Kışın Cildiniz Kuruyorsa Doğru Beslenme Bu Sorunu Çözebilir!

Çocuklarda yeterli ve dengeli beslenmenin önemi, okul öncesi ile başlar. Bu yaş aralığı 1 ile 5 yaş aralığıdır. Bağımsızlık kazanmaya çalışan, karakter oluşumu olan bu yaşlarda beslenme alışkanlığı da yavaş yavaş oturur. Bu gelişme ve değişme döneminde çocuğun yeme alışkanlıkları direk  anne ve babanın beslenme alışkanlıkları ile benzerlik göstermeye başlar.

Çocuğun günlük gereksinmesinin karşılanması kadar, olumlu ve düzenli beslenme alışkanlıklarının da kazandırılması gerekmektedir.

İyi beslenen çocukların önce boş yiyeceklerden uzak tutup, düzenli öğünler, öğün aralarındaki atıştırmalıkların seçimi çok önemlidir. Kesinlikle ğün atlamama alışkanlığının çocukluk çağında kazandırılması gereklidir. Dikkat edilmediğinde, büyüme gelişme geriliği, zeka geriliği, kansızlık ve obezite ne azılı sonuçlarıdır.

Çocuklarda Görülen Genel Beslenme Sorunları Nelerdir? | Aşırı şeker tüketimi iler ki dönemlerde yaşayacağı kronik hastalıkların sebebi olabilir

Dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığının kazanılmadığı durumlarda, besin öğelerinin eksik alımı ile oluşabilecek olumsuz neticeler şöyledir;

  1. Protein alma yetersizliği ile oluşan büyüme ve gelişme geriliği.
  2. Demir mineralinin eksikliği ile oluşan kansızlık.
  3. İyot mineralinin yetersizliği sonucu Guatr, cücelik, zekâ geriliği.
  4. Kalsiyum ve D Vitamini eksiklikleri sonucu Diş ve kemik bozuklukları.
  5. Boş yiyecekler alımı ile fazla karbonhidrat alımı ile Şişmanlık yada obezite

Çocuklar Yeterli ve Dengeli beslenmez ise karşılacakları hastalıklar ile zor baş ederler ve sık sık virüslerin saldırısı altında olurlar. Bağışıklık sistemi çöktüğünde ise bazı hastalıklar ölümcül olabilir.

Okul öncesi dönemde yeterli ve dengeli beslenemeyen çocukların, bluğ çağı ve gençlik dönemlerini de etkiler.

Orta yaş döneminde ise ülkemizde sık görülmeye başlayan şişmanlık, kalp damar hastalıkları, şeker  hastalığı, tansiyon problemleri, solunum hastalıklarının ise davetiyecisi olur.

Çocuklarda Görülen Genel Beslenme Sorunları Nelerdir? | Okul öncesi sağlıklı beslenmenin öğretilmesi Anne ve Baba’nın görevidir.

Anne ve Baba için Tavsiyeler

Çocukların Okul Öncesindeki iştahsızlık, yemek seçme ve aşırı yemek yeme gibi sık yaşanan sorunlar devamlı Anne ve Baba’nın canını sıkmaktadır. Bu tür problemi olan anne ve babalara Uzmanlardan derlediğimiz aşağıdaki öneriler ile yardımcı olmak isteriz.

  • Anne ve Baba özellikle Aile Hekimine giderek, boy, kilo yaş oranlarını kontrol etmesi gerekmektedir.
  • Yeme isteği olmayan çocukların menülerini değişik sunumlarla hazırlamak gerekir. Örneğin sevdiği kahramanın resimleri olduğu bardak yada tabak.
  • Yemeğe ailece oturup, eğlenceli sohbetler ile onun o andaki dikkatini yemeğe toplayabilirsiniz.Kalabalık ortamlarda genelde çocukların iştahı açılır.
  • Çocuklarda nadir iştah azalması olursa, onu fazla zorlamayın. Zorlama yada kızmak gibi tepkiler vermeyin.
  • Yemek seçen çocuklara, istemediği gıdayı farklı yollarla önüne koyun. Mesela Süt onlar için çok önemli. Süt içmiyorsa, kakao ve balı birleştirerek çikolatalı diye sunabilirsiniz. Yumurta çok önemli bir besin olmasına karşın bazı çocuklar istemez. Yumurtayı pişirmek yerine sahanda, azcık dana sosili yada dana sucuklu yada menemen tarzında yada kızarmış küp patatesli yedirebilirsiniz.
  • Çocukta şişmanlığa giden bir yol var ise yada şişmansa, koyacağınız tabağı küçük ölçülerde koyup, aynı orandaki yemeği büyük gösterebilirsiniz. Öğün araların boş gıdalar ve hazır içeceklerden uzak tutup, evde yapılan örneğin meyveli yoğurt yada mevsim meyvelerinden sıkacağınız meyve sularını tattırmaya çalışın. Kesinlikle uzmanlardan destek almalı.
  • Aşırı Kilolu çocuklarda bazen yediklerinden değil, genetik gelen bir hastalıktan sebepte olabilir.Bu yüzden uzmanlara gidip iyi bir tahlil yaptırmalı.
  • Oyun oynarken ve televizyon seyrederken yiyecek verilmemelidir. Çocuk hayal dünyasına girdiğinde, doyup doymadığı ile ilgilenmez.

Çocuklarda Görülen Genel Beslenme Sorunları Nelerdir? | Yeme isteği olmayan çocuklara sofra hazırlama görevleri verebilirsiniz

Okul Öncesi Dönem için Besin Planı

Sağlık Bakanlığı okul öncesi çocukların beslenme alışkanlığı kazanmasına yönelik yaptığı çalışmada, yaş kriterlerine göre hangi gıdaların temel olarak alınmasını gerektiğini belirledi. Belirlemeyi 4 ana besin öğesinin günlük alma zorunluluğuna göre ayarladı.

  • Süt ve süt ürünleri : 3 su bardağı süt üzerinden hesaplayacağız. Mesela 1 bardak süt, 1 kase yoğurt, 30 gram peynir bu üçlü günlük süt ve süt ürünleri için yeterli. Başka bir örnek verelim. 2 bardak süt ve 1 kase yoğurt. Başka bir kombinasyon verelim. 60 gr peynir ve 1 su bardağı süt. Yalnız kombinasyonda süt devamlı olmalı.
  • Et, yumurta ve kurubaklagiller : 30 gram et (1 köfte büyüklüğünde) + 30 gram kuru fasulye, nohut, bulgur, pirinç (3- 4 yemek kaşığı) + 1 yumurta.
  • Taze sebze : 150 gram bezelye, karnabahar, kabak, patlıcan, ıspanak, lahana vb. (4 yemek kaşığı pişmiş),
  • Taze meyve;150 gram (2 küçük mandalina)=1 elma=1 armut=1 muz
  • Meyve suyu ;150 cc (Yarım su bardağından biraz fazla elle sıkılmış).
  • Ekmek grubu;100 gram (2 orta dilim) + 50 gram (4- 5 adet yulaflı bisküvi = 1 ince dilim kek vb.) + 60 gram makarna ( 5-6 yemek kaşığı).

Bu kombinasyonları birbirine karıştırarak ta yapabilirsiniz.

Mesela sebzeli et, etli pilav, peynirli yada kaşarlı tost, sebzeli yumurta, peynirli makarna, taze meyveli yoğurt püresi gibi. Sebze ve meyveleri mevsime göre değiştirebilirsiniz.

Makarna yerine erişte yada şehriyeyi değiştirebilirsiniz. Kek yerine börek yapılabilir. Kırmızı et yerine balık yada tavuk eti koyabilirsiniz.

2 ile 6 yaş arasındaki Çocukların günlük alması gereken gıda miktarları

  • Süt ve Süt Ürünleri: Yukarıdaki miktarlarla aynıdır.
  • Et, yumurta ve kurubaklagiller: 60 gram et (1 köfte büyüklüğünde) + 60 gram kuru fasulye, nohut, bulgur, pirinç (7- 8 yemek kaşığı) + 1 yumurta.
  • Taze sebze: 200 gram bezelye, karnabahar, kabak, patlıcan, ıspanak, lahana vb. (8 yemek kaşığı pişmiş) + 100 gram (1 küçük boy domates=5-6 yaprak marul = 1 orta boy havuç = vb.).
  • Taze meyve: 300 gram (2 küçük mandalina = 2 küçük elma = vb.),
  • Ekmek grubu: 150 gram (3 orta dilim) = 50 gram (4- 5 adet yulaflı bisküvi = 1 ince dilim kek vb.) = 120 gram makarna ( 10-12 yemek kaşığı).

Kombinasyonları değiştirmek size bağlı. Aynı gruptan diğerini azaltıp diğerinin ölçüsünü değiştirebilirsiniz.

Kaynaklar ve Dış Bağlantılar

  • Sağlık Bakanlığı | Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi | Çocuklarda Görülen Beslenme Sorunları ve Çözümleri |2011

Источник: https://www.gelgez.net/cocuklarda-gorulen-genel-beslenme-sorunlari-nelerdir/

Kışın cilt kuruluğunu önlemede beslenme formülü! Detaylar haberimizde..

Kışın Cildiniz Kuruyorsa Doğru Beslenme Bu Sorunu Çözebilir!

Cilt sorunları içinde en sık karşılaşılan problemlerden biri olan cilt kuruluğu, özellikle kış aylarında daha da artıyor. Çünkü soğuk hava, cildin nemini azaltan en önemli faktör.

Kış aylarında cildin açık alanlarında kızarıklık ve pullanma sık görülebilirken, kuruluk kaşıntıyı da artırıyor. Deri Hastalıkları Uzmanları Dr. Figen Akın ve Dr.

Mehmet Coşkun Acay, cilt kuruluğuna dair merak edilenleri ve yapılması gerekenleri şöyle paylaştı:

“Cildimizin doğal nemi, deri bütünlüğünü sağlayan en önemli faktör. Cildin doğal nemlendiricileri hylüronik asid, seramidler gibi deri hücrelerinde bulunan maddelerdir. Yaşla birlikte bu maddelerin ciltteki miktarı da azalıyor. Tabii doğal nem faktörü, hücrelerin içinde bulunduğu üretim ihtiyacına göre değişen bir faktör.

Kuru iklim ve kış ayları gibi ortam nemi azaldığında doğal nem faktörü üretimi artıyor. Birçok kişinin özellikle kış aylarında ellerinde kuruma, kızarma ve çatlak oluşmasının nedenlerinden biri de doğal nemin yeteri kadar hızla artamaması.”

Dr. Figen Akın, “Soğuk havalar cildimizi her zamankinden daha fazla kurutabiliyor. Ancak alınacak önlemlerle kış mevsiminin olası etkileri en aza indirilebilir” açıklamasında bulunurken, Dr.

Mehmet Coşkun Acay ise “Kuruluk en sık kol ve bacaklarımızda görülmekle beraber gövdemizin her yerinde oluşabilir.

Kış aylarında şiddetin artması sıklıkla kuruluğa eşlik eden başka problemleri de beraberinde getirebileceği unutulmamalıdır” dedi.

Tek suçlu soğuk havalar değil

Cilt kuruluğunda tek suçlunun soğuk havalar olmadığını söyleyen Dr. Figen Akın ve Dr. Mehmet Coşkun Acay, şunları kaydetti:

 “Sorunu ortaya çıkaran ya da artıran başka sebepler de mevcut. Yaş ilerledikçe derinin su tutma kapasitesi azaldığından, kuruluk yakınması da sıklaşabiliyor.

Ayrıca; çevresel nem oranının azalması, aşırı güneşte kalma, sık banyo yapma, uzun süreli su teması ve soğuk hava cildimizde nem kaybına neden olarak kuruluk problemini ortaya çıkarabiliyor ya da şiddetini artırabiliyor. Kuruluk en sık kol ve bacaklarımızda görülmekle beraber gövdemizin her yerinde oluşabilir.

Kış aylarında şiddetin artması sıklıkla kuruluğa eşlik eden başka problemleri de beraberinde getirebileceği unutulmamalıdır. Örneğin aşırı kuruluk, balık pulu görünümü başka deri hastalıklarını da düşündürür”

Cildi nemlendirmek önemli

Soğuk havanın neden olduğu kuruluğu önlemek için cildimizi nemlendirmemiz gerektiğini belirten Dr. Figen Akın ve Dr. Mehmet Coşkun Acay, şöyle devam etti:

“Cilt nemlendirmede kullanılan nemlendiriciler iki farklı mekanizma ile çalışır. Bazı nemlendiriciler, deri yüzeyinde bir katman oluşturur ve derinin doğal neminin buharlaşarak yitirilmesini engeller. Bu tür nemlendiriciler arasında vazelin, lanolin gibi yağlar bulunur.

Etkili nemlendiriciler olmalarına karşın sürülmeleri zordur. Diğer grup nemlendiriciler ise havadaki nemi ya da derinin alt katmanlarındaki nemi yüzeye çekerek derinin nemlenmesini sağlarlar. Bunlara örnek gliserin ve bitkisel yağlardır. Cilt bakımında pahalı ürünler, iyi ürün demek değildir.

Cilt bakımında ürün seçerken PH’ının deri PH’ına yakın olmasına, renksiz ve kokusuz olmasına (parfümsüz), kolay sürülebilmesine, katkı maddesi (paraben, fragnencea gibi) içermemesine dikkat edilmeli. Kuru ciltlerde krem, yağlı ciltlerde su bazlı losyon formülasyonları tercih edilmeli.

Alerjik cilde sahip olanlar mutlaka doktor tavsiyesi ile ürün almalı”

Cilt kuruluğuna eşlik eden diğer sorunlar

  • Kaşıntı: Kuru cildin en önemli özelliğidir.
  • Deri kalınlaşması: Cilt kaşındıkça kalınlaşır ve renk değişiklikleri olur.
  • Kızarıklıklar-sulantılar: Derinin kuruması ve kaşınması deride egzamaları da beraberinde getirir.
  • Mikrobik enfeksiyonlar: Derinin kuruması ve kaşınması derinin koruyuculuk görevini yapamamasına, deri bütünlüğünün bozulmasına neden olur. Bu ortamda bakteriyel ve viral etkenler kolayca hastalık yapabilir.

Cilt kuruluğunu nasıl önlenir?

Soğuk havalarda temel cilt bakımımızda bazı değişiklikler yapmalı ve cilt kuruluğuna yol açmamak için şunlara dikkat etmeliyiz:

  • Sıcak su, cilt kuruluğunu artıran en önemli faktörlere biridir. Sıcak su ile yıkanmayın.
  • Yıkanırken kurutmayan sabunlar, yağ içeren şampuanlar kullanın.
  • Her banyo sonrası özellikle cildiniz çok kurumadan etkin vücut nemlendiricilerini tercih edin.
  • El ve yüzünüz için günlük temizliğinizi ılık su ile yapın.
  • Her el yıkamanın ardından mutlaka bariyer özelliğinde nemlendiriciler kullanın.
  • Cilt temizliğinde PH’ı deri PH’ına yakın ürünler tercih edin.
  • Yaşadığınız ortamlarda nem oranını artıracak önlemler alın.
  • Biotin, çinko, folik asit, omega -3 yağ asitlerinden zengin beslenin.
  • Güneşe çıkmadan önce güneş koruyucularını uygulayın. Aşırı güneşte kalma durumunda ise uygun nemlendiricileri kullanın.
  • Soğuk havalarda dışarı çıkarken eldiven kullanın.
  • Giysilerinizde yün veya sentetik ürünler yerine pamuklu olanları tercih edin.
  • Bol su için.

Cilt için en önemli vitaminler en çok hangi besinlerde var?

A vitamini: Ispanak, pazı, mercimek, pırasa, brokoli, havuç

C vitamini: Kivi, portakal, greyfurt, karnabahar, brokoli

E vitamini: Ispanak, fındık, badem, yeşil zeytin, kekik, kuru kayısı, brokoli

Etiketler: Dr. Figen Akın

Источник: https://www.gidahatti.com/kisin-cilt-kurulugunu-onlemede-beslenme-formulu-71145/

Kış aylarında cildiniz kuruyorsa doğru beslenme bu sorunu çözebilir!

Kışın Cildiniz Kuruyorsa Doğru Beslenme Bu Sorunu Çözebilir!

Dışarısı en iyi ihtimalle 4 derece civarında… Arada bir esen rüzgâr, yüzünüze ve ellerinize adeta çentikler atıyor, canınız yanıyor. Sıcak bir ortama girdiğinizde bu kez ellerinizi kırış kırış, yüzünüzü de sert ve kupkuru hissediyorsunuz. Diyetisyen Emre Uzun, “Cildin nemliliği, değişen hava koşullarından etkilenir.

Özellikle kışın, hava sıcaklığıyla birlikte atmosferdeki nem oranı da geriler. Dolayısıyla zaten nem kaybeden cildimiz, bir de nemsiz ortamla karşılaşınca iyiden iyiye kurur” diyor. “Kış, pek de cilt dostu bir mevsim sayılmaz. Dışarıda sert ve soğuk rüzgâr eserken bir anda sıcak ve kupkuru bir kapalı ortama gireriz.

Bir sıcak ve kuru, bir soğuk ve yıpratıcı ortam; ısı dengesizliği, ortaya çıkmasa bile bulutların arasından yansıyan güneş ışınları derken cilt yavaş yavaş yıpranır, kurur ve direncini kaybeder.

Bu, genellikle kadınlar için sorun zannedilir ama ciltteki kuruma tıraş olurken erkeklerin, ellerinin üstündeki çatlama ve kabuklanmayla çocukların da canını yakan bir durum.

Çatlamış dudaklar bile herkesin sorunu olduğunu anlamaya yeter! Çünkü kurumuş dudaktaki ya da el üzerindeki çatlaklar mikroplar için adeta vücudumuza giriş kapısı… Sonrası kızarıklıklar, lekelenmeler, yanma hisleri, kaşıntılar ve enfeksiyonlar; cildin kaybolan esnekliğiyle birlikte giderek büyüyen, tedavi edilmezse egzamaya kadar varan sorunlar…”

Cildiniz 10 adımda gençlik ve ışıltı kazansın

Peki, kış aylarında yaşadığımız cilt kuruluğunun, beslenmemizle bir alakası var mı? Diyetisyen Emre Uzun, “Cildimizin kuruduğunu hissederiz. Gergin olur, daha fazla nemlendirici kullanmaya başlarız. Hafif kaşıntılar baş gösterir.

Bunlara karşı öncelikle ‘kışın susamıyorum’ demeyi bırakmak gerekiyor. Bu metabolizmanıza aykırı bir yaklaşım. Susarsınız ama bunu daha az hissedersiniz.

O yüzden bol bol su içmeye devam etmelisiniz” diyor ve kış aylarında tüketmemiz gereken besinleri sıralıyor:

Yağlı balıklar: “Somon, uskumru, ringa gibi yağlı balıklar zengin omega-3 kaynaklarıdır. Cilt altı yağ tabakasını; dolayısıyla cildin yumuşaklığı ve nem seviyesi korurlar. Yağlı balıklar, cildin güneşten gelen ultraviyole ışınlara karşı hassasiyetini de azaltır.

Yine cilt için koruyucu olan antioksidanlar ile E vitamini açısından da zengindirler. Bu da cildi serbest radikallerden ve iltihaplanmadan korumalarını sağlar. İçerdikleri proteinle cilt bütünlüğünü desteklerler.

Yağlı balıklar aynı zamanda çinko zenginidir ve çinko da yeni cilt hücreleri üretimi için gereklidir.”

Avokado: “Bu meyve, içerdiği yağlarla cildin esnek ve nemli kalmasına yardımcı olur. Avokadodaki bileşenler cildi güneş ışığının yıpratıcı etkisinden de koruyup kırışıklıklara ve yaşlanmaya karşı savaşır.

E vitamini zengini olan bu meyve, C vitamini içeren gıdalarla birlikte tüketilirse cilt üzerinde daha da olumlu etkiye sahip olur.

Yaklaşık olarak yarım adet avokado ile günlük E vitamini ihtiyacımızın %10‘unu C vitamininin %17’sini karşılamış oluruz.”.

Ceviz: “Tam ceviz mevsimindeyiz. Ceviz ise esansiyel yağ asidi kaynağıdır. Cevizin içerdiği yağ asitlerini ise vücut kendi başına üretemez. Çinko, Omega-3 ve Omega-6 da cevizde bulunur.

Günde 5-6 adet ceviz yemek, günlük çinko ihtiyacının %6’sını karşılar. Bu da vücudun bakterilere ve iltihaplanmaya karşı güçlenmesini sağlar. Az miktarda E ve C vitamini de içeren cevizde seleyum ve protein de vardır.

Bu yüzden ceviz, cilt yaralarını iyileştirmekle kalmaz, cilt sağlığını da destekler.”

Ay çekirdeği: “Neyse ki ay çekirdeğini seven ve bol bol tüketen bir milletiz.

Ay çekirdeğinin yaklaşık 30 gramı günlük selenyum ve çinko ihtiyacımızın % 10’unu, E vitamini ihtiyacımızın %37’sini karşılar. Güçlü bir antioksidan olan ay çekirdeğinde protein de bulunur.

4000 kadın üzerinde yapılan bir çalışma da, ay çekirdeğinin yaşa bağlı olarak gelişen cilt kuruluğunu ve ciltteki incelmeyi azalttığını kanıtlamıştır.”

Sonbaharda doğru beslenme ve besin desteği kullanımı nasıl olmalı?

Tatlı patates ve balkabağı: “Bizler tatlı patates ile yeni yeni tanışıyoruz. Adında “patates” ifadesi var ancak bilinen patatesle hiçbir ilgisi yok.

Aksine, daha çok havuca benziyor çünkü tıpkı havuç gibi beta karoten deposu… Balkabağı da öyle… Beta-karoten demek de A vitamini demek… Bu da cildi çevresel etkilerden ve özellikle güneş ışığının olumsuz etkilerinden koruyor anlamına geliyor.

100 gram tatlı patates ya da balkabağı ise hücre ölümünü ve buna bağlı olarak ciltte gelişen kuruluk ile kırışıklığı azaltıyor, cilde sağlıklı bir görünüm kazandırıyor.”

Renkli dolmalık biberler: “Eskiden sadece yeşilini bilirdik ama artık sarı, kırmızı hatta turuncu olanları bile var.

Bu renkli dolmalık biberler de beta karoten zengini… Yaklaşık 150 gram renkli dolmalık biber, günlük A vitamini ihtiyacımızın %92’sini karşıladığı gibi günlük C vitamini ihtiyacımızın da %371’ini karşılıyor! Kolajen üretimine katkıda bulunduğu için cilt sıkı ve canlı görünüyor.”

Brokoli: “Brokoli içerdiği A ve C vitamini kadar çinko ve lutein ile de tam bir cilt dostu…  Cildi oksidatif stresten ve buna bağlı gelişen kuruma ve kırışıklıklardan koruyan brokoli, çiçeklerinde sakladığı sülforafan ile de kanser karşıtı bir sebze olarak biliniyor. Bunun anlamı ise kişiyi cilt kanserinden koruması. Cildin kolajen seviyesini de koruyan brokolinin etkisi 48 saat (2 gün) devam ediyor!”

Soya: “İzoflavon içeren soyanın cilt kuruluğunu önlemeye katkısı araştırmalarla kanıtlanmış.

30-40 yaşlarındaki kadınlar üzerinde yapılan bir çalışmaya göre, 8-12 hafta boyunca soya tüketen kadınların ciltlerindeki esnekliğin arttığı gözlemlenmiş. Soyanın bir olumlu yanı da menopoz sonrası dönemle ilgili.

Araştırmalara göre menopoz sonrası dönemde soya tüketimi cildin kolajen üretimini destekliyor ve cilt hem pürüzsüz hem de canlı kalıyor!”

Çikolata: “Sevmeyen varsa kötü haber: 6-12 hafta boyunca takip edilen bir çalışmaya göre kakao (ya da çikolata), antioksidan içeriğiyle cildi daha nemli tutuyor! Kakao kan dolaşımını da hızlandırdığı için cilt hücrelerini besleyen en ince kan damarlarına bile kan ulaşımını sağlıyor ve bu da cilt dokusunun daha iyi beslenmesini sağlıyor.

Yapmanız gereken, günlük 20 gram bitter çikolata tüketmek… Böylece hem yüksek antioksidan almış, hem cildinizin ultraviyole ışınlara karşı hassasiyetini azaltmış hem de kan dolaşımını artırarak cildinizi beslemiş olacaksınız.

Bu arada, kakaonun cilde olumsuz etkisi olduğunu gösteren tek bir araştırma bile yok! Ancak unutmayın: Yediğiniz çikolatanın kakao oranı yüksek, yani bitter olması şart! %70 kakao oranı yeterli diyebiliriz.”

Yeşil çay: “İçeriğindeki kateşin sebebiyle yeşil çay da tam bir cilt dostu… Yaşlanmaya ve hasarlara karşı cildi koruyan yeşil çay, ciltteki kızarıklığı azalttığı gibi cilt nemini, cilt tabakasını ve cilt esnekliğini de koruyor. Bu durum da 12 hafta boyunca 60 kadın üzerinden yapılan bir araştırmayla kanıtlanmış durumda.”

Birkaç uyarı daha…

Alkol ve sigaradan uzak durun! Bu ikisi için “geleneksel cilt düşmanı” diyebiliriz.

Egzersiz yapın! Çünkü egzersiz yaparken terlersiniz ve cilt gözenekleriniz açılır, bu gözeneklerden de deri altındaki yağlar cilt yüzeyine çıkar. Böylece hem cildiniz doğal olarak nemlenir hem de gözeneklerin tıkanması önlenir. Kan dolaşımı da hızlandığı için cilt daha iyi beslenir.

Cildiniz kışın kuruyorsa cips, kraker gibi atıştırmalıklardan iki kere uzak durun!

Zeytinyağı tıpkı badem, yer fıstığı, susam yağı gibi tekli doymamış yağlardandır. Zeytinin kendisi de yağı da iltihaplanma karşıtı bileşenlerle yüklüdür. Bu da cildin nem dengesi ve sağlığı için önemlidir. Zeytini ve zeytinyağını sofranızdan eksik etmeyin!

Sağlıklı bir cilt için 10 mucize besin!

Cildi koruyan ve nemlendiren smoothie

(İsteyen puding olarak da hazırlayabilir)

2 yemek kaşığı kakao

1 avokado

1 çay bardağı soya sütü

4 hurma

Vanilya (isteğe bağlı)

Ceviz

Hazırlanışı:

Avokadoyu güzelce yıkayın. Kabuğunu soyup dilimleyin. Bu arada hurmaları da ılık suda ıslatıp yumuşamalarını sağlayın.

Avokadoyu ve hurmaları, 1 çay bardağı soya sütü (isteğe bağlı olarak vanilyayı da ekleyerek) rondodan geçirin. Buzdolabında 1-2 saat bekletin. Kırdığınız cevizleri üzerine serpin ve afiyetle yiyin.

(Süt miktarını artırıp, hurma yerine bal koyarsanız, pudingi smoothie olarak tüketebilirsiniz.)

Cildinizin nemli ve sağlıklı olması şerefine! Afiyet olsun…

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/kis-aylarinda-cildiniz-kuruyorsa-dogru-beslenme-bu-sorunu-cozebilir/

Kışın cilt kuruluğunu önlemenin püf noktaları

Kışın Cildiniz Kuruyorsa Doğru Beslenme Bu Sorunu Çözebilir!

Deri Hastalıkları Uzmanları Dr. Figen Akın ve Dr. Mehmet Coşkun Acay, konuya dair merak edilenleri ve yapılması gerekenleri anlattı.

Cildimizin doğal nemi, deri bütünlüğünü sağlayan en önemli faktör. Cildin doğal nemlendiricileri hylüronik asid, seramidler gibi deri hücrelerinde bulunan maddelerdir.

Yaşla birlikte bu maddelerin ciltteki miktarı da azalıyor. Tabii doğal nem faktörü, hücrelerin içinde bulunduğu üretim ihtiyacına göre değişen bir faktör.

Kuru iklim ve kış ayları gibi ortam nemi azaldığında doğal nem faktörü üretimi artıyor.

Birçok kişinin özellikle kış aylarında ellerinde kuruma, kızarma ve çatlak oluşmasının nedenlerinden biri de doğal nemin yeteri kadar hızla artamaması olduğunu vurgulayan Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın “Soğuk havalar cildimizi her zamankinden daha fazla kurutabiliyor.

Ancak alınacak önlemlerle kış mevsiminin olası etkileri en aza indirilebilir” açıklamasında bulunurken, Anadolu Sağlık Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay ise “Kuruluk en sık kol ve bacaklarımızda görülmekle beraber gövdemizin her yerinde oluşabilir.

Kış aylarında şiddetin artması sıklıkla kuruluğa eşlik eden başka problemleri de beraberinde getirebileceği unutulmamalıdır” dedi.

Tek suçlu soğuk havalar değil

Cilt kuruluğunda tek suçlunun soğuk havalar olmadığını söyleyen Dr. Figen Akın ve Dr. Mehmet Coşkun Acay “Sorunu ortaya çıkaran ya da artıran başka sebepler de mevcut. Yaş ilerledikçe derinin su tutma kapasitesi azaldığından, kuruluk yakınması da sıklaşabiliyor.

Ayrıca; çevresel nem oranının azalması, aşırı güneşte kalma, sık banyo yapma, uzun süreli su teması ve soğuk hava cildimizde nem kaybına neden olarak kuruluk problemini ortaya çıkarabiliyor ya da şiddetini artırabiliyor.

Kuruluk en sık kol ve bacaklarımızda görülmekle beraber gövdemizin her yerinde oluşabilir. Kış aylarında şiddetin artması sıklıkla kuruluğa eşlik eden başka problemleri de beraberinde getirebileceği unutulmamalıdır.

Örneğin aşırı kuruluk, balık pulu görünümü başka deri hastalıklarını da düşündürür” açıklamasında bulundu.

Cildi nemlendirmek önemli

Soğuk havanın neden olduğu kuruluğu önlemek için cildimizi nemlendirmemiz gerektiğini belirten Dr. Figen Akın ve Dr. Mehmet Coşkun Acay “Cilt nemlendirmede kullanılan nemlendiriciler iki farklı mekanizma ile çalışır.

Bazı nemlendiriciler, deri yüzeyinde bir katman oluşturur ve derinin doğal neminin buharlaşarak yitirilmesini engeller. Bu tür nemlendiriciler arasında vazelin, lanolin gibi yağlar bulunur.

Etkili nemlendiriciler olmalarına karşın sürülmeleri zordur.

Diğer grup nemlendiriciler ise havadaki nemi ya da derinin alt katmanlarındaki nemi yüzeye çekerek derinin nemlenmesini sağlarlar. Bunlara örnek gliserin ve bitkisel yağlardır. Cilt bakımında pahalı ürünler, iyi ürün demek değildir.

Cilt bakımında ürün seçerken PH’ının deri PH’ına yakın olmasına, renksiz ve kokusuz olmasına (parfümsüz), kolay sürülebilmesine, katkı maddesi (paraben, fragnencea gibi) içermemesine dikkat edilmeli. Kuru ciltlerde krem, yağlı ciltlerde su bazlı losyon formülasyonları tercih edilmeli.

Alerjik cilde sahip olanlar mutlaka doktor tavsiyesi ile ürün almalı” dedi.

Cilt kuruluğuna eşlik eden diğer sorunlar

•    Kaşıntı: Kuru cildin en önemli özelliğidir.

•    Deri kalınlaşması: Cilt kaşındıkça kalınlaşır ve renk değişiklikleri olur.

•    Kızarıklıklar-sulantılar: Derinin kuruması ve kaşınması deride egzamaları da beraberinde getirir. 

•    Mikrobik enfeksiyonlar: Derinin kuruması ve kaşınması derinin koruyuculuk görevini yapamamasına, deri bütünlüğünün bozulmasına neden olur. Bu ortamda bakteriyel ve viral etkenler kolayca hastalık yapabilir.

Cilt kuruluğunu nasıl önleyebiliriz? 

Soğuk havalarda temel cilt bakımımızda bazı değişiklikler yapmalı ve cilt kuruluğuna yol açmamak için şunlara dikkat etmeliyiz:

•    Sıcak su, cilt kuruluğunu artıran en önemli faktörlere biridir. Sıcak su ile yıkanmayın. •    Yıkanırken kurutmayan sabunlar, yağ içeren şampuanlar kullanın.•    Her banyo sonrası özellikle cildiniz çok kurumadan etkin vücut nemlendiricilerini tercih edin.

 •    El ve yüzünüz için günlük temizliğinizi ılık su ile yapın. •    Her el yıkamanın ardından mutlaka bariyer özelliğinde nemlendiriciler kullanın.•    Cilt temizliğinde PH’ı deri PH’ına yakın ürünler tercih edin. •    Yaşadığınız ortamlarda nem oranını artıracak önlemler alın.

•    Biotin, çinko, folik asit, omega -3 yağ asitlerinden zengin beslenin. •    Güneşe çıkmadan önce güneş koruyucularını uygulayın. Aşırı güneşte kalma durumunda ise uygun nemlendiricileri kullanın. •    Soğuk havalarda dışarı çıkarken eldiven kullanın.

 •    Giysilerinizde yün veya sentetik ürünler yerine pamuklu olanları tercih edin. 

•    Bol su için.

Cilt için en önemli vitaminler en çok hangi besinlerde var? 

A vitamini: Ispanak, pazı, mercimek, pırasa, brokoli, havuç C vitamini: Kivi, portakal, greyfurt, karnabahar, brokoli

E vitamini: Ispanak, fındık, badem, yeşil zeytin, kekik, kuru kayısı, brokoli 

Источник: http://www.haber7.com/cilt-bakimi/haber/2230159-kisin-cilt-kurulugunu-onlemenin-puf-noktalari

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.