs kaynaklı bir enfeksiyondur. Kenenin insanı ısırması sonrası kana geçen virüs, çoğalarak bir süre sonra belirtilere neden olur. Bu virüs tehli ve ölümcül sonuçlara neden olabilir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 2002 yılı sonrası ülkemizde ölümlere neden olmaya başladı. Öncesinde ülkemizde pek görülmeyen bu hastalık son yıllarda daha fazla insanı etkilemeye başladı.

Ülkemizde; Sivas, Çorum, Tokat, Yozgat, Gümüşhane, Kastamonu, Karabük, Çankırı, Erzurum, Amasya, Giresun ve Samsun illeri başta olmak üzere birçok ilçede görülmüştür.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi için kimler risk altında?

Tarım ve hayvancılık ile uğraşanlar, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, veteriner hekimler, riskli bölgelerde çalışan sağlık personeli, askerler ve riskli bölgelerde piknik yapanlar risk altındadır.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, virüsü taşıyan kenenin ısırması sonucu bulaşır. Bu virüs Bunyaviridae ailesinden zarfı bir RNA virüsüdür.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Bulaşır?

Hastalık temel olarak virüsü taşıyan kenelerin insandan kan emmesi (kene ısırması) sonucu bulaşır. Ayrıca virüslü kenenin el ile ezilmesi, taze kesilmiş hastalıklı hayvanların vücut sıvıları ile temas ve hasta insanların vücut sıvıları ile temas sonucu da bulaşabilir.

Günümüzde 10 kene türünün bu virüsün taşındığı ispatlanmıştır. Özellikle Hyalomma türündeki keneler, ülkemiz başta olmak üzere bir çok ülkede virüsü yaymaktadır. Kenenin şekline bakarak zehirli olup olmadığı anlaşılamaz.

Şikayetler ortalama olarak kene ısırığından 3 – 7 gün sonra başlar. Bu süre daha uzun olabilir.

Belirtiler keneye özgü değildir. Bundan dolayı kişinin kene ile temasın bilinmezse, teşhis koymak zorlaşır.

Belirtiler:

  • Genellikle 39 derecenin üzerinde seyreden ateş
  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Yaygın kas ağrıları
  • Vücutta yaygın deri döküntüleri (her türlü döküntü görülebilir), vücutta morluklar, cilt altı kanamalar
  • Burun kanaması, idrarda kanama, ağızdan kanama, gaitada (dışkıda) kanama, kan tükürme gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler virüsün kanama bozukluğuna neden olduğunu düşündürür.
  • Gözlerde kızarmalar (konjiktival hiperemi)
  • Karaciğer veya dalakta büyüme
  • Uykuya meyil ve uyku hali
  • Lenf bezlerinde büyüme
  • Sarılık
  • Midede rahatsızlık hissi ve karın ağrısı

Kene ısırması hikayesi olup yukarıdaki şikayetlerden birine veya birkaçına sahip kişiler en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalılar.

Hastalığa teşhis koymak için doktorun kene ısırma hikayesini bilmesi gerekir. Zehirli kenelerin bulunduğu yerlere seyahat eden kişilerde yukarıdaki belirtilerin biri veya birkaçının gelişmesi sonucu hastalıktan şüphe edilir. Kesin teşhis çeşitli laboratuvar testleriyle konulur.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden Korunma

Özellikler risk bölgelerinde yaşayanlar, hayvancılık ve tarım ile uğraşanlar bu konuda daha dikkatli olmalı.

Korunmak için:

  • Vücudun açık yerleri mümkün olduğunca kapatılmalı,
  • Belli aralıklarla vücutta kene kontrolü yapılmalı ve varsa kısa sürede çıkarılmalı,
  • Hayvanlardan çıplak elle kene alınmamalı,
  • Keneleri ezmemeli ve direk temasta bulunmamalı,
  • Hayvan temaslarında eldiven gibi koruyucular kullanılmalıdır.

Virüs bulaşma riski olan hayvanlar ile temas eden mezbaha çalışanları, hayvanların vücut salgılarına direkt temas etmemeliler.

Günümüz itibariyle bu hastalığa karşı geliştirilmiş bir aşı yoktur. Korunmanın tek yolu kene ısırmasını engellemektir.

Kene Nasıl Çıkarılmalı?

Kenenin kıs sürede, şekilde gibi çıkarılması önemlidir. Kene mümkünse bir penset yardımıyla tutularak çıkarılmalıdır. Keneyi kesinlikle çıplak elle çıkarmayınız, elleriniz ile ezmeyiniz. Kene çıkarıldıktan sonra deri antiseptik bir madde ile temizlenmelidir.

Kenelerin üzerine sigara basmak , kene üzerine çeşitli maddeler dökmek (sıvı sabun dahil) kenenin ani yüksek miktarda tükürük salgılamasına neden olacağından kesinlikle yapılmamalıdır. Şayet yapılırsa, kenenin tükürüğünde bulunan virüsler hızla kana geçebilir. Keneyi çıkarmak için en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Tedavi

Hastalığın tedavisinde güncel olarak kullanılan ve etkinliği bilinen ilaç ribavirin isimli antiviraldir. Bu ilaç dışında kişi hastaneye yatırılarak destek tedavisi sağlanır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı enfeksiyon hastalıkları tarafından tedavi edilmektedir.

  • Resim ve içerik ttb,
  • Yalnızca içerik cdc, who 

 

Источник: https://www.saglikbilgi.net/kirim-kongo-kanamali-atesi-belirtileri/

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nedir ?

Kırım Kongo Ateşi

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA veya Kırım-Kongo Hemorajik Ateş, KKHA) keneler (özellikle Hyalomma cinsi) yoluyla bulaşan, zoonotik enfeksiyona yol açan bir viral hastalıktır. Evcil ve vahşi hayvanların yanı sıra insanlara da bulaşabilir.

Özellikle Doğu ve Batı Afrika’da yaygın olan patojenik virüs Bunyaviridae ailesinin Nairovirüs grubuna bağlı bir RNA virüsüdür. Sendroma ilk kez 1944 yılında Batı Kırım’da rastlanmıştır[1]. Afrika dışında Türkiye dahil birçok Asya ve Doğu Avrupa ülkesinde rastlanmıştır.

Sendrom Türkiye’de ilk kez 2002 yılında ortaya çıkan epidemi sırasında tanımlanmıştır.

Enfekte olmuş memelilerde klinik hastalık nadir de olsa, insanlarda çoğunlukla ağır geçer ve mortalite oranı %30’dur. Endemik bölgelerde virüs keneler yoluyla bulaştığı için özellikle tarım ve hayvancılık ile uğraşan kişiler yüksek risk grubundadır.

Epidemiyoloji

Sendromun insanlardaki sporadik enfeksiyonu genelde Hyalomma kenesinin ısırığı nedeniyle olur. Yine de hastalığı bulaştırabildiği bilinen 30 kene türü mevcuttur.

Sığır, koyun ve keçi gibi çiftlik hayvanlarının yanı sıra, tilki gibi vahşi hayvanlarda da etken virüse rastlanmıştır[2][3]. Ayrıca kuşlara ve küçük memelilere de bulaşabilir.

Afrika-Avrupa arasında göç yolu bulunan bazı kuşlarda virüse rastlanması kuşların virüsün kıtalararası geçişini sağlamış olabileceği fikrini doğurmuştur.

Enfekte çiftlik hayvanlarının etinin işlenmesi veya yenmesi sonucu insanlarda ortaya çıkabilir. Ayrıca enfekte olmuş kan ve fomitle temasa geçmiş sağlık (hizmeti) çalışanlarında da görülmüştür. Nozomokiyal yol bilinen bir bulaşma yoludur[4]. İnsanlara bulaşmasının yaygın bir yolu da kene ısırığıdır. Bunların dışında enfekte hastalarla temas da bulaşmada önemli bir etkendir.

Bulaştıktan Sonraki Süreç

İlk kene ısırığından itibaren yaklaşık 2 ile 12 gün arasında değişen bir enkübasyon süresi vardır[5][6]. Hastane kaynaklı enfeksiyonlarda ise (nozokomiyal enfeksiyon) enkübasyon süresi 3 ile 10 gün arasında değişir[7][8].

Enkübasyon süresinin ardından grip-benzeri semptomlar görülmeye başlar. Bunlar yaklaşık bir hafta sonra dinebilir. Bununla birlikte hemoraj belirtileri rahatsızlığın ilk 3-5 gününde görülmeye başlar: öncelikle duygudurumda dalgalanma, ajitasyon, zihinsel karmaşa ve boğaz peteşileri.

Daha sonra burun kanaması, kanlı idrar ve kusma görülür. Karaciğer şişer ve ağrır. Bunların dışında trombositopeni ve lökopeni laboratuvar bulguları arasındadır. Ayrıca aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve laktat dehidrogenaz (LDH) oranlarında yükselme görülür.

Semptomların ilk ortaya çıkışından 9-10 gün sonra hastalar iyileşme belirtileri gösterir, fakat %30’u rahatsızlığın 2. haftasında ölür.

Teşhis

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinin teşhisi sendroma yol açan virüsün veya virüsün RNA’sının kan ve doku örneklerinden izolasyonunu, virüse karşı vücutta oluşmuş antikorların ve virüs antijeninin varlığının saptanmasını içerir.

Ayrıca teşhisin konması için kullanılacak laboratuvarların biyogüvenlik açısından tam güvenli olması çok önemlidir.

Tedavi

Spesifik bir tedavisi olmadığı için tedavi çoğunlukla semptomatik ve destekleyicidir. Tam kan veya kan içeriklerinin replasmanı (yenilenmesi) uygulanabilir. Ribavirin etkili olabilir.

Henüz bir aşı mevcut değildir. Hastalığı geçirenlerin ömür boyu bağışıklık kazanılabileceği bilinmektedir.

Kamu Sağlığı ve Korunma

Bulaşıci hastalık olduğu için Kırım-Kongo Hemorajik Ateşine karşı toplumu bilinçlendirmek ve kamu sağlığı açısından önlemler almak çok önemlidir.

Kenelerin aktif olduğu dönemlerde, örneğin bulaşmanın en sık aracısı olan Hyalomma cinsinin aktif olduğu Nisan ve Ekim aylarında, kenelerin bulunduğu ortamdan halkın kaçınması; kenelerin büyük sayılarda bulunabileceği ortamlarda (örneğin ahırlarda vs.

) çalışan kişilerin muayene edilmesi faydalı önlemlerdendir.

Yine kenelere karşı önlem olarak keneleri kaçıracak kimyasalların yani repellant kullanılması, açık alanlarda özellikle çok yoğun oldukları noktalara insektisit uygulanması da olası önlemler arasındadır.

Epidemi dönemlerinde kişi üzerinde kene bulursa bunu çıkarmaya çalışmaması önemlidir, uygun bir sağlık hizmeti merkezine (hastane gibi) gitmeli ve keneyi burada uzmanlar çıkarmalıdır.

Hastaların kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınılmalıdır. Eğer bir temas olmuşsa, temas etmiş kişi dikkatlice gözlenmeli ve belirtiler görülürse mutlaka gerekli müdahalenin yapılmasını sağlamak önemlidir.

Kesimhaneye yollanmadan önce hayvanlardan kenelerin ayrıştırılması yaygın bir uygulamadır. Hasta hayvanların kan ve dokularına doğrudan temasın bulaşmaya yol açabileceği bilinmektedir.

Ribavirin stoklamak da farklı durumlarda yararlı bir önlem olabilir. ABD askeri güçleri Afganistan ve Irak’taki personellerini çeşitli virütik hastalıklara karşı korumak amacıyla ribavirin stokları barındırmaktadır.

KKKA Epidemileri

1944’de tanımlanmaya yol açan salgın Batı Kırım’da olmuştur. Virüs hastalardan alınan kan örneklerinde ve Hyalomma marginatum marginatum isimli kenelerde saptanmıştır. Araştırmacılar kısa bir süre sonra benzer bir hastalığın Orta Asya Cumhuriyetlerinde de olduğunu fark ettiler. Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki ilk olgu 1965 yılında tanımlanmıştır.

1969’daki bir analizde ise 1956 yılında Zaire‘deki (Kongo) epidemide febril bir çocuktan alınmış kan örneğinde aynı virüse rastlanmış, buradaki hastalığın Kırım’da görülmüş olanla aynı olduğu belirlenmiştir. Tüm bu bulgular hastalığın bugünkü ismi ve tanımına neden olmuşturlar.

Verilere göre Güney Afrika’da 1981 yılına kadar 123 olgu tanımlanmış, bunlardan %22’si ölümle sonuçlanmıştır.

1976’da Makedonya‘da (toplamda 10 olgulu)[9] ve 1979’da Irak’ta, küçük çaplı, epidemiler görülmüştür. Irak’taki bilinen ilk epidemi olan 1979’daki epidemideki 10 olgudan ikisinin sağlık personeli ve bulaşmanın nozokomiyal olduğu ifade edilmiştir.[10]

Asya ülkelerinden Pakistan, Afganistan ve Kazakistan’da ölümle sonuçlanan olgular tespit edilmiştir. Bildirilere göre Pakistan’daki büyük (majör) epidemiler 1975, 1986, 1996, 1998, 1999 ve 2000 yıllarında olmuş, son olgu 2002 yılında tanımlanmıştır.

Aynı yıl Türkiye’de Tokat ilinde sendroma rastlanmıştır. Bu Türkiye’deki ilk bilinen epidemidir. Daha sonra 2003 ve 2004 yıllarında Türkiye’nin farklı illerinde sendroma rastlanmıştır.

Türkiye’de son olarak 2006 yılında bildirilen olgulardan bazılarının ölümü sonucu sendrom medyaya da yansımıştır.

Bunların dışında sendrom Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinde (Birleşik Arap Emirlikleri, Umman…) de görülmüş, sendrom sebebiyle ölüm vakaları ortaya çıkmıştır. Örneğin, 1989-1990 arasında Suudi Arabistan’daki Mekke şehrinde tanımlanan 40 olgudan 12’si ölümle sonuçlanmıştır.

Источник: http://bilgifili.com/kirim-kongo-kanamali-atesi-nedir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть