Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

içerik

İnfertilite Tedavi Yöntemleri

Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Semen örneğinin yıkanarak, iyi hareketli spermlerin seçilip rahim içine verilmesi işlemidir.

Bu yöntemin özelliği, hızlı hareket eden sağlıklı spermlerin seçilmesi, spermlere zararlı olan asit ortamın bertaraf edilmesi, spermin yumurtaya daha yakın bir yere bırakılması ve spermlere kadın fallop tüplerine ulaşma şansı verilmesidir.

Erkek infertilitesinde ilaç tedavisi veya operasyon, olguların ancak %10-15'inde başarılı olabilmektedir. İlaç tedavisi sonuçsuz kaldığında, erkeğin spermlerinin özel yöntemlerle hazırlanarak rahim içine bir kanül yardımıyla verilerek düşük oranda gebelik sağlanabilmektedir.

İnseminasyon yönteminde spermlerin katedeceği mesafenin kısalması sağlanmakta, hareketli olmayan ya da şekil olarak bozuk spermlerin verilmesi engellen-mektedir. İnseminasyon işlemi için taze sperm örneği kullanılır.

İnseminasyon uygulaması, sperme ait hafif bozukluklarda (sayı, hareket, şekil), nedeni bulunamayan infertilitede ve rahim ağzında spermi öldüren salgı (antisperm antikor) varlığında öncelikle tercih edilir. Kadına 1-3 hafta süre ile yumurta gelişimini sağlayan ilaçlar verildikten sonra ovulasyonu tetiklemek için hCG (pregnyl veya profasi) yapılır. Bu iğneden 1.

5 gün sonra bir kez veya iğneden sonraki 1. ve 3. günde 2 kez olmak üzere aşılama işlemi yapılır. Bu işlemlerle sonuç alınamadığında daha ileri tedavi yöntemlerine geçilir.

Yardımcı Üreme Teknikleri

Uygulama endikasyonları

1. Tubal faktör, tubal ve pelvik adheziv hastalık

2. Endometriozis

3. Erkek faktörü

4. İdiopatik infertilite

5. Kadına ait yaş faktörü

6. İmmünolojik infertilite

Yukarıda bahsedilen nedenlerin varlığında daha önceki tedavi uygulamaları da gözönüne alınarak IVF veya mikroenjeksiyon uygulaması gerçekleştirilir.

IVF uygulamasına karar verilmesine rağmen işlem günü erkekten elde edilen spermin özelliği ve kadından elde edilen yumurta sayısına göre IVF yerine daha yüksek döllenme elde etmek amacı ile ICSI uygulanabilmektedir.

Özellikle uzun infertilite süresi olan ve infertilite nedeninin açıklanamamış olduğu çiftlerde IVF ve ICSI tedavileri olası bir döllenmeme riskine karşılık birlikte yapılır. Merkezimizde kadın yumurta sayısı 5 veya daha altında ise nedene bakılmaksızın daha yüksek döllenme elde etmek amacı ile ICSI yapılmaktadır.

Daha önceki denemede normal sperm parametrelerine rağmen döllenme elde edilmemiş ise, IVF işlemi ikinci kez tekrar edilmemektedir. Bu çiftlerde doğrudan ICSI işlemi uygulanır. IVF için toplanan yumurtalar özel olarak geliştirilmiş kültür ortamına yerleştirilir.

Yumurta toplandıktan 4-6 saat sonra daha önce alınmış meni örneği, ileri doğru hareketlilik ve normal şekil oranına göre hesaplanarak kültür ortamında 100-300 bin arası hızlı hareketli sperm olacak şekilde miktar (volüm) hesaplanarak yumurtaların içinde bulunduğu kültür ortamlarına konulur.

Spermlerin, yumurtaları kendiliğinden döllemesi beklenir. Tüp bebek yönteminin mikroenjeksiyondan en önemli farkı budur. Mikroenjeksiyon işleminde ise kötü sperm kalitesi nedeni ile spermin kendiliğinden yumurtayı döllemesi beklenmez, sperm yumurta içine enjekte edilerek döllenme sağlanır.

Yumurta geliştirilmesi

Yumurta gelişiminin sağlanması amacıyla çeşitli hormon preparatları kullanılmaktadır. Folik asit eksikliğinde bebeklerde oluşabilecek nöral tüp defektlerini önlemek amacıyla tedavinin hazırlık döneminde folik asit preparatları kullanılmaktadır.

Buna ek olarak, laboratuvar imkanları ile tanımlanması zor olan ve tedaviyi olumsuz yönde etkileyebilecek olan bazı mikropların ortadan kaldırılması amacı ile kısa süreli antibiyotik tedavisi verilmekte ve bu ilacı eşlerin her ikisinin de kullanması istenmektedir.

Yumurta gelişiminin, dışarıdan verilen hormonal ilaçlarla kontrol edilmesi için hazırlık döneminde yaklaşık iki hafta süre ile baskılayıcı hormonlar kullanılmaktadır.

Bu hormonlar cilt altı iğne veya burun spreyi şeklinde kullanılabilir.

Baskılayıcı tedaviyi takiben kan tahlilleri ve ultrasonografi incelemesi yapılarak uygun kriterlerin saptanması ile yumurta gelişimini uyaracak olan hormonal ilaçlara başlanır.

Yardımcı üreme tekniklerinde bu ilaçların kullanılmasının nedeni daha çok yumurta ve embriyo elde ederek gebelik şansını arttırmaktır. IVF ve ICSI işlemleri hemen tümüyle laboratuvar koşullarında yapıldığından, her aşamada kayıplar olabilmektedir.

Ultrasonografide görülen yumurtaların hepsi toplanamayabilir veya toplanan yumurtaların tümü döllen-meyebilir. Yukarıda söz edilen hormonal ilaçların bir çoğu düzenli yumurtlaması olmayan kadınlarda yaklaşık 20 yıldır kullanılmaktadır.

Bu ilaçların kullanılması ile elde edilen gebeliklerde özürlü bebek doğumu, düşük veya erken doğum sıklığında bir artış görülmemiştir. Her hasta için, kadın yaşı, yumurtalıkların rezervi, kan hormon değerleri ve boy/kilo oranına göre ayrı bir tedavi şeması belirlenmektedir.

Her kadının tedaviye vereceği cevap farklı olacağından, tek bir tedavi şemasını herkese uygulamak yerine kişiye en uygun protokolün belirlenmesi gereklidir. Bu değerlendirme çiftlerin hikayesi, muayenesi, ultrasonografi ve laboratuvar incelemelerinin sonuçları ışığında gerçekleştirilir.

Yumurtanın Çatlamasını Sağlayan İlaçlar:

Yumurta gelişimini uyarıcı ilaçların başlanmasını takiben seri kontroller gerçekleştirilir. Başlangıçta daha seyrek olmakla birlikte yumurta gelişimi belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra günlük kontroller gerekir.

Gelişen yumurtaların ultrasonografik takibi yapılır ve yumurtalardan salgılanan hormonların kan düzeyleri belirlenir. Takipte elde edilen kriterler doğrultusunda ilaç dozlarında uygun değişiklikler yapılır. Yumurta gelişimi ortalama olarak 10-12 gün sürmektedir.

Bu süre, yumurtalıkların ilaçlara verdiği cevap ile ilişkili olarak değişebilmektedir.

Yumurtalar belirli bir büyüklüğe ulaştığında olgunlaşmalarını uyarmak amacı ile ilaç uygulanır. Yumurta olgunlaşmasını uyaran ilacın yapılmasından 36 saat sonra yumurta toplama işlemi uygulanır.

Yumurta gelişimini uyaran ilaçların kas içine verilmesi enjeksiyon yerinde küçük morluklar ve rahatsızlıklara neden olabilir. Kullanılan burun spreyi veya cilt altı iğneler baş ağrısı, yorgunluk, kas ve eklem ağrısı ve geçici menopozal yakınmalara benzer şikayetler oluşturabilir.

Yumurta gelişimini uyaran ilaçlar nadiren yumurtalıkların aşırı uyarılmasına, karında su toplanmasına neden olabilir ve bu şekilde ortaya çıkan tabloya “Ovarian Hiperstimulasyon sendromu” denir ve %1.3 oranında görülebilir. Bu durumun ağır seyreden tipinde hastanede yatarak tedavi görmek gerekebilir.

Yumurta gelişiminde kullanılan yeni protokoller

GnRH-Antagonistlerinin Kullanımı (Orgalutran ve Cetrotide)

Son yıllarda yumurtalığın kendi salgıladığı hormonları kontrol etmeye yönelik yeni ilaçların ortaya çıkması ile yumurtalık hormonlarının dışarıdan verilen ilaçlarla kontrol altına alınması ve yumurta gelişiminin daha kısa bir sürede sağlanması mümkün olmaktadır.

GnRH – antagonistleri adı verilen ilaçlarla yumurta gelişimi aşaması öncesi hazırlık ve baskılama dönemine gerek kalmadan, kadının adetinin ikinci veya üçüncü gününden itibaren güvenli olarak yumurta gelişimi sağlanabilmektedir.

Bu ilaçlar sayesinde hastanın işlem için ayırdığı süre kısaltılabilmekte ve kullanacağı ilaç dozu düşürülerek hem süre ve hem de maliyet azaltılmaktadır.

Antagonist tedavisi yumurtalık rezervi normal olan genç kadınlarda kullanılabildiği gibi kısıtlı yumurtalık rezervine sahip ileri yaş kadınlarda da başarı ile kullanılabilmektedir.

Klomifen Sitrat ve Aromataz İnhibitörü (Letrozole) Kullanımı

  • Klomen
  • Femara
  • Gonophene
  • Klomid
  • Serophene
  • Fertilin

Yumurtalık rezervi azalmış olan kadınlarda, alternatif yaklaşım, sayıca az olan yumurtaların klomifen sitrat veya letrozole adı verilen ilaçlarla, adetin ilk yedi gününde büyümelerinin sağlanmasıdır.

Burada amaç, adı geçen ilaçların yardımı ile kadının kendi hormonlarının seviyelerini yükseltmek, yumurta geliştirici ilaçları daha az sayıda kullanarak yumurta kalitesini arttırmaktır. Merkezimizde, bu protokoller kullanılarak, daha önce klasik yöntemlerle kaliteli yumurta gelişimi sağlanamamış birçok ileri yaş hastada gebelik elde edilmiştir.

Bu protokoller kullanılarak merkezimizde elde edilen gebelik oranları %25 civarındadır.

Natürel Siklusta ICSI

Yumurtalık rezervi kısıtlı olan ve ilaç uyarısı ile yumurta gelişimi sağlanamayan kadınlarda son alternatif olarak, kadının her ay kendiliğinden büyüyen tek yumurtası takip edilerek mikroenjeksiyon uygulaması gerçekleştirilebilir.

Düzenli adet gören kadınlarda her ay yumurtalıklardan bir yumurta geliştiği tahmin edilebilir. Bu yumurtanın büyümesi takip edilerek yeterli gelişim gösterdiği dönemde yumurta toplama işlemi ve takiben mikroenjeksiyon uygulanır ve gelişen embriyo uygun bir dönemde transfer edilir.

Türkiye’de bu uygulama ile elde edilen ilk gebelik ve canlı doğum merkezimizde gerçekleştirilmiştir.

Tedavide başarı şansı, tek embriyonun transfer edilmesi nedeniyle %15 civarındadır.

Yumurta toplama işlemi

Yumurta toplanması vaginal yol ile yapılan ultrasonografi probuna ilave edilmiş bir iğne eşliğinde, yumurtaların toplanması işlemidir. Bu esnada hastanın istemine bağlı olarak genel veya lokal anestezi uygulanmaktadır.

Bu durumun önceden kararlaştırılması gereklidir. Yumurta toplanması, rahat tolere edilen, genellikle ciddi bir ağrıya yol açmayan ve tekrarlanabilen bir işlemdir.

Bir önceki akşam saat 24:00'den itibaren hiçbir şey yeyip içmemeniz ve sabah size bildirilen saatte, aç olarak merkeze gelmeniz istenecektir.

Bu uygulamadan sonra oluşabilecek olası kasık ağrısı için, günde 2-3 tablet parasetamol almanızda sakınca yoktur. İşlem bittikten sonra bir süre sulu gıdalarla beslenmeniz sağlanıp yaklaşık bir saat sonra ayrılmanıza izin verilecektir.

Bu süre içinde ilgili hemşireler tarafından kontrolleriniz yapılıp gerekli öneriler bildirilecektir. Yumurtaların toplanması sırasında kullanılan iğneye bağlı olarak çok düşük oranlarda enfeksiyon ve kanama riski vardır.

Enfeksiyon meydana gelirse damar yolu ile antibiyotik kullanımı için hastaneye gelmeniz istenebilir. Çok nadiren hastanede gözlem veya laparoskopi gerekebilir

Embriyo transferi

Yumurtalar normal döllenerek embriyo gelişimi gerçekleşirse, embriyoların rahiminize yerleştirilmesi için 3, 4, 5 veya 6 gün beklenip ardından embriyolar ince bir kateter aracılığı ile rahim içine transfer edilir. Embriyo yerleştirme işlemi dolu mesane ile ultrasonografi altında yapılır. İşlem ağrısızdır ve anestezi gerektirmez.

Transfer edilecek embriyo sayısı yaşınıza ve gelişen embriyoların kalitesi ve dönemine göre seçilmektedir. Çok sayıda embriyonun transfer edilmesi çoğul gebeliklere yol açabileceğinden sizin için en uygun sayıda embriyonun transferi sağlanacaktır.

Embriyolar rahime yerleştirildikten sonra yarım saatlik dinlenme yeterlidir. Daha uzun süre yatak istirahatinin gebelik şansını arttırıcı etkisi olmadığı saptanmıştır. İlk 24 saatte oda istirahati önerilir, daha sonra normal yaşamınıza geri dönebilirsiniz. Gebelik test sonucunu öğreninceye kadar cinsel ilişkide bulunmamanız gerekmektedir.

Önerimiz dışında ilaç kullanmadan önce bilgi vermeniz, radyasyon yönünden riskli alanlarda bulunmamanız ve tedavinizin başlangıcından itibaren kesinlikle sigara içmemeniz gereklidir. Tedaviniz gebelik ile sonuçlanamaz ise, yeni bir tedaviye başlamak için en az 3-4 ay beklenmelidir.

Tedavi gebelik oluşuncaya veya bu yöntemlerle gebelik sağlanamayacağına karar verilinceye kadar sürebilir.

Yumurtaların normal gelişimi ve olgunlaşmasının izlenmesi ve iyi kalitede embriyoların geliştirilmesi, tedavinin başarısı açısından çok önemlidir. Takip sırasında yeterli yumurta toplanamayacağı kararına varılırsa, tedavi durdurulup, yumurta toplama işlemi iptal edilebilir.

Özellikle kısa tedavi protokolü kullanan kadınlarda, yumurta toplama işlemi öncesi LH hormon düzeyi yükselmesi veya özellikle uzun protokol kullanırken yumurta gelişiminin gerilemesi saptanırsa tedavi kesilebilir.

Ayrıca ilaçlara yanıt aşırı olur ve bu nedenle ovarian hiperstimulasyon sendromu açısından yüksek risk oluşursa tedavi kesilebilir veya o siklusta elde edilen yumurtalar döllendirilip dondurularak saklanır ve riskin olmadığı bir başka ay transfer edilir.

Embriyo transferinde, embriyolar özel bir kateler yardımı ile ultrasonografi eşliğinde rahim içine yerleştirilir.

Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/infertilite-tedavi-yontemleri/

Kadınlarda Kısırlık (İnfertilite) Neden Olur? – Sağlık Ocağım .NET

Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kısırlık (infertilite), reprodüktif (üreme) çağında olan bir çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmaksızın ve en az düzenli bir yıl cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin oluşmaması olarak tanımlanır.

Kısırlık üreme çağındaki çiftlerin % 15’ini etkilemektedir. Korunmadan geçen 12 aylık süre sonunda çiftlerin % 80’i ilk altı ay içinde, geri kalanların % 10’u ise geriye kalan altı ay içinde gebe kalmaktadır.

Tüm çiftlerin % 30-40’ında erkek, % 40-50’sinde kadınlarda kısırlığa neden olan faktörler tespit edilmektedir.

% 20-25 çiftte ise hem erkekte hemde kadında kısırlık yapabilen sorunlar görülmüştür. % 15 çiftte ise kullanılan teşhis yöntemlerine rağmen, herhangi bir kısırlık nedeni saptanamaz (nedeni belli olmayan kısırlık).

21’inci yüzyılda özellikle sanayileşmiş ve gelişmiş batılı toplumlarda infertilite (kısırlık) önemli bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir. Bunda da en önemli faktör, çocuk doğurma yaşının ertelenmesi olarak kabul görmüştür.

Amerika Birleşik Devletlerinde genç yaş kadınlarda 1965’ten bu güne kısırlık (infertilite) oranının 3 kat arttığı gösterilmiştir.

Kadınlarda kısırlığa neden olan faktörler

Genel olarak vücudun her sistemi için geçerli olan hastalık ya da fonksiyon kaybı denilen durum, normalden sapma, o yapının fonksiyonunun normalin dışına çıkması demektir. Genel olarak üreme sistemine bakıldığına kadındaki üreme sistemi yumurta ve tüplerden oluşur. Yumurta ve tüplerde oluşan herhangi bir sıkıntı döllenmeyi olumsuz yönde etkiler.

Kadınlarda kısırlığa sebep olabilecek nedenleri gözden geçirir isek, yumurtalık hastalıkları, polipler, rahim ağzı salgısı iltihabı, rahim ve tüpler ile ilgili diğer sorunlar, vücutta döllenmeyi sağlayan hormonal sistemde oluşan dengesizlikler ile ilgili problemler veya bu nedenler tek başına değil, birkaç tanesi bir arada problem yarattığı için kısırlığa yol açabilir.

Kadında doğurganlıkta en sık kısıtlayan faktör kadının yaşıdır.

Genel olarak bakıldığında kadında doğurganlık 20’li yaşlarda en üst seviyeye ulaşır iken, 32 yaşından itibaren azalmaya başlar ve 37 yaşından sonra çok ciddi bir düşüşe geçer.

Kadında yaş ile birlikte yumurta sayısı azalabileceği gibi, yumurtaların kalitesi de düşer. Yani yumurtanın döllenme imkanı azalır.Döllendiğinde de sağlıklı bir embriyoya dönüşmesi zorlaşır ve sağlıklı bebek doğurma oranları da azalır.

Ayrıca yaşın artması ile birlikte doğurganlığı etkileyecek hastalık varlığı da ortaya çıkmaya başlar. Bu hastalıklar miyom, çikolata kistleri ve diğer kistler ve kitleler gibi hastalıklar yaş ile birlikte arttığı için kadının yaş artışı doğurganlığı etkiler.

Ayrıca alkol kullanımı, sigara kullanımı, yaşam tarzı, beslenme tarzı, karı koca ilişkisi, vajinismus gibi bir sorun, ölü doğumlar, düşükler, alerjik hastalıklar, spiral kullanımı, immünolojik faktörler, psikolojik nedenler, kullanılan bazı ilaçlar (bazı antideprasan ilaçları ve tansiyon ilaçları), kemoterapi ve radyoterapi tedavileri ve çevresel faktörler gibi birçok neden kısırlık nedenleri arasında sayılabilir.

Kadınlarda kısırlığa neden olan faktör nasıl teşhis edilir?

Aile planlaması denilen durum istenildiği kadar çocuk sahibi olmaktır. Aile planlaması çocuk sayısını kısıtlamak olduğu gibi, çocuk sahibi olamayan çiftleri de içerir. Çocuk sahibi olamama kadın veya erkeğin doğurganlığını etkileyen faktörlerin olması veya doğurganlığın kaybolması sonucu oluşur.

Dolayısı ile çocuk sahibi olamama çiftin sorunudur. Bu durum kadının ve erkeğin tek başına ve birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Bu durum araştırılırken erkekte veya kadında oluşabilecek sıkıntılar değerlendirilir.

İnfertilite değerlendirmesi üreme tıbbı ile uğraşan ve dalında deneyimli jenekologlar tarafından yapılır.

Bu değerlendirmelerde spermin ve yumurtanın normal olup olmadığının anlaşılması için bazı tetkikler yapılır.

Kadınlarda incelenen değerler yumurtanın olup olmadığı, sayısının ne kadar olduğu, kalitesi gibi faktörler incelenir. Bazı kadınlarda doğumsal sebeplerden dolayı yumurta olmayabilir.

Bu durum ultrason tetkiki ile (yumurtalar, döllenmeyi engelleyen bir faktör ve yumurtanın sayısı ve kalitesi) değerlendirilir. Yumurtlama her ay gerçekleşiyor mu, bu durum için hormonal inceleme için kan testleri yapılır.

Tüplerde bir sıkıntı olup olmadığı ve rahimde doğumsal bir kusur olan rahimde perde veya rahimde miyom gibi döllenmeyi engelleyen faktörlerin tespiti için rahim filmi çekilir.

Kadınlarda kısırlık tedavisi nasıl yapılır?

Kadınlarda kısırlık tedavisi

Bir kadında çocuk sahibi olmasında bir sıkıntı olduğu ya da bir güçlük yaşanacağı kararı verildikten sonra, tedavi yöntemlerine baş vurulur.

Bu konuda yanlış bilinen bir durum çocuk sahibi olamayan kadınlarda hemen tüp bebek yöntemine baş vurulmasıdır. Tüp bebek, çocuk sahibi olamayan çiftlerde uygulanacak tedavi yöntemlerinin son aşamasıdır.

Çünkü tüp bebeğe sıra gelmeden tedavinin diğer aşamalarında daha basit tedavi yöntemleri mevcuttur.

Bu durumda önemli olan nokta, bebek sahibi olamama nedeninin tanısının doğru konulmasıdır. Ancak % 15 çiftin kısırlık nedenleri bulunamayabilir. Bu durum sebebi izah edilemeyen kısırlık olarak tanımlanır.

Çocuk sahibi olamama tedavisinde basit ilaç tedavileri, iğneler ile yapılan yumurtlama tedavileri, aşılama tedavisi, hastaların psikolojik tedavileri ve bunlar ile de bu durum aşılamaz ise yardımcı üreme yöntemleri (tüp bebek yöntemi) gibi tedavi yöntemleri kısırlık tedavisinde uygulanan yöntemlerdir. Burada önemli olan, sebebi bulup sebebe yönelik tedavi uygulanmasıdır.

Kadınlarda hangi tip kısırlık tedavi edilemez?

Çocuk sahibi olamama sebebi eğer kadında ise, bu durum en az iki başlık altında değerlendirilmelidir. Birincisi çocuk sahibi olmada güçlük, ikincisi ise çocuk sahibi olmada imkansızlık şeklinde sınıflandırılır.

Çocuk sahibi olmada imkansızlık çok düşük bir olasılıktır. Bu durum ancak, kadında yumurtalıkların olmaması, iç rahiminin olmaması, tüplerin olmaması şeklinde olur.

Bu kusurlar genellikle doğumsal ve genetik kusurlardır ve kadın kısırlık aşamasına gelene kadar bu durum açığa çıkmış olur.

Bu tip bir doğumsal ya da genetik kusur yeni doğan döneminde eşlik eden başka sorunlar nedeni ile ya da ergenlik döneminde kızın adet görmemesi nedeni ile ve cinsiyete özel karakterlerin oturmaması (kıllanma, memelerin büyümemesi ve benzeri gibi) kız çocuk bunları yaşamadığı için doktora götürüldüğünde ortaya çıkar. Yine bu gibi kusurlarda da kadında bazı kısırlık tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Örneğin, doğuştan rahmi olmayan bir kadında taşıyıcı annelik önerilebilir.

Taşıyıcı anneliği açıklayacak olursak, kadının kendi yumurtası ve eşinin spermi ile tüp bebek yöntemi ile embriyo elde edilir ve başka bir kadının rahimine yerleştirilerek gebelik elde edilmesi veya son yıllarda gerçekleştirilen rahim nakli gibi yöntemler ile bu kadınlar çocuk sahibi olabilmektedir. Kadında doğumsal veya ileri yaşlarda yumurtalık ya da yumurtanın olmaması durumunda da verici denilen başka bir kadının yumurtası ile döllenme sağlanarak tüp bebek sahibi olmak mümkün olabilir.

Kadın hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/kadnlarda-ksrlk-infertilite-neden-olur/

Kısırlık (İnfertilite) Nedir, Nasıl Anlaşılır? | Anneysen.com

Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

En az 1 yıl boyunca korunmasız cinsel ilişki yaşayıp hamile kalamıyorsan bu durumu kısırlık olarak adlandırabiliriz.

  • Kısırlık bazı sebeplere bağlı olarak gelişebilir ancak nedeni tam olarak anlaşılamayan çeşitleri de görülebilir.
  • Kadın ve erkeklerde ayrı sebeplere bağlı olarak gelişebilir.
  • Çeşitli tedavi yöntemleri mevcut. Yani kısırlığı kabullenip, ümitsizliğe kapılmak doğru değil.

Kısırlık nedenleri nelerdir?

Çevresel faktörlerden tut, çocukluk döneminde yaşanan hastalıklara kadar birçok etken kısırlığa yol açabilir. Kadın ve erkeklerde görülen kısırlık nedenlerini ayrı kategorilerde ele aldık.

Kadınlarda kısırlık nedenleri

  • Yumurtalıklarda bulunan bozukluklar,
  • Yumurtalık tüplerinde tıkanıklık,
  • Polikistik over sendromu,
  • Rahim ağzı problemleri,
  • Sağlıksız beslenme,
  • Zararlı alışkanlıklar,
  • İlerleyen yaş (Özellikle 35'ten sonra),
  • Hormonal bozukluklar.

Bu yazıdaki etkenleri de bilmelisin: Doğurganlığı Olumlu ve Olumsuz Etkileyen 13 Faktör!

Erkeklerde kısırlık nedenleri

  • Sperm kanallarında tıkanıklık,
  • Sperm kalitesizliği,
  • Sperm hızının düşüklüğü,
  • Varikosel,
  • Çevresel faktörler,
  • Yüksek sıcaklığa maruz kalma,
  • Sigara ve alkol kullanımı,
  • Çocukluk çağı hastalıkları.

Kısırlık semptomlarla vücudunda belirebilecek bir sorun değil. Kısırlık konusunda erkek ve kadın için en büyük belirti, 12 ay korunmasız cinsel birliktelik sonucunda gebelik yaşanmaması. Ancak bazı belirtiler, bir sorunun olduğunu ve bu sorunun kısırlığa etki ettiğini gösterebilir.

Bu sorunları erkek ve kadın olarak ayrı ayrı inceleyebiliriz.

Kadınlarda kısırlık belirtileri

Kadınlarda kısırlığa yumurtalık ve rahim problemleri sebep olduğunda aşağıdaki durumlardan bazıları görülebilir. Eğer 1 sene boyunca yapılan denemelerinde hamilelik yaşanmadıysan ve bu problemleri görüdüysen, bir uzmana danışmakta fayda var. Bunun dışında;

  • Adet düzensizliği,
  • Polikistik over sendromu,
  • Hormon dengesizliği ve buna bağlı kilo alımı, tüylenme,
  • Süt hormonunun yüksekliği (Göğüslerden süt benzeri bir sıvı gelmesi) gibi belirtiler kısırlık belirtisi olabilir.

Unutulan adet dönemlerine son: Adet Takibini Yapmanı Kolaylaştıracak 5 Mobil Regl Takvimi Uygulaması

Erkeklerde kısırlık belirtileri

Erkeklerde görülen kısırlık belirtileri de çoğunlukla üreme organları ile alakalı. Bu yüzden eşinle birlikteliğinin ardından hamile kalmadıysan, eşin penis ve testislerindeki sorunlara dikkat etmeli.

  • Testis üzerindeki damarların varisleşmesi,
  • Boşalma esnasındaki meni miktarında azalma,
  • Sperm kanallarının tıkanması ve sperm hareket bozukluğu sonucu meninin vücuttan atılamaması,
  • Penis şeklinde bozukluk gibi belirtiler erkeklerde kısırlık belirtisi sayılabilir.

Kısırlık belirtileri ergenlik döneminde de baş gösterebiliyor. Kız çocuklarındaki adet düzensizliği, erkek çocuklarındaki göğüs büyümesi ve ortak bir sorun olarak aşırı tüylenme, ilerleyen dönemlerde kısırlığa neden olabileceği için bir uzman takibine alınmalı.

Kısırlık çeşitleri nelerdir?

4 farklı kısırlık çeşidinden bahsedebiliriz. Bu çeşitler farklı şartlara göre şekilleniyor ve tedavi yöntemleri değişebiliyor.

Primer infertilite

  • Genellikle yeni evli ve hemen çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde görülüyor.
  • %80 psikolojik etkenlerden kaynaklanıyor.
  • Başarısızlık sebebi, hamilelik şartlarının bilinmemesinden ve birkaç denemenin ardından olumsuz sonuç alıp, bundan psikolojik olarak kötü etkilenmekten kaynaklanıyor. Bir adet döngüsünde %25 gebelik ihtimali var ve bu ihtimali tutturmak için en az 1 yıl korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye girilmesi gerekiyor.

Bu yazı ilgini çekebilir: Hadi İtiraf Et, Sen de İnandın: Hamile Kalmakla İlgili 10 Şaşırtıcı Mit

Sekonder infertilite

  • Genellikle bir veya ikinci çocuktan sonra görülüyor.
  • Kadın yaşının ilerlemesi sekonder kısırlıkta önemli bir sebep.
  • Kötü beslenme, enfeksiyon ve iltihaplar da etkili sebepler arasında.

Geçici infertilite

  • Genellikle erkeklerde görülüyor.
  • Sperm sayısının az olması ya da spermlerin kalitesizliği en önemli sebeplerden.
  • Beslenme koşulları ve hayat şartları düzenlenmesi, gerekli ilaç tedavilerinin yapılmasıyla ortadan kalkma ihtimali yüksek.

Kalıcı infertilite

Kalıcı kısırlığın sebepleri hala tam olarak açıklanamıyor. Yukarıda bahsettiğimiz primer, sekonder veya geçici infertilite sorunları tespit edilmediği takdirde meydana gelen kısırlık problemi kalıcı olarak adlandırılıyor. Bu kısırlık çeşidinin sebepleri arasında;

  • Kadının yumurtalık tüplerinde tıkanıklık,
  • Rahimle ilgili problemler,
  • Kadının ilerlemiş yaşı,
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar,
  • Erkeğin spermlerinin yetersiz ve kalitesizliği,
  • Erkeğin testis damarlarının tıkanması gibi durumlar var.

Spermlerden bahsetmişken: Beyler Size Sesleniyoruz: Sperm Kalitesi Nasıl Arttırılır?

Kısırlık tedavisi nasıl gerçekleşir?

Kısırlık tedavisine geçmeden önce, doktorun sen ve eşinden bazı testler isteyecek. Bu testlerden bazıları şunlar;

Erkekler için;

  • Semen analizi,
  • Hormon testi,
  • Ultrasonografi
  • Varikosel muayenesi.

Kadınlar için;

  • Ultrasonografi,
  • Rahim filmi,
  • Hormon testi.

Bu testlerin ardından ortada bir infertilite durum varsa, tedavisi aşamasına geçilecek. Kısırlık tedavisi için birbirinden farklı tedavi yöntemleri var. Bunların bir kısmı süreleri ve maliyeti ile seni yıpratabilecek olsa da güzel sonuçlar verebiliyor. Senin için kısırlık tedavilerinden kısaca bahsettik.

Sana yardımcı olabilecek bir yazımız var: Hamile Kalamıyorum, Hangi Testleri Yaptırmalıyım?

Tüp bebek tedavisi

Kısırlık durumu söz konusu olduğunda, en çok başvurulan ve en başarılı sonuçlar alınan yöntem tüp bebek tedavisi. Bu yöntemde ortalama olarak %60 başarılı sonuç alma ihtimalin var.

Ayrıca, alanında uzman hekimlerin çalışma yaptığı ve güvenilir birçok tüp bebek merkezi mevcut.

Eğer konu hakkında bilgi almak istersen, bu yazımıza bakabilirsin: Türkiye Genelinde En Çok Tercih Edilen 10 Tüp Bebek Merkezi

  • Tüp bebek tedavisinde kadından alınan yumurta hücresi ile erkekten alınan sperm hücresi laboratuvar ortamında döllendiriliyor.
  • Döllenen yumurta kadının rahmine yerleştiriliyor.
  • Yumurtanın tutunması ve gebelik oluşması için 20 gün bekleniyor.
  • 20 günün sonunda yapılan testlerde gebelik oluşmuşsa, tedavin %100 başarılı demektir.

Her tüp bebek tedavisi aynı oranda başarılı olmuyor. Bu başarısızlık sebepleri arasında;

  • Kadının ilerlemiş yaşı,
  • Spermin kalitesizliği,
  • Rahmin sağlıksız olması yüzünden embriyonun tutunaması gibi durumlar var.

Gel bu konuyu ayrıntısıyla inceleyelim: Tüp Bebek Nedir, Nasıl Yapılır? 6 Maddede Tüp Bebek Aşamaları Neler?

Yumurtlama tedavisi

Bu tedavi çeşidi kadınların yumurtalıklarında bulunan problemlere yönelik. Eğer burada bazı problemler varsa veya yumurtaların çatlayıp döllenemiyorsa, bu tedavi işine yarayabilir.

  • Bu tedavide önce kadına yumurta sayısını çoğaltacak ve daha kaliteli olmasını sağlayacak bazı ilaçlar veriliyor.
  • Ardından yumurtaların durumu ultrason ile izleniyor ve istenen olgunluğa ulaştığında çatlamasına yardımcı olacak bir iğne yapılıyor.
  • Bu iğnenin ardından muhakkak cinsel birliktelik yaşanması gerekiyor.
  • Birliktelikten sonra yaklaşık 20-25 gün sonra gebelik olup olmadığı ortaya çıkıyor.

Aşılama yöntemi

Aşılama yöntemi genellikle yumurtlama tedavisinde başarı sağlanamayan çiftlere uygulanan bir yöntem. Maliyetinin düşüklüğü ve zahmetsiz bir uygulama olması nedeniyle de, tüp bebek yönteminden önce eşinle birlikte aşılama deneyebilirsin. Başarı oranı tüp bebeğe göre daha düşük olsa da, denememeniz için bir sebep yok!

  • Bu yöntemde tedavinin ağırlığı erkeğe veriliyor.
  • Kadına yumurta olgunlaştıran iğne yapıldıktan sonra gelişimi bekleniyor ve ardından erkekten sperm hücresi alınıyor.
  • Spermler laboratuvar ortamında yıkama işlemine alınıyor, bunu yaparken ki amaç spermin kalitesini arttırmak!
  • Yıkama işleminden geçen sperm kadının rahmine yerleştiriliyor ve olgun yumurta ile birlikte döllenmesi bekleniyor.

Konuyu merak ediyorsan, ayrıntılı bilgi bu yazıda: Aşılama ile Hamile Kalmak Hakkında Bilmen Gereken Her Şey

Mikro TESE işlemi

Mikro TESE azospermi yaşayan erkeklere uygulanan tedavilerden birisi. Eğer eşinin semen analizinde hiç sperme rastlanmadıysa, bu yöntem uygulanabilir. Mikro TESE'de, testislerden alınan doku örnekleri bazı işlemlerden geçiriliyor ve canlı sperm hücreleri elde ediliyor. Bu hücreler, daha sonra tüp bebek gibi işlemlerde kullanılmak üzere dondurularak saklanıyor.

Varikosel

Varikosel; testislerde bulunan damarların varisleşerek, sperm hareketlerini ve sayısını etkilemesiyle oluşan rahatsızlığa verilen isim. Varikosel tedavisinde genişleyen damar, mikrocerrahi yöntemlerle bağlanıyor ve kan akışının düzenlenmesi hedefleniyor.

Ayrıntısı bu yazıda: Varikosel Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

Elektronik cihazlar kısırlık yapar mı?

Bu tartışmalı ve özellikle erkekleri ilgilendiren bir konu.

Elektronik cihazların yaymış olduğu yüksek enerji herkesin malumu! Ancak bazı kesimlerce tek bir cep telefonunun veya günde 1 saat kucakta kullanılan bir laptopun kısırlıkla alakalı bir sorun ortaya çıkarmadığı savunulsa da, başka kesimler kucakta laptop kullanımının testislerdeki ısıyı arttırarak sperm kalitesini düşürdüğünü söylüyor.

Sen yine de eşini bu cihazları kontrollü kullanması konusunda uyar, ne olacağı belli mi olur!

İlaç kullanımı kısırlık yapar mı?

Bu konu içinde merak edilenler genellikle antidepresan, sivilce ve doğum kontrol hapları oluyor. İnsanlar genellikle kulaktan dolma bilgilerle bu hapların kısırlık gibi yan etkilerinin olduğunu düşünerek kullanımlarını yarıda bırakıyor veya hiç kullanmıyor.

  • Antidepresan hapların cinsel isteği azaltıcı etkileri ve uzun süre kullanımında sperm oranını düşürme riski var ancak henüz net bir şekilde kısırlığa neden olduğu bilgisi mevcut değil.
  • Doğum kontrol haplarının uzun süre kullanımının kısırlık yaptığı söylentisi ise doğru değil. Kullanımı durdurduktan sonra her şey yolundaysa, hapı hiç kullanmayan bir kadın ile aynı şartlarda gebe kalma ihtimalin var.
  • Sivilce tedavisinde kullanılan ilaçlar ise kısırlığa yol açmıyor ancak bu hapları kullanırken veya kullandıktan sonra doktorunun belirttiği süre içerisinde hamile kalmaman gerekli.
  • Bunlar dışında vücut geliştirme ile uğraşan ve bu süreci hızlandırmak için takviye ilaç alan erkeklerde sperm kalitesi hızla düştüğü için, geçici kısırlık yaşama olasılığı artıyor.

Çocukluk döneminde yaşanan hastalıklar kısırlığa neden olur mu?

  • Halk arasında çocukluk döneminde yaşanan ateşli hastalıkların kısırlığa neden olduğu gibi bir söylenti dolaşıyor. Bu konuda kesin bir yargıya varmak doğru değil ancak bu ateşli hastalıkların sperm kalitesini düşürme riski olduğu bilinen bir gerçek.
  • Kabakulak hastalığı ise çocukluk döneminde geçirildiği takdirde herhangi bir sorun teşkil etmiyor. Ama ergenlik dönemindeki çocuğun kabakulak geçirirse, kısırlık yaşama ihtimali söz konusu. Bu nedenle aşılarını atlamadan ve zamanında yaptırman çok önemli.
  • Ağır bir çocukluk çağı hastalığı olan menenjitin de kısırlık yaptığı düşünülüyor. Menenjitin ciddi kalıcı etkileri var evet, ancak sonrasında kısırlık görülme oranı oldukça düşük.

Kısırlık tedavisinde psikolojik yardımın önemi

Evet, kısırlık moral bozucu ve psikolojik hali derinden etkileyen bir durum. Bu gibi durumlarda, gerginliğe bağlı olarak eşler arasında sıkıntılar çıkabiliyor ve bazen boşanmaya kadar giden olumsuz sonuçlar doğabiliyor. Bunlar dışında, yaşanan moralsizlik ve psikolojik sorunlar kısırlık tedavisini de etkileyebiliyor.

Kısırlıktan psikolojik olarak en az düzeyde etkilenmek için, profesyonel bir yardım almak faydalı olabilir. Bu sayede hem sen ve eşin üzerindeki yük azalır hem de tedaviyi olumsuz etkileyecek durumlar ortadan kalkar.

Ayrıca, tedavi sonucunda ortaya çıkacak her koşulu metanetle karşılamanızı sağlar.

Bu nedenle, eğer kısırlık sorununun seni ve eşini kötü etkileyeceğini düşünüyorsan, psikolojik yardım almanız gidişatı olumlu yönde etkileyecek bir karar olacak.

Источник: https://www.anneysen.com/hamilelik-planlama/makale/kisirlik-ve-tup-bebek-tedavisi-kisirlik-infertilite-nedir-nasil-anlasilir-1_2197

Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kısırlık (infertilite), çiftlerin bir yıl boyunca düzenli olarak korunmasız cinsel ilişkiye girmelerine rağmen sağlıklı bir gebeliğin elde edilememesi durumudur.

Tıp dilinde infertilite olarak da adlandırılan kısırlık, primer (birincil) ve sekonder (ikincil) olarak iki türlü ele alınır. Primer infertilitede çiftler hiç çocuk sahibi olamaz.

Sekonder infertilitede ise daha önce hamilelik gerçekleşmiştir ancak şu an bir gebelik elde edilemez. Günümüzde çiftlerin yüzde 20’sinde kısırlığa rastlanır.

Kısırlık (İnfertilite) Neden Olur Belirtileri Nelerdir?

35 yaşın altındaki çiftlerde bir yıl boyunca korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen hamilelik gerçekleşmemişse doktora başvurabilir. 35 yaşın üzerindeki çiftlere ise bu süre 6 ay olarak önerilir.

Gebelik oluşabilmesi için belli bir süre geçmesi gerekir. Gebelik beklentisindeki çiftlerin 3 ay sonunda ancak yüzde 57’sinde bu beklenti gerçekleşir. 6 ay sonunda bu oran yüzde 72, bir yıl sonra yüzde 85, iki yıl sonunda ise yüzde 93’e çıkar.

Kısırlık problemi hem erkek hem kadından kaynaklanabilir.

Bazen çiftlerin ikisinde de sorun saptanabilir, bazen hiçbir sorun saptanamadığı halde hamilelik gerçekleşmez. Bu nedenle kısırlık şikayeti olan çiftlerin her ikisinde birden araştırma yapılır.

Kadındaki kısırlık nedenleri şu şekilde özetlenebilir: İlk sırada yumurtlama (ovulasyon) bozuklukları ile tüpler ve karın içi yapışıklıklara bağlı nedenler gelir.

Bunları endometriozis, açıklanamayan (idiyopatik) nedenler ve diğer nedenler izler.

Erkekte infertilite nedenleri arasında ise nedeni açıklanamayan kısırlıklar ilk sırada yer alır.

Bunun dışında varikosel, endokrin hipogonadizm, çeşitli enfeksiyonlar, inmemiş testis, sertleşme sorunu ve hipospadias (peygamber sünneti), bağışıklık sistemiyle ilgili nedenler, çeşitli sistemik hastalıklar,  obstrüktif (tıkanıklık) patolojileri ve diğer nedenler gelir.

Erkek kaynaklı kısırlıklar içinde en sık rastlanan tablolardan biri geçici kısırlıktır. Yeteri kadar sperm üretilememesi veya üretilen spermin yumurtayı döllemeye yetmemesinden kaynaklanır.

Kısırlık (İnfertilite) Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çiftler kısırlık şikayetiyle ilgili başvurduğunda tüm vücudun değerlendirilebilmesi için muayene ve ultrason yapılır.

Hormonal testlerin yanı sıra histerosalpingografı (HSG), laparoskopi ve histeroskopi gibi diğer inceleme yöntemleri de gerekebilir. Erkek değerlendirilmesi için sperm testi (semen analizi) çok önemlidir.

Semen analizi 3 günlük cinsel perhiz sonrası yapılır. sonuçlar anormal çıkarsa bir ay sonra tekrarlanır.

Bazen kadının 35 yaş üzerinde olmasının da haricinde, bir yıl beklenmeden kısırlığın araştırılması gerekebilir. Adet görememe veya düzensiz adet görme, pelvik enfeksiyon veya endometriosis öyküsü, abdominal veya pelvik cerrahi öyküsü, anormal jinekolojik muayene bulguları bu nedenler arasında yer alır.

Erkeklerde ise geçirilmiş ürogenital cerrahi, cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsü, anormal fizik muayene bulguları, hemen kısırlık araştırmasını gerektirebilen nedenler arasındadır. Tedavide teşhisin önemi büyüktür. Belirlenen nedene göre tedavi belirlenir. İlaç, hormon veya ameliyat tedavisi gerekebilir.

Aşılama

Aşılama (inseminasyon-IUI), ovulasyon indüksiyonu veya tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleri uygulanabilir. Aşılama işlemi spermlerin özel bazı işlemlerden geçirilip “yıkanarak” rahim içerisine ince bir boru ile verilmesidir.

Bu hazırlama işleminde spermlerin hareketli ve normal olanları seçilir. erkek, sperm verme işleminden önceki üç gün cinsel pehriz uygular. Her aşılama için başarı oranı yüzde 10-15 civarındadır.

6 uygulamadan sonra gebe kalma ihtimali artmadığından daha fazla aşılama yapılmamalıdır.

Nedeni bilinmeyen kısırlıklar, bazı rahim ağzı kaynaklı kısırlıklar, sperm kalitesinin yetersiz olmasından kaynaklanan kısırlıklar, hafif şiddetteki endometriozis nedeniyle oluşan kısırlıklar, vajinismus ile erkekte hipospadias, sertleşme ve boşalma problemlerinden kaynaklanan kısırlıklarda önerilir.

Ovulasyon indüksiyonu

Ovulasyon indüksiyonu, yine nedeni bulunamayan kısırlıklarda veya düzensiz yumurtlama problemi olan kadınlarda başvurulan yöntemlerden biridir. Amaç, kadının her ay düzenli yumurtlamasını sağlayıp belli zamanlarda cinsel ilişkiye girmesini sağlayarak hamilelik şansını artırmaktır.

Doktor kontrolünde bazı haplar kullanılabildiği gibi cilt altına yapılan iğneler de kullanılabilir. Bu yöntem genellikle 3 ila 6 ay denenir. Yumurtlama tedavisi aşılamayla birlikte kullanılabileceği gibi tek başına da yapılabilir. Aşılama ile birlikte yapılması hamilelik şansını arttırır.

IVF, ICSI

Tüp bebek tedavisi (IVF, ICSI), her iki tüpü de tıkalı olan kadınlarda, sperm sayısı çok düşük olan erkeklerde ve diğer tedavilerle gebelik sağlanamayan çiftlerde tercih edilir.

Tüp bebek tedavisi adetin 2. veya 3. günü başlanarak ortalama 20 gün alan bir süreçtir.

Yumurta ile sperm hücresinin laboratuvar ortamında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların rahim içine yerleştirilmesi şeklinde uygulanır.

Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme IVF ve ICSI (mikroenjeksiyon) olmak üzere iki teknikle yapılır. IVF’de yumurta hücresinin 50 ila 100 bin sperm hücresi konur ve bu spermlerden birisi kendi kendine yumurta hücresini döller.

ICSI’de ise yine labarotuvar ortamında tek bir sperm hücresi alınarak mikroskopik yöntemlerle yumurta hücresinin içerisine verilir. Burada sperm, yumurta hücresine kendi kendine girmez.

Spermin çeşitli nedenlerle yumurta hücresine erişemediği veya yumurta hücresinin zarını aşamadığı erkek kaynaklı kısırlık durumunda kullanılır. Diğer aşamalar her iki yöntemde de aynıdır.

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Üroloji

Источник: https://www.saglikk.com/kisirlik-infertilite-nedir/

Kısırlık nedir?

Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Haftada 2–3 kere korunmasız olarak yapılan düzenli ilişkiye rağmen 1 yıllık süre içinde gebelik elde edilemediğinde, kısırlık durumunun varlığından söz edilebilir. Evliliğin ilk altı ayı içerisinde gebelik oluşmaz ise çiftlerin hemen hekime müracaat etmesi gerekmez.

Kısırlık tedavisine başlamak için ne kadar beklemek gerekir?

Kısırlık tedavisi yönünden tedaviye başlamadan önce en az bir yıllık bekleme süresi gerekmektedir. Çünkü hiçbir sorunu olmayan çiftlerde bile aylık gebelik oranı yaklaşık olarak yüzde 25’tir. 1 yıllık süre sonunda gebe kalma oranı yüzde 80 kadardır. Bu nedenle çiftlerin 1 yıl kadar beklemesi uygundur.

Kısırlık tedavisi için bekleme süresi her yaştaki insan için aynı mıdır?

Gebelikte kadının yaşı önemli rol oynadığından; 35 yaş üzeri kadınlarda bekleme süresi 6 ay olmalı, 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise gebelik isteği durumunda, hiç beklemeden bir merkeze başvurulmalıdır.

KISIRLIK NEDENLERİ NELERDİR?

Kısırlığın nedenleri kadında ve erkekte değişiklik gösterir mi?

Kısırlıkta kadına ve erkeğe ait nedenleri ayrı tutmak gerekir. Erkeklerde sperm üretimi sorunları en başta gelir. Spermlerin sayısının az veya yetersiz olması, spermlerin hareket ve şekil bozuklukları gebeliği önemli derecede engelleyebilir.

Bunun yanında cinsel fonksiyon bozuklukları, erkek üreme yollarının iltihapları ve sistemik hastalıklar gibi nedenler de kısırlığa yol açabilir.

Kadınlarda ise yumurtlama sorunlarının olması, tüplerde iltihap veya tıkanıklık olması, tüplerde anatomik bozukluklar, rahim içerisinde miyomlar ve poliplerin olması ve ayrıca endomeriyozis, guatr hastalıkları ve şeker hastalığı gibi sorunlar gebeliği engelleyebilir.

VARİKOSEL NEDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kısırlığın nedenini anlamak için hangi testler uygulanıyor?

Gebeliği sağlamak amacıyla erkeğe yapılan ‘spermiyogram testi’ ile erkeğe ait problemler büyük ölçüde aydınlatılabiliyor. Kadınlara uygulanan testler de kadınlara ait problemlerin daha ayrıntılı olarak değerlendirilmesini sağlıyor.

Kadın faktörü değerlendirilirken; yumurtalıklar ve yumurtlamanın olup olmaması, tüplerin durumu ve rahim ile ilgili problemler araştırılıyor.

Teşhis için yapılan incelemeler tamamlandığında, çiftlerin büyük çoğunluğunda tanı konulur ve nedene yönelik tedavi seçenekleri tercih edilir.

Herkes için aynı tedavi yöntemi mi tercih ediliyor?

Kısırlık sorunlarında tedavi, nedene göre yapılır. Erkek kısırlıklarında hastalar ürologlar tarafından değerlendirilir. Var olan problemler, ilaçlarla ya da cerrahi metotlarla tedavi edilebilir.

Erkek kısırlıklarında tedaviye cevap alınamadığında, aşılama ya da tüp bebek gibi üremeye yardımcı metotlarla gebelik elde edilebilir.

Kadınlarda ise aynı şekilde ilaç ya da cerrahi yöntemlerle birçok vakada gebelik şansı arttırılabilir.

Gebelik nasıl oluşur?

Bir gebeliğin oluşması için; erkeğe ait sperm hücresinin, kadına ait yumurta hücresi ile buluşup onun içine girerek döllenmeyi gerçekleştirmesi ve döllendiğinde ‘embriyo’ adını alan gebelik ürününün annenin rahminin iç tabakasına tutunarak oraya yerleşmesi gereklidir. Çocuk sahibi olmada güçlük çeken çiftlerde bireyler ayrı ayrı incelenerek gebelik oluşmasını engelleyen nedenler ortaya konulmaya çalışılır.

MENİDE SPERM BULUNMAMASI NE DEMEK?

Kısırlığın nedeni mutlaka anlaşılabilir mi?

Tüm kısır çiftlerin yaklaşık yüzde 10-15’inde kadına ya da erkeğe ait herhangi bir problem bulunamamaktadır. Bu duruma ‘sebebi bilinmeyen’ ya da ‘açıklanamayan kısırlık’ deniyor. Açıklanamayan kısırlık tanısı konulmuş bir çiftin bu teşhisi kabullenmesi bazen hayli güç oluyor.

“Açıklanamayan kısırlık” tanısı alan çiftlere ne öneriyorsunuz?

Kademeli olarak üç tedavi seçeneği var. Bunlardan birincisi ‘bekle gör’ seçeneği. Hastalara herhangi bir tıbbi tedavi uygulamadan önce 3 yıl süre ile beklemek, çiftlerin bir kısmında gebelik oluşmasıyla sonuçlanabilir.

Bu süre sonunda gebelik oluşmayan çiftlerde 3 denemeye kadar ‘kontrollü yumurtlama uyarılması’nı takiben aşılama yapılmalı. Bu şekilde de gebelik elde edilmediğinde hastanın vakit kaybettirilmeden tüp bebek uygulamalarına yönlendirilmesi en uygun seçenek.

Kendilerinde gebeliği engelleyecek herhangi bir problem saptanmamış ama bir türlü gebelik elde edememiş çiftlerin, vakit kaybetmeden bu konuda uzman merkezlere başvurmaları ve destek almaları uygun olur.

“Tüpler tıkalıysa ve hiç sperm yoksa tüp bebek tek çare”

• Bazı hastalar direkt olarak tüp bebek adayı olarak değerlendirilirler. Bunlar; her iki tüpü de tıkalı olan kadınlar ile sperm sayısı çok düşük ya da menide hiç spermi olmayan erkeklerdir.

Bunun yanında belirli tedavi basamaklarını geçirmiş olmalarına rağmen, gebelik elde edilemeyen çiftler ya da yaş faktörü nedeniyle vakit kaybettirilmek istenmeyen hastalar da tüp bebek tedavilerine yönlendirilirler.

• Tüp bebek tedavileri ilk olarak geliştirildiğinde, bu tedaviyle, ciddi erkek kısırlığı hastaları dışındaki hastalar tedavi edilmekteydi. Tüp bebek tedavisinde, özellikle sperm sayısı ve hareketleri belli değerlerin üstünde olmalıdır. Kadından alınan yumurtalara belirli sayıda sperm bırakılarak yumurtanın döllenmesi beklenir.

Ancak sperm sayısı çok düşük ve hareket kusuru ileri düzeyde olan kişilerde, klasik tüp bebek yöntemi ile döllenme oranı çok düşük oluyor ya da döllenme olmuyor. Ancak 1992 yılında mikroenjeksiyon yönteminin geliştirilmesi ile ciddi erkek kısırlığı vakalarında da gebelik edilmesi mümkün olmaya başladı.

Bu teknikte her bir yumurtanın içine özel bir mikroenjeksiyon iğnesi ile tek bir sperm enjekte edilerek döllenme sağlanabiliyor.

• Bu hastalarda, cerrahi yollarla testislerden (erkeğe ait yumurtalıklardan) sperm elde edilebiliyor. Mikrodiseksiyon TESE yöntemi ile hastaların ortalama yüzde 55-60’ından sperm elde edilebiliyor. Hastadan çok az sayıda sperm elde edilse bile gebelik şansı mevcuttur.

• Tedaviye rağmen gebelik elde edilmediğinde, eğer herhangi bir anatomik bozukluk da bulunmadıysa, hastalarda birtakım alternatifler düşünülebilir.

Bu tekniklerin etkisi yüzde 100 kanıtlanmadıysa da, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı vakalarında alternatif olarak kullanılabiliyor.

Bu tekniklerin en önemlileri; PGT adı verilen Preimplantasyon Genetik Tanı Metodu (Gebelik Öncesi Genetik Tanı), Endometrial Kokültür denilen rahim içi doku kültürü tekniği ve transfer sonrası kanı sulandıran iğnelerin kullanılması teknikleridir.

TÜP BEBEK NEDİR, KİMLERE NASIL UYGULANIR?

“Genetik tanıyla sağlıklı bebekler doğuyor”

• Gebelik Öncesi Genetik Tanı (Preimplantasyon Genetik Tanı Metodu-PGT); kalıtsal bir hastalık taşıyan veya taşıma riski bulunan kişiler için gereklidir.

Bunların yanı sıra, akraba evliliği yapıp sakat doğum yapan çiftlere, zararlı etken teratojen ile karşılaşanlara, tekrarlayan gebelik kayıpları ve düşükler yaşayanlara, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı vakalarında, ileri anne yaşı (37’den büyük olan) veya ileri yaşta gebe kalmak isteyenlere ve bazı infertilite (erkek ve kadın kısırlığında) vakalarına da genetik tanı gerekir.

• Genetik Tanı sayesinde, gebe kalmadan genetik tanı yapılması ve sağlıklı bebek elde etmek artık mümkün. Son yıllarda genetik bilimindeki gelişmeler; henüz gebelik oluşmadan, tüp bebek yöntemleriyle laboratuvar ortamında geliştirilen embriyolar üzerinde genetik inceleme yapılmasına ve seçilmiş olan sağlıklı embriyoların anne adayının rahmine yerleştirilmesine imkan tanımaktadır.

• Günümüzde riskli gebeliklerde PGT işlemi, kişi daha gebe kalmadan yapılıyor ve ileride oluşabilecek ciddi psikolojik, sosyal ve tıbbi sorunların önüne geçilebiliyor. Genetik Tanı Yöntemi, tüp bebek tedavisi uygulanan çiftlerde yapılır. Tedavi sonucu yumurtalar büyütülür ve toplanır.

Spermler ile döllenen her yumurta laboratuvarda 3 gün bekletilir. Bunlardan alınan hücreler, ileri moleküler ve sitogenetik laboratuvarında incelenir. Hızlı sonuç veren analizler (FISH) yapılır. Ertesi gün anne adayına sadece sağlıklı sonuç çıkmış embriyolar nakledilir.

Böylece anne adayı daha gebeliğin başında genetik olarak sağlıklı embriyoları almış olur.

• Gebelik Öncesi Genetik Tanı; gebelik şansını artırmakta, düşük şansını azaltmaktadır. Ailelerin sağlıklı çocuk sahibi olmaları sağlanmaktadır. Aile, gebelik sonlandırılmasına bağlı tıbbi ve psikolojik travmalardan korunmaktadır.

Gebelikte yapılması gerekecek olan kordosentez, amniyosentez gibi müdahalelere gerek kalmamakta ve gebenin stresi ortadan kalkmaktadır.

Talasemi gibi hastalıklarda doku tiplemesi ile doğacak olan bebek ailenin hasta çocukları için tedavi imkanı sağlamaktadır.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/hamilelik/tup-bebek/haber/659283-kisirlik-nedir-kisirlik-nasil-tedavi-edilir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.