Kısırlık Tedavisi

Erkeklerde Kısırlık

Kısırlık Tedavisi

Günümüzdeki aile yapısı ebeveynler ve çocuklardan oluşmaktadır. Bu genel anlamda aile tanımını tamamlamaktadır. Ancak bazı sorunlar bu aile tanımının oluşmasına engel olan durumları ortaya çıkarabilmektedir. Bu durumlardan biri de kısırlık durumudur.

Kısırlık durumu hem erkek bireyde hem de kadın bireyde meydana gelebilen bir sorun olarak gösterilebilir. Bu durum yakın zamana kadar tedavisi mümkün olmayan bir sorun olarak karşılanmıştır. Ancak günümüz teknolojisi sayesinde bireyler artık bu sorunu atlatabilmektedir.

Artık kadınlarda kısırlık ya da erkeklerde kısırlık durumları ortadan kaldırılabilmektedir.

Yapılan bilimsel araştırma ve geliştirmeler sonucunda çocuk beklentisinde olan bireyler artık kısa bir süreç içinde bu beklentilerini olumlu şekilde yerine getirebileceklerdir. Tüp bebek yöntemi şuan modern tıbbın ortaya koyduğu en son tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kısırlık denilen durum, tıbbi olarak tanımı ile, bir yıllık bir süreçte korumasız şekilde ilişkiye girilmesine rağmen gebeliğin oluşmamasıdır. Bu durum genel anlamda çiftlerin yaklaşık %15-20’sinde görülmektedir. Bu durumun bireylere dağılımında ise,

  • Erkeklerde meydana gelen kısırlık durumlarından dolayı çocuk sahibi olamama oranı %20 civarındadır.
  • Kadınlarda meydana gelen kısırlık sonucunda çocuk sahibi olamama oranı ise %40’tır.
  • Hem kadın hem de erkeklerde meydana gelen kısırlık sonucunda çocuk sahibi olamama oranı ise, %30 civarındadır.
  • Bunların dışında kalan açıklanamayan durumlar ise %10’luk kısmı tutmaktadır.

Bu noktada çocuk sahibi olmaya çalışan ama başarısız olan çiftlerdeki meydana gelen zorluklarda erkeklerdeki faktörlerin etkisi yaklaşık olarak %50-60’lık bir orana tekabül eder.

Erkeklerde meydana gelen kısırlık durumları genelde bazı muayene türleri ile ortaya çıkarılabilmektedir. Bu muayene çeşitleri ise, fiziksel muayene ve sperm tahlilleri oluşturur.

Bunların yanı sıra, bazı durumlarda da erkeklerde meydana gelen kısırlık durumu hormon analizi, ultrasonografi ve daha ileri düzey özel genetik tetkiklerle ortaya konabilmektedir.

Erkeklerde Kısırlığın Nedenleri Nelerdir?

Erkeklerin normal şartlarda kadınlara göre daha sert daha az duygusal olduğu varsayılır. Ancak durum kısırlık olduğunda erkekler, kadınlara göre daha fazla duygusal bir yapıda bulunabilmektedir. Erkeklerde kısırlık sorunu sonucu hassaslaşma süreci baş gösterebilmektedir. Çocuk sahibi olamayan ailelerin yaklaşık %30-50’si erkeklerde meydana gelen kısırlık sonucu ortaya çıkar.

Her kültürde belirlenen bazı klasikler bulunur. Bizim kültürümüzde de evlenen çiftten çocuk beklentisi ortaya çıkmaktadır. Evlenen çiftin yakın bir süreçte, evlilik sonrası 3-5 ayda eğer çocuk sahibi olmadıysa yakın çevresindeki insanlar durumu sorgulamaya ve çocuklarının olamadığından konuşmaya başlarlar.

Bu bizim kültürümüze işlemiş yanlış durumların başını çeken durumlardan biri olarak gösterilebilir. Bu durumda evli çiftteki hem erkek birey hem de kadın, bu durumdan oldukça etkilenir. Çiftin her ikisi de şüpheli hale gelir ve sorgulanır. Ancak bizim kültürümüzde bu yük daha çok kadınların üzerinde olur. Kadınlar, bazen çocuk sahibi olamamanın en büyük nedeni olarak görülür.

Oysa çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaklaşık %30-50’sinde sorun erkekte meydana gelir.

Erkekte meydana gelen kısırlıktan dolayı çocuk sahibi olamama sorunu son yıllarda geliştirilen tıp ile çözümlenebilir hale getirildi. Günümüzde artık kısırlık sorunu ile karşı karşıya kalan erkek bireyler çocuk sahibi olabilmektedir. Erkekte meydana gelen kısırlığın nedenlerini iki farklı grupta toplayabiliriz. Bu başlıklar;

  • Sperm sayı ve kalitesini etkileyen üretim bozuklukları
  • Spermi dışarıya taşıyan kanallardaki tıkanıklar.

1.Sperm Üretim Bozuklukları

Erkeklerde meydana gelen kısırlık durumlarının en yaygın nedeni olarak spermin üretiminde ve olgunlaşmasında meydana gelen bozukluklar olarak gösterilebilir. Üretim bozukluğu, sperm sayısındaki sorunlardan meydana geliyor olabilir.

Çocuk oluşumu sırasında kadın yumurtasının döllenmesini engelleyen sperm hareketlerindeki zayıf durum ya da sperm şekillerindeki sorunlar olarak belirtilebilir. Erkek spermlerinin normal olarak görülebilmesi için bazı verisel durumların sağlanması gereklidir.

Bunlar; erkek spermlerinin sayısının mililitrede en az 20 milyon olması, hareketli olan sperm oranında %30 oranının ve yapısal olarak da normal sperm oranının %4’ün üzerinde yer alması gerekliliğidir.

Eğer yukarıda verilen sperm ile alakalı sayısal verilerin altında bir sperm kalitesi var ise bireyin, doğal olarak gebelik elde edilmesinde açık şekilde görülen zorluklar ortaya çıkar.

Bunların yanı sıra, birçok diğer faktör de sperm hücrelerinin üretimi ve olgunlaşmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Bunları aşağıdaki başlıkta toplayabiliriz.

Bunlar;

  • İltihap içeren hastalıklar: Bazı bakteri ve virüs türleri erkek bireyde yumurtalık iltihabına neden olabilir. Yumurtalıklarında iltihaplı bir hastalık geçiren erkek bireylerin yaklaşık olarak %25’lik kısmında kısırlık problemi ortaya çıkmaktadır.
  • Hormonel bozukluklar: Beyin sapından salgılanan bazı hormonlar, erkek bireyin erkeklik hormonu olan ve sperm oluşmasını sağlayan testosteron hormonunun üretimini etkiler. Bu salgılanan hormonlarda meydana gelen bozukluklar erkeklerde kısırlığın oluşmasına %2-5 oranında etki sağladığı söylenebilir.
  • Çevresel etmenler: Kanser tedavisi olunan bazı durumlar da erkeklerde kısırlık oluşmasına neden olabilen faktörlerdendir. Kanser tedavisi sırasında kullanılan ışın ve ilaçlar sperm üretimini etkileyen durumlardan sayılmaktadır.

2.Yapı Bozuklukları

Sperm üretildiği yer olan yumurtalık kısmında meydana gelen bazı kısmi ya da tam tıkanıklıklar da erkeklerde kısırlığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu kısmi ya da tam tıkanıklıklar, doğuştan olabilir. Ya da daha sonradan herhangi bir enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıkabilir. Yine yumurtalık bölgesinden gerçekleştirilen bir cerrahi müdahale de tıkanıklığa neden olmuş olabilir.

Erkeklerde Kısırlık Belirtileri Nelerdir?

Erkeklerde meydana gelen kısırlık sorununun aslına bakılırsa tam olarak bir belirtisi olduğundan bahsedilemez. Diğer birçok hastalıklarda olduğu gibi kısırlıkta da herhangi bir belirtiden söz edilmesi zordur.

Bunun nedeni de kısırlığın, kendini gösteren ya da kendini hissettiren bir sorun olmayışıdır. Yani birey durup dururken kısırlaştığını anlayamaz. Ancak bazı uzman otoriteler kısırlığın ergenlik çağında fark edilebileceğinin altını çizmektedirler.

Ergenlik dönemlerini yaşayan kız çocuklarında meydana gelen aşırı kıllanma, düzensiz olarak adet görümü kısırlığın belirtileri olarak gösterilebilir.

Bunun yanında erkek çocuklarında da, erkek bireylerin memelerinde büyüme gibi hormonsal bozukluk durumları ileri yaşlarda kısırlığın ortaya çıkabileceğini gösteren işaretlerdendir. Bu gibi durumların iyi takibi ve zamanında müdahalesi ailelere düşen görevlerden biridir.

Bunların yanı sıra, cinsel birleşme sırasında bu ilişkiden ze alamama durumu ya da cinsel ilişkiye girme ihtiyacı hissetmeme gibi durumlar da kısırlığın meydana gelişini gösteren durumlardan sayılabilmektedir.

Belirtiler genellikle kısırlığa neden olan duruma bağlı olarak ilerler. Bu durumları vermek gerekirse;

  • Saç büyümesinde meydana gelen değişimler
  • Cinsel istekte meydana gelen değişimler
  • Testislerde ağrıların meydana gelmesi, testislerdeki yumru ya da şişlikler
  • Ereksiyon ya da boşalma problemleri
  • Küçük testisler

Erkeklerde Kısırlık Tedavisi Nasıl Olur?

Erkeklerde meydana gelen kısırlık vakalarının ilk olarak sperm ve hormon testlerinin yapılması ile incelenmesi gerekir. Erkek kısırlığında tedavi seçenekleri bazı aşamaları içeren şekillerde görülür. İlk olarak kolay ve nedene bağlı olan tedavi seçenekleri kullanılır.

Problemin ortadan kaldırılmasının ardından çiftlere normal yollarla hamilelik seçenekleri önerilir ve bu durum için gerekli olan ilaç tedavisine başlanır. Bunun ardından da mikro cerrahi ve bunun ardından da endoskopi meydana getirilir.

Kesin bir sonuca ulaşılamadığı takdirde ise, bu tedavi seçeneklerine ek olarak diğer ek üreme tedavi seçenekleri ortaya konulur.

Ancak bazı durumlarda çocuğu olmayan çiftler için uygulanacak en iyi yöntem mikroenjeksiyon yöntemi ya da daha bilinen adıyla tüp bebek yöntemidir. Tüp bebek yönteminin başarı oranı %80’lik bir seviyededir. Daha önceden yani tüp bebek seçeneği ortada yokken bebek sahibi olamayan çiftler günümüzde tüp bebek seçeneği ile bebek sahibi olabilmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/erkeklerde-kisirlik/

Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Kısırlık Tedavisi

Sağlıklı bir bebek sahibi olmak, evlenip yuva kurmuş her çiftin ortak hayalidir. Ancak bazı durumlarda çiftlerden ikisinin de bunu çok istemesine rağmen bu hayalleri gerçekleşmeyebilir. Kadınların genel olarak doğurganlık açısından en verimli olduğu dönem 25’li yaşlarıdır.

35 yaşından sonra kadının doğurganlık özelliğinde azalma olduğu tespit edilmiştir. Elbette ki sadece yaşın ilerlemesi bir kadının anne olmasına engel teşkil etmez. Çiftler hiçbir korunma yöntemi kullanmamasına rağmen çocuk sahibi olamıyorlarsa, bu durumda kısırlıktan söz edilebilir. Kısırlığın ise birçok nedeni ve etkeni bulunmaktadır. 

Dış (Ektopik) Gebelik Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Genel olarak yeni evli çiftler, evlendikten sonra birkaç ay geçmesine rağmen hamile kalınmaması durumunda panik olup doktora başvurmaktadır. Uzmanlar ise anne baba adaylarını bu konuda ısrarlar uyarıyor; genç çiftler kısırlık teşhisi konusunda çok aceleci davranmamalıdır. Çitler en az bir yıl boyunca gebelik gerçekleşmiyorsa bunun sebeplerini araştırmaya başlamalıdır.

İnfertilite (Kısırlık) Nedir?

İnfertilite yani kısırlık çağımızın en sık rastlanan sorunları arasında yer almaktadır.

Çiftlerin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamasına, normal bir cinsel yaşam sürmelerine rağmen, istekleri dışında, 1 yıl (Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2 yıl) gibi bir süre içerisinde gebeliğin gerçekleşmemesi durumuna infertilite yani kısırlık denmektedir.

Sağlıklı bir cinsel yaşam ortalama haftada iki kez yaşanan cinsel birliktelik olarak kabul edilmektedir. Çocuk sahibi olamamaya neden olan kısırlık sadece annede, sadece babada veya her iki tarafta da eşit olarak görülebilir.

Kısırlığın Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?

Son yıllarda oldukça artan kısırlığın birçok nedeni bulunmaktadır. Genel olarak düzensiz beslenme, düzensiz yaşam, stres gibi faktörler gebeliğe engel olmaktadır. Ancak kısırlığın nedenleri erkekte ve kadında olmak üzere iki ayrı grupta incelenebilir.

Kadınlarda Kısırlığın Nedenleri

  • Kadınlarda en sık görülen kısırlık problemi, yumurtlamada meydana gelen aksaklıklardır. Yani adet döneminin düzensiz, seyrek veya hiç olmaması durumudur. Zaten yumurtanın oluşması için gerekli olan hormonlar vücutta eksikse ergenlik döneminden itibaren adet kanaması görülmez veya çok düzensiz olur. Adet düzensizliğine sebep olan diğer bir problem de polikistik over sendromudur. Bu kişiler erkeklik hormonu salgıladıklarından yumurta normal bir şekilde oluşamaz. Dolayısıyla düzenli adet ve gebelik de görülmez.
  • Eğer tüplerde bir hasar veya tıkanıklık varsa yumurta ile sperm birleşemediğinden döllenme oluşamaz. Bu sorunun bilinen en büyük nedeni cinsel yolla bulaşan hastalıklardır. Çünkü sağlıklı bir kadında rahim ağzında bir mukus salgılanır, spermler bu mukus sayesinde ilerler ve yumurtaya ulaşır. Eğer bu mukus salgısı bozulur veya rahim ağzında herhangi bir hasar oluşursa döllenme gerçekleşemez ve kısırlık ortaya çıkmaktadır.
  • Kadındaki kısırlığın diğer bir nedeni de endrometriozistir. Yani rahim içini döşeyen endrometrium dokusunun, rahim dışında gelişmesi durumudur. Normal yerleşiminden farklı olarak rahim dışında oluşan bu doku odakları bir süre sonra rahmin tıkanmasına ve yumurtlamada aksaklıklara yol açmaktadır.
  • Gebeliğin gerçekleşmesine neden olan sorunlardan biri de kadın hastalıklarıdır. Polip, miyom gibi rahmin içine doğru büyüyen tümörler, rahim içindeki iltihaplanma, çift rahme sahip olma gibi durumlar gebelik gerçekleşse bile bebeğin gelişmesine engel olacağından düşüklere yol açmaktadır. Cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir bir sorundur.Alerjik nedenler de kısırlığa sebep olan bir faktördür. Fakat alerjik nedenlerin tespit edilmesi ve tedavisi oldukça zordur.
  • Kadınlarda görülen kısırlığın en önemli sebeplerinden biri de ilerlemiş yaştır. Kadının yaşının ilerlemesiyle birlikte yumurtalarının kalitesinde düşüş görülmektedir. Günümüzde kadınların geç evlenmesi ve ilerleyen yaşlarda anne olmaya çalışması yumurtalık yaşlanması sebebi ile görülen kısırlığın sayısında da artış olmasına yol açmıştır.
  • Her hastalığın sebepleri arasında karşımıza çıkan sigara kısırlıkta da küçümsenmeyecek kadar önemli bir yere sahiptir. Sigara içen bir anne adayının öncelikle bu alışkanlığından kurtulması gerekmektedir. Çünkü nikotin yumurtaların kalitesini bozmakla kalmayıp, tüp bebek yöntemlerinde bile hamileliğin gerçekleşme şansını düşürmektedir.
  • Aşırı zayıflık ve şişmanlık, düzensiz cinsel ilişki, vajinismus, antisperm antikorlarının salgılanması, tiroid hormonu bozuklukları, genital enfeksiyonlar, rahim ve yumurtalıklarda daha önceden geçirilmiş ameliyatlar, prolaktin adı verilen süt hormonunun fazla salgılanışı gibi daha birçok neden kadınlarda kısırlığın oluşmasında önemli sebepler arasında yer almaktadır.

Erkeklerde Kısırlığın Nedenleri

  • Erkekte meydana gelen kısırlığın en genel ve önüne geçilebilir sebebi çevresel faktörlerdir. Düzensiz beslenme, stres, aşırı sigara ve alkol tüketimi, sürekli oturmak, çok sıcak ortamda çalışmak, kimyasal maddeleri solumak kısacası yanlış yaşam tarzı kısırlığa davetiye çıkarmaktadır.
  • Sperm üretimindeki bozukluklar veya sperm kanallarının tıkalı oluşu kısırlığa yol açmaktadır. Sperm üretimindeki bozukluk deyince spermlerin şekli, sayısı hareket yeteneğindeki bozukluklar akla gelmelidir. Döllenmenin gerçekleşebilmesi için sağlıklı bir erkekte sperm sayısının en az 20 milyon ve bunların da en az yarısının hareketli olması gerekmektedir. Bazı ilaçlar, hormon bozuklukları, enfeksiyon hastalıkları ve tabi ki sigara canlı sperm sayısını olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Bazı durumlarda ise sperm sayısının normal olmasına rağmen yine de kısırlık görülebilmektedir. Eğer spermler, üretim yeri olan testislerden herhangi bir sorun veya tıkanıklık sebebiyle çıkamaz ise yine kısırlık ortaya çıkmaktadır.
  • Çiftler arasında görülen kısırlığın % 15’lik bir kısmında ise sorunun nedeni bilinmemektedir. Uzmanlar bu vakalarda henüz kanıtlanmasa da stres gibi psikolojik faktörlerin rolü olduğunu düşünmektedir.

Kısırlığın Belirtileri Nelerdir?

Aslında diğer hastalıklarda olduğu gibi kısırlıkta herhangi bir belirtiden söz edilemez. Çünkü kısırlık kendini gösteren, kişiye rahatsızlık veren bir durum değildir. Ancak uzmanlar dolaylı olarak kısırlığın ergenlik döneminde fark edilebileceğini savunmaktadırlar.

Ergenlik döneminde kız çocuklarında görülen aşırı kıllanma, düzensiz adet kanamaları; erkek çocuklarındaki meme büyümeleri gibi hormonal bozukluklar ileriki yaşlarda kısırlığa neden olabilmektedir. Bu gibi durumlarda ailelerin dikkatli davranması ve zamanında müdahale etmesi gerekmektedir.

Bunun yanında cinsel birliktelik esnasında ze alamama veya cinsel ilişkiye girme ihtiyacı duymama gibi durumlar da kısırlığın belirtileri arasında sayılmaktadır.

Kısırlığı Önleme Yolları Nelerdir?

Kısırlığı önlemenin yolları aslında nedenlerinde yatıyor. Herhangi bir hastalığa yol açan etkenleri bildiğimizde, ondan korunmanın yollarını da öğrnemiş oluyoruz. Kadın ve erkek olmak üzere kısırlığı önlemin başında sigara ve alkolden uzak durmak geliyor.

Bu ürünlerin içindeki maddeler vücuttaki sağlıklı hücrelere zarar veriyor. Daha sonra hayatımızda stresi uzaklaştırmamız gerekiyor.

Sağlıklı ve düzenli beslenmek, belirli aralıklarla doktor kontrolünden geçmek, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı tedbirli olmak, aşırı sıcak ortamlarda bulunmamak kısırlığı önlemenin yolları arasında yer alıyor.

Kısırlığın Tedavisi Nedir?

Yapılan son araştırmalara göre toplumumuzdaki çiftlerin % 15’i çocuk sahibi olmakta zorlanmaktadır. Kısırlık tedavisi çiftlerin yaşına, kaç yıldır çocuk sahibi olamadıklarına, var olan sağlık problemlerine göre değişiklik göstermekte ve kişiye göre planlanmaktadır.

Çocuk sahibi olamayan çiftlerde genel olarak sorunun % 40’ı erkekten kaynaklanmaktadır. Erkekte görülen kısırlığın sayısı her geçen gün artmaktadır.

Fakat geçirilmiş iltihabi hastalıklar, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle oluşan erkek kısırlığının tedavisi mümkündür.

Hatta son yıllarda görülen gelişmeler sayesinde çok az canlı sperm hücresi olan bir erkeğin bile baba olma şansı bulunmaktadır.

Kadındaki kısırlık tedavisi erkeğe nazaran biraz daha kapsamlı ve zordur;

  • Kadınlardaki kısırlık tedavisinde en çok uygulanan yöntem yumurtlama tekniğidir. Yumurtlama düzeninde bir bozukluk saptanması durumunda, kadının her ay düzenli olarak yumurtlamasını sağlayacak tedaviler uygulanmaktadır. 3-6 ay arasında değişen bu tedavi sürecinde hastaya ağızdan alınan haplar ve deri altından yapılan iğneler uygulanmaktadır. Bu süreç sonunda eğer olumlu yanıt alınmaz ise hastaya uygun farklı bir tedavi yöntemine geçilmektedir.
  • Kadındaki kısırlığın diğer bir tedavi yöntemi aşılamadır. Yukarıda anlattığımız yumurtlama sürecinde aynı anda yumurtlama takibi ve aşılama yapılabilir. Bunun için adetin 3. günü başlanan ilaç ve iğneler sayesinde yumurtanın büyümesi sağlanır. Belirli aralıklarla yapılan ultrason görüntüleri ile yumurtanın büyüklüğü takip edilir. İdeal büyüklüğe gelen yumurta eğer çatlamıyorsa çatlama iğnesi yapılır. Aşılama yapılacaksa çatlama iğnesinden sonra 36 saat geçmesi beklenir; aşılama yapılmayacaksa çiftlere iğneden bir gün sonra ilişkiye girmesi söylenmektedir.
  • Çocuk sahibi olamayan kadında polip, miyom, çikolata kisti gibi patalojik sorunların olması durumunda cerrahi müdahale gerekmektedir. Yapılan başarılı ameliyatlar sayesinde kadın bu sorunlardan kurtulur ve eğer başka bir engel yoksa gebe kalabilmektedir.
  • Şu an en çok tercih edilen ve en iyi verim alınan tedavi yöntemi ise tüp bebek yöntemidir. Bu yöntem sayesinde yumurtlama dönemi bozuk, tüm kanalları tıkalı bir kadın ve sperm sayısı çok düşük bir erkek bile çocuk sahibi olabilmektedir. Tüp bebek tekniğinden kısaca bahsetmek gerekirse; IVF ve ICSI olmak üzere iki ayrı teknikten oluşan tüp bebek yönteminde anneden alınan yumurta hücresi özel bir laboratuvar ortamında 50-100 bin sperm hücresi arasına konur ve bu spermlerden birinin kendi kendine döllenmesi beklenir. Daha sonra döllenen yumurta hücresi rahim içerisine yerleştirilir ve burada gelişimini tamamlaması sağlanır.

Doğum Kontrolü Nedir? Doğum Kontrol Yöntemleri ve Faydaları Nelerdir?

Tüp bebek yönteminde genel mantık tıkanıklık gibi herhangi bir nedenle spermlerin yumurtaya ulaşamayıp döllenmenin gerçekleşmediği durumlarda, tıbbi müdahale ile yumurta ve spermlerin buluşturulması esasına dayanır.

Bu işlem sperm ve yumurtanın aynı ortama bırakılıp kendi kendine döllenmesini beklemekle sağlandığı gibi; mikroskop altında, çok ince bir iğne yardımıyla, erkekten alınan bir spermin yumurtaya enjekte edilmesi ile de yapılabilmektedir.

Bu yöntemin adı ise mikroenjeksiyondur(ICSI). Klasik tüp bebek yöntemi (IVF) ile mikroenjeksiyon (ICSI) arasındaki tek fark budur.

 Sperm sayısının çok az olduğu kişilerde mikroenjeksiyon yöntemi daha avantajlıdır.

Çünkü kaliteli sperm sayısının az olduğu durumlarda, normal tüp bebek yöntemi (IVF) ile döllenmenin kendi kendine olması beklendiğinden oldukça zor ve hatta bazen imkansız olabilmektedir.

Источник: https://bilgihanem.com/kisirlik-infertilite-nedir/

Kısırlık tedavisi nasıl yapılır?

Kısırlık Tedavisi

Kısırlığın tedavisi nedene yönelik olmalıdır.

Bekleme tedavisi (erkek ve kadın normal ise)

Muayenesi normal, ultrasonografide (USG) rahim, her iki yumurtalık normal, rahim tüp filminde rahim içerisi normal, her iki tüp açık, sperm analizi normal, düzenli adet gören, genç hastalarda bekleme tedavisi uygulanabilir. Bekleme tedavisi rahim tüp filminin çekiminden hemen sonra 4-6 ay içerisinde düzenli cinsel ilişki yapılmasıdır.

Çalışmalar göstermiştir ki rahim tüp filmi çekildikten sonra gebelik oranları biraz daha yüksektir. Bunun açıklaması ise bazen tüpleri tıkamış olan sümüksü yapıların rahim tüp filmindeki radyoopak maddenin verilmesi ile açılmış olmasıdır. Rahim tüp filmi bu noktada hem tanı, hem tedavi tetkikidir.

Düzenli cinsel ilişki nasıl olur öğrenmek için tıklayınız.

Rahim tüp filminin çekilmesinden hemen sonra 4-6 ay düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyor ise bekleme tedavisi terk edilir ve bir ileri aşama olan aşılama tedavisine geçilir.

Endometriozis hastalığı olanlarda laparoskopik olarak endometriozis odaklarını temizlenmesi ve/veya endometriomanın çıkarılması sonrası bekleme tedavisi yapılabilir. Hastanın yaşı uygun ise 1 yıl süre verilebilir.

Kadında yumurtlama problemi var ise:

Polikistik yumurtalık hastalığı kadınlardaki yumurtlama bozukluklarının en sık nedenidir. Kadında süt hormonunun yüksek olması da yumurtlama problemlerine neden olabilir. Bu nedenle süt hormonu yüksek ise öncelikle süt hormonu normal düzeye getirilmelidir. Tiroid bezi bozuklukları (TSH bakılır) da var ise öncelikle bu durumlar düzeltilmelidir.

Yumurtlama bozukluğunun nedeni beyindeki ceviz büyüklüğündeki hipofiz hormonunun çalışmaması olabilir. Bu durumda genellikle kadın hiç adet görmemiştir. Ülkemizde kızlarımız yaklaşık 12-14 yaşları arasında adet görmeye başlamaktadırlar. Bu hastalarda meme gelişimi de tam değildir.

Yumurtlama problemlerinde eşlik eden nedenler düzeltildikten sonra tedavi genellikle yumurtlatma tedavisidir. Yumurtlatma tedavisi hap ila veya iğneli tedavisi ile yapılır.

Hap (Klomifen sitrat) (Piyasada Klomen, Gonafen, Serofen, Klomid olarak satılır) veya letrozole (Femera) ile yumurtalar uyarılacak ise âdetin başlangıcı ile hastaya ultrasonografi (USG) yapılır.

USG’de her iki yumurtalıkta 10 mm’den büyük follikül yok ise uyarıma başlanabilir. Hastanın kilosuna göre değişse de 1×1, 2×1 veya 3×1 olarak hap kullanılır.  Âdetin 3. günü ilaca başlanır ve 5 gün kullanılır. Âdetin 10. günü USG yapılır.

USG’de 18 mm’den büyük follikül var ise çatlatma iğnesi yapılır.

İğne (Gonal-F, Puregon, Merional, Menapur, Menogon, Fostimon olarak satılır) ile yumurtalar uyarılacak ise yine âdetin başlangıcı ile hastaya ultrasonografi (USG) yapılır. USG’de her iki yumurtalıkta 10 mm’den büyük follikül yok ise uyarıma başlanabilir.

Hastanın kilosu ve daha önceki yumurtlama cevabına göre farklı dozlarda iğne başlanır. İğnenin uygulama şekli doktorunuz size verdiği iğnenin tipine göre değişmekle birlikte kalçadan kas içerisine veya cilt altı dokusu içerisine yapılabilir. Yumurtlama cevabı USG kontrolleri ile takip edilir.

17 mm ve üstünde follikül var ise çatlatma iğnesi yapılır.

Erkek spermi normal ise normal cinsel ilişki çatlatma iğnesinin yapıldığı gün itibari ile başlanır ve 1, 2 ve 3. günde olacak şekilde cinsel ilişki yapılmalıdır.

Yumurtlamanın olup olmadığını anlamak için 1 hafta sonra kanda progesteron hormonu bakılır.

Yumurtlama tedavisine aşılama tedavisinin eklenmesi gebelik oranlarının daha yüksek olmasını sağladığı için biz genellikle aşılama tedavisi de yapmaktayız. Aşılama tedavisi olacak ise çatlatma iğnesi yapıldıktan 36-40 saat sonra aşılama yapılır. İğne ile yapılan aşılamanın gebelik oranı hap ile yapılana göre daha fazladır.

Yumurtlama problemi beyindeki hipofizden kaynaklanıyor ise hap tedavisi kesinlikle verilmemelidir. Sadece Merional ve Menogon ile tedavi yapılmalıdır. Bu iki ilacın içerisinde FSH’in yanında LH hormonu da olduğu için etkindir.

Polikistik yumurtalık hastalıklarında yumurtlamayı sağlamak için metformin tedavisi veya yumurtalıkların laparoskopik olarak delinmesi işlemi de yapılabilir. Polikistik yumurtalık hastalığı hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Kadında yumurtlama iğneli tedaviye rağmen sağlanamaz ise tüp bebek tedavisi planlanmalıdır. Yapmış olduğumuz bir çalışmada polikistik yumurtalık hastası olanların tüp bebekte kontrol grubuna göre daha iyi gebelik sonuçlarını olduğunu tespit ettik. Bu çalışma akademik yayınlarım içerisinde bulunabilir.

Tüplerden kaynaklanan problemler

Rahim tüp filmi ile genellikle tüplerin açık olup olmadığı anlaşılır. Rahim tüp filminde tüpler tıkalı çıkıyor ise hastayı direkt tüp bebeğe almak gerekmez. Rahim tüp filmi ağrılı bir işlem olduğu ve hastanın bilinci açık olarak çekildiği için hasta ister istemez kendini kasabilmektedir.

Ağrı nedeni ile tüplerde kasılma olur ve özel boya tüplerden geçemez ve aslında tıkalı olamamalarına rağmen tıkalı gibi görünebilirler. Tüplerin tıkalı olup olmadığını anlamanın en kesin yolu tanısal laparoskopi yapmaktır. Laparoskopide hasta uyur iken alttan mavi bir boya verilir ve tüplerden geçiş olup olmadığı görülür. Tüplerden geçiş var ise sorun yoktur.

Hasta uygun olarak tedaviye yönlendirilir. Tüplerden geçiş yok ise tıkanmanın hangi seviyede olduğu anlaşılmaya çalışılır. Distal dediğimiz uçlarda tıkanma var ise laparoskopik olarak bu tıkanıklıklar açılabilir (Distal fimbrioplasti yapılabilir). Tıkanıklık proksimal dediğimiz rahime yakın yerlerde ise bunun tedavisi zordur.

Bu tıkalı kısım kesilip kalan tüp tekrar birbirine dikilebilir fakat dikilen tüpün tekrar tıkanma olasılığı yüksektir. Bu nedenle bu hastaları direkt olarak tüp bebeğe yönlendirmek gereklidir.

Bazı durumlarda geçirilmiş enfeksiyonlara veya ileri evre endometriozis hastalığına bağlı olarak tüpler normal yapısını kaybeder ve fonksiyonlarını yitirirler. Tüplerin çevresinde yaygın yapışıklıklar görülebilir. Bu durumlar laparoskopide rahatlıkla görülür. Bu durumda tüpler işlev görmediği için hastanın tüp bebek tedavisine yönlendirilmesi gereklidir.

Tüplerin içerisinde normalde sıvı yoktur. Tüplerin sıvı ile dolmasına hidrosalpinks denir ve bu sıvı spermler için, yumurta için ve döllenmiş yumurta için zararlıdır. Tüpün yapısını da bozduğu için dış gebelik şansı da yüksektir.

Tüp bebek tedavisinde dahi gebelik oranlarını azaltır. Bu nedenle hidrosalpinks tespit edilir ise mutlaka laparoskopik olarak çıkarılmalıdır.

Laparoskopik olarak tüpü çıkarmak mümkün değil ise (bazı durumlarda tüp çok yapışık olabilir ve teknik olarak çıkarılması çok güç olabilir) kornüal ligasyon dediğimiz işlem yapılabilir. Bu yöntemde tüplerin rahme girdiği yerden yakılması ve kesilmesi yapılır.

Yapmış olduğumuz bir çalışmada tüpü çıkarmak ile kornüal ligasyonun tüp bebek gebelik oranlarının benzer olduğunu tespit ettik. Bu çalışma akademik yayınlarım içerisinde bulunabilir.

Endometriozis denilen, kadınların %7’sini etkileyen hastalık varlığında yumurta ve tüplerin yapısı bozulabilir. Endometriozisin tanısı laparoskopik olarak konulur.

Laparoskopik olarak endometriozis odaklarının yakılması veya çıkarılması, yumurtalıklarda endometrioma var ise çıkarılması gebelik şansını hem bekleme tedavisinde hem de aşılama tedavisinde artırmaktadır.

Endometriozis ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

Rahimden kaynaklanan problemler

Doğuştan rahim sakatlıkları var ise yine nedene yönelik tedavi planlanır. Rahim içerisinde perde en sık gördüğümüz rahim sakatlığı olup kısırlığa ve tekrarlayan düşüklere neden olabilir. Bu perdenin histeroskopik olarak kesilmesi gereklidir.

Çift rahim şüphesi var ise öncelikle MRI görüntüleme ile veya daha iyisi tanısal laparoskopi ile rahim sakatlığının durumu net olarak görülmelidir. Çift rahimlerde ameliyatla tek rahime birleştirme yapılabilir fakat başarı oranı yüksek olmadığı için önerilmez. Gebelik genellikle rahimlerden birisinde gerçekleşir ve devam eder.

Bu hastaların düşük yapma şansı ve erken doğum yapma şansı artmıştır. Tek, fakat yarım rahim var ise bu durumda da düzeltme ameliyatı yapılması önerilmez. Hastanın uygun tedaviye yönlendirilmesi gereklidir.

Rahim içerisinde bebeğin yapışacağı yerde miyom, et parçası ve yapışıklıklar gibi problemler var ise yine histeroskopik olarak çıkarılmaları ve sonra uygun tedaviye yönlendirilmeleri gereklidir.

Rahim ağzında da miyom ve et parçası olabilir. Bunlarda histeroskopik olarak çıkarılmalıdır.

Miyom rahim içerisine baskı yapmıyor ise bu miyomun kısırlık nedeni veya düşüklere neden olduğu net olarak belli değildir.

Yapmış olduğumuz bir çalışmada rahime baskı yapmasa da miyomların bazı maddeler salgılayarak kısırlığa neden olabileceği yönünde bulgular tespit ettik. Bu çalışma akademik çalışmalarım arasında bulunabilir.

Bu nedenle rahime baskı yapmayan miyomların tedavisi planlanır iken doktorunuz ile detaylı olarak görüşmelisiniz.

İleri kadın yaşı

Kadın yaşı arttıkça gebelik oranları düşmekte, düşük yapma olasılığı artmaktadır. Bu nedenle ileri kadın yaşı varlığında (37 ve üzeri) tedaviye erken başlamakta fayda olabilir. Bu kadınlarda yumurtalıkların rezervi bazı testler ile belirlenebilir (Anti Mülleriyen Hormon (AMH), âdetin 3.

günü FSH, Estradiol, âdetin 3. günü her iki yumurtalıkta yumurta öncülerinin sayılması). Rezervi düşük olanlarda hemen tüp bebek tedavisi planlanmalıdır. İyi olanlarda 2 kez aşılama yapılabilir. Başarısız olunur ise tüp bebeğe geçilmelidir.

 İleri kadın yaşı ve kötü yumurtalık rezervi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Erkekte problem var ise

Erkekte problem var ise tedavi yine nedene yönelik olmalıdır. Sertleşme problemi, geriye doğru boşalma gibi durumlar var ise bunların tedavisi öncelikle yapılmalıdır.

 Erkekte menideki ileri hareketli toplam sperm sayısı 5 milyonun altında ise bu hastanın aşılamadan pek fayda görmeyeceği aşikârdır ve direkt olarak tüp bebek tedavisine yönlendirilmelidir.

İleri hareketli toplam sperm sayısı 5 milyonun sütünde ise aşılama tedavisi planlanır.

Menide sperm hiç yok ise (azospermi) veya ağır şekilde az ise (2 milyon/ml altı) hastayı direkt olarak tüp bebeğe yönlendirmek gereklidir.

Azospermi ile ilgili bilgi almak için tıkayınız.

Azospermi hastalarından sperm elde yöntemleri için tıklayınız.

Spermin şekil yapısının tedaviye etkisi çok tartışmalıdır. Bazı sperm tahlillerinde şekil yapısı normal olan hiç sperm bulunmayabilir. Bu hastalara direk olarak tüp bebek yapmak gerekir demek yanlıştır. Bu hastalar aşılamadan da fayda görebilir. Diğer bir değişle spermin şekil yapısının tedavi planımızda etkinliği çok azdır.

Varikosel olan erkeklerde varikoselin ameliyat veya embolizasyon ile tedavisi hiç bir şekilde fayda sağlamaz. Gereksizdir. Varikosel ile ilgili detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Tüp bebek (Mikroenjeksiyon) tedavisi

Detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Источник: https://ibrahimesinler.com/kisirlik/kisirlik-tedavisi-nasil-yapilir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.