Kış İçecekleri Hangi Hastalıkları Önlüyor

içerik

Bitkilerin mucizesi: Hangi bitki hangi hastalığa iyi geliyor?

Kış İçecekleri Hangi Hastalıkları Önlüyor

Diyetisyen Emre Uzun, hangi bitkinin hangi rahatsızlığa iyi geldiğini, hangi bitkinin hangi şekilde, ne miktarda ve kimler tarafından kullanılabileceğini anlattı.

Binlerce yıldır insanlığın şifa bulmak için kullandığı bitkilerin kullanılması, son yıllarda bütün dünyayı etkisi altına alan bir modaya dönüştü. Gün geçmiyor ki birileri çıkıp şu veya bu bitkinin yararını anlatmasın, bardak bardak içip kaşık kaşık yenmesini önermesin.

Hangi bitkinin ne şekilde ve ne miktarda yenilip içilebileceğini, kimlere yarar sağlayıp kimlere zarar vereceğini belirten bilgileri bulmak ise hiç kolay değil.

Diyetisyen Emre Uzun bu konuda şunları söyledi: “Gerçekten de bitkilerin hastalıkların tedavisinde kullanılması, neredeyse insanlık tarihiyle yaşıt bir yöntem. Ancak öncelikle şunu vurgulamayız ki bir bitki şu hastalığı kesinlikle iyileştirir denilemez.

Bir bitkinin ancak bir rahatsızlığın veya hastalığın tedavisinde veya önlenmesinde destek olacağını söyleyebilirsiniz.

Bununla birlikte her bitkiyi her kişiye öneremezsiniz, çünkü bazı bitkiler vardır ki bazı hastalıklara sahip olanlar o bitkiyi kullandıklarında yarardan çok zarar görebilirler.”

Emre Uzun ayrıca şifa verdiği kabul edilen her gıda gibi bitkilerin de belli bir miktarda kullanılmasını gerektiğini de önemle vurguladı.

Diyetisyen Emre Uzun, günümüz bireyinin gündeminde sıklıkla yer alan rahatsızlık ve hastalıkları önlemek veya tedaviyi desteklemek amacıyla kullanılabilecek bitkileri, hangi miktarda kullanılmaları gerektiğini, kimlere yararlı olacağını, kimlere zarar verebileceğini ise ayrıntılı olarak anlattı.

Kanser:

  • Brokoli: Selenyum, potasyum, kükürt ve diyet lifi yönünden zengindir. Kansere neden olan hücrelere etki ederek ortadan kalkmasında etkilidir. İdrar yolları, kalın bağırsak ve meme kanserine karşı koruyucudur. Çiğ olarak veya buharda pişirilerek tüketilmelidir.
  • Çörek otu: Çok zengin bir vitamin ve mineral kaynağıdır. A, C, B1, B2 ve B6 vitaminleri ile selenyum, çinko, magnezyum minerallerini içeren çörek otundaki en önemli bileşim ise thymol türevi thymoquinon’dur. Thymoquinon akciğer, baş-boyun, kalınbağırsak, karaciğer, karın zarı, lösemi, lenfoma, meme, pankreas, prostat ve yumuşak doku kanserlerine faydalıdır. Günlük bir tatlı kaşığı tüketilebilir. Gebelikte kullanımı önerilmez.
  • Nar: İçerdiği bol miktardaki C vitamini, polyphenol, demir ve potasyumla bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca kolesterolü ve kan şekerini dengeleyici, kanser hücrelerinin gelişmesini engelleyici özelliğe sahiptir. Özellikte prostat kanserinde etkilidir. Yapılan çalışmalarda kanser hücrelerinin çoğalma hızını yavaşlattığı görülmüştür.

Kalp ve damar sağlığı:

  • Soğan: Kanı temizleme özelliği ile damar sertliğine yol açan kötü kolesterolü düşürür, iyi huylu kolesterolü yükseltir. Doğal antibiyotik olmasının yanı sıra potasyum minerali ile B ve C vitaminleri içerir. Şeker hastaları ve gebeler doktor kontrolünde tüketmelidir.
  • Keten tohumu: C, E ve K vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, bakır, demir mineralleri açısından da zengindir. Omega-3 Yağ Asidi içeriği yüksektir. Antioksidan özelliktedir ve kolesterolü dengeler. Aynı zamanda kan şekerini de dengeleyerek kalp-damar sağlığını korur. Düzenli olarak tüketimi kötü kolesterolü düşürürken iyi kolesterolü yükseltebilir. Salataya veya yoğurda 1 yemek kaşığı katılarak tüketilebilir.
  • Aspir: Antibakteriyel ve antioksidan özelliğe sahiptir. Kanı düzenler, pıhtılaşmasını sağlar. Pıhtılaşma problemi yaşayan, kan sulandırıcı ilaç alan bireylerin kullanması önerilmez. 1 gram aspir çiçeği bir bardak kaynar suda demlenerek tüketilebilir.

Alzheimer:

  • Tarçın: Kokusunun hafızayı kuvvetlendirici etkisi vardır. Sütlü tatlılara, salatalara eklenerek veya çay şeklinde tüketilebilir. Çay şeklinde içilecekse günde 1 fincan, toz halinde kullanılacaksa yarım çay kaşığı tüketmelidir. Günlük olarak bu miktardan fazla tüketilirse kabızlığa, kan şekerinin düşmesine neden olabilir.
  • Zerdeçal: Hastalığın ilerlemesini önlediği gibi hastalığın önlenmesinde de rol oynar. Yemeklere veya süte katılarak tüketilebilir. Kan sulandırıcı ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.
  • Badem: Zengin E vitamini içeriği ile günlük 5-6 adet tüketilirse hastalığın ilerlemesini etki yapar. Günlük tüketimi bir avucu geçmemelidir. Önerilen miktardan fazla tüketim kilo artışına, bazı ilaçlarla etkileşime girerek alerjiye, artan lifin sindirilememesi sonucu kabızlığa yol açabilir.

Diyabet:

  • Tarçın: Lif bakımından zengin olması nedeniyle sindirimi kolaylaştırır, kan şekerini dengeler. Günlük yarım çay kaşığı baharat olarak veya 1 çubuk tarçınla demlenmiş bir fincan çay şeklinde tüketimi uygundur.
  • Badem: Yüksek lif ve zengin doymamış yağ içeriğinin yanında düşük karbonhidrata sahip olması nedeniyle de düşük glisemik endekse sahiptir. Kan şekeri yükselmelerini önlemeye ve uzun süreli tokluk sağlamaya yardımcı olur. Kahvaltıda 5 adet zeytin yerine 6 adet badem tercih edilebilir veya ara öğünlerde süt ürünleri veya meyveyle tüketilebilir.
  • Pırasa: Yüksek besin lifli, A, C, K ve B6 vitamini yönünden zengin bir sebzedir. Yapılan çalışmalarda pankreastan insülin salınımını uyararak kan şekerini ve yüksek kolesterolü düşürdüğü gözlenmiştir. Buharda kısa sürede pişirilirse besin kayıpları önlenir ve daha sağlıklı bir tüketim yolu elde edilir.

Bağışıklık zayıflığı:

  • Sarımsak: Doğal bir antibiyotiktir. Kalp ve bağışıklık sistemini güçlendirir, bağışıklık sistemi hücrelerini artırır. Günlük 2 diş sarımsak kullanımı yeterlidir. Tansiyon hastaları kontrollü tüketmelidir.
  • Zencefil: İltihaba, kan pıhtılaşmasına, kolesterole ve kalp hastalıklarına olumlu etkide bulunur. Antibakteriyel ve antioksidan özelliğe sahiptir. Çay şeklinde veya yemeklerde baharat olarak kullanılabilir. Günlük 4 gramdan fazla kullanılmamalıdır. Fazla tüketimi mide ekşimelerine, ritim bozukluklarına yol açabilir.
  • Kivi: Yüksek C vitamini içeriğiyle yaz kış tüketilebilecek, bağışıklık güçlendirici bir meyvedir. 1 adet kivi günlük C vitamini ihtiyacının karşılanmasında fayda sağlar. Önerilen miktardan fazla tüketmek, cilt sorunlarına, ishale ve bulantıya sebep olabilir.

Kolestrol:

  • Ceviz: Kanda zararlı kolesterolün birikmesini önler, yüksek kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını engeller. Günde 2 adet ceviz yemek, yorgunluk ve bitkinlikte de etkilidir.
  • Badem: Düzenli tüketimi, iyi ve kötü kolesterol seviyelerini dengelemeye yardımcı olur. Bu özelliğiyle kolesterolün dengesizliği sonucunda oluşabilecek sorunlara karşı önlem alınmasında önemli bir yeri vardır. Günlük diyette ara öğün olarak 5-6 adet tüketilebilir.
  • Keten tohumu: Günde 50 gram kadar tüketildiğinde yüksek kolesterol problemi yaşayan bir yetişkinin kolesterolünü yaklaşık yüzde 14 azalttığı tespit edilmiştir. Sindirim sorunlarına da yardımcı olur. Yoğurda katılarak tüketilebilir.

Uykusuzluk:

  • Papatya çayı: Hazmı kolaylaştırıcı, ağrı kesici ve antiseptik özelliklere sahiptir. Hafif dereceli uyku sorunlarında yardımcı olur. Gebeler ve emziklilerde kullanımı önerilmez.
  • Çarkıfelek çayı: Sakinleştirici ve ağrı kesici etkisi ile uykusuzluk problemine iyi gelir. İçeriğindeki harmin maddesi mutluluk sağlayarak uykuya dalma zorluğunu engeller. Alkollü içeceklerle birlikte alınması önerilmez.
  • Yulaf ezmesi: İçeriğinde bol miktarda bulunan vitamin ve minerallerle sinir sistemine etki ederek rahatlatır ve stresten kaynaklanan olumsuz düşünceleri engeller. Sinir sistemini gevşeterek rahat bir uykuya yardımcı olur. Gece yatmadan 2 saat önce bir fincan yulafa süt veya yoğurt eklenerek tüketilebilir.

İştahsızlık:

  • Acı Yeşillikler (karalahana, roka): Sindirim enzimlerini uyararak sindirim sisteminin harekete geçmesine, hızlı çalışmasına ve iştahın artmasına olumlu etkide bulunur.
  • Kişniş: Kalsiyum, demir, magnezyum, sodyum gibi birçok mineral içerir. Yaprakları ve tohumları midenin güçlenmesine, sindirimin kolaylaşmasına ve iştahın açılmasına katkı sağlar. Diyabetliler için gebelik ve emzirme döneminde kullanımı önerilmez. Günlük ortalama 3 gram tüketilmelidir.
  • Nane: Ağız tadını yenileyip iştahı canlandırır. Çay olarak tüketmek daha etkilidir. Mide problemi olan bireyler nane tüketiminde dikkatli olmalıdır.

Anne sütü yetersizliği:

  • Rezene: Anne sütü için gerekli olan östrojen ve prolaktin üretimini teşvik eder, süt salınımını artırır. Günde 2 çay kaşığı kadar demlenerek 2 fincan tüketimi uygundur. Önerilenden fazla tüketimi iştah artışına, dolayısıyla kilo alınmasına neden olabilir.
  • Kimyon: Anneyi güçlendirerek süt yapımına katkıda bulunur ve demir içeriği sayesinde bu ihtiyacın giderilmesini de sağlar. Çay veya baharat olarak kullanılabilir.
  • Çörek otu: Anne sütünü artırıcı özelliğe sahip olmasının yanı sıra kalsiyum ve bakır kaynağıdır. Yemeklerde veya çekilmiş olarak bala katılıp tüketilebilir.

Boğaz enfeksiyonu:

  • Adaçayı: Antimikrobiyal özelliğiyle boğazdaki iltihaplanmayı azaltır. Baharat olarak veya çay şeklinde tüketilebilir. Günlük 1-2 fincanı geçmemekte yarar vardır. Gebeler ve emziklilerde tüketimi önerilmez.
  • Okaliptüs çayı: Soğuk algınlığı, grip, nezle, bronşit gibi sorunlarda yatıştırıcı etkiye sahiptir. Emziklilerde ve gebelerde kullanımı önerilmez. Ayrıca astım veya böbrek hastaları doktor kontrolünde tüketmelidir. Fazla tüketimi mide bulantısı ve kusmaya neden olacağı için günde 2 fincandan fazlası önerilmez.
  • Kekik: Mineral yönünden zengin, antioksidan bir bitkidir. Boğaz enfeksiyonu ve soğuk algınlığına iyi gelmesinin yanında stres, gaz, şişkinlik ve baş ağrısı gibi sorunlara da çözüm sağlar. Kaynamış suya katılarak on dakika demlenerek tüketilebilir.

Şişmanlık:

  • Mate çayı: Ödem atımını sağlar ve kabızlığı giderir. C, B-1, B-6 ve niasin gibi vitaminler bakımından zengindir, kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gibi önemli mineralleri de içerir. Günde 2 fincandan fazla tüketilmemelidir. Aşırı tüketimi uykusuzluğa neden olabilir. Gebeler ve emziklilerde önerilmez.
  • Kuşburnu: C vitamini bakımından zengin olmasının yanı sıra içeriğinde bulundurduğu flavonlar, vitamin ve minerallerle de değerli bir besin kaynağıdır. Vücuttaki yağ oranını düşürücü ve kan şekerini dengeleyici etkiye sahiptir. Günde 2-3 fincan tüketimi uygundur.
  • Kırmızı biber: Genel sağlığa ve sindirim problemlerine yardımcı olur; bağırsakların temizlenmesini sağlar. Yağ yakıcı etkisi ile şişmanlık sorununda da faydalıdır.

Kabızlık:

  • Bamya: Sindirim sistemi için çok faydalı olan yüksek oranda lif içerir. Bamyadaki liflerin yardımıyla bağırsak hareketleri artar ve kilo vermekten kolon kanseri riskini azaltmaya kadar pek çok fayda sağlar. Taze olarak tüketilmesine özen gösterilmelidir.
  • Kuru kayısı: Selüloz içeriği ile sindirim sisteminin rahat çalışmasını sağlar. Pektin içeriği ile su dengesinin sağlanmasına yardım eder. Günlük olarak 1 porsiyon meyve yerine tüketilecek 4 adet kuru kayısı kabızlık problemi için fayda sağlayacaktır.
  • Trabzon Hurması: Lif bakımından zengin bir meyvedir ve mide ve bağırsak sorunlarının çözümüne yardımcı olur. Ayrıca bol miktarda B ve C vitamini içerir.

İshal:

  • Muz: Zengin miktarda kalori, protein, sodyum, potasyum, magnezyum, A, E, K ve C vitaminleri içerir. İshal sırasında kaybedilen minerallerin alınmasında faydalı olduğu için ishal tedavisinde muz tüketmek iyileşme sürecini hızlandırır.
  • Havuç: Haşlanıp ezilerek püre halinde tüketildiğinde ishal tedavisinde çözüm sağlar. Bu yolla daha fazla pektinden faydalanılır. İshalle kaybedilen mineral ve vitaminlerin yerine konulmasında da etkilidir.
  • Limon: İshale sebebiyet veren patojenleri yok eder. Suyu sıkılarak tüketilebilir.

Bitkilerin gücü ile bağışıklık sisteminizi güçlendirin

Источник: https://indigodergisi.com/2017/02/hangi-bitki-hangi-hastaliga-iyi-geliyor/

Şeker Hastaları Ne Yemeli ve Ne Yememeli ?

Kış İçecekleri Hangi Hastalıkları Önlüyor

Ayşe Özgün 2019-02-22T00:37:19+0300 2015-06-13T22:17:31+0300

Eğer şeker hastasıysanız bundan sonra yiyeceğiniz şeylere dikkat etmeniz gerekir.Hayatınızın kalan kısmında, gıda seçenekleriniz sağlığınız için oldukça önemli olan şeker seviyesini kontrol etmek adına elzemdir.

Bu makalede şekere faydalı ‘‘şekere iyi gelen’’ ve ‘‘şekere zararlı’’ şeklinde gıdaları ikiye ayırdık. Şeker hastaları hastalığın tipine göre ve doktorlarının onayıyla belki bizim şekere zararlı yiyecekler kategorisine eklediğimiz gıdaları tüketebilirler, lakin en sağlıklısı şekere zararlı yiyecekler listesinde bulunan gıdaları tüketmeleridir.

Şeker Hastalığı, Ekmekler, Tahıllar ve Nişastalar

Şeker hastaları için beslenme hayati önem taşımaktadır. Şekeri sağlıklı seviyelerde tutmaları için tüketilmesi yasak olan ve tüketilmesi önerilen gıdalar vardır. Bilinen şekeri düşüren yiyecekler dışında genel anlamda tercihleri ele alacağız.

Şeker hastaları, diğer sağlıklı insanlar gibi günlük diyetlerinde ekmek tüketmek isteyebilirler ve bunda bir sorun yok ama ekmek ve hamurlu gıdalar konusunda seçici olmaları gerekmektedir. Bu başlık altında en iyi ve en kötü seçenekleri şöyle sıralayabiliriz.

Şekere İyi Gelen Gıdalar

  • Tam buğday ekmeği,
  • Bazı sağlık uzmanları kepek ekmeğini tavsiye ediyorlar ama bunun yerine tam buğdaylı ekmekler öneriyoruz,
  • Tam tahıllı ürünler ve çok az şeker içeren tahıllı yiyecekler,
  • Tam tahıllı ekmek,
  • Fırında kızartılmış patates,
  • Tam tahıllı un veya mısır ekmeği,
  • Mısır, patlamış mısır veya mısırdan yapılmış ürünler,

Şekere Zararlı Gıdalar

  • Beyaz un ve ağırlıklı beyaz undan hazırlanmış yiyecekler,
  • Beyaz pirinç gibi işlenmiş tahıllar,
  • Az tahıllı, çok şekerli gıdalar,
  • Beyaz ekmek,
  • Patates kızartması,
  • Kızartılmış beyaz un ekmeği.

Sebzeler ve Şeker Hastalığı

Çoğu sebze lif içerirler, yağ ve sodyum oranı düşüktür. Patates ve mısır gibi nişastalı sebzeler, bu kategoriye dahil değildir. Patates ve mısır ekmek, tahıl ve diğer nişasta grubunun bir parçası olarak kabul edilir.

Şekere İyi Gelen Sebzeler

  • Taze sebzeler, çiğ veya suda hafif haşlanmış sebzeler,
  • Dondurulmuş veya hafif buğulanmış sebzeler,
  • Düşük sodyumlu ya da tuzsuz konserve sebzeler,
  • Salata, yeşillik, lahana, ıspanak, roka

Şekere Zararlı Sebzeler

  • Konservelerde sodyum ekli sebzeler,
  • Tereyağı, peynir eklenerek pişirilmiş sebzeler,
  • Turşu (sodyum oranı çok fazla olan)
  • Lahana turşusu.

Meyveler ve Şeker Hastalığı

Meyveler karbonhidratlar, vitaminler, mineraller ve lif içermektedir. Avokado hariç meyveler düşük yağ ve sodyum içermektedirler. Çoğu meyve sebzelerden daha fazla karbonhidrat içermektedir.

Şekere İyi Gelen Meyveler

  • Dondurulmuş meyve ve konserve meyve suları,
  • Şekerli veya az şekerli konserve meyveler,
  • Şekerli şekersiz reçel ve konserveler,
  • Şeker eklenmemiş elma püresi,
  • % 100 meyve suyu

Şekere Zararlı Meyveler

  • Yüksek şekerli şurup ve meyveler,
  • Pestil, köme, lokum gibi meyveli ürünler,
  • Sürekli meyve reçeli tüketimi,
  • Tatlı elma püresi,
  • Meyve suyu, % 100 meyveli içecekler

Şekere Hastalığı, Et ve Diğer Proteinler

Bu kategori sığır eti, tavuk, balık, hindi eti, deniz ürünleri, fasulye, peynir, yumurta, fındık, ve tofu içerir.

Şekere Faydalı Et ve Proteinler

  • Fırında, ızgara, veya haşlanmış etler,
  • Sığır etinin yağsız kısmı,
  • Hindi eti,
  • Düşük yağlı peynir,
  • Tavuk veya hindi eti, derisiz göğüs kısmı,
  • Fırında, ızgara buğulama veya ızgara balık,
  • Tofu, hafif sote buğulama veya çorbada,
  • Fasulye,
  • Yumurta,
  • Fındık.

Şekere Zararlı Et ve Proteinler

  • Kızartılmış et,
  • Kaburga kısmından ve yağlı etler,
  • Sürekli peynir tüketimi,
  • Kümes hayvanları etinin deriyle birlikte tüketilmesi,
  • Balık kızartması veya kızarmış balık,
  • Kızarmış tofu,

Şeker Hastalığı ve Süt Ürünleri

Bu grup, süt, yoğurt ve kremalardan yapılmış ürünler içerir. Süt bol miktarda kalsiyum, protein ve mineral içermektedir. Şeker hastalığı tipleri için genelde önerilen süt ürünlerini şu şekilde sıralamak mümkün.

Şekere Faydalı Süt Ürünleri

  • % 1 veya yağsız süt,
  • Düşük yağlı yoğurt,
  • Düşük yağlı peynir,
  • Düşük yağlı veya yağsız ekşi krema,
  • Dondurulmuş düşük yağlı, düşük karbonhidratlı yoğurt,

Şekere Zararlı Süt Ürünleri

  • Tam yağlı süt,
  • Düzenli yoğurt tüketimi,
  • Düzenli peynir tüketimi,
  • Düzenli ekşi krema tüketimi,
  • Düzenli dondurma yemek,

Şeker Hastalığı, Yağlar, Şeker ve Tatlılar

Bu tür gıdaların çok fazla miktarda alınması diyabeti kontrol altında tutmayı zorlaştırdığı gibi, kilo almaya da neden olabilmektedir.

Şekere Faydalı Yağ, Şeker ve Tatlılar

  • Küçün porsiyonlarda, patates cipsi, pişmiş mısır, mısır cipsi, fırında pilav veya patates.
  • Bitkisel yağlar, hidrojene olmayan tereyağı beya margarin,
  • Düşük yağlı mayonez,
  • Az miktarlarda salata sosları,
  • Kalorisi az olan patlamış mısır,

Şeker Hastalığı ve İçecekler

Bazı içecekler az miktarda karbonhidratlar içermektedir. Çoğu zaman diğer besin kaynaklarından daha faydalı olabilir, aynı şekilde tüketim şekli ve miktarına bağlı olarak şekere zararlı olabilir…

Şekere Faydalı İçecekler

  • Saf, tatlandırılmamış su,
  • Şekersiz ve fazla tatlı olmayan diğer içecekler,
  • Şekersiz çay, az limonlu olabilir,
  • Şekersiz kahve, tatlandırmak için süt katılabilir,
  • Sade kahve,

Şekere Zararlı İçecekler

  • Düzenli soda tüketimi,
  • Düzenli bira, meyveli karışık içecekler, tatlı şaraplar,
  • Şekerli çay,
  • Şeker ve kremalı kahve,
  • Aroma ve çikolata içerikli kahveler,
  • Enerji içecekleri,

Kaynaklar

  1. S. Department of Agriculture: “National Nutrient Database for Standard Reference, Release 20.”
  2. American Diabetes Association: “Using the Diabetes Food Pyramid;” “Virtual Grocery Store: Planning Meals: Food Pyramid;” and “Virtual Grocery Store: Grocery Store Tour.

  3. American Dietetic Association: “Food Nutrient Data for Choose Your Foods: Exchange Lists for Diabetes, 2007.

  4. Best and Worst Foods for Diabetes

Sağlık ve sağlıklı yaşam konusunda yazılı basın, dergi ve online platformlarda yüzlerce makalesi bulunan editörümüz Ayşe Özgün 2014 yılından itibaren sağlık makaleleri yayınlamaktadır.

Источник: https://www.saglikfit.com/seker-hastalari-ne-yemeli-ne-yememeli

En sık görülen 8 kış hastalığı

Kış İçecekleri Hangi Hastalıkları Önlüyor

Kış mevsimine sayılı günler kala havalar iyiden iyiye soğurken hastalıklar da giderek yaygınlaşıyor. Vücut direncinin azalmaya başladığı kış aylarında gripten bronşite, boğaz enfeksiyonlarından sinüzite pek çok hastalık hem yetişkinleri hem çocukları etkisine alıyor.

Özellikle de kapalı ve kalabalık ortamlarda hastalıkların solunum ve yakın temas sonucu daha kolay bulaştığını bu nedenle hızla yaygınlaştığını belirten Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Erdönmez, “Oysa basit ve etkili yöntemlerle çocuklarımızı kış hastalıklarından kolayca korumamız mümkün” diyor. Dr.

Dilek Erdönmez çocuklarda en sık görülen 8 kış hastalığını ve alınabilecek etkili önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Grip

Yüksek ateşle başlayıp kas, boğaz ve baş ağrısıyla seyreden gribe, burun akıntısı/ burun tıkanıklığı, bazen de öksürük eşlik ediyor. Yoğun bir yorgunluk hissine neden olan grip tedavi edilmezse ölümcül de olabilen ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Grip aşısı ile yüzde 70-90 oranında önlenebilen gripte istirahat etmek ve bol su içmek çok önemli.

Boğaz enfeksiyonları

Boğaz enfeksiyonları (farenjit, tonsillit) yüksek ateş, yutma sorunu, boğaz-baş ağrısı ve bazen de öksürük, kusma ve karın ağrısına neden oluyor. Beta mikrobu varsa antibiyotik şart. Aksi halde beta enfeksiyonları, kalpten böbreğe ciddi hastalıklara yol açabiliyor.

Zatürre

Yüksek ateş ve balgamlı öksürükle ortaya çıkan zatürre, tek veya iki taraflı olarak akciğer dokusunu tutarak alt solunum yolu enfeksiyonuna neden oluyor. Çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası meydana geliyor. Birçok virüs ve bakteri bu hastalığa neden olabiliyor. Tedavi edilmezse yaşamı tehdit edebiliyor.

Bronşit ve bronşiolit

Alt solunum yolu hastalıkları olan bronşit ve bronşiolit, ‘Akciğer ağacı’ denilen, solunum yolları dalcıklarının virüs ve bakteriler tarafından iltihaplanması ile oluşuyor. Akciğerlerin küçük hava yollarının hastalığına bronşiolit, büyük hava yollarının hastalığına bronşit deniliyor. Öksürük ve hışıltılı solunuma yol açarken, tedavi edilmezlerse zatürreye yol açabiliyorlar.

KIŞIN HASTALIKLAR NEDEN ARTIYOR?

Nezle

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Erdönmez, “Nezleye (soğuk algınlığı) virüsler yol açıyor. Salgı, yakın temas ve solunumla bulaşırken, açık renkli burun akıntısı / tıkanıklığı, boğaz ve burunda kaşıntı hissi, hapşırık ve bazen öksürükle ateş olabiliyor. Soğuk algınlığı için herhangi bir aşı bulunmuyor” diyor.

Orta Kulak İltihabı (Otit)

Özellikle soğuk algınlığı, grip, farenjit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında veya sonrasında bakteri ve virüsler, boğaz ile kulak arasında uzanan östaki kanalı vasıtası ile boğazdan orta kulağa geçerek burada enfeksiyona neden oluyor. Kulak ağrısı, ateş ve işitme azlığı ile kendini gösteriyor. Çocuğunuzu en kısa sürede hekime götürmeniz şart.

Sinüzit

Kafatasını oluşturan kemiklerin arasında sinüs denen boşlukların iç yüzeyini kaplayan dokunun enfeksiyonu sinüzit olarak adlandırılıyor.

Sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası geçmeyen koyu kıvamlı burun akıntısı/tıkanıklığı, sabaha karşı artan öksürük ve giderek artan baş-kas-eklem ağrıları, mide bulantısı, iştahsızlık gibi şikayetler olurken ateş de eşlik edebiliyor. Tam tedavi edilmezse kronikleşebiliyor.

Gastroenterit (İshal veya diyare)

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Erdönmez “Birçok bakteri ve virüs ishal tablosuna neden olabiliyor. Hastalık hafiften ağır dereceye kadar seyredebiliyor.

Hafif seyredebildiği gibi, bazen inatçı kusma ve ateş de eklenerek, hastaneye yatış bile gerekebiliyor.

Kış aylarında özellikle kusma, ishal ve ateş ile seyreden bağırsak enfeksiyonu olan rotavirüs çok sık görülüyor” diyor.

ÇOCUKLARIN KORKULU RÜYASI 9 KIŞ HASTALIĞI

Kış hastalıklarına karşı hangi önlemler alınmalıdır?

  • Dengeli ve sağlıklı beslenmek,
  • Uyku düzenine dikkat etmek, yeterince uyumak,
  • Özellikle su başta olmak üzere yeterli sıvı tüketmek, gazlı içeceklerden kaçınmak,
  • Meyve ve sebzenin yanında haftada iki kez balık yemek,
  • Demir, çinko, D vitamini gibi mineral ve vitamin seviyelerini kontrol ettirmek,
  • Ihlamur gibi bitki çayları, posası içine ilave edilmiş meyve suları, pekmez ve bal tüketmek,
  • Kış hastalıkları en çok solunum yolu ile bulaştığından öpmek yerine karşınızdakine başınızla selam vermek,
  • Kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınmak,
  • Elleri sık sık yıkamak ve ağıza, buruna, gözlere sürmemek; çocuklara hijyen kurallarını öğretmek,
  • Mikroplar sıcakta kolayca ürediklerinden ortamı aşırı ısıtmamak,
  • Evi, sınıfları ve bulunulan ortamı düzenli havalandırmak,
  • Ortamda kullanılan klimaların düzenli bakım ve temizliğini yaptırmak,
  • Süt çocukluğu döneminde mutlaka bebeğinizi emzirmek ve bağışıklığını ‘doğal antibiyotik’ olan anne sütü ile güçlendirmek,
  • Ortamda kullanılan klimaların düzenli bakım ve temizliğini yaptırmak
  • Çok kalın veya inci giysiler giymemek, çocuklara da giydirmemek. Ortama uygun katlı kıyafetler giyip, sıcaklığa göre artırıp azaltmak,
  • Çocuğunuzu sigara dumanının bulunduğu ortama sokmamak,
  • İstirahat etmek vücut direncini artıracağından gerekirse okula göndermemek,
  • Doktorunuz gerekli görürse grip aşısını yaptırmak.

KIŞ AYLARINDA SIK GÖRÜLEN 5 CİLT HASTALIĞI!

Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler

+10 Brokoli: Karaciğer için faydalıKalsiyum, A, C ve E vitamininden zengin olup karaciğer için faydalıdır. Antioksidan etkisi vardır.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1056676-kis-hastaliklari-ve-korunma-yollari-nelerdir

Kış Hastalıklarına hangi içecekler iyi gelir?

Kış İçecekleri Hangi Hastalıkları Önlüyor

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Yorum Yaz

Источник: https://www.a24.com.tr/galeri/kis-hastaliklarina-hangi-icecekler-iyi-gelir-10966.html?g=53

Şeker Hastalığı ve Korunma Yolları – Sağlık Ocağım .NET

Kış İçecekleri Hangi Hastalıkları Önlüyor

Şeker hastalığı, hastanın beslenmesine ve yaşam tarzına göre önemli derecede önlenmesi ya da geciktirilmesi mümkün olabilen bir hastalıktır.

Şeker hastalığının en kötü komplikasyonu, damarların içinde yağ birikmesine neden olarak kalp, beyin, böbrek ve göz damarlarını bozup, zaman içerisinde bu organlarda bozulmalar ve yetmezlikler meydana getirmesidir.

 Böbrek yetmezliğinin ve sonradan meydana gelen görme kayıplarının en önemli nedeni şeker hastalığıdır.

Şeker yükselmesi zamanla sinirleri etkiler vediyabetik nöropatiye (sinir hasarlarına) yol açarak ellerde, ayaklarda ve yüzde duyu bozukluklarına sebep olur. Bazı araştırma sonuçlarına göre unutkanlık ve erken bunama şeker hastalarında daha erken başladığı belirtilmiştir.

Kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin % 60-65’inde şeker yüksekliğine rastlanmıştır. Bütün bu organ hasarları bir kere başladıktan sonra tedavi daha da zorlaşır.

Bu nedenle şikayetler başlamadan önce, prediyabet dönemi denilen dönemde gerekli önlemleri alarak şeker hastalığını geciktirmek ya da önlemek en doğrusudur.

Şeker hastalığından korunmak için öneriler

İçinde beyaz şeker olan gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak, özellikle 30-35 yaşından sonra, kola ve benzeri gazlı içecekleri kesinlikle tüketmemek gerekir. Çay, kahve ve benzeri içecekleri şekersiz içmeye alışmak gereklidir.

 Yapılan araştırmalar, şekersiz içeceklerin alışılması ilk günlerde zor olmasına rağmen, en geç iki ay içinde alışıldığını göstermiştir.

Çay ve kahve gibi içeceklerde ömür boyu alınan şeker miktarı göz önünde bulundurulduğu zaman hemen şekersiz içmeye başlamanın en doğrusu olduğunu fark etmek zor olmayacaktır.

Kilo problemi olan kişiler, ideal kiloya inmek için mücadele etmelidir. Çünkü fazla kilolu olmak veya kilo almaya yatkın olmak kan şekeri seviyesini bozar.

Alkol kullanımı var ise kesinlikle azaltmak ya da bırakmak, yemeklerde margarin kullanmamak, baklagilleri, sebze yemekleri ve salata tüketimini arttırmak, hazır besinlerden uzak durmak, hazır meyve sularından uzak durmak veya en aza indirmek, kesinlikle sigara içmemek, kızartmalardan uzak durmak ve salamura besinleri çok fazla tüketmemek gibi beslenme şekli ile hem kilo almaktan, hemde şeker hastalığından korunma sağlanabilir.

Günde bir çay kaşığı tarçını herhangi bir yerde kullanarak yemenin kan şekerini dengelemede faydalı olduğu yapılan bazı araştırmalar sonucu kanıtlanmıştır. Sadece şeker hastaları değil, şeker hastalığı olmayan kişilerinde tarçın tüketmesinde yarar vardır.

Tarçını, tarçınlı çay olarak, sabah kahvaltısında yenilen sütlü yiyeceklerin içine koyarak, yoğurdun içine koyarak veya gün boyu içilen suyun içine bir kabuk tarçın atarak suyu bu şekilde içmekte kan şekerini dengeleme de yararlı olabilir.

Fakat bu suyun içine koyduğumuz kabuk tarçını her gün ya da en geç iki günde bir değiştirmek gereklidir. Tarçını suyun içerisinde aldığımız sürece ekstradan tarçınlı bir şey yemeye de gerek kalmaz. Tarçınlı bir şey yemeyi sevmeyenler için uygun bir seçim olabilir. İki litrelik içme suyunda bir kabuk tarçının kokusu çok fazla hissedilmez.

Şeker hastalığı nasıl önlenir

Yaşam tarzı değişikliği şeker hastalığını önler mi?

Şeker hastalığı ve spor, her gün en az 30-40 dakika yürüyüş veya egzersiz yaparak şeker hastası olma riskini azaltmak mümkündür. Düzenli spor yapan kişilerde diyabet riskinin % 30 daha az olduğu bildirilmiştir.

Ailesinde diyabet hastası olan kişilerde şeker değerleri normal olsa bile, şeker hastası olma riski daha yüksektir.

 Bu nedenle ailesinde şeker hastası olan kişilerin daha erken yaşlarda spor, egzersiz ya da yürüşe başlamaları şeker hastası olma risklerini azaltır.

Stresten kaçınmak ta şeker hastalığından korunmak için önemlidir. Bunların yanı sıra, düzenli olarak tansiyon ölçümü yapılması gereklidir. Düzenli uyumak ve düzenli kalkmak önemlidir. Yemek saatlerinin düzenli olması, öğün atlamamak, öğünleri alışmış olduğunuz saatlerde yemek beslenmenin düzenli olması için önemlidir.

Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmekler yemek, katı yağlar yerine zeytin yağı gibi hafif yağlar kullanmak, nişastalı gıdaları mümkün olduğunca daha az tüketmek, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı yemek, süt ürünlerinin yağsız olanlarını tercih etmek, sebze yemeyi arttırmak, tatlı yerine meyve yemek, kola, gazoz gibi içecekler yerine su içmek, tuz kullanımını azaltmak ve benzeri önlemler alınarak şeker hastalığı riski azalabilir veya şeker hastası iseniz şeker seviyesi kontrol altında tutulur. Ayrıca şeker hastaları insülin kullanımını ve ilaçlarını düzenli kullanmaları, düzenli olarak doktor kontrollerini gitmeleri ve doktorun önerdiği yaşam biçimini önemsemeleri şeker seviyelerini kontrol altında tutmaları ve sağlıklı yaşam için oldukça önemlidir.

Şeker hastalığı ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/seker-hastalg-diyabet-ve-korunma-yollar/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.