Kış Mevsiminde Orta Kulak İltihabına Dikkat!

Orta kulak iltihabına dikkat!

Kış Mevsiminde Orta Kulak İltihabına Dikkat!

Memorial Antalya Hastanesi KBB uzmanı Op.Dr. Şakir Bilge Çelik, orta kulak iltihabı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Yüksek ateş, işitme problemleri ve kulak akıntısı ile gelebilen orta kulak iltihabının özellikle bu aylarda soğuk havanın etkisi ile sık rastlandığını belirten Çelik, tekrarlayan orta kulak iltihaplarının inatçı baş dönmeleri, kulak zarında hasar hatta yüz felcine kadar ciddi sonuçlara neden olabildiğini ifade etti.

Orta kulağın, kulak zarı ve iç kulak duvarı arasında kalan ve işitmede iletimi sağlayan bölüm olduğunu anlatan KBB uzmanı Op. Dr. Şakir Bilge Çelik, şöyle konuştu: “Bu boşluğun enfeksiyonuna orta kulak iltihabı denilmektedir. Orta kulak iltihapları ani başlangıçlı (akut) veya uzun süreçli olabilmektedir.

Ani başlangıçlı tabloda klinik şiddetli olup; yüksek ateş, şiddetli ağrı, geçici işitme azalması veya kulakta dolgunluk hissi, kulak zarında delinme olmuşsa akıntı izlenebilmektedir. Uzun süreçli (kronik) olanlar ise genellikle ani başlangıçlı orta kulak iltihabının komplikasyonu olarak ortaya çıkmaktadır.

Geniş bir klinik yelpaze sergilemekle birlikte; en sık izleneni 'efüzyonlu otitis media (orta kulakta sıvı oluşumu)'dır. Bu tabloda ağrı ve ateş görülmez ancak; işitme azlığı, kulakta dolgunluk ve tıkanıklık hissi başlıca şikayetlerdir.


ÇOCUKLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR Çelik, orta kulak iltihaplarının sıklıkla akut olarak izlenmekle birlikte; bunu 'efüzyonlu otitis media'nın takip ettiğini söyledi.

Her ikisinin de en sık olarak çocuk yaş grubunda izlendiğini anlatan Çelik, sözlerine şöyle devam etti: “Orta kulaktan hava, sıvı ve mikrobiyal alışveriş genzimize açılan 'östaki tüpü' vasıtasıyla olur. Çocuklarda bu organ erişkinlere göre daha yatay yerleşimli olduğundan orta kulağa mikrobiyal geçiş daha kolay, aksi yönde transport ise daha zor olmaktadır. Ayrıca, çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjik tablolar erişkinlere göre daha sık izlenmektedir. Yine geniz eti büyüklüğü çocuklara has bir durumdur. Tüm bu sebeplerle çocuklarda, orta kulak iltihabı daha sıktır.”

MEVSİMSEL GEÇİŞLER ÖNEMLİ

Sonbahar ve kış aylarının orta kulak iltihabı geçirme risk ve sıklığının arttığı bir mevsim olduğunu kaydeden KBB uzmanı Op. Dr. Şakir Bilge Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu aylarda; nezle, grip, sinüzit, farenjit ve bademcik iltihapları daha sık olmaktadır. Tüm bu enfeksiyonlar hem östaki tüpünün çalışmasını bozarak, hem de mikrobiyal transportu artırmak yoluyla klinik tabloya neden olabilmektedir. Yine toplu yaşama geçiş ve özellikle çocuklarda kreş ve okul döneminin başlaması bu mevsimlerin önemini artırmaktadır.” Tedavi edilmeyen orta kulak iltihaplarının ciddi sorunlara yol açtığını belirten Çelik, şunları söyledi: “kulak zarında çökme veya yapışmalar, kulak zarı delinmeleri, işitmeyi sağlayan kemikçik zincirde erimeler, kalıcı işitme kayıpları, sürekli iltihabi akıntılar, kolesteatom oluşumu (iltihap sonucu oluşan ve kemik yapılarda erozyon yapabilen doku), yüz felci, denge bozukluğu ve baş dönmeleri, menenjit, beyin absesi gelişimi sayılabilmektedir. Tedavide ilaç kullanımının yanı sıra düzenli takip de bu tip komplikasyonların gelişimini önlemede önem arz etmektedir.”

SIK GEÇİRİLEN ORTA KULAK İLTİHAPLARINI ÖNEMSEYİN

KBB uzmanı Op. Dr. Şakir Bilge Çelik, yılda 3-4'den fazla olan veya 3 ay zarfında tüm tedavilere rağmen iyileşmeyen orta kulak iltihaplarında altta yatan sebepleri belirlemek ve bertaraf etmek gerektiğini söyledi. Geniz eti, alerjik nezle, kronik sinüzit, sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmenin en sık sebepler olduğunu anlatan Çelik, şöyle konuştu: “Erişkin hasta grubunda ise başlangıç dönemde ya da ilk kez olsa bile, altta mutlaka geniz kanserinin olup olmadığının anlaşılması gerekmektedir.

Sık geçirilen veya iyileşmeyen orta kulak iltihaplarında ilaç tedavisinden ziyade cerrahi müdahaleler önerilir. Bunlar arasında; kulak zarına mikroskobik küçük kesiyle drenaj (miringotomi), kulak zarına tüp konulması, geniz eti operasyonu sayılabilir.

Hastalığın seyri ve cerrahın tercihine göre tedavi şekillendirilmekle birlikte, komplikasyon oluşumunu önlemede çok önemlidir. Başlangıç dönemde tedavinin gecikmesi durumunda ise kliniğin tipi ve seyri ağırlaşmakta, tedavide işitmeden çok hastanın yaşamını sorunsuz idame etmesini hedefleyen ağır cerrahi gerekebilmektedir.

Korunmada, üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunma önlemleri (sık el yıkama, havlu gibi ortak eşyaları kullanmama, hasta kişilerle temasın önlenmesi, klimadan uzak durmak, düzgün beslenmek, grip salgınlarında toplu ortamlardan uzak durmak, grip aşısı olmak, tedavide gecikmemek), alerji, kronik sinüzit gibi süregelen rahatsızlıkların tedavisi, sigara (çocuklarda pasif içicilik önemli) ve hava kirliliğinden uzak durmak ve reflünün tedavisi önemlidir”

Lakpa Gelu'ya göre, diğer şerpa, rekoru iki saat farkla eline geçirdiğini savunuyordu. Ama Lakpa inanmıyordu bu şerpaya. İki yıldır Katmandu'da yaşadığım için Lakpa'nın ikilemine vereceğim cevap kolaydı. “Miss Hawley bu konuda ne düşünüyor?” diye sordum.

Nepal'e taşınmadan önce Elizabeth Hawley ya da daha iyi bilinen adıyla Miss Hawley diye birisinin varlığından haberim yoktu. Ama artık 87 yaşındaki bu kadının tüm dağcılık çevrelerinde olduğu kadar, Nepal'deki dağcılar arasında da ün yapmış olduğunun farkındaydım.

Miss Hawley, Amerika'dan gelmişti. ABD'deki bir veri tabanı için Himalayalar'a çıkan dağcıların resmi kayıtlarını tutuyordu.

Katmandu sokaklarının karmaşasından uzaktaki ufak apartmanında, Nepal'e gelen her keşif grubu hakkında titiz bir şekilde bilgi topluyordu. Gözünden hiçbir ayrıntı kaçmıyor, gerçeklerin kokusunu hemen alıyor, acımasızlığıyla tanınıyordu.

Miss Hawley, zirveye çıkan ve çıkamayanların gayrı resmi yargıcı haline gelmişti. Dağcılık dünyasının Miss Marple'ıydı o.

New York'dan Katmandu'ya

Miss Hawley ile bir yıl önce, bir Koreli dağcının tartışmalı tırmanışı hakkında haber yaparken tanışmıştım.

Kitaplarla çevrili odasında oturmuş, söz konusu tırmanış ve genelde hayat üstüne konuşmuştuk.

Gayet düzgün bir etek üstüne içli dışlı triko giymiş bu ufak tefek yaşlı kadının, Himalayalar'a tırmanan dağcılar konusunda, nasıl olup da dünya çapında bir uzman haline geldiğini merak ediyordum.

1923 yılında Şikago'da doğmuş olan Elizabeth Hawley, hiçbir zaman gerçeklerin gözünden kaçmadığını anlattı bana. Üniversiteden sonra New York'daki Fortune dergisinde araştırmacı olarak iş bulmuş. İşi, derginin “morg”unda çalışmakmış. Yani dergide ele alınan her tür konu hakkında yazılmış yazıların ve araştırma belgelerinin depolandığı, mağarayı andırır arşiv bölümü…

“Bilginin doğru olması gerektiğini, Fortune dergisinde öğrendim.” diyor ve sürdürüyordu Miss Hawley:

“Pasaklı olmak korkunç birşey. Terbiyesiz ve yanıltıcı olmak değil iş sadece. Böyle davrananları hemen atmak lazım!”

Sonsuz bir merak taşıyan Elizabeth Hawley, kendisine verilen maaşı ve yıllık izinlerini, dünyada turlara çıkmak için kullanmış.

Time dergisinin Delhi bürosunu ziyaret ederken Katmandu'ya gidip oradaki seçimler hakkında haberler yazması istenmiş.

Elizabeth Hawley, kendisini hiçbir zaman bir yazar olarak görmediğini, muhabirlik diline sahip olmadığını düşündüğünü anlatıyor. Ama yine de atlamış bu fırsatın üstüne.

Yanına bir ufak daktilo alıp birkaç hafta boyunca Nepal Sarayı'nda dönen entrikaları ve güdülen siyasetleri izlemiş. Ve bu, Katmandu'ya gelip yerleşme kararı almasına yetmiş.

“Orada kalıp üç-dört yıl boyunca Nepal'in kabuğundan çıkmasını ve 20. yüzyıla uyum sağlamasını izlemenin çok ilginç olacağını düşünmüştüm.” diyor Miss Hawley. Ama işte, o birkaç yıl, bir ömre dönüşmüş; Elizabeth çeşitli işlere girmiş çıkmış bu sürede. Time dergisinin muhabirliği, Reuters ajansına muhabirlik, seyahat acentalığı ve hatta fahri Yeni Zelanda konsolosluğu…

Ama dönüp dönüp yaptığı iş, hep, dağcılık olmuş.

Gerçekleri saptama ve araştırma merakı yüzünden, adeta kurumlaşarak, Himalayalar'a tırmanışların, canlı belleği haline gelmiş.

Peki ya, Lakpa'nın rekoru?

Elizabeth Hawley'i yeniden ziyaret edip diğer şerpanın doğruyu söyleyip söylemediğini sordum. “Zannetmiyorum” dedi Miss Hawley. Diğer şerpanın Everest'e tırmanışının “fazla hızlı” olduğunu ve kimsenin adamı dağda görmediğini söyledi. “Zaten bu öbür şerpa gasp suçuyla hapse girdi. Güvenilir bir insan değil.” diye de ekledi. Ayrılmak üzere kalkarken, sordum Miss Hawley'e:

Bunca yıl sonra, kendisini bir dedektife benzetiyor muydu?

Biraz duraksadı ve sonra başını sallayarak, “Evet, sanırım. Yarım kalmış işleri tamamlamayı severim.” dedi.

Page 3

FATİH KEÇE/ADANA Edinilen bilgiye göre, öğretmen olan babasını küçük yaşlarda kaybettiği öğrenilen 15 yaşındaki B.N.A., ilköğretimi tamamladıktan sonra girdiği sınavlarda Adana üçüncüsü olarak Adana Fen Lisesi'ni kazandı. Okula kaydı sırasında B.N.A.'nın öğretmen anne ve amcası, okuldaki İngilizce öğretmeni Semih G.

(47) ile aynı okuldan mezun olduklarını öğrendi. Ailesi, Semih G.'ye “Kızım artık size emanet, tanıdık birilerinin olması bizi sevindirdi” dedi. Evli ve 2 çocuk babası olduğu bildirilen Semih G., geçen yıl ilgi duymaya başladığı küçük kızı evleneceklerini söyleyerek kaçırdı. Kaçırma olayından 2 gün sonra B.N.A.'yı ailesine götüren Semih G.

, şikayetçi olmamalarını istedi. Kızlarının geleceğini olumsuz etkilememesi için aile durumu polise bildirmezken, B.N.A.'nın kaydını Niğde'deki bir liseye aldırdı. Ancak Semih G.'nin, ilişkisini kesmediği kızla internet ve telefon aracılığıyla, zaman zaman da Niğde'ye giderek yüz yüze görüştüğü öğrenildi. Semih G.

'nin geçen hafta yazlık evini satıp bankadaki paralarını da çekerek 100 bin TL nakit para ile B.N.A. ile Adana'da buluşup kaçtığı öne sürüldü. Kızlarının eve gelmemesi üzerine polise başvuran aile, B.N.A.'nın İngilizce öğretmeni Semih G. tarafından kaçırıldığını söyleyerek polise başvurdu. Araştırma yapan polis, Semih G.

'nin eşi ve çocuklarına otomobili ile Adana'daki evin tapusunu bıraktığını öğrendi. Eşinin öğrencisiyle olan ilişkisinden haberdar olan Semih G.'nin eşinin ise kaçma olayından kısa bir süre önce kayınpederini arayıp, “Oğlunuz evi terk edecek. Artık bizimle de ilgilenmiyor” diyerek yardım istediği öğrenildi. Semih G.

'nin yerini belirlemek için geniş çaplı araştırma yapan polis, görev yaptığı okuldaki öğrenci ve öğretmenlerle de görüşürken, öğretmenin yerinin belirlenmemesi için telefon hatlarını kapattığı, başkasının adına kayıtlı telefon hattını kullandığı anlaşıldı. Öğrencisiyle kaçan Semih G.

hakkında olumlu görüş belirten öğrencilerin ise, “Okuldaki tüm öğrencilerle iyi geçinirdi. Herkesle özellikle kız öğrencilerle iyi bir diyaloğa sahipti” dediği öğrenildi. Öğrencileri Semih.G. için bir internet sitesinde de, “Lisenin yiğit öğretmenidir. Biraz asabidir ama kalbi tertemizdir.

Maddi durumu bozuk bir öğrenci arkadaşımıza para verirken gördüğümde, 'Oğlum sakın kimseye söyleme, arkadaşın rencide olur' dedi. Üçkağıtçılığı sevmez, öğrencilere babalarının mesleğine göre değil karakterlerine göre davranır” şeklinde yorumlar yazdı.

Semih G.

'nin 4 Ekim Pazartesi gününden beri görev yaptığı okula gelmediğini ve bundan dolayı hakkında yasal işlem başlatıldığını açıklayan Adana İl Milli Eğitim Müdürü Abdulgafur Büyükfırat, öğretmene ailesinin de ulaşamadığını, ailenin öğretmenin yanında yüklü miktar para ile gittiğini söylediğini belirtti.

Источник: https://www.iha.com.tr/haber-orta-kulak-iltihabina-dikkat-202354/

Çocuklarda orta kulak iltihabına dikkat

Kış Mevsiminde Orta Kulak İltihabına Dikkat!

Çocuğunuz kulağını kaşıyor, işitmede güçlük yaşıyor ya da kulağından iltihap geliyorsa vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekiyor. Memorial Etiler Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Deniz Tamtekin, çocuklarda kalıcı işitme kaybına kadar gidebilen orta kulak iltihabı hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. 

5 yaşına kadar birkaç defa orta kulak iltihabı tekrar edebilir

Orta kulak iltihabı, orta kulakta çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişen enfeksiyonlar nedeniyle oluşur. Tek veya iki kulakta da olabilir. Sıklıkla kış ve sonbahar aylarında görülür.

Kulağını çeken, kaşıyan, beslenme zorluğu, işitme kaybı şüphesi, kulakta dolgunluk ve basınç hissi olan küçük çocuklara dikkat edilmelidir. Bu belirtilerden bir veya birkaçı varsa akla orta kulak iltihabı gelmeli ve en kısa sürede doktora gidilmelidir.

Çocukların büyük bölümü 5 yaşına kadar bu enfeksiyona birkaç defa yakalanabilir. Çocuklarda görülen işitme kaybının en ciddi sebeplerinden birinin orta kulak iltihabı olduğu unutulmamalıdır. 

Çocuklar erişkinlerden daha kolay orta kulak iltihabına yakalanıyor

Orta kulak, kulak zarından sonra gelen kısımdır. İçinde sesin iletimini sağlayan çekiç, örs, üzengi kemikleri bulunur. Bu bölümde, geniz boşluğuna açılan bir kanal bulunur. Bu kanala östaki borusu denir.

Bu boru, orta kulağa hava geçişini sağlar ve böylece hava basıncı dengelenir.

Çocuklarda östaki borusu erişkinlere göre daha yatay ve kısa olduğundan bakterilerin bu yolla orta kulağa geçişi kolaylaşır ve daha sık ortakulak iltihabı geçirirler. 

Doğru tedavi uygulanmazsa işitme kaybı söz konusu 

Orta kulak iltihabının ciddi kulak ağrısı ve işitme kaybına yol açabileceği unutulmamalıdır. İşitme kaybı, özellikle çocuklarda, öğrenme kapasitesinin azalmasına ve konuşmanın gecikmesine neden olabilir.

Uygun şekilde ve erken tedavi edilirse, işitme genellikle tamamen düzelir. Orta kulak iltihabının diğer bir tehsi, kronikleşmesi ve enfeksiyonun beyin ve iç kulak gibi komşu yapılara yayılma riskinin olmasıdır.

 

Sigara dumanına maruz kalan çocuklarda daha yaygın

Küçük yaşta olan ve özellikle erkek çocukları orta kulak iltihabından daha çok etkilenmektedir.

Ayrıca biberonla beslenme, sigara içilen ortamda sık bulunma, evde viral enfeksiyon varlığı, kardeş, anne ya da babada orta kulak iltihabı öyküsü, yetersiz sağlık koşulları, kış ve sonbahardaki mevsim koşulları, patolojik durumlar (Yetersiz bağışıklık sistemi, yarık damak ve down sendromu), kulak yolunun tahrip edilmesi ve kulak çöpünün yanlış kullanımı da kulak iltihabına zemin hazırlayan başlıca risk faktörleri arasındadır. 

Üst solunum yolu enfeksiyonları orta kulak iltihabını tetikliyor

Nezle, grip ya da alerji, östaki borusunun şişip kapanmasına neden olur.

Bunun sonucunda bakteriler orta kulakta çoğalır ve kulak zarı arkasında mikroorganizmaları içeren bir sıvı birikimi (İltihap) meydana gelir.

Kulak zarının arkasında iltihabın birikmesi basınç artışına ve bu da kulak ağrısına yol açar. Bazen kulak zarı delinir ve iltihap (kanlı, sarı-yeşil renkli bir sıvı) kulaktan dışarıya akar. 

6 ayda 3 kez tekrarlarsa işitme daha da kötüleşir

Orta kulakta enfeksiyon oluşması durumunda her zaman iltihap dışarı akmayabilir. İltihabın dışarı akmadığı durumlarda sıvı orta kulakta kalır. Kulak zarı bu durumda uygun şekilde titreşemeyeceği için hastanın işitmesi azalır.

Akut enfeksiyon geçtikten sonra, zar arkasında biriken sıvı, orta kulakta kalabilir. Bu durum enfeksiyon tekrarları ile kendini gösterir. 6 ayda 3 defadan fazla orta kulak iltihabı geçirilmesi hastalığın kronikleştiğini göstermektedir.

Kronik orta kulak İltihabı zamanla işitmenin daha da kötüleşmesine yol açabilir. 

Doğru ve etkin tedavi yapılmazsa hastalık kronik bir hal alıyor

Akut iltihabın tedavisinde ağrı kesici ve bakterileri yok edecek antibiyotiklerle birlikte burun açıcı ilaçlar kullanılır. Bu tedavi 2 hafta sürmektedir.

Erken ve etkin tedavinin uygulanması, doktorun verdiği ilaçların tarif edildiği şekilde ve sürede kullanılması, kontrol zamanlarına uyulması son derece önemlidir.

Tedavinin belirtilen şekilde ve sürede yapılmazsa, kulak enfeksiyonu kronikleşebilir ve kalıcı işitme kayıplarına neden olabilir.

Biberonla beslenen bebekleri sırt üstü pozisyonda yatırmak yerine anne sütü emerken olduğu gibi yan yatar ya da oturur pozisyonda tutmak daha sağlıklıdır. Yapılan araştırmalara göre oturarak beslenen bebekler, orta kulak iltihabına daha az yakalanmaktadır. Anne sütündeki maddelerin bağışıklık sağladığı ve hastalığa yakalanma riskini azalttığı da unutulmamalıdır. 

Источник: http://www.haber7.com/anne-cocuk/haber/1272107-cocuklarda-orta-kulak-iltihabina-dikkat

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть